Hukuk

Hangi Parçalar Değer Kaybı Kapsamına Girmez?

Hangi Parçalar Değer Kaybı Kapsamına Girmez

Hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez? Bu sorunun bugünkü doğru cevabı, internette dolaşan listelerden farklı: yürürlükteki mevzuatta “şu parçalar değer kaybına girmez” diyen bir hüküm bulunmuyor. Cam, plastik aksam, far, ayna, lastik ve jant için yıllardır tekrarlanan kapsam dışı listesinin dayanağı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek-1‘indeki “Teminat Dışında Kalan Haller” bölümüydü. Bu liste 4 Aralık 2021’de Ek-1 yeniden yazılırken metinden çıkarıldı; Ek-1’in kendisi de 1 Temmuz 2026’da tümüyle yürürlükten kaldırıldı. Listenin arkasındaki kanuni yetki ise ikisinden de önce, Anayasa Mahkemesi’nin 9 Ekim 2020’de yürürlüğe giren iptal kararıyla ortadan kalkmıştı.

Makale İçeriği

Bu yazıda, değer kaybı kapsamında olmayan parçalar başlığı altında anlatılagelen iddiaları tek tek kanun ve genel şart metinleriyle karşılaştırıyoruz. Bugün gerçekten teminat dışı olan hâllerin listesi Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesindedir; parça türüne göre düzenlenmiş tek bir bent dahi içermez. Buna karşılık parçanın niteliği, tazminatın tutarını etkiler. Kapsam ile tutar arasındaki bu ayrım, reddedilen başvuruların büyük bölümünün altında yatan asıl meseledir.

Özet

Değer kaybı talebini parça türüne bakarak reddeden yaklaşımın mevzuattaki dayanağı kalmamıştır; parçanın niteliği hakkı değil, hesaplanacak tutarı etkiler.

  • Yürürlükteki teminat dışılık listesi KTK m.92‘dir ve parça bazlı bir bent içermez; araç bazlı tek bent m.92/l’dir (trafikten çekme veya hurdaya çıkarma işlemi görmüş araçlar).
  • Cam, plastik, far, lastik ve jant istisnasını sayan liste 4.12.2021’de Ek-1’den çıkarılmış (RG 31679), Ek-1’in tamamı da 1/7/2026’da yürürlükten kaldırılmıştır (RG 12.06.2026-33278, MADDE 6).
  • Genel şartlarla teminatı daraltma yetkisini veren KTK m.92/(i) bendi, Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiştir (E.2019/40, K.2020/40; yürürlük 9/10/2020).
  • Zamanaşımı kaza tarihinden değil, zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl; her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır (KTK m.109/1).
  • Kasko Genel Şartları’nda değer kaybı teminatı yer almaz; kaskodan onarım yaptırmak, karşı tarafın trafik sigortasından değer kaybı isteme hakkını ortadan kaldırmaz.

Değer Kaybı Kapsamına Girmeyen Parçaların Tanımı ve Özellikleri

Bugün yürürlükte olan metinlerde değer kaybı kapsamına girmeyen parçalar diye tanımlanmış bir kategori yoktur. Bu ifade, uygulamada iki ayrı şeyin karıştırılmasından doğar: bir talebin teminat dışı olması ile bir parçanın tazminat hesabına etkisinin sınırlı olması. Birincisi kanunun saydığı hâllere bağlıdır ve talebi sigortacı bakımından tamamen ortadan kaldırır. İkincisi ise eksperin takdirine giren bir değerlendirme meselesidir; talebi ortadan kaldırmaz, sonucu küçültür.

Ayrımın kaynağı Genel Şartlar’ın A.5 maddesidir. 1/7/2026’da yeniden yazılan bu maddede maddi zararlar teminatı, “zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalma” olarak tanımlanır. Aynı fıkra, değer kaybının hangi ölçütlere göre tespit edileceğini de sayar: aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark.

Bu listede dikkat edilmesi gereken nokta şudur: “hasar gördüğü kısımları” ibaresi bir istisna değil, bir hesap ölçütüdür. Yani hangi parçanın hasar gördüğü sorusu, talebin kabul edilip edilmeyeceğini değil, tespit edilecek farkın büyüklüğünü belirler. Aynı mantık geçmiş hasar durumu için de geçerlidir. Metin, belirli parçaları hesabın dışında bırakan bir cümle içermez.

Aşağıdaki tablo, yaygın olarak değer kaybı kapsamında olmayan parçalar diye sayılan kalemleri, dayandırıldıkları metinle ve bu metnin bugünkü durumuyla birlikte gösterir.

Yaygın iddiaDayandırıldığı metinBugünkü durum
Cam, plastik aksam, lastik, jant, radyo/teyp değer kaybına girmez4.12.2021 öncesi Ek-1 / “Teminat Dışında Kalan Haller” md.1Liste 4.12.2021’de Ek-1’den çıkarıldı; Ek-1 de 1/7/2026’da tümüyle kaldırıldı
Mekanik, elektrik ve elektronik aksam kapsam dışıdırAynı maddeAynı şekilde 4.12.2021’den beri metinde yok
Mini onarımla giderilebilen hasarlarda talep edilemezAynı maddeÖlçüt yürürlükte değil; hasarın giderilme biçimi tutara etki eder
Vidalı parçalarda yapılan değişim kapsam dışıdır4.12.2021 öncesi Ek-1 md.2Metinden çıkarıldı (2021)
Talep, rayiç değerin %25’ini aşamaz4.12.2021 öncesi Ek-1 md.3Metinden çıkarıldı (2021); oransal üst sınır kalmadı
Taksi, dolmuş ve kiralık araçlarda tutar yarıya düşer4.12.2021 öncesi Ek-1 md.6Metinden çıkarıldı (2021); 2021-2026 formülünde ticari/kiralık araç için yalnız −0,05 düzeltme vardı
Trafikten çekme veya hurda işlemi görmüş araçta istenemezKTK m.92/l + Genel Şartlar A.6/öYürürlükte — kanun hükmü
Kapsam dışı sayılan kalemlerin dayanağı ve güncel durumu.

Kapsam dışı olmak ile tutarı etkilememek aynı şey midir?

Hayır. Bir talebin kapsam dışı olması, sigortacının o kalemi hiç değerlendirmemesi sonucunu doğurur ve bunun için kanunda sayılı bir sebebe dayanması gerekir. Buna karşılık bir parçanın ikinci el satış değerine etkisinin küçük olması, eksperin hesabında karşılığını bulur; talep reddedilmez, tutar düşük çıkar. Uygulamada bu iki sonuç aynı cümleyle ifade edildiği için hak sahibi, aslında hesaplanabilir bir talebi olduğu hâlde başvurudan vazgeçebiliyor.

Fark, itiraz aşamasında belirleyici hâle gelir. Ret gerekçesi “bu parça teminat dışıdır” ise, dayanağının KTK m.92’deki bentlerden biri olması gerekir. Gerekçe “bu parçanın değere etkisi yoktur” ise, bu bir teknik takdirdir ve eksper raporuna itiraz yoluyla tartışılır. İki gerekçeye karşı kurulacak savunma birbirinden tamamen farklıdır.

Değer kaybı hangi ölçütlere göre hesaplanır?

Ölçütler Genel Şartlar A.5/a’da sayılıdır ve altı başlıkta toplanır: markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumu. Bunların hepsi, aracın kaza öncesi ikinci el satış değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farkın tespitinde kullanılır. Tespiti, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanan sigorta eksperi yapar; araç hasarına eksper atanmışsa aynı eksper, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir.

Eksper ücreti bakımından ayrıca bir yük doğmaz: Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği’nin 14. maddesinin ikinci fıkrası, tanzim edilen ilk eksper raporunun ücretinin sigorta şirketi tarafından ödeneceğini düzenler. Aynı A.5/a hükmüne göre araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir. Yani ayrı bir dilekçe vermemiş olmak, talebin doğmadığı anlamına gelmez. Sigortacı, hesaplanan tutarı yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla, en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirmek zorundadır.

Bu kolaylığın bir sınırı vardır. Genel Şartlar’ın C.11 maddesine 2021’de eklenen fıkra, Genel Şartlarda yapılan değişikliklerin değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacağını söyler. 1 Temmuz 2026’dan önce düzenlenmiş bir trafik poliçesinde ise A.5/a’nın önceki metni geçerlidir ve o metin değer kaybının “talep edilmesi halinde” tespit edileceğini öngörür. Ölçüt, zarar görenin değil, kazaya karışan kusurlu aracın poliçe tarihidir. Bu nedenle poliçe tarihi bilinmiyorsa, hasar başvurusunda değer kaybını ayrıca ve açıkça talep etmek en güvenli yoldur.

Kanunda Teminat Dışı Sayılan Haller Nelerdir?

Zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kalan hâller, Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinde sayılmıştır. Madde, (a) bendinden (m) bendine kadar on üç ayrı hâl düzenler. Bu bentler baştan sona okunduğunda görülen şudur: parça türüne göre düzenlenmiş tek bir bent bulunmaz. Araç bazlı düzenleme yalnızca (l) bendindedir ve orada da ölçüt parçanın cinsi değil, aracın tescil kaydına işlenmiş bir işlemdir.

BentTeminat dışı hâlDeğer kaybı bakımından anlamı
aİşletenin, eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı talepleriKendi sürücüsüne karşı talep
bİşletenin eşi, usul ve füruu, evlatlık ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mal zararlarıAile içi araç kazaları
cİşletenin sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlar—
dMotorlu araç yarışları ve denemelerindeki kazalar—
eAraçta taşınan eşyanın zararlarıBagajdaki eşya, yük
fManevi tazminat talepleriDeğer kaybı maddi zarardır, bu bende girmez
gHak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleriKusur oranı indiriminin kanuni dayanağı
hSigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan talepler—
iİPTAL — Anayasa Mahkemesi E.2019/40, K.2020/40Genel şartlarla teminat daraltma yetkisi kalktı
jDestekten yoksun kalanın, destek şahsının kusuruna denk gelen talepleriÖlümlü kaza
kGelir kaybı, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlarİkame araç ve mahrumiyet bedeli buradadır
lHasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleriDamardaki tek araç bazlı bent
mTerör eylemlerinde kullanılan araçlara ilişkin talepler—
KTK m.92 — zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındaki hâller.

Teminat dışı olmak talebi tamamen ortadan kaldırır mı?

Hayır. KTK m.92 yalnızca sigortacıyı bağlar. Bir kalemin teminat dışı sayılması, o zararın hukuken doğmadığı anlamına gelmez; yalnızca muhatabını değiştirir. Kusurlu sürücüye ve işletene karşı talep, Karayolları Trafik Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri uyarınca açık kalır. İki motorlu aracın karıştığı kazada araca gelen zarar bakımından işletenin sorumluluğu KTK m.89/2’ye tabidir: zarar gören, karşı işletenin ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişinin (çoğu zaman sürücünün) kusurunu veya karşı araçtaki bir bozukluğu ispat ettiğinde işleten tazminatla yükümlü olur. İşleten, sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (m.85/son); birden fazla sorumlu varsa zarar görene karşı müteselsilen sorumlu tutulurlar (m.88, m.89/3).

Bu nedenle “talebiniz teminat dışıdır, reddedilmiştir” cümlesiyle biten bir yazı, dosyanın sonu değildir. Doğru okuma şudur: sigorta şirketinden alınamayacak kalem, kusurlu tarafın kendisinden genel hükümlere göre istenebilir. Aynı mantık ikame araç ve mahrumiyet bedeli için de geçerlidir; bunlar m.92/k uyarınca trafik sigortasının dışındadır ama işletene karşı talep edilebilir.

Kusur oranı (m.92/g) talebin ne kadarını götürür?

(g) bendi, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bırakır. Buradaki mekanizma sigortacı bakımından kendiliğinden işler: kusur oranı ne ise, tazminatın o kadarlık kısmı sigortacıdan istenemez. Ancak bendin lafzı yalnızca kendi kusura denk gelen kısmı dışarıda bırakır; karşı tarafın kusuruna denk gelen bakiye talep ayakta kalır. Bu yüzden “eşit kusurda hiçbir taraf değer kaybı alamaz” yönündeki yaygın ifade doğru değildir.

İşletene karşı açılan davada rejim farklıdır. Değer kaybı, iki motorlu aracın karıştığı kazada bir işletenin aracına gelen zarardır ve bu zarar KTK m.89/2’ye tabidir: zarar gören, karşı işletenin veya sürücüsünün kusurunu kendisi ispat etmek zorundadır; kendi kusuruna düşen pay ise genel hükümler (TBK m.52) uyarınca tazminattan indirilir. Sık rastlanan “işletene karşı m.86/2 uygulanır, kusuru ispat yükü ödeyecek olandadır” anlatımı bu dosyalar için doğru değildir; m.86/2’deki takdirî indirim, işletenin kusur aranmaksızın sorumlu olduğu hâllere (örneğin yayaya çarpma) aittir. Sürücüye karşı açılan haksız fiil davasında ise TBK m.51 ve m.52 uygulanır; hâkim müterafik kusur nedeniyle tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Talebi tümüyle ortadan kaldıran tek hâl, hak sahibinin tam kusurlu olmasıdır.

Genel Şartlardaki Kapsam Dışı Listesi Hâlâ Yürürlükte mi?

Hayır. İnternette hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez sorusuna verilen cevapların neredeyse tamamı, Genel Şartlar’ın Ek-1’inde yer alan “Teminat Dışında Kalan Haller” listesine dayanır. Bu liste 4 Aralık 2021’den beri Genel Şartlarda yoktur. 4 Aralık 2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişikliğin MADDE 15 hükmü Ek-1’i yeniden yazmış; yeni metin yalnızca bir hesap formülünden oluşmuş ve kapsam dışı hâller listesine yer vermemiştir. Ek-1’in bu ikinci sürümü de 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’deki değişikliğin MADDE 6 hükmüyle (Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 ile birlikte) yürürlükten kaldırılmış; MADDE 8 ile yürürlük tarihi 1/7/2026 olarak belirlenmiştir. Kaldırılan dört ekten yalnızca Ek-1 değer kaybına ilişkindir; Ek-2 sakatlık, Ek-3 destekten yoksun kalma hesabını, Ek-7 ise bu hesaplarda kullanılan hayat tablolarını düzenliyordu.

Listenin tarihi bu yüzden üç kademede okunmalıdır: kanuni dayanağı 9/10/2020’de iptal edildi, liste 4/12/2021’de Ek-1’den çıkarıldı, Ek-1’in geriye kalan formülü de 1/7/2026’da kaldırıldı. 2021 öncesindeki Ek-1 iki bölümden oluşuyordu: birinci bölüm katsayı tablosuna dayalı formülü, ikinci bölüm ise kapsam dışı hâlleri düzenliyordu. Aşağıdaki tablo, bu listenin içeriğini ve bugünkü karşılığını gösterir.

4.12.2021 öncesi Ek-1’deki hâlBugünkü karşılığı
Mini onarımla giderilebilen basit kaporta ve plastik tampon onarımları; cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarlarıYürürlükte değil. Bu kalemler artık A.5/a ölçütleri içinde tutar bakımından değerlendirilir
Ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın vidalı parçalarda yapılan onarım/değişimYürürlükte değil
Rayiç değerin %25’ini aşan talepler (araç başına toplam üst sınır; önceden ödenen değer kaybı limitten mahsup edilir)Yürürlükte değil; oransal tavan kalmadı
Kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında mülkiyet değişikliği olan araçlarYürürlükte değil; devir hâlinde alacağın kime ait olduğu genel hükümlere göre çözülür
Çekme belgeli ve hurda belgeli işlem görmüş araçlarKTK m.92/l ile kanun düzeyinde yürürlükte; aynı hüküm Genel Şartlar A.6/ö’de de yer alır
Kısa/uzun süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş (eksperin hesapladığı tutarın %50’sini aşan kısım), test aracı, koleksiyon ve antika araçlarYürürlükte değil
4 Aralık 2021 öncesi Ek-1’in “Teminat Dışında Kalan Haller” listesi ve bugünkü durumu.

Tablodaki tek satırın bugün de ayakta kalmasının sebebi, o hâlin 2021 yılında kanun metnine taşınmış olmasıdır. 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanun trafikten çekme ve hurdaya çıkarma hâlini KTK m.92/l olarak kanuna ekledi; 4/12/2021 değişikliği de aynı lafzı Genel Şartların teminat dışı hâller maddesine (A.6/ö) yazdı. Diğer satırların hepsi genel şart düzeyinde kalmış ve 4/12/2021’de Ek-1 yeniden yazılırken metinden çıkarılmıştır.

Eski listenin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen ölçüt yine poliçe tarihidir. Genel Şartlar’ın C.11 maddesi, Genel Şartların yürürlük tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacağını söyler; 4/12/2021 değişikliğiyle eklenen fıkra da sonraki değişiklikleri yürürlük tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere bağlar. Zorunlu trafik poliçeleri kural olarak bir yıllık düzenlendiği için 4/12/2021’den önce yapılmış poliçelerin süresi büyük çoğunlukla Aralık 2022’ye kadar dolmuştur. Bugün açılan bir dosyada eski listeye dayanılabilmesi, ancak kazanın o tarihten önce yapılmış bir poliçe döneminde meydana gelmiş olmasına ve talebin zamanaşımına uğramamış bulunmasına bağlıdır.

Genel şartlarla teminat daraltılabilir mi?

Ek-1’in kaldırılmasından çok önce, listenin arkasındaki kanuni yetki zaten ortadan kalkmıştı. KTK m.92’ye 2016 yılında eklenen (i) bendi, “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler”i teminat dışı sayıyordu. Bu bent, Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal 9 Ekim 2020’de yürürlüğe girmiştir. Kanunun bugünkü konsolide metninde (i) bendi boş bir bent olarak durur.

Aynı karar, KTK m.90’daki “ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibarelerini de metinden çıkarmıştır. Bu iki iptalin birlikte sonucu şudur: genel şartlar, kanunun tanıdığı tazminat hakkını daraltan bağımsız bir kaynak olmaktan çıkmıştır. Bir talebin teminat dışı sayılabilmesi için m.92’de sayılan hâllerden birine girmesi gerekir; “genel şartlarda böyle yazıyor” gerekçesi tek başına yeterli değildir.

Kanun koyucu 2021’de bu yönde ikinci bir adım daha attı ve 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanunla m.90’a yeni bir cümle ile bir fıkra ekledi. Bu ekler de Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; konsolide metinde iki iptal şerhi olarak durur. Bugün m.90’ın geriye kalan hükmü, zorunlu sigorta kapsamındaki tazminatların Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, Kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerinin uygulanacağını söyler.

Uygulamada gözden kaçan bir ayrıntı da Genel Şartların kendi teminat dışı hâller maddesidir. A.6 maddesinin (o) bendi bugün de “Bu Genel Şartlar ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler”i teminat dışında saymaktadır. Bu bent, iptal edilen KTK m.92/(i) bendinin genel şartlardaki karşılığıdır ve 2026 değişikliğinde metinden çıkarılmamıştır. Ancak kanundaki dayanağı iptal edildiği için, yalnızca bu bende dayanan ve KTK m.92’deki bir bentle desteklenmeyen bir ret gerekçesi itiraza açıktır; ret yazısında hangi bende dayanıldığının açıkça gösterilmesi istenmelidir.

Bu iki katmanlı değişikliğin plastik aksam özelindeki ayrıntılı karşılığı ve konuya ilişkin yargı kararları için plastik parça araç değer kaybı yazımıza bakabilirsiniz.

Katsayı tablosu ve yüzde 25 sınırı geçerli mi?

Değildir. İnternette dolaşan “Değer Kaybı = Piyasa Değeri × Hasar Katsayısı × Yaş/Kilometre Katsayısı” biçimindeki formüller mülga Ek-1’den türetildiği söylense de Ek-1’in hiçbir sürümüyle birebir örtüşmez. 4/12/2021 öncesi sürüm, değişen ve onarılan parçaları adet ve çarpanla sayıp araç rayiç değerine uyguluyor ve 15.000 kilometrenin üzerindeki araçlarda tutarı kilometreye göre azaltıyordu. 4/12/2021 sürümü ise değer kaybını piyasa değeri, rayiç değer katsayısı (R), kullanılmışlık düzeyi katsayısı (K), hasar katsayısı (H) ve genel değerlendirme katsayısının (G) çarpımıyla hesaplıyordu. İki sürümde de ayrı bir yaş katsayısı yoktur. Talebin rayiç değerin %25’ini aşamayacağına ilişkin üst sınır yalnızca 2021 öncesi sürümde vardı ve 4/12/2021’de metinden çıkarıldı; formülün kendisi de 1/7/2026’da Ek-1 ile birlikte kalktı. Bugün geçerli olan yöntem, ekspertiz raporu şablonunda piyasa analiz yöntemi olarak adlandırılır ve rakam bir tablodan değil, kaza tarihi ile güncel rayiç verilerinin, işlem gören parçaların ve piyasadaki satış ilanlarının birlikte değerlendirilmesinden çıkar.

Şablonun hesap özeti beş basamaklıdır: poliçe teminat limiti, hasar onarımı için ödenen tutar, piyasa analiz yöntemine göre tespit edilen değer kaybı, kusur oranı nispetinde değer kaybı ve son olarak sigorta şirketinin sorumluluğu. Buradaki en önemli ayrıntı, ikinci ile üçüncü satırın ayrı satırlar olması ve üçüncünün birinciden türetilmemesidir. Dolayısıyla “değer kaybı onarım faturasının yüzde şu kadarıdır” biçimindeki hesaplar, şablonun kendisiyle çelişir. Ekspertiz genelgesindeki değişikliğin ayrıntısı için değer kaybı ekspertiz genelgesi değişikliği yazımıza bakılabilir.

1 Temmuz 2026’dan sonra trafik sigortası kapsamında araç hasarına eksper atandığında, eksper değer kaybı hesaplamasına SEDDK’nın 2026/11 sayılı Genelgesi ekindeki Ek-1.1 şablonunda yer verir; eksper aracın tam veya ağır hasara uğradığını tespit ederse Ek-1.2 şablonu kullanılır (Genelge m.4/4-5). 1 Temmuz 2026’dan önce düzenlenmiş poliçelerde ise C.11 hükmü nedeniyle 4/12/2021 tarihli Ek-1 formülünün uygulanması gerektiği savunulabilir; bu konu uygulamada tartışmalıdır ve eski poliçeli dosyalarda katsayı hesabının bir denetim ölçüsü olarak raporla karşılaştırılması yararlıdır.

Cam ve Plastik Parçaların Değer Kaybı Kapsamı Dışındaki Rolü

Cam ve plastik parçalar, değer kaybı kapsamında olmayan parçalar listesinin ilk sırasında anılır. Bu yerleşik kabulün kaynağı, 4/12/2021 öncesi Ek-1’in cam, plastik tampon onarımı, lastik, jant ve hava yastığı hasarlarını birlikte sayan hükmüdür. Hüküm 4/12/2021’de metinden çıkarıldığı ve sonraki Ek-1 tablosunda yer almayan parçaların hasarı da toplam hasar tutarı üzerinden hesaba katıldığı için, bugün cam veya plastik bir parçanın hasar görmesi talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık bu parçaların ikinci el satış değerine etkisi çoğu araçta sınırlıdır ve bu sınırlılık, A.5/a’nın “hasar gördüğü kısımları” ölçütü üzerinden tutara yansır.

Aradaki farkı somutlaştırmak için iki durumu ayırmak gerekir. Yalnızca ön camı değişen bir araçta, ekspertiz raporunda kaporta işlemi görünmez ve ikinci el fiyatındaki fark ölçülebilir düzeyde olmayabilir; bu hâlde tespit edilen tutar sıfıra yakın çıkabilir. Buna karşılık plastik tampon önce düzeltme, çekme veya macun uygulanarak onarılmış ve sonra boyanmışsa, bu işlem ekspertiz raporunda parçanın satırına işlem görmüş olarak işlenir ve fiyata etkisi ölçülebilir hâle gelir. Burada bir teknik ayrıntı önemlidir: ikinci el ekspertizinde kullanılan manyetik ve girdap akımlı boya kalınlık cihazları ölçüm için metal bir alt yüzeye ihtiyaç duyar; plastik tamponda ya da plastik aynada sağlıklı değer vermez. Plastik parçadaki işlem bu yüzden çoğunlukla görsel kontrolle (renk tonu farkı, zımpara ve macun izi, vida ve klips izleri) anlaşılır. İkisinin farkı parçanın malzemesinde değil, yapılan işlemin niteliğindedir.

Plastik tampon onarımı değer kaybı doğurur mu?

Doğurabilir. Belirleyici olan, tamponun yalnızca yüzeysel bir boya işlemi mi gördüğü, yoksa öncesinde düzeltme ve dolgu işlemi mi uygulandığıdır. Ekspertiz raporu şablonunda parçalar için Onarım+Boya, Değişim+Boya, Boya, Değişim ve Boyasız Onarım kutuları ayrı ayrı işaretlenir. Yani rapor, tamponu tek bir kategori olarak değil, üzerinde yapılan işleme göre sınıflandırır. Bu kutuların hangisinin işaretlendiği, tutarı doğrudan etkiler.

Aynı şablonda her parça için Eski Hasar VAR/YOK bilgisi de ayrıca sorulur. Bu, geçmiş hasarın hesaba giren bir veri olduğunu gösterir; talebi engelleyen bir şart değildir. Boya işlemlerinin değer kaybına etkisi konusunda ayrıntı için boyama araç değer kaybına neden olur mu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Cam değişimi hasar kaydına ve ekspertize yansır mı?

Hasar kaydını doğuran olay, ödemenin kendisi değil ihbardır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği’nin 15. maddesinin üçüncü fıkrası, sigorta şirketlerinin eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına gireceğini düzenler. Dolayısıyla cam hasarı sigortaya bildirildiyse kayıt doğar; kaydın doğması ise ayrı bir mesele olan değer kaybı talebini etkilemez.

Ekspertiz tarafında ise cam, boya kalınlığı ölçümüne konu olmadığı için raporda kaporta işlemi olarak görünmez. İkinci el piyasasında camın değişmiş olması genellikle ayrı bir fiyat farkı yaratmaz; bu da tespit edilen tutarın düşük çıkmasının teknik sebebidir. Ancak burada söz konusu olan kapsam dışılık değil, ölçülebilir bir farkın bulunmamasıdır.

Plastik aksam değer kaybında Yargıtay ne diyor?

Yargıtay uygulaması da plastik aksamı peşinen hesabın dışında bırakmıyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.05.2025 tarihli, E.2023/2959, K.2025/8819 sayılı kararına konu dosyada, ihtiyari mali sorumluluk sigortasından bakiye değer kaybı istenmiş; sigortacı hesabın genel şartlara göre yapılması gerektiğini savunmuştu. Hakem heyetinin dayandığı bilirkişi raporu ön ve arka tamponu da hesaba katmış ve plastik aksam hasarının, hasar kayıt sisteminde hasar tutarının yüksek görünmesine yol açtığı için değer kaybına etki edeceğini kabul etmişti; karar oy çokluğuyla onandı. Karar ihtiyari sigortaya ilişkindir ve karşı oy, birden fazla zarar görenin bulunduğu hâllerde paylaştırmaya (KTK m.96) dayanmaktadır; yine de plastik parçanın kendiliğinden hesap dışı kalmadığı yönünde künyeli bir örnektir.

Bu karar, yukarıda anlatılan iki katmanlı mevzuat değişikliğiyle aynı yöndedir: Anayasa Mahkemesi’nin 2020 iptaliyle genel şartlar kanunun tanıdığı hakkı daraltamaz hâle gelmiş, plastik parça istisnası da 4/12/2021’de Ek-1’den çıkmıştır. Plastik aksam özelindeki diğer kararlar ve tampon, ızgara, plastik çamurluk gibi parçaların ayrıntısı için plastik parça araç değer kaybı yazımıza bakabilirsiniz.

Kaporta Dışı Parçaların Değer Kaybındaki Sınırlamaları

Kaporta ile kaporta dışı ayrımı, mevzuatta tanımlanmış bir ayrım değildir. Bu ayrım ekspertiz uygulamasından gelir ve boya kalınlığı ölçümüne konu olan yüzeylerle olmayanları birbirinden ayırmak için kullanılır. 4/12/2021 öncesi Ek-1’de yer alan hesap tablosu, kaynaklı ana parçaları (orta direk, marşpiyel, arka çamurluk, havuz sacı, arka panel, tavan sacı) ayrı bir grupta toplayıp bunlara daha yüksek çarpanlar veriyordu; diğer kaporta aksamı ise ayrı bir grupta yer alıyordu. 4/12/2021 sürümü bunun yerine araç koduna göre parça parça katsayı veren bir tablo kurdu: otomobilde tavan sacı değişimi 5,00, arka çamurluk 4,00, havuz sacı 3,00 iken kaput, kapı, ön çamurluk ve bagaj kapağı 1,00 katsayı taşıyordu. Bu tabloda tampon, far, ayna ve cam için satır yoktu; bu parçaların hasarı, tablodaki listede yer alıp almadığına bakılmaksızın toplam hasar tutarı üzerinden hesaplanan hasar tutarı katsayısıyla (T) hesaba giriyordu (Ek-1 m.4/3). İlk tablo 4/12/2021’den, ikincisi 1/7/2026’dan sonra yapılan poliçeler bakımından yürürlükte değildir.

Tablonun kalkması ayrımın anlamsız hâle geldiği anlamına gelmez. Aracın taşıyıcı yapısında yapılan bir işlem ile bir aynanın değişmesi, ikinci el alıcısının gözünde aynı ağırlıkta değildir ve bu fark piyasa analiz yöntemiyle de ölçülür. Değişen şey, farkın sabit bir katsayıyla değil, gerçek piyasa verisiyle tespit edilmesidir.

Mekanik, elektrik ve elektronik aksam neden ayrı değerlendirilir?

Bu aksamlar, ekspertiz raporunda kaporta işlemi olarak görünmedikleri için ikinci el ilanlarındaki hasar özetine yansımaz. İlan platformlarının gösterdiği “boyalı / değişen” bilgisi kaporta paneli bazlıdır; şanzıman veya elektronik modül değişimi bu özette çıkmaz. Fiyata etkisinin sınırlı görünmesinin sebebi budur. 4/12/2021 öncesi Ek-1 bu kalemleri açıkça teminat dışı sayıyordu; 2021’den beri böyle bir hüküm bulunmadığı için değerlendirme A.5/a ölçütlerine göre yapılır.

Kasko poliçeleri bakımından ayrı bir ayrıntı daha vardır: Kasko Genel Şartları’nın A.4.15 maddesi, sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça aracın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen arızalar ile lastiklerdeki zararları ancak ek sözleşme ile teminat altına alınabilir sayar. Bu hüküm kasko teminatına ilişkindir; karşı tarafın trafik sigortasına yöneltilen değer kaybı talebiyle karıştırılmamalıdır.

Parça değişimi ile parça onarımı arasındaki fark hesabı nasıl etkiler?

Ekspertiz raporu, her parçaya ayrı bir satır açar ve o parçada yapılan işlemi kutulardan biriyle işaretler. Değişim ile onarımın aynı parçada farklı sonuç doğurmasının sebebi budur. Ayrıca Genel Şartlar’ın B.2/2.1 hükmü, hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirileceğini kural olarak koyar; yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça kullanılması ancak hak sahibinin onayı ya da orijinal parça ile değişime imkân olmaması hâlinde mümkündür ve bu şartların gerçekleştiğini ispat yükü sigortacıya aittir. Bu kural sıkça “1 Temmuz 2026 yeniliği” diye anlatılsa da onay, ispat yükü ve kıymet artışı yasağı aynı fıkrada 4/12/2021 değişikliğinden (MADDE 9) beri vardır; 2026 metni fıkrayı yeniden yazmış, özünü korumuştur. Hasar gören parça zaten orijinal değilse kural tersine döner: önce yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça kullanılır ve bu imkân varken orijinal parçayla onarım yapılırsa sigortacının sorumluluğu eşdeğer parça bedeliyle sınırlı kalır.

Aynı fıkranın son cümlesi de önemlidir: bu uygulama sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. Parça bazlı değerlendirmenin ayrıntıları için parça değişimi araç değer kaybı yazımızda far, tampon, çamurluk, bagaj kapağı ve ayna gibi kalemler tek tek ele alınmıştır.

B.2.2 maddesi nedir? Aracı dilediğim serviste onarabilir miyim?

Trafik sigortası Genel Şartları’nın B.2/2.2 fıkrası, hak sahibinin aracının dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebileceğini düzenler. Bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibarıyla kendi anlaşmalı onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedel üzerinden ödeme yapabilir. Fıkranın hak sahibini koruyan kısmı süre kuralıdır: sigortacı bu bedel uygulaması hakkında hak sahibini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bilgilendirmek zorundadır; bu süre içinde bildirim yapmazsa anlaşmalı servis bedelini hak sahibine karşı ileri süremez.

Servis seçimi değer kaybı bakımından da önemlidir. Onarımın yetkili serviste mi özel serviste mi yapıldığı, kullanılan parçanın orijinal, eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir olup olmadığı ve işçiliğin niteliği aracın ikinci el satış değerini etkiler; A.5/a’daki “hasar gördüğü kısımları” ölçütü bu verilerle birlikte değerlendirilir. Fıkranın eski metnindeki “Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan” onarım merkezi şartı 4/12/2021 değişikliğiyle kaldırılmıştır.

Kasko Değer Kaybını Öder mi?

Kasko Genel Şartları’nda değer kaybı teminatı yer almaz. Genel Şartlar’ın teminat kapsamını düzenleyen bölümleri baştan sona okunduğunda, değer kaybı adında bir teminat türü ya da bu adla anılan bir zarar kalemi bulunmaz. Kasko, sigortalının kendi aracında meydana gelen maddi hasarı karşılar; değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır ve muhatabı kural olarak kusurlu tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.

Bununla birlikte Genel Şartlar’ın A.4 maddesinin son fıkrası, poliçede sayılmayan ve teminat dışında kalan zararlar arasında düzenlenmeyen rizikolar için de ek sözleşme ile teminat sağlanabileceğini kabul eder. Değer kaybının kaskoda teminat altına alınabilmesinin tek kapısı budur. Genel Şartlar’daki ürün tanımları da bu ayrımı gösterir: “Genişletilmiş Kasko” ve “Tam Kasko”, ek sözleşmeyle teminata alınabilecek risklerin bir kısmını ya da tamamını içeren ürünlerdir; ancak hangi risklerin eklendiği ürün adından değil, poliçeden anlaşılır. Böyle bir teminatın varlığı Genel Şartlar’dan değil, poliçenin özel şartlarından okunur; teminat listesinde açıkça yazılı değilse mevcut kabul edilemez.

Zorunlu trafik sigortası (ZMSS)Kasko
Kimin zararını karşılarKarşı tarafın (üçüncü kişinin) zararıSigortalının kendi aracındaki hasar
Değer kaybı teminatıVar — Genel Şartlar A.5/a, maddi zararlar teminatı içindeGenel Şartlarda yok; ancak ek sözleşme ile sağlanabilir
Kusur şartıKarşı tarafın kusuru aranırKural olarak kusur aranmaz
Tek taraflı kazadaDeğer kaybı oluşabilir ama sorumlu karşı araç olmadığı için başvurulacak ZMSS yokturOnarım karşılanır; değer kaybı ancak poliçede ek teminat varsa
Kıymet artışıTazminattan indirilemez (B.2/2.1)Poliçede parça ve oran yazılıysa indirilebilir (Kasko GŞ 3.3.2.3)
ZamanaşımıKTK m.109 (2 yıl / 10 yıl)Türk Ticaret Kanunu m.1420 ve Kasko GŞ C.10 (muacceliyetten 2 yıl; her hâlde rizikodan 6 yıl)
Değer kaybı bakımından trafik sigortası ile kasko arasındaki temel farklar.

Kaskodan onarttım, yine de değer kaybı isteyebilir miyim?

Evet. Hasarı kendi kaskonuzdan onartmış olmak, karşı tarafın kusurundan doğan değer kaybı talebini ortadan kaldırmaz. Kasko, aracın onarım maliyetini karşılar; değer kaybı ise onarımdan sonra aracın ikinci el satış değerinde kalan azalmadır ve bu azalma kasko ödemesiyle giderilmiş olmaz. Talep, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilir.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken nokta, kaskodan onarım yapıldığında hasar dosyasının kendi şirketinizde açılmış olmasıdır. Değer kaybı için karşı tarafın sigortacısına ayrıca başvurulması ve Genel Şartlar Ek-6’da sayılan belgelerin (kaza tespit tutanağı, ruhsat, araca ve kaza yerine ait fotoğraf ve görüntüler, banka hesap bilgileri, varsa eksper raporu) bu dosyaya sunulması gerekir; kaskonun ödeme ve onarım belgeleri de hasarın kapsamını göstermek için eklenmelidir. Kasko şirketi ödediği onarım bedeli için TTK m.1472 uyarınca sigortalının yerine geçerek karşı taraftan rücu eder; bu halefiyet, onarımla giderilmemiş olan değer kaybını kapsamaz. Talebin kime yöneltileceği konusunda ayrıntı için araç değer kaybı davası kime açılır yazımıza bakabilirsiniz.

Tek taraflı kazada kaskodan değer kaybı alınır mı?

Kural olarak alınmaz. Tek taraflı kazada da araçta değer kaybı oluşabilir; ancak bu zararı karşılayacak bir sorumlu bulunmadığı için başvurulabilecek bir zorunlu mali sorumluluk sigortası da yoktur. SEDDK’nın 2026/22 sayılı Genelgesi de Ortak Hasar İhbar Merkezi (Alo 193) üzerinden yapılan başvurularda, tek taraflı kazadaki maddi zarar talebinin, kaza tarihinde geçerli bir kasko poliçesi varsa kasko şirketine iletileceğini düzenler (m.5/3-ç). Kaskodan değer kaybı istenebilmesi ise ancak poliçede bu yönde bir teminat bulunmasına bağlıdır ve Genel Şartlar böyle bir teminat öngörmez. Bu nedenle tek taraflı kazada beklenmesi gereken sonuç, aracın onarımının kaskodan karşılanması, değer kaybının ise talep edilememesidir.

Bu kuralın önemli bir istisnası, kazanın gerçekte tek taraflı olmamasıdır. Yol yapım veya bakımından sorumlu idarenin kusuru, yolda bırakılmış bir engel ya da üçüncü kişinin eylemi söz konusuysa ortada sorumlu bir taraf vardır ve zarar ondan istenebilir. Yol kusurundan doğan hasarlarda izlenecek yol için çukura düşen araç hasarı tazminatı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kaskodan değişen parçaları alabilir miyim?

Kural, Kasko Genel Şartları’nın tazminatın hesaplanmasına ilişkin 3.3.2 bölümündedir: kısmi onarımlarda parçalar sigorta şirketi tarafından tedarik veya tazmin edilmişse, hasarlı parçalar sigortacı talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Yani değişen eski parçanın akıbetini sigortacının talebi belirler; sigortacı parçayı istemezse parça sigortalıda kalır, isterse servis tarafından sigortacıya teslim edilir. Aynı bölüm, tarafların mutabakatıyla onarım yerine nakdî ödeme yapılabileceğini de düzenler; bu durumda parçayı kimin değiştireceği ve eski parçanın kime kalacağı ayrıca yazılı olarak kararlaştırılmalıdır.

Değişen parçanın kime kaldığı, değer kaybı talebini etkilemez. Karşı tarafın trafik sigortacısına yöneltilecek değer kaybı hesabında önemli olan, hangi parçanın değiştirildiği ve bu işlemin ekspertiz raporuna nasıl işlendiğidir. Bu yüzden eski parça teslim edilecekse bile değişimden önce hasarlı parçanın ve aracın fotoğraflanması, ileride kusur ve hasar kapsamı tartışmasında elinizde delil bulunmasını sağlar.

Hangi Durumlarda Değer Kaybı Kapsamı Daralır?

Talebin kendisi doğmuş olsa bile, bazı durumlar kapsamı daraltır ya da talebi sigortacı bakımından tamamen dışarıda bırakır. Uygulamada hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez sorusuna verilen cevapların çoğu aslında bu başlığın konusudur: sınırlama parçadan değil, kazanın oluş biçiminden, kusurdan, aracın tescil durumundan veya süre kaybından doğar. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir; bir kısmı kanunda sayılı teminat dışılık hâlleridir, bir kısmı hesabı küçülten teknik etkenlerdir, bir kısmı ise usule ilişkindir. Aşağıdaki başlıklar bu grupları ayrı ayrı ele alır.

DurumTürüSonuçDayanak
Hak sahibinin kendi kusuruna düşen payKanuni teminat dışılıkO pay sigortacıdan istenemez; bakiye ayakta kalırKTK m.92/g
Trafikten çekme / hurdaya çıkarma işlemi görmüş araçKanuni teminat dışılıkDeğer kaybı sigortacıdan istenemezKTK m.92/l, GŞ A.6/ö
Kira mahrumiyeti, ikame araç, kazanç kaybıKanuni teminat dışılıkTrafik sigortası ödemez; işletenden istenirKTK m.92/k
Tek taraflı kaza (sorumlu yok)Muhatap yokluğuDeğer kaybı oluşur ama başvurulacak ZMSS yokturKTK m.85, m.91
Geçmiş hasar, aynı bölgede tekrar hasarHesap etkeniTutar düşer, talep kalkmazGŞ A.5/a
Cam, far, ayna, plastik, mekanik parçaHesap etkeniParça istisnası yok; fark ölçülürGŞ A.5/a
ZamanaşımıUsul (def’i)İleri sürülürse talep karşılanmazKTK m.109
Düşük tutara imzaUsulAçıkça yetersizse 2 yıl içinde iptalKTK m.111/2
Değer kaybı hangi durumlarda alınmaz, hangi durumlarda yalnızca azalır?

1. Tek Taraflı Trafik Kazaları

Değer kaybı talebi, karşı tarafın sorumluluğuna dayanır. Aracın tek başına ağaca, duvara veya bariyere çarpması hâlinde de araçta değer kaybı oluşur; ancak bu zarardan sorumlu tutulacak bir karşı taraf bulunmadığı için zorunlu mali sorumluluk sigortasından değer kaybı istenemez. Bu sonuç, parçanın türüyle ya da hasarın büyüklüğüyle ilgili değildir; talebin yöneltilebileceği bir sorumlunun yokluğundan doğar.

Ancak “tek taraflı” nitelemesi çoğu zaman fazla geniş kullanılır. Yol bakım ve işaretleme yükümlülüğünün ihlali, yola bırakılmış malzeme, sürüye çıkmış hayvan sahibinin gözetim yükümlülüğü ya da park hâlindeki bir araca çarpılması gibi durumlarda sorumlu bir taraf vardır. Kaza tutanağında karşı araç bulunmaması, hukuken sorumlu bulunmadığı anlamına gelmez. Örneğin yola çıkan sahipli bir hayvana çarpılmışsa, hayvanın verdiği zarardan onu sürekli veya geçici olarak bakım ve yönetimi altında bulunduran kişi TBK m.67 uyarınca sorumludur ve değer kaybı dahil araç zararı ondan istenebilir; ancak bu talep bir trafik sigortasına değil, sorumlu kişiye yöneltilir. Sahipsiz veya yabani hayvan vakalarında sorumluluğun kime ait olduğu ayrıca incelenir; ayrıntı için hayvana çarpma trafik kazası yazımıza bakabilirsiniz. Bu ayrım, başvurudan önce mutlaka yapılmalıdır.

2. Araçtaki Daha Önceki Hasar Durumları

Geçmiş hasar, talebi ortadan kaldırmaz; hesabı etkiler. Genel Şartlar A.5/a, değer kaybının tespitinde dikkate alınacak ölçütler arasında “geçmiş hasar durumu”nu açıkça sayar. Yani aynı bölgeden daha önce hasar alınmış olması, kanunun tanıdığı bir ret sebebi değil, tespit edilecek farkı küçülten bir veridir. Ekspertiz raporu şablonunda her parça için ayrıca Eski Hasar VAR/YOK kutusu bulunması da bunu gösterir.

Şablonun kendi açıklaması, parça türü ve aynı parçanın tekrar hasar görmesi gibi hususların dikkate alınarak aracın değer kaybına konu edilip edilmeyeceğine ilişkin açıklama yapılmasını ister. Bu, gerekçelendirme yükümlülüğüdür; peşinen ret yetkisi değildir. Dolayısıyla “aynı yerden ikinci kez hasar aldınız, değer kaybı çıkmaz” biçimindeki mutlak cevap doğru değildir ve gerekçesi raporda gösterilmelidir.

İspat yükü bakımından da yaygın bir yanlış vardır. Onarım geçmişini belgelemek hak sahibinin üzerinde bırakılamaz; eksperi sigortacı atar ve araç hasarı için atanan eksper, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de aynı raporda yer verir. Parça değişimine ilişkin şartların gerçekleştiğini ispat etme yükü ise açık hükümle sigortacıya bırakılmıştır.

3. Plastik ve Mekanik Parçalar

Plastik tampon, far, ayna, lastik, jant ve mekanik aksam için sıkça tekrarlanan kapsam dışılık, 4/12/2021 öncesi Ek-1’in hükmüne dayanıyordu; bu hüküm 2021’de metinden çıkarılmış, Ek-1’in kendisi de 1/7/2026’da yürürlükten kalkmıştır. Bugün bu kalemler için doğru çerçeve üç adımlıdır: önce talep hakkının bulunup bulunmadığına KTK m.92 bentlerine bakılarak karar verilir, sonra “genel şartlarda yok” gerekçesinin dayanağının kalmadığı hatırlanır, en sonunda tutarın A.5/a ölçütlerine göre ne olacağı tartışılır.

Bu üç adımın sonucu genellikle şudur: talep vardır, tutar küçüktür. Bir farın değişmesi tek başına yüksek bir değer kaybı doğurmayabilir; ancak farın değişmesiyle birlikte ön panelde veya çamurlukta işlem yapılmışsa hesaba giren kalem artık yalnızca far değildir. Başvuruda bulunurken raporda hangi parçalara hangi işlemin işlendiğini görmek bu yüzden önemlidir.

4. Teminat Dışında Kalan Araç Türleri

Bugün araç niteliğine bağlı olarak değer kaybı talebini teminat dışında bırakan tek hüküm KTK m.92/l’dir (Genel Şartlarda aynı lafızla A.6/ö): hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri. Ölçüt aracın hasar kaydı ya da hasarın büyüklüğü değil, tescil belgesine işlenmiş idari işlemdir. Böyle bir işlem görmemiş araç, ağır hasar kaydı bulunsa dahi bu bendin kapsamına girmez.

4/12/2021 öncesi Ek-1 döneminde bu listeye kısa ve uzun süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, test aracı ile koleksiyon ve antika araçlar da giriyordu; kiralık, taksi ve dolmuş bakımından eksperin hesapladığı tutarın yarısını aşan kısım teminat dışı sayılıyordu. Bu hükümlerin hiçbiri bugün yürürlükte değildir; 4/12/2021 sürümünde ticari veya kiralık araç için yalnızca hesabı küçülten −0,05’lik bir genel değerlendirme düzeltmesi vardı ve o da 1/7/2026’da Ek-1 ile birlikte kalktı. Aynı şekilde, belediye otobüsü, yol süpürme aracı veya toplumsal olaylara müdahale aracı gibi araç türlerini değer kaybı dışında bırakan bir düzenleme ne mülga ekte ne de yürürlükteki metinlerde bulunmaktadır.

5. Kusur Oranı ve Hasar Boyutu

Kusur, talebi sigortacı bakımından kendi oranınca daraltır. KTK m.92/g, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bırakır; bu, takdire bağlı olmayan kanuni bir sonuçtur. Ancak yalnızca kendi kusura denk gelen kısım dışarıda kalır. Yüzde elli kusurlu bir sürücünün talebi tamamen düşmez; karşı tarafın kusuruna denk gelen kısım için talep hakkı devam eder. Talebi bütünüyle ortadan kaldıran tek hâl tam kusurdur.

MuhatapDayanakKusurun etkisi
Sigorta şirketi (ZMSS)KTK m.92/gKendi kusura denk gelen kısım kendiliğinden teminat dışıdır
Karşı aracın işleteniKTK m.89/2Zarar gören, karşı işletenin veya sürücüsünün kusurunu kendisi ispat eder; kendi kusur payı TBK m.52 ile indirilir
SürücüTBK m.51 ve m.52Hâkim müterafik kusur nedeniyle indirebilir veya tamamen kaldırabilir
Kusurun tazminata etkisi muhataba göre değişir.

Hasarın boyutu ise ayrı bir başlıktır. Küçük ve yüzeysel bir hasarda tespit edilecek fark düşük çıkabilir; bu bir ret sebebi değil, hesabın sonucudur. Küçük hasarlarda talep edilebilecek kalemler için küçük hasarlı kazalarda tazminat talebi yazımıza bakabilirsiniz.

6. Kaza Tarihi ile Başvuru Süresi Arasındaki Fark

Değer kaybı talebi zamanaşımına tabidir ve buradaki en yaygın yanlış, sürenin kaza gününden başlatılmasıdır. KTK m.109/1, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğratır. İki yıllık süre öğrenmeye bağlıdır; on yıl ise dış sınırdır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, fiilin cezayı gerektirmesi ve ceza kanununun daha uzun bir zamanaşımı öngörmesi hâlinde bu uzun sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağını söyler. Ölçüt fiilin kendisidir, zarar görenin sıfatı değil: kazada bir başkası yaralanmışsa, hiç yaralanmayan araç malikinin değer kaybı talebi de uzamış süreye tabi olur. Buna karşılık salt maddi hasarlı bir kazada uzamış süre işlemez; taksirle mala zarar verme ceza kanununda suç olarak düzenlenmemiştir.

DurumSüreBaşlangıç
Salt maddi hasarlı kaza2 yılZararı ve sorumluyu öğrenme
Her hâlde üst sınır10 yılKaza günü
Kazada yaralanma varsaUzamış süre — taksirle yaralamada 8 yıl (TCK m.66/1-e)Kaza günü
Kazada ölüm varsaUzamış süre — taksirle öldürmede 15 yıl (TCK m.66/1-d)Kaza günü
Anlaşmanın iptali2 yılAnlaşma tarihi (KTK m.111/2)
Değer kaybı talebinde zamanaşımı süreleri.

İkinci sık yapılan hata, sigortaya yapılan başvurunun zamanaşımını kestiğinin sanılmasıdır. KTK m.97 uyarınca dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması zorunludur; ancak bu başvuru zamanaşımını kesen işlemler arasında sayılmaz. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmî ödemesidir. Arabuluculuk ise zamanaşımını kesmez, durdurur: arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı işlemez (Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-15). Bu ayrımın ayrıntısı için değer kaybı davalarında uzamış ceza zamanaşımı yazımıza bakılabilir.

Buna karşılık KTK m.109/3, önemli bir kolaylık sağlar: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Bu çift yönlü kural, karşı tarafa açılan davanın sigortacıya karşı süreyi de koruduğu anlamına gelir.

7. Düşük Tutara İmza Atılmış Olması

Sigortacının teklif ettiği düşük tutarı kabul edip ibraname imzalamak, çoğu hak sahibinin dosyayı kapandı sandığı noktadır. Oysa KTK m.111/2, tazminat miktarlarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Bu süre, m.109’daki zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir ve anlaşma tarihinden işler.

Aynı maddenin birinci fıkrası ise daha geneldir: bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Dolayısıyla “hiçbir talebim kalmamıştır” biçimindeki genel ibra kayıtları, kanunun tanıdığı sorumluluğu peşinen ortadan kaldıramaz. İptal talebinde aranan ölçüt, farkın açıkça belli olmasıdır; bu da ödenen tutar ile bağımsız bir hesap arasındaki farkın somut olarak gösterilmesiyle sağlanır.

Trafikten Çekilmiş, Hurdaya Ayrılmış ve Ağır Hasarlı Araçlarda Durum

KTK m.92/l’nin lafzı dikkatle okunmalıdır: teminat dışında bırakılan, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleridir. Bent, aracın hasar kaydından ya da hasarın tutarından söz etmez; tamamlanmış bir tescil işleminden söz eder. Bu nedenle yüksek tutarlı hasar kaydı bulunan ama bu işlemi görmemiş bir araç, bendin kapsamına girmez ve değer kaybı talebinde bulunabilir.

Buradaki kritik bağlantı, ağır hasar ödemesiyle kurulur. Genel Şartlar’ın B.2/2.3 fıkrası, zarar gören aracın ağır hasara uğradığının eksper raporuyla tespit edilmesi hâlinde, aracın “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmeyeceğini düzenler. Yani ağır hasar tazminatını alabilmek için tescil belgesine çekme şerhi düşürülür; bu şerh de aynı aracı sonraki bir kazada m.92/l kapsamına sokar. Ağır hasar ödemesini almak, gelecekteki değer kaybı hakkını sigortacıya karşı kapatan bir sonuç doğurur.

Aynı sonuç, ağır hasarın tespit edildiği kazanın kendisi için de geçerlidir. m.92/l, değer kaybı talebinden önce mi sonra mı işlem görüldüğüne bakmaz; aracın “trafikten çekme işlemi görmüş” olmasını yeterli sayar. SEDDK’nın 2026/11 sayılı Genelgesi de eksperin tam veya ağır hasar tespit ettiği dosyalarda değer kaybı hesabını içeren Ek-1.1 şablonunun değil, Ek-1.2 şablonunun kullanılacağını düzenler (m.4/5). Ağır hasar eşiği ise oransaldır: SEDDK’nın 2025/12 sayılı Genelgesine göre onarım masraflarının (KDV dahil) aracın kaza tarihindeki değerinin %60’ını aştığının tespiti hâlinde araç ağır hasara uğramış sayılır.

Tam hasar (pert) ile ağır hasar aynı şey midir?

Değildir ve sonuçları da farklıdır. Tam hasarda onarım masrafı aracın değerini aşar ve eksper aracın onarım kabul etmediğini tespit eder; trafik sigortası Genel Şartları’nın B.2/2.3 fıkrasındaki tanımda (Kasko Genel Şartları 3.3.2.2’de de aynı biçimde) bu iki şart birlikte aranır. Tam hasarda yapılan tescil işlemi hurdaya çıkarma, ağır hasarda ise trafikten çekmedir. Hurdaya çıkarılmış araç yeniden tescil edilemez; trafikten çekilmiş araç ise noter işlemi, çekmeden sonra yapılmış geçerli muayene ve zorunlu mali sorumluluk sigortası ile yeniden tescil edilebilir.

İnternette sıkça geçen “onarım bedeli aracın değerinin %70’ini aşarsa araç pert olur” ifadesinin mevzuatta karşılığı bulunmamaktadır. Oransal ölçüt tam hasar için değil, ağır hasar tespiti için kullanılır ve oran %70 değil %60‘tır (SEDDK 2025/12 m.5/1). Pert kaydı bulunan aracın sonraki kazalarındaki durumu için pert kaydı olan araçta değer kaybı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Son olarak burada da teminat dışılık ile hakkın yokluğu ayrımı geçerlidir. m.92/l yalnızca sigortacıyı bağlar; trafikten çekilmiş bir araç için sigortacıdan alınamayan tazminat, kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümler uyarınca talep edilebilir.

Bu Parça Kapsam Dışı Denilerek Reddedilen Başvuruda Ne Yapılır?

İlk yapılacak iş, ret gerekçesini yazılı olarak almaktır. Gerekçe elde olmadan itiraz kurulamaz, çünkü izlenecek yol gerekçenin türüne göre değişir. Ret yazısında dayanılan sebep bir kanun hükmü müdür, bir genel şart hükmü müdür, yoksa eksperin teknik takdiri midir? Bu üç ihtimalin her birine karşı verilecek cevap farklıdır.

Ret gerekçesiNe anlama gelirİzlenecek yol
“Bu parça genel şartlar eki uyarınca kapsam dışıdır”Parça listesi 4/12/2021’de Ek-1’den çıkarıldı, Ek-1 de 1/7/2026’da mülga; ayrıca genel şartlarla daraltma yetkisi 2020’de iptal edildiYazılı itiraz; dayanağın yürürlükte olmadığı ve poliçe tarihi belirtilir
“Genel Şartlar A.6/(o) uyarınca teminat içeriği dışındadır”İptal edilen KTK m.92/(i)’nin genel şartlardaki karşılığıHangi KTK m.92 bendine dayanıldığı sorulur; kanuni bent gösterilemiyorsa itiraz
“Talebiniz KTK m.92/… kapsamındadır”Kanuni teminat dışılık iddiasıBendin lafzı denetlenir; girmiyorsa itiraz, giriyorsa talep kusurlu tarafa yöneltilir
“Bu parçanın değere etkisi yoktur”Teknik takdirEksper raporuna itiraz usulü işletilir
“Kusur oranınız yüksek”m.92/g uygulamasıKusur tespitine itiraz; bakiye oran için talep sürdürülür
Düşük tutar teklifiZımnî kısmî retKabul edilmişse KTK m.111/2 ile iki yıl içinde iptal istenebilir
Ret gerekçesine göre izlenecek yol.

Eksper raporuna itiraz, kendi süreleri olan ayrı bir usuldür ve bu süreler kaçırıldığında rapor kesinleşir. Rapora itiraz eden hak sahibi için işleyen kısa süreler ile itiraz eksperinin ve hakem eksperin süreleri birbirinden farklıdır. Bu usulün 1 Temmuz 2026 sonrasındaki işleyişi için değer kaybı eksper raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Sigorta Tahkim Komisyonu mu, mahkeme mi?

Yazılı başvuruya on beş gün içinde cevap verilmemesi ya da talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. Trafik sigortasında bu süre, KTK m.97’nin özel hükmü nedeniyle takvim günüyle on beş gündür; Sigortacılık Kanunu m.30/13’teki on beş iş günü genel kuraldır. Ancak SEDDK’nın 5/8/2026 tarihli 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri’ne göre sigortacı süresi içinde eksper atadığını ve raporun kendisine yüklenemeyecek sebeplerle tamamlanamadığını Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemleri üzerinden belgelerse, salt cevapsızlık uyuşmazlık sayılmaz; başvuru ön incelemede değerlendirme dışı kalır ve başvuru ücretinin yarısı iade edilir. Burada kritik bir tercih daha vardır: uyuşmazlık tüketici hakem heyetine ya da mahkemeye intikal etmişse artık Komisyon’a başvuru yapılamaz; Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m.16/2 aynı kontrolü icra takibine konu olmuş uyuşmazlıklar için de yapar. Dolayısıyla mercii seçimi geri dönülemez bir adımdır ve başvuru yapılmadan önce karara bağlanmalıdır.

Dava yolu seçilirse görevli mahkeme davalıya göre değişir. Sigorta şirketi davalıysa uyuşmazlık ticari dava sayılır, asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Yalnızca sürücü veya işleten davalıysa görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir ve arabuluculuk şartı aranmaz; ancak uyuşmazlık iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgiliyse (örneğin iki şirket aracı arasında) TTK m.4/1 uyarınca ticari dava sayılır ve arabuluculuk dava şartı burada da işler. Tahkim yolunda ise arabuluculuk gerekmez.

Başvuru ve itiraz aşamasında hangi belgeler hazır olmalı?

Sigortacıya sunulacak belgeler Genel Şartlar’ın Ek-6’sında, KTK m.99’a atıfla sayılmıştır; sekiz iş günlük ödeme süresi bu belgelerin eksiksiz iletilmesiyle başlar. Ek-6’nın “Araç Hasarları ve Değer Kaybı” bölümü ile kişisel bilgi doğrulama bölümü şunları ister:

  • Trafik kazası tespit tutanağının resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı; varsa ifade tutanakları veya görgü tespit tutanakları
  • Mağdur araca ait ruhsat — kaza tarihinde kendi adınıza tescilli olduğunu göstermelidir
  • Varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraf ve görüntüler
  • Banka hesap bilgileri (banka ve şube adı, IBAN)
  • Araç hasarına ilişkin ekspertiz yapıldıysa eksper raporu
  • Varsa hak sahibine ait doğrulanmış cep telefonu numarası
  • Nüfus cüzdanı fotokopisi ve imza beyanı, iletişim bilgileri (tüzel kişilerde vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve imza sirküleri)

Onarım faturası, araç hasarına ilişkin listede yer almaz; Ek-6 faturayı yalnızca üçüncü kişiye ait diğer mallardaki zararlar için ister. Yine de itiraz ve tahkim aşamasında onarım faturası veya servis iş emri, varsa itiraz eksperi raporu ve ret yazısı ya da cevapsızlığı gösteren başvuru kaydı, uyuşmazlığın belgelenmesi için dosyada bulunmalıdır.

Ret sonrası izlenecek adımların ayrıntılı sırası için değer kaybı başvurusu reddedilirse ne yapılmalı yazımıza bakabilirsiniz. Talep edilebilecek tutar hakkında ön fikir edinmek isteyenler araç değer kaybı hesaplama aracımızı kullanabilir; dosyanızın hukuki değerlendirmesi ve sürelerin takibi için maddi hasarlı trafik kazası alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilirsiniz.

Özetle: Hangi Parçalar Değer Kaybı Kapsamına Girmez?

Bugünkü mevzuat karşısında sorunun kısa cevabı şudur: hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez sorusunun yürürlükteki metinlerde parça bazlı bir cevabı yoktur. Kapsam dışılık kanunla belirlenir ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesindeki bentlerin hiçbiri parçanın cinsine göre düzenlenmemiştir. Cam, plastik aksam, far, ayna, lastik ve jantı sayan liste bir genel şart eki hükmüydü; 4/12/2021’de Ek-1’den çıkarılmış, Ek-1’in kendisi de 1/7/2026’da yürürlükten kaldırılmıştır.

Doğru soru, parçanın kapsama girip girmediği değil, üzerinde yapılan işlemin aracın ikinci el satış değerinde ölçülebilir bir fark yaratıp yaratmadığıdır. Bu fark bazı parçalarda küçük, bazılarında büyüktür; ancak küçük olması talebin reddini değil, tutarın düşük çıkmasını gerektirir. Reddin kanuni bir sebebe dayanması ise ancak m.92’deki bentlerden biriyle mümkündür.

  • Talep hakkı var mı? — KTK m.92 bentleri kontrol edilir; parça bazlı bent yoktur.
  • “Genel şartlarda kapsam dışı” deniyorsa? — Bu gerekçenin kanuni dayanağı 9/10/2020’de iptal edilmiş, liste 4/12/2021’de Ek-1’den çıkarılmış, Ek-1 de 1/7/2026’da kaldırılmıştır.
  • Tutar ne olur? — Genel Şartlar A.5/a ölçütleri ve ekspertiz raporundaki parça satırları belirler.
  • Sigortacıdan alınamıyorsa? — Talep kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre sürdürülür.

Bu yazıda anılan hükümlerin birincil metinleri için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun tam metni ile Genel Şartlar’da değişiklik yapan 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete tebliği incelenebilir.

Bir parçanın kapsam dışı sayılması talebin tümünü ortadan kaldırmaz; çoğu durumda yalnızca hesabı etkiler. Kapsam tartışmasının itiraz ve tahkim aşamasında nasıl yürütüldüğü araç değer kaybı avukatı sayfasında anlatılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Değer kaybı kapsamında olmayan parçalar nelerdir?

Yürürlükteki mevzuatta parça türüne göre kapsam dışı bırakılmış bir liste bulunmamaktadır. Cam, plastik aksam, lastik, jant, mekanik ve elektronik aksamı sayan liste, Genel Şartlar Ek-1’inin 4/12/2021 öncesi sürümünde yer alıyordu; o tarihte metinden çıkarılmış, Ek-1’in tamamı da 1/7/2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Bu parçaların ikinci el satış değerine etkisi sınırlı olabilir; bu, tutarı etkiler, talep hakkını ortadan kaldırmaz.

Değer kaybı hangi durumlarda alınmaz?

Zorunlu mali sorumluluk sigortasından değer kaybı alınamayan hâller KTK m.92’de sayılıdır. Değer kaybı bakımından en çok karşılaşılanlar, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısım (m.92/g) ile trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçlardır (m.92/l). Ayrıca tek taraflı kazada değer kaybı oluşsa da sorumlu bir karşı taraf bulunmadığı için başvurulacak bir trafik sigortası yoktur; zamanaşımı dolmuşsa da def’i ileri sürüldüğünde talep karşılanmaz.

Değer kaybı hangi koşullarda hesaplanamaz?

Hesaplama, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değerleri arasındaki farkın ölçülebilmesine bağlıdır. Tam hasarda (pert) araç onarılmadığı için onarım sonrası bir değer oluşmaz. Ağır hasar tespit edilen dosyalarda eksper, değer kaybı hesabını içeren şablonu değil yalnızca araç hasarına ilişkin Ek-1.2 şablonunu kullanır (SEDDK 2026/11 m.4/5); trafikten çekme veya hurdaya çıkarma işlemi görmüş araçların değer kaybı talebi ise KTK m.92/l uyarınca teminat dışıdır. Bunların dışında hesabın küçük çıkması ile hesabın yapılamaması farklı sonuçlardır.

Değer kaybı talebi Tramer kaydına eklenir mi?

Hasar kaydını doğuran olay, tazminat ödemesi değil kazanın ihbar edilmesidir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği’nin 15. maddesinin üçüncü fıkrası, şirketlerin eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları veri tabanına gireceğini düzenler. Bu nedenle değer kaybı talebi ayrı bir ihbar gerektirmez ve yeni bir kaza dosyası doğurmaz; kayıt zaten kaza ihbarıyla doğmuştur. Aynı maddenin sekizinci fıkrası ise şirketlerin hasar bedellerini ve ödeme yapılan kişinin kimlik bilgilerini veri tabanına girmesini zorunlu tutar; ödenen tutarın dosyanın tazminat verisine nasıl yansıdığını görmek için şirketten ödeme dökümü istenebilir.

Cam değişimi değer kaybına girer mi?

Camı kapsam dışı bırakan hüküm 4/12/2021’de Ek-1’den çıkarılmış, Ek-1’in kendisi de 1/7/2026’da yürürlükten kalkmıştır; bu nedenle talep peşinen reddedilemez. Ancak cam değişimi ekspertiz raporunda kaporta işlemi olarak görünmediği ve ikinci el fiyatında ölçülebilir bir fark yaratmadığı için tespit edilecek tutar çoğu araçta çok düşük ya da sıfıra yakın çıkar. Burada söz konusu olan kapsam dışılık değil, ölçülebilir farkın bulunmamasıdır.

Far değişimi değer kaybına girer mi?

Far için de parça bazlı bir teminat dışılık bendi bulunmamaktadır. Tek başına far değişimi genellikle düşük bir tutar doğurur; ancak farın değişmesiyle birlikte ön panel, çamurluk veya tamponda işlem yapılmışsa hesaba giren kalem yalnızca far değildir. Raporda hangi parçaya hangi işlemin işlendiği kontrol edilmelidir.

Ayna değişimi değer kaybına girer mi?

Ayna için parça bazlı bir teminat dışılık hükmü yoktur; aynayı kapsam dışı sayan eski liste 4/12/2021’de Ek-1’den çıkarılmıştır. Tek başına ayna değişimi, ikinci el ilanlarındaki “boyalı/değişen” özetine yansımadığı için genellikle düşük bir tutar doğurur. Ayna yuvası, kapı veya çamurlukta düzeltme ya da boya yapılmışsa hesaba giren kalem artık yalnızca ayna değildir.

Çamurluk değişimi değer kaybına girer mi?

Girer. Çamurluk, değer kaybını en çok etkileyen kaporta panellerindendir. 4/12/2021 tarihli Ek-1 tablosunda otomobilde ön çamurluk değişimi 1,00, arka çamurluk değişimi 4,00 katsayıyla yer alıyordu; arka çamurluk gövdeye kaynaklı olduğu için daha ağır sayılıyordu. Bu tablo 1/7/2026 sonrası poliçelerde uygulanmasa da arka çamurluk işleminin ikinci el fiyatına etkisi piyasa analizinde de belirgindir.

Plastik aksam değer kaybına girer mi?

Plastik aksamı kapsam dışı sayan hükmün bütün ayakları ortadan kalkmıştır: dayanağı olan KTK m.92/(i) bendi Anayasa Mahkemesi kararıyla 9/10/2020’de iptal edilmiş, kapsam dışı listesi 4/12/2021’de Genel Şartlar Ek-1’den çıkarılmış, Ek-1’in kendisi de 1/7/2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. Belirleyici olan parçanın malzemesi değil, üzerinde yapılan işlemin ekspertiz raporuna nasıl yansıdığıdır.

Kasko değer kaybını öder mi?

Kasko Genel Şartları’nda değer kaybı teminatı yer almaz. Kasko, sigortalının kendi aracındaki hasarı karşılar; değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır. Kasko Genel Şartları A.4’ün son fıkrası ek sözleşmeyle teminat sağlanmasına izin verir; böyle bir teminatın bulunup bulunmadığı poliçenin özel şartlarından anlaşılır.

Kaskodan onarttığım araç için değer kaybı isteyebilir miyim?

Evet. Kasko yalnızca onarım maliyetini karşılar; onarımdan sonra aracın ikinci el satış değerinde kalan azalma giderilmiş olmaz. Bu azalma, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından ayrı bir başvuruyla talep edilir. Kaza tespit tutanağı ve onarım belgelerinin bu ikinci dosyaya da sunulması gerekir.

Kaskodan değişen parçaları alabilir miyim?

Kasko Genel Şartları’na göre kısmi onarımda parçalar sigorta şirketi tarafından tedarik veya tazmin edilmişse, hasarlı parçalar sigortacı talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Sigortacı eski parçayı talep etmezse parça sizde kalabilir. Değişen parçanın kime kaldığı, karşı tarafın trafik sigortasından isteyeceğiniz değer kaybını etkilemez.

Tek taraflı kazada değer kaybı alınır mı?

Tek taraflı kazada da araçta değer kaybı oluşabilir; ancak sorumlu bir karşı taraf bulunmadığı için zorunlu mali sorumluluk sigortasından değer kaybı istenemez. Ancak kazanın gerçekten tek taraflı olup olmadığı incelenmelidir: yol bakım ve işaretleme yükümlülüğünün ihlali, yolda bırakılmış engel veya hayvan sahibinin gözetim yükümlülüğü söz konusuysa ortada sorumlu bir taraf vardır ve talep ona yöneltilir.

Aynı bölgeden ikinci kez hasar alan araçta değer kaybı istenebilir mi?

İstenebilir. Genel Şartlar A.5/a, geçmiş hasar durumunu değer kaybının tespitinde dikkate alınacak ölçütler arasında sayar; ret sebebi olarak değil. Ekspertiz raporunda her parça için ayrıca eski hasar bilgisi sorulur ve aynı parçanın tekrar hasar görmesi hâlinde gerekçeli açıklama yapılması beklenir. Geçmiş hasar tutarı düşürür, talebi ortadan kaldırmaz.

Ağır hasarlı araç değer kaybı alabilir mi?

Belirleyici olan hasarın ağırlığı değil, tescil belgesine işlenmiş işlemdir. Ağır hasar tazminatı ödenebilmesi için aracın “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesinin sigortacıya ibraz edilmesi gerekir; bu şerh düşüldükten sonra araç, sonraki kazalarında KTK m.92/l kapsamına girer. Böyle bir işlem görmemiş ağır hasarlı araç ise değer kaybı talep edebilir.

Değer kaybı talebinde yüzde 25 sınırı var mı?

Yoktur. Talebin aracın rayiç değerinin yüzde yirmi beşini aşamayacağına ilişkin üst sınır, Genel Şartlar Ek-1’in 4/12/2021 öncesi sürümünde “Teminat Dışında Kalan Haller” listesinin üçüncü maddesinde yer alıyordu ve 4/12/2021’de metinden çıkarılmıştır; Ek-1’in sonraki sürümü de 1/7/2026’da kaldırılmıştır. Bugün geçerli olan sınır, kusur payı düşüldükten sonra poliçenin maddi zararlar teminatı limitidir; araç hasarı ve değer kaybı bu limit içinde birlikte karşılanır.

Kusurluysam değer kaybı alabilir miyim?

Kısmen kusurluysanız alabilirsiniz. KTK m.92/g yalnızca kendi kusurunuza denk gelen kısmı teminat dışında bırakır; karşı tarafın kusuruna denk gelen kısım için talep hakkınız devam eder. Talebi tamamen ortadan kaldıran tek hâl tam kusurdur. Karşı aracın işletenine karşı açılan davada ise araca gelen zarar KTK m.89/2’ye tabidir: karşı tarafın kusurunu ispat etmek zarar görene düşer, kendi kusur payınız da tazminattan indirilir.

Değer kaybı için ayrı dilekçe vermek zorunlu mu?

1/7/2026’dan sonra düzenlenen poliçelerde Genel Şartlar A.5/a uyarınca araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir; yani değer kaybını ayrıca talep etme şartı kalkmıştır. Kusurlu aracın poliçesi bu tarihten önce düzenlenmişse C.11 gereği önceki metin uygulanır ve değer kaybı “talep edilmesi halinde” tespit edilir; bu dosyalarda talebi açıkça yazmak gerekir. Her iki durumda da dava veya tahkim yoluna gidebilmek için sigortacıya yazılı başvuru yapılmış olması ve talebin olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi gerekir. Bu nedenle yazılı başvuru, hak arama kapısını açan ispat belgesi olarak önemini korur.

B.2.2 maddesi nedir?

Trafik sigortası Genel Şartları’nın B.2/2.2 fıkrası, hak sahibinin aracını dilediği onarım merkezinde onarttırabileceğini düzenler. Bu durumda sigortacı, anlaşmalı servisinde uygulanacak bedel üzerinden ödeme yapabilir; ancak bunu hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde hak sahibine bildirmek zorundadır. Süresinde bildirim yapmazsa anlaşmalı servis bedelini hak sahibine karşı ileri süremez.

Aracın yaşı veya kilometresi değer kaybı hakkını sınırlar mı?

Belirli bir yaş ya da kilometre eşiğinin üzerindeki araçları değer kaybı dışında bırakan bir hüküm bulunmamaktadır. Genel Şartlar A.5/a, aracın yaşını, modelini ve kullanılmışlık düzeyini tespitte dikkate alınacak ölçütler arasında sayar; bunlar talebi engelleyen şartlar değil, ikinci el satış değerindeki farkı hesaplarken kullanılan verilerdir. Kilometreye göre azaltma, Ek-1’in 4/12/2021 öncesi sürümünde 15.000 km üzerindeki araçlar için doğrudan bir formüldü; 2021 sürümünde ise kullanılmışlık düzeyi katsayısına (K) dönüştü ve 1/7/2026’da Ek-1 ile birlikte yürürlükten kalktı. Hiçbir sürümde ayrı bir yaş katsayısı ya da yaş sınırı yoktu.

Park hâlindeki araca çarpılmasında değer kaybı istenebilir mi?

İstenebilir. Aracın park hâlinde olması onu tek taraflı kaza kapsamına sokmaz; ortada çarpan bir araç ve sorumlu bir sürücü vardır. Kaza tespit tutanağı düzenlenmiş ve karşı araç belirlenmişse talep, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilir. Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, KTK m.84/l’de asli kusur hâlleri arasında sayılmıştır; aracın kurallara aykırı park edilmiş olması ise kusur dağılımını etkileyebilir.

Araç değer kaybına giren parçalar hangileridir?

Hesabı en çok etkileyen kalemler, aracın taşıyıcı yapısında ve büyük kaporta panellerinde yapılan işlemlerdir: şase, orta direk, marşpiyel, havuz sacı, arka panel, tavan sacı ile çamurluk, kapı, kaput ve bagaj kapağı gibi paneller. Bu parçalarda değişim yapılması, düzeltme veya boya uygulanmasına göre daha yüksek bir fark doğurur. Ancak bu bir “kapsam listesi” değildir; her parça, üzerinde yapılan işlemin ikinci el satış değerine etkisine göre değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir