Hukuk, Kira Hukuku

Kiralık Araç Hasar Bedeli: Rent A Car Neyi İsteyebilir, Neyi İsteyemez?

Kiralık Araç Hasar Bedeli: Rent A Car Neyi İsteyebilir, Neyi İsteyemez

Kiralık araç hasar bedeli, bugüne kadar büyük ölçüde kiralama şirketinin kendi sözleşmesine, kendi hasar listesine ve kendi personelinin tespitine bırakılmış bir kalemdi. 15 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik bu alanı ilk kez ayrıntılı biçimde düzenledi; 1 Ocak 2027’den itibaren hasar bedeli istenebilmesi bağımsız ekspertiz raporuna, depozito kesintisi ise sayılı sebeplere bağlanıyor.

Makale İçeriği

Yönetmeliğin yürürlüğü beklenirken de kiracıyı koruyan hükümler yürürlüktedir. Türk Borçlar Kanunu’nun kira sözleşmesine ilişkin genel hükümleri, aracı geri alırken hiçbir şey söylemeyen kiraya vereni bugün de sonuç doğuracak biçimde bağlıyor; sözleşmeye konulan bazı bedel kalemleri ise mahkemede indirilmeden önce zaten geçersiz sayılıyor. Aşağıda hem şu anda geçerli olan kurallar hem de 2027’de devreye girecek düzenleme, hangi belgenin hangi sonucu doğurduğu üzerinden ele alınıyor.

Kısa değerlendirme

Kiralık araç hasar bedelinde belirleyici olan, sözleşmede yazan cümle değil, teslim ve iade anında düzenlenen belgedir.

  • Bugün geçerli olan kural: Kiraya veren aracı geri alırken durumunu gözden geçirip kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri hemen yazılı bildirmezse, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur (TBK m.335).
  • Cezai şart: Sözleşmeye aykırı kullanmadan doğan zararın dışında ayrıca tazminat ödeme taahhüdü, kira ilişkisinde indirilmez; doğrudan geçersizdir (TBK m.334/2).
  • 1 Ocak 2027 sonrası: Hasar bedeli için yetkili ve bağımsız ekspertiz raporu zorunlu olacak; şirketin kendi personelinin raporu ispat aracı sayılmayacak.
  • Depozito: Altı güne kadar kiralamalarda en fazla üç günlük, yedi ilâ yirmi dokuz günlük kiralamalarda en fazla yedi günlük kira bedeli kadar alınabilecek ve araç iadesini izleyen yedi gün içinde geri verilecek.
  • Trafik cezası: 12 Şubat 2026’dan sonra ihlal tarihinde aracın kiralık olduğu tespit edilirse tutanak doğrudan kiracı adına düzenleniyor ve ceza kiracıdan tahsil ediliyor.

Kiralık araç hasar bedelinin kaynağı ve muhatabı

Kiralık araç hasar bedeli, kira süresi içinde araçta meydana gelen zararın kiracıdan talep edilen kısmıdır. Bu kalem tek bir kaynaktan doğmaz: bir bölümü kasko poliçesindeki muafiyet tutarından, bir bölümü kaskonun karşılamadığı zarardan, bir bölümü de sözleşmeye konulmuş çeşitli isimlerdeki ek bedellerden gelir. Uyuşmazlıkların çoğu üçüncü gruptan çıkar, çünkü orada istenen tutarın gerçek bir zarara karşılık gelip gelmediği çoğu zaman gösterilmez.

Hukuki çerçeve bakımından araç kiralaması, Türk Borçlar Kanunu’nun Dördüncü Bölümünde düzenlenen kira sözleşmesidir. Bu bölümün Birinci Ayırımı olan Genel Hükümler, konut ve çatılı işyeri kiralarına özgü kısımdan önce gelir ve taşınır kiralarını da kapsar. Dolayısıyla aracın ne durumda geri verileceği, kiracının hangi bozulmalardan sorumlu olmadığı ve kiraya verenin geri alırken ne yapması gerektiği bu genel hükümlerden okunur.

Kiracı tüketici sıfatıyla hareket ediyorsa, yani aracı ticari veya mesleki olmayan bir amaçla kiralamışsa, ikinci bir koruma katmanı devreye girer. Bu durumda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un haksız şart ve ayıplı hizmet hükümleri de uygulanır. Şirket adına, ticari amaçla yapılan kiralamalarda bu katman bulunmaz; uyuşmazlık yalnızca Borçlar Kanunu ve sözleşme hükümleri üzerinden çözülür.

Sorumluluğun kime ait olduğu ise kazanın nasıl oluştuğuna bağlıdır. Kazada karşı taraf kusurluysa aracın zararı onun zorunlu mali sorumluluk sigortasından karşılanır ve kiracıya yöneltilecek bir talep kural olarak doğmaz. Kiracı kusurluysa devreye kasko girer; kiracıdan istenebilecek tutar çoğunlukla poliçedeki muafiyet bedeliyle sınırlıdır. Hiçbir sigorta teminatının bulunmadığı hâllerde ise talep doğrudan kiracıya yönelir ve işte tam bu noktada hangi belgenin düzenlendiği belirleyici hâle gelir.

Rent a car hasar bedelini hangi belgelerle isteyebilir?

Hasar bedeli talebi, iddiadan değil belgeden doğar. Kiralama şirketinin bir tutarı isteyebilmesi için hem hasarın kira süresi içinde ve kiracıdan kaynaklanarak oluştuğunu hem de istenen tutarın gerçek onarım maliyetine karşılık geldiğini ortaya koyması gerekir. Bu iki halkadan biri eksikse ortada talep edilebilir bir alacak değil, yalnızca sözleşmeye yazılmış bir rakam vardır.

Taşıt teslim belgesi ve taşıt iade belgesi

İlk halka, aracın kiracıya verildiği andaki durumunu gösteren belgedir. Yönetmelik 1 Ocak 2027’den itibaren teslimde taşıt teslim belgesi, iadede ise taşıt iade belgesi düzenlenmesini ve birer nüshasının kiracıya verilmesini ya da elektronik ortamda gönderilmesini zorunlu tutuyor. Teslim belgesinde aracın mevcut hasar ve arızaları gösterilir; iade belgesinde aracın hasarsız teslim alındığı ya da iade anındaki hasar durumu yazılır.

Bu belgelerin düzenlenmemesinin sonucu ağırdır. Yönetmeliğe göre teslim ve iade belgesi düzenlenmeyen kiralamalarda ve iade belgesinde belirtilmeyen hasar ve arızalar için kiracıdan hiçbir bedel talep ve tahsil edilemez. Dahası, taşıt teslim belgesi kiracıya zamanında verilmemiş ya da elektronik ortamda gönderilmemişse, iade sırasında veya sonrasında araçta kiracıdan kaynaklanan bir hasar bulunduğu ileri dahi sürülemez.

Aracın fiziki olarak karşı karşıya gelinmeden bırakıldığı iadelerde ise kural ayrıca yumuşatılmış durumda. Bu tür teslimlerde işletme, aracı fiilen teslim aldığı gün içinde iade belgesini düzenleyip kiracıya elektronik ortamda göndermek zorunda; sözleşmeye uygun şekilde bırakıldıktan sonra araçta meydana gelen hasar ve arızadan kiracı sorumlu tutulamıyor. Havalimanı otoparkına anahtar kutusuyla bırakılan araçlarda yaşanan tartışmaların büyük kısmı bu hükümle kapanıyor.

Bağımsız ekspertiz raporu şartı

İkinci halka, tutarın nasıl bulunduğudur. Yönetmelik, kiracıdan hasar veya arıza bedeli talep edilebilmesi için meydana gelen hasarın ve maliyet tutarının yetkili ve bağımsız bir ekspertiz raporuyla belgelendirilmesini zorunlu kılıyor. Bu, uygulamada bugüne kadarki en sık itiraz konusunu doğrudan hedef alıyor: şirketin kendi hasar listesinden okunan sabit rakamlar.

Raporun kimin tarafından hazırlandığı da kurala bağlanmış durumda. İşletmenin kendi personeli veya doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı olduğu kişi ya da kuruluşlarca hazırlanan raporlar ispat aracı olarak kullanılamıyor. Kiralama şirketinin anlaşmalı servisinden alınmış bir onarım teklifinin tek başına yeterli sayılmaması sonucunu doğuran hüküm budur.

Arızalar bakımından ispat yükü ayrıca ters çevrilmiş. Kira süresi içinde araçta meydana gelen arızalarda, işletme tarafından ispatlanmadığı sürece arızanın kiracıdan kaynaklanmadığı kabul ediliyor. Debriyaj, şanzıman veya motor gibi kullanım hatasına bağlanması kolay kalemlerde iddia sahibinin bunu göstermesi gerekiyor; kiracının kendisini aklaması beklenmiyor. Eksper raporuna nasıl itiraz edileceğini eksper raporuna itiraz yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Araç iade edilirken hiçbir şey söylenmediyse sonradan hasar bedeli istenebilir mi?

Bu sorunun cevabı 2027’yi beklemez; bugün de nettir. Türk Borçlar Kanunu m.335, kiraya verene geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirme ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirme yükümlülüğü yükler. Maddenin devamındaki cümle sonucu tek başına belirler: bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur.

Hükmün araç kiralamasına uygulanmasının önünde bir engel yoktur. Madde 335, kira sözleşmesinin Genel Hükümler ayırımında yer alır; konut ve çatılı işyeri kiralarına özgü bölüm daha sonra başlar. Bu nedenle otomobil kirasında da aracı geri alan şirket, teslim anında aracı gözden geçirmek ve sorumluluk yüklediği noktaları hemen yazılı biçimde bildirmek durumundadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 15.06.2017 tarihli, 2017/12663 esas ve 2017/10213 karar sayılı ilamı bu hükmün nasıl işlediğini gösterir. Kararda madde metni aynen aktarıldıktan sonra, kiraya verenlerin tahliye sonrasında hasar, kira veya yan gider alacağı bulunduğunu ileri sürmedikleri tespit edilmiş ve depozito alacağının kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yerel mahkemenin depozitoyu reddeden kararı bu yönden bozulmuştur.

Maddenin ikinci cümlesi de aynı ölçüde önemlidir ve tek yönlü okunmamalıdır. Teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek eksiklik ve ayıplarda kiracının sorumluluğu devam eder. Ancak kiraya veren bu tür gizli eksiklikleri belirlediğinde de kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Yani gizli ayıp iddiası bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz, yalnızca bildirimin zamanını olayın ortaya çıktığı ana taşır.

Maddenin tam metnine Türk Borçlar Kanunu üzerinden ulaşılabilir. Pratik sonuç şudur: araç teslim edilirken görevli aracı kontrol edip herhangi bir tutanak tutmamış, kiracıya yazılı bir bildirim yapmamış ve aradan günler geçtikten sonra depozitodan kesinti yapılmışsa, kesintinin dayanağı tartışmalıdır. Bu noktada kiracıdan beklenen, iade anını kendi imkânlarıyla kayıt altına almasıdır; aracın teslim edildiği yerde çekilmiş tarihli fotoğraflar ve kilometre görüntüsü sonradan çıkan iddiaların karşısına konabilecek en kolay delildir.

Kiracının sorumlu olmadığı çizik, göçük ve yıpranmalar

Aracın kullanılmış olması, araçta iz kalmasını da doğal kılar. Türk Borçlar Kanunu m.334 bu gerçeği açıkça karşılar: kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür, ancak sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Lastik diş derinliğindeki azalma, fren balatasının aşınması, döşemede oluşan olağan solma bu kapsamdadır.

Yönetmelik 2027’den itibaren aynı ilkeyi depozito özelinde ve daha somut biçimde tekrar ediyor. Taşıt tesliminde kolayca tespit edilmesi mümkün olmayan arıza veya çizik ve göçük gibi hasarlar ile olağan kullanımdan kaynaklanan ve kabul edilebilir sınırlar içinde kalan aşınma ve yıpranmalar nedeniyle depozitodan kesinti yapılamıyor ve kiracıdan herhangi bir bedel talep edilemiyor.

Buradaki ölçüt hasarın büyüklüğü değil, teslim anında görülebilir olup olmamasıdır. Araç kiracıya verilirken kolayca fark edilebilecek bir çizik teslim belgesine yazılmamışsa, o çiziğin sonradan kiracıya yüklenmesi güçleşir; çünkü aynı belge şirketin kendi düzenlediği belgedir ve aksini gösteren bir kayıt taşımaz. Buna karşılık aracın altındaki bir darbe izi gibi olağan incelemeyle görülemeyecek bir hasar, ortaya çıktığında ayrı bir değerlendirmeye tabidir.

DurumKiracı sorumlu mu?Dayanak
Sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmaHayırTBK m.334/1
Teslimde kolayca görülebilecek, teslim belgesine yazılmamış çizikKural olarak hayırYönetmelik m.14/5, m.16/6
İade belgesinde yer almayan hasarHayırYönetmelik m.16/6
İade sırasında yazılı bildirim yapılmamış eksiklikHayırTBK m.335
Olağan incelemeyle görülemeyen gizli hasarEvet, ancak belirlenince hemen yazılı bildirim şartıylaTBK m.335 (2. cümle)
Kusurlu kullanımdan doğan, kasko ve güvence dışında kalan zararEvetYönetmelik m.14/2-d
Fiziki teslim yapılmadan bırakılan araçta sonradan oluşan hasarHayırYönetmelik m.16/7

Aracı teslim alırken yapılacak kısa bir kayıt işlemi, bu tablodaki satırların çoğunu kiracı lehine kilitler. Kiralama noktasından ayrılmadan önce aracın dört köşesinden, jantlardan, ön ve arka tamponlardan çekilmiş tarihli fotoğraflar ile gösterge panelindeki kilometre ve yakıt görüntüsü, teslim belgesine yazılmamış mevcut hasarları göstermenin en pratik yoludur.

Kiralık araç hasar görürse ne olur, küçük hasar nasıl değerlendirilir?

Kiralık araç hasar görürse atılacak ilk adım, hasarı gecikmeksizin kiralama şirketine bildirmektir. Yönetmelik bu bildirimi kiracının yükümlülüğü olarak düzenlerken karşılığında işletmeye de somut bir görev yüklüyor: sürüş güvenliğini, taşıt güvenliğini veya kiracının can güvenliğini etkileyecek nitelikteki hasar ve arızalarda araç, zararın artmasını engelleyecek tedbirler alınarak güvenli biçimde onarım noktasına ulaştırılıyor ya da bunun için gerekli destek kiracıya sağlanıyor.

Bildirimin yapılabilmesi için de bir kanal bulunması gerekiyor. İşletme, kiracının her an kolayca bildirimde bulunabilmesini sağlamak üzere internet tabanlı en az bir iletişim yöntemi veya telefon aracılığıyla iletişim imkânı sunmak ve sürekli erişilebilir bir bildirim altyapısı kurmak zorunda. Kiracının aradığı numaraya ulaşamaması, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği anlamına gelmiyor.

Küçük hasarlarda tartışma çoğunlukla tutarın kendisinde değil, tutarın nereden geldiğinde çıkar. Sözleşme eki hasar listelerinde tampon çiziği, jant sürtmesi ya da cam kırığı için sabit rakamlar yer alır ve bu rakamlar gerçek onarım maliyetiyle ilişkilendirilmez. 2027’den itibaren bu yöntem tek başına yeterli olmayacak; istenen tutarın bağımsız ekspertiz raporuyla belgelendirilmesi gerekecek. Bugün için de sözleşmedeki sabit rakam, gerçek zararı aşan kısmı bakımından tartışmaya açıktır.

Rent a car mini hasar sigortası neyi kapsar?

Mini hasar, kiralama şirketlerinin ek bir bedel karşılığında sunduğu ve genellikle tek parçayla sınırlı küçük çizik, göçük ya da cam hasarını kiracının ödemesinden muaf tutan ticari bir üründür. Kanunda tanımlanmış bir kavram değildir; kapsamı da, hangi hasarın “mini” sayılacağı da tamamen sözleşmeye yazılan metinden okunur. Bu nedenle satın alınmadan önce hangi parçaların ve hangi hasar türlerinin dışarıda bırakıldığının okunması gerekir.

2027’den itibaren bu ürünün konumu önemli ölçüde değişiyor. Yönetmelik, kiralama hizmetinin işletmeden veya üçüncü kişilerden ek sigorta, kasko, hasar güvencesi gibi herhangi bir mal veya hizmet alma şartına bağlanamayacağını açıkça düzenliyor. Ayrıca kiracı ve sözleşmeyle belirlenen ek sürücü, yalnızca kira bedelini ödemek suretiyle taşıtın kasko, işletme güvencesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortasından yararlanıyor; bunlardan yararlanılması başka bir şart veya bedele bağlanamıyor.

Bunun pratik anlamı şudur: mini hasar ürünü satılmaya devam edebilir, ancak “bu paketi almazsanız aracı veremeyiz” ya da “almazsanız kasko sizin için geçerli olmaz” biçimindeki bir kurgu yönetmelikle bağdaşmaz. Kiracının hasar kaynaklı mali sorumluluğunu güvence altına almak, ek bir ürün satışına bağlı olmaksızın işletmenin kendi yükümlülüğü hâline geliyor.

Kiralık araç tek taraflı hasar ve park hâlinde oluşan zarar

Tek taraflı hasarda karşı taraf bulunmadığı için sorumluluk doğrudan kiracının kusuru üzerinden tartışılır. Bordüre çarpma, direğe sürtme veya manevra sırasında oluşan darbe bu kapsamdadır ve kural olarak kasko teminatı içinde kalır; kiracıdan istenebilecek tutar poliçedeki muafiyet bedelidir. 2027’den itibaren muafiyet bedelinin ve bu bedeli aşan tutarın hangi hâllerde kiracıdan tahsil edileceğinin sözleşmede açıkça yazılması zorunlu olacak.

Araç park hâlindeyken üçüncü bir kişi tarafından çizilmiş ya da çarpılmışsa durum farklıdır. Burada zararı doğuran fiil kiracının değil, tespit edilemeyen bir üçüncü kişinin fiilidir. Yönetmelik, kiracıdan kaynaklanmayan hasar veya arıza durumlarında onarım masrafı, değer kaybı, onarım süresince oluşabilecek kira kaybı ve benzeri gerekçelerle kiracıdan hiçbir bedel talep ve tahsil edilemeyeceğini hükme bağlıyor. Bu tür olaylarda kolluğa başvurup tutanak tutturmak, olayın kiracıdan kaynaklanmadığını gösteren en güçlü belgedir.

Doğal olaylardan doğan zararlar da aynı mantıkla değerlendirilir. Dolu, sel veya fırtına nedeniyle araçta oluşan hasar kiracının kusurundan doğmaz; bu tür zararlar kasko poliçesinde ek teminat olarak yer alıyorsa oradan karşılanır, yer almıyorsa aracın malikinin üzerinde kalır. Kiracının sorumluluğu, ancak öngörülebilir bir tehlikeye rağmen aracı korumak için makul hiçbir davranışta bulunmadığı özel hâllerde gündeme gelir.

Sözleşmedeki hasar işletim bedeli ve cezai şart geçerli mi?

Kira sözleşmelerinde bu soruya verilecek cevap, genel cezai şart tartışmasından daha keskindir. Türk Borçlar Kanunu m.334’ün ikinci fıkrası, kiracının sözleşmenin sona ermesi hâlinde sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmaları geçersiz sayar. Yani kira ilişkisinde, gerçek zararın ötesine geçen bir ödeme taahhüdü baştan hükümsüzdür.

Bu, uygulamada sıkça karşılaşılan bir yaklaşımdan daha ileri bir sonuç doğurur. Cezai şart tartışmalarında genellikle Türk Borçlar Kanunu m.182’nin son fıkrasına dayanılarak hâkimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceği söylenir. İndirim, ceza koşulunun geçerli olduğu hâllerde devreye giren bir düzeltme mekanizmasıdır. Kira ilişkisinde m.334/2 kapsamına giren bir taahhüt söz konusuysa sıra indirime gelmez; anlaşma geçersizdir.

Ayrım, sözleşmedeki kalemin neye karşılık geldiğine bakılarak yapılır. Aracın hasarlı dönmesi nedeniyle şirketin uğradığı gerçek zararın karşılanması istenebilir. Buna karşılık “hasar işletim bedeli”, “kaza işlem ücreti” ya da “dosya masrafı” gibi adlarla, gerçek bir zarara bağlanmaksızın ve tutarı önceden sabitlenerek istenen kalemler bu maddenin kapsamına girer. Aynı şekilde, gerçek onarım maliyetinin üzerine sabit bir kat sayı eklenerek hesaplanan tutarların aşan kısmı da tartışmalıdır.

Yönetmelik 2027’den itibaren bu alanı daha da daraltıyor. Kira dönemine ilişkin geçiş ücreti ve enerji tamamlama gibi kalemlerin tutarı ile sözleşmede belirtilen ve işletme tarafından belgelendirilen ek maliyet tutarları dışında kiracıdan herhangi bir bedel talep ve tahsil edilemeyecek. Yani bir kalemin sözleşmede yazıyor olması yetmeyecek; tutarının belgelendirilmesi de gerekecek.

Araç kiralama depozito ne kadar alınır, iadesi nasıl olur?

Depozito, kira bedelinin ödenmesini ve kiracının sözleşmeden doğan diğer mali yükümlülüklerini güvence altına alan bedeldir. Yönetmelikteki tanım, uygulamada sıkça karıştırılan bir noktayı da açıklığa kavuşturuyor: depozito, kredi kartı, banka kartı ya da ön ödemeli kart üzerinden ön provizyon veya blokaj şeklinde alınır. Yani kural olarak hesaptan çekilen değil, kullanıma kapatılan bir tutardır.

Bugün depozito tutarına ilişkin kanuni bir üst sınır bulunmuyor; miktar sözleşmeyle belirleniyor ve ancak genel hükümler çerçevesinde denetlenebiliyor. 1 Ocak 2027’den itibaren ise taşıt sınıfına göre değişmek üzere net bir tavan geliyor.

Kiralama süresiAlınabilecek azami depozito
Altı gün ve altındaki kiralamalarEn fazla üç günlük kira bedeli
Yedi ilâ yirmi dokuz günlük veya haftalık kiralamalarEn fazla yedi günlük kira bedeli

Otuz gün ve üzeri kiralamalar bu tablonun dışındadır. Yönetmelik uzun süreli kiralamayı aynı kiracıya tek seferde veya kesintisiz dönemler hâlinde otuz gün ya da daha uzun süreyle verilen hizmet olarak tanımlıyor ve bu kiralamaları kapsam dışında bırakıyor. Dolayısıyla depozito tavanı, kısa süreli ve tüketici sıfatıyla yapılan kiralamalar için geçerli.

Araç kiralama depozito ne zaman yatar?

Depozito, kira sözleşmesinin kurulduğu ve aracın teslim edildiği aşamada alınır. Kartta blokaj yöntemi kullanılıyorsa tutar hesaptan çıkmaz, yalnızca harcanabilir limitten düşer; ekstreye borç olarak yansımaz. Provizyonun kart hesabında ne kadar süreyle görüneceği bankanın kendi işleyişine bağlıdır ve kiralama şirketinin blokajı kaldırmasıyla anında sıfırlanmayabilir.

Uygulamada karşılaşılan şikâyetlerin bir kısmı bu ayrımdan doğuyor. Kiracı, blokajın kalktığını görmediği için paranın iade edilmediğini düşünüyor; oysa şirket blokaj kaldırma talimatını vermiş olabiliyor. Bu nedenle iade takibinde ilk adım, kiralama şirketinden blokajın kaldırıldığına dair kaydı istemek, ardından bankaya başvurmaktır.

Rent a car depozito ne zaman iade edilir?

1 Ocak 2027’den itibaren süre açık biçimde belirleniyor: yönetmelikte özel olarak düzenlenen hâller dışında, depozitonun iadesine ilişkin iş ve işlemler kira sözleşmesinin sona erdiği ve taşıtın iade edildiği tarihi izleyen yedi gün içinde yerine getirilir. Bu, sözleşmeye daha uzun bir süre yazılarak aşılabilecek bir hüküm değildir.

Yedi günlük süre yönetmelikte başka durumlar için de tekrarlanır. Rezervasyonun kiracı tarafından süresinde iptal edilmesi, aracın rezervasyon formundaki segmentte teslim edilememesi, kiracıdan kaynaklanmayan bir hasar veya arıza nedeniyle kiralamanın kesilmesi hâllerinde de kira ve diğer hizmet bedelleri ile depozitonun iadesi aynı süreye bağlanmıştır.

Yönetmeliğin yürürlüğünden önceki dönemde ise iade süresi sözleşmeden okunur. Sözleşmede bir süre yazmıyorsa, borç muaccel hâle geldiği için kiracının yazılı bir talep göndererek temerrüt oluşturması ve süreyi kendisi başlatması gerekir. Bu talep, sonraki aşamada faiz isteyebilmenin de dayanağını oluşturur.

Depozito yerine senet, çek veya kefaletname istenebilir mi?

1 Ocak 2027’den itibaren hayır. Yönetmelik, kiracıdan depozito olarak çek, senet, teminat mektubu, kefaletname veya benzeri borç doğurucu belge alınamayacağını açıkça düzenliyor. Bu yasağın gerekçesi pratiktir: bu belgeler tutarı belirsiz bir alacak için imzalandığında, uyuşmazlık çıktığında ispat yükünü kiracının üzerine taşır ve icra takibine doğrudan dayanak oluşturur.

Yürürlük tarihinden önce imzalanmış belgeler bakımından ise genel hükümler devrededir. Boş olarak imzalanan ve sonradan doldurulan bir senet söz konusuysa, anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası ileri sürülebilir. Aynı şekilde, bu tür bir belgenin sözleşmenin niteliğine yabancı bir genel işlem koşuluyla dayatılmış olması hâlinde de tartışma açıktır.

Kiracı açısından uygulanabilir tavsiye, imzadan önce belgenin ne olduğunu netleştirmektir. Bir kâğıda “depozito” başlığı konulmuş olması onu kart blokajına dönüştürmez; altında bir kambiyo senedi ya da kefalet taahhüdü varsa doğurduğu sonuçlar bambaşkadır. Kiracının verdiği zararın hangi yollarla tahsil edilebileceğini kiracının verdiği zarar yazımızda genel hatlarıyla inceledik.

Depozitodan hangi kesintiler yapılabilir?

Depozito, kiralama şirketinin serbestçe kullanabileceği bir fon değildir. Yönetmelik hangi kalemlerin depozitodan karşılanabileceğini sayarak belirliyor ve bu kalemler için iki ayrı şart arıyor: kiracının onayının kira sözleşmesinde alınmış olması ve tahsilattan önce kiracının bilgilendirilmesi. Bu iki şart sağlanmadan yapılan kesinti, sayılan kalemlerden biri için yapılmış olsa bile usulüne uygun değildir.

Depozitodan karşılanabilenDepozitodan karşılanamayan
Ödenmeyen veya eksik ödenen kira ve hizmet bedelleriTeslimde kolayca tespit edilemeyen arıza, çizik ve göçükler
Geç teslime bağlı ilave kira bedeli ve kilometre aşım bedeliOlağan kullanımdan doğan, kabul edilebilir sınırdaki aşınma ve yıpranma
İade sonrası çıkan otoyol ve köprü geçiş ücretleri, kural ihlali bedelleriKiracıdan kaynaklanmayan hasarın onarım masrafı
Enerji tamamlama gideriKiracıdan kaynaklanmayan hasar nedeniyle değer kaybı ve kira kaybı
Kiracının kusuruyla oluşan ve kasko ile güvence dışında kalan zararSözleşmede yazmayan veya belgelendirilmeyen ek maliyet kalemleri

Tablonun sağ sütunundaki kalemler için yapılan kesintiler, 2027 sonrasında doğrudan yönetmeliğe aykırılık oluşturacak. Bugün ise aynı sonuca Borçlar Kanunu üzerinden ulaşılıyor: olağan kullanımdan doğan eskime ve bozulmalardan kiracı zaten sorumlu değil, iade sırasında yazılı bildirim yapılmamışsa sorumluluk hiç doğmuyor.

Kesinti yapıldığında istenecek ilk belge, kesintinin hangi kaleme dayandığını gösteren yazılı açıklamadır. Kalem hasar ise ekspertiz raporu, geçiş ücreti ise ilgili sistem kaydı, kilometre aşımı ise teslim ve iade kilometreleri istenir. Belgelendirilemeyen kesinti, iade edilmesi gereken bir tutardır ve talep edilmesi için önce şirkete yazılı başvuru yapılması gerekir.

Kiralık araç kaza yaparsa ne olur, hasarı kim öder?

Kiralık araç kaza yaparsa zararın kimin üzerinde kalacağı, kusurun kimde olduğuna ve hangi sigorta teminatının devreye girdiğine göre belirlenir. Kazada karşı taraf kusurluysa aracın zararı onun zorunlu mali sorumluluk sigortasından karşılanır. Kiracı kusurluysa aracın kendi kaskosu devreye girer ve kiracıdan istenebilecek tutar kural olarak poliçedeki muafiyet bedeliyle sınırlı kalır. Üçüncü kişilerin zararında ise muhatap, işleten sıfatıyla kiralama şirketidir.

Yönetmelik 2027’den itibaren bu dengeye yeni bir katman ekliyor. Kira süresi boyunca geçerli olmak üzere kiracının veya ek sürücünün hasar kaynaklı mali sorumlulukları işletme tarafından güvence altına alınmak zorunda. İşletme bu yükümlülüğünü kasko sigortası teminatıyla yerine getirebiliyor. Yükümlülüğün kapsamı içindeyken kiracıdan onarım masrafı, değer kaybı, onarım süresince oluşabilecek kira kaybı ve benzeri gerekçelerle bedel talep edilemiyor.

Kaza sonrasında yapılacak işlemlerin sırası da sonucu etkiler. Kazanın kiralama şirketine gecikmeksizin bildirilmesi, resmî kaza tespit tutanağının düzenlenmesi veya anlaşmalı tutanak koşulları varsa buna uyulması ve olay yerinin izinsiz terk edilmemesi gerekir. Trafik kazası sonrası izlenecek adımları trafik kazası süreçleri sayfamızda ayrıca ele alıyoruz.

İşletmenin güvence yükümlülüğü hangi hâllerde ortadan kalkar?

Güvence yükümlülüğü sınırsız değil; yönetmelik istisnaları sayarak belirliyor. Ciddi güvenlik riski oluşturan trafik kuralı ihlalleri bunların başında geliyor: alkollü veya uyuşturucu madde etkisinde taşıt kullanılması, kırmızı ışıkta geçilmesi, güvenlik şeridinin usulsüz kullanılması, ters şeritten gidilmesi, yarış veya hız denemesi yapılması ve herhangi bir zorunluluk olmaksızın el freninin çekilmesi ya da başka yöntemlerle aracın ani olarak yönünün değiştirilmesi.

Bunlara üç grup daha ekleniyor: kiracı veya ek sürücü tarafından ya da bunların sorumlu olduğu veya birlikte yaşadığı kişilerce kasten verilen zararlar, taşıtın kiracının veya ek sürücünün kusuru nedeniyle yetkisiz kişilerce kullanılması sonucu oluşan zararlar ve taşıtın yasa dışı faaliyetlerde kullanılması sonucu oluşan zararlar. Sözleşmede adı geçmeyen bir kişiye aracı kullandırmak, bu üçüncü başlık altında ciddi bir risk oluşturur.

Son olarak, olay sonrası davranış da yükümlülüğü ortadan kaldırabiliyor. İşletme, tedavi veya can güvenliği gibi mücbir sebep hâlleri hariç olmak üzere, kimlik tespitinin engellenmesi amacıyla kaza yerinin terk edilmesi veya resmî trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmemesi durumlarında güvence yükümlülüğüne tabi değil. Kaza sonrası tutanak tutturmamak, bu nedenle kiracı bakımından yalnızca idari değil mali bir risktir.

Kiralık araç kaza tutanağı ve ikame taşıt

Kaza tespit tutanağı, kusur dağılımının değerlendirilmesinde temel belgedir. Maddi hasarlı ve tarafların anlaştığı kazalarda taraflarca doldurulan tutanak yeterlidir; anlaşma sağlanamıyorsa, ölüm veya yaralanma varsa ya da sürücülerden biri gerekli belgelere sahip değilse kolluğun düzenlediği resmî tutanak gerekir. Kiralık araçta tutanağın düzenlenmiş olması ayrıca önem taşır, çünkü işletmenin güvence yükümlülüğü buna bağlanmıştır.

Kaza veya arıza aracı kullanılamaz hâle getirmişse ikame taşıt gündeme gelir. Yönetmelik, kiracıdan kaynaklanmadığı açıkça belli olan ve sürüş güvenliğini, taşıt güvenliğini veya kiracının can güvenliğini etkileyecek nitelikteki hasar ve arızalarda, kiracının bildirimi üzerine mümkün olan en kısa sürede eş değer bir ikame taşıt tahsis edilmesini öngörüyor.

İkame taşıt verilemiyorsa kiralama parasal olarak tasfiye ediliyor. Bu durumda hasar ve arızanın meydana geldiği gün dâhil olmak üzere kalan kira süresine ilişkin kira ve diğer hizmet bedelleri ile depozitonun iadesi, hasarın veya arızanın meydana geldiği tarihi izleyen yedi gün içinde yerine getiriliyor. Trafik kazası sonrasında kendi aracınız için ikame araç bedeli isteyip isteyemeyeceğiniz ayrı bir konudur ve ikame araç bedeli yazımızda incelenmiştir.

Kiralık araçta değer kaybı ve kazanç kaybı kiracıdan istenebilir mi?

Bu iki kalem, kiralık araç uyuşmazlıklarında hasar bedelinden sonra en çok tartışılan başlıktır. Değer kaybı, onarılmış aracın ikinci el piyasasında hasarsız benzerine göre uğradığı fiyat düşüşüdür. Kazanç kaybı ya da kira kaybı ise aracın onarımda geçirdiği süre boyunca kiraya verilememesinden doğan gelir eksilmesini ifade eder. İkisi de kiralama şirketinin malvarlığında doğan zararlardır.

Yönetmelik 1 Ocak 2027’den itibaren değer kaybı talebini usule bağlıyor: işletme ve kiracının anlaşmaya vardığı durumlar hariç olmak üzere, sigorta tahkim kararı veya ilam niteliğinde başka bir karar olmadan değer kaybı nedeniyle kiracıdan herhangi bir bedel talep ve tahsil edilemiyor. Yani şirket, kendi hesapladığı bir değer kaybını depozitodan kesemeyecek; ya kiracıyla anlaşacak ya da bir karara dayanacak.

Kira kaybı bakımından ölçüt ise zararın kaynağıdır. Kiracıdan kaynaklanmayan hasar veya arıza durumlarında onarım masrafı, değer kaybı, onarım süresince oluşabilecek kira kaybı ve benzeri gerekçelerle kiracıdan bedel istenemiyor. Kiracının kusurundan doğan ve güvence dışında kalan zararlarda ise bu kalemler gündeme gelebilir; ancak burada da tutarın gerçek zarara karşılık gelmesi ve belgelendirilmesi gerekir.

Bu ayrımın kaza sonrası nasıl işlediği ise ayrıca ele alınmalıdır.

Kiralık araç kaza değer kaybı kimden istenir?

Kazada karşı taraf kusurluysa değer kaybı talebi, aracın maliki sıfatıyla kiralama şirketine aittir ve muhatap karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır. Kiracının bu talebi kendi adına ileri sürmesi mümkün değildir, çünkü değer kaybı araçtaki mülkiyet hakkına bağlı bir zarardır. Kiracının kusurlu olduğu hâllerde ise değer kaybı şirketin kiracıya yönelteceği bir talep hâline gelir; 2027’den itibaren bu talep için anlaşma, sigorta tahkim kararı veya ilam niteliğinde bir karar aranacaktır.

Kiralık araçta değer kaybının kime ait olduğu, kazanın kimin kusuruyla oluştuğuna göre değişen ayrı bir tartışmadır ve karşı tarafın kusurlu olduğu hâllerde talep hakkı aracın malikine aittir. Bu ayrımı kiralık araçlarda değer kaybı yazımızda ele aldık.

Kiralık araç ceza sorgulama nasıl yapılır, ceza kime kesilir?

Bu başlıkta 2026 yılında köklü bir değişiklik oldu ve internetteki bilgilerin büyük bölümü artık eskidir. 12 Şubat 2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla Karayolları Trafik Kanunu m.116’ya eklenen fıkra uyarınca, trafik kural ihlalinin yapıldığı aracın ihlal tarihinde kiralandığı tespit edilir ve tebligata uygun bir adres bulunursa, idari para cezası karar tutanağı kiracı adına düzenlenerek tebliğ edilir ve ceza kiracıdan tahsil edilir.

Bu tespitin nasıl yapılacağı da maddede gösterilmiş durumda: 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nun ek 3’üncü maddesi kapsamında genel kolluk kuvvetlerinin denetimine hazır bulundurulan veriler kullanılıyor. Kiralama işletmeleri kiracı kimlik bilgilerini ve sözleşme kayıtlarını araç teslimi anında sisteme bildirmekle yükümlü olduğundan, ihlal tarihinde aracı kimin kullandığı kayıtlardan doğrudan görülebiliyor.

Önceki uygulamada sürücünün tespit edilemediği ihlallerde tutanak plakaya göre düzenlenir, trafik kaydındaki araç sahibi olan kiralama şirketine tebliğ edilir ve şirket ödediği tutarı kiracıdan tahsil etmeye çalışırdı. Yeni fıkra bu dolaylı zinciri kaldırıyor. Bu değişiklik kiracı bakımından bir yükümlülük getirmekle birlikte bir imkân da sağlıyor: ceza artık kendi adına düzenlendiği için kiracı, itiraz yolunu doğrudan kullanabiliyor.

Kendi adınıza düzenlenmiş bir idari para cezasına itiraz, tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır. İtiraz usulünü ve dilekçede yer alması gerekenleri trafik cezasına itiraz rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık. Cezanın sorgulanması ise araç plakası ve kimlik bilgileriyle e-Devlet üzerinden ya da ilgili tahsil dairesinden yapılabilir.

Kiralık araçta GPS ve konum kaydı

Kiralık araçların takip edilip edilmediği sık sorulan bir sorudur ve cevabı kanunda yazılıdır. 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nun ek 3’üncü maddesi, araç kiralama faaliyeti yürüten işletmelerin kiralanan araçlarda GPS cihazı bulundurmalarını ve araçlara ait konum bilgisine ilişkin kayıtları üç yıl saklamalarını zorunlu tutuyor. Bu, şirketin tercihi değil kanuni bir yükümlülüktür.

Aynı madde işletmelere başka görevler de yüklüyor: kiralanan araç bilgileri ile kiralayanların kimlik bilgilerini ve kira sözleşmesine ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtları bilgisayarda tutmak, bilgisayar terminallerini genel kolluk kuvvetlerinin terminallerine bağlamak ve kiralayan şahıs ile araç bilgilerini teslim esnasında sisteme anlık olarak bildirmek. Kolluk verilerinden kişinin devam eden aktif kiralaması bulunup bulunmadığı bilgisi de işletmelerle paylaşılıyor.

Bu kayıtların hukuka aykırı kullanımı ise yaptırıma bağlanmış durumda. Kiralama sırasında gerçeğe aykırı kimlik kullananlar ile bu kapsamda elde edilen bilgi ve kayıtları hukuka aykırı olarak kullanan, bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişiler bakımından Türk Ceza Kanunu hükümlerine atıf yapılıyor. Konum verisi kişisel veri niteliğinde olduğundan, kiralama amacının dışında kullanılması ayrıca kişisel verilerin korunması mevzuatı bakımından da sorun oluşturur.

Araç kiralama sözleşmesi nasıl yapılır?

Sözleşmenin nasıl kurulacağı, hangi hükümlere tabi olduğundan ayrı düşünülemez. Bu nedenle önce sözleşmenin hukuki niteliği, ardından şekli ve zorunlu içeriği ele alınmalıdır.

Araç kiralama sözleşmesi hukuki niteliği nedir?

Araç kiralama sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu anlamında bir kira sözleşmesidir. Kiraya veren aracın kullanılmasını belirli bir süre için kiracıya bırakır, kiracı da karşılığında kararlaştırılan bedeli öder. Taşınır kirası olduğu için konut ve çatılı işyeri kiralarına özgü koruyucu hükümler burada uygulanmaz; buna karşılık kira sözleşmesinin genel hükümleri bütünüyle uygulanır.

Kiracı tüketici sıfatını taşıyorsa sözleşme aynı zamanda bir tüketici işlemidir ve 6502 sayılı Kanun devreye girer. Kiracı ticari veya mesleki amaçla hareket ediyorsa, örneğin araç şirket adına ve iş için kiralanmışsa, tüketici mevzuatının koruması uygulanmaz. Bu ayrım yalnız uygulanacak hükümleri değil, uyuşmazlığın hangi mercide çözüleceğini de belirlediği için sözleşme kurulurken önem taşır.

1 Ocak 2027’den itibaren sözleşmenin şekli ve içeriği de kurala bağlanıyor. Sözleşme yazılı olarak veya elektronik ortamda yapılıyor ve bir nüshası taşıt tesliminden önce kiracıya veriliyor ya da elektronik ortamda gönderiliyor. Sözleşmenin kurulmasından önce ayrıca yazılı veya elektronik ön bilgilendirme yapılıyor; bu bilgilendirmede tarafların bilgileri, hizmetin ve taşıtın temel nitelikleri, her bir hizmetin bedeli ile toplam kira bedeli, tarafların hak ve yükümlülükleri, kiralamanın başlangıç ve bitiş tarihleri ile fesih koşulları asgari olarak yer alıyor.

Sözleşmede bulunması zorunlu asgari içerik de sayılmış durumda. Kiralama sırasında imzalanan formun bir nüshasının kiracıda kalması, sonradan çıkan uyuşmazlıkta hangi şartın kabul edildiğini göstermenin tek yoludur. Bunların arasında kiracı bakımından en kritik olanlar şunlardır: depozito tutarı ile hangi hâllerde kullanılacağı, iadesi ve iade süresine ilişkin açıklamalar; kasko teminat kapsamı, teminat dışı hâller ve muafiyet durumları; kasko poliçesindeki muafiyet bedeli ile bu bedeli aşan tutarın hangi hâllerde kiracıdan tahsil edileceği; kira süresi içinde oluşan hasar ve arızadan kiracının sorumlu olduğu durumlar; sözleşmenin tek taraflı feshedilebileceği hâller.

Sözleşmeyi imzaladım, araç kiralama sözleşmesi erken fesih mümkün mü?

Kiracı bakımından erken iade, sözleşmenin genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Aracın erken teslim edilmesi kural olarak kalan günlerin bedelinin kendiliğinden geri alınmasını sağlamaz; iade koşulları sözleşmede nasıl düzenlendiyse ona bakılır. Buna karşılık kiralamanın kiracıdan kaynaklanmayan bir sebeple kesilmesi hâlinde, 2027’den itibaren kalan süreye ilişkin bedellerin iadesi yönetmelikle güvence altına alınıyor.

İşletme tarafından yapılacak fesih ise daha sıkı kurala bağlanıyor. Sözleşmede açıkça belirtilen koşulların gerçekleşmesi nedeniyle sözleşme işletme tarafından tek taraflı feshedilirse, fesih kararı gecikmeksizin yazılı veya elektronik ortamda kiracıya bildiriliyor. Ayrıca sözleşmenin kurulmasından sonra haklı bir sebep olmaksızın işletme kiralamadan vazgeçemiyor; kaza, hırsızlık, teknik arıza, doğal afet ve zorlayıcı hâller haklı sebep sayılıyor.

Kiralamanın uzatılmasında da bir güvence getiriliyor. Yazılı olarak veya elektronik ortamda uzatma onayı alınmasına rağmen, geçerli sözleşmenin hüküm ve şartlarının değiştirildiği yeni bir sözleşme yapılmazsa, kira süresinin aynı hüküm ve şartlarla uzadığı kabul ediliyor. Telefonla uzatma yapılan hâllerde fiyatın sonradan yükseltilmesi bu hükümle bağdaşmaz.

Sözleşmedeki her madde bağlayıcı mıdır?

Hayır. Araç kiralama sözleşmeleri, önceden tek başına hazırlanıp çok sayıda benzer sözleşmede kullanılmak üzere sunulan metinlerdir; yani Türk Borçlar Kanunu anlamında genel işlem koşulu içerirler. Kanun, bu koşullar için ayrı bir denetim rejimi kurar ve bu rejim imza atılmış olmasına rağmen işler. Metnin altındaki “her maddeyi okudum ve kabul ettim” kaydı da tek başına sonucu değiştirmez; kanun bu tür kayıtların koşulları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmayacağını açıkça söyler.

Denetim üç aşamada işler. Karşı tarafın menfaatine aykırı bir koşulun sözleşmeye girebilmesi, düzenleyenin varlığı hakkında açıkça bilgi vermesine ve içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına bağlıdır; aksi hâlde koşul yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı koşullar da yazılmamış sayılır. Düzenleyene tek yanlı olarak sözleşmeyi değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar da aynı sonuca tabidir. Son olarak içerik denetimi devreye girer: genel işlem koşullarına dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.

Kiracı tüketiciyse buna haksız şart denetimi eklenir. Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe yol açan şartlar kesin olarak hükümsüzdür; sözleşmenin geri kalanı ayakta kalır. Önemli bir usul kuralı da buradadır: bir şartın münferiden müzakere edildiğini iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür. Yani “müzakere edildi” savunmasını yapan, bunu göstermek zorundadır.

Bir hüküm açık ve anlaşılır değilse ya da birden çok anlama geliyorsa, genel işlem koşullarında düzenleyenin aleyhine, tüketici sözleşmelerinde ise tüketicinin lehine yorumlanır. Araç kiralamada aracın kullanıma elverişli teslim edilmesi ve süre boyunca bu durumda bulundurulması yükümlülüğüne ilişkin hükme, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla aykırı düzenleme yapılamayacağı da kanunda ayrıca belirtilmiştir.

Rezervasyon, teslim ve iadede ödenen paranın geri dönmesi

Ön ödemeli rezervasyonlar, 2027’den itibaren ayrı ve ayrıntılı bir rejime tabi olacak. Temel kural, rezervasyonun kiracı tarafından onaylandığı gün gerekçe gösterilmeksizin değiştirilebilmesi veya iptal edilebilmesidir. Bu kapsamda yapılan iptalde kiracıdan herhangi bir bedel talep ve tahsil edilemez. Tek istisna, teslim saatinden önceki yirmi dört saat içinde yapılan iptallerdir; bu hâlde de rezervasyon formunda belirtilmiş olması koşuluyla en fazla bir günlük kira bedeli tutarında iptal bedeli alınabilir.

Ön ödeme yükümlülüğünün doğması için bilgilendirme şartı aranıyor. İşletme, rezervasyonun kiracı tarafından onaylanmasından hemen önce, rezervasyon onayının ön ödeme yükümlülüğü anlamına geldiği hususunda kiracıyı açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirmek zorunda. Bu bilgilendirme yapılmamışsa kiracı rezervasyonla bağlı olmuyor ve ön ödeme yapmakla yükümlü tutulamıyor.

Aracın teslim edilmemesi hâlinde de kiracı korunuyor. Rezervasyon formunda belirtilen segmentte bir taşıt teslim tarihinde mevcut değilse, ek bedel talep edilmeksizin eş değer veya daha üst segment bir taşıt teslim edilmesi esas. Bu mümkün değilse alt segment bir araç ancak kiracının yazılı ya da elektronik onayıyla verilebiliyor; onay verilmezse rezervasyon kiracı tarafından bedelsiz olarak iptal edilebiliyor. Ayrıca ön ödemeli rezervasyonlarda işletme haklı sebep göstermeden teslim yükümlülüğünden kaçınamıyor ve rezervasyonu iptal edemiyor.

Kiracının aracı almaması hâlinde ise şirketin elini serbest bırakmayan bir bekleme süresi öngörülüyor. Mazeret belirtilmeksizin araç teslim alınmazsa, taşıt bir ilâ altı günlük kiralamalarda en az on iki saat, yedi gün ve üzeri kiralamalarda en az bir gün süreyle başka bir kiracıya kiraya verilemiyor. Bu sürelere uyulmadan araç yeniden kiraya verilirse, kira ve diğer hizmet bedelleri ile depozitonun kesintisiz iadesi gerekiyor. Sürenin sonunda yapılacak kesinti de sınırlı: bir ilâ altı günlük kiralamalarda bir günlük, yedi gün ve üzeri kiralamalarda üç günlük kira bedelini aşamıyor.

Teslim ve iade aşamasında bilinmesi gereken üç ayrıntı daha var. Bir saate kadar iade gecikmelerinde kiracıdan bedel alınamıyor. Sözleşmede açıkça belirtilen durumlar dışında aracın kararlaştırılan tarihten önce iadesi kiracıdan talep edilemiyor. Araç iade alındıktan sonra içi gecikmeksizin kontrol ediliyor; araçta kaldığı tespit edilen her türlü eşya aynı gün kiracıya bildiriliyor ve bildirim tarihinden itibaren en az bir ay işletmenin iş yerinde saklanıyor.

1 Ocak 2027’de kiralık araçta ne değişiyor, kimler kapsamda?

Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik 15 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve 1 Ocak 2027’de yürürlüğe giriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme, kiralama faaliyetini yetki belgesine bağlıyor, işletmelerin uyacağı asgari standartları belirliyor ve kiracının haklarını ayrıntılı biçimde sayıyor. Bu Yönetmeliğe aykırı hareket edenler hakkında 6563 ve 6585 sayılı Kanunlarda öngörülen idari para cezaları Bakanlıkça uygulanıyor.

Kapsam, haberlerde çoğunlukla belirtilmeyen bir sınırlamayla çiziliyor. Yönetmelik kiracıyı “kira sözleşmesine taraf olan tüketici” olarak tanımlıyor ve kısa süreli kiralamayı aynı kiracıya en fazla yirmi dokuz gün süreyle verilen hizmet olarak belirliyor. Uzun süreli kiralamalar, kiracısı tüketici olmayan kısa süreli kiralamalar, paylaşımlı kiralamalar ve kamp taşıtı kiralamaları kapsam dışında bırakılmış durumda. Yani şirket adına yapılan operasyonel kiralamalar bu korumaların dışında kalıyor.

Araçlara getirilen yaş ve kilometre sınırı da bu çerçevede okunmalı. Kiralamaya konu taşıtların, klasik olanlar hariç olmak üzere model yılına göre altı yaşın üzerinde olmaması, elektrik motorlu taşıtlarda üç yüz bin, diğer taşıtlarda ise yüz seksen bin kilometreyi aşmamış olması gerekiyor. Araçların ayrıca ağır hasar kaydının bulunmaması, muayene geçerlilik süresinin dolmamış olması ve zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunması aranıyor.

Ancak bu şart mevcut işletmeler için hemen uygulanmıyor. Geçiş hükümleri, hâlihazırda faaliyette olan ve faaliyetine kesintisiz devam eden işletmeler bakımından yaş, kilometre ve asgari taşıt sayısı şartlarının 1 Ocak 2028 tarihine kadar uygulanmayacağını düzenliyor. Yetki belgesi alma yükümlülüğü için de ayrı bir tarih öngörülmüş.

YükümlülükYürürlük / son tarih
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi1 Ocak 2027
Mevcut işletmelerin yetki belgesi alması1 Temmuz 2027
Mevcut aracılık sözleşmelerinin uyumlaştırılması1 Temmuz 2027
Mevcut işletmelerde araç yaşı, kilometresi ve asgari filo şartı1 Ocak 2028
İlan ve aracı platformların yükümlülükleri1 Ocak 2028

Bakanlığın bu süreleri bir yıla kadar uzatma yetkisi bulunduğunu da eklemek gerekir. Buna karşılık kiracıyı doğrudan ilgilendiren hükümler (depozito tavanı, iade süresi, ekspertiz şartı, teslim ve iade belgesi, güvence yükümlülüğü) ertelenen kalemler arasında değildir; bunlar 1 Ocak 2027 itibarıyla uygulanmaya başlar. Yönetmeliğin tam metnine Resmî Gazete üzerinden ulaşılabilir.

Araç kiralama şikayet ve itiraz: nereye başvurulur?

Haksız bulunan bir kesinti ya da iade edilmeyen bir depozito için ilk adım, kiralama şirketine yazılı başvurudur. Bu başvuru hem alacağı muaccel hâle getirir hem de sonraki aşamalarda talebin tarihini gösterir. Başvuruda kesintinin hangi kaleme dayandığı, dayanağı olan belgeler ve iade talebi açıkça yazılır; şirketin kayıtlı elektronik posta adresi ya da noter kanalı kullanılabilir.

Sonuç alınamazsa uyuşmazlığın tutarı hangi mercie gidileceğini belirler. Kiracı tüketici sıfatını taşıyorsa, değeri 2026 yılı için 186.000 Türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvuru yapılamaz ve doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılır. Parasal sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırıldığı için başvuru öncesinde güncel tutarın kontrol edilmesi gerekir.

Başvurunun yeri de kiracı lehine düzenlenmiştir. Tüketici hakem heyetine başvuru, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki heyete yapılabilir; heyetin bulunmadığı yerlerde başvuru ilçe kaymakamlığına iletilir. Tüketici davaları da tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde açılabilir. Başvuru dilekçesinin nasıl hazırlanacağını tüketici hakem heyeti başvuru dilekçesi yazımızda örnekle anlattık.

DurumBaşvurulacak yer
Tüketici kiralaması, uyuşmazlık 186.000 TL altında (2026)Tüketici hakem heyeti (başvuru zorunlu)
Tüketici kiralaması, uyuşmazlık 186.000 TL ve üzeriTüketici mahkemesi
Ticari amaçlı kiralamaAsliye hukuk / ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi
Kendi adınıza kesilen trafik idari para cezasıSulh ceza hâkimliği, tebliğden itibaren 15 gün
Yönetmeliğe aykırı uygulama (2027 sonrası)Ticaret Bakanlığı il müdürlüğü

1 Ocak 2027’den itibaren idari denetim yolu da açılıyor. Bakanlık, kayıt dışı faaliyetlerin önlenmesi ve tüketicinin korunması amacıyla her türlü tedbiri almaya ve yönetmeliğin uygulanmasına yönelik denetim yapmaya yetkili; bu yetkiyi il müdürlükleri aracılığıyla da kullanabiliyor. Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden işletmeye yapılan uyarıya rağmen aykırılık giderilmezse ya da aynı takvim yılı içinde tekrarlanırsa yetki belgesi iptal ediliyor.

Belge temini bakımından da bir kolaylık geliyor. İşletmeler kira sözleşmeleri ile kiralamaya ilişkin diğer belge ve formları, işlemin yapıldığı tarihten itibaren beş yıl süreyle doğru ve eksiksiz şekilde saklamak ve her an incelemeye hazır bulundurmak zorunda. Aradan zaman geçmiş bir uyuşmazlıkta sözleşme ve teslim belgesinin istenebilmesinin dayanağı budur.

Depozitonuzdan kesinti yapıldıysa toplanması gereken belgeler

Bu tür dosyalarda sonucu belirleyen şey çoğunlukla hukuki argüman değil, elde bulunan belgedir. Kira sözleşmesinin imzalı nüshası, varsa taşıt teslim ve iade belgeleri, teslim ve iade anında çekilmiş tarihli fotoğraflar, kilometre görüntüsü, kesintiye ilişkin şirket yazışmaları, kart ekstresi ve blokaj kaydı ile hasar iddia ediliyorsa dayanak gösterilen rapor, dosyanın omurgasını oluşturur.

Kesintinin dayanağı olarak gösterilen raporun kim tarafından hazırlandığı ayrıca sorulmalıdır. 2027’den itibaren işletmenin kendi personelinin veya bağlantılı kuruluşların raporu ispat aracı sayılmayacağı için, bu sorunun cevabı doğrudan sonuca etki eder. Aracın kaza geçirdiği hâllerde kaza tespit tutanağı ve varsa kolluk kaydı da dosyaya eklenir.

Kiralık araç hasar bedeli ya da depozito kesintisi nedeniyle bir uyuşmazlık yaşıyorsanız, belgelerinizin hangi maddeye karşılık geldiğini görmek süreci kısaltır. Aracınızdaki hasar farkına ilişkin taleplerde izlenebilecek yolları araç hasar farkı tazminatı sayfamızda topladık; kaza kaynaklı zararlar için araç mahrumiyet bedeli yazımıza da göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç kiralama sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

1 Ocak 2027’den itibaren evet. Yönetmelik, motorlu kara taşıtı kiralamasında işletme ile kiracı arasında yazılı olarak veya elektronik ortamda kira sözleşmesi yapılmasını ve bir nüshasının taşıt tesliminden önce kiracıya verilmesini ya da elektronik ortamda gönderilmesini zorunlu tutuyor. Bu tarihten önce ise kira sözleşmesi geçerlilik bakımından şekle bağlı değildir; sözlü olarak da kurulabilir. Ancak ispat kolaylığı ve teslim anındaki hasar durumunun gösterilebilmesi bakımından yazılı sözleşme her hâlükârda kiracının yararınadır.

Kiralık araç kaza yaparsa kim öder?

Kusur dağılımı belirleyicidir. Karşı taraf kusurluysa araçtaki zarar onun zorunlu mali sorumluluk sigortasından karşılanır. Kiracı kusurluysa aracın kaskosu devreye girer ve kiracıdan istenebilecek tutar kural olarak poliçedeki muafiyet bedeliyle sınırlı kalır. Üçüncü kişilerin uğradığı zararda muhatap, işleten sıfatıyla kiralama şirketidir. 2027’den itibaren kiracının hasar kaynaklı mali sorumluluğunun işletme tarafından güvence altına alınması zorunlu olacak; alkollü araç kullanma, kırmızı ışık ihlali, yarış ve kasten verilen zarar gibi sayılı hâller bu güvencenin dışındadır.

Kiralık araç ceza nasıl öğrenilir?

12 Şubat 2026 tarihli değişiklikten sonra, ihlal tarihinde aracın kiralık olduğu kolluk kayıtlarından tespit edilir ve tebligata uygun adres bulunursa tutanak doğrudan kiracı adına düzenlenerek kendisine tebliğ edilir. Bu nedenle ceza çoğu hâlde tebligatla öğrenilir. Ayrıca kimlik bilgileri ve araç plakasıyla e-Devlet üzerinden ya da ilgili tahsil dairesinden sorgulama yapılabilir. Kiralama şirketinden de ihlal tarihine ilişkin kayıt talep edilebilir.

Kiralık araç ceza nasıl ödenir?

Tutanak kiracı adına düzenlenmişse ödeme, diğer trafik idari para cezalarıyla aynı usule tabidir ve vergi dairelerine, anlaşmalı bankalara veya elektronik tahsilat kanallarına yapılabilir. Cezanın haksız olduğu düşünülüyorsa ödeme yapılmadan önce itiraz yoluna gidilebilir; itiraz, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır ve bu süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir.

Kiralık araç cezası e devlette görünür mü?

Ceza kiracı adına düzenlenmişse kişinin kendi e-Devlet hesabındaki trafik cezası sorgulama hizmetinde görüntülenebilir. Tutanak plakaya göre düzenlenip araç sahibi olan kiralama şirketine tebliğ edilmişse, kiracının kendi hesabında görünmez; bu durumda bilgi ancak şirketten talep edilerek öğrenilir. Hangi ihtimalin geçerli olduğu, ihlal tarihinde kiralamanın kolluk sistemine bildirilmiş olup olmadığına bağlıdır.

Kiralık araç tampon çizik bedeli istenebilir mi?

Çiziğin teslim anında var olup olmadığı ve iade sırasında usulüne uygun bildirilip bildirilmediği belirleyicidir. Kiraya veren aracı geri alırken durumunu gözden geçirip kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri hemen yazılı olarak bildirmezse, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. 2027’den itibaren ayrıca teslimde kolayca tespit edilemeyen çizik ve göçük gibi hasarlar ile olağan kullanımdan doğan aşınma nedeniyle depozitodan kesinti yapılamayacak ve bedel istenemeyecektir. Talep edilebilen hâllerde de tutarın bağımsız ekspertiz raporuyla belgelendirilmesi gerekir.

Kiralık araç dolu hasarı kime aittir?

Dolu, sel ve fırtına gibi doğal olaylardan doğan hasar kiracının kusurundan kaynaklanmaz. Kasko poliçesinde doğal afet teminatı bulunuyorsa zarar oradan karşılanır; bulunmuyorsa aracın malikinin üzerinde kalır. Kiracıdan kaynaklanmayan hasar durumlarında onarım masrafı, değer kaybı ve kira kaybı gibi gerekçelerle kiracıdan bedel talep edilemez. Kiracının sorumluluğu, ancak bilinen ve öngörülebilir bir tehlikeye rağmen aracı korumak için makul hiçbir davranışta bulunmadığı özel hâllerde tartışılabilir.

Kiralık araç küçük hasar için depozito kesilir mi?

Kesinti yapılabilmesi için hasarın kiracının kusurundan doğması, kasko ve işletme güvencesinin dışında kalması, kiracının onayının sözleşmede alınmış olması ve tahsilattan önce kiracının bilgilendirilmesi gerekir. Bu şartlar sağlansa bile teslimde kolayca görülemeyen hasarlar ile olağan yıpranma kesinti sebebi olamaz. Kesinti yapılmışsa hangi kaleme dayandığını gösteren yazılı açıklama ve hasar iddiası varsa dayanak rapor istenmelidir.

Araç kiralama sözleşmesi damga vergisi var mıdır?

Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tabloda kira mukavelenameleri, mukavele süresine göre kira bedeli üzerinden binde 1,89 oranında damga vergisine tabi tutulmuştur. Motorlu araç kiralamasına özgü bir istisna bulunmamaktadır. Verginin mükellefi kâğıdı imza edenlerdir ve birden fazla kişi tarafından imzalanan kâğıtlarda vergi ile cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludur. Uygulamada yükümlülüğün nasıl yerine getirileceği kiralama şirketinin işleyişine göre değiştiğinden, sözleşmede bu konuda bir kayıt bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi yerinde olur.

Araç kiralama sözleşmesi görevli mahkeme hangisidir?

Kiracı tüketici sıfatıyla hareket etmişse uyuşmazlık tüketici işleminden doğar ve tüketici mahkemeleri görevlidir; dava tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Uyuşmazlığın değeri 2026 yılı için 186.000 Türk lirasının altındaysa önce tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur. Kiralama ticari veya mesleki amaçla yapılmışsa tüketici mevzuatı uygulanmaz; uyuşmazlık genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde, iki taraf için de ticari iş niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesinde görülür.

Kiralık araç kazaya karışırsa ne olur?

Öncelikle kaza tespit tutanağı düzenlenmeli ve durum kiralama şirketine gecikmeksizin bildirilmelidir. Olay yerinin kimlik tespitini engelleyecek biçimde terk edilmesi veya resmî tutanak düzenlenmemesi, 2027’den itibaren işletmenin güvence yükümlülüğünü ortadan kaldıran hâller arasındadır. Aracın kullanılamaz hâle gelmesi ve durumun kiracıdan kaynaklanmaması hâlinde eş değer bir ikame taşıt verilmesi, bu mümkün değilse kalan süreye ilişkin bedellerin ve depozitonun yedi gün içinde iade edilmesi gerekir.

Araç kiralama depozito geri alınır mı, ne zaman iade edilir?

Depozito, kesinti sebeplerinden biri gerçekleşmemişse tamamen geri alınır. 1 Ocak 2027’den itibaren iade işlemleri, kira sözleşmesinin sona erdiği ve taşıtın iade edildiği tarihi izleyen yedi gün içinde tamamlanmak zorundadır. Bu tarihten önceki kiralamalarda süre sözleşmeden okunur; sözleşmede süre yazmıyorsa kiracının yazılı talebiyle temerrüt oluşturulması gerekir. Kart blokajı yöntemi kullanıldıysa iade, bankadaki provizyonun kaldırılmasıyla gerçekleşir ve kart hesabına yansıması birkaç iş günü sürebilir.

Rent a car depozito ne zaman yatar?

Depozito, sözleşmenin kurulduğu ve aracın teslim edildiği aşamada alınır. Yönetmelikteki tanıma göre depozito, kredi kartı, banka kartı ya da ön ödemeli kart üzerinden ön provizyon veya blokaj şeklinde alınan bedeldir; yani kural olarak hesaptan çekilen değil kullanıma kapatılan bir tutardır. Bu nedenle çoğu kiralamada ekstreye borç olarak yansımaz, yalnızca harcanabilir limitten düşer. Blokajın ne kadar süreyle görüneceği bankanın işleyişine bağlıdır.

Araç kiralama şartları nelerdir?

Kiracı bakımından temel şart, kiralanan taşıtın cinsine göre geçerli ve uygun sınıf sürücü belgesinin ibraz edilmesidir; bu belgeyi sunmayan kişilere araç kiralanamaz. Yaş ve sürücü belgesi kıdemi gibi ek koşullar kanundan değil işletmenin kendi politikasından doğar ve sözleşmeye yazılır. İşletme tarafında ise 2027’den itibaren yetki belgesi, meslek odası kaydı, vergi mükellefiyeti, mesleki yeterlilik belgesine sahip sorumlu personel ve asgari taşıt sayısı gibi şartlar aranacaktır.

Bu yazı ne değildir? Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Aktarılan hükümlerin bir bölümü 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek olan Yönetmeliğe aittir ve o tarihten önceki kiralamalara uygulanmaz. Mevzuat ile parasal sınırlar değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel metnin kontrol edilmesi ve dosyanızın koşullarını bir avukatla değerlendirmeniz gerekir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.