
İşsizlik maaşı için kaç gün çalışmak gerekir sorusunun tek bir sayıyla karşılığı yoktur, çünkü 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu iki ayrı ölçü koyar: son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak ve fesihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmak. Bu iki ölçü birbirinin yerine geçmez; ikisinin birlikte gerçekleşmesi gerekir.
İkisi arasındaki fark çoğu kaynakta gözden kaçıyor. 600 gün bir prim ölçüsüdür ve kesintisiz olması gerekmez; 120 gün ise bir prim ölçüsü değil, hizmet akdinin sürmesine ilişkin bir ölçüdür. Bu ayrım, prim ödenmeyen ancak iş sözleşmesinin devam ettiği dönemleri olan kişiler bakımından doğrudan sonuç değiştirir.
Kısaca
İşsizlik maaşı için kaç gün çalışmak gerekir sorusu iki ayrı ölçüyle cevaplanır ve ikisi karıştırılmamalıdır:
- 600 gün prim, son üç yıl içinde: Kanun “son iki yıl” değil “son üç yıl” der. Bu üç yıllık pencereye önceki işlerin primleri de girer.
- 600 gün prim ≠ 600 gün çalışma: Tam ay çalışılan bir ay 30 gün prim üretir; eksik gün bildirimi olan aylarda prim günü daha az olur.
- 120 gün prim şartı değildir: Kanunun lafzı “hizmet akdine tabi olanlardan” biçimindedir — prim ödenmiş olması aranmaz, akdin sürmesi aranır.
- 6 ay tek başına yetmez: Altı ay yaklaşık 180 gün prim demektir; ancak son üç yıldaki diğer primler eklendiğinde 600 güne ulaşılabilir.
- Kademe atlanmaz: 600 gün 180, 900 gün 240, 1080 gün 300 gün ödenek verir; 899 gün prim, 900 kademesine değil 600 kademesine girer.
- Herkes prim üretmez: Memurlar ve kendi adına çalışanlar işsizlik sigortası kapsamı dışındadır (m.46).
İşsizlik Maaşı İçin Kaç Gün Çalışmak Gerekir?
Kanunun 50. maddesinin ikinci fıkrası, ödenek süresini prim gün sayısına bağlarken hem eşiği hem zaman penceresini birlikte belirler. Fıkranın giriş cümlesi şudur:
“Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan, son üç yıl içinde; a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir.”
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, m.50
Cümlenin yapısı şu sırayı verir: önce 120 günlük süzgeç işler, sonra üç yıllık pencere içindeki prim gün sayısına göre kademe belirlenir. Yani 120 gün şartını sağlamayan kişinin prim gün sayısı kaç olursa olsun ödenek doğmaz; 120 günü sağlayan kişide ise ödeme süresi prim sayısına göre değişir.
Ödenek hakkının doğması için üçüncü bir koşul daha vardır: hizmet akdinin 51. maddede sayılan hâllerden biriyle sona ermesi. Prim ölçüleri tuttuğu hâlde fesih biçimi uygun değilse ödenek doğmaz; bu konudaki ayrım hangi durumlarda işsizlik maaşı alınabileceği başlığı altında incelenmiştir.
İşsizlik Maaşı Alabilmek İçin Kaç Ay Çalışmak Gerekiyor? 600 Gün Prim ile 600 Gün Çalışma Aynı Şey Değil
Kanun “600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olmak” der. Ölçülen şey takvim günü değil, bildirilen prim günüdür. Sosyal güvenlik sisteminde tam çalışılan bir ay 30 gün prim olarak bildirilir; ayın 28, 30 veya 31 gün olması bu sayıyı değiştirmez.
Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, 600 gün prim yirmi tam aya karşılık gelir; takvim olarak yaklaşık bir yıl sekiz aydır. İkincisi ve daha önemlisi, eksik gün bildirimi olan aylarda prim günü otuzdan az olur. Ücretsiz izin, raporlu geçen süreler ya da ay içinde işe başlama gibi durumlarda bildirilen gün sayısı düşer ve 600 güne ulaşmak için daha uzun bir çalışma gerekir.
| Prim günü | Tam ay karşılığı | Yaklaşık takvim süresi | Ödenek süresi |
|---|---|---|---|
| 600 gün | 20 ay | 1 yıl 8 ay | 180 gün (6 ay) |
| 900 gün | 30 ay | 2 yıl 6 ay | 240 gün (8 ay) |
| 1080 gün | 36 ay | 3 yıl | 300 gün (10 ay) |
Tablodaki son sütun, sık karşılaşılan bir karışıklığın kaynağıdır. “600 gün” ile “180 gün” aynı cümlede geçtiği için bazı metinlerde ikisi birbirine karışır ve “600 gün çalışan altı ay alır” gibi bir sıkıştırma yapılır. Doğru okuma şudur: 600 rakamı ödenen prim gününü, 180 rakamı alınacak ödenek gününü gösterir.
Kademeler arasında ara değer yoktur
Madde üç eşik belirlemiş ve aralara bir oran koymamıştır. 750 gün prim ödemiş kişi 210 gün değil 180 gün ödenek alır; 1079 gün prim ödemiş kişi 300 değil 240 gün alır. Kademe atlamak için eşiğin tam olarak doldurulması gerekir. Bu nedenle fesih tarihi seçilebilir durumdaysa prim gün sayısının bir sonraki eşiğe yakın olup olmadığı kontrol edilmeye değer.
İşsizlik Maaşı Alabilmek İçin Kaç Ay Çalışmak Lazım, İşsizlik Maaşı Almak İçin Ne Kadar Çalışmak Gerekir?
Soru ay üzerinden sorulsa da kanun ay değil prim günü sayar; ikisi arasındaki köprü şudur: tam ay çalışan bir sigortalı için bir ay 30 prim günü olarak bildirilir. Buna göre 600 gün 20 aya, 900 gün 30 aya, 1080 gün ise 36 aya karşılık gelir. Ancak bu çevrim yalnızca kesintisiz ve tam bildirim yapılan aylar için geçerlidir: ay içinde raporlu, ücretsiz izinli ya da eksik günlü çalışılan dönemlerde bildirilen gün sayısı 30’un altına düşer ve aynı takvim ayı prim gününe tam yansımaz.
Bu yüzden “kaç ay çalıştım” hesabı ile ödeneğe esas gün sayısı çoğu kez tutmaz. Belirleyici olan işe giriş-çıkış tarihleri arasındaki takvim süresi değil, hizmet dökümünde görünen toplam prim ödeme gün sayısıdır. Kaç aylık çalışmanın hangi ödenek süresine karşılık geldiği ise ayrı bir kademe cetveline bağlıdır ve bu iki hesap birbirinin yerine kullanılamaz.
“Son Üç Yıl” Ne Anlama Geliyor?
Kanunun lafzı “son üç yıl içinde” biçimindedir. Bu ifade zaman zaman “son iki yıl” olarak aktarılır; bu aktarım yanlıştır ve prim gün sayısı sınırda olan kişiler bakımından hak kaybına yol açar. Üç yıllık pencere, hizmet akdinin sona erdiği tarihten geriye doğru sayılır ve yaklaşık 1.095 günlük bir alanı kapsar.
Pencerenin genişliğinin iki pratik sonucu var:
- Önceki işlerin primleri sayılır. Madde primlerin aynı işverende ödenmesini aramaz. Son üç yıl içinde farklı işverenlerde geçen sigortalı çalışmaların primleri toplanır.
- Boşluklar pencereyi daraltır. Sigortasız geçen, ödenek alınan ya da hiç çalışılmayan dönemlerde prim üretilmez. Üç yıllık pencerede bu tür boşluklar çoksa 600 güne ulaşmak zorlaşır.
- Ödenek dönemi prim üretmez. Daha önce işsizlik ödeneği alınan aylar prim günü doğurmadığı için, ikinci bir hak kazanmak isteyen kişide pencere fiilen daralır. Bu mekanizma 2. kez işsizlik maaşı alma şartları başlığı altında ayrıntılı ele alınmıştır.
600 günün kesintisiz olması da gerekmez. Madde yalnızca üç yıllık pencere içinde toplam 600 gün prim arar; bu primlerin aralıksız ödenmiş olması koşulu maddede yer almaz.
120 Gün Şartı Bir Prim Şartı Değildir
Bu, konunun en çok yanlış aktarılan noktasıdır. Kanunun lafzı “son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan” biçimindedir. Madde bu 120 gün boyunca prim ödenmiş olmasını aramaz; iş sözleşmesinin sürmüş olmasını arar. İki şey hukuken farklıdır: prim ödenmesi bir ödeme olgusudur, hizmet akdine tabi olmak ise bir hukuki ilişkinin varlığıdır.
Ayrımın önemi, iş sözleşmesinin devam ettiği hâlde prim ödenmeyen dönemlerde ortaya çıkar. Ücretsiz izinde, istirahat raporunda ya da benzeri askı hâllerinde iş sözleşmesi sona ermez; ilişki devam eder ancak o günler için prim bildirilmez. Kanunun lafzı bu günleri şartın dışına atmaz.
Bu fıkrada bir değişiklik dipnotu bulunmadığı için lafız Kanun’un 1999’daki ilk hâlinden bu yana aynıdır. Yani “son 120 gün kesintisiz prim ödemiş olmak” biçimindeki formülasyon, mevzuatta eskimiş bir hüküm değil; hiç var olmamış bir şarttır. Buna karşılık Kurum’un bu 120 günü kendi kayıtları üzerinden nasıl değerlendirdiği somut olayda farklılık gösterebileceğinden, askı dönemi bulunan dosyalarda hizmet dökümünün önceden incelenmesi yerinde olur.
Grev ve lokavtta ayrı bir kural işler
Askı hâlleri bakımından tek istisna 51. maddenin ikinci fıkrasındadır: “işsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için hizmet akdinin başvuru sırasında grev, lokavt veya kanundan doğan ödevler nedeniyle askıya alınmamış olması gerekmektedir.” Bu hüküm 120 günlük süreye değil, başvuru anına ilişkindir. Başvuru yapıldığı sırada akit bu sebeplerden biriyle askıdaysa ödenek doğmaz.
Kanun metninin tamamı 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu üzerinden görülebilir.
6 Ay Çalışan İşsizlik Maaşı Alabilir Mi?
Altı aylık çalışma tek başına yetmez, ancak soruyu bu şekilde kapatmak yanıltıcı olur. Altı ay yaklaşık 180 gün prim demektir ve bu, 600 günlük eşiğin çok altındadır. Buna karşılık madde primlerin bu son işte ödenmiş olmasını aramaz; son üç yıl içindeki tüm sigortalı çalışmaların primleri toplanır.
Dolayısıyla asıl soru şudur: son üç yıl içinde, bu altı ayla birlikte toplam prim günü 600’e ulaşıyor mu? Örneğin son işinde altı ay çalışan, ondan önceki iki yıl içinde de on beş ay sigortalı çalışmış olan kişide toplam prim günü 600’ü aşar ve ödenek hakkı doğar.
Altı aylık çalışmanın kendi başına sağladığı bir şey de vardır: 180 gün, 120 günlük şartı karşılar. Yani bu kişide eksik olan tek unsur prim eşiğidir; 120 günlük süzgeç sorun oluşturmaz. Aynı mantık “kaç ay çalışınca alınır” biçimindeki sorular için de geçerlidir — sabit bir ay sayısı yoktur, üç yıllık penceredeki toplam prim belirleyicidir.
| Durum | 120 gün şartı | 600 gün prim | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Son işte 6 ay, öncesinde kayıt yok | Sağlanır | Sağlanmaz (~180 gün) | Ödenek doğmaz |
| Son işte 6 ay, öncesinde son 3 yılda 15 ay | Sağlanır | Sağlanır (~630 gün) | 180 gün ödenek |
| Son işte 3 ay, öncesinde son 3 yılda 24 ay | Sağlanmaz (~90 gün) | Sağlanır | Ödenek doğmaz |
| Son işte 20 ay kesintisiz | Sağlanır | Sağlanır (600 gün) | 180 gün ödenek |
Üçüncü satır 120 günlük şartın neden bağımsız bir süzgeç olduğunu gösterir: prim eşiği fazlasıyla tutmasına rağmen son 120 günde hizmet akdi bulunmadığı için ödenek doğmaz.
Hangi Çalışmalar İşsizlik Sigortası Primi Üretir?
Prim gün sayısını hesaplarken her sigortalı çalışmanın işsizlik sigortası primi doğurmadığını bilmek gerekir. Kapsamı belirleyen hüküm 4447 sayılı Kanun’un 46. maddesidir ve madde kapsamı hem pozitif hem negatif olarak sayar.
Kapsam içinde olanlar: 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrası kapsamında olanlardan hizmet akdine dayalı olarak çalışan sigortalılar, 4857 sayılı Kanun’a göre kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlardan 5510 m.52/1 kapsamında işsizlik sigortası primi ödeyen isteğe bağlı sigortalılar, 5510 ek m.6 kapsamındaki sigortalılar ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesindeki sandıklara tabi sigortalılar.
Maddenin üçüncü fıkrası kapsam dışında kalanları sayar. Bunların başında 5510 m.4/1-(b) ve (c) bentleri gelir: kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile kamu görevlileri. Ayrıca 657 sayılı Kanun, 926 sayılı Kanun ve teşkilat kanunları uyarınca sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile geçici personel statüsünde çalıştırılanlar da kapsam dışıdır.
- Memur ve sözleşmeli personel: Kapsam dışı olduğu için işsizlik sigortası primi ödenmez; bu süreler prim gün sayısına eklenmez.
- Kendi adına çalışanlar: 4/1-(b) kapsamındaki esnaf ve serbest çalışanlar kapsam dışıdır.
- Kısmi süreli çalışanlar: Hizmet akdine dayalı çalıştıkları ölçüde kapsam içindedir; bildirilen gün sayısı tam aya göre düşük olabilir.
- Kamuda işçi statüsünde çalışanlar: Hizmet akdine dayalı çalıştıkları için kapsam içindedir.
Prim Gün Sayısı ile Kıdem Süresi Aynı Ölçü Değil
Aynı fesihten doğan iki hak, iki farklı ölçüye bağlanmıştır ve bu ölçüler birbiriyle örtüşmez. Kıdem tazminatı bakımından belirleyici olan, işçinin aynı işverene bağlı olarak geçirdiği kıdem süresidir; 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi tazminatı “her geçen tam yıl” esasına bağlar. İşsizlik ödeneği bakımından ise belirleyici olan, son üç yıl içinde ödenen prim gün sayısıdır ve primlerin aynı işverende ödenmesi aranmaz.
Bu iki ölçü farklı sonuçlar üretebilir. Aynı işverende on ay çalışıp ayrılan kişide kıdem tazminatı için gereken bir yıllık süre tamamlanmamıştır, ancak önceki işlerden gelen primlerle 600 günlük eşik aşılmış olabilir; bu kişi kıdem tazminatı alamazken işsizlik ödeneğine hak kazanabilir. Tersi de mümkündür: yirmi yıl aynı işyerinde çalışıp istifa eden kişide kıdem süresi fazlasıyla tamamlanmıştır, fakat istifa 51. maddede sayılmadığı için ödenek doğmaz. İki ölçünün en belirgin ayrıştığı hâl evliliktir; bu durumda kıdem tazminatı doğarken ödenek doğmaz ve gerekçesi evlilik sebebiyle işten ayrılan işsizlik maaşı alabilir mi başlığında açıklanmıştır.
| Ölçüt | Kıdem tazminatı | İşsizlik ödeneği |
|---|---|---|
| Dayanak | 1475 sayılı Kanun m.14 | 4447 sayılı Kanun m.50-51 |
| Ölçülen şey | Kıdem süresi (tam yıl) | Prim gün sayısı |
| Aynı işveren şartı | Kural olarak aranır | Aranmaz |
| Zaman penceresi | Tüm kıdem süresi | Son üç yıl |
| Ödeyen | İşveren | İşsizlik Sigortası Fonu |
İşsizlik Maaşı İçin Kaç Gün Çalışmak Gerekir Sorusunda Üç Sık Hata
Konuyla ilgili yanlış bilginin büyük bölümü üç noktada toplanıyor. Üçü de kanunun lafzıyla karşılaştırıldığında kolayca görülüyor.
- Zaman penceresini iki yıl sanmak. Madde “son üç yıl içinde” der. Pencereyi iki yıla daraltan bir hesap, üçüncü yıldaki primleri dışarıda bırakır ve sınırda olan dosyalarda ödenek hakkının kaybedildiği sonucuna götürür.
- 120 günü prim şartı sanmak. Lafız “hizmet akdine tabi olanlardan” biçimindedir. Bu 120 günün prim ödenerek geçirilmesi gerektiğini söyleyen bir ifade maddede yer almaz; aranan şey akdin sürmesidir.
- Prim gününü ödenek günüyle karıştırmak. 600 ile 180 aynı cümlede geçtiği için sıkça birbirine karışır. 600 ödenen prim gününü, 180 alınacak ödenek gününü gösterir; ikisi farklı büyüklüklerdir.
Dördüncü ve daha az görülen bir hata, prim gün sayısının her sigortalı çalışmadan doğduğunu varsaymaktır. Kapsam 46. maddede sayıldığı için memurluk ya da kendi adına çalışma dönemleri prim günü üretmez; bu süreleri hesaba katan bir toplam gerçek prim gün sayısını aşar.
Prim Gün Sayısı Nasıl Öğrenilir?
İşsizlik maaşı için kaç gün çalışmak gerekir sorusunun kişiye özgü yanıtı, e-Devlet üzerinden erişilen SGK hizmet dökümünde görülür. Başvuru öncesinde bakılması gereken üç veri vardır: son üç yıl içindeki toplam işsizlik sigortası primi gün sayısı, son 120 günde hizmet akdinin kesintisiz sürüp sürmediği ve son dört aylık prime esas kazanç tutarları. Üçüncüsü ödenek tutarını belirler; 50. madde günlük ödeneği bu dört aylık ortalamanın yüzde kırkı olarak tanımlar.
Dökümdeki gün sayısı ile beklenen sayı uyuşmuyorsa sebep genellikle eksik gün bildirimi ya da hiç bildirilmemiş çalışmadır. Ödenek tutar ve süre esaslarının tamamı için işsizlik maaşının ne olduğu ve ne kadar ödendiği başlığına bakılabilir.
Prim Gün Sayısı Eksik Çıkarsa
İşsizlik maaşı için kaç gün çalışmak gerekir hesabının eşiğin altında kalması her zaman kesin bir sonuç değildir. Bildirilmemiş ya da eksik bildirilmiş çalışma dönemleri varsa, bu dönemlerin tespiti prim gün sayısını değiştirir ve eşiğin aşılmasını sağlayabilir. Aynı şekilde fesih biçiminin kayıtlara yanlış geçmesi de ödeneği engelleyebilir; bu iki sorun sıklıkla bir arada görülür. Ödeneğin reddi veya eksik hesaplanması hâlinde izlenecek yol işsizlik maaşının eksik yatması ve itiraz süreci başlığında ele alınmıştır. İşçilik alacakları ve sigortalılık tespiti uyuşmazlıklarında yürüttüğümüz iş hukuku çalışmalarımıza göz atabilirsiniz.
Aynı fesihten doğan diğer haklar da birlikte değerlendirilmelidir. Kıdem tazminatına hak kazanma ölçütleri için kıdem tazminatı almak için kaç yıl çalışmak gerektiği ve hesap için kıdem tazminatı hesaplama sayfaları yol gösterici olabilir. Feshin geçersizliği ileri sürülecekse işe iade davasının şartları ayrıca incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşsizlik maaşı için en az kaç gün prim gerekir?
Son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi gerekir. Bu 600 gün 180 gün ödenek hakkı doğurur. 900 gün prim 240 gün, 1080 gün prim 300 gün ödenek verir.
İşsizlik Maaşı Almak İçin En Az Kaç Ay Çalışmak Gerekiyor, 600 Gün Prim Kaç Aya Karşılık Gelir?
Tam çalışılan bir ay 30 gün prim olarak bildirildiği için 600 gün 20 tam aya karşılık gelir. Eksik gün bildirimi bulunan aylarda prim günü otuzdan az olacağı için gerçek süre daha uzun olabilir.
600 gün prim kesintisiz mi olmalı?
Hayır. Kanunun 50. maddesi yalnızca son üç yıl içinde toplam 600 gün prim arar; bu primlerin aralıksız ödenmiş olması koşulunu getirmez. Kesintisizlik yalnızca 120 günlük şart bakımından tartışma konusudur.
600 gün aynı işverende mi çalışılmalı?
Hayır. Madde primlerin aynı işverende ödenmesini aramaz. Son üç yıl içinde farklı işverenlerde geçen sigortalı çalışmaların primleri toplanarak hesaplanır.
120 gün şartı ne anlama geliyor?
Kanunun lafzı “son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan” biçimindedir. Aranan şey bu 120 gün boyunca prim ödenmiş olması değil, iş sözleşmesinin sürmüş olmasıdır. Bu fıkrada değişiklik dipnotu bulunmadığı için lafız Kanun’un ilk hâlinden bu yana aynıdır.
6 ay çalıştım, işsizlik maaşı alabilir miyim?
Altı ay yaklaşık 180 gün prim demektir ve tek başına 600 günlük eşiği karşılamaz. Ancak madde primlerin son işte ödenmesini aramadığı için, son üç yıl içindeki diğer sigortalı çalışmaların primleri eklendiğinde eşik aşılabilir. Altı aylık çalışma 120 günlük şartı ise karşılar.
Prim gün sayım 750, neden 180 gün ödenek alıyorum?
Kanun üç eşik belirlemiş, aralara oran koymamıştır. 750 gün 900 eşiğinin altında kaldığı için 600 gün kademesine girer ve 180 gün ödenek verilir. Kademe atlamak için eşiğin tam olarak doldurulması gerekir.
“Son üç yıl” mı “son iki yıl” mı?
Kanunun lafzı “son üç yıl içinde” biçimindedir. Bazı kaynaklarda geçen “son iki yıl” ifadesi maddeye uymaz ve prim gün sayısı sınırda olan kişiler bakımından hak kaybına yol açar.
Memurluk süresi prim gün sayısına eklenir mi?
Eklenmez. 4447 m.46’nın üçüncü fıkrası 5510 m.4/1-(c) kapsamındaki kamu görevlileri ile 657 sayılı Kanun ve teşkilat kanunları uyarınca sözleşmeli ya da geçici personel statüsünde çalıştırılanları kapsam dışında bırakmıştır. Bu sürelerde işsizlik sigortası primi ödenmez.
Ücretsiz izinde geçen süre 120 günlük şartı bozar mı?
Kanunun lafzı prim ödenmesini değil hizmet akdine tabi olmayı aradığı için, iş sözleşmesinin sürdüğü askı dönemleri şartı lafız itibarıyla bozmaz. Kurum’un somut olayda hizmet kayıtlarını nasıl değerlendireceği farklılık gösterebileceğinden askı dönemi bulunan dosyalarda dökümün önceden incelenmesi gerekir.
Grevde geçen süre ödenek hakkını etkiler mi?
4447 m.51’in ikinci fıkrası, ödeneğe hak kazanabilmek için hizmet akdinin başvuru sırasında grev, lokavt veya kanundan doğan ödevler nedeniyle askıya alınmamış olmasını arar. Bu kural 120 günlük süreye değil, başvuru anına ilişkindir.
Bu metin 4447 sayılı Kanun’un yürürlükteki hükümlerine dayanan genel bilgilendirmedir; prim gün sayısı ve hak sahipliği her dosyada hizmet kayıtlarına göre ayrıca hesaplanır. Mevzuat ile Kurum uygulaması değişebildiğinden, başvuru öncesinde durumun bir avukatla birlikte gözden geçirilmesi tavsiye edilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.





