İş Hukuku

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma İhbar Süresi ve İhbar Tazminatı

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma İhbar Süresi ve İhbar Tazminatı

Evlilik nedeniyle işten ayrılma ihbar süresi diye bir yükümlülük bulunmaz: nikâhtan sonraki bir yıl içinde iş sözleşmesini fesheden kadın işçi, işverene önceden bildirim yapmak ve önel tanımak zorunda değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu sonucu birden çok kararında açıkça belirtmiştir. Aynı gerekçeyle işçiden ihbar tazminatı da istenemez.

Makale İçeriği

Karışıklık, ihbar tazminatının kim tarafından kime ödendiğinin bilinmemesinden kaynaklanıyor. Kimi kaynak “işçi ihbar tazminatı alamaz” derken kimi “ödemek zorunda kalır” diyor; ikisi farklı sorulardır ve cevapları da farklı gerekçelere dayanır. Aşağıda kanun metni, içtihat ve işverenin son maaştan kesinti yapması hâlinde izlenecek yol ayrı ayrı ele alınıyor.

Ana hatlarıyla

Evlilik nedeniyle işten ayrılma ihbar süresi tartışması iki ayrı soruya bölünür ve ikisinin de cevabı olumsuzdur.

  • İşçi ihbar tazminatı alır mı: Hayır — ihbar tazminatı, bildirim şartına uymayan tarafın karşı tarafa ödediği tazminattır.
  • İşçi ihbar tazminatı öder mi: Hayır — Yargıtay, evlilik fesihinde işçiye önel tanıma zorunluluğu bulunmadığını kabul etmektedir.
  • İşveren önel dayatırsa: Çalıştırdığı her gün için günde en az iki saat iş arama izni vermek zorundadır.
  • Son maaştan kesinti: İşveren, işçinin rızası olmadan ücret borcunu takas edemez.
  • Noter: Zorunlu değildir; imza karşılığı teslim veya iadeli taahhütlü posta da yeterlidir.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma İhbar Süresi Var Mıdır?

Evlilik nedeniyle işten ayrılma ihbar süresi uygulanmaz. 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi kadın işçiye, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmeyi “kendi arzusu ile sona erdirme” imkânı tanımıştır ve bu hakkın kullanımını herhangi bir önele bağlamamıştır. Kanun ne bir bildirim süresi ne de bir bekleme yükümlülüğü öngörür.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2015 tarihli, 2014/17600 esas ve 2015/30741 karar sayılı ilamında bu nokta doğrudan ifade edilmiştir: kadın işçinin yasanın tanıdığı fesih hakkını kullanması hâlinde kıdem tazminatı talep hakkı doğar, feshin işverence kabul edilmesi gerekmez ve işçinin işverene ihbar öneli tanıması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Aynı yöndeki kararlar arasında Dairenin 2010/10705 esas, 2012/16586 karar ve 2012/10428 esas, 2014/17228 karar sayılı ilamları sayılabilir.

Uygulamada işverenlerin “en az dört hafta önceden haber vermeliydin” biçimindeki itirazı bu içtihat karşısında sonuç doğurmaz. İşçinin dilekçeyi verdiği gün sözleşme sona erer; ertesi gün işe gelmemesi devamsızlık sayılmaz. Fesih hakkının kaynağı özel bir kanun hükmü olduğu için genel bildirim rejimi burada devreye girmez.

İhbar Tazminatı Kimin Kime Ödediği Tazminattır?

İhbar tazminatı, bildirim şartına uymayan tarafın karşı tarafa ödediği bir tazminattır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi bunu tek cümleyle kurar: “Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.” Maddede “işveren” değil “taraf” denmesi bilinçlidir; yükümlülük feshi yapana aittir.

Buradan çıkan sonuç şudur: işveren önel vermeden çıkarırsa işçiye ihbar tazminatı öder; işçi önel vermeden ayrılırsa kural olarak işverene öder. Yani ihbar tazminatının alacaklısı her zaman feshe maruz kalan taraftır. İşçi kendisi fesih yapıyorsa bu tazminatın alacaklısı olamaz, olsa olsa borçlusu olur.

Kavramın genel işleyişi, hangi kıdemde kaç haftalık önel gerektiği ve tazminatın nasıl hesaplandığı ayrı bir konudur. Bu başlıkların ayrıntısı için ihbar süresi ve ihbar tazminatı yazımıza, hesap örnekleri için ihbar tazminatı hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Evlenen Kadın İhbar Tazminatı Alabilir Mi?

Evlenen kadın ihbar tazminatı alamaz. Bunun sebebi evlilik istisnasının dar olması değil, feshi yapan tarafın işçi olmasıdır. İhbar tazminatı feshe uğrayan tarafın alacağıdır; sözleşmeyi kendi iradesiyle sona erdiren işçi bu sıfatı taşımaz. Kıdem tazminatı hakkının doğması bu sonucu değiştirmez, çünkü iki tazminatın hukuki dayanağı ve amacı farklıdır.

Ayrım şöyle özetlenebilir: kıdem tazminatı geçmiş hizmetin ve işyerindeki yıpranmanın karşılığıdır, ihbar tazminatı ise ani fesihle karşılaşan tarafın uyum süresi kaybının karşılığıdır. Evlilik fesihinde ani fesihle karşılaşan taraf işverendir; dolayısıyla ihbar tazminatı işçi lehine doğmaz. Kanun bu noktada işçiye ayrıca bir kalem tanımamıştır.

Bu sonucun tek istisnası, feshin gerçekte işveren tarafından yapılmış olmasıdır. İşveren, işçiyi evlendiği için işten çıkarırsa ortada işçi feshi yoktur; bu durumda ihbar tazminatı ve şartları varsa işe iade hakkı gündeme gelir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi medeni hâli ve aile yükümlülüklerini geçerli fesih sebebi saymaz.

Evlilik Tazminatında İhbar Tazminatı Alınır Mı?

Evlilik tazminatında ihbar tazminatı alınmaz; ödenen tek tazminat kıdem tazminatıdır. “Evlilik tazminatı” halk arasında yerleşmiş bir ifadedir ama kanunda böyle bir kalem yoktur. Kastedilen şey, evlilik sebebiyle yapılan fesihte ödenen kıdem tazminatıdır; ihbar tazminatı bu paketin içinde yer almaz.

Terimin bulanıklığı hesaplamada da yanılgıya yol açıyor. Bazı işçiler kıdem ve ihbarı tek bir tutar sanıp bordroda daha yüksek bir rakam bekliyor. Oysa evlilik fesihinde ödenecek tutar, her tam çalışma yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücretten ibarettir. Hesabın ayrıntısı ve 2026 tavanı için evlilik nedeniyle işten ayrılma tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

Kıdem tazminatının yanında istenebilecek kalemler ise ayrıca vardır: kullanılmayan yıllık izin ücreti, ödenmemiş ücret, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları. Bunlar feshin türünden bağımsız olarak doğar. İhbar tazminatının bu listeye girmemesi, feshin işçi tarafından yapılmış olmasından kaynaklanır.

İşçi İhbar Tazminatı Ödemek Zorunda Mıdır?

Evlilik nedeniyle ayrılan kadın işçi işverene ihbar tazminatı ödemek zorunda değildir. Bu, “alamaz” sorusundan tamamen ayrı bir sorudur ve cevabı içtihattan gelir. Yargıtay, kanunun tanıdığı özel fesih hakkının kullanılmasını genel bildirim rejimine tabi tutmamış, işçiye önel tanıma yükümlülüğü yüklememiştir.

Sonuç olarak işveren, işçinin önelsiz ayrılmasını gerekçe göstererek ondan ihbar tazminatı isteyemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 12.11.1997 tarihli, 1997/14623 esas ve 1997/18913 karar sayılı ilamından bu yana istikrar kazanan çizgi budur; 2015 tarihli 2014/17600 esas sayılı karar da aynı yöndedir. Ortada ödenmesi gereken bir borç olmadığı için mahsup edilecek bir alacak da doğmaz.

Bu ayrımı kurmayan kaynaklar iki sorunun cevabını tek cümlede toplayıp “ihbar tazminatı söz konusu olmaz” diyor. İfade sonuç itibarıyla doğru olsa da işçinin karşılaştığı iki farklı pratik durumu ayırmıyor: bordroda kesinti görmek ile talep edilmeyen bir alacağı beklemek aynı şey değildir. Kesinti yapılmışsa izlenecek yol aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınıyor.

Evlilik Nedeniyle Fesih “Haklı Nedenle Fesih” Sayılır Mı?

Evlilik nedeniyle fesih, 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesindeki haklı nedenle derhal fesih hâllerinden biri değildir. Anılan maddede sağlık sebepleri, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları ve zorlayıcı sebepler sayılır; evlilik bu listede yer almaz. Evlilik fesihinin dayanağı 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesidir ve bu, kadın işçiye tanınmış bağımsız bir fesih hakkıdır.

Nitelendirme farkı teorik bir tartışma değildir, üç somut sonucu vardır. Birincisi, işsizlik ödeneği doğmaz; çünkü ödenek, hizmet akdi işçinin kendi istek ve kusuru dışında sona erenlere tanınır. İkincisi, işe iade davası açılamaz; ortada işveren feshi yoktur. Üçüncüsü, kıdem tazminatı yine de doğar; çünkü hakkın kaynağı 24. madde değil, 14. maddedir.

Kaynaklar arasındaki çelişki tam bu noktada ortaya çıkıyor: kimi siteler evlilik fesihini “haklı nedenle fesih” diye adlandırırken kimi “kendi isteğiyle ayrılma” diyor. Doğru çerçeve üçüncüsüdür — kanunun ayrıca düzenlediği özel bir fesih hâli. Haklı nedenle fesihte ihbar tazminatının nasıl işlediğini haklı fesihte ihbar tazminatı yazımızda, işsizlik ödeneği doğuran fesih hâllerinin tam listesini ise hangi durumlarda işsizlik maaşı alınır yazımızda bulabilirsiniz.

4857 Sayılı Kanundaki İhbar Süreleri ve Evlilik Fesihinde Uygulanmaması

4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde bildirim sürelerini kıdeme göre kademelendirir. Bu süreler evlilik nedeniyle işten ayrılma ihbar süresi bakımından uygulanmaz; aşağıdaki tablo, işçinin normal istifasında geçerli olan rejimi gösterir ve evlilik istisnasının bu rejimden nasıl ayrıldığını görmeyi kolaylaştırır.

İşçinin kıdemiBildirim süresiEvlilik fesihinde
6 aydan az2 haftaUygulanmaz
6 ay – 1,5 yıl4 haftaUygulanmaz
1,5 – 3 yıl6 haftaUygulanmaz
3 yıldan fazla8 haftaUygulanmaz

Evlilik sebebiyle işten ayrılma ihbar süresi kaç haftadır?

Hiçbir hafta sayısı uygulanmaz. Tablodaki iki, dört, altı ve sekiz haftalık süreler genel rejime aittir ve evlilik istisnasında devreye girmez. Sözleşme, işçinin fesih beyanının işverene ulaştığı anda sona erer; iki hafta veya sekiz hafta beklenmesi gerekmez.

Maddedeki sürelerin sözleşmeyle artırılabildiğini de eklemek gerekir. Bazı iş sözleşmelerinde “işçi ayrılmak isterse üç ay önceden bildirir” gibi hükümler bulunur. Bu tür kayıtlar genel istifa için geçerli olsa da kanunun tanıdığı evlilik fesih hakkını daraltamaz; kanundan doğan bir hakkı sözleşmeyle işçi aleyhine sınırlamak mümkün değildir.

İşveren İhbar Öneli Dayatırsa İş Arama İzni Vermek Zorunda Mıdır?

İşveren ihbar öneli çalışılmasını dayatıyorsa, o önel boyunca iş arama izni vermek zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 27. maddesi bunu emredici biçimde düzenler: bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İznin süresi günde iki saatten az olamaz.

Maddenin devamı iki yaptırım öngörür. İşveren iş arama iznini hiç vermez veya eksik kullandırırsa, o süreye ilişkin ücreti işçiye ödemek zorundadır. İşçiyi iş arama izni sırasında çalıştırırsa, izin kullanarak çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder. Yani dayatılan önel işverene ek maliyet doğurur.

Bu düzenleme pratikte işçinin elini güçlendirir. Evlilik fesihinde önel zaten gerekmediği için işçi doğrudan ayrılabilir; ancak iş barışını korumak adına kısa bir süre çalışmayı kabul ederse, o sürenin iş arama izniyle birlikte geçmesi gerekir. İşçi isterse günlük iki saatlik izinleri birleştirip toplu kullanabilir; bunun için ayrılacağı günden önceki günlere denk getirmesi ve durumu işverene bildirmesi yeterlidir.

İşveren Son Maaştan İhbar Tazminatı Kesebilir Mi?

İşveren son maaştan ihbar tazminatı kesemez. Bunun iki ayrı gerekçesi vardır ve her ikisi de tek başına yeterlidir. Birincisi, evlilik fesihinde işçi önel borçlusu olmadığı için kesilecek bir alacak zaten doğmamıştır. İkincisi, böyle bir alacak bulunsa dahi işveren onu tek taraflı olarak ücretten mahsup edemez.

İkinci gerekçenin dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 407. maddesidir: “İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir.” İhbar tazminatı, işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan bir zarar değildir; dolayısıyla istisna kapsamına girmez.

Kesinti yine de yapılmışsa bu, ödenmemiş ücret alacağına dönüşür. İşçi, kesilen tutarı ücret alacağı olarak talep edebilir; 4857 sayılı Kanun’un 34. maddesi gereği gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı işler. Bordroda “ihbar mahsubu” veya benzeri bir kalem görünüyorsa, dayanağının yazılı olarak sorulması ilk adımdır.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır ve Teslim Edilir?

Dilekçede fesih iradesi, sebebi ve tarih açıkça yer almalıdır. “İş sözleşmemi 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca evlilik sebebiyle feshediyorum” biçiminde tek cümlelik bir beyan yeterlidir; uzun gerekçe yazmak gerekmez. Sebep belirtilmeden verilen düz istifa dilekçesi, sonradan evlilik gerekçesine dayanmayı ispat bakımından zorlaştırır.

Dilekçeye evlilik cüzdanının fotokopisi veya e-Devlet üzerinden alınan nüfus kayıt örneği eklenir. Nikâh tarihinin fesih tarihinden önce olduğunun belgeyle görülmesi önemlidir; sıralamanın tersine dönmesi hakkın kaybına yol açar. Bu nedenle dilekçe tarihi ile nikâh tarihi arasındaki ilişkiyi kontrol etmeden imza atmamak gerekir.

Teslimde üç yol vardır ve üçü de geçerlidir: dilekçenin ikinci nüshasına işveren yetkilisinin imza ve tarih atması, iadeli taahhütlü posta, noter ihtarnamesi. Belirleyici olan, beyanın işverene hangi gün ulaştığının ispatlanabilmesidir. İşveren imzadan kaçınırsa ikinci veya üçüncü yola geçilir.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma Dilekçesi Noter Ücreti Ne Kadar?

Evlilik nedeniyle işten ayrılma dilekçesi noter ücreti tek bir kalemden oluşmaz. Resmî Gazete’de yayımlanan 2026 Yılı Noterlik Ücret Tarifesi’ne göre protesto, ihtarname ve kamulaştırma tebliğlerinde nüsha başına 67,58 TL noter ücreti alınır. Toplam masrafa ayrıca damga vergisi, tebligat gideri ve ihtarname noterlikçe kaleme alınıyorsa yazı ücreti eklenir.

Toplam tutar bu nedenle sabit değildir: sayfa sayısı, muhatap sayısı ve ihtarnamenin kim tarafından yazıldığı toplamı değiştirir. Kendi hazırladığınız metni notere sadece tebliğ için vermek, noterliğe yazdırmaya göre belirgin biçimde daha düşük maliyetlidir. Güncel tutarı işlem öncesinde ilgili noterlikten teyit etmek en sağlıklı yoldur.

Asıl mesele şudur: noter zorunlu değildir. Ne 1475 sayılı Kanun ne de 4857 sayılı Kanun, evlilik fesih beyanı için noter şartı öngörür. Noterin sağladığı tek üstünlük, tebliğ tarihinin resmî belgeye bağlanmasıdır. İşveren dilekçeyi imza karşılığı alıyorsa aynı ispat gücü masrafsız biçimde elde edilir. Düzenlemenin tam metnine 4857 sayılı İş Kanunu üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kesinti Yapılır veya Ödeme Geciktirilirse İzlenecek Yol

Kıdem tazminatı ödenmez veya haksız kesinti yapılırsa önce zorunlu arabuluculuğa başvurulur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı saymıştır. Bu aşama atlanırsa dava usulden reddedilir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği dilekçeye eklenerek iş mahkemesinde dava açılır. Talep edilecek kalemler ayrı ayrı yazılır: kıdem tazminatı, haksız kesilen ücret, varsa kullanılmayan yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacakları. Her kalem için faiz başlangıç tarihi farklı olabileceğinden bunun dilekçede belirtilmesi gerekir.

Faiz türü kaleme göre değişir. Kıdem tazminatında 1475 sayılı Kanun m.14 gereği mevduata uygulanan en yüksek faiz, ödenmeyen ücrette 4857 sayılı Kanun m.34 gereği yine mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı işler. Gecikme faizinin hesap mantığı için kıdem tazminatı gecikme faizi hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.

İhbar ve Kıdem Alacaklarında Zamanaşımı

Kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. 4857 sayılı Kanun’a 7036 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle eklenen Ek Madde 3, iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmaksızın fesihten doğan tazminat, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırılık tazminatı için bu süreyi belirlemiştir.

Süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte işlemeye başlar. Ücret alacaklarında ise 4857 sayılı Kanun m.32 gereği yine beş yıllık süre geçerlidir, ancak her aylık ücret kendi ödeme tarihinden itibaren ayrı ayrı işler. Bu nedenle geçmişe dönük ücret farkı taleplerinde bir kısım alacak zamanaşımına uğramış olabilir.

Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdurur, dava açılması ise keser. Evlilik hakkının kullanımı için öngörülen bir yıllık süreyle bu beş yıllık zamanaşımı birbirine karıştırılmamalıdır: bir yıl nikâhtan başlar ve hakkın kullanılabileceği dönemi belirler, beş yıl fesihten başlar ve doğmuş alacağın istenebileceği dönemi belirler.

Bordronuzda Kesinti Görüyorsanız

Evlilik nedeniyle işten ayrılma ihbar süresi beklentisiyle işverenin son ödemeden kesinti yapması, bu dosyalarda uyuşmazlığın en sık kaynağı. Böyle bir durumda kesintinin dayanağını yazılı olarak istemek, sonraki aşamada işe yarayan ilk belgeyi oluşturur; sözlü açıklamalar arabuluculuk masasında karşılık bulmuyor.

Bordronuzdaki kalemlerin doğru hesaplanıp hesaplanmadığını ve kesintinin hukuki dayanağı bulunup bulunmadığını değerlendirmek için Ankara işçi avukatı sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlilik sebebi ile işten ayrılma ihbar süresi işverene bildirilmek zorunda mı?

Hayır. Evlilik fesihinde bildirim süresi işlemediği için önceden haber verme zorunluluğu da yoktur. İşçinin yapması gereken tek şey, fesih beyanını yazılı olarak işverene ulaştırmak ve bu ulaşmayı ispatlayabilecek bir kayıt bırakmaktır.

Evlilik nedeniyle ayrılırsam işveren benden ihbar tazminatı isteyebilir mi?

İsteyemez. Yargıtay, evlilik fesihinde işçiye önel tanıma zorunluluğu bulunmadığını kabul etmektedir; önel borcu doğmadığı için ihbar tazminatı borcu da doğmaz. Talep edilirse dayanağının yazılı olarak sorulması yerinde olur.

Evlenen kadın işçi ihbar tazminatı hakkı elde eder mi?

Etmez. İhbar tazminatı feshe uğrayan tarafın alacağıdır; evlilik fesihinde feshi yapan taraf işçidir. Bu nedenle işçi bu tazminatın alacaklısı olamaz, kıdem tazminatı hakkı ise ayrıca doğar.

İşveren dilekçemi almazsa ne yapmalıyım?

İadeli taahhütlü posta veya noter ihtarnamesi kullanılabilir. Beyanın işverene ulaştığı tarih ispatlandığı sürece fesih geçerlidir; işverenin dilekçeyi almaması veya kabul etmemesi feshi engellemez.

İhbar öneli çalışırsam kıdem tazminatım değişir mi?

Çalışılan süre kıdeme eklendiği için tazminat tutarı bir miktar artabilir. Ancak bu süre boyunca günde en az iki saat iş arama izni verilmesi zorunludur; verilmezse o sürenin ücreti ayrıca talep edilebilir.

İş sözleşmemde “üç ay önceden bildirim” şartı var, bu geçerli mi?

Genel istifa için geçerli olabilir, evlilik fesih hakkını daraltamaz. Kanundan doğan bir hakkı sözleşmeyle işçi aleyhine sınırlamak mümkün değildir; evlilik fesihinde sözleşmedeki uzatılmış önel işletilemez.

İşveren son maaşımdan ihbar kesti, ne yapabilirim?

Kesilen tutar ödenmemiş ücret alacağına dönüşür. Türk Borçlar Kanunu m.407 gereği işveren, işçinin rızası olmadan ücret borcunu takas edemez. Arabuluculuk sonrası iş mahkemesinde talep edilebilir ve mevduata uygulanan en yüksek faiz işler.

Evlilik fesihinde işe iade davası açabilir miyim?

Açamazsınız. İşe iade, işveren feshine karşı tanınmış bir yoldur. Evlilik fesihinde iradeyi işçi ortaya koyduğu için bu dava yolu kapalıdır; işveren evlendiği için çıkarmışsa durum değişir.

Evlilik nedeniyle ayrıldıktan sonra işsizlik maaşı alabilir miyim?

Alamazsınız. Ödenek, hizmet akdi kendi istek ve kusuru dışında sona erenlere tanınır. Evlilik fesihinde fesih iradesi işçiye ait olduğundan bu şart sağlanmaz; kıdem tazminatı hakkı bu sonucu değiştirmez.

Noter ihtarnamesi göndermek zorunlu mu?

Zorunlu değildir. Kanun beyan için şekil şartı öngörmez; dilekçenin imza karşılığı teslimi veya iadeli taahhütlü posta da aynı ispat gücünü sağlar. Noter yalnızca tebliğ tarihini resmî belgeye bağlar.

Dilekçede kanun maddesini yazmam gerekir mi?

Zorunlu değil ama yararlıdır. Önemli olan fesih sebebinin evlilik olduğunun açıkça yazılmasıdır. Madde numarasının belirtilmesi, işverenin sebebi farklı yorumlamasının önüne geçer.

Belirli süreli sözleşmeyle çalışıyorsam ihbar süresi işler mi?

Bildirim süreleri belirsiz süreli sözleşmeler için öngörülmüştür; belirli süreli sözleşme kural olarak sürenin dolmasıyla sona erer. Evlilik fesih hakkının bu sözleşme türünde kullanımı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Ayrıldığım gün başka bir işe başlarsam sorun olur mu?

Yargıtay, evlilik nedeniyle ayrılan işçinin başka bir işte çalışmaya başlamasını tek başına hakkın kötüye kullanılması saymamaktadır. Kötüye kullanma iddiasını ileri süren işveren bunu ispatlamak zorundadır.

Kıdem tazminatı ne zaman ödenmeli?

Fesihle birlikte muaccel olur; işverenin ödemeyi geciktirmesi için yasal bir süre tanınmamıştır. Geciktirilen tutara mevduata uygulanan en yüksek faiz işler ve faiz fesih tarihinden itibaren hesaplanır.

Talebimi kaç yıl içinde ileri sürmeliyim?

Fesih tarihinden itibaren beş yıl içinde. 4857 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesi kıdem ve ihbar tazminatı için zamanaşımını beş yıl olarak belirlemiştir; arabuluculuk başvurusu bu süreyi durdurur.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her dosyanın kendi koşulları farklı sonuç doğurabilir. Mevzuat ve tarifeler dönem içinde değişebildiğinden, işlem yapmadan önce bir avukatla görüşmenizi öneririz. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.