Hukuk

Hangi Parçalar Değer Kaybı Kapsamına Girmez?

Hangi Parçalar Değer Kaybı Kapsamına Girmez

Hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez? Bu sorunun bugünkü doğru cevabı, internette dolaşan listelerden farklı: yürürlükteki mevzuatta “şu parçalar değer kaybına girmez” diyen bir hüküm bulunmuyor. Cam, plastik aksam, far, ayna, lastik ve jant için yıllardır tekrarlanan kapsam dışı listesinin dayanağı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek-1‘iydi ve bu ek 1 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırıldı. Listenin arkasındaki kanuni yetki ise çok daha önce, Anayasa Mahkemesi’nin 9 Ekim 2020’de yürürlüğe giren iptal kararıyla ortadan kalkmıştı.

Makale İçeriği

Bu yazıda, değer kaybı kapsamında olmayan parçalar başlığı altında anlatılagelen iddiaları tek tek kanun ve genel şart metinleriyle karşılaştırıyoruz. Bugün gerçekten teminat dışı olan hâllerin listesi Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesindedir; parça türüne göre düzenlenmiş tek bir bent dahi içermez. Buna karşılık parçanın niteliği, tazminatın tutarını etkiler. Kapsam ile tutar arasındaki bu ayrım, reddedilen başvuruların büyük bölümünün altında yatan asıl meseledir.

Özet

Değer kaybı talebini parça türüne bakarak reddeden yaklaşımın mevzuattaki dayanağı kalmamıştır; parçanın niteliği hakkı değil, hesaplanacak tutarı etkiler.

  • Yürürlükteki teminat dışılık listesi KTK m.92‘dir ve parça bazlı bir bent içermez; araç bazlı tek bent m.92/l’dir (trafikten çekme veya hurdaya çıkarma işlemi görmüş araçlar).
  • Cam, plastik, far, lastik ve jant istisnasını düzenleyen Genel Şartlar Ek-1, 1/7/2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır (RG 12.06.2026-33278, MADDE 6).
  • Genel şartlarla teminatı daraltma yetkisini veren KTK m.92/(i) bendi, Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiştir (E.2019/40, K.2020/40; yürürlük 9/10/2020).
  • Zamanaşımı kaza tarihinden değil, zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl; her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır (KTK m.109/1).
  • Kasko Genel Şartları’nda değer kaybı teminatı yer almaz; kaskodan onarım yaptırmak, karşı tarafın trafik sigortasından değer kaybı isteme hakkını ortadan kaldırmaz.

Değer Kaybı Kapsamına Girmeyen Parçaların Tanımı ve Özellikleri

Bugün yürürlükte olan metinlerde değer kaybı kapsamına girmeyen parçalar diye tanımlanmış bir kategori yoktur. Bu ifade, uygulamada iki ayrı şeyin karıştırılmasından doğar: bir talebin teminat dışı olması ile bir parçanın tazminat hesabına etkisinin sınırlı olması. Birincisi kanunun saydığı hâllere bağlıdır ve talebi sigortacı bakımından tamamen ortadan kaldırır. İkincisi ise eksperin takdirine giren bir değerlendirme meselesidir; talebi ortadan kaldırmaz, sonucu küçültür.

Ayrımın kaynağı Genel Şartlar’ın A.5 maddesidir. 1/7/2026’da yeniden yazılan bu maddede maddi zararlar teminatı, “zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalma” olarak tanımlanır. Aynı fıkra, değer kaybının hangi ölçütlere göre tespit edileceğini de sayar: aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark.

Bu listede dikkat edilmesi gereken nokta şudur: “hasar gördüğü kısımları” ibaresi bir istisna değil, bir hesap ölçütüdür. Yani hangi parçanın hasar gördüğü sorusu, talebin kabul edilip edilmeyeceğini değil, tespit edilecek farkın büyüklüğünü belirler. Aynı mantık geçmiş hasar durumu için de geçerlidir. Metin, belirli parçaları hesabın dışında bırakan bir cümle içermez.

Aşağıdaki tablo, yaygın olarak değer kaybı kapsamında olmayan parçalar diye sayılan kalemleri, dayandırıldıkları metinle ve bu metnin bugünkü durumuyla birlikte gösterir.

Yaygın iddiaDayandırıldığı metinBugünkü durum
Cam, plastik aksam, lastik, jant, radyo/teyp değer kaybına girmezGenel Şartlar Ek-1 / “Teminat Dışında Kalan Haller” md.1Ek-1 1/7/2026’da yürürlükten kaldırıldı
Mekanik, elektrik ve elektronik aksam kapsam dışıdırAynı maddeAynı şekilde mülga
Mini onarımla giderilebilen hasarlarda talep edilemezAynı maddeÖlçüt yürürlükte değil; hasarın giderilme biçimi tutara etki eder
Vidalı parçalarda yapılan değişim kapsam dışıdırEk-1 md.2Mülga
Talep, rayiç değerin %25’ini aşamazEk-1 md.3Mülga; oransal üst sınır kalmadı
Taksi, dolmuş ve kiralık araçlarda tutar yarıya düşerEk-1 md.6Mülga
Trafikten çekme veya hurda işlemi görmüş araçta istenemezKTK m.92/lYürürlükte — kanun hükmü
Kapsam dışı sayılan kalemlerin dayanağı ve güncel durumu.

Kapsam dışı olmak ile tutarı etkilememek aynı şey midir?

Hayır. Bir talebin kapsam dışı olması, sigortacının o kalemi hiç değerlendirmemesi sonucunu doğurur ve bunun için kanunda sayılı bir sebebe dayanması gerekir. Buna karşılık bir parçanın ikinci el satış değerine etkisinin küçük olması, eksperin hesabında karşılığını bulur; talep reddedilmez, tutar düşük çıkar. Uygulamada bu iki sonuç aynı cümleyle ifade edildiği için hak sahibi, aslında hesaplanabilir bir talebi olduğu hâlde başvurudan vazgeçebiliyor.

Fark, itiraz aşamasında belirleyici hâle gelir. Ret gerekçesi “bu parça teminat dışıdır” ise, dayanağının KTK m.92’deki bentlerden biri olması gerekir. Gerekçe “bu parçanın değere etkisi yoktur” ise, bu bir teknik takdirdir ve eksper raporuna itiraz yoluyla tartışılır. İki gerekçeye karşı kurulacak savunma birbirinden tamamen farklıdır.

Değer kaybı hangi ölçütlere göre hesaplanır?

Ölçütler Genel Şartlar A.5/a’da sayılıdır ve altı başlıkta toplanır: markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumu. Bunların hepsi, aracın kaza öncesi ikinci el satış değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farkın tespitinde kullanılır. Tespiti, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanan sigorta eksperi yapar; araç hasarına eksper atanmışsa aynı eksper, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir.

Bu düzenlemenin pratik sonucu, ayrı bir değer kaybı raporu ücreti ödenmemesidir. Aynı maddeye göre araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir. Yani ayrı bir dilekçe vermemiş olmak, talebin doğmadığı anlamına gelmez. Sigortacı, hesaplanan tutarı en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirmek zorundadır.

Değer kaybı kapsamına girmediği ileri sürülen araç parçalarının mevzuattaki karşılığını gösteren görsel

Kanunda Teminat Dışı Sayılan Haller Nelerdir?

Zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kalan hâller, Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinde sayılmıştır. Madde, (a) bendinden (m) bendine kadar on üç ayrı hâl düzenler. Bu bentler baştan sona okunduğunda görülen şudur: parça türüne göre düzenlenmiş tek bir bent bulunmaz. Araç bazlı düzenleme yalnızca (l) bendindedir ve orada da ölçüt parçanın cinsi değil, aracın tescil kaydına işlenmiş bir işlemdir.

BentTeminat dışı hâlDeğer kaybı bakımından anlamı
aİşletenin, eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı talepleriKendi sürücüsüne karşı talep
bİşletenin eşi, usul ve füruu, evlatlık ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mal zararlarıAile içi araç kazaları
cİşletenin sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlar
dMotorlu araç yarışları ve denemelerindeki kazalar
eAraçta taşınan eşyanın zararlarıBagajdaki eşya, yük
fManevi tazminat talepleriDeğer kaybı maddi zarardır, bu bende girmez
gHak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleriKusur oranı indiriminin kanuni dayanağı
hSigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan talepler
iİPTAL — Anayasa Mahkemesi E.2019/40, K.2020/40Genel şartlarla teminat daraltma yetkisi kalktı
jDestekten yoksun kalanın, destek şahsının kusuruna denk gelen talepleriÖlümlü kaza
kGelir kaybı, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlarİkame araç ve mahrumiyet bedeli buradadır
lHasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleriDamardaki tek araç bazlı bent
mTerör eylemlerinde kullanılan araçlara ilişkin talepler
KTK m.92 — zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındaki hâller.

Teminat dışı olmak talebi tamamen ortadan kaldırır mı?

Hayır. KTK m.92 yalnızca sigortacıyı bağlar. Bir kalemin teminat dışı sayılması, o zararın hukuken doğmadığı anlamına gelmez; yalnızca muhatabını değiştirir. Kusurlu sürücüye ve işletene karşı talep, KTK m.85/1 ve Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri uyarınca açık kalır. İşleten ile bağlı olduğu teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur; ayrıca işleten, sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur.

Bu nedenle “talebiniz teminat dışıdır, reddedilmiştir” cümlesiyle biten bir yazı, dosyanın sonu değildir. Doğru okuma şudur: sigorta şirketinden alınamayacak kalem, kusurlu tarafın kendisinden genel hükümlere göre istenebilir. Aynı mantık ikame araç ve mahrumiyet bedeli için de geçerlidir; bunlar m.92/k uyarınca trafik sigortasının dışındadır ama işletene karşı talep edilebilir.

m.92/g — kusur oranı talebin ne kadarını götürür?

(g) bendi, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bırakır. Buradaki mekanizma sigortacı bakımından kendiliğinden işler: kusur oranı ne ise, tazminatın o kadarlık kısmı sigortacıdan istenemez. Ancak bendin lafzı yalnızca kendi kusura denk gelen kısmı dışarıda bırakır; karşı tarafın kusuruna denk gelen bakiye talep ayakta kalır. Bu yüzden “eşit kusurda hiçbir taraf değer kaybı alamaz” yönündeki yaygın ifade doğru değildir.

İşletene karşı açılan davada rejim farklıdır. KTK m.86/2, kazanın oluşumunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat eden tarafın talebi üzerine hâkimin tazminat miktarını indirebileceğini söyler. Yani indirim otomatik değil takdiridir ve ispat yükü, tazminatı ödeyecek olandadır. Sürücüye karşı açılan haksız fiil davasında ise TBK m.51 ve m.52 uygulanır; hâkim müterafik kusur nedeniyle tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Talebi tümüyle ortadan kaldıran tek hâl, hak sahibinin tam kusurlu olmasıdır.

Genel Şartlardaki Kapsam Dışı Listesi Hâlâ Yürürlükte mi?

Hayır. İnternette hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez sorusuna verilen cevapların neredeyse tamamı, Genel Şartlar’ın Ek-1’inde yer alan “Teminat Dışında Kalan Haller” listesine dayanır. Bu ek yürürlükten kaldırılmıştır. 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişikliğin MADDE 6 hükmü, Genel Şartlar’ın Ek-1’ini, Ek-2’sini, Ek-3’ünü ve Ek-7’sini yürürlükten kaldırmış; MADDE 8 ile yürürlük tarihi 1/7/2026 olarak belirlenmiştir.

Kaldırılan Ek-1 iki bölümden oluşuyordu. Birinci bölüm katsayı tablosuna dayalı formülü, ikinci bölüm ise kapsam dışı hâlleri düzenliyordu. Aşağıdaki tablo, bu listenin içeriğini ve bugünkü karşılığını gösterir.

Mülga Ek-1’deki hâl (1/7/2026 öncesi)Bugünkü karşılığı
Mini onarımla giderilebilen basit kaporta ve plastik tampon onarımları; cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarlarıYürürlükte değil. Bu kalemler artık A.5/a ölçütleri içinde tutar bakımından değerlendirilir
Ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın vidalı parçalarda yapılan onarım/değişimYürürlükte değil
Rayiç değerin %25’ini aşan talepler (araç başına toplam üst sınır)Yürürlükte değil; oransal tavan kalmadı
Kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında mülkiyet değişikliği olan araçlarYürürlükte değil; devir hâlinde alacağın kime ait olduğu genel hükümlere göre çözülür
Çekme belgeli ve hurda belgeli işlem görmüş araçlarKTK m.92/l ile kanun düzeyinde yürürlükte
Kısa/uzun süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş (tutarın %50’sini aşan kısım), test aracı, koleksiyon ve antika araçlarYürürlükte değil
Mülga Ek-1’in “Teminat Dışında Kalan Haller” listesi ve bugünkü durumu.

Tablodaki tek satırın bugün de ayakta kalmasının sebebi, o hâlin 2021 yılında kanun metnine taşınmış olmasıdır. Trafikten çekme ve hurdaya çıkarma, artık genel şart hükmü değil KTK m.92/l’de yazılı bir kanun hükmüdür. Diğer satırların hepsi genel şart düzeyinde kalmış ve ekle birlikte ortadan kalkmıştır.

Genel şartlarla teminat daraltılabilir mi?

Ek-1’in kaldırılmasından çok önce, listenin arkasındaki kanuni yetki zaten ortadan kalkmıştı. KTK m.92’ye 2016 yılında eklenen (i) bendi, “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler”i teminat dışı sayıyordu. Bu bent, Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal 9 Ekim 2020’de yürürlüğe girmiştir. Kanunun bugünkü konsolide metninde (i) bendi boş bir bent olarak durur.

Aynı karar, KTK m.90’daki “ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibarelerini de metinden çıkarmıştır. Bu iki iptalin birlikte sonucu şudur: genel şartlar, kanunun tanıdığı tazminat hakkını daraltan bağımsız bir kaynak olmaktan çıkmıştır. Bir talebin teminat dışı sayılabilmesi için m.92’de sayılan hâllerden birine girmesi gerekir; “genel şartlarda böyle yazıyor” gerekçesi tek başına yeterli değildir.

Bu iki katmanlı değişikliğin plastik aksam özelindeki ayrıntılı karşılığı ve konuya ilişkin yargı kararları için plastik parça araç değer kaybı yazımıza bakabilirsiniz.

Katsayı tablosu ve yüzde 25 sınırı geçerli mi?

Değildir. İnternette dolaşan “Değer Kaybı = Piyasa Değeri × Hasar Katsayısı × Yaş/Kilometre Katsayısı” biçimindeki formüller, mülga Ek-1’in birinci bölümündeki katsayı tablosundan türetilmiştir. Aynı ekte yer alan, talebin rayiç değerin %25’ini aşamayacağına ilişkin üst sınır da bu ekle birlikte ortadan kalkmıştır. Bugün geçerli olan yöntem, ekspertiz raporu şablonunda piyasa analiz yöntemi olarak adlandırılır ve rakam bir tablodan değil, kaza tarihi ile güncel rayiç verilerinin, işlem gören parçaların ve piyasadaki satış ilanlarının birlikte değerlendirilmesinden çıkar.

Şablonun hesap özeti beş basamaklıdır: poliçe teminat limiti, hasar onarımı için ödenen tutar, piyasa analiz yöntemine göre tespit edilen değer kaybı, kusur oranı nispetinde değer kaybı ve son olarak sigorta şirketinin sorumluluğu. Buradaki en önemli ayrıntı, ikinci ile üçüncü satırın ayrı satırlar olması ve üçüncünün birinciden türetilmemesidir. Dolayısıyla “değer kaybı onarım faturasının yüzde şu kadarıdır” biçimindeki hesaplar, şablonun kendisiyle çelişir. Ekspertiz genelgesindeki değişikliğin ayrıntısı için değer kaybı ekspertiz genelgesi değişikliği yazımıza bakılabilir.

Cam ve Plastik Parçaların Değer Kaybı Kapsamı Dışındaki Rolü

Cam ve plastik parçalar, değer kaybı kapsamında olmayan parçalar listesinin ilk sırasında anılır. Bu yerleşik kabulün kaynağı, mülga Ek-1’in cam, plastik tampon onarımı, lastik, jant ve hava yastığı hasarlarını birlikte sayan hükmüdür. Hüküm 1/7/2026’da yürürlükten kalktığı için bugün cam veya plastik bir parçanın hasar görmesi, talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık bu parçaların ikinci el satış değerine etkisi çoğu araçta sınırlıdır ve bu sınırlılık, A.5/a’nın “hasar gördüğü kısımları” ölçütü üzerinden tutara yansır.

Aradaki farkı somutlaştırmak için iki durumu ayırmak gerekir. Yalnızca ön camı değişen bir araçta, ekspertiz raporunda kaporta işlemi görünmez ve ikinci el fiyatındaki fark ölçülebilir düzeyde olmayabilir; bu hâlde tespit edilen tutar sıfıra yakın çıkabilir. Buna karşılık plastik tampon önce düzeltme, çekme veya macun uygulanarak onarılmış ve sonra boyanmışsa, bu işlem ekspertiz zincirinde işlem görmüş olarak kaydedilir ve fiyata etkisi ölçülebilir hâle gelir. İkisinin farkı parçanın malzemesinde değil, yapılan işlemin niteliğindedir.

Plastik tampon onarımı değer kaybı doğurur mu?

Doğurabilir. Belirleyici olan, tamponun yalnızca yüzeysel bir boya işlemi mi gördüğü, yoksa öncesinde düzeltme ve dolgu işlemi mi uygulandığıdır. Ekspertiz raporu şablonunda parçalar için Onarım+Boya, Değişim+Boya, Boya, Değişim ve Boyasız Onarım kutuları ayrı ayrı işaretlenir. Yani rapor, tamponu tek bir kategori olarak değil, üzerinde yapılan işleme göre sınıflandırır. Bu kutuların hangisinin işaretlendiği, tutarı doğrudan etkiler.

Aynı şablonda her parça için Eski Hasar VAR/YOK bilgisi de ayrıca sorulur. Bu, geçmiş hasarın hesaba giren bir veri olduğunu gösterir; talebi engelleyen bir şart değildir. Boya işlemlerinin değer kaybına etkisi konusunda ayrıntı için boyama araç değer kaybına neden olur mu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Cam değişimi hasar kaydına ve ekspertize yansır mı?

Hasar kaydını doğuran olay, ödemenin kendisi değil ihbardır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği’nin 15. maddesinin üçüncü fıkrası, sigorta şirketlerinin eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına gireceğini düzenler. Dolayısıyla cam hasarı sigortaya bildirildiyse kayıt doğar; kaydın doğması ise ayrı bir mesele olan değer kaybı talebini etkilemez.

Ekspertiz tarafında ise cam, boya kalınlığı ölçümüne konu olmadığı için raporda kaporta işlemi olarak görünmez. İkinci el piyasasında camın değişmiş olması genellikle ayrı bir fiyat farkı yaratmaz; bu da tespit edilen tutarın düşük çıkmasının teknik sebebidir. Ancak burada söz konusu olan kapsam dışılık değil, ölçülebilir bir farkın bulunmamasıdır.

Kaporta Dışı Parçaların Değer Kaybındaki Sınırlamaları

Kaporta ile kaporta dışı ayrımı, mevzuatta tanımlanmış bir ayrım değildir. Bu ayrım ekspertiz uygulamasından gelir ve boya kalınlığı ölçümüne konu olan yüzeylerle olmayanları birbirinden ayırmak için kullanılır. Mülga Ek-1’de yer alan hesap tablosu, kaynaklı ana parçaları (orta direk, marşpiyel, arka çamurluk, havuz sacı, arka panel, tavan sacı) ayrı bir grupta toplayıp bunlara daha yüksek çarpanlar veriyordu; diğer kaporta aksamı ise ayrı bir grupta yer alıyordu. Bu tablo bugün yürürlükte değildir.

Tablonun kalkması ayrımın anlamsız hâle geldiği anlamına gelmez. Aracın taşıyıcı yapısında yapılan bir işlem ile bir aynanın değişmesi, ikinci el alıcısının gözünde aynı ağırlıkta değildir ve bu fark piyasa analiz yöntemiyle de ölçülür. Değişen şey, farkın sabit bir katsayıyla değil, gerçek piyasa verisiyle tespit edilmesidir.

Mekanik, elektrik ve elektronik aksam neden ayrı değerlendirilir?

Bu aksamlar, ekspertiz raporunda kaporta işlemi olarak görünmedikleri için ikinci el ilanlarındaki hasar özetine yansımaz. İlan platformlarının gösterdiği “boyalı / değişen” bilgisi kaporta paneli bazlıdır; şanzıman veya elektronik modül değişimi bu özette çıkmaz. Fiyata etkisinin sınırlı görünmesinin sebebi budur. Mülga Ek-1 bu kalemleri açıkça teminat dışı sayıyordu; bugün böyle bir hüküm bulunmadığı için değerlendirme yine A.5/a ölçütlerine göre yapılır.

Kasko poliçeleri bakımından ayrı bir ayrıntı daha vardır: Kasko Genel Şartları’nın A.4.15 maddesi, sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça aracın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen arızalar ile lastiklerdeki zararları ancak ek sözleşme ile teminat altına alınabilir sayar. Bu hüküm kasko teminatına ilişkindir; karşı tarafın trafik sigortasına yöneltilen değer kaybı talebiyle karıştırılmamalıdır.

Parça değişimi ile parça onarımı arasındaki fark hesabı nasıl etkiler?

Ekspertiz raporu, her parçaya ayrı bir satır açar ve o parçada yapılan işlemi kutulardan biriyle işaretler. Değişim ile onarımın aynı parçada farklı sonuç doğurmasının sebebi budur. Ayrıca 1/7/2026’dan itibaren geçerli olan B.2/2.1 hükmü, hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirileceğini kural olarak koyar; eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça kullanılması ancak hak sahibinin onayı ya da orijinal parça bulunamaması hâlinde mümkündür ve bu şartların gerçekleştiğini ispat yükü sigortacıya aittir.

Aynı fıkranın son cümlesi de önemlidir: bu uygulama sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. Parça bazlı değerlendirmenin ayrıntıları için parça değişimi araç değer kaybı yazımızda far, tampon, çamurluk, bagaj kapağı ve ayna gibi kalemler tek tek ele alınmıştır.

Kasko Değer Kaybını Öder mi?

Kasko Genel Şartları’nda değer kaybı teminatı yer almaz. Genel Şartlar’ın teminat kapsamını düzenleyen bölümleri baştan sona okunduğunda, değer kaybı adında bir teminat türü ya da bu adla anılan bir zarar kalemi bulunmaz. Kasko, sigortalının kendi aracında meydana gelen maddi hasarı karşılar; değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır ve muhatabı kural olarak kusurlu tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.

Bununla birlikte Genel Şartlar, poliçede sayılmayan ve teminat dışında kalan zararlar arasında düzenlenmeyen rizikolar için de ek sözleşme ile teminat sağlanabileceğini kabul eder. Genişletilmiş kasko paketlerinde karşılaşılan “değer kaybı klozu” bu kapıdan gelir. Böyle bir teminatın varlığı Genel Şartlar’dan değil, poliçenin özel şartlarından okunur; teminat listesinde açıkça yazılı değilse mevcut kabul edilemez.

Zorunlu trafik sigortası (ZMSS)Kasko
Kimin zararını karşılarKarşı tarafın (üçüncü kişinin) zararıSigortalının kendi aracındaki hasar
Değer kaybı teminatıVar — Genel Şartlar A.5/a, maddi zararlar teminatı içindeGenel Şartlarda yok; ancak ek sözleşme ile sağlanabilir
Kusur şartıKarşı tarafın kusuru aranırKural olarak kusur aranmaz
Tek taraflı kazadaKarşı taraf olmadığı için değer kaybı doğmazOnarım karşılanır; değer kaybı ancak poliçede varsa
ZamanaşımıKTK m.109Türk Ticaret Kanunu m.1420
Değer kaybı bakımından trafik sigortası ile kasko arasındaki temel farklar.

Kaskodan onarttım, yine de değer kaybı isteyebilir miyim?

Evet. Hasarı kendi kaskonuzdan onartmış olmak, karşı tarafın kusurundan doğan değer kaybı talebini ortadan kaldırmaz. Kasko, aracın onarım maliyetini karşılar; değer kaybı ise onarımdan sonra aracın ikinci el satış değerinde kalan azalmadır ve bu azalma kasko ödemesiyle giderilmiş olmaz. Talep, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilir.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken nokta, kaskodan onarım yapıldığında hasar dosyasının kendi şirketinizde açılmış olmasıdır. Değer kaybı için karşı tarafın sigortacısına ayrıca başvurulması ve kaza tespit tutanağı ile onarım belgelerinin bu dosyaya sunulması gerekir. Talebin kime yöneltileceği konusunda ayrıntı için araç değer kaybı davası kime açılır yazımıza bakabilirsiniz.

Tek taraflı kazada kaskodan değer kaybı alınır mı?

Kural olarak alınmaz. Değer kaybı, bir başkasının sorumluluğundan doğan zarardır; tek taraflı kazada karşı taraf bulunmadığı için sorumluluk sigortasından talep edilebilecek bir kalem doğmaz. Kaskodan istenebilmesi ise ancak poliçede bu yönde bir teminat bulunmasına bağlıdır ve Genel Şartlar böyle bir teminat öngörmez. Bu nedenle tek taraflı kazada beklenmesi gereken sonuç, aracın onarımının kaskodan karşılanması, değer kaybının ise talep edilememesidir.

Bu kuralın önemli bir istisnası, kazanın gerçekte tek taraflı olmamasıdır. Yol yapım veya bakımından sorumlu idarenin kusuru, yolda bırakılmış bir engel ya da üçüncü kişinin eylemi söz konusuysa ortada sorumlu bir taraf vardır ve zarar ondan istenebilir. Yol kusurundan doğan hasarlarda izlenecek yol için çukura düşen araç hasarı tazminatı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Hangi Durumlarda Değer Kaybı Kapsamı Daralır?

Talebin kendisi doğmuş olsa bile, bazı durumlar kapsamı daraltır ya da talebi sigortacı bakımından tamamen dışarıda bırakır. Uygulamada hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez sorusuna verilen cevapların çoğu aslında bu başlığın konusudur: sınırlama parçadan değil, kazanın oluş biçiminden, kusurdan, aracın tescil durumundan veya süre kaybından doğar. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir; bir kısmı kanunda sayılı teminat dışılık hâlleridir, bir kısmı hesabı küçülten teknik etkenlerdir, bir kısmı ise usule ilişkindir. Aşağıdaki başlıklar bu grupları ayrı ayrı ele alır.

1. Tek Taraflı Trafik Kazaları

Değer kaybı, karşı tarafın sorumluluğuna dayanan bir taleptir. Aracın tek başına ağaca, duvara veya bariyere çarpması hâlinde kendisine başvurulacak bir sorumlu bulunmadığı için zorunlu mali sorumluluk sigortasından değer kaybı istenemez. Bu sonuç, parçanın türüyle ya da hasarın büyüklüğüyle ilgili değildir; talebin hukuki temelinin yokluğundan doğar.

Ancak “tek taraflı” nitelemesi çoğu zaman fazla geniş kullanılır. Yol bakım ve işaretleme yükümlülüğünün ihlali, yola bırakılmış malzeme, sürüye çıkmış hayvan sahibinin gözetim yükümlülüğü ya da park hâlindeki bir araca çarpılması gibi durumlarda sorumlu bir taraf vardır. Kaza tutanağında karşı araç bulunmaması, hukuken sorumlu bulunmadığı anlamına gelmez. Bu ayrım, başvurudan önce mutlaka yapılmalıdır.

2. Araçtaki Daha Önceki Hasar Durumları

Geçmiş hasar, talebi ortadan kaldırmaz; hesabı etkiler. Genel Şartlar A.5/a, değer kaybının tespitinde dikkate alınacak ölçütler arasında “geçmiş hasar durumu”nu açıkça sayar. Yani aynı bölgeden daha önce hasar alınmış olması, kanunun tanıdığı bir ret sebebi değil, tespit edilecek farkı küçülten bir veridir. Ekspertiz raporu şablonunda her parça için ayrıca Eski Hasar VAR/YOK kutusu bulunması da bunu gösterir.

Şablonun kendi açıklaması, parça türü ve aynı parçanın tekrar hasar görmesi gibi hususların dikkate alınarak aracın değer kaybına konu edilip edilmeyeceğine ilişkin açıklama yapılmasını ister. Bu, gerekçelendirme yükümlülüğüdür; peşinen ret yetkisi değildir. Dolayısıyla “aynı yerden ikinci kez hasar aldınız, değer kaybı çıkmaz” biçimindeki mutlak cevap doğru değildir ve gerekçesi raporda gösterilmelidir.

İspat yükü bakımından da yaygın bir yanlış vardır. Onarım geçmişini belgelemek hak sahibinin üzerinde bırakılamaz; eksperi sigortacı atar ve araç hasarı için atanan eksper, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de aynı raporda yer verir. Parça değişimine ilişkin şartların gerçekleştiğini ispat etme yükü ise açık hükümle sigortacıya bırakılmıştır.

3. Plastik ve Mekanik Parçalar

Plastik tampon, far, ayna, lastik, jant ve mekanik aksam için sıkça tekrarlanan kapsam dışılık, mülga Ek-1’in hükmüne dayanıyordu ve bu hüküm 1/7/2026’da yürürlükten kalkmıştır. Bugün bu kalemler için doğru çerçeve üç adımlıdır: önce talep hakkının bulunup bulunmadığına KTK m.92 bentlerine bakılarak karar verilir, sonra “genel şartlarda yok” gerekçesinin dayanağının kalmadığı hatırlanır, en sonunda tutarın A.5/a ölçütlerine göre ne olacağı tartışılır.

Bu üç adımın sonucu genellikle şudur: talep vardır, tutar küçüktür. Bir farın değişmesi tek başına yüksek bir değer kaybı doğurmayabilir; ancak farın değişmesiyle birlikte ön panelde veya çamurlukta işlem yapılmışsa hesaba giren kalem artık yalnızca far değildir. Başvuruda bulunurken raporda hangi parçalara hangi işlemin işlendiğini görmek bu yüzden önemlidir.

4. Teminat Dışında Kalan Araç Türleri

Bugün araç niteliğine bağlı olarak değer kaybı talebini teminat dışında bırakan tek hüküm KTK m.92/l’dir: hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri. Ölçüt aracın hasar kaydı ya da hasarın büyüklüğü değil, tescil belgesine işlenmiş idari işlemdir. Böyle bir işlem görmemiş araç, ağır hasar kaydı bulunsa dahi bu bendin kapsamına girmez.

Mülga Ek-1 döneminde bu listeye kısa ve uzun süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, test aracı ile koleksiyon ve antika araçlar da giriyordu; kiralık, taksi ve dolmuş bakımından hesaplanan tutarın yarısını aşan kısım teminat dışı sayılıyordu. Bu hükümlerin hiçbiri bugün yürürlükte değildir. Aynı şekilde, belediye otobüsü, yol süpürme aracı veya toplumsal olaylara müdahale aracı gibi araç türlerini değer kaybı dışında bırakan bir düzenleme ne mülga ekte ne de yürürlükteki metinlerde bulunmaktadır.

5. Kusur Oranı ve Hasar Boyutu

Kusur, talebi sigortacı bakımından kendi oranınca daraltır. KTK m.92/g, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bırakır; bu, takdire bağlı olmayan kanuni bir sonuçtur. Ancak yalnızca kendi kusura denk gelen kısım dışarıda kalır. Yüzde elli kusurlu bir sürücünün talebi tamamen düşmez; karşı tarafın kusuruna denk gelen kısım için talep hakkı devam eder. Talebi bütünüyle ortadan kaldıran tek hâl tam kusurdur.

MuhatapDayanakKusurun etkisi
Sigorta şirketi (ZMSS)KTK m.92/gKendi kusura denk gelen kısım kendiliğinden teminat dışıdır
İşletenKTK m.86/2Zarar görenin kusurunu ispat eden tarafın talebi üzerine hâkim tazminatı indirebilir
SürücüTBK m.51 ve m.52Hâkim müterafik kusur nedeniyle indirebilir veya tamamen kaldırabilir
Kusurun tazminata etkisi muhataba göre değişir.

Hasarın boyutu ise ayrı bir başlıktır. Küçük ve yüzeysel bir hasarda tespit edilecek fark düşük çıkabilir; bu bir ret sebebi değil, hesabın sonucudur. Küçük hasarlarda talep edilebilecek kalemler için küçük hasarlı kazalarda tazminat talebi yazımıza bakabilirsiniz.

6. Kaza Tarihi ile Başvuru Süresi Arasındaki Fark

Değer kaybı talebi zamanaşımına tabidir ve buradaki en yaygın yanlış, sürenin kaza gününden başlatılmasıdır. KTK m.109/1, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğratır. İki yıllık süre öğrenmeye bağlıdır; on yıl ise dış sınırdır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, fiilin cezayı gerektirmesi ve ceza kanununun daha uzun bir zamanaşımı öngörmesi hâlinde bu uzun sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağını söyler. Ölçüt fiilin kendisidir, zarar görenin sıfatı değil: kazada bir başkası yaralanmışsa, hiç yaralanmayan araç malikinin değer kaybı talebi de uzamış süreye tabi olur. Buna karşılık salt maddi hasarlı bir kazada uzamış süre işlemez; taksirle mala zarar verme ceza kanununda suç olarak düzenlenmemiştir.

DurumSüreBaşlangıç
Salt maddi hasarlı kaza2 yılZararı ve sorumluyu öğrenme
Her hâlde üst sınır10 yılKaza günü
Kazada yaralanma varsaUzamış süreKaza günü
Kazada ölüm varsaUzamış süreKaza günü
Anlaşmanın iptali2 yılAnlaşma tarihi (KTK m.111/2)
Değer kaybı talebinde zamanaşımı süreleri.

İkinci sık yapılan hata, sigortaya yapılan başvurunun zamanaşımını kestiğinin sanılmasıdır. KTK m.97 uyarınca dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması zorunludur; ancak bu başvuru zamanaşımını kesen işlemler arasında sayılmaz. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmî ödemesidir. Bu ayrımın ayrıntısı için değer kaybı davalarında uzamış ceza zamanaşımı yazımıza bakılabilir.

Buna karşılık KTK m.109/3, önemli bir kolaylık sağlar: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Bu çift yönlü kural, karşı tarafa açılan davanın sigortacıya karşı süreyi de koruduğu anlamına gelir.

7. Düşük Tutara İmza Atılmış Olması

Sigortacının teklif ettiği düşük tutarı kabul edip ibraname imzalamak, çoğu hak sahibinin dosyayı kapandı sandığı noktadır. Oysa KTK m.111/2, tazminat miktarlarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Bu süre, m.109’daki zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir ve anlaşma tarihinden işler.

Aynı maddenin birinci fıkrası ise daha geneldir: bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Dolayısıyla “hiçbir talebim kalmamıştır” biçimindeki genel ibra kayıtları, kanunun tanıdığı sorumluluğu peşinen ortadan kaldıramaz. İptal talebinde aranan ölçüt, farkın açıkça belli olmasıdır; bu da ödenen tutar ile bağımsız bir hesap arasındaki farkın somut olarak gösterilmesiyle sağlanır.

Trafikten Çekilmiş, Hurdaya Ayrılmış ve Ağır Hasarlı Araçlarda Durum

KTK m.92/l’nin lafzı dikkatle okunmalıdır: teminat dışında bırakılan, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleridir. Bent, aracın hasar kaydından ya da hasarın tutarından söz etmez; tamamlanmış bir tescil işleminden söz eder. Bu nedenle yüksek tutarlı hasar kaydı bulunan ama bu işlemi görmemiş bir araç, bendin kapsamına girmez ve değer kaybı talebinde bulunabilir.

Buradaki kritik bağlantı, ağır hasar ödemesiyle kurulur. Genel Şartlar’ın B.2/2.3 fıkrası, zarar gören aracın ağır hasara uğradığının eksper raporuyla tespit edilmesi hâlinde, aracın “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmeyeceğini düzenler. Yani ağır hasar tazminatını alabilmek için tescil belgesine çekme şerhi düşürülür; bu şerh de aynı aracı sonraki bir kazada m.92/l kapsamına sokar. Ağır hasar ödemesini almak, gelecekteki değer kaybı hakkını sigortacıya karşı kapatan bir sonuç doğurur.

Tam hasar (pert) ile ağır hasar aynı şey midir?

Değildir ve sonuçları da farklıdır. Tam hasarda onarım masrafı aracın değerini aşar ve eksper aracın onarım kabul etmediğini tespit eder; bu iki şart birlikte aranır. Tam hasarda yapılan tescil işlemi hurdaya çıkarma, ağır hasarda ise trafikten çekmedir. Hurdaya çıkarılmış araç yeniden tescil edilemez; trafikten çekilmiş araç ise noter işlemi, çekmeden sonra yapılmış geçerli muayene ve zorunlu mali sorumluluk sigortası ile yeniden tescil edilebilir.

İnternette sıkça geçen “onarım bedeli aracın değerinin %70’ini aşarsa araç pert olur” ifadesinin mevzuatta karşılığı bulunmamaktadır. Oransal ölçüt tam hasar için değil, ağır hasar tespiti için kullanılır. Pert kaydı bulunan aracın sonraki kazalarındaki durumu için pert kaydı olan araçta değer kaybı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Son olarak burada da teminat dışılık ile hakkın yokluğu ayrımı geçerlidir. m.92/l yalnızca sigortacıyı bağlar; trafikten çekilmiş bir araç için sigortacıdan alınamayan tazminat, kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümler uyarınca talep edilebilir.

Değer kaybı talebinin kapsamını daraltan hukuki durumları özetleyen görsel

“Bu Parça Kapsam Dışı” Denilerek Reddedilen Başvuruda Ne Yapılır?

İlk yapılacak iş, ret gerekçesini yazılı olarak almaktır. Gerekçe elde olmadan itiraz kurulamaz, çünkü izlenecek yol gerekçenin türüne göre değişir. Ret yazısında dayanılan sebep bir kanun hükmü müdür, bir genel şart hükmü müdür, yoksa eksperin teknik takdiri midir? Bu üç ihtimalin her birine karşı verilecek cevap farklıdır.

Ret gerekçesiNe anlama gelirİzlenecek yol
“Bu parça genel şartlar eki uyarınca kapsam dışıdır”Dayanılan ek 1/7/2026’da mülga; ayrıca genel şartlarla daraltma yetkisi 2020’de iptal edildiYazılı itiraz; dayanağın yürürlükte olmadığı belirtilir
“Talebiniz KTK m.92/… kapsamındadır”Kanuni teminat dışılık iddiasıBendin lafzı denetlenir; girmiyorsa itiraz, giriyorsa talep kusurlu tarafa yöneltilir
“Bu parçanın değere etkisi yoktur”Teknik takdirEksper raporuna itiraz usulü işletilir
“Kusur oranınız yüksek”m.92/g uygulamasıKusur tespitine itiraz; bakiye oran için talep sürdürülür
Düşük tutar teklifiZımnî kısmî retKabul edilmişse KTK m.111/2 ile iki yıl içinde iptal istenebilir
Ret gerekçesine göre izlenecek yol.

Eksper raporuna itiraz, kendi süreleri olan ayrı bir usuldür ve bu süreler kaçırıldığında rapor kesinleşir. Rapora itiraz eden hak sahibi için işleyen kısa süreler ile itiraz eksperinin ve hakem eksperin süreleri birbirinden farklıdır. Bu usulün 1 Temmuz 2026 sonrasındaki işleyişi için değer kaybı eksper raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Sigorta Tahkim Komisyonu mu, mahkeme mi?

Yazılı başvuruya on beş gün içinde cevap verilmemesi ya da talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. Burada kritik bir tercih vardır: uyuşmazlık tüketici hakem heyetine ya da mahkemeye intikal etmişse artık Komisyon’a başvuru yapılamaz. Dolayısıyla mercii seçimi geri dönülemez bir adımdır ve başvuru yapılmadan önce karara bağlanmalıdır.

Dava yolu seçilirse görevli mahkeme davalıya göre değişir. Sigorta şirketi davalıysa uyuşmazlık ticari dava sayılır, asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Yalnızca sürücü veya işleten davalıysa görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir ve arabuluculuk şartı aranmaz. Tahkim yolunda ise arabuluculuk gerekmez.

Başvuru ve itiraz aşamasında hangi belgeler hazır olmalı?

  • Kaza tespit tutanağının onaylı sureti veya taraflar arasında düzenlenmiş maddi hasarlı kaza tespit tutanağı
  • Zarar gören araca ait ruhsat kaydı — kaza tarihinde kendi adınıza tescilli olduğunu göstermelidir
  • Onarım öncesi ve sonrası hasar fotoğrafları
  • Onarım faturası veya servis iş emri
  • Düzenlenmişse eksper raporu ve varsa itiraz eksperi raporu
  • Ret yazısının kendisi veya cevapsızlığı gösteren başvuru kaydı
  • Hak sahibine ait banka hesap bilgileri ve doğrulanmış cep telefonu numarası

Ret sonrası izlenecek adımların ayrıntılı sırası için değer kaybı başvurusu reddedilirse ne yapılmalı yazımıza bakabilirsiniz. Talep edilebilecek tutar hakkında ön fikir edinmek isteyenler araç değer kaybı hesaplama aracımızı kullanabilir; dosyanızın hukuki değerlendirmesi ve sürelerin takibi için maddi hasarlı trafik kazası alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilirsiniz.

Özetle: Hangi Parçalar Değer Kaybı Kapsamına Girmez?

Bugünkü mevzuat karşısında sorunun kısa cevabı şudur: hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez sorusunun yürürlükteki metinlerde parça bazlı bir cevabı yoktur. Kapsam dışılık kanunla belirlenir ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesindeki bentlerin hiçbiri parçanın cinsine göre düzenlenmemiştir. Cam, plastik aksam, far, ayna, lastik ve jantı sayan liste bir genel şart eki hükmüydü; o ek de 1/7/2026’da yürürlükten kaldırılmıştır.

Doğru soru, parçanın kapsama girip girmediği değil, üzerinde yapılan işlemin aracın ikinci el satış değerinde ölçülebilir bir fark yaratıp yaratmadığıdır. Bu fark bazı parçalarda küçük, bazılarında büyüktür; ancak küçük olması talebin reddini değil, tutarın düşük çıkmasını gerektirir. Reddin kanuni bir sebebe dayanması ise ancak m.92’deki bentlerden biriyle mümkündür.

  • Talep hakkı var mı? — KTK m.92 bentleri kontrol edilir; parça bazlı bent yoktur.
  • “Genel şartlarda kapsam dışı” deniyorsa? — Bu gerekçenin kanuni dayanağı 9/10/2020’de iptal edilmiş, listeyi taşıyan ek ise 1/7/2026’da kaldırılmıştır.
  • Tutar ne olur? — Genel Şartlar A.5/a ölçütleri ve ekspertiz raporundaki parça satırları belirler.
  • Sigortacıdan alınamıyorsa? — Talep kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre sürdürülür.

Bu yazıda anılan hükümlerin birincil metinleri için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun tam metni ile Genel Şartlar’da değişiklik yapan 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete tebliği incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Değer kaybı kapsamında olmayan parçalar nelerdir?

Yürürlükteki mevzuatta parça türüne göre kapsam dışı bırakılmış bir liste bulunmamaktadır. Cam, plastik aksam, lastik, jant, mekanik ve elektronik aksamı sayan liste, Genel Şartlar Ek-1’inde yer alıyordu ve bu ek 1/7/2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Bu parçaların ikinci el satış değerine etkisi sınırlı olabilir; bu, tutarı etkiler, talep hakkını ortadan kaldırmaz.

Değer kaybı hangi durumlarda alınmaz?

Zorunlu mali sorumluluk sigortasından değer kaybı alınamayan hâller KTK m.92’de sayılıdır. Değer kaybı bakımından en çok karşılaşılanlar, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısım (m.92/g) ile trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçlardır (m.92/l). Ayrıca tek taraflı kazada sorumlu bir taraf bulunmadığı için talep doğmaz ve zamanaşımı dolmuşsa def’i ileri sürüldüğünde talep karşılanmaz.

Değer kaybı hangi koşullarda hesaplanamaz?

Hesaplama, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değerleri arasındaki farkın ölçülebilmesine bağlıdır. Aracın trafikten çekilmiş ya da hurdaya ayrılmış olması, ölçülebilir bir ikinci el değeri kalmadığı için hesabı anlamsız kılar. Bunun dışında hesap yapılamayan bir durum yoktur; hesabın küçük çıkması ile hesabın yapılamaması farklı sonuçlardır.

Değer kaybı talebi Tramer kaydına eklenir mi?

Hasar kaydını doğuran olay, tazminat ödemesi değil kazanın ihbar edilmesidir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği’nin 15. maddesinin üçüncü fıkrası, şirketlerin eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları veri tabanına gireceğini düzenler. Bu nedenle değer kaybı tazminatının ödenmesi aracın kaydına ayrı ve yeni bir hasar kaydı eklemez; kayıt zaten kaza ihbarıyla doğmuştur.

Cam değişimi değer kaybına girer mi?

Camı kapsam dışı bırakan hüküm 1/7/2026’da yürürlükten kalkmıştır; bu nedenle talep peşinen reddedilemez. Ancak cam değişimi ekspertiz raporunda kaporta işlemi olarak görünmediği ve ikinci el fiyatında ölçülebilir bir fark yaratmadığı için tespit edilecek tutar çoğu araçta çok düşük ya da sıfıra yakın çıkar. Burada söz konusu olan kapsam dışılık değil, ölçülebilir farkın bulunmamasıdır.

Far değişimi değer kaybına girer mi?

Far için de parça bazlı bir teminat dışılık bendi bulunmamaktadır. Tek başına far değişimi genellikle düşük bir tutar doğurur; ancak farın değişmesiyle birlikte ön panel, çamurluk veya tamponda işlem yapılmışsa hesaba giren kalem yalnızca far değildir. Raporda hangi parçaya hangi işlemin işlendiği kontrol edilmelidir.

Plastik aksam değer kaybına girer mi?

Plastik aksamı kapsam dışı sayan hükmün iki ayağı da ortadan kalkmıştır: dayanağı olan KTK m.92/(i) bendi Anayasa Mahkemesi kararıyla 9/10/2020’de iptal edilmiş, kapsam dışı listesini içeren Genel Şartlar Ek-1 ise 1/7/2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. Belirleyici olan parçanın malzemesi değil, üzerinde yapılan işlemin ekspertiz raporuna nasıl yansıdığıdır.

Kasko değer kaybını öder mi?

Kasko Genel Şartları’nda değer kaybı teminatı yer almaz. Kasko, sigortalının kendi aracındaki hasarı karşılar; değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır. Genişletilmiş paketlerde ek sözleşme ile değer kaybı teminatı sağlanmış olabilir; bunun için poliçenin özel şartlarına bakılması gerekir.

Kaskodan onarttığım araç için değer kaybı isteyebilir miyim?

Evet. Kasko yalnızca onarım maliyetini karşılar; onarımdan sonra aracın ikinci el satış değerinde kalan azalma giderilmiş olmaz. Bu azalma, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından ayrı bir başvuruyla talep edilir. Kaza tespit tutanağı ve onarım belgelerinin bu ikinci dosyaya da sunulması gerekir.

Tek taraflı kazada değer kaybı alınır mı?

Sorumlu bir karşı taraf bulunmadığı için zorunlu mali sorumluluk sigortasından değer kaybı istenemez. Ancak kazanın gerçekten tek taraflı olup olmadığı incelenmelidir: yol bakım ve işaretleme yükümlülüğünün ihlali, yolda bırakılmış engel veya hayvan sahibinin gözetim yükümlülüğü söz konusuysa ortada sorumlu bir taraf vardır ve talep ona yöneltilir.

Aynı bölgeden ikinci kez hasar alan araçta değer kaybı istenebilir mi?

İstenebilir. Genel Şartlar A.5/a, geçmiş hasar durumunu değer kaybının tespitinde dikkate alınacak ölçütler arasında sayar; ret sebebi olarak değil. Ekspertiz raporunda her parça için ayrıca eski hasar bilgisi sorulur ve aynı parçanın tekrar hasar görmesi hâlinde gerekçeli açıklama yapılması beklenir. Geçmiş hasar tutarı düşürür, talebi ortadan kaldırmaz.

Ağır hasarlı araç değer kaybı alabilir mi?

Belirleyici olan hasarın ağırlığı değil, tescil belgesine işlenmiş işlemdir. Ağır hasar tazminatı ödenebilmesi için aracın “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesinin sigortacıya ibraz edilmesi gerekir; bu şerh düşüldükten sonra araç, sonraki kazalarında KTK m.92/l kapsamına girer. Böyle bir işlem görmemiş ağır hasarlı araç ise değer kaybı talep edebilir.

Değer kaybı talebinde yüzde 25 sınırı var mı?

Yoktur. Talebin aracın rayiç değerinin yüzde yirmi beşini aşamayacağına ilişkin üst sınır, Genel Şartlar Ek-1’in üçüncü maddesinde yer alıyordu ve bu ek 1/7/2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün geçerli olan tek sınır, poliçenin maddi zararlar teminatı limitidir.

Kusurluysam değer kaybı alabilir miyim?

Kısmen kusurluysanız alabilirsiniz. KTK m.92/g yalnızca kendi kusurunuza denk gelen kısmı teminat dışında bırakır; karşı tarafın kusuruna denk gelen kısım için talep hakkınız devam eder. Talebi tamamen ortadan kaldıran tek hâl tam kusurdur. İşletene karşı açılan davada ise indirim kendiliğinden değil hâkimin takdiriyle yapılır ve kusurun ispatı karşı tarafa aittir.

Değer kaybı için ayrı dilekçe vermek zorunlu mu?

Genel Şartlar A.5/a uyarınca araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir. Buna karşılık dava veya tahkim yoluna gidebilmek için sigortacıya yazılı başvuru yapılmış olması ve talebin olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi gerekir. Bu nedenle yazılı başvuru, talebi doğuran belge olmaktan çıkmış, hak arama kapısını açan ispat belgesine dönüşmüştür.

Aracın yaşı veya kilometresi değer kaybı hakkını sınırlar mı?

Belirli bir yaş ya da kilometre eşiğinin üzerindeki araçları değer kaybı dışında bırakan bir hüküm bulunmamaktadır. Genel Şartlar A.5/a, aracın yaşını, modelini ve kullanılmışlık düzeyini tespitte dikkate alınacak ölçütler arasında sayar; bunlar talebi engelleyen şartlar değil, ikinci el satış değerindeki farkı hesaplarken kullanılan verilerdir. Kilometreye göre kademeli azaltma öngören formül mülga Ek-1’de yer alıyordu ve 1/7/2026’da yürürlükten kalkmıştır.

Park hâlindeki araca çarpılmasında değer kaybı istenebilir mi?

İstenebilir. Aracın park hâlinde olması onu tek taraflı kaza kapsamına sokmaz; ortada çarpan bir araç ve sorumlu bir sürücü vardır. Kaza tespit tutanağı düzenlenmiş ve karşı araç belirlenmişse talep, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilir. Park edilmiş araca çarpma, trafik yönetmeliğinde asli kusur sayılan hâller arasında sayılmıştır.

Araç değer kaybına giren parçalar hangileridir?

Hesabı en çok etkileyen kalemler, aracın taşıyıcı yapısında ve büyük kaporta panellerinde yapılan işlemlerdir: şase, orta direk, marşpiyel, havuz sacı, arka panel, tavan sacı ile çamurluk, kapı, kaput ve bagaj kapağı gibi paneller. Bu parçalarda değişim yapılması, düzeltme veya boya uygulanmasına göre daha yüksek bir fark doğurur. Ancak bu bir “kapsam listesi” değildir; her parça, üzerinde yapılan işlemin ikinci el satış değerine etkisine göre değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir