Aile Hukuku, Boşanma Hukuku, Hukuk

Eşin WhatsApp Yazışmaları Boşanma Davasında Delil Olur mu?

Eşin WhatsApp Yazışmaları Boşanma Davasında Delil Olur mu

Boşanma davasında hukuka aykırı delil, ne kadar güçlü olursa olsun mahkemece hükme esas alınamaz: Eşin WhatsApp hesabı habersizce WhatsApp Web’e bağlanarak, telefonuna program kurularak ya da telefonu zorla alınarak elde edilen yazışmalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesi gereğince bir vakıanın ispatında dikkate alınmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kuralı uygularken bir adım daha atıyor: Hukuka aykırı yolla elde edilen yazışmalar dışlandığında, o yazışmaları okuyup anlatan tanığın beyanına da itibar edilmiyor. Buna karşılık evde şifresiz bırakılmış, herkesin kullandığı bir telefondan görülen ya da eşin sonradan kabul ettiği yazışmalar bazı dosyalarda delil olarak kullanılabildi. Sınırı belirleyen şey, delilin içeriği değil elde ediliş biçimidir.

Makale İçeriği

Ekim 2026’nın ikinci haftasında “eşinin WhatsApp yazışmalarını okuyan yandı” ve “gizlice eşinin mesajlarını okuyanlar dikkat” gibi başlıklarla yayılan haberin arkasında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 28 Mayıs 2024 tarihli kararı var (E.2023/8411, K.2024/3919). Kararın tam metni, haberlerde anlatılandan önemli ölçüde farklı bir dosyayı gösteriyor: Yazışmaları okuyan kişi davadaki eşlerden biri değil, bir tanıktı; Yargıtay’ın bozma kararı da yazışmaları okuyan tarafın aleyhine değil, yazışmalarla suçlanan eşin lehine verildi. Bu yazı, kararın gerçekte ne söylediğini, boşanma davalarında hangi elde etme biçimlerinin hukuka aykırı sayıldığını ve eşine ait yazışmaları dosyaya sunmak isteyen ya da hakkında böyle bir delil sunulan kişinin neye dikkat etmesi gerektiğini Yargıtay kararlarının tam metinleri üzerinden anlatıyor. Eşin telefonuna bakmanın ceza hukuku boyutunu ayrıca eşinin telefonunu karıştırmak suç mu yazımızda ele aldık.

Ana hatlarıyla

Boşanma davasında delilin değeri, nasıl elde edildiğine bağlıdır.

  • Hukuka aykırı elde edilen delil, mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Mahkeme bunu karşı taraf itiraz etmese bile kendiliğinden gözetir.
  • Habersiz WhatsApp Web oturumu, telefona kurulan program, gizli ses kaydı ve zorla el konulan telefon Yargıtay kararlarında hukuka aykırı sayıldı.
  • Haberlere konu 2024 kararında yazışmaları bir tanık okumuştu. Yargıtay hem yazışmaları hem de tanığın bunlara dayanan anlatımını dışladı ve zinaya dayalı boşanma hükmünü erkek lehine bozdu.
  • Aynı dosyada kadın lehine hükmedilen 500.000 TL maddi ve 800.000 TL manevi tazminat ise erkeğin diğer kusurları nedeniyle onandı. Tazminatın sebebi WhatsApp yazışmaları değildi.
  • Delil dışlansa da dava kaybedilmeyebilir. Aynı vakıa tanık, telefon kayıtları ya da eşin kabulü gibi hukuka uygun delillerle ispat edilebiliyorsa sonuç değişmez.

Boşanma Davasında Hukuka Aykırı Delil Yargıtay Kararı

Başlık Bilgi
Mahkeme Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Künye E.2023/8411, K.2024/3919
Karar tarihi 28.05.2024 (duruşmalı inceleme, oybirliği)
Önceki aşamalar Kayseri 2. Aile Mahkemesi E.2020/922, K.2023/388 · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi E.2023/1452, K.2023/1412
Uyuşmazlık Karşılıklı boşanma davaları; kadının zinaya dayalı davası, erkeğin evlilik birliğinin sarsılmasına ve zinaya dayalı davaları
Delil Erkeğin ilişki yaşadığı iddia edilen kadının eşinin, kendi eşinin WhatsApp hesabını habersizce bilgisayarına indirip altı gün izleyerek tespit ettiği yazışmalar ve bu kişinin tanık beyanı
Sonuç Zinaya dayalı dava yönünden erkek lehine bozma; tazminat, nafaka, velayet ve diğer bölümler yönünden onama
Dayanak HMK m.189/2 · Anayasa m.36 (“meşru vasıta”) · silahların eşitliği ilkesi
Kararın niteliği Daire kararı. Yalnız bu dosyayı bağlar, benzer dosyalarda emsal olarak gösterilebilir. Kural yeni değildir; Daire aynı yaklaşımı en az 2018’den beri uyguluyor
Basında 10 Ekim 2026 ve izleyen günlerde, künye verilmeden

Kısa Cevap: Boşanma Davasında Hukuka Aykırı Delil Dikkate Alınır mı?

Alınmaz. Boşanma davasında hukuka aykırı delil konusundaki temel kural, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesinin ikinci fıkrası açıktır: “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.” Boşanma davalarında hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.184/4), ancak bu serbestlik hukuka aykırı delile kapı açmaz. Takdir, hukuka uygun deliller arasında yapılır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kuralı yazışmaların içeriğine bakmadan uygular. Yazışmalar aldatmayı açıkça gösterse bile, eşin hesabına habersiz girilerek elde edilmişse sadakat yükümlülüğünün ihlali o eşe kusur olarak yüklenemez. 14 Mart 2024 tarihli kararda Daire, eşinin WhatsApp Web oturumunu kendi bilgisayarında açarak yazışmalarını alan erkeğin davasını kabul eden kararı bozdu ve delilin elde ediliş biçiminin mahkemece “re’sen göz önüne alınacağını”, hukuka aykırılık tespit edilirse “diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi” delilin caiz görülmeyeceğini yazdı (Y. 2. HD E.2023/5012, K.2024/1780).

Bununla birlikte her yazışma hukuka aykırı sayılmaz. Şifresiz ve evde herkesin kullandığı bir telefondan alınan ekran görüntüsü, eşin kendisinin kaydettiği bir içeriğin kopyası ya da eşin sonradan kendisine ait olduğunu kabul ettiği yazışmalar bazı dosyalarda hükme esas alındı. Hangi biçimin hangi tarafa düştüğünü aşağıda kararlarıyla birlikte ayrı ayrı ele aldık.

Haberlerdeki Dosyada Gerçekte Ne Oldu?

Kararın tam metnine göre taraflar 2008’de evlenmiş, bu evlilikten bir çocukları olmuştu. Kadın, erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ekonomik, fiziksel ve sözlü şiddet uyguladığını, hastalığıyla ilgilenmediğini ileri sürerek öncelikle zina, bu kabul edilmezse evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanarak boşanma davası açtı. 500.000 TL maddi, 1.000.000 TL manevi tazminat istedi. Erkek de karşı dava açtı; ayrıca kadının zina ettiğini ileri sürerek ikinci bir dava daha açtı ve bu dava asıl davayla birleştirildi.

İlk derece mahkemesi ne dedi?

Kayseri 2. Aile Mahkemesi, erkeğin zina ettiğini kabul ederek kadının davasını zina sebebiyle kabul etti. Erkeğin evlilik birliğinin sarsılmasına dayanan karşı davasını da kabul etti, kadına zina yüklediği birleşen davayı ise reddetti. Mahkemeye göre erkeğin kadının zinasına ilişkin iddiaları ispatlanamamıştı: Olay günü eve gelen polis memurlarının anlatımı, telefon görüşme kayıtları (HTS) ve tanık beyanları bir ilişkiyi göstermiyordu. Mahkeme boşanmada erkeği ağır, kadını hafif kusurlu buldu; çocuğun velayetini anneye verdi, çocuk için nafakaya, kadın yararına 500.000 TL maddi ve 800.000 TL manevi tazminata hükmetti.

Bölge adliye mahkemesine ne taşındı?

İki taraf da istinafa başvurdu. Kadın, erkeğin tam kusurlu olduğunu ve manevi tazminat ile nafakanın az kaldığını; erkek ise kadının tam kusurlu olduğunu, kendisine zina yüklenmesinin hatalı olduğunu, kadının zinasının ispatlandığını ileri sürdü. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi iki başvuruyu da esastan reddetti; erkeğin zinasının ispatlandığını ve zina davasının altı aylık hak düşürücü süre içinde açıldığını kabul etti.

Yargıtay’ın gerekçesi

Dosya iki tarafın temyiziyle Yargıtay’a geldi. Daire, kusur belirlemesinde erkeğin yine ağır kusurlu olduğunu kabul etti: Kararda erkeğin güven sarsıcı davranışları, kadının annesine kötü davranması, ekonomik şiddet, çocuğa fiziksel şiddet, hakaret, yatağını ayırması ve kadından habersiz mal varlığını elden çıkarması sayılıyor; kadına ise erkeğin gelirini herkesin içinde küçümseyen sözleri kusur olarak yükleniyor. Kadının bütün temyiz itirazları reddedildi.

Bozma, yalnız zina meselesinde geldi. Daire, erkeğe yüklenen zinanın nasıl ispatlandığını adım adım inceledi. Zinayı mahkemeye taşıyan kişi, erkeğin ilişki yaşadığı ileri sürülen kadının eşiydi ve davada tanık olarak dinlenmişti. Tanık, eşinin erkeğe kalp emojisi göndermesinden şüphelendiğini, eşinin WhatsApp hesabını WhatsApp Web üzerinden takibe aldığını, altı gün boyunca yazışmaları izlediğini ve bu sürede “delil elde etmek amacıyla beklediğini” anlattı. Kararın tespitiyle, eşinin telefonundaki uygulama “habersiz şekilde bilgisayara indirilmiş” ve yazışmalar bu şekilde tespit edilmişti.

Daire bu tespitten sonra şu sonuca vardı: HMK m.189/2 gereğince hukuka aykırı elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz; zinanın ispatına yarayan deliller hukuka aykırı yolla elde edildiğinden “gerek bu delillere gerekse bu delillere ilişkin tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği”; bir ispat aracının Anayasa’nın 36. maddesi anlamında “meşru vasıta” sayılabilmesi için “hukukun izin verdiği şekilde elde edilmesi” gerektiği; hukuka aykırı delillere ya da bunların varlığına ilişkin tanık beyanlarına ispat gücü tanınmasının “silahların eşitliği ilkesine aykırı” olduğu. Sonuç cümlesi şöyle: Erkeğe yüklenen zina, “hukuka uygun delillerle inandırıcı şekilde ispat edilemediği” için kadının zinaya dayalı davasının reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır.

Karar sonucunda bölge adliye mahkemesinin kararı kadının zinaya dayalı davası yönünden ortadan kaldırıldı, ilk derece mahkemesinin kararı bu yönden erkek yararına bozuldu. Bozma dışında kalan bölümler, yani boşanma, kusur, velayet, nafakalar ve tazminatlar onandı. Dosya yeniden karar verilmek üzere Kayseri 2. Aile Mahkemesi’ne gönderildi.

Haberler Kararı Nasıl Aktardı, Karar Ne Diyor?

Haberlerin ortak anlatısı, eşinin WhatsApp yazışmalarını gizlice takip eden bir kocanın, bu yazışmaları delil olarak kullanamadığı ve sonunda ağır tazminata mahkûm olduğu yönündeydi. Bazı haberlerde koca, kadının iş bilgisayarındaki web oturumu üzerinden yazışmaları takip eden kişi olarak anlatıldı. Kararın tam metniyle karşılaştırıldığında bu anlatıda dört ayrı kayma var.

  • Yazışmaları okuyan kişi davadaki koca değildi. Kararın tespitine göre WhatsApp Web üzerinden takibi yapan kişi, kocanın ilişki yaşadığı ileri sürülen kadının eşiydi. Bu kişi kendi eşinin hesabını izlemiş, sonra tanık olarak dinlenmişti. Kararda “iş bilgisayarı” ifadesi geçmiyor; metin yalnız uygulamanın “bilgisayara indirildiğini” söylüyor.
  • Hukuka aykırı delil, okuyan tarafın değil kadının elindeydi. Yazışmalara dayanarak zina iddiasını ileri süren, davacı kadındı. Yargıtay’ın bozma kararı bu yüzden kadının aleyhine, zina ile suçlanan erkeğin lehinedir.
  • Tazminatın sebebi WhatsApp yazışmaları değildi. 500.000 TL maddi ve 800.000 TL manevi tazminat, erkeğin ekonomik şiddet, çocuğa şiddet, hakaret ve güven sarsıcı davranışları nedeniyle ağır kusurlu bulunmasına dayanıyor ve bu bölüm onandı. Yazışmalar dışlansa da erkeğin ağır kusuru değişmedi.
  • Erkeğin kadına yüklediği zina iddiası, WhatsApp yüzünden değil delil yokluğundan reddedildi. Bu dava polis anlatımları, telefon kayıtları ve tanık beyanları değerlendirilerek reddedilmişti; hukuka aykırı delil tartışması bu davayla ilgili değildi.

Haberlerde kararın tarihi de yer almıyordu. Karar 28 Mayıs 2024’te verildi; basına iki yılı aşkın bir süre sonra, yeni bir kararmış gibi yansıdı. “Emsal karar” nitelemesi de kararın kendisinde geçmiyor. Bu bir daire kararıdır ve kurduğu kural, aşağıda görüleceği gibi Daire’nin yıllardır uyguladığı bir kuraldır. Kararın değeri yeni bir kural koyması değil, hukuka aykırı delilin dışlanmasının o delile dayanan tanık anlatımını da kapsadığını açıkça yazmasıdır.

Hukuki Dayanak: HMK 189, Anayasa 36 ve Haberleşmenin Gizliliği

Kuralın üç ayağı var ve üçü de karar metninde birlikte kullanılıyor.

Birinci ayak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesidir. Madde dört fıkradan oluşur: Taraflar kanuna uygun süre ve usulle ispat hakkına sahiptir (f.1); hukuka aykırı elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (f.2); kanunun belirli delille ispatını emrettiği hususlar başka delille ispat edilemez (f.3); bir delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir (f.4). Dördüncü fıkra, hukuka aykırılık sorununun yalnız tarafların itirazına bırakılmadığını gösterir. Mahkeme delilin caiz olup olmadığını kendisi belirler.

İkinci ayak, Anayasa’nın 36. maddesidir. Madde, herkesin “meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle” yargı mercileri önünde iddia ve savunma hakkına sahip olduğunu söyler. İspat hakkı sınırsız değildir; meşru olmayan bir araçla elde edilen delil bu hakkın kapsamına girmez. Yargıtay’ın kararda “silahların eşitliği” ilkesine yaptığı vurgu da buradan gelir: Karşı tarafın özel alanını ihlal ederek delil toplayan taraf, kurallara uyan tarafa karşı haksız bir üstünlük elde etmemelidir.

Üçüncü ayak, haberleşmenin gizliliğidir. Anayasa’nın 22. maddesine göre haberleşmenin gizliliği esastır; usulüne göre verilmiş hâkim kararı ya da kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça haberleşmenin gizliliğine dokunulamaz. Bu güvence eşler arasında da geçerlidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, eşinin Facebook mesajlarını şifresiyle okuyup kaydeden sanık hakkında “Eşlerden her biri de diğerinin haberleşmesinin gizliliğine saygı duymak ile yükümlüdür” diyerek haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun oluştuğunu kabul etti (CGK E.2016/868, K.2020/442, 03.11.2020). Delilin hukuk davasında dışlanması ile ceza sorumluluğu ayrı sorulardır; ceza boyutunu eşinin telefonunu karıştırmak suç mu yazımızda anlattık.

Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesi boşanma yargılamasına iki özel kural getirir: Hâkim, boşanmanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder. Bu kurallar, hâkimin delil değerlendirmesinde geniş bir alanı olduğunu gösterir, ama HMK m.189/2’yi ortadan kaldırmaz. Hukuka aykırı delil takdire konu edilecek deliller arasına hiç girmez.

Boşanmada Hukuka Aykırı Delil Yargıtay Kararlarında Nasıl Belirleniyor?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin tam metnini incelediğimiz kararlarında hukuka aykırı sayılan elde etme biçimleri şunlar:

Elde etme biçimi Karar Sonuç
Eşin WhatsApp Web oturumunu habersizce kendi bilgisayarında açmak Y. 2. HD E.2023/5012, K.2024/1780 Erkeğin davasının kabulü kadın yararına bozuldu
Üçüncü kişinin kendi eşinin WhatsApp’ını izleyerek elde ettiği yazışmalar ve bu kişinin tanıklığı Y. 2. HD E.2023/8411, K.2024/3919 Zina davasının kabulü erkek yararına bozuldu
Eşin telefonuna gizlice program yüklemek Y. 2. HD E.2016/16760, K.2018/5112 Program yükleyen erkek daha ağır kusurlu sayıldı
Eşin telefonuna program yüklemek (yükleyen kadın) Y. 2. HD E.2016/11915, K.2018/2369 Kayıtlar dışlandı; erkek diğer delillerle yine tam kusurlu
Sosyal paylaşım sitesindeki görüşmeleri casus yazılımla almak Y. 2. HD E.2016/15763, K.2018/4706 Görüşmeler dışlandı, diğer delillerle karar verildi
Eşin telefonundan alınan mesajların CD’ye aktarılması, hukuka uygun elde edildiğine dair ispat aracı yok Y. 2. HD E.2022/11217, K.2023/2320 Sadakatsizlik erkeğe kusur olarak yüklenemedi
Ortamdaki kişilerin haberi olmadan yapılan ses kaydı Y. 2. HD E.2016/23960, K.2018/10956 Kayıt dışlandı; kadının kusuru başka delillerle kabul edildi
Dedektifin çektiği fotoğraflar Y. 2. HD E.2018/1268, K.2019/3978 Fotoğraflar dışlandı; dedektif tutan erkek de kusurlu sayıldı
Eşin telefonuna ve bilgisayarına zorla el koyup yazışmaların çıktısını almak Y. 2. HD E.2023/3254, K.2023/2586 Bölge adliye mahkemesi delili dışladı, Yargıtay onadı

Tabloda iki ayrıntı dikkat çekiyor. Birincisi, kural cinsiyete göre işlemiyor: Program yükleyen kadın da olsa erkek de olsa kayıtlar dışlanıyor. İkincisi, delilin dışlanması çoğu dosyada davayı tek başına bitirmiyor; mahkeme kalan hukuka uygun delillere bakarak kusuru yeniden belirliyor.

Bölge adliye mahkemelerinin zaman zaman başvurduğu bir gerekçe de Yargıtay’da tutmadı. 2023/5012 sayılı dosyada bölge adliye mahkemesi, eşinin sadakatinden kuşkulanan erkeğin “söz konusu yazışma içeriğini başka yolla elde etmesi olanağının bulunmadığı” gerekçesiyle WhatsApp Web kayıtlarını hükme esas almıştı. Yargıtay bu kararı kaldırdı. “Başka türlü ispat edemezdim” savunması, hukuk davasında delili meşrulaştırmıyor. Aynı yaklaşım 14 Ocak 2020 tarihli bir kararda yalnız karşı oy yazısında savunuldu, Daire çoğunluğu benimsemedi (Y. 2. HD E.2019/3848, K.2020/156).

Hangi Durumlarda Yazışmalar Delil Olarak Kullanıldı?

Bazı dosyalarda eşin telefonundan alınan içerik dışlanmadı. Bu kararların ortak noktası, telefona veya hesaba erişimin gizli bir araçla ya da zorla sağlanmamış olması ve hukuka aykırılık iddiasının somut olarak ispatlanamamasıdır. Bu kabullerin çoğu bölge adliye mahkemesi gerekçesinde yer alıyor; Yargıtay ise bu gerekçeleri ayrıca tartışmadan kararları onadı.

  • Şifresiz, evde herkesin kullandığı telefon. Erkeğin telefonunda şifre olmadığını ve telefonun evde herkesin kullanımına açık olduğunu kendisi kabul etmişti. Bölge adliye mahkemesi, kadının bu telefondan aldığı fotoğrafların hukuka aykırı delil sayılamayacağını kabul etti; karar onandı (Y. 2. HD E.2023/3306, K.2024/8615).
  • Evde bulunan telefonun ortak çocuk tarafından açılması. Kadının telefonu evde bulunmuş, ortak çocuk tarafından şifresi girilerek açılmıştı. Bölge adliye mahkemesi içeriği hukuka aykırı saymadı ve zinayı tanık, fotoğraf ve bilirkişi raporuyla birlikte sabit gördü; karar onandı (Y. 2. HD E.2023/1057, K.2024/5131).
  • Eşin kendisinin kaydettiği içeriğin kopyası. Erkeğin bizzat kaydettiği bir videonun ve yazışmaların kadın tarafından telefondan kopyalanması, ilk derece mahkemesince “sırf delil oluşturmak maksatlı” hukuka aykırı bir elde etme olarak görülmedi; erkek hangi hukuka aykırı yolla elde edildiğini de açıklamamıştı. Karar onandı (Y. 2. HD E.2023/8393, K.2024/8971).
  • Eşin yazışmaları sonradan kabul etmesi. Kadın telefonun zorla alındığını ileri sürmüş, ancak mesajları kendisinin gönderdiğini kabul etmişti. İlk derece mahkemesi, bu kabulden sonra delilin artık hukuka aykırılık tartışmasının dışında kaldığını ve zinanın diğer delillerle de desteklendiğini belirtti; karar onandı (Y. 2. HD E.2023/4721, K.2024/2154).

Bu kararlar “eşin telefonuna bakmak serbesttir” anlamına gelmiyor. Aynı Daire, kadının erkeğin telefonunu eline aldığında yazışmaları “tesadüfen” gördüğünü kabul eden bölge adliye mahkemesi gerekçesini benimsemedi; telefondan CD’ye aktarılan mesajları, hukuka uygun elde edildiğine dair “bir ispat aracının da bulunmadığı” gerekçesiyle dışladı (Y. 2. HD E.2022/11217, K.2023/2320). Buna karşılık evde bırakılan telefondaki kayıtların hukuka aykırı yolla elde edildiğini erkeğin ispat edemediğini kabul eden kararı onadı (Y. 2. HD E.2022/10727, K.2023/1387). İki karar yan yana konulduğunda sonucu belirleyen şeyin dosyadaki somut olgular ve bu olguların nasıl ispatlandığı olduğu görülüyor. Rastlantıyla görme iddiası, tek başına bir güvence sağlamıyor.

Hukuka Aykırı Delile Dayanan Tanık Beyanı da Dışlanır mı?

Haberlere konu kararı, boşanma davasında hukuka aykırı delil konusundaki benzer kararlardan ayıran yön budur. Dosyada zinayı anlatan tanık, yazışmaları bizzat okuyan kişiydi. Yani tanık beyanı, ayrı ve bağımsız bir gözleme değil, hukuka aykırı yolla öğrenilmiş bilgiye dayanıyordu. Yargıtay, delilin dışlanmasının bu anlatımı da kapsadığını açıkça yazdı: Hukuka aykırı yollardan elde edilen delillere “veya bunların varlığına ilişkin tanık beyanlarına” ispat gücü tanınması silahların eşitliği ilkesine aykırıdır.

Bu yaklaşım pratikte önemli bir kapıyı kapatıyor. Hukuka aykırı elde edilen bir ekran görüntüsünü dosyaya koymak yerine o görüntüyü okuyan birini tanık olarak dinletmek, aynı sonuca ulaşmanın yolu değildir. Tanığın anlattığı şey hukuka aykırı elde edilmiş içerikse, beyan da o içeriğin akıbetini paylaşır.

Buna karşılık tanığın kendi gözlemine dayanan anlatımı ayrı değerlendirilir. Örneğin tarafları birlikte gören, bir tartışmaya bizzat tanık olan ya da eşin kendisine anlattıklarını aktaran kişinin beyanı, yazışmalardan bağımsız olduğu ölçüde delil değerini korur. Tanığın neyi bizzat gördüğü, neyi başkasından duyduğu ve neyi hukuka aykırı bir kaynaktan öğrendiği, beyanın değerini belirler. Boşanma davasında tanık dinletmenin usulünü boşanma davasında tanık yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Delil Dışlanırsa, Boşanma Davasında Delil Yoksa Ne Olur?

Her zaman değil. Hukuka aykırı delilin dışlanması, o delille ispat edilmek istenen vakıanın gerçekleşmediği anlamına gelmez; yalnız o vakıanın bu delille ispat edilemeyeceği anlamına gelir. Aynı vakıa başka, hukuka uygun delillerle ispatlanabiliyorsa sonuç değişmeyebilir.

Yargıtay kararları bunun örnekleriyle dolu. Kadının erkeğin telefonuna yüklediği programla elde ettiği kayıtlar dışlandı, ancak dosyadaki diğer delillere göre erkek yine tam kusurlu bulundu (Y. 2. HD E.2016/11915, K.2018/2369). Gizli ses kaydı dışlandı, ama tanık anlatımları, telefon görüşme dökümleri ve kadının kendi el yazısıyla yazdığı mektup kadının güven sarsıcı davranışlarını gösterdi (Y. 2. HD E.2016/23960, K.2018/10956). Sosyal medya şifresi ele geçirilerek alınan ses kaydı dışlandı, ancak bir tanığın anlatımıyla zina sabit görüldü (Y. 2. HD E.2024/1201, K.2024/8506).

Haberlere konu dosya da bunun bir örneği. Zina, hukuka aykırı delilin dışlanmasıyla ispatsız kaldı, ama erkeğin ağır kusuru başka davranışlarla ispatlanmıştı ve tazminatlar bu nedenle onandı. Delili dışlatan tarafın davayı kazanacağı varsayımı, dosyadaki diğer delillere bakılmadan kurulamaz. Kusur ve tazminat ilişkisini boşanmada maddi ve manevi tazminat yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Hukuka Aykırı Delil Sunan Eş Kusurlu Sayılır mı?

Sayılabilir. Delilin dışlanması bir sonuçtur, delili elde etme biçimi ise ayrıca kusur olarak değerlendirilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinin telefonuna gizlice program yükleyen erkek için “eşinin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği anlaşılmakla, erkeğin kadına göre daha fazla kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerekir” dedi ve kadını ağır kusurlu sayan kararı bozdu (Y. 2. HD E.2016/16760, K.2018/5112). Dedektif tutarak eşini takip ettiren erkek de kusurlu sayıldı (Y. 2. HD E.2018/1268, K.2019/3978). Sosyal medya şifresini ele geçirerek eşinin özel hayatını ihlal etmek, bölge adliye mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklendi ve bu kabul Yargıtay’da bozulmadı (Y. 2. HD E.2024/1201, K.2024/8506).

Elde edilen yazışmaları akrabalara ya da üçüncü kişilere göndermek de ayrı bir kusurdur. Eşinin mesajlaşma kayıtlarını birden fazla kişiye gönderen erkeğe bu davranış kusur olarak yüklendi ve karar onandı (Y. 2. HD E.2023/10161, K.2024/6616). Aynı davranış ceza hukukunda haberleşme içeriklerinin ifşası olarak ayrıca suç oluşturabilir.

Bu yüzden boşanma davasında hukuka aykırı delil, sunan taraf için iki yönlü risk taşır: Delil dışlanır, elde etme biçimi de sunan tarafın kusur hanesine yazılabilir. Casus program yüklemenin ceza ve boşanma boyutunu telefonuma casus yazılım yüklendiğini fark ettim yazımızda anlattık.

Mahkeme Hukuka Aykırılığı Kendiliğinden Dikkate Alır mı?

Alır. HMK m.189/4, bir delilin caiz olup olmadığına mahkemenin karar vereceğini söyler. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 2023/5012 sayılı kararında, delillerin elde ediliş biçiminin mahkemece re’sen göz önüne alınacağını ve hukuka aykırılık tespit edilirse karşı taraf itiraz etmese dahi delilin caiz görülmeyeceğini belirtti.

Bu, hakkında delil sunulan tarafın sessiz kalabileceği anlamına gelmez. Mahkeme hukuka aykırılığı ancak dosyadaki bilgilerden anlayabilir. Yazışmaların nasıl elde edildiği dilekçelerde açıkça yazmıyorsa, karşı tarafın bunu somut olarak ileri sürmesi ve mümkünse ispatlaması gerekir: Hangi cihazdan, hangi tarihte, hangi yolla alındığı; telefonun şifreli olup olmadığı; WhatsApp hesabında tanınmayan bir bağlı cihaz oturumu bulunup bulunmadığı gibi. 2022/10727 sayılı dosyada erkek, telefonunun izinsiz ele geçirildiğini ileri sürmüş ama bunu ispat edememişti ve kayıtlar hükme esas alındı.

Boşanma Davasında Deliller Nelerdir, Hangileri Hukuka Uygundur?

Boşanma davasında hukuka aykırı delil yasağı, eşin sadakatsizliğinin ya da kötü davranışlarının ispat edilemeyeceği anlamına gelmez. Boşanma davalarında sık kullanılan ve hukuka uygun elde edildiği sürece hükme esas alınan deliller şunlardır:

  • Tanık beyanları. Tarafların davranışlarını bizzat gören akraba, komşu, arkadaş ve iş çevresinden kişilerin anlatımları boşanma davalarının en yaygın delilidir. Tanık listesinde gösterilmeyen kişi tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m.240/2).
  • Telefon görüşme kayıtları (HTS). Hangi numarayla, ne sıklıkta ve hangi saatlerde görüşüldüğünü gösteren kayıtlar mahkeme kanalıyla operatörden istenir. Bu kayıtlar görüşmenin içeriğini değil varlığını gösterir; WhatsApp gibi internet tabanlı uygulamaların içeriği bu kayıtlarda yer almaz. Ayrıntısını WhatsApp konuşmaları çıkar mı yazımızda anlattık.
  • Eşin size gönderdiği mesajlar. Tarafı olduğunuz bir yazışmayı kendi telefonunuzdan sunmak, başkasının yazışmasını izlemekle aynı şey değildir. Hakaret, tehdit veya küçük düşürme içeren mesajlar bu yolla dosyaya girebilir.
  • Herkese açık sosyal medya paylaşımları. Eşin herkese açık hesabındaki paylaşımlar ve fotoğraflar, gizli bir alana girilmeden görülebildiği için farklı değerlendirilir.
  • Resmî kayıtlar. Otel ve konaklama kayıtları, karakol tutanakları, darp raporları, koruma kararları ve ceza dosyaları mahkeme aracılığıyla getirtilebilir.
  • Eşin ikrarı. Duruşmada ya da dilekçede yapılan kabuller ve eşin el yazısıyla yazdığı mektuplar delil olarak değerlendirilebilir. Ancak boşanma davasında tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m.184/3).

Aldatma iddiasının ispatına özgü delilleri ve zina davasının süresini aldatma (zina) sebebiyle boşanma davası yazımızda, genel boşanma sebebine dayalı davayı ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası yazımızda anlattık.

Boşanma davasında deliller ne zaman sunulur?

Deliller dilekçeler aşamasında gösterilir. Dava dilekçesinde iddia edilen her vakıanın hangi delille ispat edileceği (HMK m.119/1-f), cevap dilekçesinde de savunmanın dayandığı her vakıanın hangi delille ispat edileceği belirtilir (HMK m.129/1-e). Ön inceleme davetiyesiyle taraflara, dilekçelerde gösterilip henüz sunulmamış belgeleri iki haftalık kesin süre içinde sunmaları ihtar edilir; süreye uyulmazsa o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır (HMK m.139, m.140/5). Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösterilemez; ancak gecikme yargılamayı uzatma amacı taşımıyorsa veya tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme izin verebilir (HMK m.145).

Hakkında Hukuka Aykırı Delil Sunulan Eş Ne Yapmalı?

Yazının bu bölümü karşı tarafın sorusuna ayrıldı. Eşinizin dosyaya sunduğu yazışmaların habersizce elde edildiğini düşünüyorsanız, itirazın etkili olması için birkaç noktaya dikkat etmek gerekir.

  • İtirazı somut kurun. “Delil hukuka aykırıdır” demek yetmez. Yazışmaların hangi yolla alındığını düşündüğünüzü açıklayın: WhatsApp Web oturumu, telefonunuza kurulan bir program, telefonunuzun zorla alınması gibi. Haberlere konu karar da tanığın kendi anlatımıyla yöntemin açığa çıkması sayesinde bu sonuca ulaştı.
  • Teknik izleri koruyun. WhatsApp’ın bağlı cihazlar bölümündeki oturumlar, telefonunuzda tanımadığınız uygulamalar, şifre değişikliği bildirimleri ve hesaba giriş uyarıları, elde etme biçiminin ispatında işe yarayabilir. Bunları silmeden önce ekran görüntüsünü alın; gerekirse bilirkişi incelemesi isteyin.
  • Tanığın bilgisinin kaynağını sorgulayın. Tanık bir şeyi kendisi mi gördü, yoksa hukuka aykırı elde edilmiş bir yazışmayı mı okudu? 2024 kararı, ikinci durumda beyana da itibar edilmeyeceğini gösteriyor.
  • Kabul beyanlarına dikkat edin. Yazışmaların size ait olduğunu sonradan kabul etmek, bazı dosyalarda hukuka aykırılık tartışmasını etkisiz kıldı. Bir beyanda bulunmadan önce bu sonucu göz önünde bulundurun.
  • Ceza yolunu ayrı değerlendirin. Haberleşmenin gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73, m.139). Ceza dosyasının sonucu boşanma davasındaki delil değerlendirmesinden bağımsızdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Haberleri yeni bir yasak gibi okumak. HMK m.189/2 2011’den beri yürürlükte; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi casus programla, gizli ses kaydıyla ve dedektifle elde edilen delilleri en az 2018’den beri dışlıyor. Haberlere konu karar da 2024 tarihli bir daire kararıdır ve yalnız o dosyayı bağlar.
  • “Başka türlü ispat edemezdim” savunmasına güvenmek. Bu gerekçeyi benimseyen bölge adliye mahkemesi kararı Yargıtay’da bozuldu. Hukuk davasında zorunluluk savunması delili meşrulaştırmıyor.
  • Hukuka aykırı delili tanık üzerinden dosyaya sokmaya çalışmak. Yazışmaları okuyan kişiyi tanık olarak dinletmek, delilin dışlanmasını aşmanın bir yolu değildir. 2024 kararı bu beyanlara da itibar edilmeyeceğini açıkça yazıyor.
  • Yazışmaları akrabalara ve arkadaşlara göndermek. Bu davranış hem boşanma davasında kusur olarak yükleniyor hem de ceza hukukunda ifşa suçunu gündeme getirebiliyor.
  • Delil dışlanınca davanın kazanılacağını düşünmek. Dışlanan delil yalnız o delille ispat edilmek istenen vakıayı etkiler. Diğer deliller kusuru gösteriyorsa sonuç değişmeyebilir; haberlere konu dosyada da tazminatlar onandı.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davasında hukuka aykırı delil kullanılabilir mi?

Kullanılamaz. HMK m.189/2’ye göre hukuka aykırı elde edilen deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Mahkeme bunu karşı taraf itiraz etmese de kendiliğinden gözetir.

Boşanma davasında WhatsApp mesajları delil olur mu?

Olabilir, ama elde ediliş biçimine bağlıdır. Eşin size gönderdiği mesajlar ya da eşin kabul ettiği yazışmalar delil olarak kullanılabilir. Eşin hesabına habersizce girilerek, telefonuna program kurularak ya da telefonu zorla alınarak elde edilen yazışmalar ise hukuka aykırı delil sayılır ve dışlanır.

Boşanma davasında delil sunma süresi ne kadar?

Deliller dava ve cevap dilekçelerinde gösterilir. Gösterilip henüz sunulmamış belgeler için ön inceleme davetiyesiyle iki haftalık kesin süre verilir. Sonradan delil gösterilmesine ancak gecikme yargılamayı uzatma amacı taşımıyorsa veya tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa izin verilir (HMK m.139, m.145).

Eşimin WhatsApp yazışmalarını WhatsApp Web’den aldım, boşanma davasında delil olur mu?

Yargıtay kararlarına göre olmaz. Eşin hesabının habersizce başka bir bilgisayara bağlanmasıyla elde edilen yazışmalar 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli iki kararında hukuka aykırı delil sayıldı ve dışlandı.

Yargıtay’ın WhatsApp kararı yeni bir kural mı?

Hayır. Karar 28 Mayıs 2024 tarihlidir ve HMK m.189/2’nin uygulamasıdır. Yargıtay benzer delilleri 2018’den bu yana verdiği kararlarda da dışlıyor. Kararın öne çıkan yönü, hukuka aykırı delile dayanan tanık beyanının da dışlanacağını açıkça yazmasıdır.

Boşanma davasında ses kaydı hukuka aykırı delil midir?

Kişilerin haberi olmadan yapılan gizli ses kayıtları, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin birçok kararında hukuka aykırı delil sayılarak dışlandı. Kendi katıldığınız bir konuşmanın kaydı ise farklı değerlendirilebilir; bu ayrımı ses kaydı suç mu yazımızda anlattık.

Eşimin telefonunda tesadüfen gördüğüm mesajlar delil olur mu?

Kesin bir cevap yok. Şifresiz ve evde herkesin kullandığı telefondan alınan içerik bazı dosyalarda hukuka uygun sayıldı. Ancak Yargıtay, “tesadüfen görme” gerekçesine dayanan bir bölge adliye mahkemesi kararını benimsemedi ve hukuka uygun elde edildiğine dair ispat aracı bulunmayan mesajları dışladı.

Hukuka aykırı delil boşanma davasını nasıl etkiler, dava reddedilir mi?

Ancak başka delil yoksa. Mahkeme dışlanan delil dışındaki tanık beyanları, kayıtlar ve diğer delillerle kusuru belirler. Birçok dosyada delil dışlandığı halde kusur başka delillerle ispatlandı.

Hukuka aykırı delil sunan eş tazminat öder mi?

Delili elde etme biçimi kusur olarak değerlendirilebilir. Eşinin telefonuna gizlice program yükleyen, dedektif tutan ya da yazışmaları üçüncü kişilere gönderen eşe bu davranışlar kusur olarak yüklendi. Kusur oranı tazminatın şartlarını ve miktarını etkiler.

Boşanmada deliller nelerdir, hangileri hukuka uygundur?

Tanık beyanları, mahkeme kanalıyla getirtilen telefon görüşme kayıtları, eşin size gönderdiği mesajlar, herkese açık sosyal medya paylaşımları, otel kayıtları, karakol tutanakları ve sağlık raporları gibi resmî kayıtlar hukuka uygun elde edildiği sürece hükme esas alınabilir.


Boşanma davasında hukuka aykırı delil itirazı, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir konudur. Boşanma davalarındaki çalışma alanımız için Ankara boşanma avukatı sayfasına, randevu bilgileri için iletişim sayfasına bakabilirsiniz.

Kaynaklar: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119, 129, 139, 140, 145, 189, 240 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161, 166, 174, 184 · 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.22, 36 · 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73, 139 · Yargıtay 2. HD E.2023/8411 K.2024/3919; E.2023/5012 K.2024/1780; E.2022/11217 K.2023/2320; E.2022/10727 K.2023/1387; E.2023/3306 K.2024/8615; E.2023/1057 K.2024/5131; E.2023/8393 K.2024/8971; E.2023/4721 K.2024/2154; E.2016/16760 K.2018/5112; E.2016/11915 K.2018/2369; E.2016/15763 K.2018/4706; E.2016/23960 K.2018/10956; E.2018/1268 K.2019/3978; E.2019/3848 K.2020/156; E.2023/3254 K.2023/2586; E.2024/1201 K.2024/8506; E.2023/10161 K.2024/6616 · Yargıtay CGK E.2016/868 K.2020/442.

Bu yazıdaki bilgiler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 2709 sayılı Anayasa ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki metinlerine ve Yargıtay’ın tam metni incelenen kararlarına dayanır. Yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Bir delilin hukuka uygun olup olmadığı, elde ediliş biçimi ve dosyadaki diğer delillerle birlikte somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.