Rakibim Haksız Rekabet Yapıyor, Savcılığa Şikâyet Edebilir miyim?
Haksız rekabet suçu, yalnızca ticaret mahkemesinde tazminat davasıyla takip edilebilecek bir ticari anlaşmazlık sanılır; oysa Türk Ticaret Kanunu’nun 62. maddesi, haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyeni iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırır. Rakibiniz hakkında savcılığa şikâyette bulunabilirsiniz, ama bu yolun kendine özgü ve hukuk davasından çok daha kısa bir süresi vardır: fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay.
Ceza yolu tazminat davasının yerini tutmaz, onu tamamlar. Şikâyet; savcılık soruşturması, uzlaştırma ve gerekirse ceza davası aşamalarından geçer. Uzlaştırmada verilecek bir karar ise ticaret mahkemesindeki tazminat davanızı doğrudan etkileyebilir. Aşağıda şikâyet süresini, dilekçede bulunması gerekenleri, uzlaştırmayı, görevli mahkemeyi ve cezayı tam metnini okuduğumuz Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz.
Özetle
- Suç: TTK m.62; haksız rekabet fiilinin kasten işlenmesi. Ceza iki yıla kadar hapis veya adli para cezası.
- Şikâyet süresi: Fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay (TCK m.73). Rakibe gönderdiğiniz ihtarnamenin tarihi, öğrenme tarihi kabul edilebilir.
- Uzlaştırma: Suç şikâyete bağlı olduğu için, uzlaşma kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmemişse uzlaştırma zorunludur. Uzlaşma sağlanırsa aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış dava feragat edilmiş sayılır.
- Görevli mahkeme: Asliye ceza mahkemesi. Eylem marka hakkına tecavüz veya eser hakkı ihlali ise fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi.
- Zamanaşımı: Sekiz yıl; kesilmeyle en fazla on iki yıl.
Haksız Rekabet Suçu Nedir, Hangi Fiillerde Oluşur?
Haksız rekabet suçu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun 62. maddesinde dört bent hâlinde düzenlenir. Kanuna göre aşağıdaki fiilleri işleyenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde cezalandırılır:
- (a) bendi: TTK’nın 55. maddesinde sayılan haksız rekabet fiillerinden birini kasten işlemek. Kötüleme, karıştırılmaya yol açma, müşteriyi sözleşmesini bozmaya yöneltme, başkasının iş ürününden yetkisiz yararlanma ve iş sırlarını hukuka aykırı biçimde ifşa etme bu kapsamdadır.
- (b) bendi: Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek.
- (c) bendi: Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, çalıştıranın ya da müvekkilin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatmak.
- (d) bendi: Çalışanlarının işlerini görürken cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiili işlediğini öğrenip de bunu önlemeyen veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyen çalıştıranlar.
Suçun en ayırt edici unsuru kasttır. Hukuk davasında tespit ve men için kusur bile aranmazken, ceza yolunda failin fiili bilerek ve isteyerek işlediğinin gösterilmesi gerekir. Rakibin bir iddiayı gerçekten doğru sanarak dile getirmesi ya da yalnızca resmî kurumlara başvuru yapması, kastın tartışılacağı durumlardır; şikâyet dilekçesinde açıklamanın gerçeğe aykırı olduğunun ve failin bunu bildiğinin delillerle gösterilmesi bu yüzden önemlidir.
Daha ağır bir suç varsa TTK 62 uygulanmaz
TTK’nın 62. maddesi “fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde” kaydıyla uygulanır. Bu nedenle aynı eylem başka bir kanunda daha ağır cezalandırılıyorsa o suçtan yargılama yapılır. Üç örnek öne çıkar:
| Eylem | Uygulanacak hüküm | Ceza |
|---|---|---|
| Tescilli markayı taklit ederek mal üretmek, satmak, ithal etmek | SMK m.30 (marka hakkına tecavüz) | Bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası |
| Görevi gereği öğrendiği ticari sırrı veya müşteri sırrını yetkisiz kişilere vermek | TCK m.239 | Bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası |
| Fikir ve sanat eserini izinsiz çoğaltmak, yaymak, satmak | FSEK m.71 | FSEK’teki ceza |
| Yukarıdakilerin dışında kalan kötüleme, karıştırma, yanıltıcı bilgi gibi eylemler | TTK m.62 | İki yıla kadar hapis veya adli para cezası |
Bu ayrım şikâyet dilekçesini de etkiler. Tescilli markanız taklit ediliyorsa yalnızca haksız rekabetten şikâyet etmek, daha ağır olan marka suçunun gözden kaçmasına yol açabilir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi ise tersi bir durumda, markanın yalnızca internet alan adı olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz suçunun seçimlik hareketleri arasında sayılmadığını, eylemin haksız rekabet suçu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur (Yargıtay 19. CD, E.2021/4403, K.2021/7178, 24.06.2021).
Kimler Şikâyet Edebilir?
TTK’nın 62. maddesi şikâyet hakkını, 56. madde gereğince hukuk davası açma hakkı olanlardan birine tanır. Haksız rekabetten müşterileri, kredisi, mesleki itibarı veya ticari faaliyeti zarar gören ya da bu tehlikeyle karşılaşan rakip firma bunların başında gelir; ekonomik çıkarları zarar gören müşteriler ile kanunda sayılan odalar, birlikler ve tüketici kuruluşları da hukuk davası açma hakkına sahiptir. Şirket adına şikâyet, şirketi temsile yetkili kişiler veya vekili aracılığıyla yapılır.
Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden biri altı aylık süreyi kaçırırsa bu diğerlerinin hakkını düşürmez (TCK m.73/3). Aynı kötüleme kampanyasından etkilenen iki rakip firmadan biri süreyi kaçırmış olsa bile diğeri süresinde şikâyette bulunabilir.
Haksız Rekabet Suçu Şikâyet Süresi: Altı Ay Ne Zaman Başlar?
Haksız rekabet suçu şikâyet süresi altı aydır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 73. maddesine göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bir suç hakkında yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
Bu süre, hukuk davasındaki bir yıllık zamanaşımından belirgin biçimde kısadır. Rakibinize karşı önce ticaret mahkemesinde dava açmayı, sonra şikâyeti düşünmeyi planlıyorsanız, aradan geçen sürede şikâyet hakkınızın düşebileceğini hesaba katmalısınız.
İhtarname çekmek şikâyet süresini başlatır mı?
Başlatabilir. Rakibinize “markamı kullanmayı bırakın” ya da “bu açıklamaları düzeltin” diyen bir ihtarname göndermeniz, o tarihte fiili ve faili bildiğinizin en açık kanıtıdır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, eski Türk Ticaret Kanunu döneminde görülen bir davada katılanın sanığa noter ihtarnamesi gönderdiği tarihte eylemden haberdar olduğunun kabulü gerektiğini, bundan yaklaşık üç yıl sonra yapılan şikâyetin altı aylık süreyi geçtiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuş ve kamu davasının düşürülmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 19. CD, E.2017/4719, K.2018/8539, 12.07.2018).
Bu, ihtarname çekmeyin anlamına gelmez; ihtarname hukuk davası için de önemli bir delildir. Ama ihtarnameyle birlikte bir takvim başlar: ceza yolunu düşünüyorsanız şikâyet en geç ihtarname tarihinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Rakip haksız rekabete devam ederse süre yeniden başlar mı?
Fiilin sürmesi, şikâyet süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz. Bir soruşturmada savcılık, haksız rekabet iddialarının en geç ihtarname ve ihtarnameye verilen cevap tarihinde bilindiğini, altı aylık sürenin geçtiğini belirterek kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Adalet Bakanlığı, sonradan gönderilen e-postalarla suçun zincirleme işlendiğini ileri sürerek kanun yararına bozma istedi. Yargıtay 7. Ceza Dairesi istemi reddetti: Ceza Genel Kurulunun 07.05.2020 tarihli, 2018/8-240 Esas ve 2020/193 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere temadi eden suçlarda şikâyet süresi suçun tamamlandığı, yani temadinin sona erdiği zaman değil, fiil ve failin öğrenildiği zaman işlemeye başlar (Yargıtay 7. CD, E.2021/20287, K.2021/14066, 12.10.2021).
Rakibin aynı kötüleme kampanyasını aylarca sürdürmesi, ilk öğrendiğiniz tarihten itibaren işleyen altı aylık süreyi uzatmaz. Bu yüzden ceza yolunu kullanacaksanız beklemeden hareket etmek gerekir.
Haksız Rekabet Suçu Şikâyet Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Şikâyet, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 158. maddesine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. Uygulamada yazılı ve belgeli bir dilekçe, savcılığın konuyu “hukuki uyuşmazlık” deyip kapatmasını önlemenin en etkili yoludur. Haksız rekabet suçu şikâyet dilekçesinde şu unsurlar yer almalıdır:
- Şikâyetçinin sıfatı: Neden TTK’nın 56. maddesine göre dava açma hakkınız olduğu; rakip olduğunuz pazar, müşteri kitleniz, uğradığınız veya karşı karşıya kaldığınız zarar.
- Şüpheli: Fiili işleyen gerçek kişiler. Şirket söz konusuysa TTK’nın 63. maddesine göre ceza sorumluluğu şirket adına hareket eden veya etmesi gereken organ üyeleri ya da ortaklar için doğar; bu kişilerin adları ticaret sicilinden tespit edilip yazılmalıdır.
- Fiil: Eylemin TTK’nın 55. ve 62. maddelerinde hangi bende girdiği; tarihleri, yerleri ve kime yönelik olduğu.
- Öğrenme tarihi: Fiili ve faili ne zaman, nasıl öğrendiğiniz. Altı aylık sürenin hesabı buna göre yapılacağı için bu tarihi kendiniz açıkça yazmanız yararınızadır.
- Deliller: Noter tespit tutanakları, ekran kayıtları, broşürler, müşteri yazışmaları, faturalar, tanıkların ad ve adresleri, varsa ihtarname ve cevabı.
- Talep: Şüpheliler hakkında soruşturma yapılması, delillerin toplanması ve kamu davası açılması; kamu davası açılırsa davaya katılma iradesi.
Haksız rekabet suç duyurusu nereye yapılır?
Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir (CMK m.158/1); uygulamada genellikle suçun işlendiği yerin başsavcılığı tercih edilir. Valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye verilen şikâyetler de ilgili başsavcılığa gönderilir (CMK m.158/2). Şikâyeti kimin yaptığı ve hangi tarihte yaptığı süre bakımından önemli olduğundan, dilekçenin havale tarihini gösteren bir örneğini saklayın.
Haksız Rekabet Suçu Uzlaşmaya Tabi mi?
Evet. CMK’nın 253. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulur. Haksız rekabet suçu şikâyete bağlı olduğundan, savcılık kamu davası açmaya yeterli şüphe gördüğünde dosyayı önce uzlaştırma bürosuna gönderir.
Bu aşama atlanamaz. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, haksız rekabet suçunun cezasının türü ve miktarı ile şikâyete bağlı olması itibarıyla uzlaşmaya tabi olduğunu, uzlaştırma işlemleri yapılmadan hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini belirtmiştir (Yargıtay 19. CD, E.2019/23949, K.2021/860, 02.02.2021). Ancak haksız rekabet, uzlaşma kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Yargıtay 17. Ceza Dairesi, haksız rekabetle birlikte nitelikli hırsızlık suçundan da yargılanan sanık bakımından uzlaştırmanın uygulanamayacağını, yalnız haksız rekabetten yargılanan diğer sanık bakımından ise uzlaştırma yapılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 17. CD, E.2016/9749, K.2018/11990, 08.10.2018).
Uzlaşma tazminat davanızı nasıl etkiler?
Uzlaştırma aşamasında en çok dikkat edilmesi gereken nokta budur. CMK’nın 253. maddesinin on dokuzuncu fıkrasına göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
Bu hüküm haksız rekabet dosyalarında ağır bir sonuç doğurabilir. Ticaret mahkemesinde tazminat davası sürerken ceza dosyasında küçük bir özür veya sembolik bir ödemeyle uzlaşmayı kabul ederseniz, aynı fiil için istediğiniz tazminat davası feragat edilmiş sayılabilir. Uzlaşma teklifi geldiğinde edimin, gerçek zararı ve yoksun kalınan kârı karşılayıp karşılamadığını hesaplamadan “evet” demeyin.
Uzlaşma sağlanır ve şüpheli edimini bir defada yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Edim ileri bir tarihe bırakılır, taksite bağlanır veya süreklilik taşırsa kamu davasının açılması ertelenir; edim yerine getirilmezse kamu davası açılır. Şüpheli edimini yerine getirmezse uzlaşma raporu veya belgesi İcra ve İflas Kanunu’nun 38. maddesindeki ilam niteliğindeki belgelerden sayılır (CMK m.253/19). Uzlaştırmacı işlemleri belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç otuz gün içinde sonuçlandırır; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir (CMK m.253/12).
Savcılık Ne Yapar, Takipsizlik Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlamak zorundadır (CMK m.160). Haksız rekabet şikâyetlerinde sık görülen sorun, savcılığın şikâyeti taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir parçası sayıp yeterli araştırma yapmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin önüne gelen bir dosyada savcılık, taraflar arasında iş mahkemesinde dava bulunduğunu ve olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunu belirterek yalnızca şüphelinin ifadesine dayanıp kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği de itirazı reddetmişti. Daire bu ret kararını kanun yararına bozdu: şikâyetçinin bildirdiği tanıkların dinlenmesi, sözleşmelerin geçerliliğinin araştırılması ve banka kayıtlarının incelenmesi gerekirken bunlar yapılmadan verilen karar eksik soruşturmaya dayanıyordu ve itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmeliydi (Yargıtay 11. CD, E.2021/42633, K.2022/15007, 26.09.2022).
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173). İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilmelidir; yalnızca “karar hatalıdır” demek yetmez. Takipsizlik kararına itiraz dilekçesinin nasıl kurulacağını ısrarlı takip şikâyet dilekçesi ve takipsizliğe itiraz yazımızda ayrıntılı anlattık; aynı yapı haksız rekabet şikâyetinde de kullanılabilir.
Şikâyet Hangi Ceza Mahkemesinde Görülür: Asliye Ceza mı, Fikri ve Sınai Haklar mı?
Haksız rekabet suçu asliye ceza mahkemesinde yargılanır; bu, 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesindeki asliye ceza mahkemesinin genel görevinden gelir. Eylem marka hakkına tecavüz veya fikir ve sanat eseri üzerindeki hakların ihlali niteliğindeyse görev fikri ve sınai haklar ceza mahkemesine geçer; çünkü SMK’nın 156. maddesi ve FSEK’in 76. maddesi bu kanunlardan doğan ceza davalarını bu ihtisas mahkemesine bırakır.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, ihtisas mahkemesi ile asliye ceza mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlıklarında istikrarlı biçimde aynı ölçütü uyguluyor: eylem eser veya tescilli hak ihlali değil de TTK’nın 55 ve 62. maddelerindeki haksız rekabet kapsamında kalıyorsa yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır (Yargıtay 5. CD, E.2016/4192, K.2016/4352, 28.04.2016). Daire bu ölçütle, bilirkişinin eser niteliği taşımadığını belirttiği tasarım (Yargıtay 5. CD, E.2023/5044, K.2023/6438), fotoğraf (Yargıtay 5. CD, E.2022/2903, K.2022/5199) ve belgesiz acentelik faaliyeti (Yargıtay 5. CD, E.2023/5046, K.2023/7038) dosyalarında asliye ceza mahkemesini görevli saymıştır. Fotoğraf dosyasında Daire, FSEK’in 84. maddesine göre eser niteliği taşımayan fotoğraflar hakkında haksız rekabet hükümlerinin uygulanacağını vurgulamıştır; bir kişinin kendi fotoğrafının izinsiz yayılması ise farklı suç tiplerini gündeme getirir ve bunu izinsiz fotoğraf paylaşmanın suç olup olmadığını anlattığımız yazıda ele aldık.
İlginç bir ayrım haber içeriklerinde ortaya çıkıyor. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, atıf ve iktibas edilen gazete haberlerinin eser niteliği taşımadığı bir ceza dosyasında yargılamanın asliye ceza mahkemesince yapılması gerektiğine hükmetti (Yargıtay 5. CD, E.2022/122, K.2022/1903, 17.02.2022). Buna karşılık hukuk tarafında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, haberlerin izinsiz kullanılmasına dair tazminat davalarında eser niteliği ve iktibas serbestisinin tartışılacağı gerekçesiyle fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesini görevli saydı. Aynı olay için ceza ve hukuk yolunda farklı mahkemeler görevli olabilir. Hukuk davasında görev, yetki ve arabuluculuk sırasını haksız rekabet davası görevli mahkeme yazımızda anlattık.
Haksız Rekabet Hapis Cezası ve Adli Para Cezası
TTK’nın 62. maddesi iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür; ceza seçimliktir, hâkim ikisinden birine hükmeder. TCK’nın 49. maddesine göre süreli hapis cezası kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az olamaz; adli para cezası ise TCK’nın 52. maddesine göre beş günden az ve yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen gün sayısının, kişinin ekonomik durumuna göre yüz ile beş yüz lira arasında takdir edilen bir gün karşılığıyla çarpılmasıyla hesaplanır.
Hapis cezasına hükmedilse bile cezanın fiilen infaz edilmesi her zaman söz konusu olmaz. İki yıl veya daha az süreli hapis cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231) ve cezanın ertelenmesi (TCK m.51) kanundaki şartlarla mümkündür; bir yıl veya daha az süreli hapis cezası ise seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.50). 7589 sayılı Kanun’la değişen CMK’nın 231. maddesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesini şart koşar. Bu şart, şikâyetçi şirket açısından zararın karşılanması için ayrıca bir baskı unsurudur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin incelediği bir dosyada sanıklar haksız rekabet suçundan beşer ay hapis cezasına çarptırılmış ve cezaları ertelenmişti (Yargıtay 11. CD, E.2023/3407, K.2023/8897, 28.11.2023). Bu karar aşağıda göreceğiniz zamanaşımı nedeniyle düşme kararıyla sonuçlandı.
Şirket yöneticileri de cezalandırılır mı?
Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu yoktur; TTK’nın 63. maddesine göre tüzel kişinin işlerini görürken haksız rekabet fiili işlenirse 62. madde, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gereken organ üyeleri ya da ortaklar hakkında uygulanır. Fiil bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse tüzel kişi hakkında ona özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilir.
Haksız Rekabet Suçu Zamanaşımı Kaç Yıl?
Haksız rekabet suçu için dava zamanaşımı sekiz yıldır. TCK’nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıllık süre öngörür; seçimlik cezalarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır (TCK m.66/4). Süre şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, sorgu, iddianame veya mahkûmiyet kararıyla kesilir ve kesilme hâlinde en fazla yarısına kadar, yani on iki yıla kadar uzar (TCK m.67).
Uzlaştırma aşaması da süreyi etkiler: ilk uzlaşma teklifinden uzlaştırmacının raporunu büroya verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı işlemez (CMK m.253/21). Yargıtay 11. Ceza Dairesi, uzlaştırma süresi düşüldükten sonra bile son kesme işlemi olan sorgulardan itibaren sekiz yılın geçtiğini belirleyerek mahkûmiyet hükümlerini bozmuş ve kamu davalarını düşürmüştür (Yargıtay 11. CD, E.2023/3407, K.2023/8897, 28.11.2023). Aynı daire, bitişikteki hediyelik eşya dükkânını işletenlerin katılanın müşterilerine “sattıkları mallar sahte” diyerek onları vazgeçirdiğinin iddia edildiği bir başka dosyada da, sanıklar ilk derecede beraat etmiş olmasına rağmen, sekiz yıllık sürenin dolduğunu belirterek kararı bozmuş ve davanın düşmesine karar vermiştir (Yargıtay 11. CD, E.2021/23262, K.2024/3317, 13.03.2024).
Ceza zamanaşımının hukuk tarafına da etkisi vardır: haksız rekabet fiili suç niteliğindeyse sekiz yıllık süre tazminat davası için de uygulanır (TTK m.60). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, şikâyetçi olunmamış, ceza dosyası bulunmayan veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş durumlarda bile bunun hukuk davasında ceza zamanaşımının uygulanmasını değiştirmeyeceğini kabul eden kararı onamıştır (Yargıtay 11. HD, E.2022/6907, K.2023/6601, 09.11.2023). Şikâyet süresini kaçırmış olmanız, tazminat davasında uzun sürenin önünü kapatmaz.
Hukuk Davası mı, Ceza Şikâyeti mi?
İki yol birbirinin alternatifi değildir; aynı fiil için ikisi birlikte yürütülebilir. Hangisinin öne alınacağı, neyi amaçladığınıza bağlıdır:
| Konu | Ceza şikâyeti | Hukuk davası |
|---|---|---|
| Dayanak | TTK m.62 | TTK m.56 |
| Süre | Öğrenmeden itibaren altı ay (TCK m.73) | Öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde üç yıl; suç niteliğindeyse sekiz yıl (TTK m.60) |
| Ön aşama | Uzlaştırma (CMK m.253) | Tazminat için arabuluculuk (TTK m.5/A) |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza; marka ve eser suçlarında fikri ve sınai haklar ceza | Asliye ticaret; marka ve eser uyuşmazlıklarında fikri ve sınai haklar hukuk |
| Sonuç | Hapis veya adli para cezası | Tespit, men, sonuçların kaldırılması, tazminat, ilan |
| Kusur | Kast şart | Tespit ve men için aranmaz; tazminat için kusur gerekir |
| Birbirine etkisi | Uzlaşma sağlanırsa tazminat davası açılamaz, açılmışsa feragat sayılır | Ceza dosyasının sonucu beklenmeden yürür |
Şikâyetten vazgeçerken de dikkatli olun. TCK’nın 73. maddesinin yedinci fıkrasına göre kamu davası şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmüş ve vazgeçen kişi vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde dava açamaz. Rakiple varılan bir uzlaşmada imzalanan metnin yalnız ceza şikâyetini mi, yoksa tazminat haklarını da mı kapsadığı açıkça yazılmalıdır.
Haksız Rekabet Suçu Yargıtay Kararları
Aşağıdaki kararların tamamını tam metninden okuduk:
| Karar | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay 19. CD, E.2017/4719, K.2018/8539 | Noter ihtarnamesi tarihi ve altı aylık şikâyet süresi | Bozma: ihtarname tarihinde öğrenme kabul edilmeli, dava düşmeli |
| Yargıtay 7. CD, E.2021/20287, K.2021/14066 | Devam eden haksız rekabette şikâyet süresi | Kanun yararına bozma istemi reddedildi: süre öğrenmeden başlar |
| Yargıtay 19. CD, E.2019/23949, K.2021/860 | Uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulması | Bozma: suç uzlaşmaya tabi |
| Yargıtay 17. CD, E.2016/9749, K.2018/11990 | Haksız rekabet ve nitelikli hırsızlık birlikte | Bozma: hırsızlıkla birlikte yargılanan için uzlaştırma yok, diğer sanık için var |
| Yargıtay 19. CD, E.2021/4403, K.2021/7178 | Markanın yalnız alan adında kullanılması | Bozma: marka suçu değil, haksız rekabet tartışılmalı |
| Yargıtay 11. CD, E.2021/42633, K.2022/15007 | “Hukuki ihtilaf” gerekçeli takipsizlik | Kanun yararına bozma: eksik soruşturma |
| Yargıtay 5. CD, E.2016/4192, K.2016/4352 | Asliye ceza ile ihtisas mahkemesi arasında görev | Asliye ceza görevli |
| Yargıtay 5. CD, E.2022/122, K.2022/1903 | Eser niteliği taşımayan gazete haberleri | Asliye ceza görevli |
| Yargıtay 5. CD, E.2023/5044, K.2023/6438 | Eser niteliği taşımayan tescilli tasarım | Asliye ceza görevli |
| Yargıtay 11. CD, E.2023/3407, K.2023/8897 | Beşer ay ertelenmiş hapis, uzlaştırmada duran süre | Bozma ve düşme: sekiz yıllık süre doldu |
| Yargıtay 11. CD, E.2021/23262, K.2024/3317 | Bitişik dükkânın müşterilere “mallar sahte” demesi | Bozma ve düşme: sekiz yıllık süre doldu |
Altı Ay Dolmadan Şikâyetten Önce Yapmanız Gerekenler
Şikâyet süresi işlemeye başladıktan sonra her hafta önem taşır. Önce rakibin fiilini ve kimin işlediğini ilk ne zaman öğrendiğinizi belgelerle tespit edin; sonra delilleri noter tespitiyle güvenceye alın ve eylemin TTK’nın 62. maddesine mi, yoksa daha ağır bir marka veya ticari sır suçuna mı girdiğini netleştirin. Hukuk davası da düşünüyorsanız uzlaştırma aşamasında tazminat haklarınızı koruyacak edimi baştan hesaplayın.
Ceza soruşturmalarında şikâyetçi tarafı nasıl temsil ettiğimizi Ankara ceza avukatı sayfamızda bulabilirsiniz. Öğrenme tarihinizi ve elinizdeki belgeleri iletişim sayfasındaki kanallardan ilettiğinizde, sürenin ne kadar kaldığını birlikte hesaplayabiliriz.
Sıkça Sorulan Sorular
Haksız rekabet şikâyet süresi ne kadar?
Altı aydır. Süre, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden başlar ve sekiz yıllık dava zamanaşımını geçemez (TCK m.73).
Haksız rekabet suçu şikâyete tabi mi?
Evet. TTK’nın 62. maddesi, soruşturma ve kovuşturmayı 56. madde gereğince hukuk davası açma hakkı olanlardan birinin şikâyetine bağlar; savcılık şikâyet olmadan kendiliğinden soruşturma başlatamaz.
Haksız rekabet suçu TCK’da mı düzenlenir?
Hayır. Suç Türk Ceza Kanunu’nda değil, Türk Ticaret Kanunu’nun 62 ve 63. maddelerinde düzenlenir. Şikâyet süresi, zamanaşımı ve adli para cezasının hesabı gibi genel konularda ise TCK hükümleri uygulanır.
Haksız rekabet suçu uzlaşmaya tabi mi?
Evet. Suç şikâyete bağlı olduğu için savcılık kamu davası açmadan önce dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaşma kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaştırma yapılmaz.
Uzlaşırsam tazminat davası açabilir miyim?
Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava feragat edilmiş sayılır (CMK m.253/19). Bu yüzden uzlaşma edimini gerçek zararınıza göre belirleyin.
Haksız rekabet suç duyurusu dilekçesine neler yazılır?
Şikâyet hakkınızın dayanağı, şüphelilerin adları, fiilin TTK’nın 55 ve 62. maddelerindeki karşılığı, fiili ve faili öğrendiğiniz tarih, deliller ve kamu davası açılması talebi yazılır. Şirketler için şüpheli olarak organ üyeleri gösterilir.
Haksız rekabet şikâyet hattı var mı?
Kanunda haksız rekabet suçuna özgü bir şikâyet hattı düzenlenmemiştir. Şikâyet, CMK’nın 158. maddesine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılır.
Haksız rekabet suçu cezası ne kadar?
TTK’nın 62. maddesine göre iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kanundaki şartlarla mümkündür.
Şirket haksız rekabetten cezalandırılabilir mi?
Şirketin kendisi hapis veya adli para cezası almaz; ceza, şirket adına hareket eden veya etmesi gereken organ üyeleri ya da ortaklar hakkında uygulanır (TTK m.63). Şirket hakkında ona özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir.
Savcılık takipsizlik kararı verirse ne yapmalıyım?
Kararın size tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz (CMK m.173). İtirazda, toplanmayan delilleri ve dinlenmeyen tanıkları somut olarak göstermeniz gerekir.
Önce dava açarsam şikâyet hakkım düşer mi?
Hukuk davası açmak şikâyet hakkını düşürmez, ama şikâyet süresi beklemez. Fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay geçerse dava devam etse bile şikâyette bulunamazsınız.
Şikâyetten vazgeçebilir miyim?
Vazgeçebilirsiniz; şikâyetten vazgeçme kamu davasını düşürür. Vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıklarsanız artık hukuk mahkemesinde dava açamazsınız (TCK m.73/4 ve m.73/7).
Bu yazı Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki TTK, TCK ve CMK hükümleri ile tam metnini incelediğimiz Yargıtay kararlarına dayanan genel bilgilendirme içindir; şikâyet süresi ve uzlaşma edimi her dosyanın tarihlerine ve zararına göre ayrıca hesaplanmalı, işlem yapmadan önce bir avukata danışılmalıdır.