Hukuk

Kadın Hastalıkları ve Doğum: Maluliyet Oranı ve Tazminat

Kadın Hastalıkları ve Doğum: Maluliyet Oranı ve Tazminat

Kadın hastalıkları engel oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20/2/2019, Sayı 30692) ekinde yer alan Ek-2 Engel Alanları Kılavuzunun üç tablosuyla belirlenir: vulva ve vagina, serviks ve uterus, fallopian tüpler ve overler. Bu üç tablo, kılavuzun kadın hastalıkları ve doğum bölümünün tamamıdır; rahim alınmasından yumurtalık kaybına kadar bu alandaki her kalıcı bozukluk, aynı üç tablonun derece ölçütleriyle değerlendirilir.

Makale İçeriği

Bu yazı üç soruyu ayrı ayrı ele alıyor: cetveller hangi duruma yüzde kaç veriyor, bu oran hangi hakkı doğurup hangisini doğurmuyor, ve kalıcı kayıp bir tıbbi hatadan doğduğunda tazminat süreci nasıl işliyor. Raporun nereden alınacağı, otuz günlük itiraz süresi ve engel oranı ile Sosyal Güvenlik Kurumu maluliyeti arasındaki fark da kendi başlıkları altında yer alıyor.

Özet

Kadın hastalıkları engel oranı skalasının tavanı yüksek değildir; buna karşılık aynı kayıp, birbirinden tamamen farklı üç ayrı rejimde değerlendirilir ve bu rejimler sık sık birbirine karıştırılır.

  • Rahim alınması (histerektomi), menopoz öncesi bir hastada serviks veya uterusta anatomik kayıp sayılır ve Ek-2’nin B tablosunda 3. derece, yüzde 15 karşılığındadır. Menopoz sonrası aynı kayıp 1. derece, yüzde 2‘dir. Belirleyici olan ameliyatın adı değil, hastanın menopoz durumudur.
  • Yumurtalıkların da alınması ayrı bir tablodur: menopoz öncesi her iki overde fonksiyon kaybı C tablosunda 3. derece, yüzde 20‘dir. İki oran toplanmaz; Ek-3’teki Balthazard yöntemiyle birleştirilir.
  • Cetvelde adı geçmeyen durumlar kapsam dışı değildir. Yönetmelik m.10/5: engellilik durumu, “Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek” belirlenir.
  • Engelli sağlık kurulu raporu tek başına hak doğurmaz (m.10/1). Vergi indirimi, engelli kadrosu ve ÖTV istisnasının kendi oran eşikleri vardır.
  • Engel oranı ile SGK maluliyeti aynı şey değildir. SGK dosyasında ölçüt hastalık listesidir ve eşik çalışma gücünün en az yüzde 60’ıdır; hastanenin yazdığı oran Kurum Sağlık Kurulunu bağlamaz (RG 28/9/2021-31612, m.12/9).
  • Rapor başvurudan itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır; özel hastaneler, Bakanlık izni olmadıkça durum bildirir sağlık raporu düzenleyemez (Sağlık Raporları Yönetmeliği, RG 19/5/2026-33258, m.54/2).
  • Orana itiraz, raporun e-Devlet’e aktarılmasından itibaren otuz gün içinde il sağlık müdürlüğüne yapılır; iki rapor çelişirse hakem hastanenin kararı kesindir.
  • Tıbbi hatadan doğan tazminat ayrı bir konudur: engel oranı zararın ölçüsünü verir, sorumluluğu doğuran şey kusur ve illiyet bağıdır.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Alanında Maluliyet Oranı ve Kavramı

Günlük dilde “maluliyet oranı” denilen şey, hukukta tek bir kavram değildir. Kadın hastalıkları engel oranı da bu belirsizlikten payını alır: aynı rakam kimi zaman engelli hakları için, kimi zaman malulen emeklilik için, kimi zaman da tazminat hesabı için aranır ve her üçünde farklı bir ölçüte tabidir. Kadın hastalıkları ve doğum alanında ortaya çıkan kalıcı bir kayıp, hangi hakkın peşine düşüldüğüne göre farklı bir mevzuata, farklı bir kurula ve farklı bir ölçüte tabi olur. Bu ayrımı en baştan kurmak gerekir; çünkü uygulamada en sık yaşanan hak kaybı, doğru rapor türünün yanlış dosyaya sunulmasından doğar.

Engellilik oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre belirlenir. Yönetmelik m.10/3 uyarınca oran, Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzundaki değerlere göre yüzde olarak raporun ilgili bölümüne yazılır. Bu rapor engelli haklarına, vergi indirimine ve sosyal desteklere kapı açar.

Maluliyet ve çalışma gücü kaybı ise Sosyal Güvenlik Kurumunun kendi rejimidir. Dayanağı Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğidir (RG 28/9/2021, Sayı 31612). Burada esas alınan belge Ek-2 kılavuzu değil, yönetmeliğin ekindeki hastalık listesidir ve liste yüzde vermez; durumları “ağır, orta, hafif düzeyde çalışma gücü kaybına neden olan durumlar” başlıkları altında sıralar.

Tazminat davasındaki maluliyet üçüncü bir bağlamdır. Burada oran, zararın parasal karşılığını hesaplamak için kullanılan bir teknik veridir; hakkı doğuran şey oranın kendisi değil, zararı doğuran fiil ile zarar arasındaki illiyet bağı ve karşı tarafın kusurudur. Kusur yoksa yüksek bir oran tek başına tazminat doğurmaz; kusur varsa düşük bir oran bile tazminat hesabına esas olur.

Engel oranı, maluliyet ve sürekli iş göremezlik arasındaki fark

Üç rejimin farkını tek tabloda görmek, hangi kapıya hangi belgeyle gidileceğini netleştirir.

 Engellilik oranıMaluliyet / çalışma gücü kaybıSürekli iş göremezlik
DayanakErişkin Engellilik Yön. (RG 20/2/2019-30692)Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yön. (RG 28/9/2021-31612)5510 sayılı Kanun
Ölçüt belgesiEk-2 Engel Alanları KılavuzuEk-1 Hastalık ListesiMeslekte kazanma gücü kaybı
Raporda oranYazılır (m.10/3)Yazılmaz — karar hanesine “Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecektir” (m.12/6-e)Kurum tespit eder
EşikHer hakkın kendi eşiğiÇalışma gücünün en az %60’ı (m.4/a)Orana göre değişir
Kararı verenEngellilik sağlık kuruluKurum Sağlık Kurulu (SGK)SGK / mahkeme
İtirazİl sağlık müdürlüğü → hakem hastaneSosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu (m.16)SGK usulü, sonrasında iş mahkemesi

Tablodaki en kritik satır üçüncü satırdır. Hastaneden alınan engelli sağlık kurulu raporunda yüzde 15 yazıyor olması, SGK dosyasında da yüzde 15 kabul edileceği anlamına gelmez. Aynı yönetmeliğin m.12/9 hükmü açıktır: sağlık hizmeti sunucusunun düzenlediği raporda çalışma gücü kaybı veya engel oranı belirtilmişse “bu oran, Kurum Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarında bağlayıcı değildir”. Kurum sevkiyle alınan raporlarda ise karar hanesine zaten oran yazılmaz.

Engelli sağlık kurulu raporunun sınırı yönetmelikte de ayrıca belirtilmiştir. M.10/1: “Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” Yani rapor bir kapıdır, hakkın kendisi değildir; her hakkın kendi oran eşiği ve kendi ek şartları vardır.

Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzu:

Aşağıdaki tablolar, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin (RG 20/2/2019, Sayı 30692) ekindeki Ek-2 Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun kadın hastalıkları ve doğum bölümüdür. Kılavuz bu alanı üç tabloda düzenler ve bu üç tablo bölümün tamamıdır.

Tabloların ortak mantığı şudur: her tablo, ilgili organ grubunun kalıcı bozukluklarını üç dereceye ayırır. Dereceyi belirleyen ölçüt, tanının adı değil fonksiyon kaybının ağırlığıdır. Birinci derecede süregen tedavi gerektirmeyen bulgular, ikinci derecede süregen tedavi gerektiren bulgular, üçüncü derecede ise tedaviyle kontrol edilemeyen bulgular ya da anatomik kayıp bulunur.

İkinci ortak nokta, üç tablonun da menopoz durumunu belirleyici saymasıdır. Aynı anatomik kayıp, menopoz öncesi (premenapozal) bir hastada en üst dereceye, menopoz sonrası (postmenapozal) bir hastada en alt dereceye girebilir. Uygulamada oran farkının en büyük kaynağı budur.

Üçüncü nokta ise sıkça gözden kaçar: kılavuzda adı yazmayan bir tanı, değerlendirme dışı kalmaz. Yönetmelik m.10/5 hükmü “Bireyin engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir” demektedir. Bu hükmün pratik karşılığı yazının ilerleyen bölümünde ayrıca ele alınıyor.

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

A-VULVA VE VAGİNA

Vulva ve Vagina’nın Kalıcı Bozukluklarının Değerlendirilmesinde KriterlerEngel Oranı %
1-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp:
Vulva veya vagina deformitesi/hastalığı ile ilgili süregen tedavi gerektirmeyen bulgu ve belirtiler var ve premenapozal hastada cinsel ilişkiye girmeye müsait ve vaginal doğum için yeterli vagen varlığı durumu.
2
2-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp:
Vulva veya vagina deformitesi/hastalığı ile ilgili süregen tedavi gerektiren bulgu ve belirtiler var ve premenapozal hastada cinsel ilişkiye girmeye belli oranda zorluk ile müsait ve vaginal doğum için sınırlı vagen varlığı durumu.
4
3-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp:
Vulva veya vagina deformitesi/hastalığı ile ilgili tedavi ile kontrol edilemeyecek bulgu ve belirtiler var ve premenapozal hastada cinsel ilişkiye girmeye müsait olmayan ve vaginal doğumun mümkün olmadığı vagen varlığı durumu.
10

Bu tablo doğum travmalarının, geniş perine yırtıklarının, vulva veya vagina bölgesindeki cerrahi girişim sonuçlarının ve skar dokusuna bağlı daralmaların değerlendirildiği yerdir. Tavanı yüzde 10’dur. Ölçüt iki başlıkta toplanır: bulgunun tedaviyle kontrol edilip edilemediği ve menopoz öncesi bir hastada vajinal doğuma ile cinsel işleve elverişli bir vagen bulunup bulunmadığı.

Dikkat edilmesi gereken nokta, tablonun kalıcı bozukluklara ait olmasıdır. Tedavisi süren, iyileşme ihtimali bulunan bir tabloda kurul süreli rapor düzenler; kalıcılık netleşince rapor yenilenir. Bu ayrım yönetmeliğin m.11/2-3 hükmünde yazılıdır ve raporun “süreli” mi “sürekli” mi düzenleneceğini belirler.

B-SERVİKS VE UTERUS

Serviks Ve Uterus’un Kalıcı Bozukluklarının Değerlendirilmesinde KriterlerEngel Oranı %
1-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp
a-Serviks veya uterus deformitesi/hastalığı ile ilgili süregen tedavi gerektirmeyen bulgu ve belirtiler var veya
b-Tedavi gerektirmeyen servikal darlık var veya
c-Postmenapozal hastada serviks veya uterusda anatomik kayıp varlığı.
2
2-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp
a-Serviks veya uterus deformitesi/hastalığı ile ilgili süregen tedavi gerektiren bulgu ve belirtiler var veya
b-Periyodik tedavi gerektiren servikal darlık varlığı.
5
3-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp
a-Serviks veya uterus deformitesi/hastalığı ile ilgili tedavi ile kontrol edilemeyecek bulgu ve belirtiler var veya
b-Tam bir servikal darlık var veya
c-Premenapozal hastada serviks veya uterusda anatomik kayıp varlığı.
15

Rahim alınmasının karşılığı bu tablodadır. “Uterusta anatomik kayıp” ifadesi rahmin cerrahi olarak çıkarılmasını (histerektomi) doğrudan kapsar. Tablonun kurgusu, aynı anatomik kaybı hastanın menopoz durumuna göre iki farklı dereceye yerleştirir: menopoz öncesi hastada 3. derece ve yüzde 15, menopoz sonrası hastada 1. derece ve yüzde 2.

C-FALLOPİAN TÜPLER VE OVERLER

Fallopian Tüp Ve Overlerin Kalıcı Bozukluklarının Değerlendirilmesinde KriterlerEngel Oranı %
1-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp:
a-Fallopian tüp veya over deformitesi/hastalığı ile ilgili süregen tedavi gerektirmeyen bulgu ve belirtiler var veya
b-Premenapozal hastada fonksiyonel tek tüp veya over varlığı veya
c-Postmenapozal hastada her iki over veya tüpte fonksiyon kaybı varlığı.
2
2-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp
a-Tubal açıklık ve ovulasyon varlığını içeren fallopian tüp veya over deformitesi/hastalığı ile ilgili süregen tedavi gerektiren bulgu ve belirtiler varlığı.
5
3-Derece fonksiyonel/yapısal kayıp
a-Fallopian tüp veya over deformitesi/hastalığı ile ilgili bulgu ve belirtiler var ve premenapozal hastada tam tübal açıklık kaybı veya overin ovum üretmede tam fonksiyon kaybı olduğu durum veya
b-Premenapozal hastada her iki over veya tüpte fonksiyon kaybı varlığı.
20

Kadın hastalıkları ve doğum bölümünün en yüksek tek kalemi buradadır: menopoz öncesi hastada her iki over veya tüpte fonksiyon kaybı yüzde 20‘dir. Tablo yalnızca cerrahi çıkarımı değil, ovulasyonun tamamen durmasına yol açan fonksiyon kayıplarını da kapsar; ölçüt organın yerinde olup olmaması değil, ovum üretme ve tübal açıklık fonksiyonunun sürüp sürmediğidir.

Bir de sık karıştırılan bir satır var: menopoz öncesi hastada tek tüp veya overin fonksiyonel kalması 1. derecedir ve yüzde 2 verir. Yani tek taraflı ooferektomi ile iki taraflı ooferektomi arasında yüzde 2 ile yüzde 20 gibi büyük bir fark bulunur; raporda hangi tarafın hangi ölçüde çalıştığının açıkça yazılması bu yüzden önemlidir.

Kadın Hastalıkları Engel Oranı Tablosu: Hangi Durum Yüzde Kaç?

Üç tablonun tamamı tek bir listede toplandığında, kadın hastalıkları engel oranı skalasının nerede başlayıp nerede bittiği daha net görülür. Aşağıdaki tablo yukarıdaki cetvellerin özetidir; her satırın dayanağı ilgili tablonun kendisidir.

DurumTablo / dereceEngel oranı
Vulva veya vaginada süregen tedavi gerektirmeyen bulgu (menopoz öncesi, doğuma elverişli)A / 1. derece%2
Vulva veya vaginada süregen tedavi gerektiren bulgu, sınırlı vagenA / 2. derece%4
Vulva veya vaginada tedaviyle kontrol edilemeyen bulgu, vajinal doğum mümkün değilA / 3. derece%10
Serviks veya uterusta süregen tedavi gerektirmeyen bulgu; tedavi gerektirmeyen servikal darlık; menopoz sonrası anatomik kayıpB / 1. derece%2
Serviks veya uterusta süregen tedavi gerektiren bulgu; periyodik tedavi gerektiren servikal darlıkB / 2. derece%5
Tedaviyle kontrol edilemeyen bulgu; tam servikal darlık; menopoz öncesi anatomik kayıp (rahim alınması)B / 3. derece%15
Tüp veya overde süregen tedavi gerektirmeyen bulgu; menopoz öncesi tek fonksiyonel tüp/over; menopoz sonrası iki taraflı fonksiyon kaybıC / 1. derece%2
Tubal açıklık ve ovulasyon varken süregen tedavi gerektiren bulguC / 2. derece%5
Menopoz öncesi tam tübal açıklık kaybı veya ovum üretiminde tam fonksiyon kaybı; menopoz öncesi iki taraflı over/tüp fonksiyon kaybıC / 3. derece%20

Tablodan çıkan üç sonuç şudur. Birincisi, bu alanda tek bir kalemden alınabilecek en yüksek oran yüzde 20‘dir. İkincisi, aynı anatomik kayıp menopoz durumuna göre yüzde 2 ile yüzde 15 arasında değişebilmektedir; yani raporda menopoz durumunun doğru kaydedilmesi, oranı tek başına yedi katına kadar değiştirebilir. Üçüncüsü, birden fazla satır aynı anda gerçekleşmişse oranlar toplanmaz, Balthazard yöntemiyle birleştirilir.

Bu skalanın pratik anlamı, engelli haklarının oran eşikleriyle birlikte okununca ortaya çıkar. Kadın hastalıkları ve doğum alanındaki tek bir kayıp, çoğu hakkın aradığı eşiğin altında kalır; eşiğe ulaşılması genellikle başka sistemlerdeki fonksiyon kayıplarının da rapora girmesiyle mümkün olur.

Rahim Alınması Engel Oranı Yüzde Kaç Olur?

Rahim alınması, engel oranı bakımından tek bir sayıya karşılık gelmez. Ek-2’nin B tablosu aynı anatomik kaybı hastanın menopoz durumuna göre ikiye ayırır: menopoz öncesi (premenapozal) hastada 3. derece ve yüzde 15, menopoz sonrası (postmenapozal) hastada 1. derece ve yüzde 2. Ameliyatın adı, tekniği (açık, kapalı, laparoskopik) ya da hastanede kalış süresi bu oranı değiştirmez.

DurumEk-2 karşılığıEngel oranı
Rahim alındı, hasta menopoz öncesiB tablosu, 3. derece (c bendi)%15
Rahim alındı, hasta menopoz sonrasıB tablosu, 1. derece (c bendi)%2
Rahim yerinde, tam servikal darlık varB tablosu, 3. derece (b bendi)%15
Rahim yerinde, periyodik tedavi gerektiren servikal darlıkB tablosu, 2. derece%5
Rahim ve her iki yumurtalık alındı, menopoz öncesiB 3. derece + C 3. dereceBalthazard ile birleştirilir

Tabloda görülen ikinci nokta şudur: rahmin çıkarılmamış olması tek başına “oran verilmez” anlamına gelmez. Tam servikal darlık, organ yerinde olsa bile 3. dereceye girer ve aynı yüzde 15’i verir. Kurulun baktığı şey organın varlığı değil, fonksiyonun kalıcı olarak kaybedilip kaybedilmediğidir.

Bir uyarı da yaş üzerinedir. Yönetmelik m.10/4‘ün son cümlesi, 65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile yüzde 10 eklenerek engel oranının belirleneceğini söyler. Menopoz sonrası hastaların bir kısmı bu yaş grubuna girdiği için, tablodan okunan ham oran ile raporda yazan nihai oran arasında fark çıkabilir.

Rahim alınmasına heyet raporu kaç verir?

“Heyet raporu” ayrı bir belge türü değildir; sağlık kurulu raporunun halk arasındaki adıdır. Engel oranı yazan belge engelli sağlık kurulu raporudur ve oranı yukarıdaki B tablosu belirler. Dolayısıyla sorunun cevabı, hastanın menopoz durumuna göre yüzde 15 ya da yüzde 2‘dir; ek bir fonksiyon kaybı varsa oran Balthazard ile yükselir.

Hastaneler arasında oran farkı beklenmemesinin sebebi de budur: kılavuz tektir ve m.10/3 oranın Ek-2’ye göre yüzde olarak yazılmasını zorunlu tutar. Değişen şey hastane değil, muayene bulgularının ve belgelerin dosyaya ne kadar eksiksiz girdiğidir. Raporun alınma sürecinin tamamı, randevudan kurul yapısına kadar, heyet raporu nasıl alınır başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Rahim alınması rapor oranı hangi belgeye yazılır?

Oran, Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporuna yazılır. Bu raporda oranın yüzde olarak belirtilmesi zorunludur (m.10/3) ve raporda geçerlilik süresinin mutlaka yer alması gerekir (m.11/1). Rahim alınması gibi geri dönüşü olmayan bir anatomik kayıpta rapor kural olarak sürekli düzenlenir; çünkü m.11/3 engel durumunun sabit kalması veya artması söz konusu olan hâllerde sürekli rapor öngörür.

Buna karşılık kaza, yaralanma veya terör kaynaklı bir fonksiyon kaybı söz konusuysa düzenlenecek belge farklıdır: m.9/1 uyarınca iş kazası ve meslek hastalığı dışındaki kaza ve yaralanmalarda Ek-4’teki Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu düzenlenir. Bu rapor m.9/2 gereği kişinin dilekçesiyle değil, kurumlar tarafından resmî yazı ile talep edilir. Uygulamada bu talebi mahkeme, sigorta şirketi ya da ilgili kurum yapar.

Rahim alınması engelli raporu sürekli mi düzenlenir?

Kural olarak evet. Rahim alınması engelli raporu, geri dönüşü olmayan bir anatomik kayba dayandığı için m.11/3 kapsamına girer: engel durumunun sabit kalması veya artması söz konusu olan hastalıklarda sürekli rapor düzenlenir. Buna karşılık ameliyat sonrası iyileşme süreci devam ediyorsa ya da eşlik eden bulguların kalıcı olup olmadığı henüz netleşmemişse kurul süreli rapor verebilir (m.11/2).

Süreli rapor alınmış olması hak kaybı anlamına gelmez. M.11/4, yeni bir engel durumunun ortaya çıkması ya da mevcut durumda değişiklik meydana gelmesi hâlinde, bireyin talebi ve ilgili branş hekiminin sevki üzerine süre aranmaksızın yeniden değerlendirme yapılacağını düzenler. Ayrıca sürekli ibaresi taşımayan raporlar için geçerlilik süresi dolmadan yenileme talep edilebilir.

Rahim ve Yumurtalık Alınması Engel Oranı Nasıl Hesaplanır?

Rahim ve yumurtalıkların birlikte alındığı durumda iki ayrı tablo devreye girer: rahim için B tablosu, yumurtalıklar için C tablosu. Menopoz öncesi bir hastada bu iki kalem sırasıyla yüzde 15 ve yüzde 20 karşılığındadır. Buradaki en yaygın hata, iki oranı toplayıp yüzde 35 sonucuna varmaktır.

İki oran neden toplanmaz: Balthazard yöntemi

Yönetmelik m.10/4 açıktır: birden fazla hastalığı veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu, Ek-2 kılavuzu esas alınarak Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile hesaplanır. Yöntemin mantığı, ikinci kaybın geriye kalan sağlam kapasite üzerinden hesaplanmasıdır: önce en yüksek oran alınır, ikinci oran bu orandan geriye kalan yüzde üzerinden uygulanır ve iki sonuç toplanır.

Menopoz öncesi bir hastada rahim ve her iki yumurtalığın alındığı örnekte hesap şöyle işler: önce yüzde 20 alınır, geriye kalan yüzde 80’e yüzde 15 uygulanır (yüzde 12) ve iki sonuç toplanır. Ortaya çıkan değer yüzde 35 değil, yüzde 32‘dir. Nihai oranı Ek-3 tablosu üzerinden kurul belirler; kendi raporunuzdaki oranları aynı yöntemle birleştirmek için Balthazard hesaplama tablosu ve aracımıza bakabilirsiniz.

Balthazard’ın kapsamı sanıldığından dardır. Bu yöntem engellilik oranı hesabında kullanılır. Sosyal Güvenlik Kurumunun orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı tespitinde ise durum tersidir: Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.6/2, sağlık kurulu raporlarında birden fazla hastalık varsa en ağır sekel bulgunun dikkate alınacağını ve Balthazard formülünün uygulanmayacağını hükme bağlar. Aynı hastanın aynı kayıpları, iki dosyada iki farklı yöntemle değerlendirilebilir.

Yumurtalık alınması engel oranı tek başına ne kadardır?

C tablosunda belirleyici olan, kaç yumurtalığın alındığı ve hastanın menopoz durumudur. Menopoz öncesi hastada her iki over veya tüpte fonksiyon kaybı 3. derecedir ve yüzde 20 verir. Aynı hastada tek tüp veya over fonksiyonel kalmışsa durum 1. dereceye düşer ve karşılığı yüzde 2‘dir. Menopoz sonrası hastada her iki over veya tüpte fonksiyon kaybı da 1. derecedir, yani yine yüzde 2.

Tek taraflı ooferektomi ile iki taraflı ooferektomi arasındaki bu on kat fark, raporun hangi bulgularla düzenlendiğini kritik hâle getirir. Kurul dosyasında ameliyat notunun, patoloji raporunun ve hormon değerlerinin bulunması, hangi derecenin uygulanacağını doğrudan etkiler.

Rahim yumurtalık alınması engelli raporu nasıl alınır?

Süreç, tek organ kaybındakiyle aynı yolu izler: e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formu doldurulur, yetkili sağlık kuruluşuna başvurulur ve rapor en geç otuz gün içinde tamamlanır. Fark, kurul dosyasına sunulacak belgelerdedir. Rahim yumurtalık alınması engelli raporu iki ayrı tablonun aynı anda uygulanmasını gerektirdiğinden, dosyada hem uterusa hem overlere ilişkin bulguların ayrı ayrı yer alması gerekir: ameliyat notu, patoloji raporu ve menopoz durumunu gösteren hormon değerleri bunların başında gelir.

Bir terim notu da eklemek gerekir. Mevzuattaki güncel kavram engel oranıdır; 2019 öncesindeki düzenlemelerde kullanılan “özür oranı” terimi yürürlükten kalkmıştır. Bu nedenle rahim ve yumurtalık alınması özür oranı diye aranan şey ile bugünkü engel oranı aynı şeydir; raporlarda ve dilekçelerde güncel terimin kullanılması gerekir.

Rahmi Alınan Kadın Engelli Raporu Alabilir Mi?

Alabilir. Rahim alınması Ek-2’nin B tablosunda karşılığı bulunan bir kalıcı kayıptır ve engelli sağlık kurulu raporunda oran olarak yazılır. Ancak raporun alınabilmesi ile bir hakkın doğması aynı şey değildir. Yönetmelik m.10/1: “Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.”

Pratikte bu şu demektir: kadın hastalıkları engel oranı olarak yazılan yüzde 15, yani menopoz öncesi bir hastada rahim alınmasının karşılığı, tek başına gelir vergisi engellilik indiriminin en alt derecesi için aranan yüzde 40 eşiğinin altındadır. Aynı oran, engelli kadrosundan istihdam ya da ÖTV istisnası gibi haklar için de yeterli değildir. Rapor bu hakların kapısını, ancak eşiği aşan bir toplam orana ulaşıldığında açar.

HakAranan oranDayanak
Gelir vergisi engellilik indirimi (3. / 2. / 1. derece)%40 / %60 / %80GVK m.31
Engelli kadrosu — özel sektör (50+ işçi) / kamu%3 / %4 kontenjan4857 s.K. m.30
ÖTV istisnası — özel tertibatsız taşıtengellilik oranı %90 ve üzeriÖTVK m.7/2-a
Tam bağımlı (ağır) engelli birey%50 ve üzeri + günlük yaşamda tam bağımlılıkErişkin Engellilik Yön. m.4/1-m

Bu nedenle rapor alınırken tek bir organ grubuna odaklanmak hak kaybı doğurabilir. Kurul, başvuranın bütün fonksiyon kayıplarını değerlendirir; kadın hastalıkları ve doğum alanındaki kayba eşlik eden bir ürogenital sistem bozukluğu veya tabloya giren bir ruhsal bozukluk varsa, bunlar Balthazard ile birleştirilerek toplam oranı yükseltebilir.

Kadın hastalıkları engelli raporu nereden alınır?

Rapor, yalnızca Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarından alınabilir. Yönetmelik m.7/1 yetkili kuruluşlar ile hakem hastanelerin Bakanlıkça belirlenip Bakanlığın internet sitesinde yayımlanacağını, m.7/2 ise yetkili olmayan kuruluşların verdiği raporların kurumlarca değerlendirmeye alınmayacağını söyler. Bu yüzden başvurudan önce hastanenin güncel listede bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir; Ankara ve Adana için yetkili kuruluşları Ankara ve Adana listelerimizde bulabilirsiniz.

Özel hastaneler bakımından kural nettir. Sağlık Raporları Yönetmeliği (RG 19/5/2026, Sayı 33258) m.54/2: “Bakanlıkça izin verilen hâller hariç olmak üzere, usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş olsa bile özel sağlık hizmeti sunucuları … durum bildirir sağlık raporları düzenleyemezler.” İzin verilebilmesi için yedi branşın hastane ruhsatında kayıtlı olması ve kurul üyesi hekimin hastanede tam gün çalışması ön şarttır. Özel hastanelerin izinsiz düzenleyebildikleri belgeler istirahat ve iş göremezlik raporları ile ilaç, tıbbi cihaz ve malzeme kullanım raporlarıyla sınırlıdır.

Süreç bakımından iki tarih önemlidir. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.6/1 uyarınca rapor talep eden kişinin önce e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formunu doldurması gerekir; m.8/8 ise raporun başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanacağını hükme bağlar. Bu süre hastaneye göre değişmez.

Rapordaki orana itiraz nasıl edilir?

İtiraz mercii hastane değil il sağlık müdürlüğüdür. Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.12/1‘e göre bireysel itirazlar raporun ilgilisine teslim tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır ve süresinde yapılmayan itirazlar değerlendirilmez; kurum itirazlarında ise süre aranmaz. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.63/1 aynı süreyi, raporun kişinin e-Devlet sistemine aktarılmasından itibaren başlatır.

İtiraz üzerine kişi, müdürlük tarafından yetkili en yakın farklı bir sağlık kuruluşuna gönderilir. İki rapordaki kararlar aynı yöndeyse rapor kesinleşir. Sonuçlar farklıysa ve itiraz sürüyorsa dosya hakem hastaneye yönlendirilir; m.12/2 uyarınca hakem hastanenin kararı kesindir.

İki noktaya dikkat etmek gerekir. Birincisi, kesinleşen bir rapor için aynı gereksinim alanında yeniden başvuru en erken altı ay sonra yapılabilir. İkincisi, raporun geçerlilik süresi konusunda dolaşan “iki yıl” bilgisinin mevzuatta karşılığı yoktur: Sağlık Raporları Yönetmeliği m.66/1, sürekli ibareli olanlar dışındaki durum bildirir sağlık raporlarının, hekimlerce aksine bir tarih belirtilmediği hâllerde bir yıl geçerli olduğunu söyler.

Cetvelde Adı Geçmeyen Durumlar Nasıl Değerlendirilir?

Ek-2’nin kadın hastalıkları ve doğum bölümü üç tablodan ibarettir ve bu tablolarda endometriozis, adenomyozis, doğum sonrası vezikovajinal fistül, pelvik taban yetmezliği gibi tanı adları geçmez. Bu, söz konusu durumların değerlendirme dışı olduğu anlamına gelmez.

Yönetmelik m.10/5 bu sorunun cevabını doğrudan verir: “Bireyin engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.” Yani ölçüt tanının kılavuzda listelenmiş olması değil, o tanının hangi vücut sisteminde ne düzeyde kalıcı fonksiyon kaybı doğurduğudur. Değerlendirmede kullanılan sınıflandırma sistemi de m.5 uyarınca İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırmasıdır (ICF).

Pratik sonucu şudur: kılavuzda adı geçmeyen bir tanıyla başvuran kişiye “bu hastalık listede yok” denilerek oran verilmemesi, mevzuata uygun bir gerekçe değildir. Böyle bir durumda itiraz yolu açıktır ve itiraz dilekçesinde dayanılacak hüküm m.10/5’tir. Aynı hüküm, birden fazla sistemi etkileyen tabloların da tek bir organ grubuna sıkıştırılmasını engeller.

Bir sınır da belirtmek gerekir: değerlendirilen şey kalıcı fonksiyon kaybıdır. Tedavisi süren, düzelme ihtimali bulunan tablolarda kurul süreli rapor düzenler (m.11/2) ve durum netleştiğinde rapor yenilenir. M.11/4 uyarınca yeni bir engel durumu ortaya çıkması ya da mevcut durumun değişmesi hâlinde, süre aranmaksızın yeniden değerlendirme istenebilir.

Rahim Alınması Malulen Emeklilik Sağlar Mı?

Malulen emeklilik, engelli sağlık kurulu raporunun değil Sosyal Güvenlik Kurumunun rejimine tabidir ve eşiği yüksektir. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.4/a, ağır düzeyde çalışma gücü kaybını çalışma gücünün en az yüzde 60’ının kaybedilmesi olarak tanımlar. Tespitte esas alınan belge de Ek-2 kılavuzu değil, aynı yönetmeliğin ekindeki hastalık listesidir (m.5/1).

Bu iki cümlenin pratik sonucu açıktır: rahim alınmasının engellilik cetvelindeki yüzde 15’lik karşılığı, malulen emeklilik için aranan eşikle doğrudan karşılaştırılabilir bir sayı değildir. İki ölçüt aynı ölçekte değildir ve SGK dosyasında kararı Kurum Sağlık Kurulu verir. Malullük aylığı için ayrıca sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarının da sağlanması gerekir.

Engelli raporundaki oran SGK dosyasında geçerli midir?

Hayır. Aynı yönetmeliğin m.12/9 hükmü bunu açıkça düzenler: sağlık hizmeti sunucusu tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda çalışma gücü kaybı veya engel oranı belirtilmişse, “bu oran, Kurum Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarında bağlayıcı değildir”. Elinizdeki raporda yüzde 15 yazması, SGK’nın da yüzde 15 kabul edeceği anlamına gelmez.

Kurum sevkiyle alınan raporlarda ise oran zaten yazılmaz. M.12/6-e uyarınca bu raporların karar hanesine çalışma gücü kayıp oranı veya engellilik oranı belirtilmeden “Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecektir” ibaresi yazılır. “Hastaneden oran istedim, yazmadılar” şikâyetinin cevabı burada saklıdır: hangi rejimde rapor alındığına bağlı olarak oranın yazılması kimi zaman zorunlu, kimi zaman yasaktır.

Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz da farklı bir mercie yapılır: m.16 uyarınca itirazlar Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından karara bağlanır ve m.17, bu Kurulun kararlarının Kurum Sağlık Kurullarını bağladığını söyler. İş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı kayıplarda ise ölçüt bütünüyle değişir; bu konudaki ayrıntılar sürekli iş göremezlik geliri yazımızda ele alınıyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğumda Tazminat Taleplerinin Kapsamı

Engel oranı ile tazminat farklı iki sorunun cevabıdır. Engel oranı, kalıcı kaybın ölçüsünü verir. Tazminat ise ancak bu kaybın hukuka aykırı bir fiilden doğması, yani ortada kusur ve zararla fiil arasında illiyet bağı bulunması hâlinde gündeme gelir. Bir ameliyatın tıbben zorunlu olduğu ve kurallara uygun yapıldığı hâllerde kalıcı kayıp doğsa bile tazminat sorumluluğu doğmaz; buna karşılık kusurun ispatlandığı bir dosyada düşük bir oran da tazminat hesabına esas alınır.

Tazminat talepleri bu alanda üç grupta toplanır. Birincisi bedensel zarardan doğan maddi tazminattır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. İkincisi manevi tazminattır. Üçüncüsü, ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze giderleridir.

KalemKapsamDayanak
Tedavi giderleriGeçmiş ve gelecekteki tıbbi masraflar, ilaç, protez, rehabilitasyonTBK m.54/1-1
Kazanç kaybıTedavi ve iyileşme süresince çalışılamayan dönemin geliriTBK m.54/1-2
Çalışma gücünün azalması / yitirilmesiKalıcı maluliyetin gelire etkisi; hesapta engel oranı kullanılırTBK m.54/1-3
Ekonomik geleceğin sarsılmasıGelirde doğrudan azalma olmasa da mesleki ilerlemenin zorlaşmasıTBK m.54/1-4
Bakıcı gideriGünlük yaşam faaliyetlerinde başkasının yardımına ihtiyaç doğmuşsaTBK m.54 (bedensel zarar)
Manevi tazminatAğır bedensel zararda zarar görenin, ölümde yakınlarının talebiTBK m.56
Destekten yoksun kalmaÖlüm hâlinde desteğinden yoksun kalanların kaybıTBK m.53

Hesabın nasıl kurulacağı bakımından 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun önemli bir değişiklik getirdi. Türk Borçlar Kanunu m.55‘e eklenen fıkralarla, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında faizin başlangıcı ile tahkikat sonuna kadar ödenmiş bedelin oransal mahsubu düzenlendi. Aynı maddenin ikinci fıkrası bu kuralları “her türlü idari eylem ve işlem” bakımından da geçerli kıldığından, kamu hastanesine karşı açılan dosyalarda da aynı hesap kuralları uygulanır. Bu hükümler yürürlükten sonraki olaylara uygulanır.

Usul tarafında da iki değişiklik var. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 (belirsiz alacak davası) aynı Kanunla mülga hâle geldi; kaldırılmadan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. Kısmi davada talep artırımı ise m.109/4 ile yeniden düzenlendi: davacı, bir defaya mahsus olmak üzere ve iddiayı genişletme yasağına tabi olmaksızın tahkikat bitene kadar talebini artırabilir; zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Tazminat hesabının kendisi için iş göremezlik tazminatı hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.

Sorumluluğun kime ait olduğu da ayrı bir başlıktır. Zarar bir özel sağlık kuruluşunda doğmuşsa kuruluşun sorumluluğu yalnızca hekimi doğru seçmiş olmakla sınırlı değildir: TBK m.66‘nın işletme fıkrası, bir işletmede adam çalıştıranı, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe sorumlu tutar. Ekip çalışması, nöbet düzeni, konsültasyon ve kayıt tutma gibi organizasyon eksiklikleri bu fıkra kapsamında değerlendirilir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Kaynaklı Malpraktis Durumlarında Hukuki Süreçler

Tıbbi müdahalenin hukuki niteliği, süreci baştan belirler. Kadın hastalıkları ve doğum alanındaki müdahaleler kural olarak tedavi amaçlıdır ve vekâlet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Bunun sonucu şudur: hekim bir sonuç değil, özenli davranma borcu üstlenir. İyileşmenin gerçekleşmemiş olması tek başına sorumluluk doğurmaz; sorumluluk, tıbbın gerekleri ile bağdaşmayan bir davranışın ispatına bağlıdır.

Bu noktada komplikasyon ile malpraktis ayrımı belirleyicidir. Komplikasyon, kurallara uygun yapılan bir müdahalede öngörülebilen ancak her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Malpraktis ise bilgi, beceri veya özen eksikliğinden doğar. Uygulamada dosyaların önemli bir kısmı komplikasyonun kendisinde değil, komplikasyonun yönetiminde düğümlenir: sonuç öngörülebilir olduğu hâlde zamanında müdahale edilmemişse, ortada komplikasyon değil özen ihlali bulunabilir. Konunun genel çerçevesi malpraktis davası nedir yazımızda ele alınıyor.

İkinci belirleyici unsur aydınlatılmış onamdır. Aydınlatma yükümlülüğü, yapılacak müdahalenin niteliğini, alternatiflerini, öngörülebilir risklerini ve müdahale yapılmazsa doğacak sonuçları kapsar. Onam formunun imzalanmış olması tek başına yeterli sayılmaz; aranan şey, hastanın karar verebilmesi için gerçekten bilgilendirilmiş olmasıdır. Aydınlatmanın ispatı hekim tarafına aittir.

Kadın doğum malpraktis davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme, hizmetin nerede alındığına göre değişir. Özel sağlık kuruluşu ya da muayenehanesinde çalışan hekim söz konusuysa taraflar arasında bir hizmet ilişkisi bulunduğundan dava tüketici mahkemesinde açılır. Kamu hastanesi söz konusuysa uyuşmazlık idari yargıya aittir: hizmet kusuruna dayalı tam yargı davası, idare mahkemesinde görülür.

Kamu tarafında iki usul kuralı özellikle önemlidir. Birincisi, kamu görevlisi hekime doğrudan dava açılamaz; dava idareye yöneltilir, idare ödediği tazminat için ilgiliye rücu edebilir. İkincisi, dava açmadan önce idareye başvuru zorunludur: 2577 sayılı Kanun m.13 uyarınca ilgililerin, hakkı ihlal edilenin zararı ve eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurması, isteğin açık ya da zımni reddi üzerine dava süresi içinde dava açması gerekir.

Tüketici mahkemesinde görülecek dosyalarda ise dava şartı arabuluculuk gündeme gelir (6502 s.K. m.73/A). Burada tüketici lehine iki hüküm vardır: taraflara ulaşılamaması, toplantıya katılmama, anlaşma veya anlaşamama hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; ayrıca ilk toplantıya mazeretsiz katılmayanın yargılama giderinden sorumlu tutulmasına ilişkin kural tüketici aleyhine uygulanmaz.

Doktora ceza şikâyetinde soruşturma izni gerekir mi?

Gerekir ve bu kural yalnızca kamu hastaneleri için değildir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m.18/1, Yükseköğretim Kanununun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekimlerin tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Yani özel hastanede çalışan bir kadın doğum uzmanı hakkındaki şikâyet de doğrudan iddianameye dönüşmez.

İzni, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu verir. Kurul, özel kuruluş ve vakıf üniversitesi dosyalarında ön inceleme için il sağlık müdürlüğü yetkililerini görevlendirebilir. 4483 sayılı Kanundaki süreler bu soruşturmalarda iki kat uygulanır. Kurul kararlarına karşı itiraz mercii ise tek ve sabittir: Ankara Bölge İdare Mahkemesi.

Aynı maddenin ikinci fıkrası tazminat tarafını da ilgilendirir. İdarenin ödediği tazminattan ilgiliye rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde Kurul karar verir.

Kadın doğum malpraktis davasında zamanaşımı

Zamanaşımı, ilişkinin niteliğine göre değişir ve dosyanın en erken kaybedildiği yer burasıdır. Özel sağlık kuruluşu ya da serbest çalışan hekimle kurulan vekâlet ilişkisinden doğan alacaklarda süre TBK m.147/6 uyarınca beş yıldır. Aynı fiil haksız fiil de oluşturuyorsa TBK m.72 devreye girer: zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl. Fiil aynı zamanda suç teşkil ediyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat talebine o daha uzun süre uygulanır.

Kamu hastanesine karşı açılacak tam yargı davasında ise ölçüt yukarıda belirtilen 2577 m.13 süreleridir. Sürelerin başlangıcı bakımından belirleyici olan, çoğu zaman ameliyat tarihi değil zararın öğrenildiği tarihtir; kalıcı hasarın ortaya çıkması zaman aldığı dosyalarda bu ayrım sonucu değiştirir. Konunun ayrıntısı için doktor hatası davalarında zamanaşımı süresi yazımıza bakabilirsiniz.

Bir de tahsil güvencesi vardır. 1219 sayılı Kanun ek m.12 uyarınca tabipler ve uzman tabipler mesleki mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır; özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanlar için sigortayı kuruluş yaptırır ve primin yarısı çalışan, yarısı istihdam eden tarafından ödenir. Türk Ticaret Kanunu m.1478 ise zarar görene, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini doğrudan sigortacıdan isteme hakkı tanır.

Maluliyet Oranı Tespiti ve Tazminat Hesaplamasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Kadın hastalıkları ve doğum alanındaki maluliyet dosyalarında sonucu değiştiren şey çoğu zaman hukuki argüman değil, raporun hangi mevzuata göre, hangi kuruldan ve hangi belgelerle alındığıdır. Aşağıdaki iki başlık, uygulamada en sık hak kaybı doğuran noktaları topluyor.

Maluliyet Oranı Tespitinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Yetkili kuruluş şartı: Raporu düzenleyen kuruluşun Bakanlık listesinde bulunması zorunludur. Yetkili olmayan ya da kurulu usulüne uygun teşkil edemeyen kuruluşun verdiği rapor, Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.7/2 uyarınca kurumlarca değerlendirmeye alınmaz. Adli Tıp Kurumu bu anlamda bir engellilik sağlık kurulu değildir; ATK raporları yargılama içinde ayrı bir işlev görür.
  • Doğru rejim: Engellilik oranı, SGK maluliyeti ve tazminat maluliyeti farklı mevzuata tabidir. Yanlış rejimde alınan rapor dosyaya sunulduğunda yeniden aldırılır ve süreç uzar.
  • Kurul yapısı: Birden fazla uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda kurul, kurul başkanı ve altı branş uzmanı olmak üzere en az yedi daimi üyeden oluşur (m.6/1). Tek bir uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda ilgili daldan üç uzman hekimle kurul oluşturulabilir.
  • Belgelerin eksiksizliği: Ameliyat notu, patoloji raporu, görüntüleme ve laboratuvar sonuçları dosyada bulunmalıdır. Kadın hastalıkları ve doğum tablolarında derece farkı çoğu zaman tek bir bulguya bağlıdır; belge eksikse alt derece uygulanabilir.
  • Kalıcılık: Ek-2 tabloları kalıcı bozuklukları değerlendirir. Tedavisi süren tablolarda süreli rapor düzenlenir; durum sabitlendiğinde rapor yenilenir (m.11/2-3).
  • Süre takibi: Rapor başvurudan itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır; orana itiraz için otuz günlük hak düşürücü süre işler. Süresinde yapılmayan itiraz değerlendirilmez.

Tazminat Hesaplamasında Etkili Faktörler

Tazminat hesabı, engel oranını tek başına bir çarpan olarak kullanmaz. Hesaba giren değişkenler şunlardır:

  • Zararın niteliği: Bedensel ve ruhsal zarar kapsamının ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Doğum sırasında oluşan kalıcı bir hasar, maddi tazminatın yanında manevi tazminat talebini de doğurabilir.
  • Maluliyetin sürekliliği: Kalıcı ya da geçici olması, hesabın hangi dönem üzerinden kurulacağını belirler. Kalıcı maluliyette bakiye ömür boyunca aynı oranın devam edip etmeyeceği ayrıca değerlendirilir.
  • Kusur oranı: Tazminat, hükmedilen zarardan kusur oranına göre indirilerek belirlenir. Bu nedenle bilirkişi raporunda kusurun kime, hangi ölçüde atfedildiği doğrudan sonuç doğurur.
  • Aydınlatılmış onam süreci: Onamın kapsamı ve ispat edilebilirliği, dosyanın seyrini değiştiren en somut unsurlardan biridir.
  • Faiz ve mahsup: 7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen fıkralar uyarınca faizin başlangıcı ile tahkikat sonuna kadar ödenen bedelin oransal mahsubu ayrıca hesaplanır.
  • Hukuki destek: Rapor itirazlarının süresinde yapılması, doğru mahkemede dava açılması ve talep artırımının usulüne uygun kullanılması, dosyanın hukuki takibiyle doğrudan ilgilidir.

Kadın hastalıkları ve doğum engel oranı ve tazminat

Birden fazla organ veya sistemde kalıcı fonksiyon kaybı varsa engellilik oranı hesabında oranlar toplanmaz, Balthazard formülüyle birleştirilir. Kendi raporunuzdaki oranları bu yöntemle birleştirmek için Balthazard hesaplama tablosu ve aracımıza bakabilirsiniz.

Rapordaki orana itiraz süresi otuz gündür ve bu süre kaçırıldığında rapor kesinleşir. Elinizde bir engelli sağlık kurulu raporu ya da açılmış bir dosya varsa, süreleri ve hangi mevzuata göre işlem yapılacağını birlikte değerlendirmek için tazminat hukuku çalışmalarımız sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Rahim alınması yüzde kaç engel oranı verir?

Menopoz öncesi bir hastada rahmin alınması, Ek-2’nin B tablosunda 3. derece fonksiyonel/yapısal kayıp sayılır ve yüzde 15 karşılığındadır. Menopoz sonrası hastada aynı kayıp 1. dereceye girer ve yüzde 2 verilir.

Rahim alınmasına heyet raporu kaç verir?

Heyet raporu ayrı bir belge türü değil, sağlık kurulu raporunun günlük dildeki adıdır. Engel oranını belirleyen kılavuz tektir; bu nedenle cevap yine menopoz durumuna göre yüzde 15 ya da yüzde 2‘dir. Ek fonksiyon kaybı varsa oran Balthazard yöntemiyle yükselir.

Histerektomi engel oranı ne kadardır?

Histerektomi, uterusta anatomik kayıp anlamına geldiğinden B tablosuna göre değerlendirilir. Ameliyatın açık, kapalı ya da laparoskopik yapılmış olması oranı değiştirmez; belirleyici olan hastanın menopoz durumudur.

Rahim ve yumurtalık alınması engel oranı kaç olur?

İki ayrı tablo devreye girer: rahim için B tablosu (menopoz öncesi yüzde 15), yumurtalıklar için C tablosu (menopoz öncesi iki taraflı kayıpta yüzde 20). Oranlar toplanmaz; yönetmeliğin m.10/4 hükmü uyarınca Ek-3’teki Balthazard yöntemiyle birleştirilir ve sonuç yüzde 35 değil yüzde 32 olur.

Yumurtalık alınması engel oranı tek başına ne kadardır?

Menopoz öncesi hastada her iki over veya tüpte fonksiyon kaybı yüzde 20‘dir. Aynı hastada tek tüp veya over fonksiyonel kalmışsa oran yüzde 2‘ye düşer. Menopoz sonrası hastada iki taraflı kayıp da yüzde 2 olarak değerlendirilir.

Rahmi alınan kadın engelli raporu alabilir mi?

Alabilir; rahim alınması Ek-2’de karşılığı bulunan bir kalıcı kayıptır. Ancak rapor tek başına hak doğurmaz (m.10/1). Menopoz öncesi bir hastada verilen yüzde 15, gelir vergisi indirimi için aranan yüzde 40 eşiğinin altındadır; başka fonksiyon kayıpları Balthazard ile birleştirilerek toplam oran yükselmedikçe bu haklar doğmaz.

Kadın hastalıkları engelli raporu nereden alınır?

Yalnızca Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş ve Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan listede yer alan sağlık kuruluşlarından alınır. Yetkili olmayan kuruluşun verdiği rapor kurumlarca değerlendirmeye alınmaz (m.7/2).

Rahim alınınca engelli raporu alınır mı?

Alınır. Rahim alınması Ek-2’nin B tablosunda karşılığı bulunan bir kalıcı kayıptır ve engelli sağlık kurulu raporunda oran olarak yazılır. Menopoz durumu, oranın yüzde 15 mi yüzde 2 mi olacağını belirler.

Rahim yumurtalık alınması engelli raporu için hangi belgeler gerekir?

İki tablo birlikte uygulandığı için hem uterusa hem overlere ilişkin bulguların dosyada bulunması gerekir: ameliyat notu, patoloji raporu, görüntüleme sonuçları ve menopoz durumunu gösteren hormon değerleri. Belge eksikliği alt derecenin uygulanmasına yol açabilir.

Özel hastaneden engelli raporu alınabilir mi?

Kural olarak hayır. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.54/2 uyarınca özel sağlık hizmeti sunucuları, Bakanlıkça izin verilen hâller dışında durum bildirir sağlık raporu düzenleyemez. İzin için yedi branşın hastane ruhsatında kayıtlı olması ve kurul üyesi hekimin tam gün çalışması şarttır.

Engelli sağlık kurulu raporu kaç günde çıkar?

Rapor, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır. Bu süre hem Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.8/1-j hem de Sağlık Raporları Yönetmeliği m.8/8 ile düzenlenmiştir ve hastaneye göre değişmez.

Engelli sağlık kurulu raporu kaç yıl geçerlidir?

Rapor sürekli veya süreli düzenlenir ve geçerlilik süresi raporda mutlaka belirtilir (m.11/1). Sürekli ibaresi taşımayan durum bildirir raporlar, hekimlerce aksine bir tarih yazılmadığı hâllerde bir yıl geçerlidir (Sağlık Raporları Yönetmeliği m.66/1). Yaygın olarak dolaşan “iki yıl” bilgisinin mevzuatta karşılığı yoktur.

Rapordaki engel oranına nasıl itiraz edilir?

İtiraz il sağlık müdürlüğüne yapılır ve bireysel itiraz süresi otuz gündür. İtiraz üzerine kişi farklı bir yetkili kuruluşa gönderilir; iki rapor aynı yöndeyse rapor kesinleşir, farklıysa dosya hakem hastaneye yönlendirilir ve hakem hastanenin kararı kesindir.

Cetvelde adı geçmeyen hastalıklarda engel oranı verilir mi?

Verilir. Yönetmelik m.10/5: engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir. “Bu hastalık listede yok” gerekçesiyle oran verilmemesi mevzuata uygun değildir.

65 yaş üstünde engel oranı nasıl hesaplanır?

Yönetmelik m.10/4’ün son cümlesi uyarınca 65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile yüzde 10 eklenerek engel oranı belirlenir.

Rahim alınması malulen emeklilik sağlar mı?

Malulen emeklilikte ölçüt engellilik cetveli değil, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin ekindeki hastalık listesidir; eşik ise çalışma gücünün en az yüzde 60’ının kaybedilmesidir (m.4/a). Kararı Kurum Sağlık Kurulu verir ve ayrıca sigortalılık süresi ile prim gün sayısı şartlarının sağlanması gerekir.

Engelli raporundaki oran SGK dosyasında bağlayıcı mıdır?

Değildir. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.12/9: sağlık hizmeti sunucusunun düzenlediği raporda çalışma gücü kaybı veya engel oranı belirtilmişse, bu oran Kurum Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarında bağlayıcı değildir.

Kadın hastalıkları ve doğumda malpraktis nedir?

Malpraktis, hekimin bilgi, beceri ya da özen eksikliği nedeniyle hastaya zarar vermesidir. Kurallara uygun yapılan müdahalede öngörülebilen ancak önlenemeyen sonuç ise komplikasyondur. Bu alanda tanı hataları, gebelik takibindeki ihmaller ve doğum sırasındaki hatalı kararlar en sık karşılaşılan iddia başlıklarıdır; ayrım çoğu zaman komplikasyonun zamanında yönetilip yönetilmediğinde düğümlenir.

Kadın doğum hekimine karşı tazminat davası nasıl açılır?

Dava, hizmetin alındığı yere göre farklı mahkemede açılır: özel sağlık kuruluşu veya muayenehane söz konusuysa tüketici mahkemesinde, kamu hastanesi söz konusuysa hizmet kusuruna dayalı tam yargı davası olarak idare mahkemesinde. Kamu görevlisi hekime doğrudan dava açılamaz; dava idareye yöneltilir.

Kadın doğum ile ilgili bir dava sürecinde maluliyet oranı nasıl belirlenir?

Oran, olayın türüne göre belirlenen mevzuata ve yetkili sağlık kuruluşundan alınan rapora dayanır. Yetkili olmayan kuruluşun raporu kurumlarca değerlendirmeye alınmaz. Yargılama sırasında raporlar arasında çelişki varsa çelişki giderilmeden hüküm kurulmaz.

Kadın doğum malpraktis davasında zamanaşımı süresi nedir?

Vekâlet ilişkisinden doğan alacaklarda beş yıl (TBK m.147/6); haksız fiil söz konusuysa öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde on yıl (TBK m.72). Fiil suç teşkil ediyor ve ceza kanunu daha uzun zamanaşımı öngörüyorsa o süre uygulanır. Kamu hastanesinde ise 2577 s.K. m.13 uyarınca öğrenmeden bir yıl, her hâlde beş yıl içinde idareye başvurulur.

Doktora ceza şikâyetinde soruşturma izni gerekir mi?

Gerekir. 3359 s.K. ek m.18/1 uyarınca kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekimlerin tıbbi işlem ve uygulamalarına ilişkin soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun uygulanır. İzni Mesleki Sorumluluk Kurulu verir; itiraz mercii Ankara Bölge İdare Mahkemesidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş ya da tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Engel oranı her dosyada muayene bulguları ve belgeler üzerinden kurul tarafından belirlenir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir