Genel, İş Hukuku, Sigorta Hukuku

Çıraklık Sigortası Emeklilik Başlangıcı Sayılır mı? Yargıtay’ın Çıraklık Sigortası Kriteri

Çıraklık Sigortası Emeklilik Başlangıcı Sayılır mı? Yargıtay’ın Çıraklık Sigortası Kriteri

Çıraklık sigortası emeklilik başlangıcı sayılır mı sorusunun kanun metnindeki karşılığı nettir: çıraklık döneminde uzun vadeli sigorta kollarına prim yatırılmadığı için bu süre, kural olarak sigortalılık süresinin başlangıcı sayılmaz. Ancak kural burada bitmez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre çırak, işyerinde üretime bilfiil katılmışsa ortada bir çıraklık ilişkisi değil hizmet akdi vardır ve dönem hizmet tespiti davasıyla uzun vadeli sigorta kollarına dahil ettirilebilir.

Makale İçeriği

Bu yazıda Daire’nin ölçütünü, ölçütü uygulayan 04.02.2026 tarihli kararı ve kararın gerçekte ne yönde sonuçlandığını birincil metne dayanarak inceliyoruz. 18 yaşından önceki çıraklık dönemleri bakımından kanunun kurduğu özel rejimi de ayrıca ele alıyoruz; bu nokta, davadan beklenen kazancın büyüklüğünü doğrudan belirliyor.

Özet — Çıraklık süresi kural olarak sigorta başlangıcı sayılmaz; istisnası üretime katılma ölçütüdür.

  • Çıraklık sözleşmesinde üstün nitelik çalışma değil, meslek öğretimidir. Öğretim arka planda kalıp üretim öne geçmişse çıraklık ilişkisinden söz edilemez.
  • Bu ölçüt yeni değildir; Yargıtay Karar Arama’da “üretime katılma” ifadesiyle dönen kararların tamamı 10. Hukuk Dairesi’ne ait olup 2024-2026 yıllarına kesintisiz yayılır.
  • 04.02.2026 tarihli karar davayı reddetmemiştir; ilk derece ve bölge adliye mahkemesi davacı lehine karar vermiş, Daire eksik inceleme nedeniyle BOZMUŞTUR.
  • İspat çıtası yüksektir: üretime ne şekilde katıldığı somut olarak ortaya konmalıdır.
  • 🔑 18 yaşından önceki dönem için sigortalılık süresi geriye çekilmez; 5510 s.K. m.38/2 uyarınca süre 18 yaşın doldurulduğu tarihte başlar, o tarihten önceki primler yalnızca prim ödeme gün sayısına eklenir.

Çıraklık Sigortası Emeklilik Başlangıcı Sayılır mı?

Kural olarak sayılmaz. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 5. maddesinin (b) bendi, aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası uygulanacağını hükme bağlar. Emeklilik hakkını doğuran malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası bu dönemde devrede değildir.

Buna karşılık aynı bendin son cümlesi çoğu kaynakta atlanır: bu kişiler 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Yani çırak sigortasız değildir; eksik olan, sigortalılığın kapsamıdır. Bu ayrım, SGK hizmet dökümünde çıraklık dönemine ait bir kaydın görünmesine rağmen emeklilik hesabında karşılığının bulunmamasını da açıklar.

Kuralın istisnası ise ilişkinin gerçek niteliğinde saklıdır. Elinde çıraklık sözleşmesi bulunan bir kişi fiilen üretim yapmışsa, hukuken çırak sayılmayabilir. Daire’nin bu ölçütü nasıl kurduğunu ve nasıl uyguladığını aşağıdaki başlıklarda ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Konunun yasama boyutunu, Meclis’teki kanun tekliflerini ve borçlanma tartışmasını ise staj mağdurları son durum yazımızda ayrı olarak ele aldık.

Çıraklık Süresi Emeklilik Hesabına Dahil Edilir mi?

Emeklilik hesabı iki ayrı kalemden oluşur ve çıraklık süresi bugün her ikisine de girmez: sigortalılık süresinin başlangıcı ve prim ödeme gün sayısı. Bu iki kalemi ayırmak, hem dava beklentisini hem de olası bir kanun değişikliğinin etkisini doğru okumak için şarttır.

Sigortalılık süresinin başlangıcı, 5510 sayılı Kanun’un 38. maddesinin birinci fıkrasına göre kişinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilk defa tabi olduğu tarihtir. Çıraklık döneminde bu sigorta kolları uygulanmadığından, çıraklık kaydı bu tarihi kendiliğinden öne çekmez. Prim ödeme gün sayısı ise yine uzun vadeli sigorta kollarına ödenen primlerden üretilir; kısa vadeli primler bu sayıya eklenmez.

Hizmet tespiti davası kazanıldığında ise tablo değişir: dönem hizmet akdine dayalı sayılır ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi kabul edilir. Bu yüzden çıraklık sigortası emeklilik başlangıcı sayılır mı meselesi tek bir evet-hayır cevabıyla kapanmaz; cevap, dönemin hizmet akdi olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine bağlıdır. Ancak burada kanunun kurduğu özel bir sınır devreye girer ve bu sınır çıraklar bakımından neredeyse her dosyada karşımıza çıkar; ayrı bir başlıkta ele alıyoruz.

Emeklilik hesabının genel çerçevesi için kadın ve erkek için 3600 gün emeklilik şartları yazımızdaki tabloları inceleyebilirsiniz.

Çıraklık İlişkisi Hizmet Akdi Sayılır mı?

Çıraklık ilişkisi kural olarak hizmet akdi değildir, çünkü ilişkinin amacı iş görme değil meslek öğretimidir. 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 11. maddesi bunu açıkça kurar: “Aday çırak ve çırak; öğrenci statüsünde olup, öğrencilik haklarından yararlanır. Bunlar işyerinde çalışan işçi sayısına dahil edilmezler.”

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de ilişkinin niteliğini aynı ölçütle belirler ve bunu şu cümleyle ifade eder: çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Çırağın uygulamalı işler yapması, gördüğü öğrenimin doğal gereğidir; Daire bunu “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” olarak adlandırır ve bu işler dışarıdan sigortalı işçilerin gördüğü iş görünümünde olsa bile öğrenim çevresine girer.

Kararların devamında ise ölçütün diğer yüzü gelir: “Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.” Yani “çıraklık sözleşmesi var, öyleyse hizmet akdi yoktur” biçiminde bir sonuca varılamaz; sözleşmenin adı değil, fiilen ne yapıldığı belirleyicidir.

Bu noktada sık rastlanan bir yanlış da ücret konusundadır. Çırağın aldığı para bir “harçlık” ya da “ödenek” değil, kanunun ücret olarak adlandırdığı ve taban tutarını belirlediği bir edimdir. 3308 sayılı Kanun’un 25. maddesi aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzundan aşağı ücret ödenemeyeceğini hükme bağlar. Ücret alınıyor olması tek başına hizmet akdi kurmaz; ama “ücret almıyor, o hâlde işçi değil” akıl yürütmesi de kanuna aykırıdır.

Üretimde Çalışan Çırak Sigortalı İşçi Sayılır mı?

Üretime bilfiil katıldığı ve meslek öğreniminin arka planda kaldığı ispat edilirse, evet. Bu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin kararlarında açıkça yer alan bir kabuldür: “Dairemiz içtihatlarına göre çırakların bu süre içinde diğer çalışanlar gibi üretime katılmaları, meslek ve sanat öğrenimleri geri planda kalıyorsa artık çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.”

Daire, “üretim” kavramını da tanımsız bırakmaz. Kararlarda üretim-imalat, malzemelerin veya bileşenlerin fiziksel olarak bir araya getirilerek bir ürünün oluşturulduğu süreç olarak tarif edilir; genellikle seri veya kitlesel üretim süreçlerini, belirli makinelerin, proseslerin ve işçilerin kullanımını içerdiği belirtilir. Ölçüt bu kadar somut olduğu için, dosyada “çalıştım” beyanı yeterli olmaz.

Uygulamada Daire, işyerinin niteliğini de tartışmaya dahil eder. Nitelikli üretim yapan bir işyerinde, işe yeni başlamış ve o güne kadar hiç çalışmamış bir kişinin üretime nasıl katılabildiği ayrıca sorgulanır: üretime nasıl katıldığı, hangi işleri nasıl yaptığı, bu yeterliliğe nasıl sahip olduğu titizlikle araştırılmalı ve somut olarak ortaya konmalıdır. Bu üç soru, dosya hazırlığının çerçevesini de belirler.

Sonuç olarak “üretimde çalışan çırak işçi sayılmaz” biçimindeki genelleme doğru değildir. Doğru ifade şudur: çırak kural olarak işçi sayılmaz, üretime katılma olgusu ispatlandığında ise sayılır ve dönem uzun vadeli sigorta kollarına tabi kabul edilir.

Yargıtay Karar Bilgileri: 10. Hukuk Dairesi, 04.02.2026 Tarihli, 2025/11878 E., 2026/725 K. Sayılı Karar

Bu karar, üretime katılma ölçütünün somut bir olaya nasıl uygulandığını gösterdiği için önemlidir. Künye Yargıtay Karar Arama sisteminden doğrulanmıştır; karar 10. Hukuk Dairesi’ne aittir ve 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

Olayda 29.03.1971 doğumlu davacı, 05.10.1987 tarihinden itibaren bir kamu kurumunda çırak öğrencisi olarak kayıtlıdır ve 18 yaşından önceki çalışmalarının da uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık statüsünde geçtiğinin tespitini istemiştir. SGK, uyuşmazlık dönemi için uzun vadeli sigorta kollarından bildirim yapılmadığını bildirmiştir. Mahkemede dinlenen bordro tanıkları, davacıyla 1987’den itibaren aynı fabrikada birlikte çalıştıklarını ve mesleki eğitim merkezinden gelenlerin de normal işçi gibi üretime ve imalata yönelik çalıştığını beyan etmiştir.

AşamaSonuç
İlk derece mahkemesiDavanın kabulü — çalışmanın üretime yönelik olduğu, meslek öğrenme nitelik ve ağırlığında geçmediği
Bölge adliye mahkemesiİstinaf başvurularının esastan reddi (davacı lehine sonuç korundu)
Yargıtay 10. HDBAM kararının ortadan kaldırılması + ilk derece kararının BOZULMASI

Bozma gerekçesi, çıraklığın emekliliğe sayılamayacağı değildir. Daire, mahkemenin davacının üretime ne şekilde katıldığını tüm yönleriyle açıklığa kavuşturmadığını, işyerindeki faaliyetlerin teorik eğitimi tamamlayan pratik eğitime yönelik olup olmadığının tartışılmadığını belirtmiştir. Yani bozma, ölçütün uygulanma biçimine ilişkindir; ölçütün kendisi yerinde durmaktadır.

Kararda ikinci bir isabetsizlik de saptanmıştır: hüküm kurulurken 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi yollamasıyla mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi esas alınması gerekirken, tespite konu dönem bakımından uygulanma yeri bulunmayan 5510 sayılı Kanun’un 38/2. maddesine atıf yapılmıştır. Hangi kanunun uygulanacağı, çalışmanın geçtiği döneme göre belirlenir.

Yargıtay Kararı Çıraklık ve Staj Mağdurları İçin Ne Anlama Geliyor?

Karar, çıraklık dönemi için hukuki yolun kapalı olmadığını gösterir; ancak bu yolun kolay olmadığını da aynı ölçüde gösterir. Basında yer alan “flaş karar” ve “müjde” başlıkları çoğunlukla kararın yalnızca konusunu aktarmakta, sonucunu aktarmamaktadır.

Kararın metninde borçlanma hakkı tanınmasına yönelik bir çağrı, kanun koyucuya tavsiye ya da geriye dönük düzenleme sinyali bulunmamaktadır. Yargıtay bir temyiz merciidir; kanun koyucuya öneride bulunmaz, önüne gelen uyuşmazlıkta hukuku uygular. Kararda yapılan iş, ilişkinin niteliğinin yeterince araştırılmadığını saptamak ve dosyayı yeniden incelenmek üzere geri göndermektir.

Ölçütün yeni olmadığını da belirtmek gerekir. Yargıtay Karar Arama sisteminde “üretime katılma” ifadesiyle dönen kararların tamamı 10. Hukuk Dairesi’ne aittir ve kararlar 2024, 2025 ve 2026 yıllarına kesintisiz yayılmaktadır. Bu tablo, ölçütün yerleşik içtihat olduğunu gösterir; “yeni dönem başlıyor” biçimindeki sunum gerçeği yansıtmaz.

Pratik sonuç şudur: çıraklık dönemi için dava açmak mümkündür, fakat dosyanın kayıt temelli delillerle kurulması gerekir. Yalnızca yakın çevre tanıklığına dayanan bir dosya, ilk derecede kabul edilse dahi temyiz aşamasında bozulma riski taşır.

Bu dar kapsam, staj sırasında bir kaza olduğunda tazminat hakkını ortadan kaldırmaz: sigorta kolları sınırlı olsa da işletmenin iş sağlığı ve güvenliği sorumluluğu sürer. Ayrıntısı için stajyer iş kazası geçirirse ne olur yazımıza bakabilirsiniz.

18 Yaşından Önceki Çıraklık: Sigortalılık Süresi mi, Prim Günü mü?

Dava kazanılsa bile 18 yaşından önceki dönem sigortalılık süresinin başlangıcını geriye çekmez. 5510 sayılı Kanun’un 38. maddesinin ikinci fıkrası bu konuda açıktır: “Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.”

Bu hüküm çıraklar bakımından neredeyse her dosyada devrededir; çünkü 3308 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre çıraklığa başlama yaşı 14 ile 19 arasındadır. Dolayısıyla çıraklık döneminin büyük kısmı, çoğu kişide 18 yaş öncesine denk gelir.

Dava kazanılırsa18 yaşından ÖNCEKİ dönem18 yaşından SONRAKİ dönem
Prim ödeme gün sayısıEklenirEklenir
Sigortalılık süresinin başlangıcıGeriye çekilmez — süre 18 yaşın doldurulduğu tarihte başlarGeriye çekilir

Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. Emeklilik şartları hem sigortalılık süresine hem de prim gün sayısına bağlı olduğundan, 18 yaş öncesi bir kazanım gün sayısını iyileştirir ama kişiyi daha eski bir emeklilik kademesine taşımaz. Beklentiyi buna göre kurmak gerekir.

Aynı kural, 01.10.2008 öncesi dönemler bakımından mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde yer almaktaydı. Nitekim 04.02.2026 tarihli kararda Daire, 1987-1989 dönemine ilişkin tespitte 5510 sayılı Kanun’un 38/2. maddesine atıf yapılmasını isabetsiz bulmuş ve uygulanması gereken hükmün 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi olduğunu belirtmiştir.

Dönem Bazlı Uygulanacak Kanun Çerçevesi

Çıraklık dönemine ilişkin bir uyuşmazlıkta uygulanacak kanun, çalışmanın geçtiği tarihe göre belirlenir. 5510 sayılı Kanun 01.10.2008’de yürürlüğe girmiş, 506 sayılı Kanun ise 5510 sayılı Kanun’un 106. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak kaldırılan kanun, geçmiş dönemler bakımından uygulanmaya devam eder; bunun dayanağı 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesidir.

Konu01.10.2008 ÖNCESİ dönem01.10.2008 SONRASI dönem
Çırağın sigorta kapsamı506 s.K. m.3/II-B5510 s.K. m.5/b
18 yaş kuralı506 s.K. m.60/G5510 s.K. m.38/2
Hizmet tespiti davasının dayanağı506 s.K. m.79/10 (5510 geçici m.7 yollamasıyla)5510 s.K. m.86/9
Sigortalılık niteliğinin kazanılması506 s.K. m.2 ve m.65510 s.K. m.7/a

Yanlış maddeye dayanılması tek başına bozma sebebi olabilmektedir; 04.02.2026 tarihli kararda bu husus ayrıca belirtilmiştir. Bu nedenle dava dilekçesinde dönemin doğru tespit edilmesi ve talebin o dönemin hükümlerine göre kurulması önem taşır. Dönemin sınırı çalışmanın fiilen geçtiği tarihtir; davanın açıldığı tarih değil. Çıraklık dönemi 01.10.2008 tarihinin iki yanına birden taşıyorsa, aynı dosyada iki ayrı rejimin uygulanması gerekebilir.

506 Sayılı Kanun’da m.2 ile m.3/II-B Ayrımı Neden Önemli?

Bu iki madde, çıraklık uyuşmazlıklarının hukuki çekirdeğini oluşturur ve çoğu kaynakta hiç anılmaz. 506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanmasıyla kazanılır. Yani sigortalılığın kaynağı sözleşmenin adı değil, hizmet akdinin varlığıdır.

Kanun’un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesi ise özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile 35. madde hükümlerinin uygulanmayacağını öngörür.

İki hüküm birlikte okunduğunda mantık şöyle işler: bir kişi 3/II-B kapsamında çırak sayılıyorsa uzun vadeli sigorta kolları uygulanmaz. Ancak fiilen üretime katılmış ve öğretim arka planda kalmışsa, artık çıraklık devresinden söz edilemez; bu durumda ilişki 2. madde kapsamında hizmet akdi olarak nitelendirilir ve uzun vadeli sigorta kolları devreye girer. Davanın hukuki kurgusu tam olarak bu geçiş üzerine oturur.

Atıf yapılan özel kanun 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’dur. Bu Kanun’un 3. maddesi çırağı, çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştiren kişi olarak tanımlar. Tanımın merkezinde geliştirme, yani öğrenme vardır; üretim değil.

Çırak Olabilme Şartları Neydi, Yaş Sınırı Nasıl Değişti?

Çıraklık dönemine ilişkin bir uyuşmazlıkta yaş, iki ayrı yerde karşımıza çıkar: çıraklığa başlama şartı olarak ve 18 yaş kuralı bakımından. 3308 sayılı Kanun’un 10. maddesi, çırak olabilmek için aranan şartları belirler.

  • 14 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak. Maddedeki “on üç yaşını” ibaresi 16.08.1997 tarihli ve 4306 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle “on dört yaşını” olarak değiştirilmiştir; yani 1997 öncesi dönemlerde alt sınır 13 yaştı.
  • En az ilköğretim okulu mezunu olmak.
  • Bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak.

19 yaşından gün almış olup daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanlar da, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun programlarla çıraklık eğitimine alınabilir. Bu nedenle “çıraklık = 18 yaş altı” eşitlemesi her dosyada geçerli değildir.

Kanun’un 13. maddesi ise 18 yaş sonrası için ayrı bir rejim öngörür: bu Kanun’un uygulandığı yer ve meslek dallarında Borçlar Kanunu’nun çıraklık sözleşmesine dair hükümleri ile 18 yaşını doldurduktan sonra sözleşmesi devam eden çıraklar hakkında İş Kanunu’nun işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin bölümü dışındaki hükümleri uygulanmaz. Uygulamada çıraklık dönemi bu nedenle 18 yaş öncesi ve sonrası olarak ayrı ayrı değerlendirilebilmektedir.

Mahkemenin Topladığı Deliller ve Dosya Hazırlığı

Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin sayılır. Bu nedenle mahkeme, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinmeyip gerek gördüğünde kendiliğinden araştırma yaparak delil toplayabilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararlarında bu davalarda yapılması gereken işleri tek tek sayar; liste, dosya hazırlığı için doğrudan yol haritasıdır.

  • İşverende bulunan tüm belge ve kayıtlar istenir.
  • Çalışmanın geçtiği işyerinin SGK nezdindeki dosyası getirtilir.
  • Ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar toplanır.
  • Bordro tanıkları — dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimi yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenir.
  • Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulur, yapılmışsa belgeler getirtilir.
  • Aynı çevrede faaliyet yürüten tarafsız işverenler ve bordrolu çalışanlar saptanarak dinlenir.
  • Varsa işçilik alacakları dava dosyası celbedilir; oradaki tanık anlatımlarıyla bu dosyadakiler karşılaştırılır, çelişki giderilir.

Tanık anlatımları değerlendirilirken işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği göz önünde bulundurulur; işin mevsimlik olup olmadığı, çalışmanın sürekli mi kısmi mi olduğu ayrıca araştırılır. 04.02.2026 tarihli kararda bordro tanıkları dinlenmiş olmasına rağmen bozma verilmiştir; çünkü tanıkların “normal işçi gibi üretime yönelik çalıştı” beyanı, üretime ne şekilde katıldığını somutlaştırmaya yetmemiştir.

Dosya hazırlığında bu nedenle önce kayıt aranmalıdır: çıraklık sözleşmesi, işe giriş bildirgesi, mesleki eğitim merkezi kayıtları, varsa üretim birimine ilişkin görevlendirme ve puantaj belgeleri. Tanık, kaydı destekleyen bir unsur olarak değerli; kaydın yerini tutan bir unsur olarak zayıftır.

Bu Karar Sizin Dosyanız İçin Ne İfade Ediyor?

Kararın somut karşılığı, kendi çıraklık döneminizin hangi kategoriye girdiğine bağlıdır. Aşağıdaki üç soru, dava beklentisini gerçekçi biçimde kurmaya yarar.

  1. Fiilen ne yaptınız? Eğitim ağırlıklı bir program mı izlediniz, yoksa üretim hattında diğer işçilerle aynı işi mi yaptınız? Ölçüt budur; sözleşmenin adı değil.
  2. Bunu hangi kayıtla gösterebilirsiniz? Bordro, puantaj, görevlendirme, işe giriş bildirgesi. Kayıt yoksa bordro tanığı; o da yoksa dosya zayıftır.
  3. Dönem 18 yaşınızdan önce mi sonra mı? Öncesindeyse kazanım prim gün sayısıyla sınırlı kalır; sigortalılık süresi 18 yaşta başlar.

Üç sorunun cevabı olumluysa hizmet tespiti davası değerlendirilebilir. Delil durumu zayıfsa dava açmak, aynı dönem için olumsuz bir kesin hüküm doğurma riski taşır; bu da ileride bir kanun değişikliği olduğunda değil ama aynı dönemin yeniden dava konusu yapılmasında engel oluşturur. Değerlendirmenin nasıl yapıldığını Ankara iş hukuku avukatı sayfamızda anlattık.

Emeklilik hakları kapsamındaki diğer başlıklar için EYT ve kademeli emeklilik şartları ile emeklilikte askerlik borçlanması nasıl yapılır yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir dosyada hukuki görüş yerine geçmez. Çıraklık sigortası emeklilik başlangıcı sayılır mı sorusunun sizin dosyanızdaki karşılığı, çalışmanın geçtiği döneme ve delil durumuna göre değişir; adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Çıraklık sigortası emeklilik başlangıcı olarak kabul ediliyor mu?

Kural olarak kabul edilmiyor. Çıraklık sigortası emeklilik başlangıcı sayılır mı sorusuna kanun bakımından verilecek cevap, 5510 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendinden çıkar: çıraklık döneminde yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası uygulanır; emeklilik hakkını doğuran malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası devrede değildir. İstisnası, üretime bilfiil katıldığının ispatlanması hâlinde açılabilen hizmet tespiti davasıdır.

Staj ve çıraklık dönemleri için borçlanma hakkı tanınacak mı?

TBMM’ye bu yönde kanun teklifleri sunulmuş olup teklifler yasalaşmamıştır. Bugünkü hukukta borçlanılabilecek süreler 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinde sınırlı sayıda belirtilmiştir ve staj ile çıraklık bu listede yer almaz. Yasama sürecinin ayrıntısını staj mağdurları son durum yazımızda ele aldık.

Çıraklık sigortası ne tür primleri içerir?

Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler bakımından iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası primlerini içerir. Stajyerlerde kapsam daha dardır: 5510 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendi onlar için yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası öngörür. Her iki grupta da uzun vadeli sigorta kolları uygulanmaz.

1999 öncesi çıraklık sigortası olanlar emeklilik avantajı elde edebilir mi?

Kendiliğinden bir avantaj doğmaz; çünkü çıraklık kaydı sigortalılık süresini başlatmaz. Üretime katılma ispat edilip hizmet tespiti davası kazanılırsa dönem uzun vadeli sigorta kollarına tabi sayılır. Ancak dönem 18 yaşınızdan önceye denk geliyorsa, 5510 sayılı Kanun’un 38/2. maddesi uyarınca sigortalılık süresi yine 18 yaşın doldurulduğu tarihte başlar; kazanım prim gün sayısıyla sınırlı kalır.

04.02.2026 tarihli Yargıtay kararı davayı reddetti mi?

Hayır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddederek bu sonucu korumuştur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise BAM kararını ortadan kaldırıp ilk derece kararını bozmuştur. Bozma sebebi, üretime ne şekilde katıldığının yeterince araştırılmamasıdır; dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

Yargıtay kararında borçlanma hakkı tanınması çağrısı var mı?

Karar metninde borçlanmaya ilişkin bir çağrı, tavsiye veya kanun koyucuya yönelik bir öneri yer almamaktadır. Yargıtay temyiz mercii olarak önüne gelen uyuşmazlıkta hukuku uygular; yasal düzenleme talebi siyasi ve yasama sürecine aittir.

Üretime katıldığımı nasıl ispat ederim?

Öncelik kayıt temelli delillerdedir: ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları, işe giriş bildirgesi, işyerinin SGK dosyası, varsa Kurum müfettiş raporları ve üretim birimine ilişkin görevlendirme belgeleri. Bunları destekleyen en güçlü tanık türü, aynı dönemde aynı işyerinden bildirimi yapılmış bordro tanıklarıdır.

Sadece tanık beyanıyla dava kazanılır mı?

Riskli bir dosya kurgusudur. 04.02.2026 tarihli kararda bordro tanıkları dinlenmiş olmasına rağmen, üretime ne şekilde katıldığı somutlaştırılmadığı için karar bozulmuştur. Daire ayrıca işe yeni başlamış bir kişinin nitelik gerektiren bir işte üretime nasıl katılabildiğinin titizlikle araştırılmasını istemektedir.

Çıraklık sözleşmem varsa dava açmam anlamsız mı?

Hayır. Yargıtay, ilişkinin niteliğini sözleşmenin adına göre değil fiilî duruma göre belirler. Çırak üretime bilfiil katılmış ve meslek öğrenimi arka planda kalmışsa çıraklık ilişkisinden söz edilemez. Buna karşılık uygulamalı işler öğrenimin doğal gereği niteliğindeyse ilişki çıraklık olarak kalır.

Çırak ücret alır mı, aldığı para “harçlık” mıdır?

Kanun bunu ücret olarak adlandırır. 3308 sayılı Kanun’un 25. maddesi aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzundan aşağı ücret ödenemeyeceğini hükme bağlar; sigorta primleri ise asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden, Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili üniversitelerin bütçesinden karşılanır. Ücret alınması tek başına hizmet akdi kurmaz, ancak “ücret almıyor” gerekçesiyle işçi sayılmama sonucuna da varılamaz.

Hangi mahkemede dava açılır?

Hizmet tespiti davası iş mahkemesinde, çalışmanın geçtiği işverene karşı açılır; Sosyal Güvenlik Kurumu davada yer alır. Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 sonrası dönemler için 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrası, öncesi için aynı Kanun’un geçici 7. maddesi yollamasıyla 506 sayılı Kanun’un 79. maddesidir.

Çıraklık dönemim 18 yaşımdan sonra devam etti, bu ne değiştirir?

18 yaş sonrasına denk gelen kısımda 5510 sayılı Kanun’un 38/2. maddesindeki sınır uygulanmaz; dava kazanılırsa sigortalılık süresinin başlangıcı da o döneme çekilebilir. Ayrıca 3308 sayılı Kanun’un 13. maddesi, 18 yaşını doldurduktan sonra sözleşmesi devam eden çıraklar için ayrı bir rejim öngördüğünden, dönemin iki parça hâlinde değerlendirilmesi gerekebilir.

Çıraklık için hangi yaşta başlanabiliyordu?

3308 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre 14 yaşını doldurmuş ve 19 yaşından gün almamış olmak gerekir. Maddedeki alt sınır başlangıçta 13 yaştı; 16.08.1997 tarihli ve 4306 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle 14 yaşa yükseltilmiştir. 19 yaşından gün almış olup daha önce çıraklık eğitimi görmemiş olanlar da uygun programlarla eğitime alınabilir.

Yargıtay’ın bu ölçütü yeni mi getirdi?

Hayır, yerleşik içtihattır. Yargıtay Karar Arama sisteminde “üretime katılma” ifadesiyle dönen kararların tamamı 10. Hukuk Dairesi’ne aittir ve 2024, 2025 ile 2026 yıllarına kesintisiz yayılır. Kararlar mevcut ölçütü somut olaylara uygular; yeni bir kural koymaz.

Çıraklık kaydı bulunmayan ancak o dönemde fiilen çalıştığını ileri süren kişiler için ayrı bir yol vardır: hizmet tespit davası. Burada belirleyici olan kayıt değil eylemli çalışmadır; işe giriş bildirgesinin bulunması tek başına yeterli sayılmadığı gibi, bulunmaması da davayı düşürmez.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir