Hukuk

Araç Değer Kaybı Davalarında Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir? Dikkat Edilecek Hususlar!

Araç Değer Kaybı Davalarında Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir? Dikkat Edilecek Hususlar

Araç değer kaybı bilirkişi raporuna itiraz, raporun size tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde mahkemeye verilecek yazılı bir dilekçeyle yapılır; dayanağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281 inci maddesidir. Bu süre kanunla belirlendiği için hâkim tarafından uzatılamaz, ancak kanunun kendisi 2020 yılında eklenen bir cümleyle bir defaya mahsus iki haftalık ek süre imkânı getirmiştir ve değer kaybı dosyaları bu imkânın tam da hedeflediği teknik uyuşmazlıklardır.

Makale İçeriği

Sigorta şirketinin eksper raporuna itiraz ile mahkeme ya da tahkim dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz, birbirinden tamamen ayrı iki yoldur; ikisinin karıştırılması bu alandaki en sık hak kaybı sebebidir. Bu yazı ikincisini, yani dosya yargılamaya intikal ettikten sonra düzenlenen bilirkişi raporuna itirazı konu alıyor: hangi süre içinde nereye başvurulacağı, dilekçede hangi hukuki dayanakların gösterileceği, Yargıtay’ın bir değer kaybı raporunda tam olarak neyi aradığı ve süre kaçırıldığında dosyanın kapanıp kapanmadığı madde numaralarıyla ele alınıyor.

Özet

Araç değer kaybı bilirkişi raporuna itiraz, HMK m.281 uyarınca raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak yapılır ve itirazın gücü, rapordaki eksikliğin hangi kanun hükmüne aykırı düştüğünün gösterilmesine bağlıdır.

  • Süre iki haftadır (HMK m.281/1). Hazırlık teknik çalışma gerektiriyorsa, süre içinde başvurmak şartıyla bir defaya mahsus iki haftaya kadar ek süre istenebilir.
  • Üç ayrı talep vardır: eksikliğin bilirkişiye tamamlattırılması, belirsizliğin açıklattırılması, yeni bilirkişi atanması. Dilekçede hangisinin istendiği açıkça yazılır.
  • Bilirkişinin reddi ayrı bir yoldur ve süresi bir haftadır (HMK m.272/3). Rapora itiraz süresiyle karıştırılmamalıdır.
  • Değer kaybı ölçütü nettir: kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri arasındaki fark. Genel bir değerlendirmeyle bulunan tutara dayalı olarak hüküm kurulamaz (Yargıtay 17. HD, 03.12.2019, E. 2017/4251, K. 2019/11425).
  • Mülga katsayı tablosuyla yapılan hesap itiraz sebebidir: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek-1’i 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.
  • Süre kaçarsa dosya kapanmaz: mahkeme HMK m.281/2 ve 281/3 uyarınca kendiliğinden ek rapor alabilir; hâkim raporu m.282 gereği serbestçe değerlendirir.

Bilirkişi Raporunun Önemi ve İçeriği

Bilirkişi raporu, araç değer kaybı davasında mahkemenin tazminat tutarını belirlerken dayandığı temel teknik belgedir. Mahkeme, HMK m.266 uyarınca çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünü alır. Aynı madde iki sınır koyar: genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen konularda bilirkişiye başvurulamaz; hukuk öğrenimi görmüş kişiler de ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.

Değer kaybı uyuşmazlığında bu sınır doğrudan pratik sonuç doğurur: aracın kaza öncesi ve sonrası ikinci el piyasa değerini belirlemek teknik bir iştir, dolayısıyla bilirkişiye gider. Kusurun hukuki değerlendirmesi, talebin teminat kapsamında olup olmadığı, zamanaşımının dolup dolmadığı ise hâkimin işidir. Bilirkişi bu alanlara girmişse rapor, teknik olarak doğru olsa bile hukuken sakatlanmış demektir.

Raporun içeriği serbest değildir. HMK m.279/2, raporda tarafların ad ve soyadlarının, bilirkişinin görevlendirildiği hususların, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıaların, gerekçenin ve varılan sonuçların, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa bunun sebebinin, düzenlenme tarihinin ve imzaların bulunmasını arar. Bu unsurlardan birinin eksikliği, itiraz dilekçesinde tek başına gösterilebilecek somut bir aykırılıktır.

Değer Kaybı Raporunda Bulunması Zorunlu Unsurlar Nelerdir?

Raporun zorunlu unsurları kanunda sayılmıştır; değer kaybı dosyasında bunların karşılığı aşağıdaki gibidir. Elinizdeki raporu bu listeyle satır satır karşılaştırmak, itiraz dilekçesinin iskeletini kendiliğinden çıkarır.

Zorunlu unsurDayanakDeğer kaybı dosyasındaki karşılığı
Görevlendirildiği hususların yazılmasıHMK m.279/2Mahkemenin sorduğu sorular raporun başında tek tek gösterilmeli
İnceleme konusu maddi vakıalarHMK m.279/2Kaza tarihi, hasarlı parçalar, yapılan işlemler, kilometre, model yılı
GerekçeHMK m.279/2Emsal araç araştırmasının nasıl yapıldığı, hangi ilan/veri kaynağının kullanıldığı
Varılan sonuçHMK m.279/2Kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el değer ile aradaki fark ayrı ayrı
Görüş ayrılığının sebebiHMK m.279/2Heyet hâlinde inceleme yapıldıysa azınlık görüşünün gerekçesi
Hukuki nitelendirme yapılmamasıHMK m.279/4Kusur oranının hukuken değerlendirilmemesi, talebin reddi yönünde görüş bildirilmemesi
Görev sınırının aşılmamasıHMK m.273/1-a,bMahkemenin sormadığı konuda görüş bildirilmemesi

Bu tablodaki son iki satır çoğu itiraz dilekçesinde hiç kullanılmaz, oysa en kolay ispatlanan aykırılıklar bunlardır. HMK m.273, mahkemenin görevlendirme kararında inceleme konusunu bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlemesini, bilirkişinin cevaplaması gereken soruları ve raporun verilme süresini göstermesini zorunlu kılar. Ara karar ile rapor yan yana konduğunda, sorulmayan bir hususta görüş bildirilip bildirilmediği tek bakışta görülür.

Bilirkişi Raporu Hâkimi Bağlar mı?

Hayır. HMK m.282 tek cümledir ve nettir: Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Rapor bir delildir, hüküm değildir. Bu hüküm iki yönde işler: aleyhinize çıkan bir rapor davanın kaybedildiği anlamına gelmediği gibi, lehinize çıkan bir rapor da kazanıldığı anlamına gelmez.

Uygulamada mahkemeler, gerekçesi denetlenebilir bir rapordan ayrılmak için güçlü sebep arar. Bu yüzden itirazın hedefi hâkimi rapordan soğutmak değil, raporun kendi içindeki denetlenebilirlik eksiğini göstermektir. Sonucun beğenilmediğini anlatan bir dilekçe ile hesabın hangi ölçüte göre yapılmadığını gösteren bir dilekçe arasındaki fark budur.

Eksper Raporu, Ekspertiz Raporu ve Bilirkişi Raporu Aynı Şey mi?

Hayır, üçü ayrı belgedir ve üçünün itiraz rejimi de ayrıdır. Değer kaybı dosyalarında yaşanan hak kayıplarının önemli bölümü bu üç belgenin karıştırılmasından doğar; birine tanınan süre diğerine uygulanmaya çalışıldığında ya süre boşuna beklenir ya da gerçek süre kaçırılır.

BelgeKim düzenlerİtiraz nereyeSüre ve dayanak
Sigorta eksper raporuSigorta şirketinin ya da EKSİST üzerinden atanan sigorta eksperiSigorta şirketine / eksper atama sistemineGenelge ile belirlenen iş günü esaslı kısa süre
Araç ekspertiz (durum tespit) raporuÖzel ekspertiz firması, ikinci el alım-satımdaFirmaya, sözleşme hükümlerine göreYargılama süresi değil, sözleşme ilişkisi
Bilirkişi raporuMahkemenin ya da hakemin görevlendirdiği bilirkişiDosyanın görüldüğü mahkemeye / hakemeİki hafta — HMK m.281/1

Sigorta aşamasındaki eksper raporuna itirazın ayrıntısı, süreleri ve dilekçe yapısı için 1 Temmuz 2026 sonrası değer kaybı eksper raporuna itiraz başlıklı yazımıza; ödemenin eksik yapılması hâlinde sigortaya itiraz ve tahkime geçiş adımları için araç değer kaybında sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımıza bakabilirsiniz. Bu yazının konusu, dosya artık mahkemeye ya da hakeme intikal ettikten sonra düzenlenen bilirkişi raporudur.

Değer Kaybına İtiraz Nasıl Yapılır?

Değer kaybına itiraz, uyuşmazlığın hangi aşamada olduğuna göre üç ayrı yoldan yapılır ve her yolun muhatabı, süresi ve dayanağı farklıdır. Doğru yolu seçmek, itirazın kendisinden daha belirleyicidir: yanlış mercie yapılan başvuru süreyi durdurmaz.

AşamaNeye itiraz ediliyorMuhatapDayanak
Sigorta aşamasıEksper raporuna ya da eksik ödemeyeSigorta şirketi, eksper atama sistemiGenel Şartlar ve ilgili genelge
Tahkim aşamasıDosyada alınan bilirkişi raporunaDosyaya bakan hakemTahkim Yönetmeliği, kıyasen HMK
Dava aşamasıMahkemenin aldırdığı bilirkişi raporunaDavanın görüldüğü mahkemeHMK m.281 — iki hafta

Sıralama önemlidir. Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmadan tahkim ya da dava yoluna gidilemez; bu, hak arama yolunu açan ön koşuldur. Sigorta aşamasındaki itirazın nasıl yapılacağı için sigorta değer kaybını ödedi ama eksik ödediyse ne yapılır yazımıza bakabilirsiniz. Bu yazının devamı, dosya artık hakem ya da mahkeme önündeyken alınan bilirkişi raporuna ilişkindir.

Değer Kaybına İtiraz Süresi Ne Kadar?

Tek bir süre yoktur; her aşamanın kendi süresi vardır. Sigorta aşamasındaki eksper raporuna itiraz, ilgili genelgede iş günü esasına göre belirlenmiş kısa bir süreye tabidir. Mahkeme ya da hakem dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz süresi ise iki haftadır (HMK m.281/1). Sigortaya karşı talep hakkının kendisi bakımından zamanaşımı, Karayolları Trafik Kanunu m.109 uyarınca öğrenmeden itibaren iki, kaza tarihinden itibaren on yıldır.

Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: sigorta aşamasındaki kısa süreyi kaçırmak, dava ya da tahkim yolunu kapatmaz; buna karşılık yargılama aşamasındaki iki haftalık süreyi kaçırmak, o rapora karşı talepte bulunma imkânını ortadan kaldırır.

Değer Kaybına İtiraz Dilekçesi Örneği Nasıl Kullanılmalı?

İnternette dolaşan hazır metinlerin çoğu, hangi aşamaya ait olduğu belirtilmeden paylaşılır. Sigorta şirketine hitaben yazılmış bir dilekçe mahkemeye sunulduğunda muhatabı yanlış olur; mahkemeye hitaben yazılmış bir dilekçe de sigorta dosyasında karşılık bulmaz. Örnek metinler yalnızca başlık yapısı için kullanılmalı, içerik dosyanın kendi verileriyle doldurulmalıdır.

Bir dilekçenin gücü, sunduğu şablondan değil dayandığı belgeden gelir: emsal ilan çıktısı, onarım faturası ve iş emri, hasar fotoğrafları, tebligat parçası. Bu belgeler yoksa en iyi şablon bile sonuç doğurmaz.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi Ne Kadar?

Bilirkişi raporuna itiraz süresi, raporun tarafa tebliğinden itibaren iki haftadır. HMK m.281/1 bunu birebir şöyle düzenler: Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.

Bu tek cümlede üç ayrı talep vardır ve dilekçede hangisinin istendiğinin açıkça yazılması gerekir: ek rapor (eksikliğin tamamlattırılması), açıklama (belirsizliğin giderilmesi) ve yeni bilirkişi atanması. Uygulamada dilekçelerin çoğu yalnızca rapora karşı beyanda bulunur, somut bir talep içermez; bu durumda mahkeme neyin istendiğini kendisi yorumlamak zorunda kalır.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi Nasıl Hesaplanır?

Süre gün değil hafta olarak belirlendiği için hesap kuralı da farklıdır. HMK m.91 uyarınca süre tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. HMK m.92/2 uyarınca hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Yani rapor bir salı günü tebliğ edilmişse süre, iki hafta sonraki salı günü mesai bitiminde dolar.

HMK m.93 resmî tatil günlerinin süreye dâhil olduğunu söyler; yalnızca son gün resmî tatile denk gelirse süre, tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Bayram tatilleri süreyi durdurmaz, yalnızca son güne denk gelirse öteler.

DurumKuralDayanak
Sürenin başlamasıTebliğ tarihinden itibarenHMK m.91
Hafta olarak sürenin bitişiİki hafta sonraki aynı gün, mesai bitimindeHMK m.92/2
Araya giren resmî tatilSüreye dâhildir, süre işlemeye devam ederHMK m.93
Son günün resmî tatile denk gelmesiTakip eden ilk iş günü mesai bitiminde biterHMK m.93
Sürenin adli tatile denk gelmesiAdli tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzarHMK m.104
Ek süre talebiSüre içinde başvurulmak şartıyla, bir defaya mahsus en çok iki haftaHMK m.281/1

Bilirkişi Raporuna İtiraz İçin Ek Süre İstenebilir mi?

Evet. Bu imkân HMK m.281/1’e 2020 yılında 7251 sayılı Kanun’la eklenmiştir ve değer kaybı dosyalarında en az kullanılan haklardan biridir. Hükmün birebir metni şöyledir: Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Değer kaybı raporuna itiraz, tam olarak bu tanıma girer: emsal araç araştırması yapmak, ilan kayıtlarını toplamak, gerekiyorsa uzman görüşü aldırmak özel yahut teknik bir çalışmadır. Ek sürenin iki şartı vardır ve ikisi de sık atlanır:

  1. Talep, iki haftalık asıl süre dolmadan mahkemeye ulaşmış olmalıdır. Süre dolduktan sonra yapılan ek süre talebi kanunun aradığı şartı taşımaz.
  2. Talepte, hazırlığın neden özel ya da teknik bir çalışma gerektirdiği somut olarak açıklanmalıdır. Emsal araştırmasının kapsamı, uzman görüşü alınacaksa kimden alınacağı yazıldığında talep gerekçelenmiş olur.

Ek süre bir defaya mahsustur ve asıl sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlar; yani iki hafta ile birlikte toplam süre en fazla dört haftaya çıkar. İkinci bir ek süre kanunda öngörülmemiştir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi Adli Tatilde Durur mu?

Süre durmaz, uzar. Aradaki fark önemlidir: durma hâlinde süre olduğu yerde bekler, uzama hâlinde ise kanunun belirlediği yeni bir bitiş tarihi doğar. HMK m.102 uyarınca adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta sona erer; yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar.

HMK m.104 ise kuralı şöyle koyar: Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Araç değer kaybı davası, HMK m.103’te adli tatilde görülecek işler arasında sayılmadığı için adli tatile tabidir.

Sonuç olarak, iki haftalık itiraz süresinin son günü 20 Temmuz – 31 Ağustos aralığına düşüyorsa süre kendiliğinden 7 Eylül mesai bitimine kadar uzamış sayılır; bunun için ayrıca karar alınması gerekmez. Sürenin son günü bu aralığın dışındaysa uzama söz konusu olmaz. Ölçüt sürenin işlemeye başladığı tarih değil, bittiği tarihtir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?

İki haftalık süre kanunla belirlendiği için HMK m.94/1 uyarınca kesindir ve m.94/3 gereği süresinde yapılmayan işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Ancak buradan dosya kapandı sonucu çıkmaz; kanun mahkemeye tarafın talebinden bağımsız yetkiler tanımıştır:

  • HMK m.281/2: Mahkeme, rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için bilirkişiden yeni sorular düzenleyerek kendiliğinden ek rapor alabilir; duruşmada sözlü açıklama yapmasını isteyebilir.
  • HMK m.281/3: Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabilir.
  • HMK m.282: Hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; süresinde itiraz edilmemiş olması raporun doğruluğunu kabul anlamına gelmez.
  • HMK m.95: İşlem, elde olmayan bir sebeple süresinde yapılamamışsa eski hâle getirme talebinde bulunulabilir.

Buna karşılık süresinde itiraz edilmemesinin gerçek bedeli, istinaf aşamasında ödenir: ilk derecede ileri sürülmemiş bir teknik itirazın kanun yolunda incelenmesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı sebebiyle güçleşir. Bu nedenle süre, sonuç doğurmadığı için değil, sonuç doğurma ihtimalini korumak için tutulmalıdır.

Araç Değer Kaybı Davalarında İtiraz Süreci Nasıl İşler?

Araç değer kaybına ilişkin bir davada bilirkişi raporu, tazminat tutarını fiilen belirleyen belgedir. Süreç, raporun taraflara tebliğiyle başlar ve mahkemenin itirazı değerlendirmesiyle sonuçlanır. Aşamalar kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir:

1. Raporun tebliği ve incelenmesi: Bilirkişi, raporunu incelenmek üzere kendisine teslim edilen şeylerle birlikte dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; rapor duruşma gününden önce taraflara tebliğ edilir (HMK m.280). Bu aşamada rapor, mahkemenin görevlendirme kararıyla yan yana konarak incelenir: sorulan sorular cevaplanmış mı, hesap hangi ölçüte göre yapılmış, emsal araştırması gösterilmiş mi.

2. İtiraz süresi: Rapora itiraz, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak mahkemeye sunulur (HMK m.281/1). Hazırlık özel ya da teknik bir çalışma gerektiriyorsa, bu süre içinde başvurmak kaydıyla bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre istenebilir.

3. İtiraz dilekçesinin hazırlanması: Dilekçede rapordaki eksikliğin hangi hukuki dayanağa aykırı düştüğü gösterilir. Değer kaybı dosyalarında en sık kullanılan dayanaklar hesap ölçütü, emsal araştırmasının yokluğu, gerekçesizlik ve bilirkişinin hukuki nitelendirme yapmış olmasıdır. Dilekçenin sonunda hangi talepte bulunulduğu — ek rapor, açıklama ya da yeni bilirkişi — açıkça yazılır.

4. Mahkemenin değerlendirmesi: Mahkeme, eksiklik ya da belirsizliğin giderilmesi için bilirkişiden yeni sorular düzenleyerek ek rapor alabilir veya duruşmada sözlü açıklama isteyebilir (HMK m.281/2). Gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni bir bilirkişi görevlendirerek tekrar inceleme yaptırabilir (HMK m.281/3).

5. Yeni raporun sunulması ve nihai değerlendirme: Ek rapor veya yeni bilirkişi raporu taraflara yeniden tebliğ edilir ve bu rapor için de iki haftalık itiraz süresi yeniden işler. Mahkeme hükmünü kurarken raporu tek başına değil, dosyadaki diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282).

Bilirkişinin rapor verme süresi de kanunla sınırlıdır. HMK m.274 uyarınca bu süre üç ayı geçemez; bilirkişinin talebi üzerine mahkeme gerekçe göstererek üç ayı aşmamak koşuluyla uzatabilir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır. Süresinde rapor vermeyen bilirkişi görevden alınabilir ve hakkında ücret ödenmemesine karar verilebilir.

Bilirkişi Raporuna Kimler İtiraz Edebilir?

HMK m.281/1 taraflar der; yani rapora hem davacı hem davalı itiraz edebilir. Araç değer kaybı davasında bu, aracın maliki ile davalı sigorta şirketi, sürücü ve işleten anlamına gelir. Fer’i müdahil de katıldığı tarafın yanında itiraz edebilir. Rapor bir tarafa lehine göründüğü hâlde hesap yöntemi hatalıysa, o taraf da itiraz etmekte hukuki yarar sahibidir; çünkü denetime elverişsiz bir rapora dayanılarak kurulan hüküm kanun yolunda bozulma riski taşır.

Davalı Bilirkişi Raporuna İtiraz Ederse Ne Olur?

Davalı tarafın itirazı da aynı rejime tabidir: iki hafta, yazılı dilekçe, somut talep. Davalı sigorta şirketleri değer kaybı dosyalarında genellikle üç eksende itiraz eder: hesabın fahiş olduğu, kusur oranının hatalı belirlendiği ve talebin teminat kapsamı dışında kaldığı. Bu üçüncüsü aslında hukuki bir savunmadır ve bilirkişi raporuna değil, doğrudan mahkemeye yöneltilir.

Karşı tarafın itirazına karşı beyan dilekçesi vermek zorunlu değildir, ancak itirazda ileri sürülen teknik iddialar cevapsız bırakıldığında mahkeme yalnızca bir tarafın açıklamasıyla değerlendirme yapmak zorunda kalır. Davalı cephesindeki savunma yapısının ayrıntısı için araç değer kaybı davası cevap dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilirse Mahkeme Uzar mı?

İtiraz kabul edilip ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi kararı verilirse yargılama uzar; bu uzamanın üst sınırı kanunda bellidir. Ek rapor için bilirkişiye verilecek süre yine HMK m.274 sınırına tabidir, yani üç ayı geçemez; basit yargılama usulünde iki aydır. İtiraz reddedilirse ek bir gecikme doğmaz.

Buradaki gerçek hesap, birkaç aylık uzama ile hatalı hesaplanmış bir tazminat tutarı arasındadır. Denetime elverişsiz rapora dayanılarak kurulan hüküm kanun yolunda bozulduğunda, dosya zaten ilk derece mahkemesine geri döner ve kaybedilen süre çok daha uzun olur.

Değer Kaybı Bilirkişi Raporunda En Sık Karşılaşılan Hatalar Nelerdir?

Bir itiraz dilekçesinin gücü, rapordaki eksikliğin hangi hükme aykırı düştüğünün gösterilmesinden gelir. Aşağıdaki tablo, araç değer kaybı bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde en sık kullanılan hata başlıklarını dayanaklarıyla birlikte verir; her satır doğrudan bir itiraz maddesine dönüştürülebilir.

Rapordaki hataHukuki dayanakİtirazın kurulacağı nokta
Değer kaybı, yürürlükten kalkmış katsayı tablosuyla hesaplanmışZMSS Genel Şartları Ek-1’in yürürlükten kaldırılması (yürürlük 1/7/2026)Hesabın dayandığı ek yürürlükte değildir; ölçüt ikinci el değer farkıdır
Hesap, onarım bedelinin bir yüzdesi olarak bulunmuşDeğer kaybı ekspertiz raporu şablonunda onarım tutarı ile değer kaybı tespiti ayrı satırlardırOnarım bedeli hasarın ağırlığına dair göstergedir, hesabın matrahı değildir
Emsal araç araştırması yapılmamış, genel bir değerlendirmeyle tutar bulunmuşYargıtay 17. HD, E. 2017/4251, K. 2019/11425Genel değerlendirmeye dayalı rapora dayanılarak hüküm kurulamaz
Raporda gerekçe yok, yalnızca sonuç varHMK m.279/2Gerekçe raporun zorunlu unsurudur, eksikliği kanuna aykırılıktır
Bilirkişi kusur oranını hukuken değerlendirmiş, talebin reddi yönünde görüş bildirmişHMK m.279/4Hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme bilirkişiye ait değildir
Mahkemenin sormadığı bir hususta görüş bildirilmişHMK m.273/1-a,bGörevlendirme kararının sınırı aşılmıştır
Hasar gören bölge ve parçaların niteliği hiç değerlendirilmemişZMSS Genel Şartları A.5/a ölçüt listesiHasarın bölgesi ve parçanın orijinalliği hesabın içindedir
Kullanımdan yoksun kalma bedeli sigortacıya yüklenmişKTK m.92/kDolaylı zarar zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır; muhatap sürücü ve işletendir
Hak sahibinin kendi kusur payı düşülmemiş ya da yanlış düşülmüşKTK m.92/gKendi kusura denk gelen talep sigortacı yönünden teminat dışıdır
Rapor, görevlendirilen bilirkişi dışında biri tarafından hazırlanmışHMK m.276Bilirkişi görevini bizzat yerine getirir, devredemez

Bu tablodaki ilk iki satır, bugün SERP’te dolaşan çoğu içerikte hâlâ yanlış anlatılmaktadır. İnternette yaygın olan değer kaybı = piyasa değeri × hasar katsayısı × yaş katsayısı formülünün dayanağı olan ek, 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Elinizdeki rapor hâlâ bu formülü kullanıyorsa, itiraz dilekçesinde gösterilecek en somut aykırılık budur.

Kusur payına ilişkin dördüncü satır için ayrıca kısmi kusurlu sürücü değer kaybı talep edebilir mi, piyasa değerinin nasıl tespit edileceği için kaza sonrası aracın piyasa değeri nasıl tespit edilir yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yargıtay Değer Kaybı Bilirkişi Raporunda Neyi Arıyor?

Yargıtay’ın değer kaybı raporlarında aradığı ölçüt tek cümleyle ifade edilebilir: aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark. Bu ölçüt karşılanmadan bulunan tutar, ne kadar ayrıntılı anlatılırsa anlatılsın hükme esas alınamaz.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 03.12.2019 tarihli, E. 2017/4251, K. 2019/11425 sayılı kararında bu husus birebir şöyle ifade edilmiştir: Değer kaybı konusunda genel bir değerlendirme ile değer kaybının tespit olunduğu bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz. Aynı kararda mahkemeden, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması ve raporun makine mühendisi ya da otomotiv mühendisi bilirkişiden aldırılması istenmiştir.

Not: Kararı veren 17. Hukuk Dairesi 2021 yılında kapatılmış, görev alanı 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir. Karar geçerliliğini korur; değişen yalnızca temyiz merciidir.

Kararda raporun araştırması gereken hususlar tek tek sayılmıştır. Bu liste, itiraz dilekçesinde kontrol listesi olarak kullanılabilir:

  • Aracın markası, modeli, özellikleri ve model yılı
  • Kullanım amacı ve kullanım süresi
  • Olay tarihindeki yaşı ve kilometresi
  • Yıpranma payı: metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeniyle orijinalliğin yitirilip yitirilmediği
  • Gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri
  • Hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği, yani orijinal olup olmadığı
  • Yapılan onarım işlemleri
  • Emsal satışların araştırılması

Bu listenin bugün taşıdığı asıl ağırlık, yalnızca içtihattan gelmemesidir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.5/a maddesi, değer kaybı tespitinde dikkate alınacak ölçütleri sayarken aynı unsurları — aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu — ve aynı sonucu, yani ikinci el satış değeri farkını esas alır. Kısacası Yargıtay’ın 2019’da kurduğu denetim ölçütü, bugün mevzuat metninin kendisinde durmaktadır. Bir rapor bu unsurları atlıyorsa, hem içtihada hem yürürlükteki genel şartlara aykırıdır.

Denetime Elverişli Rapor Ne Demektir?

Denetime elverişlilik, raporun sonucuna değil kurulduğu yola ilişkin bir niteliktir. Bir rapor, üçüncü bir kişinin aynı verilerle aynı sonuca ulaşıp ulaşamayacağını kontrol edebilmesine imkân veriyorsa denetime elverişlidir. Pratikte aranan üç şey vardır:

  1. Veri gösterilmiş mi: Hangi emsal araçlar incelendi, hangi tarih ve kaynak esas alındı.
  2. Yöntem açıklanmış mı: Kaza öncesi ve onarım sonrası değerler ayrı ayrı gösterilip fark alınmış mı, yoksa doğrudan bir sonuç mu yazılmış.
  3. Uzmanlık uyumlu mu: Aracın teknik değerlendirmesi, konunun gerektirdiği uzmanlık alanına sahip bir bilirkişi tarafından mı yapılmış.

Bu üçünden biri eksikse itiraz dilekçesinde rapor denetime elverişli değildir denilebilir; üçü de varsa itirazın hesabın kendisine, yani kullanılan emsallerin uygunluğuna yönelmesi gerekir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Ederken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İtiraz sürecinde sonuca etki eden noktalar, dilekçenin uzunluğuyla değil dayanaklarının somutluğuyla ilgilidir. Araç değer kaybı davalarında bilirkişi raporuna itiraz ederken öne çıkan hususlar şunlardır:

1. Süreyi kaçırmamak:
İtiraz, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır (HMK m.281/1). Süre kanunla belirlendiği için hâkim tarafından uzatılamaz (HMK m.90/1); yalnızca kanunun kendi öngördüğü ek süre talep edilebilir. Tebliğ tarihi, tebligat parçası ya da UYAP kaydı üzerinden belgelenir.

2. Rapordaki hataları somut olarak göstermek:
Rapor, mahkemenin görevlendirme kararıyla karşılaştırılarak incelenir. Hesap yöntemindeki hata, emsal araştırmasının yokluğu ya da gerekçenin eksikliği, sayfa ve paragraf numarası verilerek gösterilir. Genel nitelemeler yerine raporun 4. sayfasında kaza öncesi ikinci el değer gösterilmemiştir biçiminde yazmak, mahkemenin denetimini kolaylaştırır.

3. Teknik ve hukuki dayanakları birlikte sunmak:
Eleştirinin altında hukuki dayanak yoksa itiraz bir görüş farkına indirgenir. Değer kaybı dosyalarında kullanılabilecek dayanaklar bellidir: HMK m.279/2 (gerekçe zorunluluğu), m.279/4 (hukuki nitelendirme yasağı), m.273 (görev sınırı), ZMSS Genel Şartları A.5/a (ölçüt listesi) ve Yargıtay’ın ikinci el değer farkı ölçütü. Gerekiyorsa HMK m.293 kapsamında uzman görüşü sunulabilir.

4. Dilekçede somut bir talep bulunması:
HMK m.281/1 üç ayrı talep tanır. Dilekçenin sonuç kısmında bunlardan hangisinin istendiği açıkça yazılmalıdır: ek rapor mu, açıklama mı, yeni bilirkişi mi. Talebi yazılmamış bir beyan dilekçesi, mahkeme tarafından itiraz olarak değerlendirilmeyebilir.

5. Yeni bilirkişi talebini gerekçelendirmek:
Yeni bilirkişi atanması, mahkemenin takdirindedir (HMK m.281/3). Talep, mevcut bilirkişinin uzmanlık alanının uyuşmazlığa uygun olmadığı ya da raporun temelden yeniden kurulması gerektiği gibi somut bir sebebe dayandırıldığında değerlendirilme şansı artar.

6. İtirazın kapsamını doğru belirlemek:
Bilirkişi raporuna itiraz, teknik tespitlere yöneliktir. Talebin teminat kapsamı dışında olduğu, zamanaşımının dolduğu ya da husumetin yanlış yöneltildiği gibi iddialar rapora itirazla değil, esasa ilişkin beyanlarla ileri sürülür. İkisinin karıştırılması, hukuki savunmanın teknik bir tartışmanın içinde kaybolmasına yol açar.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?

İtiraz dilekçesinin kanunda belirlenmiş bir şekli yoktur; ancak mahkemenin denetleyebileceği bir yapı izlemesi beklenir. İşleyen bir yapı şudur: dosya bilgileri, tebliğ tarihi ve sürenin tutulduğunun belirtilmesi, itiraz edilen hususların madde madde ve dayanaklarıyla gösterilmesi, sonuç ve talep.

Tebliğ tarihinin dilekçenin başında yazılması pratik bir işlev taşır: sürenin tutulup tutulmadığı mahkeme tarafından ilk bakışta görülür ve süre tartışması doğmaz.

İtiraz Dilekçesinde Bulunması Gereken Unsurlar

  • Mahkeme adı ve dosya esas numarası
  • İtiraz eden tarafın sıfatı: davacı, davalı ya da fer’i müdahil
  • Raporun düzenlenme ve tebliğ tarihi, sürenin tutulduğunun belirtilmesi
  • İtiraz edilen hususlar: her biri ayrı madde hâlinde, rapordaki sayfa ve paragraf gösterilerek
  • Her itirazın hukuki dayanağı: HMK m.279/2, m.279/4, m.273, ZMSS Genel Şartları A.5/a, KTK m.92
  • Dayanak belgeler: emsal ilan çıktıları, onarım faturası ve iş emri, hasar fotoğrafları, varsa uzman görüşü
  • Sonuç ve talep: ek rapor, açıklama ya da yeni bilirkişi taleplerinden hangisinin ileri sürüldüğü
  • Varsa ek süre talebi ve gerekçesi

Hasar fotoğraflarının dosyada bulunmasının ispat yükü bakımından taşıdığı ağırlık için değer kaybı için fotoğraf delili olmazsa ne olur yazımızı inceleyebilirsiniz.

Değer Kaybı Bilirkişi Raporuna Beyan Dilekçesi ile İtiraz Dilekçesi Farkı Nedir?

Uygulamada iki ad da kullanılır, ancak hukuki sonuçları ayrılabilir. Beyan dilekçesi, rapor hakkındaki görüşün mahkemeye bildirilmesidir ve içinde somut bir talep bulunmayabilir. İtiraz dilekçesi ise HMK m.281/1 kapsamında bir talebi ileri sürer: ek rapor, açıklama ya da yeni bilirkişi.

Dilekçenin başlığı belirleyici değildir; belirleyici olan içeriğidir. Rapora karşı beyanlarımızdır başlığı taşısa bile sonuç kısmında ek rapor alınması talep edilmişse bu bir itirazdır. Buna karşılık itiraz dilekçesi başlığı taşıyan ama hiçbir talep içermeyen bir dilekçe, kanunun aradığı sonucu doğurmayabilir. Güvenli yol, başlıktan bağımsız olarak talebi sonuç kısmında açıkça yazmaktır.

Bilirkişinin Reddi ile Rapora İtiraz Aynı Şey mi?

Hayır. Bunlar iki ayrı yoldur, süreleri farklıdır ve karıştırıldığında ikisi birden kaybedilebilir. Rapora itiraz, raporun içeriğine yöneliktir ve süresi iki haftadır (HMK m.281/1). Bilirkişinin reddi ise kişiye yöneliktir; ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde talep edilmesi şarttır (HMK m.272/3).

Rapora itirazBilirkişinin reddi
Neye yönelirRaporun içeriğineBilirkişinin kişiliğine, tarafsızlığına
SüreTebliğden itibaren 2 haftaRet sebebinin öğrenilmesinden itibaren 1 hafta
DayanakHMK m.281/1HMK m.272/1 ve 272/3
SonucuEk rapor, açıklama veya yeni bilirkişiBilirkişinin görevden alınması
Karara itirazEsas hükümle birlikte kanun yoluKabul kararı kesin; ret kararına karşı esas hükümle birlikte kanun yolu (m.272/4)

Bilirkişi Hangi Hâllerde Reddedilebilir?

HMK m.272/1 uyarınca hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler bakımından da uygulanır. Yani taraflarla akrabalık, taraflardan biriyle aralarında dava ya da düşmanlık bulunması, tarafsızlığından şüpheye düşülmesini gerektiren önemli sebeplerin varlığı bilirkişi için de ret sebebidir. Aynı fıkra bir istisna koyar: bilirkişinin aynı dava veya işte daha önce tanık olarak dinlenmiş olması ret sebebi teşkil etmez.

Yasaklılık sebeplerinden biri varsa mahkeme, hüküm verilinceye kadar her zaman bilirkişiyi kendiliğinden görevden alabilir (HMK m.272/2). Ret talebinde ret sebebinin ispatı için yemin teklif edilemez (m.272/3); dolayısıyla talebin belgeye ya da dosya içeriğine dayandırılması gerekir.

Ret Talebi Reddedilirse Ne Yapılır?

Görevden alınma, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik talepler, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenip karara bağlanır. Kabule ilişkin kararlar kesindir; redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir (HMK m.272/4). Yani ret talebiniz reddedildi diye ayrı bir başvuru yolu açılmaz; itiraz, esas hükmün istinaf ya da temyiz incelemesinde ileri sürülür.

Sigorta Tahkim Komisyonu Dosyasında Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilir mi?

Evet. Değer kaybı uyuşmazlıklarının önemli bölümü mahkemede değil Sigorta Tahkim Komisyonu’nda görülür ve orada da bilirkişi incelemesi yapılabilir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in ilgili hükmü şunu söyler: Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır.

Bu düzenleme iki sonuç doğurur. Birincisi, tahkim dosyasında da bilirkişi raporu alınabilir ve rapora karşı beyanda bulunulabilir. İkincisi, tahkimdeki bilirkişi de reddedilebilir; ret sebepleri hakemler için geçerli olan sebeplerdir.

Usul bakımından dayanak zinciri şöyle kurulur: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi yargılama usulü bakımından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na atıf yapar; 1086 sayılı bu Kanun 1 Ekim 2011’de mülga olduğundan, HMK m.447/2 uyarınca mevzuatta Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yapılan atıflar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na yapılmış sayılır. Bu yüzden bilirkişiye ilişkin HMK hükümleri tahkim dosyasında da yol gösterici olur.

Tahkimde Değer Kaybı Formülle Kapatılıp Bilirkişi Atanmadan Sonuçlandırılabilir mi?

Bu yönde bir düzenleme getirilmiş, ancak yürütmesi durdurulmuştur. Yönetmeliğe eklenen fıkra, değer kaybı taleplerinin önceden belirlenen formül, yöntem veya ölçütlere göre Komisyonun danışmanlık hizmeti çerçevesinde raportörler tarafından sonuçlandırılmasını öngörüyor ve devamında şu cümleyi taşıyordu: Buna rağmen, başvuru sahibi tarafından hakeme gidilmesinin talep edilmesi halinde hakemler tarafından yeniden bilirkişi tayin edilemez.

Danıştay Onuncu Dairesi’nin 18/10/2018 tarihli ve E. 2018/2946 sayılı kararıyla bu düzenlemenin yürütmesi durdurulmuştur. Dolayısıyla değer kaybı dosyalarının önceden belirlenmiş bir formülle kapatılacağı ve hakem aşamasında bilirkişi atanamayacağı yönündeki anlatımın yürürlükteki bir dayanağı bulunmamaktadır. Tahkim başvurusunda teknik inceleme talebiniz, bu gerekçeyle reddedilemez.

Tahkim yolunun işleyişi, başvuru şartları ve süreleri için Sigorta Tahkim Komisyonu’na nasıl başvuru yapılır; hakem kararının kendisine karşı gidilecek yollar için Sigorta Tahkim Komisyonu kararına itiraz yazılarımıza bakabilirsiniz. Hakem kararına itiraz, bilirkişi raporuna itirazdan farklı bir aşamadır ve ayrı süreye tabidir.

İtiraz Sonuçlarına Göre Talep Edilebilecek Hukuki Çözümler

Bilirkişi raporuna yapılan itirazın sonucu, yargılamanın seyrini doğrudan etkiler. İtiraz üzerine gündeme gelebilecek çözümler kanunda sayılmıştır; hangisinin isteneceği rapordaki eksikliğin niteliğine göre belirlenir.

1. Ek rapor alınması:
Rapor esas olarak doğru kurulmuş ancak bir hususu eksik bırakmışsa, mahkeme aynı bilirkişiden yeni sorular düzenleyerek ek rapor alabilir (HMK m.281/2). Örneğin emsal araştırması yapılmış ama kaza öncesi değer gösterilmemişse, tamamlanması gereken bir eksiklik vardır.

2. Sözlü açıklama alınması:
Rapordaki ifade belirsizse, mahkeme tayin edeceği duruşmada bilirkişinin sözlü açıklamada bulunmasını isteyebilir (HMK m.281/2). Açıklamalar tutanağa geçirilir ve tutanağın altına bilirkişinin imzası alınır (HMK m.279/3).

3. Yeni bilirkişi görevlendirilmesi:
Rapor temelden hatalıysa, yani hesap yanlış ölçüte göre kurulmuşsa, eksikliğin tamamlanmasıyla düzelmez. Bu durumda mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabilir (HMK m.281/3).

4. Değer kaybı tutarının yeniden hesaplanması ve talebin artırılması:
Yeni rapor daha yüksek bir tutar gösterirse, dava kısmi olarak açılmışsa talep artırılabilir. HMK m.109/4 uyarınca alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; bu hâlde zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

5. Ek tazminat kalemlerinin ayrıştırılması:
Rapor yalnızca değer kaybını değil ikame araç ya da kazanç kaybını da hesaplamışsa, bu kalemlerin muhatabı ayrı ayrı belirlenir. Kullanımdan yoksun kalmadan doğan zarar, KTK m.92/k uyarınca zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır; talep sigortacıdan değil kusurlu sürücü ve işletenden istenir. Teminat dışılık talebi ortadan kaldırmaz, yalnızca muhatabını değiştirir.

Ek Rapor mu, Yeni Bilirkişi mi Talep Edilmeli?

Ayrım basit bir soruyla yapılır: eksiklik tamamlanabilir mi, yoksa hesabın kendisi mi yanlış kurulmuş?

Rapordaki durumUygun talepDayanak
Emsal araştırması var, bir veri eksikEk raporHMK m.281/1, 281/2
İfade belirsiz, sonuç anlaşılmıyorAçıklama / sözlü beyanHMK m.281/1, 281/2
Hesap yanlış ölçüte göre kurulmuşYeni bilirkişiHMK m.281/1, 281/3
Bilirkişinin uzmanlık alanı uyuşmazlığa uygun değilYeni bilirkişiHMK m.266, m.281/3
Bilirkişinin tarafsızlığı şüpheliBilirkişinin reddi (1 hafta)HMK m.272

Bilirkişi Raporuna İtiraz Kabul Edilmezse Ne Olur?

İtirazın reddi ayrı bir başvuru yolu doğurmaz. Mahkeme itirazı yerinde görmezse rapora dayanarak hükmünü kurar; bu hükme karşı istinaf yoluna gidilebilir ve rapora yönelik itirazlar orada yeniden ileri sürülür. Bu nedenle itiraz dilekçesinin dosyada bulunması, sonuç alınmasa bile kanun yolu bakımından değer taşır: ilk derecede hiç ileri sürülmemiş bir teknik itirazın istinafta incelenmesi güçtür.

Gerçeğe Aykırı Bilirkişi Raporu Nedeniyle Tazminat Davası Açılabilir mi?

Evet, ancak dava bilirkişiye değil Devlete karşı açılır. HMK m.285/1 şunu düzenler: bilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlediği gerçeğe aykırı raporun mahkemece hükme esas alınması sebebiyle zarar görenler, bu zararın tazmini için Devlete karşı tazminat davası açabilir. Devlet, ödediği tazminat için sorumlu bilirkişiye rücu eder (m.285/2).

Görevli mahkeme de özel olarak belirlenmiştir. HMK m.286 uyarınca dava, gerçeğe aykırı raporun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde, bölge adliye mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde ise Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür. Devletin rücu davasında zamanaşımı, ödeme tarihinden itibaren bir yıldır; rapor kasten gerçeğe aykırı düzenlenmişse ceza zamanaşımı süresi uygulanır (HMK m.287).

Bu yolun iki şartı vardır ve ikisi de dardır: raporun kast veya ağır ihmalle gerçeğe aykırı düzenlenmiş olması ve hükme esas alınmış olması. Rapordaki basit bir hesap hatası ya da mahkemece benimsenmemiş bir rapor bu kapsama girmez. Ayrıca bilirkişi, HMK m.284 uyarınca Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisidir; bu nitelik ceza sorumluluğu bakımından ayrıca sonuç doğurur.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Ücretli mi, Masrafı Kim Öder?

İtiraz dilekçesi vermek için ayrıca harç ödenmez; itiraz, derdest dosyaya sunulan bir dilekçedir. Masraf, itiraz kabul edilip yeni bir inceleme yapılmasına karar verilirse doğar. Bu durumda bilirkişi ücreti ve giderleri, dosyada bulunan gider avansından karşılanır; avans yetmezse tamamlanması istenir (HMK m.120).

Bilirkişi ücreti serbestçe belirlenmez. HMK m.283 uyarınca bilirkişiye sarf ettiği emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir; bu konuda Adalet Bakanlığınca çıkarılan ve her yıl güncellenen tarife esas alınır. Güncel tutar için o yıla ait tarifeye bakılması gerekir.

  • Yargılama sonunda: Yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen taraftan alınır; davanın kısmen kabulü hâlinde giderler haklılık oranına göre paylaştırılır (HMK m.326).
  • Kullanılmayan avans: Hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansı ilgilisine resen iade edilir (HMK m.333).
  • Uzman görüşü ücreti: Taraf kendi giderleriyle uzman görüşü aldırmışsa, bu gider yargılama gideri kalemleri arasında değerlendirilir.
  • Tahkim dosyasında: Hakem ücreti Komisyon tarafından karşılanır; bilirkişi incelemesi yapılması hâlinde bilirkişi ücreti ayrı bir kalemdir.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki iskelet, dilekçenin hangi başlıkları taşıması gerektiğini gösterir. Her dosyanın vakıaları farklı olduğu için metnin olduğu gibi kullanılması değil, kendi dosyanızın verileriyle doldurulması gerekir. Boş bırakılan alanlar rapordan ve tebligat parçasından alınır.

  • Başlık: Mahkemenin adı ve dosya esas numarası
  • Taraf bilgileri: İtiraz eden sıfatı, karşı taraf, varsa vekil
  • Konu: Bilirkişi raporuna itirazlarımızın ve ek rapor / yeni bilirkişi talebimizin sunulmasıdır
  • Tebliğ tarihi: Rapor tarafımıza … tarihinde tebliğ edilmiş olup, işbu dilekçe HMK m.281/1 uyarınca iki haftalık yasal süre içinde sunulmaktadır
  • Açıklamalar – 1: Değer kaybı, kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri farkına göre hesaplanmamıştır
  • Açıklamalar – 2: Raporda emsal araç araştırması gösterilmemiş, hangi verinin esas alındığı belirtilmemiştir (HMK m.279/2 – gerekçe eksikliği)
  • Açıklamalar – 3: Bilirkişi, hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirmede bulunmuştur (HMK m.279/4)
  • Açıklamalar – 4: Hasar gören bölgeler ve onarımda kullanılan parçaların niteliği değerlendirilmemiştir
  • Deliller: Emsal ilan çıktıları, onarım faturası ve iş emri, hasar fotoğrafları, varsa uzman görüşü
  • Sonuç ve talep: İtirazlarımızın kabulü ile ek rapor alınmasına, aksi hâlde yeni bir bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmasına karar verilmesini talep ederiz

Dilekçede yer alacak sayısal iddiaların dosya içeriğiyle desteklenmesi gerekir. Değer kaybı tutarının hangi büyüklükte olabileceğine dair ön fikir edinmek için araç değer kaybı hesaplama, kullanımdan yoksun kalma kalemi için araç mahrumiyet bedeli hesaplama araçlarımızdan yararlanabilirsiniz. Bu araçların sonucu bir tahmindir; dosyadaki hesabın yerine geçmez.

Araç değer kaybı bilirkişi raporuna itiraz, teknik bir metnin hukuki dayanaklarla karşılaştırılmasını gerektirir ve iki haftalık süre bu çalışma için kısadır. Dosyanızdaki raporun hangi noktalarda eksik olduğunun değerlendirilmesi konusunda destek almak isterseniz araç değer kaybı davalarında hukuki destek sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bilirkişi raporuna itiraz etmek için hangi adımları izlemeliyiz?

Rapor tebliğ edildikten sonra tebliğ tarihi kayda geçirilir ve iki haftalık süre hesaplanır. Rapor, mahkemenin görevlendirme kararıyla karşılaştırılarak incelenir; eksiklikler sayfa ve paragraf numarasıyla tespit edilir. Her eksikliğin hukuki dayanağı belirlenir ve dilekçenin sonuç kısmında ek rapor, açıklama ya da yeni bilirkişi taleplerinden hangisinin ileri sürüldüğü açıkça yazılır. Dilekçe, süre dolmadan mahkemeye sunulur.

Araç değer kaybı hesaplamasında bilirkişi raporlarında dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar nelerdir?

Hesabın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri farkına dayanıp dayanmadığı, emsal araç araştırmasının gösterilip gösterilmediği, hasar gören bölgelerin ve onarımda kullanılan parçaların orijinal olup olmadığının değerlendirilip değerlendirilmediği kontrol edilmelidir. Hesap, yürürlükten kalkmış katsayı tablosuna ya da onarım bedelinin bir yüzdesine dayandırılmışsa yöntem hatalıdır.

Bilirkişi raporunun hatalı veya eksik olduğunu düşündüğümüzde ne yapmalıyız?

İki haftalık süre içinde yazılı itiraz dilekçesi sunulmalıdır. Eksiklik tamamlanabilir nitelikteyse ek rapor, ifade belirsizse açıklama, hesap yanlış ölçüte göre kurulmuşsa yeni bilirkişi talep edilir. Hazırlık teknik çalışma gerektiriyorsa süre içinde başvurmak kaydıyla bir defaya mahsus iki haftaya kadar ek süre istenebilir.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaç gündür?

Süre gün değil hafta olarak belirlenmiştir: raporun tebliğinden itibaren iki hafta (HMK m.281/1). Hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne karşılık gelen günün tatil saatinde biter (HMK m.92/2). Rapor salı günü tebliğ edilmişse süre iki hafta sonraki salı mesai bitiminde dolar.

Bilirkişi raporuna itiraz edilmezse ne olur?

Süresinde itiraz edilmemesi raporun kabul edildiği anlamına gelmez; hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282) ve gerekli görürse kendiliğinden ek rapor alabilir ya da yeni bilirkişi görevlendirebilir (HMK m.281/2 ve 281/3). Ancak süresinde ileri sürülmemiş bir teknik itirazın istinaf aşamasında incelenmesi güçleşir.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?

Kanunun belirlediği süreler kesindir ve süresinde yapılmayan işlemi yapma hakkı ortadan kalkar (HMK m.94). Buna karşılık dosya kapanmaz: mahkeme kendiliğinden ek rapor alabilir veya yeni inceleme yaptırabilir. İşlem elde olmayan bir sebeple süresinde yapılamamışsa eski hâle getirme talebinde bulunulabilir (HMK m.95).

Bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan karar verilmesi mümkün mü?

İtiraz süresi, tarafın rapora karşı talepte bulunma hakkını korumak için tanınmıştır. Süre dolmadan hüküm kurulması, tarafın bu hakkını kullanmasını fiilen engeller ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılık oluşturur (HMK m.27). Böyle bir durumda itiraz, esas hükme karşı gidilecek istinaf incelemesinde ileri sürülür; dilekçenin süresi içinde dosyaya sunulmuş olması bu aşamada belirleyici olur.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi adli tatile denk gelirse ne olur?

Adli tatil 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta sona erer (HMK m.102). Sürenin bitmesi bu döneme rastlarsa, süre ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m.104). Süre durmaz, uzar; belirleyici olan sürenin başladığı değil bittiği tarihtir.

Bilirkişi raporuna itiraz için ek süre verilir mi?

Verilebilir. Talebin iki haftalık süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde, yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m.281/1). Talebin asıl süre dolmadan yapılması şarttır.

Değer kaybına itiraz nereye yapılır?

Merci, itiraz edilen belgeye göre değişir. Sigorta şirketinin eksper raporuna itiraz sigorta şirketine ya da eksper atama sistemine yapılır. Ödemenin eksikliğine itiraz sigorta şirketine yöneltilir; sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da mahkemeye başvurulur. Mahkeme veya hakem tarafından görevlendirilen bilirkişinin raporuna itiraz ise dosyanın görüldüğü mahkemeye ya da hakeme sunulur.

Bilirkişi raporuna itiraz edilirse ne olur?

Mahkeme itirazı değerlendirir. Yerinde görürse bilirkişiden yeni sorular düzenleyerek ek rapor alabilir, duruşmada sözlü açıklama isteyebilir veya yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabilir. Yerinde görmezse rapora dayanarak hükmünü kurar; bu hükme karşı istinaf yolu açıktır.

Değer kaybı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi nereye verilir?

Dilekçe, dosyanın görüldüğü mahkemeye verilir; vekil aracılığıyla takip edilen dosyalarda UYAP üzerinden sunulabilir. Uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu’nda görülüyorsa dilekçe, dosyaya bakan hakeme iletilmek üzere Komisyona sunulur.

Bilirkişi kusur oranı belirleyebilir mi?

Bilirkişi, kazanın oluş şekline ilişkin teknik tespitleri yapabilir; ancak raporunda ve sözlü açıklamalarında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (HMK m.279/4). Kusurun hukuki sonucunu takdir etmek mahkemeye aittir.

Bilirkişi raporuna itiraz ücretli midir?

İtiraz dilekçesi vermek için ayrı harç ödenmez. Masraf, itiraz kabul edilip yeni inceleme yapılmasına karar verilirse doğar ve gider avansından karşılanır (HMK m.120). Bilirkişi ücreti, Adalet Bakanlığınca çıkarılan ve her yıl güncellenen tarifeye göre belirlenir (HMK m.283). Yargılama sonunda giderler haklılık durumuna göre paylaştırılır (HMK m.326).

Sigorta tahkim dosyasında bilirkişi raporuna itiraz edilebilir mi?

Edilebilir. Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişi görüşü alınmasına karar verebilir; hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler bakımından da uygulanır. Değer kaybı taleplerinin önceden belirlenmiş formülle sonuçlandırılmasını ve hakem aşamasında bilirkişi atanamamasını öngören düzenlemenin yürütmesi ise Danıştay Onuncu Dairesi’nin 18/10/2018 tarihli, E. 2018/2946 sayılı kararıyla durdurulmuştur.

Ek bilirkişi raporuna yeniden itiraz edilebilir mi?

Evet. Ek rapor ya da yeni bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilir ve bu rapor için de iki haftalık itiraz süresi yeniden işlemeye başlar. İlk rapora itiraz etmemiş olmak, ek rapora itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.

Gerçeğe aykırı bilirkişi raporu nedeniyle kime dava açılır?

Dava bilirkişiye değil Devlete karşı açılır (HMK m.285). Dava, raporun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde, bölge adliye mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür (HMK m.286). Şartlar dardır: raporun kast veya ağır ihmalle gerçeğe aykırı düzenlenmiş ve hükme esas alınmış olması gerekir.

Kaynaklar ve Yasal Uyarı

Yazıda anılan hükümlerin tam metnine ve karara birincil kaynaklarından ulaşabilirsiniz:

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — bilirkişi incelemesi hükümleri (m.266-287), süreler (m.90-95) ve adli tatil (m.102-104): mevzuat.gov.tr
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 03.12.2019 tarihli, E. 2017/4251, K. 2019/11425 sayılı karar: Yargıtay Karar Arama
  • Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları: mevzuat.gov.tr

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Süreler dosyanın niteliğine ve yargılama usulüne göre değişebilir. Kendi dosyanıza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir