Baba Ölünce Dededen Toruna Miras Kalır mı? Torunun Hakkı
Baba ölünce dededen toruna miras kalır mı sorusu tek bir olayı değil, birbirine benzeyen ama hukuken bambaşka iki olayı birden anlatıyor. Cevabı belirleyen şey akrabalık derecesi değil, iki ölümün hangi sırayla gerçekleştiği. Babanız dedenizden önce öldüyse siz dedenizin doğrudan mirasçısısınız. Dedeniz önce öldüyse dedenizin mirasçısı babanızdır; pay size dedenizden değil, babanızın terekesinden gelir.
Bu ayrım kâğıt üzerinde ince görünür, sonuçları incedir denemez: ret süresinin ne zaman başladığı, üvey annenin pay alıp almadığı, dedenin borçlarından mı yoksa babanın borçlarından mı sorumlu olduğunuz bu sıraya göre değişir. Türk Medeni Kanunu iki hâl için iki ayrı hüküm kurmuştur ve ikisi de tek cümleliktir; yazının omurgası bu iki cümledir.
Bir bakışta
- Baba dededen önce ölmüşse: torun, TMK m.495/3 uyarınca “her derecede halefiyet yoluyla” babasının yerini alır ve dedenin kendi mirasçısı olur.
- Dede önce ölmüşse: miras hakkı o an babaya doğmuştur (TMK m.580/2); torun dedenin değil, babasının mirasçısı sıfatıyla pay alır.
- Torun ne kadar alır? Babasına düşecek payı, kardeşleriyle eşit bölüşerek.
- Kanunda “dede” ve “torun” kelimeleri bu bağlamda geçmez; kanunun terimi altsoy ve büyük baba.
- Dedenin borcu da aynı yoldan gelir: torun mirası üç ay içinde reddedebilir (TMK m.606).
- “Dede yetimi” Medeni Kanun’un değil, İslam miras hukukunun terimidir; TMK’da karşılığı yoktur.
Baba Ölünce Dededen Toruna Miras Kalır mı?
Evet, kalır. Babası dedesinden önce ölmüş olan torun, dedenin mirasında babasının yerini alır ve babasına düşecek payın sahibi olur. Bunun adı halefiyettir ve Türk Medeni Kanunu’nun 495. maddesinin üçüncü fıkrasında yazılıdır: “Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.”
Bu hükmün pratik anlamı şudur: dede öldüğünde hayatta olmayan bir çocuğun payı yok sayılmaz, o payın sahibi çocuğun kendi çocukları olur. Torunun ayrıca bir işlem yapmasına, dedenin vasiyet bırakmasına ya da diğer mirasçıların onay vermesine gerek yoktur. Miras, ölümle birlikte kendiliğinden kazanılır (TMK m.599).
Dededen toruna miras kalır mı?
Kalır; şartı, torunun babasının (ya da annesinin) dededen önce ölmüş olmasıdır. Baba hayattaysa dedenin mirasında torunun payı yoktur, çünkü birinci derece mirasçı olarak babanın kendisi vardır. Kanun mirasçıları zümre denen sıralara ayırır ve önceki zümrede mirasçı varken sonraki zümreye geçilmez.
Dededen toruna miras düşer mi?
Düşer. “Düşmek” halk dilinde kullanılan bir ifadedir, kanunun karşılığı “mirasçı olmak”tır. Torun, babası hayatta olmadığı için birinci zümrenin içinde kalır; ikinci sıradaki bir akraba gibi beklemez. Bu nedenle dedenin kardeşleri, yeğenleri ya da anne-babası hayatta olsa bile torun onların önüne geçer.
Toruna miras kalır mı, toruna miras düşer mi?
Torunun miras hakkı, kendi ana veya babasının ölmüş olmasına bağlıdır. Sağ olan bir çocuğun varlığı, o çocuğun altsoyunu mirasın dışında bırakır. Buna karşılık aynı ailede bir çocuk ölmüş, diğeri yaşıyorsa miras ikiye bölünür: yaşayan çocuk kendi payını alır, ölen çocuğun payı onun çocuklarına geçer.
Dedenin mirası toruna kalır mı?
Kalır, ama tamamı değil, yalnızca babanın hissesi kadarı. Dedenin üç çocuğu varsa ve biri daha önce ölmüşse miras üçe bölünür; ölen çocuğa düşen üçte bir, onun çocukları arasında eşit paylaşılır. Torun sayısı kaç olursa olsun bu üçte birin dışına çıkılmaz.
Dededen kalan miras toruna verilir mi?
Verilir; üstelik “verilmesi” için kimsenin iznine gerek yoktur. Torunun payı, mirasçılık belgesinde (veraset ilamında) kendi adına yazılır. Tapu, banka ve sigorta işlemlerinde torun doğrudan hak sahibi olarak görünür. Diğer mirasçılar bu payı tanımaz veya devretmezse mirasın paylaştırılması davası yolu açıktır.
Torun dededen miras alabilir mi?
Alabilir. Torunun dedeye mirasçı olabilmesi için tek bir koşul aranır: dedenin ölüm anında, torunun kendisini bağlayan ana veya babanın hayatta olmaması. Kanun bunu “mirasbırakandan önce ölmüş olan çocuğun yerini altsoyu alır” biçiminde kurmuştur. Torunun yaşı, evli olup olmadığı, dede ile görüşüp görüşmediği sonucu değiştirmez.
Torun mirasçı olur mu?
Olur. Torun, dedenin birinci zümre mirasçısıdır; kanunun deyişiyle altsoydur. Zümre sistemi şöyle işler: birinci zümre altsoy (çocuklar, torunlar, torun çocukları), ikinci zümre ana ve baba ile onların altsoyu (TMK m.496), üçüncü zümre büyük ana ve büyük baba ile onların altsoyudur (TMK m.497). Birinci zümrede tek bir kişi bile varsa miras hiçbir zaman ikinci zümreye geçmez.
Torunlara miras düşer mi, torunlara miras kalır mı?
Birden fazla torun varsa babalarına düşecek payı aralarında eşit bölüşürler. Kız torun ile erkek torun arasında fark yoktur; evli olan ile olmayan arasında da yoktur. Eşitlik kuralı TMK m.495/2’den gelir: “Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar.” Halefiyet yoluyla gelen pay da aynı eşitlikle bölünür.
Dede ölünce toruna miras kalır mı?
Dede öldüğünde torunun pay alıp almayacağı, o tarihte babanın hayatta olup olmamasına bağlıdır. Baba hayattaysa torun mirasçı değildir. Baba dededen önce ölmüşse torun mirasçıdır. Baba dededen sonra ölmüşse durum üçüncü bir hâldir ve aşağıdaki bölümün konusudur.
Miras toruna kalır mı, miras toruna geçer mi?
Miras toruna iki ayrı yoldan geçebilir: babası dededen önce öldüyse halefiyetle doğrudan, babası sonra öldüyse babanın terekesi üzerinden dolaylı olarak. İki yolun da sonunda torun mal sahibi olur; ama vergi, süre ve sorumluluk bakımından aynı şey değildir.
Dededen toruna miras hakkı ne zaman doğar?
Hak, dedenin ölüm anında doğar; daha önce değil. Dede yaşarken torunun bir “beklenen hakkı” vardır ama bu, dava edilebilir bir hak değildir. Dedenin ölüm anında babanın hayatta olmaması, hakkın doğması için yeterlidir.
Dededen miras kalır mı?
Dedenin altsoyu iseniz kalabilir, ama aradaki kuşağın durumu belirleyicidir. Baba hayattaysa miras babaya kalır; baba ölmüşse doğrudan toruna kalır. Torun, dedenin mirasında hiçbir zaman “sıra bekleyen uzak akraba” konumunda olmaz.
Mirasta torunun hakkı nedir?
Torunun hakkı, ölen ana veya babasının payının tamamını kapsar. Bu pay bölünmez bir bütün olarak kola geçer; kolun içinde kaç kişi varsa aralarında eşit paylaşılır. Hak, mirasçılık belgesinde kesir olarak gösterilir.
Torun miras hakkı hangi durumda kullanılabilir?
Mirasçılık belgesi alındığında kullanılabilir hâle gelir. Belge olmadan tapu intikali, banka işlemi veya paylaşma davası yürütülemez. Hakkın kendisi ölümle doğar; belge yalnızca onu ispatlar.
Dede ölünce miras kime kalır?
Önce sağ kalan eşe dörtte bir ayrılır, kalan altsoy arasında paylaşılır. Altsoy yoksa miras dedenin anne-babasına ve onların altsoyuna (TMK m.496), o da yoksa büyük ana ve büyük babalara geçer (TMK m.497). Hiç mirasçı yoksa miras Devlete kalır (TMK m.501).
Dedenin mirası kime kalır?
Aynı sıra izlenir; belirleyici olan dedenin ölüm tarihinde hayatta olan en yakın zümredir. Ölmüş çocukların yerini altsoyları aldığı için, torunlar hayatta olduğu sürece miras ikinci zümreye hiçbir şekilde geçmez.
Çocuk babadan önce ölünce torunlar mirasçı olur mu?
Olur. Ölen çocuğun payı, kanunun deyişiyle “her derecede halefiyet yoluyla” onun altsoyuna geçer. Torunların ayrıca bir başvuru yapmasına gerek yoktur; kanun bu geçişi kendiliğinden yapar.
Torunlar mirastan pay alabilir mi?
Ana veya babaları mirasbırakandan önce ölmüşse alabilir. Bu şart gerçekleşmediği sürece torunlar mirasın dışındadır, çünkü kendilerinden önce gelen birinci zümre mirasçı hayattadır.
Toruna düşmek ne demek?
“Düşmek” halk dilinde “mirasçı olmak, pay sahibi olmak” anlamında kullanılır. Kanunda böyle bir terim yoktur; kanun “mirasçı olur” veya “yerini altsoyu alır” der. İkisi aynı sonucu anlatır.
Ölüm Sırası Her Şeyi Değiştirir: Birbirine Karışan İki Ayrı Yol
Baba ölünce dededen toruna miras kalır mı diye sorulduğunda aslında iki ayrı soru sorulmuş olur ve hukuki cevapları farklıdır. Birincisi “babam dedemden önce öldü”, ikincisi “dedem öldü, sonra babam öldü”. Arama sonuçlarında bu ikisi çoğu zaman tek başlık altında toplanır ve ikinci hâl de halefiyet sanılır. Değildir.
Baba önce ölmüşse devreye TMK m.495/3 girer. Torun, dedenin mirasçısıdır. Babanın terekesiyle bir ilgisi yoktur; babanın hiç malvarlığı olmaması, hatta babanın borca batık ölmüş olması dedeye mirasçı olmayı engellemez.
Dede önce ölmüşse devreye TMK m.580/2 girer: “Mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse, onun miras hakkı kendi mirasçılarına kalır.” Bu durumda dedenin mirası önce babaya geçmiş, baba ölünce de babanın malvarlığının bir parçası olarak toruna intikal etmiştir. Torun burada dedenin değil, babasının mirasçısıdır.
Baba dededen önce ölürse miras ne olur?
Babanın payı boşta kalmaz, çocuklarına geçer. Kanun bunu “her derecede” yapar: torun da ölmüşse onun çocukları, yani dedenin torun çocukları aynı payın sahibi olur. Zincir, altsoy tükenene kadar aşağı doğru iner.
Babam dedemden önce öldü, dedemin mirasında hakkım var mı?
Vardır ve doğrudan vardır. Mirasçılık belgesi çıkarılırken babanız ölü olarak, siz onun altsoyu olarak gösterilirsiniz. Pay oranınız, babanızın sağ olsaydı alacağı payın kardeş sayısına bölünmüş hâlidir. Amcalarınız ya da halalarınız bu paya ortak olamaz.
Babam dedemden önce öldü miras nasıl bölünür?
Miras önce dedenin çocuk sayısı kadar kola ayrılır. Babanızın kolu size ve kardeşlerinize kalır; diğer kollar amca ve halalarınıza gider. Babanızın hiç malvarlığı bulunmaması bu hesabı etkilemez, çünkü paylaşılan tereke dedenizindir.
Babam öldü dedemden bana miras kalır mı?
Kalır, yeter ki babanız dedenizden önce ölmüş olsun. Bu sıralamada siz dedenizin doğrudan mirasçısı olursunuz ve payınız babanızın payı kadardır.
Baba öldü dedesinden miras düşer mi?
Düşer. Babanın ölümü, çocuğu birinci zümrenin dışına çıkarmaz; tam tersine onu kendi babasının yerine geçirir. Dedenin diğer çocukları bu paya el uzatamaz.
Babam öldü dedemin mirası ne olacak?
Dedeniz henüz hayattaysa onun mirası açılmamıştır; yaşarken malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Dedeniz öldüğünde ise babanızın payı otomatik olarak size ve kardeşlerinize geçer.
Dededen babadan kalan miras nasıl intikal eder?
İki ayrı tereke varsa iki ayrı intikal yapılır. Önce dedenin mirası belirlenip mirasçılarına, sonra babanın mirası kendi mirasçılarına aktarılır. Tapuda bu işlemler ardışık olarak kaydedilir.
Dedemden kalan mirası toruna kalır mı?
Torunun payı, dedenin kendi çocuklarından hangisinin öldüğüne bağlıdır. Ölen çocuğun kolundaki torunlar pay alır; hayatta olan çocukların çocukları ise dedenin mirasında pay almaz.
Babadan önce ölen çocuğun miras hakkı ne olur?
Ölen çocuğun miras hakkı sona ermez, altsoyuna aktarılır. TMK m.580/1 uyarınca ölü kişi mirasçı olamaz; ama m.495/3 onun yerini altsoyuna verir. İki madde birlikte okunduğunda hak kaybolmadan aşağı iner.
Babası ölen çocuğun miras hakkı nedir?
Babasının dede mirasındaki payının tamamıdır. Çocuk küçükse hakkını kanuni temsilcisi kullanır; ancak mirasın reddi gibi önemli işlemler için sulh hukuk mahkemesinin izni aranır.
Babadan önce ölen çocuğa miras kalır mı?
Ölmüş kişiye miras kalmaz. Pay ona yazılmaz, doğrudan çocuklarına yazılır. Bu nedenle ölen çocuğun eşi, kayınpederinin mirasında pay alamaz.
Babasından önce ölene miras düşer mi?
Düşmez; miras ölene değil, onun altsoyuna düşer. Ölen kişinin alacaklıları da bu pay üzerinde hak iddia edemez, çünkü pay hiçbir zaman onun malvarlığına girmemiştir.
Babadan önce ölen çocuğun eşinin miras hakkı var mı?
Yoktur. Gelin veya damat, kayınpederine ve kayınvalidesine mirasçı değildir. Kayın hısımlığı miras hakkı doğurmaz; eşin hakkı yalnızca kendi eşinin terekesi üzerindedir.
Anne babadan önce ölen çocuğun miras hakkı ne olur?
Kural her iki ebeveyn için de aynıdır. Annesinden önce ölen çocuğun payı da, babasından önce ölen çocuğun payı gibi kendi altsoyuna geçer.
Anneden önce ölen çocuğun miras hakkı kime geçer?
Çocuğun kendi çocuklarına geçer. Annenin sağ kalan eşi, yani çocuğun babası, bu paya ortak olmaz; pay doğrudan bir alt kuşağa iner.
Ölen çocuğun mirası kime kalır?
Ölen çocuğun kendi terekesi, kendi mirasçılarına (eşine ve çocuklarına) kalır. Buna karşılık onun mirasbırakandan alacağı pay eşine değil, doğrudan çocuklarına geçer. İki tereke birbirine karıştırılmamalıdır.
Evlat anne babasından önce ölürse miras ne olur?
Kural her iki ebeveyn bakımından da aynıdır: ölen evladın payı, onun altsoyuna geçer. Anne ve baba ayrı zamanlarda ölmüşse iki ayrı tereke için aynı hesap iki kez yapılır.
Babası ölen çocuğa dededen miras nasıl aktarılır?
Mirasçılık belgesinde çocuk, ölen babasının altsoyu olarak gösterilir ve payı kendi adına yazılır. Tapu intikali, banka işlemleri ve araç devri bu belgedeki kesir üzerinden yapılır.
Dedemden miras kaldı babam vefat etti, ne olur?
Bu, ikinci hâldir. Dedeniz öldüğünde babanız hayattaydı; miras hakkı o anda babanıza doğdu. Babanız sonradan ölünce o hak, babanızın diğer malvarlığıyla birlikte onun mirasçılarına geçti. Dolayısıyla siz dedenizin değil, babanızın mirasçısı olarak pay alırsınız.
Fark neden önemli? Çünkü babanızın terekesine dededen gelen mal da, babanızın kendi borçları da dâhildir. Ayrıca babanızın sağ kalan eşi (sizin anneniz ya da üvey anneniz) babanıza mirasçı olur ve dededen gelen mal üzerinde de payı olur. Oysa baba önce ölseydi üvey annenin dede mirasında hiçbir payı olmazdı.
Dedemden babama kalan miras bana nasıl geçer?
İki aşamalı bir intikal yapılır. Önce dedenin mirası babanız adına belirlenir, sonra babanızın terekesi mirasçıları arasında paylaşılır. Tapuda çoğu zaman iki intikal işlemi arka arkaya yapılır; bu sürece uygulamada “zincirleme intikal” denir. Veraset ilamı alındıktan sonraki tapu adımları her iki tereke için ayrı ayrı yürütülür.
Çocuk babadan önce ölürse miras kime kalır?
Ölen çocuğun payı, onun kendi altsoyuna kalır. Altsoyu yoksa pay, mirasbırakanın diğer çocukları arasında paylaşılır. Hiç altsoy kalmamışsa miras ikinci zümreye, yani mirasbırakanın anne-babasına ve onların altsoyuna geçer (TMK m.496).
Evlat babadan önce ölürse miras kime kalır?
Cevap aynıdır: önce ölen evladın çocukları, onun yerine geçer. “Evlat”, “oğul”, “çocuk” kelimeleri hukuken aynı sonucu doğurur; kanun cinsiyet ayrımı yapmadan altsoy der.
Oğul babadan önce ölürse miras ne olur?
Oğulun payı, onun çocuklarına (mirasbırakanın torunlarına) geçer. Oğulun eşi, yani gelin, bu paydan hiçbir şey almaz. Gelin kayınpederine mirasçı değildir; kayın hısımlığı miras hakkı doğurmaz.
Ölen çocuğa miras kalır mı?
Ölmüş bir kişi mirasçı olamaz. TMK m.580/1 açıktır: “Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır.” Bu yüzden ölen çocuk mirasçı sayılmaz; onun yerine altsoyu geçer. Aradaki fark teknik değildir: pay ölen çocuğun eşine değil, doğrudan çocuklarına gider.
İki yolun farkı: karşılaştırma
| Ölçüt | Baba dededen ÖNCE ölmüş | Dede ÖNCE ölmüş, baba sonra |
|---|---|---|
| Hukuki dayanak | TMK m.495/3 (halefiyet) | TMK m.580/2 |
| Torunun sıfatı | Dedenin mirasçısı | Babanın mirasçısı |
| Tereke sayısı | Tek: dedenin terekesi | İki: dede + baba terekesi |
| Üvey annenin payı | Yok | Var (babanın eşi olarak) |
| Ret süresinin başlangıcı | Dedenin ölümünün öğrenilmesi | Babanın ölümünün öğrenilmesi |
| Babanın kendi borçları | Etkilemez | Terekeye dâhildir |
| Mirasçılık belgesi | Dede için tek belge | Genelde iki ayrı belge |
Yargıtay bu iki hükmü aynı dosyada birlikte uyguluyor
Ölüm sırasının payı nasıl değiştirdiğini gösteren en net örnek Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin E.2015/8323 K.2016/4656 sayılı, 18.04.2016 tarihli kararıdır. 1932’de ölen mirasbırakanın terekesi üç kuşak boyunca izlenmiş; bir mirasçının payı m.496/2 uyarınca halefiyetle altsoya intikal ettirilirken, aynı dosyadaki bir başka mirasçının kendisinden önce ölmesi nedeniyle m.580 devreye girmiş ve pay, ölenin eşine dağıtılmadan tamamı altsoyuna verilmiştir. Daire, yerel mahkemenin pay cetvelini bu nedenle bozmuştur.
Kararın gösterdiği şey şudur: halefiyet ile “mirasçının mirasçısı olma” hâli aynı dosyada yan yana bulunabilir ve hangisinin uygulanacağını tarih sırası belirler.
Halefiyet Nedir? Kanunun “Her Derecede” Dediği Kural
Halefiyet, mirasbırakandan önce ölen bir mirasçının yerine onun altsoyunun geçmesidir. Türk Medeni Kanunu bu kuralı üç ayrı maddede, üç ayrı zümre için tekrarlar: birinci zümre için m.495/3, ikinci zümre için m.496/2, üçüncü zümre için m.497/2. Üçünde de aynı ifade kullanılır: “her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.”
Doktrinde bu kurala kök içinde halefiyet de denir. Miras önce köklere (her bir çocuğa) bölünür, sonra ölmüş olan kökün payı o kökün içinde aşağı doğru dağıtılır. Bu yüzden torun sayısının artması diğer mirasçıların payını küçültmez; yalnızca kendi kökünün içindeki bölünmeyi artırır.
Halefiyet yoluyla mirasçılık ne demek?
Ölen mirasçının payının, boşta kalmak veya diğer mirasçılara dağılmak yerine onun kendi çocuklarına geçmesi demektir. Halefiyet bir dava türü ya da başvurulacak bir işlem değildir; kanunun kendiliğinden uyguladığı bir pay dağıtım kuralıdır.
“Her derecede halefiyet” ne anlama gelir?
Kuralın yalnız bir kuşakla sınırlı olmadığını anlatır. Torun da ölmüşse pay onun çocuklarına, o da ölmüşse bir alttakine geçer. Altsoy zinciri kesilmedikçe pay yukarıdaki zümreye tırmanmaz. Bu nedenle bir mirasbırakanın torununun torunu da mirasçı olabilir.
Dedemin dedesinden kalan miras bana düşer mi?
Düşebilir. Aradaki bütün kuşaklar mirasbırakandan önce ölmüşse pay, her derecede halefiyetle size kadar iner. Uygulamada bu tür dosyalarda önce eski tarihli ölümler için ayrı ayrı mirasçılık belgeleri çıkarılır, sonra zincir kurulur. Yukarıda anılan 14. HD kararı, 1932 tarihli bir ölümün 2016’da bu şekilde çözüldüğü bir örnektir.
Büyük dededen kalan miras nasıl paylaşılır?
Paylaşım her kuşakta kök esasına göre yapılır. Büyük dedenin dört çocuğu varsa miras dörde bölünür; ölmüş olan çocukların dörtte birlik payları kendi altsoylarında tekrar bölünür. Zincir uzadıkça paylar küçülür ama hiçbir kol kendiliğinden düşmez.
Dedemin babasından kalan miras ne olur?
Aynı mantık işler. Mirasbırakan kim olursa olsun, önce onun kendi çocukları belirlenir; ölmüş olanların yerine altsoyları geçirilir. Eski tarihli terekelerde tapu kayıtlarının kadastro öncesi döneme uzanması sık görülür; bu dosyalarda nüfus kayıt örneği ile tapu kaydının birlikte incelenmesi gerekir.
Miras halefiyeti ile sigorta halefiyeti aynı şey değildir
Aynı kelime iki ayrı hukuk alanında kullanılıyor ve karıştırılıyor. Miras hukukundaki halefiyet, ölen mirasçının yerine altsoyunun geçmesidir. Sigorta hukukundaki halefiyet ise ödeme yapan sigortacının, sigortalının haklarına kanunen sahip olmasıdır. İkisinin ortak yanı yalnızca “birinin yerine geçme” fikridir; şartları ve sonuçları farklıdır. Rücu ile halefiyet ayrımını ayrı bir yazıda ele aldık.
Kanunda “Dede” ve “Torun” Kelimeleri Yok
Türk Medeni Kanunu’nun tamamında miras paylaşımıyla ilgili olarak ne “dede” ne de “torun” kelimesi geçer. Kanun metninde “dede” harf dizisine rastlanan yerlerin hepsi “red-deder”, “va-deden” gibi başka kelimelerin içidir. “Torun” kelimesi ise kanunda bir kez geçer ve o da miras paylaşımıyla ilgili değildir — aşağıda ele alıyoruz.
Kanunun kullandığı terimler şunlardır: mirasbırakanın aşağı doğru hısımları için altsoy, yukarı doğru hısımları için üstsoy, dede ve nine için büyük baba ve büyük ana. Bu tercih rastgele değildir: “torun” yalnız bir kuşağı anlatır, “altsoy” ise sınırsız sayıda kuşağı kapsar ve halefiyetin “her derecede” işlemesini mümkün kılar.
Kanunun terimi neden altsoy?
Çünkü kural bir kuşakla sınırlı değildir. “Torunlar mirasçı olur” denseydi, torunun çocuğunun durumu için ayrı bir hüküm gerekirdi. “Altsoy” terimi, aşağı doğru inen bütün kan hısımlarını tek kelimeyle kapsar ve zinciri açık bırakır.
Torun kaçıncı derece akrabadır?
Torun, mirasbırakana ikinci derece üstsoy-altsoy hısmıdır. TMK m.17 dereceyi şöyle belirler: “Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur.” Dede ile torun arasında iki doğum vardır (baba ve torun), dolayısıyla derece ikidir. Çocuk birinci derecedir.
Ancak miras sırasını belirleyen şey derece değil zümredir. Torun ikinci derecede olmasına rağmen birinci zümrededir; dolayısıyla mirasbırakanın birinci derece hısmı olan annesinden ve babasından önce gelir.
TMK’da “torun” kelimesinin geçtiği tek yer: m.641/2
Kanun “torun” kelimesini yalnızca tereke borçlarını düzenleyen 641. maddede kullanır: “Ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, bu yüzden terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır.”
Bu fıkranın anlamı şaşırtıcıdır: dedesiyle birlikte yaşamış, emeğini veya kazancını aile ortak havuzuna vermiş bir torun, terekeden alacaklı olabilir. Miras payının yanında ayrıca bir tazminat talep edebilir. Bu hak çoğu miras dosyasında hiç gündeme getirilmez.
“Dede yetimi”, “mahrum” gibi ifadeler kanunda geçmez
Türk Medeni Kanunu’nun tamamında “yetim” kelimesi de, “mahrum” kelimesi de geçmez. Kanun mirastan uzaklaştırmayı iki ayrı kurumla düzenler: mirastan yoksunluk (m.578) ve mirasçılıktan çıkarma (m.510). İkisi de aşağıda ayrı başlıklarda açıklanmıştır.
Dede Yetimi Ne Demek? Terimin Medeni Kanundaki Karşılığı
“Dede yetimi”, babası dedesinden önce vefat etmiş torunu anlatmak için kullanılan bir terimdir. Kaynağı Türk Medeni Kanunu değil, İslam miras hukuku literatürüdür; orada bu torunun mirastaki durumu tartışmalı bir mesele olarak ele alınır. Bu yazı dinî hükümleri değil, yürürlükteki kanunun düzenini anlatır; dinî bir soruya cevap arıyorsanız yetkili dinî merciye başvurmanız gerekir.
Medeni Kanun bakımından tablo nettir ve tartışmasızdır: babası önce ölmüş torun, dedenin birinci zümre mirasçısıdır ve babasının payını alır (TMK m.495/3). Kanunda bu torunu ayrı bir kategoriye koyan, payını kısan ya da onu mirasın dışında bırakan hiçbir hüküm yoktur.
Dede yetimi nedir, dede yetimi ne demektir?
Babası, dedesi hayattayken ölmüş olan torun anlamına gelir. Terim hukuk metinlerinde değil, fıkıh kaynaklarında ve halk dilinde kullanılır. Türk hukukunda bu kişinin resmî sıfatı “mirasbırakandan önce ölen çocuğun altsoyu”dur.
Medeni kanunda dede yetimi var mı?
Yoktur. Ne “dede yetimi” ne de benzeri bir kavram Türk Medeni Kanunu’nda geçer. Kanun bu durumu ayrı bir kurum olarak görmez; halefiyetin olağan uygulama hâli sayar ve torunu doğrudan mirasçı yapar.
Dede mahrumu nedir, dede mahrumu ne demek?
“Dede mahrumu” da aynı torunu anlatan, dinî literatürden gelen bir ifadedir; “mahrum” burada mirastan pay alamayan anlamındadır. Türk Medeni Kanunu’nda böyle bir mahrumiyet yoktur. Kanun metninde “mahrum” kelimesi hiç geçmez.
Dede yetimine miras düşer mi?
Türk hukukuna göre düşer ve payı bellidir: babasının payı kadar. Dedenin diğer çocukları hayatta olsa bile bu pay onlara dağıtılmaz. Kanun bu torunu istisna kabul eden ya da payını azaltan bir hüküm içermez; m.495/3’ün lafzı kayıtsızdır.
Dede yetimi miras alır mı?
Alır. Üstelik almak için dava açmasına da gerek yoktur; mirasçılık belgesine kendi adına yazılır. Diğer mirasçılar payı kabul etmezse terekenin tespiti ve paylaşma yoluna gidilir.
Dede yetimi miras alabilir mi?
Alabilir; kanun bu kişiyi ayrı bir kategoriye koymaz. Mirasçılık belgesinde payı, ölen ana veya babasının payı kadar gösterilir.
Dede yetimi miras paylaşımı nasıl yapılır?
Miras önce dedenin çocuk sayısına bölünür. Ölmüş çocuğun payı, o çocuğun kendi çocukları arasında eşit paylaşılır. Sağ kalan eş varsa önce onun payı ayrılır (TMK m.499), kalan kısım altsoy arasında bu şekilde dağıtılır.
Kanunî düzen ile dinî hüküm neden farklı anlatılıyor?
Çünkü iki ayrı normatif sistemden söz ediliyor. Mahkemeler, tapu müdürlükleri, bankalar ve noterler yalnızca Türk Medeni Kanunu’nu uygular. Bu nedenle bir mirasçılık belgesinde, tapu intikalinde veya paylaşma davasında torunun payı her hâlükârda m.495/3’e göre belirlenir.
Torunun Miras Payı Nasıl Hesaplanır?
Torunun payı iki adımda bulunur: önce miras dedenin çocuk sayısına bölünür, sonra ölmüş çocuğa düşen dilim onun çocukları arasında eşit paylaşılır. Sağ kalan eş varsa hesap ondan başlar.
TMK m.499/1’e göre sağ kalan eş, altsoyla birlikte mirasçı olduğunda mirasın dörtte birini alır. Geriye kalan dörtte üç, çocuklar (ve halefiyet yoluyla torunlar) arasında bölünür.
Torun miras payı ne kadar olur?
Babasına düşecek payın, kardeş sayısına bölünmüş hâli kadar olur. Dedenin iki çocuğu ve sağ kalan eşi varsa, çocuklara kalan dörtte üçün yarısı her bir kola düşer. Ölmüş çocuğun kolunda iki torun varsa her biri bu dilimi ikiye böler.
Dededen toruna miras paylaşımı nasıl yapılır?
Aşağıdaki tablo, 1.200.000 TL değerindeki bir terekede üç farklı aile yapısı için sonucu gösterir. Rakamlar hesap kolaylığı içindir; oranlar kanundan gelir.
| Aile yapısı | Eşin payı | Sağ çocuk | Ölmüş çocuğun 2 torunu |
|---|---|---|---|
| Eş + 2 çocuk (biri ölmüş) | 300.000 TL (1/4) | 450.000 TL | 225.000 TL + 225.000 TL |
| Eş yok, 2 çocuk (biri ölmüş) | — | 600.000 TL | 300.000 TL + 300.000 TL |
| Eş + tek çocuk (ölmüş) | 300.000 TL (1/4) | — | 450.000 TL + 450.000 TL |
Dededen kalan miras paylaşımı hangi sırayla yapılır?
Sıra şudur: sağ kalan eşin payı ayrılır, kalan kısım kollara bölünür, ölmüş kolun dilimi kendi içinde paylaştırılır. Bu üç adım tamamlanmadan hiçbir mirasçı kendi payını tek başına devredemez.
Dede mirası nasıl paylaşılır?
Paylaşma iki yoldan yapılabilir: mirasçıların yazılı anlaşmasıyla (miras taksim sözleşmesi) ya da anlaşma sağlanamazsa sulh hukuk mahkemesinde açılacak paylaşma davasıyla. Anlaşma yolu daha hızlı ve daha ucuzdur.
Dedemden kalan miras nasıl paylaşılır?
Terekedeki her mal ayrı ayrı değerlendirilir. Hâkim, olanak varsa taşınmazların her birinin tamamını bir mirasçıya vermeyi tercih eder ve değer farkını para ödemesiyle denkleştirir (TMK m.642/2).
Dededen kalma miras paylaşımı anlaşmayla yapılabilir mi?
Yapılabilir. Mirasçılar elbirliği mülkiyetini sona erdirmek için aralarında taksim sözleşmesi imzalayabilir. Taşınmaz içeren paylaşmalarda sözleşmenin yazılı olması ve tapuda tescil edilmesi gerekir.
Dededen miras paylaşımı ne kadar sürede tamamlanır?
Anlaşmaya varılan dosyalarda süre, veraset ve intikal vergisi ilişiğinin kesilmesi ile tapu işlemlerinin toplamı kadardır. Uyuşmazlık varsa süre paylaşma davasının görülme süresine bağlıdır ve dosyadan dosyaya değişir.
Dededen kalan miras nasıl paylaşılır?
Önce terekenin borçları ve cenaze giderleri düşülür, kalan net değer paylaştırılır. Paylaşmaya kadar mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti vardır (TMK m.640): mallar üzerinde tek başına tasarruf edilemez, kararlar birlikte alınır. Paylaşma anlaşmayla ya da dava yoluyla yapılır.
Birden fazla torun varsa pay nasıl bölünür?
Aynı ölmüş çocuktan gelen torunlar, o kolun payını eşit bölüşür. Torun sayısı bu kolun toplam payını büyütmez. Üç torunlu bir kol ile tek çocuklu bir kol, dedenin terekesinden aynı büyüklükte dilim alır; fark yalnızca dilimin kaça bölündüğündedir.
Dededen kalan miras eşe geçer mi?
Dedenin sağ kalan eşi altsoyla birlikte mirasçı olur ve dörtte bir alır (TMK m.499/1-1). Ölmüş babanın eşi, yani torunun annesi ya da üvey annesi, dedenin mirasında pay almaz — gelin kayınpederine mirasçı değildir.
Dededen kalan miras anneye düşer mi?
Dedenin mirası, dedenin annesine ancak dedenin hiç altsoyu kalmamışsa geçer (TMK m.496). Torun varsa birinci zümre doludur ve ikinci zümreye sıra gelmez. Torunun kendi annesi ise dedenin mirasında hiçbir sıfata sahip değildir.
Dededen kalan miras ikinci eşe düşer mi?
Dedenin ölüm tarihinde resmî nikâhla evli olduğu eş, ilk eşi mi ikinci eşi mi olduğuna bakılmaksızın dörtte bir pay alır. Önceki evlilikten olan çocuklar ve onların altsoyu bu durumdan etkilenmez; payları kalan dörtte üç üzerinden hesaplanır.
Torunların miras hakkı hangi belgeyle belgelenir?
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ile. TMK m.598 uyarınca bu belge sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir. Belgede her mirasçının payı kesirle gösterilir; torunun payı kendi adına yazılır, babasının adı ölü kaydıyla zincirde görünür.
Anne Tarafı: Anneanne ve Babaanneden Toruna Miras
Halefiyet kuralı anne tarafı için de birebir aynı işler. Kanun mirasçıyı “çocuk” olarak tanımlar; kız çocuğun altsoyu ile erkek çocuğun altsoyu arasında hiçbir fark gözetmez. Dolayısıyla annesi önce ölmüş bir torun, anneannesine ve babaannesine de aynı şekilde mirasçıdır.
Anne ölünce dededen toruna miras kalır mı?
Kalır. Annesi dedesinden (yani annesinin babasından) önce ölmüş olan torun, annesinin payını halefiyetle alır. Baba tarafı için geçerli olan m.495/3, anne tarafı için de aynen uygulanır.
Babaanneden toruna miras kalır mı?
Kalır. Babaanne, babanın annesidir; baba ondan önce ölmüşse babanın payı torunlara geçer. Babaannenin başka çocukları varsa miras önce çocuk sayısına bölünür, ölmüş babanın dilimi torunlar arasında paylaşılır.
Anneanneden toruna miras düşer mi?
Düşer. Anne, anneanneden önce ölmüşse annenin payı onun çocuklarına geçer. Torunun babası hayatta olsun ya da olmasın sonuç değişmez; anneanne ile torun arasındaki bağı kuran kişi annedir.
Annesi ölen çocuğa dedesinden miras düşer mi?
Düşer. Burada “dede” annenin babası ise bağ anne üzerinden kurulur ve halefiyet işler. “Dede” babanın babası ise bağ baba üzerinden kurulur; annenin ölümü bu ilişkiyi etkilemez, çünkü torun ile baba tarafı arasındaki kan hısımlığı annenin ölümüyle sona ermez.
Babası ölen çocuğa dedesinden miras düşer mi?
Düşer ve payı babasının payı kadardır. Bu soru havuzdaki en çok aranan sorulardan biridir; kanunun cevabı m.495/3’tür ve tereddütsüzdür.
Kız torun ile erkek torun arasında fark var mı?
Yoktur. TMK m.495/2 çocukların eşit mirasçı olduğunu söyler ve bu eşitlik halefiyetle gelen paya da yansır. Evli olmak, başka bir soyadı taşımak ya da başka bir ilde yaşamak payı değiştirmez.
Evlilik dışında doğan torunun durumu
Soybağı tanıma veya mahkeme kararıyla kurulmuşsa, evlilik dışında doğan çocuk baba yönünden de evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olur (TMK m.498). Bu çocuğun altsoyu da aynı haklarla halefiyetten yararlanır.
Dededen Toruna Borç Kalır mı?
Borç da miras gibi geçer, ama otomatik ve kaçınılmaz değildir. Mirasçılar tereke borçlarından kişisel olarak ve müteselsilen sorumludur (TMK m.599/2 ve m.641/1). Torun halefiyetle mirasçı olduğu an bu sorumluluğa da girer. Kurtulmanın yolu mirası reddetmektir.
Dedenin borcu toruna kalır mı?
Torun mirası kabul ederse kalır. Üstelik sorumluluk terekeyle sınırlı değildir: mirasçı, kendi malvarlığıyla da sorumlu olur. Bu nedenle borca batık bir terekede süreyi kaçırmamak kritiktir.
Dedenin borcu toruna geçer mi?
Geçer; ancak kanun bir güvenlik supabı koymuştur. TMK m.605/2’ye göre ölüm tarihinde mirasbırakanın “ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” Bu hâlde ayrıca ret beyanında bulunmak gerekmez; hükmî ret kendiliğinden işler.
Torun tereke borcundan ne kadar sorumlu olur?
Mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçı, borcun tamamından müteselsilen sorumludur — payı kadar değil. Alacaklı, borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir; ödeyen mirasçı diğerlerine rücu eder. Ölen kişinin borçlarının mirasçıya geçmesi ayrı bir yazının konusudur.
Torun terekeden alacaklı da olabilir: TMK m.641/2
Kanun, dedesiyle birlikte yaşamış ve emeğini ya da gelirini aileye özgülemiş torun için özel bir hak tanır. Bu torun, terekeden uygun miktarda tazminat isteyebilir ve bu tazminat tereke borcu sayılır. Tek sınır, terekenin bu yüzden borç ödemeden acze düşmemesidir. Çiftçi ailelerinde dedesinin yanında çalışmış, ücret almamış torunlar için pratik değeri yüksek bir hükümdür.
Torunun reddi miras süresi ne kadar?
Üç aydır (TMK m.606). Sürenin başlangıcı yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihtir; kural olarak bu, mirasbırakanın ölümünün öğrenildiği andır. Torun için bu tarih dedenin ölümüdür, babanın ölümü değil.
Torun reddi miras yapar mı?
Yapabilir. Ret, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla bildirilir ve kayıtsız şartsız olmalıdır. Reddeden torun mirasın hiçbir kaleminden yararlanamaz; seçmeli ret, yani “malı alıp borcu reddetme” mümkün değildir.
Reddi miras toruna geçer mi, torunlara geçer mi?
Bir mirasçı mirası reddederse payı, “miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi” hak sahiplerine geçer (TMK m.611/1). Yani babanın reddi, payı çocuklarına yani torunlara taşır. Torunlar da reddetmek isterse kendileri ayrıca ret beyanında bulunmalıdır.
Babasının mirasını reddeden dedesinin mirasını alabilir mi?
Alabilir. Bunlar iki ayrı terekedir ve birbirinden bağımsızdır. Babanızın borca batık terekesini reddetmiş olmanız, dedenizin terekesinde halefiyetle mirasçı olmanızı engellemez. Tersi de doğrudur: dedenin mirasını reddetmek, babanın mirasını reddetmek anlamına gelmez.
Babanın mirası reddedilirse dedenin mirası ne olur?
Ret, yalnız reddedilen terekeyi etkiler. Dede daha sonra ölürse, reddedilen tereke ile ilgisi olmayan yeni bir miras açılır ve torun orada m.495/3 uyarınca mirasçı olur. Burada dikkat edilecek nokta zamanlamadır: eğer dede babadan önce ölmüşse, dededen gelen mal babanın terekesine girmiştir ve babanın terekesini reddetmek o malı da kapsar.
Reddi miras torunlara geçer mi?
Geçer. Babanın reddi, payı “sanki baba miras açıldığında sağ değilmiş gibi” torunlara taşır (TMK m.611/1). Torunlar bu payı kabul edebilir ya da kendi adlarına üç ay içinde reddedebilir.
Babanın mirasının reddi hâlinde dedenin mirası ne olur?
Hiç etkilenmez. Babanın terekesinin reddi, ileride açılacak dede terekesinde torunun mirasçılığını ortadan kaldırmaz. Ret beyanı yalnız beyan edildiği tereke bakımından sonuç doğurur.
Altsoyun tamamı mirası reddederse miras kime kalır?
Altsoyun tamamı reddederse pay, sağ kalan eşe geçer (TMK m.613). En yakın yasal mirasçıların tamamı reddetmişse tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; artan değer, reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (TMK m.612).
Mirası reddeden mirasçının altsoyu ne olur?
Reddeden mirasçının altsoyu, reddedenin yerine geçer ve kendi adına karar verir. Kabul de edebilir, üç ay içinde kendisi de reddedebilir. Ret zinciri bu şekilde aşağı doğru sorulur; mirasçılar isterlerse sonraki mirasçılara sorulmasını tasfiyeden önce talep edebilir (TMK m.614).
Dede Sağken Toruna Mal Bırakabilir mi?
Bırakabilir, ama iki sınırla. Birincisi saklı pay: dedenin altsoyu varsa, terekenin saklı paylar dışında kalan kısmında tasarruf edebilir (TMK m.505). İkincisi denkleştirme: sağlararası karşılıksız kazandırmalar, paylaşmada hesaba katılabilir.
Dede toruna miras bırakabilir mi?
Bırakabilir. Torun zaten yasal mirasçı olabildiği gibi, dede onu ölüme bağlı tasarrufla mirasçı da atayabilir. Atama, torunun payını saklı paylar sınırı içinde artırmanın yoludur.
Dede torununa miras bırakabilir mi, hangi yolla?
Üç yol vardır: vasiyetname ile mirasçı atama, belirli bir malı vasiyet etme (belirli mal vasiyeti) veya miras sözleşmesi yapma. Üçünün de şekil şartları farklıdır; el yazılı vasiyetnamede metnin tamamı, tarih ve imza mirasbırakanın kendi el yazısıyla olmalıdır.
Toruna miras bırakma saklı payı aşarsa ne olur?
Aşan kısım kendiliğinden geçersiz olmaz; saklı payı zedelenen mirasçı tenkis davası açarsa mahkeme tasarrufu saklı pay sınırına çeker. Dava açılmazsa tasarruf olduğu gibi uygulanır.
Toruna miras bırakılır mı, torun atanmış mirasçı olabilir mi?
Olabilir. Atanmış mirasçı da mirası ölüm anında kazanır (TMK m.599/3). Yasal mirasçılar, atanmış mirasçıya düşen mirası ona teslim etmekle yükümlüdür.
Dedenin malı toruna kalır mı?
Dedenin ölüm anında babanın hayatta olmaması hâlinde kalır. Bu, dedenin ayrıca bir işlem yapmasını gerektirmez; kanun payı kendiliğinden aşağı indirir.
Sağken toruna mal bırakmak mümkün mü?
Mümkün. Dede sağlığında bağış yapabilir, satış yapabilir, vasiyetname ile toruna mal bırakabilir. Bunların hiçbiri kendiliğinden geçersiz değildir. Geçersizlik ancak saklı pay ihlal edilmişse veya işlem mirasçılardan mal kaçırma amaçlı muvazaalı bir işlemse gündeme gelir.
Dede toruna mal verebilir mi?
Verebilir. Malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi yaşarken kısıtlanmaz; kimse “ileride mirasçı olacağım” diyerek bir bağışı önleyemez. Mirasçıların dava hakkı, ancak mirasbırakanın ölümünden sonra doğar.
Dede torununa mal verebilir mi?
Verebilir; üstelik bunun için diğer mirasçılara danışması gerekmez. Sınır ölümden sonra işler: kazandırma saklı payı zedelemişse tenkis, mal kaçırma amaçlıysa muvazaa tartışılır.
Dede torununa ev verebilir mi?
Verebilir; taşınmaz devri tapu müdürlüğünde resmî senetle yapılır. Devrin bağış mı satış mı olduğu, ileride açılacak bir davada hangi hukuki yolun izleneceğini belirler.
Dede torununa tapu verebilir mi?
Verebilir. Tapu devri satış, bağış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi şeklinde yapılabilir. Devrin hangi hukuki sebebe dayandığı sonradan açılacak davanın türünü belirler: bedelsiz bağışta tenkis, bedelli görünen ama gerçekte bağış olan devirde muris muvazaası tartışılır.
Dede torununa bağış yapabilir mi?
Yapabilir. Bağış taşınmaz için resmî senetle, taşınır için teslimle gerçekleşir. Bağışın mirasçıları etkileyip etkilemediği, terekenin ölüm günündeki değeri üzerinden hesaplanan tasarruf edilebilir kısma bakılarak belirlenir (TMK m.507).
Vasiyetname ile toruna mal bırakma
Dede, torununu mirasçı atayabilir veya belirli bir malı ona vasiyet edebilir. Vasiyetnamenin el yazılı, resmî ya da sözlü şekillerden birine uyması gerekir; şekil şartına aykırı vasiyetname iptal edilebilir. Ayrıntılar için vasiyetname şekil şartları yazısına bakabilirsiniz.
Denkleştirme: babaya yapılan kazandırma torunun payından düşer
Bu kural çoğu dosyada gözden kaçar. TMK m.669/2’ye göre mirasbırakanın “çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak” gibi karşılıksız kazandırmaları, aksi açıkça belirtilmedikçe denkleştirmeye tabidir. Ve m.670 şunu ekler: mirasçılık sıfatını kaybeden mirasçıya ait geri verme yükümlülüğü, onun yerini alan mirasçılara geçer.
Somut sonuç şudur: dede sağlığında oğluna bir daire vermişse, oğul öldükten sonra dedeye halefiyetle mirasçı olan torunlar, o dairenin değerini kendi paylarına mahsup ettirmek zorunda kalabilir. Torun o malı hiç görmemiş olsa bile yükümlülük ona geçer.
Eğitim giderleri denkleştirmeye girer mi?
Kural olarak girmez. TMK m.674, çocukların eğitim ve öğrenim giderleri için geri verme yükümlülüğünü yalnızca alışılmış ölçüleri aşan kısım bakımından kabul eder. Ayrıca eğitimini tamamlamamış veya engelliliği bulunan çocuklara paylaşmada hakkaniyete uygun bir ödeme yapılır.
Dededen Toruna Yapılan Satış veya Tapu Bozulur mu?
Kendiliğinden bozulmaz; bozulması için dava açılması ve muvazaanın ya da saklı pay ihlalinin kanıtlanması gerekir. Devrin üzerinden yıllar geçmiş olması tek başına devri korumaz, çünkü muris muvazaası iddiası zamanaşımına tabi değildir.
Dededen toruna miras bozulur mu?
Halefiyetle geçen miras payı “bozulmaz” — kanundan doğar ve bir sözleşmeye dayanmaz. Bozulma tartışması yalnızca dedenin sağlığında yaptığı devirler için yapılır. Mirasçılık belgesindeki pay yanlış hesaplanmışsa düzeltme istenir, iptal değil.
Dededen toruna yapılan satış bozulur mu?
Satış görünüşte yapılmış ama gerçekte bağış kastedilmişse mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açabilir. Mahkeme burada iki ayrı iradeyi arar: görünürdeki satış iradesi ile gizlenen bağış iradesi.
Dededen toruna satış bozulur mu?
Devir görünüşte satış, gerçekte mirasçılardan mal kaçırma amaçlı bağışsa iptal edilebilir. Mahkeme bedelin gerçekten ödenip ödenmediğine, devralanın ödeme gücüne, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farka ve tereketen nakit çıkıp çıkmadığına bakar. Bu ölçütler muris muvazaası davalarının standart inceleme kalemleridir.
Dededen toruna verilen tapu bozulur mu?
Tapu iptali ve tescil davası kabul edilirse kayıt iptal edilir ve dava açan mirasçının payı oranında adına tescil edilir. Talep edilirse, taşınmazın elden çıkmış olması hâlinde bedelin tahsiline karar verilebilir.
Dededen toruna geçen tapu bozulur mu?
Devrin üzerinden geçen süre tek başına koruma sağlamaz; belirleyici olan devrin gerçek sebebidir. Bedelsiz devirlerde tenkis, gizlenmiş bağışlarda muvazaa değerlendirilir.
Dedenin toruna verdiği tapu bozulur mu?
Dedenin sağlığında yaptığı her devir dava konusu olmaz. Dava, ancak devrin saklı payı zedelediği ya da mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığı ileri sürülerek açılır ve bu iddiayı ispat yükü davacıdadır.
Toruna yapılan bağış bozulur mu?
Açık bağışta muvazaa tartışması yapılmaz; çünkü ortada gizlenen bir işlem yoktur. Bu durumda yol tenkis davasıdır: bağış saklı payı zedelemişse, zedelenen oranda geri alınır. Tenkis davası ve saklı pay oranları ayrı yazıda ele alınmıştır.
Muris muvazaası ile tenkis arasındaki fark nedir?
Muris muvazaasında işlem baştan geçersiz sayılır ve pay oranında iptal istenir; saklı paylı olmayan mirasçı da dava açabilir. Tenkiste işlem geçerlidir, yalnızca saklı payı aşan kısım geri alınır ve davayı yalnızca saklı paylı mirasçı açabilir. Süre bakımından da ayrışırlar: tenkis hak düşürücü süreye tabidir, muvazaa iddiası süreye bağlı değildir.
Torunun açacağı davada görevli mahkeme hangisidir?
Tapu iptali ve tescil ile tenkis davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirasçılık belgesi istemi, terekenin tespiti gibi çekişmesiz yargı işleri ise sulh hukuk mahkemesinin görevindedir. Yetkili yer, mirasbırakanın son yerleşim yeridir (TMK m.576).
Torunun Saklı Payı Var mı?
Vardır. Saklı pay altsoya tanınmıştır ve torun da altsoydur. TMK m.506/1 oranı belirler: altsoy için yasal miras payının yarısı. Halefiyetle mirasçı olan torun, babasının saklı payını da devralır.
Torun saklı paylı mirasçı mıdır?
Mirasçı sıfatını kazandığı anda saklı paylıdır. Yani dede, vasiyetnameyle ya da sağlararası kazandırmalarla torunu tamamen devre dışı bırakamaz. Saklı payı zedeleyen tasarruflar tenkise tabidir.
Torunun saklı payı ne kadar?
Yasal miras payının yarısıdır. Torunun yasal payı 1/6 ise saklı payı 1/12’dir. Hesap her zaman iki adımlıdır: önce halefiyetle gelen yasal pay bulunur, sonra yarısı alınır.
Torun mirastan çıkarılır mı?
Mirasbırakan, saklı paylı mirasçısını ancak iki sebeple mirasçılıktan çıkarabilir (TMK m.510): mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlenmesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi. Çıkarma, ölüme bağlı tasarrufta sebebi açıkça belirtilmişse geçerlidir; belirtilmemişse tasarruf yalnızca saklı pay dışında uygulanır (TMK m.512).
Dede babayı mirastan çıkarırsa torun ne alır?
Bu, kanunun en çok şaşırtan hükümlerinden biridir. TMK m.511/2’ye göre mirasçılıktan çıkarılan kimsenin payı, “o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi” onun altsoyuna kalır. Üstüne m.511/3 ekler: çıkarılanın altsoyu, “o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.”
Yani dede oğlunu mirastan çıkarsa bile torunlar pay alır; üstelik saklı paylarını talep etme hakları da vardır. Çıkarma, çıkarılan kişiyi etkiler, onun çocuklarını değil.
Babası dedeyi öldürürse torun mirasçı olur mu?
Olur. Mirastan yoksunluk sebepleri m.578’de sayılmıştır ve mirasbırakanı kasten öldürmek bunların başında gelir. Ancak m.579 sınırı çizer: “Mirastan yoksunluk, yalnız yoksun olanı etkiler. Mirastan yoksun olanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur.”
Sonuç: babanın işlediği fiil torunun hakkını ortadan kaldırmaz. Torun, babası hayatta olsa bile onun payını halefiyet benzeri bir yolla alır.
Yoksunluk ile çıkarma arasındaki fark nedir?
Yoksunluk kanundan doğar, mirasbırakanın iradesine bağlı değildir ve affıyla ortadan kalkar (m.578/son). Çıkarma ise mirasbırakanın iradesiyle ve ölüme bağlı tasarrufla yapılır, sebebi tasarrufta yazılmalıdır. İkisinin ortak yanı, ikisinde de altsoyun korunmasıdır.
Torun Miras Davası Açabilir mi?
Açabilir. Mirasçı sıfatını kazanan torun, diğer mirasçılarla aynı dava haklarına sahiptir: mirasçılık belgesi istemi, terekenin tespiti, paylaşma davası, tapu iptali ve tescil, tenkis. Ayrı bir izin veya vekâlet gerekmez.
Torun dedeye miras davası açabilir mi?
Dedenin ölümünden sonra açabilir. Yaşayan bir kişiye karşı miras davası açılamaz; miras ancak ölümle açılır (TMK m.575). Dede hayattayken yapılan devirler de ancak ölümden sonra dava konusu edilebilir.
Torun dedenin veraset ilamını alabilir mi?
Alabilir. Mirasçılardan her biri kendi başına mirasçılık belgesi isteyebilir; diğer mirasçıların katılımı veya onayı aranmaz. Belge sulh hukuk mahkemesinden ya da noterden alınır (TMK m.598/1).
Torun veraset ilamı alabilir mi, nasıl alınır?
Nüfus kayıt örneğiyle birlikte başvuru yapılır. Noter, mirasçılık ilişkisini nüfus kayıtlarından kurabildiği hâllerde belgeyi düzenler; kayıtların yetersiz kaldığı, yabancılık unsuru bulunan veya vasiyetnameye dayanan hâllerde mahkemeye gidilir. Sürecin tamamı veraset ilamı nedir ve alınmazsa ne olur yazısında anlatılmıştır.
Dedenin veraset ilamı nasıl alınır?
Aynı usul izlenir; tek fark zincirin uzunluğudur. Araya ölmüş bir kuşak girdiğinde nüfus kayıtları hem dede hem baba için çıkarılır ve mirasçılık zinciri kurulur. Eski tarihli ölümlerde kayıt eksikliği çıkarsa mahkeme yoluna gidilir.
Mirasçılık belgesinin geçersizliği ileri sürülebilir mi?
Sürülebilir ve bunun için süre yoktur. TMK m.598/3: “Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.” Zincirde atlanan bir mirasçı ya da yanlış hesaplanmış bir pay, yıllar sonra da düzeltilebilir.
Dededen Kalan Mirası Nasıl Öğrenirim?
Mirasçı sıfatını belgeleyen kişi, mirasbırakanın malvarlığını kurumlardan öğrenebilir. Anahtar belge mirasçılık belgesidir; onsuz hiçbir kurum bilgi vermez.
Dededen miras sorgulama nasıl yapılır?
Mirasçılık belgesi alındıktan sonra e-Devlet üzerindeki “Miras Bilgileri” ve tapu sorgulama hizmetleri kullanılabilir. Banka hesapları için bankalara, araç kayıtları için trafik tesciline, sigorta ve bireysel emeklilik için ilgili kuruluşlara başvurulur.
Dedemden kalan mirası nasıl öğrenebilirim?
Sorgulama zinciri şöyledir: nüfus kayıt örneği → mirasçılık belgesi → tapu ve banka sorgusu → veraset ve intikal vergisi beyannamesi → tapu intikali. Aradaki bir halka atlanırsa sonraki adım tıkanır.
Dedemin üzerine olan tapuları nasıl öğrenebilirim?
Mirasçılık belgesiyle tapu müdürlüğüne veya e-Devlet’in tapu sorgulama hizmetine başvurulur. Mirasçı, mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazların listesini talep edebilir. Ada-parsel bilgisi bilinmiyorsa il bazında tarama yapılması istenebilir.
Dededen kalan miras nasıl alınır?
Tereke tespit edildikten sonra intikal işlemleri yapılır. Taşınmazlar için veraset ve intikal vergisi ilişiği kesildikten sonra tapuda intikal yapılır; ardından mirasçılar isterse taksim sözleşmesiyle ya da paylaşma davasıyla elbirliği mülkiyetini sona erdirir.
Dededen kalan tarla tapusu nasıl alınır?
Tarım arazilerinde diğer taşınmazlardan farklı, sert bir rejim işler. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8/B maddesi şöyle der: “Mirasa konu tarımsal arazilerde mülkiyetin devri esastır.” Mirasçılar anlaşırsa devir işlemleri mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tamamlanmalıdır. Genel tapu intikali adımları bu süre içinde tamamlanır.
Dededen kalma tarla tapusu bir yılda devredilmezse ne olur?
Süre geçer ve dava da açılmazsa Bakanlık devreye girer. 5403 m.8/Ç uyarınca Bakanlık mirasçılara üç ay ek süre verir; bu sürede de devir yapılmazsa arazinin ehil mirasçıya, o yoksa en fazla teklifi veren istekli mirasçıya devri, bu da olmazsa üçüncü kişilere satılması için sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir.
Tarla birden fazla toruna kalırsa nasıl bölünür?
Kural olarak bölünmez. Belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler bölünemez eşya niteliği kazanır (5403 m.8) ve yeter gelirli arazi büyüklüğünün altında ifraz edilemez (m.8/A). Mirasçılar araziyi bir mirasçıya, aile malları ortaklığına, kuracakları limited şirkete ya da üçüncü kişiye devretmeyi kararlaştırabilir (m.8/C). Anlaşamazlarsa sulh hukuk hâkimi araziyi tarımsal gelir değeri üzerinden ehil mirasçıya devreder; devralan mirasçıya diğerlerinin paylarını depo etmesi için altı aya kadar süre verilir (m.8/D).
Dedemden kalan mirası nasıl alabilirim?
Sıra şöyledir: mirasçılık belgesini alın, veraset ve intikal vergisi beyannamesini verin, ilişik kesme belgesiyle tapuda intikali yaptırın. Diğer mirasçılar işlemlere katılmıyorsa paylaşma davası açılabilir.
Dedemden kalan mirası nasıl öğrenebilirim?
Mirasçılık belgesiyle e-Devlet üzerinden tapu ve miras sorgulaması yapılır. Banka hesapları için ilgili bankalara, araç için trafik tesciline yazılı başvuru gerekir.
Dededen kalan miras nasıl öğrenilir?
Kayıtlı malvarlığı için kurum sorgusu yeterlidir; kayıtsız değerler (nakit, altın, alacaklar) için terekenin tespiti davası açılabilir. Bu dava sulh hukuk mahkemesinde görülür ve terekenin defterinin tutulmasını sağlar.
Dedemin mirasını nasıl alırım?
Mirasçılık belgesini alın, vergi ilişiğini kesin, tapuda intikali yaptırın. Diğer mirasçılar sürece katılmıyorsa paylaşma davası açarak elbirliği mülkiyetini sona erdirebilirsiniz.
Dededen kalma miras nasıl alınır?
Aynı sıra izlenir; “kalma” ile “kalan” arasında hukuki fark yoktur. İşlemin hızını belirleyen şey, mirasçı sayısı ve tapu kaydındaki zincirin uzunluğudur.
Babaanneden kalan miras paylaşımı nasıl yapılır?
Babaannenin çocuk sayısına göre kollara bölünür; ölmüş çocukların dilimi kendi altsoylarında paylaşılır. Babaannenin sağ kalan eşi varsa önce ona dörtte bir ayrılır.
Ölen Dedenin Maaşı Toruna Kalır mı?
Hayır. Miras ile ölüm aylığı bambaşka iki rejimdir ve aynı kişiye aynı anda farklı cevaplar verirler. Torun dedenin mirasçısıdır, ama dedenin ölüm aylığında hak sahibi değildir.
Sebebi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 34. maddesidir. Madde, ölen sigortalının aylığından pay alacakları tek tek sayar: dul eş, çocuklar, ana ve baba. Kanunun tamamında “torun” kelimesi hiç geçmez. Miras hukukunda halefiyetle işleyen zincir, sosyal güvenlik hukukunda işlemez.
Torun dedesinin emekli maaşını alabilir mi?
Alamaz. Aylık bağlanacak hak sahipleri kanunda sınırlı sayıda belirlenmiştir ve torun bu listede yoktur. Babası ölmüş olsa bile torun, dedenin aylığında babasının yerine geçmez.
Torun dedenin maaşını alabilir mi?
Alamaz. Aylık, sigortalının kendi hak sahiplerine bağlanır ve torun bu kişiler arasında sayılmamıştır. Dedenin ölümünden önce babanın ölmüş olması da bu sonucu değiştirmez.
Kız torun dedesinin maaşını alabilir mi?
Alamaz. 5510 m.34/b-3’te yer alan “yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlar” ifadesi, sigortalının kızını anlatır, torununu değil. Bu hüküm kız torunlara uygulanmaz.
Dul torun dedesinin maaşını alabilir mi?
Alamaz. Dulluk hâli, hak sahipliğini yalnızca kanunda sayılan kişiler bakımından etkiler. Torun bu kişiler arasında olmadığı için medeni hâli sonuç doğurmaz.
Tek istisna: dede torununu evlat edinmişse
5510 m.34’ün ikinci fıkrası, sigortalı tarafından evlât edinilmiş çocukların aylıktan yararlanacağını söyler. Dede, torununu usulüne uygun olarak evlat edinmişse artık o kişi hukuken “çocuk” sıfatını kazanır ve diğer şartları taşıması hâlinde aylığa hak kazanabilir. Aynı kişi TMK m.500 uyarınca miras bakımından da kan hısımı gibi mirasçı olur.
Miras ile ölüm aylığı farkı: özet tablo
| Konu | Miras (TMK) | Ölüm aylığı (5510) |
|---|---|---|
| Torunun sıfatı | Birinci zümre mirasçı | Hak sahibi değil |
| Dayanak | TMK m.495/3 halefiyet | 5510 m.34’te sayılan liste |
| “Torun” kelimesi kanunda | Yalnız m.641/2’de, farklı bağlamda | Hiç geçmez |
| Babanın önce ölmesi | Torunu mirasçı yapar | Sonucu değiştirmez |
| Evlat edinme hâli | Kan hısmı gibi mirasçı (m.500) | Çocuk sayılır, aylık mümkün |
Evlatlık Dedeye Mirasçı Olur mu?
Bugünkü kural açıktır: evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur (TMK m.500/1). Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Buna karşılık evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmaz (m.500/2) — ilişki tek yönlüdür.
Evlatlığın altsoyu halefiyet yoluyla mirasçı olur mu?
Yürürlükteki kanuna göre olur; çünkü m.500 açıkça “evlâtlık ve altsoyu” der. Evlatlık evlat edinenden önce ölmüşse, onun çocukları halefiyetle mirasçı olur.
Ölüm tarihi 1 Ocak 2002’den önceyse sonuç değişebilir
Burada sık atlanan bir geçiş kuralı vardır. 4722 sayılı Kanun’un 17. maddesi şöyle der: “Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.” Yani mirasbırakan 1 Ocak 2002’den önce ölmüşse 743 sayılı eski Medeni Kanun uygulanır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin E.2014/9582 K.2015/10884 sayılı, 17.09.2015 tarihli kararında bu kuralın sonucu görülür: evlat edinen 1990’da, kök mirasbırakan 2002’de ölmüştü; yerel mahkeme 743 sayılı Kanun’un 447. maddesi ile 4722 sayılı Kanun’un 17. maddesine dayanarak evlatlığın halefiyet yoluyla mirasçı olamayacağına karar vermiş, Daire kararı onamıştır.
Sonuç: evlatlık ve altsoyunun mirasçılığı sorulduğunda önce mirasbırakanın ölüm tarihine bakılır. Aynı akrabalık ilişkisi, iki farklı tarihte iki farklı sonuç verebilir.
Torunun Dedeye Karşı Diğer Hak ve Yükümlülükleri
Miras dışında da bu ilişkiyi düzenleyen hükümler vardır ve çoğu zaman aynı dosyada gündeme gelir.
Torun dedeye bakmak zorunda mı?
Şartları varsa evet. TMK m.364: “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” Torun, dedenin altsoyudur; dolayısıyla yardım nafakası yükümlüsü olabilir.
Ancak sıra vardır: nafaka davası mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır (TMK m.365/1). Dedenin sağ çocuğu varsa önce ona başvurulur. Nafakanın bir veya birkaç yükümlüden istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim yükümlülüğü azaltabilir veya kaldırabilir.
Dede ve babaannenin torunu görme hakkı var mı?
Olağanüstü hâller varsa ve çocuğun menfaatine uygun düşüyorsa vardır. TMK m.325/1, kişisel ilişki kurma hakkının “diğer kişilere, özellikle hısımlarına da” tanınabileceğini söyler. Bu hak otomatik değildir; mahkemeden istenir ve çocuğun yararı ölçütüyle değerlendirilir.
Bu hükümler miras payını etkiler mi?
Etkilemez. Nafaka yükümlülüğü veya kişisel ilişki kurma hakkı, miras payının hesabında bir kalem oluşturmaz. Buna karşılık dedeye bakmama, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi sayılırsa mirasçılıktan çıkarma sebebi olarak ileri sürülebilir (TMK m.510/2).
Yurt Dışındaki Dededen Kalan Miras
Yabancılık unsuru taşıyan miras dosyalarında hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun belirler. Kural MÖHUK m.20/1’de yazılıdır: “Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır.” Mirasın açılması, kazanılması ve taksimine ilişkin hükümler ise terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir (MÖHUK m.20/2).
Bu ikili yapı pratikte şu anlama gelir: Türk vatandaşı bir dedenin yurt dışındaki taşınmazı için o ülkenin kuralları da devreye girer, Türkiye’deki taşınmazı için ise mirasçı hangi ülkede yaşarsa yaşasın Türk hukuku uygulanır.
Yunanistan’da veya Mısır’da dededen kalan miras nasıl alınır?
Önce o ülkedeki mirasçılık belgesinin veya eşdeğer belgenin alınması, ardından Türkiye’de kullanılacaksa usulüne uygun şekilde tasdik ve tercüme edilmesi gerekir. Türkiye’deki taşınmazlar için Türk mahkemelerinden alınan mirasçılık belgesi ayrıca gereklidir.
Yurt dışındaki mirasçı Türkiye’deki paya nasıl ulaşır?
Vekâletname ile temsil yoluyla. Yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin konsoloslukta düzenlenmesi ya da apostil şerhi taşıması istenir. Mirasçının yurt dışında olması payını etkilemez; yalnızca işlemlerin usulünü değiştirir.
Bu Konuda En Sık Karşılaşılan Beş Yanlış
Baba ölünce dededen toruna miras kalır mı sorusu arandığında karşınıza çıkan şu beş ifade, ya eksik ya yanlıştır.
1. “Baba hayattayken dede ölürse torun mirasçı olamaz.” Cümlenin ilk yarısı doğru, verdiği izlenim yanlış. Torun o an mirasçı değildir, ama dedenin malvarlığı babaya geçmiştir; baba öldüğünde aynı mallar m.580/2 üzerinden toruna gelir. “Olamaz” değil, “bu yoldan değil” demek gerekir.
2. “Torun ikinci derece akraba olduğu için ikinci sıradadır.” Derece ile zümre karıştırılıyor. Torun ikinci derecededir ama birinci zümrededir; mirasbırakanın birinci derece hısmı olan anne ve babasının önüne geçer.
3. “Dede oğlunu mirastan çıkarırsa torunlar da pay alamaz.” Kanun tam tersini söylüyor. TMK m.511/2 ve 511/3 uyarınca çıkarılanın altsoyu hem pay alır hem saklı payını isteyebilir.
4. “Babanın mirasını reddettiysen dedenin mirasını da alamazsın.” İki ayrı terekedir. Baba dededen önce öldüyse, babanın terekesini reddetmek dedeye halefiyetle mirasçı olmayı engellemez.
5. “Dedenin emekli maaşı da mirasa dâhildir, torun alır.” Ölüm aylığı tereke malı değildir; 5510 m.34’e göre belirlenen bağımsız bir sosyal güvenlik hakkıdır ve hak sahipleri arasında torun yoktur.
Dosyanızda Ölüm Tarihlerini Önce Sıraya Koyun
Bu konudaki hemen her uyuşmazlık, iki tarihin karşılaştırılmasıyla çözülmeye başlar: dedenin ölüm tarihi ve babanın ölüm tarihi. Elinizdeki nüfus kayıt örneğinde bu iki tarihi yan yana koyduğunuzda hangi maddenin uygulanacağı, kaç tereke olduğu ve ret süresinin ne zaman dolduğu kendiliğinden ortaya çıkar. Tarihler arasında yalnızca birkaç gün olsa bile sonuç değişir.
Zincirde ölmüş bir kuşak varsa, mirasçılık belgesi çıkarılmadan tapu ve banka adımlarına geçilemez. Dosyanızdaki tarih sırasını, devir işlemlerini ve süreleri birlikte değerlendirmek isterseniz iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Baba ölünce dededen toruna miras kalır mı?
Kalır. Babası dedesinden önce ölmüş torun, TMK m.495/3 uyarınca halefiyet yoluyla babasının yerini alır ve babasına düşecek payın sahibi olur.
Dede hayattayken torun miras isteyebilir mi?
İsteyemez. Miras ancak ölümle açılır (TMK m.575). Dede yaşarken malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir; mirasçıların dava hakkı ölümden sonra doğar.
Torunun miras payı amcalarıyla eşit mi?
Hayır. Torunlar, babalarına düşecek tek bir payı aralarında bölüşür. Amcaların her biri kendi payını tam olarak alır.
Dededen toruna borç kalır mı?
Miras kabul edilirse kalır ve sorumluluk müteselsildir. Üç ay içinde ret beyanında bulunularak bu sorumluluktan kurtulmak mümkündür (TMK m.606).
Torunun reddi miras süresi ne zaman başlar?
Kural olarak mirasbırakanın ölümünün öğrenildiği tarihte. Mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat eden mirasçı için süre o tarihten işler.
Babası ölen çocuk dedesinden miras düşer mi?
Düşer. Kanun bu durumu ayrı bir kurum saymaz; halefiyetin olağan uygulamasıdır.
Dede yetimi Medeni Kanunda tanınıyor mu?
“Dede yetimi” Medeni Kanun’un terimi değildir. Kanun aynı kişiyi “mirasbırakandan önce ölen çocuğun altsoyu” olarak görür ve doğrudan mirasçı sayar.
Dede torununa tapu devrederse diğer mirasçılar dava açabilir mi?
Açabilir. Devir gerçekte mal kaçırma amaçlı bağışsa muris muvazaası, açık bağışsa ve saklı payı zedeliyorsa tenkis davası gündeme gelir.
Torun dedesinin emekli maaşını alabilir mi?
Alamaz. 5510 m.34 hak sahiplerini sayar ve torun bu sayımda yer almaz. Dede torununu evlat edinmişse durum değişir.
Dedemden miras kaldı ama babam da vefat etti, iki ayrı dava mı gerekiyor?
Genellikle iki ayrı mirasçılık belgesi gerekir: biri dede, biri baba için. Dava açılması şart değildir; belgeler noterden alınabiliyorsa süreç idari yolla yürür.
Torun saklı paylı mirasçı mıdır?
Mirasçı sıfatını kazandığında saklı paylıdır. Saklı payı, yasal miras payının yarısıdır (TMK m.506/1).
Dede oğlunu mirastan çıkardıysa torun ne kadar alır?
Çıkarılanın altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi pay alır ve saklı payını isteyebilir (TMK m.511/2-3).
Evlatlık torun dedeye mirasçı olur mu?
Yürürlükteki TMK m.500’e göre evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Mirasbırakan 1 Ocak 2002’den önce öldüyse eski Medeni Kanun hükümleri uygulanır ve sonuç değişebilir.
Dedenin borcu terekeden fazlaysa ne yapılmalı?
Ölüm tarihinde ödemeden aciz açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Belirsizse üç ay içinde ret beyanı verilmesi güvenli yoldur.
Mirasçılık belgesindeki pay yanlış hesaplanmışsa ne yapılır?
Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m.598/3). Yeni bir belge istenerek payların düzeltilmesi sağlanır.
Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirmedir. Miras dosyalarında sonucu belirleyen ayrıntı çoğu zaman tarihler, nüfus kayıtları ve devir belgeleridir; bu nedenle kendi dosyanız için bir avukatla görüşmeden adım atmamanız yerinde olur. Mevzuatın güncel hâli için Türk Medeni Kanunu metnine bakabilirsiniz.