Vergi Borcu Yüzünden Emekli Maaşıma Haciz Konur mu?
Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığınız emekli aylığına vergi borcu nedeniyle haciz konulamaz. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 93. maddesi gelir, aylık ve ödenekleri yalnız iki tür borç için haczedilebilir sayar: Kurumun kendi alacakları ve nafaka borçları. Vergi borcu bu ikisinden biri değildir. Emekli maaşına haciz vergi borcu gerekçesiyle konulduysa ve siz bu hacze muvafakat etmediyseniz, haczin kaldırılmasını isteme hakkınız vardır; vergi mahkemeleri bu yöndeki davaları kabul etmekte, Danıştay da bu kararları onamaktadır.
Sorun kanunun lafzında değil, vergi dairesinin uygulamasında çıkar. Vergi dairesi banka hesaplarına elektronik haciz bildirisi gönderir ve sistem hesaba yatan paranın emekli aylığı olup olmadığını ayırmadan blokeyi uygular. Ayrıca Gelir İdaresi, 1 Ekim 2008’den önce memur olarak göreve başlamış ve Emekli Sandığı hükümlerine göre aylık alanların maaşının haczedilebileceğini savunmaktadır. Bu görüş mahkemelerde kabul görmemiştir; ama haczin neden konulduğunu ve nasıl kaldırılacağını anlamak için bu tartışmayı bilmek gerekir.
Emekli aylığında haciz kuralı
- SGK’dan alınan emekli, dul ve yetim aylığı vergi borcu için haczedilemez; istisna yalnız SGK alacakları ve nafakadır (5510 m.93/1).
- Emekli Sandığı (5434) kapsamındaki memur emeklisinin aylığı da bu korumanın içindedir; idarenin aksi yöndeki itirazları Danıştay’da onama kararlarıyla sonuçsuz kalmıştır.
- Koruma, aylığın yattığı banka hesabına da uzanır; hesaba başka kaynaktan giren para ise haczedilebilir.
- Haczi kabul ettiğinizi bildiren bir dilekçe verdiyseniz, muvafakatinizi geri aldığınız tarihten sonraki kesintiler hukuka aykırı hâle gelir.
- Yurt dışından alınan emekli maaşı bu korumanın dışındadır ve 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesindeki oranla kısmen haczedilebilir.
Vergi Dairesi Emekli Maaşına Haciz Koyabilir mi?
Emekli maaşına haciz vergi borcu için konulduğunda ilk bakılan kanun 6183 sayılıdır. Vergi borçları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun‘a göre takip edilir ve bu Kanun’un 71. maddesi ilk okumada aksini söyler gibidir. 1980 yılında 2347 sayılı Kanun’la bugünkü hâlini alan madde şöyledir:
“Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.”
Emeklilik aylıkları bu listede açıkça sayılır. Vergi dairesinin emekli maaşına dörtte bir ile üçte bir arasında haciz koymasının dayanağı budur. Ancak 6183 sayılı Kanun’un kendisi bu kuralın önüne bir kapı açar: 70. maddenin 1. bendine göre “hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar” haczedilemez. Yani vergi dairesi, başka bir kanunun haczedilemez saydığı bir geliri 71. maddeye dayanarak haczedemez.
O özel kanun 5510 sayılı Kanun’dur. 93. maddenin birinci fıkrası 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiş, son cümlesi ise 2009’da eklenmiştir:
“Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.”
5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi Kurumun prim ve diğer alacaklarını düzenler. Bu nedenle 93. madde, SGK’nın kendi alacakları ve nafaka dışında hiçbir alacaklıya emekli aylığını haczetme imkânı tanımaz. Vergi borcu, motorlu taşıtlar vergisi, gelir vergisi ya da şirketten alınamayıp kanuni temsilciden istenen kurumlar vergisi de bu kapsama girmez.
Vergi mahkemeleri iki kanun arasındaki bu ilişkiyi aynı şekilde kurmaktadır: 5510 sayılı Kanun, 6183 sayılı Kanun’a göre hem özel hem de sonraki tarihli bir düzenlemedir, bu nedenle emekli aylığı bakımından 71. madde uygulanamaz. Danıştay 7. Dairesi bu gerekçeyle verilen kararları onamıştır (E.2017/2146 K.2021/2354 ve E.2018/1773 K.2021/2355, 20.05.2021). Danıştay 4. Dairesi ise E.2019/6915 K.2022/5047 sayılı kararında (21.09.2022) gerekçeyi kendisi yazmış ve davacının aylığı 5510 sayılı Kanun kapsamında bağlanmış bir emekli aylığı olduğundan, emekli maaş hesabına uygulanan e-haczin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Muvafakat cümlesi vergi dairesini de bağlar mı?
Maddenin son cümlesi “icra müdürü” ifadesini kullanır; bu cümle 18.02.2009 tarihli 5838 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle eklenmiştir. Vergi dairesi icra müdürü olmadığı için bu cümlenin vergi takibinde uygulanmayacağı düşünülebilir. Mahkemeler bu ayrımı yapmamaktadır. Vergi mahkemesi kararlarında aranan ölçüt, borçlunun emekli maaşına haciz konulmasına muvafakat edip etmediğidir; muvafakat yoksa haciz kaldırılmaktadır. Danıştay 7. Dairesinin E.2016/564 K.2020/5065 sayılı kararıyla (10.12.2020) onanan dosyada, ödenmeyen motorlu taşıtlar vergisi için emekli maaşı hesabına konulan e-haciz, davacının muvafakati bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Bu nedenle emekli maaşına haciz vergi borcu yüzünden geldiğinde uygulamadaki soru “vergi dairesi haciz koyabilir mi” değil, “emekli bu hacze rıza göstermiş mi” sorusudur. Rıza konusu aşağıda ayrıca ele alınmıştır, çünkü kesintiye bir dönem onay verenler için sonuç değişir.
Memur Emeklisinde 5434 Tartışması
Vergi dairelerinin emekli maaşına haciz koymaya devam etmesinin başlıca nedeni bu tartışmadır. Gelir İdaresi Başkanlığının maaş haczi uygulamasına yön veren yazısı, Danıştay 9. Dairesinin E.2022/235 K.2023/3977 sayılı kararında idarenin temyiz dilekçesinden aktarılmıştır. Yazıya göre 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na göre emekli aylığı bağlanmış olanlar ile bu tarihten önce devlet memuru olarak atananlara bağlanacak aylıklar hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır; 5434 sayılı Kanun’da emekli aylığının haczedilemeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığından bu aylıklar 6183 sayılı Kanun’a göre haczedilebilir.
Bu görüş yalnız idarenin iç yazışmasında kalmamış, vergi uygulamasına yönelik yayınlarda da yer almıştır. Bir vergi dairesi müdürünün 2022 tarihli makalesi ve 2025 tarihli bir ekonomi gazetesi köşe yazısı, 5434 sayılı Kanun’a göre bağlanan aylıkların 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesine göre kısmen haczedilebileceğini yazmaktadır. Yargı kararları ise başka bir sonuca varmıştır.
İdarenin dayandığı 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi, 5434 sayılı Kanun’a göre aylık alanlar hakkında 5434 hükümlerinin uygulanacağını söyler; ama bunu “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde” kaydıyla yapar. 93. madde, aylığı ödeyen Kurum ve ödeme tarihi bakımından bir ayrım yapmayan, haciz yasağını genel olarak koyan bir hükümdür. Danıştay 9. Dairesinin E.2019/1600 K.2022/2046 sayılı kararıyla (24.05.2022) onanan dosyada vergi mahkemesi, 1 Ekim 2008’den önce memur olan davacının emekli maaşına 1/4 oranında konulan haczi iptal etmiş ve şu ölçütü koymuştur: 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, hangi kurumdan veya ne zaman emekli olduğuna bakılmaksızın, bir emeklinin maaşına haciz konulabilmesi için alacağın 88. maddeye göre takip edilen bir alacak ya da nafaka olması ve emeklinin açık muvafakatinin bulunması gerekir. İdarenin “davacı 5510 sayılı Kanun kapsamında değildir” itirazı istinafta ve temyizde reddedilmiştir. Bu ölçüt iki şartı birlikte saymaktadır; Danıştay’ın onadığı başka kararlarda ise vergi borcu için de emeklinin muvafakatinin haczi tek başına hukuka uygun kıldığı kabul edilmiştir (aşağıda muvafakat başlığında anlatılan E.2022/3950 K.2023/5150 sayılı karar). Muvafakat yoksa iki yaklaşım da aynı sonuca, haczin kaldırılmasına varır.
Aynı sonuç başka dairelerin kararlarında da tekrarlanmıştır:
- Danıştay 9. Dairesi E.2022/235 K.2023/3977 (26.10.2023): SGK’dan 5434 sayılı Kanun’a göre emekli maaşı alan şirket ortağının aylığına konulan haciz, muvafakati ortaya konulamadığı için iptal edilmiş; idarenin Gelir İdaresi yazısına dayanan temyizi reddedilmiştir.
- Danıştay 9. Dairesi E.2021/2115 K.2021/7050 (22.12.2021): İdarenin “5434 sayılı Kanun uyarınca aylık alanların maaşına haciz konulabilir” iddiası temyiz incelemesinde kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
- Danıştay 4. Dairesi E.2016/7470 K.2020/4447 (17.11.2020): 5434 sayılı Kanun döneminde bağlanan emekli aylığına muvafakat olmaksızın uygulanan haciz hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay da icra takiplerinde aynı yorumu benimsemiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/12849 K.2012/20371 sayılı kararında (13.06.2012), 93. maddenin 1 Ekim 2008’de yürürlüğe girdiğini ve “emekli sandığından alınmakta olan emekli maaşlarını da kapsadığını” belirtmiştir. Memur emeklisi olmanız, aylığınızın vergi borcu için haczedilmesine gerekçe olamaz.
Dul ve yetim aylığına vergi borcu için haciz konur mu?
Kanun’un 93. maddesindeki koruma yalnız emekliyi değil, “hak sahiplerini” de kapsar; ölüm aylığı alan eş ve çocuklar bu kapsamdadır. Danıştay 3. Dairesinin E.2018/78 K.2022/367 sayılı kararıyla (02.02.2022) onanan dosyada, 5434 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışırken vefat eden babasından 1993’ten beri ölüm aylığı alan davacının kendi vergi borçları için bu aylığın 1/3’üne haciz konulmuştu. Vergi mahkemesi, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinde haciz konusunda bir düzenleme bulunmadığını, 93. maddeye göre haczin muvafakate bağlı olduğunu ve davacının muvafakatinin bulunmadığını belirterek haczi kaldırmış ve kesintinin iadesine karar vermiştir. İdare yine “5434 kapsamındaki aylık haczedilebilir” görüşüyle temyize gitmiş, karar onanmıştır.
Ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emekli aylıkları ile bunların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar için ayrıca 6183 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 7. bendi vardır. Bu bende giren aylıklar, muvafakat sorusuna bile gelinmeden haczedilemeyen mallar arasında sayılır.
Emekli Maaşı Hesabına Bloke Konduysa
Bu yazı için incelediğimiz Danıştay kararlarının çoğunda haciz SGK’ya gönderilen bir yazıyla değil, aylığın yattığı banka hesabına gönderilen elektronik haciz bildirisiyle uygulanmıştır. 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi haciz bildirisinin elektronik ortamda gönderilmesine imkân tanır ve banka bu bildirimi aldığında borçlunun hesaplarındaki parayı bloke eder. Emekli aylığı da bir banka hesabına yattığı için koruma ilk olarak bu hesapta sınanır.
Danıştay’ın onadığı kararlarda koruma aylığın hesaba yatmasıyla sona ermemektedir. Kanuni temsilci olduğu şirketten alınamayan vergi borçları için emekli maaşını aldığı banka hesabına haciz uygulanan davacıların açtığı davalarda vergi mahkemeleri haczi kaldırmış, Danıştay 3. Dairesi bu kararları onamıştır (E.2023/5244 K.2023/3195 ve E.2023/4800 K.2023/3191, 25.09.2023; E.2023/3384 K.2023/4230, 07.11.2023; E.2023/10499 K.2025/2152, 28.04.2025). Aynı koruma ihtiyati haciz için de geçerlidir: Danıştay 3. Dairesi E.2023/10022 K.2025/1807 sayılı kararında (11.04.2025), 6183 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre emekli maaşının yattığı hesaba konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına ve tahsil edilen tutarın faiziyle iadesine ilişkin kararı onamıştır.
Hesapta biriken emekli maaşı da korunur mu?
Korunur. Emekli aylığını her ay çekmeyip hesapta biriktiren kişinin bakiyesi, aylıklardan oluştuğu sürece aynı niteliği taşır. Danıştay 9. Dairesinin E.2023/866 K.2023/1561 sayılı kararıyla (25.04.2023) onanan dosyada vergi mahkemesi, bankadan gelen cevapla hesabın emekli maaş hesabı olduğunu tespit etmiş; hesaba emekli aylıkları dışında üçüncü kişilerce para yatırıldığına dair idarenin bir tespiti bulunmadığını, birikmiş de olsa emekli aylıklarından oluşan bakiyeye muvafakat olmadan haciz uygulanamayacağını belirtmiştir.
Bu kararın uygulamadaki önemi ispat yükündedir. Hesaba başka para girdiğini ileri süren taraf vergi dairesi olduğuna göre, bu girişleri hesap hareketleriyle ortaya koyması gereken de odur. Siz ise hesabın emekli maaş hesabı olduğunu bankadan alacağınız bir yazı ve hesap dökümüyle göstermelisiniz.
Hesaba başka para girdiyse ne olur?
Hesaba kira geliri, satış bedeli, başka birinin gönderdiği havale gibi aylık dışı paralar giriyorsa koruma yalnız aylık kısmında kalır. Danıştay 3. Dairesinin E.2020/2006 K.2023/190 sayılı kararıyla (08.02.2023) onanan dosyada vergi mahkemesi, SGK’dan ve bankadan hesap bilgilerini istemiş, e-haczi yalnız emekli aylığı ödemelerinden biriken miktara isabet eden kısımda kaldırmış, hesaptaki diğer paralar bakımından davayı reddetmiştir. İdare “emekli aylığı kısmen haczedilebilir” diyerek, davacı ise borcun önce şirket müdürlerinden istenmesi gerektiğini ileri sürerek temyize gitmiş; iki temyiz de reddedilmiştir.
Bu ayrım, aylığı yatırdığınız hesabı başka işlemler için kullanmanın sonucunu gösterir. Emekli maaşının yattığı hesaba başka kaynaklardan para aktarmak, korunan aylık ile haczedilebilir bakiyeyi birbirine karıştırır ve haczin kaldırılması davasında her girişin ayrıca ayıklanmasını gerektirir.
Vergi dairesi haczi kaldırdı ama banka blokeyi açmıyorsa
Bazen idare haczi kaldırır, banka ise blokeyi açmaz. Danıştay 9. Dairesinin E.2021/3974 K.2022/5104 sayılı kararıyla (26.10.2022) onanan dosyada vergi mahkemesi, idarenin bankaya haczin kaldırıldığını bildirdiğini tespit etmiş ve bankanın bu yazının gereğini yerine getirmemesini banka ile müşteri arasındaki hukuki ilişkiden doğan bir sorun olarak nitelendirmiştir. Haciz yoluyla tahsil edilmiş olan tutar ise yasal faiziyle davacıya iade edilmiştir. Böyle bir durumda vergi dairesinin bankaya gönderdiği kaldırma yazısının bir örneğini isteyip bankaya yazılı olarak iletmek, sorunu çözmenin ilk adımıdır.
Haczi Kabul Eden Bir Dilekçe Verdiyseniz
5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi haczi borçlunun muvafakatine bağladığı için, kesintiye onay vermiş olmak sonucu değiştirir. Kararlara yansıyan dosyalarda bu onay, vergi dairesine verilen ve emekli maaşından belirli bir oranda kesinti yapılmasını kabul eden bir başvuru ya da dilekçeyle verilmiştir. Böyle bir dilekçe varsa, haciz o dilekçeye dayanır ve dilekçe yürürlükte kaldığı sürece yapılan kesinti hukuka aykırı sayılmaz.
Muvafakat ise geri alınabilir. Danıştay 9. Dairesinin E.2022/3950 K.2023/5150 sayılı kararıyla (06.12.2023) onanan dosyada davacı, önce 1/4 oranında kesintiye rıza gösteren bir başvuru yapmış, daha sonra verdiği dilekçeyle hacze muvafakatinin bulunmadığını ve kesintilerin iade edilmesini bildirmişti. Vergi mahkemesi bu dilekçenin tarihine kadar yapılan kesintileri hukuka uygun, o tarihten sonrakileri hukuka aykırı bulmuş; davayı kısmen kabul etmiş, haczi sonraki dönem için kaldırmıştır. İdarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü 5434 itirazı burada da sonuç vermemiştir.
Geri almanın açık bir dilekçeyle yapılması en sağlıklı yoldur, ama tek yol olarak görülmemektedir. Danıştay 3. Dairesinin E.2017/4559 K.2021/2344 sayılı kararıyla (29.04.2021) onanan dosyada davacı kesintiye muvafakat vermiş, sonra 2014 ve 2016’da haczin kaldırılması için başvurmuş ve sonuç alamayınca dava açmıştı. Vergi mahkemesi, dava açma tarihi itibarıyla muvafakatin geri alındığının kabulü gerektiğine karar vermiş; idarenin “serbest iradeyle verilen muvafakatten yıllar sonra vazgeçilmesi iradeyi sakatlamaz” itirazı reddedilmiştir. Danıştay 4. Dairesi de E.2016/16275 K.2021/1507 sayılı kararında, 2011’de muvafakat verip 2015’te haczin kaldırılmasını isteyen davacı yönünden haczin kaldırılmasını yerinde bulmuş; vergi mahkemesi fazladan kesilen tutarların iadesi talebi hakkında hüküm kurmadığı için kararı bu yönden bozmuştur.
Bu kararlar iki pratik sonuç doğurur. Birincisi, geçmişte verdiğiniz bir onay sizi süresiz bağlamaz; onayı geri aldığınızı yazılı olarak bildirdiğiniz tarih, kesintilerin hukuka aykırı hâle geldiği tarih olarak esas alınabilir. İkincisi, geri alma tarihinden önce yapılan kesintilerin iadesini istemek, muvafakatin geçersiz olduğunu gösteren ayrı bir sebep yoksa zordur. Bu nedenle onayı geri alma dilekçesini geciktirmemek gerekir.
Bankaya verilen kesinti talimatı vergi dairesine muvafakat sayılır mı?
Bu iki işlem farklıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli E.2022/2 K.2025/1 sayılı kararı (Resmî Gazete, 17.07.2025), tüketici kredisi sözleşmesinde verilen takas, mahsup ve benzeri onaylara dayanarak bankanın emekli maaşına bloke koyup koyamayacağı sorusuyla ilgilidir. Bu karar, kredi veren banka ile müşterisi arasındaki sözleşme ilişkisine ilişkindir. Vergi dairesinin haczi ise 6183 sayılı Kanun’a dayanan bir cebri tahsil işlemidir. Danıştay’ın onadığı kararlarda aranan, emeklinin vergi takibindeki hacze yönelik muvafakatidir. İçtihadı birleştirme kararı vergi dairesinin haczini konu almadığından bu ölçütü değiştiren bir değerlendirme içermez; kredi sözleşmesindeki talimatı vergi dairesine verilmiş bir muvafakat gibi okumak için bir dayanak yoktur.
Hangi Emekli Gelirleri Korumanın Dışında Kalır?
5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi “bu Kanun gereğince” bağlanan gelir, aylık ve ödenekleri korur. Koruma bu nedenle aylığın kaynağına ve ödemenin türüne göre değişir. Aşağıdaki tablo, emeklinin hesabına yatabilecek başlıca ödemeleri vergi borcu bakımından gösterir:
| Ödeme | Vergi borcu için haciz | Dayanak |
|---|---|---|
| SGK’dan alınan emekli aylığı (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) | Muvafakat yoksa konulamaz | 5510 m.93/1 |
| SGK’dan alınan dul ve yetim aylığı | Muvafakat yoksa konulamaz | 5510 m.93/1 |
| Ordu ve zabıta hizmetinde malul olanların emekli aylığı, dul ve yetim aylıkları | Konulamaz | 6183 m.70/7 |
| 2022 sayılı Kanun’a göre bağlanan aylıklar | Konulamaz | 6183 m.70/13 |
| Yurt dışı sosyal güvenlik kurumundan alınan emekli maaşı | Kısmen konulabilir (1/4 – 1/3, asgari ücreti aşmayan gelirde en çok 1/10) | 6183 m.71 |
| Emekli ikramiyesi | Korumanın kapsamı tartışmalı; icra takibinde haczedilebilir kabul ediliyor | Yargıtay 12. HD |
| Emekli maaş hesabına aylık dışında yatan para | Konulabilir | Danıştay 3. D. E.2020/2006 K.2023/190 |
Yurt dışından alınan emekli maaşı haczedilir mi?
Kısmen haczedilir. Danıştay 9. Dairesi E.2020/4544 K.2021/367 ve E.2020/2592 K.2021/368 sayılı kararlarında (28.01.2021) gerekçeyi kendisi kurmuştur: 93. maddedeki haciz yasağı 5510 sayılı Kanun çerçevesinde bağlanmış aylıklarla sınırlıdır; yurt dışından alınan emekli maaşı haczedilebilir, ancak haczedilecek miktar 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesine göre belirlenir. Aynı kararlarda, emekli maaşının yattığı hesaptaki paranın tamamına haciz uygulanmasının 71. maddeye aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle davayı reddeden bölge idare mahkemesi kararı bozulmuş (E.2020/4544 K.2021/367), haczi kaldıran vergi mahkemesi kararı ise Danıştay’ın kendi gerekçesiyle onanmıştır (E.2020/2592 K.2021/368).
Bu kararlar iki noktayı birlikte ortaya koyar. Yurt dışı emekli maaşı Türkiye’deki emekli aylığı gibi tümüyle korunmaz; ama vergi dairesi de hesabın tamamını bloke edemez. Maaşın yabancı para cinsinden yatması bu sonucu değiştirmez; ilk derece mahkemesi aynı dosyada maaşın döviz olarak yatmasının emekli maaşı niteliğini ortadan kaldırmadığını belirtmiştir. Maaşın aylık tutarı asgari ücreti aşmıyorsa, 71. maddenin ikinci fıkrası gereği haciz onda biri geçemez.
Emekli ikramiyesi haczedilir mi?
Emekli ikramiyesi aylık değil, emeklilikte bir kez ödenen toplu bir paradır ve 93. madde “gelir, aylık ve ödenekler” ifadesini kullanır. Yargıtay icra takiplerinde ikramiyenin bu korumanın içinde olmadığını kabul etmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/12849 K.2012/20371 sayılı kararında emekli ikramiyesinin haczedilemeyeceğine dair bir yasa hükmü bulunmadığını, borçlu emeklilik hakkını elde ettikten sonra ikramiyenin haczedilebileceğini belirtmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/21033 K.2012/25216 sayılı kararında ikramiyenin “kayıt ve sınırlamalara tabi tutulmaksızın tamamının haczi kabildir” demiştir.
Bu kararlar özel alacaklıların icra takipleriyle ilgilidir; vergi dairesinin ikramiyeye uyguladığı bir hacze ilişkin Danıştay kararını bu yazı için tespit edemedik. Kanunun lafzı iki takip türünde de aynı olduğundan, ikramiyenin yattığı hesaba konulan bir vergi haczine karşı aylıklar için geçerli olan korumaya güvenmek doğru olmaz. İkramiye ödemesi beklenen bir dönemde vergi borcu varsa, ödeme hesaba geçmeden önce borcun yapılandırılması ya da tecil seçeneklerinin değerlendirilmesi daha güvenli bir yoldur.
65 yaş aylığına ve engelli aylığına haciz konur mu?
Konulamaz. 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan aylıklar 6183 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 13. bendinde haczedilemeyen mallar arasında sayılmıştır. Bu aylıklar 6183 sayılı Kanun’un kendi listesinde sayıldığı için, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine ilişkin tartışmaya girmeye gerek kalmadan haczedilemez; sosyal yardım ödemelerinde haciz yasağının nasıl uygulandığını sosyal yardım parası geri alınır mı yazımızda ayrıca ele aldık.
SGK Borcunda Kural Tersine Döner
Aynı maddenin iki istisnasından biri Kurumun kendi alacaklarıdır ve bu istisna uygulamada ağır sonuç doğurur. Borç vergi dairesine değil SGK’ya ise, yani prim borcu, idari para cezası ya da şirketin ödenmeyen primleri nedeniyle yöneticiden istenen bir alacak söz konusuysa, emekli aylığı haczedilebilir ve kesinti 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesindeki oranla yapılır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7328 K.2024/8332 sayılı kararında (10.09.2024), şirketin prim, idari para cezası ve işsizlik sigortası primi borçları için yaşlılık aylığından yapılan 1/3 oranındaki kesintiyi hukuka uygun bulan kararı onamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da E.2013/21-105 K.2013/1362 sayılı kararında (18.09.2013), Kurumun verdiği idari para cezasının 88. madde kapsamında bir Kurum alacağı olduğunu ve emekli maaşından tahsil edilebileceğini kabul etmiştir.
Bu durumda da sınırlar vardır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin E.2023/5983 K.2023/6859 sayılı kararına (14.06.2023) konu dosyada bölge adliye mahkemesi, yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin aylığın üçte birini aşan kısmını iptal etmiş ve fazladan kesilen tutarların yasal faiziyle iadesine karar vermişti; Yargıtay kararı, davacının bütün kesintilere yönelik talebinin değerlendirilmediği gerekçesiyle bozmuştur. Aylığı asgari ücreti aşmayan emeklide haczin onda biri geçmemesi gerektiği de 71. maddenin ikinci fıkrasından gelir. SGK alacağı olan her borç da bu kapsamda değildir: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2668 K.2024/175 sayılı kararında (10.01.2024), SGK’nın lehine hükmedilen cezai şart ve reçete bedeli alacağının 88. madde kapsamında bir alacak olmadığını ve emekli maaşına haciz konulamayacağını belirtmiştir. Şirketin prim borcu nedeniyle yöneticiye hangi şartlarda gidildiğini şirketin SGK borcundan kim sorumlu yazımızda, SGK ödeme emrine karşı izlenecek yolu ise SGK ödeme emrine itiraz yazımızda anlattık.
Emekli Maaşına Haciz Kaldırma Yolu
Emekli maaşına haciz vergi borcu nedeniyle vergi dairesince konulduysa, haczin kaldırılması için izlenecek yol şu sırayı izler.
Vergi dairesine dilekçe verin
İlk adım, haczi uygulayan vergi dairesine haczin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemiyle dilekçe vermektir. Dilekçede aylığın SGK’dan bağlanmış bir emekli, dul ya da yetim aylığı olduğu, borcun 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi kapsamında bir alacak ya da nafaka olmadığı ve hacze muvafakatinizin bulunmadığı açıkça yazılmalıdır. Daha önce kesintiye onay verdiyseniz, aynı dilekçede bu onayı geri aldığınızı da bildirmeniz gerekir. Dilekçeye SGK’dan alınacak aylık bilgisini ve bankadan alınacak emekli maaş hesabı yazısını eklemek, idarenin hesap niteliğini ayrıca araştırmasına gerek bırakmaz.
Ret ya da sessizlik hâlinde vergi mahkemesi
Vergi dairesi başvuruyu reddederse, ret yazısının tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir (İYUK m.7). İdare 30 gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılır ve dava süresi bu tarihten işlemeye başlar (İYUK m.10). Danıştay 4. Dairesinin E.2019/2823 K.2022/5151 sayılı kararıyla (26.09.2022) onanan dosyada, emekli maaşı hesabına konulan haczin kaldırılması başvurusuna verilmeyen cevap üzerine açılan dava kabul edilmiştir.
Süre kaçırılmışsa yol tümden kapanmış sayılmayabilir. Danıştay 7. Dairesinin E.2018/1773 K.2021/2355 sayılı kararıyla onanan dosyada vergi mahkemesi, haczin alacak tahsil edilene kadar uygulanmaya devam eden süregelen bir işlem olduğunu ve her başvurunun reddine karşı ayrı dava açılabileceğini kabul etmiştir. Bu yaklaşımın sonucu olarak yeni bir başvuru yapılabilir; ancak kaçırılan döneme ait kesintilerin iadesi bakımından aynı sonuç her dosyada beklenmemelidir.
Davanın konusu küçük bir tutarsa, karar bölge idare mahkemesinde kesinleşebilir. Danıştay 4. Dairesi E.2018/1867 K.2020/4448 sayılı kararında, İYUK’un 46. maddesindeki parasal sınırı aşmayan davalarda bölge idare mahkemesi kararının temyiz edilemeyeceğini belirterek idarenin temyiz istemini incelemeden reddetmiştir.
Kesilen paranın faiziyle iadesi
Davada yalnız haczin kaldırılması değil, kesilen tutarların iadesi de açıkça istenmelidir. Danıştay 4. Dairesi E.2016/16275 K.2021/1507 sayılı kararında, haczi kaldırıp fazladan kesilen tutarların iadesi talebi hakkında hüküm kurmayan vergi mahkemesi kararını bu nedenle bozmuştur. İadenin hangi faizle yapılacağı konusunda kararlarda iki uygulama görülür. Danıştay 9. Dairesinin E.2022/235 K.2023/3977 ve E.2021/3974 K.2022/5104 sayılı kararlarıyla onanan dosyalarda kesintiler 3095 sayılı Kanun’a göre yasal faiziyle iade edilmiştir. Danıştay 3. Dairesi ise E.2023/10022 K.2025/1807 sayılı kararında, tahsil edilen tutarın Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrası gereğince tecil faiziyle iadesine ilişkin kararı onamıştır. Danıştay 4. Dairesi E.2021/6614 K.2022/5084 sayılı kararında (22.09.2022) tecil faiziyle iadeyi oy çokluğuyla onamış; karşı oy, dava dilekçesinde yasal faiz istendiği için taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur. Dilekçede faiz türünün ve başlangıç tarihi olarak her kesintinin yapıldığı tarihin açıkça yazılması bu nedenle önemlidir.
Borcun kendisine de itirazınız varsa
Emekli maaşının korunması, borcun doğru olduğu anlamına gelmez; yalnız tahsil yolunu kapatır. Borcun zamanaşımına uğradığını, ödeme emrinin size usulüne uygun tebliğ edilmediğini ya da kanuni temsilci olarak sorumlu tutulamayacağınızı düşünüyorsanız bunlar ayrı itiraz sebepleridir. Danıştay 3. Dairesi E.2023/4147 K.2023/3704 sayılı kararıyla (12.10.2023), tahsil zamanaşımı dolmuş alacaklar için emekli maaşı hesabına uygulanan haczin kaldırılmasını onamıştır. Ödeme emrine itiraz sürecini ödeme emrine itiraz edilmezse ne olur yazımızda, şirket borcu nedeniyle müdürün sorumluluğunu ise şirketin vergi borcundan müdür sorumlu olur mu yazımızda anlattık.
Emekli Maaşına Haciz Vergi Borcu Davalarında Kararlar
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Danıştay 9. D. E.2022/235 K.2023/3977 (26.10.2023) | 5434’e göre emekli maaşı alan şirket ortağının aylığına vergi haczi | Muvafakat yok, haciz iptal; idarenin Gelir İdaresi yazısına dayanan temyizi reddedildi |
| Danıştay 9. D. E.2019/1600 K.2022/2046 (24.05.2022) | 01.10.2008 öncesi memur olan emeklinin maaşına 1/4 haciz | Hangi kurumdan ve ne zaman emekli olunduğuna bakılmaz; haciz iptal, onama |
| Danıştay 3. D. E.2018/78 K.2022/367 (02.02.2022) | 5434 kapsamındaki babadan bağlanan yetim aylığının 1/3’üne haciz | Haciz kaldırıldı, kesinti iade; onama |
| Danıştay 4. D. E.2019/6915 K.2022/5047 (21.09.2022) | Şirket ortağının emekli maaş hesabına e-haciz | 93. madde karşısında haciz hukuka aykırı; gerekçe değiştirilerek onama |
| Danıştay 7. D. E.2016/564 K.2020/5065 (10.12.2020) | Motorlu taşıtlar vergisi için emekli maaşı hesabına e-haciz | Muvafakat yok, haciz iptal; onama |
| Danıştay 9. D. E.2023/866 K.2023/1561 (25.04.2023) | Emekli maaş hesabında biriken bakiyeye e-haciz | Birikmiş aylık da korunur; üçüncü kişi yatırımını idare tespit etmeli |
| Danıştay 3. D. E.2020/2006 K.2023/190 (08.02.2023) | Emekli aylığı ve başka paraların bulunduğu hesaba e-haciz | Haciz yalnız aylık birikimi kısmında kaldırıldı |
| Danıştay 3. D. E.2023/10022 K.2025/1807 (11.04.2025) | Emekli maaşı hesabına ihtiyati haciz | İhtiyati haciz kaldırıldı, tecil faiziyle iade; onama |
| Danıştay 9. D. E.2022/3950 K.2023/5150 (06.12.2023) | Önce 1/4 kesintiye rıza, sonra muvafakatin geri alınması | Geri alma tarihine kadar haciz uygun, sonrası aykırı; onama |
| Danıştay 3. D. E.2017/4559 K.2021/2344 (29.04.2021) | Muvafakat verip yıllar sonra haczin kaldırılmasını isteyen emekli | Dava tarihinde muvafakat geri alınmış sayıldı; onama |
| Danıştay 9. D. E.2020/4544 K.2021/367 (28.01.2021) | Yurt dışından alınan emekli maaşının hesabına haciz | 71. maddeye göre kısmen haczedilebilir; hesabın tamamına haciz hukuka aykırı |
| Yargıtay 10. HD E.2024/7328 K.2024/8332 (10.09.2024) | Şirketin prim ve idari para cezası borcu için yaşlılık aylığından 1/3 kesinti | Kurum alacağı olduğundan kesinti hukuka uygun; onama |
Kararların büyük bölümü kanuni temsilci ya da şirket ortağı sıfatıyla takip edilen emeklilerle ilgilidir. Şirketten alınamayan vergi borcu nedeniyle size ödeme emri gönderildiyse, ortaklık sıfatıyla sorumluluğun sınırlarını limited şirket ortağı şirketin vergi borcundan sorumlu mu yazımızda ele aldık. Çalışan bir kişinin maaşına konulan vergi haczindeki oranlar ise vergi dairesi maaşımın ne kadarına haciz koyabilir yazımızın konusudur.
Emekli Maaşınıza Haciz Geldiğinde Hazırlanacak Belgeler
Vergi dairesine dilekçe vermeden ya da dava açmadan önce şu bilgilerin bir arada bulunması, haczin hangi gerekçeyle kaldırılacağını netleştirir:
- Aylığın hangi kanuna göre ve hangi kurumdan bağlandığını gösteren SGK yazısı veya e-Devlet’teki aylık bilgisi.
- Bankadan alınacak ve hesabın emekli maaş hesabı olduğunu gösteren yazı.
- Haczin konulduğu tarihi kapsayan hesap dökümü; aylık olarak yatan tutarlar ile başka kaynaktan gelen paraların ayrı ayrı işaretlenmesi.
- Haczin dayandığı borcun türü: vergi borcu mu, SGK prim borcu mu, idari para cezası mı. Bu bilgi haczin kaldırılabilir olup olmadığını belirler.
- Daha önce vergi dairesine kesintiyi kabul eden bir başvuru ya da dilekçe verip vermediğiniz ve varsa tarihi.
- Haczin dayandığı ödeme emrinin tebliğ tarihi ve tebliğ adresi; zamanaşımı ve tebliğ itirazları bu belgeye göre değerlendirilir.
- Vergi dairesine verdiğiniz dilekçenin tarihi ve sayısı; dava süresi bu tarihe göre hesaplanır.
Haciz Yazısını ve Hesap Dökümünü Birlikte Değerlendirelim
Emekli maaşına haciz vergi borcu sebebiyle konulduğunda sonucu belirleyen, aylığın niteliği, hesap hareketleri ve muvafakat geçmişidir; bu üçü belgeyle ortaya konulduğunda haczin hangi kısmının kaldırılmasının istenebileceği açıklık kazanır. Vergi dairesi takiplerinde yürüttüğümüz çalışmaları vergi hukuku avukatı sayfamızda bulabilirsiniz. Haciz bildirisini, SGK aylık bilgisini ve hesap dökümünüzü hazırladıktan sonra iletişim sayfamızdan bize ulaşarak büromuzda görüşme planlayabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Vergi dairesi emekli maaşına haciz koyabilir mi?
SGK’dan bağlanan emekli aylığına vergi borcu için haciz konulamaz. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi aylıkları yalnız SGK alacakları ve nafaka borçları için haczedilebilir sayar. Emeklinin hacze muvafakati varsa durum değişir; muvafakat geri alındığında sonraki kesintiler hukuka aykırı hâle gelir.
Memur emekli maaşına haciz konur mu?
Vergi borcu için konulamaz. İdare, 1 Ekim 2008’den önce memur olanların 5434 sayılı Kanun’a göre aldığı aylıkların haczedilebileceğini savunmaktadır; vergi mahkemeleri bu görüşü kabul etmemekte, Danıştay da bu kararları onamaktadır.
Emekli maaşına e-haciz konulabilir mi?
Vergi dairesi bankaya elektronik haciz bildirisi gönderebilir ve banka hesabı bloke edebilir; ancak hesaptaki para SGK’dan alınan emekli aylığıysa bu haciz hukuka aykırıdır ve kaldırılması istenebilir. Hesaba aylık dışında giren paralar ise haczedilebilir.
Vergi borcu emekli maaşından kesilir mi?
Muvafakatiniz yoksa kesilemez. Kesinti yapılıyorsa vergi dairesine haczin kaldırılması ve kesilen tutarların iadesi için dilekçe verebilir, reddedilirse 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilirsiniz (İYUK m.7).
Emekli maaşı hesabına bloke konulur mu?
Vergi borcu için konulan blokenin emekli aylığına isabet eden kısmı Danıştay’ın onadığı kararlarda kaldırılmaktadır. Hesapta biriken aylıklar da bu korumadan yararlanır; vergi dairesi hesaba başka para girdiğini ayrıca ortaya koymalıdır.
Vergi dairesinin emekli maaşına koyduğu bloke nasıl kaldırılır?
Önce haczi uygulayan vergi dairesine, aylığın SGK aylığı olduğunu ve muvafakatinizin bulunmadığını belirten bir dilekçe verilir. Başvuru reddedilir ya da 30 gün içinde cevap verilmezse (İYUK m.10), vergi mahkemesinde haczin kaldırılması ve kesilen tutarların faiziyle iadesi istenir.
Yetim maaşına haciz konur mu?
SGK’dan bağlanan yetim ve dul aylıkları da 93. madde kapsamındadır ve vergi borcu için muvafakat olmadan haczedilemez. Danıştay 3. Dairesi, 5434 sayılı Kanun’a tabi babadan bağlanan yetim aylığına konulan haczin kaldırılmasına ilişkin kararı onamıştır.
Emekli ikramiyesi haczedilir mi?
Yargıtay icra takiplerinde emekli ikramiyesinin 93. maddenin koruması dışında kaldığını ve haczedilebileceğini kabul etmektedir. Vergi dairesinin ikramiyeye uyguladığı haciz bakımından da aylıklar için geçerli korumaya güvenmek doğru olmaz.
Yurt dışı emekli maaşı haczedilir mi?
Kısmen haczedilir. Danıştay 9. Dairesine göre yurt dışından alınan emekli maaşı 5510 sayılı Kanun’un korumasında değildir ve 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesindeki oranla haczedilebilir; hesabın tamamına haciz konulamaz.
Şirket vergi borcu emekli maaşından kesilir mi?
Şirketten alınamayan vergi borcu kanuni temsilci ya da ortak olarak sizden istense bile, SGK’dan aldığınız emekli aylığı bu borç için haczedilemez. Danıştay’ın onadığı kararların önemli bir kısmı tam olarak bu durumla ilgilidir.
Emekli maaşına haciz muvafakati verdim, geri alabilir miyim?
Geri alabilirsiniz. Danıştay’ın onadığı kararlarda muvafakatin geri alındığı tarihten sonraki kesintiler hukuka aykırı sayılmış, bu tarihe kadarki kesintiler ise hukuka uygun kabul edilmiştir. Geri almayı yazılı bir dilekçeyle ve gecikmeden yapmak gerekir.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Yazıdaki kurallar SGK’dan bağlanan aylıklar ve vergi dairesinin takibi için genel bir çerçeve sunar; haczin dayandığı borcun türü, aylığın kaynağı ve verilmiş bir muvafakat bulunup bulunmadığı belgelerle incelenmeden somut bir haciz hakkında sonuç söylenemez.