Ceza Hukuku, Hukuk

Malpraktis Davalarında Yargıtay Hangi Hatayı Kusur Sayıyor?

Malpraktis Davalarında Yargıtay Hangi Hatayı Kusur Sayıyor

Malpraktis Yargıtay kararları kusuru tedavinin kötü sonuçlanmasında değil, hekimin ve hastanenin o sonuca giden yolda gereken özeni göstermemesinde arıyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi özel hastane ve serbest hekim dosyalarında aynı ölçüyü tekrar ediyor: mesleki iş gören vekil “en hafif kusurundan bile sorumludur”; hastanın durumunu zamanında saptamak, gecikmeden tedavi etmek, en küçük tereddütte araştırma yapmak ve en emin yolu seçmek zorundadır.

Bu ölçü kâğıt üzerinde geniş görünse de kararlar tek tek okunduğunda sınırları belirginleşiyor. Daire, şikâyetin nedenini araştırmadan semptomu tedavi etmeyi, eksik değerlendirmeyle taburcu etmeyi, izlem formlarını boş bırakmayı ve kayıt tutmamayı kusur saymış; buna karşılık zararla bağlantısı kurulamayan gecikmeleri tazminat sebebi saymamış, ilgili uzmanlık dalı bulunmayan ya da çelişkili bilirkişi raporlarına dayanan kararları ise taraf gözetmeden bozmuştur. Bu yazıda aktarılan malpraktis Yargıtay kararları, karar arama sisteminden tam metni okunan kararlardır; özet sitelerinden alınmış alıntı yoktur.

Bir bakışta

  • Ölçü: hekim ve hastane “en hafif kusurundan bile” sorumludur; esas alınan, aynı alandaki basiretli bir hekimin göstereceği özendir (TBK m.506/3).
  • Kusur sayıldı: yalnız semptoma yönelik tedavi edip altta yatan nedeni araştırmamak (3. HD, 2025/5268 E., 2026/2756 K.).
  • Kusur sayıldı: sezaryen sonrası izlem formlarındaki boşluk ve komplikasyon yönetiminde ihmal (3. HD, 2024/2374 E., 2025/1592 K.).
  • Tazminat çıkmadı: kusur ya da gecikme zararla bağlantılı değilse (3. HD, 2024/2936 E., 2025/2010 K.).
  • Dikkat: bebeğin durumunu değiştirmeyen bir tanı hatasında bile anne ve babanın bilgilenme hakkı ihlali manevi tazminat sebebi sayıldı (3. HD, 2025/2909 E., 2026/524 K., oy çokluğu).
  • Bozma sebebi: ilgili uzmanlık dalı bulunmayan, çelişkili ya da şarta bağlı bilirkişi raporu.
  • Ceza davasındaki beraat tazminat davasını kendiliğinden bitirmez (TBK m.74).

Malpraktis Yargıtay Kararları Kusuru Hangi Ölçüyle Tartıyor?

Yargıtay’ın hekim kusuruna bakışı tek bir paragrafta toplanmıştır ve bu paragraf 2025 ve 2026 kararlarında kelimesi kelimesine tekrar ediliyor. 3. Hukuk Dairesi’nin 17.06.2025 tarihli kararına göre vekil, vekâlet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değildir; fakat bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. Daire aynı kararda şunu ekliyor: “Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.” (3. HD, 2024/2448 E., 2025/3362 K.)

Kararların aynı bölümü hekimden beklenen davranışı da sıralar. Hekim hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptamak, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz almak, uygun tedaviyi gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. “Asgari düzeyde dahi olsa tereddüt doğuran durumlarda” bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmalı ve bu arada koruyucu tedbirleri almalıdır. Tedavi yöntemleri arasında seçim yapılırken hastayı risk altına sokacak tutumlardan kaçınılmalı ve “en emin yol” seçilmelidir. Son cümle hastaneyi de içine alır: “Aynı hususlar doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşu için de geçerlidir.” (3. HD, 2026/2376 E., 2026/2794 K.; 2025/888 E., 2025/6198 K.)

Bu ölçünün kanuni dayanağı Türk Borçlar Kanunu‘nun vekâlet hükümleridir. TBK m.506/3, vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun “benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış” esas alınarak belirleneceğini söyler. TBK m.114/1 ise borçlunun “genel olarak her türlü kusurdan” sorumlu olduğunu kabul eder. Yani ölçülen şey hekimin kendi bilgi düzeyi değil, aynı alanda çalışan dikkatli bir meslektaşın o koşullarda göstereceği özendir. Uzman hekimden uzmanlık alanının, pratisyen hekimden de pratisyenin yapması gerekenin eksiksiz yapılması beklenir.

Bu formül yeni değildir; eski tarihli malpraktis Yargıtay kararları da aynı çizgidedir. Kapatılan 13. Hukuk Dairesi 2013 tarihli bir kararında aynı cümleleri eski Borçlar Kanunu’na dayanarak kurmuş ve bilirkişiden de bunu istemişti: rapor, uygulanması gereken tedavinin ne olduğunu, hekimin uyguladığı tedaviyi ve aradaki farkı gerekçeli biçimde açıklamalıdır; “salt yapılan işlemin ne olduğunu açıklamak yeterli kabul edilemez.” (13. HD, 2012/14313 E., 2013/9515 K., 15.04.2013) Bugün özel hastane ve serbest hekim dosyalarını 3. Hukuk Dairesi inceliyor ve çizgi değişmedi.

Daire dağılımında iki istisna akılda tutulmalı. Yalnız görünümü değiştirmeye yönelik estetik müdahaleler eser sözleşmesi sayılıyor ve bu dosyalar Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’ne gidiyor; orada ölçü sonuç ve ayıptır, bu yüzden “kusur yok” raporu tek başına dosyayı bitirmez (estetik ameliyatta doktor sonucu garanti etmiş sayılır mı yazımızda ayrıntılı). Devlet hastanesi, şehir hastanesi, devlet veya vakıf üniversitesi hastanesindeki hata ise kural olarak idari yargıda hizmet kusuru olarak incelenir ve Yargıtay’ın önüne gelmez; hangi hastane için hangi yargı yolunun açık olduğunu malpraktis davası kime karşı açılır yazımızda anlattık.

Kararların hata türüne göre kısa haritası

Bu tablo, bu yazı için tam metni okunan kararlardan seçilmiş örnekleri gösteriyor. Her satırdaki hata türünün ayrıntısı ayrı bir yazının konusu; burada yalnız Yargıtay’ın vardığı sonuç ve kararın künyesi yer alıyor.

Hata türü Olay Yargıtay’ın değerlendirmesi Karar
Tanı 37 haftalık gebede nefes darlığına nazofarenjit tanısı, emboli tetkiki yok Altta yatan neden araştırılmamış, konsültasyon istenmemiş: kusur 3. HD 2025/5268 E., 2026/2756 K. (bozma)
Taburcu Görüntüleme yapılmadan taburcu Eksik değerlendirmeyle taburcu: kusur, hastane de sorumlu 3. HD 2026/1442 E., 2026/2957 K. (düzelterek onama)
Tetkik sonucu Grafideki lezyon raporlanmamış, hasta geç bilgilendirilmiş Açık özen eksikliği; hastanın müterafik kusuru indirim sebebi 3. HD 2025/1734 E., 2025/5164 K. (bozma)
Gebelik takibi 15. haftada iki kaval kemiğindeki kısmi yokluk görülmemiş Gebeliğin akıbetini etkilemese de bilgilenme hakkı ihlali 3. HD 2025/2909 E., 2026/524 K. (bozma, oy çokluğu)
Cerrahi malzeme Lime lime olan kalitesiz gazlı bez Kalitesiz malzeme tek başına kusur HGK 2010/13-717 E., 2011/129 K. (bozma)
Kayıt Kemikte iki spanç, sayım tutanağı belirsiz Kayıtları düzenli tutmak özen borcunun parçası 3. HD 2022/4413 E., 2022/8510 K. (bozma)
İzlem Sezaryen sonrası 24 saatlik izlem formunda eksik Komplikasyon yönetiminde ihmal; manevi tazminat az 3. HD 2024/2374 E., 2025/1592 K. (bozma)
Aydınlatma Ameliyat öncesi onam belgesi yok Salt ameliyata rıza yetmez 3. HD 2023/2156 E., 2024/214 K. (bozma)
Organizasyon Yoğun bakımda ısıtma uygulamasıyla yanık Ceza beraatine rağmen hastanenin organizasyon kusuru 3. HD 2025/888 E., 2025/6198 K. (bozma)
Sevk Beyin kanamasında sevkin saatlerce sürmesi, kayıt yok Şarta bağlı rapor denetime elverişsiz, illiyet araştırılmalı 3. HD 2026/2376 E., 2026/2794 K. (bozma)
Konsültasyon İnmede kardiyoloji konsültasyonu istenmemesi Eksiklik ölüme etkili değil: tazminat yok 3. HD 2025/823 E., 2025/4530 K. (onama)

Yargıtay’ın Hekimden Beklediği Özenin Halkaları

Yukarıdaki ölçü soyut kalmasın diye kararları, formülde sayılan yükümlülüklere göre gruplamak işe yarıyor. Her grupta Yargıtay’ın kusur saydığı somut davranış farklı, ama soru hep aynı: aynı koşullarda dikkatli bir hekim ne yapardı ve bu hekim onu yaptı mı?

Zamanında ve eksiksiz saptama. Daire’nin en açık kusur saydığı davranış, şikâyeti bastırıp nedenini araştırmamaktır. 04.05.2026 tarihli kararda 37 haftalık gebe bir hasta nefes darlığıyla iki ayrı acil servise başvurmuş, birinde nazofarenjit tanısıyla, diğerinde serum takılarak gönderilmiş, doğumdan sonra da yalnız nefes açıcı ilaçla taburcu edilmiş ve akciğer embolisi nedeniyle hayatını kaybetmişti. Yargıtay, davalıların “yalnızca semptoma yönelik tedavi” yaptığını, “altta yatan nedenin araştırılmadığını”, ileri tetkik ve konsültasyon istenmediğini belirterek davayı reddeden kararı bozdu (3. HD, 2025/5268 E., 2026/2756 K.). Görüntüleme yapılmadan “eksik değerlendirme ile taburcu” edilen bir hastanın dosyasında da hekimin kusuru ve hastanenin sorumluluğu kabul edildi; aynı hastaya bakan ikinci hekim ise kusursuz bulundu (3. HD, 2026/1442 E., 2026/2957 K.). Yargıtay kusuru kişi kişi ayırıyor; dava dilekçesinde her hekimin hangi aşamada ne yaptığı ayrı ayrı yazılmalı.

Tereddütte araştırma, sevk ve konsültasyon. Formüldeki “asgari düzeyde dahi olsa tereddüt doğuran durumlarda” araştırma yükümlülüğü, sevk ve konsültasyon dosyalarının dayanağıdır. Kapatılan 13. Hukuk Dairesi, gözündeki şikâyetle acile gelen bir çocuğa reçete yazıp evine gönderen pratisyen hekim dosyasında, hekimin ayrıntılı öykü alıp almadığının ve göz uzmanına sevk etmemesinde kusur bulunup bulunmadığının araştırılmadığını belirterek kararı bozmuştu (13. HD, 2012/14313 E., 2013/9515 K.). 3. Hukuk Dairesi’nin 05.05.2026 tarihli kararında ise beyin kanaması geçiren bir çocuk ancak sabah 11.41’de helikopterle ileri merkeze gönderilebilmiş, gece 02.21’den o saate kadar hangi hastanelerin arandığı tıbbi kayıtlardan anlaşılamamıştı. Adli Tıp Kurulu, hastane aranmadıysa hekimin kusurlu, arandıysa kusursuz olduğunu yazmış, zamanında sevkte de benzer sekellerin kalabileceğini eklemişti. Yargıtay böyle şarta bağlı bir raporu denetime elverişsiz buldu ve yoğun bakım, beyin cerrahisi ve nöroloji uzmanlarından oluşan akademik bir kuruldan, özellikle illiyet bağını araştıran yeni rapor istedi (3. HD, 2026/2376 E., 2026/2794 K.).

Uygulamada özen ve malzeme. Ameliyat sırasında yapılan işin kendisi de bu halkaya girer. Hukuk Genel Kurulu, karnında pamuk elyafı bulunan bir hastanın dosyasında, abseye yol açan cismin dönemin hastanede kullanılan, sıvı çekince dağılan düşük kaliteli gazlı bezlerinden kaynaklandığı belirlendiği için “tek başına kalitesiz malzeme kullanılması dahi davalı yanın kusurlu olduğunu göstereceğinden” ayrıca bilirkişi incelemesine gerek olmadığını kabul etti (HGK, 2010/13-717 E., 2011/129 K., 13.04.2011). Ameliyatta unutulan cisimlerin sorumluluğu ayrı bir yazımızın konusu olacak; buradaki ders, malzeme seçiminin de özen borcunun parçası sayılmasıdır.

İzlem ve komplikasyon yönetimi. Yargıtay, komplikasyonun kendisini kusur saymasa bile geç fark edilmesini ve kötü yönetilmesini kusur sayıyor. 13.03.2025 tarihli kararda sezaryen sonrasındaki 24 saatlik süreçte izlem formlarında eksiklik bulunmuş, bilirkişi daha erken müdahalenin komplikasyonu azaltıcı nitelikte olabileceğini bildirmişti. Mahkeme hekimin komplikasyon yönetiminde ihmali bulunduğunu kabul edip 30.000 TL manevi tazminata hükmetmişti; Yargıtay sorumluluk tespitine dokunmadı, miktarı “çok az” bularak bozdu (3. HD, 2024/2374 E., 2025/1592 K.). Bu tür dosyalarda ispatın omurgası hemşire gözlem formu, vital bulgu çizelgesi, hekim istemleri ve konsültasyon saatleridir; ilk talepte eksiksiz istenmeleri gerekir.

Kayıt tutma. Tıbbi kayıt, Yargıtay’a göre yalnız delil değil, özen borcunun kendisidir. Uyluk kemiğinde iki spanç bulunan ve cismin hangi ameliyatta kaldığı anlaşılamadığı için reddedilen bir davada Daire, ameliyatta kullanılan malzemenin sayımının ameliyat hemşiresince kayda alınması ve tutanağın hekim ile hemşire tarafından imzalanması gerektiğini hatırlattı ve “özen borcunun kapsamı içerisinde tedaviye ilişkin hastane kayıtlarının düzenli tutulması da bulunmaktadır” diyerek kararı bozdu (3. HD, 2022/4413 E., 2022/8510 K.). Kayıt eksikliği tek başına hüküm kurmuyor; bir çocuğun diş tedavisinde kullanılan lokal anestezik ilacın forma yazılmadığı dosyada Daire, bu eksikliği sorumluluk sebebi sayan rapor ile durumu kusursuz komplikasyon sayan rapor arasındaki çelişkinin anestezi ve çocuk diş hekimliği uzmanlarını içeren üniversite heyetiyle giderilmesini istedi (3. HD, 2025/1394 E., 2025/2900 K.).

Aydınlatma. Tıbben doğru yapılmış bir müdahalede bile hastanın gereği gibi bilgilendirilmemesi ayrı bir sorumluluk sebebidir. Onam belgesi sunulamayan bir dosyada Daire, “salt ameliyata rıza göstermek yeterli değildir. Ayrıca, komplikasyonların da izah edilmesi gerekmektedir” diyerek kararı bozdu (3. HD, 2023/2156 E., 2024/214 K.). Ancak bu iddia dava dilekçesinde yazılmazsa sonradan ileri sürülemeyebiliyor: HMK m.141’e göre dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddia, karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah olmadan genişletilemez ve Yargıtay, aydınlatma eksikliğini ya da onam formundaki imzaya itirazı yargılamanın ilerleyen aşamasında ileri süren davacıların taleplerini bu gerekçeyle reddeden kararları onadı (3. HD, 2024/1451 E., 2025/1021 K.; 2025/3042 E., 2025/5752 K.). Onam formunun hekimi hangi durumda sorumluluktan kurtardığı ayrı bir yazımızın konusu.

Hastanenin işleyişi. Hekim kusursuz bulunsa bile hastane, hizmeti düzenleyen işletme olarak sorumlu tutulabiliyor. Hukuk Genel Kurulu, psikiyatrik muayenede intihar düşüncesi kayda geçirilmiş bir hastanın gözetimsiz kalıp boş bir odada bulduğu televizyon anten kablosuyla hayatına son verdiği dosyada, hastanenin can güvenliği tedbirlerini almadığını ve sorumluluğunun “her türlü duraksamadan uzak” olduğunu belirterek direnme kararını bozdu (HGK, 2009/13-393 E., 2009/452 K.). Sıtma nedeniyle ölen bir hastanın dosyasında ise en geç iki saatte sonuçlanması gereken kalın damla tetkikinin 21 saatte sonuçlanması hastanenin organizasyon kusuru olarak tespit edildi (3. HD, 2023/4866 E., 2024/4465 K.). Hekimin kusursuz olduğu dosyalarda hastanenin sorumluluğunu ayrı bir yazıda ele alacağız.

Kusur Var Ama Tazminat Yok: İlliyet Bağı Kopunca

Tazminat için kusur tek başına yetmiyor; Yargıtay kararlarında tekrar eden cümleye göre ortada hukuka aykırı bir eylem, bir zarar, eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağı ve kusur birlikte bulunmalıdır (3. HD, 2026/2376 E., 2026/2794 K.). Bu yüzden hekimin veya hastanenin bir eksikliğinin tespit edildiği dosyalarda bile dava reddedilebiliyor. Yukarıdaki sıtma dosyasında 21 saatlik tetkik gecikmesi organizasyon kusuru sayılmasına rağmen raporlar ölümün asıl sebebinin geç başvuru, yüksek parazit yükü ve ilaca dirençli sıtma türü olduğunu, başvuru ile tedavi arasındaki sürenin ölüme neden olduğunun söylenemeyeceğini bildirdi; karar onandı (3. HD, 2023/4866 E., 2024/4465 K.).

Gecikmenin süresi değil sonuca etkisi ölçülüyor. İdrar yolu enfeksiyonu denilerek gönderilen bir çocukta şeker hastalığı tanısı on gün gecikmiş, ancak Adli Tıp raporları bu gecikmenin ek zarara yol açmasının beklenmediğini ve kalıcı maluliyet bulunmadığını tespit etmişti; Yargıtay davanın reddini onadı (3. HD, 2024/2936 E., 2025/2010 K.). İnme geçiren bir hastada EKG değişikliğine rağmen kardiyoloji konsültasyonu istenmemesi de, bilirkişiler bu eksikliğin ölüme etkisi olmadığını bildirdiği için tazminat doğurmadı (3. HD, 2025/823 E., 2025/4530 K.). Ameliyata alınmada geçen sürenin ölümle illiyetinin kurulamadığı, hastanın ek hastalıkları nedeniyle erken ameliyatta da ölüm riskinin yüksek olduğu tespit edilen bir dosyada da sonuç aynıydı (3. HD, 2024/2281 E., 2025/3080 K.).

Kusur yokluğunun nasıl tespit edildiği de önemlidir. Yargıtay’ın onadığı ret kararlarında raporlar müdahalenin endikasyonunun ve uygulamasının doğru olduğunu, riskin onam formunda anlatıldığını ve gelişen durumun güncel literatüre uygun yönetildiğini birlikte tespit etmişti (3. HD, 2025/1066 E., 2025/4388 K.); nötropenik bir kanser hastasında gelişen fırsatçı enfeksiyonun her türlü önleme rağmen görülebileceği (3. HD, 2025/626 E., 2025/4971 K.) ve doğumda gelişen kol sinir hasarının her türlü dikkat ve özene rağmen oluşabildiği (3. HD, 2025/6019 E., 2026/3291 K.) dosyalarda da kararlar onandı. Bu unsurlardan biri eksik kaldığında aynı sonuç kendiliğinden çıkmıyor; komplikasyon ile hatanın nasıl ayrıldığını ayrı bir yazıda ele alacağız.

Hasta açısından “kusur var, illiyet yok” tespiti ile “kusur yok” tespiti aynı şey değildir. 09.02.2026 tarihli bir kararda ilk derece mahkemesi hekimin uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığını ama zararla illiyet bulunmadığını kabul etmişti; istinaf mahkemesi ise gerekçeyi “hekimin kusuru yok” diye değiştirip başvuruyu reddetti. Yargıtay bu yolu usule aykırı buldu ve bozdu: istinaf, gerekçeyi bu şekilde değiştirecekse önce ilk derece kararını kaldırıp yeniden hüküm kurmalıydı (3. HD, 2025/3915 E., 2026/519 K.). Kusur tespiti kayıtta kaldığı sürece ileride başka bir zarar kalemi veya ceza dosyası için anlam taşır.

Bedensel zarar yoksa: bilgilenme hakkı

Zararın yalnız bedensel zarardan ibaret olmadığını gösteren dikkat çekici bir karar 2026’da oy çokluğuyla verildi. Hekim, 15. ve 21. gebelik haftalarındaki ultrason kontrollerinde bebeğin her iki kaval kemiğindeki (tibia) kısmi yokluğu tespit edememiş; durum başka bir hekim tarafından fark edilmişti. Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu, bulgunun 15. haftada görülmesinin beklendiğini ve görülmemesinin özen eksikliği olduğunu bildirdi. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, hata gebeliğin akıbetini değiştirmediği için davayı reddetmişti.

Yargıtay çoğunluğu, hekimin anomaliyi fark edememesinin “gebeliğin akıbeti üzerine bir etkisi bulunmasa da” vekilin en hafif kusurundan bile sorumlu olduğunu ve “davacı anne ve babanın öncelikli bilgilenme hakkı ihlal edildiği” için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu (3. HD, 2025/2909 E., 2026/524 K.). Karşı oy yazan üye özen eksikliği konusunda çoğunlukla aynı görüşteydi; ayrılık, bu eksikliğin sonuca etkisi, bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı ve manevi tazminat şartları noktasında toplandı. Oy çokluğuyla verilmiş tek bir karar olduğu için her dosyada aynı sonucun çıkacağı söylenemez; belirleyici olan, bulgunun hangi haftada görülmesi gerektiğini gösteren gerekçeli bilirkişi tespitiydi.

Hastanın kendi payı tazminatı nasıl etkiliyor?

Hasta kusuru Yargıtay kararlarında ret sebebi değil, indirim sebebi olarak işliyor. Grafide görülen bir lezyonun raporlanmadığı ve hastanın geç bilgilendirildiği dosyada Daire bunu “açık bir özen eksikliği” saydı; hastanın sonuçları öğrenmek için hastaneye gelmemesini de müterafik kusur olarak kaydetti ve manevi tazminatın tamamen reddedilmesi yerine “makul bir manevi tazminata” hükmedilmesini istedi (3. HD, 2025/1734 E., 2025/5164 K.). TBK m.52’ye göre zarar gören, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir. Kusur oranının tazminat hesabına nasıl yansıdığını doktor hatası yüzünden ne kadar tazminat alınır yazımızda anlatıyoruz.

Bilirkişi Raporunu Yargıtay Hangi Gerekçeyle Bozuyor?

Malpraktis davasının sonucunu çoğu zaman bilirkişi raporu belirlediği için Yargıtay’ın rapora koyduğu şartlar kusur tartışmasının ayrılmaz parçasıdır. Bu yazı için okunan kararlarda üç ölçüt tekrar ediyor. Birincisi uzmanlık dalının uygunluğu: ülseratif kolit tanılı bir hastanın ölümüyle ilgili dosyada raporu hazırlayan kurulda gastroenteroloji ve radyoloji uzmanı yoktu ve rapor hekimin “tamamen kusursuz olduğunu” tespit etmiyordu; Yargıtay bu iki dalı içeren, akademik kariyere sahip üniversite öğretim üyelerinden oluşan yeni bir kurul istedi (3. HD, 2024/1653 E., 2025/1199 K.).

İkincisi raporların uyumu. Doğum sonrası iki böbreğini kaybeden bir annenin dosyasında bir heyet hekimin postoperatif izlemde yeterli özeni göstermediğini yazarken diğer raporlar kusur görmemişti. Daire, “Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez” diyerek davayı reddeden kararı bozdu (3. HD, 2024/2448 E., 2025/3362 K.). Bu ölçüt iki yönlü işliyor: diş tedavisi dosyasında çelişkili raporla kurulan kabul kararı da davalılar yararına bozuldu (3. HD, 2025/1394 E., 2025/2900 K.).

Üçüncüsü gerekçe ve itirazların karşılanması. Ayak bileği artroskopisinden sonra tam sinir kesisi ve felç gelişen bir hastanın dosyasında mahkeme ek rapor istemiş, ancak tek hekimin imzaladığı ek rapor ilk raporla “kelimesi kelimesine aynı” çıkmıştı. Yargıtay, sinir yaralanmasının bu ameliyatın komplikasyonları arasında olup olmadığının ve onam formunda yazılı olup olmadığının ortopedi uzmanlarından oluşan üçlü heyetle araştırılması için kararı bozdu (3. HD, 2024/4134 E., 2025/3224 K.). Bu ölçütler HMK m.279/2’deki gerekçe zorunluluğu ve m.282’deki “hâkim, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir” kuralıyla örtüşüyor.

Rapor bu üç ölçütü karşılıyorsa Yargıtay sonuca müdahale etmiyor. Adli Tıp Kurumu raporu ile üniversite heyetinden alınan raporun birbirini teyit ettiği dosyalarda ret kararları onandı (3. HD, 2024/2647 E., 2025/2208 K.; 2025/5798 E., 2026/2404 K.). Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itirazın nasıl kurulacağını ve üniversite heyeti talebinin dayanağını Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz yazımızda ayrıntılı anlattık.

Bir Malpraktis Yargıtay Kararı Nasıl Okunur?

İnternette dolaşan malpraktis Yargıtay kararları özetleri sonucu kimi zaman yanlış aktarıyor; bir kararı emsal olarak kullanmadan önce dört noktaya bakmak gerekiyor. İlki kararın hangi bölümünün Yargıtay’a ait olduğu. Yeni tarihli kararlar dava, cevap, ilk derece ve istinaf kararlarının özetiyle başlar; Daire’nin kendi görüşü “Değerlendirme ve Gerekçe” başlıklı bölümdedir. Bilirkişi raporundan ya da ilk derece kararından aktarılan bir cümle, Yargıtay’ın kabulü değildir.

İkincisi sonucun türü. HMK m.370/1’e göre onama kararında Yargıtay, onadığı kararın hukuka uygunluk gerekçesini gösterir; m.370/2 ise yeniden yargılama gerektirmeyen hataların düzeltilerek onanmasına imkân verir. Bozma kararı (m.371) ise davanın kazanıldığı anlamına gelmez: “davacı yararına bozma” çoğu malpraktis dosyasında yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması demektir ve dosya ilk derece mahkemesine döner (m.373/1). Mahkeme bozmaya uymayıp direnirse inceleme Hukuk Genel Kurulu’na kadar gidebilir (m.373/5); bu yazıda anılan iki HGK kararı böyle direnme kararlarının bozulmasıdır.

Üçüncüsü oy durumu. Oy çokluğuyla verilmiş bir kararın karşı oy yazısı, aynı konuda Daire’nin ileride nasıl dönebileceğini gösterir; bilgilenme hakkı kararı bunun örneğidir. Dördüncüsü kesinleşen kısımlar. 13. Hukuk Dairesi’nin 2014’te bozduğu bir dosyada davalılardan biri önceki kararı temyiz etmediği için o davalı yönünden hüküm kesinleşmiş ve davacı lehine usulü kazanılmış hak doğmuştu; bozmadan sonra mahkemenin tüm davalılar yönünden davayı reddetmesi bu yüzden yeniden bozuldu (3. HD, 2024/2281 E., 2025/3080 K.).

Kararlardan çıkan bir usul uyarısı daha var: istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir itiraz, temyizde ilk kez ileri sürülemiyor. Gazlı bez iddiasıyla açılmış bir dosyada Yargıtay, davacının temyiz itirazlarını bu tek gerekçeyle reddedip kararı onadı (3. HD, 2024/3069 E., 2025/1658 K.). Kısacası malpraktis dosyasında itirazlar her aşamada eksiksiz ve yazılı olarak tekrarlanmalı; Yargıtay incelemesi ilk derecede ve istinafta kurulan dosyanın sınırları içinde yapılıyor.

Malpraktis Ceza Davası Yargıtay Kararları Hukuk Davasını Bağlar mı?

Hekim hakkında ceza davasında verilen beraat kararı, tazminat davasını kendiliğinden bitirmez. TBK m.74/1’e göre hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir; m.74/2’ye göre ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.

Yargıtay bu kuralı, beraat kararıyla saptanıp kesinleşen maddi olguların hukuk mahkemesini bağladığı ilkesiyle birlikte uyguluyor. Açık kalp ameliyatından sonra yoğun bakımda kol ve bacağında ağır yanık oluşan bir hastanın dosyasında ameliyat ekibi ceza davasında beraat etmişti; ceza mahkemesi yanığın ameliyathanede değil, yoğun bakımda vücut ısısındaki ani değişikliğe karşı yapılan uygulama sırasında oluştuğunu tespit etmişti. Hukuk mahkemesi ise davayı ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiş, istinaf da bu kararı onaylamıştı. Yargıtay, beraat kararında saptanan bu maddi olgudan hareketle hastanenin organizasyon kusurunu kabul etti ve kararı davacı yararına bozdu (3. HD, 2025/888 E., 2025/6198 K.).

Bu karar iki yönlü bir ders veriyor. Ceza dosyasındaki beraat, hekimin değil başka bir aşamanın ya da işletmenin kusurunu ortaya çıkarabilir; ceza dosyası bu yüzden hukuk davası için değerli bir delil kaynağıdır. Öte yandan ceza dosyasındaki kusur değerlendirmesi hukuk mahkemesini bağlamadığı için tazminat davasında ayrı bilirkişi incelemesi yapılır. Hekim hakkında hangi makama şikâyette bulunulacağını ve soruşturma izni sürecini doktor nereye şikayet edilir yazımızda anlattık.

Kendi Dosyanızı Bu Kararlarla Karşılaştırmak İsterseniz

Malpraktis Yargıtay kararlarını kendi dosyanıza uygularken ilk iş, olayın hekimden beklenen özenin hangi halkasında koptuğunu ve bunun hangi belgeyle gösterileceğini belirlemektir: epikriz, ameliyat notu, sayım tutanağı, onam formunun aslı, izlem formları, sevk yazışmaları ve varsa ikinci hastanenin kayıtları. Belgelerin listesini malpraktis davası için gerekli belgeler yazımızda, silinme riski olan görüntüler için izlenecek yolu hastane kamera kayıtları nasıl istenir yazımızda bulabilirsiniz. Ardından illiyet sorusu ve bilirkişi heyetinin hangi uzmanlık dallarından oluşması gerektiği netleşir. Ankara’daki özel hastane ve serbest hekim dosyalarında bu değerlendirmeyi Ankara tazminat avukatı sayfamızdaki ekip üstleniyor; dosyanızı ön inceleme için iletişim sayfasından iletebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Malpraktis davaları Yargıtay kararlarına nereden ulaşılır?

Yargıtay kararlarının tam metni Yargıtay Karar Arama sisteminden ücretsiz aranabilir. “Hekim”, “özen borcu”, “vekalet sözleşmesi” gibi kelimelerle arama yapılabilir; kararlarda taraf isimleri gizlenmiştir. Özel hastane ve serbest hekim dosyaları bugün ağırlıklı olarak 3. Hukuk Dairesi kararlarında yer alıyor.

Malpraktis davalarını hangi Yargıtay dairesi inceliyor?

Özel hastane ve serbest hekime karşı açılan, vekâlet ilişkisine dayanan davaları 3. Hukuk Dairesi inceliyor; eski kararlarda bu dosyalar kapatılan 13. Hukuk Dairesi’nde görünür. Yalnız estetik amaçlı, eser sözleşmesi niteliğindeki müdahaleler 6. Hukuk Dairesi’ne gidiyor. Kamu hastanesindeki hatalar kural olarak idari yargıda incelendiği için Yargıtay’ın önüne gelmez.

Kapatılan 13. Hukuk Dairesi’nin kararları hâlâ emsal mi?

Evet, kusur ölçüsü bakımından. 13. Hukuk Dairesi’nin “en hafif kusurundan bile sorumludur” formülü ve bilirkişi raporundan beklediği gerekçe şartı, 3. Hukuk Dairesi’nin 2025 ve 2026 kararlarında aynı cümlelerle sürüyor. Yine de dilekçede güncel 3. Hukuk Dairesi kararlarını öncelikle göstermek daha güçlü bir dayanak sağlar.

Doktorun hafif kusuru da tazminat doğurur mu?

Evet. Yargıtay’a göre mesleki iş gören vekil en hafif kusurundan bile sorumludur ve hekim ile hastanenin meslek alanı içindeki bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsurudur. Tazminat için ayrıca zarar ve kusurla zarar arasında uygun illiyet bağı gerekir.

Doktor kusuru tazminat için şart mı?

Tedavi amaçlı müdahalede kural olarak evet; hekimin özen borcuna aykırı davrandığı ispatlanmalıdır. Hastanenin organizasyon kusuru ise hekim kusursuz bulunsa bile ayrı bir sorumluluk sebebidir. Yalnız görünüme yönelik estetik müdahalelerde eser sözleşmesi hükümleri uygulandığı için sonuç ve ayıp ön plana çıkar.

Malpraktis kusursuz sorumluluk hâli var mı?

Tedavi amaçlı hekimlik faaliyetinde Yargıtay kusur sorumluluğu arıyor; hekim sonucu değil özeni üstlenir. Bunun en yakın istisnası estetik amaçlı müdahalelerdir: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, eser sözleşmesindeki ayıp sorumluluğu için kusur gerekmediğini kabul ediyor (6. HD, 2023/10 E., 2024/1946 K.).

Yargıtay bozma kararı davayı kazandığım anlamına mı gelir?

Hayır. Malpraktis dosyalarında bozma çoğunlukla eksik inceleme gerekçesiyle verilir ve dosya, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak üzere ilk derece mahkemesine döner. Sonuç, bu yeni raporla yeniden kurulur.

Yargıtay Adli Tıp raporuna rağmen kararı bozar mı?

Evet. Rapor ilgili uzmanlık dallarını içermiyorsa, raporlar birbiriyle çelişiyorsa, itirazları karşılamıyorsa veya şarta bağlı sonuç bildiriyorsa Yargıtay, üniversitelerden seçilecek akademik bir kuruldan yeni rapor alınması için kararı bozuyor.

İstinafta ileri sürmediğim bir itirazı Yargıtay’da ileri sürebilir miyim?

Hayır. Yargıtay, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülemeyeceğini belirterek bu tür itirazları incelemeden kararı onamıştır. İtirazların her aşamada yazılı olarak tekrarlanması bu yüzden gerekir.

Ceza davasında beraat eden doktora tazminat davası açılır mı?

Açılır. Türk Borçlar Kanunu m.74’e göre hukuk hâkimi ceza mahkemesinin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Yalnız beraat kararıyla saptanıp kesinleşen maddi olgular hukuk mahkemesince dikkate alınır.

Malpraktis davalarında zamanaşımı Yargıtay kararları ne diyor?

Hangi sürenin uygulanacağı hekimle kurulan ilişkinin niteliğine bağlıdır; zararın kapsamını belirleyen raporun tarihi de hesapta önem taşır. Yargıtay, zarar kapsamının sonradan alınan raporla öğrenildiği bir dosyada ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğramadığını kabul eden kararı onamıştır (3. HD, 2026/1442 E., 2026/2957 K.). Süreleri doktor hatası davalarında zamanaşımı yazımızda ayrıntılı anlattık.


Kendi dosyanızda hangi kararın emsal olacağı tıbbi kayıtlara ve bilirkişi tespitlerine göre belirlenir; bu nedenle somut durum için bir avukatın değerlendirmesine başvurun. Burada anılan Yargıtay kararları genel bilgilendirme amacıyla, kararların kendi metinlerinden aktarılmıştır.