Hukuk

Yüzde Şekil Bozukluğu Maluliyet Oranı ve Tazminat

Yüzde Şekil Bozukluğu Maluliyet Oranı ve Tazminat

Yüzde şekil bozukluğu maluliyet oranı, yüz bölgesindeki kalıcı arızanın hangi cetvelden ve kaç puanla okunacağını belirleyen teknik bir orandır; tazminat hesabının da engellilik haklarının da çıkış noktası budur. Yüz bölgesindeki bir yaralanma hukuken ayrı bir yere oturur: aynı derinlikteki bir kesi kolda kaldığında tek başına hiçbir ağırlaştırıcı hüküm devreye girmezken, yüzde iz bıraktığında hem failin cezası artar hem de zarar görene ayrı bir tazminat kalemi açılır. Bu yazıda oranın hangi kaleme göre belirlendiğini, hangi durumda “sabit iz” hangi durumda “yüzün sürekli değişikliği” sayıldığını ve yüzde şekil bozukluğu tazminat taleplerinin her bir kaleminin dayanağını mevzuat metinleri ve Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.

Makale İçeriği

Kısa Özet

Yüzdeki arızanın engel oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019-30692) ekindeki Ek-2 Alan Kılavuzu‘nun “Yüz” bölümünden okunur; oranlar Sınıf 1’de %2‘den başlar, Sınıf 5’te %65‘e kadar çıkar. Birden fazla arıza varsa oranlar toplanmaz, Balthazard yöntemiyle birleştirilir (Yön. m.10/4); 65 yaş ve üzerinde ayrıca +%10 eklenir. Hangi yönetmeliğin uygulanacağını rapor tarihi değil olay tarihi belirler. Ceza tarafında dört ayrı hüküm vardır: kasten yaralamada TCK m.87/1-c (sabit iz) ve m.87/2-d (yüzün sürekli değişikliği), trafik kazası gibi taksirli fiillerde m.89/2-d ve m.89/3-d. Tazminat tarafında ise maluliyet oranı sıfır çıksa bile yüzdeki iz için TBK m.54/4 ekonomik geleceğin sarsılması kalemi istenebilir — Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bunu E.2021/24942 K.2022/9679 sayılı kararında açıkça kabul etmiştir.

Yüzde Şekil Bozukluğu Nedir ve Nedenleri Nelerdir?

Yüzde şekil bozukluğu, kişinin yüz bölgesinde doğal görünümün bozulmasıyla sonuçlanan estetik, fonksiyonel veya yapısal bir anormallik olarak tanımlanır. Bu tür bozukluklar genellikle hem fiziksel hem de psikolojik etkiler yaratabilir. Estetik görünümdeki değişiklikler bireyin özgüvenini sarsabilirken, ciddi durumlarda konuşma, çiğneme veya nefes alma gibi fiziksel işlevler dahi olumsuz etkilenebilir.

Hukuki değerlendirmede bu iki etki birbirinden ayrı tutulur. Görünümdeki bozulma başlı başına bir sonuçtur; işlev kaybı ise ayrıca ölçülür ve çoğu zaman farklı bir uzmanlık dalının cetvelinden okunur. Örneğin burundaki bir eğrilik görünüm yönünden yüz bölümünden, nefes alamama yönünden hava yolu bölümünden değerlendirilir.

Yüzde şekil bozukluğu sebepleri nelerdir, yüzde şekil bozukluğu neden olur?

Yüzde şekil bozukluğuna yol açan nedenler birkaç ana başlık altında incelenebilir:

1. Travmatik yaralanmalar. Kazalar, özellikle trafik kazaları, düşmeler veya spor yaralanmaları yüz şekil bozukluklarının en sık görülen sebeplerindendir. Bu durumlarda yüz kemikleri kırılabilir, yumuşak dokular hasar görebilir ya da kalıcı olarak iz bırakacak şekilde iyileşmeyen yaralar oluşabilir.

2. Cerrahi müdahaleler ve tedaviler. Özellikle estetik amaçlı yapılan cerrahi operasyonlar ya da ciddi sağlık sebepleriyle gerçekleştirilen yüz ameliyatları bazen istenmeyen komplikasyonlar ya da deformitelerle sonuçlanabilir. Bu ihtimalde sorumluluk tartışması hekimin özen yükümlülüğü üzerinden yürür; ayrıntısı için hatalı estetik müdahale sonrası tazminat başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

3. Doğumsal anomaliler ve genetik faktörler. Bazı bireyler doğuştan gelen çene veya dudak şekil bozukluklarıyla doğabilir. Yarık damak ya da asimetrik yüz hatları gibi durumlar genetik veya prenatal gelişim sorunlarından kaynaklanabilir. Bu grupta tazminat sorumlusu bulunmaz; değerlendirme yalnızca engellilik hakları bakımından yapılır.

4. Yanık ve cilt hasarları. Kaza veya kimyasal temas sonucu yüz derisinde oluşan kalıcı yanıklar ve yara izleri de şekil bozukluğu yaratır. Ağır yanık durumlarında yüzün mimik yapısında kalıcı hasarlar meydana gelebilir.

5. Hastalık ve enfeksiyonlar. Kanser tedavileri, özellikle yüz bölgesini hedef alan operasyonlar, cilt hastalıkları veya ciddi enfeksiyonlar yüz şekil bozukluğuna neden olabilir. Özellikle yüz sinirlerinin hasar görmesi mimik bozukluklarına yol açabilir.

6. Yaş ve hormonal değişimler. Zamanla yaşlanmaya bağlı olarak yüzde doku kayıpları, çökme veya sarkma meydana gelir. Hormonal değişimler ve kronik hastalıklar da bu süreçleri tetikleyebilir. Bu grup, travmaya bağlı olmadığı için tazminat değil yalnızca engellilik değerlendirmesi konusudur.

Ceza dosyasında yüz bölgesi hangi lezyonları kapsar?

Ceza yargılamasında ilk eşik, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğidir; bu ölçüt TCK m.86/2’de düzenlenmiştir ve dosyanın şikâyete bağlı basit yaralamadan çıkıp çıkmayacağını belirler. Ölçütün yüz bölgesindeki karşılığını, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Adli Tıp Uzmanları Derneği ve Adli Tıp Derneği tarafından hazırlanan “Türk Ceza Kanunu’nda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı rehber (Haziran 2005, güncelleme Haziran 2013) kalem kalem listeler.

Rehberin “Yüz Bölgesi” tablosu, kulak ve göz lezyonlarını da bu başlık altında ele alır. Yani kulak kepçesindeki ya da göz çevresindeki bir yaralanma, adli tıp değerlendirmesinde yüz bölgesi kapsamında incelenir.

Yüz bölgesindeki lezyon Basit tıbbi müdahale ile
Yüz bölgesindeki her türlü sinir lezyonu Giderilemez
Kulak kepçesinde kıkırdak dokuyu içermeyen kısmi lezyon Giderilebilir
Kulak kepçesinde kıkırdak dokuyu ilgilendiren lezyon Giderilemez
Göz kapağı ve çevresinde ekimoz, hematom, yüzeyel laserasyon Giderilebilir
Korneada perforasyona yol açmayan basit lezyon (abrazyon, kontüzyon) Giderilebilir
Korneada perforasyon Giderilemez
Burun kıkırdak ve konka lezyonu Giderilemez
Dilde basit yaralanma Giderilebilir
Dilde derin ve geniş laserasyon, kopma ya da kesi Giderilemez
Diş kayıpları (implant veya süt dişleri dâhil) Giderilemez
Stenon kanalı yaralanması Giderilemez

Tablodaki ayrımlar rastgele değildir. Kulak kepçesinde ölçüt kıkırdak dokunun işin içinde olup olmadığıdır; korneada ölçüt perforasyonun bulunup bulunmamasıdır. Bu tek kelimelik farklar, fiilin TCK m.86/2 kapsamında mı yoksa m.86/1 kapsamında mı değerlendirileceğini değiştirir.

Aynı rehber, diş kayıplarının işlev üzerindeki etkisi için de bir puanlama verir: kanin 4,5 · kesici 4 · premolar 3 · birinci ve ikinci molar 3 · üçüncü molar 0,5. Kayıp dişlerin puan toplamı 15-30 arasındaysa işlevin sürekli zayıflaması, 30’un üzerindeyse işlevin yitirilmesi kabul edilir. Bu iki sonuç sırasıyla TCK m.87/1-a ve m.87/2-b hükümlerini devreye sokar.

Yüzde Sabit İz ile Yüzün Sürekli Değişikliği Arasındaki Fark Nedir?

Türk Ceza Kanunu yüzdeki kalıcı sonucu tek bir kavramla değil, iki ayrı ağırlık derecesiyle düzenler ve ikisine farklı ceza artırımı bağlar. Uygulamada en sık yapılan hata bu ikisinin birbirinin yerine kullanılmasıdır.

Yüzde sabit iz, yüz bölgesinde kalıcı hâle gelmiş, belirli bir mesafeden fark edilebilen ancak kişinin yüz ifadesini bütünüyle değiştirmeyen izdir. Yüzün sürekli değişikliği ise izin ya da doku kaybının kişinin yüzünü tanınmayacak veya ilk bakışta dikkat çekecek ölçüde farklılaştırmasıdır. Ayrımın ölçüsü izin uzunluğu değil, yüzün bütünündeki etkisidir.

Bu ayrımın pratik karşılığı doğrudan cezadır: sabit iz kasten yaralamada cezayı bir kat, yüzün sürekli değişikliği ise iki kat artırır. Taksirli fiillerde aynı fark yarı oran ile bir kat arasındadır.

Bir başka nokta, izin ameliyatla giderilebilir olmasının sonucu değiştirip değiştirmediğidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2021/24942 K.2022/9679 sayılı kararına konu olan dosyada Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi, yüzdeki yara izinin “plastik cerrahi ile bir miktar giderilebileceği; ancak tamamen yok edilemeyeceği” yönünde rapor vermiş, iz bu nedenle kalıcı kabul edilmiştir. Kısmen düzeltilebilir olması izin varlığını ortadan kaldırmamıştır.

Yüzde Şekil Bozukluğu Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir?

Yüzde şekil bozukluğu maluliyet oranı, bireyin yüzünde meydana gelen şekil bozukluğunun ciddiyeti ve yaşam fonksiyonlarına etkisi üzerinden hesaplanır. Bu oran, hem tazminat hesabının hem de engellilik haklarının çıkış noktasıdır. Ancak oranın hangi metinden okunacağı, olayın türüne ve tarihine göre değişir.

Hangi yönetmelik uygulanır? Ölçüt olay tarihidir

En sık karşılaşılan yanlış, raporun alındığı tarihte yürürlükte olan yönetmeliğin uygulanacağının sanılmasıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/14818 K.2026/1901 sayılı kararında ölçütün olay tarihi olduğunu ortaya koyan dönemsel tabloyu kurmuştur:

Olay tarihi Uygulanacak metin
11.10.2008 öncesi Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü
11.10.2008 – 01.09.2013 Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği
01.09.2013 – 01.06.2015 Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği
01.06.2015 – 20.02.2019 Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik
20.02.2019 sonrası Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik

Bu tablo, 2015 tarihli bir kaza için bugünkü cetvelden oran okunmasının hatalı olduğunu gösterir. “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Yönetmeliği” adıyla anılan bir metin ise hiç bulunmamaktadır; 2008 öncesi dönemin metni Tüzüktür ve yürürlükten kalkmıştır.

Engel oranı mı, maluliyet mi, sürekli iş göremezlik mi?

Günlük dilde hepsine “maluliyet oranı” denir, oysa üç ayrı rejim vardır ve üçünün dayanağı da sonucu da farklıdır.

Engel oranı Maluliyet / çalışma gücü kaybı Sürekli iş göremezlik
Dayanak Erişkin Engellilik Yön. (2019) Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yön. (RG 28.09.2021-31612) 5510 sayılı Kanun
Kullanıldığı yer Engellilik hakları, tazminat davasında bilirkişi hesabı SGK malullük aylığı İş kazası ve meslek hastalığı geliri
Raporda oran Yazılır Yazılmaz — “Karar Sosyal Güvenlik Kurumunca verilecektir.” Kurum tespit eder
Karar mercii Sağlık kurulu SGK SGK / mahkeme

Erişkin Engellilik Yönetmeliği’nin m.2/3 hükmü, 5510 sayılı Kanun’a tabi sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, malullük aylığı ve ölüm sigortası aylığı için istenecek raporların bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıkça söyler. Yani elinizdeki engelli sağlık kurulu raporu, SGK dosyasında maluliyet belgesi olarak kullanılamaz.

Aynı Yönetmeliğin m.10/1 hükmü bir başka sınır çizer: “Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” Rapor bir delildir, hakkın kendisi değildir.

Tıbbi İnceleme ve Değerlendirme Süreci

Uzmanlar, yüzde şekil bozukluğunun boyutlarını objektif kriterlerle değerlendirmek için öncelikle kişiyi detaylı bir muayeneden geçirir. Bu muayenelerde:

  • Fiziksel değişiklikler: Bozulmanın yüzün hangi bölgesinde olduğu, derinliği ve simetri kayıplarını içeren fiziki değişiklikler tespit edilir.
  • Fonksiyonel etkiler: Konuşma, çiğneme, gülümseme veya nefes alma gibi temel yüz fonksiyonlarındaki kayıplar değerlendirilir.
  • Psikolojik etki: Kişinin sosyal yaşamındaki etkiler ve özgüven kaybı gibi psikolojik bileşenler de göz önünde bulundurulur.

Değerlendirmenin kişinin anlatımına değil işlevselliğe dayandığı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2024/6767 K.2025/13823 sayılı kararında açıkça belirtilmiştir. Aynı kararda, tedavi ile işlevsellik değerlendirmesini içermeyen bir poliklinik raporunun oran hesabına elverişli sayılmadığı da vurgulanmıştır.

Trafik kazasında hangi rapor alınır?

Trafik kazası sonrası düzenlenecek rapor, herkesin bildiği “engelli sağlık kurulu raporu” değildir. Yönetmeliğin m.9/1 hükmü, iş kazası ve meslek hastalığı dışındaki terör, kaza ve yaralanma kaynaklı fonksiyon kayıpları için Ek-4 “Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu” düzenleneceğini söyler.

Sürecin öznesi de çoğu kaynakta ters anlatılır. m.9/2 uyarınca bu rapor, kazazedenin dilekçesiyle değil, kurumlar tarafından resmî yazı ile, kazaya ilişkin belgelerle birlikte yetkili sağlık kuruluşundan talep edilir. Uygulamada bu talep çoğunlukla mahkeme ya da sigorta şirketi tarafından yapılır.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası bir ayrıntı daha getirir: bu raporlarda var olan kronik hastalıklara ilişkin fonksiyon kayıpları belirtilmez. Bu hüküm, illiyet bağının mevzuattaki karşılığıdır — rapor yalnızca olaya bağlı kaybı gösterir. Ayrıca tedavi ve rehabilitasyon sürerken süreli, süreç tamamlandıktan sonra sürekli veya süreli rapor düzenlenir. Rapor süreciyle ilgili ayrıntılar için trafik kazası sağlık kurulu raporu nasıl alınır yazımızı inceleyebilirsiniz.

Raporun tamamlanma süresi de mevzuatla bağlanmıştır: Yönetmeliğin m.8/1-j hükmüne göre rapor, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır. Sürelerin ayrıntısı için SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar başlıklı çalışmamıza bakabilirsiniz.

Yüzde Sabit İz Maluliyet Oranı Yüzde Kaç?

Yüzde şekil bozukluğu maluliyet oranı olarak bilinen değer, mevzuattaki adıyla engel oranıdır ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Ek-2 “Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzu”nun kulak burun boğaz bölümünün D-Yüz alt başlığında düzenlenmiştir. Kılavuz, arızaları hafiften ağıra doğru beş sınıfa ayırır ve her sınıfın ne anlama geldiğini kendi başlığında tanımlar.

Sınıf Kılavuzdaki tanımı
Sınıf 1 Yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı
Sınıf 2 Cilt bozukluğu olsun veya olmasın yüzün bir kısmının destek yapısında kayıp olması
Sınıf 3 Yüzün anatomik kısmı veya bölgesinde kayıp olması
Sınıf 4 Yüzde ileri derecede şekil bozukluğu
Sınıf 5 Bireyin fiziksel, psikolojik ve duygusal durumunu belirgin bir şekilde etkileyen ve ileri derecede fonksiyon bozukluğuna yol açan yüz şekil bozuklukları

Aşağıdaki tablo, bu bölümdeki kalemlerin tamamını sınıf sırasıyla gösterir.

Sınıf Kalem Engel oranı
1 Edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği %2
1 Dış kulağın tek taraflı kaybı veya şekil bozukluğu %3
1 Frontal kemikte çökme %5
2 Yanakla beraber burun veya frontal kemikte çökme %6
2 Tükürük bezi kanallarının yaralanması veya hastalıkları sonucu sürekli fistül %7
2 Dış kulağın çift taraflı kaybı veya şekil bozukluğu %7
2 Burun ve sinüs boşluğuna açılma ile birlikte maksilla’nın kısmi kaybı (medial duvar kaybı) %10
2 Orbital ve/veya intrakranial sekel bırakan komplikasyonlu sinüzitler (fonksiyon kaybı ilgili uzmanlık dalı tarafından ayrıca değerlendirilecektir) %10
3 Cerrahi veya travma sonucu mandibula segmenter rezeksiyonu %13
3 Burunun kozmetik deformiteye yol açan kısmi kaybı %15
4 Travma, tümör veya ameliyat sonrası en az bir alveoler arktaki bütün kalıcı dişlerin kaybı %17
4 Primer atrofik rinit (ozena) %20
4 Doku kaybı, skarlı fiksasyon veya felce bağlı dilin fonksiyon kaybı (hafif) %25
4 Tam fonksiyon bozukluğu yapan dudak arızaları %25
4 Doğumsal anomali, travma, kanser ve/veya kanser ameliyatına bağlı olarak normal yüz anatomisinin aşırı bozukluğu %30
4 Cerrahi veya travma sonucu hemimandibulektomi %33
4 Burun ve sinüs boşluğuna açılma ile birlikte maksilla’nın kısmi kaybı (medial duvara ilaveten veya medial duvar dışında bir duvarının kaybı) %35
5 Burun ve sinüs boşluğuna açılma ile birlikte maksilla’nın tam kaybı (fonksiyon kaybı ile birlikte alveoler çıkıntıda %50’den fazla kayıp) %45
5 Burnun tam kaybı %47
5 Her iki göz küresinin kaybı (fonksiyon kaybı ilgili uzmanlık dalı tarafından ayrıca değerlendirilecektir) %47
5 Doku kaybı, skarlı fiksasyon veya felce bağlı dilin fonksiyon kaybı (tam dil yokluğu veya konuşma ve yutmayı zorlaştıracak derecede dilin en az 2/3’ünün alındığı dil harabiyeti veya bilateral hipoglossal sinir paralizisi) %55
5 Cerrahi veya travma sonucu mandibüla ön segmentinde %50’den fazla kayıp %56
5 Ameliyat edilemeyen burun, paranazal sinüsler, çene, ağız ve farinks tümörleri %65

Tablonun okunmasında üç noktaya dikkat edilmelidir.

Birincisi, bu değerler aralık değil sabit sayıdır. Kılavuz “%1 ile %10 arası” gibi bir aralık vermez; kalem hangi tanıma uyuyorsa o kalemin karşısındaki sayı verilir. “Hafif şekil bozukluklarında %1-%10 arası oran verilir” biçimindeki açıklamaların cetvelde karşılığı yoktur.

İkincisi, iki kalemde parantez içi bir uyarı vardır. Komplikasyonlu sinüzitler ile her iki göz küresinin kaybı kalemlerinde kılavuz, fonksiyon kaybının ilgili uzmanlık dalı tarafından ayrıca değerlendirileceğini belirtir. Yani bu kalemlerde yüz bölümünden okunan oran, tek başına nihai sonuç değildir.

Üçüncüsü, tablodaki her kalem tek başına bir yazının konusudur. Ayrıntılı değerlendirme için kaza sonrası oluşan burun eğriliği, burnun kozmetik deformiteye yol açan kısmi kaybı ve dış kulağın tek taraflı kaybı veya şekil bozukluğu başlıklı çalışmalarımıza bakabilirsiniz.

Yönetmelik Kriterlerini Özetlemek Gerekirse;

Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yüzde şekil bozukluğu gibi durumların engel oranını hesaplamak için kullanılan standartları belirler. Yönetmeliğin bu damarda belirleyici olan dört hükmü şunlardır:

  • m.10/3: Bireyin engel durumu, sağlık kurulunca Ek-2’deki engel alanları kılavuzunda bulunan engel oranlarına göre yüzde olarak belirlenir ve raporun ilgili bölümünde belirtilir.
  • m.10/4: Birden fazla hastalığı veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile hesaplanır; 65 yaş ve üzeri bireylerin oranına Balthazard formülüyle %10 eklenir.
  • m.10/5: Bireyin engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.
  • m.5: Sınıflandırma sistemi olarak ICF (İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması) esas alınır.

Bu hükümlerin sonuncusu pratikte en çok işe yarayanıdır. Yüzdeki bir arızanın kılavuzda adının geçmemesi, oran verilemeyeceği anlamına gelmez; değerlendirme fonksiyon kaybı üzerinden yapılmak zorundadır. “Bu durum listede yok” gerekçesiyle oran verilmemesi Yönetmeliğe aykırıdır.

Hangi Faktörler Oranı Artırabilir?

Bazı durumlar, oran hesaplamasında daha yüksek değerlere yol açabilir:

  • Yanık izleri ve keloid oluşumu. Yüzdeki derin yanık izleri, kılavuzun yüz bölümünden değil yanıklar bölümünden okunur. Orada deri ile ilgili kalemlerde ölçüt yanığın derecesi değil, kapladığı vücut yüzey yüzdesi ve ameliyatla giderilip giderilemediğidir.
  • Fonksiyonel kaybın eklenmesi. Görünüm bozukluğunun yanına konuşma, çiğneme, yutma veya nefes alma kaybı eklendiğinde bunlar ayrı bölümlerden okunur ve Balthazard ile birleşir. Çiğneme ve yutma engeli, koku ve tat duyusu kaybı ve hava yolu defektleri bunun tipik örnekleridir.
  • Yüz sinirinin etkilenmesi. Yüz felcine yol açan sinir lezyonları Ek-2’nin yüz bölümünde ayrı bir kalem olarak sayılmaz; böyle hâllerde m.10/5 uyarınca değerlendirme, etkilenen vücut sistemi üzerinden yapılır. Adli tıp rehberi ise yüz bölgesindeki her türlü sinir lezyonunu basit tıbbi müdahaleyle giderilemez kabul eder.
  • Göz küresinin zarar görmesi. Her iki göz küresinin kaybı yüz bölümünde %47 olarak yer alır; ancak kılavuz, görme fonksiyonunun ilgili uzmanlık dalınca ayrıca değerlendirileceğini parantez içinde belirtir. Ayrıntı için görme engeli maluliyet oranı ve tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

Yüzde Birden Fazla Arıza Varsa Maluliyet Oranı Nasıl Hesaplanır, Oranlar Toplanır mı?

Hayır. Yönetmeliğin m.10/4 hükmü, birden fazla fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumunun Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile hesaplanacağını söyler. Bu yöntemde oranlar aritmetik olarak toplanmaz; büyük oran esas alınır ve kalan sağlam beden yüzdesi üzerinden ikinci oran eklenir.

İşleyişi somut bir örnekle görmek mümkündür. Burnunun kozmetik deformiteye yol açan kısmi kaybı nedeniyle %15 oran alan ve ayrıca Ek-2’nin hava yolu defektleri bölümünden Sınıf 2 kapsamında %10 oran alan bir kişide toplam oran %25 değildir. Hesap şöyle yürür: büyük oran olan 15 alınır, geriye kalan 85’in %10’u (yani 8,5) buna eklenir; sonuç 23,5 çıkar ve kılavuzun yuvarlama kuralı gereği %24 olarak yazılır. Fark küçük görünse de, oranların sayısı arttıkça makas açılır. Hesabın adım adım işleyişi için Balthazard hesaplama tablosu nedir yazımızı inceleyebilirsiniz.

Aynı fıkranın son cümlesi ikinci bir kural getirir: 65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenir. Buradaki incelik, %10’un düz toplanmaması, formüle sokularak eklenmesidir.

Yüzde Sabit İz Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?

Rapordaki oran düşük bulunduğunda izlenecek yol Yönetmeliğin m.12‘sinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Süreler ve merciler kesindir.

Aşama Kural
İtiraz mercii İl sağlık müdürlüğü
Bireysel itiraz süresi Raporun ilgilisine teslim tarihinden itibaren 30 gün
Süresinde yapılmayan itiraz Değerlendirilmez
Kurum itirazı Gerekçeli ve yazılı; süre aranmaz
İkinci rapor Müdürlükçe yetkili en yakın farklı sağlık kuruluşu
İki rapor aynı yönde ise Rapor kesinleşir
Raporlar farklı ve itiraz sürüyorsa En yakın hakem hastane; kararı kesindir

Uygulamada en çok gözden kaçan hüküm m.12/3‘tür: ilk rapor ya da itiraz üzerine alınan ikinci rapor hakem hastaneden alınmış olsa dahi, o rapor hakem hastane raporu olarak kabul edilmez. Yani hakem hastaneye doğrudan gitmek, hakem aşamasını kullanmış sayılmanıza yol açmaz.

Raporun geçerlilik süresi bakımından ise m.11 ikili bir ayrım kurar: engel durumunun tedavi veya rehabilitasyonla zaman içinde azalma ihtimali varsa süreli, sabit kalması ya da artması söz konusuysa sürekli rapor düzenlenir. Yüzdeki kalıcı izler çoğunlukla ikinci gruba girer.

Yüzde Şekil Bozukluğu Tazminat Süreçleri

Yüzde oluşan şekil bozukluklarına bağlı olarak tazminat talep süreçleri, zarar görenin yaşam kalitesini etkileyen kalıcı hasarların değerlendirilmesi esasına dayanır. Bu süreç, hukuki ve idari adımları içeren bir bütündür ve her adımın kendi mevzuat dayanağı vardır.

1. Rapor süreci. Tazminat talebinden önce yüzdeki arızanın kalıcılığı ve derecesi belgelenmelidir. Trafik kazası, darp veya diğer yaralanmalarda düzenlenecek belge, yukarıda açıklandığı üzere Ek-4 Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu’dur ve kurum tarafından resmî yazıyla istenir. Dava açılmışsa mahkeme bu raporu Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından da temin edebilir.

2. Sigorta şirketine başvuru. Trafik kazalarında zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına başvurabilir. Ancak burada kritik bir sınır vardır: manevi tazminat zorunlu trafik sigortası teminatının dışındadır (KTK m.92/f). Sigortacıdan yalnızca bedensel zararın maddi kalemleri istenebilir; manevi tazminatın muhatabı sürücü, işleten ve araç sahibidir.

3. Maddi ve manevi tazminat talepleri. Maddi tazminatın kalemleri TBK m.54’te sayılmıştır ve aşağıda ayrıca ele alınmaktadır. Manevi tazminatın dayanağı ise TBK m.56’dır.

4. Hukuki sürecin yürütülmesi. Sigorta şirketi ya da sorumlular tarafından yeterli ödeme yapılmaması durumunda dava yoluna gidilir. Dosyada maluliyet raporu, kaza tespit tutanağı, kusur bilirkişi raporu ve tedavi evrakı birlikte değerlendirilir.

5. Yargı kararları ve emsal davalar. Yüzdeki iz ve şekil bozukluğu davalarında Yargıtay’ın yerleşik ölçütleri, talep edilebilecek kalemleri ve miktarın belirlenme yöntemini doğrudan etkiler. Bu kararların ayrıntısı aşağıdaki başlıklarda ele alınmıştır.

Yüzde Kalıcı İz Tazminat Davasında Hangi Kalemler İstenebilir?

Bedensel zararın maddi kalemleri TBK m.54‘te dört bent hâlinde sayılmıştır. Yüzdeki bir arıza bu bentlerin birden fazlasını aynı anda doğurabilir.

Kalem Dayanak Yüzdeki arızada karşılığı
Tedavi giderleri TBK m.54/1 Cerrahi onarım, skar revizyonu, lazer tedavisi; trafik kazasında sağlık hizmet bedeli KTK m.98 uyarınca SGK tarafından karşılanır
Kazanç kaybı TBK m.54/2 Tedavi ve iyileşme süresince çalışılamayan dönemin geliri
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar TBK m.54/3 Engel oranı üzerinden hesaplanan sürekli iş göremezlik zararı
Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar TBK m.54/4 Yüzdeki iz nedeniyle iş bulma ve işte yükselme ihtimalinin azalması
Manevi tazminat TBK m.56 Elem ve ızdırabın karşılığı; trafik sigortası teminatı dışında

Dördüncü bent bu damarın kilit noktasıdır ve uygulamada en sık atlanan kalemdir. Ayrıntısı bir sonraki başlıkta ele alınmaktadır.

Hesaba ilişkin bir yenilik de eklemek gerekir: TBK m.55’e 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle iki fıkra eklenmiştir. Bu fıkralar uyarınca çalışma gücü kaybından doğan kayıplarda, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden kanuni faiz işletilir; ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel ise oransal olarak mahsup edilir. Düzenleme, tazminat kalemlerinin tamamının genel görünümü için yaralanmalı trafik kazasında hangi tazminatlar talep edilebilir yazımızda ayrıca ele alınmıştır.

Maluliyet Oranı Sıfır Çıkarsa Yüzdeki İz İçin Tazminat Alınabilir mi?

Evet. Bu, yüz yaralanmaları damarının en çok yanlış bilinen noktasıdır: maluliyet raporunda oran çıkmaması, maddi tazminat hakkının tamamen sona erdiği anlamına gelmez.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2021/24942 K.2022/9679 sayılı ve 29.06.2022 tarihli kararı bunu birebir ortaya koyar. Dosyada Adli Tıp Genel Kurulu, yaralanmanın “fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği ve sürekli maluliyet tayini olmadığı” yönünde rapor vermiş; ilk derece mahkemesi bu rapora dayanarak maddi tazminat davasını reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Yargıtay kararı bozmuştur. Gerekçede, TBK m.54/4’teki “ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” kaleminin çalışma gücü kaybından bağımsız bir zarar türü olduğu belirtilir:

“Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir.”

Karar, bu zararın nasıl doğduğunu da somutlaştırır: vücut bütünlüğü ihlal edilen kişi, çalışma gücünde azalma olmasa bile iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çeker; aynı işte çalışsa dahi eskisine göre daha çok emek harcamak zorunda kalır. Kararda örnek olarak sinema sanatçısı ile halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit iz kalması gösterilir; bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen eksiklik doğmasa da iş bulmaları zorlaşabilir ya da kariyer olarak yükselmeleri engellenebilir.

Somut olayda davacı, olay tarihinde genç bir kadındır. Yargıtay, yüzünde meydana gelen iz sonucu iş bulma ihtimalinin azaldığını, dolayısıyla ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle bir miktar zarara uğrayacağını kabul etmiş; davacının yaşı ve yaptığı işi gözetilerek ilgili yerlerden araştırma yapılmasını, gerekirse bilirkişi raporu alınarak zararın kapsamının belirlenmesini istemiştir. Zararın kapsamı belirlenemiyorsa TBK m.51/1 uyarınca hâkimin uygun bir miktara hükmetmesi gerekir.

Bu üç adım pratikte şu anlama gelir: dava dilekçesinde yalnızca “maluliyet oranı üzerinden tazminat” denmemeli, yüzdeki izin mesleki geleceğe etkisi ayrı bir kalem olarak açıkça talep edilmelidir. Maluliyet çıkmayan dosyaların genel değerlendirmesi için yaralanmalı kazada maluliyet olmazsa tazminat alınır mı yazımıza bakabilirsiniz.

Yüzde Sabit İz Manevi Tazminat Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Manevi tazminatın dayanağı TBK m.56‘dır: “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” Maddede miktar belirlemeye ilişkin bir ölçek yoktur; ölçütleri içtihat kurmuştur.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin E.2014/12913 K.2015/8804 sayılı ve 19.03.2015 tarihli kararı bu ölçütleri tek paragrafta toplar. Karara konu olayda davacı, eşinin kullandığı araçta yolculuk ederken meydana gelen kazada hava yastıklarının açılmadığını, bu nedenle yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralandığını ileri sürerek aracın ayıplı olduğu gerekçesiyle 50.000 TL manevi tazminat istemiştir. Mahkeme 7.500 TL’ye hükmetmiş, Yargıtay bu miktarı az bularak kararı bozmuştur.

Kararda sayılan ölçütler şunlardır:

  • 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen özel hâl ve şartlar,
  • TMK m.4 uyarınca hak ve nesafet ilkeleri,
  • tarafların sosyal ve ekonomik durumları,
  • kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi,
  • olayın vehameti ve davalının kusuru,
  • istek sahibinin toplumdaki yeri, kişiliği ve hassasiyet derecesi.

Kararın en çok çarpıtılan cümlesi ise sınırı çizen cümledir: takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, “ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır.” Yani maddi kayıpların büyüklüğü manevi tazminatın ölçütü değildir; maddi zarar TBK m.54 kalemlerinden ayrıca istenir.

Aynı ilkeler Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2021/16377 K.2021/10291 sayılı kararında da tekrarlanmış, ayrıca hâkimin takdir gerekçesini objektif biçimde göstermesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bu nedenle “yüzde sabit iz manevi tazminatı şu kadar liradır” biçiminde bir tarife vermek mümkün değildir. Miktar, yukarıdaki ölçütlerin somut dosyaya uygulanmasıyla belirlenir ve aynı büyüklükteki iki iz, iki ayrı dosyada farklı sonuç doğurabilir. Konunun ayrıntısı için trafik kazasında kalıcı iz kalırsa manevi tazminat nasıl değerlendirilir ve basit yaralamada manevi tazminat miktarı başlıklı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yüzde Sabit İz Cezası Ne Kadar?

Ceza tarafında dört ayrı hüküm vardır ve hangisinin uygulanacağını iki soru belirler: fiil kasten mi taksirle mi işlenmiştir, sonuç sabit iz mi yüzün sürekli değişikliği midir?

Fiil Sonuç Hüküm Ceza
Kasten yaralama Yüzde sabit iz TCK m.87/1-c Temel ceza bir kat artırılır; verilecek ceza m.86/1 hâlinde 4 yıldan, m.86/3 hâlinde 6 yıldan az olamaz
Kasten yaralama Yüzün sürekli değişikliği TCK m.87/2-d Temel ceza iki kat artırılır; verilecek ceza m.86/1 hâlinde 6 yıldan, m.86/3 hâlinde 9 yıldan az olamaz
Taksirle yaralama Yüzde sabit iz TCK m.89/2-d Birinci fıkraya göre belirlenen ceza yarısı oranında artırılır
Taksirle yaralama Yüzün sürekli değişikliği TCK m.89/3-d Birinci fıkraya göre belirlenen ceza bir kat artırılır

Trafik kazasında yüzde iz kalması hâlinde uygulanacak hüküm m.89/2-d‘dir. Trafik kazaları kural olarak taksirli fiillerdir; kasten yaralamaya ilişkin m.87’nin trafik kazasına uygulanacağı yönündeki açıklamalar hatalıdır. Kasten yaralama hükümleri kavga, darp gibi kasıtlı eylemlerde devreye girer.

Taksirle yaralamanın temel cezası m.89/1 uyarınca dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; yüzdeki sabit iz bu cezayı yarı oranında artırır. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde ise m.89/4 uyarınca dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur ve bu fıkrada adli para cezası seçeneği bulunmaz. Ceza yönüyle ayrıntı için yaralamalı trafik kazası cezaları yazımızı inceleyebilirsiniz.

Yüzde sabit iz şikayete tabi mi?

Taksirle yaralamada şikâyet kuralı TCK m.89/5‘te düzenlenmiştir ve iki şart birlikte arandığı için sıkça yanlış anlaşılır: “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.”

Buradan çıkan sonuç şudur: şikâyetin aranmaması için fiilin hem bilinçli taksirle işlenmiş olması hem de sonucun m.89/1 dışına çıkmış olması gerekir. Yüzde sabit iz sonucu m.89/2-d kapsamındadır, yani birinci fıkra dışındadır; ancak fiil basit taksirle işlenmişse sonuç ne kadar ağır olursa olsun dosya yine şikâyete tabidir. “Ağır yaralanma varsa şikâyetten vazgeçmek işe yaramaz” biçimindeki yaygın bilgi bu nedenle yanlıştır.

Kasten yaralamada ise durum farklıdır: m.87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama şikâyete bağlı değildir. Şikâyet ve uzlaştırma ayrımının ayrıntısı için taksirle yaralama suçunda şikayetten vazgeçme davayı düşürür mü başlıklı çalışmamıza bakabilirsiniz.

Adli Süreçte Etkisi

Yüzde meydana gelen şekil bozukluklarının kalıcı etkileri, yüzde şekil bozukluğu tazminat davalarına temel oluşturur. Mahkemelerde sunulan uzman raporları, bu bozulmanın hem tıbbi hem de sosyal yaşam üzerindeki etkilerini açıklar. Ceza dosyasındaki adli rapor ile hukuk dosyasındaki maluliyet raporunun farklı sorulara cevap verdiğini unutmamak gerekir: adli rapor fiilin hangi ceza hükmüne girdiğini, maluliyet raporu ise tazminat hesabına esas engel oranını gösterir. Ceza dosyasında belirlenen kusur oranı ise hukuk mahkemesinde tazminatın indirilip indirilmeyeceğini etkiler.

Yasal Düzenlemeler ve Yargıtay Kararları Işığında Haklarınız

Yüzde şekil bozukluğu, hem ceza hem de özel hukuk bakımından ayrı ayrı sonuç doğurur. Ceza tarafında Türk Ceza Kanunu’nun 86, 87 ve 89. maddeleri fiilin ağırlığını ve cezayı belirler; özel hukuk tarafında Türk Borçlar Kanunu’nun 54, 55 ve 56. maddeleri tazminatın kapsamını çizer. Bu iki dosya birbirinden bağımsız yürür: ceza dosyasında verilen karar tazminat davasını sonuçlandırmaz, tazminat dosyasındaki uzlaşma da cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yargıtay kararları bu alanda emsal niteliğinde sonuçlar doğurmaktadır. Yukarıda ayrıntısıyla ele alınan üç karar, damarın üç farklı sorusunu cevaplar: 4. HD E.2021/24942 K.2022/9679 maluliyet çıkmadığında ekonomik geleceğin sarsılması kaleminin devreye girdiğini; 13. HD E.2014/12913 K.2015/8804 manevi tazminat miktarının hangi ölçütlerle belirleneceğini; 4. HD E.2024/6767 K.2025/13823 ise engel oranının kişinin beyanına göre değil işlevselliğine göre saptanması gerektiğini ortaya koyar.

Sigorta tarafında ise sınır Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesindedir. Manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışındadır; bu, hakkın bulunmadığı değil, muhatabın değiştiği anlamına gelir. Manevi tazminat sürücü, işleten ve araç sahibinden istenir. Trafik kazasından doğan bedensel zararın tedavi gideri kalemi ise KTK m.98 uyarınca SGK tarafından karşılanır ve bu yönüyle sigortacının sorumluluğu sona ermiştir.

Yüzde şekil bozukluğu nedeniyle hak kaybı yaşamamak için raporun doğru türde alınması, itiraz sürelerinin kaçırılmaması ve dava dilekçesinde tüm kalemlerin ayrı ayrı talep edilmesi gerekir. Süreci bir avukatla yürütmek isteyenler trafik kazası avukatı sayfamızdan bize ulaşabilir.

Yüzde Şekil Bozukluğu Davasında Zamanaşımı Ne Kadar?

Haksız fiilden doğan tazminat isteminin zamanaşımı TBK m.72‘de düzenlenmiştir: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl.

Maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ise yüz yaralanmaları bakımından çoğu zaman belirleyicidir: “Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.”

Ceza zamanaşımı süreleri TCK m.66‘da düzenlenmiştir ve sürenin belirlenmesinde suçun kanundaki cezasının üst sınırı esas alınır (m.66/4); nitelikli hâller de göz önünde bulundurulur (m.66/3). Buna göre:

Fiil Üst sınır Ceza zamanaşımı
Taksirle yaralama, yüzde sabit iz (m.89/1 + m.89/2 artırımı) 3 yıl 8 yıl (m.66/1-e)
Kasten yaralama, yüzde sabit iz (m.86/1 + m.87/1 artırımı) 6 yıl 15 yıl (m.66/1-d)

Süre, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden işlemeye başlar (m.66/6). Yüzdeki arızanın kalıcı hâle gelmesi zaman aldığı için TBK m.72’deki iki yıllık “öğrenme” süresinin başlangıcı ise ayrıca tartışılır; sürekli maluliyet raporunun düzenlendiği tarih, zararın kapsamının öğrenildiği an olarak kabul edilebilmektedir.

Bu nedenle süreler her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir; ceza dosyasının açılmamış veya düşmüş olması, uzamış zamanaşımının tazminat davasında uygulanmasını tek başına engellemez.

Sıkça Sorulan Sorular

Yüzde şekil bozukluğuna bağlı maluliyet oranı nasıl belirlenir?

Oran, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019-30692) ekindeki Ek-2 Alan Kılavuzu’nun “Yüz” bölümünden okunur. Arızanın hangi kaleme uyduğu tespit edilir ve o kalemin karşısındaki sabit yüzde verilir. Birden fazla arıza varsa oranlar toplanmaz, Yönetmeliğin m.10/4 hükmü uyarınca Ek-3’teki Balthazard yöntemiyle birleştirilir.

Yüzde kalıcı izler için tazminat nasıl talep edilir?

Önce arızanın kalıcılığını ve derecesini gösteren rapor alınır; trafik kazası gibi iş kazası dışındaki olaylarda bu rapor, Yönetmelik m.9 uyarınca Ek-4 Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu’dur ve kurumlar tarafından resmî yazı ile istenir. Ardından kusurlu tarafın belirlenmesiyle TBK m.54’teki maddi kalemler ve m.56 uyarınca manevi tazminat talep edilir. Trafik kazalarında maddi kalemler için sigortacıya başvurulabilir; manevi tazminat KTK m.92/f uyarınca teminat dışı olduğundan sürücü, işleten ve araç sahibinden istenir.

Yüzde şekil bozukluğu nedeniyle manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?

Manevi tazminat miktarı, mağdurun yaşı, psikolojik durumu, yaşadığı üzüntü ve keder ile olayın ciddiyeti gibi bireysel faktörlere göre mahkeme tarafından belirlenir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında ölçütler 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile TMK m.4’teki hak ve nesafet ilkesine dayanır. Takdir edilecek tazminat, mağdurda tatmin duygusu yaratacak kadar olmalı; ancak mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaçlanmadığından zenginleşme aracı hâline gelmemelidir.

Yüzde sabit iz maluliyet oranı yüzde kaçtır?

Tek bir sayı yoktur; oran arızanın türüne göre değişir. Ek-2 Alan Kılavuzu’nun yüz bölümünde oranlar %2’den (edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği) başlar ve %65’e (ameliyat edilemeyen burun, paranazal sinüsler, çene, ağız ve farinks tümörleri) kadar çıkar. Yüzeysel bir kesi izi kılavuzda ayrı bir kalem olarak yer almaz; böyle hâllerde m.10/5 uyarınca fonksiyon kaybı üzerinden değerlendirme yapılır.

Yüzde sabit iz cezası ne kadar?

Fiil kasten işlenmişse TCK m.87/1-c uyarınca temel ceza bir kat artırılır ve verilecek ceza m.86/1 hâlinde dört yıldan, m.86/3 hâlinde altı yıldan az olamaz. Fiil taksirle işlenmişse TCK m.89/2-d uyarınca birinci fıkraya göre belirlenen ceza yarısı oranında artırılır. Trafik kazalarında uygulanacak hüküm m.89/2-d’dir.

Yüzde sabit iz şikayete tabi mi?

Taksirle işlenen fiillerde TCK m.89/5 uyarınca kural şikâyettir. Şikâyetin aranmaması için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: fiilin bilinçli taksirle işlenmiş olması ve sonucun m.89/1 dışına çıkmış olması. Basit taksirle işlenen fiillerde sonuç ne kadar ağır olursa olsun dosya şikâyete tabidir. Kasten yaralamada ise m.87 kapsamındaki fiiller şikâyete bağlı değildir.

Maluliyet oranı sıfır çıkarsa yüzdeki iz için dava açabilir miyim?

Evet. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/24942 K.2022/9679 sayılı kararında, sürekli maluliyet tayin edilmemiş olsa dahi yüzdeki iz nedeniyle TBK m.54/4’teki “ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” kaleminin istenebileceğini kabul etmiştir. Karara göre bu zarar, çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelir. Zararın kapsamı belirlenemiyorsa TBK m.51/1 uyarınca hâkim uygun bir miktara hükmeder.

Yüzde sabit iz raporuna itiraz süresi ne kadar?

Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.12/1 uyarınca bireysel rapor itirazları, raporun ilgilisine teslim tarihinden itibaren otuz gün içinde il sağlık müdürlüğüne yapılır. Süresinde yapılmayan itirazlar değerlendirilmez. Kurum itirazlarında ise süre aranmaz.

İki rapor arasında çelişki varsa ne olur?

Yönetmelik m.12/2 uyarınca birey, müdürlük tarafından yetkili en yakın farklı bir sağlık kuruluşuna gönderilir. İtiraz edilen rapor ile itiraz üzerine verilen rapordaki kararlar aynı yönde ise rapor kesinleşir. Sonuçlar farklıysa ve itiraz sürüyorsa dosya en yakın hakem hastaneye yönlendirilir; hakem hastanenin kararı kesindir. Ancak m.12/3 uyarınca ilk ya da ikinci rapor hakem hastaneden alınmış olsa dahi hakem hastane raporu olarak kabul edilmez.

Yüzdeki iz ameliyatla düzeltilebiliyorsa tazminat hakkı ortadan kalkar mı?

Kalkmaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/24942 K.2022/9679 sayılı karara konu dosyada Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi, yüzdeki yara izinin plastik cerrahi ile bir miktar giderilebileceğini ancak tamamen yok edilemeyeceğini bildirmiş; iz bu nedenle kalıcı kabul edilmiştir. Ayrıca planlanan onarım ameliyatının bedeli, TBK m.54/1 uyarınca tedavi gideri kalemi içinde talep edilebilir.

Yüz felci engel oranı yüzde kaçtır?

Yüz felci, Ek-2 Alan Kılavuzu’nun yüz bölümünde ayrı bir kalem olarak yer almaz. Yönetmeliğin m.10/5 hükmü, hastalığın adı kılavuzda geçmese bile değerlendirmenin vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları esas alınarak yapılmasını zorunlu kılar. Mimik kaybının konuşma, çiğneme veya göz kapanması üzerindeki etkisi varsa bu etkiler kendi bölümlerinden okunur ve m.10/4 uyarınca Balthazard ile birleştirilir. Ceza dosyası bakımından ise adli tıp rehberi, yüz bölgesindeki her türlü sinir lezyonunu basit tıbbi müdahale ile giderilemez kabul eder.

Yüzde şekil bozukluğunda hangi mahkeme görevlidir?

Davanın kime yöneltildiğine göre değişir. Sürücü, işleten veya araç sahibine karşı açılan haksız fiil kaynaklı tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Sigorta şirketine karşı açılan dava ise sigorta sözleşmesinden doğduğu için TTK m.4/1-a uyarınca ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer. Sigortacıyla uyuşmazlıkta ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonu‘na başvurulabilir; 5684 sayılı Kanun’un m.30/1 hükmü, tahkim sistemine üye kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin “uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabileceğini” söyler.

Yüzde sabit iz TCK’nın hangi maddesinde düzenlenmiştir?

Kasten yaralamada TCK m.87/1-c bendinde (“Yüzünde sabit ize”), taksirle yaralamada TCK m.89/2-d bendinde (“Yüzünde sabit ize”) düzenlenmiştir. Sonucun daha ağır biçimi olan yüzün sürekli değişikliği ise kasten yaralamada m.87/2-d, taksirle yaralamada m.89/3-d bendindedir. Dört bendin tamamı, temel cezayı belirleyen m.86 ya da m.89/1 üzerine artırım öngörür; bağımsız bir suç tipi değildir.

Yüzde sabit iz şartları ve kriterleri nelerdir?

Kanun “sabit iz” için sayısal bir ölçü koymaz; tespit, adli tıp değerlendirmesiyle yapılır. Uygulamada aranan temel unsurlar iznin kalıcı hâle gelmiş olması ve yüz bölgesinde bulunmasıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2021/24942 K.2022/9679 sayılı karara konu dosyasında Adli Tıp Kurumu, izin plastik cerrahi ile bir miktar giderilebileceğini ancak tamamen yok edilemeyeceğini bildirmiş; iz bu nedenle kalıcı sayılmıştır. Yani kısmen düzeltilebilir olmak, izin varlığını ortadan kaldırmaz.

Yüzde sabit iz adli tıp raporu nasıl alınır?

Ceza soruşturmasında rapor, savcılık ya da mahkeme talebiyle adli tıp şube müdürlüğü, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu veya görevlendirilen hastane tarafından düzenlenir; kişinin kendi başvurusuyla alınan bir belge değildir. Hukuk davasındaki maluliyet raporu ise Erişkin Engellilik Yönetmeliği m.9 uyarınca Ek-4 Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu’dur ve m.9/2 gereği kurumlar tarafından resmî yazı ile istenir. İki rapor farklı sorulara cevap verir: adli rapor fiilin hangi ceza hükmüne girdiğini, maluliyet raporu tazminat hesabına esas engel oranını gösterir.

Yüzde sabit iz Yargıtay kararı var mı?

Evet. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin E.2014/12913 K.2015/8804 sayılı ve 19.03.2015 tarihli kararı, hava yastıkları açılmadığı için yüzünde sabit iz kalan davacının manevi tazminat istemine ilişkindir; mahkemenin hükmettiği 7.500 TL az bulunarak karar bozulmuştur. Kararda manevi tazminat ölçütleri 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile TMK m.4’e dayandırılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2021/16377 K.2021/10291 sayılı kararı da aynı ilkeleri tekrarlar.

Yüzde kalıcı iz maddi tazminat ve yüzde kalıcı iz manevi tazminat ayrı ayrı mı istenir?

Evet, iki ayrı kalemdir ve dayanakları farklıdır. Maddi tazminat TBK m.54’teki dört bendi kapsar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Manevi tazminat ise TBK m.56’ya dayanır ve elem ile ızdırabın karşılığıdır. İkisi aynı dilekçede istenebilir; ancak trafik kazasında maddi kalemler için sigortacıya başvurulabilirken manevi tazminat KTK m.92/f uyarınca teminat dışında olduğu için yalnızca sürücü, işleten ve araç sahibinden istenir.

Trafik kazalarında yüzde kalıcı iz tazminatı nasıl hesaplanır?

Tek bir formül yoktur; her kalem ayrı hesaplanır. Engel oranı belirlenmişse çalışma gücü kaybı zararı, oran ve bakiye ömür üzerinden aktüeryal olarak hesaplanır (TBK m.54/3). Bunun yanında tedavi giderleri (m.54/1), kazanç kaybı (m.54/2) ve yüzdeki izin mesleki geleceğe etkisi nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması (m.54/4) ayrı ayrı istenir. Manevi tazminat ise TBK m.56 uyarınca hâkim tarafından takdir edilir ve bu kalem KTK m.92/f gereği zorunlu trafik sigortası teminatının dışındadır.

Ameliyat izi engel oranı verilir mi?

Ek-2 Alan Kılavuzu’nun yüz bölümünde “ameliyat izi” başlı başına bir kalem olarak sayılmaz. Ancak kalemlerin birçoğu doğrudan cerrahi sonucu tanımlar: mandibula segmenter rezeksiyonu (%13), hemimandibulektomi (%33), maksillanın kısmi veya tam kaybı (%10, %35, %45) bunlardandır. Bunların dışında kalan ameliyat izlerinde m.10/5 uyarınca değerlendirme, izin yol açtığı fonksiyon kaybı üzerinden yapılır.

Yüzde sabit iz ile yüzde şekil bozukluğu aynı şey mi?

Tam olarak aynı değildir. “Yüzde sabit iz” ceza hukukuna ait bir kavramdır ve TCK m.87/1-c ile m.89/2-d’de geçer. “Yüzde şekil bozukluğu” ise hem günlük dilde hem de engellilik mevzuatında kullanılan daha geniş bir ifadedir; Ek-2 Alan Kılavuzu’nda “yüzde ileri derecede şekil bozukluğu” başlığı altında kalemler hâlinde düzenlenmiştir. Ceza hukukunda şekil bozukluğunun ağır biçimi “yüzün sürekli değişikliği” olarak ayrıca düzenlenmiş ve daha yüksek artırıma bağlanmıştır.


Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş ya da tavsiye niteliği taşımaz. Yüzde şekil bozukluğu maluliyet oranı ve tazminat talepleri, olayın tarihine, raporun türüne ve kusur dağılımına göre dosyadan dosyaya değişir. Bu yazıda anılan Yargıtay kararlarının tam metinlerine Yargıtay Karar Arama üzerinden daire, esas ve karar numarasıyla ulaşabilirsiniz. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir