Hukuk

Araç Değer Kaybı Tazminatı Dava Dilekçesi Örneği

Araç Değer Kaybı Tazminatı Dava Dilekçesi Örneği

Araç değer kaybı dava dilekçesi, kaza sonrası onarılan aracın ikinci el piyasa değerinde kalan düşüşün mahkeme yoluyla tahsili için hazırlanan dilekçedir. Sigorta şirketine verilen başvuru dilekçesinden farklıdır: başvuru dilekçesi bir talep yazısıdır, dava dilekçesi ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119’daki zorunlu unsurları taşımak zorunda olan bir usul işlemidir ve eksikliği davanın açılmamış sayılmasına kadar gidebilir.

Makale İçeriği

Bu yazıda, dilekçenin taşıması gereken unsurları, görevli ve yetkili mahkemeyi, arabuluculuğun hangi davada zorunlu olduğunu, değer kaybı ile araç mahrumiyet bedelinin aynı dilekçede nasıl istendiğini ve 2026’daki iki kırılmanın — 1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile 31 Temmuz’da belirsiz alacak davasını kaldıran değişikliğin — dilekçeye nasıl yansıdığını, doldurulmaya hazır bir dilekçe örneğiyle birlikte aktarıyoruz.

Özet

Değer kaybı davası, sigortadan alınamayan ya da eksik ödenen tutar için açılır; dilekçenin gövdesini kusur, zarar ve hukuki sebep üçlüsü taşır.

  • Dilekçe HMK m.119’daki on bendi taşır. Mahkeme adı, dava değeri, vakıalar, vakıa–delil eşleştirmesi ve hukuki sebepler için ek süre verilmez; diğer eksiklikler bir haftalık kesin sürede tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
  • Sigorta şirketine karşı açılan dava ticari davadır, asliye ticaret mahkemesinde görülür ve arabuluculuk dava şartıdır; yalnız kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan davada (iki taraf da tacir değilse) bu şart aranmaz.
  • Değer kaybı zorunlu trafik sigortası teminatı içindedir; araç mahrumiyet bedeli KTK m.92/k gereği teminat dışıdır ve kusurlu sürücü ile işletenden istenir. İkisi tek dilekçede, ayrı kalemler hâlinde talep edilir.
  • 1 Temmuz 2026’dan itibaren değer kaybı, aracın kazadan önceki ve onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri farkına göre belirlenir; katsayı formülünün dayanağı olan Ek-1 yürürlükten kaldırılmıştır.
  • Belirsiz alacak davası kalktı: HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırıldı. Dava kısmi dava olarak açılır, talep HMK m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılır.
  • Tazminatın tahsilini güvenceye almak için istenecek koruma ihtiyati tedbir değil ihtiyati hacizdir (İİK m.257).
  • Dava, öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır (KTK m.109); arabuluculukta geçen süre zamanaşımını durdurur.

Araç Değer Kaybı

Trafik kazaları sonrasında araç sahiplerinin sıkça karşılaştığı kavramlardan biri olan araç değer kaybı, bir aracın, kazadan önceki piyasa değerine göre, hasar alması nedeniyle uğradığı değer düşüşünü ifade eder. Bu kavram, özellikle ikinci el pazarında aracın satılabilirlik değerini etkileyen önemli bir unsurdur. Kısaca, araç tamir edilse dahi, kaza geçmişi nedeniyle piyasa değeri önceki seviyesine dönmez ve bu fark araç değer kaybını oluşturur.

Araç değer kaybı yalnızca fiziksel hasar ile sınırlı değildir. Örneğin, bir aracın hasarının sigorta kaydına yansıması ya da bazı parçalarının değiştirilmesi, aracın “orijinal” statüsünü kaybetmesine neden olabilir. Bu durum, ileride aracın satışında ekonomik kayıplara yol açar. Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi, bu kaybın tazmini için gereken hukuki süreci başlatmak amacıyla hazırlanır.

Değer kaybı hesaplanırken dikkate alınan bazı kriterler şunlardır: aracın modeli, markası, yaşı, kilometresi, pazar değeri, kazanın boyutu ve hasarın kapsamı. Özellikle, hasarın aracın şasisi ya da ana yapısal unsurlarını etkileyip etkilemediği de kritik bir değerlendirme faktörüdür.

Bu ölçütler 1 Temmuz 2026’dan itibaren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.5 maddesinde açık bir listeye bağlanmıştır: aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark. Tespiti, atanacak sigorta eksperi yapar. Dilekçede zararı anlatırken bu ölçütlere tek tek değinmek, bilirkişinin hangi başlıkları inceleyeceğini de baştan çerçevelemek anlamına gelir.

Bu kapsamda, araç değer kaybı talebi ile araç sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanır. Ancak bu tazminat talebinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için gerekli belgelerin hazırlanması ve sürecin titizlikle takip edilmesi gerekir. Hem sigorta şirketleriyle iletişimde hem de dava süreçlerinde bilinçli adım atılması, araç değer kaybının tahsil edilmesinde büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki, bu hak hem kanunlarla hem de yargı kararıyla desteklenmektedir.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Neye Dayanır?

Bir trafik kazası sonucu araçtaki değer kaybı, hukuki anlamda önemli bir zararı ifade etmektedir. Araç değer kaybı tazminatı, bu zararın giderilebilmesi adına ilgili şartları ve tarafların sorumluluklarını esas alır. Peki bu tazminat hangi hukuki temellere dayanır ve nasıl talep edilebilir? Gelin, bu sürecin dayanak noktalarını birlikte inceleyelim.

1. Türk Borçlar Kanunu ve Sorumluluk İlkesi:
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi, bir kişinin kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışıyla başkasına zarar vermesi durumunda, bu zarardan sorumlu olacağını hüküm altına almıştır. Trafik kazasında karşı tarafa ait kusurlu davranış, araçta oluşan değer kaybının tazmini için temel hukuki dayanaklardan biridir.

2. Karayolları Trafik Kanunu:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, kazaya sebebiyet veren kişilerin ve onların sigortacılarının, zararların karşılanmasından sorumlu olduğunu öngörmektedir. Araç değer kaybı da bu zararlar arasında yer alır; uygulamada çoğunlukla önce sigorta şirketinden istenir, ancak kusurlu sürücü ve işletene doğrudan başvurmak da mümkündür.

Kanunun 85. maddesi bu sorumluluğun çerçevesini çizer: bir motorlu aracın işletilmesi “bir şeyin zarara uğramasına” sebep olursa, aracın işleteni doğan zarardan sorumludur. Bu sorumluluk kusura değil, aracın işletilmesi tehlikesine dayanır; bu yüzden işleten —kural olarak sicilde araç sahibi görünen kişi; uzun süreli kiralamada kiracı (KTK m.3)— kaza anında direksiyonda olmasa bile davalı gösterilir. Maddenin son fıkrası işleteni sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutar. Sürücünün sorumluluğu ise Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerinden doğar ve işletenle birlikte müteselsil sorumluluk oluşur.

3. Sigorta Şirketlerinin Yükümlülükleri:
Kusurlu tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortası, kazaya karışan diğer araç için oluşan değer kaybını karşılamakla yükümlüdür. Sorumluluk, kaza tarihindeki poliçenin araç başına maddi teminat limitiyle sınırlıdır ve bu limit hasar bedeli ile değer kaybını birlikte karşılar. Sigortacı, poliçeden doğan savunmalarını (sürücünün alkollü ya da ehliyetsiz olması gibi) zarar görene karşı ileri süremez; bunlar ancak kendi sigortalısına rücu sebebidir (KTK m.95). Ancak sigorta şirketi süreçte talep edilen tutarı ya eksik ödeyebilir ya da tamamen reddedebilir. Bu durumda hukuki süreç başlatmak gerekebilir.

Bu yükümlülüğün iki ayrı süresi vardır ve karıştırılmamalıdır. Kanunun 97. maddesi, sigortacıya yazılı başvurudan sonra 15 gün içinde yazılı cevap verilmemesi ya da verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava veya tahkim yolunun açılacağını söyler. 99. madde ise ödemeye ilişkindir: genel şartlarda belirlenen belgeler sigortacıya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapılması zorunludur. Yaygın olarak yazılan “sigorta 15 gün içinde ödeme yapmak zorundadır” cümlesi bu iki süreyi birbirine karıştırır; 15 gün cevap, sekiz iş günü ödeme süresidir ve temerrüt faizi ikincisinin sonunda işlemeye başlar.

4. Araçta Değer Kaybı Kriterleri:
Değer kaybı tazminatında, aracın yaşı, kilometresi, hasar geçmişi, piyasa değeri ve tamir işlemleri gibi kriterler dikkate alınır. Bu unsurları inceleyen bir eksper raporu, talep edilen tazminatın hesaplanmasında önemli bir araçtır.

Sonuç olarak, araç değer kaybı tazminatı, haksız bir olaydan kaynaklanan zararın giderilmesi amacıyla TBK, KTK ve ilgili sigorta mevzuatlarına dayanarak talep edilebilir. Her dava özel bir niteliğe sahip olduğundan, hak iddia eden tarafın doğru belgelerle ve gerekçelerle başvuru yapması sürecin başarılı bir şekilde yönetilmesinde önem taşır.

Araç Değer Kaybı Talebi için Gerekli Belgeler

Araç değer kaybı talebinde bulunmak isteyenlerin, taleplerini destekleyecek belirli belgeleri hazırlaması oldukça önemlidir. Bu belgeler, talebin daha hızlı işleme alınmasını sağlamakla birlikte sürecin daha sağlıklı işlemesine yardımcı olur. Araç değer kaybının hesaplanması ve ilgili taraflara sunulması için çeşitli dokümanlara ihtiyaç duyulur. İşte, araç değer kaybı talebi sırasında gerekli olan başlıca belgeler:

1. Kaza Tespit Tutanağı

Kazanın ardından düzenlenen kaza tespit tutanağı, olayın yerini, zamanını, karışan araçları ve kazanın oluş şeklini gösterir. Kolluk tutanağında kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiği yazılır; anlaşmalı tutanakta ise taraflar kazayı kendi beyanlarıyla kayda geçirir. Bu belge, talepte bulunacak kişinin haklılığını kanıtlamak adına önem taşır.

Burada sık yapılan bir beklenti hatası vardır: kolluğun düzenlediği tutanakta yüzdeli bir kusur oranı yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 156. maddesi, tutanağı düzenleyenlerin kusur oranı belirtmeksizin yalnızca kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazacağını söyler. Oranı, davada bilirkişi belirler. Anlaşmalı (tarafların kendi doldurduğu) tutanakta ise sistem yalnızca %0, %50 ve %100 sonuçlarını üretir; mahkemede bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir ve ara bir oran verebilir. Dilekçede “tutanağa göre karşı taraf %100 kusurludur” demek yerine, ihlal edilen kuralı gösterip kusur tespitini mahkemeden istemek daha sağlam bir kurgudur.

Olay yerinden kaldırılmış araçların karıştığı ve yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazalarda kolluk tutanak düzenlemez; hasar tespiti sigortaya ya da mahkemeye başvuruyla yapılır (KTY m.156/a-5). Anlaşmalı tutanaktaki kusur sonucuna, bildirimden itibaren 5 iş günü içinde ve yeni bilgi-belge sunarak sigorta şirketine bir kez itiraz edilebilir. Bu süre kaçsa bile hak bitmez: uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da mahkemeye taşınabilir (2017/18 sayılı Genelge m.4/1 ve m.4/3).

2. Ekspertiz Raporu

Aracın teknik detaylarını ve kazadan sonra oluşan hasarın boyutlarını inceleyen eksper raporu, hazırlanan taleplerde kritik rol oynar. Ekspertiz raporu, aracın uğradığı kaybın maddi miktarını da hesaplamaya olanak sağlar.

1 Temmuz 2026’dan sonra bu belgenin niteliği değişmiştir. Genel Şartlar’ın A.5 maddesi, araç hasarı için eksper atanmışsa aynı eksperin değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer vereceğini düzenler. Yani hasar dosyasında ayrıca “değer kaybı raporu” talep etme ve bunun için ayrı ücret ödeme gereği ortadan kalkmıştır. Eksper raporuna itiraz, EKSİST üzerinden yapılan bildirimden itibaren 3 iş günü içinde yapılır (SEDDK 2022/12 sayılı Genelge m.6/1). Rapordaki tutarı düşük buluyorsanız bağımsız bir eksperden de rapor aldırabilirsiniz. Bu rapor mahkeme bilirkişisinin raporu değil, HMK m.293 anlamında uzman görüşüdür; HMK m.323/1-e’deki bilirkişi ücreti kalemi mahkemenin atadığı bilirkişiyi anlatır. Buna rağmen Yargıtay, zorunlu trafik sigortası dosyasında hak sahibinin ödediği ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak sigortacıya yüklenmesini onamıştır (Yargıtay 4. HD 23.09.2024, E.2022/12068, K.2024/8017). Fatura ve ödeme dekontunu dilekçeye eklemek bu yüzden önemlidir.

3. Hasar Fotoğrafları

Kazadan hemen sonra çekilen hasar fotoğrafları, aracın gördüğü zararı belgelendirir. Fotoğraflar, mahkeme ya da sigorta işlemlerinde görsel bir kanıt niteliğindedir.

4. Araç Ruhsatı

Araç ruhsatı, aracın sahibi veya kullanıcısı tarafından sunulması gereken zorunlu belgelerden biridir. Ruhsat, aracın kimlik belgesi olarak değerlendirilir ve talep için mutlaka hazır bulundurulmalıdır.

5. Trafik Sigorta Poliçesi

Davalı gösterilecek sigorta şirketi, kusurlu aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu trafik sigortası poliçesine göre belirlenir. Poliçe sureti, Genel Şartlar Ek-6’da sigortaya başvuru için istenen belgeler arasında yer almaz; ancak dava dilekçesinde doğru şirketi ve poliçe numarasını gösterebilmek için bu bilgi gerekir. Bilgi; tutanaktan, sigorta şirketinin hasar yazışmalarından ya da Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sorgularından edinilir.

6. Ekstra Masraflar ve Faturalar

Onarım faturası, hasarın hangi parçalarda ve nasıl giderildiğini gösterir. Değer kaybı bu faturanın bir yüzdesi olarak hesaplanmaz; ama hasar gören kısımlar ve parça değişimi, Genel Şartlar A.5/a’daki ölçütlerin parçasıdır. İkame araç kirasına ait faturalar ise değer kaybını değil, ayrı bir kalem olan araç mahrumiyet bedelini ispatlar. Bu belgeler, talepte istenen her kalemin dayanağını ayrı ayrı oluşturur.

İkame araç kirasına ve serviste geçen güne ait belgeleri ayrı bir klasörde tutmakta yarar vardır. Bu kalem değer kaybından farklı bir hukuki temele oturur ve aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır; kiralama faturası şart değildir, ancak serviste kalınan gün sayısı belgelenmezse mahrumiyet talebi bilirkişi aşamasında en çok budanan kalem olur.

Belirtilen bu belgeler, Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi kapsamında gerekli görülen dokümanlardan bazılarıdır. Belgelerin eksiksiz şekilde hazırlanması, sürecin hızlanması ve talebin olumlu sonuçlanması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle, başvuru öncesinde tüm evrakların eksiksiz olduğundan emin olunması gerekir. Bu belgeler ile daha sağlam bir hukuki zemin oluşturabilir ve hakkınızı etkili bir şekilde savunabilirsiniz.

Sigortaya başvuruda istenecek belgeler Genel Şartlar Ek-6‘da sayılıdır ve KTK m.99’daki sekiz iş günlük ödeme süresi bu belgelerin sigortacıya ulaşmasıyla başlar. Ek-6’nın “Araç Hasarları ve Değer Kaybı” bölümü şunları ister: kaza tespit tutanağının tasdikli sureti ya da taraflar arasında tutulan tutanak (varsa ifade veya görgü tespit tutanakları), zarar gören araca ait ruhsat, varsa hasarlı araca ve kaza yerine ait fotoğraf ve görüntüler, banka ve IBAN bilgileri, ekspertiz yapıldıysa eksper raporu ve varsa doğrulanmış cep telefonu numarası. Sigortacı sonradan haklı olarak yeni bir belge isterse süre o belgenin iletilmesinden itibaren işler; tazminat hakkını etkilemeyen belgeyi ise isteyemez (Genel Şartlar B.2/2.1). Dava dilekçesinin ekleri bundan geniştir: sigortaya başvurunun ve cevapsızlığın ispatı, arabuluculuk son tutanağı ve vekâletname de eklenir.

Değer Kaybı Dava Dilekçesinde Bulunması Zorunlu Unsurlar Nelerdir?

Dava dilekçesinin içeriği Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119’da on bent hâlinde (a, b, c, ç, d, e, f, g, ğ, h) sayılmıştır ve bu unsurlar isteğe bağlı değildir. Maddenin ikinci fıkrası bir ayrım yapar: mahkemenin adı, dava konusunun değeri, vakıaların özeti, delillerin gösterilmesi ve hukuki sebepler (a, d, e, f, g) için hâkim ek süre vermez. Diğer eksiklikler için bir haftalık kesin süre verilir; bu sürede tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Ek süre verilmeyen beş bentteki eksiklik davayı kendiliğinden düşürmez, sonucunu yargılamada gösterir: dilekçede yer almayan vakıa ispat edilemez, gösterilmeyen delile sonradan dayanmak zorlaşır. Hukuki sebebin hiç ya da yanlış gösterilmesi ise davayı kaybettirmez; hâkim Türk hukukunu resen uygular (HMK m.33). Aşağıdaki tablo, her unsurun değer kaybı dosyasında nasıl karşılandığını gösterir.

Unsur (HMK m.119)Değer kaybı dosyasında karşılığıEksikliğin sonucu
Mahkemenin adıSigortacı davalıysa Asliye Ticaret, yalnız sürücü/işleten davalıysa Asliye HukukEk süre verilmez
Tarafların ad, soyad ve adresleriKusurlu sürücü, ruhsat sahibi (işleten) ve sigorta şirketi1 haftalık kesin süre
Davacının T.C. kimlik numarasıAraç malikinin kimlik numarası1 haftalık kesin süre
Vekilin bilgileriVekâletnameyle birlikte sunulur1 haftalık kesin süre
Dava konusu ve değeriHarca esas değer; kısmi davada şimdilik istenen asgari tutarEk süre verilmez
Vakıaların sıra numaralı özetiKaza anı, kusur, onarım, değer kaybının doğuşuEk süre verilmez
Her vakıanın hangi delille ispat edileceğiTutanak–kusur, eksper raporu–zarar, fatura–onarım eşleştirmesiEk süre verilmez
Hukuki sebeplerKTK m.85, 90, 91, 95, 97, 99, 109, 110; TBK haksız fiil hükümleri; HMK; ZMSS Genel ŞartlarıEk süre verilmez; hâkim hukuku resen uygular (HMK m.33)
Talep sonucu ve imzaDeğer kaybı, varsa mahrumiyet bedeli, faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretiTalep sonucu dışına çıkılamaz; imza eksikse 1 haftalık kesin süre

Bu tabloda en sık boş bırakılan satır yedincisidir. Vakıaların altına delil listesi eklenir ama hangi vakıanın hangi delille ispat edileceği eşleştirilmez. Oysa maddenin lafzı “iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği” der. Kusur iddiasının karşısına görgü tespit tutanağı ve kamera kaydı, zarar iddiasının karşısına eksper raporu ve onarım faturası yazıldığında dilekçe hem usule uygun hem de bilirkişi için okunaklı hâle gelir.

Sekizinci satır da çoğu örnekte “TMK, HMK, TBK ve sair yasal mevzuat” şeklinde geçiştirilir. Değer kaybı davasının asıl dayanağı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu‘dur: işletenin sorumluluğu m.85’te, sigortacıya başvuru ve cevap süresi m.97’de, ödeme süresi m.99’da, zamanaşımı m.109’da, yetkili mahkeme m.110’da düzenlenmiştir. Bu maddeleri tek tek yazmak, dilekçeyi şablon olmaktan çıkarır.

Dava Açma Süreci ve Hukuki Dayanaklar

Araç değer kaybı ile ilgili dava açma süreci, kazanın meydana gelmesinden itibaren belirli bir sistematikle işlemektedir. İlk aşamada, meydana gelen zararların belgelenmesi ve ilgili taraflardan temin edilen tüm evrakların eksiksiz bir şekilde hazırlanması gerekmektedir. Bu süreç hem zaman açısından hem de hukuki usul açısından oldukça hassastır.

Yasal olarak, araç değer kaybı talepleri Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine dayanır. Araç değer kaybı talep eden kişiler, öncelikle kazanın sebebiyet verdiği zararların ekspertiz raporlarıyla tespit edilmesini sağlamalıdır. Sigortanın atadığı eksperin raporu ve varsa kendi aldırdığınız uzman raporu, aracın ikinci el piyasa değerindeki düşüşü açıklar; mahkeme ise tutarı kendi atadığı bilirkişiye inceletir.

Sigorta şirketine dava açmadan önce zorunlu bir ön aşama vardır: KTK m.97 uyarınca zarar görenin sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir; bu şart yalnız sürücü ve işletene karşı açılan davada aranmaz. Sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermez ya da cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Bu başvurunun nasıl yazılacağını araç değer kaybı başvuru dilekçesi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Tahkim yolunu seçecekseniz bir ayrıntıya dikkat edin: SEDDK’nın 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri uyarınca sigortacı, mevzuattaki süre içinde eksper atadığını ve raporun kendisine yüklenemeyecek sebeplerle tamamlanamadığını Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemi üzerinden belgelerse, salt cevapsızlık uyuşmazlık sayılmaz ve Komisyon başvurusu ön incelemede değerlendirme dışı kalır. Trafik sigortasında beklenecek cevap süresi 15 iş günü değil, KTK m.97’deki 15 gündür.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Görevli mahkeme, davalının kim olduğuna göre değişir. Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a kapsamında ticari dava sayılır ve m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan dava ise haksız fiile dayandığı için kural olarak asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır; ancak davacı ile davalının ikisi de tacirse ve kaza her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse (örneğin iki şirket aracı) dava TTK m.4/1’in ilk cümlesi gereği yine ticari dava olur. Sigorta şirketi, sürücü ve işleten birlikte dava edilecekse dava uygulamada asliye ticaret mahkemesinde açılır; arabuluculuk sürecine sürücü ve işleteni de dahil etmek, sonradan görev ya da dava şartı tartışması çıkmasının önüne geçer.

Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde dava asliye hukuk mahkemesine açılır; TTK m.5/4 uyarınca bu durumda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez, mahkeme davaya devam eder.

Yetki bakımından KTK m.110/2 üç seçenek tanır: dava sigortacının şubesinin bulunduğu yer, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ya da kazanın olduğu yer mahkemesinde açılabilir. Bunlara genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi eklenir. Kanunda yer almayan iki seçeneği ise poliçenin parçası olan Genel Şartlar tanır: C.7 maddesi, davanın sigortacının merkezinin bulunduğu yerde ve zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde de açılabileceğini düzenler. Uygulamada çoğu kişi kaza yerinde dava açar; oysa kendi ilinizde dava açmak, dosyayı yakından takip etmenizi sağlar.

Arabuluculuk Dava Şartı Hangi Davada Zorunludur?

“Değer kaybı davasında arabuluculuk zorunludur” cümlesi eksiktir ve hak kaybına yol açabilir. TTK m.5/A, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar. Şart, davanın ticari niteliğine bağlıdır:

  • Sigorta şirketine karşı dava: ticari dava → arabuluculuk dava şartı vardır. Hiç arabulucuya gidilmeden dava açılırsa dava başka işlem yapılmadan usulden reddedilir; arabulucuya gidilmiş ama son tutanak eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, sunulmazsa dava usulden reddedilir (HUAK m.18/A-2).
  • Yalnız kusurlu sürücü ve işletene karşı dava: haksız fiile dayanan adi dava → bu şart aranmaz (kaza iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili değilse).
  • Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru: dava değil tahkim yolu olduğu için arabuluculuğa gerek yoktur.

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci altı hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m.5/A). Başvuru adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır ve büroya başvurulduğu andan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur (HUAK m.18/A-15). Taraflar anlaşamazsa iki saatlik arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (HUAK m.18/A-13); yani anlaşmama hâlinde bu kalem cebinizden çıkmaz.

Bu zorunlu yolun yanında Genel Şartlar’ın C.7 maddesi ayrı bir ihtiyari arabuluculuk kapısı da açar: sigortacı, başvurudan itibaren 15 gün içinde anlaşamadığı tutar için arabulucuya gidebilir, anlaştığı tutarı ise öder; hak sahibi de arabulucuya başvurabilir ve sigortacıya dava açılmış olması buna engel değildir. Bu usulde hak sahibi avukatla temsil edilirse vekâlet ücretini sigortacı öder.

Mercii seçiminde dikkat edilecek bir nokta daha var. 5684 sayılı Kanun m.30/14, mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulamayacağını düzenler. Dava ile tahkim bu yüzden birbirinin alternatifidir; aynı talep için ikisi birlikte yürütülmez. “Önce tüketici hakem heyetine gidin” tavsiyesi de tahkim yolunu kapatabilir. Tahkimin bir avantajı m.30/17’de gizlidir: talebiniz reddedilirse aleyhinize hükmedilecek vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde yazılı tutarın beşte biridir. Hakemler, yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir (m.30/15).

Belirsiz Alacak Davası mı, Kısmi Dava mı Açılmalı?

Bu sorunun cevabı 31 Temmuz 2026’da değişti. Değer kaybının tutarı dava açılırken çoğunlukla kesin olarak bilinemez; bilirkişi raporuyla ortaya çıkar. Yıllarca bu durumda belirsiz alacak davası açılıyordu. Ancak 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün internette dolaşan dilekçe şablonlarının neredeyse tamamı hâlâ bu mülga maddeye atıf yapmaktadır.

Yerine geçen düzenleme, 7589 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkradır: “Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.” Yani değer kaybı davası artık kısmi dava olarak açılır ve bilirkişi raporundan sonra talep, bu fıkraya dayanılarak tek seferde artırılır.

Konu31 Temmuz 2026 öncesiBugün
Dava türüBelirsiz alacak davası (HMK m.107)Kısmi dava (HMK m.109)
Talebin artırılmasıHâkimin vereceği iki haftalık kesin süre içindeBir defaya mahsus, tahkikat sona erene kadar
ZamanaşımıTüm alacak için dava tarihinde kesilirdiArtırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır
Islah gereğiGerekmezdiArtırım için ıslaha gerek yok

Bir geçiş kuralı vardır ve gözden kaçırılmamalıdır: 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 10. fıkrası uyarınca mülga m.107, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam eder. Ölçüt olay tarihi değil, dava tarihidir. 31 Temmuz 2026’dan önce açtığınız derdest bir dosyanız varsa eski rejim, bugün açacağınız dava için yeni rejim geçerlidir. Kısmi dava ile belirsiz alacak davası arasındaki farkları belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki fark yazımızda ayrıntılandırdık.

Islah kurumu ise yerinde durmaktadır (HMK m.176-177) ancak artık artırım için zorunlu değildir. Islah yoluna aynı davada yalnızca bir kez, tahkikat sona erene kadar başvurulabilir. Yeni m.109/4’teki artırım imkânı da bir defaya mahsus olduğu için, talebi yükseltmeden önce bilirkişi raporuna itirazların ve varsa ek rapor sürecinin tamamlanmasını beklemek gerekir.

Harç tarafında da bir ayrım vardır. Harçlar Kanunu m.28/a, nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin alınacağını söyler; maddede geçen yirmide bir oranı yalnızca ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan davalara özgüdür. Değer kaybı maddi zarara ilişkin olduğu için indirimli oran işlemez. Yargılama giderleri ve harçların iadesi konusunu araç değer kaybı başvuru ücretleri yazımızda tablolaştırdık.

Süre bakımından son sınırı KTK m.109 çizer: motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini talepleri, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m.109/2). Ancak yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazada bu uzama genellikle işlemez, çünkü taksirle mala zarar vermek suç değildir; yaralanmalı kazada ise taksirle yaralama suçunun süresi araç zararını da kapsar. Zamanaşımının sürücü ya da işletene karşı kesilmesi sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilmesi onlara karşı da kesilmesi sonucunu doğurur (m.109/3). Ayrıntı için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Dava süresince, mahkeme bilirkişi incelemesi yapabilir. Bu incelemenin sonuçlarına dayanarak karar verilir. 31 Temmuz 2026’dan beri duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez; bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini göstererek daha uzun süre belirleyebilir (HMK m.147/3). Aynı zamanda, mağdur olan tarafın vekil ücreti, değer kaybı bedelleri ve yargılama masrafları da karşı taraftan talep edilebilir. Bu yüzden hukuki dayanakların doğru anlaşılması, sürecin daha etkin ilerlemesini sağlar.

Değer Kaybı ve Araç Mahrumiyet Bedeli Aynı Dilekçede İstenebilir mi?

Evet, aynı dilekçede istenebilir; ancak ikisi farklı hukuki temele oturduğu için ayrı kalemler hâlinde ve ayrı davalılara yöneltilerek talep edilmelidir. Değer kaybı, araçta kalıcı olarak oluşan doğrudan zarardır. Araç mahrumiyet bedeli (kullanım kaybı, ikame araç bedeli) ise aracın serviste kaldığı süre boyunca ondan yararlanamamaktan doğan dolaylı zarardır.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a, Maddi Zararlar Teminatı’nı “zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan mallar üzerindeki azalma” olarak tanımlar. Kullanımdan yoksun kalma bu tanımın dışında kalır; KTK m.92/k da “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları” açıkça teminat dışı sayar. Yargıtay da aracın tamir süresince mahrum kalınan kazanç kaybı ve araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların zorunlu trafik sigortası teminatı dışında kaldığını belirtmiştir (Yargıtay 17. HD 10.07.2014, E.2014/11679, K.2014/11070). Bu nedenle araç mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortasından değil, kusurlu sürücü ve işletenden istenir. Teminat dışılık hakkı ortadan kaldırmaz, yalnızca muhatabı değiştirir.

KalemHukuki niteliğiKimden istenirDayanak
Değer kaybıDoğrudan zararSigorta şirketi + sürücü + işletenZMSS Gen. Şart. A.5/a · KTK m.85
Araç mahrumiyet bedeli / ikame araçDolaylı zarar (kullanım kaybı)Kusurlu sürücü + işletenTBK haksız fiil · KTK m.85 · teminat dışı: KTK m.92/k
Onarım (hasar) bedeli farkıDoğrudan zararSigorta şirketi + sürücü + işletenZMSS Gen. Şart. A.5/a
Kazanç kaybı (ticari araç)Dolaylı zararKusurlu sürücü + işletenTBK haksız fiil · teminat dışı: KTK m.92/k
Manevi tazminatTeminat dışı; yalnız kişilik hakkı zedelenmesinde (örneğin yaralanma)Yalnız sürücü + işletenKTK m.92/f · TBK m.56, m.58

Ticari araçlarda (taksi, minibüs, kamyonet, kiralık filo) mahrumiyet yerine kazanç kaybı talep edilir. Bu talepte aracın serviste kaldığı gün sayısı ile günlük net kazancın belgelenmesi gerekir; işletme defteri, hakediş kayıtları, plaka bazlı gelir dökümleri ve serviste giriş-çıkış tarihini gösteren belge birlikte sunulur. Belgesiz gün sayısı ya da götürü rakam üzerinden yapılan hesaplar, bilirkişi aşamasında en çok budanan kalemdir.

Mahrumiyet bedelinin hesabı, ispatı ve dilekçede nasıl kurulacağı ayrı bir konu olduğu için araç mahrumiyet tazminatında dilekçe örneği ve dava açma yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık. Bu yazıdaki dilekçe örneğinde ise iki kalem birlikte istendiğinde talep sonucunun nasıl yazılacağını göreceksiniz.

Araç Mahrumiyet ve İkame Araç Bedeli Nasıl Hesaplanır, Dilekçede Nasıl İstenir?

Mahrumiyet bedeli, aracın makul onarım süresi ile bu süre için emsal bir aracın günlük kira bedelinin çarpımıyla hesaplanır. Belirleyici olan, servisin fiilen ne kadar oyalandığından çok hasarın niteliğine göre makul olan onarım süresidir; parça bekleme gibi uzamalarda gecikmenin kaynağı ayrıca tartışılır. Gerçekte araç kiralamış olmak şart değildir: Yargıtay, kiralama belgesi sunulmasa da hâkimin zararı TBK m.50/2 uyarınca belirleyeceğini, makul tamir süresi ve ikame araç bedelinin bilirkişiyle saptanarak talebin kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. HD 29.09.2022, E.2021/26777, K.2022/11236).

Değer kaybı ile birlikte istendiğinde talep sonucunda iki kalem ayrı satırlarda ve ayrı davalılara yöneltilerek yazılır:

  • Değer kaybı için: “……… TL değer kaybı bedelinin, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline”
  • Araç mahrumiyet bedeli için: “……… gün × ……… TL hesabıyla şimdilik ……… TL araç mahrumiyet bedelinin davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline”
  • Faiz için: sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, sürücü ve işleten yönünden kaza tarihinden itibaren

Yalnız mahrumiyet bedeli dava edilecekse davalı sigorta şirketi değil, sürücü ve işletendir; dava kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır ve sigortacıya karşı açılan davadaki arabuluculuk şartı bu davada aranmaz. Araç pert olduysa mahrumiyet süresinin nasıl belirlendiğini pert araç mahrumiyet bedeli kaç gün yazımızda Yargıtay kararlarıyla anlattık.

Hasar Bedeli (Onarım Farkı) ile Değer Kaybı Aynı Davada Nasıl İstenir?

Sigorta onarım bedelini eksik ödediyse aradaki fark ile değer kaybı aynı dava dilekçesinde, ayrı kalemler olarak istenir; ikisi de A.5/a’daki Maddi Zararlar Teminatı içindedir ve poliçe limitini birlikte tüketir. Hasar bedeli KDV dahil gerçek onarım maliyeti üzerinden hesaplanır: Yargıtay, sigortacının “araç bildirilmeden onarıldı, anlaşmalı servis kullanılmadı” savunmasına rağmen KDV dahil hasar bedeline hükmedilmesini onamıştır (Yargıtay 4. HD 24.04.2025, E.2025/4081, K.2025/6485). Bir başka kararda hak sahibinin ödediği ekspertiz ücretinin de sigortacıdan tahsili onanmıştır (Yargıtay 4. HD 15.05.2025, E.2025/4726, K.2025/7862).

Parça değişimi yapıldıysa iki koz daha vardır. Genel Şartlar B.2/2.1 uyarınca onarımı mümkün olmayan orijinal parça orijinaliyle değiştirilir; eşdeğer parça ancak hak sahibinin onayıyla ya da orijinal parçayla değişimin imkânsız olması hâlinde kullanılır ve bunun ispat yükü sigortacıdadır. Aracınıza onayınız olmadan eşdeğer parça takıldıysa orijinal parça fark bedeli de bu dilekçede ayrı kalem olarak istenebilir. Parça değişimi sonucu araçta kıymet artışı olsa dahi bu fark tazminattan indirilemez.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, gerçek bir dosya kurgusundan sadeleştirilerek hazırlanmıştır; noktalı alanlar kendi dosyanızın bilgileriyle doldurulur. Örnekteki olayda karşı sürücü alkollüdür, aracınıza arkadan çarpmıştır ve olay yerinden ayrılmıştır. Arkadan çarpma Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/a-4’te asli kusur hâlleri arasında sayılır; alkol ve olay yerinden ayrılma da kusur değerlendirmesinde delil değeri taşır. Sigorta şirketinin “sürücü alkollüydü” ya da “olay yerini terk etti” savunması ise size karşı sonuç doğurmaz: Genel Şartlar’ın B.4 maddesi bu hâlleri teminat dışı değil, sigortacının ödedikten sonra kendi sigortalısına rücu edebileceği hâller olarak düzenler ve sözleşmeden doğan bu tür savunmalar zarar görene karşı ileri sürülemez (KTK m.95). 1 Temmuz 2026 değişikliği, olay yerini terk sebebini yalnız bedeni hasarlı kazalardan bütün trafik kazalarına genişletmiştir.

Dilekçeyi bilgisayarınıza almak için sayfadaki metni seçip kelime işlemci programınıza yapıştırmanız yeterlidir; ayrıca bir PDF ya da Word dosyası indirmenize gerek yoktur. Biçim değil içerik önemlidir: mahkemeler dilekçeyi kâğıt ya da UYAP üzerinden elektronik imzalı olarak kabul eder.

NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE

Bilirkişi İncelemesi Taleplidir
İhtiyati Haciz Taleplidir.

DAVACI : (Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres)

VEKİLİ : (Varsa) Av. ……… – ……… Barosu – Adres – UETS adresi

DAVALILAR : 1- Kusurlu sürücü
2- Ruhsat sahibi (işleten)
3- ……… Sigorta Anonim Şirketi

KONU : ……… tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle müvekkile ait ……… plakalı araçta oluşan değer kaybı ile (talep ediliyorsa) araç mahrumiyet bedelinin, kusur incelemesi yapılmak suretiyle davalılardan tahsili talebini içeren dava dilekçemizin arzıdır.

HARCA ESAS DEĞER : Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300,00 TL. İşbu dava kısmi dava olup, talep konusu HMK m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılacaktır.

AÇIKLAMALAR :

1. ……… tarihinde saat ……… sıralarında ……… mevkiinde, müvekkil ……… plakalı ……… marka aracı ile seyir hâlinde iken, davalı ……… sevk ve idaresindeki ……… plakalı araç ile müvekkilin aracının arka ve sol kısmına çarpmıştır.

2. Müvekkil, kaza tespit tutanağı düzenlenmesi için trafik ekiplerinin çağrılmasını istemiş; ancak davalı aracına binerek olay yerinden uzaklaşmıştır. Müvekkil bu anları cep telefonuyla kayıt altına almış olup ilgili görüntüler ekte sunulmaktadır.

3. Olay yerine gelen polis ekiplerince müvekkile görgü tespit tutanağı düzenlenmesi gerektiği bildirilmiş, müvekkil ……… Polis Merkezi Amirliği’ne başvurarak tutanağın tanzimini sağlamıştır. Söz konusu tutanak ekte sunulmaktadır.

4. Davalı, aynı gece ……… Polis Merkezi Amirliği’nde ifade vermiş; müvekkilin aracına çarptığını, trafik ekiplerinin çağrılmak istenmesi üzerine korkarak olay yerinden uzaklaştığını beyan etmiştir. Yapılan alkol testinde ……… promil alkollü olduğu tutanak altına alınmış, adli muayene raporu ile de bu tespit doğrulanmıştır.

5. Müvekkilin zararının giderilmesi maksadıyla davalı sigorta şirketine ……… tarihinde yazılı başvuruda bulunulmuş; KTK m.97’de öngörülen on beş günlük süre içinde talebi karşılayan bir cevap verilmemiştir. Bu nedenle işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.

6. Davalı sigorta şirketi ile ……… Arabuluculuk Bürosu’nun ……… numaralı dosyasında yürütülen arabuluculuk görüşmesi ……… tarihli son tutanakla anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. Son tutanak ekte sunulmaktadır.

KUSUR ORANLARININ TESPİTİ BAKIMINDAN

Davalının aracı müvekkilin aracına arkadan çarpmıştır; arkadan çarpma Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/a-4 uyarınca asli kusur hâlidir. Davalı ayrıca alkollü olduğu hâlde araç kullanmış ve olay yerinden ayrılmış, kolluktaki ifadesinde bu hususları kabul etmiştir. Kolluk tutanağında taraflar için yüzdeli kusur oranı yer almadığından, kaza mahalli civarındaki güvenlik kamera görüntülerinin ilgili kurumlardan celbi ile kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle tespitini talep ederiz.

DEĞER KAYBINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

Müvekkile ait araç ……… model, ……… marka, ……… kilometrede ve orijinal durumdayken; kaza sebebiyle bir kısım parçaları yenileriyle değiştirilmiş, bir kısmı ise onarılarak boyanmıştır. Aracın gördüğü kapsamlı onarım ile hasar kaydına işlenen kayıt sebebiyle ikinci el piyasa değerinde düşüş meydana gelmiştir.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1/7/2026 tarihinde yürürlüğe giren A.5/a maddesi uyarınca değer kaybı; aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak belirlenir. Bu ölçütler çerçevesinde, TSB ve SEİK kasko değer listeleri ile aynı marka, model ve kilometredeki araçların güncel satış ilanlarından emsal araştırması yapılarak gerçek değer kaybı bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitini ve davalılardan tahsilini talep ederiz. Hasar onarım bedeli değer kaybının matrahı değildir; değer kaybı, onarım tutarından bağımsız olarak piyasa verisiyle belirlenir.

Aracın kazadan önce herhangi bir hasar kaydı, değişen parçası ve boyalı bölümü bulunmamaktaydı. Kaza neticesinde ……… bölümlerinde onarım ve boya işlemi yapılmıştır. Aynı marka ve modeldeki hasarsız araçlarla kıyaslandığında oluşan değer kaybı açıktır.

Onarımda değiştirilen parçaların orijinal olup olmadığı da araştırılmalıdır. Genel Şartlar B.2/2.1 uyarınca onarımı mümkün olmayan orijinal parça orijinaliyle değiştirilir; eşdeğer parça kullanılması müvekkilin onayına bağlıdır ve onayın alındığını ispat yükü sigortacıdadır. Parça değişimi nedeniyle araçta kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminattan indirilemez.

ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ (bu kalem talep edilecekse eklenir)

Müvekkilin aracı ……… tarihleri arasında toplam ……… gün serviste kalmış, bu süre boyunca araçtan yararlanamamıştır. Kullanımdan yoksun kalmadan doğan zarar, araçta meydana gelen doğrudan azalma niteliğinde olmadığından KTK m.92/k uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışındadır; bu kalem bakımından talebimiz davalı sürücü ve işletene yöneliktir. Servis giriş-çıkış belgesi ile emsal kira bedeline ilişkin araştırma ekte sunulmuştur.

SORUMLULUĞA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

Kazaya sebebiyet veren ……… plakalı aracın ……… poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı tanzim eden davalı sigorta şirketi, müvekkilin aracında meydana gelen hasar bedelinden ve değer kaybından poliçe limiti dâhilinde sorumludur. Değer kaybı, Genel Şartlar A.5/a’da Maddi Zararlar Teminatı’nın kapsamında açıkça sayılmıştır. Yargıtay da değer kaybının gerçek zarar kalemlerinden olduğunu ve trafik sigortacısının değer kaybı zararından da sorumlu tutulması gerektiğini kabul etmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 26.09.2013, E.2013/12905, K.2013/12891). (Anılan Daire 2021 yılında kapatılmış olup görev alanındaki dosyalar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir; karar geçerliliğini korumaktadır.) Davalı sigorta şirketi, sürücünün alkollü olması ve olay yerini terk etmesi gibi sözleşmeden doğan savunmaları müvekkile karşı ileri süremez (KTK m.95).

Davalı sürücü, müvekkilin uğradığı maddi zararın tamamından Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri uyarınca sorumludur. Ruhsat sahibi davalı ise kazaya karışan aracın işleteni sıfatıyla, KTK m.85/1 gereğince kusursuz sorumluluk esasına göre ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Davalıların sorumluluğu müşterek ve müteselsildir.

HUKUKİ SEBEPLER : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85, 90, 91, 95, 97, 99, 109, 110 ve 111; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109 ve 119; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257 vd.; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4, 5 ve 5/A; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve sair ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER : Görgü tespit tutanağı (kusur vakıası bakımından), şüpheli-müşteki ifade tutanakları, alkol raporu ve adli muayene raporu, ehliyet ve ruhsat kayıtları, aracın hasarlı görüntüleri ve video kayıtları, onarım faturası ve servis kayıtları (zarar vakıası bakımından), sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru ve tebliğ belgesi, arabuluculuk son tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu ve ekspertiz ücreti faturası, emsal satış ilanları, kamera kayıtları, tanık, bilirkişi, isticvap ve sair her türlü yasal delil.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi tehlikesine karşı, İİK m.257 vd. uyarınca ve mahkemece belirlenecek teminat karşılığında davalı sürücü ve işletenin ……… plakalı araç dahil taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına,
  2. Kaza mahalline ilişkin kamera kayıtlarının ilgili kurumlardan celbi ile bilirkişi marifetiyle tarafların kusur oranlarının belirlenmesine,
  3. Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 300,00 TL değer kaybı bedelinin (kısmi dava; talep HMK m.109/4 uyarınca artırılacaktır) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
  4. Talep edilmesi hâlinde ……… TL araç mahrumiyet bedelinin davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline,
  5. Anılan tutarlara sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin uygulanmasına,
  6. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. ……… (e-imzalıdır)

EKLER : Görgü tespit tutanağı · Onarım faturası · İfade tutanakları · Ehliyet ve ruhsat suretleri · Video görüntüleri · Sigortaya başvuru ve tebliğ belgesi · Arabuluculuk son tutanağı · Ekspertiz ücreti faturası · Onaylı vekâletname sureti.

Faiz kaleminde sık yapılan bir hata, tüm davalılar için aynı başlangıç tarihinin yazılmasıdır. Sigorta şirketi bakımından temerrüt, KTK m.99’daki sekiz iş günlük ödeme süresinin dolmasıyla doğar; sürücü ve işleten bakımından ise haksız fiil tarihinden itibaren faiz istenebilir. Bu ayrımı dilekçede yapmak, hüküm altına alınacak faiz tutarını doğrudan etkiler.

Talep sonucundaki koruma tedbiri de sık yanlış kurulur. İnternetteki şablonların çoğu davalının aracı üzerine “ihtiyati tedbir” ister; oysa HMK m.389 tedbiri yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında öngörür ve değer kaybı davasının konusu araç değil, bir para alacağıdır. Para alacağının güvencesi İİK m.257 vd.’deki ihtiyati hacizdir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da alacak davalarında yalnızca ihtiyati haciz istenebileceği gerekçesini isabetli bulmuştur (HGK 05.04.2022, E.2020/(19)11-44, K.2022/447). İhtiyati haciz isteyen alacaklı, haksız çıkarsa doğacak zarardan sorumludur ve kural olarak teminat gösterir (İİK m.259). Sigorta şirketi yönünden bu talebe çoğu dosyada gerek duyulmaz; asıl risk, poliçe limitini aşan kısım için sürücü ve işletenin malvarlığıdır.

Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi Hazırlama İpuçları

Bir Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi hazırlarken, doğru ve etkili bir dilekçe yazmayı sağlamak için bazı temel hususlara dikkat edilmesi gerekir. Bu süreçte teknik ve hukuki ayrıntılara özen göstermek, talebinizin daha güçlü bir şekilde sunulmasını sağlayacaktır. İşte bu hukuki belgeyi hazırlarken göz önünde bulundurmanız gereken önemli noktalar:

1. Dilekçenizdeki Bilgiler Eksiksiz Olmalıdır:
Dilekçenin başında davacı ve davalıya ait bilgilerin, trafik kazasının tarihi ve detaylarının eksiksiz bir şekilde yer almasına özen göstermek büyük önem taşır. Ayrıca kaza tespit tutanağı gibi belgelerin uygun şekilde eklendiğinden emin olun.

2. Açıklamalar Kısa ve Net Olmalıdır:
Dilekçenizde kaza ve sonuçlarına ilişkin beyanlarda bulunurken açık, anlaşılır ve kısa cümleler kullanmalısınız. İlgili Kanun maddelerine refere ederek taleplerinizi detaylandırmayı unutmayın.

3. Belgeleri Dosyalamayı Unutmayın:
Kazaya dair kaza tespit tutanağı, eksper raporları, tamir faturaları ve varsa bilirkişi raporları gibi belgeler dilekçeye eklenmelidir. Belgelerin uygun bir sıra ile dosyalanması, mahkeme tarafından incelenmesini kolaylaştıracaktır.

4. Talep Miktarınızı Dikkatle Belirleyin:
Talep ettiğiniz tazminat miktarını belirlerken olası bir bilirkişi incelemesi sonucunda miktarın değiştirilebileceğini göz önünde bulundurarak fazlaya dair haklarınızı saklı tuttuğunuzu ifade edin.

5. Hukuki Destek Alın:
Değer kaybı davası, kusur tespiti ile bilirkişi incelemesinin birlikte yürüdüğü teknik bir dosyadır. Dilekçenin usule uygun hazırlanması ve delillerin vakıalarla eşleştirilmesi için bir avukatla çalışmak, süreç boyunca ortaya çıkabilecek usul hatalarının önüne geçer.

6. Hukuki Dayanakları Açıkça Belirtin:
Dava dilekçenizde Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’na atıfta bulunmayı unutmayın. Dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu ise birbirinin alternatifidir: aynı uyuşmazlık mahkemeye taşındıktan sonra Komisyona başvurulamaz (5684 m.30/14). Bu yüzden dilekçeyi yazmadan önce hangi yolu seçtiğinize karar verin.

7. İmla ve Dilbilgisine Dikkat Edin:
Resmi bir dilekçede, dil kullanımı oldukça önemlidir. Tüm cümleler düzgün bir şekilde yapılandırılmalı ve dilekçe imla hatalarından arındırılmış olmalıdır. Bu, başvurunuzun ciddiyetini artıracaktır.

8. İnternetten Aldığınız Şablonu Güncellik Yönünden Kontrol Edin:
Değer kaybı hesabı iki aşamada değişti. 5 Kasım 2025’te SEDDK’nın 2025/25 sayılı Genelgesi değer kaybı ekspertiz raporu şablonunu “piyasa analiz yöntemi”ne çevirdi; 1 Temmuz 2026’da da katsayı formülünün dayanağı olan Genel Şartlar Ek-1 (Değer Kaybı Hesaplaması) yürürlükten kaldırıldı. Aynı değişiklikle kaldırılan Ek-2 ve Ek-3 ise destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hesaplarına ilişkindir, değer kaybıyla ilgisi yoktur. “Piyasa değeri × rayiç, kilometre ve hasar katsayıları” biçimindeki tablolara dayanan şablonların hukuki dayanağı bu yüzden kalmamıştır; böyle bir formüle atıf yapan dilekçeler, karşı tarafa kolay bir itiraz zemini bırakır.

Unutulmamalıdır ki, etkili bir Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi hazırlamak, sürecin olumlu sonuçlanmasında büyük bir rol oynayabilir. Dilekçenin tüm bu unsurları içermesi, davanın hızlı ve eksiksiz bir şekilde ilerlemesine katkı sağlar. Dilekçenizi hazırlarken yapılan bir hata, sürecin gecikmesine ya da taleplerinizin reddine neden olabilir; bu sebeple dikkatli olmak şarttır.

Başvuru, Dava, Cevap ve İtiraz Dilekçesi Arasındaki Fark Nedir?

Değer kaybı sürecinde birbirinin yerine kullanılamayan farklı belgeler vardır: hasar beyanından cevap dilekçesine kadar sekiz ayrı yazı. Yanlış türde dilekçe hazırlamak, çoğu zaman süreyi kaybettirir. Aşağıdaki tablo hangi aşamada hangisinin yazıldığını gösterir.

Dilekçe türüKime verilirNe zamanSonucu
Beyan (hasar ihbarı)Sigorta şirketiKazadan hemen sonraRizikoyu bildirir, hasar dosyasını açar
Başvuru (talep) dilekçesiSigorta şirketiBelgeler hazır olunca, dava öncesiKTK m.97’deki 15 günlük cevap süresini; Ek-6 belgeleriyle birlikte m.99’daki 8 iş günlük ödeme süresini başlatır
İtiraz dilekçesiSigorta şirketi / EKSİSTEksper raporunun bildiriminden itibaren 3 iş günü içindeİtiraz eksperi atanmasını sağlar; eksik ödemeyi belgeler
İhtarnameSigorta şirketi ya da sürücü/işletenÖdeme yapılmazsa, ikinci aşamadaÖdeme çağrısını ve tarihini resmî olarak belgeler; ilk başvurunun yerine geçmez
Arabuluculuk başvurusuAdliye arabuluculuk bürosuSigortacıya dava açmadan önceDava şartını karşılar, zamanaşımını durdurur
Tahkim başvuru formuSigorta Tahkim KomisyonuDava yerine, ret ya da cevapsızlık sonrasıKomisyon yolunu açar; aynı uyuşmazlıkta dava ile birlikte yürütülmez
Dava dilekçesiMahkemeCevapsızlık ya da yetersiz cevap sonrasıDavayı açar, HMK m.119’a tabidir
Cevap dilekçesiMahkemeDava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içindeDavalının savunmasını sunar

Sigortaya verilecek talep yazısı için araç değer kaybı başvuru dilekçesi nasıl yazılır, eksper raporundaki tutarı düşük bulduğunuzda izlenecek yol için 1 Temmuz 2026 sonrası değer kaybı eksper raporuna itiraz, aleyhinize açılmış bir davada savunma hazırlıyorsanız araç değer kaybı davası cevap dilekçesi yazılarımızdan yararlanabilirsiniz.

İtiraz Dilekçesi Hangi Aşamada, Kime Verilir?

“Değer kaybı itiraz dilekçesi” tek bir belge değildir; sürecin her aşamasında ayrı bir itiraz yolu ve ayrı bir süre vardır. Hangi itirazın yapılacağı, neye itiraz edildiğine göre belirlenir:

Neye itirazKime, hangi süredeDayanak
Eksper raporundaki değer kaybı tutarıEKSİST üzerinden, bildirimden itibaren 3 iş günü; itiraz eksperi 2 iş gününde rapor verirSEDDK 2022/12 sayılı Genelge m.6/1
Anlaşmalı tutanaktaki kusur oranıSigorta şirketine, bildirimden itibaren 5 iş günü; süre kaçsa da tahkim ve dava yolu açık2017/18 sayılı Genelge m.4/1, m.4/3
Mahkeme bilirkişi raporuMahkemeye, raporun tebliğinden itibaren 2 haftaHMK m.281/1
Hakem heyeti kararıKomisyona, bildirimden itibaren 10 gün; kesinlik sınırının (2026: 35.000 TL) altındaki kararlar kesin5684 m.30/12
İcra takibindeki ödeme emri (borçlu)İcra dairesine, tebliğden itibaren 7 günİİK m.62

Mahrumiyet bedeli ya da değer kaybı için icra takibi başlatılır ve borçlu itiraz ederse, alacaklı itirazın iptali davası açmak zorunda kalır. Yargıtay, tutar yargılamayla belirlendiği için bu alacakların likit olmadığını ve icra inkâr tazminatı şartlarının bulunmadığını kabul etmektedir (Yargıtay 17. HD 10.07.2014, E.2014/11679, K.2014/11070). Bu nedenle bu kalemlerde icra takibi yerine doğrudan alacak davası açmak çoğu dosyada daha az usul riski taşır.

Aleyhinize Dava Açıldıysa Cevap Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilir?

Cevap dilekçesi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilir; bu süre bir defaya mahsus ve en fazla bir ay uzatılabilir (HMK m.127). Süresinde cevap verilmezse dava kaybedilmiş olmaz, davalı vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (m.128); ancak yetki itirazı ve zamanaşımı gibi savunmalar kaybedilir. Savunmalar üç ayrı rejime tabidir:

Savunma türüÖrnekNe zaman ileri sürülür
İlk itirazYetki (kesin yetki yoksa), tahkimYalnız cevap dilekçesinde (HMK m.116-117)
Dava şartıGörev, arabuluculuk, KTK m.97 başvurusuHer aşamada; mahkeme resen gözetir
Def’iZamanaşımı (KTK m.109)Cevap dilekçesinde; ileri sürülmezse hâkim dikkate almaz

Kusurlu sürücü ya da işleten olarak dava edildiyseniz kendi trafik sigortacınızı davadan haberdar edin. Genel Şartlar B.2.4 uyarınca sigortacı davaya dahil olur ve karşı taraf lehine hükmedilen yargılama giderleri ile vekâlet ücretini öder; hükmedilen tazminat sigorta bedelini aşarsa bu giderleri sigorta bedelinin tazminata oranı içinde karşılar. Ayrıntılı savunma için araç değer kaybı davası cevap dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.

Mahkeme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Araç değer kaybı tazminatı davalarında, mahkeme süreci oldukça dikkatli bir şekilde yönetilmelidir. Bu süreçte atılacak adımlar, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. İlk olarak, araç değer kaybı dava dilekçesi hazırlanırken eksiksiz belgelerin sunulması gereklidir. Kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporları, onarım faturaları ve diğer ilgili dokümanların içerikte yer alması, mahkeme tarafından davanın titizlikle değerlendirilmesi açısından büyük önem taşır.

Dava sürecinde, davalık tarafın sunduğu savunmaları dikkatle analiz etmek ve karşı argümanlara doğru bir şekilde yanıt vermek gerekiyor. Bu noktada, trafik kazasında kusur oranlarının doğru tespit edilmesi önemlidir. Eğer bilirkişi raporu kusur oranını yanlış belirlemişse, buna yönelik itirazda bulunarak doğru bir değerlendirme yapılmasını sağlamak mümkündür.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi, raporun tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.281/1) ve itirazın gerekçeli olması gerekir. “Rapora itiraz ediyoruz” biçimindeki bir beyan, ek rapor alınmasını sağlamaya çoğu zaman yetmez. İtirazda hangi ölçütün eksik değerlendirildiği gösterilmelidir: aracın kaza öncesi ikinci el satış değerinin hangi veriye göre belirlendiği, onarım sonrası değerin nasıl hesaplandığı, geçmiş hasar kaydının hesaba katılıp katılmadığı gibi.

Bir diğer önemli nokta ise, sürecin etkin bir şekilde takip edilmesidir. Mahkeme tarafından talep edilen belgeleri zamanında sunmak, duruşma tarihlerini kaçırmamak ve dosya durumunu güncel olarak kontrol etmek başarının anahtarlarından biridir. Ayrıca, mahkeme süreci boyunca profesyonel bir avukat desteği almak, hem zaman yönetimi hem de hukuki savunmanın sağlam temellere dayandırılması açısından faydalı olacaktır.

Bazı durumlarda davalı taraf, süreci uzatmak adına itiraz mekanizmalarını devreye sokabilir. Bu gibi durumlarda, hukuki yolların doğru bir şekilde kullanılması önem taşır. Yargılama giderleri bakımından HMK m.326 uyarınca kural, giderlerin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasıdır; kısmen haklı çıkılırsa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansı m.333 uyarınca mahkemece kendiliğinden iade edilir.

Son olarak, araç değer kaybı dava dilekçesi ve diğer belgelerin doğru hazırlanması ve uzman görüşleriyle desteklenmesi, mahkeme sürecinin başarıyla tamamlanması için alınması gereken önemli bir önlemdir. Unutulmamalıdır ki dava sürecinde yapılacak basit bir hata, değer kaybı talebinizin olumsuz sonuçlanmasına neden olabilir. Bu nedenle, her adımda dikkatli ve profesyonel bir çalışma yürütmeniz gerektiğini belirtmek isteriz.

Bilirkişi Raporundan Sonra Talep Artırım Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Kısmi dava olarak açılan değer kaybı davasında asıl tutar bilirkişi raporuyla ortaya çıkar. Rapor geldikten sonra talep, HMK m.109/4 uyarınca aynı davada bir defaya mahsus ve tahkikat sona erene kadar artırılır; bunun için ıslah dilekçesi vermek gerekmez. Artırım hakkı tek seferlik olduğundan, rapora itirazlar ve varsa ek rapor süreci tamamlanmadan artırım yapmamak gerekir.

Artırım dilekçesinde artırılan tutar kalem kalem gösterilir ve artırılan kısım için peşin nispi harç tamamlanır; harç yatırılmadıkça artırılan kısım üzerinden işlem yapılmaz (Harçlar Kanunu m.30 ve m.32). Zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayıldığından, artırım tarihinde iki yıllık sürenin dolmuş olması sonucu değiştirmez.

Örnek talep artırım dilekçesi

……… ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO : 20…/……… Esas

DAVACI : ………
DAVALILAR : ………

KONU : Bilirkişi raporu doğrultusunda HMK m.109/4 uyarınca talep artırımımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR :

1. Müvekkil adına açılan kısmi davada, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 300,00 TL değer kaybı bedeli talep edilmiştir.

2. Dosyaya sunulan ……… tarihli bilirkişi raporunda müvekkile ait araçta oluşan değer kaybı ……… TL olarak hesaplanmış; rapora yönelik itirazlar ve ek rapor süreci tamamlanmıştır.

3. HMK m.109/4 uyarınca talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu kapsamda değer kaybı talebimizi ……… TL artırarak toplam ……… TL’ye yükseltiyoruz. Artırılan kısma ilişkin harç yatırılmıştır.

SONUÇ VE İSTEM : Değer kaybı talebimizin ……… TL artırılarak toplam ……… TL’nin, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. ……… (e-imzalıdır)

31 Temmuz 2026’dan önce belirsiz alacak davası olarak açılmış bir dosyanız varsa bu dilekçe yerine mülga HMK m.107’ye göre talebi belirleme dilekçesi verilir; 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi bu dosyalarda eski hükmün uygulanmasını sürdürür.

1 Temmuz 2026’dan Sonra Değer Kaybı Davasında Ne Değişti?

12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yeniden düzenlendi ve yeni metin 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi. Bu değişiklik, internette dolaşan dilekçe şablonlarının önemli bir kısmını dayanaksız bıraktı. Aşağıdaki tablo, dilekçeye doğrudan yansıyan başlıkları karşılaştırır.

KonuÖnceki rejim1 Temmuz 2026’dan itibaren
Değer kaybı hesabıEk-1’deki katsayı formülü; 5 Kasım 2025’ten itibaren eksper raporu şablonu piyasa analiz yöntemine geçti (SEDDK 2025/25)Ek-1 (Değer Kaybı Hesaplaması) yürürlükten kaldırıldı; ölçüt, kazadan önceki ve onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri farkı
Talebin doğuşuDeğer kaybı için ayrı talep beklenirdiAraç hasarı için başvuran hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır
Eksper raporuDeğer kaybı için ayrı rapor düzenlenebiliyorduHasar eksperi, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de aynı raporda yer verir
Sonucun bildirimiAçık bir süre yoktuNihai eksper raporunun sigortacıya ulaşmasını takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirilir
Parça değişimiOnarılamayan parça, eşdeğer parça ya da ömrünü tamamlamış araçlardan elde edilen orijinal parçayla değişim mümkün değilse orijinaliyle değiştirilirdi; model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen araçta öncelik orijinal parçaydıOnarılamayan orijinal parça orijinaliyle değiştirilir; eşdeğer parça için hak sahibinin onayı gerekir ve onayın alındığını ispat yükü sigortacıdadır
Kıymet artışıYalnız model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen araçlardaki parça değişiminde tazminattan indirilemezdiParça değişimine ilişkin her iki paragrafta da kıymet artışı olsa dahi fark tazminattan indirilemez
Olay yerini terkYalnız bedeni hasara neden olan kazalarda, zorunlu hâller dışında rücu sebebiydiSalt maddi hasarlı olanlar dahil bütün trafik kazalarında, can güvenliği ve tedavi amaçlı zorunlu hâller dışında olay yerini terk sigortacının sigortalıya rücu sebebidir; zarar görenin tazminat hakkını etkilemez

Bu tablodaki iki satır dilekçenin gövdesini doğrudan değiştirir. Birincisi, hesap yöntemine ilişkin satırdır: dilekçede katsayı formülüne dayanan bir hesap sunmak yerine, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değerlerinin emsal ilanlar ve piyasa verileriyle karşılaştırılmasını istemek gerekir. İkincisi, orijinal parça satırıdır; aracınıza onayınız alınmadan eşdeğer parça takıldıysa bunun ispat yükü sigortacıdadır ve bu husus ayrı bir talep başlığı oluşturabilir.

Bir başka güncel nokta hasar kaydıyla ilgilidir. Kaydı doğuran olay ödeme değil ihbardır: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.15/3, sigorta şirketlerinin eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları veri tabanına gireceğini düzenler. Bu nedenle değer kaybı ödemesi yeni bir kaza ya da ayrı bir hasar dosyası doğurmaz; kayıt zaten kaza ihbarıyla açılmıştır. Ödemenin dosyadaki tutara nasıl yansıdığı ise mevzuatta ayrıca düzenlenmemiştir; merak ediyorsanız sigorta şirketinden ödeme dökümü isteyebilirsiniz. Konunun ayrıntısı araç değer kaybı TRAMER’e işler mi yazımızda yer alıyor.

Son olarak, sigorta şirketiyle düşük bir tutar üzerinden anlaşıp ibraname imzalamış olmanız yolu kapatmaz. KTK m.111/2, tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunun öngördüğü hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar. Ödenen tutar ile bağımsız eksper hesabı arasındaki fark somut olarak gösterilebiliyorsa bu yol açıktır.

Araç Değer Kaybı Tazminatı ile İlgili Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümleri

Araç değer kaybı tazminatı süreci, kaza sonrası hakların korunması açısından önemli bir hukuki adım olsa da, bu süreçte bazı sıkça karşılaşılan sorunlarla karşılaşılabilir. Bu tür zorlukların üstesinden gelmek için yöntemleri önceden bilmek hayatî önem taşır.

1. Sigorta Şirketlerinin Ödemeyi Reddetmesi:
Araç değer kaybı talebi yapıldığında, sigorta şirketleri çeşitli gerekçelerle ödeme yapmayı reddedebilir. Özellikle kazadaki kusur oranı veya aracın yaşı gibi faktörler genellikle tartışma konusu olur. Bu durumda, karşı tarafın poliçesinin ve ret gerekçesinin dayanağının incelenmesi ve gerekirse bir hukukçu yardımıyla sürecin yönetilmesi en etkili çözümdür.

Ret yazısını mutlaka saklayın. 5684 sayılı Kanun m.30/13 uyarınca talebin olumsuz sonuçlandığını gösteren bu yazı, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru için yeterlidir. Cevap hiç gelmezse trafik sigortasında beklenecek süre 15 iş günü değil, KTK m.97’deki 15 gündür; ancak sigortacı eksperi süresinde atadığını ve gecikmenin kendisinden kaynaklanmadığını belgelerse salt cevapsızlık uyuşmazlık sayılmaz (SEDDK Kurum Sirküleri 2026/02). Buna karşılık “ret kararından sonra on beş gün içinde tahkime başvurmazsanız hakkınız düşer” biçimindeki yaygın bilgi doğru değildir; sınırı belirleyen KTK m.109’daki zamanaşımı süresidir.

2. Eksik Tazminat Ödemeleri:
Bazı durumlarda, sigorta şirketleri ödemenin tamamını karşılamaktan kaçınabilir ve düşük miktarda ödeme teklif edebilir. Bu durumla karşılaşıldığında, araç değer kaybını ispatlayan eksper raporu ve belgelerle hukuki yollara başvurmak önemlidir. Hak edilen tam tutarı alabilmek için eksper raporunun detaylı hazırlanması büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Eksik ödeme yapılmışsa aradaki fark için bakiye değer kaybı talebiyle dava açılabilir. Aynı mantık pert dosyalarında da geçerlidir: aracın tam hasarlı sayılması hâlinde ödenen tutarın rayiç değerin altında kaldığı düşünülüyorsa bakiye pert bedeli istenebilir. Kısmi ödeme almış olmak, kalan kısımdan feragat edildiği anlamına gelmez; dilekçede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun belirtilmesi bu nedenle önemlidir.

3. Arabuluculuk Sürecinde Anlaşmaya Varılamaması:
Arabuluculuk süreci, hızlı bir çözüm için etkili bir yöntem olsa da, anlaşmazlıkların çözülmediği durumlarla da karşılaşılabilir. Böyle bir durumda son tutanakla birlikte asliye ticaret mahkemesinde dava açılır; dava yerine Sigorta Tahkim Komisyonu’na da başvurulabilir. Dava dilekçesinin HMK m.119’daki unsurları eksiksiz taşıması ise ayrı bir zorunluluktur: (a) mahkemenin adı, (d) dava değeri, (e) vakıa özetleri, (f) her vakıanın hangi delille ispatlanacağı ve (g) hukuki sebepler için mahkeme ek süre vermez. Uygulamada en sık boş bırakılan bent, vakıa ile delilin eşleştirildiği (f) bendidir.

4. Mahkeme Sürecinin Uygun Şekilde Yürütülememesi:
Mahkeme sürecinde, usul hataları veya eksik delil gibi nedenlerle tazminat alınmasında gecikmeler yaşanabilir. Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için hukuki prosedürlere tam uyum sağlanmalı ve eksiksiz bir delil dosyası oluşturulmalıdır. Özellikle kaza tespit tutanakları, sigorta kayıtları ve eksper raporları gibi belgeler özenle hazırlanmalıdır.

5. Değer Kaybı Hesaplamasıyla İlgili Yanlışlıklar:
Araç değer kaybının hesaplanması sırasında aracın kilometresi, yaşı ve geçmiş hasarları gibi faktörlerin doğru değerlendirilmemesi yaygın bir sorundur. Bu nedenle, araç değer kaybı hesaplamaları için profesyonel bir eksper raporu alınması ve detaylı inceleme yapılması önem taşır.

Burada eski uygulamadan kalma bir yanlış anlama sürmektedir: aracın kilometresinin belirli bir eşiği aşması, değer kaybı talebini kendiliğinden sıfırlamaz. Yeni Genel Şartlar’da kullanılmışlık düzeyi, talebi ortadan kaldıran bir eşik değil, tutarı belirlerken dikkate alınan ölçütlerden biridir.

6. Dava Sürecinin Uzaması:
Tazminat davalarında sürecin uzun sürmesi, mağduriyetin artmasına neden olabilir. Bunun önüne geçmek için, yasal süreleri ve prosedürleri yakından takip etmek gereklidir. Ayrıca, avukatınızın dava açılışından itibaren dosyayı yakından takip etmesi, sürecin hızlanmasına olanak tanır.

Sonuç olarak, araç değer kaybı tazminatı sürecinde karşılaşılan sorunlara hazırlıklı olmak ve etkili çözümler bulmak, hak sahibi kişilerin süreci en az zarar ve mağduriyetle tamamlamalarını sağlar. Yeterli bilgiye ve hukuki desteğe sahip olarak hareket etmek, bu süreçte yaşanan aksaklıkların önüne geçmenin anahtarıdır.

Talebinizi yazılı hâle getirecekseniz, doldurmaya hazır metin, ekine konacak belgeler ve hukuken geçerli gönderim kanalları için sigorta şirketine değer kaybı başvuru dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.

Süreci bir avukat aracılığıyla yürütecekseniz noterde hangi yetkilerin yazdırılacağı belirleyici olur. Genel dava vekâletnamesi dava açmayı kapsar; ancak HMK m.74 sulh, ibra, feragat, kabul, tahkim ve hakem sözleşmesi yapma ile alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma için açık yetki arar. Arabuluculuk dava şartı olduğu için bu yetki yoksa süreç baştan tıkanır. Tazminatı tahsil etme (ahzu kabz) ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma yetkileri kanunda ayrıca sayılmasa da uygulamada vekâletnameye açıkça yazdırılır. Yetki listesi, 2026 noter masrafı kalemleri ve doldurulabilir metin için araç değer kaybı vekaletname örneği yazısına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç değer kaybı dilekçesi nasıl yazılır?

Dava dilekçesi HMK m.119’daki on bendi taşıyacak biçimde yazılır: mahkemenin adı, tarafların adları ve adresleri, davacının T.C. kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekilin bilgileri, dava konusu ve değeri, vakıaların sıra numaralı özeti, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza. Değer kaybı dosyasında vakıalar kaza anı, kusur, onarım ve değer düşüşü sırasıyla anlatılır; kusur için tutanak ve kamera kaydı, zarar için eksper raporu ve onarım faturası delil olarak gösterilir.

Araç değer kaybı dilekçesi PDF mi Word mü olmalı?

Dilekçenin dosya biçimi konusunda bir zorunluluk yoktur. Mahkemeye elden verilen dilekçe ıslak imzalı çıktı olarak, UYAP üzerinden gönderilen dilekçe ise elektronik imzalı olarak sunulur. Bu nedenle metni kelime işlemci programınızda düzenleyip çıktı almanız yeterlidir; internetten indirilen hazır PDF şablonlarının güncelliğini kontrol etmeden kullanmak, 2026’da yürürlükten kalkan hesap yöntemine atıf yapma riski taşır.

Değer kaybı davası için vekâletname örneği gerekir mi?

Değer kaybına özgü ayrı bir vekâletname türü yoktur; noterden düzenlenen genel dava vekâletnamesi yeterlidir. Ancak HMK m.74, bazı işlemler için vekâletnamede açık yetki aranmasını öngörür. Bunlar arasında sulh olma, davadan feragat, karşı tarafı ibra etme, tahkim sözleşmesi yapma ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma da vardır. Arabuluculuk dava şartı olduğu için, vekâletnamede bu yetkinin bulunmaması süreci baştan tıkayabilir.

Değer kaybı davası hangi mahkemede açılır?

Sigorta şirketi davalı gösteriliyorsa dava ticari nitelik taşır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan dava ise kural olarak asliye hukuk mahkemesinin görevindedir. Yetki bakımından KTK m.110/2 uyarınca sigortacının şubesinin, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ya da kazanın olduğu yer mahkemesi seçilebilir; Genel Şartlar C.7 buna sigortacının merkezini ve zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesini ekler.

Değer kaybı davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Sigorta şirketine karşı açılan dava ticari dava olduğu için TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır ve anlaşamama tutanağı dilekçeye eklenmelidir. Yalnızca sürücü ve işletene karşı açılan haksız fiil davasında, kaza iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili değilse, bu şart aranmaz. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvururken de arabuluculuk gerekmez, çünkü tahkim bir dava yolu değildir.

Değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli aynı dilekçede istenebilir mi?

İstenebilir, ancak iki kalem ayrı ayrı yazılır ve farklı davalılara yöneltilir. Değer kaybı araçtaki doğrudan azalma olduğu için zorunlu trafik sigortası teminatı içindedir. Araç mahrumiyet bedeli ise kullanımdan yoksun kalmaktan doğan dolaylı bir zarardır; Genel Şartlar’ın A.5 maddesindeki “doğrudan mallar üzerindeki azalma” tanımının dışında kaldığından sigortacıdan değil, kusurlu sürücü ve işletenden istenir.

Değer kaybı davası ne kadar süre içinde açılmalıdır?

KTK m.109 uyarınca dava, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri bakımından da uygulanır; yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazada bu uzama genellikle işlemez, çünkü taksirle mala zarar vermek suç değildir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur. Zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigortacıya karşı da kesilmesi sonucunu doğurur; tersi de geçerlidir.

Sigortayla düşük tutarda anlaştım, dava açabilir miyim?

KTK m.111/2, tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar. Ödenen tutar ile bağımsız bir eksper hesabı arasındaki farkın somut olarak gösterilmesi bu talebin dayanağını oluşturur.

Hasar bedeli eksik ödendiyse ayrı dava açmak gerekir mi?

Gerekmez; hasar farkı ile değer kaybı aynı dilekçede ayrı kalemler olarak istenebilir. Her ikisi de Genel Şartlar’ın A.5 maddesindeki Maddi Zararlar Teminatı içindedir ve 1 Temmuz 2026’dan itibaren araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır. Onarımda parça değişimi yapıldıysa, araçta oluşan kıymet artışının tazminattan indirilemeyeceğini de dilekçede belirtmek gerekir.

Aracım pert oldu, bakiye pert bedeli için dava açabilir miyim?

Ödenen tutarın aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin altında kaldığını düşünüyorsanız aradaki fark için bakiye pert bedeli talebiyle dava açılabilir. Kısmi ödeme almış olmak kalan kısımdan feragat sayılmaz. Tam hasarda (pert) tazminatın ödenmesi için hurda tescil belgesi, ağır hasarda ise “trafikten çekilmiştir” şerhli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilir; iki statü birbirinden farklıdır. Hurdaya çıkarılmış ya da trafikten çekilmiş bir aracın sonraki kazalarda uğrayacağı değer kaybı ise KTK m.92/l gereği zorunlu trafik sigortasından istenemez. Aracın tam hasarlı sayılma ölçütlerini tam hasara ya da ağır hasara uğramış araçların tespiti yazımızda anlattık.

Ticari aracımın kazanç kaybını nasıl talep ederim?

Kazanç kaybı, aracın serviste kaldığı gün sayısı ile günlük net kazancın belgelenmesiyle istenir. Taksi, minibüs, kamyonet ya da kiralık filo araçlarında işletme defteri kayıtları, hakediş belgeleri, plaka bazlı gelir dökümleri ve servis giriş-çıkış belgesi birlikte sunulur. Bu kalem KTK m.92/k’da sayılan dolaylı zararlardan olduğu için zorunlu trafik sigortasından değil, kusurlu sürücü ve işletenden istenir.

Bilirkişi raporundan sonra ıslah dilekçesi vermem gerekir mi?

31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda ıslaha gerek yoktur. HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca kısmi davada talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Bu tarihten önce açılmış derdest dosyalarda ise 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca mülga HMK m.107 uygulanmaya devam eder.

Değer kaybı davası belirsiz alacak davası olarak mı açılır?

Artık açılmaz. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün açılacak değer kaybı davaları kısmi dava olarak açılır ve talep, HMK m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus olmak üzere artırılır. İnternetteki dilekçe örneklerinin büyük bölümü hâlâ mülga maddeye atıf yaptığı için, hazır şablon kullanacaksanız bu satırı mutlaka güncelleyin.

Sigorta değer kaybını eksik ödedi, bakiye değer kaybı için dava açabilir miyim?

Açabilirsiniz. Kısmi ödeme kalan kısımdan feragat anlamına gelmez; dilekçede ödenen tutar mahsup edilerek aradaki fark bakiye değer kaybı olarak istenir. Ödemeyle birlikte “başkaca talebim yoktur” içerikli bir ibraname imzaladıysanız, yetersiz olduğu açıkça belli olan anlaşmanın iptali iki yıl içinde istenebilir (KTK m.111/2); kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran ya da daraltan anlaşmalar ise geçersizdir (m.111/1).

Değer kaybında dava mı açmalıyım, Sigorta Tahkim Komisyonu’na mı başvurmalıyım?

İkisi birbirinin alternatifidir; aynı uyuşmazlık mahkemeye taşındıktan sonra Komisyona başvurulamaz (5684 m.30/14). Tahkimde arabuluculuk şartı yoktur, yargı harcı alınmaz, hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren dört ay içinde ve evrak üzerinden karar verir; talep reddedilirse aleyhe vekâlet ücreti tarifenin beşte biridir. Dava ise araç mahrumiyet bedeli gibi sigortacının sorumlu olmadığı kalemlerin sürücü ve işletenden de istenmesine imkân verir; tahkime yalnız sigortacıya karşı başvurulur.

Davalının aracına ihtiyati tedbir konulmasını isteyebilir miyim?

Değer kaybı bir para alacağı olduğu için doğru yol ihtiyati tedbir değil, İİK m.257 vd. uyarınca ihtiyati hacizdir. HMK m.389’daki ihtiyati tedbir yalnız uyuşmazlık konusu hakkında verilir ve değer kaybı davasının konusu araç değil, tazminat alacağıdır. İhtiyati haciz kural olarak teminat karşılığında (İİK m.259) davalı sürücü ve işletenin araç dahil malvarlığına konulabilir.

Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim

Değer kaybı dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman dilekçenin uzunluğu değil, kusurun hangi delille ortaya konduğu ve talebin doğru davalıya yöneltilip yöneltilmediğidir. Kazanızın belgeleri elinizdeyse hangi kalemin sigortadan, hangisinin sürücü ve işletenden isteneceğini birlikte çıkarmak mümkündür. Dosya değerlendirmesi için araç değer kaybı avukatı sayfamıza, trafik kazasından doğan diğer talepleriniz için trafik kazası avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel düzenlemeyi ve dosyanızın özelliklerini birlikte değerlendirmek gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir