Kısmi Kusur Ne Demektir?
Kısmi kusur, kazanın meydana gelmesinde her iki tarafın da belirli ölçüde sorumluluğunun bulunmasıdır. Uygulamada en sık görülen oranlar şunlardır:
-
%25 kusurlu – %75 kusursuz taraf
-
%50 – %50 ortak kusur
-
%75 kusurlu – %25 kusursuz taraf
Bu oranlar, kaza tespit tutanağı, trafik raporu, eksper değerlendirmesi, kamera kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile belirlenir.
Kısmi Kusurlu Olan Sürücü Nasıl Talepte Bulunur?
Kısmi kusurlu sürücü, aracında oluşan değer kaybını tamamen değil; karşı tarafın kusur oranı kadar talep edebilir. Yani hesaplanan değer kaybı tutarı, kusur oranına göre bölünür.
Örneğin araçta 40.000 TL değer kaybı oluştuğu kabul edilsin.
Sürücü %25 kusurluysa, karşı taraf %75 kusurlu kabul edilir.
Bu durumda teorik olarak 40.000 TL’nin tamamı değil, %75’ine denk gelen kısmı talep edilebilir.
Yani kısmi kusur, hakkı sıfırlamaz; sadece tutarı düşürür.
%50 Kusurlu Sürücü Değer Kaybı Alabilir mi?
Evet, alabilir. Ancak hesaplanan zararın yalnızca karşı tarafın sorumluluğuna denk gelen bölümü istenir. %50 kusurlu bir sürücü için bu, çoğu zaman değer kaybının yarısına denk gelir.
Bu nedenle uygulamada “yarı kusurluyum, o halde hiçbir şey alamam” düşüncesi yanlıştır. Önemli olan kusurun tamamının sizde olmamasıdır.
Sigorta Şirketleri Kısmi Kusurlu Dosyalarda Nasıl Değerlendirme Yapar?
Sigorta şirketleri değer kaybı başvurularında önce kusur oranına bakar. Eğer başvuru sahibi tam kusurlu görünüyorsa dosya genellikle reddedilir. Ancak kısmi kusur varsa, hesaplama buna göre yapılır.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Bazı dosyalarda sigorta şirketi kusur oranını hatalı yorumlayabilir veya değer kaybını hiç hesaplamadan ret verebilir. Böyle durumlarda kusur oranının ve hesaplama yönteminin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Kusur Oranı Yanlış Belirlendiyse Ne Olur?
Kısmi kusurlu sürücünün değer kaybı hakkı büyük ölçüde kusur oranına bağlı olduğu için, hatalı kusur tespiti doğrudan tazminatı etkiler. Örneğin gerçekte %25 kusurlu olan bir sürücü %50 kusurlu gösterildiyse, alacağı tutar ciddi şekilde düşer.
Bu nedenle şu belgeler önemlidir:
-
Kaza tespit tutanağı
-
Olay yeri fotoğrafları
-
Kamera kayıtları
-
Tanık beyanları
-
Ekspertiz raporu
Gerekirse kusur oranına itiraz edilerek dosyanın yeniden değerlendirilmesi istenebilir.

Kısmi Kusurlu Sürücü İçin Değer Kaybı Hesabı Nasıl Yapılır?
Hesaplama iki aşamalı ilerler:
İlk olarak araçta gerçekten ne kadar ekonomik değer düşüşü oluştuğu belirlenir.
Ardından bu tutar kusur oranına göre paylaştırılır.
Yani önce tam değer kaybı bulunur, sonra sürücünün kusur oranı kadar indirim yapılır. Bu nedenle kusur oranı düşük olan sürücüler, çoğu zaman yine önemli bir tazminat alabilir.
Her Kısmi Kusur Dosyasında Talep Kabul Edilir mi?
Hayır. Kısmi kusur tek başına yeterli değildir. Araçta gerçekten ölçülebilir bir değer kaybı oluşmuş olması gerekir. Özellikle şu unsurlar ayrıca değerlendirilir:
-
Aracın yaşı
-
Kilometresi
-
Hasarın yeri
-
Değişen veya boyanan parça sayısı
-
Önceki hasar geçmişi
Yani sürücü kısmi kusurlu olsa bile araçta ekonomik açıdan anlamlı bir değer kaybı oluşmamışsa ödeme çıkmayabilir.
En Sık Karıştırılan Nokta
En büyük yanlış anlama şudur:
“Kusurluysam değer kaybı alamam.”
Doğru ifade ise şudur:
Tam kusurluysanız genellikle alamazsınız; kısmi kusurluysanız kusur oranına göre talep edebilirsiniz.
Bu ayrım, değer kaybı dosyalarında en kritik hukuki ve teknik farklardan biridir.
Sigorta Şirketi Kısmi Kusuru Gerekçe Gösterip Dosyayı Tamamen Reddedebilir mi?
Uygulamada bazı sigorta şirketleri, başvuru sahibinin kusurunu gördüğünde dosyayı doğrudan kapatmaya çalışabiliyor. Oysa trafik sigortasının temel mantığı, sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararı kusuru oranında karşılamasıdır; zarar gören araçtaki değer kaybı da teminat kapsamında kabul edilir. Bu yüzden başvuru sahibi tam kusurlu değilse, dosyanın sırf “kısmi kusur var” denilerek tamamen reddedilmesi her zaman doğru bir değerlendirme sayılmaz. Asıl bakılması gereken nokta, toplam değer kaybının ne olduğu ve bunun karşı tarafın kusur oranına denk gelen kısmının ne kadar olduğudur.
Kusur Oranı Değer Kaybı Hesabında Nasıl Uygulanır?
Değer kaybı hesabında önce araçta gerçekten ne kadar piyasa değeri düşüşü oluştuğu belirlenir. Daha sonra bu tutar kusur oranına göre paylaştırılır. Sigorta Tahkim kararlarında da bu yaklaşım açıkça görülür; örneğin sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuruna denk gelen değer kaybı ayrı bir kalem olarak ele alınmıştır. Yani yöntem, “önce tam zarar, sonra kusur indirimi” şeklinde ilerler. Bu nedenle kısmi kusurlu sürücünün hakkı tamamen yok sayılmaz; sadece kendi kusuru kadar azaltılır.
Trafik Sigortası Hangi Zararı Karşılar?
Zorunlu trafik sigortası, kusurlu araç sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak için düzenlenir. Türkiye Sigorta Birliği’nin açıklamalarında da trafik sigortasının, kusurlu olarak üçüncü şahıslara verilen zararları karşıladığı belirtilir. Bu çerçevede araç değer kaybı da, sigortalının sorumlu olduğu kısım bakımından değerlendirilir. Bu nedenle kısmi kusurlu bir dosyada, karşı tarafın kusuru oranındaki değer kaybı talebi hukuken anlamlıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bu Tür Dosyalarda Ne Diyor?
Sigorta Tahkim kararlarında değer kaybı taleplerinin, kusur oranı dikkate alınarak incelendiği görülür. Tahkim uygulamasında temel yaklaşım, araçta gerçek bir değer kaybı oluşmuşsa bunun sigortalının kusuru oranında teminat kapsamında değerlendirilmesidir. Bu da kısmi kusurlu sürücünün, tamamen dışarıda bırakılmaması gerektiğini gösterir. Eğer şirket hiç ödeme yapmaz ya da kusur oranını yanlış uygularsa, tahkim başvurusu dosyanın yeniden teknik olarak değerlendirilmesini sağlayabilir.
Kusur Oranı Yanlış Hesaplandıysa Ne Yapılmalı?
Kısmi kusurlu sürücünün alacağı tutarı en çok etkileyen konu, kusur oranının doğru belirlenip belirlenmediğidir. Çünkü oran yükseldikçe alınabilecek değer kaybı tutarı düşer. Eğer kaza tespit tutanağı hatalı tutulduysa, olay yeri fotoğrafları, kamera kayıtları, tanık beyanları ve gerekirse teknik bilirkişi incelemesiyle bu orana itiraz edilebilir. Özellikle dosyada kamera kaydı veya çarpışma açısını net gösteren görseller varsa, kusur dağılımı yeniden değerlendirilebilir ve bu da değer kaybı hesabını doğrudan değiştirir. Kusur oranı yanlış kaldığında, asıl zarar değil eksik zarar tahsil edilmiş olur. Bu çıkarım, kusur oranına göre ödeme mantığının doğal sonucudur.
Kısmi Kusurlu Sürücü İçin En Sık Ret Nedenleri Nelerdir?
Bu dosyalarda en sık görülen ret gerekçeleri şunlardır: kusur oranının yanlış yorumlanması, hasarın değer kaybı doğurmayacak kadar küçük görülmesi, aracın önceki hasar geçmişinin dosyaya olumsuz yansıtılması ve teknik rapor eksikliği. Oysa trafik sigortası genel şartlarında değer kaybının, sigorta eksperi tarafından ayrıca düzenlenen raporla hesaplanacağı belirtilir. Yani özellikle teknik değerlendirme yapılmadan verilen yüzeysel retler, her zaman nihai kabul edilmemelidir. Dosyanın servis kayıtları, eksper raporu ve piyasa etkisi birlikte incelendiğinde farklı bir sonuç çıkabilir.

Kısmi Kusurlu Dosyalarda Dava Açmak Mantıklı mı?
Eğer sigorta şirketi kusur oranını doğru uygulamıyor, hesaplamayı eksik yapıyor veya hiç değerlendirme yapmadan dosyayı reddediyorsa, dava ya da tahkim yolu gündeme gelebilir. Burada önemli olan, araçta gerçek bir değer kaybı oluştuğunu ve karşı tarafın kusuru oranında bu zararın size yansıdığını somut verilerle ortaya koymaktır. Özellikle yeni model, düşük kilometreli veya kritik bölgelerinde işlem görmüş araçlarda kısmi kusur olsa bile anlamlı bir değer kaybı çıkabilir. Bu nedenle “kusurum var, o halde başvuru yapmayayım” yaklaşımı çoğu zaman gereksiz hak kaybına yol açar. Tahkim ve yargı kararlarında da asıl ölçüt, tam kusur değil, kusur oranına göre sorumluluk paylaşımıdır
Kısmi kusurlu sürücü, kazada tamamen kusurlu değilse araç değer kaybı talep edebilir. Ancak bu talep, kusur oranına göre azaltılarak hesaplanır. Bu nedenle dosyada hem gerçek değer kaybının hem de doğru kusur oranının tespit edilmesi büyük önem taşır. Özellikle kusur oranı hatalı belirlenmişse, alınacak tazminat doğrudan etkilenir.







