Hukuk, Sigorta Hukuku, Tazminat Hukuku

Selde Zarar Gören Araç İçin Kasko Yoksa Belediyeden Tazminat Alınır mı?

Selde Zarar Gören Araç İçin Kasko Yoksa Belediyeden Tazminat Alınır mı

Selde zarar gören araç için kaskonuz yoksa zararın tamamına sizin katlanmanız gerekmez: su, yetersiz yağmur suyu kanalı, temizlenmemiş mazgal, ıslah edilmemiş dere yatağı ya da tıkalı bir menfez yüzünden aracınıza ulaştıysa, hizmeti yürütmekle görevli idareden idare mahkemesinde tazminat istenebilir. “Doğal afet oldu, kimse sorumlu değil” düşüncesi Danıştay kararlarında karşılık bulmaz; Danıştay, şiddetli yağışın idarenin sorumluluğunu her zaman ortadan kaldırmadığını, çoğu kez yalnızca tazminattan bir indirim payı olarak hesaba katıldığını tekrar tekrar vurguluyor.

Kaskosu olan sürücü için ise belirleyici olan poliçedir. Sel ve su baskını, Kasko Genel Şartlarına göre ancak ek sözleşmeyle teminata alınabilen bir risktir; teminat varsa hasar sigortacıya en geç beş iş günü içinde bildirilir ve araç suda çalıştırılmadan servise çekilir. Kasko ödeme yapsa bile idarenin sorumluluğu bitmez; sigortacı ödediği tutarı idareye rücu eder, sigortanın karşılamadığı kısmı da araç sahibi kendisi isteyebilir.

Özetle

  • Kaskosuz araç: Selin oluşumunda belediyenin, su ve kanalizasyon idaresinin veya başka bir kamu kurumunun hizmet kusuru varsa zarar o idareden istenir. Önce idareye yazılı başvuru yapılır, ret ya da 30 günlük sessizlikten sonra 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.
  • Kaskolu araç: Poliçede sel ve su baskını teminatı olup olmadığına bakın. Hasarı öğrendiğiniz tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirin; birkaç gün gecikme tek başına teminatı düşürmez.
  • Araç suda kaldıysa: Motoru yeniden çalıştırmayın, çekiciyle servise götürün, su seviyesini ve çevreyi fotoğraflayın.
  • Afet savunması: Danıştay’a göre aşırı yağış idarenin kusurunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; kusur oranı bilirkişi raporuyla belirlenir, afetin payı tazminattan düşülür.

Sel Hasarını Belediye Karşılar mı?

Sel hasarını belediye, ancak zararın oluşumunda kendi hizmetindeki bir aksaklığın payı varsa karşılar. Anayasa’nın 125. maddesi idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu söyler. Yağmur suyunun toplanması ve uzaklaştırılması, kanalizasyon şebekesinin kurulması ve bakımı, dere yataklarının ıslahı bu hizmetlerin başında gelir; görev yasada açıkça idarelere verilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi su ve kanalizasyon gibi kentsel altyapı hizmetlerini belediyenin görevleri arasında sayar; 15. maddesinin (e) bendi atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamayı belediyenin yetkileri arasında gösterir. Büyükşehirlerde 5216 sayılı Kanun’un 7. maddesinin (r) bendi su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmeyi ve derelerin ıslahını büyükşehir belediyesine verir. İstanbul’da bu görevi 2560 sayılı Kanun ile kurulan su ve kanalizasyon idaresi yürütür ve aynı Kanun’un Ek 5. maddesi, Kanun’un diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağını söyler. Bu yüzden büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idaresi davalı tarafa sıklıkla dahil edilir.

Danıştay bu tür davalarda idarenin sorumluluğunu şöyle tarif ediyor: idare, yürüttüğü hizmet için gerekli teşkilatı kurmak, araçlarını hazır tutmak ve hizmetin zamanında, gereği gibi işleyip işlemediğini sürekli denetlemekle yükümlüdür; hizmetin geç işlemesi, gereği gibi işlememesi veya hiç işlememesi zarar görenlere karşı tazmin sorumluluğu doğurur (Danıştay 8. Daire E.2023/3754 K.2025/3751).

Hangi idareye karşı dava açılır?

Selde zarar gören araç için tek bir “sorumlu kurum” yoktur; suyun nereden ve neden geldiğine göre birden fazla idare davalı olabilir:

  • İlçe belediyesi: Mahalle ölçeğindeki altyapı, dere yatağına yapılaşma izni, ruhsatsız otopark ve işyerlerinin denetimi.
  • Büyükşehir belediyesi: Ana yollar, büyük ölçekli yağmur suyu hatları, otopark ruhsatları ve dere ıslahı.
  • Su ve kanalizasyon idaresi: Yağmur suyu kanalları, rögar ve şebekenin kapasitesi ile bakımı.
  • Devlet Su İşleri: Taşkın koruma yapıları ve dere ıslahı (görev alanına giren yerlerde).

Danıştay, her idarenin kusurunun ayrı ayrı araştırılmasını istiyor. Aydın Kuşadası’ndaki bir dere taşkını dosyasında ilk derece mahkemesi dört idareyi zarardan birlikte (müteselsilen) sorumlu tutmuştu; Danıştay 8. ve 10. Daireler Müşterek Kurulu bu kararı bozdu ve hiç kimsenin başkasının kusurundan doğan zararı ödemeye zorlanamayacağını, idarelerin ancak kendi kusur oranları kadar sorumlu tutulabileceğini belirtti (E.2019/658 K.2021/14). Bu nedenle dilekçede suyun izlediği yol ve her idarenin bu yoldaki rolü somut olarak anlatılmalıdır.

“Olağanüstü yağış vardı” savunması idareyi kurtarır mı?

Kural olarak kurtarmaz. İdareler sel davalarında hemen her zaman yağışın olağanüstü olduğunu, bunun öngörülemeyen ve önlenemeyen bir mücbir sebep sayılması gerektiğini savunur. Danıştay 8. Dairesi 2025 ve 2026 tarihli kararlarında aynı ilkeyi tekrarladı:

  • Doğal afet ancak idarenin iradesi dışında, kamu hizmetiyle ilgisi kurulamayan, öngörülemez ve önlenemez nitelikteyse mücbir sebep sayılır ve illiyet bağını kısmen veya tamamen keser.
  • Her afet olayının illiyet bağını kestiği kategorik olarak kabul edilemez; afet boyutundaki yağışta hasar kaçınılmaz olsa bile hizmetin gereği gibi yürütülmemesi zararın oluşmasına veya büyümesine yol açabilir.
  • Afet, illiyet bağını kesmediği durumlarda idarenin kusuru oranında indirim yapılmasını gerektiren bir unsur olarak gözetilir.
  • Bölgenin afet bölgesi ilan edildiğine dair belge yoksa ve zarar birden fazla etkenin birleşmesiyle oluştuysa, illiyet bağının tamamen kesildiği kabul edilemez.

Bu gerekçeyle Ankara’daki iki işyeri su baskını dosyasında, davayı “yağış olağanüstüydü” diyerek reddeden kararlar bozuldu (8. Daire E.2024/256 K.2025/6538; E.2024/4025 K.2026/634). Edirne’de Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 160 yılda bir tekrarlanabilecek yağış olarak nitelendirdiği bir olayda bile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, davayı reddeden ısrar kararını bozdu; her idarenin ayrı kusurunun, Meteoroloji’nin vatandaşları zamanında uyarıp uyarmadığının ve olayın ne ölçüde afet kapsamında kaldığının bilirkişi incelemesiyle araştırılmasını istedi (E.2025/2025 K.2025/3082).

Danıştay Sel Davalarında Kusuru Nasıl Paylaştırıyor?

Sel davalarında sonuç çoğu zaman “kabul” ya da “ret” değil, bir kusur paylaştırmasıdır: zarar, idareler, varsa zarar görenin kendi kusuru, varsa üçüncü kişiler ve doğal afetin etkisi arasında yüzdelerle bölünür. Tazminat da idarelerin payına düşen oran üzerinden hesaplanır.

İstanbul’da 9 Eylül 2009’da Ayamama Deresi’nin taşmasıyla bir tır parkındaki araçlar zarar gördü. Kasko sigortacısının idareye açtığı rücu davasında Danıştay 8. Dairesi, aynı otoparkta zarar gören başka bir araç sahibinin davasında onanan kusur dağılımını esas almayı gerekli gördü (E.2024/582 K.2025/7421):

Etken Kusur / etki payı
Aşırı yağışın (doğal afetin) etkisi Yüzde 40
Dere yatağında yerleşmeye izin veren ilçe belediyesi Yüzde 20
Dere ıslahını yeterince yapmayan su ve kanalizasyon idaresi Yüzde 20
Ruhsatsız otoparkla ilgili işlemleri zamanında yapmayan büyükşehir belediyesi Yüzde 10
Ruhsatsız faaliyet gösteren otopark işletmecisi (üçüncü kişi) Yüzde 10

Bu dağılımda araç sahibine kusur verilmedi; dosyadaki bilirkişi raporu, selin önlenemez niteliği karşısında araç sahibinin alabileceği bir önlem bulunmadığını belirtmişti. Aynı sel nedeniyle açılan başka davalarda da doğal afetin etkisi yüzde 30 ile 40 arasında kabul edildi; Danıştay, afet faktörü hiç hesaba katılmadan verilen bir kararı bu yüzden bozdu (8. Daire E.2024/5895 K.2025/96).

Bu tablo önemli bir gerçeği gösterir: afetin payı düşüldükten sonra bile idarelerin toplam payı yüzde 50’ye ulaşabilir. “Sel oldu, dava kaybedilir” varsayımı bu nedenle yanıltıcıdır; ama zararın tamamının idareden alınacağını varsaymak da gerçekçi değildir.

Bilirkişi heyetinde meteoroloji mühendisi neden önemli?

Danıştay, aşırı yağışa bağlı sel davalarında bilirkişi heyetinde bir meteoroloji mühendisinin bulunmasını gerekli görüyor. Ankara Etimesgut’ta kapalı bir otoparkta park hâlindeyken sel suyu altında kalan araç için sigortacının açtığı rücu davasında, meteoroloji mühendisi bulunmayan bir heyetin raporuna dayanılarak verilen ret kararı bozuldu; Daire, bina çevresinde biriken yağmur sularının tahliyesi için idarelerin alması gereken önlemlerin alınıp alınmadığının ve bina maliklerinin yapıyı mevzuata uygun inşa edip etmediğinin de araştırılmasını istedi (8. Daire E.2023/3754 K.2025/3751).

Kaskosu Olmayan Sürücü Belediyeye Nasıl Başvurur?

Kaskosu olmayan veya poliçesinde sel teminatı bulunmayan sürücü, selde zarar gören araç için zararını idareden tam yargı davası ile ister. Bu dava türü 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 2. maddesinde düzenlenir ve idare mahkemesinde görülür. Trafik sigortası burada yardımcı olmaz; zorunlu trafik sigortası yalnızca sizin aracınızla üçüncü kişilere verilen zararları karşılar, kendi aracınızdaki sel hasarını ödemez.

Dava açmadan önce bir ön başvuru zorunludur. İYUK m.13’e göre idari eylemden zarar gören, eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak zararının ödenmesini ister. İdare isteği reddederse ret işleminin tebliğinden, 30 gün içinde cevap vermezse bu sürenin bitiminden itibaren dava süresi işlemeye başlar. İdare mahkemesinde dava açma süresi m.7’ye göre 60 gündür. Bu sürelerin nasıl hesaplandığını idareye başvuru süresi kaç gün yazımızda ayrıntılı anlattık.

Aşama Süre Dayanak
İdareye ön başvuru Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde olaydan itibaren 5 yıl İYUK m.13/1
İdarenin cevap süresi 30 gün; cevap yoksa istek reddedilmiş sayılır İYUK m.13/1
Dava açma Ret tebliğinden veya 30 günün bitiminden itibaren 60 gün İYUK m.7
Yetkili mahkeme Hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yerin idare mahkemesi İYUK m.36/b

Başvuru dilekçesine olayın tarihi ve yeri, aracın plakası, zararın kalemleri (onarım bedeli, değer kaybı, gerekiyorsa aracı kullanamadığınız dönemin kaybı) ve hangi hizmetin aksadığına ilişkin iddianız yazılmalıdır. Tutarın kesin hesaplanamadığı durumda tahmini bir tutar belirtilip artırma hakkı saklı tutulabilir.

Davada hangi deliller işe yarar?

Sel davası yıllar sürebilir; 2009 Ayamama selinin dosyaları 2025’te hâlâ Danıştay’daydı ve o zamana kadar yol, kanal ya da otopark yeniden düzenlenmiş olabilir. Ayamama dosyasında keşif yapıldığında tır parkı artık yerinde değildi. Bu yüzden delil, ilk günlerde toplanmalıdır:

  • Su seviyesini, aracın konumunu, tıkalı mazgal veya rögarları gösteren tarihli fotoğraf ve videolar.
  • İtfaiye, AFAD veya belediye ekiplerinin müdahale tutanakları, varsa kolluk tutanağı.
  • Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden o gün ve saatteki yağış miktarına ilişkin resmî yazı.
  • Servis ve ekspertiz raporları, onarım faturaları, aracın olaydan önceki durumunu gösteren belgeler.
  • Bölgede daha önce aynı yerde su baskını yaşandığını gösteren haberler, şikâyet dilekçeleri veya CİMER başvuruları.

Zarar büyükse sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti istemek, olay yerinin ve aracın durumunu bilirkişi eliyle kayda geçirmenin güvenli bir yoludur; incelediğimiz taşkın dosyalarından bazılarında zararın miktarı bu yolla belgelenmişti. Benzer bir yol yapım ve bakım hizmeti kusurunu çukura düşen araç hasarı tazminatı yazımızda da anlattık.

Kasko Sel Hasarını Karşılar mı?

Kasko sel hasarını yalnızca poliçede sel ve su baskını teminatı varsa karşılar. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4 maddesi, ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınabilecek zararları sayar; 4.5 numaralı bent “sel ve su baskını ile meydana gelen zararlar”dır. Yani bu risk standart kaskonun kendiliğinden parçası değildir, poliçeye eklenmesi gerekir. Bazı kasko ürünlerinde bu teminat pakete dahil edilerek sunulsa da bunu varsaymak yerine poliçenin teminat tablosunu okumak gerekir.

Teminat varsa sigortacı, selde zarar gören araç için rizikonun teminat dışında kaldığını somut delille ispat etmedikçe ödemeden kaçınamaz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, şiddetli yağmur sırasında arıza yapan ve çalıştırılmadan servise çekilen aracın motorunun su alması sonucu oluşan hasarı poliçedeki “sel ve su baskını klozu”na uygun buldu ve sigortacının ödeme yükümlülüğünü onadı (E.2015/1997 K.2015/10427).

Kasko sel su baskını klozu nedir?

Sel ve su baskını klozu, poliçeye eklenen ve yağış, dere taşması veya su birikmesi nedeniyle araçta oluşan zararları teminata alan ek şarttır. Klozun kapsamı, varsa muafiyet tutarı ve özel istisnalar poliçenin kendisinde yazar; genel şartlardaki çerçeve, şirketin sunduğu ek teminat metniyle somutlaşır. Teklif aşamasında “sel ve su baskını” ifadesinin teminat listesinde açıkça yer aldığını görmek, sonradan çıkacak tartışmayı önler.

Kasko sel muafiyeti ne demek?

Muafiyet, poliçede belirlenen bir tutar veya oran kadar hasarın sigortacı tarafından ödenmeyip sigortalıda kalmasıdır. Genel Şartlar’ın A.6 maddesine göre muafiyet, bir tutar olarak ya da hasar veya sigorta bedelinin belli bir oranı olarak kararlaştırılabilir ve en az 14 punto büyüklüğünde harflerle poliçeye yazılır. Poliçede bu biçimde yazılmamış bir muafiyetin hasar anında sigortalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği ayrıca tartışılır.

Muafiyet nedeniyle sigortadan karşılanmayan kısım, selin oluşumunda idarenin kusuru varsa idareden istenebilecek zararın bir parçasıdır. Danıştay, eksik sigorta yüzünden sigortanın yalnızca yarısını ödediği bir su baskını dosyasında, karşılanmayan bakiye zarar için sigortalının idareye başvurabileceğini açıkça kabul etti (8. Daire E.2020/7031 K.2021/5669).

Hasarı Sigortaya Kaç Gün İçinde Bildirmelisiniz?

Kasko Genel Şartları’nın B.1.1 maddesine göre sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlüdür. Süre takvim günüyle değil iş günüyle hesaplanır; hafta sonu ve resmî tatiller sayılmaz. Sel gibi yaygın hasar yaratan olaylarda sigorta şirketlerinin çağrı merkezleri yoğunlaştığından, bildirimin yazılı veya kayıt altına alınan bir kanalla yapılması ve bildirim numarasının saklanması gerekir.

Bu sürenin kaçırılması teminatı kendiliğinden düşürmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun 1446. maddesi, bildirimin hiç yapılmamasının veya geç yapılmasının sonucunu sınırlar: gecikme ödenecek tazminatta artışa yol açmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır. Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini zaten başka yoldan fiilen öğrenmişse bu indirimi de uygulayamaz (m.1446/3).

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kasko sigortacısının “hasar beş iş günü içinde bildirilmedi” savunmasını, sigortalının hasarı üç iş günü geç bildirmesinin Kasko Genel Şartları’nda teminat dışı hâller arasında sayılmadığı gerekçesiyle reddeden kararı onadı (E.2025/16103 K.2026/4399). Olay bir trafik kazasıydı; ancak bildirim yükümlülüğü sel hasarında da aynı maddeye dayanır.

Bildirimle birlikte neler yapılmalı?

  • Poliçe numarası, olay yeri, tarih ve saat ile aracın nerede beklediği bildirilir.
  • Sigortacının talimatı istenir; çekici ve servis yönlendirmesi çoğu poliçede yol yardım hizmetiyle karşılanır.
  • Eksper incelemesi yapılmadan araç üzerinde onarım veya parça değişimine başlanmaz; Genel Şartlar’ın B.1.4 maddesi zorunlu hâller dışında rizikonun gerçekleştiği yer veya şeylerde değişiklik yapılmamasını ister.

Araç Selde Kalırsa Ne Olur? Motoru Çalıştırmak Neden Risklidir?

Selde kalan araçta en büyük hasar çoğu zaman motorun su çekmesiyle ortaya çıkar. Hava emiş kanalından giren su yanma odasına ulaştığında motor kilitlenebilir; durmuş aracı tekrar çalıştırmaya çalışmak bu hasarı ağırlaştırabilir. Bu yüzden suya girmiş veya su altında kalmış araç yeniden çalıştırılmamalı, çekiciyle servise götürülmelidir.

Bunun hukuki bir karşılığı da vardır. TTK m.1448 ve Kasko Genel Şartları’nın B.1.2 maddesi, sigortalıya rizikonun gerçekleştiği durumda zararı önleme ve azaltma için imkânları ölçüsünde önlem alma yükümlülüğü yükler. Genel Şartlar’ın B.2 maddesi ve TTK m.1448/3 ise bu amaçla yapılan makul masrafların, önlemler faydasız kalsa bile sigortacı tarafından ödeneceğini söyler; aracı sudan çıkarmak ve çekiciyle taşımak bu tür masraflardır.

Sigortacılar zaman zaman “araç bilerek suya sokuldu” veya “durduktan sonra zorlandı” diyerek motor hasarını teminat dışı saymak ister. Yargıtay’ın incelediği dosyalar bu savunmanın her zaman kabul görmediğini gösteriyor:

  • Şiddetli yağıştan oluşan su birikintisine giren aracın motorunun ön hava kanalından su çekip kilitlenmesi, ek teminattaki “sel ve su baskını ile meydana gelen zararlar” kapsamında sayıldı; sigortacının teminat dışılığa dair somut delil sunamadığı belirtildi ve karar onandı (4. HD E.2024/4448 K.2024/6570).
  • Sitenin açık otoparkındaki aracı deniz taşmasından kurtarmaya çalışırken suda mahsur kalan ve stop eden sürücünün dosyasında sigortacı, ikinci hasarın aracın zorlanmasından doğduğunu savundu; bilirkişi motor hasarının su çekmesinden kaynaklandığını tespit etti ve hasar teminat kapsamında kabul edildi. Yargıtay yalnızca vekâlet ücretini düzelterek kararı onadı (4. HD E.2021/25364 K.2023/3318).

Bu kararlar sürücüye “her durumda ödenir” güvencesi vermez. Ekspertiz raporu aracın uyarılara rağmen derin suya sokulduğunu veya su çekildikten sonra defalarca çalıştırıldığını gösteriyorsa, artan zarar için TTK m.1448’in ikinci fıkrası uyarınca kusur oranında indirim gündeme gelebilir. Servis tarafında da gecikme riski vardır: sel suyuna girmiş bir motorun serviste uzun süre açılmadan bekletilmesi paslanmayı artırabilir ve bu gecikme, servis ile sigortacı arasında ayrı bir sorumluluk uyuşmazlığına konu olmuştur (17. HD E.2010/1878 K.2010/7181).

Sigorta Şirketi Ödemezse veya Eksik Öderse

Kasko sigortacısı, Genel Şartlar’ın B.3.3.4.1 maddesine göre talep ettiği belgelerin eksiksiz verilmesinden ve eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde incelemesini tamamlayıp ödemeyi yapmak zorundadır; tazminat borcu her hâlde hasar ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. İncelemeler ihbardan itibaren üç ay içinde tamamlanamazsa, sigortacı tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder.

Ödeme reddedilir veya eksik yapılırsa iki yol vardır: genel mahkemede dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu‘nun 30. maddesinin 13. fıkrasına göre Komisyon’a gidebilmek için önce sigorta şirketine başvurulmuş ve talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır; şirketin başvurudan itibaren 15 iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir. Kasko gibi isteğe bağlı sigortalarda tahkim yolu, sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olmasına bağlıdır (m.30/1).

Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri TTK m.1482’ye göre sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Sigortacının hasarı teminat dışı sayma gerekçelerine karşı izlenecek yolu, benzer bir kasko uyuşmazlığı üzerinden valeye verilen araç çalınırsa kasko öder mi yazımızda da ele aldık.

Kasko Ödedikten Sonra Belediyenin Sorumluluğu Biter mi?

Bitmez. TTK m.1481’e göre sigortacı, tazminatı ödedikten sonra hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının sorumlulara karşı sahip olduğu dava hakkı, ödediği tutar kadar sigortacıya geçer. Bu nedenle Danıştay’ın önüne gelen sel dosyaları arasında, araç sahiplerinin değil kasko sigortacılarının idareye karşı açtığı rücu davaları da bulunur; Etimesgut ve Ayamama dosyaları bunun örnekleridir.

Sigortalı açısından iki sonuç doğar:

  • Karşılanmayan kısım sizin hakkınızdır. Muafiyet, eksik sigorta, değer kaybı veya teminat limitinin altında kalan bir ödeme nedeniyle zararınızın bir bölümü sigortadan karşılanmadıysa, bu bakiye için idareye ayrıca başvurabilirsiniz.
  • Sigorta yaptırmış olmak kusur sayılmaz. Kartal’daki bir su baskını dosyasında ilk derece mahkemesi, sigortacının ödediği kısmı sigortalının kusur payı gibi değerlendirip bakiye zarar talebini reddetmişti. Danıştay 8. Dairesi bu yaklaşımı “halefiyet prensibini tersine çeviren” bir değerlendirme olarak nitelendirdi, rizikonun gerçekleşmesinin sigortalı açısından kusur sayılamayacağını belirterek kararı bozdu (E.2020/7031 K.2021/5669).

Kaskodan ödeme alırken imzalanan ibraname ve temlik belgelerini dikkatle okumak gerekir; sigortalı, sigortacıya geçen hakları ihlal edecek şekilde davranırsa TTK m.1481/3 uyarınca sigortacıya karşı sorumlu olabilir.

Selde Zarar Gören Araçlar Ne Olacak: Onarım mı, Pert mi?

Sel hasarının ağır hasar sayılıp sayılmayacağı, suyun yüksekliğine ve motor, şanzıman, elektronik aksam ile döşemede bıraktığı izlere göre belirlenir. Onarım bedeli aracın değerine yaklaşıyor veya onarım ekonomik olmuyorsa, kasko sigortacısı aracı tam hasarlı (pert) kabul edip hasar tarihindeki piyasa değerini ödeyebilir; sovtaj (hurda) sigortacıya kalır.

Bu değerlendirme çoğu zaman ihtilaflıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sel suyuna maruz kalan bir araç için bir bilirkişi raporunun aracın pert olması gerektiğini, diğerinin onarılabilir olduğunu söylediği dosyada, çelişki giderilmeden verilen hakem heyeti kararını bozdu ve onarımın ekonomik olup olmadığının açıkça tartışılmasını istedi (E.2022/10949 K.2022/14795). Aynı dosyadaki raporlardan biri, sel suyunun aracın elektronik beyin ve mekanik parçalarında ileride arıza doğurabileceğini de belirtmişti; bu ihtimal tam hasar tartışmasının bir parçasıdır.

Kaskosu olmayan ve selde zarar gören araç için pert kararını veren bir sigortacı yoktur; zararın miktarı idare mahkemesindeki bilirkişi incelemesinde, onarım bedeli ile aracın değeri karşılaştırılarak belirlenir. Bu yüzden aracı hemen satmak yerine önce delil tespiti yaptırmak, zararın ispatını kolaylaştırır.

Sürücünün Kendi Kusuru Tazminatı Azaltır mı?

Azaltabilir. İdare mahkemeleri sel davalarında zarar görenin müterafik kusurunu da araştırır. Danıştay’ın bozma kararlarında mahkemeden istenen inceleme listesinde, davacının faaliyetinin mevzuata uygun olup olmadığı ve zararın oluşmasında kendi kusurunun bulunup bulunmadığı da yer alıyor (8. Daire E.2024/256 K.2025/6538).

Araç sahipleri açısından kusur tartışmasına yol açabilecek durumlar şunlardır:

  • Yetkililerin uyarısına veya kapatılan yola rağmen su dolu alt geçide ya da dereye yakın yola girmek.
  • Bilinen bir taşkın alanında, ruhsatsız bir otoparkta aracı uzun süre bırakmak.
  • Su altında kalan aracı defalarca çalıştırmaya çalışarak hasarı büyütmek.

Buna karşılık her sel olayında sürücüye kusur yüklenmez. Ayamama’daki tır parkı dosyasında araç sahibine hiçbir kusur verilmedi; bilirkişi, selin önlenemez niteliği karşısında araç sahibinin alabileceği bir önlem bulunmadığını belirtmişti. Kusurun kimde olduğu soyut genellemelerle değil, olayın kendi koşullarıyla belirlenir. İdarenin yol ve geçit güvenliği konusundaki benzer sorumluluğunu üst geçit olmayan yolda kaza ve yangında itfaiye geç geldi yazılarımızda da inceledik.

Sık Sorulan Sorular

Selde zarar gören araç için trafik sigortası ödeme yapar mı?

Hayır. Zorunlu trafik sigortası, sizin aracınızın üçüncü kişilere verdiği zararları karşılar; kendi aracınızda selden doğan hasarı ödemez. Bu hasar için ya kasko poliçesinde sel teminatı bulunmalı ya da zarar, kusuru olan idareden istenmelidir.

Kaskom yok, sel hasarını belediye karşılar mı?

Selin oluşumunda belediyenin veya su ve kanalizasyon idaresinin hizmet kusuru varsa karşılar. Önce idareye yazılı başvuru yapılır; ret ya da 30 gün cevapsızlık sonrasında 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Tazminat, idarenin kusur oranı kadardır.

Belediyeye başvuru için süre ne kadar?

İdareye başvuru, olayı ve zararı öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl içinde, her hâlde olay tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. Başvurudan sonra dava süresi ayrıca işler; bu nedenle beklemek yerine ilk aylarda başvurmak daha güvenlidir.

Sel hasarını sigorta karşılar mı, kaskonun standart teminatında mı?

Trafik sigortası karşılamaz; kasko ise ancak teminat eklenmişse karşılar. Kasko Genel Şartları’na göre sel ve su baskını zararları ancak ek sözleşmeyle teminata alınabilir. Poliçenizin teminat tablosunda “sel ve su baskını” ifadesinin yer aldığını kontrol etmelisiniz.

Hasarı beş iş gününden sonra bildirirsem kasko ödemez mi?

Gecikme tek başına teminatı düşürmez. TTK m.1446’ya göre gecikme ancak tazminatın artmasına yol açmışsa kusur oranında indirim yapılır; sigortacı olayı zaten başka yoldan öğrenmişse bu indirim de uygulanamaz. Yargıtay, üç iş günlük gecikmeyi teminat dışı hâl saymayan kararı onamıştır.

Su basan aracı çalıştırırsam kasko ödemeyi reddeder mi?

Reddetmek için sigortacının, zararın sizin davranışınız yüzünden arttığını somut delille göstermesi gerekir. Yine de suya girmiş aracı çalıştırmak motor hasarını büyütebileceği için önerilmez; araç çekiciyle servise götürülmelidir.

Sel hasarı ağır hasar mı sayılır?

Her sel hasarı ağır hasar değildir. Suyun ulaştığı seviye ve motor, elektronik ile döşemedeki hasar değerlendirilir; onarım ekonomik değilse sigortacı aracı tam hasarlı (pert) sayabilir. Raporlar çelişirse mahkeme veya hakem heyeti bu çelişkiyi gidermek zorundadır.

Kasko ödedikten sonra belediyeye ayrıca dava açabilir miyim?

Sigortadan karşılanmayan kısım için açabilirsiniz; muafiyet, eksik sigorta veya değer kaybı bunun tipik örnekleridir. Sigortanın ödediği tutar için ise dava hakkı sigortacıya geçer ve sigortacı idareye rücu eder.

Kapalı otoparkta park hâlindeki aracımı su bastı, kim sorumlu?

Suyun otoparka nereden girdiğine bakılır. Danıştay böyle bir dosyada hem idarelerin yağmur suyu tahliyesi için gerekli önlemleri alıp almadığının hem de bina maliklerinin yapıyı mevzuata uygun inşa edip etmediğinin araştırılmasını istemiştir. Sorumluluk idare, bina yönetimi ve otopark işletmecisi arasında paylaşılabilir.

Sel davasını hangi mahkemede açmalıyım?

İdarenin hizmet kusuruna dayanan tazminat davası idare mahkemesinde açılır. İYUK m.36’ya göre yetkili mahkeme, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yerin idare mahkemesidir. Kasko sigortacısına karşı uyuşmazlık ise adli yargıda (sigortalının tüketici olup olmamasına göre tüketici mahkemesi veya asliye ticaret mahkemesi) ya da sigortacı sisteme üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonu’nda çözülür.

Sel davasında tazminatın tamamını alabilir miyim?

Çoğu zaman alınamaz. Danıştay, doğal afetin etkisini tazminattan düşülecek bir pay olarak hesaba katmaktadır; Ayamama selinde bu pay yüzde 30 ile 40 arasında belirlenmiştir. Tazminat, idarelerin toplam kusur oranı üzerinden hesaplanır.


Selden sonraki ilk hafta, hem kasko dosyasının hem de idareye karşı açılacak davanın kaderini belirler: bildirim beş iş gününde yapılır, fotoğraflar ve tutanaklar o günlerde toplanır, delil tespiti olay yeri değişmeden istenir. Sigortacının ret yazısını aldıysanız ya da kaskonuz olmadan zararınızı idareden isteyecekseniz, dosyanızın hangi idareye ve hangi yolla yöneltileceğini sigorta hukuku avukatı sayfamızdan inceleyebilir, belgelerinizle iletişim sayfamız üzerinden başvurabilirsiniz.

Bu yazıdaki kurallar her dosyada aynı sonucu vermez: tazminatın miktarı bilirkişi incelemesinde belirlenen kusur oranlarına, poliçenizin teminat ve muafiyet şartlarına göre değişir. Yazı, Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki İdari Yargılama Usulü Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ile tam metnini incelediğimiz Danıştay ve Yargıtay kararlarına dayanır ve genel bilgilendirme niteliğindedir; kendi dosyanız için bir avukata danışmanız gerekir.