Hukuk

Kaza Sonrası Oluşan Burun Eğriliği: Maluliyet ve Tazminat

Kaza Sonrası Oluşan Burun Eğriliği: Maluliyet ve Tazminat

Kaza sonrası oluşan burun eğriliği, hem kalıcı bir engel oranı hem de ayrı bir tazminat kalemi doğurabilen bedensel zarardır. Trafik kazasında, iş kazasında veya bir darp olayında burun kemiğinin kırılması çoğu zaman ilk günlerde basit bir yaralanma gibi görünür; asıl sonuç, kırık kaynadıktan sonra geriye kalan şekil bozukluğu, nefes alma güçlüğü ve koku kaybıyla ortaya çıkar. Bu üç sonucun her biri mevzuatta ayrı ayrı ölçülür ve ayrı yüzdelerle karşılanır.

Makale İçeriği

Burun eğriliği ve burun kırığı nedeniyle istenebilecek maddi ve manevi tazminatın dayanakları, engel oranının hangi cetvelden okunduğu, failin ceza sorumluluğu ve başvuru süreleri bu yazıda kanun metinleri ile Yargıtay kararları üzerinden sırayla ele alınmaktadır.

Özet

Burun eğriliğinde engel oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvelden okunur; kozmetik eğrilik ile nefes yolu tıkanıklığı ayrı bölümlerde değerlendirilir.

  • Cetvelde “edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği” karşılığı %2‘dir; aynı bölümde burnun kısmi kaybı %15, tam kaybı %47’ye kadar çıkar.
  • Burun tıkanıklığına bağlı nefes darlığı hava yolu defektleri tablosundan okunur: %5 – %10 – %20 – %40 – %90 ve üzeri.
  • Koku ve tat duyusunun kaybı için her biri %3 engel oranı verilir; iki ayrı bölümden çıkan oranlar toplanmaz, Balthazard formülüyle birleştirilir.
  • Maluliyet oranı sıfır çıksa bile yüzde kalan sabit iz, TBK m.54/4 ekonomik geleceğin sarsılması kalemiyle tazmin edilebilir (4. HD E.2021/24942 K.2022/9679).
  • Manevi tazminat zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır (KTK m.92/f); sürücü, işleten ve araç sahibinden istenir.
  • Dava süresi kural olarak 2 yıl ve her hâlde 10 yıl; fiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Burun Eğriliği Sonrası Maluliyetin Tanımı ve Değerlendirilmesi

Bir trafik kazası ya da başka bir kaza sonucunda ortaya çıkan burun eğriliği maluliyet, kişinin burun yapısında meydana gelen kalıcı hasarların ve fiziksel işlev bozukluklarının hukuken ölçülmüş hâlidir. Bu tür bir durum, hem estetik bakımından hem de fizyolojik işlev açısından mağduriyet yaratabilir. Özellikle burun solunum işlevindeki zorluklar, koku alma kaybı veya burun anatomisindeki belirgin deformasyonlar, engel oranının artmasına sebep olur.

Burada karıştırılan nokta şudur: “maluliyet” tek bir rakam değildir. Burnun görünümündeki bozulma, nefes yolundaki daralma ve koku duyusundaki kayıp, mevzuatta birbirinden bağımsız üç başlık altında ölçülür. Bir kişide üçü birden varsa üç ayrı oran belirlenir ve bunlar toplanmaz; aşağıda ayrıntısını verdiğimiz Balthazard yöntemiyle tek bir orana indirgenir. Oranı etkileyen temel unsurlar şunlardır:

  • Burun fonksiyon kayıpları: Solunum güçlüğü, koku alma sorunları gibi kişisel yaşamı doğrudan etkileyen sıkıntılar.
  • Estetik kayıplar: Burundaki belirgin şekil bozuklukları sosyal hayat ve kişisel özgüven üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir.
  • Yaralanmanın kalıcılığı: Burundaki eğriliğin ameliyat veya diğer tedavi yöntemleri ile giderilememesi, kalıcı maluliyet olarak değerlendirilmektedir.
  • Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi: Adli raporlarda kemik kırığı için kullanılan hafif–orta–ağır derecelendirmesi, hem ceza davasındaki artırım oranını hem de tazminat dosyasındaki zarar tartışmasını doğrudan etkiler.

Engel oranını tespit eden raporlar, yalnız tıbbi boyutu değil, günlük yaşamda ortaya çıkan kısıtlılıkları da kapsar. Mahkemeye sunulan bu raporlar, talep edilen maddi ve manevi tazminat bakımından dosyanın en kritik belgesidir. Burun şekil bozukluğu tazminat sürecinde rapor, zararın varlığını ve büyüklüğünü ortaya koyan somut delildir.

Hukuki süreçte değerlendirme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde yürütülür. Olayın oluş biçimi, tarafların kusur oranı, mağdurun yaşı ve mesleği tazminatın kapsamını belirler. Bu aşamada alınan sağlık raporlarının doğru türde ve doğru kurumdan alınmış olması, ileride doğabilecek hak kayıplarını önlemede kritik öneme sahiptir; yanlış rejimde alınmış bir rapor dosyaya sunulduğunda mahkeme raporu yeniden aldırır ve süreç uzar.

Burun eğriliğinden kaynaklanan maluliyet, yalnızca fiziksel görünümü değil, kaza mağdurunun yaşam kalitesine dair birçok unsuru etkileyen kapsamlı bir durumdur. Bu sebeple sağlık raporları ile hukuki süreç koordineli biçimde yürütülmeli, rapora itiraz süreleri kaçırılmamalıdır.

Kaza sonrası oluşan burun eğriliğinde maluliyet oranının belirlenmesi ve tazminat süreci

Burun Eğriliği Maluliyet Oranı Yüzde Kaç?

Kaza sonrası kalan burun eğriliğinin karşılığı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik‘in (RG 20.02.2019, S.30692) Ek-2 Engel Oranları Alan Kılavuzu’nun “Yüz” bölümünde %2 olarak belirlenmiştir. Kılavuzda kalemin tam karşılığı “edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği” biçimindedir; “edinsel” ifadesi doğuştan gelmeyen, sonradan bir travmayla oluşan eğriliği anlatır ve kaza kaynaklı eğrilik tam olarak bu tanıma girer.

Ancak internette çok sık rastlanan “burun eğriliğinde maluliyet %2’dir” cümlesi eksik bir bilgidir. %2, yüz bölümünün yalnızca birinci sınıfına, yani anormalliğin cilt yapısı ve dış görünümle sınırlı kaldığı hâle aittir. Burunda doku kaybı, çökme veya yapısal bir eksilme varsa oran hızla yükselir. Kılavuzun burunla ilgili kalemleri şöyledir:

Kılavuzdaki kalemSınıfEngel oranı
Edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliğiSınıf 1%2
Yanakla beraber burun veya frontal kemikte çökmeSınıf 2%6
Burun ve sinüs boşluğuna açılma ile birlikte maksillanın kısmi kaybı (medial duvar kaybı)Sınıf 2%10
Burnun kozmetik deformiteye yol açan kısmi kaybıSınıf 3%15
Primer atrofik rinit (ozena)Sınıf 4%20
Burun ve sinüs boşluğuna açılma ile maksillanın kısmi kaybı (medial duvar dışında bir duvar)Sınıf 4%35
Burun ve sinüs boşluğuna açılma ile maksillanın tam kaybıSınıf 5%45
Burnun tam kaybıSınıf 5%47
Ameliyat edilemeyen burun, paranazal sinüs, çene, ağız ve farinks tümörleriSınıf 5%65

Tablonun okunmasında iki kural önemlidir. Birincisi, yönetmelik engel oranını tanıya değil fonksiyon kaybına bağlar; bu nedenle raporda yalnız “burun eğriliği” yazması yetmez, eğriliğin görünümü ne ölçüde bozduğu ve hangi işlevi ne kadar kısıtladığı açıkça belirtilmelidir. İkincisi, Yönetmelik m.10/5, bireyin engellilik durumunun Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirleneceğini söyler; “bu arıza listede yok” gerekçesiyle oran verilmemesi mevzuata aykırıdır.

Engel oranının tazminat hesabındaki karşılığı ise doğrudan değildir. Rapordaki yüzde, bilirkişinin gelir kaybı hesabında kullandığı katsayıdır; tazminatın miktarı bu oranın yanında mağdurun yaşı, geliri, kusur payı ve bakiye ömür süresiyle birlikte belirlenir. Birden fazla bölümden oran çıktığında birleştirme Balthazard formülüyle yapılır; Yönetmelik m.10/4 uyarınca 65 yaş ve üzerindeki bireylerin engellilik oranına bu formülle ayrıca %10 eklenir. Hesabın mantığını Balthazard hesaplama tablosu yazımızda adım adım gösterdik.

Nefes Alamama ve Koku Kaybında Engel Oranı

Burun kırığından sonra en sık şikâyet edilen sonuç, burnun tıkalı kalması ve nefes alamamadır. Bu sonuç yüz bölümünden okunmaz; kılavuzun ayrı bir başlığı olan hava yolu defektleri tablosundan değerlendirilir. Kılavuz hava pasajını “burun delikleri, nazal kaviteler, ağız, farenks, larenks, trakea ve bronşlar” olarak tanımlar ve burunda iki taraflı kalıcı tıkanıklığı doğrudan bu tablonun muayene ölçütleri arasında sayar.

Tabloda beş sınıfın hepsinde “hava pasajı defekti mevcut” şartı ortaktır; sınıfları birbirinden ayıran ölçüt dispne, yani nefes darlığının hangi eforda ortaya çıktığıdır:

SınıfEngel oranıAyırt edici bulgu
Sınıf 1%5İstirahatte dispne yok; günlük normal aktivitelerde de görülmez
Sınıf 2%10Gündelik aktivitede yok; stres, zorlanma, koşuşturma, yokuş çıkmada dispne var
Sınıf 3%20Düz satıhta uzun süreli yürüme, bir kat merdiven çıkma gibi gündelik aktivitede dispne var
Sınıf 4%40İstirahatte dispne var ama hasta yatağa bağımlı değil
Sınıf 5%90 ve üzeriİstirahatte ciddi dispne; spontan solunum yetersiz, ventilasyon gerekli

Bu tablonun pratik anlamı büyüktür: kozmetik olarak “sadece hafif bir eğrilik” görünen bir burun, nefes yolunu kapatıyorsa %2 değil %10 veya %20 bandında değerlendirilebilir. İki bölümden de oran çıkarsa (örneğin görünüm bozukluğu için %2, hava yolu için %10) bunlar toplanmaz; Balthazard formülüyle birleştirilir ve sonuç %12 civarında çıkar. Kılavuzun bu bölümünde yer alan bir cümle de ayrıca önemlidir: uyku apnesi bu sınıflandırmaya dâhil edilmemiştir; dolayısıyla “burun eğriliğim uyku apnesi yaptı” iddiası bu tablodan değil, ilgili uzmanlık dalının kendi bölümünden değerlendirilir.

Koku ve tat duyusu ise üçüncü bir başlıktır. Kılavuz, bu duyuların objektif olarak ölçülemediğini kabul eder; duyuları iki taraflı bozabileceğine karar verilen bir hastalık veya arıza (nazal travmalar da bu kapsamdadır) objektif olarak ortaya konursa duyunun kaybolduğu varsayılır ve her biri için %3 engel oranı verilir. Kılavuz buna bir şart bağlar: değerlendirmenin yapılabilmesi için kayba sebep olan durum için gerekli tedavi uygulanmış olmalıdır. Bu nedenle koku kaybı iddiasında, ameliyat veya tedavi sürecinin tamamlanmış ve belgelenmiş olması gerekir.

Fonksiyonel hasar ne demek?

Fonksiyonel hasar, bir organın görünümünün değil işlevinin bozulmasıdır. Burun özelinde fonksiyonel hasar; nefes alma kapasitesinin daralması, koku duyusunun azalması veya yitirilmesi ve sinüs havalanmasının bozulması biçiminde ortaya çıkar. Hukuki açıdan fark şudur: anatomik (görünüme ilişkin) bozukluk yüz bölümünden, fonksiyonel hasar ise hava yolu ve duyu bölümlerinden ölçülür. Rapor talebinde her ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmesini istemek, dosyada belirlenecek toplam oranı doğrudan etkiler.

Burun Şekil Bozukluğu Nedeniyle Tazminat Hakkı

Trafik kazaları, iş kazaları ya da diğer beklenmedik olaylar sonucunda oluşan burun şekil bozuklukları, mağdurun hem estetik hem de fonksiyonel açıdan sorun yaşamasına neden olur. Bu durumda mağdurun, yaşadığı fiziksel ve psikolojik zararlar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı bulunur. Burun şekil bozukluğu tazminat talebi, mağdurun kayıplarının telafi edilmesini amaçlar ve Türk hukukunda bu konuda birbirini tamamlayan iki ayrı hüküm vardır.

Burun, yüz bölgesinin en dikkat çeken organlarından biri olduğu için estetik açıdan önemi büyüktür. Kaza sonrasında oluşan eğrilik ya da şekil bozukluğu kişinin görünümünü ve dolayısıyla özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Benzer şekilde, burundan nefes alma gibi temel bir fizyolojik fonksiyonun bozulması da günlük yaşam kalitesini düşürür. Bu durum yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da mağduriyet yaratır.

Maddi zararın dayanağı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesidir. Madde bedensel zararları dört kalem olarak sayar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Manevi tazminat bu maddede yer almaz; onun dayanağı ayrı bir hüküm olan TBK m.56‘dır. Bu madde, hâkimin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini gözeterek zarar görene uygun bir miktar manevi tazminat ödenmesine karar verebileceğini düzenler; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınlara da manevi tazminat verilebilir. İki maddeyi birbirine karıştırmak, dilekçede hukuki sebebin yanlış gösterilmesine ve talebin eksik kalmasına yol açar.

Dava süreci, kaza sonrası elde edilen sağlık raporları, adli rapor ve fotoğraflar gibi delillerle desteklenmelidir. Estetik operasyonlar için yapılan harcamalar ile ileride yapılması gereken ameliyat giderleri de talebin bir parçası olarak sunulabilir; ileriye dönük tedavi giderinin bilirkişi raporuyla belirlenmesi istenir. Trafik kazalarında mağdurun kendi kusur oranı ve karşı tarafın poliçe limiti, ödenecek tutarı doğrudan etkiler.

Sonuç olarak burun şekil bozukluğu yaşayan kişiler, yalnız fiziksel zararlarının değil, sosyal ve psikolojik etkilerinin de tazmin edilmesini talep edebilir. Bu süreçte tüm kayıpların belgelenmesi ve talebin doğru hukuki sebebe dayandırılması gerekir.

Trafik Kazasında Burun Kırılması Tazminatı Ne Kadar?

Trafik kazasında burun kırılması nedeniyle ödenecek tazminatın tek bir maktu tutarı yoktur; toplam, birbirinden bağımsız kalemlerin toplanmasıyla bulunur ve her kalemin muhatabı farklıdır. Mağdurların en sık yaptığı hata, bütün kalemleri zorunlu trafik sigortasından beklemektir; oysa bazı kalemler poliçenin kapsamı dışındadır ve doğrudan sürücü, işleten veya araç sahibinden istenir.

Tazminat kalemiDayanakKime karşı istenirZorunlu trafik sigortası
Tedavi / sağlık hizmeti bedeliKTK m.98SGK karşılarSigortacının yükümlülüğü sona ermiştir
Geçici iş göremezlik (çalışamadığın dönem)TBK m.54/2-3Sigortacı + sorumlularKapsam içinde
Sürekli iş göremezlik (kalıcı engel oranı)TBK m.54/3Sigortacı + sorumlularKapsam içinde
Bakıcı gideriTBK m.54Sigortacı + sorumlularKapsam içinde (tedavi gideri sayılmaz)
Ekonomik geleceğin sarsılmasıTBK m.54/4Sigortacı + sorumlularKapsam içinde
Manevi tazminatTBK m.56Sürücü / işleten / araç sahibiKapsam dışı — KTK m.92/f
Gelir kaybı, kâr kaybı, kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlarGenel hükümlerSorumlularKapsam dışı — KTK m.92/k
Mağdurun kendi kusuruna denk gelen payKapsam dışı — KTK m.92/g

Tablodaki en kritik satır tedavi giderleridir. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi, trafik kazası sebebiyle resmî ve özel bütün sağlık kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmeti bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenler. Bu hüküm, tedavi masrafını sigorta şirketinden isteme yolunu kapatmıştır. Uygulamada mağdurlar bu nedenle “sigorta tedavi masrafını ödemiyor” diye şikâyet eder; oysa kalem kanun gereği SGK’ya geçmiştir.

Tazminatın miktarını belirleyen değişkenler ise şunlardır: kalıcı engel oranı, mağdurun kaza tarihindeki yaşı, geliri (belgelenemiyorsa asgari ücret), tarafların kusur oranları ve olayın gerçekleştiği tarih. Hesabın teknik ayrıntısını ve örnek rakamları trafik kazası tazminat hesaplama yazımızda, kemik kırığına özgü hesap mantığını ise kemik kırığı tazminat tutarı hesaplama yazımızda ele aldık.

Maluliyet Çıkmazsa Tazminat Alınabilir mi?

Evet. Burun kırığı dosyalarının önemli bir kısmında rapor “yaralanma fonksiyonel araz bırakmadan iyileşti, sürekli maluliyet tayinine yer yoktur” biçiminde gelir ve mağdur davasının bittiğini düşünür. Oysa Yargıtay, maluliyet oranı sıfır olsa dahi yüzde kalan sabit izin başlı başına bir maddi zarar doğurduğunu kabul etmektedir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2021/24942 K.2022/9679 sayılı, 29.06.2022 tarihli kararında, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun “fonksiyonel araz bırakmadan iyileşti” raporuna rağmen yerel mahkemenin maddi tazminat talebini tümden reddetmesi bozulmuştur. Kararın gerekçesindeki ölçüt açıktır: “Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir.”

Aynı kararda Yargıtay, yüzde sabit izin neden ekonomik bir zarar olduğunu da örnekle açıklar: vücut bütünlüğü ihlal edilen bir sinema sanatçısının ya da halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit iz kalması, çalışma gücünde fiilen bir eksiklik yaratmasa bile iş bulmasını zorlaştırabilir veya kariyerinde yükselmesine engel olabilir. Somut olayda davacı genç bir kadındır; daire, yüzündeki iz sonucu iş bulma ihtimalinin azaldığını ve ekonomik geleceğinin sarsıldığını kabul etmiş, zararın kapsamı belirlenemiyorsa TBK m.51/1 uyarınca hâkimin uygun bir miktara hükmetmesi gerektiğini belirtmiştir.

Pratik sonuç şudur: kaza sonrası oluşan burun eğriliği dosyalarında rapor “maluliyet yok” dese bile dava dilekçesinde TBK m.54/4 ekonomik geleceğin sarsılması kalemi ayrıca ve açıkça talep edilmelidir. Mağdurun yaşı, mesleği ve işinin görünümle ilişkisi bu talebin gerekçesini oluşturur. Maluliyet oranının çıkmadığı dosyalarda izlenecek yolu yaralanmalı kazada maluliyet olmazsa tazminat alınır mı yazımızda ayrıntılı anlattık.

Burun Kırığı Manevi Tazminatı Sigortadan Alınır mı?

Hayır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kalan hususları sayar ve (f) bendinde açıkça “manevi tazminata ilişkin talepler” der. Bu nedenle burun kırığı veya burun eğriliği nedeniyle istenecek manevi tazminat, karşı tarafın trafik sigortasından tahsil edilemez.

Teminat dışı olması, hakkın bulunmadığı anlamına gelmez; yalnızca muhatap değişir. Manevi tazminat, kazaya sebep olan sürücüye, aracın işletenine ve araç sahibine karşı doğrudan açılacak davada istenir. Uygulamada maddi tazminat için sigorta şirketi, manevi tazminat için sürücü ve işleten aynı dilekçede davalı gösterilir.

Manevi tazminatın miktarında Yargıtay’ın yerleşik ölçütü, tutarın bir ceza niteliği taşımaması ve malvarlığı zararının karşılanmasını amaçlamamasıdır; hâkim Türk Medeni Kanunu m.4 uyarınca hakkaniyete göre takdir eder ve gerekçesini objektif biçimde göstermek zorundadır. Değerlendirmede olayın ağırlığı, tarafların kusur durumu, mağdurun duyduğu elem ve yaralanmanın kalıcı iz bırakıp bırakmadığı birlikte gözetilir. Kalıcı iz kalan dosyalardaki uygulamayı trafik kazasında kalıcı iz kalırsa manevi tazminat yazımızda örneklerle inceledik.

Burun Eğriliği Tazminat Sürecinde İlgili Hukuki Düzenlemeler

Burun eğriliği, trafik kazaları, iş kazaları veya darp olayları sonrasında sıkça rastlanan bir durumdur ve kişinin fiziksel sağlığının yanı sıra psikolojik durumunu da etkiler. Bu gibi hâllerde hem engel oranının belirlenmesi hem de burun şekil bozukluğu tazminat hakkının korunması için birden çok mevzuat aynı anda devreye girer.

Temel düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘dur. Kanunun 49. maddesi kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar vereni bu zararı gidermekle yükümlü tutar; 54. madde bedensel zararın maddi kalemlerini, 56. madde manevi tazminatı düzenler. 55. madde ise zararın nasıl hesaplanacağını belirler ve rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin zarardan indirilemeyeceğini, hesaplanan tazminatın hakkaniyet düşüncesiyle artırılıp azaltılamayacağını açıkça söyler.

Bu maddeye 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la iki fıkra eklenmiştir. Birincisi faize ilişkindir: çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplarda, zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. İkincisi mahsuba ilişkindir: tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir. Kaza tarihi bu düzenlemeden sonraki dosyalarda faiz başlangıcı ve avans mahsubu bu hükümlere göre yürür.

Trafik kazalarında ikinci temel metin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu‘dur. Bu Kanunun 90. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar ve manevi tazminat bakımından burada düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirtir. KTK m.98 tedavi giderlerini SGK’ya devretmiş, KTK m.92 teminat dışı kalemleri saymış, KTK m.97 ise dava öncesi başvuru şartını getirmiştir.

Sigorta hukuku bakımından KTK m.97 şu düzeni kurar: zarar gören, poliçe sınırları içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorundadır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermezse veya verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonu‘na başvurabilir. Ödeme süresi ise ayrı bir maddede düzenlenmiştir: KTK m.99 uyarınca sigortacı, genel şartlarla belirlenen belgelerin kendisine ulaştığı tarihten itibaren sekiz iş günü içinde poliçe sınırları içindeki tutarı ödemek zorundadır. Yargıtay, bu iki adımın tamamlanmasını sigortacının temerrüdünün başlangıcı saymaktadır; dolayısıyla eksiksiz başvuru dosyası hazırlamak, faizin hangi tarihten işleyeceğini de belirler.

Engel oranının hangi cetvele göre belirleneceğini ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik düzenler. Yönetmelik, iş kazası ve meslek hastalığı dışındaki kaza ve yaralanmalarda düzenlenecek belgeyi ayrıca adlandırır; trafik kazası da bu kapsamdadır. Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlanacak gelir ve aylıklar için istenen raporlar ise bu yönetmelik kapsamında değerlendirilmez, ayrı bir yönetmeliğe tabidir. Üç ayrı rejimin bulunduğunu bilmek, doğru belgeyle yola çıkmayı sağlar.

Burun Kırığı Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Burun kırığı tazminat davası, olayın türüne göre farklı bir sırayla yürür. Trafik kazasında dava öncesi sigortaya başvuru zorunludur; darp gibi kasten yaralama olaylarında böyle bir ön şart yoktur ve doğrudan dava açılabilir. Sürecin iskeleti şöyledir:

  1. Olayın belgelenmesi. Trafik kazasında kaza tespit tutanağı, darp olayında karakol başvurusu ve adli muayene raporu alınır. Kırığın röntgen görüntüsü ve ameliyat evrakı saklanır.
  2. Tedavinin tamamlanması ve kalıcı sonucun belirlenmesi. Engel oranı, tedavi sürerken değil sonuç sabitlendikten sonra ölçülür. Bu aşamadan önce alınan rapor “süreli” olur ve tazminat hesabına esas alınmaz.
  3. Doğru rapor türünün alınması. Kaza kaynaklı fonksiyon kayıpları için düzenlenecek durum bildirir sağlık kurulu raporu, yetkili engellilik sağlık kurulundan alınır ve engel oranı bu raporda yüzde olarak yazılır.
  4. Sigortaya yazılı başvuru (trafik kazasında). Poliçe, kaza tutanağı, raporlar ve gider belgeleri eklenerek başvuru yapılır; 15 günlük cevap süresi beklenir.
  5. Tahkim veya dava tercihi. Cevap gelmez ya da yetersiz kalırsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir veya asliye ticaret / asliye hukuk mahkemesinde dava açılır.
  6. Kalemlerin ayrı ayrı talep edilmesi. Dilekçede sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, ekonomik geleceğin sarsılması ve manevi tazminat ayrı kalemler hâlinde gösterilir; manevi tazminat için sürücü ve işleten de davalı yapılır.
  7. Bilirkişi raporuna itiraz. Hesap raporunda yaş, gelir, kusur oranı ve kullanılan yöntem denetlenir; hatalı unsur varsa süresinde ve gerekçeli itiraz edilir.

Bu sıradaki en kritik adım ikincisidir. Tedavi tamamlanmadan açılan davada mahkeme, kalıcı sonucun belirlenmesini bekler; bu da dosyayı uzatır. Buna karşılık zamanaşımı süresi işlemeye devam ettiği için bekleme süresiz de olamaz. İki riski birlikte yönetmenin yolu, süreyi kaçırmadan davayı açıp kalıcı raporu yargılama sırasında dosyaya sunmaktır.

Kaza Sonrası Oluşan Burun Eğriliğinde Zamanaşımı Süreleri

Kaza sonrası oluşan burun eğriliği nedeniyle açılacak tazminat davasında süre, olayın türüne göre değişir ve pek çok dosya bu noktada kaybedilir. Trafik kazalarında süre 2918 sayılı Kanun’un 109. maddesinde, diğer haksız fiillerde Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. İki maddenin yapısı benzerdir: öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde olaydan itibaren on yıl.

DurumSüreDayanak
Trafik kazasında maddi zararÖğrenmeden 2 yıl / kazadan 10 yılKTK m.109/1
Fiil suç oluşturuyorsa (taksirle veya kasten yaralama)Ceza zamanaşımı süresi uygulanırKTK m.109/2 · TBK m.72/1
Darp, kavga gibi haksız fiillerÖğrenmeden 2 yıl / fiilden 10 yılTBK m.72/1
Sorumlular arasında rücu2 yılKTK m.109/4
Şikâyete tabi suçlarda ceza şikâyetiFiili ve faili öğrenmeden 6 ayTCK m.73/1-2

Tablodaki ikinci satır mağdur lehine çalışan en önemli kuraldır. Burun kırığı yaratan bir trafik kazası aynı zamanda taksirle yaralama suçunu oluşturur; TCK m.89’un hiçbir fıkrasında cezanın üst sınırı beş yılı aşmadığı için dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Ceza kanunu daha uzun bir süre öngördüğü için maddi tazminat talepleri bakımından da bu uzun süre geçerli olur. Yani iki yıllık süre geçmiş olsa dahi dosya her zaman kapanmış sayılmaz.

İki nokta ayrıca dikkat ister. Birincisi, zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen süre de yükümlü bakımından kesilmiş sayılır. İkincisi, sigortayla yapılan anlaşmalar sınırsız değildir: KTK m.111 uyarınca sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Sürelerin ayrıntılı dökümü için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Burun Kırığında Hangi Rapor Alınır?

Burun kırığı dosyalarında birbirine karıştırılan üç ayrı belge vardır ve yanlış belgeyle açılan dosya zaman kaybettirir. Adli rapor ceza yargılamasının, engelli sağlık kurulu raporu sosyal hakların, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir rapor ise tazminat dosyasının belgesidir.

BelgeNe içinOran yazılır mıKim ister
Adli muayene (darp) raporuCeza soruşturması; yaralanmanın niteliğiHayır — derece belirtilirSavcılık / kolluk
Kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporuTazminat dosyası; kalıcı engel oranıEvet, yüzde olarakKurum resmî yazıyla (mahkeme, sigorta)
SGK maluliyet tespitine esas raporSürekli iş göremezlik geliri, malullük aylığıHayır — kararı SGK verirSigortalı / Kurum

Tablodaki ikinci satırın tam adı “Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu”dur ve Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.9/1, iş kazası ile meslek hastalığı dışındaki kaza ve yaralanma kaynaklı fonksiyon kayıplarında bu raporun düzenleneceğini söyler. Mağdurların en çok şaşırdığı nokta ise m.9/2’dir: bu rapor kişisel dilekçeyle değil, kurumlar tarafından resmî yazı ile ve kazaya ilişkin belgelerle birlikte talep edilir. Uygulamada isteyen merci mahkeme, sigorta şirketi veya ilgili kurumdur. Hastaneye kendi başına giderek “tazminat için maluliyet raporu” istemek bu nedenle çoğu zaman sonuçsuz kalır; doğru yol, dava veya başvuru dosyası üzerinden raporun resmen talep edilmesidir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca raporda kronik hastalıklardan kaynaklanan fonksiyon kayıpları belirtilmez; bu kural, kaza ile sonuç arasındaki illiyet bağının mevzuattaki karşılığıdır.

Raporun zamanlaması da önemlidir. Tedavi sürerken düzenlenen rapor süreli, tedavi tamamlandığında düzenlenen rapor sürekli veya süreli olur; tazminat hesabında esas alınan genellikle ikincisidir. Halk arasında “kati rapor” denen belge de budur: yaralanmanın kalıcı sonucunun sabitlendiği, artık değişmeyeceği kabul edilen aşamada düzenlenen rapordur. Kesin bir gün sayısı mevzuatta yazmaz; belirleyici olan takvim değil, kırığın kaynaması ve kalıcı sonucun oturmasıdır. Bireysel itiraz süresi ise Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.12/1 uyarınca rapor teslim edildikten sonra 30 gündür; kurumların itirazında süre sınırı yoktur. Rapor sürecinin tamamını trafik kazası sağlık kurulu raporu nasıl alınır yazımızda anlattık; adli rapor tarafı için darp raporu nasıl alınır yazımıza bakabilirsiniz.

Hasar ve Tazminat Hesaplama Kriterleri

Kaza sonrası ortaya çıkan burun eğriliği, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan bireyin yaşam kalitesini etkiler. Bu etkiler, burun eğriliği maluliyet durumunun değerlendirilmesinde ve ödenecek tazminatın hesaplanmasında belirleyicidir. Hesap, birkaç temel kriterin üst üste konmasıyla yapılır.

Fiziksel ve fonksiyonel hasar tespiti. Burun eğriliği nedeniyle oluşan hasarın tespitinde yetkili sağlık kurulunun raporu esastır. Değerlendirmede burun geçiş yollarının açık olup olmadığı, nefes almakta zorluk yaşanıp yaşanmadığı ve koku duyusundaki değişim ayrı ayrı incelenir. Raporda yer alan engel oranı, hesabın temel bileşenidir.

Kusur oranları. Kazanın gerçekleşme biçimi ve tarafların kusur oranları hesaba doğrudan yansır. Kusur, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasındaki adli trafik bilirkişi raporu üzerinden belirlenir. Yargıtay, mağdurun kendi kusuruna (müterafik kusura) dayanan indirim iddiasının delille ispatlanmasını arar; soyut savunma indirim sebebi sayılmaz.

Ekonomik geleceğin sarsılması. Burun eğriliğinin mesleki ve sosyal hayata etkisi ayrı bir kalem olarak değerlendirilir. Görünümün mesleğin doğal bir parçası olduğu işlerde bu kalem öne çıkar; yukarıda aktardığımız Yargıtay kararı, çalışma gücünde azalma olmasa dahi bu zararın doğabileceğini kabul eder.

Tedavi ve rehabilitasyon giderleri. Burun eğriliğinin düzeltilmesine yönelik cerrahi işlemler ve sonrasındaki masrafların belgelenmesi gerekir. Trafik kazalarında bu kalemin muhatabının kanun gereği SGK olduğunu, ileriye dönük ameliyat giderinin ise bilirkişi raporuyla belirlenip talep edilebileceğini hatırlatalım.

Bakiye ömür ve hesap yöntemi. Tazminatın nihai tutarı; kişinin kaza tarihindeki yaşı, geliri, engel oranı ve ileriye dönük kayıpları üzerinden hesaplanır. Bakiye ömür süresinin belirlenmesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, “gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır” diyerek ülkemize özgü ve güncel veri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği sonucuna varmıştır. Burada iki ayrıntı sık sık hataya yol açar:

  • Yaş, hesap tarihindeki değil kaza tarihindeki yaştır. Dava yıllar sürdüğü için raporlar çoğu zaman güncel yaşla kurulur; bu, bakiye ömrü kısaltarak tazminatı düşürür ve rapora itirazın en somut dayanağıdır.
  • Teknik faiz uygulanmaz. Yargıtay, TRH 2010 tablosunun kullanılmasını yerinde bulmakla birlikte hesapta %1,8 teknik faiz ve devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemini kabul etmemekte, teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülüyle hesap yapılmasını aramaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2025/8222 K.2025/13810 sayılı, 08.10.2025 tarihli kararında, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesabı esas alan İtiraz Hakem Heyeti kararı onanmış, davalı sigorta şirketinin “TRH 2010 ve %1,8 teknik faiz uygulanmalıdır” savunması kabul edilmemiştir.

Bir noktanın güncelliği ayrıca önemlidir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın hesaplama ekleri, 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle 1/7/2026 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır; bu eklerde yer alan “ölüm tablosu olarak TRH 2010 dikkate alınır” ve “iskonto oranı %1,8” hükümleri de birlikte ortadan kalkmıştır. Sakatlanma teminatı artık doğrudan Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine bağlanmıştır. Genel şartlar kaza tarihi itibarıyla uygulandığı için eski ve yeni rejim bir süre daha birlikte tartışılacaktır; bu nedenle dosyanızda hangi rejimin geçerli olduğunu belirleyen unsur kaza tarihidir.

Belgelerin önemi. Kaza raporları, sağlık kurulu raporları, gelir belgeleri ve tedavi masraflarına ilişkin faturalar eksiksiz sunulmalıdır. Belgelerin eksikliği hem süreci uzatır hem de tazminat miktarını olumsuz etkiler. Burun eğriliği sonrası taleplerde kişiye özel durumlar belirleyici olduğundan, hesabın titizlikle yürütülmesi gerekir.

Burun kırığı ve burun eğriliği tazminat hesabında kullanılan kusur, engel oranı ve gelir kriterleri

Kavgada Burun Kırma Tazminatı ve Ceza Süreci

Kavgada burnu kırılan kişinin önünde birbirinden bağımsız iki yol vardır: ceza şikâyeti ve tazminat davası. İkisi ayrı mahkemelerde görülür, ayrı sürelere tabidir ve birinin sonucu diğerini otomatik olarak belirlemez. Türk Borçlar Kanunu m.74 bunu açıkça söyler: hukuk hâkimi, ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı olmadığı gibi, kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararıyla da bağlı değildir.

Tazminat tarafında dayanak trafik kazasındakiyle aynıdır: maddi zarar için TBK m.54, manevi zarar için TBK m.56. Ancak kavga olaylarında ortada bir sigorta bulunmadığı için bütün kalemler doğrudan failden istenir; tedavi giderinin SGK’ya devrine ilişkin trafik kanunu hükmü burada uygulanmaz. Karşılıklı kavgada tarafların kusur durumu tazminatın paylaştırılmasında belirleyici olur; bu ayrımı karşılıklı kavga cezası yazımızda ele aldık.

Ceza tarafında en kritik belge adli muayene raporudur. Rapordaki iki ifade dosyanın seyrini belirler: yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olup olmadığı ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hangi derecede etkilediği. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin E.2020/198 K.2020/3216 sayılı kararına konu raporda bu ifadeler şöyle geçmektedir: burun kemiğinde kırık görülerek kapalı redüksiyon yapıldığı, yaralanmanın yaşamı tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği.

Aynı kararın bozma sebebi mağdurlar için doğrudan bir uyarı niteliğindedir: raporda yüz bölgesindeki yara ile ilgili olarak yüzde sabit iz konusunda değerlendirme yapılmamıştır. Yargıtay, mağdurun tüm tedavi belgeleri ve grafileriyle birlikte Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek yaranın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığına dair denetime elverişli rapor alınmasını aramış, eksik inceleme ile kurulan hükmü bozmuştur. Bu nedenle burun kırığı olaylarında alınan adli rapor yalnız “kemik kırığı” diyorsa, yüzde sabit iz yönünden ek rapor talep edilmesi gerekir; bu değerlendirme hem cezanın ağırlığını hem de tazminat dosyasındaki kalıcı iz tartışmasını etkiler.

Burun Kırmanın Cezası Ne Kadar?

Burun kırmanın cezası, fiilin kasten mi taksirle mi işlendiğine göre iki ayrı maddeden çıkar. Kavga gibi bilerek yapılan eylemlerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 86 ve 87. maddeleri, trafik kazası gibi dikkatsizlikten doğan olaylarda ise 89. maddesi uygulanır. Her iki hâlde de kemik kırığı cezayı artıran bir sonuçtur.

DurumTemel cezaKırığın etkisiŞikâyet
Kasten yaralama (TCK m.86/1)1 yıl 6 ay – 3 yıl hapisKemik kırılması veya çıkığı: yarısına kadar artırılır (m.87/3), artırım kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göreAranmaz
Kasten yaralama, etkisi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir (m.86/2)6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli paraKemik kırığı bu fıkraya girmezŞikâyete bağlı
Yüzde sabit iz (m.87/1-c)Ceza bir kat artırılır; verilecek ceza 4 yıldan az olamazAranmaz
Yüzün sürekli değişikliği (m.87/2-d)Ceza iki kat artırılır; verilecek ceza 6 yıldan az olamazAranmaz
Taksirle yaralama (TCK m.89/1)4 ay – 2 yıl hapis veya adli paraŞikâyete bağlı
Taksirle yaralamada kemik kırılması (m.89/2-b) veya yüzde sabit iz (m.89/2-d)Ceza yarısı oranında artırılırBasit taksirde şikâyete bağlı

Tablodaki son satır en çok yanlış bilinen noktadır. Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; şikâyetin aranmaması için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: fiil bilinçli taksirle işlenmiş olmalı ve netice birinci fıkranın dışına çıkmış olmalıdır. Dolayısıyla basit taksirle sebep olunan bir kazada, burun kırığı gibi ağır bir sonuç doğsa bile dosya şikâyete tabidir ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.

Bir başka önemli ayrıntı, şikâyetten vazgeçerken kullanılan sözlerdir. Türk Ceza Kanunu m.73/7’ye göre vazgeçme sırasında şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklayan kişi, artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz. Karakolda veya duruşmada imzalanan “hiçbir hak ve alacak talebim yoktur” ifadesi tazminat hakkını sona erdirir. Bu nedenle vazgeçme beyanının “şahsi haklarım saklı kalmak kaydıyla” kaydıyla verilmesi gerekir. Şikâyet ve uzlaşma mekaniğinin tamamını taksirle yaralama suçunda şikâyetten vazgeçme yazımızda, trafik kazasındaki ceza sonuçlarını ise yaralamalı trafik kazası cezaları yazımızda inceledik.

Kaza sonrası oluşan burun eğriliği, engel oranı düşük göründüğü için çoğu zaman hafife alınan, oysa birden fazla tazminat kalemini birlikte doğuran bir zarardır. Dosyanızdaki raporun doğru türde olup olmadığı ve hangi sürenin işlediği, kaza tarihine göre değişir; bu iki sorunun yanıtını netleştirmek isterseniz Ankara tazminat avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden randevu oluşturabilirsiniz.

Yüz bölgesindeki arızaların Ek-2 Alan Kılavuzu’ndaki tam cetveli, sınıf tanımları ve yüzde sabit iz ile yüzün sürekli değişikliği arasındaki ceza farkı için yüzde şekil bozukluğu maluliyet oranı ve tazminat başlıklı çalışmamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Burun eğriliği maluliyet olarak değerlendirilir mi?

Evet. Burun eğriliği bir kaza sonucu oluşmuşsa ve kişide kalıcı sonuç bırakmışsa engellilik değerlendirmesi kapsamına girer. Engel Oranları Alan Kılavuzu’nun yüz bölümünde “edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği” karşılığı %2’dir. Burunda doku kaybı veya çökme varsa oran %6, %10, %15 ve üzerine çıkar. Değerlendirme için yetkili sağlık kurulundan alınmış rapora ihtiyaç vardır.

Burun eğriliği nedeniyle hangi tazminat taleplerinde bulunulabilir?

Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar Türk Borçlar Kanunu m.54 kapsamında istenebilir. Manevi tazminat ise ayrı bir hükme, m.56’ya dayanır. Trafik kazalarında tedavi gideri kanun gereği Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığı için bu kalem sigortadan talep edilmez.

Burun eğriliği için tazminat süreci nasıl işleyecektir?

Süreç, eğriliğin kaza sonucu oluştuğunu ve kalıcı hâle geldiğini belgeleyen sağlık raporlarının alınmasıyla başlar. Trafik kazalarında ardından sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır ve 15 günlük cevap süresi beklenir. Cevap gelmez veya yetersiz kalırsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. Darp olaylarında ön başvuru şartı yoktur, doğrudan dava açılır.

Trafik kazasında burun kırılması tazminatı ne kadar olur?

Maktu bir tutar yoktur. Tutar; kalıcı engel oranı, mağdurun kaza tarihindeki yaşı, geliri, tarafların kusur oranları ve talep edilen kalemlerin toplamına göre belirlenir. Aynı engel oranına sahip iki kişide yaş ve gelir farkı tazminatı kat kat değiştirebilir. Hesap, mahkemenin görevlendirdiği aktüerya bilirkişisi tarafından yapılır.

Burun kırığında maluliyet oranı sıfır çıkarsa dava açamaz mıyım?

Açabilirsiniz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2021/24942 K.2022/9679 sayılı kararında, sürekli maluliyet tayin edilmeyen bir dosyada bile yüzde kalan sabit iz nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması zararının doğduğu kabul edilmiştir. Kararda bu zararın “çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi” meydana geldiği belirtilmiştir. Ayrıca manevi tazminat hakkı, maluliyet oranından bağımsız olarak ayrıca değerlendirilir.

Burun eğriliğim yüzünden nefes alamıyorum, oran değişir mi?

Evet, ayrı bir bölümden değerlendirilir. Burundaki iki taraflı kalıcı tıkanıklık, yüz bölümünden değil hava yolu defektleri tablosundan okunur; oran, nefes darlığının hangi eforda ortaya çıktığına göre %5 ile %90 arasında değişir. Hem görünüm bozukluğu hem hava yolu defekti varsa oranlar toplanmaz, Balthazard formülüyle birleştirilir.

Koku alamıyorum, bunun karşılığı var mı?

Vardır. Kılavuz, koku ve tat duyusunun objektif olarak ölçülemediğini kabul eder; bu duyuları iki taraflı bozabilecek bir arıza objektif olarak ortaya konursa duyunun kaybolduğu varsayılır ve her biri için %3 engel oranı verilir. Bu değerlendirmenin yapılabilmesi için kayba sebep olan durum bakımından gerekli tedavinin uygulanmış olması gerekir.

Burun kırığı manevi tazminatı trafik sigortasından alınır mı?

Alınmaz. Karayolları Trafik Kanunu m.92/f, manevi tazminata ilişkin talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında bırakmıştır. Bu, hakkın yok olduğu anlamına gelmez; manevi tazminat sürücüye, işletene ve araç sahibine karşı açılacak davada istenir. Uygulamada maddi kalemler için sigorta şirketi, manevi tazminat için sorumlular aynı dilekçede davalı gösterilir.

Kavgada burnu kırılan kişi hem şikâyetçi olup hem tazminat isteyebilir mi?

Evet, iki yol birbirinden bağımsızdır. Ceza şikâyeti savcılığa, tazminat davası hukuk mahkemesine yapılır. Türk Borçlar Kanunu m.74 uyarınca hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir. Ancak şikâyetten vazgeçerken “şahsi haklarımdan da vazgeçiyorum” beyanı verilirse tazminat hakkı sona erer.

Burun kırmanın cezası ne kadardır?

Kasten yaralamada temel ceza 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir; kemik kırılması hâlinde bu ceza, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Yüzde sabit iz kalmışsa ceza bir kat artırılır ve 4 yıldan az olamaz. Trafik kazası gibi taksirli olaylarda temel ceza 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; kemik kırılması hâlinde yarı oranında artırılır.

Kati rapor ne zaman çıkar?

Kalıcı sonucu gösteren rapor, tedavi tamamlanıp yaralanmanın sonucu sabitlendikten sonra düzenlenir. Tedavi sürerken alınan rapor süreli olur ve tazminat hesabına esas alınmaz. Mevzuatta sabit bir gün sayısı yazmaz; belirleyici olan kırığın kaynaması ve durumun artık değişmeyecek hâle gelmesidir. Rapora bireysel itiraz süresi, rapor teslim edildikten sonra 30 gündür.

Burun eğriliği tazminat davası kaç yıl içinde açılmalıdır?

Kural olarak zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde olaydan itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. Ancak fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, maddi tazminat talepleri bakımından da bu uzun süre uygulanır. Trafik kazalarında taksirle yaralama suçunun dava zamanaşımı sekiz yıldır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın koşulları farklıdır; kendi durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir