Hukuk

Yaralanmalı Trafik Kazalarında Manevi Tazminat Yargıtay Kararları

Yaralanmalı Trafik Kazalarında Manevi Tazminat Yargıtay Kararları

Yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminat yargıtay kararları, kazada bedensel bütünlüğü zedelenen kişiye ödenecek tutarın hangi ölçütlere göre takdir edileceğini gösterir. Talebin dayanağı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesidir; miktar kanunda sayı ile belirtilmez, hâkim olayın özelliklerini gözeterek takdir eder. Emsal kararlar bu takdirin sınırlarını, hangi hâllerde indirim yapılacağını ve hükmedilen tutarın hangi durumda az bulunarak bozulacağını ortaya koyar.

Makale İçeriği

Bu yazıda yaralanmalı trafik kazalarına ilişkin manevi tazminat içtihadı, künyesi Yargıtay karar arama sisteminde doğrulanmış 4. Hukuk Dairesi kararları üzerinden ele alınmaktadır: tazminatın dayanağı, miktarın belirlenme ölçütleri, müterafik kusur indirimi ve uygulanan oranlar, bölünmezlik ilkesi, faiz başlangıcı ve zamanaşımı. Her başlıkta kanun lafzı ile kararın kendi cümlesi esas alınmıştır.

Özet

Yaralanmalı trafik kazasında manevi tazminatın dayanağı TBK m.56’dır; miktar hâkimin takdirindedir ve bu takdir Yargıtay denetimine tabidir.

  • Dayanak TBK m.56: bedensel bütünlüğü zedelenen kişiye uygun bir miktar para. Ağır bedensel zararda yakınlar da isteyebilir (m.56/2).
  • Ölçüt: 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı; olayın oluş şekli, kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, yaralanmanın niteliği, yaş, kaza ve dava tarihi.
  • Müterafik kusur: TBK m.52; def’i değildir, hâkim resen dikkate alır. Kask takmamada 4. HD’nin yerleşik uygulaması yüzde 20 indirimdir.
  • Bölünmezlik: manevi tazminat kısmi dava konusu yapılamaz, sonradan ıslahla artırılamaz.
  • Sigorta: manevi tazminat KTK m.92/(f) uyarınca zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır; ihtiyari mali mesuliyet poliçesinde ek teminat olarak bulunabilir.
  • Zamanaşımı: manevi tazminat KTK m.90 yollamasıyla TBK m.72’ye tabidir; 2 yıl ve her hâlde 10 yıl, taksirle yaralamada uzamış süre 8 yıldır.

Yaralanmalı Trafik Kazalarında Manevi Tazminatın Hukuki Dayanakları

Yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminatın dayanağı tek bir maddede toplanmaz. Talebin kendisi Türk Borçlar Kanunu’ndan, sorumluluğun kime yükleneceği ve sigortacının konumu ise Karayolları Trafik Kanunu’ndan gelir. Uygulamada en sık yapılan hata, bu iki kanunun maddelerinin birbirine karıştırılmasıdır. Aşağıdaki tablo, her iki kanundaki ilgili hükümleri mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel metinlere göre bir arada gösterir.

KonuHükümNe düzenler
Manevi tazminat talebiTBK m.56Bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde zarar görene uygun bir miktar para; ağır bedensel zararda yakınlara da
Genel haksız fiil sorumluluğuTBK m.49Kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar verenin zararı gidermesi (manevi tazminatın değil, sorumluluğun genel kaynağı)
Tazminatın belirlenmesiTBK m.51Hâkimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini kusurun ağırlığına göre belirlemesi
İndirim ve kaldırmaTBK m.52Zarar görenin kusuru varsa tazminatın indirilmesi veya tamamen kaldırılması
İşletenin sorumluluğuKTK m.85Motorlu aracın işletilmesi ölüme veya yaralanmaya sebep olursa işletenin sorumluluğu
Uygulanacak hükümlerKTK m.90ZMSS kapsamındaki tazminatların usul ve esası; manevi tazminatta TBK haksız fiil hükümlerine yollama
Teminat dışılıkKTK m.92/(f)Manevi tazminata ilişkin talepler zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında
Müteselsil sorumlulukKTK m.88Birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse müteselsil sorumluluk
ZamanaşımıTBK m.72 (KTK m.90 yollamasıyla)2 yıl / 10 yıl, ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre

Manevi tazminatın dayanağı TBK 49 değil TBK 56 maddesidir

Manevi tazminatın kaynağı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesidir. Madde şöyledir: “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” Trafik kazasında yaralanan kişinin talebi doğrudan bu hükme dayanır.

TBK m.49 ise haksız fiil sorumluluğunun genel kuralını koyar: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bu madde sorumluluğun doğduğu temeli gösterir, manevi tazminatın ölçüsünü ve şartlarını değil. İnternetteki pek çok metin manevi tazminatı m.49’a bağlar; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise 18.09.2025 tarihli kararında dayanağı açıkça “6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi gereğince” biçiminde kurar (E. 2022/16381, K. 2025/12733).

Ayrım pratikte sonuç doğurur: m.56 hâkime takdir yetkisi tanır (“karar verebilir”), yani talebin varlığı tek başına belli bir tutara hak kazandırmaz. Maddenin ikinci fıkrası ise ağır bedensel zarar hâlinde yakınlara da manevi tazminat verilebileceğini söyler; bu hak yalnızca ölüm hâline özgü değildir.

Karayolları Trafik Kanunu manevi tazminatı nerede düzenler?

Karayolları Trafik Kanunu’nun tam metninde “manevi” sözcüğü sınırlı sayıda yerde geçer ve bunların ikisi belirleyicidir. Birincisi m.90‘dır. Madde, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu söyledikten sonra şunu ekler: “Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.”

Yani KTK, manevi tazminatı kendi konusu içinde sayar ama içeriğini düzenlemez; hesabı ve şartları için TBK’ya yollar. Bu yollama, manevi tazminatın zamanaşımı gibi konularda hangi maddenin uygulanacağını belirlediği için önemlidir.

Maddenin güncel hâlini okurken dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: m.90’a 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanun ile eklenen bir cümle ve bir fıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E. 2021/82, K. 2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu tarihten önce yazılmış metinlerde maddenin iptal edilen kısımlarına dayanan açıklamalar bulunabilir; artık yürürlükte değildir.

İkinci belirleyici hüküm m.92/(f)‘dir: “Manevi tazminata ilişkin talepler” zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır. Yani hak KTK’nın konusu içindedir ama muhatabı sigorta şirketi değildir. Bu ayrım aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır.

İşletenin sorumluluğu hangi maddeden doğar?

Araç işletenin ve bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunu düzenleyen hüküm KTK m.85‘tir: “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa… motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Aynı maddenin son fıkrası, işletenin “aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi” sorumlu olduğunu söyler.

Bu, manevi tazminat davasında davalı sıfatını belirler: talep yalnızca sürücüye değil, aracın işletenine de yöneltilebilir. KTK m.88 ise birden fazla kişinin sorumlu olduğu hâllerde müteselsil sorumluluk kuralını koyar, yani hak sahibi tazminatın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilir.

KTK m.86 ise sorumluluktan kurtulma hâllerini sayar. İşleten, kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçta bozukluk kazayı etkilemeksizin, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Eşiğin “ağır kusur” olduğuna dikkat edilmelidir; zarar görenin sıradan kusuru sorumluluğu kaldırmaz, yalnızca ikinci fıkra uyarınca tazminatın indirilmesini gündeme getirir.

Yaralanmalı trafik kazasında manevi tazminatın TBK 56 ve KTK 85 dayanaklarını gösteren görsel

Manevi Tazminat Miktarı Yargıtay Kararlarında Nasıl Belirlenir?

Manevi tazminatta kanunda alt veya üst sınır yoktur; miktarı hâkim takdir eder. Ancak bu takdir serbest değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 18.09.2025 tarihli E. 2022/16381, K. 2025/12733 sayılı kararı ölçütleri topluca verir:

“6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi gereğince hâkimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.”

Karar, ölçütlerin kaynağı olarak 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı‘nı gösterir ve şunu ekler: takdir olunacak tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar her olaya göre değişebileceğinden hâkim, takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri “karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun bir biçimde” göstermelidir.

Yargıtay kararlarında manevi tazminat takdirini etkileyen ölçütler
ÖlçütKarardaki karşılığıEtkisi
Olayın oluş şekliKazanın nasıl meydana geldiği, ihmalin derecesiAğır ihmal tutarı yükseltir
Kusur oranıTarafların kusur dağılımıZarar görenin kusuru indirim sebebi (TBK m.52)
Yaralanmanın niteliğiMaluliyet oranı, kalıcı iz, tedavi süreciAğırlaştıkça tutar artar
Tarafların sosyal ve ekonomik durumuHer iki tarafın durumu birlikteZenginleşme aracı olmama ilkesiyle sınırlı
Zarar görenin yaşıKalan yaşam süresi boyunca etkinin sürmesiGenç yaşta kalıcı zarar tutarı yükseltir
Kaza ve dava tarihiOlayın üzerinden geçen süre, paranın değeriEski tarihli kazalarda güncel değer gözetilir
Gerekçenin objektifliğiTakdire etkili nedenlerin kararda gösterilmesiGösterilmemesi tek başına bozma sebebi

Manevi tazminat bir zenginleşme aracı mıdır?

Değildir. Yargıtay’ın yukarıda aktarılan ölçütü bunu açıkça söyler: manevi tazminat “bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir”. Amaç, zarar görende manevi huzuru doğuracak bir tatmin duygusu sağlamaktır. Bu nedenle talep edilen tutarın fahiş olması kadar, hükmedilen tutarın amaca ulaşmayacak kadar düşük kalması da bozma sebebidir.

Uygulamada bu ilke iki yönlü işler. Bir yanda “tazminatın bir zenginleşme aracı olmaması” gerekçesiyle yapılan indirimler vardır; öte yanda, aşağıda ele alınan 2025 tarihli kararda görüldüğü gibi, tutar az bulunduğu için davacı lehine bozma verilebilir.

Hâkim takdirinin gerekçesini göstermek zorunda mıdır?

Evet. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, hâkimin takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri karar yerinde nesnel ölçülere göre göstermesi gerektiğini belirtir. Bunun pratik sonucu şudur: gerekçesiz bir takdir, kararın denetlenebilirliğini ortadan kaldırdığı için temyizde bozmaya konu olabilir. Manevi tazminatın az ya da çok takdir edildiğini ileri süren tarafın temyiz dilekçesinde bu noktaya dayanması yerinde olur.

Kusur oranının nasıl belirlendiği de aynı denetimin parçasıdır. Kusur tespitine itiraz usulü için trafik kazası kusur oranına itiraz yazımızdaki adımlar izlenebilir.

Yaralanmalı Trafik Kazalarında Manevi Tazminat Yargıtay Kararı ve Emsal Kararlar

Aşağıda yer alan yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminat yargıtay kararları, künyeleriyle birlikte Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanmıştır. Her biri farklı bir soruya cevap verir: tutarın az bulunması, müterafik kusur indirimi, bölünmezlik ilkesi ve bozmaya uyulan kararın onanması. Kararların hepsi 4. Hukuk Dairesi kararıdır; trafik kazasından doğan tazminat davalarının temyiz mercii 2021 yılında kapatılan 17. Hukuk Dairesi’nden bu daireye devredilmiştir.

Yaralanmalı trafik kazası manevi tazminat emsal kararlar tablosu
KünyeTarihKonuSonuç
4. HD E. 2022/16381, K. 2025/1273318.09.2025Motosiklet sürücüsü, beyin kanaması, kask takmamaManevi tazminat az bulunarak davacı lehine bozma; ayrıca kask nedeniyle yüzde 20 müterafik kusur indirimi gerektiği için davalılar lehine bozma
4. HD E. 2024/13889, K. 2025/535108.04.2025Askeri araçta yolcu, sağ kol kırığı, tek taraflı kaza80.000 TL manevi tazminat onandı; faiz olay tarihinden; müterafik kusur savunması ispat edilemedi
4. HD E. 2024/6930, K. 2025/501726.03.2025Motosikletli, sürekli iş göremezlik, gelir tespitiBozmaya uyulan karar onandı; manevi tazminat 10.000 TL olarak kesinleşti
4. HD E. 2020/1457, K. 2020/453822.12.2020Trafik kazasında yaralanma, kısmi manevi tazminat talebiManevi tazminatın bölünmezliği gerekçesiyle red kararı onandı
4. HD E. 2021/2355, K. 2021/1136629.12.2021Emniyet kemeri takmama ve alkollü sürücünün aracına binmeToplam yüzde 40 müterafik kusur indirimi yapılan karar onandı
4. HD E. 2016/9271, K. 2018/780710.12.2018Manevi tazminatta dava değerinin ıslahla artırılmasıBölünmezlik nedeniyle ıslahla artırım kabul edilmedi

Manevi tazminat az bulunarak bozulan karar: 4. HD E. 2022/16381, K. 2025/12733

Bu karar, yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminat içtihadının en güncel ve en kapsamlı örneklerinden biridir. Olayda davacı motosiklet sürücüsüdür; 15.11.2014 tarihli kazada beyin kanaması geçirmiş, kafatası ve boyun bölgesinde maluliyet oluşmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı üç taraf tarafından temyiz edilmiştir.

Daire, davacının temyizi yönünden TBK m.56 ölçütlerini sıraladıktan sonra şu sonuca varmıştır: “Somut olayda; kazanın oluş şekli, kaza tarihi, davacının yaralanma derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.”

Kararın ikinci yönü davalılar lehinedir. Daire, TBK m.52 uyarınca müterafik kusuru değerlendirirken önce usulî bir tespit yapar: “Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.” Ardından KTK m.78 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği m.150 uyarınca motosiklet sürücülerinin koruma başlığı takmasının zorunlu olduğunu hatırlatır ve şu ölçüyü koyar: davacı baş bölgesinden darbe aldığına ve kask takmadığına göre “Dairemizin yerleşik uygulamasına göre yüzde 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle” tazminat belirlenmelidir.

Bu karardan çıkan iki pratik sonuç şudur: hükmedilen manevi tazminatın azlığı başlı başına bir temyiz sebebidir; buna karşılık kask takmamak gibi bir davranış, davalı taraf ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Kask ile kusur ilişkisinin ayrıntısı için motosiklet kazasında kask takmamak kusur oranını etkiler mi yazımıza bakılabilir.

80.000 TL manevi tazminatın onandığı karar: 4. HD E. 2024/13889, K. 2025/5351

Olayda davacı, jandarma uzman çavuş olarak görev yaparken 22.03.2012 tarihinde yolcu olarak bulunduğu askeri aracın karıştığı kazada sağ kolundan yaralanmıştır. Kusur raporuna göre sürücü yüzde 100 kusurludur ve davacı yolcunun müterafik kusuru bulunmamaktadır.

İlk derece mahkemesi, “sürücünün yüzde 100 oranında kusurlu olması, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, olay tarihi” gibi hususları değerlendirerek 80.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş ve faizin olay tarihi olan 22.03.2012’den itibaren işletilmesine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da kararı onamıştır.

Davalı, emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkeme bu savunmayı somut olayla karşılaştırarak reddetmiştir: aracın kanala uçması neticesinde davacı da araçla birlikte dereye uçmuş, araçtan fırlamamış ve kaza sonrası araçtan güçlükle çıkmıştır; bu nedenle “emniyet kemeri takılı olup olmamasının davacının yaralanmasına bir etkisi olmayacağı” sonucuna varılmıştır.

Bu karar müterafik kusur tartışmasında kritik bir ölçü verir: emniyet kemeri veya kask gibi bir kuralın ihlal edilmiş olması tek başına indirim sebebi değildir; ihlalin zararın doğmasına veya artmasına katkısının bulunması gerekir. Nitekim Yargıtay, savunmanın “ispat edilememiş olmasına” dayanarak kararı onamıştır.

Bozmaya uyulan kararın onandığı örnek: 4. HD E. 2024/6930, K. 2025/5017

21.05.2013 tarihli kazada motosikletiyle yaralanan davacı, maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dava ilk derece mahkemesinde 2013 yılında açılmış, karar önce Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2019 tarihli ve E. 2016/15766, K. 2019/8992 sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkeme bozmaya uymuş, yeni karar 26.03.2025 tarihinde 4. Hukuk Dairesi tarafından onanmıştır.

Bu dosyada manevi tazminat 10.000,00 TL olarak hükmedilmiş ve bozma kapsamı dışında kaldığı için değişmeden kesinleşmiştir. Bozma, esas olarak gelir tespitinin yetersizliğine ilişkindir: davacının bordroda görünen geliri ile hizmet sözleşmesindeki gelir farklıdır ve bilirkişi raporu bordro esas alınarak düzenlenmiştir. Daire, hizmet sözleşmesi asıllarının istenmesini, kaza tarihinden geriye doğru maaş bordrolarının getirtilmesini, SGK kayıtlarının ve meslek odasından emsal ücret araştırmasının yapılmasını istemiştir. Bozmadan sonraki yargılamada maddi tazminat 87.819,26 TL’den 574.450,19 TL’ye çıkmıştır.

Kararın manevi tazminat açısından öğrettiği şudur: bozma kapsamı dışında kalan kalem, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturur ve yeniden incelenemez. Nitekim daire, “bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı” gerekçesiyle temyiz itirazlarını reddetmiştir. Manevi tazminat tutarını düşük bulan tarafın bu itirazı ilk temyizde ileri sürmesi gerekir.

Aynı kararda sigortacının konumuna ilişkin de bir ölçü vardır: 17. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamında, KTK m.99 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1 uyarınca trafik sigortacısının zararı poliçe limiti dahilinde gidermekle yükümlü olduğu, dolayısıyla yargılama giderlerinden de “limiti oranında” sorumlu olduğu belirtilmiştir. Zarar poliçe limitini aşıyorsa sigortacı yargılama giderlerinin tamamından değil, limitin tazminata oranı kadarından sorumludur.

Müterafik kusurda yüzde 40 indirim: 4. HD E. 2021/2355, K. 2021/11366

Bu dosyada zarar gören iki ayrı davranışı nedeniyle müterafik kusurlu sayılmıştır. Bozma ilamında, desteğin alkollü sürücünün aracına binmiş olması ile emniyet kemeri takmaması ve araçtan fırlayarak vefat etmesi ayrı ayrı müterafik kusur kabul edilmiştir. Mahkeme bozmaya uyarak emniyet kemeri için yüzde 20, alkollü araca binme için yüzde 20 olmak üzere toplam yüzde 40 indirim uygulamış; Yargıtay kararı onamıştır.

Karar ölümlü bir kazaya ilişkindir; ancak müterafik kusur ölçütü yaralanmalı kazalarda da aynı biçimde uygulanır, çünkü dayanak aynı hükümdür. Kararda atıf yapılan “BK m.44”, 818 sayılı eski Borçlar Kanunu’nun hükmüdür; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ndaki karşılığı m.52‘dir. Eski tarihli kararları okurken bu madde karşılığının gözetilmesi gerekir.

Emsal karar mahkemeyi bağlar mı?

Daire kararları ilk derece mahkemesini doğrudan bağlamaz; bağlayıcılık yalnızca İçtihadı Birleştirme Kararları için ve bozma ilamına uyulması hâlinde o dosya bakımından söz konusudur. Bununla birlikte emsal kararlar, aynı dairenin aynı soruna nasıl baktığını gösterdiği için hem dilekçenin hem de temyiz incelemesinin yönünü belirler. Emsal kararın usulü ve bağlayıcılığı hakkında ayrıntı için yaralanmalı trafik kazası Yargıtay kararları yazımızdaki bölüme bakabilirsiniz.

Yaralanmalı trafik kazası mahkeme kararları nasıl doğrulanır?

İnternette dolaşan karar derlemelerinde künye hataları yaygındır. Bir kararın gerçekliği, Yargıtay’ın resmi karar arama sisteminde esas ve karar numarasıyla birlikte daire adı aranarak kontrol edilir. İki işaret tek başına şüphe doğurur: kararda “kaldırılmasına” veya “istinaf başvurusunun esastan reddine” ifadeleri geçiyorsa metin Bölge Adliye Mahkemesi kararıdır, Yargıtay kararı değildir; ayrıca dairenin uzmanlık alanı konuyla uyuşmuyorsa künye yanlış kopyalanmış olabilir. Trafik kazası tazminatına 2021’den bu yana 4. Hukuk Dairesi bakmaktadır.

Yaralanmalı Trafik Kazasında Manevi Tazminat Miktarı Ne Kadar?

Manevi tazminat miktarı için kanunda bir tarife, çizelge veya hesap formülü yoktur. Miktar her dosyada ayrı takdir edilir ve belirleyici olan yaralanmanın niteliği, kusur dağılımı, kaza tarihi ile tarafların durumudur. Bu nedenle “şu kadar yaralanmaya şu kadar tazminat” biçiminde bir tablo hukuken kurulamaz.

Buna karşılık kesinleşmiş kararlardaki tutarlar, mahkemelerin hangi ağırlıktaki zararda hangi düzeyde takdirde bulunduğunu gösterir. Aşağıdaki tablo, yukarıda künyesi verilen kararlardaki gerçek tutarları içerir.

Kesinleşmiş kararlarda hükmedilen manevi tazminat tutarları
KararKaza tarihiZararın niteliğiManevi tazminat
4. HD E. 2024/13889, K. 2025/535122.03.2012Yolcu, sağ kol kırığı, maluliyet80.000,00 TL (onandı)
4. HD E. 2024/6930, K. 2025/501721.05.2013Motosikletli, sürekli iş göremezlik10.000,00 TL (onandı)
4. HD E. 2021/2355, K. 2021/11366Ölümlü kazaYakınlar, yüzde 40 müterafik kusur indirimiDavacı başına 10.000,00 TL (onandı)
4. HD E. 2022/16381, K. 2025/1273315.11.2014Motosiklet sürücüsü, beyin kanamasıHükmedilen tutar az bulunarak bozuldu

Tablodaki tutarların kaza tarihleriyle birlikte okunması gerekir: 2012 tarihli bir kazada 80.000 TL ile 2013 tarihli bir kazada 10.000 TL aynı ölçekte değildir; aradaki farkı yaralanmanın niteliği, kusur dağılımı ve dosyanın kendi koşulları yaratır. Ayrıca son sıradaki karar, mahkemenin takdirinin Yargıtay tarafından yetersiz bulunabileceğini gösterir.

İnternetteki ortalama manevi tazminat tabloları neden yanıltıcıdır?

Pek çok sitede “yaralanmalı trafik kazasında manevi tazminat ortalama şu tutar ile bu tutar arasında değişir” biçiminde aralıklar verilir. Bu aralıkların hiçbirinin kanunda, yönetmelikte veya bir Yargıtay kararında karşılığı yoktur; çoğu, kaynak gösterilmeden birbirinden kopyalanarak yayılmıştır. Kesinleşmiş kararlardaki tutarların bu aralıkların çok altında kalabildiği yukarıdaki tabloda görülmektedir.

Doğru yaklaşım, benzer ağırlıktaki zararlara ilişkin güncel ve künyesi doğrulanabilir kararları toplamak ve talebi bu kararlar üzerinden gerekçelendirmektir. Talep edilen tutarın gerekçesiz yüksekliği, dosyada yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından aleyhe sonuç doğurabilir.

Yüzde sabit iz manevi tazminat miktarını nasıl etkiler?

Yüzde veya vücudun görünen bir bölgesinde kalan sabit iz, TBK m.56’daki “olayın özellikleri” ölçütü içinde değerlendirilir ve tutarı yükselten bir etkendir. Sabit izin ayrıca ceza hukuku bakımından da sonucu vardır: yüzde sabit iz, taksirle yaralama suçunda cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hâllerden biridir. Ayrıntı için trafik kazasında kalıcı iz kalırsa manevi tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

Trafik kazası sonrası psikolojik tazminat istenebilir mi?

Kazanın yarattığı ruhsal etkiler manevi tazminat talebinin doğal parçasıdır; TBK m.56 bedensel bütünlüğün zedelenmesini esas alır ve ruh sağlığındaki bozulma da bu kapsamda değerlendirilir. Fiziksel ya da ruhsal olarak çekilen acının yoğunluğu, hâkimin takdirini etkileyen başlıca unsurlardandır.

Ruhsal zararın ayrı bir maddi tazminat kalemi doğurabilmesi için ise çalışma gücünde azalma ya da tedavi gideri gibi somut bir karşılığın bulunması gerekir. Maluliyet raporu çıkmayan dosyalarda talebin nasıl kurulacağı için yaralanmalı kazada maluliyet olmazsa tazminat alınır mı yazımız incelenebilir.

Manevi Tazminatın Hesaplanmasında Dikkate Alınan Faktörler

Manevi tazminat, maddi tazminat gibi aktüeryal bir hesapla bulunmaz; hâkim TBK m.56 uyarınca olayın özelliklerini gözeterek takdir eder. Yargıtay kararlarında bu takdire etki eden unsurlar tekrar tekrar sayılmıştır. Aşağıdaki başlıklar, yukarıda künyesi verilen kararlarda fiilen gerekçe olarak kullanılan unsurlardır.

1. Yaralanmanın ağırlığı ve sonuçları. Maluliyet oranı, kalıcı iz, organ kaybı, tedavi süresinin uzunluğu ve iyileşme ihtimali doğrudan belirleyicidir. 4. HD’nin 2025/12733 sayılı kararında beyin kanaması ile kafatası ve boyun bölgesindeki maluliyet, hükmedilen tutarın az bulunmasının gerekçesini oluşturmuştur.

2. Ruhsal etkiler. Kazanın yarattığı travma, korku ve yaşam kalitesindeki düşüş takdire etki eder. Bu unsur bağımsız bir kalem değildir; manevi tazminatın kapsamı içinde değerlendirilir.

3. Kusur oranı. Tarafların kusur dağılımı hem sorumluluğun kapsamını hem de indirim ihtimalini belirler. Zarar görenin kusuru TBK m.52 uyarınca tazminatın indirilmesine, ağır kusuru ise KTK m.86 uyarınca işletenin sorumluluktan kurtulmasına yol açabilir.

4. Tarafların sosyal ve ekonomik durumu. Mahkemeler hem zarar görenin hem de sorumlunun durumunu birlikte değerlendirir. Bu ölçüt, manevi tazminatın bir zenginleşme aracına dönüşmemesi ilkesinin uygulanma biçimidir.

5. Olayın oluş şekli. Kazanın basit bir dikkatsizlikten mi yoksa ağır bir ihmalden mi kaynaklandığı takdiri etkiler. Alkollü araç kullanma, aşırı hız, kırmızı ışık ihlali gibi ağırlaştırıcı davranışlar tutarı yükseltir. Buna karşılık trafik kazalarının hukuki sorumluluğu kural olarak taksire dayanır; kasten yaralama hâlinde olay artık trafik kazası değil kasten işlenen bir suçtur ve sigorta ilişkisi de farklı işler.

6. Kaza ve dava tarihi. Olayın üzerinden geçen süre ve paranın satın alma gücündeki değişim gözetilir. Eski tarihli kazalarda takdirin karar tarihindeki koşullara göre yapılması gerekir.

7. Zarar görenin yaşı. Kalıcı bir zararın genç bir kişide ömür boyu sürecek olması, takdiri yükselten bir etkendir. 4. HD’nin 2025/5351 sayılı kararında mahkemenin gerekçesinde “davacının yaşı” açıkça sayılmıştır.

8. Emsal kararlarla tutarlılık. Benzer ağırlıktaki zararlarda benzer tutarlara hükmedilmesi, kararın denetlenebilirliğinin parçasıdır. Hâkimin takdire etkili nedenleri kararda nesnel biçimde göstermesi gerektiği yönündeki ilke bu sonucu doğurur.

Trafik Kazasında Kusurlu Olmak Manevi Tazminat Almaya Engel mi?

Kusurlu olmak manevi tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz, ancak tazminatın indirilmesine yol açar. Dayanak TBK m.52’dir: “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.”

Maddenin lafzında iki ihtimal birlikte yer alır: indirim veya tamamen kaldırma. Bu nedenle “kusurlu olsanız da mutlaka tazminat alırsınız” biçimindeki genel ifadeler yanlıştır. Zarar görenin kusuru ağırlaştıkça sonuç, tazminatın tamamen reddine kadar gidebilir; KTK m.86’nın birinci fıkrası da zarar görenin ağır kusuru ispatlandığında işletenin sorumluluktan kurtulacağını söyler.

Müterafik kusur bir def’i midir, resen mi dikkate alınır?

Resen dikkate alınır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 18.09.2025 tarihli kararında bunu açıkça belirtmiştir: “Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.”

Bu tespitin iki yönlü sonucu vardır. Davalı tarafın müterafik kusuru cevap dilekçesinde ileri sürmemiş olması, indirim yapılmasına engel değildir; mahkeme dosyadan anlaşılan bir katkıyı kendiliğinden değerlendirir. Buna karşılık davacı bakımından da sonuç doğar: müterafik kusur iddiasının hiç ileri sürülmemiş olmasına güvenmek yerine, kazadaki davranışların zararla ilişkisinin baştan açıklanması yerinde olur. Zamanaşımının aksine, burada bir def’i söz konusu değildir.

Kask takmamak manevi tazminatı düşürür mü?

Motosiklet ve motorlu bisiklet sürücülerinin koruma başlığı takması zorunludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, baş bölgesinden darbe alan ve kask takmayan sürücü bakımından “Dairemizin yerleşik uygulamasına göre yüzde 20 oranında müterafik kusur indirimi” yapılması gerektiğini belirtmiştir (E. 2022/16381, K. 2025/12733). Karar, zorunluluğun dayanağı olarak KTK m.78 ile Karayolları Trafik Yönetmeliği m.150 ve eki Cetvel’i göstermiştir.

Burada bir güncelleme notu düşmek gerekir: KTK m.78, 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun ile başlığıyla birlikte yeniden yazılmıştır. Yeni metin emniyet kemeri, koruma başlığı ve koruma gözlüğü, çocuk bağlama sistemi ile yönetmelikte belirlenen diğer koruyucu sistemleri tek bir maddede toplar ve “usulüne uygun olarak kullanılması zorunludur” der. Maddeye ayrıca şu cümle eklenmiştir: “Koruyucu sistemleri usulüne uygun olarak kullanmayanlar da koruyucu sistem kullanmamış sayılırlar.” Kaskın takılı ama bağlanmamış olması gibi hâller bu hüküm kapsamına girer. Koruma başlığı kuralının ihlalinde idari para cezası 2.500 TL’dir; bir yıl içinde ikinci ihlalde 5.000 TL, üçüncü ve sonraki ihlallerde her seferinde 10.000 TL uygulanır.

Tazminat davası bakımından belirleyici olan bağlantı ise şudur: indirim, kask takmamanın kendisinden değil, yaralanan bölgenin baş bölgesi olmasından doğar. Kask takmayan bir sürücünün yalnızca bacağından yaralandığı bir olayda aynı sonuca varmak için kaskın zarara katkısının ayrıca ortaya konması gerekir.

Müterafik kusur örnekleri: kararlarda uygulanan oranlar

Yargıtay kararlarında uygulanan müterafik kusur indirimleri
DavranışOranKararŞart
Kask takmamak (motosiklet sürücüsü)yüzde 204. HD E. 2022/16381, K. 2025/12733Yaralanan bölgenin baş bölgesi olması
Emniyet kemeri takmamakyüzde 204. HD E. 2021/2355, K. 2021/11366Kemersizliğin zarara katkısının bulunması
Alkollü sürücünün aracına binmekyüzde 204. HD E. 2021/2355, K. 2021/11366Sürücünün alkollü olduğunun bilinmesi
Emniyet kemeri takmamak (katkısı ispat edilemeyen hâl)indirim yok4. HD E. 2024/13889, K. 2025/5351Kemerin yaralanmaya etkisinin bulunmaması

Tablodaki son satır belirleyicidir: aynı davranış bir dosyada indirim sebebi olurken diğerinde olmayabilir. Ölçüt kuralın ihlal edilmiş olması değil, ihlalin zararın doğmasına veya artmasına etkili olmasıdır. Oranlar da mutlak değildir; dairenin yerleşik uygulaması bir başlangıç noktası verir, somut olayın koşulları bunu değiştirebilir.

Asli kusurlu taraf manevi tazminat alabilir mi?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur ve kategorik ifadelerden kaçınmak gerekir. TBK m.52 hâkime tazminatı indirme ve tamamen kaldırma yetkisi birlikte verdiği için, asli kusurun bulunduğu dosyalarda sonuç önemli ölçüde düşük bir tutar olabileceği gibi talebin reddi de olabilir. Ayrıca KTK m.92/(g) uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır.

Kusur dağılımının tazminata etkisinin sayısal örnekleri için trafik kazası yüzde 50 kusur yazımızdaki hesap anlatımına bakılabilir.

Manevi Tazminat Bölünebilir mi, Islahla Artırılabilir mi?

Manevi tazminat bölünmez. Bu, uygulamada en çok hak kaybına yol açan ama en az bilinen kurallardan biridir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2018 tarihli E. 2016/9271, K. 2018/7807 sayılı kararı ilkeyi doğrudan ifade eder: “Bu tür davalarda manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gözetilerek dava değeri sonradan ıslah yolu ile de olsa artırılamayacağından…”

İlkenin sonucu şudur: manevi tazminat talebi kısmi dava biçiminde açılamaz ve “fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak” istenen sembolik bir tutar, sonradan ıslah dilekçesiyle yükseltilemez. Maddi tazminatta yaygın olan “önce az iste, bilirkişi raporundan sonra ıslahla artır” yöntemi manevi tazminatta uygulanamaz.

Kuralın sert sonucu, 4. Hukuk Dairesi’nin 22.12.2020 tarihli E. 2020/1457, K. 2020/4538 sayılı kararında görülür. Trafik kazasında yaralanmadan doğan maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi, maddi tazminat talebini kabul etmiş, manevi tazminat talebini ise bölünmezlik ilkesi gereğince reddetmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır.

Pratik sonuç: manevi tazminat dava dilekçesinde talep edilecek tutarın tamamı baştan gösterilmelidir. Tutarın belirlenmesinde, yaralanmanın niteliği ve emsal kararlar üzerinden yapılacak bir değerlendirme gerekir; talebin sonradan yükseltilememesi, baştan gerçekçi ve gerekçeli bir tutar belirlemeyi zorunlu kılar.

Yaralanan Kişinin Yakınları Manevi Tazminat İsteyebilir mi?

Ağır bedensel zarar hâlinde isteyebilirler. TBK m.56’nın ikinci fıkrası şöyledir: “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”

Bu hüküm iki bakımdan yanlış bilinir. Birincisi, yakınların manevi tazminat hakkı yalnızca ölüm hâline özgü değildir; ağır bedensel zarar da aynı sonucu doğurur. İkincisi, “yakınlar” kanunda sayılı bir liste değildir. Eş, çocuk ve anne baba dışında kardeş, nişanlı ya da fiilen aynı hayatı paylaşan kişiler de somut olaya göre bu kapsamda değerlendirilebilir.

“Ağır bedensel zarar” kanunda tanımlanmamıştır; yaralanmanın niteliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilir. Bu nedenle maluliyet durumunun belirlenmesi yalnızca zarar görenin kendi talebi için değil, yakınların manevi tazminat talebi bakımından da belirleyici olur. Ölüm hâlindeki manevi tazminat rejimi için ölümlü trafik kazalarında manevi tazminat Yargıtay kararları yazımıza bakılabilir.

Kusur Oranı Manevi Tazminatı Nasıl Etkiler?

Kusur oranı manevi tazminatta iki ayrı yerde iş görür. Birincisi, TBK m.56 uyarınca hâkimin takdirini etkileyen ölçütlerden biridir: karşı tarafın kusuru ne kadar ağırsa takdir edilen tutar o ölçüde yükselir. İkincisi, zarar görenin kendi kusuru TBK m.52 uyarınca hükmedilen tutardan indirim yapılmasına yol açar.

Bu iki işlev birbirine karıştırılmamalıdır. Maddi tazminatta kusur oranı doğrudan bir çarpan gibi çalışır; hesaplanan zarara kusur oranı uygulanır. Manevi tazminatta ise önce olayın bütünü değerlendirilerek bir tutar takdir edilir, sonra zarar görenin katkısı varsa bu tutardan indirim yapılır. Nitekim Yargıtay kararlarında müterafik kusur indirimi, takdir edilen tazminat miktarı üzerinden ayrı bir işlem olarak ifade edilir.

Kusur tespitinin kaynağı da önemlidir. Kaza tespit tutanağı kusurun hukuki değerlendirmesini yapmaz; tazminat davasında kusur, mahkemenin aldığı bilirkişi raporuyla belirlenir ve TBK m.74 uyarınca ceza dosyasındaki değerlendirme hukuk hâkimini bağlamaz. Rapora itiraz usulü ve süreleri için trafik kazası kusur oranına itiraz yazımızdaki anlatım izlenebilir.

Kusursuz sorumlulukta manevi tazminat istenebilir mi?

İşletenin KTK m.85’teki sorumluluğu kusura dayanmayan bir sorumluluktur; işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur. Manevi tazminat talebi de bu sorumluluk çerçevesinde işletene yöneltilebilir. Ancak hâkim tutarı takdir ederken kusurun ağırlığını gözettiği için, kusurun derecesi sorumluluğun varlığını değil tutarı etkiler.

İşletenin sorumluluktan büsbütün kurtulması KTK m.86’daki dar şartlara bağlıdır: kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmayacak, araçtaki bir bozukluk kazayı etkilememiş olacak ve kaza mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan doğmuş olacaktır. Bu şartların hepsi birlikte aranır.

Kasten yaralamada manevi tazminat farklı mı belirlenir?

Trafik kazaları kural olarak taksirli fiillerdir. Aracın bilerek ve isteyerek bir kişiye sürülmesi gibi hâllerde ise olay artık trafik kazası değil, kasten işlenen bir suçtur. Bu ayrım manevi tazminatın takdirinde de sonuç doğurur: fiilin kasten işlenmiş olması, olayın özelliği ölçütü içinde tutarı yükselten en ağır etkenlerden biridir.

Sigorta ilişkisi bakımından da durum değişir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası, işletenin hukuki sorumluluğunu teminat altına alır; kasten işlenen fiillerde sigortacının ödeme yaptıktan sonra sorumluya rücu etmesi gündeme gelir. Manevi tazminat zaten m.92/(f) uyarınca teminat dışında olduğundan, bu kalem bakımından talep doğrudan faile yöneltilir.

Motosiklet Kazalarında Manevi Tazminat ve Yargıtay Kararları

Motosiklet kazaları, yaralanmalı trafik kazası tazminat davalarında ayrı bir yer tutar. Sürücü ve yolcunun korunaksız olması nedeniyle yaralanmalar genellikle daha ağırdır; buna karşılık koruyucu ekipman kullanımı müterafik kusur tartışmasını gündeme getirir. Yukarıda ele alınan iki karar da motosiklet kazasına ilişkindir.

4. Hukuk Dairesi’nin E. 2022/16381, K. 2025/12733 sayılı kararında davacı motosiklet sürücüsü beyin kanaması geçirmiş, kafatası ve boyun bölgesinde maluliyet oluşmuştur. Daire, hükmedilen manevi tazminatı az bularak davacı lehine bozmuş; aynı kararda kask takmama nedeniyle yüzde 20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davalılar lehine de bozma vermiştir. E. 2024/6930, K. 2025/5017 sayılı kararda ise motosikletiyle yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, gelir tespitinin yetersizliği nedeniyle yeniden hesaplanmış ve maddi tazminat bozma sonrası önemli ölçüde yükselmiştir.

Motosiklet kazalarında dosyanın gücünü belirleyen üç nokta öne çıkar: koruyucu ekipmanın kullanılıp kullanılmadığı ve bunun yaralanan bölgeyle ilişkisi, maluliyet oranının doğru belirlenmesi ve gelir tespitinin belgelenmesi. Kask ile kusur oranı arasındaki ilişkinin ayrıntısı için motosiklet kazasında kask takmamak kusur oranını etkiler mi yazımıza bakabilirsiniz.

Ölümlü ve Yaralanmalı Kazada Manevi Tazminat Arasındaki Fark

İki hâl de TBK m.56’da düzenlenir ama talep sahipleri ve zamanaşımı bakımından ayrışır. Yaralanmalı kazada manevi tazminatı öncelikle zarar görenin kendisi ister; yakınların talebi ise ancak ağır bedensel zarar hâlinde gündeme gelir. Ölüm hâlinde ise zarar görenin kendisi ortadan kalktığı için talep doğrudan yakınlarına ait olur.

Yaralanmalı ve ölümlü kazada manevi tazminatın karşılaştırması
ÖlçütYaralanmalı kazaÖlümlü kaza
DayanakTBK m.56/1TBK m.56/2
Talep sahibiZarar gören; ağır bedensel zararda yakınlar daÖlenin yakınları
Uzamış ceza zamanaşımı8 yıl (taksirle yaralama)15 yıl (taksirle ölüm)
Maddi tazminatın türüİş göremezlik, tedavi gideri, bakıcı gideriDestekten yoksun kalma, cenaze gideri
Sigorta teminatıManevi tazminat teminat dışı (KTK m.92/f)Manevi tazminat teminat dışı (KTK m.92/f)

Ölümlü kazalara özgü içtihat ve talep sahiplerinin belirlenmesi için ölümlü trafik kazalarında manevi tazminat Yargıtay kararları yazımıza; hafif yaralanmalı kazalarda talebin nasıl kurulacağı için hafif yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminat yazımıza bakılabilir.

Zorunlu Trafik Sigortası Manevi Tazminat Öder mi?

Zorunlu mali sorumluluk sigortası manevi tazminatı karşılamaz. Dayanak Yargıtay uygulaması veya genel şartlar değil, doğrudan kanunun kendi metnidir. KTK m.92, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalan hâlleri sayarken (f) bendinde açıkça “Manevi tazminata ilişkin talepler” der. Bu bent 1983 tarihli özgün metinde yer alır ve hiç değişmemiştir.

Buradan çıkarılacak sonuç “manevi tazminat hakkı yok” değildir. KTK m.90 manevi tazminatı kanunun konusu içinde sayar; m.92/(f) yalnızca muhatabı değiştirir. Talep, kusurlu sürücüye ve KTK m.85 uyarınca araç işletenine yöneltilir. Sigortacıya yöneltilen manevi tazminat talebi ise husumet yokluğundan değil, kalemin teminat dışı olmasından ötürü esastan reddedilir; sigortacı maddi kalemlerde zaten davalı sıfatını taşıdığı için burada bir taraf sorunu yoktur.

İhtiyari mali mesuliyet poliçesi bulunan araçlarda durum değişebilir: manevi tazminat talepleri bu poliçede ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilir. Poliçenizde böyle bir ek teminat olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir. Sigorta ile manevi tazminat ilişkisinin ayrıntısı, poliçe okuma ve Güvence Hesabı konuları için ZMMS manevi tazminatı karşılar mı yazımıza bakabilirsiniz. Zorunlu trafik sigortasının hangi kalemleri ödediği ise yaralanmalı trafik kazalarında trafik sigortası hangi ödemeleri yapar yazımızda ele alınmıştır.

Dava öncesi sigortaya başvuru şartı manevi tazminatta işler mi?

Hayır. KTK m.97, dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunluluğunu getirir; ancak maddenin lafzı bu şartı “zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde” kalan talepler için koyar. Manevi tazminat m.92/(f) uyarınca bu sınırların dışında olduğundan, m.97’deki ön başvuru şartı manevi tazminat talebi bakımından işlemez.

Uygulamada manevi tazminat çoğu zaman maddi tazminatla birlikte istenir; maddi kalemler için sigortacıya başvuru şartı geçerli olmaya devam eder. Başvuru yapıldığında sigorta kuruluşunun 15 gün içinde yazılı cevap vermesi gerekir; cevap verilmez veya cevap talebi karşılamazsa dava yolu ya da Sigorta Tahkim Komisyonu yolu açılır.

Manevi Tazminatta Faiz Hangi Tarihten İtibaren İşler?

Manevi tazminatta faiz kural olarak olay tarihinden, yani kaza gününden itibaren işler. Haksız fiilde borçlu ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Nitekim 4. Hukuk Dairesi’nin onadığı E. 2024/13889, K. 2025/5351 sayılı kararda 80.000 TL manevi tazminata “olay tarihi olan 22.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz” uygulanmıştır.

Burada 2026 yılında yürürlüğe giren bir değişikliğin doğru konumlandırılması gerekir. 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun ile TBK m.55’e eklenen fıkra, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma tazminatı bakımından faiz başlangıcını ikiye ayırmıştır: zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiil tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden kanuni faiz işletilir.

Bu düzenleme TBK m.55’te yer alır ve maddenin konusu bedensel zararların hesabı, yani maddi tazminattır. Manevi tazminat ise ayrı bir maddede, m.56’da düzenlenmiştir. Dolayısıyla 7589 sayılı Kanun’la getirilen ikili faiz rejimi manevi tazminatı kapsamaz; manevi tazminatta faiz başlangıcı olay tarihi olmaya devam eder. Aynı kanunla eklenen ikinci fıkra ise tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemelerin ödeme tarihine göre oransal mahsubunu düzenler ve yine maddi tazminata ilişkindir.

Uygulanacak faiz türü yasal faizdir. Güncel yasal faiz oranı ve hesap yöntemi için yasal faiz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Yaralanmalı Trafik Kazası Manevi Tazminat Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Manevi tazminat talebi iki yıl ve her hâlde on yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o süre uygulanır. Ancak bu sürelerin dayanağı, yaygın olarak sanıldığı gibi KTK m.109 değildir.

KTK m.109’un lafzı yalnızca maddi zararı kapsar: “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” Maddenin ikinci fıkrası da uzamış ceza zamanaşımını “maddi tazminat talepleri için de geçerlidir” diye bağlar. Manevi tazminat bu maddede sayılmaz.

Manevi tazminatın zamanaşımı, KTK m.90’ın TBK’ya yaptığı yollama üzerinden TBK m.72‘ye tabidir: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.”

Süreler aynıdır, dayanak farklıdır. Fark pratikte iki yerde ortaya çıkar: uzamış ceza zamanaşımının hangi talep için uygulanacağı tartışıldığında ve on yıllık sürenin başlangıcı belirlenirken. KTK m.109 on yılı açıkça kaza gününden başlatır; TBK m.72 ise fiilin işlendiği tarihten der, trafik kazasında bu tarih pratikte kaza günüdür.

Yaralanmalı trafik kazasında zamanaşımı süreleri
TalepDayanakSüre
Manevi tazminatTBK m.72 (KTK m.90 yollaması)2 yıl / her hâlde 10 yıl
Maddi tazminatKTK m.109/12 yıl / kaza gününden 10 yıl
Taksirle yaralamada uzamış süreTCK m.66 uyarınca ceza zamanaşımı8 yıl
Taksirle ölümde uzamış süreTCK m.66 uyarınca ceza zamanaşımı15 yıl
Salt maddi hasarlı kazaOrtada suç bulunmadığından uzamış süre işlemez2 yıl / 10 yıl

KTK m.109’un üçüncü fıkrası ayrıca şunu söyler: “Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.” Zamanaşımının başlangıcı, durması ve kesilmesi hâlleri için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızdaki ayrıntılı anlatım incelenebilir.

Manevi Tazminat Davası Nerede ve Kime Karşı Açılır?

KTK m.110, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin olanlar dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini söyler. Maddede ayrıca “Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez” denir. Yukarıda ele alınan 4. HD E. 2024/13889 sayılı karar, askeri araçta görevli bir jandarma personelinin açtığı davada bu kuralın nasıl işlediğini gösterir.

Yetki bakımından m.110’un ikinci fıkrası seçimlik yetki tanır: dava, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir. Bunlara genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi de eklenir.

Davalı sıfatı bakımından manevi tazminat talebi kusurlu sürücüye ve araç işletenine yöneltilir. KTK m.88 uyarınca birden fazla kişi sorumluysa bunlar müteselsilen sorumludur; hak sahibi tazminatın tamamını herhangi birinden isteyebilir. Zorunlu trafik sigortacısı, manevi tazminat bakımından teminat dışılık nedeniyle bu halkanın dışında kalır.

Sigortayla anlaşıp ibra imzaladım, manevi tazminat hakkım bitti mi?

KTK m.111 bu konuda iki ayrı kural koyar. Birinci fıkra: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.” İkinci fıkra: “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.”

Yani sorumluluğu baştan kaldıran bir anlaşma kendiliğinden geçersizdir; tutarı yetersiz olan bir uzlaşma ise geçerlidir ama iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu iki yıllık süre hak düşürücü niteliktedir ve imza tarihinden işler. Kaza sonrası hızlı bir uzlaşma imzalanmışsa bu sürenin takvime işlenmesi gerekir.

Ceza davasındaki kusur tespiti hukuk mahkemesini bağlar mı?

Bağlamaz. TBK m.74 açıktır: “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.”

Bunun pratik sonucu iki yönlüdür. Ceza dosyasında beraat eden sürücü aleyhine hukuk mahkemesinde tazminata hükmedilebilir; buna karşılık ceza dosyasındaki kusur oranının tazminat davasında aynen kabul edileceği de varsayılamaz. Hukuk mahkemesi kusur incelemesini kendi bilirkişi raporuyla yapar. Ceza ve hukuk sürecinin birlikte nasıl yürüdüğü için trafik kazalarının hukuki sonuçları yazımıza bakılabilir.

Yaralanmalı Trafik Kazasında Manevi Tazminat İçin İzlenecek Adımlar

Manevi tazminat talebinin gücü, olayın ve sonuçlarının ne kadar iyi belgelendiğine bağlıdır. Takdir yetkisi hâkimde olduğundan, dosyaya konulan her belge takdiri etkileyen bir unsura karşılık gelmelidir.

  1. Kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturması evrakı. Olayın oluş şekli ve kusur dağılımı bu belgelerden çıkar. Tutanaktaki kusur değerlendirmesi tazminat davasında bağlayıcı değildir; hukuk mahkemesi kendi incelemesini yapar.
  2. Hastane kayıtları ve tedavi evrakı. Acil servis kaydı, ameliyat raporları, yatış süresi, kontrol muayeneleri ve fizik tedavi kayıtları yaralanmanın ağırlığını gösterir.
  3. Maluliyet raporu. Sürekli iş göremezlik oranı hem maddi tazminatın hesabında hem de manevi tazminatın takdirinde belirleyicidir; ağır bedensel zarar değerlendirmesi de bu rapor üzerinden yapılır.
  4. Kalıcı iz ve estetik zararın belgelenmesi. Fotoğraf, adli tıp raporu ve tedavi öngörüsü dosyaya eklenir.
  5. Ruhsal etkilerin kayda geçmesi. Psikiyatri başvurusu, tanı ve tedavi kayıtları varsa sunulur.
  6. Talep tutarının baştan belirlenmesi. Manevi tazminat bölünemediği ve ıslahla artırılamadığı için istenecek tutarın tamamı dava dilekçesinde gösterilir.
  7. Zamanaşımının takvime işlenmesi. İki yıllık öğrenme süresi ile on yıllık azami süre ve varsa uzamış ceza zamanaşımı birlikte hesaplanır.

Kaza sonrasındaki ilk adımlar ve delil toplama için yaralanmalı kazalarda tazminat almanın yolları ile trafik kazası sonrası ilk 24 saatte ne yapılmalı yazılarımız yol gösterici olabilir. Maddi ve manevi tazminat kalemlerinin birbirinden farkı için maddi ve manevi tazminat arasındaki fark yazımıza bakabilirsiniz.

Dosyanızdaki kusur dağılımı, maluliyet durumu ve zamanaşımı takvimi birlikte değerlendirilmeden talep tutarının belirlenmesi güçtür. Süreci hukuki yönleriyle konuşmak isterseniz trafik kazası avukatı sayfamız üzerinden büromuza ulaşabilirsiniz.

Manevi tazminat davasında maluliyet raporu ve tedavi evrakının hazırlanmasını gösteren görsel

Sıkça Sorulan Sorular

Yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminat talep edilebilir mi?

Evet. Türk Borçlar Kanunu m.56, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hâkimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceğini düzenler. Trafik kazasında yaralanan kişi bu hükme dayanarak manevi tazminat isteyebilir. Tutar kanunda gösterilmez, hâkim takdir eder.

Yaralanmalı trafik kazasında manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Miktar, 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında gösterilen ölçütlerle belirlenir: olayın oluş şekli, tarafların kusur oranı, yaralanmanın niteliği ve maluliyet durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, zarar görenin yaşı ile kaza ve dava tarihi. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, hâkimin takdirine etkili nedenleri kararında nesnel ölçülere göre göstermesi gerektiğini belirtir. Kanunda alt veya üst sınır yoktur.

Trafik kazasında kusurlu olmak manevi tazminat almaya engel midir?

Kendiliğinden engel değildir, ancak tazminatı azaltır. TBK m.52 uyarınca zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Bu nedenle “kusurlu olsanız da mutlaka tazminat alırsınız” demek doğru değildir; kusurun ağırlığına göre sonuç talebin reddine kadar gidebilir. Ayrıca KTK m.86 uyarınca zarar görenin ağır kusuru ispatlanırsa işleten sorumluluktan kurtulabilir.

Yaralanmalı trafik kazası manevi tazminat emsal kararları hangi dairededir?

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ndedir. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarına uzun süre 17. Hukuk Dairesi bakmıştır; bu daire 2021 yılında kapatılmış ve dosyalar 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir. 17. Hukuk Dairesi kararları geçerliliğini korur, yalnızca temyiz mercii değişmiştir.

Manevi tazminat davası kısmi dava olarak açılabilir mi?

Açılamaz. Manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince talep bölünerek istenemez ve dava değeri sonradan ıslah yoluyla artırılamaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E. 2016/9271, K. 2018/7807 sayılı kararında bu ilkeyi açıkça ifade etmiş; E. 2020/1457, K. 2020/4538 sayılı kararında ise bölünmezlik gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddedilmesini onamıştır. Talep edilecek tutarın tamamı dava dilekçesinde gösterilmelidir.

Zorunlu trafik sigortası manevi tazminat öder mi?

Ödemez. KTK m.92/(f) uyarınca manevi tazminata ilişkin talepler zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır. Bu, manevi tazminat hakkının bulunmadığı anlamına gelmez; talep kusurlu sürücüye ve araç işletenine yöneltilir. İhtiyari mali mesuliyet poliçesinde ek sözleşmeyle manevi tazminat teminatı bulunuyorsa o poliçeden ödeme yapılabilir.

Manevi tazminat için sigortaya başvurmak zorunlu mu?

Zorunlu değildir. KTK m.97’deki dava öncesi yazılı başvuru şartı, maddenin lafzına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde kalan talepler için geçerlidir. Manevi tazminat bu sınırların dışında olduğundan ön başvuru şartı manevi tazminat bakımından işlemez. Aynı davada istenen maddi kalemler için başvuru şartı geçerliliğini korur.

Manevi tazminatta faiz ne zaman başlar?

Kural olarak olay tarihinden, yani kaza gününden itibaren yasal faiz işler. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin onadığı E. 2024/13889, K. 2025/5351 sayılı kararda manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile TBK m.55’e getirilen ikili faiz rejimi bedensel zararların hesabına, yani maddi tazminata ilişkindir; manevi tazminatı kapsamaz.

Trafik kazası manevi tazminat zamanaşımı kaç yıldır?

İki yıl ve her hâlde on yıldır. Manevi tazminatın dayanağı KTK m.109 değil, KTK m.90’ın yollamasıyla TBK m.72’dir; çünkü m.109 lafzen yalnızca maddi zararları düzenler. Fiil taksirle yaralama suçunu oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımı devreye girer ve süre sekiz yıla çıkar; taksirle ölümde bu süre on beş yıldır. Salt maddi hasarlı kazalarda ortada suç bulunmadığı için uzamış süre işlemez.

Kask takmamak manevi tazminatı ne kadar düşürür?

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, baş bölgesinden darbe alan ve kask takmayan motosiklet sürücüsü bakımından dairenin yerleşik uygulamasının yüzde 20 oranında müterafik kusur indirimi olduğunu belirtmiştir (E. 2022/16381, K. 2025/12733). İndirimin şartı, kask takmamanın zararın doğmasına veya artmasına katkısının bulunmasıdır; yaralanma baş bölgesi dışındaysa bu katkının ayrıca ortaya konması gerekir.

Emniyet kemeri takmamak tazminatı azaltır mı?

Kemersizliğin zarara katkısı varsa azaltır. 4. Hukuk Dairesi E. 2021/2355, K. 2021/11366 sayılı kararında emniyet kemeri takmama için yüzde 20, alkollü sürücünün aracına binme için yüzde 20 olmak üzere toplam yüzde 40 indirim yapılan kararı onamıştır. Buna karşılık E. 2024/13889, K. 2025/5351 sayılı kararda kemerin yaralanmaya etkisi bulunmadığı sonucuna varıldığı için indirim yapılmamıştır.

Müterafik kusur iddiası cevap dilekçesinde ileri sürülmezse dikkate alınır mı?

Alınır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, müterafik kusura ilişkin savunmanın bir def’i olmadığını, bu yönde bir savunma bulunmasa da mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu yönüyle müterafik kusur, ancak ileri sürüldüğünde incelenebilen zamanaşımı def’inden ayrılır.

Yaralanan kişinin yakınları manevi tazminat isteyebilir mi?

Ağır bedensel zarar hâlinde isteyebilirler. TBK m.56’nın ikinci fıkrası, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminat verilebileceğini düzenler. Yakınlar kanunda sayılı bir liste değildir; eş, çocuk ve anne baba dışında kardeş veya fiilen birlikte yaşanan kişiler de somut olaya göre değerlendirilebilir. Ağır bedensel zarar kanunda tanımlanmadığından takdir mahkemeye aittir.

Manevi tazminat davası hangi mahkemede açılır?

KTK m.110 uyarınca bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür; işleteni kamu kuruluşu olan araçlar ve zarar görenin kamu görevlisi olması bu kuralı değiştirmez. Yetki bakımından dava, sigortacının şubesinin veya sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde ya da kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir; davalının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Sigorta şirketiyle anlaşma imzaladıktan sonra dava açılabilir mi?

KTK m.111 uyarınca hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu iki yıllık süre imza tarihinden işlediği için, düşük tutarlı bir uzlaşma imzalanmışsa sürenin takip edilmesi gerekir.

Ceza dosyasında beraat eden sürücüden manevi tazminat istenebilir mi?

İstenebilir. TBK m.74, hukuk hâkiminin ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı olmadığını, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da hukuk hâkimini bağlamadığını düzenler. Hukuk mahkemesi kusur incelemesini kendi bilirkişi raporu üzerinden yapar. Aynı kural tersine de işler: ceza dosyasındaki kusur oranının tazminat davasında aynen kabul edileceği varsayılamaz.

Tek taraflı trafik kazasında yolcu manevi tazminat alabilir mi?

Alabilir. Tek taraflı kazada da aracın işleteni ve sürücüsü KTK m.85 uyarınca sorumludur; yolcu üçüncü kişi konumundadır. 4. Hukuk Dairesi’nin E. 2024/13889, K. 2025/5351 sayılı kararı tek taraflı bir kazada yolcu olarak yaralanan davacıya hükmedilen 80.000 TL manevi tazminatın onanmasına ilişkindir.

Salt maddi hasarlı kazada manevi tazminat istenebilir mi?

Kural olarak istenemez. TBK m.56 manevi tazminatı bedensel bütünlüğün zedelenmesine bağlar; aracın hasar görmesi bedensel bütünlüğün ihlali değildir. Malvarlığına yönelik zararlarda manevi tazminat ancak kişilik hakkının ayrıca zedelendiği istisnai hâllerde gündeme gelir ve bunun somut olarak ortaya konması gerekir.

Manevi tazminat miktarının azlığı temyiz sebebi olur mu?

Olur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E. 2022/16381, K. 2025/12733 sayılı kararında, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, yaralanma derecesi ve tarafların durumları değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminatın az olduğu sonucuna varmış ve kararı davacı lehine bozmuştur. Ancak bozmaya uyulan bir dosyada bozma kapsamı dışında kalan kalem kazanılmış hak oluşturur; bu nedenle itirazın ilk temyizde ileri sürülmesi gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Yaralanmalı trafik kazalarında manevi tazminat yargıtay kararları her dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir; kusur dağılımı, maluliyet durumu ve zamanaşımı takvimi dosyadan dosyaya değişir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir