Emeklilikte Yaşa Takılanların Staj Ve Çıraklık Mağduriyeti
Staj ve çıraklık mağduriyeti, EYT düzenlemesinin yürürlüğe girmesiyle çözülmedi; çünkü 7438 sayılı Kanun’la getirilen düzenleme yalnızca yaş şartını kaldırdı, sigorta başlangıcı şartına dokunmadı. 28 Aralık 2022’de yapılan açıklamayla sigorta başlangıcı 08.09.1999 ve öncesinde olan milyonlarca kişinin emekli olabilmesinin yolu açılırken, 1999 öncesindeki tek kaydı staj veya çıraklık sigortası olan, ilk uzun vadeli sigortalılığı ise bu tarihten sonraya düşen sigortalılar bu kapının dışında kaldı.
Bu yazıda önce EYT düzenlemesinin hangi mekanizmayla işlediğini kanun maddeleriyle açıklıyor, ardından staj ve çıraklık sigortasının bu mekanizmanın neresine takıldığını gösteriyoruz. Son bölümde ise bugün fiilen açık olan hukuki yolları ele alıyoruz: Yargıtay’ın en az 2009’dan beri uyguladığı “üretime katılma” ölçütü, bu ölçütü sınırlayan beş yıllık hak düşürücü süre ve sigorta başlangıcını kanunen geriye götüren borçlanma yolu.
Özet — EYT staj mağdurunu kapsamadı; sorun yaş şartı değil, kapıya hiç girilememesiydi.
- 7438 s.K. ile eklenen 5510 s.K. geçici m.95, sayılan hükümler kapsamındakilerin “yaş dışındaki diğer şartları taşımaları hâlinde” aylık almasını sağladı.
- Sayılan hükümlerin başında 506 s.K. geçici m.81/B gelir; bu bende girmek için sigorta başlangıcının 08.09.1999 ve öncesi olması gerekir.
- Staj ve çıraklık kaydı bu başlangıcı kurmaz (1999 öncesi dönemler için 506 s.K. m.3/II-B, bugün 5510 s.K. m.5/b) → mağdur kapıya hiç giremediği için yaş şartının kalkması ona bir şey kazandırmadı.
- Geçici m.95 ayrıca geriye dönük ödeme yapılmayacağını açıkça hükme bağlar.
- 🔑 Yargı yolu hukuken kapalı değildir ama dardır: çırak üretime bilfiil katılmışsa çıraklık ilişkisinden söz edilemez (Yargıtay 21. HD 2009/4164’ten bugünkü 10. HD kararlarına). Ancak hizmet tespiti davası 5 yıllık hak düşürücü süreye bağlıdır ve kısa vadeli çıraklık bildirgesi bu süreyi kesmez (10. HD 2025/8208); 1999 öncesi dönemlerin çoğunda süre dolmuştur.
- Hak düşürücü süreye takılan kişi için bugün kanunen açık kalan yol, ilk sigortalılıktan önce yapılmış askerlik gibi borçlanılabilir bir süre varsa borçlanmadır (5510 s.K. m.41); staj ve çıraklık borçlanması ise ancak yeni bir kanunla mümkün olur.
Yıllara Göre Emekli Olma Koşulları
Emeklilik şartları, sigorta başlangıç tarihine göre üç ayrı rejime bölünür. Staj ve çıraklık tartışmasının bütün ağırlığı bu bölünmeden doğar: bir günlük fark kişiyi bambaşka bir rejime taşıyabilir.
8 Eylül 1999’da yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda köklü değişiklik yaptı ve emeklilik şartlarını ağırlaştırdı. Kazanılmış hakların korunması için aynı Kanun’la 506 sayılı Kanun’a geçici 81. madde eklendi; kademeli geçiş rejimi budur. 506 sayılı Kanun ise 1999’da değil, 5510 sayılı Kanun’un 106. maddesiyle 01.10.2008’de yürürlükten kaldırılmıştır; geçmiş dönemler bakımından 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanmaya devam eder.
| Sigorta başlangıcı | Uygulanan rejim |
|---|---|
| 08.09.1999 ve öncesi | 506 s.K. geçici m.81 — kademeli geçiş. EYT düzenlemesi bu grubu hedefler. |
| 09.09.1999 – 30.04.2008 | 4447 s.K. ile kurulan, bugün 5510 s.K. geçici m.9’da yer alan rejim: 7000 gün ile kadın 58 / erkek 60 yaş; ya da 25 yıl sigortalılık + 4500 gün ile kadın 58 / erkek 60 yaş (4/1-a sigortalıları) |
| 01.05.2008 ve sonrası | 5510 s.K. m.28: kadın 58 / erkek 60 yaş + 7200 gün (4/1-a sigortalıları; 01.01.2036’dan itibaren kademeli yaş artışıyla) |
08.09.1999 ve öncesi grubunda 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesi iki ayrı kademe kurar. Maddenin (A) bendine göre, Kanun’un yürürlük tarihinde sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ile 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında eski hükümler uygulanır. (B) bendi ise 23.05.2002 tarihli ve 4759 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiş olup, bu eşiğin altındakiler için sigortalılık süresine göre kademelenen yaş ve prim gün sayısı şartları öngörür.
Kademeli tabloda sigortalılık süresi azaldıkça aranan yaş yükselir. Örnek olarak (B) bendinin ilk kademelerinde, 23.05.2002 tarihinde sigortalılık süresi 18 yıldan fazla olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresi ile 40 yaşını, 23 yıldan fazla olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresi ile 44 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün prim koşuluyla emekliliğe hak kazanır; süre kısaldıkça yaş ve gün şartları kademe kademe artar. Maddenin (C) bendi ise ayrı bir yol açar: 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün prim ödemiş olanlara istekleri hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır; bu şartları sonraki dönemlerde sağlayanlar için de kademeli yaş artışı öngörülmüştür.
EYT Sonrası Kaç Gün Prim ve Kaç Yıl Sigortalılık Gerekir?
EYT düzenlemesi (B) bendindeki yaş şartını kaldırdı, ama sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartları aynen duruyor. Bu bentten aylık bağlanabilmesi için kadınların 20, erkeklerin 25 yıllık sigortalılık süresini doldurması ve 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık sürelerine göre aşağıdaki prim gün sayısını tamamlaması gerekir. Tablodaki gün sayıları 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (B) bendinden alınmıştır.
| 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresi — kadın | 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresi — erkek | Aranan prim günü |
|---|---|---|
| 17 yıl ve fazlası | 21 yıl 6 ay ve fazlası | 5000 |
| 16 – 17 yıl | 20 yıl – 21 yıl 6 ay | 5075 |
| 15 – 16 yıl | 18 yıl 6 ay – 20 yıl | 5150 |
| 14 – 15 yıl | 17 yıl – 18 yıl 6 ay | 5225 |
| 13 – 14 yıl | 15 yıl 6 ay – 17 yıl | 5300 |
| 12 – 13 yıl | 14 yıl – 15 yıl 6 ay | 5375 |
| 11 – 12 yıl | 12 yıl 6 ay – 14 yıl | 5450 |
| 10 – 11 yıl | 11 yıl – 12 yıl 6 ay | 5525 |
| 9 – 10 yıl | 9 yıl 6 ay – 11 yıl | 5600 |
| 8 – 9 yıl | 8 yıl – 9 yıl 6 ay | 5675 |
| 7 – 8 yıl | 6 yıl 6 ay – 8 yıl | 5750 |
| 6 – 7 yıl | 5 yıl – 6 yıl 6 ay | 5825 |
| 5 – 6 yıl | 3 yıl 6 ay – 5 yıl | 5900 |
| 2 yıl 8 ay 15 gün – 5 yıl | 2 yıl 8 ay 15 gün – 3 yıl 6 ay | 5975 |
Aralıkların alt sınırı dâhil, üst sınırı hariçtir. En alttaki 2 yıl 8 ay 15 gün, 08.09.1999 ile 23.05.2002 arasındaki süreye karşılık gelir; yani sigorta başlangıcı 08.09.1999 ve öncesinde olan herkes tablonun bir satırına düşer. Staj ve çıraklık mağdurunun sorunu, ilk uzun vadeli sigortalılığı 08.09.1999’dan sonra başladığı için bu tablonun hiçbir satırına girememesidir. 08.09.1999 tarihinde sigortalılık süresi kadında 18, erkekte 23 yılı bulmuş olanlar ise tabloya değil, eski hükümleri uygulayan (A) bendine tabidir.
Kendi kademenizi ve gün şartınızı ayrıntılı görmek için kadın ve erkek için 3600 gün emeklilik şartları ile EYT şartları ve kademeli emeklilik yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Mağduriyeti Nedir ?
EYT mağduriyeti, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi şartlarını tamamladığı hâlde yalnızca yaş şartı nedeniyle emekli olamama durumudur. 4447 sayılı Kanun’la getirilen yaş koşulu, o tarihte sisteme çoktan girmiş olan sigortalıları da kapsadığı için, prim ve yıl haddini dolduran kişiler yıllarca beklemek zorunda kaldı.
Kademeli tablonun yapısı gereği birkaç günlük fark bile birkaç yıllık bekleme doğurabiliyordu; mağduriyetin şiddeti buradan geliyordu. Küçük yaşta çalışma hayatına atılmış, prim gününü tamamlamış ancak emekli olamayan geniş bir grup ortaya çıktı.
Burada altını çizmek gereken teknik nokta şudur: EYT mağduriyeti yaş şartından doğar. Staj ve çıraklık mağduriyeti ise yaştan değil, sigorta başlangıç tarihinden doğar. İki mağduriyet kamuoyunda çoğu zaman aynı başlık altında anılsa da hukuken farklı yerlerde durur; düzenlemenin neden birini kapsayıp diğerini kapsamadığı da bu farkla açıklanır.
“ EYT’liye Müjde” Başlığıyla Gündeme Gelen Düzenlemeden Tüm Mağdurlar Faydalandı mı ?
Hayır. Düzenleme, 1/3/2023 tarihli ve 7438 sayılı Kanun‘un 1. maddesiyle 5510 sayılı Kanun’a eklenen geçici 95. madde ile yapıldı ve kapsamı maddenin lafzıyla sınırlıdır.
Madde şöyle işler: bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanun’un geçici 10. maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanun’un geçici 205. maddesi hükümlerine göre aylık bağlanacak olanlar, “söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları hâlinde“ yaşlılık veya emekli aylığından yararlanır.
Cümlenin iki yarısı da belirleyicidir. Birincisi, düzenleme yalnızca yaş şartını devre dışı bırakır; ikincisi, ancak sayılan hükümler kapsamında olanlar için işler. Staj ve çıraklık sigortası bulunan mağdurun sorunu ise tam olarak bu ikinci koşuldadır: sigorta başlangıcı 08.09.1999’dan sonraya düştüğü için 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (B) bendi kapsamına hiç girememektedir. Yaş şartının kalkması, kapıdan giremeyen kişiye bir şey kazandırmaz.
Maddenin ikinci cümlesi de sonuçlar bakımından önemlidir: “Bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez.” Yani sonradan kapsama girildiğinde dahi geçmişe yönelik aylık talebinde bulunulamaz. Maddenin ikinci fıkrası ise 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun’un 30. maddesiyle mülga edilmiştir.
EYT Düzenlemesinden Faydalanamayan Staj ve Çıraklık Mağdurlarının Hukuki Durumu
Staj ve çıraklık sigortasının emeklilik başlangıcı sayılmamasının dayanağı tek bir madde değil, birbirini tamamlayan ve dönemden döneme değişen bir hüküm zinciridir. Bugün yürürlükteki çerçeve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu (eski adıyla Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu, yürürlük 19.06.1986) ile 5510 sayılı Kanun’dur; ondan önce 05.07.1977’de yürürlüğe giren 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu uygulanıyordu. Staj ve çıraklık mağdurlarının büyük bölümünü ilgilendiren 1999 öncesi dönemlerde ise kuralı koyan hüküm, mülga 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinin II/B bendidir. 3308 sayılı Kanun’a göre primlerin ödenmeye başlama tarihi aynı Kanun’un geçici 4. maddesinde belirtilmiştir.
Sigorta primlerinin ödenmeye başlanması
Geçici Madde 4 – “Bu Kanunun 25 inci maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yılbaşından itibaren başlanır. Bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam olunur.”(1)
Çırakların statüsü ise 3308 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belirlenmiştir: “Aday çırak ve çırak; öğrenci statüsünde olup, öğrencilik haklarından yararlanır. Bunlar işyerinde çalışan işçi sayısına dahil edilmezler.”(2) Hükme göre çırak, kural olarak işçi değil öğrenci sayılır.
Aynı Kanun’un 13. maddesinde; “Bu Kanunun uygulandığı yer ve meslek dallarında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun çıraklık sözleşmesine dair hükümleri ile onsekiz yaşını doldurduktan sonra sözleşmesi devam eden çıraklar hakkında 1475 sayılı İş Kanununun, İşçi Sağlığı ve Güvenliği başlıklı beşinci bölümünde yer alan hükümleri dışındaki hükümler uygulanmaz.”(3) denilmiştir. Buna göre 18 yaşını doldurduktan sonra sözleşmesi devam eden çıraklar hakkında İş Kanunu’nun yalnızca işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin bölümü uygulanır; diğer hükümleri uygulanmaz. Yani çıraklık statüsü 18 yaşından sonra da sürer; 18 yaş, statüyü değil, aşağıda anlatılan sigortalılık süresinin başlangıcını etkiler. Maddedeki 818 ve 1475 sayılı Kanun atıfları kanun metninde güncellenmemiştir; iş sağlığı ve güvenliği bakımından bugün 6331 sayılı Kanun çırak ve stajyerleri de kapsar.
Primlerin kim tarafından ve hangi tutar üzerinden ödendiği ise 25. maddede düzenlenmiştir; maddenin bugünkü metni 02.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun’la yazılmıştır, bu yüzden geçmiş bir dönem değerlendirilirken o tarihte yürürlükte olan metne bakılır (geçici 4. maddenin işyeri sahiplerine bıraktığı geçiş dönemi bunun örneğidir): “Aday çırak, çıraklar, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta iken staja, tamamlayıcı eğitime veya alan eğitimine tabi tutulan öğrencilerin sigorta primleri asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden, Bakanlık ile mesleki ve teknik eğitim yapan yükseköğretim kurumlarının bağlı olduğu üniversitelerin bütçesine konulan ödenekten karşılanır.”(4) Aynı maddede bu kişiler hakkında 506 sayılı Kanun’un 23, 24, 35 ve 42. maddelerinin uygulanmayacağı da belirtilmiştir.
5510 sayılı Kanun tarafında belirleyici hüküm 5. maddenin (b) bendidir: aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası; stajyerler, bursiyerler ve kısmi zamanlı çalışan öğrenciler hakkında ise yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır.(5) Bendin son cümlesi ise sıkça atlanır: bu kişiler 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Bendin bugünkü metni 13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun’la yazılmıştır ve 01.10.2008 sonrası dönemlere uygulanır.
EYT tartışmasının asıl konusu olan 1999 öncesi çıraklık dönemlerinde ise aynı sonucu doğuran hüküm, mülga 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinin II/B bendidir. Yargıtay kararlarında aktarılan lafza göre “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun’un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” Yani o dönemde de çıraklık süresi uzun vadeli sigorta kollarının dışındaydı; değişen yalnızca hükmün yeri oldu.
Aynı Kanun’un 7. maddesinin (a) bendine göre sigorta hak ve yükümlülükleri “staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten” başlar.(6) Prim ödeme yükümlüsü ise 87. maddenin (e) bendinde Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin eğitim gördüğü okul ya da kurumlar ve yükseköğrenim stajlarında ilgili yükseköğretim kurumu olarak belirlenmiştir.(8)
Zincirin sonucu şudur: staj ve çıraklık döneminde sigortalılık vardır, hatta hizmet dökümünde görünür; eksik olan, emeklilik hakkını doğuran uzun vadeli sigorta kollarıdır. Bu kollara prim yatmadığı için ne prim gün sayısına ekleme olur ne de sigortalılık süresi bu tarihten başlar. EYT kapısının açılmamasının teknik sebebi budur.
3308 Sayılı Kanun’a Göre Staj ve Çıraklık Sigortası: Hangi Dönemde Hangi Kural Uygulanır?
3308 sayılı Kanun’a göre staj ve çıraklık sigortası, hangi yılda yapılmış olursa olsun emeklilik başlangıcı kurmaz; değişen yalnızca bu sonucu doğuran hükmün yeridir. Hizmet dökümünüzdeki kaydı doğru okumak için çıraklığın veya stajın geçtiği dönemi aşağıdaki tabloyla eşleştirin.
| Dönem | Çıraklığı düzenleyen kanun | Sigorta bakımından kural |
|---|---|---|
| 05.07.1977 – 18.06.1986 | 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu (çırak olma yaşı 12-18) | 506 s.K. m.3/II-B: çıraklık devresinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları uygulanmaz |
| 19.06.1986 – 30.09.2008 | 3308 sayılı Kanun (ilk metinde çırak olma yaşı 13-19) | 506 s.K. m.3/II-B ile aynı sonuç; 18 yaştan önceki uzun vadeli sigortalılıkta 506 s.K. m.60/G |
| 01.10.2008 ve sonrası | 3308 sayılı Kanun (2019’dan beri yaş aralığı yok) | 5510 s.K. m.5/b: çıraklara iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; stajyer öğrencilere iş kazası ve meslek hastalığı sigortası; 18 yaş kuralı m.38/2 |
Tablonun EYT açısından anlamı şudur: 1999 öncesinde geçen bir çıraklık dönemi, hangi kanuna tabi olursa olsun, kendiliğinden 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesine giriş sağlamaz. Dönemin uzun vadeli sigortalılık sayılabilmesi için çıraklık ilişkisinin aslında bir hizmet akdi olduğunun mahkeme kararıyla tespiti gerekir; bunun koşulları ve süresi aşağıdaki bölümlerde anlatılıyor.
Staj Sigortası Neden EYT Kapısını Açmıyor?
Aşağıdaki zincir, mağduriyetin nerede oluştuğunu adım adım gösterir. Zincirin herhangi bir halkası kırıldığında sonuç değişir; bugünkü hukuki mücadelenin tamamı üçüncü halkaya yöneliktir.
- EYT (5510 geçici m.95) yalnızca 506 s.K. geçici m.81/B ve maddede sayılan diğer hükümler kapsamındakiler için işler.
- 506 s.K. geçici m.81 kapsamına girmek için sigorta başlangıcının 08.09.1999 ve öncesi olması gerekir.
- Sigorta başlangıcı, 5510 s.K. m.38/1’e göre kişinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilk defa tabi olduğu tarihtir.
- Staj ve çıraklık döneminde bu sigorta kolları uygulanmaz (01.10.2008 öncesi 506 s.K. m.3/II-B, sonrası 5510 s.K. m.5/b) → dönem başlangıcı kurmaz.
- Sonuç: mağdurun ilk uzun vadeli sigortalılığı çoğunlukla 08.09.1999’dan sonraya düşer → geçici m.81 kapısına hiç ulaşılamaz → yaş şartının kalkması bir sonuç doğurmaz.
Bu nedenle “staj mağdurları EYT’de unutuldu” ifadesi mekanizmayı tam anlatmaz. Mağdur unutulmadı; düzenlemenin dayandığı hükümlerin kapsamına zaten girmiyordu. Kapsama girebilmek için değiştirilmesi gereken şey yaş değil, sigorta başlangıcının nasıl belirlendiğidir.
Staj ve Çıraklık Sigortası EYT Kapsamında mı?
Hayır; staj veya çıraklık sigortası tek başına kişiyi EYT kapsamına sokmaz. EYT’den yararlanmanın ölçüsü, 1999 öncesinde bir kayıt bulunması değil, ilk uzun vadeli sigortalılığın 08.09.1999 ve öncesinde başlamış olmasıdır. Hizmet dökümünde 1999 öncesine ait çıraklık veya staj satırı görünse de bu satır kısa vadeli sigorta kollarına aittir ve başlangıç tarihi olarak sayılmaz.
Bunun tersi de doğrudur: 1999 öncesinde çıraklık yapmış ama aynı dönemde ayrıca bir işyerinden uzun vadeli sigorta kollarıyla bildirilmiş kişi, çıraklıktan bağımsız olarak EYT kapsamındadır; bu bildirim 18 yaşından önceyse başlangıç, 18 yaşın dolduğu tarih olarak kabul edilir ve bu tarihin de 08.09.1999 ve öncesine düşmesi gerekir. Bu yüzden ilk iş, hizmet dökümünde çıraklık satırları ile “4/1-a” veya SSK tüm sigorta kolları satırlarını ayırmaktır. Hangi gruptan olduğunuzu netleştirdikten sonra emeklilik tarihinizi EYT şartları yazımızdaki kademelere göre hesaplayabilirsiniz.
Yargı Yolu Kapalı mı? Yargıtay’ın Üretime Katılma Ölçütü
Hukuken kapalı değildir, ancak sanıldığından çok daha dardır: yol, çıraklık döneminde fiilen üretime katıldığını ispat edebilen ve dava açma süresini kaçırmamış kişiler için açıktır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre çıraklık sözleşmesinin varlığı tek başına belirleyici olmayıp ilişkinin gerçek niteliğine bakılır. Daire’nin kararlarında geçen ölçüt şudur: çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor ve meslek ile sanat öğrenimi arka planda kalıyorsa artık çıraklık ilişkisinden söz edilemez. Bu durumda dönem hizmet akdine dayalı sayılır ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi kabul edilir.
Ölçüt yeni de değildir. Aynı cümle, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 19.03.2009 tarihli, 2008/6922 E., 2009/4164 K. sayılı kararında da yer alır: 1980 yılında 16 yaşındayken çırak olduğu gerekçesiyle sigortalılığı iptal edilen davacının dosyasında Daire, bordro tanıklarının dinlenmesini ve üretime katılma varsa sigorta başlangıcının kabulünü istemiştir. Yargıtay Karar Arama sisteminde bu cümleyle yapılan aramada hem 21. hem 10. Hukuk Dairesi kararları döner; bugün sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında ölçütü 10. Hukuk Dairesi uygulamaktadır (ör. 10. HD 2024/12656 E., 2025/416 K.; 10. HD 2025/11878 E., 2026/725 K.). Dolayısıyla “bu yolda sonuç alınamaz” biçimindeki genel değerlendirme içtihat karşısında doğru değildir; ama “herkes dava açıp kazanır” değerlendirmesi de aşağıda anlatılan süre kuralı nedeniyle doğru değildir.
Buna karşılık yolun kolay olduğunu söylemek de doğru olmaz. Daire, üretime ne şekilde katıldığı somut olarak ortaya konmadan verilen kabul kararlarını bozmaktadır; yetersiz ve soyut tanık beyanına dayanan dosyalar ilk derecede kazanılsa bile temyizde bozulabilmektedir. Örneğin 10. Hukuk Dairesi’nin 16.05.2024 tarihli, 2024/5202 E., 2024/5410 K. sayılı kararında, işyerinde yapılan ve teorik eğitimi tamamlayan pratik eğitimin hizmet akdi ve üretime katkı gibi değerlendirilmesi hatalı bulunarak karar bozulmuştur. Kayıt temelli deliller — bordro, puantaj, işe giriş bildirgesi, işyerinin Kurum dosyası ve bordro tanıkları — belirleyicidir.
Ölçütün nasıl uygulandığını, hangi delillerin toplandığını ve güncel kararların sonuçlarını ayrıntılı olarak çıraklık sigortası emeklilik başlangıcı sayılır mı yazımızda ele aldık.
5 Yıllık Hak Düşürücü Süre: 1999 Öncesi Çıraklık İçin Dava Hâlâ Açılabilir mi?
Çoğu dosyada hayır. Hizmet tespiti davası, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır: 01.10.2008 sonrası dönemler için 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrası, öncesi için mülga 506 sayılı Kanun’un 79. maddesinin onuncu fıkrası bu süreyi öngörür. Süre zamanaşımı değil hak düşürücü süredir; mahkeme kendiliğinden gözetir. EYT bakımından önem taşıyan dönemler 1999 ve öncesine ait olduğu için, bu dönemler için süre kural olarak çoktan dolmuştur.
Mağdurların en sık yanıldığı nokta, hizmet dökümündeki çıraklık işe giriş bildirgesinin süreyi durdurduğunu düşünmektir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 14.05.2025 tarihli, 2024/15026 E., 2025/8208 K. sayılı kararı bunun aksini söyler: kısa vadeli sigorta kollarından verilen işe giriş bildirgesi hak düşürücü süreyi kesmez. Olayda 1986 tarihli çıraklık sözleşmesi ve 01.10.1986 tarihli çıraklık bildirgesi bulunan davacının 1989 yılı sonuna ait çalışması ilk derece ve istinafta kabul edilmiş, Daire ise bu dönemin hak düşürücü süreye uğradığını belirterek kararı bozmuştur.
| Dosyadaki durum | Hak düşürücü süre bakımından sonuç |
|---|---|
| 1999 öncesinde yalnızca kısa vadeli çıraklık/staj bildirgesi var, o işyerindeki çalışma yıllar önce sona erdi | Süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dolmuştur; çıraklık bildirgesi süreyi kesmez (10. HD 2025/8208) |
| Çıraklıktan sonra aynı işyerinde kesintisiz ve Kuruma bildirilen çalışmaya geçildi | Süre, kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlar; çalışma hâlâ sürüyorsa ya da bittiği yılın sonundan itibaren 5 yıl dolmadıysa dava açılabilir |
| Çalışma Kurum denetimiyle tespit edildi | Kurumca öğrenilen ve kesintisiz devam eden çalışma bakımından sürenin geçtiğinden söz edilemez |
Pratik sonuç: 1990’larda çıraklık yapmış, sonra başka işyerlerinde çalışmaya devam etmiş bir kişi için hizmet tespiti yolu büyük ölçüde kapanmıştır. Bu kişi için EYT’ye ulaşmanın kanunen açık kalan yolu, varsa ilk sigortalılıktan önceki askerlik süresinin borçlanılmasıdır; staj ve çıraklık süresinin kendisi için ise yeni bir kanun gerekir. Sürenin nasıl hesaplandığını ve mevsimlik işler gibi istisnaları çıraklık sigortası ve Yargıtay kriteri yazımızda ayrıntılı anlattık.
Dava Kazanılırsa EYT Kapsamına Girilir mi?
Bu sorunun cevabı dönemin hangi yaşta geçtiğine bağlıdır ve çoğu dosyada beklenenden dardır. 5510 sayılı Kanun’un 38. maddesinin ikinci fıkrası şu sınırı koyar: “Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.”
| Dava kazanılırsa | 18 yaşından ÖNCEKİ dönem | 18 yaşından SONRAKİ dönem |
|---|---|---|
| Prim ödeme gün sayısı | Eklenir | Eklenir |
| Sigortalılık süresinin başlangıcı | Geriye çekilmez — 18 yaşta başlar | Geriye çekilir |
| EYT kapsamına etkisi | Yalnızca 18 yaşın dolduğu tarih 08.09.1999 ve öncesindeyse | Dönem 08.09.1999 ve öncesindeyse doğrudan etkili |
Çıraklık büyük ölçüde 18 yaşından önce yapıldığından bu hüküm neredeyse her dosyada devrededir. Çırak olabilme yaşı da dönemden döneme değişmiştir: 2089 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre 12 yaşından küçük ve 18 yaşından büyük olmamak gerekiyordu; 3308 sayılı Kanun’un ilk metni 13 yaşını doldurmuş ve 19 yaşından gün almamış olmayı arıyordu; 27.06.2019 tarihli ve 7180 sayılı Kanun’la değişen 10. madde ise yaş aralığını kaldırarak ortaokul veya imam-hatip ortaokulu mezuniyetini ve sağlık uygunluğunu aramaktadır.
Aynı 18 yaş kuralı, 01.10.2008 öncesi dönemler bakımından mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde yer alıyordu. Bu bent 11.12.1981 tarihli ve 2564 sayılı Kanun’la eklenmiştir ve aynı Kanun’la getirilen geçici 54. maddeye göre 01.04.1981’den önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlara uygulanmaz (Yargıtay 21. HD 2009/4164). EYT tartışmasındaki çıraklık dönemlerinin büyük kısmı 1981 sonrasına ait olduğundan pratikte belirleyici olan kural 60/G, 01.10.2008 sonrası için ise 5510 sayılı Kanun’un 38/2. maddesidir.
Pratik sonuç: 18 yaşını 08.09.1999’dan önce dolduran ve o tarihe kadar kazanılmış hizmeti bulunan kişilerde dava, doğrudan EYT kapısını açabilir. 18 yaşın dolduğu tarih 08.09.1999’dan sonraya düşüyorsa kazanç prim gün sayısıyla sınırlı kalır; bu da emeklilik tarihini öne çekebilir ama rejim değiştirmez. Her iki durumda da davanın önce 5 yıllık hak düşürücü süre engeline takılmaması gerekir.
Dava Kazanıldıktan Sonra EYT İçin Hangi Şartlar Aranır?
Mahkeme kararıyla sigorta başlangıcı 08.09.1999 ve öncesine çekilen kişi, 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (B) bendi kapsamına girer; ancak aylık bağlanması için bendin yaş dışındaki şartlarını yine tamamlaması gerekir. Kesinleşen karar SGK kayıtlarına işlendikten sonra yaşlılık aylığı talebi bu kayıtlar üzerinden değerlendirilir.
- Sigortalılık süresi: kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıl; süre, mahkemenin kabul ettiği başlangıç tarihinden hesaplanır.
- Prim gün sayısı: 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresine göre 5000 ile 5975 gün arasında (yukarıdaki tablo). Davada tespit edilen günler bu sayıya eklenir.
- Yaş: aranmaz (5510 s.K. geçici m.95).
- Geçmişe dönük ödeme: yapılmaz; aylık, talep tarihine göre bağlanır ve geçici m.95’e dayanılarak geriye dönük hak talep edilemez.
Bu nedenle başlangıcı 1999 öncesine çekilen ama prim gün sayısı eksik kalan kişi EYT’li sayılır, fakat emekli olabilmek için eksik günleri çalışarak veya borçlanarak tamamlaması gerekir. Hesap, mahkeme kararından sonraki güncel hizmet dökümü üzerinden yapılmalıdır.
Sigorta Başlangıcını Öne Çekmenin Başka Yolu Var mı?
Kanun, borçlanma yoluyla başlangıcın geriye götürülmesini açıkça düzenler. 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesine göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma hâlinde, sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Ancak bu imkân yalnızca kanunun saydığı süreler için vardır ve liste kapalıdır. 41. maddenin birinci fıkrasında (a) bendinden (j) bendine kadar on bir bent hâlinde sayılan süreler arasında askerlik, doğum, doktora ve tıpta uzmanlık öğrenimi, sigortalı olmaksızın yapılan avukatlık stajı, beraatle sonuçlanan tutukluluk, grev ve lokavt gibi hâller yer alır. Öğrenci stajı ve çıraklık bu listede yoktur; borçlanma için kanun değişikliği gerekmesinin sebebi budur.
Buna karşılık listedeki bir süreye sahip olan kişi için hesap değişebilir. Örneğin askerlik borçlanması, kişinin durumuna göre sigortalılık başlangıcını öne çekebilecek bir kalemdir ve maliyeti bugünden hesaplanabilir. Başlangıcı geriye götüren, yalnızca ilk uzun vadeli sigortalılıktan önce geçen ve borçlanılan süredir; ilk işe girişten sonra yapılan askerlik borçlanılsa bile prim gün sayısını artırır ama başlangıcı değiştirmez. Bu tercihin kendi dosyanızda ne sonuç doğuracağı hizmet dökümü ve tarihlerle birlikte değerlendirilmelidir; genel bir kural olarak sunulamaz.
Borçlanmanın nasıl işlediğini ve tutarın nasıl hesaplandığını emeklilikte askerlik borçlanması nasıl yapılır yazımızda, güncel tutar için ise askerlik borçlanması hesaplama aracımızda bulabilirsiniz.
Askerlik Borçlanması Sigorta Başlangıcını 1999 Öncesine Çeker mi?
Çekebilir, ama yalnızca askerlik ilk uzun vadeli sigortalılıktan önce yapılmışsa. Başlangıç, askerliğin yapıldığı tarihe değil, borçlanılan gün sayısı kadar geriye gider. Örneğin ilk uzun vadeli sigortalılığı 2000 yılının başında başlamış ve ondan önce 18 ay askerlik yapmış bir kişi, bu süreyi borçlandığında başlangıcı 08.09.1999’un öncesine çekilir ve 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (B) bendine girer. Başlangıcı 1999’dan çok sonra olan kişide ise askerlik süresi bu farkı kapatmaya yetmez.
Staj ve çıraklık mağdurlarının önemli bir bölümü için bu, bugün kanunen işleyen en somut yoldur: hizmet tespiti davası hak düşürücü süreye takılmış olsa bile askerlik borçlanması için böyle bir süre engeli yoktur. Borçlanma tutarı başvuru tarihindeki prime esas kazanç sınırlarına göre hesaplandığından, ödeme yapmadan önce başlangıç tarihinin ne kadar geriye gideceği ve bunun hangi kademeye denk geldiği hizmet dökümüyle birlikte hesaplanmalıdır.
1999 Öncesi Staj veya Çıraklık Kaydı Olanlar EYT’den Hangi Yolla Yararlanabilir?
1999 öncesi staj veya çıraklık kaydı tek başına EYT hakkı vermez; kişinin EYT’ye ulaşıp ulaşamayacağı, kaydın yanında hangi ek olgunun bulunduğuna bağlıdır. Aşağıdaki tablo, mağdurların fiilen karşılaştığı durumları ve her biri için kanunen açık olan yolu gösterir.
| Durum | EYT’ye giden yol | Dayanak |
|---|---|---|
| 1999 öncesinde yalnızca kısa vadeli çıraklık/staj kaydı var, ilk uzun vadeli sigortalılık 08.09.1999 sonrası | Kendiliğinden yok; kayıt başlangıç sayılmaz | 506 s.K. m.3/II-B · 5510 s.K. m.38/1 |
| Aynı durumda, ilk sigortalılıktan önce askerlik yapılmış | Askerlik borçlanmasıyla başlangıç borçlanılan gün kadar geriye gider; 08.09.1999 öncesine düşerse (B) bendine girilir | 5510 s.K. m.41 |
| Çıraklık döneminde fiilen üretime katılınmış, çalışma aynı işyerinde kesintisiz ve bildirimli sürmüş, hak düşürücü süre dolmamış | Hizmet tespiti davası; kabul hâlinde başlangıç tespit edilen tarihe çekilir | 506 s.K. m.79/10 · 5510 s.K. m.86/9 · Y. 21. HD 2009/4164, 10. HD 2026/725 |
| Üretime katılım var ama çalışma yıllar önce sona ermiş, kayıt yalnızca kısa vadeli bildirge | Hizmet tespiti yolu kural olarak kapalı; borçlanılabilir süre yoksa yeni bir kanun beklenir | Y. 10. HD 2025/8208 |
| Tespit edilen dönem 18 yaşından önce | Başlangıç 18 yaşın dolduğu tarihte; bu tarih 08.09.1999 ve öncesindeyse EYT kapısı açılır, sonrasındaysa yalnızca prim günü artar | 506 s.K. m.60/G · 5510 s.K. m.38/2 |
Tablonun gösterdiği gibi, 1999 öncesi staj sigortası veya çıraklık sigortası olan bir kişinin EYT’den yararlanması çoğu zaman staj ya da çıraklık kaydının kendisinden değil, yanındaki askerlik veya kesintisiz çalışma olgusundan doğar. Hiçbiri yoksa, bugünkü mevzuatta kapı kapalıdır ve çözüm, staj ve çıraklık sürelerinin borçlanılmasını ya da başlangıç sayılmasını sağlayacak bir kanun değişikliğidir.
Yasal Düzenleme Beklentisi Hangi Aşamada?
Staj ve çıraklık sürelerinin borçlanılmasını öngören kanun teklifleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmaya devam etmektedir; Ekim 2026’da da yeni bir teklif verildiği kamuoyuna yansımıştır. Ancak Ekim 2026 itibarıyla bu konuda kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlanmış bir kanun yoktur; 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesindeki borçlanma listesi değişmemiştir.
Bir teklifin sunulmuş olması hak doğurmaz. Yasama süreci komisyon görüşmesi, Genel Kurul oylaması, Cumhurbaşkanınca yayımlanma ve Resmî Gazete’de yayım aşamalarından geçer; görüşülmeyen teklifler yasama dönemi sonunda kadük olur. Bu nedenle bir haberde kanun numarası ile Resmî Gazete tarih ve sayısı yoksa, ortada yürürlüğe girmiş bir düzenleme yoktur.
Meclis’teki tekliflerin içeriğini, borçlanma tartışmasını ve güncel durumu ayrıntılı olarak staj mağdurları son durum yazımızda ele aldık.
Staj Mağdurlarına Müjde Var mı? Resmî Gazete’de Yayımlanan Bir Düzenleme Var mı?
Ekim 2026 itibarıyla hayır. “Staj mağdurlarına müjde”, “1999 öncesi staj sigortası son dakika” veya “torba yasada staj var mı” başlıklı haberlerin büyük bölümü, Meclis’e verilen bir teklifi ya da bir açıklamayı aktarır. Hak doğuran tek metin, kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlanan kanundur; 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesine staj veya çıraklık borçlanması ekleyen ya da 38. maddedeki başlangıç kuralını değiştiren bir hüküm bugüne kadar yayımlanmamıştır.
Bir haberi değerlendirirken üç soruya bakmak yeterlidir: kanun numarası var mı, Resmî Gazete tarih ve sayısı var mı, değiştirilen madde 5510 sayılı Kanun’un hangi maddesi? Üçü de yoksa haber bir teklifi ya da beklentiyi anlatıyordur. Bugünkü EYT hükmü (geçici m.95) bakımından ise ölçü değişmez: başlangıcın 08.09.1999 ve öncesine düşmesi ve prim gün şartının ayrıca tamamlanması gerekir. Yeni bir kanunun staj ve çıraklık sürelerini bu hesapta nasıl değerlendireceği, ancak yayımlanan metnin kendisinden anlaşılabilir.
Staj ve Çıraklık Mağduriyeti İçin Şimdi Ne Yapılabilir?
Kanun beklerken yapılabilecek somut işler vardır ve bunların çoğu, olası bir düzenlemede de dava yolunda da işe yarar. Kayıtlar zamanla kaybolduğundan beklemek çoğu zaman aleyhe sonuç verir.
- Ayrıntılı hizmet dökümünüzü alın. Staj/çıraklık döneminin hangi tarihlerde ve hangi sigorta koluyla kayıtlı olduğunu görün.
- İki tarihi karşılaştırın: 18 yaşınızı doldurduğunuz tarih ve ilk uzun vadeli sigortalılık tarihiniz. EYT kapısı bu iki tarihe göre açılır ya da kapalı kalır.
- Çıraklık sözleşmesi ve okul kayıtlarınızı bulun. Mesleki eğitim merkezi kayıtları, işe giriş bildirgesi ve varsa görevlendirme belgeleri.
- Dava süresini kontrol edin. Çıraklık yaptığınız işyerindeki çalışmanız hangi yıl sona erdi, ardından aynı işyerinde kesintisiz ve bildirimli çalışmaya geçtiniz mi? Kesintisiz çalışmanın bittiği yılın sonundan itibaren 5 yıl geçmişse hizmet tespiti yolu hak düşürücü süreye takılır.
- Üretimde çalıştığınızı gösterecek kayıtları araştırın. Bordro, puantaj, Kurum müfettiş raporu; ayrıca aynı dönemde aynı işyerinden bildirimi yapılmış bordro tanıkları.
- Borçlanılabilir başka süreniz var mı bakın. Askerlik, doğum, doktora/tıpta uzmanlık gibi 5510 s.K. m.41 kapsamındaki süreler başlangıcı öne çekebilir.
Delil durumu zayıfken dava açmak, aynı dönem için olumsuz bir kesin hüküm doğurma riski taşır. Bu nedenle karar, hizmet dökümü ve işyeri kayıtları birlikte incelendikten sonra verilmelidir. Sürecin nasıl değerlendirildiğini Ankara iş hukuku avukatı sayfamızda anlattık.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir dosyada hukuki görüş yerine geçmez. Staj ve çıraklık mağduriyeti bakımından hakların kapsamı mevzuat ve içtihat değiştikçe güncellenmekte olup, adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.
Sıkça Sorulan Sorular
EYT düzenlemesi staj ve çıraklık mağdurlarını neden kapsamadı?
7438 sayılı Kanun’la eklenen 5510 sayılı Kanun geçici 95. madde yalnızca yaş şartını devre dışı bıraktı ve bunu maddede sayılan hükümler kapsamındakiler için yaptı. Bu hükümlerin başında gelen 506 sayılı Kanun geçici 81. maddesine girebilmek için sigorta başlangıcının 08.09.1999 ve öncesi olması gerekir. Staj ve çıraklık kaydı bu başlangıcı kurmadığından mağdur kapsama zaten girmiyordu.
Staj sigortası girişim var, neden emeklilik başlangıcı sayılmıyor?
Staj ve çıraklık döneminde yalnızca kısa vadeli sigorta kolları uygulanır: 01.10.2008 sonrası için dayanak 5510 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendi, öncesindeki çıraklık dönemleri için mülga 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinin II/B bendidir. Emeklilik başlangıcı ise aynı Kanun’un 38. maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilk defa tabi olunan tarihtir. Kayıt hizmet dökümünde görünse de bu kollara prim yatmadığı için başlangıç kurulmaz.
Staj ve çıraklık mağdurları dava açabilir mi?
Çıraklık veya staj döneminde fiilen üretime katıldığını ve meslek öğreniminin arka planda kaldığını ispat edebilen kişiler iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açabilir. Yargıtay’ın 2009’dan bu yana kararlarında yer alan ölçüte göre bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemez. Ancak dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye bağlıdır ve kısa vadeli çıraklık bildirgesi bu süreyi kesmez (Yargıtay 10. HD 2025/8208); 1999 öncesi dönemlerin çoğunda süre dolmuştur. Süre, çıraklığın ardından aynı işyerinde kesintisiz ve bildirimli çalışma sürdüyse o çalışmanın bittiği yılın sonundan başlar.
Dava kazanılırsa EYT’den yararlanabilir miyim?
Dönem 18 yaşınızdan sonraya denk geliyor ve 08.09.1999’dan önceyse doğrudan etkili olabilir. 18 yaşınızdan önceki dönemlerde ise 01.10.2008 öncesi için mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi, sonrası için 5510 sayılı Kanun’un 38/2. maddesi gereği sigortalılık süresi yine 18 yaşın doldurulduğu tarihte başlar; kazanım prim gün sayısıyla sınırlı kalır. Bu ayrım her dosyada ayrıca hesaplanmalıdır.
Geriye dönük emekli aylığı alabilir miyim?
5510 sayılı Kanun’un geçici 95. maddesi bu konuda açıktır: “Bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez.” Yani sonradan kapsama girilse dahi geçmişe yönelik aylık talebinde bulunulamaz.
Askerlik borçlanmasıyla sigorta başlangıcım öne çekilir mi?
5510 sayılı Kanun’un 41. maddesine göre sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanıldığında başlangıç, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Askerlik bu maddede sayılan sürelerden biridir. Başlangıcı öne çeken yalnızca ilk uzun vadeli sigortalılığınızdan önce geçen askerliktir; bu yüzden sonuç, askerlik tarihiniz ile ilk sigortalılık tarihinizin karşılaştırılmasına bağlıdır.
Staj süresi borçlanılabilir mi?
Bugün için hayır. 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesindeki liste kapalıdır ve öğrenci stajı ile çıraklık bu listede yer almaz. Kanun yalnızca sigortalı olmaksızın yapılan avukatlık stajını ayrıca saymıştır. Diğer staj türleri için borçlanma, ancak kanun değişikliğiyle mümkün olur.
Çırakken ücret alıyordum, bu beni işçi yapmaz mı?
Ücret alınması tek başına hizmet akdi kurmaz. 3308 sayılı Kanun’un 25. maddesi çırağa ödenecek ücretin tabanını belirler; buna rağmen aynı Kanun’un 11. maddesi çırağı öğrenci statüsünde sayar. Belirleyici olan, fiilen üretime katılıp katılmadığınızdır.
EYT mağduriyeti ile staj mağduriyeti aynı şey mi?
Hayır. EYT mağduriyeti prim ve süre şartlarını tamamlamış olmasına rağmen yaş nedeniyle emekli olamamaktan doğar. Staj ve çıraklık mağduriyeti ise sigorta başlangıç tarihinin geriye çekilememesinden doğar. Bu yüzden yaş şartını kaldıran bir düzenleme ikinci grubu kapsamamıştır.
Hangi mahkemede ve kime karşı dava açılır?
Hizmet tespiti davası, çalışmanın geçtiği işverene karşı iş mahkemesinde açılır; Sosyal Güvenlik Kurumu davaya fer’î müdahil olarak katılır. Yasal dayanak 01.10.2008 sonrası dönemler için 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesi, öncesi için aynı Kanun’un geçici 7. maddesi yollamasıyla 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesidir. İki hüküm de davanın hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde açılmasını arar.
Teklif yasalaşırsa geçmiş stajlarım da kapsama girer mi?
Kamuoyuna yansıyan teklif metinleri geçmiş staj ve çıraklık sürelerinin borçlanılmasını öngörmektedir. Ancak kapsam, başvuru süresi ve geçmişe etki gibi konular ancak yürürlüğe girecek kanun metniyle kesinleşir. Yasalaşmamış bir teklife göre plan yapmak yerine belgeleri şimdiden hazırlamak daha güvenlidir.
Staj ve çıraklık sigortası EYT kapsamında mı?
Hayır. EYT’den yararlanmak için ilk uzun vadeli sigortalılığın 08.09.1999 ve öncesinde başlamış olması gerekir. Staj ve çıraklık sigortası kısa vadeli sigorta kollarına ait olduğu için hizmet dökümünde 1999 öncesine ait görünse bile başlangıç tarihi sayılmaz.
1999 öncesi çıraklığım var, askerlik borçlanmasıyla EYT’li olabilir miyim?
Askerliğiniz ilk uzun vadeli sigortalılığınızdan önce yapılmışsa olabilirsiniz. Borçlanılan gün sayısı kadar başlangıç geriye gider; yeni başlangıç 08.09.1999 ve öncesine düşerse 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (B) bendine girersiniz. Çıraklık kaydı bu hesapta rol oynamaz.
Çıraklık dönemi için hizmet tespiti davası açma süresi geçti mi?
Dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır ve kısa vadeli çıraklık bildirgesi bu süreyi kesmez (Yargıtay 10. HD 2025/8208). Çıraklığın ardından aynı işyerinde kesintisiz ve bildirimli çalışmaya devam edildiyse süre, o çalışmanın bittiği yılın sonundan başlar. 1990’lara ait ve yıllar önce sona ermiş çalışmalarda süre kural olarak dolmuştur.
EYT için kaç gün prim gerekir?
506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (B) bendine göre, 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık sürenize bağlı olarak 5000 ile 5975 gün arasında prim gerekir. Ayrıca kadınların 20, erkeklerin 25 yıllık sigortalılık süresini doldurması aranır; yaş şartı ise 5510 sayılı Kanun’un geçici 95. maddesiyle kaldırılmıştır.
Staj mağdurlarına müjde var mı, Resmî Gazete’de yayımlandı mı?
Ekim 2026 itibarıyla staj ve çıraklık sürelerinin borçlanılmasını ya da başlangıç sayılmasını sağlayan bir kanun Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır. Meclis’e verilen teklifler ve yapılan açıklamalar hak doğurmaz; hak, ancak yayımlanan kanunun metniyle ve onun öngördüğü tarihten itibaren doğar.
Geriye dönük staj sigortası yapılabilir mi?
Bugünkü mevzuatta geçmiş staj veya çıraklık süresini sonradan uzun vadeli sigortalılığa çeviren bir başvuru ya da borçlanma yolu yoktur. Tek istisna, çıraklık görünümündeki ilişkinin aslında hizmet akdi olduğunun hak düşürücü süre içinde açılan hizmet tespiti davasıyla ispatlanmasıdır.
Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL
Kaynaklar:
- 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu geçici madde 4.
- 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu madde 11.
- 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu madde 13.
- 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu madde 25.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 5.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 7.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 38 ve madde 41.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 87.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu geçici madde 95 (Ek: 1/3/2023-7438/1 md.).
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu geçici madde 81 (Ek: 25/8/1999-4447/17 md.; (B) bendi yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/3 md.).
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu madde 3/II-B, madde 60/G (Ek: 11/12/1981-2564) ve geçici madde 54, madde 79/10 (mülga: 5510 s.K. m.106).
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 86/9 ve geçici madde 9.
- 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu madde 5; 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu madde 10 (Değişik: 27/6/2019-7180/5 md.).
- Yargıtay 21. HD 19.03.2009, 2008/6922 E., 2009/4164 K.; Yargıtay 10. HD 16.05.2024, 2024/5202 E., 2024/5410 K.; 10. HD 13.01.2025, 2024/12656 E., 2025/416 K.; 10. HD 14.05.2025, 2024/15026 E., 2025/8208 K.; 10. HD 04.02.2026, 2025/11878 E., 2026/725 K.
Staj ve çıraklık tartışmasının dışında kalan bir mağduriyet daha vardır: hiç bildirilmemiş çalışma. Bu dönemler için açılacak hizmet tespit davası, işverene karşı açılır ve Kurum davaya fer’î müdahil olarak katılır; kazanılan süre prim gün sayısına eklenir.