İcra ve İflas Hukuku

İlamsız Takiplerde Ödeme Emri Ne Demek?

İlamsız Takiplerde Ödeme Emri Ne Demek

İlamsız takiplerde ödeme emri ne demek sorusunun karşılığı şudur: mahkeme kararına sahip olmayan bir alacaklının icra dairesine başvurması üzerine düzenlenen ve borçluya “borcu yedi gün içinde öde, itirazın varsa aynı süre içinde bildir” ihtarını taşıyan resmî belgedir. Yani ödeme emri bir mahkeme kararı değildir; bir alacak iddiasının icra dairesi eliyle borçluya tebliğ edilmesidir. Bu ayrım pratikte her şeyi belirler: itiraz edilirse takip durur, edilmezse aynı iddia mahkeme önüne hiç çıkmadan kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

Makale İçeriği

Süreyi kaçırmanın bedeli ağır olduğu için burada iki noktayı ayrı ayrı ele alıyoruz: ilamsız takiplerde ödeme emri ne demek sorusunun hukuken karşılığı ve tebliğden sonra sayılan günlerde hangi seçeneğin hangi sonucu doğurduğu. Kambiyo senedine dayanan takiplerde sürelerin ve itiraz merciinin tamamen değiştiğini, bu yüzden “yedi gün” bilgisinin her ödeme emri için geçerli olmadığını da göstereceğiz.

Cevap tek satırda

Ödeme emri, mahkeme kararı olmadan başlatılan takipte borçluya gönderilen ödeme ve itiraz ihtarıdır; itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür ve süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur.

  • İtiraz süresi: tebliğden itibaren 7 gün, icra dairesine (İİK m.62)
  • İtirazın etkisi: süresinde yapılırsa takip durur, alacaklı mahkemeye gitmek zorunda kalır (m.66)
  • Kambiyo senedinde: ödeme 10 gün, itiraz 5 gün ve icra mahkemesine — takip kendiliğinden durmaz (m.168)
  • Süre kaçırıldıysa: engel hâli varsa gecikmiş itiraz, engelin kalkmasından itibaren 3 gün (m.65)
  • Hiç itiraz edilmezse: takip kesinleşir; alacaklı bir yıl içinde haciz isteyebilir (m.78)

İlamsız takiplerde ödeme emri ne demek?

İlamsız takip, para veya teminat alacağı için mahkeme kararına dayanmadan doğrudan icra dairesinde başlatılan takip yoludur. İcra ve İflas Kanunu m.42, cebrî icranın takip talebiyle başladığını ve haciz yoluyla, rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle yürüdüğünü söyler. Alacaklı takip talebini verdiğinde icra müdürü, talebin kanundaki şartları taşıdığına karar verirse ödeme emri düzenler (m.60/1). Talep kabul edilmezse bu karar tutanağa geçirilir.

Buradaki kritik nokta şudur: icra müdürü alacağın gerçekten var olup olmadığını incelemez. Yalnızca takip talebinin biçimsel şartlarını denetler. Dolayısıyla ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması, borcun hukuken var olduğunun kanıtı değildir. Alacağın varlığı ancak borçlu itiraz ettiğinde ve alacaklı mahkemeye başvurduğunda incelenir. İcra takibinin genel işleyişini icra takibi nedir başlıklı çalışmamızda bütün takip yolları bakımından ele almıştık; bu yazı özellikle ödeme emri ve itiraz aşamasına odaklanıyor.

Kanun iki hâlde ilamsız takip yolunu tamamen kapatır. Yabancı devlet aleyhine ilamsız takip yapılamaz ve idari yargının görev alanına giren konularda bu yola başvurulamaz (m.42/2 ve 42/3). Yani bir idari işlemden doğduğu ileri sürülen alacak için gelen ödeme emri, doğrudan bu sebeple hukuka aykırıdır.

Alacak bir mahkeme kararına dayanıyorsa takip bu yoldan değil ilamlı icra yolundan yürür; o yolda borçluya ödeme emri değil icra emri tebliğ edilir ve itiraz kurumu bulunmaz. İlamda hükmedilen kalemlerin, özellikle vekâlet ücretinin takibe konulmasındaki usul için ilam vekalet ücretinin icraya konulması yazımıza bakılabilir.

Ödeme emrinde hangi bilgilerin bulunması zorunlu?

İlamsız takiplerde ödeme emri metninin içeriği kanunda tek tek sayılmıştır (m.60/2). Bu kalemler süslemeden ibaret değildir; her biri borçluya belirli bir hakkı veya yükümlülüğü hatırlatır. Eksik düzenlenmiş bir ödeme emri, borçlunun savunma imkânını daralttığı için şikâyet konusu olabilir.

Ödeme emrindeki kalem Dayanak Borçlu için anlamı
Alacaklı ve borçlunun kimlik ve adres bilgileri m.60/2-1, m.58/2 Takibin kime karşı ve kim adına yürüdüğünü gösterir
Alacağın Türk parasıyla tutarı, faiz oranı ve faizin işlemeye başladığı gün m.58/2-3 Ödenecek toplamın nasıl hesaplandığını denetlemeye imkân verir
Senet, senet yoksa borcun sebebi m.58/2-4 İtirazın hangi zemine oturacağını belirler
Borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi ihtarı m.60/2-2 Ödeme süresini başlatır
İmza kendisine ait değilse aynı yedi gün içinde ayrıca ve açıkça bildirme ihtarı m.60/2-3 Sessiz kalınırsa imza kabul edilmiş sayılır
İtiraz edilmezse yedi gün içinde mal beyanında bulunma ve bulunmazsa hapisle tazyik ihtarı m.60/2-4, m.74, m.76 Ayrı ve bağımsız bir yükümlülüktür
Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebrî icraya devam edileceği beyanı m.60/2-5 Sonucu peşinen bildirir

Ödeme emri iki nüsha düzenlenir; biri borçluya gönderilir, diğeri dosyada kalır. Kanun, nüshalar arasında fark bulunması hâlinde borçludaki nüshanın geçerli sayılacağını söyler (m.60/son). Bu yüzden tebliğ zarfının içindeki belge saklanmalıdır.

Ödeme emri ne kadar sürede gönderilir, süreler nasıl sayılır?

Ödeme emri, takip talebinden itibaren en çok üç gün içinde tebliğe gönderilir (m.61/1). Takip bir belgeye dayanıyorsa belgenin tasdikli örneği ödeme emrine eklenir. Birden fazla borçlu aynı zamanda takip ediliyorsa, hepsi tek temsilci tarafından temsil edilmedikçe her birine ayrı ayrı tebliğ yapılması gerekir (m.61/2).

Süreler tebliğ tarihinden itibaren işler; tebliğin yapıldığı gün sayılmaz. Gün olarak belirlenen sürelerde sayım basittir, ancak 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun m.19’a bir cümle ekleyerek hafta olarak belirlenen sürelerin sayımını da açıklığa kavuşturmuştur: süre hafta olarak belirlenmişse, başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günde biter. İcra dosyanızda hem gün hem hafta olarak sayılan süreler bulunabileceği için tebliğ tarihini not etmek gerekir.

İlamsız Takiplerde Ödeme Emri Geldi Ne Yapmalıyım: Yedi Gün İçindeki Seçenekler

Tebliğden sonraki yedi gün, borçlunun elini en güçlü tuttuğu tek dönemdir. Bu süre içinde üç ayrı yol vardır ve bunlar birbirinin alternatifi değildir; ikisi aynı anda kullanılabilir.

Yol Süre ve merci Sonuç
Borcu ve masrafları ödemek 7 gün, ödeme emrinde yazılı icra dairesi banka hesabı Takip sona erer; haciz aşamasına geçilmez
İtiraz etmek 7 gün, icra dairesine yazılı veya sözlü Takip durur; ispat yükü alacaklıya geçer
Mal beyanında bulunmak 7 gün (itiraz edilmediyse), icra dairesine Hapisle tazyik riskini ortadan kaldırır
Ödeme emrindeki eksikliği şikâyet 7 gün, icra mahkemesine İşlemin iptali istenebilir

Mal beyanı yükümlülüğünün bağımsız olduğuna dikkat edilmelidir. Borca itiraz edilmişse mal beyanı gerekmez; ancak itiraz edilmemiş ve borç da ödenmemişse yedi gün içinde mal beyanında bulunmak zorunludur. Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine icra mahkemesi hâkimi tarafından beyanda bulununcaya kadar hapisle tazyik edilebilir ve bu hapis üç ayı geçemez (m.76). Gerçeğe aykırı beyan ise ayrı bir suç oluşturur (m.338).

İtiraz nereye, nasıl yapılır?

İlamsız takipte itiraz icra dairesine yapılır; mahkemeye değil. Kanun, itirazın dilekçeyle veya sözlü olarak bildirilebileceğini açıkça söyler (m.62/1). İtiraz takibi yapan daireden başka bir icra dairesine yapılırsa, o daire gereken masrafı alarak itirazı derhal yetkili daireye gönderir. Borçluya itiraz ettiğine dair harçsız bir belge verilir (m.62/son).

İtiraz dilekçesinde iki teknik nokta, sonucu doğrudan etkiler. Bunlar kanunda “sessiz kalmanın bedeli” olarak kurulmuştur:

  • Kısmi itirazda miktar gösterme zorunluluğu: Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, itiraz ettiği kısmın cihetini ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; göstermezse itiraz edilmemiş sayılır (m.62/4). “Borcun tamamını kabul etmiyorum” gibi belirsiz bir ifade, hiç itiraz etmemekle aynı sonucu doğurur.
  • İmza inkârının ayrıca beyanı: Takibe esas senet altındaki imza borçluya ait değilse bu husus itirazda ayrıca ve açıkça beyan edilmelidir; aksi hâlde icra takibi yönünden imza kabul edilmiş sayılır (m.62/son). Sadece “borcum yok” demek imza itirazı yerine geçmez.
  • Adres bildirme yükümlülüğü: Borçlu veya vekili, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır. Adres değişikliği bildirilmezse takip talebindeki adrese çıkarılan tebligat borçluya yapılmış sayılır (m.62/3).

İtiraz edildiği, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak üzere üç gün içinde bir muhtırayla alacaklıya tebliğ edilir (m.62/2). Bu tebliğ, alacaklının dava açma sürelerinin başlangıcı bakımından önemlidir.

İtiraz takibi durdurur mu, iptal mi eder?

Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur, ortadan kaldırmaz. Kanunun ifadesi nettir: “Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur.” İtiraz süresinde değilse, alacaklının talebi üzerine icra memuru alacağın tamamı için takip işlemlerine devam eder. Borçlu yalnız bir kısma itiraz etmişse, kabul ettiği miktar için takip yürümeye devam eder (m.66/1).

Bu ayrım pratikte şu anlama gelir: itirazdan sonra dosya kapanmaz, “durdurulmuş” hâle gelir. Alacaklı bu duraklamayı kaldırmak için mahkemeye ya da icra mahkemesine gitmek zorundadır. Borçlu bakımından kazanılan şey, alacak iddiasının artık yargısal denetime tabi olmasıdır.

Kambiyo senedine dayanan takipte süre yedi gün değil

İnternette dolaşan “ödeme emrine itiraz yedi gündür” bilgisi, yalnızca genel haciz yoluyla yapılan ilamsız takip için doğrudur. Takip çek, bono veya poliçe gibi bir kambiyo senedine dayanıyorsa hem süreler hem itiraz mercii hem de itirazın etkisi değişir. Bu ayrım kaçırıldığında borçlu, kendisini korumak için attığı adımı yanlış yere ve çoğu kez süresi geçtikten sonra atar.

Karşılaştırma Genel haciz yolu (m.60-62) Kambiyo senetlerine mahsus takip (m.168)
Ödeme süresi 7 gün 10 gün
İtiraz / şikâyet süresi 7 gün 5 gün
İtiraz nereye yapılır İcra dairesine (yazılı veya sözlü) İcra mahkemesine, dilekçeyle
İtirazın takibe etkisi Takip kendiliğinden durur (m.66) Kendiliğinden durmaz; mahkemeden itirazın kabulüne dair karar getirilmelidir
Senedin niteliğine şikâyet Senet kambiyo senedi vasfını taşımıyorsa 5 gün içinde icra mahkemesine
İmzayı haksız inkârın yaptırımı İtirazın geçici kaldırılması ve tazminat Takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezası (m.168/2-4)
Mal beyanı süresi 7 gün İtiraz edilmemişse 10 gün; itiraz reddedilmişse 3 gün

Tablodaki en tehlikeli satır üçüncü ve dördüncü satırlardır. Kambiyo takibinde borçlu itirazını icra dairesine bildirirse bu, hukuken geçerli bir itiraz olarak işlem görmez; beş günlük süre bu arada dolar ve takip kesinleşir. Bu yüzden ödeme emri tebliğ edildiğinde ilk bakılacak şey süre değil, takibin hangi belgeye dayandığıdır.

İtiraz süresini kaçıran borçlunun tek yolu: gecikmiş itiraz

Yedi günlük süre geçtiyse itiraz hakkı kural olarak düşer. Kanun yalnızca bir çıkış bırakmıştır: borçlu kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde itiraz edememişse, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edebilir (m.65/1). Ancak bu yolun kendi içinde çok kısa bir süresi vardır.

  • Borçlu, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurmak zorundadır (m.65/2).
  • Başvuruda mazereti gösteren deliller, itiraz sebepleri ve dayanakları birlikte bildirilir; duruşmaya ilişkin harç ve masraflar ödenir.
  • İcra mahkemesi incelemesini evrak üzerinde yapar; gerekirse tarafları davet ederek mazeretin kabule değer olup olmadığına karar verir. Duruşma yapılmazsa alınan masraflar borçluya iade edilir (m.65/3).
  • Mazeret kabul edilirse icra takibi durur. Alacaklı aynı celsede sözlü olarak itirazın kaldırılmasını isteyebilir (m.65/4).
  • Daha önce mallara haciz konulmuşsa, mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliğinden itibaren alacaklı yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemez ya da itirazın iptali davası açmazsa haciz kalkar (m.65/son).

Hastalık, tutukluluk, yurt dışında bulunma gibi durumlar mazeret olarak değerlendirilebilir; ancak mazeretin belgelenmesi ve üç günlük sürenin kaçırılmaması şarttır. “Tebligattan haberim olmadı” beyanı tek başına yeterli görülmez.

İlamsız İcra Takibi Yetkili İcra Dairesi: Takip Başka Şehirden Açıldıysa Yetki İtirazı

Yetki, ilamsız takipte en çok karıştırılan konudur. Kanun para veya teminat borcu takiplerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yetki hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını, buna ek olarak takibe esas olan akdin yapıldığı yer icra dairesinin de yetkili olduğunu söyler (m.50/1). Yani borçlunun yerleşim yeri dışında bir yerde takip açılmış olması, tek başına yetkisizlik anlamına gelmez.

Usul bakımından belirleyici kural ikinci fıkradadır: yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi önce yetki meselesini inceler ve kesin surette karara bağlar (m.50/2). Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, yalnızca “yetkiye itiraz ediyorum” denilerek yapılan bir itiraz, esas hakkındaki itirazı kapsamadığı için borçluyu korumaz. İkincisi, yetki itirazı da yedi günlük itiraz süresine tabidir; ayrı ve daha uzun bir süresi yoktur.

İtirazdan sonra alacaklının iki yolu: iptal mi, kaldırma mı?

Borçlu itiraz ettiğinde alacaklının önünde birbirine benzeyen ama şartları, süreleri ve mercileri tamamen ayrı iki yol vardır. Rakip içeriklerde bu ikisi sık sık aynı kurum gibi anlatılır; oysa yanlış yolun seçilmesi alacağın tahsilini yıllarca geciktirebilir, hatta ilamsız takip hakkını tümden ortadan kaldırabilir.

Ölçüt İtirazın iptali (m.67) İtirazın kaldırılması (m.68)
Süre İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay
Merci Genel mahkeme (dava) İcra mahkemesi (talep)
İnceleme Genel hükümlere göre, her türlü delil Sınırlı: kanunda sayılan belgelere dayanmalı
Belge şartı Yok İmzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarı içeren senet ya da resmî dairelerin usulünce verdiği makbuz/belge
Süre kaçırılırsa Alacaklı genel hükümlere göre alacak davası açabilir Yeniden ilamsız takip yapılamaz
Tazminat Red veya hükmolunan meblağın %20’sinden az olmamak üzere Talebin esastan kabulü veya reddinde %20’den az olmamak üzere

Tablodaki beşinci satır çoğu içerikte hiç geçmez: kanun, altı aylık süre içinde itirazın kaldırılması istenmediği takdirde “yeniden ilamsız takip yapılamaz” der (m.68/1 son cümle). Bu, alacaklı için ağır bir yaptırımdır. İtirazın iptali davasının kapsamı ve işleyişi için itirazın iptali davası başlıklı ayrıntılı çalışmamıza bakılabilir.

İcra inkâr tazminatı yüzde kaç?

Kanun tek bir oran koyar: yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tarafların durumuna ve davanın niteliğine göre red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir (m.67/2). Aynı oran itirazın kaldırılmasında da geçerlidir (m.68/son).

Bazı kaynaklarda geçen “yüzde kırk” oranı, iki ayrı tazminat kurumunun birbirine karıştırılmasından doğar. İcra inkâr tazminatı ile kötü niyet tazminatı farklı taraflar aleyhine hükmedilir ama oran aynı fıkrada ve aynı şekilde belirlenmiştir. Tazminatın tespitinde takip talebindeki veya davadaki talep esas alınır (m.67/son, 6352 sayılı Kanun’la eklenen fıkra). İtiraz eden kişi veli, vasi veya mirasçı ise borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır (m.67/3).

İtiraz etmezsem ne olur, haciz ne zaman gelir?

Yedi gün içinde ne ödeme yapılmaz ne itiraz edilirse takip kesinleşir. Bundan sonra alacaklı, mal beyanını beklemeksizin haciz konmasını isteyebilir (m.78/1). Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (m.78/2). İtiraz veya dava hâlinde, bunların doğduğu andan hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre ile icra dairesinde yapılan taksit sözleşmelerinin ihlaline kadar geçen zaman bu bir yıllık süreye katılmaz.

Haciz aşamasına geçildiğinde hangi malın ne ölçüde haczedilebileceği ayrı bir konudur. Maaş ve banka hesabı bakımından uygulanan sınırlar ile hesaba konulan kısıtlamaya karşı başvuru yolları için maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım, araç üzerine işlenen haciz ve yakalama kayıtları ile bunların kaldırılması için araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır yazılarımıza bakılabilir.

Haciz talebi kanuni süre içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır ve ilama dayanmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harç alınır (m.78/son). Yenileme masraf ve harçları borçluya yüklenmez.

2020 yılında 7251 sayılı Kanun’la m.78’in birinci fıkrasına eklenen hüküm, uygulamayı kökten değiştirmiştir: alacaklı haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir; sistem üzerinden haciz talep edilirse icra dairesi tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Kamu kurumları ile bankalar ve finansal kuruluşlar bu sorgulama için sistem entegrasyonunu sağlamakla yükümlüdür. Sorgulama sonunda edinilen bilgilerin hukuka aykırı paylaşılması da aynı fıkrada yasaklanmıştır.

İlamsız Takiplerde Ödeme Emri Nasıl Ödenir, Dosya Borcuna Neler Girer?

Ödeme, ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına yapılır (m.60/2-2). Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası ödeme emrine yazılmaz; bu bilgi yalnızca takip talebinde bulunur. Dolayısıyla borç, alacaklıya elden veya doğrudan havaleyle değil, dosya hesabına ödenir. Elden yapılan ödemeler dosyaya işlenmediği sürece takip yürümeye devam eder.

Ödenecek tutar yalnızca asıl alacak değildir. Kanun, kanunda aksi yazılı olmadıkça bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu ve neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağını söyler (m.15). Takip masrafları da borçluya aittir; alacaklı bunları avans olarak peşin öder ve ilk ödenen paradan masraflarını alabilir (m.59). Vekil aracılığıyla yapılan takiplerde vekâlet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasındaki sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanır ve bu ücret de takip masraflarına dahildir (m.138/3).

  • Asıl alacak
  • Takip talebinde gösterilen faiz oranı üzerinden işlemiş faiz (m.58/2-3)
  • Takip masrafları ve tebligat giderleri (m.59)
  • Tarifeye göre hesaplanan vekâlet ücreti (m.138/3)
  • Harçlar (m.15)

Bu kalemlerin tamamı hesaplanmadan yapılan ödeme “eksik ödeme” sayılır; dosya kapanmaz ve faiz işlemeye devam eder. Ödemeye rağmen hesaptaki kısıtlamanın sürmesinin sebepleri ve blokenin kaldırılması için izlenecek yol icra borcumu ödedim bloke ne zaman kalkar yazımızda; dosyanın kapatılması ve kayıtların silinmesi süreci ise icra dosyası kapatma çalışmamızda ele alınıyor.

Adıma icra dosyası açılmış, ne yapmalıyım?

Haberi olmadığı bir takiple karşılaşan kişinin ilk yapması gereken, dosyanın hangi belgeye dayandığını ve tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını tespit etmektir. Tebligat usulsüz ise süreler işlemeye başlamamış olabilir; bu durumda öğrenme tarihi esas alınır. Kimlik bilgileri kullanılarak alınmış bir kredi veya çekilmiş bir borç söz konusuysa hem icra dosyası hem de asıl işlem bakımından ayrı adımlar gerekir; haberim olmadan adıma kredi çekilmiş başlıklı çalışmamız bu senaryoyu ele alıyor.

Borç mirasla geçmiş olabilir. Ölen kişinin borçları için mirasçılara karşı takip yapılabilir; bu durumda ödeme emri mirasçılara tebliğ edilir ve terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların kimlik bilgileri takip talebinde gösterilir (m.58/2-2). Mirasın reddi ve sorumluluğun sınırları için ölen kişinin borcu mirasçıya geçer mi yazımıza bakılabilir.

“Açık” ve “Durdurulmuş” Takip ile Açık Durdurulmuş Takibe İtiraz Ne Demek?

Dosya sorgulamasında görülen durum bilgileri, takibin hukuki aşamasını gösterir. “Açık” ibaresi dosyanın işlemde olduğunu, kapanmadığını anlatır. “Durdurulmuş” ibaresi ise çoğu zaman süresinde yapılmış bir itirazın sonucudur: m.66 uyarınca takip durmuştur, ancak dosya kapanmamıştır. Bu iki ibare arasındaki fark, borçlunun ne yapması gerektiğini belirler.

  • Açık takip: takip işlemleri sürüyor; haciz aşamasına geçilmiş olabilir. Süreler ve haciz isteme hakkının bir yıllık süresi (m.78/2) kontrol edilmelidir.
  • Durdurulmuş takip: itiraz nedeniyle işlemler durmuştur. Alacaklı altı ay içinde itirazın kaldırılmasını veya bir yıl içinde itirazın iptalini istemezse takip fiilen sonuçsuz kalır.
  • Durdurulmuş takibe itiraz: takip zaten durmuşsa yeni bir itiraza gerek yoktur; bu aşamada asıl mesele alacaklının açtığı davaya karşı savunmadır.

Takip durdurulduktan sonra alacaklının açtığı davada verilen karar aleyhe çıkarsa, kararın üst mahkemeye taşınması ayrı bir aşamadır ve icra bakımından sonuçları farklıdır: bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra işlemlerini olduğu yerde durdurur (m.40/1). Bu aşamanın işleyişi için mahkeme kararının bir üst mahkemeye taşınması yazımız yol gösterir.

Ödeme emrinde eksiklik veya hata varsa: şikâyet yolu

İlamsız takiplerde ödeme emri kanunda sayılan kayıtları taşımıyorsa ya da icra dairesinin işlemi kanuna aykırı yahut olaya uygun değilse, itirazdan ayrı bir yol devreye girer: icra mahkemesine şikâyet. Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar dışında, icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemler hakkında kanuna aykırılık veya olaya uygun olmama sebebiyle icra mahkemesine şikâyet olunabilir ve bu şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (m.16/1).

İkinci fıkra ise çok daha geniş bir kapı açar: bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir. Yani yedi günlük süre yapılmış bir işleme karşıdır; icra dairesinin yapması gerekeni yapmaması hâlinde süre işlemez. İtiraz ile şikâyetin karıştırılmaması gerekir: itiraz alacağın varlığına yöneliktir ve icra dairesine yapılır; şikâyet işlemin hukuka uygunluğuna yöneliktir ve icra mahkemesine yapılır.

Takibin dayandığı belgeler ve ödeme emrinin içeriği bakımından ilgili hükümlerin tam metnine 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Süre işlerken hangi adımın atılacağını seçmek

İlamsız takiplerde ödeme emri ne demek sorusuna verilen cevap kadar belirleyici olan şey, çoğu zaman borcun kendisi değil, tebliğden sonraki günlerde atılan adımın doğru merciye ve doğru içerikle ulaşmasıdır. Kısmi itirazda miktarın gösterilmemesi, imza inkârının ayrıca yazılmaması, kambiyo takibinde itirazın icra dairesine yapılması gibi teknik hatalar, sonradan telafisi çok güç sonuçlar doğurur. Takip dosyanızın hangi yola tabi olduğunu ve hangi sürenin işlediğini birlikte değerlendirmek isterseniz icra hukuku avukatı sayfamız üzerinden çalışma usulümüzü inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İlamsız takiplerde ödeme emri ne demek?

Mahkeme kararı olmadan başlatılan icra takibinde, icra müdürünün düzenleyip borçluya tebliğ ettiği ve borcun yedi gün içinde ödenmesi ile itirazın aynı süre içinde bildirilmesi ihtarını taşıyan belgedir. Ödeme emri bir mahkeme kararı değildir; alacağın gerçekten var olduğunu göstermez.

Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?

Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız takipte tebliğden itibaren yedi gündür ve itiraz icra dairesine yapılır. Takip çek, bono veya poliçe gibi bir kambiyo senedine dayanıyorsa süre beş gündür ve itiraz icra mahkemesine dilekçeyle bildirilir.

İtiraz edersem takip durur mu?

Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Takip ortadan kalkmaz, durur; alacaklı itirazın iptali davası açarak veya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyerek bu duraklamayı kaldırmak zorundadır.

Borcun sadece bir kısmına itiraz edebilir miyim?

Edilebilir, ancak itiraz edilen kısmın cihetini ve miktarını açıkça göstermek zorunludur. Gösterilmezse kanun gereği itiraz edilmemiş sayılır ve takip alacağın tamamı için yürümeye devam eder.

Senetteki imza bana ait değil, ne yapmalıyım?

İmzanın kendisine ait olmadığını itirazda ayrıca ve açıkça beyan etmek gerekir. Yalnızca “borcum yok” demek yeterli değildir; imza inkârı açıkça yazılmazsa icra takibi yönünden imza kabul edilmiş sayılır.

İtiraz süresini kaçırdım, hiç mi yolum yok?

Kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde itiraz edemeyen borçlu, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar gecikmiş itirazda bulunabilir. Ancak engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazereti gösteren delillerle birlikte icra mahkemesine başvurmak şarttır.

Takip başka şehirden açıldı, yetkiye itiraz edebilir miyim?

Yetki itirazı yapılabilir ama esas hakkındaki itirazla birlikte yapılması zorunludur ve aynı yedi günlük süreye tabidir. Ayrıca borçlunun yerleşim yeri dışındaki her takip yetkisiz değildir; takibe esas akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.

İcra Tebligatı Geldikten Kaç Gün Sonra İcra Gelir?

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmez ve borç ödenmezse takip kesinleşir; alacaklı sekizinci günden itibaren haciz talep edebilir. Talebin ardından fiilî haczin ne zaman uygulanacağı icra dairesinin iş yoğunluğuna bağlıdır — banka ve araç kayıtları üzerindeki elektronik haciz günler içinde, adrese gelinen menkul haczi çoğu dosyada haftalar sonra gerçekleşir. Alacaklı bu hakkını süresiz kullanamaz: haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.78/2).

İtiraz etmezsem ne zaman haciz gelir?

Yedi günlük süre dolduğunda takip kesinleşir ve alacaklı mal beyanını beklemeksizin haciz isteyebilir. Haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; bu süre içinde alacaklı sistem üzerinden mal sorgulaması yaparak elektronik haciz de talep edebilir.

Mal beyanında bulunmazsam ne olur?

İtiraz edilmemiş ve borç ödenmemişse yedi gün içinde mal beyanında bulunmak zorunludur. Beyanda bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi hâkimi tarafından hapisle tazyik edilebilir; bu hapis üç ayı geçemez. Gerçeğe aykırı beyan ayrı bir suç oluşturur.

İcra inkâr tazminatı ne kadardır?

Kanun, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedileceğini söyler. Aynı oran, alacaklının haksız ve kötü niyetli bulunduğu hâllerde onun aleyhine hükmedilecek tazminat için de geçerlidir.

Ödeme emri nasıl ödenir, alacaklıya mı ödeme yapılır?

Ödeme, ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına yapılır. Dosya borcuna asıl alacağın yanında işlemiş faiz, takip masrafları, harçlar ve tarifeye göre hesaplanan vekâlet ücreti de girer; bu kalemler hesaplanmadan yapılan ödeme dosyayı kapatmaz.

Dosya durumunda “durdurulmuş” yazıyor, borcum bitti mi?

Hayır. “Durdurulmuş” ibaresi çoğunlukla süresinde yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu gösterir; dosya kapanmamıştır. Alacaklı süresi içinde itirazın kaldırılmasını veya iptalini isterse takip yeniden yürümeye başlayabilir.

İdari bir işlemden doğan alacak için ilamsız takip yapılabilir mi?

İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz. Aynı şekilde yabancı devlet aleyhine de ilamsız takip yapılamaz. Bu hâllerde düzenlenen ödeme emri, doğrudan bu sebeple hukuka aykırıdır.

Bu yazı yürürlükteki İcra ve İflâs Kanunu hükümleri esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyaya doğrudan uygulanacak hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metinleri ve uygulama değişebileceğinden, ödeme emri tebliğ edilmiş bir dosyada süre kaybetmemek için bir avukatla görüşülmesi yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir