47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçmenin Cezası 2026 ve Kazalarda Kusura Etkisi
47/1-b trafik cezası, kırmızı ışıkta geçme fiiline uygulanan idari para cezasıdır ve 2026 yılı için tutarı 5.000 Türk lirasıdır. Bu tutar 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47. maddesinde yazılıdır; madde 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun’la baştan düzenlenmiş, aynı değişiklikle kırmızı ışık ihlaline artan oranlı bir tekrar tarifesi, kazaya sebebiyet hâlinde doğrudan belge geri alma ve altıncı ihlalde belge iptali getirilmiştir.
Bu yazıda cezanın tutarı ve ödeme rejimi kadar, ihlalin bir kazayla birleştiğinde doğurduğu sonuçları da ele alıyoruz: kırmızı ışıkta geçmenin neden kanunla sayılmış bir asli kusur hâli olduğunu, kusur oranının nasıl belirlendiğini, hangi hâlde asli kusurun ortadan kalktığını, fiilin ceza hukukunda bilinçli taksire dönüşmesinin sonuçlarını ve sigortacının hangi şartla sürücüye rücu edebileceğini kanun ve genel şart lafzıyla açıklıyoruz.
Özet
Kırmızı ışıkta geçmenin cezası 2026 yılında 5.000 TL’dir; ancak asıl ağırlık tekrar tarifesinde, sürücü belgesi yaptırımlarında ve kaza hâlinde devreye giren ceza sorumluluğundadır.
- Ceza 5.000 TL, ödeme süresi bir aydır. %25 indirim “15 gün” şartına değil, ödeme süresi içinde ödemeye bağlıdır (5326 s.K. m.17/6 + KTK m.115/1). 15 gün, hâkimliğe başvuru süresidir.
- Tekrarda ceza katlanır: bir yıl içinde 2. ihlal 10.000, 3. ihlal 15.000, 4. ihlal 20.000, 5. ihlal 30.000, 6. ihlal 80.000 TL (KTK m.47/3, Değişik: 7574 s.K.).
- Belge geri alma: 3 ihlalde 30 gün, 4 ihlalde 60 gün, 5 ihlalde 90 gün; 6 ihlalde iptal. Kırmızı ışık ihlaliyle kazaya sebebiyet hâlinde ilk ihlalde dahi 60 gün.
- Kırmızı ışıkta geçmek asli kusurdur (KTK m.84/a — listenin ilk sırası), ama asli kusur “yüzde yüz kusur” demek değildir; m.84 son fıkra kusur paylaşımına açık kapı bırakır.
- Kaza varsa fiil bilinçli taksire dönüşebilir: ceza 1/3–1/2 artar (TCK m.22/3), hapis paraya çevrilemez (m.50/4) ve yaralamada şikâyet aranmaz (m.89/5).
- Sigorta otomatik rücu etmez: ZMSS Genel Şartları B.4’ün ölçütü kural ihlali değil ağır kusurdur; zarar gören her hâlde tazminatını alır.
47/1-b Trafik Cezası Nedir?
47/1-b trafik cezası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine dayanan idari bir yaptırımdır. Bu madde, özellikle ışıklı trafik işaret cihazlarının talimatlarına uymama durumlarını, yani kırmızı ışıkta geçmeyi kapsar. Bu düzenleme, hem araç sürücülerinin hem de yayaların güvenliğini sağlamak amacıyla trafik akışında hayati öneme sahip bir kurala uymayı zorunlu kılar.
Bu cezai yaptırım, genellikle trafik sinyallerindeki “dur” talimatını ihlal eden sürücülere uygulanır. Örneğin, kırmızı ışık yanarken kavşağa girmek, yaya geçidini geçmek veya dur çizgisini aşmak 47/1-b kapsamında değerlendirilen en yaygın ihlal türleridir. Bu tür ihlaller, 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme başlığı altında değerlendirilir ve bu kural, özellikle şehir içi trafik kazalarının önemli bir kısmında etken bir neden olarak kabul edilir.
47/1-b Trafik Cezası, bir idari para cezası ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda ihlalde bulunan sürücünün ceza puanı sistemine de yansır. 2026 yılı itibarıyla, kırmızı ışık ihlali yapan bir sürücüye 20 ceza puanı işlenmektedir. Ceza puanları, bir yıl içinde 100 puana ulaştığında sürücünün ehliyetine el konulması gibi daha ciddi yaptırımlara yol açabilir. Öte yandan bu tür ihlallerin tekrar etmesi halinde geçici olarak ehliyete el koyma süresi de artırılabilir.
Bu maddenin uygulanma amacı, daha sürdürülebilir bir trafik düzeni oluşturmak ve kazalardan kaynaklanan can kaybı ile maddi hasarları en aza indirmektir. Kırmızı ışık ihlali trafik kazası riski açısından kritik bir sorun oluşturur ve kamu güvenliği açısından “yüksek tehlike” kategorisinde değerlendirilir. Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, bu ihlallerin tespiti daha hassas ve hızlı bir şekilde yapılmaya başlanmış ve cezai yaptırımların uygulanması kolaylaşmıştır.
Bu bağlamda, kırmızı ışıkta geçmenin yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda sosyal bir sorumluluk olduğu unutulmamalıdır. Bu tür ihlalleri önlemek, trafikte hepimizin daha güvenli bir ortamda hareket etmesini sağlayacaktır.

47/1-b Maddesi Hangi Fiili Düzenler?
47/1-b maddesi, Karayolları Trafik Kanunu’nun en önemli düzenlemelerinden biri olup, kırmızı ışıkta geçmek gibi trafik güvenliğini doğrudan tehlikeye atan ihlallerle ilgilidir. Özellikle, ışıklı trafik cihazlarının sunduğu kuralların ihmal edildiği durumlarda devreye giren bu madde, yayaların ve diğer sürücülerin güvenliğini sağlamak amacıyla uygulanır. Bu madde, trafikte düzeni sağlama ve kazaların önüne geçme adına kritik bir yaptırım mekanizmasıdır.
Kanun metnine göre, 47. madde dört bentlik bir sıralama kurar ve karayolundan faydalananların bu sıralamaya uymasını zorunlu tutar: “a) Trafiği düzenleme ve denetimle görevli trafik zabıtası veya özel kıyafetli veya işaret taşıyan diğer yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine, b) Trafik ışıklarına, c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, Uymak zorundadırlar.” Kırmızı ışık ihlalinin (b) bendine girmesinin sebebi budur: bent, doğrudan trafik ışıklarına uyma yükümlülüğünü düzenler.
Bentler arasındaki fark ceza tutarını değiştirir. 47. maddenin ikinci fıkrası (Değişik: 12/2/2026-7574/11 md.) her bende ayrı bir tutar bağlar: (a) bendini ihlal eden sürücüler 3.000 lira, (b) bendini ihlal eden sürücüler 5.000 lira, (c) ve (d) bentlerini ihlal eden sürücüler 1.000 lira idari para cezası öder. Bu yüzden trafik ceza tutanağında “47/1-c” yazması ile “47/1-b” yazması arasında beş kat fark vardır; tutanaktaki bent harfinin doğru okunması, itiraz değerlendirmesinin ilk adımıdır.
47/1-b Maddesinin Uygulama Alanları
47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme durumunda uygulanmakla birlikte, aşağıdaki diğer eylemler de bu madde kapsamında değerlendirilebilir:
- Kırmızı ışığın yanmasına rağmen kavşağa girişi tamamlamak.
- Kırmızı ışık yanarken dur çizgisini aşarak yaya geçidi üzerinde durmak.
- Işıklı işaret cihazının verdiği diğer talimatlara uymamak — bent “trafik ışıklarına” dediği için yalnız kırmızıyı değil, ışıklı işaretin bütününü kapsar.
Buna karşılık her ışıklı işaret ihlali aynı sonucu doğurmaz. Kanunun 47. maddesinde artan oranlı tekrar tarifesini, kazaya sebebiyette 60 günlük belge geri almayı ve altıncı ihlalde iptali düzenleyen fıkraların hepsi “ışıklı trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına uyma kuralı” ifadesini kullanır. Yani sarı ışık ihlali (b) bendinin temel cezasına girer, ancak ağırlaştırılmış tarifeye ve belge geri alma rejimine girmez. Bu ayrım aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır.
Yaya geçidini yalnızca bloke etmek ise ışık ihlalinden bağımsız bir fiildir; kırmızı ışık yanmadan yaya geçidi üzerinde durmak, yer işaretlemelerine uymama olarak (c) bendi kapsamında değerlendirilebilir ve bu bendin cezası 1.000 liradır. Tutanakta hangi bendin yazıldığına bakılmadan “kırmızı ışık cezası aldım” denmemelidir.
Bu Maddenin Önemine Dair
Kırmızı ışık ihlalleri, sadece trafikte düzeni bozmakla kalmaz, aynı zamanda korkutucu şekilde yayaları ve diğer araçları riske atan kazalara da sebep olabilir. Her yıl raporlanan trafik kazalarının büyük bir kısmı, kırmızı ışık ihlallerinden kaynaklanmaktadır. Kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası durumlarında, genellikle ihlali gerçekleştiren sürücü, asli kusurlu olarak değerlendirilir ve beraberinde 47/1-b trafik cezası uygulanır.
2026 yılı itibarıyla yürürlükteki kanunda, sürücülerin dikkat etmesi gereken bir diğer nokta da, bu ihlalin yalnızca para cezasıyla sınırlı olmadığıdır. Sistem aynı zamanda 20 ceza puanı yükü getirmekte ve sık tekrar halinde ehliyete geçici el koyma yaptırımı da uygulanabilmektedir.
İleride bu maddeye ilişkin itiraz veya savunma durumlarının yasal ayrıntıları, delillerle desteklenerek açıklığa kavuşturulmalıdır. EDS’ler (Elektronik Denetleme Sistemleri) ile yapılan tespitlerde, ihlal şeklinin net belirtilmesi ve trafik cezası 2026 düzenlemelerine uyulması gereklidir.
Sonuç olarak, 47/1-b trafik cezası yalnızca maddi bir yaptırım değil, aynı zamanda trafik düzenine uyulması için bir uyarı niteliği taşır. Bu nedenle, trafik ışıklarına uyum hem hukuki hem de insani bir zorunluluk olarak değerlendirilmelidir.
Kırmızı Işıkta Geçme İhlali Ne Anlama Gelir?
Kırmızı ışıkta geçme ihlali, trafiğin düzenlenmesi ve güvenliğin sağlanması için hayati öneme sahip olan trafik ışıkları sisteminde “dur” anlamına gelen kırmızı ışığı ihlal ederek kavşağa giriş yapılması durumudur. 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme maddesi ile düzenlenen bu fiil, Karayolları Trafik Kanunu’na göre en sık karşılaşılan ve yüksek riskli ihlaller arasında yer alır. Çünkü bu durum yalnızca yayalar için tehlike oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda araçlar arasında ciddi trafik kazalarına davetiye çıkarır.
Kırmızı ışıkta geçmek, yalnızca trafik kurallarına aykırılık oluşturmaz; aynı zamanda sürücünün trafikteki dikkat ve sorumluluk seviyesini de yansıtır. Özellikle kavşaklarda meydana gelen kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası senaryoları, genellikle asli kusura dayalı olarak değerlendirilir ve sigorta şirketleri ile adli merciler nezdinde sürücünün ağır ihmal taşıdığını kabul eder. Bu ihlal, sadece ceza puanı ve para cezası ile sınırlı değildir; aynı zamanda kazaya sebebiyet verilmesi hâlinde ciddi hukuki ve maddi yükümlülükler doğurabilir.
Trafik ışıklarının amacı, hem araç sürücülerinin hem de yayaların trafik güvenliğini sağlamak olduğu için kırmızı ışıkta geçme davranışı, trafik düzenini doğrudan tehdit eder. Yayalar için ayrılmış geçitlere saygısızlık olarak da değerlendirilebilecek bu ihlal, aynı zamanda şehir trafiğinin akışını bozar ve zincirleme kazalara yol açabilir. Bu nedenle, kırmızı ışık kuralı yalnızca bir trafik düzenleme aracı değil, aynı zamanda toplumsal trafik güvenliği bilincinin önemli bir parçasıdır.
Tüm bu sebeplerle, yasal düzenlemeler ağır yaptırımlar gerektirir ve trafik cezası 2026 yılı itibariyle artırılarak caydırıcılığı artırmak hedeflenmiştir. Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) sayesinde, bu tür ihlaller daha sık tespit edilmekte ve sürücüye cezai yaptırım uygulanmaktadır. Modern trafik düzeninde, kırmızı ışık ihlali yalnızca bireyin değil toplumun genel güvenliğini de tehdit eden bir davranış olarak görülür.
Kırmızı Işıkta Geçmenin Trafik Cezası Ne Kadardır?
Kırmızı ışıkta geçmek, Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/1-b maddesi kapsamında ciddi bir trafik ihlali olarak değerlendirilmektedir. Bu ihlal, hem trafikteki güvenliği sarsar hem de ciddi kazaların önünü açabilir. 2026 yılı için, 47/1-b Trafik Cezası oldukça caydırıcı bir şekilde belirlenmiştir. Kırmızı ışıkta geçme durumunda uygunsuz davranışta bulunan sürücüler, trafik güvenliğini tehlikeye atmalarından dolayı hem maddi hem de manevi sorumlulukla karşı karşıya kalmaktadır.
Kırmızı ışıkta geçmenin ilk defa işlenmesi hâlinde uygulanan idari para cezası 5.000 Türk lirasıdır. Bu tutar tahminî değildir; doğrudan kanun metninde yazılıdır. 2918 sayılı Kanun’un 47. maddesinin ikinci fıkrası, 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle değiştirilmiş ve şu hâlini almıştır: “Bu maddenin birinci fıkrasının; (a) bendine uymayan sürücüler 3.000 Türk lirası, (b) bendine uymayan sürücüler 5.000 Türk lirası, (c) ve (d) bentlerine uymayan sürücüler 1.000 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılırlar.” Trafik ışıklarına uymama fiili (b) bendinde düzenlendiği için kırmızı ışık ihlalinin karşılığı bu üç tutar arasındaki en yükseği olan 5.000 liradır.
Ceza yalnızca 5.000 lirada kalmaz. Aynı Kanun değişikliğiyle kırmızı ışık ihlali için artan oranlı bir tekrar tarifesi getirilmiştir. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde aynı kuralın ikinci kez ihlali 10.000, üçüncü kez ihlali 15.000, dördüncü kez ihlali 20.000, beşinci kez ihlali 30.000 ve altıncı kez ihlali 80.000 Türk lirası idari para cezası gerektirir. Ayrıntılı tablo aşağıdaki “Aynı Yıl İçinde Kaç Kez Kırmızı Işıkta Geçilirse Ne Olur?” başlığında verilmiştir.
Erken ödeme indirimi hakkında yaygın bir yanlış vardır. Pek çok kaynak “%25 indirim için 15 gün içinde ödeme yapılmalıdır” der. Oysa 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin altıncı fıkrası indirimi “ödeme süresi içinde” ödemeye bağlar; trafik cezalarında ödeme süresini belirleyen hüküm ise 2918 sayılı Kanun’un 115. maddesidir ve bu madde “tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir” demektedir. Yani 5.000 liralık ceza, tebliğden itibaren bir ay içinde ödendiğinde %25 indirimle 3.750 liraya düşer. 15 günlük süre indirimin değil, sulh ceza hâkimliğine başvurunun süresidir (5326 sayılı Kanun m.27/1).
Ayrıca, bu trafik ihlalinin yalnızca bir para cezası ile sınırlı olmadığını unutmamalıyız. Her kırmızı ışık ihlalinde sürücünün ehliyetine 20 ceza puanı işlenmektedir. Bu puanlar birikerek belirli bir limite ulaştığında ise sürücünün ehliyetine el konulabilmekte veya farklı idari yaptırımlar gündeme gelebilmektedir.
Kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası risklerini artırdığı gibi, aynı ihlali tekrarlayan sürücüler için yaptırımın para cezasıyla sınırlı kalmadığını hatırlatmak gerekir. 7574 sayılı Kanun’la 47. maddeye eklenen fıkra uyarınca, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde kırmızı ışık kuralını üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri 30 gün, dört defa ihlal edenlerin 60 gün, beş defa ihlal edenlerin 90 gün süreyle geri alınır. Altı defa ihlalde ise sürücü belgesi doğrudan iptal edilir. Bu kapsamda geri alınan belgeler, sürücünün psiko-teknik değerlendirmeden geçirilmesi ve sürücü belgesi almasına mâni hâli bulunmadığının anlaşılması şartıyla iade edilir.
Kavşaklarda daha güvenli bir trafik ortamı sağlanabilmesi için 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme düzenlemesi, hem sürücülere hem de yayalara yönelik caydırıcı bir rol üstlenmektedir. Bu düzenlemenin amacı, yalnızca cezai yaptırım değil, trafik kültürünü ve güvenliğini sağlamaktır. Unutmayalım, kırmızı ışıkta beklemek birkaç saniye gibi görünebilir; ancak bu bekleyiş bir hayatın kurtulmasını sağlayabilir.
47/1-b Trafik Cezası Kaç TL?
2026 yılı itibarıyla, “47/1-b Trafik Cezası”, yani kısaca kırmızı ışıkta geçme cezası, sürücüler için oldukça caydırıcı bir rakam olan 5.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar, Karayolları Trafik Kanunu’nun 47. maddesi, 1. fıkrası, b bendine göre uygulanan trafik cezaları arasında kritik bir yer teşkil etmektedir. Kırmızı ışıkta geçiş gibi tehlikeli bir ihlal, yalnızca maddi bir ceza ile değil, aynı zamanda trafik güvenliğini ciddi şekilde riske atan bir durum olarak değerlendirilir.
Sürücüler bu cezayı ödeme süresi içinde ödediklerinde %25 oranında erken ödeme indiriminden yararlanır ve tutar 3.750 TL‘ye düşer. İndirimin şartı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/6 uyarınca ödeme süresi içinde ödemedir; trafik cezalarında bu süreyi 2918 sayılı Kanun m.115/1 bir ay olarak belirler. Bu nedenle “15 gün içinde ödemezseniz indirim biter” bilgisi doğru değildir — 15 gün, hâkimliğe başvuru süresidir. Ayrıca 1/7/2022 tarihli 7417 sayılı Kanun’la eklenen cümle gereği ödeme yapmak, karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez; indirimli ödeyip yine de itiraz edebilirsiniz.
Bir ay içinde ödenmezse ne olur? 2918 sayılı Kanun m.115/1’e göre bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay %5 faiz işletilir; ay kesirleri tam ay sayılır ve bu şekilde bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez. Süresinde ödenmeyen ceza ayrıca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilir.
Ceza puanı ve tekrarda yaptırım riski: Kırmızı ışık ihlali yapan bir sürücüye ek olarak 20 ceza puanı uygulanır. Tekrarlayan ihlallerde ise hem para cezası artan oranlı tarifeye göre yükselir (ikinci ihlalde 10.000, altıncı ihlalde 80.000 TL) hem de sürücü belgesi geri alınır: bir yıl içinde üçüncü ihlalde 30 gün, dördüncü ihlalde 60 gün, beşinci ihlalde 90 gün, altıncı ihlalde ise belge iptal edilir.
Ceza miktarının belirlenmesinde neden yüksek bir tutar uygulanıyor? 47/1-b kapsamındaki cezaların yüksekliği, ihlalin doğrudan kamu güvenliğini ve trafik akışını etkileyen bir nitelik taşıması ile ilgilidir. Kırmızı ışıkta geçmek, ölümlü ve yaralanmalı kazaları artıran bir davranış olduğu için bu şekilde bir caydırıcılık yaratılması amaçlanmaktadır.
Cezanın ödenmesi genellikle e-Devlet, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ve bazı banka uygulamaları üzerinden online olarak yapılabilir. Ayrıca, sürücülerin ödeme sonrası dekontlarını saklaması önemlidir, çünkü bu tür belgeler itiraz süreçleri için kritik öneme sahiptir.
Unutulmamalıdır ki, 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme, yalnızca maddi sonuçlar doğurmakla kalmaz, aynı zamanda kazalara neden olan asli kusurlardan biri olarak da büyük bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, sürücülerin cezadan kaçınmaktan öte, trafik kurallarına uyum sağlama alışkanlığını kazanmaları, kendileri ve trafikteki diğer kişiler açısından hayatidir.
Sarı Işıkta Geçmenin Cezası 2026 Yılında Ne Kadardır?
Sarı ışıkta geçmek de 2918 sayılı Kanun’un 47. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındadır ve karşılığı 5.000 Türk lirası idari para cezasıdır. Bendin lafzı “kırmızı ışık” değil “trafik ışıkları” olduğu için, ışıklı işaret cihazının verdiği talimata uymayan her davranış aynı bende girer. Bu nedenle sarı ışık ihlalinin temel para cezası, kırmızı ışık ihlalininkiyle aynıdır.
Fark, temel cezanın ötesindeki yaptırımlarda ortaya çıkar ve bu fark rakip içeriklerin çoğunda görülmez. 47. maddede artan oranlı tekrar tarifesini düzenleyen üçüncü fıkra, kazaya sebebiyette 60 günlük belge geri almayı getiren fıkra, üç–dört–beş ihlalde 30/60/90 günlük geri almayı düzenleyen fıkra ve altıncı ihlalde iptali öngören fıkra; hepsi istisnasız “ışıklı trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına uyma kuralı” ifadesini kullanır. Kanun burada bilinçli bir daraltma yapmıştır.
| Karşılaştırma | Kırmızı ışık ihlali | Sarı ışık ihlali |
|---|---|---|
| Kanuni dayanak | KTK m.47/1-b | KTK m.47/1-b |
| İlk ihlalde para cezası | 5.000 TL | 5.000 TL |
| Artan oranlı tekrar tarifesi (10.000–80.000 TL) | Uygulanır | Uygulanmaz |
| Tekrarda belge geri alma (30/60/90 gün) | Uygulanır | Uygulanmaz |
| Altıncı ihlalde belge iptali | Uygulanır | Uygulanmaz |
| Kazaya sebebiyette 60 gün geri alma | Uygulanır | Uygulanmaz |
“Tam kırmızı yanarken geçmek” ile sarı ışıkta geçmek arasındaki sınır uygulamada delil sorunudur. Elektronik denetleme sistemi görüntüsü, aracın kavşağa giriş anını ve o andaki ışık rengini birlikte kaydeder. Görüntüde ışık rengi ile aracın dur çizgisini geçtiği an aynı karede net biçimde okunamıyorsa, bu husus başvurunun konusu yapılabilir. Buna karşılık ceza tutanağında hangi maddenin yazıldığı da önemlidir: tutanakta 47/1-b değil 47/1-c yazıyorsa fiil ışıklı işarete değil levha veya yer işaretlemesine uymamaya ilişkindir ve cezası 1.000 liradır.
Kırmızı Işık İhlalinde Erken Ödeme İndirimi Uygulanır mı?
Evet, uygulanır. Ancak indirimin dayanağı Karayolları Trafik Kanunu değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin altıncı fıkrasıdır. Bu fıkra 1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanun’un 46. maddesiyle yeniden yazılmış ve şu hâle gelmiştir: “Kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır. Ödeme yapılması, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.”
Bu lafzın iki sonucu vardır ve ikisi de yaygın anlatımın tersinedir. Birincisi: indirim “15 gün” şartına değil, ödeme süresi içinde ödeme şartına bağlıdır. Trafik cezalarında ödeme süresini belirleyen özel hüküm 2918 sayılı Kanun’un 115. maddesidir ve orada süre bir aydır. Dolayısıyla 5.000 liralık kırmızı ışık cezası, tebliğden itibaren bir ay içinde ödendiğinde %25 indirimle 3.750 liraya iner. İkincisi: 2022 değişikliğinden önce indirim “kanun yoluna başvurmadan önce ödeme” şartına bağlıydı; bugün indirimli ödeme yapmak itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. Yani sürücü hem 3.750 lirayı ödeyip faiz riskini kapatabilir hem de 15 günlük süre içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir.
Tekrar tarifesinde indirim nasıl işler? İndirim oranı sabittir; değişen şey matrahtır. Bir yıl içinde ikinci kez kırmızı ışıkta geçen sürücünün cezası 10.000 lira olduğundan indirimli tutar 7.500 liraya, altıncı ihlalde 80.000 liralık ceza indirimli 60.000 liraya karşılık gelir. Aşağıdaki tablo tekrar sayısına göre ödenecek tutarları göstermektedir.
| Bir yıl içindeki ihlal sırası | İdari para cezası | Süresinde ödemede (%25 indirimli) |
|---|---|---|
| 1. ihlal | 5.000 TL | 3.750 TL |
| 2. ihlal | 10.000 TL | 7.500 TL |
| 3. ihlal | 15.000 TL | 11.250 TL |
| 4. ihlal | 20.000 TL | 15.000 TL |
| 5. ihlal | 30.000 TL | 22.500 TL |
| 6. ihlal | 80.000 TL | 60.000 TL |
Erken ödeme işlemleri; Vergi Dairesi, banka mobil uygulamaları, e-Devlet sistemi ya da ilgili Gelir İdaresi tahsilat ekranları üzerinden gerçekleştirilebilir. Ceza sorgulama ve ödeme kanallarının ayrıntısı için trafik cezası sorgulama ve ödeme yazımıza bakabilirsiniz. İşlem sırasında ödemeye dair bir makbuz alınması önemlidir. Bu makbuz, ödemenin doğru ve zamanında yapıldığının bir kanıtı niteliğindedir. Ayrıca, erken ödeme indirimi ile ilgili itiraz halinde dahi ödeme yapılmış olması, sürücünün yasal haklarını ortadan kaldırmaz. Ödemenin iadesi mümkündür.
Sonuç olarak, kırmızı ışıkta geçmek trafik cezası 2026 yılı itibariyle önemli bir mali yük anlamına gelebilir; ancak erken ödeme avantajı sayesinde sürücüler, bütçelerini kısmen de olsa koruyabilirler. Bu nedenle, trafik cezası aldıktan sonra zamanında ödeme yaparak hem indirimden yararlanmak hem de ek cezai işlemlerden kaçınmak son derece önemli bir adımdır.
47/1-b Trafik Cezası Ceza Puanı Kaçtır?
47/1-b trafik cezası, Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) “Kırmızı ışık ihlali” kapsamındaki düzenlemelerinden biri olup, yalnızca maddi para cezasıyla sınırlı kalmamakta, aynı zamanda sürücünün trafik geçmişine yazılan ceza puanı ile de sonuçlanmaktadır. Bu ceza, sürücülerin dikkatini yoğunlaştırması ve trafik kurallarına daha özenli şekilde uymalarını sağlamak adına caydırıcı bir önlem olarak uygulanır.
2026 yılında geçerli trafik cezası düzenlemelerine göre, 47/1-b ihlali halinde sürücülere verilen ceza puanı 20’dir. Ceza puanı sistemi, trafikte sürücünün ihlal geçmişini takip etmeyi ve tekrarlayan veya ciddi bir şekilde ihlal yapan kişilere yönelik idari tedbir almayı mümkün kılar. Özellikle 47/1-b gibi tehlikeli davranışlar, yalnızca bir kez gerçekleşse dahi trafik güvenliği açısından yüksek risk oluşturduğu için ceza puanı açısından daha sert yaptırımlarla karşılanır.
Ceza puanı sistemi nasıl işler? Her sürücü belgesi sahibinin yıllık 100 ceza puanı sınırı bulunmaktadır. Bu sınır aşıldığında sürücünün ehliyetine geçici olarak el konulabilir. 20 puanlık bir ihlal olan 47/1-b trafik cezası, tek başına ehliyetin alınmasına yol açmaz, ancak başka trafik ihlallerinin de devreye girmesi durumunda daha büyük riskler yaratır. Örneğin, kırmızı ışık ihlalinin hız sınırının aşılması veya başka bir önemli kural ihlaliyle birleşmesi halinde toplam ceza puanı yıl içinde hızla dolabilir.
Ceza puanlarının sonuçlarını daha iyi kavrayabilmek için dikkat edilmesi gereken birkaç önemli detay vardır:
- Her ihlalde biriken ceza puanları sistemde kayıt altına alınır ve bu puanlar sürücülerin ehliyet durumlarını doğrudan etkiler.
- Yıl içinde tekrar eden kırmızı ışık ihlalleri sonucunda ehliyete geçici olarak el konulması da gündeme gelir. (Örneğin, 1 yıl içinde aynı maddedeki üç ihlal 30 günlük bir el koyma cezasına neden olabilir.)
Sonuç olarak, 47/1-b ceza puanı, trafikte dikkatsizlik ya da bilerek kural ihlali yapan sürücüler üzerinde psikolojik bir baskı oluşturur. Örnekleri incelediğimizde, “kırmızı ışıkta geçmek” gibi temel kuralları hiçe sayan davranışların, yalnızca ceza puanına değil, aynı zamanda trafikteki kazaları önleme adına can ve mal güvenliği üzerinde hayati etkiler oluşturduğunu görüyoruz. Bu yüzden kırmızı ışıkta geçme gibi ihlallerinden kaçınarak hem ceza puanı birikiminden korunabilir hem de trafikte güvenliği artırabiliriz.
Kırmızı Işıkta Geçme Nedeniyle Ehliyete El Konulur mu?
Kırmızı ışıkta geçme, Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/1-b maddesi kapsamında ciddi bir trafik ihlali olarak kabul edilmektedir. Bu ihlal, trafikte hem araç güvenliğini tehlikeye atmakta hem de yayaların haklarını hiçe saymaktadır. Dolayısıyla, kırmızı ışıkta geçen sürücülere yalnızca 47/1-b trafik cezası: kırmızı ışıkta geçme ile para cezası verilmez; aynı zamanda ceza puanı da uygulanır. Ancak bu noktada, bu ihlalin ehliyete el konulup konulmayacağı hususu sıkça merak edilir.
Ehliyete el konulması, tek bir kırmızı ışık ihlaliyle gündeme gelmez. Buna karşılık, 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun’la 47. maddeye eklenen fıkralar kırmızı ışık ihlalini sürücü belgesi yaptırımlarının merkezine yerleştirmiştir. Bugün belge geri alma iki ayrı sebeple doğar: (1) aynı yıl içinde tekrarlanan ihlal ve (2) kırmızı ışık ihlaliyle bir trafik kazasına sebebiyet verilmesi. İkinci hâlde ihlalin ilk kez işlenmiş olması sonucu değiştirmez.
Tekrarlanan ihlalde süreler. Kanunun lafzı şöyledir: son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde ışıklı trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına uyma kuralını “üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri otuz gün, dört defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri altmış gün, beş defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri doksan gün süreyle geri alınır.” Altıncı ihlalde ise geri alma değil iptal söz konusudur.
| Bir yıl içindeki ihlal sayısı | Sürücü belgesine etkisi | İdari para cezası |
|---|---|---|
| 1. ve 2. ihlal | Belge geri alınmaz | 5.000 TL / 10.000 TL |
| 3. ihlal | 30 gün geri alma | 15.000 TL |
| 4. ihlal | 60 gün geri alma | 20.000 TL |
| 5. ihlal | 90 gün geri alma | 30.000 TL |
| 6. ihlal | Sürücü belgesi iptali | 80.000 TL |
| Kırmızı ışık ihlaliyle kazaya sebebiyet | 60 gün geri alma (ilk ihlalde dahi) | İhlal sırasına göre yukarıdaki tutar |
Geri alınan belge kendiliğinden iade edilmez. Süre dolduğunda belgenin geri verilebilmesi için sürücünün psiko-teknik değerlendirmeden geçirilmesi ve sürücü belgesi almasına mâni hâli bulunmadığının anlaşılması gerekir. Buna ek olarak 7574 sayılı Kanun’la getirilen ayrı bir şart daha vardır: bu madde kapsamında geri alınan sürücü belgeleri, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartıyla iade edilir. Yani ödenmemiş tek bir trafik cezası, süresi dolmuş bir geri alma işleminde bile belgenin teslimini engeller. Geri alma süresi içinde araç kullanmanın ayrı bir yaptırımı olduğunu da belirtelim; bu konu ehliyetine el konulan kişinin araç kullanma cezası yazımızda ele alınmıştır.
Altıncı ihlalde iptal ve yeniden belge alma. Bir yıl içinde altı defa kırmızı ışık ihlali tespit edilen sürücünün belgesi iptal edilir. Bu kişilerin tekrar sürücü belgesi alabilmesi için sürücü kurslarına devam etmeleri ve sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Kursa başlayabilmenin şartları da kanunda sayılmıştır: idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması, iptal tarihinden itibaren en az bir yıl geçmiş olması ve yapılacak psiko-teknik değerlendirme ile psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hâli bulunmadığını gösterir belgenin kursa ibraz edilmesi.
Ceza puanı yolu ayrıca işler. Kırmızı ışık ihlalinin ceza puanı 20’dir; bir yıl içinde toplam 100 ceza puanını dolduran sürücünün belgesi 2 ay süreyle geri alınır ve sürücü eğitime tabi tutulur (2918 sayılı Kanun m.118). Aynı yıl içinde ikinci kez 100 puanı dolduranların belgesi 4 ay süreyle geri alınır ve psiko-teknik değerlendirme ile psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar; bir yıl içinde üç defa 100 ceza puanını dolduranların sürücü belgesi süresiz olarak iptal edilir. Ceza puanı sisteminin bütünü için trafik ceza puanları ve etkileri yazımıza bakabilirsiniz.
Ehliyetsiz araç kullanma gibi daha ağır sonuçlar doğurabilen bu ihlal, sürücünün yalnızca trafik cezası ile değil, aynı zamanda ilerleyen süreçte olası trafik kazası 2026 gibi durumlarda hukuki ve maddi sorumluluklarla karşılaşmasına neden olabilir. Sürücüye düşen, kırmızı ışıkta geçmek gibi tehlikeli manevralardan kesinlikle kaçınmak ve trafik kurallarına uymaktır. Bu sayede, hem ehliyete el konulması riski önlenebilir hem de trafiğin düzeni ve güvenliği sağlanabilir.
Ayrıca, EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) ile tespit edilen ihlallerde de bu kurallar uygulanmakta ve doğrudan cezai süreçler devreye girmektedir. Bu nedenle, sürücülerin trafiğe çıktıklarında daha bilinçli olmaları ve ihmalden uzak bir tutum sergilemeleri büyük önem taşımaktadır. Unutmamalıyız ki kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası ihtimalini büyük ölçüde artırmaktadır, dolayısıyla hem bireysel hem de toplumsal sorumluluk çerçevesinde hareket edilmesi gerekir.
Ehliyete el konulmasını gerektirebilecek bu tür tehlikeli davranışlardan kaçınarak kazasız bir trafik yaşamını tercih etmek, herkesin yararına olacaktır.
Kırmızı Işık İhlali Nasıl Tespit Edilir?
Kırmızı ışık ihlali, trafik akışının düzenli ve güvenli bir şekilde sağlanması için ışıklı işaretlere uyulmaması durumunda ortaya çıkan bir trafik ihlalidir. Bu ihlalin tespit süreci, teknolojik cihazların ve trafik görevlilerinin aktif kullanımıyla oldukça sistematik bir şekilde gerçekleştirilir. 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme kapsamında ceza işlemine tabi tutulmak, sürücülerin yayaların ve diğer araçların güvenliğini riske atmasının doğrudan sonuçlarından biridir. Peki, bu ihlal nasıl belirlenir?
Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS):
Günümüzde kırmızı ışık ihlallerinin büyük bir kısmı, modern teknolojinin olanaklarını kullanan Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) ile tespit edilmektedir. Trafik ışıklarına entegre edilmiş yüksek çözünürlüklü kameralar, araçların kırmızı ışık yanarken kavşağa giriş yapıp yapmadığını otomatik olarak algılar. Kameralar, araç plakalarını kolayca okuyabilecek şekilde yerleştirilmiştir ve ihlali tespit ettikten sonra cezayı sisteme işler. EDS, ışığın tam rengini ve aracın kavşağa giriş anını kaydettiği için delil sağlamlık oranı oldukça yüksektir.
Trafik Görevlileri:
Bazı durumlarda ise trafik görevlileri, yoğun kavşak ve ışıklı geçitlerde manuel denetimler gerçekleştirir. Trafik ekipleri gözlemleri sırasında kırmızı ışıktan geçen sürücülere ceza tutanağı düzenler. Bu yöntem, özellikle kameraların bulunmadığı bölgelerde etkin bir çözüm sağlar. İlgili tutanakta fiilin işlendiği tarih, saat, araç plakası ve ihlalin açıklandığı detaylar yer alır.
Mobil Trafik Denetim Ekipleri:
Bazı bölgelerde mobil trafik polisleriyle birlikte hareket eden kameralar da kullanılır. Bu taşınabilir sistemler, belirtilen bölgede veya herhangi bir kavşakta bekleyerek kırmızı ışık ihlallerini hızlıca tespit eder ve ilgili makamlarla paylaşır.
Kamera Kayıtları ve Delil İncelemesi:
Özellikle EDS olmayan yerlerde meydana gelen tartışmalı durumlarda, çevrede yer alan güvenlik kameraları veya işletme kameraları inceleme altına alınabilir. Trafik kazalarına bağlı ihlallerde de bu tür görüntü kayıtları, davalarda önemli bir delil niteliği taşır.
Teknolojinin Gücü ve Uygulama Alanı:
Teknolojinin en yoğun kullanıldığı yöntemlerden biri olan EDS, 47/1-b maddesi kapsamındaki cezaların doğru uygulanmasını sağlar. Bu sistemler, sürücünün cezasını kabul etmediği durumlarda da mahkemede geçerli bir delil sunar. Örneğin, kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası gibi olaylarda bu kameraların elde ettiği kayıtlar son derece önemlidir. Dijital sistemlerde yapılan yanlışlıklara karşı kişilerin itiraz hakkı bulunsa da bu tür itirazlar çoğu zaman kırmızı ışıkta geçme fiilinin net bir şekilde ortaya konulduğu durumlarda geçersiz kalır.
Son olarak, kırmızı ışık ihlalinin gelişmiş denetim yöntemleriyle tespit edilmesi, trafik güvenliğinin sağlanmasında ve olası kazaların önüne geçilmesinde kritik rol oynar. Teknolojinin yanı sıra bireysel sorumluluklara dikkat ederek bu tür ihlallerden kaçınmak hem hukuki yaptırımları engeller hem de trafik kazalarına yol açma ihtimalini azaltır.

EDS Olmayan Yerde Kırmızı Işıkta Geçmek Tespit Edilir mi?
Evet, tespit yalnızca elektronik denetleme sistemine bağlı değildir. 2918 sayılı Kanun’un 114. maddesi, Kanun’da yazılı trafik suçlarını işleyenler hakkında yetki sınırları içinde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı personeli ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının ve Karayolları Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerinde görevli ve yetkili kılınmış personelce tutanak düzenleneceğini öngörür. Kavşakta görevli trafik ekibinin doğrudan gözlemine dayanan tutanak da geçerli bir tespittir.
Kamera bulunmayan bir kavşakta meydana gelen kazada ise ışık ihlalinin ispatı, kaza tespit tutanağı, tarafların ve tanıkların beyanları, çevredeki işyeri veya güvenlik kameraları ile araç içi kamera kayıtlarına dayanır. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/b kusur tespitinde “kaza mahallinde yapılan incelemeler sonunda tespit edilen iz ve delillere ilave olarak kazaya karışanların olay hakkındaki ifadeleri ile varsa tanık ifadeleri”nin de dikkate alınacağını açıkça yazar.
2026’da tutanaklarda bir değişiklik daha var. 7574 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle 114. maddeye eklenen fıkra uyarınca, bu Kanun kapsamında düzenlenen idari para cezası karar tutanakları ile diğer tutanaklara görevli ve yetkili personelin açık kimliği yerine personel tanıtım numarası yazılır. Tutanakta memur adı yerine bir numara görülmesi bu nedenledir ve tek başına bir usulsüzlük göstergesi değildir.
EDS ile Kesilen Kırmızı Işık Cezasına İtiraz Edilebilir mi?
Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) ile tespit edilen trafik ihlalleri günümüzde oldukça yaygınlaşmış durumda. Bu sistem, trafikte düzeni sağlamak ve ihlalleri en aza indirmek amacıyla geliştirilmiş, teknolojik bir denetim mekanizmasıdır. Ancak EDS aracılığıyla yapılan tespitler bazen hatalı olabilir veya sürücüler cezaların geçersiz olduğunu düşünebilir. 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme ihlali de bu kapsama dahil olup sürücüler tarafında en sık itiraz edilen ceza türlerinden biridir.
EDS ile kesilen kırmızı ışık cezalarına itiraz hakkınız elbette vardır. Ancak doğru bir itiraz başvurusunda bulunmak için bazı kritik noktalara dikkat etmemiz gerekiyor. İlk olarak, cezanın 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme kapsamında olup olmadığını kontrol etmeniz önemlidir. Ceza ihlali, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddesine uygun şekilde tanımlanmışsa, bu ihlal içinde trafik cezası 2026 düzenlemelerine uygun bir ödeme veya itiraz sürecini takip etmelisiniz.
EDS Cezalarına İtiraz İçin Prosedürler:
- Delilleri Toplayın: EDS görüntü kaydını ve ihlalin yaşandığı tarihe ait trafik lambası kayıtlarını mutlaka kontrol edin. Kırmızı ışıkta geçiş anının net olarak görünmediği görüntüler, itiraz için güçlü bir dayanak oluşturabilir.
- Tutanağı ve Plaka Bilgilerini Doğrulayın: Ceza tutanağında aracınıza ait plaka ve diğer bilgilerin doğru girilip girilmediğinden emin olun. Yanlış plaka kaydı, itiraz sürecinde sıklıkla görülen durumlar arasında yer alır.
- Sulh Ceza Hâkimliği’ne Başvurun: EDS ile kesilen ceza bir idari yaptırım kararı olduğundan başvuru yeri sulh ceza hâkimliğidir. 6545 sayılı Kanun’la sulh ceza mahkemeleri kaldırıldığı için “sulh ceza mahkemesine itiraz” ifadesi bugün karşılıksızdır. Süre, 5326 sayılı Kanun m.27/1 uyarınca tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren en geç on beş gündür; bu süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir.
- Somut Gerekçeler Gösterin: İtiraz dilekçesinde “yanlışlıkla yazıldığı” gibi genel ifadeler değil, spesifik hataları ortaya koymalısınız. Örneğin, “Görüntü kaydında ışığın rengi net değil,” gibi teknik ayrıntılar sunabilirsiniz.
İtirazın sonucu dosyadaki somut delile bağlıdır; hiçbir başvuru için önceden bir başarı oranı verilemez. Uygulamada üzerinde durulan noktalar, görüntü kaydının ışığın rengini ve aracın kavşağa giriş anını birlikte gösterip göstermediği, plakanın doğru okunup okunmadığı, tutanakta ihlal tarihinin ve yerinin doğru yazılıp yazılmadığı ve tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığıdır. Tebligattaki bir usulsüzlük, on beş günlük sürenin hiç işlememiş olması sonucunu doğurabilir.
Sonuç olarak, EDS ile yazılan 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme cezalarına itiraz etmek teknik açıdan mümkün ve çoğu zaman etkili olabilir. İtiraza başlamadan önce gereken belgeleri dikkatlice toparlamalı ve hukuki prosedürlere uygun hareket etmeliyiz. Kırmızı ışık ihlali cezalarına yönelik yapılan hatalara karşı çözüm sunmaya yönelik bu adımlar, hem maddi hem de idari anlamda haklarınızı korumanıza yardımcı olacaktır.
47/1-b Trafik Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
47/1-b trafik cezası, özellikle kavşaklarda trafik güvenliğini ihlal ederek ciddi sonuçlara neden olabilen kırmızı ışıkta geçme fiiline uygulanan idari bir yaptırımdır. Bu cezaya itiraz etmek isteyen sürücüler için, itiraz süreci doğru şekilde takip edilmelidir. İtiraz sürecinin başarısı, sürenin doğru kullanılması ve somut kanıtlarla desteklenmesine bağlıdır. İşte, 47/1-b trafik cezasına itiraz etmek için izlenmesi gereken adımlar:
1. İtiraz Süresine Dikkat Edin
Trafik cezalarına itirazda öncelikli olarak süre oldukça kritiktir. 47/1-b trafik cezası için itiraz süresi, cezanın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar ve 15 gün ile sınırlıdır. Bu süre aşılırsa itiraz başvurunuz genellikle usulden reddedilir.
2. Gerekli Belgeleri Hazırlayın
İtiraz sürecinde aşağıdaki belgeler hazırlanmalıdır:
- Cezanın tebliğ edildiği belgeler (tebligat veya tutanak),
- Araç tescil belgesi ve kimlik fotokopisi,
- İtiraz dilekçesi,
- Olayın yanlış değerlendirilmesine dair kanıtlar (kamera görüntüleri, tanık beyanları, trafik sinyalizasyon cihazının hatalı çalıştığına dair bir rapor vb.).
3. Hangi Gerekçelerle İtiraz Edilebilir?
47/1-b trafik cezası için en yaygın itiraz gerekçeleri şunlardır:
- EDS’ye dayalı cezalar: Elektronik Denetleme Sistemi’nin (EDS) durumu yanlış tespit ettiği, ışığın renginin kayıtta net olmadığı veya plaka eşleşmesinde hata yapıldığı gibi durumlar.
- Duruş isteme hataları: Trafik ışıklarının veya dur çizgisinin görünürlüğünün kısıtlı olduğu durumlar.
- Yanlış plaka tespiti: Kameraların net olmayan bir açıyla hatalı plaka kaydettiği durumlar.
4. Sulh Ceza Hakimliğine Başvurun
İtiraz dilekçeniz ve hazırladığınız belgelerle birlikte idari yaptırım kararını veren makamın bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine başvurmanız gerekir; başvuru yeri sürücünün ikametgâhına göre seçilemez. 5326 sayılı Kanun m.27/3 uyarınca başvuru, “bizzat, kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile” yapılır ve dilekçe iki nüsha olarak verilir. Dilekçede, cezanın haksız olduğunu ve aşağıdaki unsurların göz önünde bulundurulmasını talep edebilirsiniz:
- Somut delil ve kanıtlar,
- Hatalı uygulamalara dair beyanlar,
- Araç plakanızın yanlış işlenmiş olabileceği.
5. Hem Ödeme Hem İtiraz Yapılabilir mi?
Evet. Bu, 1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanun’la 5326 sayılı Kanun m.17/6’ya eklenen cümlenin doğrudan sonucudur: “Ödeme yapılması, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.” Yani 47/1-b trafik cezasını %25 indirimli ödemek itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. Hâkimlik başvuruyu kabul ederse idari yaptırım kararı kaldırılır ve ödenen tutarın iadesi gündeme gelir. 2022 öncesinde indirim “kanun yoluna başvurmadan önce ödeme” şartına bağlı olduğu için ödeme ile itiraz birbirini dışlıyordu; bugün böyle bir zorunluluk yoktur.
6. İtiraz Sonuçlanınca Ne Olur?
Eğer Sulh Ceza Hakimliği itirazınızı haklı bulursa:
- Para cezası iptal edilir.
- Cezaya bağlı olarak eklenen 20 ceza puanı silinir.
- Ödeme yaptıysanız, süreç sonunda ödediğiniz bedelin iadesi sağlanır.
Başvurunun ne kadar sürede karara bağlanacağına dair kanunda bağlayıcı bir süre yoktur; süre hâkimliğin iş yüküne ve dosyanın durumuna göre değişir. Bu konuda internette dolaşan “otuz günde karara bağlanır” veya “en geç altı ayda biter” gibi ifadelerin mevzuatta bir karşılığı bulunmamaktadır. Kanunun düzenlediği tek şey, kararın niteliği ve sonrasında izlenecek yoldur: hâkimlik başvuru hakkında karar verir, karara karşı ise itiraz yoluna gidilebilir.
İtirazda Başarının Püf Noktaları
Başvurunun dayanağı, iyi hazırlanmış bir dilekçe ve somut delillerdir. Görüntü kaydının incelenmesi, kavşağın sinyalizasyon düzenine ilişkin olarak ilgili belediyeden veya karayolu yöneticisinden istenecek bilgiler ve tebligat evrakı en çok başvurulan delillerdir. Süre kısa olduğu için, ceza tebliğ edildiği anda tebliğ tarihini not etmek ve on beş günlük süreyi bu tarihten saymak gerekir.
47/1-b trafik cezası yalnızca maddi bir yükümlülük doğurmaz, aynı zamanda aldığınız ceza puanlarının sonuçları da hafife alınmamalıdır. Bu açıdan hem maddi kayıplarınızı önlemek hem de haksızlığa uğradığınıza inanıyorsanız, itiraz sürecinizde detaycı ve titiz bir şekilde hareket etmeniz önem taşır. Kırmızı ışıkta geçme trafik kazası kadar ceza süreçleri de yasal çerçevede takip edilmelidir.
Kırmızı Işıkta Geçme Cezasına İtiraz Süresi Ne Kadardır?
47/1-b trafik cezası kapsamında kırmızı ışıkta geçme ihlali nedeniyle kesilen para cezalarına itiraz etmek isteyen sürücüler için belirli bir süre sınırı bulunmaktadır. Bu süre, trafik kanunları çerçevesinde net bir şekilde tanımlanmıştır ve yasal yollarla haklarınızı aramanız için kritik öneme sahiptir. Kırmızı ışıkta geçme cezası, çoğu durumda Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) ile kaydedilir ya da bizzat trafik ekiplerince tespit edilir. Ancak, cezaya yönelik bir hata olduğunu düşünüyorsanız, belirli prosedürlere uyarak itiraz etme hakkınızı kullanabilirsiniz.
Trafik cezasına itiraz süresi, cezanın size tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gündür. Bu süre, ceza bildiriminin tarafınıza ulaştığı gün başlar ve 15 takvim günü içinde tamamlanmalıdır. İtiraz için belirtilen bu süre kesin olup, belirtilen zaman diliminin aşılması durumunda itiraz hakkınızı kaybedebilirsiniz. Bu nedenle, tebligatı aldıktan sonra derhal gerekli başvuru işlemlerine başlamanız önemlidir.
Cezaya itiraz etmek için, cezanın tebliğ tarihini ve bu tarihten itibaren geçerli olan süreyi titizlikle takip etmelisiniz. İtiraz başvuruları genellikle cezanın düzenlendiği yerdeki Sulh Ceza Hakimliği aracılığıyla gerçekleştirilir. Başvurunun kabul edilmesi ve sürecin doğru şekilde yürütülmesi adına, itiraz dilekçesinin eksiksiz ve detaylı bir şekilde hazırlanması gereklidir. Özellikle, EDS ile kesilen cezalarda itiraz etmek için, görüntü kayıtları, ihlalin yapıldığı zamandaki trafik düzenine ilişkin somut belgeler ve varsa tanık ifadeleri gibi destekleyici delilleri sunmak itirazınızın başarıyla sonuçlanma ihtimalini artıracaktır.
Bu bağlamda, 47/1-b trafik cezası: kırmızı ışıkta geçmenin ceza süreci ve itiraz yöntemleri, yargılamada net bir zemine dayanır. Eğer ihlalin doğru olmadığını veya cezanın sehven kesildiğini düşünüyorsanız, 15 günlük yasal süre içerisinde başvuruda bulunarak itiraz hakkınızı kullanabilir ve bu süreci lehinize çevirebilirsiniz. Özellikle, trafik cezası 2026 yılı itibarıyla artan rakamlara sahip olması nedeniyle, bu tür ihlallerde doğru ve zamanında itiraz oldukça önemlidir.
Unutulmamalıdır ki itiraz için zamanında atılan adımlar, kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası gibi durumlarda hukukî süreçlerin sağlıklı ve adil sonuçlanmasını destekler. Her ne kadar bu ihlaller sürücüler için maddi ve manevi türden zorluklar oluşturuyor olsa da yasalar çerçevesinde itiraz haklarınızı kullanarak hak kaybınızı önleyebilirsiniz.
Kırmızı Işık İhlali Trafik Kazalarında Kusuru Etkiler mi?
Trafikte kırmızı ışıkta geçmek tehlikeli bir ihlal olduğu kadar kazalara yol açma oranı yüksek bir davranıştır. 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme kuralını ihlal eden sürücüler, genellikle meydana gelen kazalarda asli kusurlu kabul edilir. Bu durum, Karayolları Trafik Kanunu’na göre trafik düzenini ve güvenliğini sağlamayı amaçlayan önemli bir düzenlemenin sonucudur.
Kırmızı ışık ihlallerinin trafik kazalarında kusur etkisi oldukça büyüktür. Çünkü kırmızı ışık, araçların durmasını ve diğer yol kullanıcılarına, özellikle yayalara geçiş hakkı tanınmasını zorunlu kılar. Işıklı trafik sinyalizasyonuna rağmen bu kurala uymamak, trafiğin düzenini ciddi şekilde bozarak yayaların, diğer araçların ve bisikletlilerin güvenliğini tehlikeye sokar. Özellikle ışık ihlaline bağlı olarak meydana gelen kazalarda, bu ihlal asli kusur olarak değerlendirilir. Bu durum mahkeme süreçlerinde, kusur oranı dağılımında ve sigorta şirketlerinin hasar taleplerini incelemesinde önemli bir role sahiptir.
Bu değerlendirmenin dayanağı 2918 sayılı Kanun’un 84. maddesidir. Madde, araç sürücülerinin hangi hâllerde asli kusurlu sayılacağını on iki bent hâlinde sayar ve listenin ilk sırasında şu ifade yer alır: “a) Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme”. Aynı liste Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 157. maddesinin (a) bendinde birebir tekrarlanır. Yani kırmızı ışık ihlalinin asli kusur sayılması bir uygulama alışkanlığı değil, kanunla ve yönetmelikle sayılmış bir hâldir.
Ancak asli kusur, “yüzde yüz kusur” demek değildir. 84. maddenin son fıkrası bunu açıkça düzenler: “Ancak, kazada bu hareketlerden herhangi biri, kazaya karışan araç sürücülerinden birden fazlası tarafından yapılmış veya kaza bu hareketler dışında kurallarla, yasaklamalara, kısıtlamalara ve talimatlara uyulmaması nedenlerinden doğmuşsa, karayolunu kullananlar için kusur oranı yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.” Bu fıkra, kırmızı ışıkta geçen sürücünün kusurunun her dosyada aynı orana sabitlenmesini engeller.
Bir de asli kusuru ortadan kaldıran hâl vardır. Yönetmeliğin 157/a maddesinin son fıkrası şunu söyler: sürücülerin veya yayaların kural dışı hareketleri ya da taşıtların teknik arızaları bir başka sürücüyü tehlikeye düşürmüş ve bu sürücü, oluşması muhtemel bir kazayı önlemek, can ve mal güvenliğini korumak amacıyla temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalmışsa ve bütün tedbirlere rağmen kaza meydana gelmişse, asli kusurlu sayılamaz. Arkadan itilerek kavşağa sürüklenen ya da acil durum aracına yol vermek için ışığı geçmek zorunda kalan sürücü bakımından bu fıkra doğrudan uygulanabilir. Rakip içeriklerin neredeyse hiçbirinde yer almayan bu istisna, kırmızı ışık ihlaliyle ilgili kusur tartışmalarının en kritik noktasıdır.
Mahkemelerde trafikteki kusur düzeyini etkileyen en önemli delillerden biri, olay anında EDS görüntülerinin veya güvenlik kameralarının varlığıdır. 47/1-b Trafik Cezası, EDS gibi teknolojilerle belge altına alınsa da, görüntüler eksiksiz ve açık şekilde sunulduğunda kusur oranı resmi olarak netleştirilir. Ayrıca olay yeri krokisi, tanık ifadeleri ve radar verileri gibi detaylar da çoğu durumda belirleyici olur.
Kolluğun tespiti yargıyı bağlamaz. Yönetmeliğin 157/b maddesi kusur tespitini “adli mevzuat ve yargılama hükümleri saklı kalmak üzere” yapar; kaza tespit tutanağı bir karar değil delildir ve kusur oranı davada bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenir. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 06.01.2026 tarihli, 2025/6579 esas ve 2026/109 karar sayılı ilamına konu dosyada tutanak, bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ayrı ayrı alınmış ve üçü birlikte değerlendirilmiştir. Tutanağa itiraz usulünün ayrıntısı için kaza tespit tutanağı sorgulama ve itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Sonuç olarak, kırmızı ışık ihlali basit bir sürücü hatası olmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Bu ihlal, kazalarda kusur oranını artırarak maddi ve manevi açıdan daha ciddi yaptırımlara yol açar. Sürücüler olarak trafik kurallarına hassasiyetle uymak, sadece cezalardan kaçınmak adına değil, insan hayatı ve trafik güvenliği açısından da bir zorunluluktur.
Kırmızı Işıkta Geçip Kazaya Sebebiyet Vermenin Cezası Nedir?
Kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet veren sürücü, tek bir yaptırımla değil üç ayrı hukuk düzeninin yaptırımıyla karşılaşır: idari para cezası ve sürücü belgesi işlemleri (2918 sayılı Kanun), taksirli suçtan ceza davası (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu) ve maddi–manevi tazminat sorumluluğu. Bu üç yol birbirinin yerine geçmez, birlikte yürür. İdari cezanın ödenmesi ceza davasını, ceza davasının sonucu ise tazminat davasını kendiliğinden bitirmez.
İdari yol: kaza olduğunda belge doğrudan geri alınır. 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle 47. maddeye eklenen fıkra şunu söyler: “Işıklı trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına uyma kuralını ihlal ederek trafik kazasına sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri altmış gün süre ile geri alınır.” Buradaki 60 gün, tekrar sayısından bağımsızdır; ihlal ilk kez işlenmiş olsa dahi kaza meydana geldiğinde uygulanır. Kaza ölümle sonuçlanmışsa ayrıca 118. maddenin son fıkrası devreye girer: “Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri ise 1 yıl süre ile geri alınır.” Kırmızı ışıkta geçme 84. maddede asli kusur sayıldığı için bu fıkra doğrudan uygulanabilir hâle gelir.
Adli yol: fiil taksirli suça dönüşür. Kazada yaralanma varsa Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesindeki taksirle yaralama, ölüm varsa 85. maddesindeki taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Taksirle yaralamanın temel cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; yaralanmanın kemik kırığı, duyu veya organ işlevinde sürekli zayıflama, yüzde sabit iz ya da yaşamı tehlikeye sokan bir durum doğurması hâlinde ceza yarı oranında, daha ağır neticelerde bir kat artırılır. Taksirle öldürmenin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir; fiil birden fazla kişinin ölümüne veya ölümle birlikte yaralanmaya sebep olmuşsa iki yıldan on beş yıla kadar hapis öngörülür.
Kırmızı Işıkta Geçmek Bilinçli Taksir Sayılır mı?
Bu, dosyanın seyrini en çok değiştiren sorudur ve rakip içeriklerin büyük çoğunluğunda hiç geçmez. Türk Ceza Kanunu m.22/3’e göre “Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.” Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 06.01.2026 tarihli, 2025/6579 esas ve 2026/109 karar sayılı ilamında onanan yerel mahkeme kararında, sinyalize kavşakta kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayıp yoluna devam ederek ölümlü kazaya sebep olan sürücünün eylemi bilinçli taksirle gerçekleştirilmiş kabul edilmiş ve ceza TCK m.85/1 ile birlikte m.22/3 uygulanarak belirlenmiştir.
Bilinçli taksir kabulünün üç somut sonucu vardır:
- Ceza artar. TCK m.22/3 uyarınca taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
- Hapis cezası adli para cezasına çevrilemez. TCK m.50/4 taksirli suçlarda hapis cezasının uzun süreli olsa bile adli para cezasına çevrilebileceğini söyler, ancak aynı fıkranın son cümlesi nettir: “Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.”
- Yaralamada şikâyet aranmaz. TCK m.89/5’e göre taksirle yaralamanın soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır; “Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” Yani basit yaralamanın ötesinde bir netice varsa, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi dosyayı kapatmaz.
Mahkeme Ayrıca Ehliyeti Geri Alabilir mi?
Evet ve bu, trafik biriminin uyguladığı idari geri almadan tamamen ayrı bir yaptırımdır. TCK m.53/6 şu hükmü taşır: “Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir.” Fıkranın devamı zamanlama bakımından kritiktir: geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. Uygulamada bu, hapis cezası infaz edildikten sonra sürücü belgesinin ayrıca bir süre daha geri alınması anlamına gelir.
| Yaptırım | Kararı veren | Süre / miktar | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İdari para cezası | Trafik birimi | 5.000 TL (tekrarda 10.000–80.000 TL) | KTK m.47/2, m.47/3 |
| Kazaya sebebiyette belge geri alma | Trafik birimi (KTK m.6 görevlileri) | 60 gün | KTK m.47 ek fıkra |
| Ölümlü kazada asli kusur | Trafik birimi | 1 yıl | KTK m.118 son fıkra |
| Taksirle yaralama | Ceza mahkemesi | 4 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası (neticeye göre artırılır) | TCK m.89 |
| Taksirle öldürme | Ceza mahkemesi | 2 – 6 yıl hapis (m.85/2’de 2 – 15 yıl) | TCK m.85 |
| Bilinçli taksir artırımı | Ceza mahkemesi | Cezada 1/3 – 1/2 artırım | TCK m.22/3 |
| Mahkeme kararıyla belge geri alma | Ceza mahkemesi | 3 ay – 3 yıl (infazdan sonra işler) | TCK m.53/6 |
Ölümlü ve yaralamalı kazalarda izlenen yargılama sürecinin ayrıntısı için ölümlü trafik kazası cezası ve yaralamalı trafik kazası cezaları yazılarımızı, kaza sonrasında yapılması gerekenler için trafik kazasından sonra yapılması gerekenler rehberimizi inceleyebilirsiniz. Kaza sonrası olay yerinden ayrılmanın ayrı bir yaptırım rejimi olduğunu da hatırlatalım: bu konu kazadan sonra olay yerini terk etmenin cezai sonuçları yazımızda ele alınmıştır.
Kırmızı Işıkta Geçen Yayaya Çarpan Sürücünün Sorumluluğu Nedir?
Yayanın kırmızı ışıkta karşıya geçtiği bir olayda sürücünün sorumluluğu kendiliğinden ortadan kalkmaz, ancak kusur dağılımı değişir. 2918 sayılı Kanun’un 84. maddesindeki asli kusur listesi araç sürücüleri için düzenlenmiştir; yaya bu listenin muhatabı değildir. Buna karşılık Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/b, kusur durumunun kanun ve yönetmelikteki bütün kurallar dikkate alınarak belirleneceğini söyler ve yayaların yükümlülükleri de bu kurallar arasındadır. Dolayısıyla yayanın kural dışı hareketi, kusur paylaşımında değerlendirmeye alınır.
Bir de asli kusuru düşüren özel bir hüküm vardır. Yönetmeliğin 157/a maddesinin son fıkrası, yayaların kural dışı hareketleri bir sürücüyü tehlikeye düşürmüş ve bu sürücü kazayı önlemek amacıyla temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalmışsa, bütün tedbirlere rağmen kaza meydana gelse dahi sürücünün asli kusurlu sayılamayacağını düzenler. Kırmızı ışıkta aniden yola atlayan bir yayadan kaçınmak için karşı şeride giren ya da ışığı geçen sürücü bakımından bu fıkra tartışılabilir.
Buna karşılık kırmızı ışıkta geçen sürücünün yaya geçidindeki yayaya çarpması hâlinde durum tersine döner: sürücü hem 84. maddenin (a) bendi uyarınca asli kusurlu sayılır, hem de yaralanma veya ölüm neticesine göre Türk Ceza Kanunu’nun 89 veya 85. maddesi uygulanır. Zorunlu trafik sigortası, yaya da dâhil olmak üzere zarar gören üçüncü kişilere karşı ödeme yapar; sigortacının sürücüye rücu edip edemeyeceği ise aşağıda ayrıca açıklanan ağır kusur ölçütüne bağlıdır.
Kırmızı Işıkta Geçen Sürücü Kazada Asli Kusurlu Sayılır mı?
Trafik kurallarına uyma zorunluluğu, herkesin can güvenliğini sağlamak adına büyük önem taşır. 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme ihlali, bu açıdan değerlendirildiğinde, oldukça ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle bir trafik kazasında kaza kusurunun belirlenmesi ve bu kusurun derecesi üzerinde kırmızı ışık ihlalinin etkisi büyüktür. Birçok durumda, kırmızı ışıkta geçen sürücü, kazada asli kusurlu olarak kabul edilmektedir.
Asli kusur nedir? Asli kusur, trafik kazasına neden olan en temel hata ya da ihlali ifade eder. Kırmızı ışıkta geçmek, Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/1-b maddesinde düzenlenen bir ihlal olarak, trafik işaretlerine ve ışıklarına uyulmaması anlamına gelir. Bu ihlal, bir kazanın meydana gelmesi durumunda, asli kusur sebebi olarak değerlendirilir çünkü kavşakta önceliği olan araçların ve yayaların geçiş hakkını tehlikeye atar. Türk hukuk sistemi içinde, kırmızı ışık ihlali gibi açık kuralların çiğnenmesi durumunda, meydana gelen kazadaki sorumluluk genellikle ihlali gerçekleştiren tarafa yüklenir.
Örnek bir durum senaryosu: Eğer bir sürücü, kırmızı ışıkta geçerek yeşil ışıkta hareket eden başka bir araca çarparsa, bu durumda 47/1-b maddesi uyarınca cezalandırılmakla kalmaz, aynı zamanda kaza raporunda asli kusurlu olarak kaydedilir. Bu durum sadece para cezası ve ceza puanı ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda sigorta ve tazminat süreçlerinde de ciddi sonuçlara yol açabilir. Meydana gelen kaza büyük oranda kırmızı ışık ihlalinin neden olduğu bir sonuç olarak değerlendirildiğinden, tazminat yükümlülüğü genellikle ihlali yapan sürücüye ait olacaktır.
“Tali kusur” ifadesi mevzuatta yer almaz. 2918 sayılı Kanun’da da Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde de “tali kusur” diye bir terim geçmez; kanunun tanımladığı tek kategori asli kusurdur (m.84). Asli kusur hâllerinden biri bulunmuyorsa ya da bu hâllerden biri birden fazla sürücü tarafından işlenmişse, kusur oranı yönetmelikteki esaslara göre serbestçe belirlenir. Uygulamada “tali kusur” denen şey, bu serbest belirlemenin sonucunda çıkan daha düşük kusur payıdır; ayrı bir hukuki kategori değildir. Bu nedenle “karşı taraf tali kusurlu sayıldı” cümlesi, bir kanun hükmünü değil bilirkişi değerlendirmesinin sonucunu anlatır.
Peki kusur nasıl paylaşılır? Yönetmeliğin 157/b maddesine göre kusur durumu; kanun ve yönetmelikteki kurallar, şartlar, hak ve yükümlülükler ile asli kusur sayılan hâller dikkate alınarak, kaza mahallindeki iz ve delillere ek olarak tarafların ve varsa tanıkların ifadeleri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Kırmızı ışıkta geçen sürücü karşısındaki sürücünün de aynı listeden bir kusuru varsa (örneğin kavşakta geçiş önceliğine uymama), oran paylaşılır. Kusur oranının nasıl belirlendiğine dair ayrıntı için trafik kazası kusur oranı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç olarak, kırmızı ışıkta geçmek trafik kazalarının ana sebeplerinden biri olarak görüldüğünden, bu ihlali gerçekleştiren sürücünün kazalarda genel olarak asli kusurlu sayıldığını unutmamak gerekir. Bu nedenle kırmızı ışıkta geçmek, sadece idari yaptırımlara değil, aynı zamanda hem maddi hem de manevi tazminat yükümlülüklerine yol açabilir. Sürücüler olarak hem can güvenliği hem de hukuki sorumluluklarımız açısından trafik ışıklarına riayet etmek zorundayız.
47/1-b İhlalinin Kusur Oranına Etkisi Nedir?
47/1-b trafik cezası, Karayolları Trafik Kanunu’nun 47. maddesinde düzenlenen ciddi bir ihlaldir. Kırmızı ışıkta geçme, sıklıkla trafik kazalarına neden olan ve güvenlik riskini artıran bir davranış olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, yalnızca idari yaptırım açısından değil, meydana gelen trafik kazalarında kusur oranı belirlemesi açısından da önemli bir yer tutar.
Bir kazanın oluşumunda kırmızı ışık ihlali varsa, bu hâl 2918 sayılı Kanun m.84/(a) uyarınca asli kusur sayılır. Asli kusur, sorumluluğun kaza sebebine bağlanmasında ağırlık taşıyan bir tespittir; ancak kanun asli kusura sabit bir yüzde bağlamaz. Kusur payının rakamla ifadesi, dosyaya alınacak bilirkişi raporunun konusudur.
Kırmızı ışık ihlalinde kusur oranı yüzde kaçtır? Bu soruya mevzuattan çıkarılabilecek tek bir rakam yoktur ve internette dolaşan “%75 ile %100 arası” gibi oranların kanunda, yönetmelikte ya da genel şartlarda karşılığı bulunmaz. Kanunun kurduğu düzen şudur: kırmızı ışıkta geçme asli kusur hâlidir; karşı tarafta 84. maddedeki hâllerden biri yoksa kusur ağırlıklı olarak ihlali yapan sürücüde toplanır. Karşı tarafta da sayılı hâllerden biri varsa ya da kaza bu hâller dışındaki bir kural ihlalinden doğmuşsa, oran yönetmelik esaslarına göre paylaştırılır. Sigorta şirketlerinin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin kayıtları bu değerlendirmenin sonucunu saklar, kendisi bir kusur ölçütü üretmez.
Maddi Hasarlı Trafik Kazalarında Kusur Payı: Eğer bir kazada kırmızı ışık ihlali neticesinde hasar meydana gelmişse, sigorta şirketleri bu durumu dikkate alır. Genelde, ilave inceleme yapılmasına gerek kalmaksızın, kazayı başlatan ya da tetikleyen unsur olarak kırmızı ışık ihlali esas alınır. Kusur değerlendirildiğinde, olay anındaki yol ve ışık düzeni, kamera kayıtları ve tanık ifadeleri önemli unsurlar olarak öne çıkar.
Unutmamalıyız ki kırmızı ışık ihlali, bireysel bir dikkatsizlik ya da acelecilik olarak algılanmamalıdır. Bu tür ihlaller, yalnızca yasal cezalar ve 47/1-b trafik cezası açısından değil, aynı zamanda kazaya karışma durumunda ağır hukuki ve mali sorumluluklar doğurur. Sürücülerin bu durumu göz önünde bulundurarak daha dikkatli olmaları, olası kazaların ve trafik cezası 2026 yılı için oldukça yüksek olan mali yaptırımların önüne geçmek açısından kritik önem taşır.
Kırmızı Işıkta Geçme ve Tazminat Sorumluluğu
Kırmızı ışıkta geçme, Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/1-b maddesine göre kesinlikle yasaklanmış bir ihlaldir ve bu davranış, sürücülere yalnızca 47/1-b trafik cezası olarak maddi yükümlülükler getirmez, aynı zamanda ciddi tazminat sorumluluklarına da yol açabilir. Kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası gibi durumlarla sonuçlandığında, sürücüler yasal, maddi ve manevi tazminat talepleriyle karşılaşabilirler. Bu nedenle, bir sürücü olarak hem kurallara uymalı hem de trafik güvenliğini tehlikeye atmaktan kaçınmalıyız.
Kırmızı ışık ihlali nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında tazminat sorumluluğu genellikle kazada kusurlu bulunan sürücü üzerinden değerlendirilir. Özellikle 47/1-b maddesine göre kırmızı ışık ihlali yapan sürücüler, kazanın oluşumunda “asli kusurlu” sayılır. Bu durum, tazminat talebinde de güçlü bir gerekçe sunar. Eğer kırmızı ışık ihlali bir trafik kazasına yol açmışsa, aşağıdaki durumlarla karşılaşmak mümkündür:
- Maddi Tazminat: Kazaya karışan araç sahipleri ve üçüncü kişiler, araç hasarı, değer kaybı ve tamir masrafları gibi zararlarının karşılanmasını talep edebilir.
- Manevi Tazminat: İnsan yaralanmalı veya ölümle sonuçlanan kazalarda, mağdurlar veya mağdur yakınları manevi tazminat talebinde bulunabilir.
- Sigorta Rücu Talebi: Sigortacının ödediği tazminatı sürücüden geri isteyebilmesi, kırmızı ışık ihlalinin varlığına değil, Genel Şartlar B.4’te sayılan rücu sebeplerinden birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Bu sebeplerin ikisi kırmızı ışık ihlaliyle ilişkilendirilebilir: olayın sigortalının kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi (B.4/a) ve olayın trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmesi (B.4/b). Ölçüt “kural ihlali” değil, ağır kusurdur.
Tazminat miktarı, kazanın büyüklüğü, zarar görenlerin mağduriyet düzeyi ve kusur oranlarının kesinleşmesi ile doğrudan ilişkilidir. Örneğin, kırmızı ışıkta geçerek kazaya karışan bir sürücü; araç hasarından, yaralanma tedavi masraflarından ve ölümlü kazalarda cenaze masraflarından sorumlu tutulabilir. Özellikle sigorta rücu davalarında, sigorta şirketi kırmızı ışık ihlalini gerekçe göstererek ödenen zararları sürücüye yansıtabilir.
Son olarak belirtmek gerekir ki, kırmızı ışık ihlali sadece maddi zararlarla sınırlı kalmaz. Trafik güvenliğini tehlikeye atan bu gibi ihlaller, mahkemelerde kusur oranının yüksek belirlenmesine neden olur ve tazminat sorumluluğunun ağırlaşmasına yol açar. Sürücülere tavsiyemiz, 47/1-b trafik cezası ve tazminat yüklerini önlemek adına, yasal zorunlulukların ötesinde bir dikkatle trafik kurallarına uymalarıdır. Unutmayalım, trafikte yapılan bir hata yalnızca hayatımızı değil, başkalarının hayatını da etkiler.
Kırmızı Işık İhlalinde Sigorta Şirketlerinin Kusur Değerlendirmesi
Trafik kazalarının incelenmesinde, sürücü hatalarını belirlemek sigorta şirketleri için hayati önem taşır. 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme ihlali, sigorta şirketlerinin kusur tespitinde kritik konulardan biridir çünkü bu durum genellikle kazanın temel nedeni yani asli kusur olarak kabul edilir. Yasal mevzuat ve uygulamada bu tür durumlar detaylı bir değerlendirme ile ele alınır.
Kırmızı ışıkta geçiş ihlalinin sigorta süreçlerinde nasıl değerlendirildiğini anlamak önemlidir. Sigorta şirketleri, meydana gelen bir kazada kusur paylarını belirlerken genellikle tarafların ihlal ettiği trafik kanunu maddelerini ve olay anındaki koşulları dikkate alır. Çoğu durumda, kırmızı ışık ihlali yaptırım altına alınan en ağır kusurlardan biri olarak değerlendirildiğinden dolayı, bu ihlali gerçekleştiren sürücü asli kusurlu sayılır ve sorumluluk büyük oranda bu tarafa yüklenir. Örneğin, kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası durumlarında, trafik polisleri ya da yetkililer tarafından düzenlenen kaza tespit tutanakları sigorta şirketleri için olmazsa olmaz bir dayanaktır.
Sigorta şirketleri için temel değerlendirme kriterleri şunlardır:
- Tarafların kaza anındaki trafik kurallarına uyumu,
- Olay yerine ait görüntü kayıtlarının ve delillerin detayları,
- Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) kayıtlarının ihlali doğrulaması.
Sigorta şirketleri, kazaları değerlendirirken yalnızca idari cezaları değil, aynı zamanda olay anında araçların hızlarını, kaza mahallindeki sinyalizasyon düzenini ve diğer sürücülerin hareketlerini de göz önünde bulundurur. Bir kavşakta kırmızı ışık ihlali nedeniyle çarpışma yaşandığında bile karşı tarafın 84. maddede sayılan hâllerden birini işleyip işlemediği ayrıca incelenir; karşı tarafta da böyle bir hâl varsa kusur oranı paylaştırılır.
Bu değerlendirme sonucunda, tıpkı 2026’da uygulanan trafik cezaları gibi, kırmızı ışık ihlaline dayalı kazalarda sorumluluk ve tazminat yükümlülüklerini belirlemek adına dereceli bir kusur oranı oluşturulur. Kaza yalnızca kırmızı ışık ihlalinden doğmuşsa kusurun tamamının ihlali yapan sürücüde toplanması mümkündür; karşı tarafta da 84. maddede sayılan bir hâl bulunduğu ya da kaza bu hâller dışındaki bir kural ihlalinden doğduğu ispatlanırsa sorumluluk paylaştırılır.
Kırmızı ışık ihlali ilişiğinde sigorta tazminatlarına doğrudan yansıyan faktörler şu şekildedir:
- Zorunlu Trafik Sigortası Ödemeleri: Zarar görenin maddi zararı poliçe limitleri dahilinde karşılanır. Sigortacı, rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez; bu yasak Genel Şartlar B.4’ün son cümlesinde açıkça yazılıdır.
- Kasko Poliçeleri: Kasko ayrı bir sözleşmedir ve kapsamı poliçe ile Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenir. Kendi aracındaki hasar için kaskoya başvuran sürücünün durumu, zorunlu trafik sigortasındaki rücu rejiminden bağımsız değerlendirilir; poliçedeki muafiyet ve klozların okunması gerekir.
- Değer Kaybı Talepleri: Kusurlu sürücüye yüklenen oranda, karşı tarafın araç değer kaybını ödeme yükümlülüğü doğar.
- Manevi Tazminat Talepleri: Yaralamalı ya da ölümlü trafik kazalarında, kırmızı ışık ihlali sigorta poliçesi kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.
Sonuç olarak, 47/1-b trafik cezası kapsamında yapılan ihlaller sigorta işlemlerinde sorumluluğu artıran ve tazminat maliyetlerini yükselten detaylı incelemeleri beraberinde getirir. Kusur oranının hatalı hesaplandığını düşünen sürücüler için itiraz süreçleri de ayrıca değerlendirilmelidir.
Kırmızı Işık İhlalinde Sigorta Şirketi Rücu Edebilir mi?
Kırmızı ışık ihlali tek başına rücu sebebi değildir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesi, sigortacının sigortalıya hangi nedenlerle rücu edebileceğini sayar ve bunların hiçbiri “trafik kuralı ihlali” biçiminde genel bir ifade taşımaz. Kırmızı ışık ihlaliyle ilişkilendirilebilecek iki bent vardır ve ikisinin de ölçütü aynıdır:
- B.4/a: “Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise”.
- B.4/b: ehliyetsiz veya belgesi geri alınmış kişilerce araç sevkinin yanında, “trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise”.
Her iki bentte de aranan şey kural ihlalinin varlığı değil, ihlalin ağır kusur düzeyine ulaşmasıdır. Kırmızı ışık ihlali 2918 sayılı Kanun m.84/(a) uyarınca asli kusur hâlidir; ancak asli kusur ile Genel Şartlar’daki ağır kusur aynı kavram değildir. Asli kusur, kazanın oluşumunda hangi kuralın ihlal edildiğini gösteren trafik hukuku kategorisidir; ağır kusur ise sigorta sözleşmesi hukukuna ait, olayın somut koşullarına göre değerlendirilen bir ölçüttür. Bu ayrım gözden kaçırıldığında “kırmızı ışıkta geçtim, sigorta bana rücu eder” gibi kesin bir sonuca varılır ki bunun genel şartlarda karşılığı yoktur.
Zarar Gören Her Hâlde Tazminatını Alır
B.4 maddesinin başlığı zaten “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı”dır ve ilk cümlesi şudur: “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.” Yani kırmızı ışıkta geçen sürücünün çarptığı kişi, sigortadan tazminatını alır; rücu ilişkisi sigortacı ile sigortalı arasında, ödemeden sonra kurulur.
Maddenin son cümlesi ise zarar gören açısından pratik bir koruma getirir: “Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” Dosyası “kırmızı ışık ihlali araştırılıyor” gerekçesiyle bekletilen zarar gören, doğrudan bu cümleye dayanabilir. Sigortacıyla yaşanan uyuşmazlıkta izlenecek yol için sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımıza bakabilirsiniz.
Rücu talebiyle karşılaşan sürücünün ilk bakacağı şey poliçe tarihidir. Genel Şartlar sözleşmenin içeriğini oluşturduğu için, poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan metin uygulanır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda 12/6/2026 tarihli Resmî Gazete ile yapılan ve 1/7/2026’da yürürlüğe giren değişiklikler bu bakımdan önemlidir; aynı olay, poliçenin tarihine göre farklı metne tabi olabilir.
Kırmızı Işık Cezası Sürücüye mi Araç Sahibine mi Kesilir?
Bu, elektronik denetleme sistemiyle yazılan cezalarda en çok karşılaşılan sorudur ve cevabı 2918 sayılı Kanun’un 116. maddesindedir. Madde, trafik kural ve yasaklarına aykırı davranışları belirlenmiş bulunan ve sürücüsü tespit edilemeyen araçlara tescil plakalarına göre ceza tutanağı düzenleneceğini söyler. Tutanak, trafik kaydında araç sahibi olarak görülen kişiye posta yoluyla tebliğ edilir; bu şekilde tebliğ edilemeyen tutanaklar tahsil dairesinin ilan yerinde liste hâlinde ilan edilir ve ilan tarihini takip eden otuzuncu gün tebligat yapılmış sayılır.
Kiralık araçta 2026’da rejim değişti. 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 116. maddeye eklenen fıkra uyarınca, ihlalin yapıldığı aracın ihlal tarihinde kiralandığı 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nun ek 3. maddesi kapsamında kolluğun denetimine hazır bulundurulan veriler üzerinden tespit edilir ve tebligata uygun bir adres bulunursa, idari para cezası karar tutanağı kiracı adına düzenlenir ve ceza kiracıdan tahsil edilir. Bu düzenlemeden önce ceza araç sahibi şirkete kesiliyor, şirket de sözleşme hükümlerine dayanarak kiracıya rücu etmek zorunda kalıyordu.
Plakaya kesilen cezada ceza puanı ne olur? 118. madde ceza puanının “haklarında ceza uygulanan sürücülere” verileceğini söyler. 116. madde ise zaten sürücüsü tespit edilemeyen araçlar için plakaya tutanak düzenlenmesini öngörür. İki hüküm birlikte okunduğunda, sürücüsü belirlenmeden plakaya yazılan bir cezada puanın işleneceği bir sürücü tespiti bulunmadığı görülür. Buna karşılık sürücü olay yerinde durdurulup tutanak kendisine düzenlenmişse, 20 ceza puanı doğrudan o sürücünün siciline işlenir.
Kırmızı Işık İhlali ile Yaralamalı Trafik Kazaları Arasındaki Bağlantı
Trafik düzeninde, kırmızı ışıkta geçmek sadece bir kural ihlali değil, aynı zamanda trafik güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden bir davranıştır. Bu nedenle 47/1-b Trafik Cezası kapsamında değerlendirilen bu ihlal, istatistiklere göre yaralamalı trafik kazası oranlarında önemli bir paya sahiptir. Kırmızı ışık ihlali, genellikle trafikte anlık dikkatsizlik, acelecilik ya da kurallara kasıtlı olarak uymama nedeniyle gerçekleşen, ağır sonuçlara neden olabilen bir ihlal türüdür. Şimdi bu ihlalin yaralamalı kazalarla neden bu kadar güçlü bir bağlantı içinde olduğuna odaklanalım.
Kavşaklardaki çarpışmaların başlıca sebebi: Kırmızı ışık ihlali birçok yaralamalı kazanın temel sebebidir. Özellikle sinyalizasyon sistemine sahip kavşaklarda, sürücünün kırmızı ışığı ihlal ederek hareket etmesi, diğer araçların izlediği kurallı trafik düzenini bozar. Söz konusu ihlal, sıklıkla hız nedeniyle kontrolsüz bir şekilde gerçekleşir ve bu durum çarpışma şiddetini artırır. Örneğin, bir araç kırmızı ışıkta geçtiğinde, karşıdan gelen sürücü yol hakkı kendisinde olduğu için hızını azaltmaz ve iki araç çarpışabilir. Bu tip kazalarda araç içindekilerin yaralanma ihtimali oldukça yüksektir.
Yaya güvenliği üzerindeki etkisi: Kırmızı ışığın amacı sadece araçları düzenlemek değildir. Özellikle yaya geçitlerinin bulunduğu kavşaklarda, kırmızı ışığın sürücülere durma uyarısı yapması, yayaların karşıya güvenle geçmesini sağlamayı amaçlar. Ancak kırmızı ışık ihlalinde bulunan bir sürücü, yaya geçidindeki yayalar için doğrudan bir tehdit oluşturur. Bu durum, özellikle yayaların ağır yaralandığı trajik sonuçlar doğurabilir.
Hatalı değerlendirme ve zamanlama: Kırmızı ışık ihlalleri birçok kez sürücünün sinyalizasyon süresini yanlış değerlendirmesinden kaynaklanır. Örnek olarak, sarı ışıkta geçmeye çalışırken kırmızı ışık ihlaline dönüşen manevralar, yayalara ve karşıdan gelen araçlara risk oluşturur. Özellikle ışığın değişme anında yaşanan kafa karışıklıkları veya acelecilik kazalara davetiye çıkarır.
47/1-b Trafik Cezası kapsamında kırmızı ışık ihlalinin caydırıcılığı artırılmaya çalışılsa da, bu tarz kazalar toplumda ciddi bir farkındalık eksikliğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, eğitim programları ile trafik kültürünün güçlendirilmesi önem arz eder. Özellikle, kırmızı ışıkta geçmenin sadece bir ceza sebebi değil, ciddi bir trafik kazası potansiyeli taşıdığı anlatılarak sürücüler bu konuda daha dikkatli hale getirilebilir.
İstatistikler de kırmızı ışık ihlallerinin kazalarda birincil kusur olarak nitelendirildiğini ortaya koymaktadır. Yaralamalı trafik kazalarının azaltılması adına, düzenli denetimler ve kırmızı ışıkta geçmek trafik kazası ile ilgili farkındalık kampanyalarının artırılması şarttır. Aynı zamanda EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) gibi teknolojilerin daha geniş ölçekte uygulanması, caydırıcılığı artırıcı bir unsur olacaktır.

Kırmızı Işıkta Geçme Halinde Maddi Hasarlı Trafik Kazalarında Kusur
Trafik kazalarının en önemli nedenlerinden biri, sürücülerin trafik kurallarına uymaması, özellikle kırmızı ışıkta geçme ihlalidir. Bu durum, hem 47/1-b trafik cezası açısından hem de kazalardaki kusur oranı bakımından ağır sonuçlar doğurabilir. Peki, kırmızı ışıkta geçme fiili maddi hasarlı trafik kazalarında kusur oranını nasıl etkiler?
Kırmızı ışıkta geçmek, genel olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda asli kusur unsuru olarak kabul edilir. Bir kavşakta ya da benzer trafik düzenlemelerinde sürücü, kırmızı ışığı ihlal ettiği anda bir kaza meydana gelirse, kazadaki birincil sorumluluk bu sürücüye yüklenir. Bununla birlikte 84. maddenin son fıkrası gereği, karşı tarafta da sayılı hâllerden biri varsa ya da kaza bu hâller dışındaki bir kural ihlalinden doğmuşsa, kusur oranı yönetmelik esaslarına göre paylaştırılır. Asli kusur tespiti tek başına “yüzde yüz kusur” anlamına gelmez.
Maddi hasarlı kazalarda kırmızı ışık ihlali şu şekillerde sonuç doğurabilir:
- Kaza Tespit Tutanağında Kusur: Tutanağı düzenleyen görevliler, Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 uyarınca taraflar için kusur oranı belirtmeksizin yalnızca kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazar. Tutanakta “47/1-b” ibaresi bulunması, ihlalin tespit edildiğini gösterir; yüzdeyle ifade edilen kusur payı ise sonraki aşamada belirlenir.
- Sigorta Süreci ve Maddi Sorumluluk: Zorunlu trafik sigortası, zarar görene karşı ödemeyi yapar. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesinin ilk cümlesi bunu açıkça kurar: “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.” Sigortacının sürücüye rücu edip edemeyeceği ise ayrı bir değerlendirmedir ve aşağıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
- EDS Kayıtlarının Öne Çıkması: Elektronik Denetleme Sistemi’nden (EDS) alınan kamera kayıtları, kırmızı ışık ihlallerinde önemli bir delil teşkil eder. Maddi hasarlı kaza durumlarında taraflar arasında ihtilaf varsa, kırmızı ışık ihlalinin resmi kayıtlardan tespiti sayesinde olay daha hızlı çözülebilir.
- İtiraz Süreçleri ve Hukuki İhtimaller: Sürücüler, kusur oranlarını adil bulmuyor ve 47/1-b trafik cezası ile birlikte maddi sorumluluklara itiraz etmek istiyorsa, Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurabilirler. Ancak mahkemede genelde kırmızı ışık ihlali yapan tarafın asli kusur olarak kabul edilmesi yaygındır.
Son olarak, kırmızı ışıkta geçmenin sadece maddi zararlarla sınırlı kalmayan, aynı zamanda yasal ve finansal açıdan ciddi sonuçlar doğuran bir eylem olduğunu unutmamalıyız. Trafikte sorumluluk bilinciyle hareket etmek, bu tür üzücü durumların önüne geçmenin en etkili yoludur.
Makas atma, drift ve trafikte yarış fiillerine uygulanan idari ve cezai yaptırımların tamamı için makas atma cezası yazımızı inceleyebilirsiniz.
Cezaya süresinde itiraz edilmez ya da itiraz reddedilirse alacak vergi dairesine devredilir ve borçluya ödeme emri gönderilir. Bu aşamada hangi sürede ve hangi mahkemede dava açılacağını trafik cezası ödeme emri başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak açıkladık.
47/1-b Trafik Cezası ve Kaza Kusuruna İlişkin Sıkça Sorulan Sorular
Trafikte 47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme ihlali, hem idari cezalar hem de kusur oranlarının belirlenmesi açısından çok sayıda soruyu beraberinde getirir. Bu bölümde en çok merak edilen soruları, dayandıkları kanun maddeleriyle birlikte cevaplıyoruz.
47/1-b trafik cezası 2026 yılında kaç TL?
İlk ihlalde 5.000 Türk lirasıdır. Tutar, 2918 sayılı Kanun’un 47. maddesinin 12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun’la değiştirilen ikinci fıkrasında doğrudan yazılıdır: (b) bendine uymayan sürücüler 5.000 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır. Ödeme süresi içinde ödenirse %25 indirimle 3.750 liraya iner.
47/1-b neden 5.000 TL? Diğer bentlerden farkı nedir?
47. maddenin birinci fıkrası dört bent sayar ve ikinci fıkra her bende ayrı tutar bağlar: (a) bendi yani görevlinin dur işaretine uymama 3.000 lira, (b) bendi yani trafik ışıklarına uymama 5.000 lira, (c) ve (d) bentleri yani levha, cihaz, yer işaretlemesi ve yönetmelikteki diğer kurallara uymama 1.000 liradır. Kırmızı ışık ihlali en yüksek tutarlı bende girer.
Kırmızı ışık cezasında yüzde 25 indirim için kaç gün süre var?
Bir ay. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/6 indirimi ödeme süresi içinde ödemeye bağlar; trafik cezalarında ödeme süresini 2918 sayılı Kanun m.115/1 tebliğden itibaren bir ay olarak belirler. Yaygın olarak söylenen 15 günlük süre indirimin değil, sulh ceza hâkimliğine başvurunun süresidir. Ayrıca 2022 değişikliğinden bu yana ödeme yapmak itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.
Bir yıl içinde kaç kez kırmızı ışıkta geçilirse ehliyet alınır?
Son ihlalden geriye doğru bir yıl içinde üç defa ihlalde sürücü belgesi 30 gün, dört defa ihlalde 60 gün, beş defa ihlalde 90 gün süreyle geri alınır. Altı defa ihlalde belge iptal edilir. Bu süreler 2918 sayılı Kanun’un 47. maddesine 7574 sayılı Kanun’la eklenen fıkrada yazılıdır.
Tekrarlanan kırmızı ışık ihlalinde para cezası da artıyor mu?
Evet. 47. maddenin değişik üçüncü fıkrası bir yıl içindeki ikinci ihlal için 10.000, üçüncü için 15.000, dördüncü için 20.000, beşinci için 30.000 ve altıncı ihlal için 80.000 Türk lirası idari para cezası öngörür. Bu artan oranlı tarife yalnızca kırmızı renkli ışığın ihlali için uygulanır.
Kırmızı ışıkta geçip kaza yapan sürücünün ehliyeti alınır mı?
Alınır. 7574 sayılı Kanun’la 47. maddeye eklenen fıkra, kırmızı ışık kuralını ihlal ederek trafik kazasına sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgelerinin 60 gün süreyle geri alınacağını düzenler. İhlalin ilk kez işlenmiş olması bu sonucu değiştirmez. Kaza ölümle sonuçlanmışsa ve sürücü asli kusurluysa, 118. madde uyarınca belge ayrıca 1 yıl süreyle geri alınır.
Kırmızı ışıkta geçmek asli kusur mudur?
Evet. 2918 sayılı Kanun’un 84. maddesi asli kusur sayılan on iki hâli sayar ve listenin ilk sırasında “kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme” yer alır. Aynı liste Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/a’da tekrarlanır.
Asli kusur yüzde yüz kusur anlamına mı gelir?
Hayır. 84. maddenin son fıkrası, asli kusur hâllerinden birinin kazaya karışan sürücülerden birden fazlası tarafından yapılması veya kazanın bu hâller dışındaki bir kural ihlalinden doğması durumunda kusur oranının yönetmelikteki esaslara göre tespit edileceğini söyler. Kanun asli kusura sabit bir yüzde bağlamaz.
Kırmızı ışıkta geçmek zorunda kalan sürücü asli kusurlu sayılır mı?
Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/a’nın son fıkrası bir istisna getirir: sürücülerin veya yayaların kural dışı hareketleri ya da taşıtların teknik arızaları bir başka sürücüyü tehlikeye düşürmüş ve bu sürücü, oluşması muhtemel bir kazayı önlemek, can ve mal güvenliğini korumak amacıyla temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalmışsa, bütün tedbirlere rağmen kaza meydana gelse dahi asli kusurlu sayılamaz.
Kırmızı ışıkta geçmek bilinçli taksir sayılır mı?
Yargı kararlarında bu yönde kabul bulunmaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 06.01.2026 tarihli, 2025/6579 esas ve 2026/109 karar sayılı ilamında, kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayarak ölümlü kazaya sebep olan sürücünün eylemi bilinçli taksirle işlenmiş kabul edilmiştir. Sonuç olarak Türk Ceza Kanunu m.22/3 uyarınca ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
Bilinçli taksirde hapis cezası paraya çevrilebilir mi?
Çevrilemez. Türk Ceza Kanunu m.50/4, taksirli suçlarda hapis cezasının uzun süreli olsa bile adli para cezasına çevrilebileceğini söyledikten sonra şu cümleyi ekler: “Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.” Bu, kırmızı ışık ihlaline bağlı kazalarda en çok gözden kaçan sonuçtur.
Yaralamalı kazada şikâyetten vazgeçilirse dosya kapanır mı?
Her zaman değil. Türk Ceza Kanunu m.89/5 taksirle yaralamanın soruşturulmasını ve kovuşturulmasını şikâyete bağlar; ancak birinci fıkra kapsamına giren basit yaralama hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. Kırmızı ışık ihlaline bağlı ve neticesi ağır bir yaralamada şikâyetten vazgeçme dosyayı sona erdirmeyebilir.
Kırmızı ışık ihlalinde sigorta şirketi rücu eder mi?
Kural ihlalinin varlığı tek başına yetmez. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4, rücu sebepleri arasında sigortalının kasti hareketi veya ağır kusuru ile trafik kurallarının ağır kusur ile ihlalini sayar. Ölçüt ağır kusurdur ve bu, trafik hukukundaki asli kusur kavramından farklı bir değerlendirmedir. Ayrıca aynı madde, tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğini ve sigortacının rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremeyeceğini düzenler.
Sarı ışıkta geçmenin cezası kırmızı ışıkla aynı mı?
Temel para cezası aynıdır: her ikisi de 47/1-b kapsamında 5.000 liradır. Ancak 47. maddedeki artan oranlı tekrar tarifesi, tekrarda belge geri alma, altıncı ihlalde iptal ve kazaya sebebiyette 60 günlük geri alma hükümlerinin tamamı “ışıklı trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına” ifadesini kullanır. Bu ağırlaştırılmış yaptırımlar sarı ışık ihlalinde uygulanmaz.
EDS ile kesilen ceza kime tebliğ edilir?
2918 sayılı Kanun m.116 uyarınca sürücüsü tespit edilemeyen araçlara tescil plakasına göre tutanak düzenlenir ve tutanak trafik kaydında araç sahibi görünen kişiye posta yoluyla tebliğ edilir. Tebliğ edilemeyen tutanaklar tahsil dairesinin ilan yerinde listelenir ve ilanı takip eden otuzuncu gün tebligat yapılmış sayılır. Araç ihlal tarihinde kiralanmışsa, 7574 sayılı Kanun’la eklenen fıkra uyarınca tutanak kiracı adına düzenlenir ve ceza kiracıdan tahsil edilir.
Kırmızı ışık cezasına itiraz nereye ve kaç gün içinde yapılır?
İdari yaptırım kararını veren makamın bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde başvurulur. Dayanak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/1’dir ve bu süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir. Başvuru iki nüsha dilekçeyle yapılır.
Geri alınan sürücü belgesi süre bitince otomatik iade edilir mi?
Hayır. 7574 sayılı Kanun’la eklenen hüküm, bu kapsamda geri alınan sürücü belgelerinin ancak Karayolları Trafik Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartıyla iade edileceğini düzenler. Ayrıca sürücünün psiko-teknik değerlendirmeden geçirilmesi ve sürücü belgesi almasına mâni hâli bulunmadığının anlaşılması gerekir.
Kırmızı ışık ihlali nedeniyle kesilen cezaya itiraz etmek, kusur oranına karşı çıkmak ya da kazadan doğan tazminat talebini takip etmek istiyorsanız, süreci belge ve süre yönetimiyle birlikte planlamak gerekir. Konuya ilişkin daha ayrıntılı bilgi için trafik kazası avukatı ve trafik cezasına itiraz rehberi sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.
Kaynaklar: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (m.47, m.84, m.114, m.115, m.116, m.118), 5326 sayılı Kabahatler Kanunu (m.17, m.27), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m.22, m.50, m.53, m.85, m.89), Karayolları Trafik Yönetmeliği (m.156, m.157) ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (B.4). Kanun metinleri mevzuat.gov.tr üzerinden, atıf yapılan Yargıtay 12. Ceza Dairesi 06.01.2026 tarihli ve 2025/6579 E., 2026/109 K. sayılı ilamı ise Yargıtay Karar Arama sisteminden doğrulanabilir.
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Ceza tutarları ve süreler, ihlalin tarihine ve yürürlükteki mevzuata göre değişebilir; kusur değerlendirmesi ise her dosyanın kendi delil durumuna bağlıdır. Kendi dosyanıza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.