Trafik Kazası Kusur Oranına İtiraz
Trafik kazası kusur oranına itiraz, size bildirilen kusur dağılımının yanlış olduğunu düşündüğünüzde başvurabileceğiniz bir yol değil, birbirini izleyen birkaç ayrı yoldur: sigorta şirketine yeniden değerlendirme talebi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki komisyon, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme. Hangisine, hangi sırayla ve hangi süre içinde gideceğiniz kazanın türüne ve tarafların sigorta şirketlerine göre değişir; yanlış kapıyı çalmak çoğu zaman süre kaybettirir. Bu yazıda her kanalı kanun ve yönetmelik lafzıyla ayrı ayrı anlatıyor, itiraz dilekçesinin nasıl kurulacağını örnekle gösteriyoruz.
Özet
Trafik kazası kusur oranına itiraz için tek bir merci ve tek bir süre yoktur; kanal seçimi kazanın türüne ve sigorta şirketlerinin aynı olup olmamasına göre değişir.
- Kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağında kusur oranı yazmaz; Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 yalnızca hangi kuralın ihlal edildiğinin yazılmasını öngörür.
- Sigorta tarafında oran %0, %50, %100 basamaklarıyla belirlenir; yargıda bilirkişi bu basamaklarla bağlı değildir, %20 veya %35 gibi ara oran verebilir.
- 5 iş günü her dosyada işlemez. Bu süre, şirketler mutabakatla sonuçlandırdığında yeniden değerlendirme talebi için ya da iki aracın trafik sigortası aynı şirketteyse SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu için ve bir defaya mahsus geçerlidir.
- Sigorta şirketine karşı açılacak dava asliye ticaret mahkemesinde görülür ve öncesinde arabuluculuk dava şartıdır; sürücü ve işletene karşı açılacak dava asliye hukuk mahkemesindedir ve arabuluculuk dava şartı değildir.
- Zamanaşımı Karayolları Trafik Kanunu m.109 uyarınca zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden iki yıl, her hâlde kaza gününden on yıldır.
Trafik Kazası Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?
Trafik kazasında kusur oranı tek bir merci tarafından bir defada belirlenmez; kazanın türüne göre iki ayrı hat üzerinde ilerler ve bu iki hattın ölçeği de birbirinden farklıdır. İtirazın nereye yapılacağını doğru seçebilmek için önce oranın hangi hatta doğduğunu bilmek gerekir.
Birinci hat, sigorta tarafıdır. Yalnızca maddi hasarla sonuçlanan ve sürücülerin anlaştığı kazalarda taraflar Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenler. Tutanak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemine girer; her sigorta şirketi kendi değerlendirmesini üç iş günü içinde yapar. Şirketler aynı sonuca varamazsa dosya Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonuna gider ve komisyon da üç iş günü içinde sonuçlandırır. Bu hatta oran %0, %50 veya %100 basamaklarından biri olarak çıkar; ara oran verilmez.
İkinci hat, kolluk ve yargı tarafıdır. Ölümlü, yaralanmalı veya tarafların anlaşamadığı kazalarda tutanağı trafik zabıtası ya da genel kolluk düzenler ve tutanak soruşturma evrakına girer. Burada kritik bir ayrım vardır: kolluğun düzenlediği tutanakta kusur oranı yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 bunu açıkça söyler: Tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler. Oranı sonradan bilirkişi belirler ve bilirkişi %0-%50-%100 basamaklarıyla bağlı değildir; %25, %35 veya %70 gibi ara oranlar verebilir.
Bu ikili yapı, uygulamada en çok karşılaşılan şaşkınlığın da kaynağıdır: sigorta tarafında %50 çıkan bir dosyada mahkeme %25 diyebilir. İki sonuç birbiriyle çelişmez; farklı ölçeklerde ölçüm yapılmıştır. Hangi ekranda hangi bilginin göründüğünü ve oranın nereden okunacağını trafik kazası kusur oranı sorgulama yazımızda kanal kanal anlattık.
Asli kusur bir oran değil, kanunda sayılan bir hâldir
Karayolları Trafik Kanunu m.84, sürücülerin hangi hâllerde asli kusurlu sayılacağını on iki bent hâlinde sayar: kırmızı ışıkta veya dur işaretinde geçme, taşıt giremez işaretli yola girme, karşı yönden gelen trafiğin şeridine girme, arkadan çarpma, geçme yasağı olan yerde geçme, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, şeride tecavüz, kavşakta geçiş önceliğine uymama, kaplamanın dar olduğu yerde geçiş önceliğine uymama, manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, yerleşim dışı taşıt yolunda zorunlu hâl dışında park veya duraklama, kurallara uygun park edilmiş araca çarpma.
Bu listede dikkat çeken iki nokta vardır. Birincisi, aşırı hız bu listede yer almaz; internette çok yaygın olan aşırı hız asli kusurdur genellemesinin kanunda karşılığı yoktur. İkincisi, aynı maddenin son fıkrası, sayılan hâllerden biri birden fazla sürücü tarafından yapılmışsa ya da kaza bu hâller dışındaki kural ihlallerinden doğmuşsa oranın yönetmelikteki esaslara göre tespit edileceğini söyler. Yönetmelik ise oran cetveli vermez; kusur durumunun iz, delil, taraf ve tanık ifadeleri değerlendirilerek belirleneceğini yazar.
Buradan çıkan sonuç, itirazda doğrudan kullanılabilecek bir gerekçedir: tali kusur ifadesi Karayolları Trafik Kanunu’nda da, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde de hiç geçmez. Asli kusur kanunda üç, yönetmelikte altı kez geçtiği hâlde tali kusurun tek bir karşılığı yoktur. Dolayısıyla tali kusur %25’tir biçimindeki hazır tabloların mevzuatta dayanağı bulunmaz; tali kusur, kanunun oran vermeyip yönetmeliğe yolladığı boşluğun uygulama adıdır. Ayrıntısını trafik kazasında tali kusurlu kişi tazminat alabilir mi yazımızda ele aldık.

Kusur Oranına İtiraz Nereye Yapılır?
Trafik kazası kusur oranına itiraz beş ayrı kanaldan yapılabilir ve bu kanallar birbirinin alternatifi değil, çoğu zaman birbirinin ön koşuludur. Sırayı atlamak, başvurunun esasa girilmeden reddedilmesine yol açar. Aşağıdaki tablo hangi kanalın hangi dosyada işlediğini gösterir.
| Kanal | Hangi dosyada | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sigorta şirketine yeniden değerlendirme talebi | Şirketler mutabakatla sonuçlandırdıysa | Bildirimden 5 iş günü, şirket 3 iş günü içinde cevaplar | Sigortacılık uygulaması |
| SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu | Her iki araç aynı şirkette sigortalıysa | 5 iş günü, bir defaya mahsus | Sigortacılık uygulaması |
| Sigorta Tahkim Komisyonu | Sigortacıya yazılı başvuru olumsuz sonuçlandıysa | Şirketin cevap süresi trafik sigortasında 15 gün | KTK m.97 + 5684 s.K. m.30/13 |
| Asliye ticaret mahkemesi | Talep sigorta şirketine yöneltiliyorsa | KTK m.109: 2 yıl / 10 yıl | TTK m.4/1-a + m.5/1 + m.5/A |
| Asliye hukuk mahkemesi | Talep sürücü veya işletene yöneltiliyorsa | KTK m.109: 2 yıl / 10 yıl | KTK m.85 + m.110 |
| Cumhuriyet savcısı veya ceza mahkemesi | Ölümlü veya yaralanmalı kazada | Soruşturma ve yargılama boyunca | CMK m.234/1-a-1 |
Tablodaki son satır, çoğu kaynakta atlanan noktadır. Ölümlü veya yaralanmalı bir kazada tutanak soruşturma evrakına girdiği için itirazın muhatabı sigorta şirketi değil, Cumhuriyet savcısı ya da davanın görüldüğü mahkeme olur. Ceza Muhakemesi Kanunu m.234/1-a-1 mağdura soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme hakkı tanır; kusur itirazının gerçek kanalı burada bu hüküm üzerinden açılır. Sürecin tamamını ölümlü ve yaralamalı trafik kazası tespit tutanağına itiraz yazımızda anlattık.
Kolluğa dilekçe vermek kusur oranını değiştirir mi?
Trafik şube müdürlüğüne verilen dilekçenin kapsamı sanıldığından dardır. Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun m.6/b uyarınca yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili dilekçeler incelenemez. Kusur, yargının görev alanındadır. Bu nedenle kolluğa yapılan başvuru yalnızca maddi hataların düzeltilmesinde işler: plaka yanlış yazılmışsa, isim veya tarih hatalıysa, kaza yeri yanlış gösterilmişse. Kusur değerlendirmesinin kendisi bu yolla değiştirilemez. Aynı kanunun m.7’si idarenin dilekçeye otuz gün içinde cevap vermesini öngörür.
Bir diğer sık karışıklık, sulh ceza hâkimliğidir. Sulh ceza hâkimliği trafik idari para cezalarına karşı yapılan başvuruları inceler; Kabahatler Kanunu m.27/1 uyarınca bu başvuru, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren on beş gün içinde iki nüsha dilekçeyle yapılır. Kusur oranı ise idari yaptırım kararı değildir; bu nedenle kusur oranına itiraz sulh ceza hâkimliğine yapılmaz. Trafik mahkemesi adında bir merci de bulunmaz.
Kusur Oranına İtiraz Etme Süreci ve Gerekli Belgeler
İtiraz süreci, kusur oranının size bildirildiği anda başlar. Sigorta tarafındaki dosyalarda bildirim, şirketin hasar dosyanıza ilişkin yazılı ya da elektronik bildirimidir; ceza soruşturması bulunan dosyalarda ise sürecin başlangıcı bilirkişi raporunun dosyaya girdiği andır. İki hâlde de ilk iş, itirazın hangi kanala ait olduğunu belirlemek ve o kanalın kendi süresi içinde hareket etmektir.
Adım adım itiraz akışı
- Oranın kaynağını tespit edin. Oran sigorta tarafında mı belirlendi, yoksa bilirkişi raporundan mı geliyor? Kanal seçimi buna bağlıdır.
- Bildirim tarihini kayda geçirin. Süreler bildirim tarihinden işler; e-posta, SMS veya sistem bildiriminin ekran görüntüsünü saklayın.
- Delilleri toplayın. Fotoğraf, kamera kaydı, tanık bilgisi ve varsa uzman görüşü, itirazın esasını taşıyan unsurlardır.
- Yazılı başvuruyu yapın. Sigorta şirketine yapılan başvuru, hem itirazın kendisidir hem de Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca tahkim ve dava yolunun ön koşuludur.
- Cevabı ya da cevapsızlığı belgeleyin. Trafik sigortasında şirketin cevap süresi on beş gündür; bu süre dolduğunda ya da cevap talebi karşılamadığında tahkim veya dava yolu açılır.
- Kanalı seçin. Sigorta Tahkim Komisyonu ile mahkeme arasında seçim yapılır; ikisi aynı anda yürütülemez.
İtiraz için hangi belgeler gerekir?
| Belge | Neyi ispatlar | Nereden alınır |
|---|---|---|
| Kaza tespit tutanağı | Kazanın oluş şekli ve ihlal edilen kural | Taraflar, SBM, e-Devlet ya da kolluk |
| Olay yeri ve araç fotoğrafları | Çarpma noktası, iz ve hasar dağılımı | Taraflar, kolluk dosyası |
| Kamera veya araç içi kayıt | Kazanın gerçek seyri | Belediye, işyeri, araç kaydı |
| Tanık bilgisi ve beyanı | Kural ihlalinin kime ait olduğu | Olay yerindeki kişiler |
| Ekspertiz veya hasar raporu | Hasarın boyutu ve niteliği | Sigorta şirketi, eksper |
| Trafik sigortası poliçesi | Teminat ve taraf ilişkisi | Sigorta şirketi |
| Uzman görüşü | Bilirkişi raporuna karşı teknik itiraz | Serbest uzman, HMK m.293 |
Belge listesinde en çok gözden kaçan kalem uzman görüşüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.293 taraflara, dava konusuyla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alma hakkı tanır. Bilirkişi raporuna yapılan itirazın soyut bir itiraz olmaktan çıkıp teknik bir karşı tez hâline gelmesini sağlayan belge budur.
Trafik Kazası Kusur Oranına İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Kusur oranına itiraz dilekçesi, kusurun kimde olduğunu tartışan bir metin değil, hangi kural ihlalinin kime ait olduğunu delille eşleştiren bir metindir. İtirazların büyük bölümü, oranın haksız bulunduğunu söyleyip somut bir kural ihlali göstermediği için sonuçsuz kalır. Dilekçenin gövdesini kurmanın en sağlam yolu, karşı tarafa atfettiğiniz davranışı Karayolları Trafik Kanunu m.84’teki bir bende ya da yönetmelikteki bir kurala bağlamaktır.
Dilekçede bulunması gereken unsurlar
| Bölüm | Ne yazılır | Neden gerekli |
|---|---|---|
| Muhatap | Şirket unvanı, komisyon adı veya mahkeme | Yanlış muhatap süreyi boşa harcatır |
| Dosya bilgisi | Hasar dosya numarası, poliçe numarası, plaka | Başvurunun eşleştirilmesi |
| Kaza bilgisi | Tarih, saat, yer, taraflar | Dosyanın kimliği |
| İtiraz konusu | Bildirilen oran ve neye itiraz edildiği | Talebin sınırı |
| Maddi olay | Kazanın seyri, hangi araç hangi manevrayı yaptı | Değerlendirmenin temeli |
| Hukuki dayanak | KTK m.84 bendi, KTY m.157, ihlal edilen kural | Oranın hukuken neden değişmesi gerektiği |
| Deliller | Fotoğraf, kamera, tanık, uzman görüşü | İddianın ispatı |
| Talep | Oranın nasıl belirlenmesi gerektiği | Somut sonuç istemi |
Sigorta şirketine verilecek kusur oranı itiraz dilekçesi örneği
Aşağıdaki metin, şirketin bildirdiği kusur dağılımına karşı yapılan yeniden değerlendirme talebinin iskeletidir. Köşeli parantezli alanlar kendi dosyanızın bilgileriyle doldurulur.
[SİGORTA ŞİRKETİ UNVANI] HASAR DEĞERLENDİRME BİRİMİNE
Hasar Dosya No : [.....]
Poliçe No : [.....]
Sigortalı : [Ad Soyad / T.C. No]
Araç Plakası : [.....]
KONU: [Tarih] tarihli trafik kazasında tarafıma bildirilen kusur oranına
itiraz ve yeniden değerlendirme talebimdir.
AÇIKLAMALAR
1. [Tarih] günü saat [..] sularında [yer] adresinde, [plaka] plakalı aracım ile
[karşı plaka] plakalı araç arasında maddi hasarlı bir trafik kazası meydana
gelmiştir.
2. Tarafıma [tarih] tarihinde yapılan bildirimde kusur oranı %[..] olarak
belirlenmiştir. Bu değerlendirme, kazanın oluş biçimiyle bağdaşmamaktadır.
3. Kaza, [karşı aracın manevrasının somut anlatımı: şerit değiştirme, geçiş
önceliğine uymama, arkadan çarpma vb.] nedeniyle meydana gelmiştir. Bu davranış
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.84/1-[bent] kapsamında asli kusur
teşkil etmektedir.
4. İddiamı destekleyen deliller ektedir: olay yeri fotoğrafları, [kamera kaydı
kaynağı], tanık [ad soyad, iletişim] beyanı ve [varsa uzman görüşü].
5. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/b uyarınca kusur durumu iz, delil,
taraf ve tanık ifadeleri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Dosyada bu
delillerin tamamı değerlendirilmemiştir.
TALEP: Kusur değerlendirmesinin ekteki deliller birlikte gözetilerek yeniden
yapılmasını, kusurun [oran ve dağılım] biçiminde belirlenmesini ve sonucun
tarafıma yazılı olarak bildirilmesini talep ederim.
[Tarih]
[Ad Soyad]
[İmza]
EKLER: 1. Kaza tespit tutanağı 2. Fotoğraflar 3. Kamera kaydı
4. Tanık beyanı 5. Uzman görüşü 6. Poliçe örneği
Sigorta Tahkim Komisyonuna kusur oranına itiraz dilekçesi örneği
Tahkim başvurusunda dilekçe tek başına yeterli değildir; güncel başvuru formu, başvuru ücreti dekontu ve tebligat gideri dekontu ile birlikte sunulur. Dilekçenin farkı, şirkete yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığının ya da cevapsız kaldığının açıkça gösterilmesidir.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA
BAŞVURAN : [Ad Soyad / T.C. No / adres]
ALEYHİNE BAŞVURULAN : [Sigorta şirketi unvanı]
KONU : Kusur oranının hatalı belirlenmesi nedeniyle eksik ödenen
tazminatın tahsili istemidir.
UYUŞMAZLIK TUTARI : [.....] TL
AÇIKLAMALAR
1. [Tarih] tarihli kazada aracım hasarlanmış, hasar dosyası [no] ile
işleme alınmıştır.
2. 2918 sayılı Kanun m.97 uyarınca aleyhine başvurulan şirkete [tarih]
tarihinde yazılı başvuruda bulunulmuş; şirket [tarih] tarihli yazısıyla
talebi reddetmiştir. / Şirket on beş gün içinde yazılı cevap vermemiştir.
Başvuru ve cevaba ilişkin belgeler ektedir.
3. Şirketin dayandığı kusur dağılımı hatalıdır. Kaza [manevranın somut
anlatımı] biçiminde gerçekleşmiş olup, bu davranış Karayolları Trafik Kanunu
m.84/1-[bent] uyarınca asli kusurdur.
4. Kolluk tutanağında kusur oranı bulunmadığı, Karayolları Trafik Yönetmeliği
m.156/a-3 gereği tutanakta yalnızca ihlal edilen kuralın gösterildiği; oranın
teknik inceleme ile belirlenmesi gerektiği açıktır.
5. Dosyada bilirkişi incelemesi yapılmasını, kusur dağılımının delillerle
birlikte yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.
HUKUKİ NEDENLER : 2918 s. KTK m.84, m.85, m.88, m.97, m.99, m.109;
5684 s. Kanun m.30; ilgili mevzuat.
DELİLLER : Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, kamera kaydı, tanık
beyanı, uzman görüşü, poliçe, hasar dosyası, bilirkişi
incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Kusur dağılımının yeniden belirlenerek eksik ödenen
[.....] TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte aleyhine başvurulandan
tahsiline karar verilmesini talep ederim.
[Tarih]
[Ad Soyad]
[İmza]
Örnek metinler tek başına sonuç doğurmaz; her dosyanın delil yapısı farklıdır ve dilekçenin gücü, kural ihlalini gösteren somut anlatımdan gelir. Şirkete yapılan ilk yazılı başvurunun belgelenmesi ise usuli bir zorunluluktur: bu belge olmadan tahkim başvurusu esasa girilmeden değerlendirmeye alınmayabilir.
SBM Kusur Oranına İtiraz: Hangi Komisyon Neye Bakar?
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesinde birbirine karıştırılan iki ayrı komisyon vardır ve ikisinin işlevi farklıdır. Bu ayrım bilinmediğinde başvuru yanlış mercie yapılır ve süre boşa harcanır.
| Komisyon | Ne yapar | Ne zaman devreye girer | Süre |
|---|---|---|---|
| Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu | Kusuru belirler | Şirketler kendi değerlendirmelerinde mutabık kalamazsa | 3 iş günü içinde sonuçlandırır |
| SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu | Belirlenen kusura yapılan itirazı inceler | Her iki araç aynı şirkette sigortalıysa | Başvuru 5 iş günü, bir defaya mahsus |
Sürecin başı her dosyada aynıdır: tutanak sisteme girdikten sonra her şirket üç iş günü içinde kendi değerlendirmesini yapar. İki şirket aynı sonuca varırsa dosya mutabakatla kapanır. Varamazlarsa dosya Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu’na gider ve komisyon üç iş günü içinde karar verir.
İtiraz aşamasında ise dosyalar ikiye ayrılır. Şirketler mutabakatla sonuçlandırmışsa sigortalı, değerlendirmeye etki edebilecek ilave bilgi ve belge sunmak kaydıyla, sorumluluk oranlarının bildiriminden itibaren beş iş günü içinde şirketlerden yeniden değerlendirme ister; şirketler bu talebi üç iş günü içinde değerlendirir. Her iki araç aynı şirkette sigortalıysa itiraz SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu’na yapılır ve bu hak bir defaya mahsustur.
Buradan çıkan sonuç, uygulamada en çok yanlış aktarılan bilgiyi düzeltir: beş iş günü her dosyada işlemez. Tarafların sigorta şirketleri farklıysa bu idari basamak hiç yoktur; itiraz doğrudan sigortacıya yapılır ve sonrasında tahkim ya da dava yoluna gidilir. Daha da önemlisi, bu sürenin kaçırılması dava veya tahkim hakkını düşürmez; idari basamak kapansa bile Karayolları Trafik Kanunu m.109’daki iki yıllık ve on yıllık zamanaşımı içinde yargı yolu açık kalır.
Tutanağın sisteme girip girmediğini ve dosyanın hangi aşamada olduğunu SBM ekranlarından, e-Devlet üzerinden ya da sigorta şirketinizden öğrenebilirsiniz. Kayıt sorgulamanın kanallarını ve hangi ekranın neyi gösterdiğini araç hasar kaydı sorgulama yazımızda ayrıntılandırdık.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Kusur Oranına İtiraz Nasıl Yapılır?
Sigorta Tahkim Komisyonu, kusur oranı uyuşmazlıklarında mahkemeye göre daha hızlı ve daha düşük maliyetli bir yoldur; ancak başvurunun kabul edilmesi bir ön koşula bağlıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/13 uyarınca önce sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır. Kuruluş on beş iş günü içinde yazılı cevap vermezse de yol açılır; trafik sigortasında bu süre Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca on beş gündür.
Trafik sigortasında üyelik şartı aranmaz
Yaygın iki yanlış bilgi burada düzeltilmelidir. Birincisi, sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olmasının zorunlu olduğu söylenir; kanun bunu demez, üye olmak isteyenlerin durumu Komisyona bildirmesini öngörür. Ancak zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden faydalanabilir. Trafik sigortası zorunlu sigorta olduğu için üyelik sorgusu bu dosyalarda gündeme gelmez.
İkincisi, poliçede tahkim şartı bulunmadığı için başvurulamayacağı söylenir. Kanun bunun tam tersini yazar: uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanılabilir. Bu yanlış, sigorta tahkiminin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki iradi tahkimle karıştırılmasından doğar.
Tahkim yolunu kapatan hâller
- Sigorta kuruluşuna hiç başvurulmamış olması.
- Uyuşmazlığın mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş olması. Ölçüt karara bağlanmış olmak değil, intikal etmiş olmaktır; derdest bir dava da tahkim yolunu kapatır.
- Aynı alacak için icra takibi başlatılmış olması. Bu engel Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m.16/2-b’ye 2023 değişikliğiyle eklenmiştir ve çoğu kaynakta yer almaz.
Tahkimde süreler ve masraflar
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Kuruluşun cevap süresi | 15 iş günü, trafik sigortasında 15 gün | 5684 m.30/13, KTK m.97 |
| Raportör ön incelemesi | 15 gün | Yönetmelik m.16/6 |
| Hakem kararı | 4 ay | 5684 m.30/16 |
| Kararın bildirimi | 3 iş günü | 5684 m.30/16 |
| Karara itiraz | 10 gün | 5684 m.30/12 |
| İtirazın karara bağlanması | 2 ay | 5684 m.30/12 |
Dört aylık süre başvuru tarihinden değil, hakemin görevlendirildiği tarihten işlemeye başlar ve yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzar. Süre içinde karar verilmezse uyuşmazlık yetkili mahkemede çözülür.
Masraf tarafında başvuranın iki kalemi vardır: başvuru ücreti ve tebligat gideri. Hakem ücreti kanun gereği Komisyon tarafından ödenir, başvurandan ayrıca alınmaz. Tahkimin mahkemeye göre asıl avantajı ise vekâlet ücreti riskindedir: tahkimde vekâlet ücreti, avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen tutarın beşte biri üzerinden hesaplanır. Başvuru ücreti tarifesi Ocak ve Temmuz aylarında gözden geçirildiği için başvuru öncesinde Komisyonun güncel tarifesinin kontrol edilmesi gerekir.
Hakem kararına karşı itiraz ve temyiz yolları parasal sınırlara bağlıdır ve bu sınırlar her yıl yeniden belirlenir; ayrıca 2026’da yapılan bir değişiklikle sınırın belirlenmesinde artık başvurunun yapıldığı tarih esas alınmaktadır. Başvuru usulünün tamamı için Sigorta Tahkim Komisyonuna nasıl başvuru yapılır, karara karşı yollar için tahkim kararlarına karşı itiraz ve temyiz sınırları yazılarımıza bakabilirsiniz.
Kusur Oranına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Trafik kazası kusur oranına itiraz için tek bir süre yoktur; dosyada birbirinden bağımsız işleyen en az yedi ayrı süre bulunur ve bunların karıştırılması damardaki en yaygın hatadır. Aşağıdaki tablo hangi sürenin neye ait olduğunu, ne zaman başladığını ve dayanağını gösterir.
| Süre | Neye ait | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yok | Kolluk tutanağındaki tespite itiraz | Soruşturma ve yargılama boyunca | CMK m.234/1-a-1 |
| 5 iş günü | Sigortacının kusur değerlendirmesine itiraz | Sorumluluk oranlarının bildirimi | 2017/18 s. Genelge m.4.1 |
| 3 iş günü | Şirketin yeniden değerlendirmesi | Talebin ulaşması | 2017/18 s. Genelge m.4.1 |
| 15 gün | Sigortacının yazılı cevabı | Yazılı başvuru tarihi | KTK m.97 |
| 8 iş günü | Sigortacının tazminatı ödemesi | Belgelerin sigortacıya ulaşması | KTK m.99 |
| 2 hafta | Bilirkişi raporuna itiraz | Raporun tebliği | HMK m.281/1 |
| 10 gün | Tahkim hakem kararına itiraz | Kararın bildirimi | 5684 m.30/12 |
| 2 yıl / 10 yıl | Tazminat talebi zamanaşımı | Öğrenme / kaza günü | KTK m.109 |
| 15 gün | Trafik idari para cezasına itiraz | Kararın tebliği veya tefhimi | Kabahatler m.27/1 |
| 30 gün | Kolluğa verilen dilekçeye cevap | Dilekçenin ulaşması | 3071 s.K. m.7 |
Tablonun ilk satırı, itiraz eden için en önemli bilgidir: kolluğun düzenlediği tutanaktaki tespite karşı kanunda öngörülmüş bir itiraz süresi yoktur. Çünkü o tutanak bir karar değil delildir; delile itiraz, soruşturma ve yargılama boyunca sürer. Son satır ise en sık karıştırılandır: on beş günlük süre trafik idari para cezasına aittir, kusur oranına değil.
Zamanaşımı tarafında Karayolları Trafik Kanunu m.109 iki süre öngörür: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten iki yıl, her hâlde kaza gününden on yıl. Aynı maddenin ikinci fıkrası önemli bir genişletme yapar: fiil cezayı gerektiriyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda süre bu yolla uzar. Üçüncü fıkra da ayrıca sigortacıya karşı kesilen zamanaşımının tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılacağını söyler.
Kaza Tespit Tutanağına İtiraz Süresi Var mıdır?
Kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağına karşı kanunda ayrı bir itiraz ve iptal yolu düzenlenmemiştir. Tutanak bir idari karar değil, ispat vasıtasıdır; buna yönelik itiraz da bir usul işlemi değil, ispat faaliyetidir. Bu nedenle tutanağın iptali istemiyle açılan davalar hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilir.
Uygulamada bu sonucu değiştiren güçlü bir usul kozu vardır: tutanaktaki tespit ile bilirkişi raporu çelişiyorsa, ceza soruşturma dosyası getirtilip çelişkiyi de gideren denetime elverişli bir rapor alınmadan karar verilmesi eksik inceleme sayılmaktadır. Yani tutanak tek başına hükme esas alınamaz; çelişki giderilmelidir. Tutanağın kendisine yönelik itirazın ayrıntılarını kaza tespit tutanağı sorgulama ve itiraz yazımızda ele aldık.
Trafik Kazası Kusur Oranı İtirazında Dikkat Edilmesi Gerekenler
İtirazın sonucunu belirleyen şey çoğu zaman itirazın haklılığı değil, dosyanın kurulma biçimidir. Aşağıdaki noktalar, sürecin başında yapılan tercihlerin sonuca nasıl yansıdığını gösterir.
1. Kanalı doğru seçmek. Sigorta tarafındaki bir dosyayı ceza soruşturması kanalından, ölümlü bir kazayı sigorta itirazı kanalından yürütmeye çalışmak zaman kaybettirir. Kanal, kazanın türüne ve talebin muhatabına göre belirlenir.
2. Sözlü itirazla yetinmemek. Telefonla iletilen itirazın dosyada karşılığı olmaz. Karayolları Trafik Kanunu m.97 açıkça yazılı başvurudan söz eder ve tahkim ile dava yolunun ön koşulu bu yazılı başvurudur.
3. Delilleri kaybolmadan korumak. Fren izi silinir, kamera kayıtları belirli sürelerde üzerine yazılır, araçlar onarılır. Henüz dava açılmamışsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400 uyarınca delil tespiti istenebilir; ikinci fıkra, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ihtimali varsa hukuki yararın var sayılacağını söyler. Talep, esas davaya bakacak mahkemeden ya da keşif yapılacak yerin sulh hukuk mahkemesinden istenir ve tespit dosyası asıl davanın eki sayılır.
4. Kaza yerinde imzalanan belgeye dikkat etmek. Karayolları Trafik Kanunu m.111, hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Olay yerinde imzalanan bir kâğıt, itiraz hakkını kendiliğinden bitirmez. Konuyla ilgili yargı kararlarını KTK madde 111 yetersiz veya fahiş ödeme itirazı yazımızda derledik.
5. Kural ihlalini somutlaştırmak. Kusur oranı adil değil demek bir itiraz gerekçesi değildir. İtiraz, karşı tarafın hangi kuralı ihlal ettiğini ve bunun hangi bende girdiğini göstermelidir. Yönetmelik kusur durumunun iz, delil, taraf ve tanık ifadeleri değerlendirilerek belirleneceğini söyler; dilekçe de bu unsurları sıralamalıdır.
6. Süreci belgeyle takip etmek. Başvuru tarihleri, gelen cevaplar ve tebliğ tarihleri kayda geçirilmelidir. Özellikle bilirkişi raporunun tebliğ tarihi, iki haftalık itiraz süresinin başlangıcı olduğu için dosyanın kaderini belirler.

Kusur Oranı İtirazlarında Görevli Mahkemeler ve Alternatif Yollar
Kusur oranı uyuşmazlığında görevli mahkeme, talebin kime yöneltildiğine göre değişir. Bu ayrım yapılmadan açılan davalar görevsizlik kararıyla karşılaşır ve süreç aylarca uzar.
| Davalı | Görevli mahkeme | Arabuluculuk | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sigorta şirketi | Asliye ticaret mahkemesi | Dava şartı | TTK m.4/1-a, m.5/1, m.5/A |
| Sürücü, işleten veya araç sahibi | Asliye hukuk mahkemesi | Dava şartı değil | KTK m.85, m.110/1 |
| Güvence Hesabı | Asliye ticaret mahkemesi | Dava şartı | 5684 m.14, TTK m.5/A |
| Kamu kurumuna ait araç | Adli yargı | Davalıya göre | KTK m.110/1 |
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası ticari davadır: Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarını, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayar; m.5/1 ise dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesini görevli kılar. Aynı Kanunun m.5/A hükmü, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı yapar. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
Sürücüye, işletene veya araç sahibine karşı açılan dava ise haksız fiil ve işletenin sorumluluğuna dayanır; asliye hukuk mahkemesinde görülür ve burada arabuluculuk dava şartı değildir. Manevi tazminat da bu hatta istenir; Karayolları Trafik Kanunu m.92/f manevi tazminatı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bıraktığı için manevi talep sigorta şirketine yöneltilemez.
Yetki bakımından Karayolları Trafik Kanunu m.110/2 seçimlik yetki tanır: dava, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir. Aynı maddenin birinci fıkrası, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin davaların da adli yargıda görüleceğini açıkça belirtir; zarar görenin kamu görevlisi olması bu kuralı değiştirmez.
Kusur tespiti için ayrı bir dava açılabilir mi?
Yalnızca kusur oranının tespiti istemiyle açılan davalar, kural olarak esasa girilmeden reddedilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.106/3 bunu açık bir cümleyle söyler: Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. Kusur, hukuki bir ilişkinin varlığı ya da yokluğu değil, maddi bir vakıanın değerlendirilmesidir. Aynı Kanunun m.114/1-h hükmü davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasını dava şartı sayar; m.115/2 ise bu şart yoksa davanın usulden reddine karar verileceğini düzenler.
Doğru yol, kusuru bağımsız bir dava konusu yapmak yerine tazminat davasının içinde tartıştırmaktır. Alacak davası açıldığında mahkeme kusur dağılımını zaten bilirkişi eliyle belirler; ayrıca bir tespit davası açmak hem usul ekonomisine aykırıdır hem de usulden ret riski taşır. Dava henüz açılmamış ve deliller kaybolma tehlikesi altındaysa başvurulacak kurum tespit davası değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400 kapsamındaki delil tespitidir.
Bu noktada iki merci ayrımını tekrar hatırlatmak gerekir: kusur oranı uyuşmazlığı sulh ceza hâkimliğine götürülmez. Sulh ceza hâkimliği, Kabahatler Kanunu m.27/1 uyarınca idari para cezalarına karşı yapılan başvuruları inceler. Trafik mahkemesi adında ayrı bir mahkeme de yoktur; bu ifade uygulamada trafikle ilgili dosyalara bakan asliye ceza ya da sulh ceza birimlerini anlatmak için kullanılan yanlış bir adlandırmadır.
Eksper Raporuna ve Bilirkişi Raporuna İtiraz Nasıl Edilir?
Kusur oranına yapılan itirazın büyük bölümü aslında bir rapora itirazdır ve iki rapor türünün rejimi birbirinden farklıdır.
Eksper raporu sigorta sürecinin bir parçasıdır; hasarın niteliğini ve tutarını belirler. Buna itiraz, sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruyla olur ve talep karşılanmazsa Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yolu açılır. Eksper raporunun kusur oranını belirleme yetkisi bulunmadığı için, kusura ilişkin itirazın gerekçesi eksper raporunun içeriği değil, kazanın oluş biçimidir.
Bilirkişi raporu ise yargılamanın bir parçasıdır ve itirazı süreye bağlıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.281/1 uyarınca taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsiz noktaların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden isteyebilir. Aynı fıkraya 2020’de eklenen cümle önemli bir imkân tanır: itirazın bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel yahut teknik bir çalışma gerektiriyorsa, süre içinde mahkemeye başvuran tarafa bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
Mahkeme, eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi duruşmada sözlü açıklama da isteyebilir; gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir. İtirazın gücünü artıran en pratik araç, m.293 kapsamında alınan uzman görüşüdür: rapora karşı teknik bir karşı tez sunulduğunda yeni bilirkişi incelemesi talebi somut bir zemine oturur.
Bilirkişi raporunun kusur oranını değiştirme gücü ve bunun sınırları için bilirkişi raporuyla kusur oranı değiştirilebilir mi yazımıza bakabilirsiniz.
Trafik Kazasında Yüzde 100 Kusurlu Sayıldıysanız Ne Yapabilirsiniz?
Yüzde yüz kusurlu gösterilmek, itiraz hakkını da tazminat hakkını da tümüyle ortadan kaldırmaz. Kapanan şey tek bir kalemdir: kendi zararınızı karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasından isteme imkânı. Bunun dayanağı Karayolları Trafik Kanunu m.92/g’dir; hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışındadır. Bu sonucu m.91’e bağlayan anlatımlar hatalıdır; m.91 yalnızca sigorta yaptırma zorunluluğunu düzenler, teminat dışı hâller m.92’dedir.
Kapanmayan yollar ise şunlardır: kusur tespitine itiraz her hâlde mümkündür; kasko poliçesi kusurdan bağımsız çalışır çünkü kasko teminatı riske bağlıdır, kusura değil; tedavi ve sağlık giderleri Karayolları Trafik Kanunu m.98 uyarınca kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; yol kusuru varsa idareye, araç ayıbı varsa üretici ve servise yönelinebilir. Ayrıca kendi aracınızdaki yolcu üçüncü kişidir ve sizin kusurunuz onun hakkını düşürmez; yolcu, sizin trafik sigortanızdan tazminat alır.
Bu nedenle yüzde yüz kusur bildirimi geldiğinde yapılacak ilk iş itirazdan vazgeçmek değil, oranın hangi hatta belirlendiğini tespit etmektir. Sigorta tarafında %100 çıkan bir dosyada yargı %70 diyebilir ve aradaki fark doğrudan tazminata yansır. Konunun tamamı için trafik kazasında yüzde yüz kusurlu olan kişi tazminat davası açabilir mi yazımıza bakınız.
Kusur Oranı Değişirse Tazminat ve Sigorta Ödemesi Nasıl Değişir?
Kusur oranı, tazminatın hesabında doğrudan çarpan olarak işler; oran değiştiğinde ödenecek tutar da aynı ölçüde değişir. Ancak bu ilişki, çok bilinen kusurun kadar ödersin cümlesinden daha karmaşıktır ve ayrım Karayolları Trafik Kanunu m.88’de kurulur.
Dış ilişkide müteselsil sorumluluk vardır. m.88/1 birebir şunu söyler: bir motorlu aracın katıldığı kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Yani %25 kusurlu bir sürücü, yolcunun ya da yayanın zararının tamamından sorumlu tutulabilir. İç ilişkide ise paylaşım yapılır: m.88/2 uyarınca zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır ve işletenler kural olarak kusurları oranında zarara katlanır.
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: kusur oranınızın düşmesi, üçüncü kişiye karşı sorumluluğunuzu kendiliğinden bölmez; etkisini asıl olarak iç ilişkideki rücu hesabında gösterir. Rücu talepleri de ayrı bir zamanaşımına tabidir; m.109/4 uyarınca tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakkı, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Ceza tarafında ise asli ve tali kusur ayrımı hiç işlemez. Türk Ceza Kanunu m.22/4 taksirle işlenen suçta cezanın failin kusuruna göre belirleneceğini, m.22/5 birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkesin kendi kusurundan sorumlu olacağını ve her failin cezasının ayrı ayrı belirleneceğini söyler. Az kusurlu olmak cezayı kaldırmaz, miktarını belirler. Salt maddi hasarlı kazada ise ceza sorumluluğu doğmaz; taksirle mala zarar verme Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir.
Ödeme tarafında bir süre daha vardır: Karayolları Trafik Kanunu m.99 uyarınca sigortacılar, genel şartlarla belirlenen belgelerin kendilerine ulaştığı tarihten itibaren sekiz iş günü içinde teminat sınırları içindeki tutarı hak sahibine ödemek zorundadır. Kusur oranı yeniden belirlendiğinde ödeme de bu süre içinde güncellenir.
Ölümlü kazalarda oranın değişmesi bunlara ek olarak destekten yoksun kalma tazminatını, taksirle öldürme suçunda verilecek cezayı ve sürücü belgesinin bir yıl geri alınıp alınmayacağını da belirler. Bu dört sonucun birlikte ele alındığı ayrı yazımız: ölümlü kazada kusur oranı sonradan değiştirilebilir mi.
Kusur Oranı İtirazı Ne Kadar Sürer, Oran Ne Zaman Kesinleşir?
Sürecin uzunluğu seçilen kanala göre değişir. Aşağıdaki tablo, her kanalda mevzuatın öngördüğü süreleri bir arada gösterir; bunlar hedef sürelerdir ve dosyanın delil durumuna göre uzayabilir.
| Kanal | Mevzuattaki süre | Ne zaman kesinleşir |
|---|---|---|
| Şirkete yeniden değerlendirme talebi | 3 iş günü | Şirket cevabıyla, itiraz yolu açık kalır |
| SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu | Komisyon kararıyla | Kararla, ancak yargı yolu açık kalır |
| Sigorta Tahkim Komisyonu | Hakem 4 ay, itiraz 2 ay | İtiraz süresi geçince ya da itiraz sonucuyla |
| Mahkeme | Bilirkişi incelemesine bağlı | Hükmün kesinleşmesiyle |
Kesinleşme kavramı burada iki farklı anlamda kullanılır ve karıştırılır. Sigorta tarafındaki kesinleşme idari niteliktedir: komisyon kararı dosyayı sigorta süreci bakımından kapatır ama yargı yolunu kapatmaz. Kusur oranı hukuken ancak mahkeme hükmü kesinleştiğinde ya da tahkimde itiraz yolları tükendiğinde kesinleşir. Bu nedenle idari basamakta çıkan sonuç, tazminat davasında mahkemeyi bağlamaz.
Sürecin adım adım işleyişi ve dosya bazında gerçekleşen süreler için kusur oranına itiraz edince süreç kaç gün sürer, kesinleşme anının hangi aşamada gerçekleştiği için kazada kusur oranı ne zaman kesinleşir yazılarımıza bakabilirsiniz.
1 Eylül 2026 Sonrası Hasar Başvurusu ve Kusur İtirazına Etkisi
Motorlu araç sigortalarında hasar başvurularının alınma biçimi 1 Eylül 2026’da değişti. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun 22 Temmuz 2026 tarihli 2026/22 sayılı Genelgesi ile hasar başvuruları, şirketlerin kendi kanallarına ek olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki Ortak Hasar İhbar Merkezi üzerinden de alınmaya başlandı. Aynı tarihli 2026/21 sayılı Genelge ile de hasar ihbarı ve şikâyet için Alo 193 hattı kuruldu.
Bu düzenlemenin kusur itirazı bakımından en önemli hükmü Genelgenin m.4/2 fıkrasıdır. Buna göre Merkez üzerinden yapılan ve geçerli kabul edilen başvurular, talebin Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili şirkete, Güvence Hesabına veya Büroya yapılmış sayılır. Fıkranın devamı ise başvuran lehine kesin bir güvence getirir: sistem kesintileri, veri kayıpları veya Merkezin bildirimleri iletmesindeki teknik gecikmeler, mevzuatta öngörülen sürelerin hesabında başvuru sahibi aleyhine dikkate alınamaz.
Pratik sonuç şudur: Karayolları Trafik Kanunu m.97’deki on beş günlük cevap süresi ve buna bağlı tahkim ön koşulu, artık başvurunun Merkez sistemine ulaştığı andan itibaren işler. Genelgenin m.6/2 fıkrası ayrıca şirketlere, başvuru sahibini kusur oranlarının tespiti, ekspertiz işlemleri, tahmini onarım süresi ve değer kaybı hesaplaması konularında bilgilendirme yükümlülüğü getirmektedir. Kusur oranının nasıl belirlendiğine dair bilgi talebi bu yolla da yapılabilir.
Kusur Oranına İtirazda En Sık Yapılan Yedi Hata
Aşağıdaki tablo, internette çok yaygın olan yanlış bilgilerle mevzuatın gerçek karşılığını yan yana koyar. Her satır, itiraz dilekçesinde doğrudan kullanılabilecek bir düzeltmedir.
| Yaygın bilgi | Mevzuattaki karşılık |
|---|---|
| Kusura itiraz trafik mahkemesine yapılır | Trafik mahkemesi adında bir merci yoktur; kanal davalıya göre değişir |
| Kusura itiraz sulh ceza hâkimliğine yapılır | Sulh ceza hâkimliği idari para cezası başvurularını inceler (Kabahatler m.27/1) |
| İtiraz süresi her dosyada 5 iş günüdür | 5 iş günü yalnız belirli hâllerde ve bir defaya mahsustur; yargı yolu KTK m.109 süresi içinde açıktır |
| Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazar | KTY m.156/a-3: tutanakta oran belirtilmez, yalnız ihlal edilen kural yazılır |
| Tali kusur %25’tir | Tali kusur ifadesi KTK ve KTY’de hiç geçmez; oran cetveli yoktur |
| Aşırı hız asli kusurdur | KTK m.84’teki 12 asli kusur hâli arasında aşırı hız yoktur |
| Poliçede tahkim şartı yoksa tahkime gidilemez | 5684 m.30/1: sözleşmede özel hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanılır |
Bu listeye eklenebilecek sekizinci bir nokta, tutanağın imzalanmasıyla ilgilidir. Tutanağı imzalamamak onu geçersiz kılmaz; kolluk tutanağı zaten görevlilerce düzenlenir ve Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-4 uyarınca taraflar olay yerinden ayrılmış olsa bile tutanak düzenlenir. İmzadan kaçınmak yerine, tutanağa şerh düşmek ve delilleri korumak daha etkilidir.
Kusur İtirazı Dosyanızı Doğru Kurmak
Trafik kazası kusur oranına itiraz, tek bir dilekçeyle bitmeyen ve kanal seçimi ile süre takibinin sonucu doğrudan etkilediği bir süreçtir. Delillerin hangi aşamada dosyaya girdiği, hangi mercie hangi sırayla başvurulduğu ve bilirkişi raporuna zamanında itiraz edilip edilmediği, sonucu belirleyen unsurlardır.
Dosyanızın hangi hatta yürüdüğünden emin değilseniz ya da bilirkişi raporuna itiraz süresi işlemeye başladıysa, sürecin bir avukat aracılığıyla yürütülmesi hak kaybı riskini azaltır. Trafik kazasından doğan tazminat ve kusur uyuşmazlıklarındaki çalışmalarımıza trafik kazası avukatı sayfamızdan, sigorta şirketiyle yaşanan uyuşmazlıklar için sigorta hukuku avukatı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlıkta atılacak adımlar dosyanın delil durumuna göre değişir. Kanun metinlerinin güncel hâline Karayolları Trafik Kanunu üzerinden, tahkim başvurusunun güncel ücret tarifesi ve başvuru formlarına Sigorta Tahkim Komisyonu sitesinden ulaşabilir; kendi dosyanız için bir avukata danışabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Trafik kazasında kusur oranına nasıl itiraz edebilirim?
Önce oranın hangi hatta belirlendiğini tespit edin. Sigorta tarafındaki dosyalarda itiraz, delilleriyle birlikte sigorta şirketine yazılı olarak yapılır; şirketler mutabakatla sonuçlandırmışsa bildirimden itibaren beş iş günü içinde yeniden değerlendirme istenir. Ceza soruşturması bulunan dosyalarda ise itiraz Cumhuriyet savcısına ya da davanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir ve bunun için öngörülmüş bir süre yoktur.
Kaza Tespit Tutanağı nedir ve ne amaçla kullanılır?
Kaza tespit tutanağı, kazanın oluş biçimini gösteren bir ispat vasıtasıdır. İki türü vardır: yalnızca maddi hasarlı ve sürücülerin anlaştığı kazalarda taraflarca düzenlenen anlaşmalı tutanak ile ölümlü, yaralanmalı ya da anlaşılamayan kazalarda kolluk tarafından düzenlenen tutanak. İlki sigorta sistemine, ikincisi soruşturma evrakına gider. Tutanak bir karar değildir; aksi ispat edilebilir.
İtiraz süreci sırasında hangi belgelere ihtiyaç duyulur?
Kaza tespit tutanağı, olay yeri ve araç fotoğrafları, varsa kamera veya araç içi kayıt, tanık bilgisi ve beyanı, ekspertiz ya da hasar raporu, trafik sigortası poliçesi ve mümkünse uzman görüşü gerekir. Uzman görüşü, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazı soyut bir itiraz olmaktan çıkarıp teknik bir karşı teze dönüştürdüğü için en çok fark yaratan belgedir.
Kusur oranına itiraz nereye yapılır?
Muhataba göre değişir. Sigorta şirketine yazılı başvuru, aynı şirkette sigortalı iki araç varsa SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu, sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme. Sigorta şirketine karşı açılacak dava asliye ticaret, sürücü veya işletene karşı açılacak dava asliye hukuk mahkemesindedir. Ölümlü ve yaralanmalı kazalarda itiraz soruşturma dosyasına yöneltilir.
Trafik kazası kusur oranına itiraz dilekçesi nereye verilir?
Dilekçenin muhatabı, itirazın hangi aşamada olduğuna bağlıdır. İlk aşamada dilekçe sigorta şirketinin hasar değerlendirme birimine verilir. Sonuç alınamazsa aynı gerekçeler Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru formu ekinde sunulur. Dava aşamasında ise itiraz ayrı bir dilekçe değil, dava dilekçesinin ya da bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin bir bölümü olarak yazılır.
Kusur oranına itiraz süresi kaç gündür?
Tek bir süre yoktur. Sigortacının kusur değerlendirmesine itiraz için beş iş günü, sigortacının cevap süresi trafik sigortasında on beş gün, bilirkişi raporuna itiraz için iki hafta, tahkim kararına itiraz için on gün öngörülmüştür. Tazminat talebi ise Karayolları Trafik Kanunu m.109 uyarınca öğrenmeden iki yıl, her hâlde kaza gününden on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Beş iş günlük süreyi kaçırırsam itiraz hakkım biter mi?
Hayır. Beş iş günü, sigorta sürecindeki idari basamağa aittir ve bir defaya mahsustur. Bu süre kaçırıldığında yalnızca o idari basamak kapanır; Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yolu, Karayolları Trafik Kanunu m.109’daki iki yıllık ve on yıllık zamanaşımı süreleri içinde açık kalmaya devam eder.
Kaza tespit tutanağına itiraz süresi kaç gündür?
Kolluğun düzenlediği tutanaktaki tespite karşı kanunda öngörülmüş bir itiraz süresi yoktur. Tutanak bir karar değil delil olduğu için itiraz, soruşturma ve yargılama boyunca yapılabilir. On beş günlük süre trafik idari para cezasına itiraza aittir ve Kabahatler Kanunu m.27/1 uyarınca sulh ceza hâkimliğine yapılır; kusur oranıyla ilgisi yoktur.
Kaza tespit tutanağında kusur oranı neden yazmıyor?
Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 tutanak düzenleyenlere, taraflar için kusur oranı belirtmeksizin yalnızca kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazma görevi verir. Oranı belirlemek kolluğun değil, sigorta değerlendirmesinin ya da yargılamadaki bilirkişinin işidir. Tutanakta oran aramak bu nedenle sonuçsuz kalır.
SBM kusur oranına itiraz nasıl yapılır?
Şirketler kusuru mutabakatla belirlemişse, sigortalı ilave bilgi ve belge sunarak bildirimden itibaren beş iş günü içinde şirketlerden yeniden değerlendirme ister; şirketler üç iş günü içinde değerlendirir. Kazaya karışan iki aracın trafik sigortası aynı şirketteyse itiraz SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu’na yapılır. Şirketler farklıysa bu basamak bulunmaz.
Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu ile Tutanak Değerlendirme Komisyonu aynı mı?
Hayır, ikisi ayrı komisyondur. Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu, şirketler kendi değerlendirmelerinde mutabık kalamadığında kusuru belirler ve üç iş günü içinde sonuçlandırır. SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu ise belirlenmiş kusura yapılan itirazı inceler ve yalnızca her iki aracın aynı şirkette sigortalı olduğu dosyalarda devreye girer.
Sigorta Tahkim Komisyonuna kusur oranına itiraz nasıl yapılır?
Önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmış ve talebin olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır; trafik sigortasında kuruluşun cevap süresi on beş gündür. Ardından güncel başvuru formu, bilgi ve belgeler, başvuru ücreti dekontu ile tebligat gideri dekontu birlikte sunulur. Başvuru Komisyon merkezine, ikametgâh veya riziko yerindeki büroya ya da elektronik ortamda yapılabilir.
Poliçemde tahkim şartı yok, yine de başvurabilir miyim?
Evet. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/1, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanılabileceğini söyler. Ayrıca zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri tahkime başvurabilir; trafik sigortası zorunlu sigorta olduğu için üyelik sorgusu bu dosyalarda gündeme gelmez.
Kusur oranı itirazında görevli mahkeme hangisidir?
Talep sigorta şirketine yöneltiliyorsa dava ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür; öncesinde arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Talep sürücü, işleten veya araç sahibine yöneltiliyorsa dava asliye hukuk mahkemesinde açılır ve arabuluculuk dava şartı değildir. Yetki bakımından sigortacının şubesi, acentenin bulunduğu yer ya da kaza yeri mahkemesi seçilebilir.
Sadece kusur tespiti için dava açabilir miyim?
Kural olarak hayır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.106/3, maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağını söyler; hukuki yarar bulunmadığından dava m.115/2 uyarınca usulden reddedilir. Doğru yol, kusuru tazminat davasının içinde tartıştırmaktır. Dava henüz açılmamış ve deliller kaybolma tehlikesindeyse m.400 kapsamında delil tespiti istenebilir.
Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadardır?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.281/1 uyarınca taraflar, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksikliklerin tamamlattırılmasını, belirsizliklerin açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. İtirazın bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da teknik çalışma gerektiriyorsa, süre içinde başvurulmak kaydıyla bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
Eksper raporuna itiraz edebilir miyim?
Evet, eksper raporuna sigorta şirketine yazılı başvuruyla itiraz edilir ve talep karşılanmazsa tahkim veya dava yolu açılır. Ancak eksper raporu hasarın niteliğini ve tutarını belirler; kusur oranını belirleme yetkisi yoktur. Bu nedenle kusura ilişkin itirazın gerekçesi rapor içeriği değil, kazanın oluş biçimi ve ihlal edilen trafik kuralı olmalıdır.
Kusur oranı mahkemede değişebilir mi?
Evet. Sigorta tarafında belirlenen oran mahkemeyi bağlamaz; yargılamada oran bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenir ve bilirkişi %0, %50, %100 basamaklarıyla bağlı olmadığı için ara oran verebilir. Tutanaktaki tespit ile bilirkişi raporu çelişiyorsa, çelişkiyi gideren denetime elverişli bir rapor alınmadan karar verilmesi eksik inceleme sayılmaktadır.
Kusur oranı ne zaman kesinleşir?
Sigorta sürecindeki komisyon kararı dosyayı idari olarak kapatır ama yargı yolunu kapatmaz. Kusur oranı hukuken ancak mahkeme hükmü kesinleştiğinde ya da tahkimde itiraz yolları tükendiğinde kesinleşir. Bu nedenle sigorta tarafında çıkan sonuç, açılacak tazminat davasında mahkemeyi bağlamaz ve yeniden tartışılabilir.
Yüzde 100 kusurlu sayıldım, itiraz edebilir miyim?
Evet, kusur tespitine itiraz her hâlde mümkündür. Yüzde yüz kusur yalnızca kendi zararınızı karşı tarafın trafik sigortasından isteme imkânını kapatır; dayanağı Karayolları Trafik Kanunu m.92/g’dir. Kasko poliçesi, tedavi giderleri, kendi aracınızdaki yolcunun talebi ve yol kusuru ile araç ayıbına dayalı yollar kusurdan bağımsız işlemeye devam eder.
Kusur oranı düşerse ödeyeceğim tazminat da azalır mı?
Üçüncü kişiye karşı sorumluluk bakımından kendiliğinden azalmaz. Karayolları Trafik Kanunu m.88/1, birden fazla kişinin tazminatla yükümlü olduğu hâllerde müteselsil sorumluluk öngörür; yani az kusurlu sürücü de zararın tamamından sorumlu tutulabilir. Kusur oranı asıl etkisini m.88/2 uyarınca iç ilişkideki paylaşımda ve rücu hesabında gösterir.
Kusur oranına itiraz ücretli midir?
Sigorta şirketine ve SBM komisyonuna yapılan itirazlar için ücret alınmaz. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda başvuru ücreti ve tebligat gideri ödenir; hakem ücreti ise kanun gereği Komisyon tarafından karşılanır, başvurandan ayrıca alınmaz. Tarife Ocak ve Temmuz aylarında gözden geçirildiği için başvuru öncesinde güncel tutarın kontrol edilmesi gerekir.
Kusur oranına kimler itiraz edebilir?
Kazaya karışan sürücüler, araç işletenleri ve malikleri ile zarar gören üçüncü kişiler itiraz edebilir. Yaralanan yolcu da kendi zararı bakımından hak sahibidir ve sürücünün kusuru onun talebini düşürmez. Vekil aracılığıyla yapılan başvurularda usulüne uygun vekâletname, sigorta ve tahkim başvurularının kabul edilmesi için aranan belgeler arasındadır.
İcra takibi başlattım, kusur için tahkime gidebilir miyim?
Hayır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m.16/2-b, aynı alacak için İcra ve İflas Kanunu’na göre icra takibi başlatılmış olmasını tahkim yolunu kapatan hâller arasında sayar. Aynı biçimde uyuşmazlığın mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş olması da yolu kapatır; ölçüt karara bağlanmış olmak değil, intikal etmiş olmaktır.
Kaza yerinde imzaladığım kâğıt itiraz hakkımı bitirir mi?
Hayır. Karayolları Trafik Kanunu m.111, kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Olay yerinde imzalanan belge bu nedenle tek başına bağlayıcı değildir.