Kendim Oturacağım Deyip Kiraya Verirse Ne Kadar Tazminat Öder?
Kendim oturacağım deyip kiraya verirse ne kadar tazminat ödeneceği Türk Borçlar Kanununun 355. maddesinde bir alt sınır olarak belirlenmiştir: kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder. Yani bir yıllık kira bedeli tavan değil, tabandır.
Bu tek kelimelik fark, konuyla ilgili yaygın anlatımın neredeyse tamamını değiştirir. “Bir yıllık kira kadar tazminat alınır” cümlesi kanunun söylediği şey değildir; kanun asgari tutarı gösterir, hâkimin bunun üzerine çıkmasına engel olmaz. Aşağıda tazminatın şartlarını, üç yıllık yasağın kapsamını, öncelik hakkını ve ispat yükünü madde metinlerine dayanarak açıklıyoruz.
Kısa değerlendirme
Gereksinim nedeniyle tahliye ettiren malikin üç yıllık bir yükümlülüğü vardır:
- Yasak: Gereksinim amacıyla boşaltılan taşınmaz, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaz.
- Tazminat: Son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere — taban tutar.
- Yeniden inşa: Eski kiracının öncelik hakkı vardır; yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılmalıdır.
- Yeni malik: Gereksinim sebebiyle tahliye ettiren yeni malik de aynı yasağa tabidir.
- Sözleşme: Dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez.
Ev Sahibi Kendim Oturacağım Deyip Kiraya Verirse Ne Kadar Tazminat Öder?
Kanunun cevabı tek cümlededir: “Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.” Buradaki ölçü, tahliye anındaki güncel piyasa kirası değil, son kira yılında fiilen ödenmiş olan bedeldir.
Hesap böylece iki adıma iner. Önce son kira yılında aylık olarak ödenen bedel tespit edilir, sonra on iki ile çarpılır. Çıkan tutar tazminatın asgari miktarıdır; hâkim, somut olayın özelliklerine göre bunun üzerinde bir tutara hükmedebilir.
Tazminatın doğması için kiraya verenin yalnızca söz vermiş olması yetmez; kanunun aradığı şey hükme aykırı davranmış olmasıdır. Yani taşınmazın gereksinim gerekçesiyle boşaltılması ve ardından üç yıl dolmadan, haklı bir sebep olmaksızın başkasına kiralanması gerekir.
Tazminatın Ölçüsü Neden “Bir Yıllık Kira Bedeli Kadar” Değildir?
Çünkü kanun “kadar” demiyor, “az olmamak üzere” diyor. Bu ifade hukuk dilinde bir taban belirler: hükmedilecek tutar bu miktarın altına inemez, ancak üstüne çıkabilir. “Bir yıllık kira kadar tazminat” biçimindeki anlatım, kanunun kurduğu asgari sınırı azami sınır gibi gösterir.
Farkın pratik sonucu şudur: kiracı, bir yıllık kira bedelini aşan bir zarara uğradığını ileri sürebilir. Taşınma masrafları, yeni taşınmaza ödenen daha yüksek kira farkı, işyeri kirasında müşteri kaybı gibi kalemler bu kapsamda tartışılabilir. Bu fazlanın ispatı, iddia edenin üzerindedir.
Taban tutarın kendisi bakımından ise ayrıca zarar ispatı gerekmez. Kanun asgari miktarı doğrudan belirlediği için, şartların gerçekleştiği ortaya konduğunda bir yıllık kira bedeline hükmedilmesi için kiracının somut zararını ayrıca kanıtlaması aranmaz.
| Yaygın anlatım | Kanunun lafzı | Sonuç |
|---|---|---|
| “Bir yıllık kira kadar tazminat” | “Bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere” | Bir yıllık bedel tavan değil taban |
| “Üç yıl kiraya verilemez” | “Haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe” | Haklı sebep varsa yasak işlemez |
| “Güncel piyasa kirası esas alınır” | “Son kira yılında ödenmiş olan” | Fiilen ödenen bedel esas |
| “Sadece ev sahibi sorumlu” | Yeni malikin gereksinimi de m.351’e dayanır | Yeni malik de yasağa tabi |
Üç Yıllık Yeniden Kiralama Yasağı Hangi Tahliyelerde İşler?
Yasak, tahliyenin sebebine bağlıdır. Türk Borçlar Kanununun 355. maddesi iki hâli sayar: gereksinim amacıyla boşaltma ve yeniden inşa ile imar amacıyla boşaltma. Bu iki sebep dışında bir tahliyede üç yıllık kiralama yasağı doğmaz.
Gereksinim tahliyesinin dayanağı 350. maddedir. Kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı davayla sözleşmeyi sona erdirebilir.
Buna karşılık kiracıdan kaynaklanan sebeplerle yapılan tahliyelerde (tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, kiracının aynı ilçede konutu bulunması) böyle bir yasak yoktur. Bu sebeplerin tamamı için bkz. kanundaki tüm tahliye sebepleri.
Yasak Mutlak mı, “Haklı Sebep” Ne Anlama Gelir?
Kanun üç yıllık yasağı mutlak biçimde koymaz; maddede iki kez geçen “haklı sebep olmaksızın” ibaresi bir istisna kapısı bırakır. Haklı bir sebep varsa taşınmaz üç yıl dolmadan da başkasına kiralanabilir ve bu durumda tazminat doğmaz.
Kanun haklı sebebin ne olduğunu tanımlamamıştır; değerlendirme somut olaya bırakılmıştır. Gereksinim sahibinin vefatı, sağlık durumunun taşınmaya elverişsiz hâle gelmesi, tayin gibi öngörülemeyen ve gereksinimi ortadan kaldıran gelişmeler bu çerçevede tartışılır.
İspat dengesi burada tersine döner. Kiracı, taşınmazın üç yıl dolmadan başkasına kiralandığını ortaya koyduğunda, haklı sebebin varlığını ileri süren kiraya veren bunu ispatlamak durumundadır. Haklı sebep bir savunma olduğu için ispat külfeti onu ileri sürene aittir.
Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliyede Kural Nasıl Değişir?
Maddenin ikinci fıkrası bu hâl için ayrı bir düzenleme yapar: yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. “Eski hâli ile” ibaresi belirleyicidir.
Bunun anlamı şudur: taşınmaz gerçekten yeniden inşa edilmiş veya esaslı biçimde imar edilmişse, artık “eski hâli” ortadan kalkmıştır ve yeni durumuyla kiraya verilmesi bu fıkradaki yasağı ihlal etmez. Yasak, inşaat yapılmadan taşınmazın olduğu gibi başkasına kiralanmasını hedefler.
Yeniden inşa ve imar sebebiyle tahliyenin şartları da 350. maddede ayrıca aranır: kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli olmalı ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız hâle gelmelidir. İki şart birliktedir.
Eski Kiracının Öncelik Hakkı ve Bir Aylık Süre
Yeniden inşa hâlinde kanun kiracıya ayrı bir imkân tanır: eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hak, tahliyeye rağmen kiracının taşınmaza dönebilmesini sağlar.
Hakkın kullanımı süreye bağlıdır: kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir. Süre, bildirim yapılmasıyla işlemeye başlar; bildirim yapılmadıkça sürenin işlemesi de söz konusu olmaz.
Kanun bu hakkı üç yıllık yasakla da bağlar: öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Yani kiraya veren, eski kiracıya bildirim yapmadan yeni yapıyı üçüncü kişiye kiraladığında tazminat yükümlülüğü doğar.
Yeni Malik Tahliye Ettirmişse Üç Yıl Kuralı Ona da Uygulanır mı?
Uygulanır. Taşınmazı sonradan edinen kişinin gereksinimi, 351. maddede ayrı bir tahliye sebebi olarak düzenlenmiştir; ancak bu da bir gereksinim tahliyesidir ve 355. maddedeki yasak gereksinim amacıyla yapılan boşaltmaların tamamını kapsar.
Yeni malikin izleyebileceği iki yol vardır. Birincisi, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla altı ay sonra dava açmaktır. İkincisi, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açmaktır. İki yolun ayrıntısı için bkz. yeni malikin tahliye hakkı.
Hangi yol izlenmiş olursa olsun sonuç aynıdır: taşınmaz gereksinim gerekçesiyle boşaltılmışsa, yeni malik de üç yıl boyunca haklı sebep olmaksızın eski kiracıdan başkasına kiralayamaz. Aksi hâlde eski kiracıya karşı aynı tazminat yükümlülüğü altına girer.
Tazminat Davasını Kim, Kime Karşı ve Nerede Açar?
Davanın davacısı eski kiracıdır; kanun tazminatı doğrudan ona bağlar. Davalı ise hükme aykırı davranan kiraya verendir. Tahliyeyi yeni malik gerçekleştirmişse dava ona yöneltilir.
Bu bir kira ilişkisinden doğan alacak davasıdır. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girer; yetkili mahkeme bakımından ise genel yetki kuralları ve taşınmazın bulunduğu yer birlikte değerlendirilir.
Dava açılmadan önce yapılması gereken en önemli iş delil toplamaktır. Taşınmazın yeniden kiraya verildiğini gösteren ilan kayıtları, yeni kiracının kimliği, abonelik ve adres kayıtları, tanık beyanları ve gerekiyorsa delil tespiti bu aşamada devreye girer.
Kiracının İspat Etmesi Gereken Üç Unsur
Tazminat isteminin kabul edilmesi için üç unsurun birlikte ortaya konması gerekir. Bunlar kanunun kendi cümlesinden çıkar ve dava dilekçesi de bu üç başlık üzerine kurulur.
- Tahliyenin sebebi: Taşınmazın gereksinim ya da yeniden inşa-imar gerekçesiyle boşaltılmış olması.
- Üç yılın dolmamış olması: Yeniden kiralamanın, boşaltmadan itibaren üç yıl geçmeden gerçekleşmiş olması.
- Kiralama olgusu: Taşınmazın eski kiracıdan başkasına kiralanmış olması — boş bırakılması veya bizzat kullanılması bu unsuru karşılamaz.
Bu üç unsur ortaya konduğunda ispat yükü yer değiştirir; haklı sebep iddiası varsa onu kiraya veren kanıtlar. Kiracının ayrıca bir yıllık bedeli aşan zararı varsa, o fazla kısım için ek delil sunması gerekir.
Son Kira Yılı Hangi Dönemdir, Bedel Nasıl Hesaplanır?
Kanun ölçüyü “son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedeli” olarak belirler. Buradaki son kira yılı, kira ilişkisinin fiilen sona erdiği tarihten geriye doğru sayılan on iki aylık dönemdir; takvim yılı değildir.
Hesapta esas alınan, sözleşmede yazan değil fiilen ödenmiş bedeldir. Bu nedenle banka dekontları, ödeme kayıtları ve varsa artış yapılan aylara ilişkin belgeler dosyaya sunulur. Yıl içinde artış uygulanmışsa, ödenen aylık tutarlar toplanarak yıllık bedele ulaşılır.
Kira bedelinin yıl içinde hangi ölçüde artırılabileceği ayrı bir konudur ve Türk Borçlar Kanununun 344. maddesindeki tavana bağlıdır. Bu tavanın işleyişi için kira artışı hesaplama başlığına bakılabilir.
Kendim Oturacağım Deyip Kiraya Verirse Ne Kadar Tazminat İstenir: Hesabın Adımları
Hesap, kanunun verdiği iki veriye dayanır ve tahmine yer bırakmaz: son kira yılı ve o yıl fiilen ödenmiş aylık bedeller. Piyasa rayici, tahliye sonrası oluşan yeni kira düzeyi veya ev sahibinin yeni kiracıdan aldığı bedel taban hesabına girmez.
Adımlar şöyledir: tahliye tarihi belirlenir, o tarihten geriye on iki aylık dönem çıkarılır, bu dönemde her ay için ödenen tutarlar dekontlardan toplanır ve elde edilen yıllık toplam tazminatın taban tutarını verir. Yıl içinde artış uygulanmışsa aylar farklı tutarlar taşıyacağı için basit bir çarpma yerine ay ay toplama yapılması gerekir.
Bu taban tutarın üzerine çıkılmak isteniyorsa, aşan kısım artık kanunun otomatik güvencesi altında değildir ve ayrıca ispatlanır. Bu nedenle dilekçede taban tutar ile fazlaya ilişkin istem birbirinden ayrılarak gösterilir; birinin reddi diğerini etkilemez.
Gereksinim Tahliyesinde Dava Hangi Sürede Açılır?
Tazminat tartışmasının öncesinde tahliyenin kendisi usulüne uygun açılmış bir davaya dayanmalıdır. Türk Borçlar Kanununun 350. maddesi, gereksinim ve yeniden inşa sebeplerinde davanın belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise genel hükümlere göre belirlenecek fesih dönemi ve bildirim sürelerine uyularak saptanacak tarihten başlayarak bir ay içinde açılmasını arar.
Yeni malikin gereksiniminde takvim farklıdır. 351. maddeye göre yeni malik, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla sözleşmeyi altı ay sonra açacağı davayla sona erdirebilir; dilerse sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde de dava açabilir.
Bu sürelerin kaçırılması tahliye hakkını o dönem için düşürür. Kiracı açısından bunun anlamı şudur: kendisine yöneltilen talebin süresinde olup olmadığı, esasa girilmeden önce incelenmesi gereken bir savunmadır. Süresinde açılmamış bir davaya dayanan tahliye, sonraki tazminat tartışmasının da zeminini değiştirir.
| Durum | Bildirim | Dava süresi | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kiraya verenin gereksinimi (belirli süreli) | Aranmaz | Sürenin sonundan itibaren 1 ay | TBK m.350 |
| Kiraya verenin gereksinimi (belirsiz süreli) | Genel fesih bildirimi | Belirlenecek tarihten itibaren 1 ay | TBK m.350 |
| Yeni malikin gereksinimi (birinci yol) | Edinmeden itibaren 1 ay içinde yazılı | Altı ay sonra | TBK m.351/1 |
| Yeni malikin gereksinimi (ikinci yol) | Aranmaz | Sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay | TBK m.351/2 |
| Dava açacağını yazılı bildirme | Süresi içinde yazılı | Bir kira yılı uzar | TBK m.353 |
Bir Yıllık Kira Bedelinden Fazlası İstenebilir mi?
Kanunun lafzı buna engel değildir. “Az olmamak üzere” ifadesi yalnızca alt sınırı belirlediği için, bu sınırın üzerinde bir tutara hükmedilmesi mümkündür. Fazla kısım, genel tazminat kuralları çerçevesinde değerlendirilir.
Fazlaya ilişkin istemin kabulü için kiracının uğradığı zararı somutlaştırması beklenir. Yeni taşınmaz için ödenen kira farkı, taşınma ve nakliye giderleri, işyeri kiralarında faaliyetin kesintiye uğramasından doğan kayıplar bu kapsamda ileri sürülebilecek kalemlerdir.
Buna karşılık talebin tamamen soyut biçimde yükseltilmesi sonuç doğurmaz. Taban tutar kanunla güvence altındadır; onun üzerindeki her kalem için ayrı dayanak ve belge gerekir.
Ev Sahibi Boş Bıraktıysa veya Sattıysa Tazminat Doğar mı?
Kanunun yasakladığı fiil kiralamadır: madde, taşınmazın üç yıl geçmedikçe “eski kiracısından başkasına kiralanamayacağını” söyler. Taşınmazın boş bırakılması ya da kiraya verenin bizzat oturması bu fiili oluşturmaz; lafız bakımından tazminat şartı gerçekleşmez.
Satış hâli de aynı şekilde kiralama değildir. Ancak taşınmazın tahliyeden hemen sonra satılması, gereksinim iddiasının başından itibaren samimi olup olmadığı tartışmasını gündeme getirir; bu tartışma tazminat davasından ayrı olarak, tahliye kararının dayandığı gereksinimin gerçekliği üzerinden yürür.
Uygulamada kritik nokta ispattır. Taşınmazın gerçekten boş kaldığını mı yoksa kayıt dışı biçimde kiralandığını mı belirlemek için abonelik kayıtları, adres beyanları ve komşu tanıklıkları önem kazanır. Kiralama olgusu ortaya konamazsa tazminat isteminin dayanağı oluşmaz.
Sözleşmeye “Tazminat Talep Edilmeyecektir” Yazılabilir mi?
Yazılsa da sonuç doğurmaz. Türk Borçlar Kanununun 354. maddesi açıktır: “Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler, kiracı aleyhine değiştirilemez.” Bu hüküm, tahliye ve sonuçlarına ilişkin düzenlemelerin kiracı zararına daraltılmasını engeller.
Aynı yöndeki bir başka güvence 343. maddededir: kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz. Kiracının kanundan doğan tazminat hakkından peşinen vazgeçmesini öngören sözleşme kayıtları bu iki hüküm karşısında geçersizdir.
Benzer biçimde 346. madde, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğini, ceza koşulu ve muacceliyet kayıtlarının geçersiz olduğunu düzenler. Kira sözleşmelerindeki matbu kayıtların önemli bir kısmı bu hükümler karşısında hükümsüzdür.
Maddelerin yürürlükteki metni için: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.
Tahliye Davası Açma Süresi Bildirimle Uzar mı?
Uzar. Türk Borçlar Kanununun 353. maddesi, kiraya veren en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresinin bir kira yılı için uzamış sayılacağını düzenler.
Bu hüküm kiracı açısından iki yönlüdür. Bir yandan tahliye tehdidini bir yıl daha canlı tutar; öte yandan bildirimin süresinde ve yazılı yapılmış olması şartına bağlı olduğu için, usulsüz bir bildirim süreyi uzatmaz ve dava süre yönünden reddedilir.
Kiracıya ulaşan ihtarnamenin türünü ve doğurduğu sonucu ayırt etmek bu nedenle önemlidir. İhtarname türlerinin ayrımı ve verilecek karşılık için bkz. ev sahibi ihtarname çekti ne yapmalıyım.
Gereksinim Tahliyesinde Kiracının Elindeki Yol Haritası
Kendim oturacağım deyip kiraya verirse ne kadar tazminat isteneceği, çoğu dosyada tahliyeden aylar sonra gündeme gelir: gereksinim gerekçesiyle çıkarılan kiracı için tazminat hakkı tahliye anında değil, sonrasındaki üç yıl içinde doğar. Bu nedenle asıl iş, tahliyeden sonra taşınmazın akıbetini takip etmektir.
- Tahliye tarihini ve tahliyenin hangi gerekçeyle yapıldığını belgeleyin; dava dosyası ve karar örneğini saklayın.
- Son kira yılında ödediğiniz bedelleri gösteren dekontları bir arada toplayın.
- Üç yıl boyunca taşınmazın ilan sitelerinde ve fiilen kullanımını izleyin.
- Yeniden kiralandığını tespit ederseniz kiralama tarihini ve yeni kiracıyı belgeleyin.
- Yeniden inşa hâlinde öncelik hakkınız için bildirim gelip gelmediğini kayıt altına alın.
Tahliye sonrası doğan uyuşmazlıkların çoğu, sürecin baştan doğru belgelenmemesinden kaynaklanır. Dosyanızın hangi aşamada olduğuna göre yapılacakları belirlemek için kira hukuku alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ev sahibi kendim oturacağım deyip kiraya verirse ne kadar tazminat öder?
Son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder. Bu tutar tavan değil tabandır; kiracı daha fazla zarara uğradığını ispatlarsa fazlası da istenebilir.
Tazminat için kaç yıl beklemek gerekir?
Beklemek gerekmez. Tazminat hakkı, taşınmazın boşaltılmasından itibaren üç yıl dolmadan haklı sebep olmaksızın başkasına kiralanmasıyla doğar; kiralama öğrenildiğinde dava açılabilir.
Üç yıllık yasak hangi tahliyelerde uygulanır?
Gereksinim amacıyla ve yeniden inşa ile imar amacıyla yapılan boşaltmalarda uygulanır. Tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar gibi kiracıdan kaynaklanan sebeplerle yapılan tahliyelerde böyle bir yasak yoktur.
Haklı sebep varsa üç yıl dolmadan kiraya verilebilir mi?
Verilebilir. Madde yasağı “haklı sebep olmaksızın” kaydıyla kurar. Haklı sebebin varlığını ileri süren kiraya veren bunu ispatlamak zorundadır; kanun haklı sebebi tanımlamamış, değerlendirmeyi somut olaya bırakmıştır.
Ev sahibi evi boş bırakırsa tazminat alınır mı?
Kanunun yasakladığı fiil kiralamadır. Taşınmazın boş bırakılması veya kiraya verenin bizzat oturması bu fiili oluşturmadığı için tazminat şartı lafzen gerçekleşmez.
Tahliyeden sonra ev satılırsa tazminat doğar mı?
Satış kiralama olmadığı için maddedeki yasağı doğrudan ihlal etmez. Ancak tahliyeden hemen sonraki satış, gereksinim iddiasının samimiyeti tartışmasını gündeme getirebilir.
Yeni malik tahliye ettirdiyse üç yıl kuralı ona da uygulanır mı?
Uygulanır. Sonradan edinen kişinin gereksinimi de bir gereksinim tahliyesidir; yasak, gereksinim amacıyla yapılan boşaltmaların tamamını kapsar.
Son kira yılı nasıl belirlenir?
Kira ilişkisinin fiilen sona erdiği tarihten geriye doğru sayılan on iki aylık dönemdir. Takvim yılı değildir ve hesapta sözleşmede yazan değil fiilen ödenmiş bedeller esas alınır.
Bir yıllık kira bedelinden fazla tazminat istenebilir mi?
İstenebilir. Kanun “az olmamak üzere” diyerek yalnızca alt sınırı belirler. Fazlaya ilişkin istem için kiracının uğradığı zararı somut belgelerle ortaya koyması gerekir.
Yeniden inşa edilen binada eski kiracının hakkı var mı?
Vardır. Eski kiracının, yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralama konusunda öncelik hakkı bulunur. Bu hakkın, kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir.
Öncelik hakkı bildirilmezse ne olur?
Kanun, öncelik hakkı sona erdirilmedikçe taşınmazın üç yıl geçmeden başkasına kiralanamayacağını düzenler. Bildirim yapılmadan üçüncü kişiye kiralama, tazminat yükümlülüğü doğurur.
Sözleşmede tazminat istenmeyeceği yazılabilir mi?
Yazılsa da geçersizdir. Türk Borçlar Kanununun 354. maddesi, dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümlerin kiracı aleyhine değiştirilemeyeceğini düzenler.
Tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Kira ilişkisinden doğan bir alacak davası olduğu için sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girer. Yetki bakımından genel yetki kuralları ile taşınmazın bulunduğu yer birlikte değerlendirilir.
Taşınmazın yeniden kiralandığı nasıl ispatlanır?
İlan kayıtları, yeni kiracının kimliği, abonelik ve adres kayıtları, tanık beyanları ve gerektiğinde delil tespiti yoluyla ispatlanır. Kiralama olgusu ortaya konamazsa tazminat isteminin dayanağı oluşmaz.
Ev sahibi dava açacağını bildirirse süre uzar mı?
Uzar. Kiraya veren, dava açması için öngörülen süre içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir ve hukuki tavsiye yerine geçmez; kendi dosyanızdaki süreler ve deliller farklılık gösterebileceğinden bir avukatla görüşmeniz önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.