Kooperatif Genel Kurulu Aleyhime Karar Aldı, Kaç Gün İçinde Dava Açmalıyım?
Yapı kooperatifi genel kurulunda aidatların artırılması, gecikme faizi oranı, şerefiye bedelleri ya da bir ortağın kooperatiften çıkarılması gibi kararlar alındığında, karara itiraz etmek isteyen ortağın önündeki ilk engel çoğu zaman süredir. Kooperatif genel kurul kararının iptali için Kooperatifler Kanunu bir aylık süre öngörür ve bu süre toplantıyı izleyen günden başlar. Şirket ortaklarına tanınan üç aylık süre kooperatiflere uygulanmaz.
Bu kuralın önemli bir istisnası vardır: genel kurul sizi kooperatif ortaklığından çıkarmışsa, yani bir ihraç kararı almışsa, süre bir ay değil üç aydır ve toplantı tarihinden değil, kararın size tebliğinden başlar. Yargıtay bu ayrımı açıkça yapıyor. Ayrım gözden kaçarsa ihraç edilen ortak ya bir aylık süreyi kaçırdığını düşünüp hakkından vazgeçer ya da toplantıda bulunduğu için sürenin başladığını sanır. Aşağıda kooperatif genel kurul kararının iptali davasında sürenin nasıl hesaplandığını, kimlerin dava açabileceğini, süre geçmişse kararın hangi hâllerde yok hükmünde sayılabileceğini ve Yargıtay’ın bu konuda son yıllarda nasıl karar verdiğini anlatıyoruz.
Kooperatifte süreler
- Süre bir aydır: Kooperatif genel kurul kararlarına karşı iptal davası, toplantıyı izleyen günden başlayarak bir ay içinde açılır. Süre hak düşürücüdür, mahkeme kendiliğinden dikkate alır.
- İhraç kararında üç ay: Genel kurul ortağı kooperatiften çıkarmışsa süre üç aydır ve kararın ortağa tebliğinden başlar. Tebliğ yapılmamışsa süre başlamaz.
- Toplantıya katılmamak süreyi uzatmaz: Kanun bir aylık süreyi öğrenme tarihine bağlamaz. Toplantıdan habersiz olduğunu ileri süren ortakların davaları süre aşımından reddedildi.
- Süre geçtiyse: Toplantı nisabı olmadan alınan ya da kanunun emredici hükmüne aykırı kararlar yok hükmünde veya batıl sayılabilir ve bunlar için süre aranmaz. Çağrı usulsüzlüğü ise kural olarak iptal sebebidir ve bir aylık süreye bağlıdır.
- Mahkeme: Kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi; dava ticari dava sayılır ve basit yargılama usulüyle görülür.
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali İçin Süre Ne Kadar?
Kooperatifler Kanunu‘nun 53. maddesine göre kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddia edilen genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurulabilir. Kanun metninde “toplantıyı kovalayan gün” ifadesi geçer; bu, toplantının ertesi günü demektir.
Bu süre hak düşürücüdür. Kooperatif cevap dilekçesinde süreye hiç değinmese bile mahkeme süreyi kendiliğinden inceler. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 29.04.2024 tarihli, E.2023/2283, K.2024/1140 sayılı kararında genel kuruldan sonra bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan asıl dava bakımından, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gereken süre nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiği belirtildi ve karar bu gerekçeyle düzeltilerek onandı. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi de 17.10.2012 tarihli genel kurula karşı 13.05.2013 tarihinde açılan davada sürenin dava şartı olduğunu, bu şart gerçekleşmediği için davanın usulden reddedilmesi gerektiğini kabul etti (E.2016/2222, K.2016/3553).
Kanun, sürenin önemini başka bir hükümle de vurgular. 53. maddeye göre bir aylık hak düşürücü süre sona ermeden duruşmaya başlanamaz ve aynı karara karşı birden fazla bozma davası açılmışsa davalar birleştirilerek görülür. Bir kararın bozulması, yani iptal edilmesi bütün ortaklar için hüküm ifade eder. Kanun koyucu, aynı karara itiraz edecek bütün ortakların bu kısa süre içinde mahkemeye gelmesini istemiştir.
Sürenin hesabında şirket genel kurullarıyla aynı genel kurallar geçerlidir: ay olarak belirlenen süre, başladığı günün son aydaki karşılığı olan günde dolar, son gün resmî tatile denk gelirse ilk iş günü sona erer. Hesap konusunda tereddüt varsa güvenli olan, toplantı tarihinden itibaren bir ay dolmadan dava açmaktır. Sürenin son günlerini beklemek, kooperatifin “süre geçti” savunmasıyla esasa girilmeden davayı kaybetme riskini doğurur.
Toplantıya katılmadıysanız süre değişir mi?
Değişmez. Kooperatifler Kanunu, dernek ve kat malikleri kurulu kararlarından farklı olarak toplantıya katılmayan ortak için öğrenme tarihine bağlı ayrı bir süre öngörmez. Süre herkes için toplantının ertesi günü başlar.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 15.01.2026 tarihli, E.2025/2566, K.2026/185 sayılı kararına konu dosyada genel kurul 21.06.2021 tarihinde yapılmış, dava 15.09.2021 tarihinde açılmıştı. Davacı, 53. maddedeki sürenin yalnız toplantıya katılan ortakların açtığı davalar için geçerli olduğunu, kooperatif ortağı olduğundan dahi haberi bulunmadığını ve toplantıya katılmadığını ileri sürdü. İlk derece mahkemesi davayı bir aylık süre içinde açılmadığı ve yokluk iddiası ispatlanamadığı için reddetti; bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararı onadı.
Aynı sonuç, toplantıya temsilci gönderen ortak için de çıktı. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.12.2025 tarihli, E.2025/3548, K.2025/4268 sayılı kararına konu olayda kararlar 03.07.2024 tarihinde alınmış, dava 05.09.2024 tarihinde açılmıştı. Davacı, temsilcinin durumu kendisine 28.08.2024 tarihinde bildirdiğini, sürenin bu tarihten başlaması gerektiğini ve adli tatilin süreyi durdurduğunu savundu. Dava süre aşımından reddedildi ve karar onandı.
Adli tatil de süreyi uzatmaz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104. maddesindeki bir haftalık uzatmanın yalnız o kanunun koyduğu süreler için geçerli olduğunu, maddi hukuka ilişkin kanunların öngördüğü hak düşürücü sürelerin bitişi adli tatile rastlasa bile bir hafta uzamış sayılamayacağını kooperatif ihraç davasında açıkça belirtti (E.2015/5164, K.2016/1737).
Kooperatifte Hangi Ortaklar Dava Açabilir?
Kanunun 53. maddesi dava açabilecek kişileri sınırlı olarak sayar:
- Toplantıda hazır bulunup kararlara aykırı kalan ve bunu tutanağa geçirten ortaklar,
- Oyunu kullanmasına haksız olarak izin verilmeyen ortaklar,
- Toplantıya çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini ya da genel kurula katılmaya yetkili olmayan kişilerin karara katıldığını iddia eden ortaklar,
- Yönetim kurulu,
- Kararların yerine getirilmesi kendi şahsi sorumluluklarını doğuracaksa yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin her biri.
Toplantıya katılan ortak için muhalefetin tutanağa geçmesi şarttır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, ortaklara ek yükümlülük getiren bir karara karşı açılan davada, oy hakkının engellenmesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin ilan edilmemesi ya da yetkisiz kişilerin katılması iddialarının ileri sürülmediğini, davacı ortakların toplantıda muhalefet şerhi bulunmadığını ve bu nedenle iptal istemi yönünden dava açma haklarının olmadığını belirterek kararı yok hükmünde sayan ilk derece kararını bozdu (E.2015/2561, K.2016/1050).
Dava açacak kişinin kooperatif ortağı olması da şarttır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, dava ve karar tarihinde kooperatif üyesi olmayan bir kişinin genel kurul kararının iptalini isteyemeyeceğini, davanın aktif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirterek kabul kararını bozdu (E.2024/3003, K.2025/2171). Ortaklıktan çıkarılan ve bu karar kesinleşen kişinin, sonraki genel kurul kararlarına karşı dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı da Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin onadığı bir kararda kabul edildi (E.2017/1541, K.2020/1953).
Ortaklıktan Çıkarma Kararında Süre Neden Üç Aydır?
Kooperatiften çıkarma, yani ihraç, Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Çıkarma sebepleri anasözleşmede açıkça gösterilmelidir; ortaklar anasözleşmede yazılı olmayan bir sebeple çıkarılamaz. Çıkarma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirilir, ortaklar defterine yazılır ve kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere on gün içinde notere tevdi edilir. Ortak, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Üç ay içinde itiraz edilmeyen çıkarma kararı kesinleşir.
Genel kurul tarafından alınan ihraç kararında hangi sürenin uygulanacağı ise tartışma konusu oldu. Aşağıdaki dosyada ortak, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurula itiraz etmiş, genel kurul 10.06.2017 tarihinde itirazı reddedip ihracı onaylamıştı. Bölge adliye mahkemesi bu kararı sıradan bir genel kurul kararı sayıp 53. maddedeki bir aylık süreyi uyguladı ve davayı reddetti. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu yaklaşımı kabul etmedi. Daire 06.02.2024 tarihli, E.2023/164, K.2024/533 sayılı kararında, kooperatif genel kurullarında ortağın şahsını ilgilendiren ihraç kararının alınması hâlinde ortağın toplantıya katılıp katılmadığına bakılmaksızın kararın ortağa tebliğ edilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin 16. madde gereğince üç ay olduğunu ve tebliğ tarihinden başladığını belirtti. Somut olayda karar ortağa hiç tebliğ edilmemişti, dava genel kurul tarihinden itibaren üç ay içinde açılmıştı; Daire davanın süresinde açıldığını kabul ederek davayı bir aylık süre geçtiği için reddeden bölge adliye mahkemesi kararını bozdu. Bozma sonrasında ihraç kararı iptal edildi ve bu karar da onandı (6. HD, E.2024/2232, K.2024/3680).
Tebliğin önemi bir başka kararda daha açık söylendi. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 18.11.2019 tarihli, E.2018/869, K.2019/4788 sayılı kararında sürenin başlayabilmesi için kararın tebliğinin zorunlu olduğunu, tebliğin noter kanalıyla yapılmasının şart olmadığını, ancak ortağın kararı haricen öğrenmesinin, hatta kararın yüzüne karşı verilmesinin sonuca etkili olmadığını, sürenin her hâlde tebliğden başladığını belirtti. İhraç kararının tebliğ edilip edilmediği araştırılmadan verilen ret kararı bozuldu.
Tebliğ yapılmışsa süre işler ve kaçırılması sonuç doğurur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin onadığı bir dosyada genel kurulun 21.06.2015 tarihli çıkarma kararı ortağa 27.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, üç aylık süre 27.10.2015 tarihinde dolmuş, dava ise 24.11.2015 tarihinde açılmıştı; dava süre aşımından reddedildi (E.2016/4983, K.2019/938).
Yönetim kurulu sizi çıkardıysa iki yol vardır
Anasözleşme çıkarma yetkisini yönetim kuruluna vermişse, tebliğ edilen yönetim kurulu kararına karşı ortağın önünde iki yol bulunur: üç ay içinde mahkemede itiraz davası açmak ya da aynı süre içinde genel kurula itiraz etmek. Genel kurula itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığıyla gönderilen bir yazıyla yapılır. Kanun bu iki yolu birbirine alternatif sayar: genel kurula itiraz edilmişse yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine ayrıca itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulun vereceği karara karşı ise dava hakkı saklıdır. Çıkarma kararı kesinleşinceye kadar ortağın yerine yeni ortak alınamaz ve ortağın hak ve yükümlülükleri devam eder.
Hangi yolu seçeceğiniz, sürenin hangi tarihten hesaplanacağını da belirler. Genel kurula itiraz ettiyseniz, genel kurulun itirazınızı reddeden kararı da bir ihraç kararıdır. Yukarıda anlatılan 6. Hukuk Dairesi kararındaki olay tam olarak buydu: bu karara karşı da süre üç aydır ve kararın size tebliğinden başlar. Tebliğin yapılıp yapılmadığını ve tarihini bu nedenle ayrıca takip etmeniz gerekir.
Süre Geçtiyse Kooperatif Kararı Yok Hükmünde Sayılabilir mi?
Bir aylık süre geçtikten sonra kararın kanuna, anasözleşmeye ya da iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptal istemek mümkün değildir. Ancak bazı sakatlıklar kararı iptal edilebilir olmaktan çıkarır ve kararın baştan beri hüküm doğurmadığı sonucuna götürür. Yargıtay’ın aşağıdaki kararları, bu sınırın hangi olaylarda aşıldığını ve hangilerinde aşılmadığını gösteriyor.
Toplantı nisabı yoksa süre aranmaz
Yapı kooperatiflerinde genel kurul toplantılarında ortakların en az dörtte birinin şahsen ya da temsilen hazır bulunması zorunludur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22.06.2023 tarihli, E.2022/2547, K.2023/2476 sayılı kararında ortaklar listesine kayıtlı ve toplantıya katılma hakkı bulunan 56 ortak bulunduğu, toplantı yeter sayısının 14 olması gerekirken toplantının 7 ortakla yapıldığı tespit edildi. Daire, toplantı yeter sayısı bulunmadan alınan kararların hukuk âleminde hiçbir şekilde varlık kazanamayacağını, baştan itibaren geçersiz olduğunu ve bu nedenle hak düşürücü süre şartının aranmayacağını belirterek kararı bozdu.
Toplantıya çağrılmayan ortaklar bakımından da ölçüt aynıdır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, toplantıya çağrılmayan ortak sayısının toplantı ve karar nisabını etkilemesi hâlinde toplantının ve kararların yok hükmünde sayılacağını, bu hususun incelenmesi gerektiğini belirterek bir aylık süreden ret veren kararı önce bozdu. Yeniden yapılan yargılamada çağrılmayan ortakların nisaba etkisi olmadığı anlaşılınca dava yine süre yönünden reddedildi ve bu karar onandı (E.2015/7959, K.2017/3480). Yani çağrı yapılmamış olması tek başına yeterli değildir; çağrılmayanların sayısının sonucu değiştirecek büyüklükte olduğu gösterilmelidir.
Çağrı usulsüzlüğü kural olarak iptal sebebidir
Çağrının usule aykırı yapılması, kural olarak kararı yok hükmünde kılmaz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin onadığı bir dosyada mahkeme, kanunun 53. maddesi uyarınca çağrı usulsüzlüğünün kararların yok hükmünde olmasını değil iptalini gerektirecek bir husus olduğunu, iptal davasının toplantıyı izleyen bir aylık süre içinde açılması gerektiğini kabul etti (E.2015/7218, K.2017/310).
Ortaklar arasında eşit davranılmadığı iddiasında ise sonuç kararın içeriğine göre değişiyor. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarihli, E.2023/2065, K.2024/1066 sayılı kararıyla onanan dosyada bölge adliye mahkemesi, davacılara tahsis edilen yerlerin kooperatife devri için yönetim kuruluna yetki veren karar bakımından eşitlik ilkesine aykırı işlemlerin baştan beri yok hükmünde değil, iptal edilebilir işlemler olduğunu kabul etti ve 18.06.2017 tarihli genel kurula karşı 13.11.2017 tarihinde açılan davayı süre aşımından reddetti. Aşağıda anlatılan 2023 tarihli kararda ise aynı Daire, eşitlik ilkesine aykırılığın yanında kooperatifin amacına da aykırı bulunan bir kararı batıl saydı. Eşitsizlik iddiasına dayanıyorsanız bu nedenle süreyi beklemeden dava açmak, batıl olduğu tartışmasını ise ancak süre kaçırılmışsa gündeme getirmek daha güvenlidir.
Faiz kararlarında içtihat değişti
Kooperatif uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı, ödenmeyen aidatlara uygulanacak gecikme faizi oranına ilişkin genel kurul kararlarından doğar. Bu konuda Yargıtay’ın yaklaşımı zaman içinde değişti ve eski kararlara dayanmak bugün yanıltıcı olabilir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 26.01.2021 tarihli, E.2018/2484, K.2021/238 sayılı kararında genel kurulda kabul edilen aylık yüzde 5 gecikme faizinin temerrüt faizi niteliğinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesindeki sınırı aşamayacağını, bu kuralın emredici olduğunu ve karara aykırı kısmın mutlak butlanla batıl olduğunu, muhalefet şerhi ve karşı oy şartı aranmaksızın iptal edilebileceğini kabul etti. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de 02.11.2021 tarihli, E.2021/4636, K.2021/1144 sayılı kararında aylık yüzde 4 oranını aynı gerekçeyle mutlak butlanla batıl saydı.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 07.04.2025 tarihli, E.2025/472, K.2025/1331 sayılı kararı ise farklı bir sonuca ulaştı. Dosyada 03.05.2015 tarihli genel kurulda aylık yüzde 3 gecikme faizi kararlaştırılmış, dava 08.08.2019 tarihinde açılmıştı. Bölge adliye mahkemesi bu kararın emredici hükme aykırı olduğunu, bu nedenle bir aylık süreye tabi olmadan mutlak butlanla batıl olduğunun tespit edilmesi gerektiğini kabul etti. Daire, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 12.11.2021 tarihli, E.2020/2, K.2021/3 sayılı kararıyla yapı kooperatiflerinin tacir kabul edildiğini, kooperatif genel kurulunda faiz oranının serbestçe belirlenmeye başlandığını belirterek faiz kararının yok hükmünde olduğuna ilişkin talebin de reddedilmesi gerektiğine karar verdi ve kararı bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi; karşı oy yazan üye, temerrüt faizine ilişkin tavanın ticari işlerde de uygulanması gerektiğini savundu.
Bu kronolojinin pratik sonucu şudur: Gecikme faizi oranını yüksek bulduğunuz bir genel kurul kararına karşı “nasılsa batıl, süre beklemez” düşüncesiyle hareket etmek bugün risklidir. Güvenli yol, karara itiraz edecekseniz toplantıda muhalefetinizi tutanağa geçirtmek ve bir aylık süre içinde iptal davası açmaktır.
Kooperatifin amacına aykırı karar
Kanunun emredici hükümlerine ve kooperatifin amacına aykırı kararlar ise iptal edilebilir sayılmaz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli, E.2022/2882, K.2023/3038 sayılı kararına konu 30.11.2008 tarihli genel kurulda, birinci etap aidatı devam eden ortaklardan belirli bir tarihe kadar aidatlarını kapatanların kooperatifle ilişiklerinin kesilmesine oybirliğiyle karar verilmişti. Daire, yapı kooperatifi ortaklarının son bağımsız bölüm teslim edilene kadar ortak kalmaya devam ettiğini, maliyet artarsa farkın ortaklardan istenebileceğini, bu kararın hem kanunla belirlenen amaca hem de eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti. İptal davası açılmamış olmasına rağmen kanuna aykırı kararın geçersiz olduğunu, emredici hükümlere aykırılığın her aşamada kendiliğinden gözetileceğini kabul ederek mutlak butlan tespiti yerine davayı reddeden kararı bozdu.
Aidat Artışı, Ek Ödeme ve Şerefiye Kararlarında Süre
Yapı kooperatiflerinde en sık tartışılan kararlar, ortaklara yeni ödeme yükümlülüğü getiren kararlardır. Kooperatifler Kanunu’nun 52. maddesi, ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri getirilmesi hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların dörtte üçünün rızasını arar. Kamu kuruluşlarından kredi alan kooperatiflerin kredi miktarının artırılmasından yararlanmak üzere alacakları kararlarda bu şart aranmaz. Kanun ayrıca bu kararlara katılmayan ortaklara bir çıkış yolu tanır: kararın ilanından başlayarak üç ay içinde kooperatiften çıktıklarını bildiren ortakları karar bağlamaz ve bu çıkış bir ayrılma tazminatına bağlanamaz.
Nitelikli çoğunluk aranmadan alınmış bir ek yükümlülük kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesine göre kendiliğinden yok hükmünde değildir. Daire, ek yükümlülük getiren kararın nitelikli nisapla alınmadığı gerekçesiyle yokluğunu tespit eden ilk derece kararını, davacıların toplantıda muhalefet şerhi bulunmadığı ve 53. maddede sayılan diğer hâllere de dayanmadıkları için dava açma haklarının olmadığı gerekçesiyle bozdu (E.2015/2561, K.2016/1050).
Süre içinde dava açılmayan kararların sonuçları sonradan da ortağı bağlar. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin onadığı bir dosyada genel kurulda şerefiye raporu oybirliğiyle kabul edilmiş, davacı da olumlu oy kullanmıştı. Bir aylık süre içinde iptal davası açılmadığı için şerefiye bedelinin ve genel kurul kararının kesinleştiği, ortakların bu hukuki duruma sonradan itiraz edemeyeceği kabul edildi ve davacıların değer kaybı talebi reddedildi (E.2016/1808, K.2018/4843). Aidat artışı ya da şerefiye kararına karşı çıkacaksanız, toplantının ertesi gününden itibaren bir ayı hesaplamak ve toplantıda muhalefetinizi tutanağa geçirtmek bu yüzden belirleyicidir.
Dava Hangi Mahkemede Açılır, Arabuluculuk Gerekir mi?
Kanunun 53. maddesi davanın kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede açılacağını söyler. 99. madde ise Kooperatifler Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılacağını ve bu davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağını düzenler. Bu nedenle görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kooperatif merkezinin bulunduğu yerde asliye ticaret mahkemesi yoksa dava asliye hukuk mahkemesinde görülür; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi bu durumda asliye hukuk mahkemesinin davaya devam etmesi ve görevsizlik kararı vermemesi gerektiğini belirtti (E.2015/5234, K.2016/1736).
Genel kurul kararının iptali davası arabuluculuğa tabi değildir. Ticari davalarda arabuluculuğu dava şartı yapan Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi yalnız konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını kapsar; iptal davasında ise bir kararın ortadan kaldırılması istenir. Kooperatife karşı ödenen aidatların iadesi gibi bir para alacağı ileri sürülecekse durum farklıdır. Kooperatifler Kanunu’ndan doğan davalar ticari dava sayıldığı için bu tür talepler arabuluculuk şartı bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ise ortaklığı devraldığını ileri süren kişilerin kooperatife değil, ortaklığı devreden kişiye karşı açtığı alacak davasını Kooperatifler Kanunu’ndan doğan bir dava saymadı ve zorunlu arabuluculuğa tabi görmedi (E.2024/3721, K.2025/1135, oy çokluğu).
Kanun, mahkemeye kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacılardan teminat istenmesi yetkisini de verir; teminatın türü ve miktarı mahkemece belirlenir. Davanın açıldığı ve duruşma günü yönetim kurulu tarafından ilan edilir. Şirket genel kurullarındaki üç aylık süre ve ayrıntıları için Genel Kurul Kararını Geç Öğrendim, İptal Davası İçin Süre Doldu mu? yazımıza, şirket genel kurul kararlarında davalı ve dava açabilecek kişiler için Genel Kurulda Karşı Oy Verdiğim Karar Alındı, İptali İçin Kime Dava Açarım? yazımıza bakabilirsiniz. Kat malikleri kurulu kararlarına karşı süre ve davalı kuralları ise farklıdır; bunları Apartman Genel Kurulu Aleyhime Karar Aldı, İptal Davasını Nasıl Açarım? yazısında anlattık.
Yargıtay Kararlarında Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| 6. HD E.2023/164, K.2024/533 (06.02.2024) | Genel kurulun ihraç kararı ortağa tebliğ edilmedi, dava genel kuruldan itibaren üç ay içinde açıldı | İhraçta süre 16. maddeye göre üç ay ve tebliğden başlar; bir aylık süre uygulanamaz, bozma |
| 23. HD E.2018/869, K.2019/4788 (18.11.2019) | İhraç kararının tebliğ edilip edilmediği araştırılmadı | Süre tebliğden başlar; haricen öğrenme ve yüze karşı karar etkisiz, bozma |
| 23. HD E.2016/4983, K.2019/938 | İhraç kararı 27.07.2015’te tebliğ edildi, dava 24.11.2015’te açıldı | Üç aylık süre 27.10.2015’te dolmuştu, ret onandı |
| 6. HD E.2023/2283, K.2024/1140 (29.04.2024) | Genel kuruldan sonra bir aylık süre geçtikten sonra dava açıldı | Süre kendiliğinden gözetilir, ret gerekir |
| 6. HD E.2025/2566, K.2026/185 (15.01.2026) | Ortak, toplantıdan ve üyeliğinden habersiz olduğunu ileri sürdü | Bir aylık süreden ret onandı |
| 6. HD E.2022/2547, K.2023/2476 (22.06.2023) | Yapı kooperatifinde 14 yerine 7 ortakla toplantı yapıldı | Kararlar yok hükmünde, hak düşürücü süre aranmaz, bozma |
| 6. HD E.2023/2065, K.2024/1066 (25.04.2024) | Eşitlik ilkesine aykırılık iddiası, dava genel kuruldan yaklaşık beş ay sonra açıldı | Bölge adliye mahkemesi iptal edilebilir saydı, süreden ret onandı |
| 6. HD E.2022/2882, K.2023/3038 (28.09.2023) | Aidatını erken kapatanların ilişiğinin kesilmesi kararı | Amaca ve eşitlik ilkesine aykırı karar batıl, iptal davası açılmamış olması engel değil, bozma |
| 23. HD E.2018/2484, K.2021/238 (26.01.2021) | Aylık yüzde 5 gecikme faizi kararı | Mutlak butlan, muhalefet ve süre aranmaz |
| 6. HD E.2025/472, K.2025/1331 (07.04.2025) | Aylık yüzde 3 gecikme faizi kararı, dava dört yıl sonra açıldı | Yapı kooperatifi tacir, faiz kararı yok hükmünde değil, bozma (oy çokluğu) |
| 23. HD E.2016/1808, K.2018/4843 | Şerefiye kararına süresinde dava açılmadı | Karar kesinleşti, değer kaybı talebi ret onandı |
Genel Kurul Tutanağını Aldığınızda Bakılacaklar
- Genel kurul hangi tarihte yapıldı, toplantının ertesi gününden itibaren bir ay hangi gün doluyor?
- İtiraz ettiğiniz karar bir ihraç kararı mı? Öyleyse karar size tebliğ edildi mi, hangi tarihte?
- Toplantıya katıldıysanız muhalefetiniz tutanağa geçti mi?
- Toplantıya katılmadıysanız çağrı, gündem ya da yetkisiz katılım bakımından hangi aykırılığa dayanıyorsunuz?
- Toplantıda yeter sayı sağlandı mı? Hazirun cetveli ile ortaklar listesini karşılaştırdınız mı?
- Karar size yeni bir ödeme yükü getiriyorsa, dörtte üç rıza aranıp aranmadığını ve üç aylık çıkma hakkını değerlendirdiniz mi?
- Dava kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde mi açılıyor?
Kooperatif genel kurulundan sonra tutanağın gelmesini beklemek, bir aylık sürenin önemli bir kısmını tüketebilir. Toplantı tutanağını, hazirun cetvelini ve ortaklar listesini hemen istemek, dava açılıp açılmayacağına süre dolmadan karar vermenizi sağlar. Dosyanız için iletişim sayfamızdan randevu alabilir, şirketler ve ticaret hukukundaki çalışmalarımızı Ankara şirket avukatı sayfamızda inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kooperatif genel kurul kararının iptali davası kaç gün içinde açılır?
Toplantıyı izleyen günden başlayarak bir ay içinde açılır. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
Kooperatif genel kurul kararına itiraz süresi öğrendiğim günden mi başlar?
Hayır. Kooperatifler Kanunu bir aylık süreyi toplantının ertesi gününden başlatır ve toplantıya katılmayan ortak için öğrenme tarihine bağlı ayrı bir süre öngörmez.
Kooperatiften ihraç edildim, dava açma süresi ne kadar?
Üç aydır ve ihraç kararının size tebliğinden başlar. Genel kurul tarafından alınan ihraç kararlarında da bir aylık süre değil, bu üç aylık süre uygulanır. Karar size hiç tebliğ edilmemişse süre başlamaz.
Yönetim kurulunun ihraç kararına karşı önce genel kurula itiraz edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Tebliğden itibaren üç ay içinde noter aracılığıyla yönetim kuruluna yazı göndererek ilk genel kurula itiraz edebilirsiniz. Bu yolu seçerseniz yönetim kurulu kararına karşı ayrıca dava açamazsınız; genel kurulun itirazınız hakkında vereceği karara karşı dava açabilirsiniz.
Kooperatif genel kurul kararının iptali davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. İptal davası bir para alacağı içermediği için dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Aynı olaydan kooperatife karşı para alacağı ileri sürülecekse, o talep için arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kooperatif genel kurul kararının iptali davası hangi mahkemede açılır?
Kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır. O yerde asliye ticaret mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi davaya bakar.
Bir ay geçti, yüksek gecikme faizi kararına hâlâ itiraz edebilir miyim?
Yargıtay’ın eski kararları emredici sınırı aşan faiz kararlarını süreye bağlı olmayan batıl kararlar sayıyordu. 2025 tarihli bir kararda ise yapı kooperatiflerinin tacir kabul edilmesi nedeniyle faiz oranının serbestçe belirlenebileceği ve kararın yok hükmünde olmadığı kabul edildi. Süre geçmişse sonuç belirsizdir; süre içinde dava açmak güvenli yoldur.
Toplantı yeter sayısı olmadan alınan karara süre geçtikten sonra dava açılabilir mi?
Yargıtay, toplantı yeter sayısı bulunmadan alınan kararların baştan itibaren geçersiz olduğunu ve bunlar için hak düşürücü sürenin aranmayacağını kabul etti. Nisabın sağlanmadığını hazirun cetveli ve ortaklar listesiyle ortaya koymanız gerekir.
Ek ödeme kararına katılmadım, ne yapabilirim?
Ortakların şahsi sorumluluğunu ağırlaştıran ya da ek ödeme yükü getiren kararlar için bütün ortakların dörtte üçünün rızası aranır. Karara katılmayan ortak, kararın ilanından itibaren üç ay içinde kooperatiften çıktığını bildirirse karar onu bağlamaz. Kararın iptalini istemek için ise bir aylık süre ve muhalefet şartı ayrıca gözetilmelidir.
İptal kararı yalnız davayı açan ortak için mi geçerlidir?
Hayır. Kooperatifler Kanunu’na göre bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder.
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır, somut bir kooperatif genel kurul kararı hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Sürenin hesabı ve kararın niteliği, kooperatifin anasözleşmesine, toplantının nasıl yapıldığına ve tebligatın içeriğine göre farklı sonuç verebilir.