Hukuk

Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu

Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu

Araç değer kaybı tazminatı tahkim başvurusu, kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasına yaptığınız yazılı talep karşılıksız kaldığında ya da ödenen tutar yetersiz olduğunda başvurulan hak arama yoludur. Dosya, mahkeme yerine Sigorta Tahkim Komisyonu’nda görülür; hakem kanunen dört ay içinde karar vermek zorundadır ve talebiniz reddedilse bile karşı tarafa hükmedilecek vekâlet ücreti tarifedeki tutarın beşte biriyle sınırlıdır. Bu yazıda başvurunun şartlarını, gerekli belgeleri, 2026 yılında geçerli ücret tarifesini, süreleri ve karara itiraz sınırlarını yürürlükteki mevzuat metinlerine dayanarak adım adım açıklıyoruz.

Makale İçeriği

Özet

Tahkim başvurusu, sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış ve talebin olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmak kaydıyla açılan, dosya üzerinden yürüyen ve mahkemeye göre çok daha kısa süren bir yoldur.

  • Ön koşul: Sigortacıya yazılı başvuru + talebin kısmen/tamamen reddedildiğinin belgelenmesi ya da 15 iş günü cevapsızlık (5684 s. Kanun m.30/13).
  • Süre: Hakem, görevlendirildiği tarihten itibaren 4 ay içinde karar vermek zorundadır (m.30/16). Başvuru hakkının sınırı hak düşürücü bir süre değil, KTK m.109 zamanaşımıdır: öğrenmeden 2 yıl, her hâlde kaza gününden 10 yıl.
  • Risk: Talebi kısmen ya da tamamen reddedilen başvurucu aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, AAÜT’deki tutarın beşte biridir (m.30/17); hakem ücretini Komisyon öder (m.30/18).
  • Karar: 22.01.2026’dan bu yana 35.000 TL altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir; bu tutar ve üzerinde 10 gün içinde itiraz edilebilir, 383.000 TL üzerinde temyiz yolu açıktır.
  • Dikkat: Uyuşmazlık tüketici hakem heyetine götürülmüşse Komisyona başvuru yapılamaz (m.30/14). Mercii seçimi geri alınamaz.

Araç Değer Kaybı Nedir ve Hangi Durumlarda Talep Edilebilir?

Araç değer kaybı, meydana gelen bir trafik kazası sonrasında, aracın tamir edilmesine rağmen ikinci el piyasasındaki değerinde oluşan düşüşü ifade eder. Kaza neticesinde onarılan araçlar, geçmişlerinde kazalı bir geçmişe sahip olmaları nedeniyle piyasa değerinde bir kayıpla karşı karşıya kalabilirler. Bu tür kayıplar, aracın sahibi için ek bir maddi zarar anlamına gelir. Tramer kayıtları aracılığıyla bu kayıplar görünür hale geldiğinde, alıcılar genellikle aracı gerçek değerinden daha düşük bir bedelle satın almayı tercih eder.

Zararın nasıl ölçüleceği 1 Temmuz 2026’da değişti. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.5/a maddesi, değer kaybını artık aracın “markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark” dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek usule göre atanacak sigorta eksperince tespit edilen bir tutar olarak tanımlıyor. Yani değer kaybı bir oran değil, iki ikinci el satış değeri arasındaki farktır; hesap doğrudan bu fark üzerinden kurulur.

Hangi durumlarda araç değer kaybı talebinde bulunulabilir? Bu sorunun yanıtı, üç ölçütün bir arada bulunmasına bağlıdır: kaza sonucunda araçta gerçek bir hasar meydana gelmiş olmalı, hasar onarımdan sonra da aracın ikinci el değerini düşürecek nitelikte olmalı ve kusurun tamamı talep sahibine ait olmamalıdır. Kusur tamamen araç sahibindeyse karşı tarafın sigortasından talepte bulunulamaz; çünkü Karayolları Trafik Kanunu m.92/g, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bırakır.

Burada rakiplerin sık tekrarladığı bir yanlışı düzeltmek gerekir: “kusur oranı %50’nin altındaysa talep edilebilir” biçiminde bir eşik kuralı mevzuatta yoktur. Kusur %50’nin üzerinde de olsa, kusurunuza denk gelen kısım düşülerek kalan bölüm için talep hakkınız devam eder. Örneğin %70 kusurlu bulunan bir sürücü, hesaplanan değer kaybının %30’una karşılık gelen kısmını karşı tarafın sigortasından isteyebilir. Eşik, talebin varlığını değil, yalnızca tutarını etkiler.

Başlıca koşullar şu şekilde sıralanabilir:

  • Aracın yaşı ve kilometresi: Uzun yıllar boyunca “10 yaşını ve 165.000 kilometreyi geçmemiş araç” ölçütü kullanıldı. Bu ölçütün dayanağı olan Genel Şartlar ekleri (Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7) 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete değişikliğiyle yürürlükten kaldırıldı. Bugün yaş ve kilometre başvuruyu reddettiren bir baraj değil, A.5/a’da sayılan “kullanılmışlık düzeyi” ölçütünün bir parçası olarak tutarı etkileyen bir unsurdur.
  • Hasarın niteliği: Araçta kalıcı etki bırakan, şasi, direk, tavan gibi taşıyıcı bölümleri ya da boyalı-değişen parça sayısını artıran hasarlar değer kaybını büyütür. Yalnızca sökme-takma yapılan, iz bırakmayan işlemler ise ikinci el fiyatına yansımayabilir.
  • Onarım süreci: Hasar gören parçaların onarılması veya değiştirilmesi sırasında orijinal olmayan parçalar kullanılması ya da yanlış onarım uygulamaları değer kaybını artırabilir.
  • Kayıt durumu: Trafikten çekme ya da hurdaya ayırma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri KTK m.92/l uyarınca zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır. Pert kaydı bulunan bir araçta talebin muhatabı sigortacı değil, kusurlu sürücü ve işletendir.

Aşağıdaki tablo, 1 Temmuz 2026 öncesinde internette yaygınlaşan hesap anlayışı ile bugün yürürlükte olan rejimi karşılaştırır. Elinizdeki eski bir yazı ya da hesap makinesi aşağıdaki sol sütuna dayanıyorsa, dayanağı kalkmış demektir.

KonuÖnceki uygulama (Ek-1/2/3/7 dönemi)Bugün (A.5/a, yür. 1.7.2026)
Hesap yöntemiRayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısıKaza öncesi ikinci el satış değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark
Yaş / kilometreBelirli eşiklerde hesabı sıfırlayan barajTutarı etkileyen “kullanılmışlık düzeyi” ölçütü
Tespiti kim yaparUygulamada ayrıca alınan değer kaybı raporuKurumun usulüne göre atanan sigorta eksperi; araç hasarına eksper atanmışsa aynı rapor değer kaybı tespitini de içerir
Ayrı dilekçeDeğer kaybı için ayrı başvuru beklentisiAraç hasarı için başvuran hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır
Sonucun bildirimiAçık bir süre öngörülmemiştiNihai eksper raporunun sigortacıya ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde bildirim

Araç değer kaybı, hem araç sahipleri hem de hukuk sistemi açısından önemli bir konu olup, trafik kazalarının doğrudan bir sonucu olarak gündeme gelir. Değer kaybıyla ilgili tazminat süreci karmaşık hukuki prosedürler içerebilir; bu nedenle, “Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu” gibi uygulamalar sayesinde araç sahiplerinin haklarını daha etkin bir şekilde aramaları mümkündür. Tahkim yoluyla yapılan başvurular, sürecin hızlanmasını ve daha düşük masraflarla çözüm sağlanmasını mümkün kılar.

Tahkim Süreci ve Avantajları

Sigorta ile ilgili uyuşmazlıkların hızlı, etkili ve tarafsız bir şekilde çözülebilmesi için Sigorta Tahkim Komisyonu, önemli bir yasal mekanizma sunmaktadır. Örneğin, bir trafik kazası sonucunda ortaya çıkan araç değer kaybı tazminatı tahkim başvurusu, mağdur araç sahibine haklarına ulaşma noktasında büyük kolaylık sağlamaktadır. Peki, bu süreç nasıl işler ve sunduğu avantajlar nelerdir?

Tahkim süreci, sigorta şirketine yapılan yazılı başvurunun olumsuz sonuçlanmasıyla ya da cevapsız kalmasıyla açılır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/13, Komisyona gidilebilmesi için başvurucunun sigortacıya gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olmasını arar; kuruluşun başvuru tarihinden itibaren 15 iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de başvuru için yeterlidir. Ret cevabı elinizdeyse bu süreyi beklemeniz gerekmez. Başvuru sırasında gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır; hakemler yalnızca kendilerine sunulan evrak üzerinden karar verir.

Burada üç ayrı sürenin karıştırıldığını sık görüyoruz. KTK m.97, dava veya tahkim yoluna gidilmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapılmasını şart koşar ve sigortacıya 15 günlük yazılı cevap süresi tanır. KTK m.99 ise ödemeyi düzenler: belgelerin sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapılmak zorundadır, sürenin sonunda temerrüt doğar ve faiz işlemeye başlar. Tahkim başvurusunun önünü açan süre ise 5684 m.30/13’teki 15 iş günüdür. “Sigorta 15 gün içinde ödeme yapmak zorundadır” cümlesi bu üç kuralın karışmasından doğan yaygın bir hatadır: 15 gün ödeme değil, cevap süresidir.

Tahkimin sağladığı avantajlardan ilki hızlı sonuç alınabilir olmasıdır. Kanun hakeme kesin bir takvim koyar: 5684 m.30/16 uyarınca hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür. Bu süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Dosyanın hakeme ulaşmasından önce raportör incelemesi de en geç 15 gün ile sınırlıdır (m.30/15). Ayrıca yargılama dosya üzerinden yürür; duruşma, tanık dinletme, adliyeye gidip gelme yükü yoktur.

İkinci avantaj maliyet tarafındadır ve çoğu yazıda atlanır. m.30/18 uyarınca hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir; başvurandan ayrıca hakem ücreti alınmaz. Daha da önemlisi m.30/17, talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücretini Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen tutarın beşte biri ile sınırlar. Mahkemede kaybedilen bir davada karşı tarafa tam vekâlet ücreti ödenirken tahkimde bu yükün beşte bire inmesi, tereddütlü dosyalarda tahkimi belirgin biçimde daha düşük riskli hâle getirir.

Üçüncüsü, hakemlerin nitelik şartıdır. 5684 m.30/8, sigorta hakemi olabilmek için en az dört yıllık yüksekokul mezuniyetinin yanında sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyim arar. Uyuşmazlık tutarı belirli bir eşiğin üzerindeyse tek hakem yerine en az üç kişilik heyet teşkili zorunludur; 22.01.2026’dan itibaren geçerli heyet teşekkül sınırı 122.000 TL ve üzeridir.

Tahkim mi, Dava mı? Görevli Mahkeme ve Karşılaştırma

Tahkim zorunlu bir yol değildir; hak sahibi doğrudan dava da açabilir. Dava tercih edilirse görevli mahkeme davalıya göre değişir: sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a ve m.5 uyarınca mutlak ticari dava sayıldığından asliye ticaret mahkemesi görevlidir; yalnızca kusurlu sürücüye ve işletene karşı açılan haksız fiil davasında ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından KTK m.110, sigortacının şubesinin, sözleşmeyi yapan acentenin veya kaza yerinin bulunduğu mahkemeyi de seçenek olarak sunar.

Aradaki fark yalnızca süre değildir. Sigorta şirketine karşı açılacak davada TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır; arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. Buna karşılık Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru bir dava olmadığından arabuluculuk şartı aranmaz. Bu ayrım, tahkimin pratikte kazandırdığı zamanın önemli bir bölümünü açıklar.

ÖlçütSigorta Tahkim KomisyonuMahkeme (dava)
Karar süresiHakem için kanuni sınır 4 ay (m.30/16)Kanuni bir üst sınır yok; bilirkişi ve duruşma takvimine bağlı
ArabuluculukGerekmezSigortacıya karşı davada dava şartı (TTK m.5/A)
Yargılama biçimiDosya üzerindenDuruşmalı
Kaybedilirse vekâlet ücretiAAÜT’nin 1/5’i (m.30/17)AAÜT’nin tamamı
Hakem / bilirkişi ücretiHakem ücretini Komisyon öder (m.30/18)Bilirkişi ücreti gider avansından karşılanır
Başlangıç masrafıKademeli başvuru ücreti + tebligat gideriBaşvurma harcı + nispi karar-ilam harcının dörtte biri + gider avansı

Tüketici Hakem Heyetine Gitmek Tahkim Yolunu Kapatır

Bu, damarda en sık verilen ve en pahalıya mal olan yanlış tavsiyedir. 5684 m.30/14 açıktır: “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” Yani değer kaybı talebinizi önce tüketici hakem heyetine taşırsanız, aynı uyuşmazlık için Sigorta Tahkim Komisyonu kapısı kapanır. “Önce tüketici hakem heyetine başvurun, olmazsa tahkime gidersiniz” tavsiyesi mevzuata aykırıdır ve hak kaybına yol açar.

Doğru mercii, zorunlu trafik sigortasından kaynaklanan değer kaybı talebinde Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkemedir. Sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olup olmaması da engel değildir: m.30/1’in son cümleleri uyarınca ilgili mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda kuruluş üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden yararlanabilir. Zorunlu trafik sigortası tam da bu kapsamdadır.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu Nasıl Yapılır? Adım Adım

Araç değer kaybı tahkim başvurusu, sırası bozulduğunda baştan başlamayı gerektiren zincirleme bir süreçtir. Aşağıdaki sekiz adım, kaza gününden hakem kararına kadar izlenmesi gereken yolu özetler.

  1. Kaza kayıtlarını tamamlayın. Kaza tespit tutanağı ya da anlaşmalı tutanak, fotoğraflar ve varsa kamera görüntüleri dosyanın omurgasıdır. Yalnızca maddi hasarlı olup araçların olay yerinden kaldırıldığı kazalarda kolluk tutanak düzenlemez; bu durumda tespit, sigortaya yapılan bildirimle yürür.
  2. Kusurlu tarafın trafik sigortasını belirleyin. Talep, kendi sigortanıza değil, kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilir. Poliçe bilgisi e-Devlet üzerinden Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin trafik poliçe ve hasar sorgulama hizmetiyle görülebilir.
  3. Yazılı başvuruyu yapın ve teslimini belgeleyin. KTK m.97 gereği tahkimden önce sigortacıya yazılı başvuru zorunludur. Genel Şartlar’ın C.5 maddesi bildirimin şirket merkezine, sözleşmedeki temsilciliğe ya da acenteye; noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılmasını öngörür. İmza karşılığı elden teslim edilen mektup ve telgraf da taahhütlü mektup hükmündedir. Süreler belgenin sigortacıya ulaştığı günden işlemeye başladığı için teslim tarihini ispatlayan belge saklanmalıdır.
  4. Eksper sürecini takip edin. A.5/a uyarınca eksperi sigortacı atar ve araç hasarı için atanan eksper, raporunda değer kaybı tespitine de yer verir. Sigortacı atamayı yapmazsa hak sahibi e-Devlet üzerindeki eksper atama hizmetiyle kendisi atama talebinde bulunabilir. Rapor tarafınıza ulaştığında tutarı ve dayanaklarını kontrol edin.
  5. Cevabı bekleyin ya da ret belgesini alın. Talebiniz reddedilir, kısmen karşılanır veya 15 iş günü içinde yazılı cevap verilmezse tahkim yolu açılır. Ret yazısını, eksik ödeme dekontunu ya da cevapsızlığı gösteren gönderi kayıtlarını dosyaya koyun; m.30/13 bu belgelemeyi arar.
  6. Başvuru ücretini yatırın. Ücret, uyuşmazlık tutarına göre kademelidir ve Komisyonun ilan ettiği hesaba yatırılır. Dekont başvuru evrakına eklenir.
  7. Başvuru formunu doldurup dosyayı iletin. Form eksiksiz doldurulmalı, talep edilen tutar açıkça yazılmalı ve masrafların karşı taraftan tahsili de talep edilmelidir. Aksi hâlde yatırdığınız başvuru ücreti kendiliğinden iade edilmez.
  8. Dosyayı takip edin. Başvuru önce raportöre gider (en geç 15 gün), çözülemezse hakeme iletilir. Hakem dört ay içinde karar verir; karar Komisyon müdürünce en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir.

Online ve Fiziki Başvuru: Resmî Kanal Hangisi?

Sigorta Tahkim Komisyonu’nun resmî adresi sigortatahkim.org‘dur ve başvurular hem çevrimiçi hem de fiziki olarak kabul edilir. Çevrimiçi başvuruda belgeler sisteme yüklenir ve dosya numarası anında üretilir; fiziki başvuruda evrak Komisyonun bildirdiği adrese gönderilir. Hangi kanal seçilirse seçilsin ekler aynıdır ve eksik evrak süreci uzatan başlıca sebeptir. Başvurunuzun hangi aşamada olduğunu dosya numarasıyla sorgulayabilirsiniz; bu konudaki adım adım anlatım için araç değer kaybı tazminatı tahkim dosyası sorgulama yazımıza bakabilirsiniz.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta, e-Devlet’in bu süreçteki rolüdür. e-Devlet, değer kaybı tazminatının başvuru kapısı değildir; orada yapılan işlem eksper atama ve sorgulamadır. Tazminat talebi kusurlu tarafın sigorta şirketine, uyuşmazlık ise Komisyona yöneltilir. Tahkim dosyası e-Devlet ekranlarında görünmez. Eksper atama ekranının sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığının beyanını ve başvuru tarihini istemesi de bunu doğrular: e-Devlet ataması yazılı başvurunun yerine geçmez, onu ön koşul sayar. Ayrıntı için e-Devlet üzerinden değer kaybı başvurusu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Araç Değer Kaybı Tazminatında Hukuki Dayanaklar

Araç değer kaybı tazminatına yönelik talebin hukuki temelini oluşturan düzenlemeler, Türk Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu ile şekillenmiştir. Bu mevzuatların amacı, trafik kazası neticesinde araçta oluşan değer kaybının hak sahibine tazmin edilmesini sağlamak ve mağduriyetleri gidermektir. Aynı zamanda Sigorta Tahkim Komisyonu da, bu tür uyuşmazlıkların çözümünde önemli bir rol oynar.

Türk Borçlar Kanunu’nun Rolü

Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi, haksız fiilden doğan maddi ve manevi zararların tazmini için gerekli hukuki dayanağı sunar. Buna göre, kazanın haksız fiil tanımını karşılaması durumunda kusurlu tarafın zararı tazmin etme yükümlülüğü doğar. Bu yasal maddeler ışığında, araç değer kaybı da bir tazminat türü olarak kabul edilir.

Tazminatın belirlenmesinde TBK m.51 ve m.52 tamamlayıcı işlev görür: hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler, zarar görenin birlikte kusuru varsa tazminattan indirim yapılır. Değer kaybı dosyalarında kusur oranının doğrudan tutara yansımasının kaynağı budur.

Karayolları Trafik Kanunu Maddeleri

Karayolları Trafik Kanunu‘nun 85. ve devamı maddelerinde, kazalarda kusurlu tarafın sorumluluğu ve zorunlu trafik sigortasının kapsamı açıklanmıştır. Özellikle sigortanın teminat limitleri çerçevesinde, kazazedenin talep edebileceği araç değer kaybı tazminatı da bu kapsamda değerlendirilmektedir. Sigorta sektöründe ise “Maddi Zararlar Teminatı” değer kaybının temel unsurlarından biridir.

Tahkim başvurusu bakımından KTK’nın dört maddesi doğrudan işletilir ve bunları bilmek dosyanın kaderini değiştirir:

MaddeNe düzenlerTahkim dosyasındaki karşılığı
KTK m.97Dava/tahkim öncesi sigortacıya yazılı başvuru şartı; 15 günlük yazılı cevap süresiBaşvuru yapılmadan açılan tahkim dosyası ön koşul yokluğundan reddedilir
KTK m.99Belgelerin iletilmesinden itibaren 8 iş günü içinde ödeme zorunluluğuSürenin dolmasıyla temerrüt doğar; faiz talebinin başlangıç tarihi budur
KTK m.109Zamanaşımı: öğrenmeden 2 yıl, her hâlde kaza gününden 10 yıl; fiil suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımıBaşvurunun dış sınırı; hak düşürücü kısa bir süre bulunmaz
KTK m.92Teminat dışı hâller: (g) hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısım, (k) dolaylı zararlar, (l) trafikten çekme/hurda kayıtlı araçların değer kaybıTalebin muhatabını değiştirir; teminat dışı kalemler sigortacıdan değil kusurlu sürücü ve işletenden istenir

m.92/k özellikle önemlidir: gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır. Bu nedenle aracınızın serviste kaldığı günlere ilişkin ikame araç ya da mahrumiyet bedelini tahkimde sigortacıdan alamazsınız; bu kalem kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre istenir. Değer kaybı ise A.5/a’da “doğrudan mallar üzerindeki azalma” içinde açıkça sayıldığı için sigortacıdan istenebilir. Konunun ayrıntısı için ikame araç bedeli talebinde bulunmak için araç kiralamak şart mı yazımıza bakabilirsiniz.

Sigorta Tahkim Komisyonu ve Yargı Kararları

Sigorta Tahkim Komisyonu, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları hukuki çerçevede çözmek için hızlı bir yöntem sunar. Komisyona başvuru, adli yargıya nazaran daha kısa sürede sonuçlanır. Ayrıca, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da araç değer kaybı, kanunun öngördüğü zarar kalemlerinden biri olarak kabul edilmiştir.

Komisyonun kuruluşu ve işleyişi 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu‘nun 30. maddesinde düzenlenmiştir. Eski tarihli değer kaybı içtihatlarına atıf yapılırken bir noktaya dikkat edilmelidir: trafik sigortası uyuşmazlıklarına uzun yıllar bakan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2021’de kapatılmış, dosyaları 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir. Kararlar geçerliliğini korur, ancak temyiz mercii değişmiştir.

1 Temmuz 2026 Kırılması: Hangi Bilgiler Geçersiz Kaldı?

12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklik, değer kaybı alanındaki eski anlatımların önemli bir kısmını dayanaksız bıraktı. Genel Şartlar’ın Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 ekleri yürürlükten kaldırıldı. Bu, internette hâlâ dolaşan “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” formülünün ve A1-A4 hasar kademelerine bağlı sabit katsayı tablolarının kanuni dayanağının kalmadığı anlamına gelir. Bugün ölçüt tek başına A.5/a’daki ikinci el satış değeri farkıdır.

Aynı değişiklik iki pratik sonuç daha doğurdu. Birincisi, araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayıldığından “ayrı dilekçe vermezseniz talebiniz doğmaz” anlatımı geçerliliğini yitirdi. İkincisi, araç hasarına eksper atanmışsa aynı rapor değer kaybı tespitini de içerdiği için hak sahibinden ayrıca değer kaybı raporu ücreti istenemez. Ayrı dilekçe artık talebi doğuran değil, KTK m.97 ve 5684 m.30/13 karşısında talebi ispatlayan belgedir; bu yüzden yazılı başvuru hâlâ yapılmalı ve teslimi belgelenmelidir.

Eksper raporunun tutarını düşük bulursanız izlenecek yol da bu düzenlemeyle netleşti; ayrıntılar için 1 Temmuz 2026 sonrası değer kaybı eksper raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Tahkim Başvuru Şartları ve Gerekli Belgeler

Tahkim başvurusu, sigorta şirketlerince reddedilen ya da eksik ödenen tazminat talepleri durumunda araç sahiplerine hızlı bir çözüm sunmaktadır. Ancak Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu belirli şartlara ve prosedürlere uygun olarak yapılmalıdır. Sürecin başarıyla ilerleyebilmesi için aşağıdaki şartların sağlanması ve belgelerin eksiksiz hazırlanması gereklidir.

Tahkim Başvuru Şartları

  1. Sigorta Şirketine Yazılı Başvuru: Tahkim başvurusundan önce ilgili sigorta şirketine yazılı bir talebin iletilmiş olması gerekir (KTK m.97). Sigorta şirketi, bu talebe en geç 15 gün içerisinde yazılı cevap vermekle yükümlüdür.
  2. Talebin Olumsuz Sonuçlandığının Belgelenmesi: 5684 m.30/13 uyarınca talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır. Kuruluş 15 iş günü içinde yazılı cevap vermezse bu da başvuru için yeterlidir.
  3. Tahkime Üye Sigorta Şirketi: Kural olarak başvurulan kuruluşun tahkim sistemine üye olması aranır. Ancak zorunlu trafik sigortası gibi mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda kuruluş üye olmasa dahi hak sahibi tahkimden yararlanır (m.30/1).
  4. Aynı Uyuşmazlık Başka Bir Mercie Gitmemiş Olmalı: Uyuşmazlık mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine intikal etmişse Komisyona başvuru yapılamaz (m.30/14).
  5. Zamanaşımı Süresi: KTK m.109 uyarınca zamanaşımı, zararın ve tazmin yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıldır. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülüyorsa o süre uygulanır.

Gerekli Belgeler

Başvuru sırasında eksiksiz bir şekilde hazırlanması gereken belgeler şunlardır:

  • Başvuru Formu: Tahkim başvuru formu doldurulmalı ve imzalanmalıdır.
  • Sigorta Poliçesi: Olayın ilgili sigorta poliçesi kapsamına dahil olduğu belgelenmelidir.
  • Kaza Tespit Tutanağı: Kazanın oluş şeklini gösteren resmî tutanak. Tutanakta kusur oranı yazmaz; kolluk yalnızca ihlal edilen trafik kuralını tespit eder, oranı hakem ya da mahkeme belirler.
  • Ekspertiz Raporu: Araçta meydana gelen hasarı ve değer kaybını gösteren eksper raporu. Araç hasarı için eksper atanmışsa aynı rapor değer kaybı tespitini de içerir.
  • Onarım Faturaları: Aracın tamirine ilişkin harcamaların belgelendiği faturalar.
  • Araç Ruhsatı: Başvuru sahibi aracın maliki olduğunu ispat etmek için ruhsat sunmalıdır.
  • Sigorta Şirketiyle Yapılan Yazışmalar: Yazılı başvurunun kendisi, teslim edildiğini gösteren belge (noter, iadeli taahhütlü, imza karşılığı teslim) ve varsa ret yazısı.
  • Başvuru Ücreti Dekontu: Tahkim sürecine ilişkin ödemenin yapıldığını gösteren banka dekontu.
  • Vekâletname (avukatla takip edilecekse): Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma yetkisini içeren vekâletname sunulmalıdır.

Tahkim Başvuru Ücreti Ne Kadar?

Başvuru ücreti, uyuşmazlığa konu tutara göre kademeli olarak belirlenir ve Komisyonun ilan ettiği hesaba yatırılır. Ücret tarifesi 5684 m.30/18 uyarınca belirlenir ve m.30/22 uyarınca Üretici Fiyat Endeksi artışını aşmamak üzere güncellenebilir. Bu nedenle aşağıdaki tutarları başvuru gününde Komisyonun kendi başvuru ücretleri sayfasından teyit etmenizi öneririz.

Uyuşmazlık tutarıBaşvuru ücreti
0 – 8.500 TL600 TL
8.501 – 17.000 TL1.200 TL
17.001 – 85.000 TL1.750 TL
85.001 TL ve üzeriTutarın %1,8’i (en az 1.750 TL)
Tebligat gideri (KEP adresiyle)75 TL
Tebligat gideri (KEP adresi olmadan)325 TL

Bu kalemlerin dışında başvurandan hakem ücreti alınmaz; m.30/18 hakem ücretini Komisyona yükler. Karara itiraz edilecekse başvuru ücreti yeniden yatırılır (m.30/12). Yatırılan ücretin karşı taraftan tahsili kendiliğinden olmaz; başvuru formunda masrafların karşı taraftan tahsili açıkça talep edilmelidir.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Başvuruda eksik ya da yanlış belge sunulması, sürecin uzamasına veya başvurunun reddedilmesine neden olabilir. Başvuru öncesinde tüm belgeler dikkatle kontrol edilmeli ve doğru bilgilerle doldurulmalıdır. Ayrıca dosyada eksik beyan veya çelişkili bilgi bulunmaması önemlidir; aksi halde hakemler bu durumu başvurunun aleyhine değerlendirebilir.

Sürecin doğru ilerlemesi için hukuki destek alınması yararlı olabilir. Tahkim başvurusunda titiz bir hazırlık, dosyanın eksiklik nedeniyle uzamasını önler. Bu nedenle belgelerin eksiksizliği kadar başvurunun zamanında yapılmasına da dikkat edilmelidir.

Tahkim Başvurusu Ne Kadar Sürer, Ödeme Ne Zaman Yapılır?

Araç değer kaybı tahkim başvurusunun toplam süresi, sigortaya yapılan yazılı başvurudan hakem kararının bildirimine kadar geçen zincirin toplamıdır. Aşağıdaki tablo bu zinciri kanuni dayanaklarıyla gösterir; sürelerin çoğu emredicidir ve dosyada takip edilmelidir.

SüreDayanakNeyi başlatır / sonucu
1 iş günüZMSS Gen. Şart. A.5/aNihai eksper raporu sigortacıya ulaştıktan sonra sonucun hak sahibine bildirilmesi
8 iş günüKTK m.99Belgelerin sigortacıya iletilmesinden itibaren ödeme süresi; sonunda temerrüt ve faiz
15 günKTK m.97Sigortacının yazılı cevap süresi
15 iş günü5684 m.30/13Cevapsızlık hâlinde Komisyona başvuru için yeterli süre
15 gün5684 m.30/15Raportörün inceleme süresi; çözülemezse dosya hakeme gider
4 ay5684 m.30/16Hakemin karar verme süresi; aşılırsa uyuşmazlığı yetkili mahkeme çözer
3 iş günü5684 m.30/16Kararın Komisyon müdürünce taraflara bildirilmesi
10 gün5684 m.30/12Hakem kararına bir defaya mahsus itiraz süresi (bildirimden itibaren)
2 ay5684 m.30/12İtirazın heyete intikalinden itibaren karar süresi
2 yıl / 10 yılKTK m.109Zamanaşımı: öğrenmeden 2 yıl, kaza gününden 10 yıl

Pratikte dosyaların çoğu, başvurunun kaydından karara kadar birkaç ay içinde sonuçlanır; kanuni üst sınır hakem bakımından dört aydır. İtiraz yoluna gidilirse buna iki aylık itiraz incelemesi eklenir. Ödeme ise kararın kesinleşmesinin ardından yapılır; kesinleşen karara rağmen ödeme yapılmazsa icra takibi yolu açıktır. Sigorta şirketinin dosyayı hangi sürede sonuçlandırmak zorunda olduğunu ayrıntılı ele aldığımız sigorta değer kaybı dosyasını ne kadar sürede sonuçlandırır yazımız da bu takvimi tamamlar.

Tahkim Başvuru Süresi: Ne Zamana Kadar Başvurabilirsiniz?

Tahkim başvurusunun süresini belirleyen tek ölçüt KTK m.109 zamanaşımıdır. Buna göre zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde başvuru yapılabilir. Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülüyorsa, tazminat talebi bakımından da o uzun süre uygulanır. Yaralanmalı ya da ölümlü kazalarda bu nedenle süre çoğu zaman iki yılın çok üzerindedir.

Sık rastlanan bir yanlışı burada düzeltelim: “Sigortanın ret kararından sonra 15 gün içinde tahkime başvurmalısınız” biçiminde bir hak düşürücü süre mevzuatta yoktur. 15 gün KTK m.97’deki cevap süresi, 15 iş günü ise 5684 m.30/13’teki cevapsızlık süresidir; ikisi de tahkim başvurusunun önünü açan sürelerdir, başvuru hakkını sonlandıran süreler değil. Ret cevabını aldıktan aylar sonra da zamanaşımı dolmadıysa başvurabilirsiniz.

Bununla birlikte beklemenin bir bedeli vardır: onarım ne kadar eski tarihliyse aracın kaza öncesi ve sonrası ikinci el değerini yeniden kurmak o kadar zorlaşır, araç el değiştirmişse ispat daha da güçleşir. Zamanaşımı dolmamış olsa bile başvurunun makul sürede yapılması dosyanın delil gücünü korur.

Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu sürecinde sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dikkat edilmesi gereken birçok önemli unsur bulunmaktadır. Bu sürecin eksiksiz ve etkili bir şekilde yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından hayati öneme sahiptir. İşte başvuru sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı temel hususlar:

1. Belgelerin Doğru ve Eksiksiz Hazırlanması: Başvuru sürecinin temelini doğru ve eksiksiz belgeler oluşturur. Kaza tespit tutanağı, araç onarım faturaları, eksper raporu ve sigorta poliçesi gibi belgelerin eksiksiz hazırlanması gerekmektedir. Eksik veya yanlış belge sunumu başvurunun reddedilmesine veya sürecin uzamasına yol açabilir.

2. Başvuru Süresi: Yasal olarak belirlenmiş sürede başvuruda bulunmak kritiktir. Araç değer kaybı talepleri KTK m.109 uyarınca öğrenmeden itibaren iki, her hâlde kaza gününden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süreler dolduktan sonra yapılan başvuruda karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürerse talep reddedilir.

3. Doğru Hesaplama ve Eksper Raporu: Araç değer kaybı miktarının doğru hesaplandığından emin olunmalıdır. A.5/a uyarınca eksperi sigortacı atar; rapordaki tutarı düşük buluyorsanız itiraz edebilir, gerekirse kendi bağımsız eksper raporunuzu dosyaya sunabilirsiniz. Kendi aldığınız raporun masrafı size ait olmakla birlikte yargılama gideri olarak talep edilebilir.

4. Sigorta Şirketine Başvuru Yapılması: Tahkim başvurusundan önce sigorta şirketine yazılı bir talepte bulunmak zorunludur. Sigorta şirketinin süresinde cevap vermemesi ya da teklif ettiği ödemenin yetersiz kalması durumunda tahkim yoluna gidilir. Bu adım, tahkim süreci için ön koşuldur ve atlanırsa dosya esasa girmeden reddedilir.

5. Online ve Fiziki Başvuru Süreçleri: Sigorta Tahkim Komisyonu, başvuruları hem online olarak hem de fiziki olarak kabul eder. Online başvurularda belgelerin sisteme doğru yüklenmesi, fiziki başvurularda ise dilekçenin eksiksiz ve usulüne uygun yazılması gerekir. Yanlış veya eksik beyanlardan kaçınılmalıdır.

6. Giderlerin Ödenmesi: Başvuru esnasında başvuru ücreti ve tebligat giderinin zamanında ödenmesi önemlidir. Eksik ödenen ya da geciken ücretler, sürecin durmasına veya başvurunun işleme alınmamasına yol açabilir.

7. Takip Süreci: Başvuru numarası üzerinden sürecin düzenli takibi yapılmalıdır. Özellikle Tahkim Komisyonu’nun gönderdiği ara kararlar ya da belgelerin tamamlama uyarıları dikkate alınmalı ve hızlıca aksiyon alınmalıdır.

8. Hukuki Destek Alınması: Sürecin teknik yönü göz önüne alındığında, hukuki destek almak dosyanın usulüne uygun kurulmasını kolaylaştırır. Avukatla takipte vekâletnamenin alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma yetkisini içermesi gerekir; bu yetki yoksa süreç baştan tıkanabilir.

Sonuç olarak, başvuru sürecindeki tüm aşamalarda dikkatli ve özenli hareket edilmesi, Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu sürecinin usulüne uygun yürütülmesi için kritik öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki, özenli bir hazırlık ve doğru bir strateji hak arama sürecini kolaylaştırır.

Benzer yazılar: araç değer kaybı tazminatı tahkim süreci · sigorta şirketine değer kaybı başvuru dilekçesi · araç değer kaybı avukatı · trafik kazası avukatı

Tahkim Kararlarının Bağlayıcılığı ve Uygulama Süreci

Tahkim kararları, özellikle Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararlar, hem uyuşmazlık yaşayan taraflar hem de sigorta şirketleri için büyük öneme sahiptir. Araç değer kaybı tazminatı başvurularında tahkim süreci sonrası alınan kararların bağlayıcılığı, sürecin etkinliğini ve güvenilirliğini artırır. Tahkim kararları, mahkeme kararı niteliğinde olup tarafları kesin olarak bağlar ve uygulanabilirliği son derece güçlüdür.

Tahkim kararlarının bağlayıcılığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 12. fıkrasında düzenlenmiştir. Fıkra, belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğunu, bu tutar ve üzerindeki kararlara karşı ise bildirimden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceğini öngörür. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur ve itiraz talebi, yalnızca bu talepleri incelemek üzere kurulan itiraz hakem heyetlerince incelenir.

Fıkradaki maktu tutarlar sabit değildir: m.30/22, bu miktarların Üretici Fiyat Endeksi artış oranını aşmamak üzere artırılmasına imkân tanır ve sınırlar her yıl güncellenir. SEDDK’nin 14.01.2026 tarihli kararı üzerine 22.01.2026’dan itibaren geçerli sınırlar şunlardır:

SınırTutar (22.01.2026’dan itibaren)Sonucu
Kesinlik / itiraz sınırı35.000 TL ve üzeriBu tutarın altındaki hakem kararları kesindir; itiraz edilemez
Heyet teşekkül sınırı122.000 TL ve üzeriEn az üç hakemden oluşan heyet teşkili zorunludur
Temyiz sınırı383.000 TL üzeriİtiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolu açıktır

İki noktanın altını çizmek gerekir. Birincisi, itiraz üzerine verilen karara karşı gidilen üst yol istinaf değil temyizdir; kanun bölge adliye mahkemesine başvurudan değil, doğrudan temyizden söz eder. Ayrıca tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmesi, hakemlerin yetkileri dışında karar vermesi ve tarafların iddiaları hakkında karar verilmemiş olması hâllerinde tutar sınırına bakılmaksızın her hâlükârda temyiz yolu açıktır.

İkincisi, 19.03.2026’dan itibaren hangi tarihteki sınırın uygulanacağı da netleşti: itiraz ve temyiz bakımından başvurunun yapıldığı tarihteki, heyet teşekkülü bakımından ise heyetin teşekkül edeceği tarihteki miktar esas alınır. Önceki uygulamada karar tarihi dikkate alınıyordu. Bu değişiklik, başvurunuzu yaptığınız gün itiraz hakkınızın da belirlendiği anlamına gelir. Konunun ayrıntısı için Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı itiraz ve temyiz sınırları yazımıza bakabilirsiniz.

Uygulama süreci, tahkim kararının kesinleşmesini müteakiben başlar. Karara uyulmadığı durumda karar icra takibine konu edilebilir. Buradaki dayanak bakımından yaygın bir yanlış vardır: hakem kararı, İcra ve İflas Kanunu m.38’de sayılan belgeler arasında yer almaz. Madde metni “mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler” der; listede hakem kararı geçmez. Kararın icra edilebilirliğinin dayanağı 5684 sayılı Kanun m.30/12’dir: hüküm, “itiraz üzerine hakem kararının icrası durur” diyerek itiraz edilmediği takdirde kararın icra edilebilir olduğunu zorunlu olarak kabul eder.

İkinci bir yanlış da ödeme süresine ilişkindir. Kesinleşen hakem kararı için mevzuatta ayrı bir ödeme süresi öngörülmemiştir. “Karardan sonra 15 gün içinde ödenir” ya da “8 iş günü içinde ödenir” biçimindeki açıklamalar, KTK m.97’deki on beş günlük cevap süresi ile m.99’daki sekiz iş günlük ödeme süresini başvuru aşamasından karar aşamasına taşıyan bir karışıklıktır. Bu iki süre sigortacıya yapılan ilk başvuruya ilişkindir. Karar kesinleştiği hâlde ödeme yapılmıyorsa beklenecek kanuni bir süre yoktur; doğrudan icra takibi yoluna gidilebilir. Sigorta şirketi kararın gereğini yerine getirmezse takip masrafları ve icra vekâlet ücreti de kendisine yüklenir.

Tahkim kararlarının uygulanması sırasında, bazı sigorta şirketlerinin gecikme yaşatmaya çalıştığı görülebilir. Ancak bu noktada kararı alan tarafın hukuki süreci titizlikle takip etmesi önemlidir. Karara uygunluk sağlanmadığında, alacaklının icra müdürlükleri nezdinde başvuru yaparak tahsilatı hızla gerçekleştirme hakkı saklıdır.

Sonuç olarak, tahkim kararlarının bağlayıcılığı, araç değer kaybı uyuşmazlıklarının hızlı ve etkili bir şekilde çözülmesini sağlar. Gerek Komisyon’un uzmanlığı gerek kararların uygulanabilirliği, araç sahiplerine pratik bir çözüm sunmaktadır. Bu süreçte hak sahiplerinin gerekli belgeleri eksiksiz sunması ve süreci dikkatle takip etmesi, dosyanın sağlıklı ilerlemesi açısından kritik önemdedir.

Düşük Tazminata İmza Attıysanız: İki Yıllık İptal Hakkı

Sigorta şirketinin teklif ettiği düşük tutarı kabul edip ibraname imzalamış olmanız, hak arama yolunun tamamen kapandığı anlamına gelmez. Karayolları Trafik Kanunu m.111/2 açık bir imkân tanır: “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Bu iki yıllık süre, KTK m.109’daki zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir ve anlaşma tarihinden itibaren işler.

Aynı maddenin birinci fıkrası daha da geniştir: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.” Yani “hiçbir talebim kalmamıştır” biçimindeki genel ibra metinleri, kanunun tanıdığı sorumluluğu peşinen ortadan kaldıramaz. Aranan ölçüt, farkın açıkça belli olmasıdır; bu yüzden ödenen tutar ile bağımsız eksper hesabı arasındaki fark somut biçimde ortaya konmalıdır.

Pratikte bu, “az para verdiler ama imzaladım” diyen dosyaların büyük bölümünün hâlâ değerlendirilebilir olduğu anlamına gelir. İki yıllık süre içinde, imzalanan anlaşmanın iptali talebiyle birlikte eksik kalan tutar tahkimde ya da mahkemede istenebilir.

Araç Değer Kaybı Tazminatında Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümleri

Araç değer kaybı tazminatı sürecinde birçok araç sahibinin karşılaştığı sorunlar, hak arayışını zorlaştırabilmektedir. İşte bu süreçte yaygın şekilde yaşanan zorluklar ve bu zorluklarla baş edebilmek için öneriler:

1. Sigorta Şirketlerinin Ödeme Yapmaktan Kaçınması:
En sık görülen problemlerden biri, sigorta şirketlerinin araç değer kaybı tazminatı taleplerini reddetmesidir. Bu durum genellikle poliçe kapsamının dar yorumlanmasından kaynaklanır. Çözüm: Ret yazısı ya da cevapsızlık belgelendiğinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir; hakem için kanuni karar süresi dört aydır. Başvurudan önce tüm belgelerin eksiksiz hazırlanması çok önemlidir.

2. Eksik ya da Yanlış Hazırlanan Belgeler:
Başvuru süreçlerinde belgelerin eksik olması ya da yanlış hazırlanması, talebin reddedilmesine neden olabilir. Çözüm: Kaza tespit tutanağı, araç tamir faturaları ve eksper raporu gibi belgelerin özenle hazırlanması gerekmektedir. Yazılı başvurunun teslim edildiğini gösteren belgenin saklanması da en az bunlar kadar önemlidir.

3. Değer Kaybının Yanlış Hesaplanması:
Bazı dosyalarda değer kaybı olduğundan düşük gösterilebilmektedir. Çözüm: A.5/a ölçütü kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri farkı olduğuna göre, itiraz da bu iki değerin nasıl belirlendiği üzerinden kurulmalıdır. Emsal ilan verileri, aracın donanımı ve onarım kapsamı somut biçimde gösterilmelidir. Kilometrenin hesaba etkisini ayrıntılı ele aldığımız değer kaybı hesaplamasında araç kilometresi nasıl etki eder yazımız bu noktada yol gösterir.

4. Sürecin Uzaması:
Tahkim süreci sigorta şirketleri açısından bağlayıcı olsa da bazı durumlarda süreç uzayabilir. Çözüm: Araç Değer Kaybı Tazminatı Tahkim Başvurusu yaptıktan sonra komisyonun belirlediği süre sınırlarını takip etmek ve eksiksiz bir başvuru yapmak gereklidir. Hakemin dört aylık süresi aşılırsa uyuşmazlığın yetkili mahkemece çözüleceği unutulmamalıdır.

5. Poliçe Kapsamı Hakkında Yetersiz Bilgi:
Araç değer kaybına ilişkin birçok kişi, poliçe kapsamını eksik bilmekte ya da yanlış değerlendirmektedir. Çözüm: Zorunlu trafik sigortası ile kaskonun kapsamı ayrıdır; değer kaybı kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasından istenir. Poliçe şartlarında oluşabilecek anlaşmazlıkta hukuki danışmanlık alınması faydalı olacaktır.

6. Tahkim Kararına İtiraz Sürecinin Zorlukları:
Tahkim kararından memnun olmayan tarafların itiraz prosedürleri kafa karıştırıcı olabilmektedir. Çözüm: İtiraz süresi kararın bildiriminden itibaren on gündür ve bir defaya mahsustur; itiraz için başvuru ücretinin yeniden yatırılması şarttır. Süreye ilişkin ayrıntılar için Sigorta Tahkim Komisyonu kararına itiraz yazımızı inceleyebilirsiniz.

7. Motosiklet, Ticari Araç ve Pert Kayıtlı Araçlar:
Motosiklet ve ticari araçlar için de değer kaybı talep edilebilir; ölçüt araç türü değil, ikinci el değerindeki azalmadır. Ticari araçlarda ayrıca kazanç kaybı gündeme gelir, ancak bu kalem KTK m.92/k uyarınca zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır ve kusurlu sürücü ile işletenden istenir. Trafikten çekme veya hurda kaydı bulunan araçların değer kaybı talepleri ise m.92/l uyarınca teminat dışıdır. Çözüm: Talebin hangi kaleme girdiği baştan belirlenmeli ve her kalem doğru muhataba yöneltilmelidir; ayrıntı için pert kaydı olan aracın sonraki kazalarında değer kaybı tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.

8. Kusur Oranına İtiraz:
Sigorta şirketinin belirlediği kusur oranı tazminatı doğrudan düşürür. Çözüm: Kolluk tutanağında kusur oranı yazmaz; oran hakem veya mahkeme tarafından belirlenir. Dosyaya sunulan fotoğraf, kamera kaydı ve tanık beyanı bu belirlemeyi etkiler. Kısmi kusurun talebi ortadan kaldırmadığını, yalnızca tutarı düşürdüğünü ele aldığımız kısmi kusurlu sürücü değer kaybı talep edebilir mi yazımız bu konuda ayrıntılıdır.

Sonuç olarak, iyi hazırlanmış bir başvuru ve süreç yönetimi sayesinde bu sık karşılaşılan sorunların üstesinden gelmek mümkündür. Hak kaybına uğramamak adına belgelerin eksiksiz hazırlanması ve sürecin yakından takip edilmesi gereklidir. Tahkim komisyonunun etkin bir çözüm platformu olduğu unutulmamalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç değer kaybı tahkim başvurusu nasıl yapılır?

Önce kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasına yazılı başvuru yapılır ve teslimi belgelenir. Talep reddedilir, eksik ödenir ya da 15 iş günü içinde yazılı cevap gelmezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na çevrimiçi veya fiziki olarak başvurulur. Başvuruya poliçe, kaza tutanağı, eksper raporu, faturalar, ruhsat, yazışmalar ve başvuru ücreti dekontu eklenir.

Değer kaybı tahkim başvurusu ne kadar sürer?

Hakem, görevlendirildiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır (5684 m.30/16). Dosya hakeme gitmeden önce raportör incelemesi en fazla 15 gün sürer. Karar, Komisyon müdürünce en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir. İtiraz yoluna gidilirse itiraz heyeti iki ay içinde karar verir.

Tahkim başvurusu için son tarih nedir?

Sınırı belirleyen KTK m.109 zamanaşımıdır: zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl. Kaza suç oluşturuyorsa ve ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülüyorsa o süre uygulanır. “Ret cevabından sonra 15 gün içinde başvurulmalı” biçiminde bir hak düşürücü süre yoktur.

Tahkim başvuru ücreti ne kadar, kaybedersem ne öderim?

Başvuru ücreti uyuşmazlık tutarına göre kademelidir; 0-8.500 TL için 600 TL, 8.501-17.000 TL için 1.200 TL, 17.001-85.000 TL için 1.750 TL, 85.001 TL üzerinde tutarın %1,8’i alınır. Tebligat gideri KEP adresiyle 75 TL, KEP’siz 325 TL’dir. Hakem ücretini Komisyon öder. Talebiniz kısmen ya da tamamen reddedilirse aleyhinize hükmedilecek vekâlet ücreti, tarifedeki tutarın beşte biridir.

Değer kaybı davası görevli mahkeme hangisidir?

Dava sigorta şirketine karşı açılıyorsa TTK m.4 ve m.5 uyarınca mutlak ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesi görevlidir; yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan haksız fiil davasında asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme KTK m.110 uyarınca sigortacının şubesinin, sözleşmeyi yapan acentenin veya kaza yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Tahkim başvurusundan önce arabulucuya gitmek gerekir mi?

Hayır. Arabuluculuk, TTK m.5/A uyarınca ticari davalarda dava şartıdır ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru bir dava olmadığından bu şart aranmaz. Buna karşılık sigorta şirketine karşı mahkemede dava açılacaksa arabulucuya başvurmadan dava açılamaz.

Tüketici hakem heyetine başvurdum, tahkime gidebilir miyim?

Hayır. 5684 m.30/14 uyarınca mahkemeye ve tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. Bu nedenle mercii seçimi başvurudan önce yapılmalı, aynı talep birden fazla mercie taşınmamalıdır.

Tahkim dosyamı nereden sorgularım, e-Devlet’te görünür mü?

Tahkim dosyası e-Devlet’te görünmez; sorgulama Sigorta Tahkim Komisyonu’nun kendi sistemi üzerinden dosya numarasıyla yapılır. e-Devlet’te görünen kayıtlar hasar kaydı, eksper atama durumu ve düzenlenmiş eksper raporlarıdır. Tazminat tutarı, ödemenin yapılıp yapılmadığı ve tahkim dosyası bu ekranlarda yer almaz.

Kusurluysam değer kaybı alabilir miyim?

Kusurunuzun tamamı size aitse karşı tarafın sigortasından talepte bulunamazsınız; KTK m.92/g hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepleri teminat dışı bırakır. Kısmi kusurlu iseniz kusurunuza denk gelen kısım düşülerek kalan bölüm için talep hakkınız devam eder. “%50’nin altında kusur” biçiminde bir eşik kuralı bulunmamaktadır.

Sigortanın teklifini kabul edip imzaladım, hakkım tamamen bitti mi?

Hayır. KTK m.111/2 uyarınca tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Ayrıca m.111/1 uyarınca kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.

Dosyanızın hangi aşamada olduğundan bağımsız olarak, talebin doğru muhataba ve doğru mercie yöneltilmesi sonucu belirleyen ilk adımdır. Başvurunuzun kurulmasında destek almak isterseniz araç değer kaybı avukatı sayfamız üzerinden büromuza ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş yerine geçmez. Yazıda yer verilen parasal sınırlar ile ücret tarifeleri yıl içinde güncellenebildiğinden, başvuru gününde Komisyonun kendi duyurularından teyit edilmelidir. Somut dosyanızda izlenecek yol kaza koşullarına, kusur durumuna ve belgelere göre değişir; adım atmadan önce bir avukata danışmanızı öneririz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir