Hukuk

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Talebi ve Hesaplama

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Talebi ve Hesaplama

Haksız tutuklama tazminat hesaplama, özgürlüğün kısıtlandığı gün sayısının o dönemde geçerli günlük net kazançla çarpılması esasına dayanır; bulunan maddi tazminatın üzerine manevi tazminat ve tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz eklenir. Haksız olarak tutuklanan, gözaltına alınan ya da hakkında adli kontrol uygulanan kişiler bu zararlarını 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesi uyarınca Devletten isteyebilir.

Makale İçeriği

Ülkemizde ve Dünyada ne yazık ki haksız tutuklama kararları verilmekte, kişilerin hem toplum nazarındaki itibarı zedelenmekte hem de bu kişiler maddi kayıplarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu maddi ve manevi kayıpların tazmini amacıyla haksız tutuklama tazminatı ödenmesi gerekmektedir.

Esasen tutuklama bir ceza olmayıp 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 4. Kısmında yer alan koruma tedbirlerindendir. Ve belli şartlar dâhilinde, gerekli durumlarda bu kararlar verilmektedir. Koruma tedbiri olmasına rağmen sonuçları dolayısıyla ağır tedbirlerden olan tutuklama tedbiri haksız şekilde uygulandığı takdirde geri dönüşü imkânsız zararlara sebep olmaktadır. Bu nedenle Kanun Koyucu tarafından bu hususta tazminat öngörülmüştür.

Özet

Haksız tutuklama, gözaltı ve adli kontrol nedeniyle uğranılan zararlar CMK m. 141 uyarınca Devletten istenebilir; tazminat maddi ve manevi olmak üzere iki kalemden oluşur.

  • Haksız tutuklama tazminat hesaplama: Maddi tazminat = özgürlüğün kısıtlandığı gün sayısı × günlük net kazanç. Kazanç belgelenemezse o dönemin net asgari ücreti esas alınır (2026: aylık 28.075,50 TL, günlük ≈ 935,85 TL).
  • Manevi tazminat: Formülü yoktur; süre, suçun niteliği, sosyal-ekonomik durum ve itibar kaybı ölçütlerine göre takdir edilir.
  • Merci (1 Haziran 2024’ten beri): CMK m. 141/1’in (e), (f) ve (l) bentleri — beraat, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, hükümlülük süresini aşan tutukluluk ve konutu terk etmeme/tedavi şeklindeki adli kontrol sonrası beraat veya takipsizlik → Tazminat Komisyonu; diğer bentler → oturulan yer ağır ceza mahkemesi.
  • Süre: Kesinleşmenin tebliğinden 3 ay, her hâlde kesinleşmeden itibaren 1 yıl. Hak düşürücüdür.
  • Faiz: Tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir — ancak dilekçede açıkça talep edilmesi şarttır; faiz istenmezse faize hükmedilmez.
  • Kapsam dışı kalemler: Cezaevi harcamaları, ailenin ziyaret yol giderleri ve avukatla yapılan ücret sözleşmesinden doğan bedel maddi tazminata girmez (Yargıtay 12. CD, 2023).

Haksız Tutuklama Nedir?

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 4. Kısım, 2. Bölümünde, madde 100 ve devamında düzenlenen tutuklama tedbirinin uygulanması sınırlı sebepler dâhilinde mümkün kılınmıştır. Tutuklamanın bir gereklilik, zorunluluk olması ve sınırlı sebepler dâhilinde uygulanması bu tedbirin mahiyeti itibariyle ağır sonuçlara sebep olmasından kaynaklanmaktadır.

Tutuklama nedenleri mezkûr kanunun 100. Maddesinde düzenlenmiştir:

Madde 100 – (1) “Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

  • a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
  • b) Şüpheli veya sanığın davranışları; 1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, 2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

  • a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78), 2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.) Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80), 3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83), 4. (Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87), 5. İşkence (madde 94, 95), 6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102), 7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103), 8. (Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149), 9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), 10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220), 11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308), 12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
  • b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
  • c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
  • d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
  • e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
  • f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
  • g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
  • h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar.
  • i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu.
  • j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu.
  • k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumlarında ve özel öğretim kurumlarında görev yapan yönetici, öğretmen, usta öğretici ve diğer eğitim personeline karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.

(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”(1)

(k) bendi 7528 sayılı Kanun’la eklenmiş ve 18 Ekim 2024’te yürürlüğe girmiştir; bentteki uzun kişi listesi burada özetlenerek verilmiştir. Üçüncü fıkradaki karine “var sayılır” değil “var sayılabilir” biçimindedir: katalog suç iddiası tutuklamayı otomatik hâle getirmez, hâkim ölçülülük ve adli kontrolün yeterliliği denetimini yine yapar (CMK m. 101/1-2).

Buna göre tutuklama kararı verilebilmesi için evvela kuvvetli suç şüphesinin varlığı aranmaktadır. Yani tutuklanması istenen şahsın kendisine isnat edilen suçu işlediğine dair somut deliller bulunmalıdır.

Günlük dilde “haksız tutuklama” denilen durum, kanunda iki ayrı biçimde karşılık bulur. Birincisi, tutuklamanın veya gözaltının kendisinin hukuka aykırı olmasıdır: kanunda belirtilen koşullar oluşmadan tutuklama, gözaltı süresinin aşılması, hakların hatırlatılmaması gibi. İkincisi ise tutuklama kurallara uygun yapılmış olsa bile sonunda kişi hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesidir. Bu ikinci durumda CMK m. 141/1-(e) bendi, kişinin “kanuna uygun olarak” yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra beraat ettiğini açıkça yazar; yani tazminat için tutuklama kararını veren hâkimin hata yaptığını ya da delil olmadan tutuklama yapıldığını ispat etmeniz gerekmez. Devlet, sonradan suçsuz olduğu anlaşılan kişinin özgürlüğünden yoksun kaldığı süre için sorumludur.

Hangi Haller Haksız Tutuklama Sayılır?

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 141. Maddesinde haksız tutuklama halleri sıralanmıştır:

Madde 141 – “(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

  1. a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun

devamına karar verilen,

  1. b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
  2. c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği

yerine getirilmeden tutuklanan,

  1. d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna

çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,

  1. e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında

kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

  1. f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden

fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması

nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,

  1. g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla

veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,

  1. h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
  2. i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
  3. j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
  4. k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,
  5. l) (Ek: 2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.” (2)

2024’te eklenen (l) bendine dikkat: 7499 sayılı Kanun’la maddeye eklenen ve 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren bu bent, hiç tutuklanmamış ancak ağır bir adli kontrol yükümlülüğü altında tutulmuş kişilere de beraat veya takipsizlik hâlinde tazminat yolu açtı. Hakkınızda tutuklama yerine konutunu terk etmeme ya da tedavi/muayene tedbirine tâbi olma şeklinde adli kontrol uygulandıysa ve sonrasında beraat ettiyseniz veya hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiyse, cezaevine hiç girmemiş olsanız bile tazminat isteyebilirsiniz. Adli kontrolün diğer türleri ve uygulanış biçimi için kefaletle serbest kalma ve güvence bedeli ile elektronik kelepçe uygulaması yazılarımıza bakabilirsiniz.

Listeden çıkarılması gereken yaygın bir yanlış anlama da şudur: tazminat hakkı yalnızca beraat edenlere ait değildir. Yukarıdaki (a) ilâ (d) ve (g) ilâ (k) bentleri, yargılamanın sonucundan bağımsız olarak tedbirin uygulanma biçimindeki hukuka aykırılığa dayanır. Örneğin kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan ya da tutuklanma sebebi kendisine açıklanmayan bir kişi, sonradan mahkûm olsa dahi bu bentlere dayanarak tazminat isteyebilir.

Karar size tazminat hakkınızı bildirmeli: CMK m. 141/2 uyarınca (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler — beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı veren mahkeme ya da savcılık — ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirir ve bu husus karara geçirilir. Kararınızda böyle bir ibare yoksa hakkınız ortadan kalkmaz; ancak süre, bu bildirimden değil kararın kesinleşmesinden ve kesinleşmenin size tebliğinden işler.

Buna göre mezkûr maddede sayılan hallerden en az bir tanesine maruz kalan kişilerin haksız olarak tutuklandığı öngörülmüştür. Ancak uygulamada haksız tutukluluk daha çok tutuklandığı halde hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verilenler ile beraat eden kişiler hakkında gündeme gelmektedir. Tazminat davası ikame eden kişilerin büyük bir kısmı da yine tutuklandığı halde hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verilenler ile beraat eden kişilerdir.

Haksız Tutuklama Tazminatı Nedir?

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 141. Maddesinde haksız tutuklama halleri sıralanmış, sıralanan sebeplerle mağdur olan kişilerin haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep edebilecekleri hüküm altına alınmıştır.

Mezkûr maddeye göre CMK madde 100’de belirtilen koşullar oluşmadan tutuklanan, kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, yasal hakları hatırlatılmayan veya hatırlatıldığı halde kullandırılmayan, tutukluyken makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen, hakkında beraat veya KYOK kararı verilen, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olan, tutuklama gerekçeleri açıklanmayan, tutuklulukları yakınlarına haber verilmeyen, yakalama, adli kontrol veya tutuklamaya karşı itiraz imkânı tanınmayan kişiler Devletten tazminat isteyebilir. 1 Haziran 2024’ten itibaren bu istemlerin bir kısmı ağır ceza mahkemesinde dava olarak değil, Tazminat Komisyonu’na idari müracaat olarak görülür. Kişilerin maruz kaldıkları hukuksuzluk neticesinde uğradıkları zararın tazmini amacıyla öngörülen tazminat haksız tutuklama tazminatıdır. Haksız tutuklama tazminatı maddi ve manevi zararların karşılanmasına hizmet etmektedir.

Kimler Haksız Tutuklama Tazminatı İsteyebilir?

  • CMK madde 100 de belirtilen koşullar oluşmadan tutuklanan,
  • CMK da belirtilen gözaltı süresi geçtikten sonra hâkim karşısına çıkartılan,
  • Yasal hakları hatırlatılmayan veya hatırlatıldığı halde kullandırılmayan,
  • Tutukluyken makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
  • Hakkında beraat veya KYOK kararı verilen,
  • Gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre, sonunda verilen hükümlülük süresinden fazla olan ya da suçu için kanunda yalnız para cezası öngörüldüğünden zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
  • Tutuklama gerekçeleri açıklanmayan,
  • Tutuklulukları yakınlarına haber verilmeyen,
  • Yakalama, adli kontrol veya tutuklamaya karşı kanundaki başvuru (itiraz) imkânlarından yararlandırılmayan,
  • Hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilen,
  • Eşyasına veya malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadan elkonulan, bunlar korunmayan, amaç dışı kullanılan ya da zamanında geri verilmeyen,
  • Konutunu terk etmemek veya tedavi/muayene tedbirine tâbi olmak şeklindeki adli kontrol uygulandıktan sonra hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen (1 Haziran 2024’ten itibaren) kişiler haksız tutuklama tazminatı talep edebilmektedir.

Hak sahibinin ölümü hâlinde maddi tazminat alacağı mirasçılara geçer ve mirasçılar veraset ilamıyla başvurabilir. Manevi tazminat ise kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, genel tazminat hukuku ilkelerine göre mirasçılar bakımından ancak hak sahibi sağlığında bu talebi ileri sürmüşse takip edilebilir; bu nedenle ağır hasta ya da yaşlı hak sahiplerinin başvuruyu geciktirmemesi gerekir.

Buna karşılık CMK m. 144, kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan kişilerden bazılarının tazminat isteyemeyeceğini düzenler: tazminata hak kazanmadığı hâlde sonradan yürürlüğe giren lehe kanun sayesinde durumu tazminata uygun hâle gelenler (b); genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilenler ile kamu davası geçici olarak durdurulan, ertelenen veya düşürülenler (c); kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler (d) ve adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini bildirerek gözaltına alınmasına, adli kontrol altına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar (e).

Haksız Tutuklama Tazminatının Şartları Nelerdir?

Tazminat talep edebilme koşulları 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 142. Maddesinde açıklanmıştır. Özetleyecek olursak;

  • Evvela tazminat talep eden kişinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesinde sayılan hallerden birine maruz kalmış olması gerekmektedir.
  • Karar veya hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde başvurulması gerekmektedir.
  • Kesinleşme kişiye tebliğ edilmişse tebliğden itibaren üç ay içinde başvurulmuş olması gerekmektedir (CMK m. 142/1).
  • Başvurunun doğru mercie yapılması gerekmektedir: m. 141/1’in (e), (f) ve (l) bentlerinde — beraat, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, hükümlülük süresini aşan tutukluluk ve konutu terk etmeme/tedavi şeklindeki adli kontrol — Tazminat Komisyonu, diğer hallerde kişinin oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi. (1 Haziran 2024’ten önceki uygulamada tüm haller ağır ceza mahkemesindeydi.)
  • Dilekçede açık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlem ile zararın nitelik ve niceliği yazılmalı, bunların belgeleri eklenmelidir (CMK m. 142/3). Eksiklik varsa mahkeme veya Komisyon bir ay süre verir; süresinde tamamlanmayan istem reddedilir (CMK m. 142/4; 6384 s.K. m. 5/A-3).
  • Mahkeme yolunda, yeterli bulunan dilekçe ve belgelerin bir örneği Devlet Hazinesinin mahkemenin yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ edilir ve iki hafta içinde yazılı beyan ve itirazları istenir (CMK m. 142/5).
  • Mahkeme tazminat hukuku çerçevesinde araştırma ve hesaplama yapar/yaptırmalıdır.
  • Mahkeme duruşma açarak; tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirerek karar vermelidir.
  • Ağır ceza mahkemesinin kararına karşı istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (CMK m. 142/8). Komisyon kararına karşı ise 15 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir (6384 s.K. m. 7/4).
  • Tazminat kararı kesinleşmeden ödeme yapılmamaktadır. Mahkeme kararı, kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz (CMK m. 142/10).

Haksız Tutuklama Tazminat Hesaplama: Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Haksız tutuklama tazminatı maddi ve manevi tazminat olarak iki kısımdan oluşmaktadır. Aramalarda CMK 141 tazminat hesaplama, haksız tutukluluk tazminat hesaplama ya da tutukluluk tazminatı hesaplama ya da haksız tutuklama nedeniyle tazminat hesaplama diye geçen işlem aynıdır. Bu bir maddi manevi tazminat hesaplama işidir ve iki kalem farklı yöntemle bulunur: maddi kalem hesapla, manevi kalem takdirle belirlenir; ikisinin toplamına talep edilmişse yasal faiz eklenir.

  • Maddi tazminat miktarı evvela kazanç kaybı üzerinden hesaplanmaktadır.
  • Kazanç kaybı kişinin son maaşı veya serbest çalışmakta ise son kazancı dikkate alınarak hesaplanmaktadır.
  • Kişi çalışmıyorsa bu hesaplama asgari ücret üzerinden yapılmaktadır.
  • Kişinin bu kriterlerle günlük kazancı belirlenmekte, cezaevinde haksız olarak tutulduğu süre ile çarpılarak toplam kazanç kaybı hesaplanmaktadır.
  • Kazanç kaybı dışındaki kalemler Yargıtay tarafından dar yorumlanmaktadır: tutuklulukla doğrudan bağlantısı belgeyle kurulamayan giderler hesaplamaya dâhil edilmez (aşağıdaki karar özetine bakınız).

Hesaba dâhil edilmeyen kalemler: Uygulamada sıkça talep edilmesine rağmen Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik kabulüne göre cezaevi harcamaları (kantin, giyim, iletişim), ailenin cezaevi ziyaretleri için yaptığı yol giderleri ve avukatla yapılan ücret sözleşmesinden doğan bedel koruma tedbiri nedeniyle istenen maddi tazminatın kapsamında değerlendirilmemektedir. Daire, 03.07.2023 tarihli E.2022/7764, K.2023/2365 sayılı kararında bunlara ek olarak cezaevindeyken ödenemeyen borçlardan doğan zararı, ilaç giderlerini ve tahliyeden sonra iş bulamamaktan doğan kazanç kaybını da bu davanın kapsamı dışında tutmuştur; 04.07.2023 tarihli E.2021/6010, K.2023/2380 sayılı kararında ise beraatle sonuçlanan ceza davasında sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunacağını, avukata bunun üzerinde ödenen kısmın avukatla müvekkil arasındaki ilişkiden doğduğunu ve zarar sayılamayacağını açıklamıştır. Tazminat istemi kabul edilirse ayrıca CMK m. 142/9’a göre karşı vekâlet ücretine hükmedilir; bu ücret Avukatlık Kanunu m. 164/son uyarınca avukata aittir. Bu kalemleri dilekçeye zarar olarak yazmak, talebin bu yönden reddine ve gereksiz bir eksiklik yazışmasına yol açar.

Manevi Tazminat ise kişinin cezaevinde kaldığı süre, kişinin sosyo-ekonomik durumu, kişinin evli olup olmaması ve benzeri hususlar nazara alınarak hesaplanmaktadır. Tazminat miktarı için bir hesaplama sistemi bulunmamakta, tazminat miktarı hâkimin takdirine göre belirlenmektedir.

Beraat Eden Sanığın Tazminat Talebinde Hesaplama Nasıl Yapılır?

Beraat eden sanığın tazminatı, beraat kararının kendisinden değil, o yargılama sürecinde özgürlüğünden yoksun kaldığı süreden doğar. Hesap da bunun üzerine kurulur: gözaltı ve tutuklulukta geçen gün sayısı, o dönemin günlük net kazancıyla çarpılır; üzerine manevi tazminat ve yasal faiz eklenir.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: beraat eden fakat hiç gözaltına alınmamış, tutuklanmamış ve hakkında konutu terk etmeme ya da tedavi şeklinde adli kontrol uygulanmamış bir kişi, (e) ve (l) bentlerine dayanarak tazminat isteyemez. Yargılanmış olmanın kendisi bu maddeye göre tazminat sebebi değildir. Ancak aynı kişinin evinde ölçüsüz bir arama yapılmışsa ya da eşyasına koşulları oluşmadan el konulmuşsa (i) ve (j) bentleri ayrıca işler. Aynı şekilde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) kararı verilen kişi de, ancak soruşturma sırasında gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa hesaba konu bir zarardan söz edilebilir.

Beraat kararı verilen kişi bakımından iki tarih kritiktir ve hesabın değil, hakkın kaybedilmemesi bunlara bağlıdır: kararın kesinleşme tarihi ve kesinleşmenin size tebliğ edildiği tarih. Süreler bu tarihlerden işlemeye başlar (aşağıda “Dava Açma Süresi ve Zamanaşımı” başlığına bakınız).

Haksız Tutuklama Maddi Tazminat Hesaplama

Haksız tutuklama tazminat hesaplama denildiğinde kastedilen çekirdek işlem tek bir çarpımdır: özgürlüğünüzün kısıtlandığı gün sayısı × o dönemde geçerli günlük net kazancınız. Hesabı doğru kurmak için dört adım vardır:

  1. Gün sayısını belirleyin. Gözaltına alındığınız gün ile tahliye edildiğiniz gün dâhil olmak üzere özgürlüğünüzün kısıtlandığı toplam süre esas alınır. Gözaltında geçen süre de bu hesaba dâhildir; yalnızca tutuklu geçen süre değil.
  2. Günlük kazancı tespit edin. Sigortalı çalışıyorsanız SGK hizmet dökümü ve bordro, serbest çalışıyorsanız vergi kaydı, kazanç belgeleri veya meslek odası kaydı sunulur. Bu belgelerle ispatlanan net kazanç esas alınır.
  3. Belge yoksa asgari ücrete dönün. Kazanç ispatlanamadığında Yargıtay uygulaması, tutukluluğun gerçekleştiği dönemde yürürlükte olan net asgari ücreti esas alır. Bu, hesabın tabanıdır: çalışmayan, öğrenci veya emekli olan kişiler de bu taban üzerinden tazminat alır.
  4. Doğru yılın rakamını kullanın. Hesap bugünün asgari ücretiyle değil, tutuklu kaldığınız dönemin rakamıyla yapılır. Tutukluluk birden fazla yıla yayıldıysa süre yıllara bölünerek her dilim kendi yılının ücretiyle hesaplanır.

Günlük net asgari ücret (tabana esas rakamlar):

Dönem Aylık net asgari ücret Günlük karşılığı (÷30)
2026 28.075,50 TL ≈ 935,85 TL
2025 22.104,67 TL ≈ 736,82 TL
2024 17.002,12 TL ≈ 566,74 TL
2023 (Temmuz-Aralık) 11.402,32 TL ≈ 380,08 TL
2023 (Ocak-Haziran) 8.506,80 TL ≈ 283,56 TL

2026 rakamı, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2025/1 sayılı kararına dayanmaktadır (Resmî Gazete: 26.12.2025 – 33119; günlük brüt 1.101 TL, aylık brüt 33.030 TL).

Bu rakamlar tazminatın tavanı değil tabanıdır. Gerçek kazancını belgeleyen kişi kendi rakamı üzerinden hesap yaptırır; ayrıca bu tutarın üzerine ayrıca talep edilecek manevi tazminat ve tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz eklenir.

Haksız Tutuklama Tazminat Miktarı 2026: Günlük Ne Kadar Ödenir?

Haksız tutuklama tazminat miktarı için kanunda ya da yönetmelikte belirlenmiş sabit bir günlük tutar yoktur. “Haksız tutuklamada günlük tazminat miktarı” diye aranan rakam, maddi tazminatın günlük karşılığıdır ve kazancını belgeleyemeyen kişide tutukluluğun geçtiği yılın günlük net asgari ücretine eşittir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, kazancını belgeleyemeyen davacı bakımından gözaltı ve tutuklulukta geçen döneme ait net asgari ücretin esas alınmasını, bunun üstünde bir rakama hükmedilmesini ise bozma sebebi saymıştır (E.2021/6010, K.2023/2380).

Tutukluluğun geçtiği dönem Günlük maddi tazminat tabanı 30 günlük karşılığı
2026 ≈ 935,85 TL 28.075,50 TL
2025 ≈ 736,82 TL 22.104,67 TL
2024 ≈ 566,74 TL 17.002,12 TL
2023 (Temmuz-Aralık) ≈ 380,08 TL 11.402,32 TL
2023 (Ocak-Haziran) ≈ 283,56 TL 8.506,80 TL

Haksız tutuklama tazminat hesaplama 2026 rakamlarıyla yapılacaksa yalnızca 2026’da geçen günler 935,85 TL ile çarpılır. Tablodaki rakamlar maddi tazminatın tabanıdır; manevi tazminat bu tabloya girmez ve dosyaya göre takdir edilir. “Haksız tutuklama tazminat miktarı 2025” ile “2026” aramaları arasındaki fark da buradan doğar: 2025’te tutuklu kalan biri bugün başvursa bile hesabı 2025 rakamıyla yapılır. Komisyon yolunda da miktar aynı ölçütlerle belirlenir; Komisyon, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözeterek gerekçeli karar verir (6384 s.K. m. 7/2) ve gerekirse Cumhuriyet başsavcılığından bilirkişi incelemesi isteyebilir (m. 4/6).

 Ceza Davasında Beraat Halinde Manevi Tazminat Talebi

Manevi tazminat, maddi tazminattan bağımsız ve ona ek olarak istenen bir kalemdir; ikisi aynı dilekçede ayrı ayrı miktar gösterilerek talep edilir. Manevi tazminatın konusu paraya çevrilebilir bir kayıp değil, özgürlüğün kısıtlanmasının kişide bıraktığı elem, üzüntü, itibar kaybı ve sosyal çevrede uğranılan yıpranmadır.

Bu nedenle manevi tazminat kazanç ispatına bağlı değildir. Hiç çalışmayan, öğrenci, ev hanımı veya emekli olan bir kişi maddi tazminat bakımından asgari ücret tabanına dayansa bile manevi tazminat bakımından diğer herkesle aynı ölçütlere tabidir. Uygulamada dikkate alınan ölçütler şunlardır:

  • Özgürlüğün kısıtlandığı sürenin uzunluğu — birkaç günlük gözaltı ile aylarca süren tutukluluk aynı değerlendirilmez,
  • İsnat edilen suçun niteliği ve çevrede yarattığı olumsuz algı,
  • Kişinin yaşı, mesleği, sosyal ve ekonomik durumu, aile yükümlülükleri,
  • Tutuklamanın kamuoyuna yansıyıp yansımadığı, kişinin işini ya da itibarını kaybedip kaybetmediği,
  • Tazminatın zenginleşme aracı olmaması ve hakkaniyet ilkesi.

Önemli bir usul farkı: maddi tazminat bölünebilir bir alacak olduğundan kısmi olarak istenip bilirkişi raporundan sonra ıslahla artırılabilirken, manevi tazminat bölünerek istenemez. Bu nedenle dilekçeye yazılacak manevi tazminat miktarı baştan dikkatle belirlenmelidir.

Haksız Tutuklama Manevi Tazminat Miktarı Hesaplama

Manevi tazminatın matematiksel bir formülü yoktur — maddi tazminatta olduğu gibi “gün × ücret” şeklinde bir çarpım yapılmaz. Bu nedenle internette dolaşan “günlük şu kadar TL manevi tazminat” tarzı sabit rakamlar gerçeği yansıtmaz; miktar her dosyada hâkim ya da Komisyon tarafından takdir edilir.

Takdir keyfî de değildir. Kararlarda tekrar eden ve talebinizi güçlendirmek için dilekçeye belgeyle yansıtmanız gereken ölçütler şunlardır:

Ölçüt Miktara etkisi Dosyaya ne konur?
Özgürlüğün kısıtlandığı süre En belirleyici ölçüt; süre uzadıkça artar Tutuklama, tahliye ve infaz müzekkereleri
İsnat edilen suçun niteliği Toplumsal damgalanma yaratan suçlarda artar İddianame, beraat kararı
Sosyal ve ekonomik durum Kişinin çevresi ve statüsüne göre değişir SGK dökümü, meslek belgesi, nüfus kaydı
İş / itibar kaybı Somut kayıp varsa artırıcı İşten çıkış bildirgesi, yazışmalar
Kamuoyuna yansıma Basına yansıyan dosyalarda artırıcı Haber çıktıları, tarih bilgisi
Sağlık ve aile durumu Tedavi gereksinimi, küçük çocuk vb. artırıcı Rapor, nüfus kayıt örneği

Manevi tazminatta amacın zenginleşme değil, uğranılan elemin kısmen giderilmesi olduğu kabul edilir. Bu yüzden fahiş miktarlar talep etmek yerine, ölçütleri belgeyle desteklenmiş gerekçeli bir miktar yazmak sonuç almanın daha güvenli yoludur.

Haksız Tutuklama Ve Gözaltı Nedeniyle Tazminat Talebi İçin Örnek Hesaplamalar

Maddi tazminatın hesabı iki kalemden oluşur:

  • Kazanç kaybı = özgürlüğün kısıtlandığı gün sayısı × günlük net kazanç
  • + belgeyle ispatlanan ve tutuklulukla doğrudan bağlantılı diğer zararlar (Yargıtay bu kalemi dar yorumlar; borç, ilaç ve tahliye sonrası iş bulamama kayıpları kapsam dışı tutulmuştur)

Aşağıdaki senaryolar, hesabın nasıl kurulduğunu göstermek içindir. Rakamlar temsilîdir ve bağlayıcı değildir; tutukluluğun hangi yıla denk geldiği ve kazancın belgelenip belgelenemediği sonucu doğrudan değiştirir.

Senaryo Süre Günlük net kazanç esası Kazanç kaybı hesabı
Asgari ücretli işçi, 2026’da tutuklu 80 gün 28.075,50 ÷ 30 ≈ 935,85 TL 80 × 935,85 ≈ 74.868 TL
Kazancı belgelenemeyen kişi (öğrenci / çalışmayan), 2025’te tutuklu 43 gün 22.104,67 ÷ 30 ≈ 736,82 TL (asgari ücret tabanı) 43 × 736,82 ≈ 31.683 TL
Aylık net 60.000 TL kazancını bordroyla ispatlayan kişi 80 gün 60.000 ÷ 30 = 2.000 TL 80 × 2.000 = 160.000 TL
3 gün gözaltı, hakkında takipsizlik kararı verilen kişi (2026) 3 gün 935,85 TL (asgari ücret tabanı) 3 × 935,85 ≈ 2.808 TL

Tutukluluk iki yıla yayıldıysa süre bölünür. Örneğin 15.11.2025 – 15.02.2026 arasında (giriş ve tahliye günleri dâhil) 93 gün tutuklu kalan ve kazancını ispatlayamayan bir kişide hesap şöyle kurulur: 2025’e denk gelen 47 gün × 736,82 TL ≈ 34.631 TL, 2026’ya denk gelen 46 gün × 935,85 TL ≈ 43.049 TL; toplam kazanç kaybı ≈ 77.680 TL.

Bu tutarların üzerine, ayrıca talep edilmesi hâlinde manevi tazminat ve tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz eklenir. Manevi tazminat için hesap tablosu yoktur; miktar yukarıda sayılan ölçütlere göre takdir edilir. Bu nedenle bu sayfada ya da başka kaynaklarda “ortalama şu kadar TL manevi tazminat alınır” biçiminde verilen rakamlara güvenmeyiniz — somut dosyanızın süresi, niteliği ve belgeleri sonucu belirler.

Haksız Tutuklama Sonrası Maddi Tazminat Mı Yoksa Manevi Tazminat Mı Talep Edilir?

Bu bir tercih değildir: maddi ve manevi tazminat aynı başvuruda birlikte istenir. İkisi farklı zararları karşılar; birini istemek diğerinden vazgeçmek anlamına gelmez, ama yalnız birini isteyip diğerini sonraya bırakırsanız, ikinci kalem için ayrı başvuru ancak 3 ay / 1 yıllık hak düşürücü süre dolmadan yapılabilir. Bu nedenle ikisini aynı dilekçede ayrı ayrı miktar göstererek istemek en güvenli yoldur.

Aradaki fark şudur:

Maddi tazminat Manevi tazminat
Neyi karşılar? Kazanç kaybı ve ispatlanan doğrudan zarar Elem, üzüntü, itibar kaybı
Nasıl belirlenir? Gün × günlük net kazanç (hesap) Hâkim/Komisyon takdiri (ölçütler)
Belge şart mı? Evet; belge yoksa asgari ücret tabanı Hayır; belge miktarı güçlendirir
Sonradan artırılabilir mi? Evet — kısmi istenip ıslahla artırılabilir Hayır — bölünerek istenemez

Pratik sonuç: maddi tazminatı “fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik” ibaresiyle kısmi olarak istemek, bilirkişi hesabı çıktıktan sonra ıslahla artırma imkânı bırakır. Manevi tazminatta ise talep ettiğiniz miktar tavanınızdır.

Haksız Tutuklamada Verilen Karar Sonrası Tazminat Nasıl Tahsil Edilir?

Talep kabul edilirse maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilir. Karara karşı davacı, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesinin kararı ise kesindir. Karar kanun yolu incelemesi sürdüğü müddetçe kesinleşmez.

Kesinleşmeden icra takibi yapılamaz. CMK m. 142/10 bu konuda açık bir usul öngörmüştür ve ödeme kendiliğinden yapılmaz; sizin harekete geçmeniz gerekir:

  1. Karar kesinleşir ve kesinleşme şerhi alınır.
  2. Davacı veya vekili, tazminat ile vekâlet ücretinin yatırılacağı banka hesap numarasını davalı idareye yazılı olarak bildirir.
  3. Ödeme, bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde yapılır.
  4. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa karar genel hükümlere göre icra takibine konulabilir.

Buradaki en yaygın hata, kesinleşmeyi ve yazılı hesap bildirimini beklemeden doğrudan icra takibi başlatmaktır; bu durumda takip usulden reddedilir ve gereksiz masraf doğar.

Talep Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanmışsa süreç daha kısadır: ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Adalet Bakanlığı tarafından ödenir (6384 s.K. m. 7/5).

“Haksız tutuklama tazminatı nasıl tahsil edilir?” ya da “beraat tazminatı ne zaman ödenir?” sorularının kısa cevabı şudur: Komisyon yolunda ayrıca icra takibine gerek yoktur, ödeme Bakanlıkça yapılır; mahkeme yolunda ise hesap numarası bildirimi ve 30 günlük bekleme süresi atlanmamalıdır. Komisyonun koruma tedbiri müracaatlarında karar vermesi için kanunda bir süre öngörülmemiştir; 6384 sayılı Kanun’daki dokuz aylık karar süresi (m. 7/1) yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvurulardan gelen müracaatlar içindir.

Haksız Tutuklama Tazminatı Nereden Ya da Kimden Tahsil Edilir?

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 141. Maddesinde “ Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.” (2) Hükmüne havidir. Buna göre haksız olarak tutuklandığını ve maddi, manevi zarara uğradığını iddia eden kişiler zararlarını Devletin karşılamasını isteyebilmektedir. Mahkeme yolunda ödeme Hazine (Hazine ve Maliye Bakanlığı) tarafından yapılır; Tazminat Komisyonu yolunda ise ödemeyi Adalet Bakanlığı yapar (6384 s.K. m. 7/5).

Zarara uğrayan kişiler bu zararlarını Hâkim veya Savcılardan talep edememektedir. Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkim ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder (CMK m. 141/4).

Haksız Tutuklama Tazminat Taleplerinde Görevli Ve Yetkili Mahkeme Hangisi?

Bu sorunun cevabı 1 Haziran 2024’ten itibaren ikiye ayrılmıştır ve internetteki pek çok kaynak hâlâ eski hâliyle anlatmaktadır. 7499 sayılı Kanun’la CMK m. 142/2’ye eklenen cümleler uyarınca, m. 141/1’in (e), (f) ve (l) bentlerine dayanan istemler — beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı, hükümlülük süresini aşan gözaltı/tutukluluk ve konutu terk etmeme/tedavi şeklindeki adli kontrol sonrası beraat veya takipsizlik — artık ağır ceza mahkemesine değil, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu’na yapılmaktadır. Komisyon’a bu kapsamda 1 Haziran 2024’ten sonra müracaat edilebilmektedir (6384 s.K. geçici m. 3/4). Diğer haller bakımından ağır ceza mahkemesi görevli olmaya devam etmektedir.

Talebiniz hangi bende dayanıyor? Nereye başvurulur? (1 Haziran 2024’ten sonra)
(e) Yakalandıktan/tutuklandıktan sonra hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilenler Tazminat Komisyonu (6384 s.K. m. 5/B)
(f) Gözaltı/tutuklulukta geçen süre hükümlülük süresinden fazla olanlar ya da sadece adlî para cezasıyla cezalandırılanlar Tazminat Komisyonu
(l) Konutu terk etmeme veya tedavi/muayene şeklindeki adli kontrol sonrası beraat/KYOK kararı verilenler Tazminat Komisyonu
(a)-(d) ve (g)-(k) Kanuna aykırı yakalama/tutuklama, gözaltı süresinde hâkim önüne çıkarılmama, hakların hatırlatılmaması, makul sürede yargılanmama, ölçüsüz arama, hukuka aykırı elkoyma vb. Ağır ceza mahkemesi (CMK m. 142/2)

Ağır ceza mahkemesine gidilen hallerde yetkili mahkeme, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir. O yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesi yetkilidir.

Yanlış mercie başvurdunuz diye hakkınızı kaybetmezsiniz. Kanun bu ihtimali özel olarak düzenlemiştir: ağır ceza mahkemesine yapılan ancak Komisyonun görevine giren istemler Komisyona, Komisyona yapılan ancak mahkemenin görevine giren istemler ağır ceza mahkemesine gönderilir. Her iki hâlde de ilk başvurunun yapıldığı tarih esas alınır (CMK m. 142/2; 6384 s.K. m. 5/B-2). Talepleriniz hem Komisyonun hem mahkemenin görev alanına giriyorsa dosya ayrılarak her biri kendi merciine gönderilir. Görev konusunda uyuşmazlık çıkarsa, kesin olarak karar vermek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesine başvurulur.

Haksız Tutuklama Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

Husumet Devlete yöneltilir; ağır ceza mahkemesi yolunda dilekçede davalı olarak Hazine gösterilir ve mahkeme dilekçeyi Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek iki hafta içinde beyan ister (CMK m. 142/5). Kararı veren hâkim ya da soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı kişisel olarak davalı gösterilemez — CMK m. 141/3, hâkim ve savcıların karar veya işlemleri nedeniyle açılacak tazminat davalarının ancak Devlet aleyhine açılabileceğini açıkça düzenlemiştir. Kişiye karşı açılan dava husumet yokluğundan reddedilir ve bu arada süre işlemeye devam eder.

Devletin ödediği tazminattan sonra iç ilişkide rücu imkânı vardır: görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan hâkim ve savcılara Devlet bir yıl içinde rücu eder (m. 141/4). İftira veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ya da tutuklanma söz konusuysa Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder (m. 143/3). Bu rücu ilişkileri tazminat alacaklısını ilgilendirmez; muhatabınız yalnızca Devlettir.

Buna karşılık sizi gerçeğe aykırı biçimde şikâyet eden ya da hakkınızda yalan tanıklık yapan kişiye karşı, Devletten alacağınız tazminattan ayrı olarak genel hükümlere göre (TBK m. 49 ve m. 58) tazminat davası açılabilir. Bu dava CMK m. 141 kapsamında değildir; şikâyet hakkının kötüye kullanıldığının ispatını gerektirir ve genel mahkemelerde görülür. “Beraat kararı sonrası müştekiye tazminat davası” diye aranan dava budur.

Başvuru Tazminat Komisyonu yoluyla yapılıyorsa klasik anlamda bir “davalı taraf” yoktur; müracaat idari bir başvuru olarak Komisyona yöneltilir, ödemeyi Adalet Bakanlığı yapar.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Tazminat Talebi Mümkün Mü?

Kısa cevap: HAGB kararının kendisi tazminat sebebi değildir, ama HAGB alan kişinin tazminat hakkı tamamen kapalı da değildir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder; bir beraat kararı değildir. Bu nedenle CMK m. 141/1-(e) bendine — yani “beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı” hâline — dayanılamaz.

Buna karşılık m. 141/1’deki diğer bentler yargılamanın sonucuna değil, tedbirin uygulanma biçimine bakar. Dolayısıyla HAGB kararı verilmiş bir dosyada da şu hâllerden biri varsa tazminat istenebilir: kanunda belirtilen koşullar dışında yakalama veya tutuklama, kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama, hakların hatırlatılmaması, tutuklama sebebinin bildirilmemesi, ölçüsüz arama ya da koşulları oluşmadan elkoyma. Bu hallerde başvuru ağır ceza mahkemesine yapılır.

Ayrı bir ihtimal de m. 141/1-(f) bendidir: tutuklulukta geçen süre, sonradan hükmolunan ceza süresinden fazlaysa aradaki fark için tazminat gündeme gelir. Bu istem 1 Haziran 2024’ten beri ağır ceza mahkemesine değil Tazminat Komisyonu’na yapılır. HAGB kararının hukukî sonuçları ve denetim süresine ilişkin ayrıntı için HAGB kararına uyulmaması yazımızı inceleyebilirsiniz.

Haksız Tutuklama Tazminat Faiz İstenebilir Mi?

Haksız tutuklama tazminat dava dilekçesinde açıkça faiz istenildiği takdirde Mahkemelerin hükmedilen tazminat miktarına faiz uygulanmasına da karar verdiği görülmektedir. “Yasal faiz” olarak uygulanan faizin koruma tedbirinin uygulanması tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmektedir.

Buradan çıkan iki pratik sonuç vardır. Birincisi, faiz istem hâlinde yürütülür: dilekçede faiz hiç istenmezse mahkeme kendiliğinden faize hükmetmez. İkincisi, kişi aynı dosyada farklı tarihlerde birden fazla kez gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa, Yargıtay 12. Ceza Dairesi her dönem için ayrı tazminat belirlenip her birine ilişkin olduğu tarihten faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiştir (E.2022/7764, K.2023/2365). Bu nedenle dilekçede tüm gözaltı ve tutukluluk dönemlerini tarihleriyle ayrı ayrı göstermek faiz kaybını önler.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 20/09/2005 Tarih, E.2005/1-88 K.2005/98 sayılı kararında; “Haksız tutuklama nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, sorumluluk hukukunda faiz zarar kapsamına dâhil olduğundan ve istem halinde zararı doğuran fiil ya da işlem gününden başlayarak faizin hükme bağlanması zorunlu bulunduğundan ayrıca faize hükmedilmesini yasaklayıcı bir kural bulunmadığından, istem halinde yasal faiz yürütülmelidir.”(3)

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davasında Islah

HMK Madde 109’a göre dava konusu bölünebilir durumda ise kısmi dava açılmasının önünde bir engel yoktur:

(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.

(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)

(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.(4)

Haksız tutukluluğa ilişkin tazminat miktarının konusu bir miktar para olduğundan dava dilekçesi ile bir kısmının talep edilmesi, bilirkişi raporu düzenlendikten sonra bu rakamın ıslah edilmesi mümkündür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının özel hukuk yanı ağır bastığından CMK’da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağını kabul etmektedir (E.2021/6010, K.2023/2380).

Tazminat Komisyonu yolunda durum farklıdır: 6384 sayılı Kanun ıslaha ilişkin bir hüküm içermez ve Komisyon bir mahkeme değil idari bir merciidir. Bu nedenle Komisyon başvurusunda talep edilen miktarın baştan belgeye dayalı ve gerekçeli olarak yazılması, sonradan artırma imkânına güvenilmemesi daha güvenli yoldur.

 Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davasında Harç

CMK m. 141-142, ağır ceza mahkemesine yapılacak tazminat istemi için ayrıca bir harç ödenmesini öngören hüküm içermez; istem bir ceza mahkemesine yapılır ve kanunda yalnızca dilekçenin içeriği ve ekleri düzenlenmiştir. Hak arama hürriyeti bakımından olumlu olan bu durum, vekâletname damga vergisi ve vekâlet pulu gibi kalemleri kapsamaz — kendinizi vekille temsil ettiriyorsanız bu giderler doğar. Ayrıca dosyada bilirkişi incelemesi ya da müzekkere yazışması yapılırsa gider avansı istenebilir.

Tazminat Komisyonu’na yapılan başvurularda muafiyet açık ve kanunîdir: 6384 sayılı Kanun’un 5. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca müracaatlara ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır. Aynı muafiyet, Komisyonun ödeme kararı sonrası düzenlenecek kâğıtlar için de geçerlidir (m. 7/5). Yani Komisyon yolunda başvurunun kendisi masrafsızdır.

Haksız Tutuklama Tazminat Avukata Ödenen Ücret

Avukatlık ücreti avukat ile müvekkil arasında kararlaştırılır; ancak kararlaştırılan ücret Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında olamaz (Avukatlık Kanunu m. 164/4). Ücretin kararlaştırılmadığı veya ücret sözleşmesinin geçersiz olduğu hâllerde ücret, dava değerinin yüzde onu ile yirmisi arasında belirlenir. Avukatın ücretsiz dava alması kanunen yasak değildir; bu durumda iş baroya bildirilir. Dolayısıyla haksız tutuklama tazminatı için avukat desteği alınacaksa ücretin yazılı olarak ve Tarife’nin altında kalmayacak şekilde kararlaştırılması iki taraf için de en sağlıklı yoldur.

Avukatlar bu şartlar çerçevesinde genel olarak kendilerine tevdi edilen işin niteliğine, değerine, harcayacakları emek ve mesaiyle göre bir ücret belirlemektedir. Müvekkiller belirlenen bu ücreti tek seferde ödeyebileceği taksitler halinde veya dava sonunda da ödeyebilmektedir. Haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında genellikle dava sonunda müvekkil lehine takdir edilen tazminatın belli bir oranı vekâlet ücreti olarak kararlaştırılmaktadır. Avukatlık Kanunu m. 164 uyarınca, dava sonunda hükmedilecek tutar üzerinden kararlaştırılan bu oran %25’i aşamaz; bu, kanunî bir tavandır.

Karşı vekâlet ücreti ayrı bir kalemdir ve özel bir sınıra tabidir. Talebiniz kabul edilirse, Hazine aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti bakımından CMK m. 142/9 özel bir kural getirmiştir: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre nisbî vekâlet ücreti hesaplanır, ancak ödenecek miktar Tarife’de sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz. Yani tazminat tutarı ne kadar yüksek olursa olsun karşı vekâlet ücreti bu iki maktu rakam arasında sıkışır. Karşı vekâlet ücreti Avukatlık Kanunu m. 164/son uyarınca avukata aittir; müvekkile ödenen tazminattan ayrı bir kalemdir. Bu tutarlar her yıl Resmî Gazete’de yayımlanan Tarife ile güncellendiği için başvuru tarihindeki Tarife’ye bakılması gerekir.

Haksız Tutuklama Tazminat İstinaf Sınırı ve Temyiz Sınırı (GÜNCEL)

Uygulamada en çok karıştırılan nokta, hukuk davalarındaki parasal istinaf ve temyiz sınırlarının bu talebe de uygulanacağının sanılmasıdır. Haksız tutuklama tazminatı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmiştir; kanun yoluna başvurmak parasal bir sınıra bağlı değildir. Hükmedilen ya da reddedilen miktar ne olursa olsun kanun yolu açıktır.

CMK m. 142/8’e göre karara karşı istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir ve inceleme öncelikle, ivedilikle yapılır. 7499 sayılı Kanun’la aynı fıkraya eklenen cümleler uyarınca karar yerinde görülmezse bölge adliye mahkemesi işin esası hakkında karar verir ve bölge adliye mahkemesinin bu kararları kesindir — yani temyiz yolu kapalıdır. Bu düzenleme de 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir; daha önceki dosyalarda verilmiş kararlar için yapılan yorumlar bu tarihten sonraki başvurulara uymaz. İstinaf usulü ve süreleri için istinaf başvurusu ve süresi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Talep Tazminat Komisyonu’na yapıldıysa kanun yolu bambaşkadır: Komisyon kararına karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir. İtiraz öncelikli işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır; mahkeme Komisyon kararını yerinde görmezse işin esası hakkında karar verir ve bu karar kesindir (6384 s.K. m. 7/4). Buradaki 15 günlük süre, ceza yargılamasındaki genel sürelere alışkın olanların en sık kaçırdığı süredir.

Haksız Tutuklama Tazminat Vekâletname Özel Yetki

Haksız tutuklama tazminat davasının vekil tarafından açılabilmesi için genel vekâletname yeterli olup özel yetki içeren vekâletname sunulmasına gerek yoktur. Bu hususta verilen Yargıtay Kararları da aşağıda sıralanmıştır.

T.C. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas No:2015/1118, Karar No:2015/12705;

“Tazminat davasının, dayanağını teşkil eden beraat hükmünün verilmesinden kısa bir süre sonra verilen vekaletnameye dayanarak yine beraat hükmünün kesinleşmesinden itibaren kısa bir süre geçtikten sonra açıldığı, davacı ile avukatı arasındaki vekalet ilişkisi gösteren vekaletin genel bir vekaletname olduğu, mahkemenin vekaletnamede yetki eksikliğinin bulunduğundan bahisle davanın açılmasına muvafakatının bulunup bulunmadığının tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde bildirilmesi aksi takdirde davanın CMK’nın 142/4. maddesi uyarınca reddine karar verilebileceğine dair meşruhat içeren evrakın davacıya 07.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ise 14.11.2013 havale tarihli dilekçesi ile açılan davaya muvafakatının bulunduğunu bildirdiğinin anlaşıldığı olayda; belirtilen eksikliğin CMK’nın 142/4. maddesi kapsamında tamamlanması gereken belge niteliğinde bulunmayıp dava şartları ile ilgili olduğu, diğer yönden HMK’nın 74. maddesinde özel yetki gerektiren hallerin sınırlı olarak sayıldığı dosyaya sunulan vekaletnamenin de baştan itibaren yasanın aradığı şartları taşıdığı görülmekle yargılamaya devamla esas hakkında bir hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi,”(5)

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 3/7/2017 tarihli ve E.2016/2933, K.2017/5785 sayılı ilamı;

“…Davacı vekilinin 07.11.2008 tarihli genel vekaletnameye istinaden davacı adına tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamında davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin sona erdiğine dair herhangi bir iddia ve bilgi bulunmadığı, söz konusu vekaletnamenin davacı adına dava açma hak ve yetkisini içerdiği, vekaletnamede tazminat davası açma hususunda özel yetki bulunmadığı görülmekle birlikte, bu durumun davacı adına tazminat davası açılmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşıldığından tebliğnamedeki davaya davacının muvafakatının olup olmadığının araştırılması gerektiğine dair bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir…”(6)

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30/10/2017 tarihli ve E.2017/489, K.2017/8062 sayılı ilamı:

“…Davacı vekilinin Edirne 3. Noterliği tarafından düzenlenmiş 6452 yevmiye numaralı, 13/09/2012 tarihli genel vekaletnameye istinaden haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı adına tazminat talebinde bulunduğu ve vekaletnamede tazminat davası açma hususunda özel yetki bulunmadığı görülmekle birlikte, bu durumun davacı adına tazminat davası açılmasına engel teşkil etmeyeceği, söz konusu vekaletnamenin davacı adına dava açma hak ve yetkisini içerdiği, vekilin davacı tarafından azledildiğine dair bir azilname sunulmadığının anlaşılması karşısında davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin halen devam etmekte olduğunun kabulünün gerekeceği gibi temyiz dilekçesi ekinde davacı vekilinin Üsküp Yetkili Noterliği tarafından düzenlenmiş 20/03/2015 tarihli ve haksız tutuklama nedeniyle dava açma yetkisini de içeren vekaletname sureti sunduğu da dikkate alındığında, yargılamaya devamla, yasal koşullar irdelenip davacı ile ilgili tutuklama, tahliye ve infaza ilişkin müzekkere ve belgelerin onaylı suretleri dosya içine alınarak davacının tazminat talebi ile ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi…”(7)

Uygulamada çoğunlukla özel yetki aranmamasına ve yukarıda yazılı Yargıtay Kararlarına rağmen HMK Madde 74 gerekçe gösterilerek özel yetkinin bulunması gerektiğini savunan görüşler de mevcuttur. Ve zaman zaman Mahkemelerin özel yetki konusunda başvuruculara süre verildiği görülmektedir.

Haksız Tutuklama, Gözaltı Ve El Koyma Nedeniyle Tazminat Davası Açma Süresi ve Zamanaşımı

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 142. Maddesinde dava açma süreleri açıklanmıştır:

  • Hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılması gerekmektedir.
  • Hükmün kesinleştiği kişiye tebliğ edilmişse tebliği takip eden üç ay içinde davanın açılmış olması gerekmektedir. Aksi halde davanın açılması mümkün değildir.

Bu iki süre birlikte işler ve hangisi önce dolarsa hak o anda düşer. Kesinleşme size tebliğ edilmişse elinizde yalnızca 3 ay vardır; tebligat hiç yapılmamış olsa bile kesinleşme tarihini izleyen 1 yılın sonunda talep hakkı sona erer. Bunlar klasik anlamda bir zamanaşımı değil, hak düşürücü sürelerdir: durmaz, kesilmez ve merci tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Karşı taraf ileri sürmese dahi süre geçmişse talep reddedilir.

“Haksız tutuklama tazminat zamanaşımı”, “beraat tazminat davası açma süresi” ya da “takipsizlik kararı sonrası tazminat davası açma süresi” diye aranan sürenin tamamı bundan ibarettir: kovuşturmaya yer olmadığı kararında süre, itiraz edilmeyip kesinleşen ya da itirazı reddedilerek kesinleşen kararın kesinleşme tarihinden ve bunun size tebliğinden; beraatte ise beraat hükmünün kesinleşmesinden ve tebliğinden işler. Genel hukuktaki iki ve on yıllık zamanaşımı süreleri bu talebe uygulanmaz.

Aynı süreler Tazminat Komisyonu yolu için de geçerlidir. 6384 sayılı Kanun’un 5/B maddesi, Komisyona müracaatın da “karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde” yapılacağını düzenler. Yani 1 Haziran 2024 sonrası merci değişmiştir, süre değişmemiştir.

Pratikte süreyi kaçırmanın en sık üç sebebi şunlardır:

  • Beraat kararının kesinleşmesini takip etmemek. Süre beraat kararının verildiği gün değil, kesinleştiği gün işlemeye başlar. Bu nedenle dosyadan kesinleşme şerhli karar örneği alınmalıdır.
  • Tebligatı önemsememek. Kesinleşme tebliğ edildiği anda 1 yıllık süre pratikte 3 aya iner.
  • Merci arayışıyla vakit kaybetmek. Oysa yanlış mercie yapılan başvuruda ilk başvuru tarihi korunur; süre içinde bir yere başvurmuş olmak, hiç başvurmamış olmaktan her zaman iyidir.

Suçsuz Yere Cezaevinde Yatanlar Ne Kadar Tazminat Alır?

Bu sorunun tek bir rakamla cevabı yoktur; cevabı belirleyen üç değişken vardır: kaç gün içeride kaldığınız, o dönemdeki günlük net kazancınızı belgeleyip belgeleyemediğiniz ve dosyanızın manevi tazminat bakımından taşıdığı ağırlık. Haksız yere cezaevinde yatan bir kişinin alacağı tutar, bu üç unsurun toplamı ile faizden oluşur. “Suçsuz yere cezaevinde yatma tazminatı ne kadar?”, “suçsuz yere hapis yatan ne kadar tazminat alır?” ya da “haksız yere hapis yatanlar tazminat alır mı?” sorularının hepsi bu hesaba çıkar: suçsuz yere hapis yatanlar tazminat hakkını CMK m. 141’den alır ve haksız yere hapis yatan tazminat talebini, hangi bende dayandığına göre Tazminat Komisyonu’na veya ağır ceza mahkemesine yöneltir.

Somutlaştıralım. Kazancını belgeleyemeyen ve 2026 yılında 6 ay (180 gün) haksız olarak cezaevinde kalan bir kişide kazanç kaybı, günlük net asgari ücret esas alınarak 180 × 935,85 ≈ 168.453 TL olarak hesaplanır. Aynı kişi aylık net 45.000 TL kazancını bordroyla ispatlarsa hesap 180 × 1.500 = 270.000 TL‘ye çıkar. Her iki tutarın da üzerine manevi tazminat ve tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz eklenir.

Cezaevinde geçen sürenin karşılığı hesaplanırken sıkça sorulan üç nokta şudur:

  • Gözaltında geçen günler de sayılır. Tazminat yalnızca cezaevinde geçen süreyi değil, özgürlüğün kısıtlandığı tüm süreyi kapsar.
  • Cezaevi masrafları ayrıca istenmez. Kantin harcamaları, ailenin ziyaret için yaptığı yol giderleri gibi kalemler yerleşik uygulamada maddi zarar kapsamında görülmez.
  • Tutar tek kalemde ödenmez, süreç kesinleşmeye bağlıdır. Ödeme, karar kesinleştikten sonra ve usulüne uygun bildirim yapılınca gerçekleşir.

Kısacası “suçsuz yere hapis yatan ne kadar alır?” sorusunun karşılığı, kamuoyunda dolaşan sabit rakamlar değil; sizin gün sayınız ile belgelenebilir kazancınızın çarpımıdır. Bu yüzden başvuru hazırlığının ilk adımı, tutukluluk ve tahliye tarihlerini gösteren belgelerle kazanç belgelerini eksiksiz toplamaktır.

Cezaevi Tazminat Hesaplama: Haksız Yere Cezaevinde Yatanlar İçin Hazır Tablo

Haksız yere cezaevinde yatanlar tazminat hesaplama ya da kısaca cezaevi tazminat hesaplama için yapılacak işlem, cezaevinde ve gözaltında geçen gün sayısını o yılın günlük net kazancıyla çarpmaktır. Aşağıdaki tablo, kazancını belgeleyemeyen bir kişi için yalnızca maddi tazminat tabanını gösterir; manevi tazminat ve faiz ayrıca eklenir.

Cezaevinde / gözaltında geçen süre 2025’te yatan (≈ 736,82 TL/gün) 2026’da yatan (≈ 935,85 TL/gün)
30 gün ≈ 22.104 TL ≈ 28.075 TL
60 gün ≈ 44.209 TL ≈ 56.151 TL
90 gün ≈ 66.314 TL ≈ 84.226 TL
180 gün (6 ay) ≈ 132.628 TL ≈ 168.453 TL
365 gün (1 yıl) ≈ 268.939 TL ≈ 341.585 TL

“Cezaevinde haksız yatma tazminatı”, “cezaevinde suçsuz yatma tazminatı” ya da “suçsuz yere hapis yatmanın tazminatı” aramalarının hepsi aynı hesabı sorar. Kişi hükümlü olarak ceza infaz kurumunda kalmış ve sonradan yargılamanın yenilenmesiyle beraat etmişse de cezaevinde geçen süre hesaba girer; burada da gün sayısı tahliye ve infaz belgelerinden çıkarılır. Tahliyeden sonra iş bulamamak, cezaevinde ödenemeyen borçlar veya cezaevi kantin harcamaları ise Yargıtay uygulamasında bu tablonun üzerine eklenen kalemler değildir.

Beraat Tazminatı Nedir? Beraat Eden Herkes Tazminat Alabilir mi?

Halk arasında “beraat tazminatı” denilen şey, ayrı bir dava türü değil; CMK m. 141/1-(e) bendine dayanan koruma tedbiri nedeniyle tazminat talebidir. Bu bent, kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen kişilere tazminat hakkı tanır.

Beraat eden herkes tazminat alamaz. Hak, beraat kararının kendisinden değil, o süreçte özgürlüğün kısıtlanmış olmasından doğar. Ayrım şudur:

Durum Tazminat hakkı
Tutuklandı, sonra beraat etti Var — tutuklu kalınan süre üzerinden
Gözaltına alındı, hakkında takipsizlik kararı verildi Var — gözaltı süresi üzerinden
Adli kontrol (konutu terk etmeme / tedavi tedbiri) uygulandı, sonra beraat etti Var — 1 Haziran 2024’ten itibaren, m. 141/1-(l)
Hiç gözaltına alınmadı, tutuklanmadı, ağır adli kontrol uygulanmadı; yargılandı ve beraat etti (e) ve (l) bentlerine göre yok — ölçüsüz arama veya hukuka aykırı elkoyma varsa (i)/(j) bentleri işler
Beraat etmedi ama tutuklulukta geçen süre hükümlülük süresini aştı Var — m. 141/1-(f), aşan süre için

Beraat kararının gerekçesi de sonucu değiştirmez: “suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması” ile “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçelerinin ikisi de beraattir ve tazminat bakımından aynı kapıya çıkar. Buna karşılık genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme ya da uzlaşma gibi nedenlerle verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararları ile kamu davasının geçici olarak durdurulması, ertelenmesi veya düşürülmesi beraat değildir; CMK m. 144/1-(c) bu hallerde tazminat istenemeyeceğini açıkça düzenlemiştir.

Beraat kararı verilen kişi bakımından takip edilmesi gereken tarih, kararın verildiği gün değil kesinleştiği gündür. Karar kesinleşmeden başvuru yapılamaz; kesinleşmenin üzerinden geçen süre ise hakkı düşürür.

Beraat Tazminatı Hesaplama: Beraat Eden Ne Kadar Tazminat Alır?

Beraat tazminatı hesaplama (“beraat tazminat hesaplama” ya da “beraat sonrası tazminat hesaplama” diye de aranır), haksız tutuklama tazminat hesaplamasının aynısıdır; beraat kararının kendisi hesaba bir rakam eklemez. Hesap üç adımda kurulur:

  1. Özgürlükten yoksun kalınan günleri sayın: gözaltı başlangıcından tahliyeye kadar geçen bütün günler. Yargılamanın tutuksuz devam ettiği aylar ya da yıllar bu hesaba girmez; Yargıtay, zararın gözaltından beraatin kesinleşmesine kadar geçen tüm süre üzerinden hesaplanması talebini kabul etmemiştir (E.2022/7764, K.2023/2365).
  2. Günlük kazancı belirleyin: belgeli net kazanç, yoksa o yılın net asgari ücreti.
  3. Manevi tazminat miktarını ölçütlere göre gerekçelendirin ve faizi tutuklama tarihinden itibaren isteyin.

Örnek: 2025 yılında 120 gün tutuklu kalıp beraat eden ve kazancını belgeleyemeyen bir kişi için maddi tazminat tabanı 120 × 736,82 ≈ 88.418 TL‘dir. Beraat tazminatı ne kadar tutar, bu taban ile üzerine eklenecek manevi tazminatın toplamıdır. “Cezaevinde yatıp beraat edenlerin aldığı tazminatlar” diye paylaşılan tutarlar bu iki kalemin toplamıdır ve her dosyada gün sayısı, kazanç ve suçlamanın niteliği farklı olduğu için birbirine örnek alınamaz.

Beraatin gerekçesi hesabı değiştirmez: delil yetersizliğinden beraat (“yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması”) ile suçun hiç işlenmediğinin sabit olması tazminat bakımından aynıdır. Örgüt üyeliği gibi terör suçlamalarından — FETÖ/PDY soruşturmaları dâhil — beraat edenler için de ayrı bir tazminat rejimi yoktur; aynı CMK m. 141/1-(e) bendi ve 1 Haziran 2024’ten sonra Tazminat Komisyonu yolu uygulanır. Beraat eden sanığın tazminat hakkı ile beraat sonrası müştekiye karşı açılabilecek dava ise ayrı şeylerdir; ikincisi için yukarıdaki “Kime Karşı Açılır?” başlığına bakınız. Kovuşturmaya yer olmadığı kararının nasıl kesinleştiği için KYOK (takipsizlik) kararı nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Haksız Gözaltı Tazminatı: Gözaltına Alınıp Serbest Bırakılanların Hakları

Tazminat hakkı için cezaevine girmiş olmak şart değildir. Gözaltına alınıp birkaç saat ya da birkaç gün sonra serbest bırakılan kişi de tazminat isteyebilir. Hukuken korunan değer özgürlüktür; kısıtlamanın kısa sürmesi hakkı ortadan kaldırmaz, yalnızca miktarı etkiler.

Gözaltı bakımından iki ayrı dayanak vardır:

  1. Gözaltının kendisi hukuka aykırıysa — kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanmışsanız, kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmamışsanız, yakalama sebebi ve suçlama size bildirilmemişse, yakalanmanız yakınlarınıza haber verilmemişse ya da kanunî haklarınız hatırlatılmamışsa (m. 141/1-a, b, c, g, h). Bu hallerde yargılamanın sonucunu beklemeye gerek yoktur.
  2. Gözaltı usulüne uygun olsa bile sonuç beraat veya takipsizlikse — bu kez dayanak m. 141/1-(e) bendidir.

Bir günlük gözaltının karşılığı nasıl hesaplanır? Aynı formül geçerlidir: gözaltında geçen gün sayısı × günlük net kazanç. 2026 yılında kazancını belgeleyemeyen bir kişi için bir günün maddi karşılığı, günlük net asgari ücret olan yaklaşık 935,85 TL’dir. Buna ayrıca manevi tazminat eklenir; kısa süreli gözaltılarda talebin ağırlık merkezi çoğunlukla manevi tazminattır.

Gözaltı süresine ilişkin kayıtların (yakalama tutanağı, gözaltı giriş-çıkış saatleri, doktor raporları) başvuru dosyasına eklenmesi önemlidir; saat bazındaki kayıtlar hem sürenin hem de usule aykırılığın ispatında kullanılır. Tutuklama ve gözaltı süreçlerinin işleyişi hakkında ayrıntı için tutuklama nedir, hukuki süreçler ve haklar yazımıza, tutukluluğa itiraz için tutukluluk kararına itiraz hakkı yazımıza bakabilirsiniz.

1 Günlük Gözaltı Tazminatı Ne Kadar? (2024, 2025, 2026)

1 günlük gözaltı tazminatı için de ayrı bir tarife yoktur; “günlük gözaltı ücreti” diye aranan rakam, gözaltının yaşandığı yılın günlük net asgari ücretidir. Haksız gözaltı tazminat miktarı bakımından maddi taban şöyledir:

Gözaltı yılı 1 gün 4 gün
2026 ≈ 935,85 TL ≈ 3.743 TL
2025 ≈ 736,82 TL ≈ 2.947 TL
2024 ≈ 566,74 TL ≈ 2.267 TL

Tabloya göre 1 günlük gözaltı tazminat tutarı 2025 için yaklaşık 736,82 TL, 2024 için yaklaşık 566,74 TL’dir; gözaltı hangi yıl yaşandıysa o yılın rakamı kullanılır. “Gözaltı tazminatı ne kadar?” sorusunda maddi kalemin küçük kalması doğaldır; kısa gözaltılarda asıl tutarı manevi tazminat belirler. Gözaltı hukuka aykırıysa (ör. kanunî süre içinde hâkim önüne çıkarılmama) talep ağır ceza mahkemesine, gözaltından sonra takipsizlik veya beraat kararı verildiyse Tazminat Komisyonu’na yapılır. Gözaltı yerine ya da tahliyeyle birlikte uygulanan tedbirler için adli kontrol nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat Komisyonu’na Başvuru: 1 Haziran 2024 Sonrası Adım Adım Süreç

Beraat, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, hükümlülük süresini aşan gözaltı/tutukluluk (f) veya (l) bendi kapsamındaki adli kontrol hallerine dayanan talepler artık Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanıyor. Süreç şu şekilde işler:

  1. Kesinleşme şerhli karar örneğini alın. Beraat ya da takipsizlik kararının kesinleştiğini gösteren belge dosyanın temelidir.
  2. Süreyi hesaplayın. Kesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen 1 yıl. Bu süreler hak düşürücüdür.
  3. Dilekçeyi hazırlayın. Açık kimlik ve adres, zarara uğradığınız işlem, zararın niteliği ve niceliği yazılır; belgeler eklenir (6384 s.K. m. 5/B-4 yollamasıyla m. 5/A-2).
  4. Belgeleri toplayın. Tutuklama/yakalama kararı, tahliye ve infaz müzekkereleri, kesinleşme şerhli karar, tebligat evrakı, SGK hizmet dökümü ve bordro veya kazancı gösteren diğer belgeler, varsa işten çıkış bildirgesi ve sağlık raporları.
  5. Başvuruyu yapın. Müracaat doğrudan Komisyona yapılabileceği gibi, Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla da yapılabilir; bu durumda başsavcılığa verildiği tarih esas alınır. Kanun ayrıca elektronik ortamda başvuruya da imkân tanımaktadır.
  6. Harç ve damga vergisi ödemezsiniz. Müracaata ilişkin kâğıtlar damga vergisinden, işlemler harçlardan müstesnadır.
  7. Eksiklik bildirimini kaçırmayın. Dilekçe veya eklerinde eksiklik varsa Komisyon bir ay süre verir; bu sürede tamamlanmazsa müracaat reddedilir.
  8. Karara itiraz. Komisyon kararına karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir. İtiraz üç ay içinde karara bağlanır ve verilen karar kesindir.
  9. Ödeme. Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir.

Komisyon, tazminat değerlendirmesini keyfî ölçütlerle değil, CMK’nın 141, 143 ve 144. maddelerini uygulayarak yapar (6384 s.K. m. 5/B-3). Yani hangi hallerde tazminat verileceği, kimlerin isteyemeyeceği ve tazminatın hangi hallerde geri alınacağı bakımından mahkeme yolundakiyle aynı kurallar geçerlidir. Değişen, kararı verecek merci ve kanun yoludur. Komisyon, müracaatı ve ispat belgelerini değerlendirirken gerekli gördüğü araştırmayı yapabilir ya da Cumhuriyet başsavcılığından bilirkişi incelemesi isteyebilir (6384 s.K. m. 4/6); bu nedenle maddi tazminat hesabının dayanağı olan kazanç belgelerini başvuruya baştan eklemek süreci kısaltır. Komisyon kararının kesinleşen örneği, müracaata konu işlemi yapan adli mercie de gönderilir (m. 8/1).

Uluslararası boyutta hak arama süreçleri ve iç hukuk yollarının tüketilmesi konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hangi davalara bakar yazımızı inceleyebilirsiniz.

Uzun Yargılama Tazminatı: Makul Sürede Bitmeyen Davalar İçin Komisyon Yolu

Tazminat Komisyonu’nun 2024’ten beri baktığı ikinci bir iş türü daha vardır ve sık karıştırılır: soruşturma, kovuşturma veya yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle manevi tazminat (6384 s.K. m. 2/3-a). Bu, haksız tutuklama tazminatı değildir; kişi hiç tutuklanmamış olsa da, hukuk veya idari bir davada da gündeme gelebilir. İki yol arasındaki farklar şunlardır:

  • Kalem: Uzun yargılamada yalnızca manevi tazminat istenir; koruma tedbirinde maddi ve manevi birlikte istenir.
  • Süre: Uzun yargılama müracaatı süreç devam ederken ya da en geç sürecin kesin kararla bittiğinin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır; haklı mazereti olan, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde başvurabilir (m. 5/A-1). Koruma tedbirinde süre 3 ay / 1 yıldır.
  • CMK m. 141/1-(d) ile farkı: Tutukluyken makul sürede yargılama mercii önüne çıkarılmamak (d) bendine girer ve ağır ceza mahkemesine gider; tutuksuz yürüyen bir davanın uzaması ise 6384 m. 2/3-a kapsamındadır.

“Uzun yargılama tazminat miktarı” için de sabit rakam yoktur; Komisyon Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını gözetir (m. 7/2). Komisyon yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesine gidilmesi kabul edilmeyebileceğinden, bireysel başvuru düşünülüyorsa önce bu yolun değerlendirilmesi gerekir; ayrıntı için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.

Haksız Tutuklama Tazminatı Başvurusunda En Sık Yapılan 7 Hata

Reddedilen veya beklenenin çok altında sonuçlanan başvurulara bakıldığında, hataların büyük bölümü hukukun esasıyla değil usulle ilgilidir:

  1. Süreyi kesinleşme yerine karar tarihinden saymak. Süre beraat kararının verildiği gün değil, kesinleştiği gün başlar; kesinleşme tebliğ edilmişse pencere 3 aya iner.
  2. Faiz talebini dilekçeye yazmamak. Faiz, tutuklamanın uygulandığı tarihten itibaren istenebilir; ancak istem hâlinde yürütülür — dilekçede faiz istenmezse faize hükmedilmez ve aylarca hatta yıllarca süren faiz kaybedilir. Birden fazla gözaltı/tutukluluk dönemi varsa her dönemi ayrı tarihleriyle yazın.
  3. Cezaevi giderlerini zarar kalemi olarak yazmak. Kantin harcamaları, ziyaret yol giderleri ve ceza davasında avukata maktu vekâlet ücretinin üzerinde ödenen ücret bu tazminatın kapsamında görülmez; talep bu yönden reddedilir.
  4. Maddi tazminatı tam miktarla isteyip ıslah imkânını kapatmak. “Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik” ibaresi kullanılmazsa, bilirkişi hesabı beklenenin üzerinde çıktığında talebi artırmak sorun olur.
  5. Manevi tazminatı bölerek istemek. Manevi tazminat bölünemez; kısmi istenip sonradan artırılamaz.
  6. Kazanç belgelerini toplamadan başvurmak. Belge sunulmazsa hesap asgari ücret tabanına düşer; oysa bordro, SGK hizmet dökümü veya vergi kaydı sunulsaydı tutar birkaç katına çıkabilecekti.
  7. Merci tereddüdüyle süreyi tüketmek. Doğru merci konusunda emin olamıyorsanız bile süre içinde başvurun: yanlış mercie yapılan başvuru ilgili yere gönderilir ve ilk başvuru tarihi korunur. Hiç başvurmamak ise hakkı düşürür.

Haksız Tutuklama Sonucu Tazminat Talebinde Avukatın Rolü?

Haksız tutuklama tazminatı talebi, hangi mercie yapılırsa yapılsın (ağır ceza mahkemesi ya da Tazminat Komisyonu) mahiyeti itibariyle tazminat hukukuna ilişkindir. Ve uyuşmazlığın çözümünde tazminat hukuku kuralları uygulanmaktadır. Bunun yanında 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 141. Ve devamındaki maddeler de yargılamada uygulanmaktadır. Dolayısıyla avukatın dava açma koşulları, tazminatı hak etme koşulları yönünden bilgi sahibi olmasının yanı sıra tazminat hukukuna hâkim olan ilkelere de hâkim olması, çok yönlü düşünebilmesi şarttır. Başvuru için avukat tutmak zorunlu değildir; kişi Komisyona veya mahkemeye kendisi de başvurabilir. Ancak merci ayrımı, hak düşürücü süreler, faiz ve kısmi talep gibi tercihler sonucu doğrudan etkilediğinden, bu noktaların doğru kurulması için hukuki destek alınması çoğu dosyada yerinde olur.

Haksız Tutuklama Sonucu Tazminat Talebinde Avukat Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Haksız tutuklama tazminatı, ceza muhakemesi usulü ile tazminat hukukunun kesiştiği bir alandır; bu nedenle başvurunun bu iki alana birlikte hâkim bir avukatla yürütülmesi yerinde olur. Vekilin yaptığı iş, zarar kalemlerini doğru kategorize etmek, başvurunun yapılacağı doğru mercii belirlemek, talebin kısmi mi tam mı ileri sürüleceğine karar vermek ve belgeleri süresinde tamamlamaktan ibarettir. Bu tercihler doğrudan sonucu etkiler.

Vekâlet vereceğiniz avukatı seçerken bakmanız gereken şey unvan değil, somut hazırlıktır: koruma tedbirleri nedeniyle tazminat başvurularının usulüne, 1 Haziran 2024’ten sonraki merci ayrımına ve süre rejimine hâkim olup olmadığı, hangi belgelerin baştan toplanacağını size net anlatıp anlatmadığı. Hukuk mevzuatımızda avukatlar bakımından resmî bir “uzmanlık” unvanı bulunmadığından, bu tür ifadeler yerine avukatın konuya ilişkin bilgi ve tecrübesinin somut olarak değerlendirilmesi gerekir.

Haksız Tutuklama Tazminat Davası Dilekçesi Örneği (Beraat Sonrası Tazminat Komisyonu Başvurusu)

Dilekçeyi kullanmadan önce hitap satırını kontrol edin. Aşağıdaki örnekteki olay bir beraat kararına dayandığı için (CMK m. 141/1-e), 1 Haziran 2024’ten sonra başvuru ağır ceza mahkemesine değil Tazminat Komisyonu’na yapılır ve örnek buna göre hazırlanmıştır. Talebiniz (a)-(d) veya (g)-(k) bentlerine dayanıyorsa — kanuna aykırı yakalama/tutuklama, gözaltı süresinin aşılması, ölçüsüz arama, hukuka aykırı elkoyma gibi — örneğin altındaki “ağır ceza mahkemesi için değişen satırlar” notunu uygulayın. Dilekçenin gerisi — kimlik ve adres bilgileri, zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve niceliği, ekler, faiz talebi — her iki yolda da aynıdır; çünkü Komisyon da tazminat değerlendirmesini CMK’nın 141, 143 ve 144. maddelerine göre yapar (6384 s.K. m. 5/B-3).

Dilekçede özellikle iki satırı atlamayın: faiz talebini “tutuklama tarihinden itibaren yasal faiziyle” biçiminde açıkça yazın (yazılmazsa faize hükmedilmez) ve maddi tazminat için “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik” ibaresini kullanın (bilirkişi hesabından sonra ıslah imkânı doğar).

T.C. ADALET BAKANLIĞI TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA
(……………… Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla)

MÜRACAAT EDEN : …………………….(T.C. Kimlik No: ……………………)
Adres

VEKİLİ : Av………………
Adres

KONU : Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin tutuklanmasının ardından beraatine karar verilmesi nedeniyle CMK m. 141/1-(e) ve m. 142/2 ile 6384 sayılı Kanun’un 2/3-(b) ve 5/B maddeleri uyarınca uğradığı zararlar için şimdilik …………. TL maddi ve ……………. TL manevi olmak üzere toplam …………….. TL tazminatın, tutuklama tarihi olan …………….. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR :

  1. Müvekkil, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu isnadıyla …………….. Sulh Ceza Hâkimliğinin 202../…. sorgu sayılı ve ……………. tarihli kararı ile tutuklanmış (Ek-1) ve …………… Ağır Ceza Mahkemesinin 202…./…. E. sayılı dosyasının 1. celse …………. tarihli ara kararı ile tahliye edilmiştir (Ek-2). Müvekkil hakkında ……………..Ağır Ceza Mahkemesinin 202../……….. E. ve 202…/….. K. sayılı kararı ile …… tarihinde beraat kararı verilmiştir (Ek-3). Bu karar istinaf edilmediğinden …… tarihinde kesinleşmiş (Ek-4), kesinleşme ………. tarihinde müvekkile tebliğ edilmiştir (Ek-5). Müvekkil ……………. tarihleri arasında gözaltı dâhil toplam 5 ay 14 gün özgürlüğünden yoksun kalmıştır. Başvuru, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde yapılmaktadır.
  2. CMK m. 141/1-(e) uyarınca kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında beraat kararı verilen kişi, maddi ve manevi her türlü zararını Devletten isteyebilir. Bu bent tutuklama işleminin hukuka aykırı olmasını aramadığından, müvekkilin özgürlüğünden yoksun kaldığı sürenin karşılığı Devletçe ödenmelidir. CMK m. 142/2 uyarınca bu kapsamdaki istemler bakımından 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulandığından başvuru Komisyonunuza yapılmaktadır.
  3. Müvekkil işçi olarak çalışmaktayken tutukluluğu sebebiyle işten çıkarılmıştır. Tutuklanmadan önce net asgari ücret üzerinden çalışan müvekkilin, tutuklu kaldığı 5 ay 14 günlük süre boyunca çalışamamasından doğan kazanç kaybının, ekli SGK hizmet dökümü ve bordrolar esas alınarak o dönemin net ücreti üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Gerekirse Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz (6384 s.K. m. 4/6).
  4. Müvekkil haksız yere tutuklanmanın acısını sosyal yaşamında daha da fazla duymuştur. Şöyle ki; çevresindeki arkadaşları, dostları müvekkile karşı tavır almışlar ve kendisinden uzaklaşmaya başlamışlardır. Müvekkil ise onlara suçsuz olduğunu ispatlama çabasına girmiştir. Arkadaşları ve yakın çevresi tarafından yargılandığı süreç boyunca dışlanan müvekkilin itibarı da son derece zedelenmiştir. Kaldı ki tutuklu kaldığı süre zarfında ailesine ve sevdiklerine karşı duyduğu özlem de müvekkili derinden sarsmış ve üzmüştür. Müvekkilin yakalanıp tutuklanması ile karşılaştığı rahatsızlıklar, hürriyetinin kısıtlanmasına binaen maruz kaldığı olumsuz psikolojik durum, ailesinden ayrı kalmanın, onları yalnız bırakmanın maneviyatında oluşturduğu derin üzüntü, ayrıca çevresinde hakkında uyanan kötü izlenimler kendisinde kalıcı, büyük ve derin manevi zararlar yaratmıştır. Dolayısıyla, müvekkilin cezaevine kapatılması hem müvekkilde hem de ailesinde manevi anlamda telafisi güç ve kalıcı kayıplar yaratmıştır. Bu nedenle müvekkil lehine manevi tazminata hükmedilmesi hakkaniyet gereği olacaktır.
  5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 20/09/2005 Tarih, E.2005/1-88 K.2005/98 sayılı kararında; “Haksız tutuklama nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, sorumluluk hukukunda faiz zarar kapsamına dâhil olduğundan ve istem halinde zararı doğuran fiil ya da işlem gününden başlayarak faizin hükme bağlanması zorunlu bulunduğundan ayrıca faize hükmedilmesini yasaklayıcı bir kural bulunmadığından, istem halinde yasal faiz yürütülmelidir.” (3) şeklinde ifade edildiği üzere talep etmiş olduğumuz maddi ve manevi tazminat miktarının tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebimiz bulunmaktadır.
  6. Her ne kadar müvekkilin uğradığı manevi ve maddi zararı gidermek aslen imkânsız olsa da, kanunun amacının gerçekleşmesi ve kaybın kısmen giderilmesi için CMK m. 141/1-(e) hükmü gereği tazminat talep etme zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : CMK m. 141-144, 6384 sayılı Kanun m. 2/3-(b), 5/B, 7 ve ilgili sair mevzuat hükümleri

DELİLLER : …………….. Sulh Ceza Hâkimliğinin 202../…. sorgu sayılı ve ……… tarihli tutuklama kararı, ……….Ağır Ceza Mahkemesinin 202../… E. sayılı dosyasının 1. celse …… tarihli tahliyeye ilişkin ara kararı sureti, tahliye müzekkeresi, …..Ağır Ceza Mahkemesinin 202…./….E.-202../… K. sayılı beraat kararı ve kesinleşme şerhi, kesinleşmenin tebliğine ilişkin evrak, SGK hizmet dökümü ve bordrolar, işten çıkış bildirgesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle; müracaatımızın KABULÜNE, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ……… TL maddi ve …….. TL manevi tazminatın, koruma tedbirinin uygulanmaya başlandığı …………. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. Tarih

Müracaat eden vekili
Av………………………………….

Ağır ceza mahkemesi için değişen satırlar: Talebiniz (a)-(d) veya (g)-(k) bentlerine dayanıyorsa hitap satırı “…………… (oturduğunuz yer) AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA” olur; “müracaat eden” yerine davacı, karşı taraf olarak davalı: Hazine (Hazine ve Maliye Bakanlığı) yazılır. Hazine’yi mahkemenin yargı çevresindeki Hazine temsilcisi temsil eder ve dilekçe ona mahkemece tebliğ edilir (CMK m. 142/5); bu nedenle Ankara’daki bir genel adresi yazmak gerekmez. Bazı örneklerde Hazine için “Maliye Hazinesi (6110064097)” biçiminde bir vergi numarası görülür; kanun dilekçede davalının vergi numarasını şart koşmaz (CMK m. 142/3 yalnızca sizin kimlik ve adres bilginizi ister), bu numarayı kullanacaksanız güncelliğini ilgili defterdarlıktan teyit edin. Sonuç kısmına ayrıca “yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı Hazine’ye yükletilmesine” talebi eklenir.

                             

Kaynaklar:

  1. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 100. Maddesi
  2. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 141. Maddesi
  3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 20/09/2005 Tarih, E.2005/1-88 K.2005/98
  4. HMK Madde 109
  5. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas No:2015/1118, Karar No:2015/12705
  6. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 3/7/2017 tarihli ve E.2016/2933, K.2017/5785
  7. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30/10/2017 tarihli ve E.2017/489, K.2017/8062
  8. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03/07/2023 tarihli ve E.2022/7764, K.2023/2365
  9. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04/07/2023 tarihli ve E.2021/6010, K.2023/2380
  10. 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun m. 2, 4, 5, 5/A, 5/B, 7, 8, geçici m. 3

Sıkça Sorulan Sorular

Haksız tutuklama tazminatı ne kadar, günlük ne kadar ödenir?

Sabit bir günlük tarife yoktur. Maddi tazminat, özgürlüğün kısıtlandığı gün sayısının o dönemdeki günlük net kazançla çarpımıdır. Kazanç belgelenemezse tutukluluk dönemindeki net asgari ücret esas alınır; 2026 için bu, aylık 28.075,50 TL üzerinden günlük yaklaşık 935,85 TL’ye karşılık gelir. Bu tutarın üzerine manevi tazminat ve yasal faiz eklenir.

Beraat eden herkes tazminat alabilir mi?

Hayır. Tazminat hakkı beraat kararından değil, o süreçte gözaltına alınmış, tutuklanmış ya da konutu terk etmeme veya tedavi şeklinde adli kontrol altında tutulmuş olmaktan doğar. Bunların hiçbiri uygulanmamış bir kişi beraat etse de (e) ve (l) bentlerine dayanarak tazminat isteyemez; ölçüsüz arama veya hukuka aykırı elkoyma varsa (i) ve (j) bentleri ayrıca işler.

Haksız tutuklama tazminatı başvurusu nereye yapılır?

1 Haziran 2024’ten itibaren ikili bir yapı vardır: CMK m. 141/1’in (e), (f) ve (l) bentlerine — beraat, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, hükümlülük süresini aşan tutukluluk ve konutu terk etmeme/tedavi şeklindeki adli kontrol — dayanan istemler Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu’na; diğer haller (kanuna aykırı yakalama/tutuklama, gözaltı süresinde hâkim önüne çıkarılmama, ölçüsüz arama, hukuka aykırı elkoyma vb.) zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır.

Başvuru süresi ne kadardır, zamanaşımı var mıdır?

Karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde başvurulmalıdır. Bunlar hak düşürücü sürelerdir; durmaz, kesilmez ve merci tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

Gözaltına alınıp serbest bırakılan kişi tazminat isteyebilir mi?

Evet. Cezaevine girmiş olmak şart değildir. Gözaltı hukuka aykırıysa ya da sonuçta beraat veya takipsizlik kararı verilmişse, gözaltında geçen süre için maddi ve manevi tazminat istenebilir.

Cezaevi masraflarımı ve avukata ödediğim ücreti talep edebilir miyim?

Kantin harcamaları, ailenin ziyaret için yaptığı yol giderleri ve ceza davasında avukatınıza maktu vekâlet ücretinin üzerinde ödediğiniz ücret Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulamasında maddi tazminat kapsamında kabul edilmemektedir (E.2021/6010, K.2023/2380). Vekâlet ücreti yargılama gideri niteliğindedir; tazminat talebiniz mahkemece kabul edilirse ayrıca karşı vekâlet ücretine hükmedilir.

Tazminata faiz işler mi, ne zamandan itibaren?

Evet, yasal faiz istenebilir ve faiz koruma tedbirinin uygulandığı tarihten itibaren işler. Ancak faiz istem hâlinde yürütülür; dilekçede açıkça talep edilmezse faize hükmedilmez. Birden fazla gözaltı veya tutukluluk dönemi varsa her dönem için faiz kendi başlangıç tarihinden işler.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alan kişi tazminat isteyebilir mi?

HAGB bir beraat kararı olmadığından m. 141/1-(e) bendine dayanılamaz. Ancak yakalama veya tutuklamanın kanuna aykırı yapılması, gözaltı süresinde hâkim önüne çıkarılmama gibi haller varsa diğer bentlere dayanarak ağır ceza mahkemesinden tazminat istenebilir; tutuklulukta geçen süre hükmolunan cezadan uzunsa (f) bendi kapsamında Tazminat Komisyonu’na başvurulur.

Tazminat davası açmak için harç ödenir mi?

CMK m. 141-142, ağır ceza mahkemesine yapılan istem için ayrıca harç ödenmesini öngörmez. Tazminat Komisyonu’na yapılan başvurularda ise muafiyet kanunla açıkça düzenlenmiştir: müracaata ilişkin kâğıtlar damga vergisinden, işlemler harçlardan müstesnadır. Vekâletname damga vergisi ve vekâlet pulu gibi giderler bu muafiyetin dışındadır.

Tazminat kararına karşı temyize gidilebilir mi?

Ağır ceza mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulur; bölge adliye mahkemesinin bu konuda verdiği kararlar 1 Haziran 2024’ten itibaren kesindir, temyiz yolu kapalıdır. Tazminat Komisyonu kararına karşı ise tebliğden itibaren 15 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir.

Tazminat ne zaman ödenir?

Mahkeme yolunda: karar kesinleştikten sonra banka hesap numarasının davalı idareye yazılı bildirilmesinden itibaren 30 gün içinde ödenir; ödenmezse icra takibi yapılabilir. Komisyon yolunda: karar kesinleştikten sonra üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir.

Tutuklanmadım ama adli kontrol uygulandı, tazminat alabilir miyim?

Konutunu terk etmemek ya da tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra hakkınızda beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiyse, 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren m. 141/1-(l) bendi uyarınca tazminat isteyebilirsiniz. Başvuru Tazminat Komisyonu’na yapılır.

Beraat tazminatı ne kadar?

Sabit bir rakam yoktur. Maddi kalem, gözaltı ve tutuklulukta geçen gün sayısının o yılın günlük net kazancıyla çarpımıdır; örneğin 2025’te 120 gün tutuklu kalan ve kazancını belgeleyemeyen biri için taban yaklaşık 88.418 TL’dir. Buna dosyaya göre takdir edilen manevi tazminat ve talep edilmişse yasal faiz eklenir. Tutuksuz geçen yargılama süresi hesaba girmez.

1 günlük gözaltı tazminatı ne kadar?

Kazancını belgeleyemeyen kişi için bir günlük gözaltının maddi karşılığı, gözaltı yılının günlük net asgari ücretidir: 2026’da yaklaşık 935,85 TL, 2025’te 736,82 TL, 2024’te 566,74 TL. Kısa gözaltılarda tutarı asıl olarak manevi tazminat belirler.

Tazminat Komisyonu ne kadar sürede karar verir?

Koruma tedbiri nedeniyle yapılan müracaatlar için 6384 sayılı Kanun’da bir karar süresi öngörülmemiştir. Kanundaki dokuz aylık süre yalnızca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvurulardan gelen müracaatlar içindir. Karar kesinleştikten sonra ödeme üç ay içinde Adalet Bakanlığınca yapılır.

Uzun yargılama nedeniyle tazminat istenebilir mi?

Evet, ama bu haksız tutuklama tazminatından ayrı bir yoldur. Soruşturma, kovuşturma veya yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle Tazminat Komisyonu’ndan yalnızca manevi tazminat istenir; müracaat süreç devam ederken ya da kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır (6384 s.K. m. 2/3-a, 5/A).

Haksız Tutuklama Tazminatı Konusunda Hukuki Destek

Haksız tutuklama tazminatında sonucu belirleyen şey çoğu zaman talebin haklılığı değil, süre, merci ve belge üçlüsünün doğru kurulmasıdır. Kesinleşme tarihini kaçıran, faiz talebini yazmayan ya da kazanç belgelerini toplamadan başvuran bir dosya, esasen haklı olsa bile beklenenin çok altında sonuçlanır.

Beraat ya da takipsizlik kararı almışsanız, gözaltı veya tutukluluk sürecinizde usule aykırılık olduğunu düşünüyorsanız veya başvuru sürenizin dolup dolmadığını bilmiyorsanız, dosyanızdaki tarihleri ve belgeleri birlikte gözden geçirmek üzere ceza hukuku alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilirsiniz.

Son güncelleme: 12 Ekim 2026 (CMK m. 141-144 ve 6384 sayılı Kanun’un güncel metni esas alınmıştır). Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyaya ilişkin hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Haksız tutuklama tazminat hesaplama sonucu ve başvurunun akıbeti, tutukluluk süresi, belgeler ve kararın kesinleşme tarihi gibi dosyaya özgü unsurlara göre değişir. Mevzuat metinlerinin güncel hâli için Ceza Muhakemesi Kanunu, Komisyon başvuruları için Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu Başkanlığı resmî sayfalarına bakabilirsiniz.

One thought on “Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Talebi ve Hesaplama”

  1. DURSUN COŞKARA dedi ki:

    ÇOK BİLGİ EDİNDİM, SAĞOL VAR OL.ALLAH HEPİMİZE KOLAYLIK VERSİN.TEŞEKKÜR EDERİM.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir