Hukuk, Ticaret Kanunu

Genel Kurul Kararını Geç Öğrendim, İptal Davası İçin Süre Doldu mu?

Genel Kurul Kararını Geç Öğrendim, İptal Davası İçin Süre Doldu mu

Genel kurul kararının iptali dava süresi, anonim ve limited şirketlerde kararı öğrendiğiniz günden değil, kararın alındığı günden başlar ve üç aydır. Bir genel kurul kararını haftalar sonra bir sicil gazetesinden, bir banka yazısından ya da ortaklardan birinin ağzından öğrendiyseniz, bu sürenin bir kısmı siz farkına varmadan geçmiş olabilir. Türk Ticaret Kanunu süreyi karar tarihine bağlar. Kanun koyucu dernek üyeleri ve kat malikleri için “öğrenme” tarihine bağlı ayrı bir kural yazmış, şirket ortakları için yazmamıştır.

Süreyi hesaplarken üç noktada daha dikkatli olmak gerekir: adli tatil bu süreyi bir hafta uzatmaz, arabulucuya başvurmak süreyi kendiliğinden durdurmaz ve son gün tahmine göre değil, kanundaki hesap kuralına göre belirlenir. Aşağıda üç aylık sürenin nasıl işlediğini, hangi durumlarda farklı bir süre uygulandığını, Yargıtay’ın süre tartışmalarında nasıl karar verdiğini ve süre geçmişse hâlâ hangi yolların açık kalabileceğini anlatıyoruz. Davanın kime karşı açılacağı ve kimlerin açabileceği konusunu Genel Kurulda Karşı Oy Verdiğim Karar Alındı, İptali İçin Kime Dava Açarım? yazısında ayrıca ele aldık.

Süre bir bakışta

  • Süre üç aydır: Anonim ve limited şirket genel kurul kararlarına karşı iptal davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır.
  • Öğrenme tarihi süreyi başlatmaz: Kanun “karar tarihinden itibaren” der. Toplantıya katılmamış olmanız ya da kararı geç öğrenmeniz süreyi ötelemez.
  • Adli tatil uzatmaz: Bu süre maddi hukuktan doğan hak düşürücü bir süredir. Son günü adli tatile denk gelse bile bir haftalık uzatma kuralı uygulanmaz.
  • Arabuluculuk güvence değildir: İptal davası arabuluculuğa tabi değildir. Kendi isteğinizle arabulucuya gitmek, süreyi ancak kanundaki şartlar oluşursa durdurur.
  • Süre geçtiyse: İptal davası yolu kapanır; yöneticilerin sorumluluğuna dayanan tazminat davası ise kendi zamanaşımı süresine tabidir ve ayrıca değerlendirilir.

Genel Kurul Kararının İptali Dava Süresi Kaç Aydır?

Türk Ticaret Kanunu‘nun 445. maddesine göre kanuna, esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. Aynı kanunun 622. maddesi, anonim şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümlerin limited şirketlere kıyas yoluyla uygulanacağını belirtir. Bu nedenle limited şirket ortaklar kurulu kararlarında da süre üç aydır ve karar tarihinden başlar.

Bu süre bir zamanaşımı süresi değil, hak düşürücü süredir. Aradaki fark pratikte büyüktür. Zamanaşımı ancak karşı taraf ileri sürerse dikkate alınır; hak düşürücü süre ise mahkemece kendiliğinden gözetilir. Şirket vekili cevap dilekçesinde süreden hiç söz etmese bile mahkeme, davanın üç ay geçtikten sonra açıldığını görürse davayı esasa girmeden reddeder. Yargıtay, kooperatif ortağının ihraç kararına karşı açtığı davada hak düşürücü sürede dava açılmasını bir dava şartı saymış ve süre geçtikten sonra açılan davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E.2015/5164, K.2016/1737). Şirket genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davalarında da süre aynı nitelikte bir hak düşürücü süredir; aşağıda anlatılan dosyalarda mahkemeler süreyi aşan davaları bu nedenle esasa girmeden reddetti.

Kanun bu sürenin önemini başka bir hükümle de gösterir. 448. maddeye göre üç aylık hak düşürücü süre sona ermeden duruşmaya başlanamaz ve aynı karara karşı birden fazla iptal davası açılmışsa davalar birleştirilerek görülür. Kanun koyucu, aynı karara itiraz edecek herkesin bu üç ay içinde mahkemeye gelmesini ve uyuşmazlığın tek seferde çözülmesini istemiştir. Üç ay dolduktan sonra karar, iptal sebepleri bakımından tartışılmaz hâle gelir.

Toplantıya Katılmadıysam Süre Kararı Öğrendiğim Gün mü Başlar?

Hayır. Kanun metni sürenin başlangıcını açıkça “karar tarihi” olarak gösterir ve toplantıya katılan ile katılmayan pay sahibi arasında bir ayrım yapmaz. Toplantıya çağrıldığınız hâlde gitmediyseniz de, çağrının usulsüz yapıldığını ileri sürüyorsanız da üç ay, genel kurulun kararı aldığı günden başlar.

Bu tercihin bilinçli olduğunu başka kanunlarla karşılaştırınca görmek mümkün. Türk Medeni Kanunu’nun 83. maddesi dernek genel kurulu için toplantıda bulunmayan üyeye “kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay” süre tanır ve buna “her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay” üst sınırı koyar. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33. maddesi de toplantıya katılmayan kat maliki için öğrenmeden itibaren bir aylık süre ve karar tarihinden itibaren altı aylık üst sınır öngörür. Türk Ticaret Kanunu’nun 445. maddesinde ise böyle bir ikinci başlangıç noktası yoktur. Şirket ortağı açısından öğrenme tarihi, sürenin hesabında rol oynamaz.

Bunun sonucu şudur: Toplantıdan dört ay sonra kararı öğrenen ve çağrının kendisine hiç ulaşmadığını ileri süren bir pay sahibi, iptal davası yoluyla bu karara artık itiraz edemez. Bu kişinin önünde ancak kararın batıl ya da yok hükmünde olduğunu ileri sürmek ya da yöneticilerin sorumluluğuna gitmek gibi ayrı yollar kalır; bunları aşağıda kısaca ele aldık.

Benzer bir savunma kooperatif dosyasında da sonuç vermedi. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.12.2025 tarihli, E.2025/3548, K.2025/4268 sayılı kararına konu olayda genel kurul kararları 03.07.2024 tarihinde alınmış, dava 05.09.2024 tarihinde açılmıştı. Davacı, toplantıya temsilci aracılığıyla katıldığını, temsilcinin durumu kendisine 28.08.2024 tarihinde bildirdiğini, sürenin bu tarihten başlaması gerektiğini ve araya adli tatilin girdiğini savundu. İlk derece mahkemesi davayı bir aylık hak düşürücü süre geçtiği için reddetti; bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay bu kararı onadı. Kooperatifler Kanunu’nda süre bir aydır ve “toplantıyı izleyen günden” başlar; ancak sonuç, kanunun öğrenme tarihine yer vermediği her sistemde aynıdır: temsilcinizin ya da yöneticinin size geç haber vermesi, sürenin sizin aleyhinize işlemesini durdurmaz.

Üç Aylık Süre Hangi Gün Dolar?

Ay olarak belirlenen süreler, başladığı günün son aydaki karşılığı olan günde dolar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 92. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun 92. maddesi bu kuralı aynı şekilde koyar: sürenin bittiği ayda başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa süre o ayın son günü dolar. Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş günü sona erer.

Genel kurul kararının tarihi Üç aylık sürenin son günü Açıklama
29 Mayıs 2019 (Çarşamba) 29 Ağustos 2019 (Perşembe) Son gün adli tatil içindedir, buna rağmen süre uzamaz
31 Mart 2022 (Perşembe) 30 Haziran 2022 (Perşembe) Haziran’da 31. gün olmadığı için süre ayın son günü dolar
30 Ağustos 2025 (Cumartesi) 1 Aralık 2025 (Pazartesi) Karşılık gelen gün 30 Kasım Pazar’dır, süre ilk iş gününe geçer
30 Nisan 2026 (Perşembe) 30 Temmuz 2026 (Perşembe) Son gün adli tatile denk gelir, uzatma yoktur

Tablodaki ilk iki satır gerçek dosyalardan alındı ve aşağıda ayrıca anlatılıyor. Pratik öneri basittir: sürenin son gününe güvenmeyin. Kararın alındığı gün takviminize işlenmeli, dava dilekçesi son haftaya bırakılmamalıdır. Tutanağın ve çağrı belgelerinin şirketten istenmesi, hazirun cetvelinin incelenmesi ve gerekiyorsa ticaret sicilinden suret alınması zaman alır; bu işlerin hepsi üç aylık sürenin içinden yer.

Adli tatil süreyi uzatır mı?

Uzatmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104. maddesi, adli tatile tabi dava ve işlerde “bu Kanunun tayin ettiği” sürelerin bitmesi tatile rastlarsa, sürelerin tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılacağını düzenler. Kural, usul kanununun kendi koyduğu süreler içindir. Genel kurul kararının iptali için öngörülen üç aylık süre ise Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan, maddi hukuka ait bir hak düşürücü süredir.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi bu ayrımı açıkça yaptı. Kooperatif ihraç kararına karşı açılan davada Daire, 104. maddedeki bir haftalık uzatmanın yalnız Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun tayin ettiği süreler için geçerli olduğunu, başka kanunların, özellikle maddi hukuka ilişkin kanunların öngördüğü hak düşürücü süreler bitişte adli tatile rastlasa bile bir hafta uzamış sayılamayacağını belirtti (E.2015/5164, K.2016/1737).

Türk Ticaret Kanunu’ndaki bir süre bakımından Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de aynı görüştedir. Daire 29.09.2014 tarihli, E.2014/8076, K.2014/14792 sayılı kararında, limited şirkette ortaklıktan çıkarma kararına karşı 640. maddede öngörülen üç aylık sürenin hak düşürücü olduğunu ve adli tatilin sürenin işlemesine engel oluşturmadığını belirterek süre geçtikten sonra açılan davanın reddini onadı.

Anonim şirket genel kurulu bakımından da aynı sonuç uygulamada görülüyor. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli, E.2023/4902, K.2024/8195 sayılı kararıyla onanan dosyada genel kurul 29.05.2019 tarihinde toplanmıştı. İlk derece mahkemesi dava açma süresinin son gününün 29.08.2019 olduğunu, adli tatilin dava açma süresine etki etmediğini, davanın üç aylık süre geçtikten sonra açıldığını kabul ederek o kararlar yönünden davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu, Yargıtay da temyiz itirazlarını reddetti.

Adli tatil, dava açmanıza da engel değildir. Kanunun 103. maddesi tatil süresince görülecek dava ve işleri sayar; tatilde yeni dava açılmasını yasaklayan bir hüküm içermez. Son gününüz Temmuz sonu ya da Ağustos ayına denk geliyorsa, “tatil bitince açarım” düşüncesi davanın kaybına yol açabilir.

Arabulucuya Başvurmak Süreyi Durdurur mu?

Genel kurul kararının iptali davası arabuluculuğa tabi değildir. Ticari davalarda arabuluculuğu dava şartı yapan Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarıyla sınırlıdır. İptal davasında para istenmez, bir kararın ortadan kaldırılması istenir. Bu nedenle davadan önce arabulucuya gitmek zorunda değilsiniz.

Bazı ortaklar yine de şirketle uzlaşma umuduyla arabulucuya başvurur ve bu başvurunun genel kurul kararının iptali dava süresini durduracağını varsayar. Burada iki ayrı kural vardır. Dava şartı olan arabuluculukta Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu‘nun 18/A maddesinin 15. fıkrası, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini söyler. İhtiyari arabuluculukta ise kanunun 16. maddesi uygulanır. Bu maddeye göre arabuluculuk süreci, başvurduğunuz gün değil, tarafların ilk toplantıya davet edilip taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı ve bunun bir tutanakla belgelendiği tarihte başlar. Hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınmayan süre, yalnız bu süreçte geçen süredir.

Fark somut bir dosyada belirleyici oldu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2026 tarihli, E.2025/567, K.2026/281 sayılı kararına konu menfi tespit davasında davacı, on beş günlük hak düşürücü süre içinde arabulucuya başvurmuş, ilk toplantıda taraflar anlaşamamıştı. Bölge adliye mahkemesi, arabuluculuğun ihtiyari olduğunu, taraflar sürecin devamı konusunda anlaşmadığı için arabuluculuk sürecinin hiç başlamadığını ve hak düşürücü sürenin işlemeye devam ettiğini kabul ederek davayı süre yönünden reddetti. Hukuk Genel Kurulu bu kararı bozdu, ancak gerekçesi dikkat çekicidir: menfi tespit davalarının o tarihte zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı tartışmalıydı ve kanun bu tartışmayı gidermek için sonradan değiştirilmişti; davacının arabuluculuğun zorunlu olduğu düşüncesiyle yaptığı başvurunun aleyhine yorumlanmaması gerekiyordu. Kurul, ihtiyari arabuluculuğa her durumda süreyi durduran bir etki tanımadı.

Genel kurul kararının iptali davasının arabuluculuğa tabi olmadığı konusunda böyle bir tartışma yoktur. Dolayısıyla şirketin arabuluculuk davetine gelmediği ya da ilk toplantıda görüşmeyi sürdürmeyi kabul etmediği durumlarda, başvurunuzun süreyi durdurduğunu ileri sürmek güçtür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.10.2024 tarihli, E.2023/4041, K.2024/7202 sayılı kararıyla onanan dosya da bu riski gösterir. Banka genel kurulu 31.03.2022 tarihinde toplanmış, ortak 30.06.2022 tarihinde arabulucuya başvurmuş, son tutanak 03.08.2022 tarihinde düzenlenmiş ve dava 14.09.2022 tarihinde açılmıştı. İlk derece mahkemesi, arabuluculukta geçen süreyi düşüp kalan bir günü hesaba katsa ve adli tatil nedeniyle bir haftalık uzatma uygulasa bile sürenin 08.09.2022 tarihinde dolduğunu belirterek davayı reddetti; karar onandı. Uzlaşma görüşmesi yapmak istiyorsanız, dava açıp görüşmeleri dava devam ederken sürdürmek, süreyi riske atmaktan daha güvenlidir.

Yanlış Mahkemede Açılan Dava Süreyi Kurtarır mı?

Genel kurul kararının iptali davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesine göre asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki bir görev ilişkisidir. Asliye ticaret mahkemesi bulunan bir yerde dava asliye hukuk mahkemesinde açılırsa mahkeme görevsizlik kararı verir.

Görevsizlik kararı davanın sonu değildir, ama yeni bir süre doğurur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesine göre görevsizlik kararı kesinleştikten sonra taraflardan birinin iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi gerekir. Bu talep süresinde yapılmazsa dava açılmamış sayılır. Dava açılmamış sayılırsa yeniden dava açmak gerekir; üç aylık süre o tarihte dolmuşsa yeni dava da süre engeline takılır. Görevsizlik kararının tebliğini ya da kesinleşme tarihini takip etmek, bu nedenle iptal davasının kendisi kadar önemlidir.

Yetkili mahkeme de kanunda gösterilmiştir: şirket merkezinin bulunduğu yer. Şirketin şubesinin ya da toplantının yapıldığı otelin bulunduğu yer, yetkiyi belirlemez. Ticaret sicilindeki merkez adresi esas alınmalıdır.

Açtığım Davaya Başka Bir Kararın İptalini Ekleyebilir miyim?

Aynı toplantıda alınmış birden fazla karar varsa, dilekçede hangi gündem maddesinin iptalini istediğinizi tek tek yazmanız gerekir. Üç aylık süre her karar için ayrı işler. Süre içinde açılmış bir davada sadece bir karara itiraz ettiyseniz, aynı toplantının başka bir kararının iptali o karar bakımından ilk kez istenmiş olur. Bu talep üç ay dolduktan sonra ileri sürülüyorsa, o karar yönünden sürenin geçip geçmediği ayrıca tartışma konusu olur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.04.2023 tarihli, E.2021/8848, K.2023/2538 sayılı kararına konu dosyada da bu tablo görüldü. Anonim şirketin 26.05.2018 tarihli genel kuruluna karşı açılan birleşen davada davacı önce bütün toplantının iptalini istemiş, 15.01.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini üç gündem maddesiyle sınırlamıştı. Bölge adliye mahkemesi, kararların batıl olmadığını, üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmış bir iptal davası da bulunmadığını belirterek davaları reddetti. Yargıtay kararı bozdu; ancak süre yönünden değil, toplantıda bulunmayan bazı pay sahiplerinin yerine imza atıldığı iddiası nedeniyle. Daire, katılmadığı hâlde katılmış gösterilenler çıkarıldığında toplantı nisabı sağlanmıyorsa kararın yok hükmünde olduğuna karar verilmesi gerektiğini belirtti. Yani süre geçmiş bir davada sonuç değiştiren şey iptal sebebi değil, kararın hiç doğmamış sayılmasını gerektiren bir sakatlıktı.

Bu nedenle dava açarken toplantıda alınan kararların tamamını gözden geçirin ve iptalini istediğiniz her kararı ilk dilekçede gösterin. “Sonra eklerim” düşüncesi, ilk dilekçede yer almayan kararlar için çoğu zaman sürenin kaçırılması demektir.

Hangi Kararda Hangi Süre İşler?

“Genel kurul kararına itiraz süresi” sorusunun tek bir cevabı yoktur; genel kurul kararının iptali dava süresi şirketler için üç ay olsa da başka kurullarda farklıdır. Süre, kararı alan kurulun türüne ve kararın konusuna göre değişir. Aşağıdaki tablo, kanunların kendi lafzındaki süreleri ve başlangıç anlarını gösterir.

Karar Süre Süre ne zaman başlar? Dayanak
Anonim şirket genel kurul kararı 3 ay Karar tarihi TTK m.445
Limited şirket genel kurul kararı 3 ay Karar tarihi TTK m.622 ile m.445
Limited şirkette ortaklıktan çıkarma kararı 3 ay Kararın noter aracılığıyla ortağa bildirilmesi TTK m.640/2
Kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu kararı 1 ay Kararın ilanı TTK m.460/5
Birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararı 2 ay Kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanı TTK m.192
Kooperatif genel kurul kararı 1 ay Toplantıyı izleyen gün 1163 sayılı Kanun m.53
Dernek genel kurul kararı Katılan üye için 1 ay; katılmayan üye için öğrenmeden 1 ay, her hâlde 3 ay Karar tarihi ya da öğrenme tarihi TMK m.83
Kat malikleri kurulu kararı Katılan malik için 1 ay; katılmayan malik için öğrenmeden 1 ay, her hâlde 6 ay Karar tarihi ya da öğrenme tarihi KMK m.33

Tablo iki şeyi gösteriyor. Birincisi, şirket ortağına tanınan üç aylık süre, kooperatif ortağına ve kat malikine tanınan süreden uzundur ama esnek değildir; başlangıcı yalnız karar tarihidir. İkincisi, aynı şirket içinde bile kararın konusu süreyi değiştirebilir. Limited şirkette ortağı şirketten çıkaran genel kurul kararına karşı süre, karar tarihinden değil, kararın ortağa noter aracılığıyla bildirilmesinden başlar; bu ayrıntıyı Limited Şirkette Ortak Nasıl Çıkarılır? yazısında ayrıca anlattık.

Kooperatif ortaklarının bir aylık süresi ve ihraç kararlarına karşı ayrı itiraz yolu için Kooperatif Genel Kurulu Aleyhime Karar Aldı, Kaç Gün İçinde Dava Açmalıyım? yazımıza, apartman ve site genel kurulu kararlarında süre ve davalı için Apartman Genel Kurulu Aleyhime Karar Aldı, İptal Davasını Nasıl Açarım? yazımıza bakabilirsiniz.

Üç Ay Geçtiyse Yöneticilerden Tazminat İstenebilir mi?

Üç ay dolduktan sonra kararın kanuna, esas sözleşmeye ya da dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasıyla iptal davası açmak mümkün değildir. Karar yürürlükte kalır. Bu, kararın doğurduğu zarar için hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmez; ancak yol değişir.

Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğuna dayanan tazminat davaları, Türk Ticaret Kanunu’nun 560. maddesine göre zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde zarara yol açan fiilden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir. Fiil cezayı gerektiriyor ve ceza kanununa göre daha uzun bir dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu uzun süre uygulanır. Bu dava genel kurul kararını ortadan kaldırmaz; kararla ya da kararın uygulanmasıyla doğan zararın sorumlulardan istenmesine yöneliktir. Konusu bir miktar para olduğu için ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuğa tabidir; dava açmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurmak gerekir.

Sermayenin en az onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahipleri ise 411. madde uyarınca yönetim kurulundan, gerekçesini ve gündemi belirterek genel kurulun toplantıya çağrılmasını ya da istedikleri konunun gündeme alınmasını noter aracılığıyla isteyebilir. Süresi geçmiş bir kararın yeni bir genel kurulda yeniden görüşülmesini sağlamak, bu yolla mümkündür.

Kararın iptal edilebilir olmanın ötesinde batıl ya da yok hükmünde olduğu durumlar ise iptal davasının süresine bağlı değildir. Kanunun 447. maddesi batıl kararları ayrıca sayar ve bunlar için 445. maddedeki gibi bir süre öngörmez; yukarıda anlatılan 11. Hukuk Dairesi kararı da toplantı nisabı sağlanmadan alınan kararın yok hükmünde olduğunun araştırılması gerektiğini belirtmişti (E.2021/8848, K.2023/2538). Hangi sakatlığın bu kapsama girdiği ayrı ve teknik bir değerlendirmedir; butlan, süresi kaçırılmış her iptal sebebini yeniden canlandıran genel bir yol olarak görülmemelidir.

Yargıtay Kararlarında Dava Süresi

Karar Olay Sonuç
23. HD E.2015/5164, K.2016/1737 Kooperatif ihraç kararına karşı dava, üç aylık süre geçtikten sonra açıldı Adli tatildeki bir haftalık uzatma maddi hukukun hak düşürücü sürelerine uygulanmaz; süre dava şartıdır, usulden ret
11. HD E.2014/8076, K.2014/14792 (29.09.2014) Limited şirkette ortaklıktan çıkarma kararına karşı dava, üç aylık süre geçtikten sonra açıldı Süre hak düşürücüdür, adli tatil sürenin işlemesine engel değildir; ret onandı
11. HD E.2023/4902, K.2024/8195 (21.11.2024) Genel kurul 29.05.2019; son gün 29.08.2019 adli tatil içinde Adli tatil süreye etki etmez, süre geçtikten sonra açılan dava yönünden ret onandı
11. HD E.2023/4041, K.2024/7202 (08.10.2024) Genel kurul 31.03.2022; ihtiyari arabuluculuk 30.06.2022 – 03.08.2022; dava 14.09.2022 Arabuluculuk süresi düşülse ve tatil uzatması uygulansa bile süre 08.09.2022’de dolmuştu, ret onandı
HGK E.2025/567, K.2026/281 (29.04.2026) Hak düşürücü süre içinde arabulucuya başvuruldu, ilk toplantıda anlaşma çıkmadı Arabuluculuğun zorunlu olup olmadığının tartışmalı olduğu dönemde başvuru davacı aleyhine yorumlanmadı, süre düşüldü
6. HD E.2025/3548, K.2025/4268 (10.12.2025) Kooperatif genel kurulu 03.07.2024; temsilci davacıya 28.08.2024’te bildirdi; dava 05.09.2024 Öğrenme tarihi ve adli tatil savunması sonuç vermedi, süre aşımından ret onandı
11. HD E.2021/8848, K.2023/2538 (27.04.2023) Katılmayan pay sahipleri yerine imza atıldığı ve toplantı nisabının sağlanmadığı ileri sürüldü Nisap sağlanmıyorsa karar yok hükmündedir; bu araştırılmadan verilen ret kararı bozuldu

Dava Açmadan Önce Süre Kontrol Listesi

  • Genel kurul kararının tarihi hangi gün? Toplantı birden fazla gün sürdüyse iptalini istediğiniz karar hangi gün alındı?
  • Bu tarihe üç ay eklendiğinde hangi güne ulaşıyorsunuz, o gün tatil mi?
  • Kararın konusu farklı bir süreye tabi mi? Ortaklıktan çıkarma, birleşme, bölünme ya da kayıtlı sermaye kararı mı?
  • Şirket anonim ya da limited şirket mi, yoksa kooperatif mi? Kooperatifte süre bir aydır.
  • İptalini istediğiniz bütün gündem maddeleri dilekçede tek tek yazılı mı?
  • Dava asliye ticaret mahkemesinde ve şirketin sicildeki merkezinin bulunduğu yerde mi açılıyor?
  • Arabulucuya gitmeyi düşünüyorsanız, bunun süreyi durdurmayabileceğini hesaba kattınız mı?
  • Toplantıya katılmadıysanız, dayanacağınız usul aykırılığını gösteren belgeler elinizde mi?

Genel kurul kararından haberdar olduğunuz gün, üç aylık sürenin ne kadarının geçtiğini hesaplamak ve toplantı tutanağıyla çağrı belgelerini hemen istemek, davanın esasına hiç girilmeden kaybedilmesini önler. Şirketler hukukundaki çalışmalarımızı Ankara şirket avukatı sayfamızda inceleyebilir, dosyanız için iletişim sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Genel kurul kararının iptali dava süresi ne kadardır?

Anonim ve limited şirketlerde genel kurul kararının iptali dava süresi, karar tarihinden itibaren üç aydır. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Toplantıya katılmadım, süre kararı öğrendiğim gün mü başlar?

Hayır. Türk Ticaret Kanunu süreyi karar tarihinden başlatır ve toplantıya katılmayan pay sahibi için öğrenme tarihine bağlı ayrı bir süre öngörmez. Öğrenme tarihi dernek ve kat malikleri kurulu kararlarında rol oynar.

Adli tatil genel kurul iptal davasının süresini uzatır mı?

Uzatmaz. Adli tatildeki bir haftalık uzatma Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun kendi süreleri içindir; genel kurul kararının iptali için öngörülen üç aylık süre maddi hukuktan doğan hak düşürücü bir süredir.

Sürenin son günü hafta sonuna denk gelirse ne olur?

Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş günü sona erer. Örneğin karşılık gelen gün pazar ise süre pazartesi biter.

Arabulucuya başvurmak dava açma süresini durdurur mu?

İptal davası arabuluculuğa tabi olmadığı için yapılan başvuru ihtiyari arabuluculuktur. Bu durumda süre ancak taraflar ilk toplantıda sürecin devamı konusunda anlaşıp bunu tutanağa geçirirse ve yalnız o süreç boyunca durur. Başvuruya güvenip davayı geciktirmek risklidir.

Limited şirket ortaklar kurulu kararına itiraz süresi farklı mı?

Hayır, limited şirkette de süre karar tarihinden itibaren üç aydır. İstisna, ortaklıktan çıkarma kararıdır; bu karara karşı süre kararın noter aracılığıyla ortağa bildirilmesinden başlar.

Kooperatif genel kurul kararına karşı dava süresi kaç gündür?

Kooperatiflerde süre bir aydır ve toplantıyı izleyen günden başlar. Şirketlerdeki üç aylık süre kooperatiflere uygulanmaz.

Yanlış mahkemede dava açtım, süre kaçmış sayılır mı?

Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini isterseniz dava devam eder. Bu talebi süresinde yapmazsanız dava açılmamış sayılır.

Üç ay geçtikten sonra yöneticilerden tazminat istenebilir mi?

İptal davası açılamaz, ancak yöneticilerin sorumluluğuna dayanan tazminat davası ayrı bir yoldur. Bu dava zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir ve öncesinde arabulucuya başvurmak gerekir.

Dava açtıktan sonra aynı toplantıdaki başka bir kararı davaya ekleyebilir miyim?

Ekleyeceğiniz karar için üç aylık süre hâlâ dolmamışsa süre bakımından bir engel yoktur. Süre dolduktan sonra ilk kez iptali istenen karar bakımından sürenin geçip geçmediği tartışma konusu olur; bu yüzden bütün kararları ilk dilekçede göstermek gerekir.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır, somut bir genel kurul kararı hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Sürenin hesabı, kararın türüne, toplantının tarihine ve şirketin esas sözleşmesine göre farklı sonuç verebilir.