Hukuk

Sigorta Araç Değer Kaybını Ödedikten Sonra Dava Açabilir Miyim?

Sigorta Araç Değer Kaybını Ödedikten Sonra Dava Açabilir Miyim

Sigorta araç değer kaybını ödedikten sonra dava açmak mümkündür; paranın hesaba yatmış olması dava hakkını tek başına sona erdirmez. Belirleyici olan iki şeydir: ödemeyi alırken hangi belgeyi imzaladığınız ve o andan itibaren hangi sürenin işlemeye başladığı. Karayolları Trafik Kanunu bu noktada birbirinden bağımsız iki süre öngörür — zamanaşımı (m.109) ve tazminat miktarına ilişkin anlaşmaların iptali için tanınan iki yıllık süre (m.111/2).

Makale İçeriği

Ödeme alındıktan sonraki hukuki durum bu yazının konusu: ibraname ile makbuz arasındaki fark, ihtirazi kayıt, bakiye tazminatın kimden isteneceği, alınan tutarın mahsubu, hakem eksper raporunun nihai sayılmasının yargı yoluna etkisi ve tahkim ile mahkeme arasındaki seçim. Ödemenin neden eksik çıktığı, hesabın nasıl denetleneceği ve eksper raporuna nasıl itiraz edileceği ayrı bir konudur; bunlar sigortanın değer kaybını eksik yatırması başlıklı yazıda adım adım işleniyor.

Özet

Değer kaybı ödemesini almış olmak dava hakkını kaldırmaz; hakkı sınırlayan şey ödeme değil, imzalanan belgenin niteliği ve işleyen süredir.

  • Zamanaşımı KTK m.109‘a tabidir: zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl. Kaza suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre geçerlidir.
  • Tutarı yazan ve tüm hakları kapsayan bir ibraname imzalandıysa devreye KTK m.111/2 girer: yetersiz olduğu açıkça belli anlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu süre zamanaşımından ayrıdır ve ödeme tarihinden değil anlaşma tarihinden işler.
  • Bedel içermeyen ibraname makbuz bile sayılmaz; kısmi ödemeyi gösteren belge ibra değil makbuzdur ve bakiye talebini engellemez.
  • Sigorta şirketine karşı açılacak dava mutlak ticari davadır: görevli mahkeme asliye ticaret, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartıdır (TTK m.5/A). Sigorta Tahkim Komisyonu’na giderken bu şart aranmaz.
  • Alınan tutar geri verilmez; bakiye talebinde mahsup edilir. Dava veya tahkimde istenen, zararın tamamı değil ödenmeyen farktır.

Sigorta Araç Değer Kaybını Ödedikten Sonra Dava Açabilir Miyim? Kısa Cevap

Evet. Sigorta şirketinin değer kaybı ödemesi yapmış olması, ödenen tutarın gerçek zararı karşıladığı anlamına gelmez ve hak sahibinin dava veya tahkim yoluna gitmesini engellemez. Kanun ödemeyi bir son nokta olarak düzenlemez; yalnızca yargı yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmasını arar (Karayolları Trafik Kanunu m.97).

Dava hakkını daraltabilecek tek şey ödemenin kendisi değil, ödeme sırasında imzalanan belgedir. Uygulamada karşılaşılan belge tiplerinin hukuki sonucu birbirinden farklıdır:

Ödeme sırasında imzalanan belge Hukuki niteliği Dava / tahkim hakkı İşleyen süre
Hiçbir belge imzalanmadı, para hesaba yatırıldı Kısmi ödeme Açık KTK m.109 zamanaşımı
“Fazlaya ilişkin haklarım saklıdır” kaydı düşülmüş makbuz Makbuz Açık KTK m.109 zamanaşımı
Bedel yazmayan ibraname / feragatname Makbuz niteliği dahi taşımaz Açık KTK m.109 zamanaşımı
Ödenen tutarı yazan, tüm talepleri kapsayan ibraname Tazminat miktarına ilişkin anlaşma (m.111/2) Anlaşmanın iptali istenerek kullanılır Anlaşma tarihinden 2 yıl (hak düşürücü)
Sorumluluğu bütünüyle kaldıran veya daraltan anlaşma Kesin hükümsüz (m.111/1) Açık Süre öngörülmemiştir

Tablonun son iki satırı aynı maddenin iki ayrı fıkrasıdır ve uygulamada sıklıkla tek kural sanılır. Oysa biri kesin hükümsüzlük, diğeri süreye bağlı iptal edilebilirlik doğurur. Ayrıntılı içtihat değerlendirmesi için KTK m.111 ve yetersiz ödeme itirazına ilişkin Yargıtay kararları yazısına bakılabilir.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Sonrası Hukuki Süreç

Trafik kazası sonrasında onarılan aracın piyasa değerinde meydana gelen düşüş, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında talep edilebilen bir maddi zarardır. Sigorta şirketi bu kalem için ödeme yapar; ancak yapılan ödeme aracın gerçek kaybını tam olarak karşılamayabilir. Ödeme sonrasındaki hukuki süreç tam olarak bu farkın peşine düşmektir.

İlk adım, ödenen tutarın nasıl hesaplandığını görmektir. 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlükte olan Genel Şartlar, değer kaybını, aracın kaza öncesindeki hasarsız ikinci el satış değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri arasındaki fark olarak kurgular ve tespiti Kurum usulüne göre atanan sigorta eksperine bırakır (Genel Şartlar A.5/a). Aynı değişiklikle Genel Şartların katsayı tablosunu içeren Ek-1’i yürürlükten kaldırılmıştır (RG 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete). Dolayısıyla internette hâlâ dolaşan “piyasa değeri × hasar katsayısı × yaş katsayısı” biçimindeki formüllerin bugün mevzuatta bir dayanağı yoktur; ödemenizin bu formüllere göre düşük ya da yüksek görünmesi tek başına bir sonuç doğurmaz.

İkinci adım, bakiye talebin muhatabını doğru belirlemektir. Sigorta şirketi ödeme yapmış olsa bile poliçe limiti, kusur oranı veya teminat kapsamı nedeniyle zararın bir bölümü açıkta kalabilir. Teminat dışında kalan kalemler talebi ortadan kaldırmaz; yalnızca muhatabı değiştirir ve kusurlu sürücü ile işletene karşı genel hükümlere göre istenir (KTK m.85/1, TBK m.49). Muhatap zincirinin tamamı değer kaybı davası kime açılır yazısında ele alınıyor.

Üçüncü adım yol seçimidir. Ödeme yapıldıktan sonra hak sahibinin önünde iki kapı vardır: Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme. İkisi arasındaki fark yalnızca süre ve masraf değildir; mercii seçimi bazı hâllerde geri dönülemez sonuçlar doğurur. Bu karşılaştırma yazının sonunda ayrı bir başlıkta ele alınıyor.

Değer Kaybı Davası Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerde zamanaşımı Karayolları Trafik Kanunu m.109’da düzenlenmiştir. Madde iki ayrı süre koyar ve bunlar birlikte işler: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl.

Bu ayrım önemlidir, çünkü iki yıllık sürenin başlangıcı kaza tarihi değildir. Değer kaybının varlığı çoğu zaman onarım bittikten veya eksper raporu elinize geçtikten sonra öğrenilir. Ayrıca maddenin ikinci fıkrası şu imkânı tanır: dava cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda bu kural tabloyu bütünüyle değiştirir; ayrıntısı değer kaybı davalarında uzamış ceza zamanaşımı yazısındadır.

Süre Dayanak Ne zaman işlemeye başlar
2 yıl KTK m.109/1 Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarih
10 yıl KTK m.109/1 Kaza günü (üst sınır)
Ceza zamanaşımı (daha uzunsa) KTK m.109/2 Fiil suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki süre
2 yıl (hak düşürücü) KTK m.111/2 Tazminat miktarına ilişkin anlaşmanın yapıldığı tarih

Zamanaşımının bir başka özelliği de birlikte işlemesidir: m.109/3 uyarınca tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş olur, tersi de doğrudur. Trafik kazası tazminatlarında sürelerin tamamına dair karşılaştırma için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazısına bakılabilir.

Değer Kaybı Dava Açma Süresi ile İbranamenin İki Yıllık Süresi Aynı mı?

Hayır. Bu iki süre farklı maddelerde düzenlenmiştir, farklı tarihlerde başlar ve farklı hukuki sonuç doğurur. Karıştırılmaları hak kaybına yol açan en yaygın hatalardan biridir.

  • KTK m.109 zamanaşımı, tazminat talebinin kendisine ilişkindir. Bir def’idir: karşı taraf ileri sürmezse hâkim kendiliğinden dikkate almaz.
  • KTK m.111/2’deki iki yıl, imzalanmış anlaşmanın iptaline ilişkindir. Hak düşürücü süredir: karşı taraf hiç söz etmese bile mercii kendiliğinden inceler.
  • m.111/2’nin başlangıcı anlaşmanın yapıldığı tarihtir, paranın hesaba geçtiği tarih değil. İbra 15 Ocak’ta imzalanıp ödeme 20 Şubat’ta yapıldıysa süre 15 Ocak’tan işler.
  • Kazanın suç oluşturması nedeniyle uzamış ceza zamanaşımından yararlanıyor olmak, imzalanmış bir anlaşma bakımından m.111/2’deki iki yılı uzatmaz. İki kurum birbirinden bağımsızdır.

Pratik sonuç şudur: elinizde imzalı bir ibraname varsa, on yıllık üst sınıra veya ceza zamanaşımına güvenerek beklemek anlamsızdır. Belirleyici olan, imza tarihinden itibaren işleyen iki yıldır.

Değer Kaybı Davası Ticari Dava mı? Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Dava Şartı

Sigorta şirketine karşı açılan değer kaybı davası mutlak ticari davadır. Dayanak TTK m.4/1-a’dır: sigorta sözleşmesi bu Kanunda düzenlendiği için, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın dava ticari nitelik taşır. Bunun iki sonucu vardır.

Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Davanız yalnızca kusurlu sürücüye veya işletene yöneltiliyorsa dava haksız fiile dayanır ve görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olur. Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder (TTK m.5/4).

Arabuluculuk dava şartıdır. TTK m.5/A uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Buna karşılık:

  • Yalnız sürücü veya işletene karşı açılan haksız fiil davasında arabuluculuk şartı aranmaz.
  • Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru dava olmadığı için orada da arabuluculuk gerekmez.
  • Vekil aracılığıyla yürütülecekse vekâletnamede alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma yetkisinin açıkça bulunması gerekir (HMK m.74).

Değer Kaybı Dava Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Görev ile yetki farklı kavramlardır: görev davaya hangi tür mahkemenin bakacağını, yetki hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler. Motorlu araç kazalarından doğan sorumluluk davalarında yetki KTK m.110/2’de düzenlenmiştir ve üç seçenek sunar: sigortacının şubesinin bulunduğu yer, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ve kazanın meydana geldiği yer mahkemesi.

Kanun metninde “zarar görenin yerleşim yeri” seçeneği yer almaz; ancak bu seçenek poliçenin ayrılmaz parçası olan Genel Şartların C.7 maddesinde bulunur. Genel Şartlar, davanın zarar görenin ikametgâhının bulunduğu mahkemede de açılabileceğini öngörür. Bu yüzden “kanunda yok” demek “hak yok” anlamına gelmez; yetki listesi kanun, poliçe ve genel yetki kuralı birlikte okunarak çıkarılır.

Araç Değer Kaybı İbraname İmzalandıysa Dava Hakkı Düşer mi?

İbraname imzalamış olmak dava hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Karayolları Trafik Kanunu m.111 bu konuda özel bir düzen kurar ve maddenin iki fıkrası birbirinden tamamen farklı iki rejim getirir.

KTK m.111/1 KTK m.111/2
Konusu Sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşma Tazminat miktarına ilişkin anlaşma veya uzlaşma
Sonucu Kesin hükümsüzlük — baştan geçersizdir İptal edilebilirlik — talep edilirse ortadan kalkar
Aranan ölçüt Kanunun tanıdığı sorumluluğun daraltılmış olması Tutarın yetersiz veya fahiş olduğunun açıkça belli olması
Süre Öngörülmemiştir; her aşamada ileri sürülebilir Anlaşma tarihinden itibaren iki yıl, hak düşürücü

Maddenin lafzı “yetersiz veya fahiş” der; yani hüküm iki yönlüdür. Yetersizlik zarar görenin, fahişlik ise ödeyenin aleyhinedir. Değer kaybı dosyalarında gündeme gelen hâl kural olarak birincisidir: ödenen tutarın gerçek zararın belirgin biçimde altında kalması. Bu iddianın somutlaştırılması gerekir — ödenen tutar ile bağımsız bir hesaplama arasındaki farkın sayısal olarak ortaya konulması beklenir.

İbranamenin imza öncesindeki pratik değerlendirmesi için kazadan sonra ibraname imzalamak hak kaybına yol açar mı yazısı okunabilir; bu başlık ise imza atıldıktan sonraki durumu ele alıyor.

Değer Kaybı İbraname Örneği Önünüze Konduğunda Nelere Bakılır?

Sigorta şirketleri ödeme öncesinde çoğu zaman matbu bir ibraname veya feragatname imzalatır. Metnin hangi sonucu doğuracağını belirleyen unsurlar şunlardır:

  • Bedel yazıyor mu? Bedel içermeyen bir ibraname makbuz niteliği dahi taşımaz. Noterde düzenlenmiş olması bu sonucu değiştirmez.
  • Kapsam nedir? Belge yalnızca değer kaybına mı, yoksa “tüm maddi ve manevi haklarıma” gibi genel bir ifadeyle her kaleme mi ilişkin? Genel ifadeli metinler m.111/1 tartışmasını gündeme getirir.
  • Fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş mu? Bu kayıt varsa belge ibra değil makbuz olarak değerlendirilir.
  • Ödenen tutarın zarara oranı nedir? Tutar zararın küçük bir bölümünü karşılıyorsa belge kısmi ödeme belgesidir.
  • Zarar kesinleşmiş mi? Onarım sürüyor veya eksper raporu henüz düzenlenmemişse, zararın kapsamı bilinmeden verilen ibra dar yorumlanır.
  • Tarih atılmış mı? m.111/2’deki iki yıllık süre anlaşma tarihinden işlediği için belgedeki tarih doğrudan hak kaybı riski taşır.

Ödemeyi Kabul Ettim, İhtirazi Kayıt Koymadım; Ne Olur?

Ödemeyi kayıtsız kabul etmiş olmak, tek başına, bakiye talebinden vazgeçildiği anlamına gelmez. Hukuken önemli olan, ortada tazminat miktarına ilişkin bir anlaşma bulunup bulunmadığıdır. Sigorta şirketinin tek taraflı olarak belirlediği tutarı hesaba yatırması bir anlaşma değildir; hak sahibinin bu tutarı zararın tamamı olarak kabul ettiğini gösteren bir irade açıklaması aranır.

Yine de ihtirazi kayıt koymak ispat bakımından değerlidir. Ödemeyi bildiren yazıya veya banka dekontuna ilişkin verilecek cevapta “ödenen tutar zararın tamamını karşılamamaktadır, fazlaya ilişkin haklarım saklıdır” biçiminde bir beyanda bulunmak, sonradan yürütülecek tartışmayı büyük ölçüde kısaltır. Bu beyanın yazılı ve tarihli olması, gönderim şeklinin belgelenmesi gerekir.

İmzalanmış bir anlaşma varsa da yapılabilecek bir şey vardır: m.111/2’den yararlanmak için mutlaka dava açmak gerekmez. İki yıl içinde, anlaşmanın hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasında bulunmak yeterlidir. Sigorta şirketine gönderilecek bakiye tazminat başvurusu bu işlevi görür ve süreyi karşılar.

Sigorta Şirketine Başvuru Sonrasında Değer Kaybı Ödemeleri

Sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru, dava veya tahkim yoluna gitmenin ön koşuludur (KTK m.97). Buna karşılık değer kaybı için ayrı bir dilekçe verilmesi artık zorunlu değildir: 1 Temmuz 2026’dan beri yürürlükte olan Genel Şartlar, araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibinin değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edileceğini öngörür (A.5/a). Yani ayrı dilekçe vermemiş olmak talebi doğmamış saymaz. Buna karşılık dava veya tahkim aşamasında talebin yapıldığını ve olumsuz sonuçlandığını belgelemek gerektiği için, yazılı başvuru hâlâ vazgeçilmezdir.

Başvuru sonrasında işleyen süreler birbirine karıştırılır. Aşağıdaki üç süre farklı metinlerde düzenlenmiştir ve farklı sonuç doğurur:

Süre Dayanak Neyin süresi
8 iş günü KTK m.99 Belgeler sigortacıya ulaştıktan sonra ödeme süresi; sonunda temerrüt doğar
15 gün KTK m.97 Başvuruyu yazılı cevaplama süresi; dolunca dava veya tahkim yolu açılır
15 iş günü 5684 s.K. m.30/13 Cevapsızlık hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru için yeterli süre

“Sigorta 15 gün içinde ödeme yapmak zorundadır” cümlesi yaygın ama yanlıştır: KTK m.97’deki 15 gün ödeme değil cevap süresidir. Ödeme süresini belirleyen KTK m.99’dur ve süre dilekçenin verildiği tarihten değil, genel şartlarla belirlenen belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten işler. Bu yüzden evrakın teslim tarihini belgelemek (iadeli taahhütlü gönderi, kaşeli alındı, KEP çıktısı) sonradan faiz talebinin dayanağı olur. Kısacası KTK m.97’deki 15 gün ödeme değil cevap süresidir.

Başvuruda istenen belgeler de değişmiştir. Genel Şartların Ek-6’sında sayılan liste kaza tespit tutanağı (resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş tutanak), mağdur araca ait ruhsat, varsa fotoğraflar, banka hesap bilgileri, ekspertiz yapıldıysa eksper raporu ve doğrulanmış cep telefonu numarasından oluşur. Listede onarım faturası, poliçe sureti, kimlik fotokopisi ve TRAMER kaydı yer almaz. Ekspertiz ücreti de hak sahibinden istenmez: araç hasarına eksper atanmışsa aynı rapor değer kaybı tutarına ilişkin tespiti de içerir.

Değer Kaybı Ödemesi Yapıldıktan Sonra Faiz İstenebilir mi?

Evet. Sigortacı, belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlüdür (KTK m.99). Bu süre dolduktan sonra yapılan ödemede sigortacı temerrüde düşmüş sayılır ve gecikilen dönem için faiz talep edilebilir. Eksik ödenen bakiye bakımından da aynı mantık işler: bakiye kısım için faiz, o kısmın ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanır.

Faiz başlangıcı davalıya göre değişir. Sigortacı bakımından ölçüt m.99’daki sekiz iş günüdür; kusurlu sürücü ve işleten bakımından ise haksız fiil tarihi, yani kaza günüdür. Bu ayrım aynı dilekçede iki davalı birlikte gösterildiğinde ayrı ayrı yazılır.

Ödenen Parayı Geri Vermem Gerekir mi? Bakiye Talebinde Mahsup Nasıl İşler?

Hayır. Sigorta araç değer kaybını ödedikten sonra dava yoluna gitmek için alınan tutarın iade edilmesi gerekmez. Yapılan ödeme zararın tamamını karşılamıyorsa, kısmi ödeme olarak kabul edilir ve talep yalnızca ödenmeyen fark için yöneltilir. Hukuken istenen şey zararın tamamı değil, bakiyedir.

Uygulamada bu, dilekçedeki talep sonucunun nasıl kurulacağını belirler. Toplam zarar ile ödenen tutar ayrı ayrı gösterilir, aradaki fark talep edilir ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulur. Alacağın yalnızca bir kısmı dava edildiğinde, HMK m.109/4 uyarınca talep konusu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; bu durumda zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Burada güncel bir kırılma vardır: belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026). Mülga hüküm yalnızca kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder; ölçüt olay tarihi değil dava tarihidir. Bugün açılacak bir değer kaybı davasında talep artırımının dayanağı m.109/4’tür.

Bir de teminat sınırı meselesi vardır. Sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır ve hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısım teminat dışındadır (KTK m.92/g). Bu iki nedenle açıkta kalan tutar sigortacıdan istenemez; ancak talep ortadan kalkmaz, muhatabı değişir. Dilekçe örneğinin kurgusu için araç değer kaybı tazminatı dava dilekçesi örneği yazısına bakılabilir.

Sigorta Araç Değer Kaybını Eksik Öderse Ne Yapılmalı?

Eksik ödeme hâlinde izlenecek yol üç basamaklıdır ve basamaklar atlanmaz: yazılı itiraz, ardından Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme. İlk adım, ödemenin hangi verilere dayandığını görmektir — eksper raporundaki rayiç değerler, işaretlenen parça ve işlem türleri, uygulanan kusur oranı ve poliçe limiti. Bu kalemlerden biri yanlışsa itirazın konusu da somutlaşır.

İtiraz, ödemenin neden yetersiz kaldığını gerekçesiyle anlatan yazılı bir başvurudur; elinizdeki belgeler eklenir. Sigorta şirketinin başvuruyu yazılı olarak cevaplama süresi 15 gündür (KTK m.97). Cevap gelmez ya da gelen cevap talebi karşılamazsa yargı yolu açılır.

Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulduğunda hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür. Bu süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir (5684 s.K. m.30/16). Eksik ödemenin sebepleri, hesabın denetimi ve eksper raporuna itiraz başlıkları için sigorta değer kaybını eksik yatırırsa ne yapılır yazısı ayrıntılı bir kaynaktır.

Değer Kaybı Ödemesine İtiraz Süresi Var mı?

Sigorta şirketinin yaptığı ödemeye itiraz etmek için mevzuatta özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. “Ödemeden sonra 15 gün içinde itiraz etmezseniz hakkınız düşer” biçimindeki yaygın ifadenin kanuni bir karşılığı yoktur; KTK m.97’deki 15 gün sigortacının cevap süresidir, hak sahibinin itiraz süresi değil.

Süreyi belirleyen iki sınır vardır: KTK m.109 zamanaşımı ve — imzalanmış bir anlaşma varsa — KTK m.111/2’deki iki yıllık hak düşürücü süre. Buna karşılık ekspertiz sürecinin kendi içinde çok kısa süreler işler: değer kaybı ekspertiz raporuna, EKSİST üzerinden yapılan bildirimden itibaren birkaç iş günü içinde itiraz edilebilir. Bu takvim ayrı bir konudur ve değer kaybı eksper raporuna itiraz yazısında ele alınıyor.

Değer Kaybı İtirazı Nereye Yapılır?

İtirazın muhatabı, itiraz edilen şeye göre değişir:

  • Eksper raporuna itiraz EKSİST üzerinden yapılır; itiraz üzerine sıralı olarak yeni bir eksper atanır.
  • Ödenen tutara itiraz sigorta şirketine yazılı olarak yapılır. Bildirim, Genel Şartların C.5 maddesi uyarınca şirket merkezine, sözleşmedeki temsilciliğe veya acenteye; noter aracılığıyla ya da taahhütlü mektupla gönderilir. İmza karşılığı elden verilen mektup ve telgraf da taahhütlü mektup hükmündedir.
  • Sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya asliye ticaret mahkemesine gidilir. Bu iki yol arasındaki seçim geri dönülemez sonuçlar doğurabilir.

Hakem Eksper Raporu Nihai Sayılıyorsa Ödemeden Sonra Dava Açabilir miyim?

Evet. Değer kaybı ekspertiz süreci, ilk eksper raporu, itiraz üzerine atanan ikinci eksper raporu ve hakem eksper raporu şeklinde üç kademelidir. Değer Kaybı Taleplerinde Ekspertiz İşlemlerine İlişkin Genelge (2022/12), hakem eksper tarafından düzenlenen raporun nihai rapor olduğunu belirtir. Burada “nihai” sözcüğü çoğu zaman yanlış anlaşılır.

Nihailik, ekspertiz sürecinin kendi içinde bir anlam taşır: o rapordan sonra aynı mekanizma içinde dördüncü bir eksper atanmaz, süreç kapanır. Yargı yolunu düzenleyen hükümler ise başka metinlerdedir — dava ve tahkim hakkı Karayolları Trafik Kanunu m.97 ile 5684 sayılı Kanun m.30’da düzenlenir. İdari nitelikli bir ekspertiz usulü, kanunla tanınmış hak arama yolunu kapatmaz.

Pratikte bunun anlamı şudur: hakem eksper raporuna dayanılarak yapılan ödeme, hak sahibini bağlayan kesin bir hüküm değildir. Rapor, mahkemede veya tahkimde diğer deliller gibi değerlendirilir; hâkim veya hakem heyeti gerekli görürse bilirkişi incelemesine başvurur. Rapordaki tespitlere itirazınız varsa bunların gerekçeleriyle ortaya konması gerekir.

Sigorta Şirketine Avukatsız Başvuru ve Dava Şartları

Sigorta şirketine başvuru avukatsız yapılabilir; kanun başvuru için vekil zorunluluğu öngörmez. Karayolları Trafik Kanunu m.97 yalnızca şunu arar: zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması. Sigorta kuruluşu başvuruyu 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Başvuruyu kendi adına yürütecek kişinin dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır: belgelerin teslim tarihinin ispatlanabilir olması, talebin ve gerekçesinin yazılı olarak kayda geçirilmesi, gelen cevabın ya da cevapsızlığın belgelenmesi. Tahkim yoluna gidilecekse talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması aranır (5684 s.K. m.30/13); bu belge yoksa başvuru esasa girilmeden reddedilebilir.

Dava aşamasında tablo değişir. Sigorta şirketine karşı açılacak dava ticari dava olduğu için arabuluculuk dava şartı devreye girer, dilekçenin HMK m.119’daki unsurları taşıması gerekir ve vakıaların hangi delille ispat edileceğinin tek tek gösterilmesi beklenir. Dosyanın büyüklüğüne göre bu aşamada hukuki destek almak tercihe bağlıdır.

Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır? Adım Adım

  1. Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır ve teslim tarihi belgelenir (KTK m.97).
  2. 15 günlük cevap süresi beklenir; cevap gelmezse veya talebi karşılamazsa yargı yolu açılır.
  3. Sigorta şirketi davalı gösterilecekse arabulucuya başvurulur (TTK m.5/A); anlaşmama tutanağı alınır.
  4. Görevli mahkemeye — sigortacı davalıysa asliye ticaret, yalnız sürücü/işleten davalıysa asliye hukuk — dava dilekçesi verilir.
  5. Yetkili yer KTK m.110/2 ve Genel Şartların C.7 maddesindeki seçenekler arasından belirlenir.
  6. Talep sonucu bakiye üzerinden kurulur, ödenen tutar mahsup edilir, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulur.
  7. Harç ve gider avansı yatırılır; değer kaybı maddi zarar olduğu için peşin karar-ilam harcı dörtte bir oranındadır.

Değer Kaybı Davası Ne Kadar Sürer?

Resmî istatistik bu soruya sayısal bir referans verir. Adalet Bakanlığı’nın Adalet İstatistikleri 2025 yayınına göre tazminat davalarının ortalama görülme süresi 509 gün, asliye ticaret mahkemelerinin genel ortalaması ise 383 gündür. Kanun yolu aşaması ayrıdır: bölge adliye mahkemelerinde hukuk dosyalarının elden çıkarılma süresi ortalama 393 gün, Yargıtay hukuk daireleri için 186 gündür.

Bu rakamlar ortalamadır, taahhüt değildir; dosyanız daha kısa da daha uzun da sürebilir. Ayrıca dava öncesindeki zorunlu aşamalar bu sürelerin dışındadır — sigortaya başvuru için 15 gün (KTK m.97), arabuluculuk için altı hafta ve zorunlu hâlde iki hafta uzatma (TTK m.5/A) ayrıca hesaba katılır. Sigorta Tahkim Komisyonu yolunda ise hakemler için dört aylık azami süre öngörülmüştür (5684 s.K. m.30/16).

Ödeme Sonrası Dava mı, Tahkim mi?

Sigorta araç değer kaybını ödedikten sonra dava açmaya karar verildiğinde bakiye için iki yol vardır ve seçim yalnızca hıza göre yapılmaz. Tablo iki yolun kanuni çerçevesini karşılaştırır.

Sigorta Tahkim Komisyonu Asliye ticaret mahkemesi
Ön koşul Talebin olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi veya 15 iş günü cevapsızlık (m.30/13) KTK m.97 başvurusu + arabuluculuk dava şartı (TTK m.5/A)
Karar süresi Hakemler için en geç 4 ay (m.30/16) Ortalama görülme süresi istatistiğe bağlı
Talep reddedilirse vekâlet ücreti Tarifedeki ücretin beşte biri (m.30/17) Tarifeye göre tam
Hakem ücreti Komisyon tarafından karşılanır (m.30/18)
Kanun yolu Komisyon nezdinde itiraz (10 gün); tutar sınırını aşarsa temyiz — istinaf yolu yoktur Önce istinaf, parasal sınır aşılıyorsa ardından temyiz

Tahkim yolundaki parasal sınırlar, 5684 s.K. m.30/12 ve m.30/15’teki tutarların m.30/22 uyarınca yeniden değerlenmesiyle her yıl güncellenir. 22 Ocak 2026’dan itibaren geçerli sınırlara göre 35.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda verilen hakem kararları kesindir; 122.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda en az üç hakemden oluşan heyet zorunludur; 383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolu açıktır. Bu tutarlar değişebildiği için başvuru öncesinde Sigorta Tahkim Komisyonu‘nun kendi duyurularından teyit edilmesi gerekir. İtiraz ve temyiz aşamasının işleyişi Sigorta Tahkim Komisyonu kararına itiraz yazısında anlatılıyor.

Seçimde gözden kaçan bir nokta daha var: uyuşmazlık mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine intikal etmişse, artık Komisyona başvurulamaz (5684 s.K. m.30/14). Yani “önce tüketici hakem heyetine verelim, olmazsa tahkime gideriz” yaklaşımı tahkim yolunu kapatır. Değer kaybı uyuşmazlıklarında doğru mercii Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkemedir.

Talep edeceğiniz tutarın büyüklüğünü önceden görmek isterseniz sitedeki araç değer kaybı hesaplama aracını kullanabilirsiniz. Dosyanızın hangi yolla yürütüleceği, ödenen tutar, kusur durumu ve elinizdeki belgelere göre değişir; süreci birlikte değerlendirmek için araç değer kaybı avukatı sayfasındaki iletişim kanallarından ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sigorta değer kaybını ödedi, yine de dava açabilir miyim?

Evet. Sigorta araç değer kaybını ödedikten sonra dava açma hakkı sona ermez. Ödenen tutar gerçek zararı karşılamıyorsa bakiye için dava veya tahkim yoluna gidilebilir. Hakkı sınırlayan şey ödemenin kendisi değil, ödeme sırasında imzalanmış tazminat miktarına ilişkin bir anlaşmanın bulunup bulunmamasıdır.

Değer kaybı için ibraname imzaladım, hakkım tamamen bitti mi?

Hayır. KTK m.111/2 uyarınca tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz olduğu açıkça belli anlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Bedel içermeyen ibraname ise makbuz niteliği dahi taşımaz. Sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar m.111/1 gereği kesin hükümsüzdür.

Değer kaybı davası zamanaşımı ne kadardır?

KTK m.109 uyarınca zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, maddi tazminat talepleri için de o uzun süre geçerli olur.

Değer kaybı ödemesine itiraz süresi kaç gündür?

Ödemeye itiraz için mevzuatta özel bir hak düşürücü süre yoktur. Sınırı KTK m.109 zamanaşımı ve imzalanmış anlaşma varsa KTK m.111/2’deki iki yıl belirler. Sık tekrarlanan “15 gün içinde itiraz edilmezse hak düşer” ifadesinin kanuni karşılığı bulunmamaktadır; KTK m.97’deki 15 gün sigortacının cevap süresidir.

Aldığım değer kaybı parasını dava açmak için geri vermem gerekir mi?

Hayır. Alınan tutar iade edilmez, bakiye talebinde mahsup edilir. Dilekçede toplam zarar ile ödenen tutar ayrı gösterilir ve aradaki fark talep edilir. Alacağın bir kısmı dava edilmişse HMK m.109/4 uyarınca talep, tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabilir.

Değer kaybı davası ticari dava mıdır, arabuluculuk zorunlu mudur?

Sigorta şirketine karşı açılan dava TTK m.4/1-a uyarınca mutlak ticari davadır; görevli mahkeme asliye ticarettir ve TTK m.5/A gereği arabuluculuk dava şartıdır. Yalnız sürücü veya işletene karşı açılan haksız fiil davasında bu şart aranmaz. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuruda da arabuluculuk gerekmez.

Hakem eksper raporu nihai ise dava yolu kapanır mı?

Hayır. Nihailik ekspertiz sürecinin kendi içinde geçerlidir; o rapordan sonra aynı mekanizmada yeni eksper atanmaz. Dava ve tahkim hakkı ise KTK m.97 ile 5684 sayılı Kanun m.30’da düzenlenmiştir. Rapor, yargılamada diğer deliller gibi değerlendirilir.

Değer kaybı davası hangi yerde açılır?

KTK m.110/2 üç seçenek sunar: sigortacının şubesinin bulunduğu yer, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ve kazanın meydana geldiği yer. Genel Şartların C.7 maddesi buna zarar görenin ikametgâhının bulunduğu mahkemeyi de ekler.

İhtirazi kayıt nedir, ödeme bildirimine nasıl yazılır?

İhtirazi kayıt, bir ödemeyi alırken haklardan vazgeçilmediğini gösteren çekincedir. Ödeme bildirimine verilecek yazılı cevapta, ödenen tutarın zararın tamamını karşılamadığı ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtilir. Beyanın tarihli olması ve gönderiminin belgelenmesi gerekir.

Değer kaybı ödemesi geç yapıldıysa faiz talep edebilir miyim?

Evet. KTK m.99 sigortacıya, belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yükümlülüğü getirir. Bu süre dolduktan sonra sigortacı temerrüde düşer ve gecikilen dönem için faiz istenebilir. Sürenin başlangıcı dilekçe tarihi değil, belgelerin teslim tarihidir.

Değer kaybı davası ne kadar sürer?

Adalet İstatistikleri 2025’e göre tazminat davalarının ortalama görülme süresi 509 gün, asliye ticaret mahkemelerinin genel ortalaması 383 gündür. Bu rakamlar ortalamadır; dava öncesi başvuru ve arabuluculuk aşamaları bu sürelerin dışındadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi belgeleri, kusur durumu ve tarihleri çerçevesinde değerlendirilir. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir