Emekli Maaşı Hesaplama Nasıl Yapılır? Formül, Gösterge ve Ek Ödeme
Emekli maaşı hesaplama işlemi, sigortalının hangi statüde çalıştığına göre bambaşka iki formüle dayanır. İşçi ve esnaf emekliliğinde aylık, ortalama kazanç ile aylık bağlama oranının çarpımıdır; memur emekliliğinde ise gösterge, ek gösterge ve katsayılardan oluşan ayrı bir düzen işler. Aynı sayfada “aylık bağlama oranı” ile “3600 ek gösterge”yi yan yana anlatan kaynaklar, birbiriyle ilgisi olmayan iki sistemi birleştirdikleri için yanıltıcı sonuç verir.
4/a (SSK) hesabının kanuni formülü, memur sistemine ait ek gösterge, halk arasında sıkça sorulan 9475 göstergesi, vergi indirimiyle emeklilikte aylığın neden düştüğü ve ek ödemeden kök aylığa nasıl geri gidileceği bu yazıda ayrı başlıklar altında ele alınıyor. Her bölümün dayanağı kanun maddesiyle gösteriliyor.
Rakamlarla kısa özet
- Formül (4/a-4/b): Aylık = Ortalama Aylık Kazanç × Aylık Bağlama Oranı.
- Aylık bağlama oranı: Her 360 gün için %2; üst sınır %90.
- En düşük aylık: Temmuz 2026 ödeme döneminden itibaren 23.552 TL (ek ödeme dâhil).
- Güncelleme katsayısı (2026): 1,3197 — dilekçe tarihi aylığı doğrudan değiştirir.
- Ek gösterge: 4/a’da yoktur; memur (4/c) sistemine aittir.
Emekli Maaşı Hesaplama Formülü Nedir?
4/a ve 4/b kapsamındaki sigortalılarda emekli maaşı hesaplama formülü tek satırdır: yaşlılık aylığı = ortalama aylık kazanç × aylık bağlama oranı. Bu formül 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenir. Formülün iki bileşeni de kanunla tanımlanmıştır; hiçbiri kurum takdirine bırakılmamıştır.
Ortalama aylık kazanç nasıl bulunur?
Sigortalının her yıla ait prime esas kazancı, o yıldan aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için güncelleme katsayısıyla güncellenir. Güncellenmiş kazançların toplamı, toplam prim ödeme gün sayısına bölünerek ortalama günlük kazanç bulunur ve otuzla çarpılır. Sonuç, ortalama aylık kazançtır.
Güncelleme katsayısı, bir önceki yılın tüketici fiyat endeksindeki artışın tamamı ile gayrisafi yurt içi hasıla artışının %30’unun toplanmasıyla bulunur. 2025 yılı enflasyonu %30,89 ve büyüme %3,6 olduğundan, 2026 yılında uygulanan güncelleme katsayısı 1,3197‘dir. Yani 2025 yılına ait bir kazanç, 2026’da emekli olan sigortalının hesabına yaklaşık %32 artırılmış olarak girer.
Aylık bağlama oranı kaç puan?
Aylık bağlama oranı, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2‘dir. 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Kanun bu orana bir üst sınır koymuştur: aylık bağlama oranı %90’ı geçemez.
| Prim gün sayısı | Yıl karşılığı | Aylık bağlama oranı |
|---|---|---|
| 5.400 gün | 15 yıl | %30 |
| 7.200 gün | 20 yıl | %40 |
| 9.000 gün | 25 yıl | %50 |
| 10.800 gün | 30 yıl | %60 |
| 16.200 gün ve üzeri | 45 yıl | %90 (üst sınır) |
Tablodan çıkan sonuç, emeklilik planlaması bakımından önemlidir: prim günü eklemek aylığı doğrusal biçimde büyütür. 360 günlük her ek prim, aylığı ortalama kazancın %2’si kadar artırır. Prim günü eksikliği bulunanların askerlik veya doğum sürelerini değerlendirmesinin sebebi budur; ayrıntı için emeklilikte askerlik borçlanması yazısına bakılabilir.
Aylığın altına inemeyeceği taban var mı?
Evet, iki ayrı taban vardır. Birincisi 5510 sayılı Kanun’un 55. maddesindedir: bağlanacak aylık, ortalama aylık kazancın %35’inden, sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa %40’ından az olamaz. İkincisi ise dosya bazında uygulanan en düşük aylık tutarıdır; aşağıda ayrıca ele alınıyor.
Kanun ayrıca aylık başlangıç tarihine göre bir düzeltme öngörür: aylığın başlangıcı yılın ilk altı aylık dönemine rastlarsa Ocak ödeme dönemi artışı, ikinci altı aylık dönemine rastlarsa önce Ocak sonra Temmuz artışları uygulanarak aylık belirlenir.
4A Emekli Maaşı Hesaplama Nasıl Yapılır?
4A emekli maaşı hesaplama, yukarıdaki formülün hizmet sürelerine göre dilimlenerek uygulanmasıyla yapılır. Uzun süredir sigortalı olanlarda aylık tek bir formülden değil, mevzuat dönemlerine karşılık gelen üç ayrı hesaptan çıkar ve bunlar hizmet süresine göre oranlanarak birleştirilir.
| Dönem | Hesap düzeni |
|---|---|
| 31.12.1999’a kadar | Gösterge tablosuna dayalı hesap (506 sayılı Kanun) |
| 01.01.2000 – 30.09.2008 | Ortalama kazanç × aylık bağlama oranı (kademeli oranlar) |
| 01.10.2008 sonrası | 5510 sayılı Kanun m.29 (her 360 gün için %2) |
Bu yapıya karma aylık denir. 1999 öncesi hizmeti bulunan bir sigortalının aylığı, üç dilimin kendi kurallarına göre hesaplanıp gün sayılarına göre ağırlıklandırılmasıyla bulunur. Yalnız 2008 sonrası hizmeti olanlarda ise tek formül işler ve hesap oldukça basittir.
Örnek hesap
Tamamı 2008 sonrasına ait 7.200 prim günü bulunan ve güncellenmiş ortalama aylık kazancı 45.000 TL çıkan bir sigortalıda hesap şöyle işler: aylık bağlama oranı 7.200 ÷ 360 × %2 = %40; aylık = 45.000 × %40 = 18.000 TL. Ardından tabanlar kontrol edilir. Ortalama kazancın %35’i 15.750 TL olduğundan birinci taban aşılmıştır. Ancak bulunan tutar dosya bazındaki en düşük aylığın altında kaldığı için ödeme, en düşük aylık düzeyine tamamlanır.
Bu örnek, aylığı belirleyen asıl değişkeni de gösterir: prim gün sayısı ile beyan edilen kazanç birlikte çalışır. Uzun süre asgari ücretten bildirilen bir sigortalıda gün sayısı yüksek olsa bile ortalama kazanç düşük kalır ve aylık taban düzeyine yaklaşır.
9475 Gösterge Emekli Maaşı Hesaplama
9475 gösterge, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun gösterge tablosundaki en düşük göstergedir: 12. derecenin 1. kademesine karşılık gelir. Aynı tablonun en yükseği 10175’tir (1. derece 9. kademe). Bunların üzerinde ayrı bir Üst Gösterge Tablosu başlar; onun en düşüğü 10225, en yükseği 15175’tir.
Bu, konuyla ilgili en yaygın yanılgıyı düzeltir. 9475 göstergeye sahip olmak bir başarı ya da yüksek aylık göstergesi değildir; tablonun tabanıdır. Göstergesi 9475 çıkan sigortalıda bunun sebebi, kural olarak 1999 öncesi dönemde düşük kazanç bildirilmiş olmasıdır.
- Gösterge sistemi yalnızca 31.12.1999’a kadar olan hizmet dilimine uygulanır.
- 2000 sonrası hizmet için gösterge tablosu hiç çalışmaz; o dilim ortalama kazanç üzerinden hesaplanır.
- Gösterge, son yıllara ait kazancın tabloya oturtulmasıyla bulunur; sonradan yükseltilemez.
- Geçmiş yıllara ait prime esas kazanç geriye dönük değiştirilemeyeceği için “gösterge yükseltme” yöntemi bulunmamaktadır.
Dolayısıyla 9475 gösterge emekli maaşı hesaplama sorusunun pratik cevabı şudur: bu gösterge yalnızca aylığın 1999 öncesine düşen dilimini etkiler ve o dilimin ağırlığı, toplam hizmet içindeki payı kadardır. 1999 öncesi hizmeti kısa olan bir sigortalıda düşük gösterge, toplam aylığı sanıldığı ölçüde aşağı çekmez.
3600 Ek Gösterge Emekli Maaşı Hesaplama
3600 ek gösterge emekli maaşı hesaplama konusunda bilinmesi gereken ilk şey şudur: ek gösterge, 4/a (SSK) sigortalılarında bulunmayan bir kavramdır. Ek gösterge kamu görevlilerine ait bir düzendir ve emekli aylığı ile emekli ikramiyesini bu yolla etkiler. SSK’lı bir işçinin aylığında ek gösterge diye bir bileşen yer almaz.
Bu karışıklık, iki farklı “3600” rakamının aynı cümlede kullanılmasından doğuyor:
| 3600 gün | 3600 ek gösterge | |
|---|---|---|
| Kime ait | 4/a ve 4/b sigortalıları | Kamu görevlileri (4/c) |
| Neyi ifade eder | Prim ödeme gün sayısı | Aylık hesabındaki gösterge puanı |
| Etkisi | Emekliliğe hak kazanma şartı | Aylık ve ikramiye tutarı |
| Hesaptaki yeri | Aylık bağlama oranını belirler | Katsayıyla çarpılarak aylığa girer |
Kamu görevlisi aylığında hesap, gösterge ve ek gösterge toplamının memur aylık katsayısıyla çarpılması, buna taban aylık ve kıdem aylığı bileşenlerinin eklenmesi ve bulunan tutara aylık bağlama oranının uygulanması biçiminde ilerler. 1 Temmuz – 31 Aralık 2026 döneminde memur aylık katsayısı 1,575512, taban aylık katsayısı 25,794915, yan ödeme katsayısı 0,499649 olarak uygulanmaktadır.
Prim gün sayısı ekseninde 3600 rakamının ne anlama geldiği ve kimlerin bu günle emekli olabileceği ayrı bir konudur; ayrıntısı için 3600 gün emeklilik şartları yazısı incelenebilir.
Vergi İndiriminden Emeklilik Maaşı Hesaplama
Vergi indiriminden emeklilik maaşı hesaplama, normal emeklilikten iki noktada ayrılır: hem hak kazanma şartları hem de aylık bağlama oranının hesabı farklıdır. Bu ikinci fark, uygulamada en çok şaşkınlık yaratan noktadır; erken emekli olan sigortalı, aylığını beklediğinden düşük bulur.
Hak kazanma şartları
| Durum | Sigortalılık süresi | Prim gün sayısı | Yaş şartı |
|---|---|---|---|
| İşe girmeden önce malul sayılacak derecede engellilik | 15 yıl | 3.960 gün | Aranmaz |
| Çalışma gücü kaybı %50 – %59 | 16 yıl | 4.320 gün | Aranmaz |
| Çalışma gücü kaybı %40 – %49 | 18 yıl | 4.680 gün | Aranmaz |
Aylık neden düşük çıkıyor?
Çünkü bu sigortalılar için aylık bağlama oranı, normal formülle değil 5510 sayılı Kanun’un 29. maddesindeki özel hükümle hesaplanır. Prim gün sayısı belirli bir eşiğin altında kalanlarda oran, çalışma gücü kayıp oranı üzerinden kurulan bir orantıyla bulunur ve 4/a sigortalılarında %40’ı geçemez. Normal emeklilikte %90’a kadar çıkabilen oran, burada %40 ile sınırlanır. Prim gün sayısı eşiğin üzerindeyse genel kurala dönülür ve oran gün sayısına göre belirlenir.
Buradan çıkan sonuç şudur: vergi indirimi belgesiyle erken emekli olmak, emeklilik tarihini öne çeker ama aylık bağlama oranını sınırlar. Erken emeklilik ile daha yüksek aylık arasındaki tercih, kişinin kalan çalışma kapasitesine ve prim gün sayısına göre yapılmalıdır.
Vergi indirimi aylığı yükseltir mi?
Hayır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesindeki engellilik indirimi, ücretlinin gelir vergisi matrahından yapılan bir indirimdir. Prime esas kazancı artırmaz, dolayısıyla emekli aylığı hesabına giren tutarı da yükseltmez. Çalışırken eline geçen net ücreti artırır; emekli aylığını değil. “Vergi indirimi sayesinde maaşım yükselir” beklentisiyle başvuran sigortalıların yanılgısı buradadır.
Vergi indirimi belgesinin sağladığı asıl kazanım, yaş şartı aranmadan emekliliğe hak kazanmaktır. Rapor ve oran tespiti süreçlerinde çıkan uyuşmazlıklar ise ayrı bir dava konusudur.
1800 Günle Malulen Emekli Maaşı Ne Kadar?
1800 günle malulen emekli olan bir sigortalının aylığı, 1800 gün üzerinden hesaplanmaz. Malullük aylığında kanun, prim gün sayısı belirli bir eşiğin altında kalanlar için taban gün sayısı öngörür ve hesap o taban üzerinden yapılır. Bu, malullük aylığını yaşlılık aylığından ayıran en önemli kuraldır.
5510 sayılı Kanun’un 27. maddesi şöyle işler: malullük aylığı, prim gün sayısı 9.000 günden az olan sigortalılar için 9.000 gün üzerinden, 9.000 gün ve fazlası olanlar için ise gerçek gün sayısı üzerinden 29. maddeye göre hesaplanır. 4/a (SSK) kapsamındaki sigortalılarda bu 9.000 gün, 7.200 gün olarak uygulanır. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise bulunan aylık bağlama oranı ayrıca 10 puan artırılır.
| Durum | Hesaba esas gün | Aylık bağlama oranı |
|---|---|---|
| 4/a, 1800 prim günü | 7.200 gün | %40 |
| 4/a, 1800 gün + bakıma muhtaç | 7.200 gün | %50 (+10 puan) |
| 4/b ve 4/c, 1800 prim günü | 9.000 gün | %50 |
| Gerçek gün sayısı eşiğin üzerindeyse | Gerçek gün sayısı | Her 360 gün için %2 |
Tablonun ilk satırı yaygın bir hesap hatasını düzeltir: 1800 günü doğrudan formüle koyup 1800 ÷ 360 × %2 = %10 sonucuna varmak yanlıştır. Kanun bu sigortalıyı 7.200 gün ödemiş kabul eder ve oran %40 olarak uygulanır. Aradaki fark dört kattır ve doğrudan aylık tutarına yansır.
1800 günle malulen emekliliğin şartları
Kanun’un 26. maddesine göre malullük aylığı için üç şart aranır: sigortalının 25. maddeye göre malul sayılması, en az on yıldan beri sigortalı bulunup toplam 1800 gün prim bildirilmiş olması ve maluliyet nedeniyle işten ayrıldıktan sonra Kuruma yazılı istekte bulunulması.
On yıllık sigortalılık şartının bir istisnası vardır: sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul ise sigortalılık süresi aranmaz, 1800 gün prim yeterlidir. 4/b (Bağ-Kur) kapsamındakilerde ayrıca kendi sigortalılığından doğan prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmiş olması gerekir.
Malullük aylığı ile vergi indirimiyle bağlanan yaşlılık aylığı birbirine karıştırılmamalıdır. Malullük aylığında hesap taban gün sayısı üzerinden yapılırken, bir önceki başlıkta anlatılan erken yaşlılık aylığında oran çalışma gücü kayıp oranına göre belirlenir ve 4/a’da %40’ı geçemez. Hangi yolun daha yüksek aylık verdiği, kayıp oranına ve mevcut prim gün sayısına göre değişir; başvurudan önce iki seçeneğin karşılaştırılması gerekir.
Ek Ödeme Tutarına Göre Emekli Maaşı Hesaplama
Ek ödeme tutarına göre emekli maaşı hesaplama, banka hesabına yatan tutardan kök aylığa geri gitmeye yarayan pratik bir yöntemdir. Ek ödeme, 5454 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca emekli aylığına ek olarak yapılan ödemedir ve kök aylığın belirli bir yüzdesi olarak hesaplanır.
Yöntemin mantığı basit bir orantıdır: ek ödeme kök aylığın yüzde kaçıysa, kök aylık da ek ödemenin o oranın tersi katıdır.
| Ek ödeme oranı | Kök aylık | Kök aylık + ek ödeme |
|---|---|---|
| %4 | Ek ödeme × 25 | Ek ödeme × 26 |
| %5 | Ek ödeme × 20 | Ek ödeme × 21 |
Yaygın olarak paylaşılan “ek ödemeyi 25 ile çarp” kuralı, yalnızca ek ödeme oranı %4 olanlar için doğrudur. Oranı %5 olan bir emekli aynı katsayıyı kullanırsa kök aylığını gerçekte olduğundan yaklaşık dörtte bir fazla hesaplar. Doğru katsayıyı seçmek için önce hesap dökümündeki ek ödeme oranına bakılmalıdır.
Kök aylık ile hesaba yatan tutar neden farklı?
Çünkü en düşük aylık uygulaması kök aylığı değiştirmez. 5510 sayılı Kanun’un ek 19. maddesi, malullük ve yaşlılık sigortasından ödenen aylıklar ile birlikte her ay yapılan ödemeler toplamının dosya bazında belirli bir tutarın altına inemeyeceğini düzenler. Bu tutar, 7590 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle 20.000 TL’den 23.552 TL‘ye yükseltilmiş ve 2026 Temmuz ödeme döneminden itibaren uygulanmaya başlanmıştır.
Maddenin iki ayrıntısı sonucu belirler. Birincisi, bu tutar ek ödeme dâhil toplamdır; ikincisi, kanunun ifadesiyle “hesaplanan aylıklar bu tutardan düşükse aradaki fark Hazineden tahsil edilir.” Yani sigortalının Kurum kayıtlarındaki kök aylığı olduğu yerde kalır, eksik kısım dışarıdan tamamlanır.
Bunun pratik sonucu şudur: bir sonraki artış, hesaba yatan tutara değil kök aylığa uygulanır. En düşük aylık düzeyinde ödeme alan emeklilerin zam dönemlerinde beklediklerinden az artış görmesinin sebebi budur. Temmuz 2026 döneminde SSK ve Bağ-Kur aylıklarına uygulanan artış oranı %17,76 olmuştur; ancak bu oran, tamamlanmış tutara değil kişinin kendi kök aylığına işlemiştir.
12 Bin TL Maaş Alan Ne Kadar Emekli Maaşı Alır?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur, çünkü belirleyici olan ücretin tutarı değil hangi yıla ait olduğudur. 2026 yılında prime esas kazancın aylık alt sınırı 33.030 TL’dir; bu tutarın altında bir kazanç bugün bildirilemez. Dolayısıyla 12.000 TL’lik bir kazanç ancak geçmiş bir yıla ait olabilir ve hesaba girerken güncelleme katsayılarıyla bugüne taşınır.
Bu nedenle doğru soru şudur: “12.000 TL kazancım hangi yıla aitti ve o yıldan bugüne kaç kez güncellendi?” Yakın bir yıla aitse güncellenmiş değeri bugünün asgari ücretine yaklaşır; on yıl öncesine aitse aradaki tüm katsayılarla çarpılarak çok daha yüksek bir tutara ulaşır. Aylık, bu güncellenmiş kazançların ortalamasıyla aylık bağlama oranının çarpımından çıkar.
İkinci belirleyici, bu kazancın kaç gün boyunca bildirildiğidir. Ortalama kazancı düşük olsa bile prim günü yüksek olan sigortalıda aylık bağlama oranı büyür. Her iki bileşen de düşükse hesaplanan aylık en düşük aylığın altında kalır ve ödeme o düzeye tamamlanır. Bu durumdaki emeklilerin sayısının yüksek olması, taban aylık uygulamasının neden bu kadar geniş bir kesimi ilgilendirdiğini de açıklar.
Emeklilik Dilekçesinin Tarihi Aylığı Değiştirir mi?
Evet, ve bu etki çoğu sigortalının hesaba katmadığı bir kalemdir. Ortalama aylık kazanç, geçmiş kazançların talep tarihine kadar güncellenmesiyle bulunduğu için, dilekçenin verildiği yıl hesaba giren katsayı sayısını belirler.
2026 yılı içinde emeklilik talebinde bulunan bir sigortalının kazançları, 1,3197’lik güncelleme katsayısıyla güncellenmiş olarak hesaba girer. Talebini bir sonraki yıla bırakan sigortalıda ise bu katsayının yerini, o yılın enflasyon ve büyüme verilerine göre hesaplanacak yeni katsayı alır. Enflasyonun gerilediği yıllarda bu değişim aleyhe sonuç verebilir.
Yıl içindeki ay tercihi de sonucu etkiler: aylığın başlangıcı yılın ilk yarısına rastlarsa yalnızca Ocak artışı, ikinci yarısına rastlarsa Ocak ve Temmuz artışları uygulanır. Şartları yıl ortasında tamamlanan sigortalılarda birkaç haftalık fark, bağlanacak aylığın tutarını kalıcı olarak değiştirebilir.
Kanun metninin tamamı için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu incelenebilir.
Aylık Yanlış Hesaplanmışsa Ne Yapılabilir?
Emekli aylığı hesabındaki hatalar çoğunlukla üç yerden çıkar: kayıtlara geçmemiş hizmet süreleri, eksik veya hatalı bildirilen prime esas kazançlar ve statü tespitindeki yanlışlıklar. Üçü de aylığı kalıcı olarak düşürür, çünkü hesabın girdilerini bozar.
Kayıtlarda görünmeyen çalışma dönemleri için hizmet tespiti yoluna gidilir; ayrıntı için hizmet tespit davası ve şartları yazısına bakılabilir. Emeklilik sonrası çalışmaya devam edenlerin hakları için emekli çalışan kıdem tazminatı, kademeli geçiş kurallarının ayrıntısı için kademeli emeklilik ve EYT şartları incelenebilir. Hiç sigortalılığı bulunmayanların seçenekleri için ev hanımlarına emeklilik şartları yazısı yol gösterir.
Kurumun hesabına itiraz edilecekse önce aylık bağlama yazısındaki gün sayısı, ortalama kazanç ve oran kalemleri karşılaştırılmalıdır. Uyuşmazlık iş mahkemesine taşınır ve dava süresince geçen dönem için de fark talep edilebilir. Kendi hesabınızı gözden geçirmek isterseniz sosyal güvenlik ve iş hukuku uyuşmazlıkları alanındaki çalışmalarımıza bakabilir, büromuza ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Emekli maaşı hesaplama e-Devlet’ten yapılabilir mi?
Sosyal Güvenlik Kurumu 4/a sigortalıları için e-Devlet üzerinden aylık hesaplama uygulaması sunmaktadır. Uygulama Kurum kayıtlarındaki gün sayısı ve kazançları kullandığı için, kayıtlarda eksiklik varsa sonuç da eksik çıkar. Bu nedenle hesaplamadan önce hizmet dökümünün kontrol edilmesi gerekir.
Aylık bağlama oranı en fazla kaç olabilir?
5510 sayılı Kanun’un 29. maddesine göre aylık bağlama oranı %90’ı geçemez. Bu orana 16.200 prim gününde ulaşılır. Daha fazla prim ödemek oranı artırmaz; ancak ödenen yüksek kazançlar ortalama aylık kazancı yükselttiği için aylığı yine de etkileyebilir.
Yüksek kazançtan prim ödemek emekli maaşını artırır mı?
Evet. Aylık, ortalama aylık kazanç ile aylık bağlama oranının çarpımı olduğu için kazanç arttıkça aylık da artar. 2026 yılında prime esas kazancın aylık üst sınırı 297.270 TL’dir; bu sınıra kadar bildirilen kazançlar hesaba girer.
SSK’lı işçinin ek göstergesi var mıdır?
Hayır. Ek gösterge kamu görevlilerine ait bir kavramdır ve 4/a sigortalılarının aylık hesabında yer almaz. SSK’lı bir işçi için 3600 rakamı yalnızca prim gün sayısı olarak anlam taşır.
En düşük emekli aylığı kimlere uygulanır?
Malullük ve yaşlılık sigortasından aylık alanlara dosya bazında uygulanır. Ölüm sigortasından yapılan ödemelerde ise hak sahiplerinin hisse oranlarına göre tespit edilen tutar esas alınır. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmi aylıklarda bu uygulama yer almaz.
Kök aylık nedir?
Kök aylık, Kurumun kanuni formüle göre hesapladığı ve kayıtlarında tuttuğu asıl aylıktır. Banka hesabına yatan tutar ise kök aylığa ek ödeme ve varsa taban tamamlaması eklendikten sonra oluşan toplamdır. Zam oranları kök aylık üzerinden işlediği için ikisinin ayrılması önemlidir.
Emekli aylıkları yılda kaç kez artırılır?
Bağlanan gelir ve aylıklar her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme ait tüketici fiyat endeksindeki değişim oranı kadar artırılır. Bu artış, güncelleme katsayısından farklı bir kalemdir; güncelleme katsayısı yalnızca aylık ilk bağlanırken kullanılır.
Ortalama kazanç hesabına hangi süreler girmez?
Ortalama aylık kazanç bulunurken bölme işleminde itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı dikkate alınmaz. Bu süreler prim gün sayısını ve dolayısıyla aylık bağlama oranını etkiler, ancak ortalamayı düşürmez.
4/b (Bağ-Kur) emeklisinin aylığı farklı mı hesaplanır?
Formül aynıdır: ortalama aylık kazanç ile aylık bağlama oranının çarpımı. Fark, prime esas kazancın belirlenme biçiminden ve emekliliğe hak kazanmak için aranan prim gün sayısından doğar. Ayrıca 4/b sigortalısına aylık bağlanabilmesi için kendi sigortalılığından kaynaklanan prim borcunun bulunmaması gerekir.
Ağır engelli çocuğu olan kadın sigortalıya ek hak var mı?
Evet. Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunan kadın sigortalıların, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri prim gün sayısına eklenir ve bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilir.
Erken yaşlanma nedeniyle emeklilik mümkün mü?
55 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar, yaş dışındaki diğer şartları taşımaları hâlinde yaşlılık aylığından yararlanabilir. Tespit, Kurum Sağlık Kurulu değerlendirmesiyle yapılır.
Maden işçilerinde emeklilik yaşı farklı mı?
Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak en az 20 yıldan beri çalışan sigortalılar için yaş şartı 50 olarak uygulanır. Bu, aylığın hesabını değil hak kazanma yaşını etkileyen bir düzenlemedir.
Emekli aylığı bağlandıktan sonra artırılabilir mi?
Bağlanmış aylık, sonradan yapılan prim ödemeleriyle geriye dönük olarak yükseltilmez. Aylığın yeniden hesaplanması, aylığın kesilerek yeniden çalışılması ve ardından yeniden talepte bulunulması hâlinde gündeme gelir. Bu nedenle prim günü veya kazanç artırıcı işlemlerin aylık bağlanmadan önce tamamlanması gerekir.
Hesaplanan aylık ile ödenen tutar arasındaki farkı nereden görebilirim?
Kurumun aylık bağlama yazısında gün sayısı, ortalama kazanç ve aylık bağlama oranı ayrı ayrı gösterilir. Hesap dökümündeki kök aylık, ek ödeme ve varsa taban tamamlaması kalemleri karşılaştırıldığında fark görülebilir. Kalemler arasında tutarsızlık varsa Kuruma yazılı başvuru yapılması gerekir.
Bu yazıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel hesap yerine geçmez. Emekli aylığı; sigortalılık başlangıcına, statüye, prim gün sayısına ve her yıla ait kazançlara göre kişiden kişiye değişir. Tutarlar ve katsayılar dönemsel olarak güncellenir, kanun hükümleri değişebilir. Kendi dosyanız için avukata danışmanız ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yazılı bilgi almanız yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.