Hukuk, İş Hukuku

Şirketin SGK Prim Borcu Yüzünden Müdüre Haciz Gelir mi?

Şirketin SGK Prim Borcu Yüzünden Müdüre Haciz Gelir mi

Şirketin SGK borcundan kim sorumlu tutulabilir? Borcun asıl sahibi işveren şirkettir; ama sigorta primleri haklı bir sebep olmadan süresinde ödenmezse limited şirketin müdürü, anonim şirketin yönetim kurulu üyeleri ve şirketi üst düzeyde yöneten kişiler Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı şirketle birlikte, borcun tamamından ve kendi malvarlıklarıyla sorumlu olur. Bu yüzden şirketin SGK prim borcu yüzünden müdüre haciz gelmesi mümkündür. Ancak haciz için önce müdür adına düzenlenmiş bir ödeme emrinin tebliğ edilmesi ve kesinleşmesi gerekir; sorumluluk da yalnızca müdürün görevde olduğu döneme ait primlerle sınırlıdır.

Makale İçeriği

Vergi borcunu bilen yöneticilerin en çok yanıldığı nokta burasıdır. Şirketin vergi borcu için vergi dairesi kanuni temsilciye ancak şirketten tahsil edilemeyen kısım için gidebilir. SGK prim borcunda böyle bir sıra yoktur: 5510 sayılı Kanun sorumluluğu “işverenleri ile birlikte” kurar ve Yargıtay bu hükmün 6183 sayılı Kanun’daki genel kurala göre özel hüküm olduğunu kabul eder. Üstelik 1 Temmuz 2008’den sonraki primler için anonim şirkette yönetim kurulu üyesi olmak, imza yetkisi olmasa bile sorumluluk için yeterlidir. Buna karşılık müdür olmayan limited şirket ortağı ancak hissesi oranında ve şirketten tahsil edilemeyen kısım için sorumludur; anonim şirketin yönetimde görevi olmayan hissedarı ise hiç sorumlu değildir.

Ana hatlarıyla

  • Kim sorumlu: İşveren şirketle birlikte kanuni temsilciler (limited şirket müdürü), şirket yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yönetici veya yetkililer, borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumludur (5510 m.88).
  • Şirkete önce gidilmesi gerekmez: Prim borcunda Kurum, şirketten tahsil imkânsızlığını beklemeden yöneticiye ödeme emri gönderebilir. Vergideki kanuni temsilci kuralından farkı budur.
  • Hangi dönem: Primin ödenmesi gereken ayda görevde bulunduğunuz dönemlerin borcundan sorumlusunuz. Göreve gelmeden önceki ve ayrıldıktan sonraki aylar size ait değildir.
  • Kurtaran tek şey: Primlerin haklı bir sebeple ödenememiş olması. Yargıtay iflas erteleme tedbirini, kayyum atanmasını ve temsil yetkisi olmayan dernek yöneticisinin yetkisizliğini haklı sebep saymıştır.
  • Ödeme emri gelirse: Tebliğden itibaren 15 gün içinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde dava açılmazsa ödeme emri kesinleşir ve haciz yolu açılır.

Şirketin SGK Borcundan Kim Sorumlu?

Şirketin SGK borcundan kim sorumlu olduğunu belirleyen iki kanun vardır ve ikisi aynı anda uygulanır. Birincisi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘dur. Kanunun 88. maddesi primlerin ödenmesini düzenler ve sorumluluk cümlesini şöyle kurar: “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”

İkincisi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun‘dur. 5510 m.88’e göre Kurumun süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde bu Kanunun 51, 102 ve 106. maddeleri dışındaki bütün hükümleri uygulanır. Limited şirket ortaklarının hisseleri oranındaki sorumluluğu (6183 m.35) bu yolla prim borçlarına da taşınır.

Bu iki kanunun birlikte okunmasıyla ortaya çıkan tablo şöyledir:

Kişi Sorumlu mu? Kapsam Dayanak
İşveren şirket Evet, asıl borçlu Borcun tamamı 5510 m.87, 88
Limited şirket müdürü (ortak olsun olmasın) Evet Görev dönemindeki primlerin tamamı, şirketle birlikte 5510 m.88
Anonim şirket yönetim kurulu üyesi Evet (01.07.2008 sonrası primler) Üyelik dönemindeki primlerin tamamı; temsil yetkisi aranmaz 5510 m.88, HGK K.2017/152
Genel müdür, mali işler müdürü gibi üst düzey yönetici Evet Görev dönemindeki primler 5510 m.88, HGK K.2020/35
Müdür olmayan limited şirket ortağı Sınırlı Şirketten tahsil edilemeyen kısım, hisse oranında, ortaklık dönemiyle 6183 m.35, 10. HD K.2025/12365
Yönetimde görevi olmayan anonim şirket hissedarı Hayır – HGK K.2020/405
Dernek veya vakıf yönetim kurulu üyesi Temsil ve ilzam yetkisi varsa Yetkili olduğu dönem HGK K.2014/497, 10. HD K.2024/6071

Tablodaki ayrımın kaynağı, 5510 m.88’in kimi saydığıdır. Madde “şirket yönetim kurulu üyeleri”ni açıkça anar, ortakları anmaz. Bu yüzden bir kişinin şirketle ilişkisi hangi sıfata dayanıyorsa sorumluluğu da o sıfatın kuralına göre belirlenir. Hem ortak hem müdür olan kişi için iki sorumluluk birlikte doğar ve Kurum daha geniş olan 5510 m.88’e dayanabilir.

Şirketin SGK borcu kimlere çıkar?

Uygulamada Kurum, ödeme emrini önce şirkete, ardından veya aynı anda borç döneminde ticaret sicilinde yetkili görünen kişilere düzenler. Ödeme emrinde borçlu olarak şirketin unvanı, sorumlu sıfatıyla da yöneticinin adı yer alır. Ödeme emrinin konusu yalnızca sigorta primi değildir; aynı dosyada işsizlik sigortası primi, Kurumun tahsil ettiği damga vergisi ve bunların gecikme cezası ile gecikme zammı da istenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun incelediği bir dosyada şirket dışından atanmış mali işler müdürüne prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi için ayrı ayrı ödeme emirleri gönderilmiş ve müdür bu borçların görev dönemine ait kısmından sorumlu tutulmuştur (HGK, 21.01.2020, E.2017/1965, K.2020/35).

Kurumun kime ödeme emri gönderdiği, sorumluluğun var olduğunu tek başına kanıtlamaz. Yargıtay’a gelen dosyaların önemli bir bölümü, borç dönemi yanlış belirlenmiş, yöneticinin görevde olmadığı ayları da kapsayan ya da hisse oranıyla sınırlı sorumlu bir ortağa borcun tamamı için düzenlenmiş ödeme emirleridir. Bu hatalar aşağıda ayrı başlıklarda anlatılıyor.

Ortak olmayan müdür de SGK borcundan sorumlu mu?

Sorumludur. 5510 m.88 sorumluluğu ortaklığa değil kanuni temsilcilik ve yöneticilik sıfatına bağlar. Limited şirkette şirketi yönetme ve temsil yetkisi müdürlere aittir ve müdürün ortak olması şart değildir. Ortak olmayan bir kişi müdür olarak atanıp ticaret siciline tescil edildiğinde, görevde kaldığı süre içinde ödenmesi gereken primlerden şirketle birlikte sorumlu olur. Şirkette tek kuruş payı olmaması bu sorumluluğu azaltmaz; hisse oranı ölçüsü yalnızca 6183 m.35’e dayanan ortak sorumluluğu için geçerlidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yukarıda anılan kararında davacı, şirketin ortağı değildi; şirket dışından mali işler müdürü olarak seçilmiş, bir buçuk ay sonra istifa etmişti. Kurul, kısa süreli de olsa bu dönemde aktif olarak görev yapan müdürün, görev süresine denk gelen iki ayın prim borçlarından sorumlu olduğuna hükmetti.

Anonim şirket hissedarı şirketin SGK borcunu öder mi?

Yönetim kurulunda veya üst düzey yönetimde görevi yoksa ödemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konuda açık bir ilke koymuştur: “Anonim şirketlerde ortakların prim borçlarından dolayı üst düzey yönetici ve yetkili olmadıkları sürece sorumlulukları yoktur” (HGK, 16.06.2020, E.2016/10-2071, K.2020/405). Dosyada davacı daha önce şirketin yönetim kurulu başkan vekiliydi, ancak prim borcunun ait olduğu dönemde yönetim kurulunda değildi. Özel Daire, ortaklığın sorumluluk için yeterli olduğunu düşünerek hissesinin araştırılmasını istemişti. Genel Kurul yerel mahkemenin direnme kararını yerinde buldu: 506, 5510 ve 6183 sayılı kanunlarda anonim şirket ortaklarının sorumluluğunu düzenleyen bir hüküm yoktur ve hisse oranı hesabı yalnızca limited şirket ortakları için yapılır.

SGK Borcunda Kural Vergi Borcundan Neden Farklı?

Şirket yöneticilerinin kamu borcu sorumluluğu çoğu zaman vergi üzerinden bilinir ve şirketin SGK borcundan kim sorumlu olduğunu vergi mantığıyla hesaplamak yanlış sonuç verir. Vergi ve diğer amme alacaklarında kanuni temsilcinin sorumluluğu 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesine dayanır. Bu maddeye göre tüzel kişinin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları kanuni temsilcilerin şahsi mal varlığından tahsil edilir. Sıra açıktır: önce şirket, sonra temsilci.

Prim borcunda ise Yargıtay bu sırayı aramaz. Hukuk Genel Kurulu’nun ifadesiyle 6183 sayılı Kanun, 506 ve 5510 sayılı kanunlara göre “daha genel bir Kanun durumunda olup uygulamada da benimsendiği üzere öncelik özel Kanun hükümlerine tanınacağından, özel kanun niteliğinde olan 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi uygulanmaktadır” (HGK, E.2016/10-2071, K.2020/405; aynı gerekçe HGK, E.2017/1965, K.2020/35). 5510 m.88’in yöneticiyi “işverenleri ile birlikte” sorumlu tutması, Kurumun şirketi ve yöneticiyi aynı anda takip edebilmesi anlamına gelir.

Vergi borcu SGK prim borcu
Yöneticinin sorumluluğunun dayanağı 6183 mükerrer m.35, VUK m.10 5510 m.88
Önce şirketten tahsil şartı Var Yok; işverenle birlikte sorumluluk
Anonim şirkette sorumlu kişi Kanuni temsilci Yönetim kurulu üyesi (01.07.2008 sonrası temsil yetkisi aranmaz) ve üst düzey yönetici
Sorumluluğun miktarı Tahsil edilemeyen amme alacağı Görev dönemindeki primin tamamı
Kanunda sayılan kurtarıcı hâl Mükerrer m.35 metninde yer almaz Primin haklı bir sebeple ödenememesi
Zamanaşımı 5 yıl (6183 m.102) 10 yıl (5510 m.93)
Ödeme emrine karşı dava Vergi mahkemesi İş mahkemesi

Tablonun son iki satırı pratikte en çok zarar veren farklardır. 6183’ün beş yıllık zamanaşımını düzenleyen 102. maddesi prim alacaklarına uygulanmaz; SGK alacağı için süre on yıldır. Vergi borcu için vergi mahkemesinde açılan bir dava da prim borcu yönünden sonuç vermez; SGK ödeme emrine karşı dava iş mahkemesinde açılır. Vergi borcunda şirket yöneticisinin sorumluluğunu ayrı bir yazıda ele alıyoruz; burada yalnızca SGK tarafındaki farklar üzerinde duruyoruz.

SGK Borcunda Yönetim Kurulu Üyeliği Neden Tek Başına Yeterli?

Tutulur, ama yalnızca 1 Temmuz 2008’den sonra ödenmesi gereken primler için. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi bu tarihte yürürlüğe girmiş ve önceki düzenlemeden farklı olarak “şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere” ifadesini eklemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu ifadenin sonucunu şöyle yazmıştır: 5510 m.88’in yürürlüğe girdiği tarihten sonra oluşan prim borçları yönünden “tüzel kişiliğe haiz işyerlerinde yönetim kurulu üyesi olması yeterli olup ayrıca yetkili üst düzey yönetici, yönetim kurul başkanı veya başkan yardımcısı gibi unvan taşımasına veya temsil ve ilzam yetkisine sahip olmasına gerek yoktur” (HGK, 25.01.2017, E.2014/2313, K.2017/152).

Aynı ilke sekiz yılı aşkın süredir değişmeden uygulanıyor. Hukuk Genel Kurulu 15.10.2025 tarihli ve E.2024/404, K.2025/632 sayılı kararında, 5510 m.88 sonrasında şirketin yönetim kurulu üyesi olmanın yeterli görüldüğünü ve ayrıca temsil ve ilzam yetkisi aranmadığını tekrar etmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de üç ayrı yönetim kurulu üyesinin dört ila on bir ay süren üyelik dönemlerini tek tek hesaplatmış, her birini yalnızca kendi üyelik döneminin borcundan sorumlu tutmuştur (10. HD, 03.04.2024, E.2024/2696, K.2024/3738). Daire’nin cümlesi açıktır: kanun “özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca ve açıkça belirtmiştir.”

Bu kural yalnızca SGK prim borcuna özgüdür; yönetim kurulu üyesinin şirkete veya ortaklara verdiği zarar nedeniyle Türk Ticaret Kanunu’na göre sorumluluğu ayrı ölçütlere bağlıdır ve ayrı bir yazının konusudur. Bu durum, yönetim kuruluna “isim olarak” giren, şirketin banka hesaplarına hiç erişimi olmayan ve imza sirkülerinde adı geçmeyen kişiler için ciddi bir risktir. Kanun, yönetim kurulu üyeliğini kabul eden kişiyi, primlerin ödenip ödenmediğini denetlemekle yükümlü saymaktadır. Üyeliği kabul etmeden önce şirketin SGK borç durumunu sormak ve üyelik süresince aylık prim ödemelerini takip etmek, bu yüzden bir formalite değil kendini korumanın yoludur.

Bazı kaynaklar neden temsil yetkisi aranır diyor?

Çünkü 1 Temmuz 2008’den önceki dönem için kural gerçekten buydu ve bu döneme ait kararlar hâlâ yaygın biçimde alıntılanıyor. Mülga 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi yalnızca “üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri” sayıyor, yönetim kurulu üyelerini ayrıca anmıyordu. Yargıtay bu dönem için anonim şirkette sorumluluğu, “primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması” koşuluna bağlıyordu. Aynı cümle bugün de Yargıtay kararlarında yer alır, ama artık 2008 öncesi borçlar için yapılan açıklamanın parçası olarak.

Ödeme emriniz hem 2008 öncesine hem sonrasına ait aylar içeriyorsa bu ayrım doğrudan sonucu değiştirir. Hukuk Genel Kurulu’nun 2017 tarihli kararında davacı, 2007’de kurulan şirketin yönetim kurulu üyesiydi; 1 Temmuz 2008’den önceki aylar için temsil yetkisi olmadığından sorumlu tutulmadı, bu tarihten 19.09.2008’deki istifasına kadar geçen dönem için ise yalnızca üyeliği nedeniyle sorumlu kabul edildi (HGK, E.2014/2313, K.2017/152).

Dernek, vakıf ve spor kulübü yöneticilerinde durum farklı

5510 m.88’in yönetim kurulu üyeleri için kullandığı ifade “şirket yönetim kurulu üyeleri”dir. Dernek, vakıf ve spor kulübü gibi şirket olmayan tüzel kişilerde bu genişletme uygulanmaz; yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu için temsil ve ilzam yetkisi aranmaya devam eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dernek statüsündeki bir profesyonel spor kulübünün yönetim kurulu üyesi hakkındaki dosyada, yönetimde aktif görev yapan ve kulübü temsil ve ilzama yetkili olanların sorumlu olacağını, diğer üyeler yönünden ise temsil ve ilzam yetkisi yanında icrai yetkilerinin bulunmamasının “haklı neden” oluşturduğunu kabul etmiştir (HGK, 09.04.2014, E.2013/785, K.2014/497).

Aynı çizgi yakın tarihli kararlarda sürüyor. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, imza sirkülerinde adı yer almayan ve kendisine temsil yetkisi verilmemiş bir dernek yönetim kurulu üyesinin prim borcundan sorumlu olmadığına ilişkin kararı onamıştır (10. HD, 30.05.2024, E.2024/5593, K.2024/6071). Derneklerde ödeme emri alan yönetim kurulu üyesinin ilk işi, borç dönemindeki yönetim kurulu görev dağılımı kararını ve imza sirkülerini bulmaktır.

Üst Düzey Yönetici Kimdir?

Kanun “üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri” ifadesini kullanır ama tanımlamaz. Yargıtay’ın yerleşik tanımı şudur: üst düzey yönetici, “şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişi”dir (bu tanım 10. HD, E.2024/2696, K.2024/3738 kararında da tekrarlanmıştır). Hukuk Genel Kurulu daha kısa bir ifade de kullanmıştır: tüzel kişiyi üst düzeyde yöneten kimse (HGK, 24.02.2016, E.2014/21-663, K.2016/178’e atıfla HGK, E.2017/1965, K.2020/35).

Bu tanıma göre unvandan çok yetkiye bakılır. Genel müdür, genel müdür yardımcısı, finans direktörü veya mali işler müdürü gibi kişiler, şirketin ödemeleri üzerinde karar yetkisine sahipse üst düzey yönetici sayılabilir. Buna karşılık şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi ya da yetkili olmayan çalışanlar için Yargıtay’ın ifadesiyle “işveren ile birlikte müşterek sorumluluğu düşünülemez.” Muhasebe servisinde çalışan ama ödeme kararı veremeyen bir personel, bordroyu hazırlıyor diye üst düzey yönetici hâline gelmez.

Çift imzayla yetkili olmak sorumluluğu kaldırır mı?

Kaldırmaz. Uygulamada en sık karşılaşılan savunmalardan biri, yöneticinin şirketi tek başına değil başka bir yetkiliyle birlikte temsil ettiği, bu yüzden primleri tek başına ödeyemeyeceğidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu savunmayı, şirket dışından atanmış ve yalnızca belirli bir tutara kadar başka bir imza grubuyla birlikte şirketi temsil eden mali işler müdürü hakkında reddetmiştir. Kurula göre üst düzey yönetici veya yetkililer “gerek tek imza, gerekse çift imza ile yetkili bulunsun şirketin prim borcundan müteselsilen sorumludur. Aksinin kabulü hâlinde çift imza ile yetkili bulunan özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin müteselsil sorumluluğuna gidilemeyecek” ve hüküm etkisiz kalacaktır (HGK, E.2017/1965, K.2020/35). Karar oy çokluğuyla verilmiştir; azınlıkta kalan görüş, çift imza yetkisi olan müdürün prim ödemesi konusunda sorumluluğu olmadığını savunmuştur.

Hangi Ayların Priminden Sorumlusunuz?

Yönetici, görevde bulunduğu her ayın priminden değil, görevde bulunduğu sırada ödenmesi gereken primlerden sorumludur. Bu ayrım ödeme süresinden kaynaklanır. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 108. maddesine göre ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmalar için primler en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın son gününe kadar Kuruma ödenir. Ocak ayının primi şubat sonunda ödenir; ocak ayının primi için sorumluluk da şubat ayında görevde olan yöneticiye aittir.

Yargıtay bunu şöyle formüle eder: kişiler, “primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa” yönetici oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdır (10. HD, 22.02.2024, E.2024/588, K.2024/1692; aynı ilke HGK, E.2013/785, K.2014/497). Yargıtay’ın hesap yaptığı dosyalardan çıkan pratik sonuç şudur: primin ödeme ayı içinde bir gün bile görevde bulunduysanız o ayın priminden sorumlusunuz; ödeme ayı başlamadan görevden ayrıldıysanız değilsiniz.

Olay Sonuç Karar
Yönetim kurulu üyesi 29.04.2015’te istifa etti Mart 2015 primi (son ödeme günü 30.04.2015) dahil; nisan ve sonrası hariç 10. HD, 12.01.2023, E.2023/496, K.2023/283
Limited şirket müdürlüğü 04.08.2014’te sona erdi Ağustos 2014 primi (ödeme ayı eylül) hariç 10. HD, 25.02.2026, E.2025/13722, K.2026/2094
Şirkete 17.06.2016’da kayyum atandı Mayıs 2016 primi (ödeme ayı haziran) dahil; haziran primi hariç 10. HD, 28.02.2022, E.2021/9560, K.2022/2720
Yönetim kurulu üyeliği 06.03.2012’de başladı Şubat 2012 primi (son ödeme günü 31.03.2012) dahil 10. HD, E.2024/2696, K.2024/3738 dosyasında bozmaya uyularak yapılan hesap

Bu hesap, ödeme emrine itiraz ederken en çok işe yarayan araçtır. Kurum ödeme emrini çoğu zaman şirketin bütün borç dönemleri için tek bir listeyle düzenler. Yöneticinin yapması gereken, ticaret sicil gazetesinden göreve başlama ve ayrılma tarihlerini çıkarmak ve her ayın ödeme ayıyla karşılaştırmaktır. Yargıtay, müdürlüğü 04.08.2014’te sona eren kişinin mirasçılarını 2014 yılının ağustos ayı priminden de sorumlu tutan kararı tam bu nedenle bozmuştur: bu ayın prim borcu eylülde ödenecekti ve eylülde görevde olmayan müdüre yüklenemezdi (10. HD, E.2025/13722, K.2026/2094).

İstifa eden yönetici SGK borcundan ne zaman kurtulur?

İstifanın hüküm doğurduğu tarihten sonra ödeme ayı başlayan primlerden sorumlu değildir; önceki dönemin borcu ise istifayla silinmez. Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi Yargıtay, nisan sonunda istifa eden yönetim kurulu üyesini mart ayının priminden sorumlu tutmuştur. İstifa, geçmişe dönük bir kurtuluş sağlamaz.

İstifa tarihinin ispatı bu yüzden önemlidir. Hukuk Genel Kurulu’nun 2017 tarihli kararında davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği tarih noter onaylı bir belgeyle ortaya konmuş, Kurul sorumluluğu bu tarihe kadar sınırlamıştır (HGK, E.2014/2313, K.2017/152). Aynı Kurulun 2025 tarihli kararında da istifa iddiası üzerinde ayrıca durulması istenmiştir (HGK, E.2024/404, K.2025/632). Görevden ayrılan yöneticinin istifasını noter aracılığıyla şirkete bildirmesi ve ticaret siciline tescilini takip etmesi, yıllar sonra gelecek bir ödeme emrine karşı elindeki en güçlü delildir. Sicilde yetkili görünmeye devam etmek, fiilen görev yapılmasa bile Kurumun ödeme emrini o kişiye düzenlemesine yol açar.

Göreve sonradan gelen yönetici eski borçtan sorumlu mu?

Sorumlu değildir. Sorumluluk, primin ödenmesi gereken tarihte görevde olmaya bağlıdır; yeni atanan müdür veya yönetim kurulu üyesi, kendisinden önceki dönemlerde ödenmemiş primleri üstlenmez. Şirketi devralan yeni yönetim için risk, eski borçların şirketin kendisinden tahsil edilmesi sırasında şirket varlıklarının haczedilmesidir; bu, yöneticinin kişisel sorumluluğu değil şirketin borcudur. Yeni yönetim görevi aldığı andan itibaren ödeme süresi dolan her ayın priminden ise kendisi sorumlu olur.

Haklı Sebep Ne Demektir, Hangi Durumlarda Kabul Edildi?

5510 m.88’in sorumluluğu bağladığı tek koşul, primlerin “haklı bir sebep olmaksızın” ödenmemiş olmasıdır. Yargıtay bu ifadeden yöneticiye bir savunma hakkı çıkarır: prim borcundan müteselsilen sorumlu olan üst düzey yönetici ve yetkililer borcun haklı nedenle ödenemediği savunmasında bulunabilir ve haklı nedenin varlığı hâlinde sorumlu tutulamaz (HGK, E.2024/404, K.2025/632). Ancak kanun haklı sebebin ne olduğunu saymaz. Hukuk Genel Kurulu’na göre hangi hâllerin haklı sebep oluşturduğu “her olaydaki özel koşullar ile hukuki ve maddi olgulara göre değerlendirilmelidir” ve bu değerlendirmede diğer kanunlardaki düzenlemelerden ve sosyal güvenlik hukuku ilkelerinden yararlanılmalıdır.

İncelediğimiz kararlarda haklı sebep kabul edilen hâllerin ortak noktası, ödemenin yöneticinin iradesi dışında bir hukuki engelle durmasıdır. Şirketin nakit sıkıntısı, kâr etmemesi ya da borçlarını önceliklendirmek zorunda kalması tek başına bu niteliği taşımaz; aksine Hukuk Genel Kurulu’ndaki karşı oy, prim borcunun şirketin işletme giderlerinden olduğunu ve ödenmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

İflas erteleme, iflas ve konkordato

Hukuk Genel Kurulu’nun 05.11.2019 tarihli ve E.2016/1859, K.2019/1141 sayılı kararı bu alandaki temel karardır. Şirket hakkında 08.08.2007’de iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verilmiş, 2012’de şirketin iflasına karar verilmişti. Yönetim kurulu başkanına bütün dönemler için ödeme emri gönderildi. Kurul iki dönem arasında ayrım yaptı:

  • Tedbir kararından sonraki primler: İcra ve İflas Kanunu’nun o tarihte yürürlükte olan 179/b maddesi, erteleme kararı üzerine 6183 sayılı Kanuna göre yapılanlar da dahil hiçbir takip yapılamayacağını öngörüyordu. Kurula göre bu durumda tahsil imkânsızlığı “yönetim kurulu üyesinin veya üst düzey yöneticinin kusurundan değil, doğrudan Kanundan doğduğundan” haklı sebep kapsamındadır. Yönetim kurulu başkanı bu dönemin primlerinden sorumlu tutulmadı.
  • Tedbir kararından önceki primler: Bu primlerin ödeme süresi, erteleme talebinden önce dolmuştu. Sorumluluk o tarihte doğduğundan, sonradan verilen erteleme kararı haklı neden oluşturmadı ve başkan bu dönemin borcundan sorumlu kaldı.

Kurul ayrıca, iflasın açılmasının iflas ertelemeden daha ağır sonuçlar doğurduğunu ve bu durumda da tahsil imkânsızlığının haklı sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oyda, takip yasağının yalnızca şirket için geçerli olduğu, müteselsil borçluları kapsamadığı, atanan kayyumun yönetimi devralan değil yalnızca denetleyen bir kayyum olduğu ve takip yasağının şirketin primi ödemesini yasaklamadığı savunulmuştur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de aynı çizgide, 02.12.2015’te iflas erteleme tedbiri alınmış bir şirketin sonraki dönem primleri için yönetim kurulu başkanına gönderilen ödeme emirlerini haklı neden gerekçesiyle iptal eden istinaf kararını onamıştır (10. HD, 19.01.2023, E.2023/339, K.2023/513).

İflasın ertelenmesi 15.03.2018’de 7101 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı ve yerini yeniden düzenlenen konkordato aldı. İcra ve İflas Kanunu’nun bugünkü 294. maddesi de konkordato mühleti içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılanlar dahil hiçbir takip yapılamayacağını öngörür. Hukuk Genel Kurulu’nun gerekçesi takip yasağının kanundan doğmasına dayandığı için konkordato mühleti içinde ödeme süresi dolan primler bakımından da benzer bir savunma ileri sürülebilir. Ancak aynı gerekçe gereği, mühletten önce ödeme süresi dolmuş primler için konkordato talebi yöneticiyi korumaz.

Kayyum atanması

Şirketin yönetimi mahkeme kararıyla atanan bir kayyuma geçtiğinde, eski yöneticilerin prim ödeme yetkisi de ortadan kalkar. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, sulh ceza hâkimliği kararıyla 17.06.2016’da kayyum atanan bir şirketin hissedar ve yönetim kurulu üyesi hakkında sorumluluğun bu tarih itibarıyla sona erdiğini kabul etmiş, ancak ödeme süresi haziran sonunda dolan mayıs primini sorumluluk kapsamında saymıştır (10. HD, E.2021/9560, K.2022/2720). Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yönetilen şirketlerde de Daire, borç döneminde şirketin Fon yönetiminde olup olmadığının ve yöneticinin o dönemdeki konumunun araştırılmasını istemiştir (10. HD, 04.05.2023, E.2023/5308, K.2023/4871).

Temsil yetkisinin olmaması

Dernek ve kulüp gibi şirket dışındaki tüzel kişilerde, temsil ve ilzam yetkisi verilmemiş yönetim kurulu üyesinin yetkisizliği Hukuk Genel Kurulu tarafından doğrudan haklı neden olarak nitelendirilmiştir (HGK, E.2013/785, K.2014/497). Şirketlerde ise, yukarıda anlatıldığı gibi, 1 Temmuz 2008’den sonraki primler için temsil yetkisinin olmaması tek başına sorumluluğu kaldırmaz.

Şirketin SGK Borcundan Ortakların Sorumluluğu

Şirketin SGK borcundan kim sorumlu olduğu tartışılırken en çok karıştırılan grup ortaklardır. Müdür olmayan limited şirket ortağının sorumluluğu 5510 m.88’e değil 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesine dayanır ve bu yüzden bambaşka kurallara tabidir. Maddeye göre limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur. Bu sorumluluğun üç sınırı vardır:

  • Önce şirket: Kurumun ortağa gidebilmesi için alacağın şirketten tahsil edilemediğinin veya edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekir.
  • Hisse oranı: Ortak, borcun tamamından değil sermayedeki payı oranında sorumludur.
  • Ortaklık dönemi: Sorumluluk, ortağın hissedar olduğu dönemin borçlarıyla sınırlıdır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yüzde kırk dokuz hisseli ancak müdür veya şirket yetkilisi olmayan bir ortağın dosyasında bu üç sınırı birlikte uygulamıştır. Daireye göre mahkeme, borçların 6183 m.35 gereğince önce şirket hakkında takibe konulup konulmadığını ve şirketten tahsil edilip edilemeyeceğini araştırmalı, tahsil imkânsızlığı belirlendikten sonra ortağın hissedar olduğu dönemler dikkate alınarak hissesi oranında sorumlu olacağına karar vermelidir (10. HD, 24.09.2025, E.2025/7124, K.2025/12365).

Borcun tamamı için ödeme emri gelirse

Hisse oranıyla sınırlı sorumlu bir ortağa borcun tamamı için ödeme emri düzenlenmesi sık görülen bir hatadır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Kurumun ortağın sorumluluk miktarı üzerinden ödeme emri düzenlemesi gerekirken alacağın tamamı için ödeme emri düzenlediği bir dosyada, ödeme emrinin hisse oranını aşan kısmını iptal eden kararı onamıştır (10. HD, 09.10.2024, E.2024/9027, K.2024/9700). Ortak için hisse oranı bir üst sınırdır; ödeme emrindeki tutarın bu sınırı aşıp aşmadığı her dosyada ayrıca hesaplanmalıdır.

Devrettiğim şirketin SGK borcu bana gelir mi?

Ortak olduğunuz döneme ait borç gelebilir, devirden sonraki dönem gelmez. 6183 m.35’e 2008’de eklenen fıkraya göre ortağın sermaye payını devretmesi hâlinde payı devreden ve devralan kişiler devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumludur. Aynı fıkra, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken zamanlarda pay sahiplerinin farklı kişiler olması hâlinde bu kişilerin de müteselsilen sorumlu olacağını söyler.

Payını devrederken aynı zamanda müdürlükten de ayrılan kişi için iki hesap ayrı ayrı yapılır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin bozma kararına konu bir dosyada davacı, 29.04.2010’da ortak ve müdür olmuş, 11.02.2011’de hisselerini devretmiş ve müdürlüğü de aynı tarihte sona ermişti; Daire, davacının 2010 yılının mart ayından itibaren kamu borçlusu olduğunu gözetmeyen kararı bozdu (10. HD, 03.10.2024, E.2024/9001, K.2024/9487). Hisselerini devredip yönetim kurulu üyeliği de sona eren başka bir kişi için ise sonraki dönemin borcundan sorumlu olmadığına ilişkin direnme kararı onandı (10. HD, 03.11.2025, E.2025/9648, K.2025/14495).

Hisse devri ve şirketten ayrılmanın vergi ve SGK borçları üzerindeki etkisini, limited şirkette ortaklıktan çıkma davası yazımızın ilgili bölümünde de özetledik.

Gecikme Zammı, İşsizlik Primi ve İdari Para Cezasından da Sorumlu musunuz?

5510 m.88 sorumluluğu “sigorta primleri ve diğer alacakları” için kurar. Yargıtay’ın incelediği dosyalarda yöneticiye gönderilen ödeme emirleri; sigorta priminin yanında işsizlik sigortası primini, Kurumun tahsil ettiği damga vergisini ve bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammını kapsar ve yönetici görev dönemine ait bu kalemlerin tamamından sorumlu tutulur (örneğin HGK, E.2017/1965, K.2020/35; 10. HD, E.2024/2696, K.2024/3738). Gecikme zammı borcun ferisi olduğundan, prim aslından sorumlu olan yönetici gecikme zammından da sorumludur.

İdari para cezalarında ise sonuç farklıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, şirkete kesilen idari para cezaları nedeniyle yönetim kurulu üyelerine düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin kararda “bir isabetsizlik bulunmamaktadır” demiştir (10. HD, 12.09.2022, E.2021/8398, K.2022/10304; aynı dosyanın sonraki aşaması E.2024/2696, K.2024/3738). İlk derece mahkemesinin gerekçesi, idari para cezasının şirketin kendi yükümlülüğünü yerine getirmemesinin yaptırımı olduğu ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği kanuni temsilciden istenemeyeceğiydi. Sigortasız işçi çalıştırma veya bildirgeleri süresinde vermeme gibi nedenlerle kesilen cezaların nasıl oluştuğunu sigortasız işçi çalıştırma cezası yazımızda ayrıca anlattık.

Ödeme emrinizde idari para cezası kalemi varsa, bu kalem prim kalemlerinden ayrılarak ayrıca itiraz konusu yapılmalıdır. Aynı ödeme emri listesinde yer alması, idari para cezasını prim borcuyla aynı rejime sokmaz.

Kapanan Şirketin SGK Borcu Kime Kalır?

Şirket kapandığında da şirketin SGK borcundan kim sorumlu olduğu değişmez. Şirketin tasfiye edilmesi ya da ticaret sicilinden silinmesi, görevde bulunduğunuz dönemin prim borcundan sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz. 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi, tüzel kişilerin tasfiye hâline girmiş veya tasfiye edilmiş olmasının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağını açıkça yazar. 5510 m.88’deki sorumluluk da tasfiyeye bağlı bir sona erme hâli öngörmez.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 11.11.2025 tarihli ve E.2025/1815, K.2025/15117 sayılı kararına konu dosyada limited şirket tasfiyeye girmiş ve sicilden silinmişti. Kurum, şirketin adını ve davacının yetkili sıfatını belirterek ortak ve yetkili olan davacıya ödeme emri gönderdi; davacı itiraz etti, itirazı reddedilince borcu ihtirazi kayıtla ödedi ve ödediği tutarın geri verilmesi için dava açtı. İlk derece mahkemesi davacının taraf sıfatı olmadığını söyleyerek davayı reddetmişti. Daire kararı bozdu: şirket ortağı ve yetkilisi olan davacı 6183 sayılı Kanun’un 3 ve 35. maddeleri uyarınca amme borçlusudur, davada taraf sıfatı vardır ve bizzat ödeme yaptığına göre geri isteme davasında hukuki yararı da vardır.

Bu karar pratik bir yol da gösterir. Hacizle karşı karşıya kalan ve süreci durdurmak isteyen yönetici, borcu ihtirazi kayıtla ödeyip ardından geri isteme davası açabilir. Ödeme, sorumluluğu kabul anlamına gelmez; ihtirazi kaydın ödeme belgesine açıkça yazılması gerekir.

SGK Prim Borcu Zamanaşımı Süresi Kaç Yıl?

SGK prim borcu zamanaşımı süresi on yıldır ve bu süre yöneticiler için de aynıdır. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre Kurumun prim ve diğer alacakları, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tabidir. Mahkeme kararından doğan alacaklarda süre kararın kesinleşmesinden, Kurum denetim elemanlarının tespitlerinden doğan alacaklarda rapor tarihinden başlar.

Hukuk Genel Kurulu, asıl borçlu işveren zamanaşımı bakımından hangi esaslara tabi ise onunla birlikte şahsi sorumluluğu kabul edilenlerin de aynı esaslara tabi olduğunu ve Kurumun prim alacağı için “tek zamanaşımı süresi” bulunduğunu belirtmiştir (HGK, E.2024/404, K.2025/632). Zamanaşımının süresi ve başlangıcı, alacağın doğduğu tarihte yürürlükte bulunan kurallara göre belirlenir. Bu yüzden 2008 öncesine ait çok eski borçlarda farklı süreler gündeme gelebilir; Kurul 08.12.1993 ile 05.07.2004 arasındaki prim alacakları için beş yıllık sürenin uygulandığını da hatırlatmıştır.

Zamanaşımı savunması gerçek sonuç doğurabilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2003 ile 2010 arasındaki dönem borçları için 2020’de ödeme emri gönderilen eski yönetim kurulu başkan yardımcısı hakkında 2009 yılı dahil borçların zamanaşımına uğradığını, sonraki ay için de sorumluluğun bulunmadığını kabul eden direnme kararını onamıştır (10. HD, E.2025/9648, K.2025/14495). Zamanaşımının haciz ve diğer takip işlemleriyle kesilebildiği de unutulmamalıdır; eski bir borç için ödeme emri alan yönetici, arada şirkete veya kendisine yönelik bir takip işlemi yapılıp yapılmadığını araştırmadan zamanaşımına güvenmemelidir.

Müdüre Haciz Gelmeden Önce Hangi Aşamalardan Geçilir?

Şirketin SGK borcu yüzünden müdürün şahsi mallarına haciz konulabilmesi için Kurumun izlemesi gereken bir sıra vardır. 6183 sayılı Kanun’a göre amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiği bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur (m.55). Sorumlu yönetici bakımından bu ödeme emrinin onun adına düzenlenmesi ve ona tebliğ edilmesi gerekir. Ödeme emri kesinleştikten sonra borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen malları, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktar haczolunur (m.62).

Yöneticilerin hacizle ilk kez karşılaştığı an çoğu zaman bir banka hesabının bloke edilmesidir. Hukuk Genel Kurulu’nun 2025 tarihli kararında davacı, şirketin 1998-2005 yıllarına ait borçları nedeniyle banka hesaplarına haciz konulduğunu tesadüfen öğrendiğini ve kendisine usulüne uygun tebligat yapılmadığını ileri sürmüştü. Kurul, her bir ödeme emrinin ve tebliğ belgesinin ayrı ayrı getirtilmesini, tebliğlerin ve hak düşürücü sürelerin tek tek incelenmesini istedi (HGK, E.2024/404, K.2025/632). Tebligatın usulsüz olduğu dosyalarda takip kesinleşmemiş sayılabilir; Yargıtay’ın onadığı bir dosyada tebliğ işlemleri usulüne uygun yapılmayan ödeme emirleri için emekli maaşına konulan haczin yerinde olmadığı tespit edilmiştir (10. HD, 02.10.2024, E.2024/9493, K.2024/9398). Maaş, taşıt ve banka hesabı gibi mal türlerine göre haczin sınırları ise ayrı bir konudur.

Ödeme emri tebliğ edildiğinde süre çok kısadır. 6183 m.58’deki itiraz süresi 7061 sayılı Kanunla 01.01.2018’den itibaren 15 güne çıkarılmıştır. SGK alacakları yönünden bu itiraz, 5510 m.88 gereği Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde açılacak ödeme emrinin iptali davasıyla yapılır; süre hak düşürücüdür (HGK, E.2024/404, K.2025/632). Aynı madde, yetkili iş mahkemesine başvurulmasının alacakların takip ve tahsilini durdurmayacağını da açıkça yazar. Sürenin kaçırılması hâlinde ödeme emri kesinleşir; Yargıtay, yöneticinin kamu borçlusu olduğu dönem için süresinden sonra açılan davayı hak düşürücü süre yönünden reddeden kararı yerinde bulmuştur (10. HD, E.2024/9001, K.2024/9487). Davanın açılacağı yer, dilekçenin içeriği ve ileri sürülebilecek itiraz sebepleri ayrıca ele alınması gereken bir konudur.

Yargıtay Kararlarında Şirketin SGK Borcundan Sorumluluk

Aşağıdaki tablo, şirketin SGK borcundan kim sorumlu olduğuna ilişkin olarak bu yazıda anlatılan kararları olay ve sonuç bakımından bir arada gösterir. Onama kararlarında gerekçenin önemli bölümü istinaf veya ilk derece mahkemesine aittir; tabloda bu durum belirtilmiştir.

Karar Olay Sonuç
HGK, 09.04.2014, E.2013/785, K.2014/497 Spor kulübü (dernek) yönetim kurulu üyesine ödeme emri Bozma: temsil ve ilzam yetkisi olmayan üyenin yetkisizliği haklı neden; görev dağılımı araştırılmalı
HGK, 25.01.2017, E.2014/2313, K.2017/152 Anonim şirket yönetim kurulu üyesi, temsil yetkisi yok Bozma: 01.07.2008 sonrası primlerde yönetim kurulu üyeliği yeterli; istifa tarihine kadar sorumlu
HGK, 05.11.2019, E.2016/1859, K.2019/1141 Yönetim kurulu başkanı, şirkete iflas erteleme tedbiri Bozma (oy çokluğu): tedbirden sonraki primlerde haklı sebep var, öncekilerde yok
HGK, 21.01.2020, E.2017/1965, K.2020/35 Şirket dışından mali işler müdürü, çift imza, 1,5 ay görev Bozma (oy çokluğu): çift imzalı üst düzey yönetici de görev dönemindeki primlerden sorumlu
HGK, 16.06.2020, E.2016/10-2071, K.2020/405 Eski yönetim kurulu başkan vekili, borç döneminde yalnızca hissedar Direnme yerinde: anonim şirket ortağı yönetici değilse sorumlu değil
10. HD, 28.02.2022, E.2021/9560, K.2022/2720 Şirkete sulh ceza kararıyla kayyum atandı Düzelterek onama: sorumluluk kayyum tarihinde sona erer, o ay ödenmesi gereken prim dahil
10. HD, 19.01.2023, E.2023/339, K.2023/513 Yönetim kurulu başkanı, iflas erteleme tedbirinden sonraki primler Onama (istinaf gerekçesi): tedbir kararı haklı neden, ödeme emirleri iptal
10. HD, 12.01.2023, E.2023/496, K.2023/283 Yönetim kurulu üyesi 29.04.2015’te istifa etti Bozma: mart 2015 primi de sorumluluk kapsamında
10. HD, 03.04.2024, E.2024/2696, K.2024/3738 Üç yönetim kurulu üyesi, kısa üyelik süreleri, idari para cezası Bozma: her üye yalnızca kendi üyelik döneminden sorumlu; idari para cezasına ilişkin iptal yerinde
10. HD, 30.05.2024, E.2024/5593, K.2024/6071 Dernek yönetim kurulu üyesi, imza sirkülerinde adı yok Onama: temsil ve ilzam yetkisi olmayan dernek yöneticisi sorumlu değil
10. HD, 09.10.2024, E.2024/9027, K.2024/9700 Ortağa borcun tamamı için ödeme emri Onama: hisse oranını aşan kısım iptal
10. HD, 24.09.2025, E.2025/7124, K.2025/12365 %49 hisseli, müdür olmayan limited şirket ortağı Bozma: önce şirketten tahsil imkânsızlığı, sonra ortaklık dönemi ve hisse oranı
HGK, 15.10.2025, E.2024/404, K.2025/632 Banka hesaplarına haciz, tebligat ve istifa iddiası Bozma: her ödeme emri ve tebliğ ayrı incelenmeli; yönetim kurulu üyeliği yeterli, zamanaşımı tektir
10. HD, 11.11.2025, E.2025/1815, K.2025/15117 Sicilden silinen şirketin ortak ve yetkilisi borcu ihtirazi kayıtla ödedi Bozma: amme borçlusudur, geri isteme davasında taraf sıfatı ve hukuki yararı var
10. HD, 25.02.2026, E.2025/13722, K.2026/2094 Müdürlüğü ağustos başında sona eren kişinin mirasçılarına ödeme emri Bozma: ödeme ayı müdürlükten sonra başlayan ağustos primi sorumluluk dışında

Ödeme Emri Almadan Önce Yöneticinin Yapabilecekleri

Şirketin SGK borcundan kim sorumlu tutulacağı çoğu zaman ancak ödeme emri geldiğinde netleşir. Oysa sorumluluğun kapsamını belirleyen belgelerin büyük bölümü görev sırasında toplanabilir. Müdür, yönetim kurulu üyesi veya şirketin mali işlerinden sorumlu bir yönetici için aşağıdaki adımlar riskin büyük kısmını kontrol altına alır:

  • Göreve başlarken: Şirketin SGK borç dökümünü isteyin. Göreve gelmeden önceki dönemin borcu size ait değildir, ama bunu yıllar sonra ispatlamak yerine başlangıçta belgelemek daha kolaydır.
  • Görev süresince: Aylık prim ödemelerinin ve bildirgelerin süresinde yapıldığını takip edin. Yönetim kurulu üyeliği, 2008 sonrası primler için tek başına sorumluluk doğurur.
  • Ödeme yapılamıyorsa: Nedenini yazılı hâle getirin. Takip yasağı, kayyum kararı veya benzeri bir hukuki engel varsa karar örneklerini saklayın; haklı sebep savunması ancak belgeyle kurulabilir.
  • Görevden ayrılırken: İstifanızı noter aracılığıyla bildirin, ticaret siciline tescilini takip edin ve ticaret sicil gazetesini saklayın. Sorumluluğunuz, istifadan sonra ödeme ayı başlayan primler için sona erer.
  • Ödeme emri geldiğinde: Tebliğ tarihini not edin; 15 gün hak düşürücü süredir. Ödeme emrindeki her ayı görev tarihlerinizle karşılaştırın, idari para cezası kalemlerini ayırın, ortak sıfatıyla gönderilmişse hisse oranını hesaplayın.

Borcu ödeyen yöneticinin, ödediği tutarı asıl borçlu şirketten ve koşulları varsa diğer sorumlulardan isteme imkânı da vardır; müteselsil sorumluluk, borcun iç ilişkide kimin üzerinde kalacağını belirlemez.

Şirket yöneticilerinin kamu borçlarından sorumluluğu, ortaklık yapısı, görev tarihleri ve şirketin geçirdiği süreçler birlikte değerlendirilmeden doğru hesaplanamaz. Limited ve anonim şirketlerin yönetimi, ortaklık uyuşmazlıkları ve şirket borçlarından kaynaklanan kişisel sorumluluk konularındaki çalışma alanımızı Ankara şirket avukatı sayfamızdan inceleyebilir, dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

SGK prim borcu kime çıkar, şirkete mi yöneticiye mi?

Asıl borçlu işveren şirkettir ve ödeme emri önce onun adına düzenlenir. Ancak primler haklı bir sebep olmadan süresinde ödenmezse Kurum, 5510 m.88 gereği şirketle birlikte sorumlu olan müdüre, yönetim kurulu üyelerine ve üst düzey yöneticilere de ödeme emri gönderebilir. Bunun için önce şirketten tahsil edilemediğinin belgelenmesi gerekmez.

Şirketin SGK prim borcu yüzünden müdüre haciz gelir mi?

Yöneticinin görev döneminde ödenmesi gereken primler için onun adına düzenlenen ödeme emri tebliğ edilir ve 15 gün içinde iş mahkemesinde dava açılmazsa ödeme emri kesinleşir. Bundan sonra Kurum, 6183 sayılı Kanun’a göre yöneticinin şahsi mallarına haciz uygulayabilir. Müdür olmayan limited şirket ortağı için bu yol ancak şirketten tahsil imkânsızlığı ortaya çıktıktan sonra ve hisse oranında açılır.

Şirket SGK borcu ödenmezse ne olur?

Borç gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte 6183 sayılı Kanun’a göre takibe alınır. Şirket adına ödeme emri düzenlenir, ödenmezse şirketin mallarına haciz konur. Aynı dönemde görevde olan yöneticiler de şirketle birlikte sorumlu olduğundan Kurum takibi onlara da yöneltebilir. Alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

Limited şirket müdürü şirketin SGK borcundan şahsen sorumlu mu?

Sorumludur. Müdür, kanuni temsilci sıfatıyla görevde olduğu dönemde ödenmesi gereken primlerin tamamından şirketle birlikte sorumludur. Müdürün ortak olması şart değildir ve hisse oranı sınırı müdür için uygulanmaz. Primlerin haklı bir sebeple ödenememiş olması hâlinde sorumluluk doğmaz.

Yönetim kurulu üyeliği SGK prim borcundan sorumlu olmak için yeterli mi?

Şirketlerde 1 Temmuz 2008’den sonra ödenmesi gereken primler için olur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre bu dönemde yönetim kurulu üyesi olmak yeterlidir, ayrıca temsil ve ilzam yetkisi aranmaz. Bu tarihten önceki primlerde ve dernek, vakıf gibi şirket olmayan tüzel kişilerde ise temsil ve ilzam yetkisi aranır.

İstifa eden müdüre SGK borcu için ödeme emri gelebilir mi?

Gelebilir, ama yalnızca görevde olduğu dönemde ödenmesi gereken primler için. Yargıtay, nisan sonunda istifa eden yöneticiyi, son ödeme günü nisan sonuna denk gelen mart ayı priminden sorumlu tutmuştur. İstifadan sonra ödeme ayı başlayan primler için sorumluluk yoktur. İstifa tarihinin noter bildirimi ve sicil kaydıyla ispatlanabilir olması önemlidir.

Anonim şirket ortağı SGK borcundan sorumlu mu?

Yönetim kurulunda veya üst düzey yönetimde görevi yoksa sorumlu değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, anonim şirket ortaklarının üst düzey yönetici ve yetkili olmadıkları sürece prim borçlarından sorumluluklarının bulunmadığını açıkça kabul etmiştir. Hisse oranında sorumluluk yalnızca limited şirket ortakları için söz konusudur.

SGK borcu için önce şirkete mi gidilir?

Yöneticiler bakımından hayır. Yargıtay’a göre 5510 m.88 özel hükümdür ve 6183 sayılı Kanun’daki “önce tüzel kişiden tahsil” kuralının önüne geçer; yöneticiler işverenle birlikte sorumludur. Müdür olmayan limited şirket ortağı bakımından ise evet: ortağın sorumluluğu, borcun şirketten tahsil edilemediğinin veya edilemeyeceğinin anlaşılmasına bağlıdır.

Şirkete kesilen SGK idari para cezası yöneticiden istenir mi?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, şirkete kesilen idari para cezaları için yönetim kurulu üyelerine gönderilen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin kararı isabetli bulmuştur. Gerekçe, cezanın şirketin kendi yükümlülüğünü ihlalinin yaptırımı olması ve cezaların şahsiliği ilkesidir. Ödeme emrindeki idari para cezası kalemlerinin prim kalemlerinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.

SGK prim borcu kaç yılda zamanaşımına uğrar?

On yılda. Süre, primin ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlar (5510 m.93). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre şirket için hangi süre geçerliyse onunla birlikte sorumlu olan yönetici için de aynı süre geçerlidir. Haciz gibi takip işlemleri zamanaşımını kesebilir.

Müdür ölürse şirketin SGK borcu mirasçılara geçer mi?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, ödeme emrinin ölen müdürün mirasçılarına gönderildiği bir dosyada mirasçıların sorumluluğunu murisin müdürlük dönemiyle sınırlı olarak incelemiştir. Mirasçıların murisin borçlarından sorumluluğu ve mirası reddetme imkânı genel miras hükümlerine tabidir; bu konuyu ölen kişinin borcunun mirasçıya geçip geçmediğini anlattığımız yazıda ele aldık.

Şirketin SGK borcunu ödeyen yönetici parasını geri alabilir mi?

Müteselsil sorumluluk Kuruma karşı bir güvencedir; borcun asıl sahibi şirkettir. Borcu ödeyen yönetici, ödediği tutarı şirketten isteyebilir. Ödemeyi sorumlu olmadığını düşündüğü hâlde hacizden kurtulmak için yaptıysa, ödeme belgesine ihtirazi kayıt koyarak Kuruma karşı geri isteme davası açma imkânı da vardır.


Bu yazı, şirket yöneticileri ve ortaklarının Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçlarından sorumluluğunu düzenleyen 5510 ve 6183 sayılı Kanun hükümlerini ve Yargıtay kararlarını 29 Eylül 2026 itibarıyla aktaran genel bilgilendirme niteliğindedir; bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz. Görev başlangıç ve bitiş tarihleri, ödeme emrinin kapsamı ve tebliğ tarihi sonucu değiştirebileceği için değerlendirme kendi belgeleriniz üzerinden yapılmalıdır. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.