Elektrikli Scooter Kazası Tazminat Davası: Kim Sorumlu, Sigorta Var mı?
Elektrikli scooter kazası tazminat talepleri, Türkiye’de mevzuatın en yarım bıraktığı alanlardan birinde yürütülüyor: e-skuter Karayolları Trafik Kanunu’nda tanımlı bir taşıt, sürücüsüne uyulması zorunlu trafik kuralları getirilmiş, paylaşımlı işletmecilik Bakanlık yetki belgesine bağlanmış; buna karşılık kazada yaralanan kişinin karşısına çıkacak bir zorunlu sorumluluk sigortası öngörülmemiş. Sonuç şu: zarar gören, tazminatı sigorta şirketinden değil doğrudan sürücüden, araç sahibinden ve paylaşımlı skuter işletmecisinden istemek durumunda kalıyor.
Bu tablo, dosyanın nasıl kurulduğuna göre sonucun tamamen değişmesine yol açıyor. Talebin hangi sorumluluk sebebine dayandırıldığı, davanın kime ve hangi mahkemede açıldığı, kiralama uygulamasındaki sözleşme şartlarının nasıl karşılandığı; hepsi tazminatın tahsil edilebilir olup olmamasını belirliyor. Aşağıdaki bölümler bu soruları mevzuat metinlerinin kendisinden hareketle sırayla ele alıyor.
Ana hatlarıyla
E-skuter kazasında tazminat mümkündür, ancak ödemeyi yapacak bir zorunlu sigorta bulunmadığı için muhatap doğrudan kişiler ve işletmecidir.
- Hukuki nitelik: E-skuter, Karayolları Trafik Kanunu m.3’te tanımlanmış, elektrik motoruyla yürüyen bir taşıttır; kanunun sorumluluk hükümleri tartışmasız biçimde uygulama alanı bulur.
- Sigorta: Elektrikli Skuter Yönetmeliği’nde “sigorta” sözcüğü hiç geçmez; skutere plaka ve tescil bağlı olmadığı için trafik sigortası poliçesi de düzenlenmez.
- Sorumlu çevresi: Sürücü, araç sahibi ve paylaşımlı skuteri kendi hesabına işleten şirket birlikte sorumlu tutulabilir.
- Sözleşme şartı: Uygulamalarda yer alan “her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir” kaydı, işletmeciliğin yetki belgesine bağlanmasından sonra hafif kusur bakımından bile hükümsüz sayılabilir.
- Kask: E-skuterde kask zorunlu değildir; bu nedenle kask takmamak, motosiklet kazalarındaki gibi doğrudan bir kural ihlali olarak değerlendirilemez.
Elektrikli Scooter Kazası Tazminat Talebi Hangi Kanuna Dayanır?
Elektrikli scooter kazası tazminat isteminin dayanağı öncelikle Karayolları Trafik Kanunu’dur. Kanun’un 3. maddesine 2020 yılında eklenen tanım e-skuteri “hızı en fazla 25 km/saate ulaşan, tekerlekli, ayak tahtası ve tutamağı olabilen, dikey bir direksiyon mekanizması içerebilen ve ayakta kullanılan taşıtlar” olarak belirler. Aynı maddede “taşıt” tanımı yapılırken makine gücüyle yürütülenlerin motorlu taşıt sayılacağı, “araç” tanımında ise karayolunda kullanılabilen motorlu ve motorsuz taşıtların bu kavrama girdiği açıkça yazılıdır.
Bu tanım zinciri, e-skuterin Kanun kapsamı dışında kaldığı yönündeki yaygın kabulü geçersiz kılar. Kanun koyucu skuteri yalnızca tanımlamakla kalmamış, 66. maddede bisiklet ve motosikletle birlikte skuter sürücülerine özel kurallar getirmiş, 52. maddede bisiklet yolu ve şeridinin kullanımını düzenlemiş, 20. maddede sürücü için yaş şartı belirlemiştir. Kurallara tabi kılınan bir taşıtın, o kuralların ihlalinden doğan zarar bakımından Kanun’un sorumluluk rejimi dışında tutulması düşünülemez.
Buradan üç sonuç doğar. Birincisi, Kanun’un 85. maddesindeki işletenin kusursuz sorumluluğu tartışmaya açılır; ikincisi 110. madde uyarınca bu Kanun’dan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür ve dava kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir; üçüncüsü 109. maddedeki zamanaşımı rejimi devreye girer. Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi gereğince hâkim, sorumluluk birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sebebe göre karar verir; bu nedenle dilekçede hem Karayolları Trafik Kanunu hem genel haksız fiil hükümleri birlikte gösterilir.
Kanun metnini doğrudan incelemek isteyenler için: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Elektrikli Skuter Yönetmeliği (RG 14.04.2021-31454).
Skuter Kazasında Kim Sorumlu Olur: Sürücü, Sahip, İşletmeci
Sorumluluk çevresi üç halkadan oluşur. En içteki halka kazayı yapan sürücüdür; kusurlu ve hukuka aykırı fiiliyle zarar veren kişi Borçlar Kanunu m.49 uyarınca bu zararı gidermekle yükümlüdür. İkinci halka araç sahibidir. Karayolları Trafik Kanunu m.3, araç sahibini “adına tescil belgesi verilmiş veya sahiplik ya da satış belgesi düzenlenmiş kişi” olarak tanımlar; bu ikinci ölçüt sayesinde tescile tabi olmayan skuterde de sahiplik faturayla, satış belgesiyle ya da kayıtla belirlenebilir.
Üçüncü ve pratikte en önemli halka işletendir. Kanun’un aynı maddesindeki işleten tanımı yalnızca sicil kaydına bağlı değildir: “başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” Paylaşımlı skuter şirketi, filosunu kendi hesabına işletir, dakika ücreti tahsil eder, skuterin bakımını ve konumlandırmasını kendisi yapar. Bu tablo tanımın aradığı unsurları karşılar.
İşleten sayılmanın sonucu ağırdır. Kanun’un 85. maddesi işleteni, kendi kusuru olmasa dahi aracın işletilmesinden doğan ölüm, yaralanma ve mal zararından sorumlu tutar. 86. maddeye göre bu sorumluluktan kurtulmak için kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmek gerekir. Borçlar Kanunu m.61 uyarınca birden çok kişi aynı zarardan farklı sebeplerle sorumluysa aralarında müteselsil sorumluluk kuralları uygulanır; yani zarar gören tamamını herhangi birinden isteyebilir.
Elektrikli Skuterin Zorunlu Trafik Sigortası Var mı?
Uygulamada yok. Karayolları Trafik Kanunu m.91 işletenlerin 85. maddedeki sorumluluklarının karşılanması için mali sorumluluk sigortası yaptırmasını zorunlu kılar ve araç türüne göre ayrım yapmaz. Ancak zorunlu trafik sigortası sistemi tescil ve plaka üzerine kuruludur: poliçe plakaya bağlanır, tescil kayıtları üzerinden takip edilir. E-skuter tescile tabi olmadığı ve plaka taşımadığı için ona bir trafik sigortası poliçesi fiilen düzenlenmez.
Boşluk yönetmelik düzeyinde de kapatılmamıştır. Elektrikli Skuter Yönetmeliği paylaşımlı işletmeciye ayrıntılı yükümlülükler getirir: çağrı merkezini yirmi dört saat açık tutmak, coğrafi sınırlama uygulamak, kamu düzenini bozacak şekilde park edilmiş skuterleri iki saat içinde toplamak, kullanıcıyı koruyucu ekipman konusunda bilgilendirmek, on beş yaşını bitirmemiş olanlara hizmet vermemek. Buna karşılık yönetmeliğin metninde “sigorta” sözcüğü hiç geçmez. Yani mevzuat, izne bağladığı bir faaliyeti kazadan doğan bedensel zararlar bakımından teminatsız bırakmıştır.
Bu farkın pratik anlamı büyüktür. Otomobil ya da motosiklet kazasında zarar gören, kusurlu tarafın sigorta şirketine başvurup teminat sınırları içinde ödeme alabilir; ödeme yetersizse kalanı için sürücü ve işletene gider. Skuter kazasında ilk adım yoktur; talep doğrudan kişilere ve şirkete yöneltilir. Bu da tahsil riskini zarar görenin üzerine yıkar ve dosyanın kimlere karşı kurulduğunu kritik hâle getirir.
| Karşılaştırma ölçütü | Motosiklet | Elektrikli skuter |
|---|---|---|
| Tescil ve plaka | Zorunlu | Yok |
| Sürücü belgesi | Zorunlu | Aranmaz |
| Zorunlu trafik sigortası | Zorunlu, poliçe düzenlenir | Fiilen düzenlenmez |
| Koruma başlığı (kask) | Kanunen zorunlu | Zorunlu değil, bilgilendirme yükümlülüğü var |
| Yaş şartı | Sürücü belgesi yaşına bağlı | 15 yaşını bitirmiş olmak |
| Zararın ilk muhatabı | Sigorta şirketi | Sürücü, sahip ve işletmeci |
Güvence Hesabı Skuter Kazasındaki Zararı Karşılar mı?
Bu noktada temkinli olmak gerekir. Güvence Hesabı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 ile kurulmuş bir güvence mekanizmasıdır ve maddenin ilk fıkrası Hesabın kapsamını “Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları” çerçevesinde çizer. İkinci fıkrada Hesaba başvurulabilecek hâller sayılırken, sigortalının tespit edilemediği durumlar ile “sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar” ayrı bentlerde gösterilir.
Görüldüğü gibi mekanizma, arkasında bir zorunlu sigorta bulunan araçlar için tasarlanmıştır. E-skuterde ise sigortasız kalma hâli, işletenin yükümlülüğünü ihmal etmesinden değil, sistemin skutere poliçe düzenlememesinden kaynaklanır. Bu nedenle “skuter kazasında Güvence Hesabı öder” biçimindeki kesin anlatımlar temkinle karşılanmalıdır; konunun yerleşmiş bir uygulaması henüz oluşmamıştır ve başvurunun kabulü, skuter işleteni bakımından zorunlu sigorta yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı tartışmasına bağlıdır.
Dosya kurulurken doğru yaklaşım, Güvence Hesabı’nı tek çıkış yolu saymak yerine sorumluluk halkalarını eksiksiz kurmaktır. Sürücü, araç sahibi ve işletmeci birlikte gösterildiğinde, bunlardan birinin ödeme gücü tazminatın tahsili için yeterli olabilir. Karşı tarafın sigortasız çıktığı hâllerde izlenecek yolu ayrıntılı olarak ele aldığımız trafik kazasında karşı tarafın sigortasız çıkması başlıklı yazı, aynı mantığın klasik araç kazalarındaki uygulamasını gösteriyor.
Skuterle Giderken Araç Çarparsa Tazminat Kimden İstenir?
Bu senaryoda tablo tersine döner ve zarar gören güçlü konuma geçer. Skuter sürücüsüne otomobil, kamyonet ya da motosiklet çarptığında yaralanan kişi, çarpan aracın zorunlu trafik sigortası bakımından üçüncü kişi konumundadır. Yani karşı tarafın poliçesi devreye girer; tedavi giderleri, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma teminatları poliçe sınırları içinde talep edilebilir.
Sigorta şirketine karşı izlenecek usul kanunla belirlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca zarar gören, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapmak zorundadır. Şirket başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yazılı cevap vermezse ya da verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya Sigortacılık Kanunu çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir. Bu ön başvuru atlandığında dava usulden reddedilme riski taşır.
Kusur değerlendirmesi burada belirleyici olur. Skuter sürücüsünün yaya yolunda ilerlemesi, iki elle sürme kuralını ihlal etmesi ya da azami hız sınırı elli kilometrenin üzerindeki bir karayoluna girmesi, kendi kusurunu doğurur ve tazminattan indirim sebebi olur. Kusur oranının nasıl belirlendiğini ve tespit sürecinin işleyişini trafik kazası kusur oranı sorgulama yazısında ayrıntılı biçimde inceledik.
Skuter Yayaya Çarparsa Yayanın Hakları Nelerdir?
Yaya bakımından ilk avantaj kural ihlalinin çoğu olayda hazır bulunmasıdır. Karayolları Trafik Kanunu m.66, bisiklet ve skuterin yayaların kullanmasına ayrılmış yerlerde sürülmesini yasaklar; Elektrikli Skuter Yönetmeliği de yaya yollarında skuter sürülmesini açıkça yasak fiiller arasında sayar. Kaldırımda ya da yaya bölgesinde çarpma gerçekleştiğinde sürücünün kusuru, ayrıca ispat gerektirmeyecek biçimde kural ihlalinden doğar.
İkinci avantaj muhatap sayısının fazlalığıdır. Yaya, kusurlu sürücünün yanında araç sahibini ve paylaşımlı skuteri işleten şirketi de gösterebilir; müteselsil sorumluluk sayesinde tazminatın tamamını bunlardan herhangi birinden isteyebilir. Şirketin coğrafi sınırlama yükümlülüğünü ihlal ederek skuterin yaya bölgesinde kullanılmasına imkân tanıması, kendi kusurunun da tartışılmasına yol açar.
Üçüncü nokta zararın kapsamıdır. Yaya, tedavi giderlerini, çalışamadığı dönemin kazanç kaybını, kalıcı sakatlık hâlinde iş gücü kaybı tazminatını ve ruhsal acısı için manevi tazminatı talep edebilir. Kaldırımda gerçekleşen çarpmalar ağır kafa travmalarıyla sonuçlanabildiği için maluliyet oranının doğru tespiti belirleyici olur; sürecin nasıl yürütüldüğünü trafik kazası sonrası maluliyet raporu yazısında adım adım anlattık.
Kiralık Skuterin Freni Tutmazsa İşletmeci Sorumlu Olur mu?
Bu hâlde sorumluluk sürücüden işletmeciye kayar. Elektrikli Skuter Yönetmeliği e-skuterin fren mekanizmasına sahip olmasını tanımın parçası yapar ve teknik donanımı ayrıca düzenler: önde en az yirmi metreyi aydınlatan beyaz ışıklı far, arkada kırmızı ışık ve reflektör, otuz metreden duyulabilecek ses aleti. Bu donanımın eksik ya da arızalı olduğu bir skuterin kullanıma sunulması, işletmecinin kendi yükümlülüğünü ihlalidir.
Hukuki dayanak bakımından iki yol vardır. Borçlar Kanunu m.66’nın üçüncü fıkrası, bir işletmede adam çalıştıranı, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetlerinden doğan zarardan sorumlu tutar. Bakım kayıtlarını, arıza bildirimlerinin nasıl işlendiğini ve şikâyet edilen bir skuterin sahadan çekilip çekilmediğini ispat yükü işletmecidedir. İkinci yol Borçlar Kanunu m.71’deki tehlike sorumluluğudur; maddenin ikinci fıkrası, benzeri tehlikeler arz eden işletmeler için kanunda özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse o işletmenin de önemli ölçüde tehlike arz eden işletme sayılacağını belirtir.
Delil bakımından pratik önlem, kazadan hemen sonra skuterin durumunu belgelemektir. Aracın plaka yerine geçen kimlik numarası, uygulama ekranındaki kiralama kaydı, fren ve fenerin fotoğrafı, varsa aynı skuter hakkında daha önce yapılmış arıza bildirimleri dosyanın omurgasını kurar. Kiralama kaydı silinebileceği için ekran görüntüsünün alınması, sonradan telafisi güç bir eksiği önler.
Uygulamadaki “Sorumluluk Kullanıcıdadır” Şartı Geçerli mi?
Paylaşımlı skuter uygulamalarının kullanım koşullarında hemen her zaman, kazadan doğan her türlü sorumluluğun kullanıcıya ait olduğu yazar. Bu tür kayıtların akıbeti Borçlar Kanunu m.115 ile belirlenir. Maddenin ilk fıkrası, borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmayı kesin olarak hükümsüz sayar. Yani bakımı hiç yapılmamış, freni tutmayan bir skuterin kullanıma sunulması gibi ağır kusur hâllerinde bu şartın hiçbir etkisi yoktur.
Belirleyici olan maddenin üçüncü fıkrasıdır: uzmanlık gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma da kesin olarak hükümsüzdür. Paylaşımlı skuter işletmeciliği tam olarak bu tarife girer. Faaliyet, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınacak yetki belgesine bağlıdır; ayrıca ulaşım koordinasyon merkezi ya da il trafik komisyonu tarafından verilen izin aranır.
Yetki belgesi zorunluluğu 12 Şubat 2026 tarihli 7574 sayılı Kanun’la Karayolları Trafik Kanunu m.66’ya işlenmiş, belgesiz faaliyet yürütenlere idari para cezası öngörülmüştür. Bu düzenleme, işletmeciliğin izne bağlı bir faaliyet olduğunu kanun düzeyinde tartışmasız hâle getirdiği için m.115’in üçüncü fıkrasının uygulanmasını kolaylaştırır. Sonuç olarak kullanım koşullarındaki sorumsuzluk kaydı, hafif kusur bakımından bile geçersiz sayılabilecek bir kayıttır; ayrıca kiralama bir tüketici işlemi olduğundan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un haksız şart hükümleri de aynı yönde işler.
15 Yaşındaki Sürücünün Verdiği Zarardan Veli Sorumlu mu?
Yaş eşiği mevzuatta nettir. Karayolları Trafik Kanunu m.20, elektrikli bisiklet ve elektrikli skuter kullananların on beş yaşını bitirmiş, bedensel ve ruhsal bakımdan sağlıklı olmasını zorunlu kılar. Yönetmelik ise yükümlülüğü işletmeciye de yükler: yetki belgesi sahipleri on beş yaşını bitirmemiş olanlara hizmet veremez. Kamuoyunda dolaşan on altı ya da on sekiz yaş bilgileri Türkiye mevzuatının değil başka ülke düzenlemelerinin sonucudur.
Küçüğün verdiği zararda velinin durumu Medeni Kanun m.369 ile belirlenir. Maddeye göre ev başkanı, ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu özeni gösterseydi dahi zararın önlenemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur. İspat yükü velidedir; yani sorumluluk kural, kurtulma istisnadır.
Sürücü on beş yaşını bitirmemişse tablo ağırlaşır. Bu durumda hem velinin gözetim sorumluluğu tartışılır hem de kiralama hizmetini yaş doğrulaması yapmadan sunan işletmecinin kendi kusuru doğar. Uygulamanın yaş beyanını nasıl kontrol ettiği, kimlik doğrulaması isteyip istemediği bu noktada dosyaya girer ve tazminatın hangi oranda kime yükleneceğini etkiler.
Kask Takmamak Elektrikli Scooter Kazası Tazminatını Düşürür mü?
Motosikletle skuter arasındaki en çok karıştırılan fark buradadır. Motosiklet ve motorlu bisiklet sürücüleri için koruma başlığı kullanmak kanunen zorunludur; takmamak doğrudan bir kural ihlalidir. E-skuterde ise böyle bir zorunluluk getirilmemiştir. Yönetmelik yalnızca işletmeciye, kask, dizlik ve reflektörlü ceket gibi koruyucu ve görünürlüğü artırıcı ekipmanların kullanılması konusunda hizmetten yararlananları bilgilendirme yükümlülüğü yükler.
Bunun tazminat hesabına etkisi şudur. Borçlar Kanunu m.52, zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini düzenler. Kask takmamak, zorunlu olmadığı için tek başına kural ihlali sayılamaz; ancak yaralanmanın ağırlaşmasına katkısı somut olayda ortaya konabilirse indirim tartışması gündeme gelebilir. Yükümlülük öngörülmemiş bir davranışın müterafik kusur olarak değerlendirilmesi, zorunlu kask hâlindeki kadar kolay savunulamaz.
Karşı argüman da kullanılabilir durumdadır: işletmeci bilgilendirme yükümlülüğünü hiç yerine getirmemişse, kask kullanılmamasının sorumluluğu bir ölçüde ona yönelir. Motosiklet tarafındaki yerleşik değerlendirmeyi karşılaştırmalı okumak için motosiklet kazasında kask takmamanın kusur oranına etkisi yazısı yararlı bir ölçü verir.
Skuter Kazasında Hangi Tazminat Kalemleri İstenebilir?
Elektrikli scooter kazası tazminat kalemleri, bedensel zarar dosyalarının genel şemasını izler. Tedavi giderleri, hastaneye ulaşım ve ilaç masrafları, çalışılamayan dönemin kazanç kaybı, kalıcı sakatlık hâlinde iş gücü kaybından doğan tazminat, ağır maluliyet hâllerinde bakıcı gideri ve mesleğini eskisi gibi sürdüremeyen kişi için ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar talep edilebilir. Bunların yanında yaşanan acı ve elem için manevi tazminat istenir.
Hesabın yöntemi Borçlar Kanunu m.55 ile çerçevelenmiştir. Maddeye göre destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır; kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler zarardan indirilemez ve hesaplanan tazminat miktar gerekçesiyle hakkaniyet düşüncesiyle artırılıp azaltılamaz. Bu kural, hesabın aktüerya esaslarına göre yapılmasını zorunlu kılar.
Ölümle sonuçlanan olaylarda destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderleri gündeme gelir; bu talep eşin, çocukların ve fiilen destek gören yakınların kendi haklarıdır. Bedensel zarar kalemlerinin nasıl hesaplandığına ilişkin ayrıntılı anlatım için trafik kazası tazminat hesaplama yazısındaki yöntem şeması aynı biçimde skuter dosyalarında da kullanılır.
| Olay biçimi | Sorumlu tutulabilecekler | Ödemeyi yapacak sigorta |
|---|---|---|
| Skuterle tek taraflı düşme, araç arızalı | Paylaşımlı skuter işletmecisi | Yok |
| Skuter yayaya çarptı | Sürücü, araç sahibi, işletmeci | Yok |
| Otomobil skutere çarptı | Sürücü ve işleten | Çarpan aracın trafik sigortası |
| Yol kusuru nedeniyle düşme | Yol bakımından sorumlu idare | Yok, idari sorumluluk rejimi |
| 15 yaş altı sürücünün verdiği zarar | Veli ve hizmeti sunan işletmeci | Yok |
Dava Nerede Açılır, Arabuluculuk Zorunlu mu?
Talebin dayanağı mahkemeyi de belirler. Haksız fiile dayalı tazminat istemi, sürücüye, araç sahibine ya da işletene karşı asliye hukuk mahkemesinde açılır. Karayolları Trafik Kanunu m.110 uyarınca bu Kanun’dan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür; yetki bakımından kazanın meydana geldiği yer mahkemesi de tercih edilebilir. Bu seçenek, kazanın yaşandığı şehirde delillerin toplanmasını kolaylaştırdığı için pratikte önemlidir.
Kiralık skuter kullanımından doğan talepler ise sözleşmesel bir ilişkiye dayandırılabilir. Kullanıcı ile işletmeci arasındaki ilişki tüketici işlemi niteliğinde olduğu için bu yol seçildiğinde uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girer ve tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı olarak uygulanır. Buna karşılık salt haksız fiile dayanan tazminat davasında böyle bir dava şartı bulunmaz. Talebin hangi temele oturtulduğu, dolayısıyla dava öncesi izlenecek adımı da değiştirir.
Yol kusurundan doğan olaylar üçüncü bir rejime tabidir. Kaldırım, bisiklet yolu ya da taşıt yolundaki bakım eksikliği kazaya yol açtıysa, yol bakımından sorumlu idareye karşı tam yargı davası yolu gündeme gelir ve bu dava idari yargıda görülür. Aynı ayrım araç hasarları bakımından çukura düşen araç hasarı tazminatı yazısında ayrıntılandırılmıştır.
Skuter Kazasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadar?
İki paralel düzenleme aynı sonuca varır. Karayolları Trafik Kanunu m.109, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına tabi tutar. Borçlar Kanunu m.72 de haksız fiil için aynı iki yıl ve on yıl sürelerini öngörür.
Kritik olan istisnadır. Her iki hüküm de, tazminat cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o sürenin uygulanacağını belirtir. Skuter kazalarının önemli bölümü taksirle yaralama ya da taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu için, iki yıllık süre geçmiş olsa bile ceza zamanaşımı üzerinden dava açma imkânı doğabilir. Sürenin dolduğu düşüncesiyle dosyayı kapatmadan önce fiilin suç oluşturup oluşturmadığı mutlaka değerlendirilmelidir.
Zamanaşımının kesilmesi bakımından da hükümler zarar göreni korur. Karayolları Trafik Kanunu m.109, tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımının sigortacıya karşı da kesilmiş olacağını, sigortacı bakımından kesilenin ise tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılacağını düzenler. Sürelerin işleyişini ve kesilme hâllerini trafik kazası tazminat zamanaşımı yazısında ayrıntılı biçimde ele aldık.
Kaza Sonrası Delil, Tutanak ve Olay Yerinden Ayrılmanın Bedeli
Skuter kazalarında en sık yapılan hata olay yerinden hızla uzaklaşmaktır. Karayolları Trafik Kanunu m.81, kazaya karışanların hemen durmasını, sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak iz ve delilleri değiştirmemesini, istendiğinde kimlik ve adres bilgilerini vermesini ve yetkililer gelinceye kadar ya da onların izni alınmadan kaza yerinden ayrılmamasını zorunlu kılar. Bu yükümlülükler skuter sürücüsü için de geçerlidir.
Maddenin üçüncü fıkrası 12 Şubat 2026 tarihli 7574 sayılı Kanun’la yeniden yazılmıştır. Yeni düzenleme, anlaşma hâli dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı kazalarda zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücüye idari para cezası öngörür; ölümlü veya yaralanmalı kazalarda ayrılan sürücüye ayrıca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Sürücü belgesi bulunmayan bir skuter kullanıcısında belge geri alma yaptırımı uygulanamasa da idari para cezası ve hapis cezası bakımından hüküm işlerlik taşır.
Delil toplama bakımından öncelik sırası şöyledir: yaralanma varsa aynı gün sağlık kuruluşuna başvurup rapor almak, olay yerinin ve skuterin fotoğraflarını çekmek, çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarının bulunduğu işletmeleri not etmek, tanık bilgilerini kaydetmek ve kolluk çağrıldıysa düzenlenen tutanağın bir örneğini istemek. Kamera kayıtları kısa sürede silindiği için gecikme, sonradan kapatılması güç bir boşluk yaratır. Olay yerini terk etmenin cezai sonuçlarını kazadan sonra olay yerini terk etme yazısında ayrıntılı olarak inceledik.
Skuter Dosyalarında Avukatın Katkısı Nerede Başlar?
Elektrikli scooter kazası tazminat dosyalarının ayırt edici zorluğu, ödemeyi yapacak hazır bir sigorta muhatabının bulunmamasıdır. Klasik trafik kazasında talep poliçeye yöneltilir; skuterde ise sorumluluk halkalarının doğru kurulması, işletenin tespiti, kiralama kaydının delil olarak sabitlenmesi ve sözleşme şartlarının hükümsüzlüğünün ileri sürülmesi gerekir. Bu adımlar atlandığında haklı bir talep, tahsil edilemeyen bir karara dönüşebilir.
İkinci zorluk hesap tarafındadır. Bedensel zarar kalemlerinin aktüerya esaslarına göre hesaplanması, maluliyet oranının usulüne uygun raporla belirlenmesi ve müterafik kusur iddialarının karşılanması dosyanın değerini doğrudan etkiler. Kask zorunluluğunun bulunmaması gibi mevzuattan doğan ayrıntılar, ancak dilekçede gerekçesiyle ileri sürüldüğünde indirim tartışmasını sınırlar.
Ankara ve çevresinde yürütülen bedensel zarar dosyalarında talebin hangi sorumluluk sebebine dayandırılacağı ilk görüşmede belirlenir; süreç ve kapsam hakkında bilgi almak isteyenler trafik kazası avukatı sayfasındaki çalışma başlıklarını inceleyebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Elektrikli scooter kazası tazminat davası açılabilir mi?
Açılabilir. E-skuter Karayolları Trafik Kanunu m.3’te tanımlanmış bir taşıt olduğu için kazadan doğan zarar hem bu Kanun’un sorumluluk hükümlerine hem Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine dayandırılabilir. Dava sürücüye, araç sahibine ve paylaşımlı skuteri işleten şirkete karşı yöneltilir.
Elektrikli skuterin zorunlu trafik sigortası var mı?
Fiilen yok. Zorunlu trafik sigortası tescil ve plaka üzerine kurulu bir sistem olduğu, e-skuter ise tescile tabi olmadığı için skutere poliçe düzenlenmez. Elektrikli Skuter Yönetmeliği’nde de sigorta yaptırma yükümlülüğü öngörülmemiştir.
Skuterle giderken araba çarptı, tazminat alabilir miyim?
Alabilirsiniz. Bu durumda çarpan aracın zorunlu trafik sigortası bakımından üçüncü kişi konumunda olursunuz ve tedavi giderleri ile sakatlık teminatı poliçe sınırları içinde talep edilebilir. Dava açmadan önce Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir.
Paylaşımlı skuter şirketi sorumlu tutulabilir mi?
Tutulabilir. Şirket, skuteri kendi hesabına ve fiili tasarrufu altında işlettiği için Karayolları Trafik Kanunu m.3’teki işleten tanımına girer; m.85 uyarınca kusuru olmasa dahi sorumlu tutulabilir. Bakım eksikliği söz konusuysa Borçlar Kanunu m.66 çerçevesinde işletme sorumluluğu da gündeme gelir.
Uygulamada imzaladığım “sorumluluk bendedir” şartı beni bağlar mı?
Bağlamaz. Borçlar Kanunu m.115’in birinci fıkrası ağır kusura ilişkin sorumsuzluk anlaşmalarını kesin hükümsüz sayar; üçüncü fıkra ise izinle yürütülen faaliyetlerde hafif kusur için yapılan anlaşmaları da geçersiz kılar. Paylaşımlı skuter işletmeciliği yetki belgesine bağlı olduğundan bu fıkra uygulanabilir.
Elektrikli skuter kullanmak için kaç yaşında olmak gerekir?
On beş yaşını bitirmiş olmak gerekir. Karayolları Trafik Kanunu m.20 bu şartı sürücü için, Elektrikli Skuter Yönetmeliği ise on beş yaşını bitirmemiş olanlara hizmet verilmemesi biçiminde işletmeci için düzenler. Sürücü belgesi aranmaz.
Skuterde kask takmak zorunlu mu?
Zorunlu değil. Yönetmelik, işletmeciye kask ve diğer koruyucu ekipman konusunda kullanıcıyı bilgilendirme yükümlülüğü getirmekle yetinir. Motosiklet sürücüleri için koruma başlığı kanunen zorunlu olduğundan iki taşıt bu bakımdan aynı rejime tabi değildir.
Kask takmadığım için tazminatım kesilir mi?
Otomatik bir kesinti uygulanmaz. Kask zorunlu olmadığı için takmamak tek başına kural ihlali sayılmaz; ancak yaralanmanın ağırlaşmasına katkısı somut olarak ortaya konabilirse Borçlar Kanunu m.52 uyarınca indirim tartışılabilir. Bu iddianın ispatı karşı tarafa aittir.
Skuter kaldırımda kullanılabilir mi?
Kullanılamaz. Karayolları Trafik Kanunu m.66 skuterin yayalara ayrılmış yerlerde sürülmesini yasaklar, yönetmelik de yaya yollarında sürmeyi yasak fiiller arasında sayar. Kaldırımda gerçekleşen çarpmalarda sürücünün kusuru bu kural ihlalinden doğar.
Skuter kazasında Güvence Hesabı’na başvurulabilir mi?
Bu konuda yerleşmiş bir uygulama bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu m.14 Güvence Hesabı’nı zorunlu sorumluluk sigortaları çerçevesinde kurduğu için, skuter bakımından böyle bir sigorta zorunluluğunun bulunup bulunmadığı tartışmalıdır. Bu nedenle başvuru tek çıkış yolu sayılmamalı, sorumluluk halkaları eksiksiz kurulmalıdır.
Kiraladığım skuterin freni tutmadı ve düştüm, kim sorumlu?
İşletmeci sorumlu tutulabilir. Fren mekanizması yönetmelikte e-skuter tanımının parçasıdır ve teknik donanım ayrıca düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu m.66’nın üçüncü fıkrası uyarınca işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat yükü işletmecidedir.
Skuter kazasında zamanaşımı kaç yıldır?
Kural olarak zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıldır. Fiil taksirle yaralama gibi bir suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o süre tazminat talebi için de uygulanır.
Skuter kazasında dava hangi mahkemede açılır?
Haksız fiile dayalı tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde açılır ve Karayolları Trafik Kanunu m.110 uyarınca kazanın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Talep kiralama sözleşmesine dayandırılırsa uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girer.
Yaya olarak skuter çarpmasında tazminat isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz. Tedavi giderleri, çalışamadığınız dönemin kazanç kaybı, kalıcı sakatlık hâlinde iş gücü kaybı tazminatı ve manevi tazminat talep edilebilir. Talep sürücüye, araç sahibine ve paylaşımlı skuteri işleten şirkete birlikte yöneltilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olayda izlenecek yol, kazanın oluşuna ve toplanan delillere göre değişir. Mevzuat hükümleri ile idari uygulamalar değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel durumu bir avukatla görüşerek değerlendirmenizde yarar vardır. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.