
Çukura düşen araç hasarı tazminatı, yolun yapım ve bakımından sorumlu olan idareden istenir. Talebin hukuki dayanağı, yol yüzeyindeki bozukluğun makul sürede giderilmemesi ya da giderilemiyorsa uyarı işaretiyle güvenliğin sağlanmamasıdır. Jant ve lastikten süspansiyon ve alt takıma kadar uzanan zarar kalemleri, bakım kusuru ortaya konduğunda idareden talep edilebilir.
Sonucu belirleyen üç adım vardır: yolun bakımından hangi kurumun sorumlu olduğunu doğru tespit etmek, davayı görevli mahkemede açmak ve çukur kapatılmadan delili sabitlemek. Zarar açık olsa bile bu üçünden biri atlandığında dosya, esasa girilmeden reddedilebilir. Kasko ile idareye yöneltilen talep arasındaki ilişki de sürücülerin en sık gözden kaçırdığı noktalardan biridir.
Kısa cevap
- Kim öder: Yolun bakımından sorumlu idare. Şehir içinde belediye, şehirlerarası yolda Karayolları Genel Müdürlüğü, köy yolunda il özel idaresi.
- Hangi mahkeme: İdare mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi. Yol bakım kusurundan doğan araç hasarında adli yargı görevlidir.
- Ön başvuru: Adli yargıda dava açıldığı için idareye önce başvurup 30 gün bekleme zorunluluğu bulunmaz.
- Süre: Zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde olaydan itibaren 10 yıl.
- En kritik adım: Çukur kapatılmadan delil tespiti. Fotoğraf, tutanak ve konum kaydı olmadan dosya ayakta durmaz.
- Kasko varsa: Kasko onarımı öder, sonra idareye rücu eder. Muafiyet ve hasarsızlık indirimi kaybı size kalır; bunları ayrıca talep edebilirsiniz.
Çukura Düşen Araç Hasarı Tazminatı: Kim Öder?
Zararı, yolun yapım, bakım ve işaretlenmesinden sorumlu olan idare öder. Sorumluluğun dayanağı, kamu kurumlarının yürüttükleri hizmeti gereği gibi işletme yükümlülüğüdür; yol yüzeyindeki bozukluğun makul sürede giderilmemesi ya da giderilemiyorsa uyarı işaretiyle güvenliğin sağlanmaması hizmet kusuru sayılır.
Bu noktada iki yanlış beklenti sık görülür. Birincisi, idarenin her çukurdan otomatik olarak sorumlu tutulacağı düşüncesidir; oysa sorumluluk, bozukluğun varlığı ile idarenin bundan haberdar olabilecek durumda olmasına bağlanır. İkincisi ise sürücünün hiç kusurunun bulunmayacağı varsayımıdır; hız, görüş mesafesi ve dikkat yükümlülüğü tazminattan indirim sebebi olabilir.
Zarar yalnızca jant ve lastikle sınırlı kalmaz. Süspansiyon, rot-balans, alt takım ve şasi hasarları çoğu zaman ilk incelemede görülmez; bu nedenle onarım öncesinde kapsamlı bir ekspertiz raporu alınması, sonradan ortaya çıkan kalemlerin talep edilebilmesi bakımından belirleyicidir.
Sorumluluğun kurulabilmesi için üç unsurun bir arada bulunması gerekir: yolda bir bozukluk olması, bu bozukluğun idarenin bakım yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanması ve zararın doğrudan bu bozukluk nedeniyle doğması. Üçüncü unsur, yani illiyet bağı, dosyaların çoğunda tartışma konusudur; idare çoğu kez hasarın başka bir sebepten kaynaklandığını ileri sürer.
İdarenin “haberdar değildik” savunmasının ne ölçüde kabul göreceği, bozukluğun ne kadar süredir orada bulunduğuna bağlıdır. Bir gün önce oluşmuş bir göçük ile aylardır aynı yerde duran ve defalarca şikâyet edilmiş bir çukur aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz. Bu yüzden aynı noktaya ilişkin belediye çağrı merkezi kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve yerel haberler dosyaya kazandırılmaya değer delillerdir.
Hangi Yoldan Hangi Kurum Sorumlu?
Davanın doğru kuruma yöneltilmesi, sürecin en başında verilen ve en kolay hata yapılan karardır. Yanlış idareye açılan dava husumet yokluğundan reddedilir; zamanaşımı bu arada işlemeye devam eder.
| Yol türü | Sorumlu kurum | Not |
|---|---|---|
| Şehir içi cadde ve sokak | İlgili belediye | Büyükşehirlerde ana arterler büyükşehir belediyesine, ara yollar ilçe belediyesine ait olabilir |
| Şehirlerarası devlet ve il yolu | Karayolları Genel Müdürlüğü | Yol ağı sınırları tutanakla belirlenir |
| Köy yolu | İl özel idaresi | Büyükşehir bulunan illerde ilgili büyükşehir belediyesi |
| Yap-işlet-devret otoyol ve köprü | İşletmeci şirket | Ücret ödenen güzergâhta sözleşmesel sorumluluk da doğar |
| Site, AVM, otopark içi yol | Malik veya işleten | Kamu hizmeti değil, özel hukuk sorumluluğu |
| Altyapı çalışması yapılan kazı yeri | Kazıyı yapan kurum veya yüklenici | Su, doğalgaz, elektrik idaresi ya da müteahhit sorumlu olabilir |
Son satır uygulamada en verimli olanıdır. Çukur bir altyapı kazısından kalmışsa sorumluluk, yolun genel bakımından sorumlu belediyeye değil, kazıyı yapan kuruma ya da yükleniciye yönelebilir. Olay yerindeki uyarı bandı, kazı ruhsatı levhası veya firma tabelası bu yüzden fotoğraflanmalıdır.
Sorumlu kurumun kim olduğu net değilse, dava dilekçesinde birden fazla idare hasım gösterilebilir. Mahkeme, yol ağı kayıtlarını celbederek sorumluyu belirler; bu yol, husumetten ret riskini azaltır.
Hangi Mahkemede Dava Açılır? İdare Mahkemesi Değil
İnternette en çok tekrarlanan yanlış burada. Haber içeriklerinin çoğu ve bir kısım kaynak, “idare mahkemesinde tam yargı davası açılır” der. Karşı taraf bir kamu kurumu olduğu için bu, ilk bakışta mantıklı görünür. Ancak yol bakım ve onarım eksikliğinden doğan araç hasarı, Karayolları Trafik Kanunu’ndan kaynaklanan bir uyuşmazlıktır ve bu kanun, kendisinden doğan tazminat davalarında adli yargıyı görevli kılar.
Uyuşmazlık Mahkemesi de yerleşik hâle gelen kararlarında aynı sonuca ulaşmaktadır: zarar karayolunda, yolun bakımındaki eksiklikten doğmuşsa, davalı bir idare olsa dahi uyuşmazlık adli yargıda çözülür. Görevli mahkeme, miktara göre asliye hukuk mahkemesidir.
| Ölçüt | Yaygın yanlış | Uygulanan kural |
|---|---|---|
| Görevli yargı kolu | İdari yargı | Adli yargı |
| Mahkeme | İdare mahkemesi | Asliye hukuk mahkemesi |
| Dava türü | Tam yargı davası | Maddi tazminat davası |
| İdareye ön başvuru | Zorunlu | Zorunlu değil |
| Süre rejimi | 1 yıl / 5 yıl | 2 yıl / 10 yıl |
Bu tablonun bedeli somuttur. Yanlış yargı kolunda açılan dava görev yönünden reddedilir; dosya doğru mahkemeye gönderilse bile aylar kaybedilir ve bu sırada delil durumu daha da kötüleşir.
Karışıklığın kaynağı, idarenin taraf olduğu her uyuşmazlığın idari yargıda görüleceği yönündeki genel algıdır. Oysa kanun koyucu, karayolunda meydana gelen zararlar bakımından özel bir görev kuralı öngörmüştür; bu özel kural, davalının kimliğine değil zararın doğduğu alana bakar. Çukura düşen araç hasarı tazminatı talepleri de bu özel kuralın kapsamında kalır.
Aynı kural, yalnızca çukurlar için değil, karayolunun bakımıyla bağlantılı diğer bozukluklar için de geçerlidir: kapağı açık ya da eksik rögar, çökmüş mazgal, yol yüzeyine akan çamur, düşmüş kaya ve buzlanmaya karşı önlem alınmaması gibi durumlarda da uyuşmazlık aynı çerçevede değerlendirilir. Değişen tek şey, hangi kurumun bakım yükümlüsü olduğudur.
İdareye önce dilekçe vermek zorunda mıyım?
Hayır. İdari yargıda tam yargı davası açılabilmesi için idareye başvurup cevap beklemek gerekir; adli yargıda böyle bir dava şartı bulunmaz. Doğrudan asliye hukuk mahkemesinde dava açabilirsiniz.
Bununla birlikte, idareye yazılı başvuru yapmanın pratik faydası vardır: bazı belediyeler küçük hasarlarda sigorta poliçeleri üzerinden ödeme yapar ve dosya davaya gitmeden kapanır. Başvuru, aynı zamanda idarenin çukurdan haberdar edildiğini belgeleyen bir kayıt oluşturur. Ancak başvuru cevapsız kalırsa beklemeyin; dava açma süresi işlemeye devam eder.
Dava Açma Süresi: Hangi Zamanaşımı Uygulanır?
Görevli yargı kolu adli yargı olduğu için süre rejimi de Karayolları Trafik Kanunu’na göre belirlenir: zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlükârda olay tarihinden itibaren on yıl.
İki yıllık sürenin başlangıcı her zaman kaza günü değildir. Sorumlu kurumun kim olduğu sonradan öğrenilmişse süre, bu öğrenme tarihinden işler. Altyapı kazısı kaynaklı olaylarda yüklenicinin kimliği çoğu zaman bilgi edinme başvurusuyla ortaya çıkar; bu tarih dosyanın süresini belirler.
Olay bir yaralanma ya da ölümle sonuçlanmışsa ve fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı süresi tazminat talebi için de uygulanır. Trafik kaynaklı taleplerde sürelerin nasıl işlediğini trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Olay Anında Ne Yapmalı? Delil Kaybolmadan
Bu dosya türünde davayı kazandıran ya da kaybettiren şey hukuki argüman değil, olay yerinde geçirilen on beş dakikadır. Çukur birkaç gün içinde asfaltlanır ve geriye yalnızca tamir faturası kalır; fatura ise hasarın nerede, nasıl oluştuğunu göstermez.
- Trafik ekibini olay yerine çağırın ve tutanak düzenlenmesini isteyin; tutanağa çukurun varlığını ve ölçülerini yazdırın.
- Çukuru aracın yanında, plaka görünecek şekilde ve uzaktan-yakından fotoğraflayın; derinliği göstermek için yanına bir nesne koyun.
- Konum bilgisini kaydedin; sokak tabelası, bina numarası ve varsa yakın işyeri fotoğrafı çekin.
- Uyarı levhası, bariyer veya aydınlatma bulunup bulunmadığını görüntüleyin; yokluğu idarenin kusurunu güçlendirir.
- Olayı gören sürücü ya da esnafın iletişim bilgisini alın.
- Çevredeki güvenlik kamerası ve şehir kamera kayıtları için aynı gün yazılı talepte bulunun; bu kayıtlar kısa sürede silinir.
- Aracı onarıma vermeden önce ekspertiz raporu alın; hasarın çukurla uyumlu olduğunu gösteren teknik değerlendirme dosyanın omurgasıdır.
Tutanak tutulmadan olay yerinden ayrılmak, en sık yapılan ve telafisi en zor hatadır. Tutanağın içeriğinde eksiklik ya da yanlışlık varsa düzeltme yolları için kaza tutanağı yanlış tutulduysa nasıl düzeltilir yazımıza, tutanağın nasıl doldurulduğu için kaza tespit tutanağı nasıl doldurulur yazımıza bakabilirsiniz.
Çukur kapatılacaksa: delil tespiti
Delilin kaybolma tehlikesi varsa, dava açmadan önce mahkemeden delil tespiti istenebilir. Mahkeme keşif yapar, bilirkişi görevlendirir ve çukurun ölçülerini, konumunu ve aracın hasarını tutanağa bağlar. Yol onarıldıktan sonra artık geri getirilemeyecek bir durumun kayıt altına alınması bakımından bu yol, en güçlü koruma aracıdır.
Talep, tespit edilecek yerin bulunduğu ya da davanın görüleceği mahkemeye yapılır ve masrafı görece düşüktür. Aynı yolla aracın hasarı da onarım öncesinde tespit ettirilebilir; böylece hem hasarın kapsamı hem de değer kaybı sonradan tartışmaya açılmaz.
Hangi Zararlar İstenebilir?
Talep, tamir bedelinden ibaret değildir. Zararın tamamının istenmesi, kalemlerin dilekçede ayrı ayrı gösterilmesine bağlıdır; sonradan eklenen kalemler için ıslah gerekir ve bu da zaman kaybettirir.
| Zarar kalemi | Kapsamı | Belge |
|---|---|---|
| Onarım bedeli | Parça ve işçilik | Fatura, ekspertiz raporu |
| Araç değer kaybı | Onarıma rağmen kalan piyasa değeri düşüşü | Değer kaybı raporu |
| Çekici ve otopark | Olay yerinden servise nakil | Fatura, fiş |
| İkame araç veya mahrumiyet | Aracın kullanılamadığı süre | Kira sözleşmesi ya da emsal bedel |
| Tedavi ve iş gücü kaybı | Yaralanma varsa | Rapor, reçete, bordro |
| Manevi tazminat | Yaralanma veya ölüm hâlinde | Sağlık raporu |
Değer kaybı, yalnızca çarpışmalı kazalara özgü bir kalem değildir; şasi veya alt takımda kalıcı iz bırakan bir çukur hasarı da aracın ikinci el değerini düşürür. Bu kalemin nasıl hesaplandığını araç değer kaybı sayfamızda, aracın kullanılamadığı günlerin karşılığını ise araç mahrumiyet tazminatı yazımızda anlattık.
Hasar aracın ekonomik değerinin üzerine çıkmışsa onarım değil, tam hasar hükümleri devreye girer. Bu ayrımın nasıl yapıldığı tam hasara uğramış araçların tespiti yazımızda ele alınıyor.
Hesabın nasıl kurulduğunu somutlaştırmak yerinde olur. Onarım bedeli, değer kaybı ve çekici gideri toplanarak brüt zarar bulunur; ardından varsa sürücüye atfedilen kusur oranı bu tutardan düşülür ve kalan miktara olay tarihinden itibaren faiz işletilir. Kusur oranının bir puan farkı bile, yüksek tutarlı dosyalarda kayda değer bir fark yaratır; bu nedenle bilirkişi raporuna itiraz hakkının süresinde kullanılması önemlidir.
Talep edilen kalemler arasında en çok tartışılanı mahrumiyet bedelidir. Aracın onarımda geçirdiği makul süre için ikame araç kirası ödendiyse fatura esas alınır; ödenmemişse emsal kira bedeli üzerinden hesap yapılır. Onarımın gereğinden uzun sürmesi hâlinde bu sürenin tamamı değil, teknik olarak makul kabul edilen kısmı dikkate alınır.
Kaskonuz Varsa Ne Değişir?
Kasko poliçesi, çukur kaynaklı hasarı kural olarak karşılar. Onarımı sigorta şirketi üstlenir; ödediği tutar için sorumlu idareye halefiyet gereği kendisi rücu eder. Bu, sürücü açısından hızlı çözüm demektir ama ücretsiz değildir.
| Konu | Kasko kullanılırsa | Doğrudan idareye dava açılırsa |
|---|---|---|
| Onarım hızı | Kısa sürede | Yargılama süresine bağlı |
| Muafiyet tutarı | Sigortalıya kalır | Söz konusu değil |
| Hasarsızlık indirimi | Basamak kaybı doğabilir | Etkilenmez |
| Değer kaybı | Poliçede ek teminat yoksa karşılanmaz | Talep edilebilir |
| İspat yükü | Sigortacıya geçer | Zarar görende |
Buradan çıkan pratik sonuç şu: kaskonuzu kullansanız bile dosyanız tamamen kapanmaz. Ödemediği için sigortacının talep etmediği kalemler — muafiyet tutarı, hasarsızlık indiriminin kaybından doğan prim artışı ve teminat dışında kalan değer kaybı — size ait olarak kalır ve bunları sorumlu idareden ayrıca isteyebilirsiniz. Bu nedenle kasko ihbarı yapılsa dahi olay yeri delilleri toplanmalıdır.
İdare Hangi Savunmaları Yapar?
Karşı tarafın hangi argümanları kullanacağını bilmek, dilekçeyi baştan buna göre kurmayı sağlar. İdarelerin savunmaları büyük ölçüde standarttır.
- Husumet itirazı: “O yol bizim sorumluluğumuzda değil.” Yol ağı kayıtlarıyla aşılır.
- Kusur yokluğu: “Çukur yeni oluşmuştu, haberdar değildik.” Önceki şikâyet kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve aynı noktadaki başka olaylar bu savunmayı zayıflatır.
- Uyarı yapıldığı savunması: “Levha ve bariyer vardı.” Olay yeri fotoğrafları belirleyicidir.
- Müterafik kusur: “Sürücü hızlıydı, dikkatli olsaydı görürdü.” En sık kabul gören savunmadır; tazminattan oransal indirime yol açar.
- İlliyet bağı itirazı: “Hasar bu çukurdan kaynaklanmıyor.” Ekspertiz raporu ve hasarın niteliğiyle karşılanır.
- Zamanaşımı def’i: Sürenin dolduğu ileri sürülür; bu itiraz kabul edilirse esas hiç incelenmez.
Müterafik kusur savunması gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir. Gece, yağmurlu havada su birikintisiyle gizlenmiş bir çukurda sürücüye yüklenecek kusur düşükken; gündüz, kuru havada ve görülebilir mesafedeki büyük bir çukurda indirim oranı yükselir. Yerleşim yeri hız sınırının aşılmış olması ise indirimi belirgin biçimde artırır.
Benzer bir sorumluluk mantığı, kamuya açık alanlarda meydana gelen düşme ve yaralanmalarda da işler. Aynı ispat dizilimini markette düşüp yaralanma tazminat davası yazımızda, belediyenin sorumluluğunun tartışıldığı bir başka örneği ise köpek ısırması tazminat davası yazımızda inceledik.
Örnek Senaryolar: Kusur Nasıl Paylaşılır?
Çukura düşen araç hasarı tazminatı dosyalarında sonucu belirleyen şey, “idare kusurlu mu” sorusundan çok kusurun hangi oranda paylaşıldığıdır. Aşağıdaki senaryolar, aynı olayın koşullara göre nasıl farklı sonuçlara vardığını gösterir.
| Senaryo | Belirleyici koşul | Beklenen sonuç |
|---|---|---|
| Gece, yağmurlu havada su birikintisiyle gizlenmiş çukur | Görülebilirlik yok, aydınlatma yetersiz | İdarenin kusuru ağır basar; sürücüye düşen pay düşüktür |
| Gündüz, kuru havada, uzaktan görülebilen büyük çukur | Sürücünün fark etme imkânı yüksek | Müterafik kusur indirimi belirginleşir |
| Bariyer ve uyarı levhası konulmuş kazı alanı | İdare gerekli önlemi almış | Sorumluluk büyük ölçüde sürücüye kayar |
| Yerleşim yeri hız sınırının aşıldığı olay | Hız ihlali kayıtlı | İndirim oranı yükselir, talep tümüyle reddedilmez |
| Aynı noktada daha önce şikâyet edilmiş çukur | İdare haberdar edilmiş | “Bilmiyorduk” savunması etkisiz kalır |
| Altyapı kazısı sonrası gevşek dolgu çökmesi | Kazı ruhsatı ve yüklenici kaydı var | Husumet kazıyı yapan kuruma yönelir |
Üçüncü satır özellikle önemlidir: idarenin bozukluğu gidermemiş olması tek başına sorumluluk doğurmaz. Bozukluk hemen onarılamıyorsa bariyer, levha ve gece görünürlüğü sağlayan işaretlerle güvenliğin sağlanması yeterli kabul edilebilir. Bu nedenle olay yerinde uyarı unsurlarının bulunup bulunmadığının fotoğrafla belgelenmesi, iki taraf için de kritik delildir.
Kusur indiriminin uygulanması, talebin reddedildiği anlamına gelmez. Sürücüye belirli bir oranda kusur atfedilse dahi zararın kalan kısmı idareden tahsil edilir; bu yüzden “biraz hızlıydım” düşüncesiyle başvurudan vazgeçmek çoğu zaman gereksiz bir hak kaybına yol açar.
Dava Süreci, Masraf ve Faiz
Dava, sorumlu idarenin bulunduğu yer ya da olayın gerçekleştiği yer mahkemesinde açılabilir. Yargılamada belirleyici aşama keşif ve bilirkişi incelemesidir: yol yüzeyinin durumu, idarenin bakım kayıtları ve hasarın çukurla uyumu bu aşamada değerlendirilir.
Zarar miktarı baştan net değilse belirsiz alacak davası olarak açılması, bilirkişi raporundan sonra talebin artırılmasına imkân verir. Faiz, kural olarak olay tarihinden itibaren istenir; dilekçede açıkça talep edilmezse hükmedilmez.
| Aşama | Ne yapılır |
|---|---|
| Hazırlık | Tutanak, fotoğraf, ekspertiz ve varsa delil tespiti dosyası toplanır |
| Sorumlu tespiti | Yol ağı ve kazı ruhsatı bilgisi istenir |
| Dava açılışı | Asliye hukuk mahkemesinde, zarar kalemleri ayrı ayrı gösterilerek |
| Keşif ve bilirkişi | Kusur dağılımı ve zarar miktarı belirlenir |
| Karar ve tahsil | Kesinleşme sonrası idareye ödeme için başvurulur |
Kamu kurumlarına karşı alınan kararlarda tahsil aşamasının kendine özgü kuralları bulunur; ilamın kesinleşmesinin ardından idareye başvurulur ve ödeme için öngörülen süre beklenir. Delillerin dosyaya nasıl kazandırılacağına ilişkin genel çerçeveyi trafik kazası tazminatında delil toplama rehberi yazımızda bulabilirsiniz.
Dilekçede bulunması gereken unsurlar
Dilekçenin eksik hazırlanması, esasen kazanılabilecek bir dosyada bile sonucu daraltır. Aşağıdaki unsurların baştan yer alması, sonradan ıslah ihtiyacını ve buna bağlı gecikmeyi önler.
- Olayın tarihi, saati ve konumu; yolun hangi idarenin ağında bulunduğu
- Çukurun ölçüleri ve olay anındaki hava, aydınlatma, görüş koşulları
- Zarar kalemlerinin ayrı ayrı gösterilmesi; onarım, değer kaybı, çekici, mahrumiyet
- Talep belirsizse belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça belirtilmesi
- Faiz türü ve faizin işlemeye başlayacağı tarihin talep edilmesi
- Delil listesi: tutanak, fotoğraf, ekspertiz, kamera kaydı, tanık, keşif ve bilirkişi
- İdareden celbi istenen kayıtlar: yol ağı sınırı, bakım-onarım kaydı, kazı ruhsatı, önceki şikâyetler
Son madde çoğu dilekçede unutulur. İdarenin kendi kayıtları, bozukluğun ne zamandır var olduğunu ve şikâyet edilip edilmediğini gösteren en güçlü delildir; bu kayıtların mahkeme aracılığıyla istenmesi, ispat yükünü fiilen hafifletir.
Olay Yaralanmayla Sonuçlandıysa
Çukur nedeniyle direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesi, takla ya da başka bir araca çarpma gibi sonuçlar doğurabilir. Böyle bir olayda tablo yalnızca araç hasarıyla sınırlı kalmaz: tedavi giderleri, geçici iş göremezlik, kalıcı maluliyet ve manevi tazminat gündeme gelir.
Kalıcı sakatlık söz konusuysa maluliyet oranının sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi gerekir; tazminat hesabı bu orana ve kazanç kaybına göre yapılır. Yaralanmalı olayların cezai boyutunu yaralamalı trafik kazası cezaları yazımızda ele aldık.
Mevzuat metinlerine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu üzerinden, görevli yargı koluna ilişkin kararlara ise Uyuşmazlık Mahkemesi karar arama sisteminden ulaşabilirsiniz.
Elinizde Sadece Fatura mı Var, Fotoğraf da Var mı?
Bu iki sorunun cevabı dosyanızın kaderini belirler. Yalnızca tamir faturası varsa hasarın nereden kaynaklandığını göstermek zorlaşır; fotoğraf, tutanak ve konum kaydı varsa idarenin savunmaları büyük ölçüde etkisiz kalır. Çukur kapatılmışsa da her şey bitmiş sayılmaz: önceki şikâyet kayıtları, aynı noktadaki başka olaylar ve kamera görüntüleri hâlâ dosyayı ayakta tutabilir.
Çukura düşen araç hasarı tazminatı taleplerinde iki tarih birlikte takip edilmelidir: olay tarihi ve sorumluyu öğrendiğiniz tarih. Belgelerinizi bir arada değerlendirip hangi kuruma, hangi mahkemede ve hangi kalemlerle gidileceğini belirlemek için trafik kazası avukatı sayfamızı, aracınızdaki kalıcı değer düşüşü için tazminat hukuku avukatı sayfamızı inceleyin.
Sıkça Sorulan Sorular
Çukura düşen aracın hasarını kim öder?
Yolun bakımından sorumlu idare öder. Şehir içinde belediye, şehirlerarası yolda Karayolları Genel Müdürlüğü, köy yolunda il özel idaresi sorumludur. Çukur bir altyapı kazısından kalmışsa kazıyı yapan kurum ya da yüklenici sorumlu olabilir.
Dava idare mahkemesinde mi açılır?
Hayır. Yol bakım eksikliğinden doğan araç hasarında adli yargı görevlidir; dava asliye hukuk mahkemesinde açılır. Davalının kamu kurumu olması sonucu değiştirmez.
Önce belediyeye başvurmam gerekir mi?
Zorunlu değildir. Adli yargıda dava açıldığı için idareye başvurup cevap bekleme şartı aranmaz. Yine de başvuru, idarenin haberdar edildiğini belgelemesi ve dosyanın davasız kapanma ihtimali bakımından yararlıdır.
Dava açma süresi ne kadar?
Zararı ve sorumluyu öğrenmenizden itibaren iki yıl, her hâlde olaydan itibaren on yıldır. Olay suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanabilir.
Tutanak tutturmadım, hakkım bitti mi?
Bitmez, ancak ispat zorlaşır. Fotoğraf, tanık beyanı, kamera kaydı, ekspertiz raporu ve aynı noktaya ilişkin önceki şikâyet kayıtları tutanağın yerini kısmen doldurabilir.
Çukur ertesi gün kapatıldı, ne yapabilirim?
Olay anında çekilmiş fotoğraflar, trafik tutanağı ve kamera kayıtları belirleyici olur. Onarımın kendisi de idarenin bozukluğu kabul ettiğine dair bir gösterge sayılabilir. Kapatılma ihtimali varsa dava öncesinde delil tespiti istenmelidir.
Kaskomu kullanırsam idareden bir şey isteyemez miyim?
İsteyebilirsiniz. Sigortacı ödediği tutar için idareye kendisi rücu eder; size kalan muafiyet tutarı, hasarsızlık indiriminin kaybı ve teminat dışında kalan değer kaybı için talep hakkınız sürer.
Aracımın değer kaybını da isteyebilir miyim?
Evet. Şasi ya da alt takımda kalıcı iz bırakan hasar aracın ikinci el değerini düşürür. Bu kalem, onarım bedelinden ayrı olarak talep edilir ve bilirkişi raporuyla hesaplanır.
Hız sınırını aşmıştım, tazminat alamaz mıyım?
Tamamen ortadan kalkmaz; müterafik kusur nedeniyle tazminattan oransal indirim yapılır. İndirim oranı hız, görüş mesafesi, hava ve aydınlatma koşullarına göre belirlenir.
Yanlış kuruma dava açarsam ne olur?
Dava husumet yokluğundan reddedilir ve bu sırada zamanaşımı işlemeye devam eder. Sorumlu net değilse dilekçede birden fazla idarenin hasım gösterilmesi bu riski azaltır.
Rögar kapağı ve mazgal kaynaklı hasarlar da aynı kapsamda mı?
Aynı mantık işler; yalnızca sorumlu kurum değişebilir. Kapak ve mazgal çoğu zaman su ve kanalizasyon idaresine ait olduğundan husumetin bu kuruma yöneltilmesi gerekebilir.
Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül. Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeveyi aktarır; sonuç, yolun türüne, idarenin bakım kayıtlarına, sürücünün kusur payına ve delil durumuna göre dosyadan dosyaya değişir. Görevli yargı kolu ve süreler bakımından somut olayın özellikleri belirleyici olduğundan, işlem yapmadan önce belgelerinizle birlikte bir avukata danışmanız yerinde olur.






