Ticari Sır Kanunu Çıktı mı, Şirketimin Sırlarını Bugün Ne Koruyor?
Ticaret Bakanlığı 8 Nisan 2026’da 21 maddelik “Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı”nı kamuoyu görüşüne açtı, ancak Ekim 2026 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmış bir ticari sır kanunu yoktur. Taslak kanunlaşana kadar şirketinizin formülleri, müşteri bilgileri, fiyat politikası ve teknik bilgisi bugün yürürlükte olan dağınık hükümlerle korunur: Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet maddeleri, Türk Borçlar Kanunu’nun işçinin sadakat borcu ve rekabet yasağı hükümleri, Türk Ceza Kanunu’nun 239. maddesi ve sizin imzalattığınız sözleşmeler.
Bu ayrım pratikte önemlidir; çünkü taslakta yazan dava, tedbir ve ceza imkânlarının hiçbiri bugün uygulanmaz. Bir sızıntıyla karşılaşan şirket bugünkü hükümlere göre hareket etmek zorundadır. Taslak ise ileride kuralların nasıl değişebileceğini ve şirketin hangi önlemleri şimdiden alması gerektiğini gösterir; çünkü hem taslağın tanımı hem Yargıtay’ın kullandığı ölçüt, sahibinin sırrı gizli tutmak için önlem almış olmasını arar.
Bir bakışta
- Müstakil bir ticari sır kanunu yürürlükte değildir. 2026 taslağı görüşe açıldı, yasalaşmadı.
- Bugün koruma TTK m.54-56 (haksız rekabet), TBK m.396 ve 444-447 (işçinin sır saklama borcu ve rekabet yasağı), TCK m.239 ve gizlilik sözleşmelerinden gelir.
- Yargıtay bir bilgiyi sır saymak için rakiplerce bilinmemesini, ekonomik değer taşımasını ve sahibinin gizli tutmak için önlem almasını arar.
- Taslak; tanım, tersine mühendislik gibi hukuka uygun elde etme yolları, özel tedbirler, yargılamada gizlilik, 1 yıl / 5 yıl zamanaşımı ve 1 ila 5 yıl arası hapis cezaları getiriyor.
- Kanun çıkmadan alınacak önlemler (erişim kısıtı, gizlilik işaretlemesi, sözleşme, kayıt) bugün de davanın delilini oluşturur.
Ticari Sır Kanunu Var mı? Taslak Hangi Aşamada?
Türkiye’de ticari sırrı tek başına düzenleyen bir kanun yürürlükte değildir. Bugüne kadar iki girişim oldu. Birincisi, 2000’li yıllarda Meclis’e sunulan ancak kanunlaşmayan “Ticari Sır, Banka Sırrı ve Müşteri Sırrı Hakkında Kanun Tasarısı”dır. İkincisi Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 8 Nisan 2026’da yayımladığı “Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı”dır. Bakanlık görüş ve önerilerin 15 Mayıs 2026’ya kadar iletilmesini istedi ve metnin bu görüşler dikkate alınarak son şekline getirileceğini duyurdu.
Bir metnin “taslak” olması, onun bağlayıcı olmadığı anlamına gelir. Bakanlık taslağı, kanun teklifi olarak Meclis’e sunulup Genel Kurul’da kabul edilmedikçe ve Resmî Gazete’de yayımlanmadıkça hiçbir hükmü uygulanmaz. Görüşe açılan metindeki madde numaraları, ceza miktarları ve süreler Meclis sürecinde değişebilir. Bu nedenle aşağıda taslaktan aktarılan her hüküm “taslağa göre” okunmalıdır.
Taslağın genel gerekçesi neden şimdi hazırlandığını açıkça söyler. Gerekçeye göre ticari sırların korunması bugün farklı kanunlara dağılmış durumdadır ve ticari sırrı kapsamlı biçimde tanımlayan, ona özgü koruma ve tedbir mekanizmaları öngören bir mevzuat bulunmamaktadır. Gerekçe ayrıca Avrupa Birliği’nin 2016/943 sayılı Ticari Sırlar Yönergesi’ne uyumu, AB’nin dijital ürün pasaportu ve enerji etiketleme veri tabanlarına erişimi ve Dünya Ticaret Örgütü’nün TRIPS Anlaşması’nın 39. maddesini dayanak olarak gösterir.
Bugün Ticari Sırları Koruyan Hükümler
Ticari sır bugün tek bir kanunla değil, ihlalin kimden ve hangi yolla geldiğine göre farklı kanunlarla korunur. Aşağıdaki tablo, hangi hükmün kimi bağladığını ve size ne sağladığını gösterir.
| Hüküm | Kimi bağlar | Size sağladığı |
|---|---|---|
| TTK m.55/1-d | Sırrı hukuka aykırı öğrenip kullanan veya başkasına bildiren herkes | Haksız rekabetin tespiti, men’i, sonuçlarının kaldırılması, tazminat |
| TTK m.55/1-b-3 | Çalışanınızı sırrı getirmeye yönelten rakip | Aynı haksız rekabet davaları |
| TBK m.396 son fıkra | Çalışan (iş sırasında ve gerektiği ölçüde ayrıldıktan sonra) | Sözleşmeye aykırılıktan tazminat, iş sözleşmesinin feshi |
| TBK m.444-447 | Yazılı rekabet yasağı imzalayan çalışan | Rakip işletmede çalışmanın veya rakip iş kurmanın yasaklanması, tazminat, cezai şart |
| İş K. m.25/II-e | Meslek sırlarını ortaya atan işçi | Bildirimsiz ve tazminatsız haklı fesih |
| TCK m.239 | Görevi, mesleği veya sanatı gereği sırra vakıf olan ya da sırrı hukuka aykırı elde edip ifşa eden | Şikâyet üzerine ceza soruşturması |
| Gizlilik sözleşmesi | İmzalayan çalışan, iş ortağı, bayi, yüklenici | Sözleşmede yazılan yükümlülük ve cezai şart |
Haksız rekabet hükümleri: TTK m.54 ve 55
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun 55. maddesinin (d) bendine göre üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek haksız rekabettir. Kanun bu bendin özellikle kimleri kapsadığını da yazar: gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren kişi dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Aynı maddenin (b) bendinin 3 numaralı alt bendi ise işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmeyi ayrı bir haksız rekabet hâli olarak sayar.
Bu hükümlerin değeri, bir sözleşme ilişkisi aranmamasıdır. Sırrınızı kullanan rakiple aranızda hiçbir sözleşme yoksa da TTK m.56’daki tespit, men, sonuçların ortadan kaldırılması ve tazminat davalarını açabilirsiniz. Haksız rekabet davasının genel şartlarını rakibin haksız rekabetine karşı dava şartlarını anlattığımız yazıda ayrıntılı olarak ele aldık.
İşçinin sır saklama borcu: TBK m.396
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 396. maddesinin son fıkrasına göre işçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. Aynı fıkra bu borcu işten ayrıldıktan sonraya da uzatır: işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.
Bu borç kanundan doğar; çalışana ayrıca gizlilik sözleşmesi imzalatılmamış olması onu ortadan kaldırmaz. Sözleşmenin işlevi, borcun kapsamını netleştirmek, hangi bilginin gizli sayıldığını yazılı hâle getirmek ve ihlal hâlinde cezai şartla ispat yükünü hafifletmektir. Bu konuyu çalışana gizlilik sözleşmesi imzalatırken nelere dikkat edileceğini anlattığımız yazıda ayrıca ele aldık.
Rekabet yasağı: TBK m.444-447
Rekabet yasağı sırrın kendisini değil, sırrı bilen çalışanın rakip tarafta çalışmasını sınırlar. TBK m.444’e göre yasak yazılı olmalı ve hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi, üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlamış olmalıdır; bu bilgilerin kullanılması da işverenin önemli bir zararına yol açacak nitelikte olmalıdır. TBK m.445’e göre yasak, özel durumlar dışında iki yılı aşamaz ve hâkim aşırı yasağı daraltabilir. Hangi yasağın geçerli olduğunu rekabet yasağının geçerlilik şartlarını anlattığımız yazıda Yargıtay kararlarıyla inceledik.
Ceza hükmü: TCK m.239
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 239. maddesi, sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişiyi şikâyet üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır; bilgiyi hukuka aykırı yolla elde eden kişilerin ifşası da aynı cezaya bağlanmıştır. Suç duyurusunun nasıl yapılacağı ve şikâyet süresi bu yazının konusu değildir; eski çalışanın sırları rakibe verdiği durumları ayrı bir yazıda ele alacağız.
Hangi Bilgi Ticari Sır Sayılır? Yargıtay’ın Ölçütleri
Kanun ticari sırrı tanımlamadığı için tanımı Yargıtay kararları verir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, ticari sırrın pozitif mevzuatta düzenlenip tanımlanmadığını tespit ettikten sonra dar anlamdaki tanımı şöyle aktarır: “gerçek ya da tüzel kişi tacire, rakiplerine karşı ekonomik anlamda menfaat sağlayan, sır olarak saklanan ve gizli kalması için gerekli önlemlerin sahibi tarafından alındığı bilgi”. Daire ayrıca 11. Hukuk Dairesi’nin, ticari sır kavramının en önemli unsurunun toplumun bilgisi dâhilinde olmama veya ilgili alanda rakip firmalarca bilinmeme şartı olduğunu belirten kararını aktarır (23. HD E.2016/6958 K.2019/4349, 21.10.2019).
Bu tanımdan dört soru çıkar ve mahkemeler davalarda bunları sırayla sorar:
- Bilgi rakiplerce bilinmiyor mu? Sektörde herkesin kullandığı yöntem, internetten bulunabilen bilgi veya patentle kamuya açıklanmış teknik sır değildir.
- Bilgi ekonomik avantaj sağlıyor mu? Rakibin eline geçtiğinde size zarar verecek, ona üstünlük sağlayacak bilgi olmalıdır.
- Bilgi gizli tutuluyor mu? Şirket içinde paylaşılması tek başına sorun değildir; dışarıya karşı gizlilik aranır.
- Gizlilik için önlem alınmış mı? Erişim kısıtı, gizlilik sözleşmesi ve bilgi güvenliği kuralları bu sorunun cevabıdır.
Müşteri listesi ve fiyat bilgisi ticari sır sayılır mı?
Sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir lojistik şirketinin operasyon sorumlusunun rakip şirkete geçtiği dosyada, çalışanın müşteri çevresi, müşterilerle yapılan anlaşmalar ve fiyatlandırmalar hakkında edindiği bilgilerin ticari sır olarak nitelendirilmesinin zorunlu olduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi bu bilgilerin şirket içindeki bir yazılımda personelin de görebileceği şekilde durduğunu, bu yüzden sır olmadığını kabul etmişti. Hukuk Genel Kurulu bu gerekçeyi kabul etmedi: “Bu kapsamda anılan bilgilere erişim imkânına sahip olan çalışan sayısı, ifşası hâlinde davacı şirketin uğraması muhtemel ciddi zarar tehlikesinin varlığı nedeniyle bu bilgilerin ticarî sır niteliğine halel getirmez.” (HGK E.2020/670 K.2022/1544, 17.11.2022).
Bilginin sır olması, kullanıldığının da ispatlandığı anlamına gelmez. Yargıtay’ın onadığı kararlarda eski çalışanların aynı müşterilere hizmet vermesi, aynı iş kolundaki işletmelerin aynı müşteri çevresine hitap etmesinin kaçınılmaz olduğu ve fiyat bilgisinin kullanıldığının delillerle gösterilemediği gerekçesiyle haksız rekabet sayılmamıştır (11. HD E.2025/3135 K.2025/7794). Buna karşılık bir sigorta acentesinin iki eski çalışanının rakip şirketle iş birliği yaparak 443 müşterinin poliçesini taşıdığı dosyada Yargıtay, bu davranışın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve TBK m.396’daki işçinin özen yükümlülüğünü de ihlal ettiğini belirtmiştir (11. HD E.2024/6897 K.2025/4677, 30.06.2025).
Herkesin bildiği, patentli veya internetten bulunan bilgi
Kamuya açık bilgi, ne kadar emek verilerek elde edilmiş olursa olsun ticari sır olarak korunmaz. Kararlardan üç örnek bu sınırı gösterir:
- Patent: Alüminyum tozu üretim yöntemine ilişkin dosyada Yargıtay şunu söyledi: “Patent kapsamı sır olmadığı gibi, böyle bir durumda yani patent hakkının sona ermesinde korunması gerekli ticari sır söz konusu değildir.” Yıllık ücreti ödenmediği için sona eren patent, herkesin serbestçe kullanabileceği bilgiye dönüşür (11. HD E.2020/2113 K.2021/4613). Bir buluşu patentlemek ile ticari sır olarak saklamak arasında seçim yapılması gerekir; patent başvurusu bilgiyi yayımlar.
- İnternette bulunan ürün: Eski çalışanın ürettiği peçete katlama makinesinin internet ortamında kolayca ulaşılabilen ve piyasada birçok firma tarafından imal edilen bir makine olduğu, bu nedenle üretim sırrı içermediği kabul edildi; Yargıtay onadı (11. HD E.2022/3124 K.2023/6679).
- Harcıalem teknik: Boya ve masterbatch üreten bir şirketin laboratuvar şefinin rakip şirket kurduğu dosyada Yargıtay, üretim aşamalarına ilişkin bilgilerin ve tekniklerin harcıalem olup olmadığının ve formülasyonların tekniğin bilinen durumundan farklı olup olmadığının, gerekirse numuneler üzerinde analiz yapılarak araştırılmasını istedi; ürünlerin aynı amaçla üretilmesini haksız rekabet için yeterli görmedi (11. HD E.2015/14022 K.2016/271).
Çalışanın mesleki bilgisi ile şirketin sırrı ayrıdır
Çalışanın işini yaparken kazandığı genel beceri ve deneyim, işverenin ticari sırrı değildir. Yargıtay, rakip firmaya geçen bir elektrik teknisyeni ile teknik ressam hakkındaki dosyada, bu işçilerin yaptıkları işin niteliği itibarıyla eski işyerinin müşteri çevresi ve üretim sırları bakımından önemli bir zarar verebilecek konumda olmadığını, eğitimleri gereği yaptıkları işin mesleki faaliyetlerini sürdürmek anlamına geldiğini belirtmiştir (11. HD E.2021/7253 K.2023/1376). Sırrı korumak isteyen şirketin, korunan bilginin çalışanın kişisel bilgi birikiminden ayrılabilen, somut ve belirli bir bilgi olduğunu gösterebilmesi gerekir.
Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı Neler Getiriyor?
Taslak, bugün dağınık duran korumayı tek metinde toplamakla kalmıyor; bazı konularda bugün hiç olmayan imkânlar getiriyor. Aşağıda maddeler taslaktaki numaralarıyla aktarılmıştır.
Tanım: dört şart birlikte aranıyor
Taslağın 2. maddesine göre ticari sır; aynı ya da benzer alanda faaliyet gösteren kişilerce bütünü veya bileşenleri ya da bileşenlerin bir araya geliş şekli bakımından bilinmeyen ve kolayca erişilemeyen, gizli kalmasında sahibinin meşru menfaati bulunan, gizli olduğu için ticari değeri olan ve sahibi tarafından koşullara uygun, makul yöntemlerle gizli kalması için gerekli tedbirler alınmış olan bilgidir. Tanımın son unsuru, şirketin kendi davranışını ölçüt hâline getirir: tedbir alınmamış bir bilgi, ne kadar değerli olursa olsun taslağa göre ticari sır sayılmaz.
Hukuka uygun elde etme: tersine mühendislik ve bağımsız keşif
Taslağın 3. maddesi, ticari sırrın hangi yollarla hukuka uygun biçimde elde edilebileceğini sayar: sahibinin rızası, bağımsız keşif veya yaratım, kamuya açık hâle gelmiş ya da hukuka uygun yolla edinilmiş bir ürünün gözlemlenmesi, incelenmesi, analiz edilmesi, test edilmesi veya parçalarına ayrılması, dürüstlük kuralına uygun diğer yollar ve çalışan temsilcilerinin kanuni hakları. Bu düzenleme, piyasadan satın alınan bir ürünü söküp inceleyerek aynı sonuca ulaşan rakibin, kendisini bağlayan bir sözleşme yoksa ihlal yapmış sayılmayacağı anlamına gelir. Ürününüzün içindeki bilgiyi korumak istiyorsanız, satış ve lisans sözleşmelerine tersine mühendislik yasağı koymanız gerekir.
Hukuka aykırı elde etme ve bilmesi gereken üçüncü kişi
Taslağın 4. maddesi; belgeye, nesneye veya elektronik veriye yetkisiz erişimi, el koymayı veya kopyalamayı, gizlilik anlaşmasına ya da kullanımı sınırlayan bir yükümlülüğe aykırı kullanımı ve ifşayı hukuka aykırı sayar. Maddenin en geniş fıkrası üçüncü kişileri kapsar: sırrın hukuka aykırı elde edildiğini bilen veya bilmesi gereken kişinin bu sırrı ihlal edenden alması, kullanması veya ifşa etmesi de hukuka aykırıdır. Eski çalışanınızın getirdiği dosyayla iş yapan rakip şirket, bu fıkra sayesinde doğrudan taslağın kapsamına girer. İhlal eden ürünlerin üretilmesi, piyasaya sunulması, ithali, ihracı ve depolanması da ürünün ihlal eden ürün olduğu biliniyorsa veya bilinmesi gerekiyorsa hukuka aykırı kullanım sayılır.
İstisnalar: ihbarcı, basın ve çalışan temsilcisi
Taslağın 5. maddesi; genel kamu menfaatinin korunması amacıyla hukuka aykırı faaliyetleri ortaya çıkarmak için, düşünceyi açıklama, basın ve bilgi edinme hürriyeti çerçevesinde, çalışan temsilcilerine görevleri için gerekli bilgiyi vermek amacıyla ve kanunlarda tanınan meşru bir menfaatin korunması için yapılan elde etme, kullanma ve ifşayı hukuka aykırı saymaz. Usulsüzlüğü yetkili mercie bildiren çalışan bu istisnadan yararlanabilir.
Dava, tedbir ve tazminat
Taslağın 7 ila 10. maddeleri sır sahibine özel bir dava ve tedbir sistemi kurar:
- İhtiyati tedbir (m.7-8): Mahkeme, HMK’daki tedbirlere ek olarak sırrın kullanımını ve ifşasını geçici olarak yasaklayabilir, ihlal eden ürünlerin üretimini, piyasaya arzını, ithal ve ihracını durdurabilir, ürünlere el koyabilir, sırrı içeren belge ve elektronik verilere erişimi engelleyebilir veya bunları şifreletebilir. Talep eden; sırrın varlığını, sahibi olduğunu ve ihlali ya da ihlal tehlikesini yaklaşık olarak ispat edecek delilleri sunmalıdır. Mahkeme, davalının teminat göstermesi şartıyla bilgiyi kullanmaya devam etmesine karar verebilir; ancak teminat karşılığında ifşaya izin veremez.
- Davalar (m.9): Tespit, yasaklama, piyasaya sunulmuş ürünlerin toplatılması veya imhası, hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması ve sırrı içeren belgelerin imhası ya da sahibine teslimi istenebilir. Davalı, bilginin sır olduğunu bilmediğini ve yaptırımın kendisine orantısız zarar vereceğini gösterirse mahkeme bu yaptırımlar yerine tazminata hükmedebilir.
- Tazminat (m.10): Maddi ve manevi tazminat istenebilir. Tutar; sır sahibinin kazanç kaybı dâhil olumsuz ekonomik etkiler ile ihlal edenin haksız kullanımdan elde ettiği kazanç esas alınarak belirlenir. Taslak bir alt sınır da koyar: tazminat, asgari olarak ticari sırrın kullanılması karşılığında makul bir ödemeye karşılık gelen tutarda belirlenir. Bu, zararını rakamla ispatlayamayan şirkete en azından bir lisans bedeli kadar tazminat güvencesi demektir.
- İlan (m.12): Kesinleşen karar, sır bilgisi çıkarılarak ilan ettirilebilir; gideri ihlal eden öder.
Görevli mahkeme, zamanaşımı ve yürürlük
Taslağın 17. maddesine göre hukuk davalarında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise aksine hüküm yoksa ticari sır sahibinin yerleşim yeri mahkemesidir. 18. maddeye göre talepler, sır sahibinin ihlal edeni ve ihlali öğrenmesinden itibaren bir yıl, her hâlde ihlalin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. 20. madde kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini öngörür; taslakta geçiş süresi yer almaz. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenecektir.
Bugünkü Hukuk ile Ticari Sır Kanunu Taslağı Arasındaki Farklar
Ticari sır kanunu taslağının asıl etkisi, bugün boşlukta kalan noktalarda görülür. Aşağıdaki tablo, aynı soruya bugünkü hukukun ve taslağın verdiği cevabı yan yana koyar.
| Konu | Bugün yürürlükteki hukuk | Taslak |
|---|---|---|
| Ticari sırrın tanımı | Kanunda yok; tanımı Yargıtay kararları ve öğreti veriyor | m.2: dört unsurlu tanım (bilinmeyen, meşru menfaat, ticari değer, makul tedbir) |
| Tersine mühendislik | Açık hüküm yok | m.3: sözleşmeyle yasaklanmadıkça hukuka uygun |
| Sırrı bilerek alan üçüncü kişi | TTK m.55/1-d ile, haksız rekabet şartlarıyla | m.4/3: “bilen veya bilmesi gereken” kişi açıkça kapsamda |
| İhtiyati tedbir | TTK m.61 ve HMK genel tedbir hükümleri | m.7: sırra özgü tedbirler, teminatla kullanmaya devam, ifşaya izin yok |
| Asgari tazminat | TTK m.56/1: davalının elde etmesi mümkün görülen menfaat de istenebilir | m.10/3: en az makul kullanım bedeli |
| Yargılamada gizlilik | HMK m.28: gizli duruşma yalnız genel ahlak veya kamu güvenliği için | m.11: sınırlı katılım, tutanaklarda sırrın çıkarılması, katılanlara gizlilik yükümlülüğü |
| Zamanaşımı | TTK m.60: öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 3 yıl (ceza zamanaşımı daha uzunsa o) | m.18: öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 5 yıl |
| Ceza | TCK m.239: görevi gereği öğrenen veya hukuka aykırı elde edip ifşa eden, şikâyete bağlı, 1-3 yıl | m.16: elde etme, kullanma, ifşa ve ihlal eden ürün için ayrı suçlar, 1 ila 5 yıl |
| Görevli mahkeme | Haksız rekabet ve rekabet yasağı davaları asliye ticaret; iş ilişkisi sürerken yapılan sadakat ihlaline dayanan talepler iş mahkemesi | m.17: asliye ticaret |
Taslakta Ceza Hükümleri Ne Öngörüyor?
Taslağın 16. maddesi, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde kademeli cezalar öngörür:
| Taslak m.16 | Fiil | Hapis | Adli para cezası |
|---|---|---|---|
| (a) | Ticari sırrı hukuka aykırı olarak elde etmek | 1-3 yıl | 20.000 güne kadar |
| (b) | Ticari sırrı hukuka aykırı olarak kullanmak veya ifşa etmek | 2-4 yıl | 25.000 güne kadar |
| (c) | Hukuka aykırılığı bilerek veya bilmesi gerekirken sırrı ihlal edenden elde etmek | 2-4 yıl | 25.000 güne kadar |
| (ç) | Aynı durumda sırrı kullanmak veya ifşa etmek | 3-5 yıl | 30.000 güne kadar |
| (d) | İhlal eden ürünü bilerek üretmek, piyasaya sunmak, ithal, ihraç veya depolamak | 1-3 yıl | 20.000 güne kadar |
| (e) | 14. madde uyarınca sırları yetkili mercilere vermekten kaçınmak | 1-2 yıl | 10.000 güne kadar |
Görevi, mesleği veya sanatı gereği öğrendiği sırrı kullanan veya ifşa eden kişi için taslak yeni bir ceza getirmez; (f) bendine göre bu kişiler TCK m.239’a göre cezalandırılır. Bazı duyurularda kullanma ve ifşa için “2 ila 5 yıl” hapis yazıyor; taslak metnine göre bu fiilin cezası 2 ila 4 yıldır, 5 yıla çıkan üst sınır yalnızca hukuka aykırılığı bilerek sırrı kullanan veya ifşa eden kişi içindir. Taslak metninde bu suçların şikâyete bağlı olduğuna dair bir hüküm yer almaz.
Yargılamada Ticari Sır Nasıl Korunur?
Ticari sır davalarının paradoksu şudur: sırrınızın çalındığını ispatlamak için çoğu zaman o sırrı mahkemeye, bilirkişiye ve karşı tarafa göstermeniz gerekir. Bugünkü hukukta bu sorunun açık bir çözümü yoktur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 28. maddesine göre duruşma alenidir ve duruşmanın gizli yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde karar verilebilir. 2020’de bu fıkraya eklenen “yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin” gerekli kıldığı hâller ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2023 tarihli ve E.2020/73, K.2023/181 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle bugün bir şirketin ticari sırrını korumak için gizli duruşma istemesine dayanak olabilecek açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Yargıtay, “ticari sır” itirazının belge incelemesini engellemesine de izin vermez. 11. Hukuk Dairesi, üçüncü kişinin ticari defterlerinin ticari sır olduğu gerekçesiyle incelenemeyeceğine ilişkin ilk derece kabulünü HMK m.221’e aykırı bularak bozmuştur (11. HD E.2023/590 K.2024/4038, 16.05.2024). 23. Hukuk Dairesi de gelir paylaşımına dayanan bir sözleşmede, davalının üçüncü kişilerle yaptığı ve davacının alacağını belirleyen sözleşmelerin davacı yönünden ticari sır kabul edilemeyeceğini, bu belgelerin HMK m.219 ve 220 uyarınca ibrazının emredilmesi gerektiğini belirtmiştir (23. HD E.2016/6958 K.2019/4349). Öte yandan Yargıtay’ın onadığı başka bir kararda rakip şirketin defterlerinin incelenmesinin dava dışı rakibin ticari sırlarını öğrenmek anlamına geleceği gerekçesiyle bu talep reddedilmiştir (9. HD E.2022/8830 K.2022/14468); belgenin ispat için zorunlu olup olmadığı her dosyada ayrıca değerlendirilir.
Taslağın 11. maddesi bu boşluğu doğrudan hedef alır. Taslağa göre bir bilgi ticari sır olduğu iddiasıyla mahkemeye karşı gizli tutulamaz; ancak hâkim bilginin sır niteliğinde olduğu kanaatine varırsa gerekli tedbirleri alır. Hâkim, sır içeren belgelerin özel olarak muhafazasına ve taraf vekilleri dışındaki avukatların Avukatlık Kanunu m.46’daki dosya inceleme yetkisini bu belgeler için kullanmamasına karar verebilir; sırrın görüşüleceği duruşmaya sınırlı sayıda kişinin katılmasına hükmedebilir, ancak tarafların ve vekillerinin katılımını engelleyemez. Yargılamaya katılan hâkim, savcı, bilirkişi, tanık ve taraflar öğrendikleri sırrı kullanmamak ve ifşa etmemekle yükümlü olur; tutanaklar ve kararlar üçüncü kişilerle ancak sır bilgisi çıkarılarak paylaşılır.
Taslak yasalaşana kadar yapılabilecek olan, sır içeren belgeleri dosyaya sunarken mahkemeden bu belgelerin ayrı muhafazasını ve bilirkişi incelemesinin sınırlı tutulmasını istemek, hangi bilginin neden sır olduğunu gerekçeli biçimde açıklamaktır. Tanıklar bakımından HMK m.249, kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklıktan çekinme hakkı tanır.
Sırrınız Ele Geçirildiyse Bugün Hangi Yollara Başvurabilirsiniz?
Ticari sır kanunu çıkmadan da bir sızıntıya karşı hukuki yollar açıktır; yalnızca dağınık hükümlerden kurulur. Sırası genellikle şöyledir:
- Delili kaybetmeden tespit ettirin. HMK m.400’e göre delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa, dava açmadan önce delil tespiti istenebilir. Genel müdür yardımcısının şirket bilgilerini harici diske kopyaladığı dosyada, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu kopyalamanın sabit kabul edilmesinde belirleyici olmuştur (9. HD E.2022/11208 K.2022/10410).
- İhtiyati tedbir isteyin. TTK m.61’e göre dava açma hakkına sahip kişinin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun korunmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve diğer tedbirlere karar verebilir. Tedbir için yaklaşık ispat gerekir; sırrın ne olduğunu ve nasıl ele geçirildiğini gösteren ilk delilleri baştan hazırlamak bu yüzden önemlidir. Tedbir şartlarını ihtiyati tedbir yazımızda anlattık.
- Haksız rekabet davasını açın. TTK m.56’ya göre fiilin haksız olduğunun tespiti, men’i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve kusur varsa maddi ve manevi tazminat istenebilir. Davanın görevli mahkemesi ve dava şartı arabuluculuk konusunu haksız rekabet davasında görevli mahkeme yazımızda ele aldık.
- Çalışana karşı sözleşme ve iş hukuku yolları. İhlal eden çalışansa, iş sözleşmesi İş Kanunu m.25/II-e uyarınca feshedilebilir; gizlilik sözleşmesinde cezai şart varsa ayrıca istenebilir.
Sırrın kullanıldığını somut olarak göstermek gerekir
Davaların en çok kaybedildiği nokta ispattır. Yargıtay’ın onadığı kararlarda, davacının davalıya ait hangi sırrı öğrenip kullandığına dair somut bir bilgi ve belge sunmadığı gerekçesiyle davalar reddedilmiştir (11. HD E.2024/5164 K.2025/3318). Eski çalışanın ayrılırken kendi e-posta adresine mühendislik çizimleri göndermesi ve bunları internette yayımlaması ise noter tespiti, bilirkişi raporu ve bilgi işlem sorumlusunun tanıklığıyla ispatlanmış ve haksız rekabet kabul edilmiştir (11. HD E.2024/273 K.2024/8412).
Ceza yargılamasının sonucu hukuk davasını kendiliğinden belirlemez. Yargıtay, ceza hâkiminin beraat kararının hukuk hâkimini kural olarak bağlamayacağını belirtmiştir (9. HD E.2014/12712 K.2015/26662).
Zararı rakamla gösteremezseniz
Satış verilerinin rakip şirket çalışanına gönderildiği bir dosyada ciro kaybıyla bağlantı ispatlanamadığı için maddi tazminat reddedildi; ancak Yargıtay, şirketin satış ve ürün bazlı hedeflerinin ve eczane bilgilerinin paylaşılmasının şirketin kişilik hakkına saldırı olduğunu belirterek manevi tazminat talebinin reddini bozdu (9. HD E.2022/6929 K.2022/8687). TTK m.56/1 ayrıca davalının haksız rekabet sonucunda elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına hükmedilmesine imkân verir.
Süre: bir yıl mı, sekiz yıl mı?
TTK m.60’a göre haksız rekabet davaları, hakların doğumunun öğrenildiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde doğumlarından itibaren üç yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı madde, fiil Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o sürenin hukuk davası için de geçerli olacağını söyler. Yargıtay, hapis cezası gerektiren haksız rekabet eylemlerinde TCK m.66/1 uyarınca sekiz yıllık dava zamanaşımını uygulamıştır (11. HD E.2018/5575 K.2020/3557). Yine de bir yıllık sürenin kaçırılması, ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanmayacağı tartışmasını davanın merkezine taşır; öğrendiğiniz andan itibaren bir yıl içinde harekete geçmek en güvenli yoldur.
Kanun Çıkmadan Şirketin Alması Gereken Önlemler
Hem Yargıtay’ın tanımı hem taslağın 2. maddesi, sahibinin bilgiyi gizli tutmak için önlem almış olmasını arar. Bu nedenle aşağıdaki adımlar, taslak yasalaşsın ya da yasalaşmasın, bir sızıntı davasının delil dosyasını oluşturur:
- Envanter çıkarın. Hangi bilgilerin sır olduğunu yazılı olarak belirleyin: formüller, üretim parametreleri, müşteri ve fiyat listeleri, teklif dosyaları, kaynak kodu, tedarikçi şartları.
- Erişimi görevle sınırlayın. Her çalışanın yalnız işi için gereken bilgiye erişmesini sağlayın; yetki değişikliklerini kayıt altına alın.
- İşaretleyin. Sır içeren belge ve klasörleri “gizli” olarak etiketleyin. Etiket tek başına sırrı yaratmaz, ama önlem alındığının en basit kanıtıdır.
- Sözleşme imzalatın. Çalışanlarla iş sözleşmesine veya ayrı bir belgeye gizlilik hükmü, gerektiği yerde yazılı rekabet yasağı; iş ortakları, bayiler ve yüklenicilerle gizlilik sözleşmesi yapın.
- Bilgi güvenliği kurallarını yazılı hâle getirin. Kişisel e-postaya gönderme, kişisel cihaza indirme, USB ve harici diske kopyalama gibi davranışları yazılı kurala bağlayın ve çalışana imzalatın.
- Kayıt tutun. Dosya erişim ve indirme kayıtları, e-posta sunucusu kayıtları ve cihaz teslim tutanakları, ileride sızıntının nasıl olduğunu gösteren delillerdir.
- Ayrılış sürecini planlayın. Çalışan ayrılırken cihazları teslim alın, kurumsal e-posta hesabını hemen silmeyin, kopyaların iade ve silinmesini yazılı olarak teyit ettirin.
- Ürünü korumak için sözleşmeye yazın. Taslak, sözleşmeyle yasaklanmadıkça tersine mühendisliği hukuka uygun sayıyor; ürününüzü satarken veya lisanslarken bu yasağı sözleşmeye koyun.
Bu önlemler kanunun aradığı makul tedbirlerin içeriğini oluşturduğu gibi, Yargıtay’ın en sık reddettiği “hangi sırrın, nasıl alındığı somut olarak gösterilemedi” itirazına da önceden cevap verir.
Ticari Sır Yargıtay Kararları
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| 23. HD E.2016/6958 K.2019/4349 | Gelir paylaşımlı sözleşmede belge ibrazı | Ticari sır tanımı; sözleşme ortağına karşı sır ileri sürülemez (bozma) |
| HGK E.2020/670 K.2022/1544 | Lojistik şirketinden rakibe geçen operasyon sorumlusu | Müşteri ve fiyat bilgisi ticari sırdır; erişen çalışan sayısı önemli değil (bozma) |
| 11. HD E.2020/2113 K.2021/4613 | Sona ermiş patentle korunan üretim yöntemi | Patent kapsamı sır değildir (bozma) |
| 11. HD E.2015/14022 K.2016/271 | Boya formülü ve know-how | Harcıalem olup olmadığı numune analiziyle araştırılmalı (bozma) |
| 11. HD E.2022/3124 K.2023/6679 | İnternette ulaşılabilen makine | Üretim sırrı yok (onama) |
| 11. HD E.2021/7253 K.2023/1376 | Teknisyen ve teknik ressam | Mesleki bilgi sır değildir (bozma) |
| 11. HD E.2024/6897 K.2025/4677 | 443 müşterinin toplu taşınması | Dürüstlüğe ve TBK m.396’ya aykırı (bozma) |
| 11. HD E.2024/273 K.2024/8412 | Çizimlerin kişisel e-postaya gönderilip yayımlanması | Haksız rekabet sabit (onama) |
| 11. HD E.2024/5164 K.2025/3318 | Hangi sırrın kullanıldığı gösterilemedi | Dava reddi (onama) |
| 9. HD E.2022/6929 K.2022/8687 | Satış verilerinin rakibe gönderilmesi | Şirketin kişilik hakkına saldırı, manevi tazminat (bozma) |
| 11. HD E.2023/590 K.2024/4038 | Üçüncü kişinin defterleri | “Ticari sır” itirazı incelemeyi engellemez (bozma) |
| 11. HD E.2018/5575 K.2020/3557 | Suç oluşturan haksız rekabet | Sekiz yıllık zamanaşımı uygulandı |
Sıkça Sorulan Sorular
Ticari sır kanunu yürürlüğe girdi mi?
Hayır. Ticaret Bakanlığı’nın 8 Nisan 2026’da görüşe açtığı Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı Ekim 2026 itibarıyla kanunlaşmamıştır; Resmî Gazete’de yayımlanmış bir ticari sır kanunu yoktur.
Ticari sır kanunu taslağı ne zaman yürürlüğe girecek?
Belli değildir. Taslağın yürürlüğe girmesi için önce kanun teklifi olarak Meclis’e sunulması, kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir. Taslak metni, yayımı tarihinde yürürlüğe girmeyi öngörür ve geçiş süresi içermez.
Ticari sır nedir?
Kanunda tanımlanmamıştır. Yargıtay’a göre ticari sır, rakiplere karşı ekonomik menfaat sağlayan, sır olarak saklanan ve sahibi tarafından gizli kalması için gerekli önlemler alınmış, rakiplerce bilinmeyen bilgidir.
Müşteri listesi ticari sır mıdır?
Olabilir. Hukuk Genel Kurulu müşteri çevresi, müşterilerle yapılan anlaşmalar ve fiyatlandırma bilgilerini ticari sır saymış, bu bilgilere şirket içinde birçok çalışanın erişebilmesini sonucu değiştiren bir durum olarak görmemiştir.
Ticari sırrı ifşa etmenin cezası nedir?
Bugün TCK m.239, görevi gereği öğrendiği veya hukuka aykırı yolla elde edilen ticari sırrı ifşa eden kişiye şikâyet üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörür. Taslak kanun ise fiile göre bir ila beş yıl arasında değişen hapis cezaları öngörmektedir.
Ticari sırların korunması hakkında kanun taslağı tersine mühendisliği yasaklıyor mu?
Yasaklamıyor. Taslağın 3. maddesi, kamuya açık hâle gelmiş veya hukuka uygun yolla edinilmiş bir ürünün incelenmesini, analiz edilmesini ve parçalarına ayrılmasını, kişi bunu yasaklayan bir sözleşmeyle bağlı değilse hukuka uygun sayar.
İşten ayrılan çalışanın sır saklama borcu devam eder mi?
Eder. TBK m.396’nın son fıkrasına göre çalışanın sır saklama borcu kanundan doğar ve iş ilişkisi bittikten sonra da işverenin haklı menfaati ölçüsünde devam eder. Sözleşme bu borcu somutlaştırır ve cezai şart koymaya imkân verir.
Ticari sır davasında hangi mahkeme görevlidir?
Bugün rakibe karşı açılan haksız rekabet davaları ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2025 tarihli kararı uyarınca rekabet yasağına aykırılık davaları asliye ticaret mahkemesinde görülür; iş ilişkisi sürerken yapılan sadakat ihlaline dayanan talepler ise iş mahkemesine gidebilir. Taslak, ticari sır davalarında asliye ticaret mahkemesini görevli sayar.
Ticari sır davasında zamanaşımı ne kadar?
TTK m.60’a göre haksız rekabet davaları öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde fiilden itibaren üç yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Taslak bu süreyi öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde beş yıl olarak öngörür.
Herkesin bildiği bir yöntem sözleşmeyle sır hâline gelir mi?
Gelmez. Yargıtay’ın onadığı kararlarda, ticari hayatta herkesçe bilinen ve kullanılagelen yöntemlerin gizlilik sözleşmesine konu edilmiş olmasının onları ticari sır yapmadığı kabul edilmiştir.
Mahkemeye sunduğum ticari sır karşı tarafın eline geçer mi?
Bugünkü HMK’da ticari sırrı korumak için açık bir gizli duruşma sebebi yoktur ve Yargıtay “ticari sır” itirazının belge incelemesini engellemediğine karar vermiştir. Taslak; sınırlı katılım, sır içeren belgelerin özel muhafazası ve yargılamaya katılanlara gizlilik yükümlülüğü getirerek bu sorunu çözmeyi amaçlar.
Kanun çıkmadan önce şirket ne yapmalı?
Sırlarınızın envanterini çıkarın, erişimi görevle sınırlayın, belgeleri işaretleyin, çalışan ve iş ortaklarıyla gizlilik sözleşmesi yapın, bilgi güvenliği kurallarını yazılı hâle getirin ve erişim kayıtlarını saklayın. Bu adımlar hem bugünkü davaların delilidir hem de taslağın aradığı makul tedbirlerdir.
Şirketinizin bir çalışanı veya iş ortağı sırlarınızı rakibe taşıdıysa ne yapmalısınız? İlk adım delili korumak ve hangi bilginin sır olduğunu belgelemektir; ardından tedbir, haksız rekabet davası ve sözleşmeden doğan talepler birlikte planlanır. Bu süreçte Ankara şirket avukatı sayfamızda verdiğimiz hizmetlere göz atabilir, dosyanız için iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz.
Bu yazı, Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki kanunlara, Ticaret Bakanlığı’nın 8 Nisan 2026’da görüşe açtığı taslak metnine ve tam metnini incelediğimiz Yargıtay kararlarına dayanan genel bir bilgilendirmedir; taslak Meclis sürecinde değişebileceğinden kendi durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.