Uzaklaştırma Kararından Sonra Mahkeme Olur mu? İtiraz, Zorlama Hapsi ve Ceza Davası
Uzaklaştırma kararından sonra mahkeme olur mu diye bakıldığında karşımıza tek bir süreç değil, birbirinden bağımsız üç ayrı hat çıkar: tedbir kararına karşı itiraz, karara aykırı davranılması hâlinde işleyen zorlama hapsi usulü ve fiil ayrıca bir suç oluşturuyorsa yürüyen ceza soruşturması. Bu hatlar farklı mercilerde, farklı sürelerde ve farklı sonuçlarla ilerler.
Karışıklığın kaynağı, tedbir kararının bir ceza kararı sanılmasıdır. 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen karar bir mahkûmiyet hükmü değil, koruma amaçlı bir tedbirdir; duruşma yapılmadan da verilebilir. Aşağıda her üç hattın nasıl işlediği, itirazın hangi mahkemeye yapılacağı ve ihlalin sonuçları kanun metnine dayanarak açıklanmıştır.
Öne çıkanlar
Uzaklaştırma kararından sonra mahkeme olur mu sorusu üç ayrı hatta bakılarak cevaplanır; kanunun öngördüğü süreler şu şekildedir.
- İtiraz süresi: tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta.
- İtiraz mercii: üst derece mahkemesi değil — numara olarak izleyen aile mahkemesi dairesi, tek daire varsa asliye hukuk mahkemesi.
- İnceleme süresi: itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir.
- İhlalin yaptırımı: zorlama hapsi — ilk ihlalde 3-10 gün, tekrarında 15-30 gün, toplamda 6 ayı geçemez.
- Suç oluşturan ihlal: zorlama hapsi ayrıca uygulanır, ceza yargılaması bundan bağımsız yürür.
Uzaklaştırma Kararından Sonra Mahkeme Olur mu?
Tedbir kararının verilmesi tek başına bir dava açıldığı anlamına gelmez. Kanun kapsamındaki tedbir kararı, korunan kişinin talebi ya da Bakanlık, kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilen bir koruma kararıdır. Bu karar sonrasında mahkeme aşamasının doğması üç ihtimale bağlıdır.
Birinci ihtimal itirazdır: taraflardan biri karara karşı çıkarsa dosya bir başka mahkemeye gider ve orada incelenir. İkinci ihtimal ihlaldir: tedbire aykırı davranılırsa zorlama hapsi istenir ve bu istem hâkim önünde karara bağlanır. Üçüncü ihtimal, tedbire konu fiilin aynı zamanda bağımsız bir suç oluşturmasıdır; bu durumda savcılık soruşturması ayrıca yürür.
Bu üç hat birbirinin yerine geçmez. İtirazın reddedilmesi ihlal takibini engellemez; ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanması tedbiri kendiliğinden kaldırmaz. Kanun bu ayrımı açıkça korur: kişinin fiilinin başka bir suç oluşturması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma evresine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.
Tedbir Kararı Duruşma Yapılmadan mı Verilir?
Kanun tedbir kararı için duruşma şartı aramaz. Aksine hız yükümlülüğü getirir: önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir ve kararın verilmesi, kanunun amacını tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için ise şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.
Bu nedenle hakkında tedbir uygulanan kişi çoğu zaman kararı kendisine tebliğ edildiğinde öğrenir. Savunma hakkı ortadan kalkmış olmaz; savunma, itiraz aşamasında kullanılır. İtiraz yolunun varlığı, duruşmasız verilen kararın denetlenmesini sağlayan mekanizmadır.
Kararın hangi mercilerden talep edilebileceği de geniş tutulmuştur: tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden istenebilir. Kolluk amirinin yetkisinin sınırı ve onay zinciri kolluk yetkisini ele aldığımız yazıda ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Uzaklaştırma Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. Süre gün değil hafta üzerinden düzenlenmiştir ve on dört güne karşılık gelir.
Sürenin başlangıcı konusunda kaynaklarda farklı ifadelere rastlanır; kimi metinler süreyi “tedbir tarihinden” başlatır. Kanunun lafzı bu konuda tereddüde yer bırakmaz: başlangıç tefhim veya tebliğ tarihidir. Karar yüze karşı bildirilmişse tefhim, yazılı olarak ulaştırılmışsa tebliğ tarihi esas alınır.
İtiraz hakkı iki taraflıdır. Hakkında tedbir uygulanan kişi kararın kaldırılmasını isteyebileceği gibi, talebi reddedilen korunan kişi de ret kararına itiraz edebilir. Kanun bu noktada “ilgililer” ifadesini kullanarak her iki tarafı kapsamıştır. Tedbir talebinin reddine ilişkin karar ise sadece korunan kişiye tebliğ edilir.
İtiraz Hangi Mahkemeye Yapılır? “Bir Üst Mahkeme” Yanlışı
Uygulamada en sık tekrarlanan hata, itirazın “bir üst mahkemeye” ya da “aile mahkemesinin bir üst derecesine” yapılacağının söylenmesidir. Kanunun kurduğu sistem dikey değil yataydır: itiraz üzerine dosya, aynı yerdeki başka bir daireye gönderilir; üst derece mahkemesine gidilmez.
Kanun sıralamayı tek tek yazar. Hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya; o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.
Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. İtiraz dilekçesini istinaf mahkemesine ya da “bir üst mahkemeye” hitaben yazmak, dosyanın doğru mercie ulaşmasını geciktirebilir. Doğru yol, itirazı kararı veren aile mahkemesine sunmak ve devrin kanundaki sıraya göre yapılmasını beklemektir. İstinaf yolunun işlediği kararlarla bu usul karıştırılmamalıdır.
| Durum | İtirazı inceleyecek merci |
|---|---|
| O yerde birden fazla aile mahkemesi dairesi var | Numara olarak kararı veren daireyi izleyen daire |
| Karar son numaralı daireden çıkmış | Birinci daire |
| O yerde tek aile mahkemesi dairesi var | Asliye hukuk mahkemesi |
| Aile mahkemesi ile asliye hukuk hâkimi aynı kişi | En yakın asliye hukuk mahkemesi |
İtiraz Mercii Kararını Ne Kadar Sürede Verir?
Kanun bu konuda da kesin bir süre koyar: itiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. Bu süre, dosyanın itiraz merciine ulaşmasından sonra işler ve tedbir hukukunun hız ilkesiyle uyumludur.
Uygulamada incelemenin duruşmasız yapılması olağandır. İnceleme sonucunda tedbir kaldırılabilir, kapsamı daraltılabilir, süresi değiştirilebilir ya da itiraz reddedilerek karar aynen bırakılabilir.
Sürenin kısalığı, itiraz dilekçesinin baştan eksiksiz hazırlanmasını gerektirir. Bir haftalık inceleme süresi içinde ek delil sunma imkânı fiilen sınırlı kalır; bu nedenle dayanaklar dilekçeye baştan eklenmelidir.
İtiraz Üzerine Verilen Karara İstinaf ya da Temyiz Var mı?
Yoktur. Kanun bu noktayı tek cümleyle kapatır: itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Yani itiraz mercii kararını verdikten sonra aynı tedbir kararı bakımından istinaf ya da temyiz yolu açık değildir.
Kesinlik, hukuki durumun sonsuza kadar dondurulduğu anlamına gelmez. Koşullar sonradan değişirse tedbirin kaldırılması, süresinin ya da şeklinin değiştirilmesi istenebilir; kanun bu imkânı ayrıca düzenler. Kesin olan, o itiraza ilişkin incelemedir.
Bu nedenle iki haftalık itiraz süresi ile kaldırma talebi birbirinden ayrılmalıdır. Süre kaçırıldığında itiraz yolu kapanır, ancak tedbirin süresi ve değiştirilmesi bakımından başvuru imkânı devam eder.
İtiraz Etmek Tedbiri Durdurur mu?
Kanun, itiraza tedbiri durdurucu bir etki tanımamıştır; bu yönde bir hüküm metinde yer almaz. Aksine kanun, tedbir kararının tefhim veya tebliğ edilmemesinin bile uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini düzenleyerek uygulamayı biçimsel işlemlerden bağımsız tutar.
Bunun sonucu nettir: itiraz dilekçesi verilmiş olsa dahi, itiraz sonuçlanana kadar tedbire uyulmak zorundadır. İtiraz sürecinde konuta dönmek ya da yaklaşmama yasağını çiğnemek, itiraz sonradan kabul edilse bile o an için ihlaldir.
Kolluk da bu süreçte tedbiri uygulamakla görevlidir. Korunan kişi hakkındaki koruyucu tedbir ile şiddet uygulayan hakkındaki önleyici tedbirlerin yerine getirilmesinden, ilgili kişilerin yerleşim yeri ya da tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi görevli ve yetkilidir.
Uzaklaştırma Kararı İhlal Edilirse Ne Olur?
Tedbir kararının gereklerine aykırı hareket eden kişi, fiili bir suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla zorlama hapsine tabi tutulur. Buradaki “suç oluştursa bile” ifadesi kritiktir: zorlama hapsi, ceza yargılamasının yerine geçmez, onunla birlikte uygulanır.
Zorlama hapsi bir hapis cezası değildir; kararın gereğini yerine getirmeye zorlamaya yönelik bir yaptırımdır. Kanun bu yaptırımı “zorlama hapsi” olarak adlandırır. Kaynaklarda kimi zaman kullanılan “tazyik hapsi” ifadesi başka kanunlardaki kurumlara aittir; 6284 bakımından kanunun kendi terimi esas alınmalıdır.
Kararın infazı savcılığa aittir. Zorlama hapsine ilişkin kararlar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir ve bu kararlar Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.
Zorlama Hapsi Kaç Gündür?
İlk ihlalde süre üç günden on güne kadardır. Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında ise, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre süre on beş günden otuz güne kadar belirlenir. Kanun ayrıca bir üst sınır koyar: zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.
Süre aralıkları içinde takdir hâkime aittir. Ölçütler kanunda gösterilmiştir: ihlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığı. Yaklaşmama yasağının bir kez ihlali ile tehdit içeren tekrarlı bir ihlal aynı ağırlıkta değerlendirilmez.
Kanunda zorlama hapsi yerine para cezası öngörülmemiştir; yaptırımın paraya çevrilmesine ilişkin bir hüküm de yer almaz. Bu yönüyle zorlama hapsi, hapis cezalarının infaz rejiminden farklı bir mantığa dayanır.
| İhlal durumu | Zorlama hapsi süresi | Sınır |
|---|---|---|
| İlk ihlal | 3-10 gün | Hâkim takdiri |
| Her tekrar | 15-30 gün | Hâkim takdiri |
| Toplam | — | Altı ayı geçemez |
Zorlama Hapsi Adli Sicile İşler mi?
Adli sicil kaydına neyin işleneceği 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nda belirlenmiştir: Türk mahkemeleri tarafından verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adlî sicile kaydedilir. Zorlama hapsi bir mahkûmiyet hükmü değil, tedbire aykırılığa bağlanan bir yaptırımdır; bu niteliğiyle mahkûmiyet kaydı doğurmaz.
Buna karşılık kayıt hiç tutulmadığı anlamına gelmez. 6284 sayılı Kanun şiddet önleme ve izleme merkezlerine, koruyucu ve önleyici tedbir kararları ile zorlama hapsinin verilmesine ve uygulanmasına ilişkin veri toplayarak bilgi bankası oluşturma ve tedbir kararlarının sicilini tutma görevi vermiştir. Yani ayrı bir kayıt sistemi vardır.
İhlal aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa durum değişir. O suçtan mahkûmiyet kesinleştiğinde kayıt, zorlama hapsinden değil o mahkûmiyet hükmünden doğar. İki kaydı birbirine karıştırmamak gerekir.
İhlal Ayrıca Suç Oluşturursa Ceza Davası Açılır mı?
Evet. Kanun, kişinin fiilinin başka bir suç oluşturması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma evresinde koruma tedbirlerine, denetimli serbestlik tedbirlerine ve mahkûmiyet hâlinde ceza ile güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu belirtir. Zorlama hapsi bu süreci ne durdurur ne de onun yerine geçer.
Uygulamada ihlal fiilleri sıklıkla bağımsız suçlarla örtüşür: tehdit, hakaret, kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali ya da kişilerin huzur ve sükununu bozma bunların başında gelir. Bu fiiller kendi usullerine göre soruşturulur ve kovuşturulur.
Sonuç olarak aynı olay iki ayrı hatta ilerleyebilir: aile mahkemesinde zorlama hapsi, ceza mahkemesinde suça ilişkin yargılama. Bu iki hattın süreleri, mercileri ve sonuçları birbirinden bağımsızdır.
İhlali Kim Bildirir, Nasıl Belgelenir?
Kanun ihlal bildirimini yalnızca korunan kişiye bırakmaz. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin varlığı hâlinde herkes durumu resmi makam veya mercilere ihbar edebilir; ihbarı alan kamu görevlileri kanundaki görevlerini gecikmeksizin yerine getirmek ve yetkilileri haberdar etmekle yükümlüdür.
Tedbirlerin yerine getirilmesinden sorumlu olan kolluk birimi de sürecin içindedir. Şiddet önleme ve izleme merkezleri ise tedbir kararlarının uygulanmasının sonuçlarını izlemekle ve gerekli hâllerde tedbir kararlarının alınmasına yönelik başvurularda bulunmakla görevlidir.
Belgeleme bakımından kolluk tutanakları, ihbar kayıtları ve iletişim dökümleri öne çıkar. İletişim üzerinden gerçekleşen ihlallerde HTS kayıtları ile mesaj ve arama dökümleri, ihlalin tarih ve saatini ortaya koyduğu için belirleyici olabilir.
Kanunun tam metni için: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
Üç Hattın Karşılaştırması: İtiraz, Zorlama Hapsi, Ceza Soruşturması
Uzaklaştırma kararından sonra mahkeme olur mu tartışmasını çözmenin en pratik yolu, üç hattı yan yana koymaktır. İtiraz hattı kararın kendisini hedef alır ve iki haftalık süreye bağlıdır. Zorlama hapsi hattı karara aykırılığı konu edinir ve süreye değil, ihlalin gerçekleşmesine bağlıdır. Ceza soruşturması hattı ise fiilin bağımsız bir suç oluşturmasından doğar ve kendi usulüne tabidir.
Mercilerin de farklı olduğu görülür. İtirazı, kanundaki devir sırasına göre belirlenen aile mahkemesi dairesi ya da asliye hukuk mahkemesi inceler. Zorlama hapsine hâkim karar verir, infazı Cumhuriyet başsavcılığı yürütür. Suça ilişkin soruşturmayı savcılık yürütür ve iddianame düzenlenirse yargılamayı görevli ceza mahkemesi yapar.
Sonuçlar da örtüşmez. İtirazın kabulü tedbiri kaldırabilir ama geçmişteki ihlali ortadan kaldırmaz. Zorlama hapsi bir mahkûmiyet doğurmaz. Ceza yargılaması ise mahkûmiyetle sonuçlanırsa adli sicil kaydı dâhil kendi sonuçlarını doğurur. Bu üç sonucun birbirinden bağımsızlığı, kanunun saklı tuttuğu hükümlerin doğrudan gereğidir.
Zorlama Hapsi İstemi Nasıl Karara Bağlanır?
Zorlama hapsine ancak hâkim kararıyla hükmedilir; kolluğun ya da savcılığın doğrudan zorlama hapsi uygulama yetkisi yoktur. Hâkim, ihlal edilen tedbirin niteliğini ve aykırılığın ağırlığını değerlendirerek kanunun öngördüğü aralık içinde süreyi belirler.
Değerlendirmenin dayanağı dosyaya giren belgelerdir: kolluk tutanakları, ihbar kayıtları, iletişim dökümleri ve varsa şiddet önleme ve izleme merkezinin raporları. Kanun bu merkezlere, ilgili merci istediğinde tedbirlerin uygulanmasının sonuçlarına ve ilgililer üzerindeki etkilerine dair rapor hazırlama görevi vermiştir.
Tekrar hâlinde sürenin artması, ihlalin süreklilik kazanmasını önlemeye yöneliktir. İlk ihlalde üç ile on gün arasında olan süre, her tekrarda on beş ile otuz gün aralığına çıkar; ancak toplamda altı aylık tavan aşılamaz. Bu tavan, yaptırımın bir cezaya dönüşmesini engelleyen sınırdır.
Tedbir Kararının Boşanma ve Velayet Dosyasına Etkisi
Tedbir kararı, aile hukukuna ilişkin diğer taleplerle aynı dosyada birleşebilir. Kanun, hâkimin tedbirlerle birlikte Çocuk Koruma Kanunu’ndaki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkili olduğunu düzenler.
Nafaka bakımından ayrı bir imkân daha vardır: şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan ya da katkıda bulunan kişi ise, Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir. Nafakaya karar verilmesi hâlinde kararın bir örneği resen icra müdürlüğüne gönderilir.
Tedbir kararının varlığı, açılacak çekişmeli boşanma davasında dosyaya sunulabilecek bir belgedir; ancak tek başına boşanma sebebinin ispatı anlamına gelmez. Delillerin bütünü içinde değerlendirilir.
Karar Sonrası Süreci Doğru Kurgulamak
Uzaklaştırma kararından sonra mahkeme olur mu sorusuna verilecek cevap, tarafın hangi hatta yer aldığına göre değişir. Korunan kişi bakımından öncelik tedbirin sürdürülmesi ve ihlallerin belgelenmesidir; hakkında tedbir uygulanan kişi bakımından ise iki haftalık itiraz süresinin kaçırılmaması belirleyicidir.
Zorlama hapsi istemiyle karşılaşan ya da ihlal iddiasına dayalı bir ceza soruşturmasına muhatap olan kişiler için sürecin iki hattının birlikte yürütülmesi gerekir. Bu konuda Ankara ceza avukatı sayfamızda yer alan çalışma alanları incelenebilir.
Gizlilik boyutu da unutulmamalıdır. Gerekli bulunması hâlinde tedbir kararıyla birlikte, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri ile adresleri tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur; bu bilgileri hukuka aykırı olarak açıklayan kişi hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Uzaklaştırma kararından sonra mahkeme olur mu?
Tedbir kararı tek başına dava açıldığı anlamına gelmez. Mahkeme aşaması; itiraz edilmesi, tedbirin ihlal edilmesi ya da fiilin ayrıca suç oluşturması hâllerinde gündeme gelir.
Uzaklaştırma kararına itiraz süresi kaç gündür?
Tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Süre, kararın kişiye bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
Uzaklaştırma kararına itiraz nereye yapılır?
İtiraz aile mahkemesine yapılır. Dosya, aynı yerde birden fazla daire varsa numara olarak kararı veren daireyi izleyen daireye; tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine gönderilir.
İtiraz bir üst mahkemeye mi yapılır?
Hayır. Kanun üst dereceye başvuru öngörmez; inceleme aynı yerdeki başka bir daire ya da asliye hukuk mahkemesi tarafından yapılır.
İtiraz mercii kararını ne kadar sürede verir?
Bir hafta içinde verir. İnceleme uygulamada duruşmasız yapılır ve tedbir kaldırılabilir, değiştirilebilir ya da itiraz reddedilebilir.
İtiraz üzerine verilen karara istinaf yolu açık mı?
Değildir. Kanun, itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğunu düzenler; aynı tedbir bakımından istinaf ya da temyiz yoluna gidilemez.
İtiraz ederken tedbire uymak zorunda mıyım?
Evet. Kanun itiraza durdurucu etki tanımaz; itiraz sonuçlanana kadar tedbir yürürlüktedir ve aykırı davranış ihlal sayılır.
İtiraz süresini kaçırırsam ne yapabilirim?
İtiraz yolu kapanır, ancak koşulların değiştiği gerekçesiyle tedbirin kaldırılmasını ya da süresinin veya şeklinin değiştirilmesini talep etme imkânı devam eder.
Uzaklaştırma kararını ihlal edenin cezası nedir?
Yaptırım zorlama hapsidir. İlk ihlalde üç günden on güne kadar, her tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır; toplam süre altı ayı geçemez.
Zorlama hapsi nedir, kaç gündür?
Tedbir kararının gereklerine aykırı davranan kişi hakkında hâkim kararıyla uygulanan bir yaptırımdır. Süresi ilk ihlalde 3-10 gün, tekrarında 15-30 gündür.
Zorlama hapsi kararını kim verir, kim infaz eder?
Karar hâkim tarafından verilir. Zorlama hapsine ilişkin kararlar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir ve Bakanlığın il ile ilçe müdürlüklerine bildirilir.
Zorlama hapsi para cezasına çevrilir mi?
Kanunda zorlama hapsi yerine para cezası öngörülmemiş, paraya çevirmeye ilişkin bir hüküm de düzenlenmemiştir.
Zorlama hapsi sabıka kaydına işler mi?
Adlî sicile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir; zorlama hapsi bir mahkûmiyet hükmü değildir. Bununla birlikte şiddet önleme ve izleme merkezleri tedbir kararlarının ve zorlama hapsinin sicilini ayrıca tutar.
İhlal ayrıca suç oluşturursa ne olur?
Zorlama hapsi uygulanır ve fiilin oluşturduğu suça ilişkin soruşturma ile kovuşturma bundan bağımsız olarak yürür. Kanun bu hükümleri saklı tutmuştur.
Tedbir kararıyla birlikte nafakaya hükmedilebilir mi?
Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa ve Türk Medenî Kanunu’na göre nafakaya hükmedilmemişse, hâkim talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.
Uzaklaştırma kararı boşanma davasını etkiler mi?
Karar dosyaya sunulabilecek bir belgedir ancak tek başına boşanma sebebinin ispatı sayılmaz; deliller bütün olarak değerlendirilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş yerine geçmez; somut olayın koşulları sonucu değiştirebilir, mevzuat da güncellenebilir. İtiraz ya da ihlal sürecine girmeden önce bir avukatla görüşülmesinde yarar vardır. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.