Hukuk, Tazminat Hukuku

Google’da Adımla Çıkan Haberi Nasıl Kaldırtırım?

Google’da Adımla Çıkan Haberi Nasıl Kaldırtırım

Unutulma hakkı, Google’da adınızla aratıldığında çıkan eski bir haberin kaldırılmasını ya da adınızla bağlantısının koparılmasını istemenin hukuki adıdır; ancak bu hakkı kullanmanın yolu 10 Ekim 2024’te değişti ve internette hâlâ en çok anlatılan yol bugün kapalı. Uzun yıllar boyunca eski bir haber için ilk durak, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine dayanarak sulh ceza hâkimliğinden alınan erişim engeli kararıydı. Anayasa Mahkemesi bu maddeyi bütünüyle iptal etti, iptal 10.10.2024’te yürürlüğe girdi ve yerine yeni bir hüküm konmadı. Yeni düzenleme önce Haziran 2025’te 10. Yargı Paketi teklifinden çıkarıldı, ardından Aralık 2025’te 11. Yargı Paketi’nden Genel Kurul’da kabul edilen önergelerle çıkarıldı. Yargıtay’ın bir üyesi de 6 Nisan 2026 tarihli karşı oyunda aynı tespiti yaptı: “Yasama Organınca yeni bir düzenlemenin de yapılmamış olması”.

Makale İçeriği

Bugün Google’da adınızla çıkan haber için üç ayrı kapı açık: arama motoruna başvurup sonucun indeksten çıkarılmasını istemek ve reddedilirse Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet etmek; haber sitesine ihtar çekip asliye hukuk mahkemesinde haberin yayından kaldırılması ve tazminat davası açmak; içerik özel hayatınıza dokunuyorsa 5651 sayılı Kanun’un hâlâ yürürlükte olan 9/A maddesine başvurmak. Hangisinin işe yarayacağını haberin yaşı, doğruluğu, kamuoyunca tanınıp tanınmadığınız ve haberin konusu olan dosyanın nasıl bittiği belirliyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, beraat ettiği hâlde haberi yıllarca yayında tutulan kişilerin açtığı davalarda 2024 ve 2025 yıllarında art arda kaldırma kararlarını onadı; ihtara rağmen haberi kaldırmayan site aleyhine manevi tazminatı da reddeden kararı bozdu.

Bir bakışta

  • Kısa cevap: Eski bir haber iki şekilde görünmez hâle gelir. Ya arama motoru adınızla yapılan aramadan o bağlantıyı çıkarır (haber sitede kalır) ya da mahkeme kararıyla haber siteden kaldırılır. Sulh ceza hâkimliğinden 5651 m.9 ile erişim engeli istemek 10.10.2024’ten beri mümkün değil.
  • Ne yapmalı: Önce haberin adresini (URL), tarihini ve ekran görüntüsünü kayda alın. Sonra arama motoruna başvurun; 30 gün içinde cevap gelmezse veya talep reddedilirse Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet edin. Haberi siteden tamamen kaldırtmak istiyorsanız siteye ihtar gönderin ve sonuç alamazsanız asliye hukuk mahkemesinde dava açın.
  • Dikkat: Güncel, doğru ve işinizle ilgili bir haberin kaldırılması zordur. Kurul, 2020’de yayımlanan ve bir akademisyenin iş hayatına ilişkin haberler için arama motorunun reddini yerinde buldu. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesinleşmişse ve aradan yıllar geçmişse talep güçlenir.

Unutulma Hakkı Nedir?

Unutulma hakkı, hakkınızda geçmişte hukuka uygun biçimde yayımlanmış bir bilginin, aradan geçen zaman nedeniyle artık erişime açık tutulmamasını isteme hakkıdır. Türkiye’de hiçbir kanun bu adı taşıyan bir madde içermez. Hak, Anayasa’nın 17. maddesindeki şeref ve itibarın korunması hakkından, 20. maddesindeki kişisel verilerin korunması hakkından ve Türk Medeni Kanunu’nun kişiliği koruyan 24. ve 25. maddelerinden türetilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2015’te yaptığı tanım bugün hukuk ve ceza dairelerinin kararlarında aynen tekrarlanıyor: Unutulma hakkı, üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan olumsuz geçmişin bir süre sonra unutulmasını ve kişinin başkalarının bilmesini istemediği verilerin silinmesini isteme hakkıdır.

Hakkın konusu çoğu zaman yalan bir haber değildir. Yalan ya da hakaret içeren bir yayın zaten yayımlandığı gün hukuka aykırıdır ve kişilik hakkına saldırı olarak ayrıca dava edilir. Unutulma hakkının asıl işlediği alan, yayımlandığı gün doğru olan, hatta kamuoyunun bilmesinde yarar bulunan ama üzerinden yıllar geçtikten sonra kişinin hayatını hâlâ belirleyen haberlerdir: gözaltı, soruşturma, iflas, bir kazaya karışma, eski bir disiplin cezası. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun Nisan 2025’te yayımladığı Unutulma Hakkı rehberi de hakkı bu çerçevede tarif ediyor: bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayımlanmış ve doğru nitelikteki bilgilerinin, zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep edebilmesi.

Unutulma hakkının bir insan hakkına dönüşme yolculuğu

Hakkın bugünkü şekli on iki yıllık bir süreçte oluştu. Avrupa Birliği Adalet Divanı, 13 Mayıs 2014’te Google Spain kararında (C-131/12) arama motorunu kişisel verileri işleyen veri sorumlusu saydı ve kişinin adıyla yapılan aramalardan eski, ilgisiz hâle gelmiş bağlantıların çıkarılmasını isteyebileceğini kabul etti. Türkiye’de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2015’te karara bağladığı dosya ise bir kitaptı: yargı kararında adı geçen kişilerin adları rumuzlanmadan bir kitapta kullanılmıştı. Genel Kurul 17.06.2015 tarihli kararında (E.2014/4-56, K.2015/1679) unutulma hakkını ilk kez bu kadar ayrıntılı tanımladı.

Anayasa Mahkemesi 2016’da hakkı bireysel başvuru düzeyine taşıdı. Kişisel Verileri Koruma Kurulu 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı kararıyla arama motorlarını veri sorumlusu kabul etti ve adla yapılan aramalar için bir başvuru yolu kurdu. Üç yıl sonra ise yolun ceza tarafı kapandı: Anayasa Mahkemesi 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini 11.10.2023 tarihli kararıyla iptal etti. Bugün hak, ağırlıklı olarak Kurul önündeki başvurularla ve hukuk mahkemelerinde açılan davalarla kullanılıyor.

Unutulma hakkı Anayasa Mahkemesi kararı ne diyor?

Anayasa Mahkemesi’nin 3 Mart 2016 tarihli N.B.B. kararı (B. No: 2013/5653), unutulma hakkını doğrudan tartışan ilk bireysel başvuru kararı olarak anılır. Başvurucu, ulusal bir gazetenin internet arşivinde duran ve uyuşturucu kullanımıyla ilgili olan 1998 ve 1999 tarihli üç haberin kaldırılmasını istemişti. Sulh ceza hâkimliği talebi kabul etmiş, itiraz mercii bu kararı kaldırmıştı. Anayasa Mahkemesi, haberin başvuru tarihinde yaklaşık on dört yıl önceki bir olaya ilişkin olduğunu, başvurucunun siyasi veya medyatik bir kişiliği bulunmadığını ve haberin güncelliğini yitirdiğini tespit ederek Anayasa’nın 17. maddesindeki şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararda, bağlantının kişisel veriden koparılması, haberin anonimleştirilmesi ya da haberin yalnız bir kısmına erişimin engellenmesi gibi daha hafif yöntemlerin de kullanılabileceği belirtildi.

Unutulma hakkı nedir, çocuklar için nasıl açıklanır?

En sade hâliyle: İnternet her şeyi hatırlar, insanlar ise değişir. Yıllar önce hakkınızda yazılmış bir haber, bugün sizi tanımayan biri adınızı arattığında karşısına ilk çıkan şey olabilir. Unutulma hakkı, o eski bilginin sizi sonsuza kadar takip etmemesi için “artık bunu herkesin önüne çıkarmayın” deme hakkıdır. Bu hak bilginin tamamen yok edilmesi anlamına gelmez; çoğu zaman yalnızca adınızla aratıldığında o bilginin gösterilmemesini sağlar.

Hukuki açıdan çocuklar bu hakkın en güçlü sahipleridir. Kurul’un rehberine göre bilgi yayımlandığında kişi reşit değilse, o bilgiye ilişkin bağlantının kaldırılması talebinin kabul görme olasılığı yüksektir ve değerlendirmede çocuğun üstün yararı gözetilir. Bu konuyu yazının ilerleyen bölümünde ayrıca ele alıyoruz.

Haberi kaldırmak, indeksten çıkarmak ve anonimleştirmek aynı şey mi?

Hayır, üçü farklı sonuç doğurur ve farklı muhataba yöneltilir.

Yöntem Kime yöneltilir? Haber ne olur? Kimler hâlâ görebilir?
İndeksten çıkarma Arama motoru, reddederse Kişisel Verileri Koruma Kurulu Haber sitede yerinde kalır Haberin adresini bilen veya sitenin içinde arayan herkes
Yayından kaldırma Haber sitesi (içerik sağlayıcı), sonuç alınamazsa asliye hukuk mahkemesi Haber siteden kaldırılır Önceden kopyalayıp başka yerde yayımlayanlar ayrıca takip edilmelidir
Anonimleştirme Haber sitesi veya mahkeme Haber kalır, adınız ve tanınmanızı sağlayan bilgiler çıkarılır Haber okunur ama sizinle ilişkilendirilemez
Erişimin engellenmesi (9/A) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı ve sulh ceza hâkimliği Türkiye’den erişim URL bazında kapatılır Yalnız özel hayatın gizliliğini ihlal eden içerik için

İndeksten çıkarma, Kurul kararında açıkça “adla yapılan arama” ile sınırlıdır. Haber başka anahtar kelimelerle, örneğin olayın geçtiği yer ve tarihle aratıldığında çıkmaya devam edebilir. Bu nedenle haberin sizin için yarattığı sorun yalnız adınızla çıkmasıysa arama motoru yolu çoğu zaman yeterlidir; haberin varlığının kendisi zarar veriyorsa hukuk davası gerekir.

Unutulma Hakkı Nasıl Kullanılır?

Unutulma hakkı sırayla kullanılır; ilk adım dilekçe değil, delil toplamaktır. Aşağıdaki yol haritası, Kurul kararları ve Yargıtay’ın 2024-2026 tarihli kararlarında ortaya çıkan eksikliklere göre hazırlandı.

  • Birinci adım, haberi belgelemek: Her haberin tam internet adresini (URL), yayın tarihini ve sayfanın tamamını gösteren ekran görüntüsünü kaydedin. Mümkünse noter ya da e-tespit hizmetiyle tespit yaptırın. Yargıtay 7. Ceza Dairesi 06.04.2026 tarihli kararında (E.2023/10612, K.2026/3957), başvuru dilekçesinde yalnız adresler bulunduğu, ekran görüntüsü veya tespit bulunmadığı ve incelemeye gelindiğinde adreslerin artık açılmadığı bir dosyada, haberin kişilik hakkını ihlal edip etmediğinin incelenemediğini belirterek kanun yararına bozma istemini reddetti.
  • İkinci adım, dosyanın akıbetini belgelemek: Haber bir soruşturma veya davayla ilgiliyse beraat, kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme kararının kesinleşme şerhli örneğini alın. Kararlarda en sık kullanılan gerekçe, kesinleşmiş beraatten sonra haberin “görünür gerçekliğinin” artık önem taşımamasıdır.
  • Üçüncü adım, arama motoruna başvurmak: Adınızla yapılan aramada çıkan her bağlantı için ayrı ayrı gerekçe yazarak arama motorunun kişisel veri başvuru formunu kullanın. Veri sorumlusu en geç otuz gün içinde cevap vermek zorundadır (KVKK m.13/2).
  • Dördüncü adım, haber sitesine ihtar göndermek: Haberin siteden kaldırılmasını ya da adınızın çıkarılmasını noter aracılığıyla isteyin. İhtar hem sitenin bilgisini belgeler hem de sonraki tazminat davasında belirleyici olur.
  • Beşinci adım, Kurul veya mahkeme: Arama motoru reddederse ya da otuz gün içinde cevap vermezse Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet edin. Site ihtarı dikkate almazsa asliye hukuk mahkemesinde kaldırma ve tazminat davası açın. Kurul’un 2020/481 sayılı kararı, Kurul’a başvururken aynı zamanda doğrudan yargı yoluna gidilebileceğini de kabul ediyor.

Hangi yolu seçmelisiniz?

Durumunuz Uygun yol Beklenen sonuç
Haber doğru, eski, adınızla aratınca çıkıyor Arama motoruna başvuru, ret hâlinde Kurul Bağlantı adınızla yapılan aramadan çıkar
Beraat ettiniz ama haber hâlâ sitede Siteye ihtar, sonra asliye hukuk davası Haberin yayından kaldırılması, ihtara uyulmadıysa manevi tazminat
Haberde sağlık, aile, cinsel hayat gibi özel hayat bilgisi var 5651 m.9/A başvurusu ve paralel olarak arama motoru yolu URL bazında erişim engeli
Haber yalan veya hakaret içeriyor Asliye hukuk davası, gerekirse ceza şikâyeti Kaldırma, tazminat, hukuka aykırılığın tespiti
Haber son birkaç ay içinde yayımlandı ve yanlış Siteye düzeltme ve cevap yazısı (5187 m.14) Sitenin cevabınızı aynı sayfada yayımlaması

5651 Sayılı Kanun’un 9. Maddesi Neden Artık Kullanılamıyor?

Çünkü madde yok. 5651 sayılı Kanun’un kişilik hakkı ihlaline dayalı erişim engeli yolunu düzenleyen 9. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 11.10.2023 tarihli, E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edildi. Karar 10.01.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve dokuz ay sonra, 10.10.2024’te yürürlüğe girdi. Anayasa Mahkemesi maddenin bazı fıkralarını ifade ve basın özgürlüğüne aykırı bularak iptal etti; kalan fıkraların tek başına uygulanamayacağını değerlendirerek maddenin tamamını iptal kapsamına aldı. Mevzuat bilgi sisteminde 9. madde bugün yalnız iptal kaydıyla görünüyor; madde metni yer almıyor.

Bu iptalin pratik anlamı büyük. 2014’ten 2024’e kadar eski bir haber için en hızlı yol, adres listesiyle sulh ceza hâkimliğine başvurup birkaç gün içinde erişim engeli almaktı. Dosyada karşı taraf dinlenmiyor, karar kısa bir gerekçeyle veriliyordu. Bu hız, maddenin ifade ve basın özgürlüğü açısından eleştirilmesinin de başlıca nedeniydi. Bugün sulh ceza hâkimliğine kişilik hakkı gerekçesiyle erişim engeli başvurusu yapılamıyor. Yayın özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa 9/A, suç teşkil eden içerikte ise ceza soruşturması kapsamındaki tedbirler gündeme gelebilir; bunların dışındaki eski haber taleplerinin adresi artık Kurul ve hukuk mahkemesidir.

“11. Yargı Paketi ile yeni 9. madde geldi” bilgisi doğru mu?

Hayır. Bu bilgi, yasalaşmayan bir teklif metnine dayanıyor. Kişilik hakkı ihlaline dayalı erişim engelini yeniden düzenleyen hükümler önce 10. Yargı Paketi olarak bilinen teklifte yer aldı ve Haziran 2025’te tekliften çıkarıldı. Aynı düzenleme Kasım 2025’te 11. Yargı Paketi teklifine yeniden konuldu. Paket 7571 sayılı Kanun olarak 25.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı; ancak Anadolu Ajansı’nın kabul haberine göre “Genel Kurulda kabul edilen önergeler doğrultusunda, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da değişiklik öngören hükümler düzenlemeden çıkarıldı.” 5651 sayılı Kanun’un güncel metninde de 7571 sayılı Kanun’a ait hiçbir değişiklik kaydı bulunmuyor.

İnternette “yeni 9. maddeye göre sulh ceza hâkimi 24 saat içinde ilk bakışta ihlal varsa karar verir”, “arama motorlarından ilişkilendirme kaldırılır” gibi cümlelerle anlatılan sistem, teklif aşamasında kalmış metnin anlatımıdır. Bu metne dayanarak sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuru, yasal dayanak yokluğundan sonuç vermez. Arama motorlarında adla ilişkilendirmenin kaldırılmasını düzenleyen fıkra da iptal edilen 9. maddenin içindeydi; bugün kanunda böyle bir hüküm yok ve bu iş Kurul’un 2020/481 sayılı kararıyla kurulan başvuru yolundan yürüyor.

İptalden önce verilen ret kararları 2026’da neden bozuldu?

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 30 Mart ve 6 Nisan 2026 tarihlerinde iptalden önce verilmiş sulh ceza ret kararlarının bir kısmını kanun yararına bozdu (örneğin E.2023/9270, K.2026/3497 ve E.2023/18115, K.2026/3507). Gerekçe, kanun yararına bozma incelemesinin kararın kesinleştiği tarihteki mevzuata göre yapılması gerektiğiydi. Ancak aynı günlerde verilen oy çokluğuyla alınmış kararlara yazılan karşı oylar tabloyu açık biçimde ortaya koydu. E.2023/13011, K.2026/3959 sayılı karardaki karşı oy, 9. maddenin iptal edildiğini ve “anılan hususta başkaca bir yasal düzenlemenin de yapılmadığı”nı, dolayısıyla araştırma yapıldıktan sonra da “yeniden erişim engeli kararı verilmesinin mümkün olmaması” gerektiğini yazdı. E.2023/15694, K.2026/4142 sayılı karardaki karşı oy da aynı sonuca vardı.

Bu bozmalar yeni başvuru yapan kişiye bir kapı açmıyor. Bozma, yıllar önce verilmiş bir ret kararının hukuka aykırılığını tespit ediyor; dosya hâkimliğe döndüğünde hangi hükme dayanılarak yeni karar verileceği sorusu ise karşı oyların işaret ettiği boşlukla karşılaşıyor. Aynı dönemde Daire, içeriği basın özgürlüğü kapsamında gördüğü dosyalarda istemleri reddetmeye devam etti (E.2023/17387, K.2026/4143).

Google Arama Sonuçlarından Kaldırma Başvurusu Nasıl Yapılır?

Başvuru önce doğrudan arama motoruna yapılır; Kurul’a doğrudan şikâyet edilemez. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı kararı, arama motorlarının internette topladıkları verileri işleme amaç ve vasıtalarını belirledikleri için veri sorumlusu olduğunu, adla yapılan aramalarda kişinin kendisiyle bağlantılı sonuçlara ulaşılmamasını isteme hakkının “indeksten çıkarma talebi” olarak nitelendirileceğini ve kişilerin önce arama motorlarına başvurması gerektiğini kabul etti. Başvurunun şekli ve istenecek belgeler arama motoru tarafından belirlenir.

Başvuru ücretsizdir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu‘nun 13. maddesine göre veri sorumlusu talebi en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde sonuçlandırır, kabul ederse gereğini yerine getirir, reddederse gerekçesini açıklar. 14. maddeye göre başvurunun reddedilmesi, cevabın yetersiz bulunması ya da süresinde cevap verilmemesi hâlinde, cevabı öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kurul’a şikâyet edebilirsiniz. Arama motoruna başvurmadan yapılan şikâyet incelenmez (m.14/2). Kurul’a şikâyetin adımları ve formu KVKK’ya şikâyet rehberimizde ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Google altında çıkan haber kaldırma talebinde ne yazılmalı?

Talebin kabul edilme ihtimali, formun doldurulma biçimine doğrudan bağlıdır. Genel bir “adımla ilgili bütün sonuçları kaldırın” talebi değerlendirmeye elverişli değildir; her bağlantı ayrı ayrı gösterilmeli ve her biri için Kurul’un kriterlerine denk gelen gerekçe yazılmalıdır.

  • Adınız ve soyadınız, arama motorunda hangi yazımla arattığınızda sonucun çıktığı
  • Her sonucun tam adresi (URL) ve arama sonuçları sayfasının ekran görüntüsü
  • Haberin yayın tarihi ve olayın tarihi, aradan geçen süre
  • Haberin konusu olan dosyanın sonucu, varsa kesinleşmiş beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı
  • Kamusal bir rolünüzün bulunmadığı, siyasetçi, üst düzey yönetici veya tanınmış bir kişi olmadığınız
  • Haberin bugün size verdiği somut zarar: iş başvurularının sonuçsuz kalması, ticari ilişkilerin kesilmesi, çevrenizde önyargı
  • Haberde özel nitelikli veri (sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti gibi) bulunup bulunmadığı

Arama motoru “haber sitesine başvurun” derse ne olur?

Bu cevap, talebi reddetmek anlamına gelir ve Kurul’a şikâyet süresini başlatır. Arama motoru, haberin kendisini yayımlayan site olmadığı gerekçesiyle kişiyi siteye yönlendirebilir; ancak Kurul’un yaklaşımında arama motoru, adla yapılan aramada gösterdiği sonuçlardan kendisi sorumludur. Kurul 08.12.2020 tarihli ve 2020/927 sayılı kararında bu cevabı veren arama motorunun işlemini kriterlere göre inceledi. O dosyada şikâyetçi bir üniversitede öğretim üyesiydi; haberler, aynı üniversitedeki bir kadro ilanında bir yakınının kayırıldığı iddiasına ilişkindi ve şikâyetle aynı yıl, 2020’de yayımlanmıştı. Kurul, kişinin kamuda çalıştığını, bilginin çalışma hayatıyla ilgili olduğunu, özel nitelikli veri bulunmadığını, haberlerin güncel olduğunu ve gazetecilik faaliyeti kapsamında kaldığını belirterek indeksten çıkarmayı gerekli görmedi.

Bu karar bir sınırı gösteriyor: Arama motoru yolu, eski ve özel hayata dair bilgiler için güçlüdür; güncel ve mesleki bir tartışmayı kapatmak için kullanılamaz.

Google haber kaldırma talebi reddedilirse ne yapılır?

Ret cevabını ya da otuz günlük sürenin cevapsız geçtiğini gösteren kaydı ekleyerek Kurul’a şikâyet edilir. Kurul şikâyet üzerine dosyayı inceler, arama motorundan bilgi ve belge ister ve kişinin temel hak ve özgürlükleri ile kamunun o bilgiye erişmesindeki yarar arasında denge testi yapar. Kurul bu dengeyi kişi lehine kurarsa arama motoruna ilgili bağlantıları adla yapılan aramalardan çıkarma talimatı verir.

Kurul yolunu hukuk davasıyla birlikte yürütmek mümkündür. Kurul’un 2020/481 sayılı kararı, arama motorunun talebi reddetmesi veya cevap vermemesi hâlinde Kurul’a başvurulurken aynı zamanda doğrudan yargı yoluna gidilebileceğini açıkça belirtiyor. KVKK m.14/3 de kişilik hakları ihlal edilenlerin genel hükümlere göre tazminat hakkını saklı tutuyor.

İndeksten çıkarma kararı haberi siler mi?

Silmez. İndeksten çıkarma yalnızca adınızla yapılan aramada o sonucun gösterilmemesini sağlar; haber sitede yayında kalır ve farklı anahtar kelimelerle aranabilir. Haberin sitedeki varlığına karşı Kurul’a başvurmak ise çoğu zaman sonuç vermez. KVKK m.28/1-c, kişisel verilerin ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesini Kanun’un kapsamı dışında tutar; ancak bu istisna yalnız verinin “özel hayatın gizliliğini veya kişilik haklarını ihlal etmemek ya da suç teşkil etmemek kaydıyla” işlenmesi hâlinde geçerlidir. Bu nedenle haber sitesine karşı asıl yol, kişilik hakkının korunması davasıdır.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu Hangi Haberleri İndeksten Çıkarıyor?

Kurul her şikâyeti 2020/481 sayılı kararın ekindeki kriterlerle tartıyor. Kurum’un Nisan 2025’te yayımladığı rehber bu kriterleri tek tek açıklıyor ve hiçbirinin tek başına belirleyici olmadığını vurguluyor.

Kriter Talebi güçlendiren durum Talebi zayıflatan durum
Kamusal yaşamdaki rol Siyasetçi, üst düzey yönetici veya tanınmış kişi olmamak Siyasetçi, üst düzey kamu yöneticisi, iş insanı, ünlü sanatçı veya sporcu, din adamı olmak
Çocuk olma Bilgi yayımlandığında reşit olmamak Yetişkinken yayımlanmış bilgi
Bilginin doğruluğu Bilginin yanlış veya yanıltıcı olması (ispatı kişiye düşer) Bilginin doğru ve gerçeğe dayanması
Çalışma hayatı Bilginin özel hayata ilişkin olması Bilginin meslek veya iş hayatıyla ilgili olması
Hakaret ve iftira Onur kırıcı veya iftira niteliğinde içerik Nesnel aktarım
Özel nitelikli veri Sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti gibi veriler Sıradan kişisel veri
Güncellik Aradan uzun zaman geçmiş olması Yeni yayımlanmış bilgi, tarihsel veya bilimsel değer
Önyargı Bilginin önyargıya yol açtığının kanıtlanması Somut etki gösterilememesi
Risk Kimlik hırsızlığı veya takip edilme riski Risk bulunmaması
Kişinin kendi yayını Açık rızanın geri alınamamış olması Bilgiyi kişinin kendisinin yayımlamış ve kaldırabilecek olması
Gazetecilik faaliyeti Özel ve aile hayatı sınırının aşılması Kamuyu ilgilendiren haber arşivi
Yasal yayım zorunluluğu Zorunluluğun sona ermiş olması Yayım zorunluluğunun sürmesi
Suçla ilgisi Uzun zaman önce işlenmiş, hafif bir suç Yakın tarihli veya ağır bir suç

Rehber iki noktayı ayrıca belirtiyor. Kişi hakkındaki bilginin yanlış olduğunu ileri sürüyorsa bunu ispat etmesi bekleniyor. Bilginin doğruluğu devam eden bir yargılama ya da soruşturma nedeniyle henüz tartışmalıysa, süreç tamamlanıncaya kadar işlem yapılmaması yoluna gidilebiliyor. Başka bir deyişle, dosyanız sürerken yapılan başvurunun reddedilme ihtimali yüksektir; en güçlü başvuru, kesinleşmiş karardan sonra yapılandır.

Resmî Gazete’deki eski ilan indeksten çıkarıldı

Kurul’un 10.11.2022 tarihli ve 2022/1201 sayılı kararı, kriterlerin nasıl işlediğini açık biçimde gösteriyor. Kişinin adıyla arama yapıldığında, Resmî Gazete arşivinde 2000 yılında yayımlanmış bir mahkeme ilanı çıkıyordu. İlan, 1999 tarihli bir kararla kişinin beraat ettiğini gösteriyor, ancak ad, anne ve baba adı, doğum tarihi ve adres gibi bilgileri de içeriyordu. Kişi Resmî Gazete’den değil, arama motorundan bağlantının adıyla ilişkisinin kaldırılmasını istedi. Kurul, içeriğin kişinin iş yaşamına ilişkin olmadığını, aradan geçen yirmi yılı aşkın süre nedeniyle güncelliğini yitirdiğini ve bilgi bir beraati teyit etse de kişi hakkında önyargıya sebep olabileceğini değerlendirdi ve arama motoruna bağlantıyı adla yapılan aramadan çıkarma talimatı verdi.

Bu karar önemli bir yanlışı da düzeltiyor: Beraat haberi kişiyi temize çıkardığı için zararsız sanılır. Kurul’a göre beraati bildiren bir kayıt bile, kişinin bir zamanlar bir suçlamayla anıldığını her aramada yeniden hatırlatarak önyargı yaratabilir.

İnternetten Haber Sildirme Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Haberi siteden tamamen kaldırtmak için açılan dava, kişilik hakkının korunması davasıdır ve asliye hukuk mahkemesinde görülür. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi kişilik hakkına hukuka aykırı saldırıya karşı hâkimden koruma istenebileceğini, 25. maddesi ise saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri süren saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteme hakkını düzenler. Aynı maddeye göre davacı bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın yayımlanmasını, maddi ve manevi tazminat da isteyebilir. Yayında kalan eski bir haber “sürmekte olan saldırı” olarak ele alınır.

Yetki konusunda TMK m.25’in son fıkrası davacıya seçim hakkı tanır: Dava, davacının kendi yerleşim yerinde veya davalının yerleşim yerinde açılabilir. Böylece İstanbul’da yayın yapan bir gazeteye karşı başka bir şehirde oturan kişi kendi şehrinde dava açabilir.

“Bu işe sulh ceza bakar” itirazı reddediliyor

Haber siteleri bu davalarda sıklıkla mahkemenin görevli olmadığını, kaldırma yetkisinin sulh ceza hâkimliğine ait olduğunu savundu. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu itirazları reddeden kararları onadı. 07.11.2024 tarihli kararda (E.2021/26076, K.2024/10643) davalı, 5651 sayılı Kanun’a göre sulh ceza hâkimliğinin görevli olduğunu ileri sürmüştü; 19.09.2024 tarihli kararda (E.2021/19113, K.2024/7929) ise sulh ceza hâkimliğinin daha önce erişim engeli kararı vermiş olması nedeniyle davacının hukuki yararı bulunmadığını savunmuştu. Her iki dosyada da asliye hukuk mahkemesinin kaldırma kararı onandı. 23.10.2025 tarihli kararda (E.2023/5140, K.2025/14576) da davalının “haber linklerinin kaldırılması yetkisinin sulh ceza hakimliğine ait olduğu” itirazı yerinde görülmedi.

Hukuk yolunun bir üstünlüğü de sonuç alma biçimidir. Sulh ceza kararları Erişim Sağlayıcıları Birliği aracılığıyla uygulanıyordu ve bazı dosyalarda sitenin güvenli bağlantı yerine eski “http” protokolünü kullanması nedeniyle karar uygulanamamıştı. Yargıtay’ın 28.11.2024 tarihli kararına (E.2022/600, K.2024/11755) konu dosyada davacı tam da bu nedenle hukuk mahkemesine başvurmuş ve sitenin kendisine karşı kaldırma kararı almıştı.

Dava sürerken haber kaldırtma mümkün mü?

Evet, ihtiyati tedbir istenebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilen hâllerde tedbir kararı verilebileceğini düzenler. Tedbir dava açılmadan önce de istenebilir; bu durumda esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeye başvurulur (m.390/1). Mahkeme, haberin yıllardır yayında olduğu bir dosyada acil bir zararın varlığını ayrıca sorgulayabileceğinden, tedbir talebinde haberin bugün yol açtığı somut zararın gösterilmesi önemlidir.

Beraat Ettim, Haber Hâlâ Yayında

Kesinleşmiş beraatten sonra yayında tutulan eski haber, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2024 ve 2025 kararlarında en tutarlı biçimde kaldırılan içerik türüdür. Daire, bölge adliye mahkemelerinin aynı gerekçeyle kurduğu kararları onadı: Haberin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar geçen süre nedeniyle haber güncelliğini yitirmiştir; haber yayımlandığı gün görünür gerçeğe uygun olsa da davacı beraat etmiş ve hüküm kesinleşmiştir; toplumun hâlâ habere ulaşması kişi hakkında yanlış algıya yol açabilir; davacı “siyasetçi veya sanatçı gibi kamunun ilgisine haiz kişilerden” değildir ve haberin yayında kalmasının topluma bir katkısı yoktur.

Karar Haberin konusu ve tarihi Geçen süre Sonuç
4. HD E.2021/19113, K.2024/7929 (19.09.2024) Bir kamu kurumunda yürütülen soruşturmaya ilişkin haber, 2006’da beraat Dava tarihine kadar 13 yıl Yayından kaldırma kararı onandı
4. HD E.2022/600, K.2024/11755 (28.11.2024) 08.03.2006 tarihli gazete haberi, 2006’da beraat 12 yıl Yayından kaldırma kararı onandı
4. HD E.2022/8289, K.2025/4252 (13.03.2025) 03.03.2005 tarihli haber, 2006’da beraat 12 yıl Yayından kaldırma kararı onandı
4. HD E.2021/26076, K.2024/10643 (07.11.2024) Ulusal bir gazetenin sitesindeki haber, davacı hizmet sektöründe tanınan biri 10 yıl Yayından kaldırma kararı onandı
4. HD E.2023/5140, K.2025/14576 (23.10.2025) 2015 tarihli uyuşturucu soruşturması haberleri, beraat 31.12.2015’te kesinleşti 5 yılı aşkın Kaldırma onandı, manevi tazminat reddi bozuldu
4. HD E.2023/12295, K.2025/14577 (23.10.2025) 22.06.2015 tarihli haber, beraat 5 yılı aşkın Unutulma hakkı ihlali kabul edildi, manevi tazminat onandı

Tabloda dikkat çeken bir ayrıntı var. 07.11.2024 tarihli dosyada davacı, kendi sektöründe tanınan bir kişiydi. Mahkemeler bunu kamusal kişi sayılmak için yeterli görmedi. Yargıtay ceza dairelerinin kanun yararına bozma kararlarında aktarılan ölçüt de aynı yöndedir: Belirleyici olan, kişinin toplumu temsil ve topluma hizmet gayesiyle seçilmiş veya atanmış bir siyasetçi ya da kendini topluma anlatan bir sanatçı veya aydın olup olmadığıdır. Kurul rehberi ise iş insanlarını da kamusal hayatta rol oynayanlar arasında sayıyor; bu nedenle ticari hayatta tanınan bir kişinin talebi, haberin iş hayatıyla ilgisine göre farklı değerlendirilebilir.

İhtarname göndermek tazminatın anahtarı oldu

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 23.10.2025 tarihli kararı (E.2023/5140, K.2025/14576), unutulma hakkı davasında tazminatın hangi noktada doğduğunu gösteriyor. Davacı, meyve ithal eden bir iş insanıydı. 06.10.2014’te ithal ettiği ürünlerin bulunduğu konteynerin soğutucu bölümünde uyuşturucu bulunmuş, hakkında açılan davada verilen beraat kararı 31.12.2015’te kesinleşmişti. 2015’te yapılan haberler beş yılı aşkın süredir yayındaydı ve davacı, dava açmadan önce ihtarname göndererek haberlerin kaldırılmasını istemişti; ihtarname tebliğ edildiği hâlde haberler kaldırılmamıştı.

Bölge adliye mahkemesi haberlerin kaldırılmasına karar verdi, ancak manevi tazminatı haberlerin yayımlandıkları tarihte basın özgürlüğü kapsamında olduğu gerekçesiyle reddetti. Yargıtay kaldırma kararını onadı, tazminat reddini bozdu. Daire’nin gerekçesi açıktı: Beraat kesinleşmiş, haberin yayında kalmasında kamu yararı yoktur, davacı ihtarname ile kaldırmayı istemiş ve ihtara rağmen haberler kaldırılmamıştır; bu nedenle unutulma hakkı ihlal edilmiş ve davacı lehine “bir miktar manevi tazminata” hükmedilmesi gerekir.

Kararın pratik sonucu şudur: Haber yayımlandığı gün hukuka uygun olabilir; ancak site, kesinleşmiş beraati bildiren ihtardan sonra haberi yayında tutmaya devam ederse, o andan itibaren tazminat sorumluluğu doğabilir. İhtarname bu yüzden yalnız bir nezaket adımı değil, davanın temel delillerinden biridir.

Haber yayınlandığı gün doğruysa tazminat alınabilir mi?

Yalnız yayına dayanan tazminat talebi çoğu zaman reddediliyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2024 tarihli kararına (E.2021/18424, K.2024/3802) konu dosyada bir üretici, 26 ve 27 Mart 2012’de üç haber sitesinde “sahte bal” iddiasıyla anılmış, hakkında sonradan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişti. Dava, haberler nedeniyle manevi tazminat ve kararın ilanı istemiyle açıldı. Bölge adliye mahkemesi, haberin yapıldığı tarihte kovuşturmaya yer olmadığı kararının henüz bulunmadığını, haberlerin görünür gerçeğe uygun olduğunu ve öz ile biçim arasındaki dengenin korunduğunu belirterek davayı reddetti; Yargıtay onadı.

Bu dosyayı 2025 kararıyla yan yana koyunca ayrım netleşiyor. Yayın tarihinde doğru olan haber için geriye dönük tazminat istemek zayıftır; haberin bugün yayında tutulmasına karşı kaldırma istemek ve kaldırma talebine rağmen yayında tutulmasına karşı tazminat istemek ise güçlüdür. Dava dilekçesinde bu iki talebin ayrı ayrı kurulması bu nedenle önemlidir.

Güncel bir haberde de fotoğraf ve belge sınırı aşılabilir

Unutulma hakkı güncel haberi kapsamaz; ancak güncel bir haber de kişilik hakkını ihlal edebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 27.11.2025 tarihli kararında (E.2023/9378, K.2025/15836), 21.10.2018 tarihli bir adli olay haberinin kendisini basın özgürlüğü kapsamında gördü. Buna karşılık haber ekinde kamuya mal olmamış davacının buzlanmamış fotoğrafının ve kişisel veri niteliğindeki tapu senedinin yayımlanmasının öz ile biçim arasındaki dengeyi bozduğunu belirterek manevi tazminat talebini reddeden kararı bozdu. Haber, dava açıldıktan sonra siteden kaldırılmıştı.

Haberin Konusu Çocuksa Talep Daha Güçlü

Bilgi yayımlandığında reşit olmayan kişinin talebi, Kurul kriterlerinde ayrı bir ağırlık taşıyor. Kurum rehberine göre ilgili kişi verilerin yayımlanması sırasında reşit değilse, bağlantının kaldırılması talebinin kabul görme olasılığı yüksektir ve değerlendirmede çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilmelidir. Aynı ilke ceza ve koruma hukukunda da var: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.4/1-l, çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılamada ve kararların yerine getirilmesinde kimliğin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınmasını temel ilke olarak sayar.

Çocukken bir olaya karışmış, suça sürüklenmiş ya da bir kazanın veya aile içi bir olayın mağduru olarak haberlere konu olmuş kişi, yetişkin olduğunda bu haberler için hem arama motoru yolunu hem hukuk davasını daha güçlü bir zeminde kullanır. Haberde çocuğun adı, okulu, fotoğrafı veya tanınmasını sağlayan başka bilgiler yer alıyorsa, haberin yayımlandığı tarihte bile hukuka aykırılık tartışması açılabilir.

Bir ayrıntıya da dikkat etmek gerekiyor. Çocuk Koruma Kanunu m.41/G, çocuk teslimi sırasında kaydedilen ses ve görüntülerin internette yayımlanması hâlinde kişilerin 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca içeriğin çıkarılmasını veya erişimin engellenmesini isteyebileceğini hâlâ yazıyor. Atıf yapılan 9. madde iptal edildiği için bu hüküm bugün boşa düşmüş bir atıftır; bu tür görüntülerde 9/A ve hukuk yolu kullanılır.

Şikâyet Siteleri, Sosyal Medya ve Özel Hayat İçerikleri

Eski bir içerik her zaman bir haber sitesinde durmaz; şikâyet platformları, sosyal medya paylaşımları ve resmî ilanlar da adla yapılan aramalarda çıkar. Bu içeriklerde muhatap ve yol değişir.

Şikâyet sitelerindeki eski kayıtlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 28.05.2025 tarihli kararında (E.2024/5696, K.2025/3764), bir şirketin 2013’ten beri bir tüketici şikâyet platformunda yayımlanan, eski tarihli ve çözüme kavuşmuş şikâyetlerin unutulma hakkı kapsamında kaldırılması istemiyle açtığı davayı reddeden kararı onadı. Ret gerekçelerinden biri, davacının dava açmadan önce yer sağlayıcıya yayın içeriğinin kaldırılması için herhangi bir başvuru yaptığını gösterememesiydi. Bu karar bir usul dersi veriyor: Dava açmadan önce içeriği yayımlayan veya barındıran tarafa yazılı başvuru yapılmalı ve bu başvurunun kaydı saklanmalıdır.

Sosyal medyadaki paylaşımlar ve 48 saatlik cevap yükümlülüğü

5651 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesinin üçüncü fıkrası, Türkiye’den günlük erişimi bir milyonu aşan sosyal ağ sağlayıcılara, 9 ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik başvurulara en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap verme ve olumsuz cevabı gerekçelendirme yükümlülüğü getiriyor. 9. madde iptal edildiği için bu yükümlülüğün kişilik hakkı başvuruları bakımından nasıl uygulanacağı bir yasal düzenlemeyle netleşmiş değildir; özel hayat içerikleri için 9/A’ya dayanan başvurularda ise hüküm açıkça işler. Sahte hesap ve taklit profil içeriklerinde izlenecek yolu adına fake hesap açılan kişinin şikâyet rehberinde ayrıca anlattık.

Özel hayat içeriklerinde 9/A yolu hâlâ açık

5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi, internetteki yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiye, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı’na doğrudan başvurarak erişimin engellenmesini isteme imkânı verir. Başvuruda yayının tam adresi, hakkın hangi açıdan ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimliği ispatlayan bilgiler bulunmalıdır; eksik başvuru işleme konulmaz. Tedbir erişim sağlayıcılar tarafından en geç dört saat içinde uygulanır. Başvuran kişi, talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmak zorundadır; hâkim kırk sekiz saat içinde karar verir, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

9/A’nın sınırı “özel hayat”tır. Bir gözaltı haberi ya da bir ticari uyuşmazlık haberi kural olarak bu kapsama girmez; haberin içinde sağlık bilgisi, aile ilişkisi, adres, konut görüntüsü veya cinsel hayata ilişkin bir ayrıntı varsa o kısım için yol açılabilir. Montajlı veya cinsel içerikli görüntülerde bu yolun nasıl kullanıldığını fotoğraf montajı rehberimizde inceledik.

Resmî Gazete ve kurum sitelerindeki ilanlar

İlan eden kurum yasal bir yükümlülüğü yerine getirdiği için ilanın kendisinin kaldırılmasını istemek çoğu zaman sonuç vermez. Kurul’un 2022/1201 sayılı kararında olduğu gibi talep, arama motorundan adla yapılan aramada bağlantının çıkarılmasına yöneltildiğinde başarılı olabiliyor. Rehbere göre yayım zorunluluğu hâlâ sürüyorsa bu talep aleyhine, zorunluluk sona ermişse lehine değerlendirilir.

Unutulma Hakkı Dilekçe Örneği

Aşağıdaki üç metin, yolun üç aşaması için hazırlanmış çerçevelerdir. Köşeli parantez içindeki yerler kendi bilgilerinizle doldurulmalı, dosyanıza uymayan paragraflar çıkarılmalıdır. Arama motorları başvuruyu çoğu zaman kendi çevrimiçi formlarıyla alır; bu durumda aşağıdaki gerekçe metni formun açıklama alanına yazılır.

Arama motoruna indeksten çıkarma başvurusu

Konu: 6698 sayılı Kanun m.11 ve m.13 uyarınca adımla yapılan aramalarda çıkan sonuçların indeksten çıkarılması talebi

Adım ve soyadım olan [Ad Soyad] ile arama yapıldığında aşağıdaki bağlantılar görüntülenmektedir: [1. URL] — yayın tarihi [tarih] [2. URL] — yayın tarihi [tarih]

Bu bağlantılardaki içerik, [yıl] yılında hakkımda başlatılan [soruşturma/dava] ile ilgilidir. Söz konusu dosyada [Mahkeme adı]’nın [tarih] tarihli ve [esas/karar no] sayılı kararıyla beraatime karar verilmiş ve karar [kesinleşme tarihi] tarihinde kesinleşmiştir (ek 1). Haberin yayımlanmasının üzerinden [yıl] yıl geçmiştir. Kamusal yaşamda herhangi bir rolüm bulunmamakta olup siyasetçi, üst düzey kamu görevlisi veya kamuoyunca tanınan bir kişi değilim. Bilgi çalışma hayatımla değil, sona ermiş bir ceza soruşturmasıyla ilgilidir ve bugün [iş başvurularım/ticari ilişkilerim/sosyal çevrem] üzerinde önyargıya yol açmaktadır (ek 2).

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı kararında yer alan kriterler, özellikle güncelliğin yitirilmesi, kişinin kamusal rolünün bulunmaması ve bilginin önyargıya yol açması ölçütleri gereğince, yukarıdaki bağlantıların adım ve soyadımla yapılan aramalarda gösterilmemesini talep ederim.

Ekler: Kimlik fotokopisi, kesinleşme şerhli karar örneği, arama sonuçlarının ekran görüntüleri [Tarih, ad soyad, iletişim adresi, imza]

Haber sitesine kaldırma ihtarı

Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname, yukarıdaki olguların yanında şu talebi içermelidir: “[URL] adresinde yayımlanan [tarih] tarihli haberin yayından kaldırılmasını, bunun mümkün görülmemesi hâlinde adımın, soyadımın, fotoğrafımın ve tanınmamı sağlayan diğer bilgilerin haberden çıkarılarak haberin anonim hâle getirilmesini, işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren [7] gün içinde talep ederim. Aksi hâlde yayından kaldırma, hukuka aykırılığın tespiti ve manevi tazminat talepli dava açılacağını ihtar ederim.” İhtarnamenin tebliğ tarihi davada kritik olduğu için tebliğ şerhli örneğini saklayın.

Unutulma hakkı dava dilekçesi

Asliye hukuk mahkemesine sunulacak dava dilekçesinin iskeleti şu başlıklardan oluşur:

  • Davacı ve davalı: Davalı, haberi yayımlayan internet haber sitesinin sahibi olan şirkettir. Birden fazla site varsa her biri ayrı davalı olarak gösterilir.
  • Dava konusu: Kişilik haklarına saldırının durdurulması amacıyla haberin yayından kaldırılması, hukuka aykırılığın tespiti ve manevi tazminat.
  • Olaylar: Haberin tarihi ve adresi, haberin konusu olan dosyanın sonucu ve kesinleşme tarihi, ihtarnamenin tebliğ tarihi ve sitenin cevapsız kalması.
  • Hukuki sebepler: TMK m.24 ve 25, TBK m.58, Anayasa m.17 ve 20, HMK m.389 (tedbir talebi varsa), Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2023/5140, K.2025/14576 sayılı kararı.
  • Deliller: Tespit tutanağı veya ekran görüntüleri, kesinleşme şerhli karar, ihtarname ve tebliğ şerhi, zararı gösteren belgeler, tanık.
  • Talep sonucu: Haberin yayından kaldırılmasına, hukuka aykırılığın tespitine, [tutar] TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, kararın özetinin davalı sitede yayımlanmasına.

Manevi tazminat miktarı kişinin sosyal ve ekonomik durumuna, haberin etkisine ve yayında kalma süresine göre hâkim tarafından belirlenir. Hakaret içeren yayınlardaki tazminat ölçütlerini hakaret nedeniyle manevi tazminat yazımızda, özel hayatın ihlalinde zamanaşımını ise özel hayatın gizliliğini ihlal tazminatı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Avrupa’da Unutulma Hakkı Nasıl Uygulanıyor?

Avrupa’da hak iki mahkemenin kararlarıyla şekillendi ve ikisi farklı sorulara cevap verdi. Avrupa Birliği Adalet Divanı arama motorlarına yönelen talepleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise haber arşivinin kendisine yönelen talepleri tarttı.

Adalet Divanı, 2014 tarihli Google Spain kararından sonra 24.09.2019 tarihli Google / CNIL kararında (C-507/17) Birlik hukukunun arama motorunu indeksten çıkarmayı dünyanın bütün sürümlerinde uygulamaya zorlamadığını, yükümlülüğün kural olarak üye devletlere yönelik sürümlerle sınırlı olduğunu kabul etti. 08.12.2022 tarihli TU ve RE / Google kararında (C-460/20) ise bilginin açıkça yanlış olduğunu ileri süren kişinin bunu kanıtlaması gerektiğini, ancak bunun için mutlaka bir mahkeme kararı sunmasının beklenemeyeceğini belirtti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 28.06.2018 tarihli M.L. ve W.W. / Almanya kararında ünlü bir oyuncuyu öldürmekten mahkûm olmuş iki kişinin eski haberlerin arşivden kaldırılması taleplerinin reddini Sözleşme’nin 8. maddesine aykırı bulmadı. Büyük Daire ise 04.07.2023 tarihli Hurbain / Belçika kararında, bir gazetenin arşivindeki 1994 tarihli trafik kazası haberinde sürücünün adının anonimleştirilmesine hükmedilmesini ifade özgürlüğü ihlali saymadı. İki karar arasındaki fark, Türk mahkemelerinin kullandığı ölçütlerle aynıdır: olayın ağırlığı, kişinin tanınırlığı ve haberin tarihsel değeri.

Dosyayı Kaybettiren Beş Hata

Unutulma hakkı taleplerinin önemli bir kısmı, hakkın yokluğundan değil usulden kaybediliyor. Kararlara yansıyan tekrar eden hatalar şunlar:

  • Haberi belgelememek: Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin E.2023/10612, K.2026/3957 sayılı kararına konu dosyada başvuru yalnız adres listesinden ibaretti; adresler sonradan açılmayınca içerik hiç incelenemedi. Buna karşılık dilekçesinde adresler ve ekran görüntüleri bulunan başvuranın dosyasında, içeriğin hâkimlikçe veya bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini belirten kanun yararına bozma istemi Daire tarafından oy çokluğuyla kabul edildi (E.2023/13011, K.2026/3959).
  • Yalnız tazminat istemek: Yayın tarihinde doğru olan haber için geriye dönük tazminat istemek zayıftır. Kaldırma talebi ve ihtara rağmen yayında tutmaya dayanan tazminat talebi birlikte kurulmalıdır.
  • Önce içerik sahibine başvurmamak: Şikâyet sitesi davasında ret gerekçelerinden biri, dava öncesinde yer sağlayıcıya başvuru yapılmamış olmasıydı (11. HD E.2024/5696, K.2025/3764). Arama motoru yolunda da ilk başvuru yapılmadan Kurul şikâyeti incelemez.
  • Sulh ceza hâkimliğine 5651 m.9 ile başvurmak: Bu madde 10.10.2024’ten beri yürürlükte değildir. Sonuç vermeyen başvuru, zaman ve masraf kaybettirir.
  • Düzeltme ve cevap hakkını eski habere uygulamaya çalışmak: Basın Kanunu‘nun 14. maddesindeki düzeltme ve cevap hakkı, gerçeğe aykırı veya şeref ve haysiyeti ihlal eden yayın için yayım tarihinden itibaren iki ay içinde kullanılır. İnternet haber sitesi cevabı bir gün içinde yayımlamak zorundadır; ancak iki aylık süre geçmiş bir haberde bu yol kapanmıştır.

Dosyanızda Hangi Yolun Sonuç Vereceğini Belirlemek

Unutulma hakkı taleplerinde sonucu, haberin kendisinden çok talebin hangi sırayla ve kime yöneltildiği belirliyor. Haberin tarihi, konusu olan dosyanın kesinleşme durumu, sizin kamusal bir rolünüzün bulunup bulunmadığı ve haberin bugün hayatınızda yarattığı somut etki birlikte değerlendirildiğinde, arama motoru yolunun mu, doğrudan hukuk davasının mı yoksa ikisinin birlikte yürütülmesinin mi daha etkili olacağı netleşir. İhtarnamenin içeriği ve zamanlaması, özellikle tazminat talebinde davanın sonucunu doğrudan etkiler. Kişilik haklarına yönelik yayınlarda dava süreci ve tazminat talebi için hakaret ve kişilik hakları davaları sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Eski bir haber kişisel veri boyutu da taşıyorsa, şirketlerin ve kurumların tuttuğu kayıtlar için izlenecek yol farklıdır; bu konuyu şirket kişisel verilerimi silmiyorsa ne yapılacağını anlatan yazımızda ve Kurul kararlarına dayalı tazminat için KVKK tazminat davası yazımızda ele aldık. Devletin tuttuğu adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinme süreleri ise adli sicil arşiv kaydı yazımızda yer alıyor; resmî kayıt silindiği hâlde haber arşivinin kendiliğinden silinmediğini unutmamak gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Unutulma hakkı nasıl kullanılır?

Önce haberin adresi, tarihi ve ekran görüntüsü kayda alınır. Ardından arama motoruna adla yapılan aramadan bağlantının çıkarılması için başvurulur; ret veya otuz gün içinde cevapsızlık hâlinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet edilir. Haberin siteden tamamen kaldırılması isteniyorsa siteye ihtar gönderilir ve sonuç alınamazsa asliye hukuk mahkemesinde dava açılır.

Google’da adımla çıkan haberi Google tamamen siler mi?

Hayır. Arama motoru yalnız adınızla yapılan aramada o bağlantıyı göstermemeyi kabul edebilir; haber sitede kalır. Haberin siteden kaldırılması için haber sitesine başvurmak ve gerekirse dava açmak gerekir.

Sulh ceza hâkimliğinden erişim engeli alabilir miyim?

Kişilik hakkı ihlali gerekçesiyle alamazsınız. 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildi, iptal 10.10.2024’te yürürlüğe girdi ve yerine yeni bir düzenleme yapılmadı. İçerik özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa 9/A maddesine göre başvuru yapılabilir.

11. Yargı Paketi ile erişim engeli yeniden geldi mi?

Hayır. Kişilik hakkı ihlaline dayalı erişim engelini yeniden düzenleyen hükümler teklifte yer aldı, ancak Genel Kurul’da kabul edilen önergelerle 5651 sayılı Kanun’u değiştiren hükümler düzenlemeden çıkarıldı. 7571 sayılı Kanun 5651 sayılı Kanun’da bir değişiklik yapmadı.

Arama motoru başvuruma kaç günde cevap vermek zorunda?

En geç otuz gün içinde (KVKK m.13/2). Ret veya cevapsızlık hâlinde cevabı öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kurul’a şikâyet edebilirsiniz.

Beraat ettim, haber sitesi haberi kaldırmak zorunda mı?

Kesinleşmiş beraatten sonra yıllardır yayında tutulan haber için Yargıtay 4. Hukuk Dairesi yayından kaldırma kararlarını 2024 ve 2025’te art arda onadı. Sitenin kendiliğinden kaldırma yükümlülüğü kanunda yazılı değildir; ihtar gönderilmesi ve sonuç alınamazsa dava açılması gerekir.

İhtara rağmen haberi kaldırmayan siteden tazminat alınabilir mi?

Evet. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/5140, K.2025/14576 sayılı kararında, ihtarname tebliğ edildiği hâlde haberi yayında tutan site aleyhine manevi tazminat talebini reddeden kararı bozdu.

Haber doğruysa da unutulma hakkı kullanılabilir mi?

Evet, hakkın asıl işlediği alan budur. Haberin yayımlandığı gün doğru olması, aradan uzun zaman geçtikten ve dosya kesinleşmiş bir kararla bittikten sonra yayında tutulmasını haklı kılmaz. Buna karşılık güncel ve mesleki bir konudaki doğru haberin kaldırılması zordur.

Tanınan biri olsam da unutulma hakkım var mı?

Siyasetçi, üst düzey kamu yöneticisi veya kamuoyunca tanınan kişilerde talep zayıflar, ancak tamamen ortadan kalkmaz. Özel hayata ilişkin bilgiler bu kişiler için de kaldırılabilir. Kendi sektöründe bilinen bir kişi ise Yargıtay’ın onadığı kararlarda kamusal kişi sayılmadı.

Çocukken çıkan haberlerim kaldırılabilir mi?

Talep bu durumda daha güçlüdür. Kurum rehberine göre bilgi yayımlandığında kişi reşit değilse bağlantının kaldırılması talebinin kabul görme olasılığı yüksektir ve çocuğun üstün yararı gözetilir.

Unutulma hakkı başvurusu nereye yapılır?

Adınızla yapılan aramadaki sonuç için ilk başvuru arama motoruna yapılır; Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na ancak arama motoru reddettikten veya otuz gün içinde cevap vermedikten sonra şikâyet edilebilir. Haberin siteden kaldırılması için ise önce haber sitesine yazılı başvuru veya ihtar, sonra asliye hukuk mahkemesinde dava yoluna gidilir.

Unutulma hakkı Google’a karşı nasıl kullanılır?

Google’ın kişisel veri kaldırma başvuru formu üzerinden, adınızla yapılan aramada çıkan her bağlantı ayrı ayrı gösterilip gerekçelendirilerek kullanılır. Google başvuruyu reddederse veya otuz gün içinde cevap vermezse Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet edilir. Kurul’un kararı haberin kendisini değil, adınızla yapılan aramadaki bağlantıyı etkiler.

Unutulma hakkı KVKK başvurusu ücretli mi?

Hayır. Veri sorumlusu başvuruyu ücretsiz olarak sonuçlandırır; yalnız işlemin ayrıca bir maliyet gerektirmesi hâlinde Kurul’un belirlediği tarifedeki ücret alınabilir (KVKK m.13/2). Kurul’a şikâyet de ücrete tabi değildir.

Unutulma hakkı süresi var mı, kaç yıl geçmesi gerekir?

Kanunda belirli bir süre yok. Kararlarda aradan geçen süre, diğer ölçütlerle birlikte tartılıyor: Anayasa Mahkemesi N.B.B. başvurusunda yaklaşık on dört yıl, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin onadığı kararlarda beş ile on üç yıl arasında değişen süreler, Kurul’un 2022/1201 sayılı kararında ise yirmi yılı aşkın bir süre söz konusuydu. Kesinleşmiş beraat kararı varsa daha kısa sürelerde de talep kabul edilebiliyor; siyasetçi ve kamuoyunca tanınan kişilerde ise uzun süre bile tek başına yetmeyebiliyor.

Unutulma hakkı davası için avukat zorunlu mu?

Zorunlu değildir; dava kişinin kendisi tarafından da açılabilir. Ancak talebin arama motoru, Kurul ve hukuk mahkemesi arasında doğru sırayla kurulması, ihtarnamenin içeriği ve tazminat talebinin haberin yayında tutulduğu döneme bağlanması sonucu doğrudan etkiler.


Bu yazı, unutulma hakkına ilişkin mevzuatı ve Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararlarını 29 Eylül 2026 itibarıyla aktaran genel bir bilgilendirmedir ve somut bir haber için hukuki görüş yerine geçmez; aktarılan kararlar kendi olaylarına göre verilmiştir ve haberin tarihi, içeriği ve kişinin durumu sonucu değiştirebilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.