Hukuk

Trafik Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Trafik Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer

Trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer? Bu sorunun tahmine dayalı değil, ölçülmüş bir cevabı var: T.C. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün Adalet İstatistikleri 2025 yayınına göre hukuk mahkemelerinde tazminat davalarının ortalama görülme süresi 2025 yılında 509 gündür; bu, ilk derece mahkemesinde yaklaşık 1 yıl 5 ay demektir. Dava istinafa ve temyize giderse süre bunun üzerine eklenir.

Makale İçeriği

Ancak bu ortalama, sürecin tamamını göstermez. Dava dilekçesi mahkemeye verilmeden önce de kanunun zorunlu tuttuğu aşamalar vardır: sigorta şirketine yazılı başvuru ve 15 günlük cevap süresi (KTK m.97), sigortacıya karşı açılacak davalarda ise dava şartı arabuluculuk (TTK m.5/A). Bu yazıda her aşamanın kanuni süresi, resmî istatistiklerdeki gerçekleşme süresi ve süreyi kısaltan yollar tek tek ele alınmaktadır.

Özet

Trafik kazası tazminat davasının süresi, hangi mahkemede ve kime karşı açıldığına göre değişir; resmî istatistikler ise ortalamayı net biçimde ortaya koyar.

  • İlk derece: Tazminat davalarının ortalama görülme süresi 509 gün (Adalet İstatistikleri 2025, Tablo 42).
  • Mahkemeye göre: Asliye hukuk 374 gün, asliye ticaret 383 gün (2025 ortalaması).
  • Kanun yolu: Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde 393 gün, Yargıtay hukuk dairelerinde 186 gün.
  • Dava öncesi: Sigortacıya yazılı başvuru + 15 gün cevap süresi zorunludur (KTK m.97); sigorta şirketine karşı davada ayrıca 6 (+2) haftalık dava şartı arabuluculuk vardır.
  • Hızlı yol: Sigorta Tahkim Komisyonunda hakem, görevlendirildiği tarihten itibaren 4 ay içinde karar vermek zorundadır (5684 s.K. m.30/16).
  • Yeni kural: 31 Temmuz 2026’dan beri duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamaz (HMK m.147/3).

Trafik Kazası Tazminat Davası Süresi Neye Bağlıdır?

Trafik kazası tazminat davasının süresi üç şeye bağlıdır: davanın kime karşı açıldığı, uygulanacak yargılama usulü ve bilirkişi incelemesinin kaç turda tamamlandığı. Bu üçü belirlendiğinde süre büyük ölçüde öngörülebilir hâle gelir; geriye kalan değişkenler mahkemenin iş yükü ve tarafların usul davranışıdır.

Davanın kime karşı açıldığı, hem görevli mahkemeyi hem de dava öncesi zorunlu aşamaları değiştirir. Sigorta şirketine karşı açılan dava mutlak ticari dava sayıldığı için asliye ticaret mahkemesinde görülür ve öncesinde arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Sürücüye ya da işletene karşı açılan haksız fiil davası ise asliye hukuk mahkemesinde görülür ve arabuluculuk zorunlu değildir.

Uygulanacak usul de doğrudan süreye yansır. Yazılı yargılama usulünde dilekçe teatisi dört dilekçeyi bulabilirken, basit yargılama usulünde taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez (HMK m.317/3) ve tahkikat kural olarak iki duruşmada tamamlanır (HMK m.320/3). Aynı uyuşmazlık, sırf usul farkı yüzünden aylar farkla sonuçlanabilir.

Üçüncü belirleyici bilirkişidir. Trafik kazası tazminat davalarında kusur oranı ve zarar hesabı çoğunlukla ayrı bilirkişi incelemeleriyle belirlenir. Rapora itiraz edilip ek rapor ya da yeni bilirkişi istenmesi, tek başına dosyaya birkaç ay ekler; bu yüzden itirazın süresinde ve teknik gerekçeyle yapılması sürecin en kritik noktasıdır.

Delillerin baştan eksiksiz sunulması da süreyi kısaltan en somut adımdır. Kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası, sağlık kurulu raporu, hasar ve onarım belgeleri ile gelir belgeleri dava dilekçesiyle birlikte verildiğinde mahkemenin ayrı ayrı müzekkere yazıp cevap beklemesi gerekmez. Hangi belgenin nereden temin edileceği konusunda trafik kazası tazminatında delil toplama rehberi yazımız ayrıntılı bir kontrol listesi sunar.

Son olarak mahkemelerin iş yükü belirleyicidir ve bu da ölçülebilir bir veridir: Adalet İstatistikleri 2025’e göre tazminat davalarında karara bağlanan dosyaların gelen dosyalara oranı %38,4, dosya temizleme oranı ise %84,9‘dur. Yüzde yüzün altındaki temizleme oranı, bu dava türünde dosyaların birikmeye devam ettiğini gösterir.

Süreyi belirleyen etkenKısaltan hâlUzatan hâl
Davalı kimYalnız sürücü/işleten (asliye hukuk, arabuluculuk yok)Sigortacı + sürücü + işleten birlikte (ticari dava + arabuluculuk)
Yargılama usulüBasit usul (iki duruşma, arası en çok 1 ay)Yazılı usul (dört dilekçe, duruşma arası en çok 3 ay)
BilirkişiTek rapor, itiraz yokEk rapor + yeni bilirkişi + heyet değişikliği
DelillerDilekçeyle birlikte sunulmuşMüzekkere ile başka kurumlardan getirtiliyor
Ceza dosyasıKesinleşmiş, örneği dosyadaDerdest, bekletici mesele yapılıyor
Kanun yoluKarar kesinleşiyorİstinaf + temyiz (ortalama 393 + 186 gün)

Tazminat Davası Ne Kadar Sürer? Adalet Bakanlığı 2025 Verileri

Tazminat davası ne kadar sürer sorusunun resmî cevabı 2025 yılı için 509 gündür. Bu rakam T.C. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün Nisan 2026’da yayımladığı Adalet İstatistikleri 2025 kitabında, “Hukuk mahkemelerinde seçilen on dava türüne göre bir dosyanın ortalama görülme süresi” tablosunda yer alır ve yalnızca ilk derece mahkemesindeki süreyi kapsar.

On yıllık seri, sürenin sabit olmadığını gösteriyor. Tazminat davalarında ortalama görülme süresi 2020’de 786 güne kadar çıkmış, 2024’te 453 güne inmiş, 2025’te yeniden 509 güne yükselmiştir. Yani “tazminat davaları kaç yıl sürer” sorulduğunda verilecek rakam yılın kendisine göre değişir; tek bir yılın verisine dayanarak genelleme yapmak yanıltıcıdır. Bu seri, aynı zamanda mahkemelerin iş yükündeki dalgalanmanın dosya süresine ne kadar hızlı yansıdığını gösterir. Rakamların birincil kaynağı Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü yayınlarıdır.

Tazminat davalarında bir dosyanın ortalama görülme süresi (gün) — Adalet İstatistikleri 2025, Tablo 42
YılOrtalama görülme süresiYaklaşık karşılığı
2019709 gün~1 yıl 11 ay
2020786 gün~2 yıl 2 ay
2021558 gün~1 yıl 6 ay
2022537 gün~1 yıl 6 ay
2023568 gün~1 yıl 7 ay
2024453 gün~1 yıl 3 ay
2025509 gün~1 yıl 5 ay

Karşılaştırma yapıldığında tazminat davalarının hukuk mahkemelerindeki en uzun dava türlerinden biri olduğu görülüyor. Aynı tabloda 2025 yılı için boşanma 160 gün, veraset 19 gün, alacak 472 gün, kamulaştırma 350 gün, tapu iptali ve tescil 620 gündür. Tazminat davası, kusurun ve zararın ayrı ayrı bilirkişiyle belirlenmesini gerektirdiği için ortalamanın belirgin biçimde üstünde kalır.

Bu rakam neyi ölçer, neyi ölçmez?

509 gün, o yıl karara bağlanan dosyaların açılıştan hükme kadar geçen sürelerinin ortalamasıdır. Ortalama olduğu için dosyanızın bundan kısa da uzun da sürmesi mümkündür; istatistik bir taahhüt değil, bir referans noktasıdır. Ayrıca üç şeyi kapsamaz: dava açılmadan önceki zorunlu başvuru ve arabuluculuk aşamasını, istinaf ve temyiz sürelerini, kararın icraya konulmasından sonraki tahsil sürecini.

Aynı yayında “devreden dosyaların elden çıkarılma süresi” adıyla ikinci bir ölçüm daha var; tazminat davaları için bu değer 2025’te 586 gündür. Geçmiş yıldan devreden, yani bir kısmı zaten uzamış dosyaların süresini ölçtüğü için bu rakam ortalamanın üstündedir. İki ölçümü karıştırmamak gerekir: 509 gün genel ortalama, 586 gün devreden dosyaların ortalamasıdır.

Trafik kazası dışındaki tazminat davalarının süresi için tazminat davası ne kadar sürer başlıklı genel yazımıza; kazaya bağlı tazminat miktarının nasıl hesaplandığı için ise trafik kazası tazminat hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.

Trafik Kazası Mahkemesi Ne Kadar Sürer?

Trafik kazası mahkemesi ne kadar sürer sorusunun tek bir cevabı yoktur, çünkü bir trafik kazası aynı anda iki ayrı mahkemede iki ayrı dosya doğurabilir: tazminat için hukuk davası, yaralanma veya ölüm varsa ceza davası. Bu iki dosya birbirinden bağımsız yürür, ayrı sürelerde biter ve karıştırılmaları en sık yapılan hatadır.

Hukuk tarafında ölçü, yukarıdaki tazminat davası ortalamasıdır. Ceza tarafında ise Adalet İstatistikleri 2025’e göre asliye ceza mahkemelerinde bir dosyanın ortalama görülme süresi 243 gün, ağır ceza mahkemelerinde 300 gündür. Taksirle yaralama dosyaları asliye ceza mahkemesinde, taksirle ölüme neden olma dosyaları da kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür.

Bir trafik kazasından doğabilecek dosyalar ve 2025 ortalama görülme süreleri
DosyaMerci2025 ortalaması
Tazminat davası (maddi/manevi)Asliye hukuk veya asliye ticaret509 gün (tazminat dava türü)
Ceza davası (taksirle yaralama/ölüm)Asliye ceza243 gün
Trafik idari para cezasına itirazSulh ceza hâkimliği
Sigorta uyuşmazlığı (tahkim)Sigorta Tahkim KomisyonuHakem için kanuni süre 4 ay

İki dosya arasındaki bağ süreyi etkileyebilir. Hukuk hâkimi, kusurun belirlenmesi için ceza dosyasının sonucunu bekletici mesele yapabilir; bu durumda tazminat davası, ceza davası bitene kadar fiilen durur. Buna karşılık TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir; yani beklemek her zaman zorunlu değildir, bu bir takdir meselesidir.

Ceza dosyasında şikâyetçi olunmaması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; TCK m.74/2 uyarınca kamu davasının düşmesi şahsi hak davasını etkilemez. Bu konudaki istisnalar ve tutanağa yazılan “hiçbir hak ve alacak talebim yoktur” kalıbının sonucu için trafik kazasından sonra şikâyetçi olunmazsa tazminat alınabilir mi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kaza Davası Ne Kadar Sürer? Kaza Mahkemesi ile Tazminat Davası Aynı Şey mi?

Kaza davası ne kadar sürer ve kaza mahkemesi ne kadar sürer soruları çoğu zaman aynı şeyi kasteder: kazadan doğan tazminat davasının süresini. “Kaza mahkemesi” de “tazminat mahkemesi” gibi bir mahkeme adı değildir; kazadan doğan uyuşmazlığa bakan mahkemenin halk arasındaki karşılığıdır. Resmî ölçü aynıdır: tazminat dava türünde ortalama görülme süresi 2025’te 509 gündür.

Ayrım şurada başlar: trafik kazası davası ne kadar sürer diye sorulduğunda tek bir dosya değil, kazadan doğabilecek üç ayrı dosya kastedilmiş olabilir. Hukuk tarafındaki tazminat dosyası, ceza tarafındaki taksirle yaralama veya ölüm dosyası ve idari yaptırıma itiraz dosyası ayrı mahkemelerde, ayrı takvimlerde yürür. Bu yüzden “davam ne zaman biter” diye sorulduğunda önce hangi dosyadan söz edildiği belirlenmelidir.

Kaza tazminat davası ne kadar sürer?

Kaza tazminat davası, resmî istatistikte “tazminat” dava türü altında sayılır ve 2025 yılı ortalaması 509 gündür. Kaza tazminat davaları ne kadar sürer diye bakıldığında süre, davanın hangi mahkemede görüldüğüne göre de değişir: aynı yıl asliye hukuk mahkemelerinde ortalama süre 374 gün, asliye ticaret mahkemelerinde 383 gündür. Bedensel zarar bulunan dosyalar maluliyet raporu beklendiği için bu ortalamaların üstünde kalır.

Maddi tazminat davası ne kadar sürer?

Maddi tazminat davası, zararın miktarının hesaplanmasını gerektirdiği için manevi tazminat talebinden daha uzun sürer. Araç hasarı ve değer kaybı gibi kalemlerde tek bir eksper ya da bilirkişi raporu yeterli olabilirken, gelir kaybı ve çalışma gücü kaybında önce maluliyet oranı, sonra aktüerya hesabı gerekir. Maddi ve manevi tazminat aynı dosyada birlikte istendiğinde ortak takvime bağlanır ve süre maddi talebin gerektirdiği incelemeye göre şekillenir.

Kan parası davası ne kadar sürer?

Halk arasında “kan parası” denen talebin mevzuatta bu adla bir karşılığı yoktur: 2918 sayılı Kanun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun tam metinlerinde “kan parası” ifadesi hiç geçmez. Ölümlü kazalarda istenen tazminatın kanundaki karşılığı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminattır. Dolayısıyla kan parası davası ne kadar sürer diye sorulduğunda ölçülen şey, ölümlü trafik kazası tazminat davasının süresidir ve bu dosyalar aktüerya hesabı nedeniyle en uzun sürenlerdir.

Bir başka yaygın arama biçimi olan “tazminat davaları ne kadar sürer” sorusu da aynı istatistiğe bakar; çoğul kullanım dava türünü değil, genel ortalamayı sorar. Hukuk mahkemelerinin tamamında bir dosyanın ortalama görülme süresi 2025’te 243 gün iken, tazminat dava türünde bu değer 509 güne çıkar. Aradaki fark, tazminat dosyalarının bilirkişi ağırlıklı yapısından doğar.

Trafik Mahkemesi Diye Bir Mahkeme Var mı? Trafik Kazasına Hangi Mahkeme Bakar?

Türk yargı teşkilatında “trafik mahkemesi” adında bir mahkeme yoktur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun tam metni tarandığında “trafik mahkemesi” ifadesi hiç geçmez; kanun yalnızca hangi işin hangi mevcut mahkemede görüleceğini gösterir. Aynı şekilde “tazminat mahkemesi” de bir mahkeme adı değil, halk arasında tazminat davasına bakan mahkemeyi anlatmak için kullanılan bir ifadedir.

KTK m.110/1 temel kuralı koyar: işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması bu kuralı değiştirmez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da KTK hükümleri uygulanır.

Görevli mahkeme davalıya göre ayrışır. Sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlendiği için sigorta şirketine yöneltilen tazminat davası TTK m.4/1-a uyarınca mutlak ticari davadır ve TTK m.5 gereği asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yalnızca sürücüye veya işletene karşı açılan haksız fiil davası ise asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır.

Trafik kazası tazminat davasında görevli ve yetkili mahkeme
DavalıGörevli mahkemeArabuluculuk dava şartı mıDayanak
Sigorta şirketi (ZMSS/İMM)Asliye ticaretEvetTTK m.4/1-a, m.5, m.5/A
Sürücü ve/veya işletenAsliye hukukHayırHMK m.2, TBK m.49, KTK m.85
Sigortacı + sürücü birlikteAsliye ticaretSigortacı yönünden evetTTK m.5
Güvence HesabıAsliye ticaretEvet5684 s.K. m.14, TTK m.4/1-a

Yetki bakımından KTK m.110/2 davacıya seçim hakkı verir: motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir. Bu seçim, tanık ve keşif işlemleri düşünüldüğünde süreyi doğrudan etkiler.

Görevsiz mahkemede açılan dava süreyi ikiye katlar: dosya görevsizlik kararıyla doğru mahkemeye gönderilir ve yargılama fiilen baştan başlar. Bu nedenle davalının kim olacağı, dava dilekçesi yazılmadan önce netleştirilmelidir. Davanın açılış prosedürünün tamamı için trafik kazası sonrası tazminat davası nasıl açılır yazımıza bakabilirsiniz.

Dava Açmadan Önce Kaç Gün Beklenir? Sigortaya Başvuru Zorunluluğu

Zorunlu mali sorumluluk sigortasının sınırları içinde kalan taleplerde dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması zorunludur ve sigortacının cevap süresi 15 gündür. KTK m.97 bunu açıkça düzenler: sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Bu bir dava şartıdır. Başvuru yapılmadan açılan dava, eksiklik giderilmediği takdirde usulden reddedilir; giderilse bile aylar kaybedilir. Dolayısıyla “trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer” hesabı yapılırken bu 15 günlük pencerenin sürecin başına eklenmesi gerekir.

Başvurudan ödeme çıkarsa süreç mahkemeye hiç gitmeden biter. KTK m.99 uyarınca sigortacılar, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları ödemek zorundadır. Yani belgeleri eksiksiz sunmak, teorik olarak iki haftada sonuç almanın yoludur.

Dava öncesi kanuni süreler
AşamaSüreDayanak
Sigortacıya yazılı başvuru → cevap15 günKTK m.97
Belgeler tam ise ödeme8 iş günüKTK m.99
Kazanın sigortacıya ihbarı10 günZMSS Genel Şartları B.1.1-(a)
Tahkim ön koşulu (trafikte)15 gün cevapsızlık5684 s.K. m.30/13
Arabuluculuk (sigortacıya karşı davada)6 hafta + en fazla 2 haftaTTK m.5/A

Önemli bir sınır vardır: KTK m.97’deki başvuru zorunluluğu yalnızca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde kalan talepler için geçerlidir. Manevi tazminat, araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybı gibi ZMSS teminatı dışındaki kalemler bu kapsamda değildir; bunlar için sigortacıya başvurup 15 gün beklemek gerekmez, doğrudan sorumlusuna dava açılır.

Başvurunun zamanaşımına etkisi de sıkça yanlış bilinir. KTK m.97 uyarınca yapılan yazılı başvuru zorunludur ama zamanaşımını kesmez; TBK m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almaz. Zamanaşımını kesen işlemler dava açılması, tahkime başvurulması, icra takibi ve sigortacının kısmi ödemesidir.

Trafik Kazasında Arabuluculuk Zorunlu mu? Dava Şartı Arabuluculuk Ne Kadar Sürer?

Trafik kazasında arabuluculuk davalıya göre zorunlu olur ya da olmaz. Sigorta şirketine karşı açılacak tazminat davası ticari dava sayıldığından TTK m.5/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sürücüye veya işletene karşı açılan haksız fiil davasında ise böyle bir zorunluluk yoktur.

Bu ayrım kanun metninden okunur. TTK m.5/A, “bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” arabuluculuğu dava şartı sayar. Genel dava şartı arabuluculuk listesini düzenleyen 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesinde ise yalnızca kira ilişkisi, taşınır-taşınmaz paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları sayılır; trafik kazası bu listede yoktur.

Süresi kanunla sınırlıdır. TTK m.5/A/2 uyarınca arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Yani sigortacıya karşı açılacak davada, dava dilekçesi verilmeden önce en fazla sekiz haftalık bir aşama daha vardır.

Bu sekiz hafta kayıp değil, kazanç da olabilir. Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa 509 günlük ortalama yargılama süresi hiç işlemez ve taraflar iki ay içinde sonuca ulaşır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir ve dava normal seyrinde ilerler; bu ihtimalde de dosyaya yalnızca birkaç hafta eklenmiş olur.

Ayrıca HMK m.140/2 uyarınca hâkim ön inceleme duruşmasında tarafları sulh ve arabuluculuk konusunda aydınlatarak teşvik eder; sonuç alınacağı kanaatine varırsa bir defaya mahsus yeni bir duruşma günü verir. Dava içindeki bu ihtiyari arabuluculuk turu da dosyaya yaklaşık bir duruşma aralığı ekler.

Trafik Kazası Tazminat Davasında Etkili Olan Faktörler

Trafik kazası tazminat davalarında sürecin uzunluğunu veya kararın niteliğini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Her ne kadar genel bir standart oluşturulmaya çalışılsa da trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer sorusunun tek bir yanıtının olmaması bu faktörlerin çeşitliliğiyle ilgilidir. İşte bu davalarda belirleyici olan başlıca unsurlar:

1. Kazaya İlişkin Kanıtların Toplanması: Davaların en kritik aşamalarından biri, kazayla ilgili somut kanıtların toplanmasıdır. Kaza tespit tutanağı, görgü tanıklarının ifadeleri, kamera kayıtları ve araç hasarları gibi unsurlar mahkeme sürecini doğrudan etkiler. Eksik veya hatalı deliller süreci uzatır; çünkü HMK m.318 gereği taraflar delillerini dilekçeleriyle birlikte açıkça bildirmek ve ellerinde olanları eklemek zorundadır. Sonradan başka kurumdan getirtilecek her belge, en az bir duruşma aralığı demektir.

2. Kusur Tespiti: Kusur oranlarının belirlenmesi, tazminat miktarından davalı tarafın sorumluluğuna kadar birçok konuyu şekillendirir. Burada sık yapılan bir hata vardır: Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 uyarınca kolluğun düzenlediği tutanakta kusur oranı yazmaz; tutanağı düzenleyenler yalnızca kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtir. Oranı mahkemedeki bilirkişi belirler ve taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık varsa süreç uzar. Kusur oranına itirazın işleyişi ve süresi için kusur oranına itiraz edince süreç kaç gün sürer yazımıza bakabilirsiniz.

3. Dava Taraflarının Tutumları: Davacı ve davalının uzlaşmaya açık olup olmaması önemli bir faktördür. Taraflar anlaşma sağlamazsa dava, mahkeme süreçlerinin tamamlanmasını beklemek zorunda kalır. Buna karşılık kaza yerinde imzalanan belgelere dikkat etmek gerekir: KTK m.111 uyarınca hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.

4. Mahkeme Yoğunluğu: Hâkimlerin iş yükü ve mahkemelerin genel yoğunluğu mahkeme takvimine doğrudan yansır. Kaza davası ne kadar sürer sorusunu etkileyen en büyük dış faktörlerden biri budur. 2025 verilerine göre asliye hukuk mahkemelerinde bir dosyanın ortalama görülme süresi 374 gün, asliye ticaret mahkemelerinde 383 gündür; hukuk mahkemeleri genel ortalaması ise 243 gündür. Tazminat dava türünün 509 günlük ortalaması, bu dosyaların genel ortalamanın belirgin üstünde olduğunu gösterir.

5. Bilirkişi Raporları: Trafik kazası sonrası zarar ve kusur oranlarını belirlemek amacıyla bilirkişi raporlarına başvurulur. Bu raporlar süreci uzatan faktörlerin başında gelir; ancak süre keyfî değildir: HMK m.274 uyarınca rapor için verilecek süre üç ayı geçemez, bilirkişinin talebiyle gerekçe gösterilerek üç ayı geçmemek üzere uzatılabilir, basit yargılama usulüne tabi işlerde ise bu süreler iki ay olarak uygulanır.

6. Zararın Kapsamı: Kaza sonrası meydana gelen zararların büyüklüğü ve çeşitliliği de dava sürecine etki eder. Maddi zararların yanı sıra manevi tazminat talepleri de değerlendirilir. Bedensel zarar varsa maluliyet oranının adli tıp veya yetkili sağlık kuruluşu raporuyla belirlenmesi gerekir; bu rapor beklenirken dosya fiilen durur ve büyük çaplı zararlar bu nedenle daha uzun süren bir süreç anlamına gelir.

7. Zaman Aşımı Yakınlığı: Dava açılırken zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı önemli bir etkendir. Süre dolmuşsa ve davalı zamanaşımı def’ini ileri sürerse dava esasa girilmeden reddedilir. Burada kritik ayrıntı şudur: TBK m.161 uyarınca zamanaşımı bir def’idir, itiraz değildir; ileri sürülmedikçe hâkim resen dikkate alamaz. Bu yüzden süresi geçmiş bir dosya bazen hiç tartışılmadan da sonuçlanabilir; buna güvenmek ise risklidir.

8. Talep Artırımı: Bedensel zararlarda tazminatın kesin miktarı ancak bilirkişi raporundan sonra netleşir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile HMK m.107 (belirsiz alacak davası) yürürlükten kaldırılmış, m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla kısmi davada talebin bir defaya mahsus ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erene kadar artırılabileceği düzenlenmiştir. Geçiş ölçütü olay tarihi değil dava tarihidir.

Görüldüğü üzere trafik kazası tazminat davasının süresini ve sonucunu etkileyen birçok farklı dinamik vardır. Her aşamanın titizlikle yürütülmesi ve hukuki destek alınması, hak kayıplarını önlemek açısından kritik öneme sahiptir.

Tazminat Mahkemesinde İzlenen Adımlar ve İşleyiş

Trafik kazası tazminat davası süreçleri, mahkemede belirli aşamalardan geçer. Bu süreçler, davanın düzgün bir şekilde ilerlemesi ve hak kayıplarının önüne geçilmesi adına oldukça önemlidir. Trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer? sorusunun yanıtı, bu adımların dikkatli bir şekilde yürütülmesine bağlıdır. Aşağıdaki adımların her birinin kanunda belirlenmiş bir süresi vardır ve toplamları davanın alt sınırını verir.

Tazminat davasına bakan mahkemede izlenen başlıca adımları şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Dava Dilekçesinin Hazırlanması
    İlk aşamada, davacı tarafın trafik kazasına ilişkin detayları içeren bir dava dilekçesi hazırlaması gerekir. Bu dilekçede HMK m.119’da sayılan unsurlar bulunur: mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, dava konusu ve değeri, vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, hukuki sebepler ve açık talep sonucu. Bu unsurlardan bir kısmı eksikse hâkim bir haftalık kesin süre verir; süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
  2. Davanın Açılması ve Harç
    Dava, HMK m.118 uyarınca dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır; mahkemenin dilekçeyi ayrıca “kabul etmesi” diye bir aşama yoktur. Kayıt için harç ve gider avansının yatırılması gerekir. Bu aşamanın hızlıca tamamlanması, davanın genel süresi üzerinde doğrudan etkilidir; harç eksikliği nedeniyle verilen süreler dosyayı haftalarca bekletebilir.
  3. Dilekçeler Teatisi
    Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilir. Yazılı yargılama usulünde cevap süresi tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m.127); mahkeme, hazırlığın çok zor veya imkânsız olduğu hâllerde bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir. Ardından davacı iki hafta içinde cevaba cevap, davalı iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir (HMK m.136). Basit yargılama usulünde cevap süresi yine iki haftadır, ancak ikinci tur dilekçeler verilemez.
  4. Ön İnceleme Duruşması
    Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra mahkeme ön inceleme için duruşma günü verir. Bu duruşmada dava şartları ve ilk itirazlar incelenir, tarafların anlaştığı ve anlaşamadığı hususlar tek tek tespit edilir, taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilir. Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır; zorunlu hâllerde bir defaya mahsus yeni gün verilir (HMK m.140/4). Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (HMK m.137/2).
  5. Bilirkişi İncelemesi
    Bilirkişi incelemesi, tazminat davasına bakan mahkemede sürecin ne kadar süreceğini belirleyen en güçlü etkendir. Mahkeme, kusur oranlarını ve zararı belirlemek için bilirkişi raporu ister. Görevlendirme kararı, inceleme konusunu bütün sınırlarıyla, cevaplanacak soruları ve süreyi göstermek zorundadır (HMK m.273). Rapor süresi üç ayı, basit yargılamada iki ayı geçemez.
  6. Tanık İfadeleri ve Delil Sunumu
    Tahkikat aşamasında tarafların tanıkları dinlenir ve deliller değerlendirilir. Duruşmalar arasındaki süre, 31 Temmuz 2026’dan itibaren kural olarak üç ayı aşamaz (HMK m.147/3). Kazanın gerçekleşme şekli, sunulan deliller ve raporlar doğrultusunda detaylı biçimde incelenir.
  7. Sözlü Yargılama ve Mahkeme Kararı
    Deliller ve bilirkişi raporu ışığında mahkeme tahkikatın bittiğini tefhim eder, taraflara son sözlerini söyleme imkânı tanır ve hükmü kurar. Zorunlu nedenlerle yalnızca hüküm sonucu tefhim edilmişse gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir (HMK m.294/4). İstinaf süresi bu gerekçeli kararın tebliğiyle işlemeye başlar.
Yargılamanın kanuni süre takvimi (yazılı ve basit usul karşılaştırmalı)
AşamaYazılı yargılamaBasit yargılamaDayanak
Cevap dilekçesi2 hafta (+1 ay ek)2 hafta (+2 hafta ek)HMK m.127 / m.317
Cevaba cevap + ikinci cevap2’şer haftaVerilemezHMK m.136 / m.317/3
Ön incelemeTek duruşma (+1)İlk duruşmadaHMK m.140/4 / m.320/2
Tahkikat duruşması sayısıSınır yokEn fazla 2HMK m.320/3
Duruşmalar arası süreEn çok 3 ayEn çok 1 ayHMK m.147/3 / m.320/3
Bilirkişi raporu3 ay (+3 ay)2 ay (+2 ay)HMK m.274
Rapora itiraz2 hafta (+2 hafta)2 hafta (+2 hafta)HMK m.281/1
Gerekçeli karar1 ay1 ayHMK m.294/4
İstinaf başvurusu2 hafta2 haftaHMK m.345
Temyiz başvurusu2 hafta2 haftaHMK m.361

Bu tablo davanın kanuni alt sınırını verir; gerçekleşen süre ise mahkemenin iş yükü ve bilirkişi turlarının sayısıyla büyür. Sonuç olarak dava süreci boyunca tüm belgeleri eksiksiz hazırlamak ve her süreyi kaçırmadan kullanmak, tazminat sürecini önemli ölçüde hızlandırır.

Duruşmalar Arasında En Fazla Ne Kadar Süre Olabilir?

Yazılı yargılama usulünde duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamaz. Bu, 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle HMK m.147’ye eklenen ve Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlandığı 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren üçüncü fıkranın getirdiği yeni bir kuraldır ve trafik kazası tazminat davalarının süresini doğrudan ilgilendirir.

Fıkranın lafzı şöyledir: “Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.” Yani üç ay mutlak bir tavan değildir; ancak aşılması artık gerekçe göstermeyi gerektirir.

Kuralın pratik önemi büyüktür. Bu düzenlemeden önce duruşma aralıkları için kanunda üst sınır bulunmuyordu ve yoğun mahkemelerde altı ayı, hatta daha uzun süreleri bulan aralıklar görülebiliyordu. Yeni fıkra, uzun aralıkların artık dosyada yazılı bir gerekçeye bağlanmasını zorunlu kılar; bu da tarafa itiraz ve talep zemini sağlar. Hükmün güncel metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden doğrulanabilir.

Basit yargılama usulünde sınır zaten daha dardı ve değişmedi: HMK m.320/3 uyarınca mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerini iki duruşmada tamamlar ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz. Aynı fıkra, bilirkişi incelemesinin uzaması ya da istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkime gerekçeli olarak daha uzun süre belirleme yetkisi tanır.

Süre hesabında adli tatili de gözden kaçırmamak gerekir. HMK m.102 uyarınca adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta sona erer; yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar. HMK m.104’ün sık yanlış bilinen kuralı ise şudur: adli tatilde süreler durmaz, uzar. Bitmesi tatile rastlayan süreler, ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Ölçüt sürenin başladığı değil bittiği tarihtir.

Basit Yargılama Usulü Davayı Kısaltır mı?

Evet, basit yargılama usulü davayı belirgin biçimde kısaltır ve trafik kazası tazminat davalarının bir kısmı bu usule tabidir. TTK m.4/2 uyarınca miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır; bu parasal sınır, HMK ek 1. maddesinin birinci fıkrasına göre her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.

Sigorta şirketine karşı açılan trafik kazası tazminat davası ticari dava olduğundan, dava değeri bu sınırın altındaysa dosya doğrudan basit usulde görülür. Bunun süreye yansıması üç noktadadır: ikinci tur dilekçeler verilemez, tahkikat en fazla iki duruşmada biter ve duruşma aralığı bir ayı aşamaz.

Basit usulün bir başka etkisi bilirkişi tarafındadır. HMK m.274’e 2018’de eklenen cümle uyarınca basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde rapor süreleri iki ay olarak uygulanır. Yazılı usuldeki üç aylık süreyle karşılaştırıldığında, tek bir bilirkişi turunda bile bir aylık kazanç doğar.

Buna karşılık basit usul davacıya külfet de yükler: deliller dilekçelerle birlikte eksiksiz bildirilmek zorundadır (HMK m.318) ve iddiayı genişletme imkânı daralır. Bu yüzden hızlanma, ancak dosya baştan tam hazırlandığında gerçek bir avantaja dönüşür.

Trafik Kazası Bilirkişi Raporu Kaç Günde Çıkar?

Bilirkişi raporu için mahkemenin verebileceği süre kanunla sınırlıdır: HMK m.274 uyarınca rapor süresi üç ayı geçemez. Bilirkişinin talebi üzerine kendisini görevlendiren mahkeme, gerekçesini göstererek süreyi üç ayı geçmemek üzere uzatabilir; basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır.

Süresinde rapor vermeyen bilirkişi görevden alınabilir ve yerine başkası görevlendirilebilir; bu ihtimalde dosya baştan bir rapor süresi daha bekler. Aynı maddenin devamı, görevden alınan bilirkişiden yaptığı işlemler hakkında açıklama istenmesini ve dosyanın derhâl mahkemeye iade edilmesini düzenler.

Raporun tebliğinden sonra itiraz süresi iki haftadır (HMK m.281/1). Aynı fıkra, talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde, yine bu süre içinde başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemek üzere bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebileceğini düzenler. Toplam süre en fazla dört haftadır; ikinci bir ek süre yoktur.

Bilirkişinin kendisinin reddi ayrı bir yoldur ve süresi farklıdır: ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir hafta (HMK m.272/3). Rapora itiraz raporun içeriğine, ret ise bilirkişinin kişiliğine ve tarafsızlığına yöneliktir; ikisinin karıştırılması hak kaybına yol açar.

Bilirkişi aşamasının süreleri
İşlemSüreDayanak
Rapor hazırlama (yazılı usul)3 ay + en çok 3 ayHMK m.274/1
Rapor hazırlama (basit usul)2 ay + en çok 2 ayHMK m.274/1 son cümle
Rapora itiraz2 hafta + en çok 2 hafta ekHMK m.281/1
Bilirkişinin reddi1 haftaHMK m.272/3
Raporun tebliğiDuruşma gününden önceHMK m.280

İtirazın süresinde yapılması kadar gerekçeli yapılması da önemlidir. HMK m.279/2 raporun zorunlu unsurlarını sayar ve bunlar arasında gerekçe de vardır; m.279/4 ise bilirkişinin hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağını düzenler. Kusuru hukuken değerlendiren ya da gerekçesiz bir rapor, bu maddelere dayanılarak somut biçimde eleştirilebilir. Rapora itiraz dilekçesinin nasıl kurulacağı için bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir yazımızdaki kontrol listesi kullanılabilir.

Son olarak HMK m.282 uyarınca hâkim, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; rapor hükmü tek başına kurmaz. Bu nedenle aleyhe bir rapor dosyanın kaybedildiği anlamına gelmez, ancak itiraz edilmemişse istinafta ileri sürülmesi çok daha zordur.

Maddi Hasarlı Trafik Kazası Mahkemesi Ne Kadar Sürer?

Salt maddi hasarlı trafik kazasında ceza mahkemesinde görülecek bir dosya doğmaz; yalnızca hukuk davası ve idari yaptırım söz konusu olur. Bunun sebebi Türk Ceza Kanunu’nda taksirle mala zarar vermenin suç olarak düzenlenmemiş olmasıdır; TCK m.151 mala zarar vermeyi yalnızca kasten işlenebilen bir suç sayar. Dolayısıyla “maddi hasarlı trafik kazası mahkemesi ne kadar sürer” sorusu, gerçekte tazminat davasının süresini sorar.

Bu dosyalar diğer kaza türlerine göre daha hızlı sonuçlanır. Sebebi teknik: bedensel zarar bulunmadığı için maluliyet raporu, adli tıp incelemesi ve bakiye ömür hesabı gerekmez. Kalan iki inceleme kusur ve zarar hesabıdır; ikisi de çoğu zaman tek bilirkişi turunda tamamlanabilir. Dava değeri düşük olduğu için de basit yargılama usulünün uygulanma ihtimali yüksektir.

Maddi hasarlı kazalarda çoğu talep zaten mahkemeye hiç gitmez. Hasar bedeli, değer kaybı ve benzeri kalemler önce sigortacıya yöneltilir; uyuşmazlık kalırsa Sigorta Tahkim Komisyonu yolu açıktır ve orada hakem için kanuni karar süresi dört aydır. Bu yüzden pratikte “mahkeme” aşamasına yalnızca tahkim yolunun kapalı olduğu ya da talebin teminat dışı kaldığı dosyalar ulaşır.

Zamanaşımı bakımından da fark vardır ve bu fark sık atlanır: kazada yaralanma veya ölüm yoksa uzamış ceza zamanaşımı işlemez. Ortada suç oluşturan bir fiil bulunmadığı için süre KTK m.109/1’deki 2 yıl / 10 yıl olarak kalır. “Kaza oldu, demek ki sekiz yılım var” beklentisi bu dosyalarda yanlıştır.

Anlaşmalı tutanakla ayrılmış olmak da süreci etkiler. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2-(c) uyarınca bir anlaşma ile olay yerinden ayrılan taraflar, zararın sigortaları tarafından veya kendilerince doğrudan karşılanacağını kabul etmiş sayılır ve sonradan yetkililerden kaza tespit tutanağı düzenlenmesini isteyemez. Kusur tartışması bu dosyalarda sigortacının değerlendirmesi üzerinden yürür; tutanağa itiraz yollarını kaza tespit tutanağına itiraz yazımızda ayrıntılı anlattık.

Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Yaralanmalı trafik kazası tazminat davası, maddi hasarlı dosyalara göre belirgin biçimde uzun sürer; çünkü tazminatın hesaplanabilmesi için önce maluliyet oranının belirlenmesi gerekir ve bu, mahkemenin kontrolü dışındaki bir sağlık kuruluşu sürecidir. Kusur raporu tamamlansa bile maluliyet raporu gelmeden zarar hesabı yapılamaz.

Sıralama şöyle işler: tedavi tamamlanır ve durum sabitleşir, ardından yetkili sağlık kuruluşundan ya da Adli Tıp Kurumu’ndan maluliyet raporu alınır, rapordaki orana göre aktüerya bilirkişisi çalışma gücü kaybından doğan zararı hesaplar. Bu üç adım birbirini beklediği için dosya, tek bilirkişi turunda kapanan bir maddi hasar dosyasından uzun sürer.

Zamanaşımı bu dosyalarda uzar. KTK m.109/2 uyarınca dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o süre uygulanır. Taksirle yaralama suçunda dava zamanaşımı süresi TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır ve süre kaza gününden işler. Kritik ayrıntı şudur: bu fıkranın ölçütü fiildir, mağdur sıfatı değil; yani kazada başkası yaralandıysa, hiç yaralanmayan araç malikinin talebi de sekiz yıllık süreye tabi olur.

Şikâyetten vazgeçme de süreyi kısaltmaz. TCK m.89/5 uyarınca taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak şikâyetten vazgeçilmesi ceza davasını düşürür, fiilin suç niteliğini geriye etkili biçimde ortadan kaldırmaz. Bu nedenle hukuk davasındaki sekiz yıllık uzamış süre iki yıla inmez.

Tedavi giderleri bakımından ayrı bir kural vardır ve süreci sadeleştirir: KTK m.98 uyarınca trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Yani tedavi masrafları için sigortacıya karşı ayrı bir kalem yürütülmesi gerekmez. Hangi kalemlerin talep edilebileceği için yaralamalı trafik kazasında hangi tazminatlar talep edilebilir yazımıza bakabilirsiniz.

Yaralanmalı trafik kazası mahkemesi ne kadar sürer?

Yaralanmalı kazada iki mahkeme birden devrededir. Tazminat dosyası asliye hukuk ya da asliye ticaret mahkemesinde görülür ve tazminat dava türünün 2025 ortalaması 509 gündür. Taksirle yaralama dosyası ise asliye ceza mahkemesinde görülür; bu mahkemelerde bir dosyanın ortalama görülme süresi aynı yıl 243 gündür. Ceza dosyası genellikle daha erken biter, ancak kusur tespiti bakımından hukuk dosyasına delil sağladığı için sonucu beklenebilir.

Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Ölümlü trafik kazası tazminat davası, kaza türleri arasında en uzun sürenidir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için desteğin bakiye ömrü, gelir düzeyi, destek payları ve hak sahiplerinin durumu ayrı ayrı belirlenir; bu hesap aktüerya bilirkişisi tarafından yapılır ve rapora itiraz oranı yüksektir.

Ceza dosyası da bu tür kazalarda daha ağırdır ve tazminat davasını dolaylı olarak etkiler. Taksirle ölüme neden olma suçunda TCK m.85/1 iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörür; birden fazla kişinin ölümü hâlinde m.85/2 iki yıldan on beş yıla kadar ceza uygular. Ayrıca CMK m.253/1-b-2’de taksirle yaralama uzlaştırmaya tabi tutulmuşken taksirle öldürme bu listede yer almaz; yani ölümlü kazada uzlaşma yolu kapalıdır.

Zamanaşımı en uzun süredir. KTK m.109/2 yollamasıyla TCK m.66/1-d uygulanır ve süre on beş yıl olur; başlangıç kaza günüdür. Bu uzun süre, hak sahiplerine hazırlık için zaman tanır; ancak beklemek delil kaybı riskini büyütür ve arada imzalanan bir ibraname varsa KTK m.111/2’deki iki yıllık iptal süresi devreye girerek uzun süreyi fiilen etkisiz kılabilir.

Bu dosyalarda 2026’da yürürlüğe giren bir faiz kuralı da süreyi doğrudan ilgilendirir. 7589 sayılı Kanun ile TBK m.55’e eklenen fıkralar uyarınca, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata karar tarihinden kanuni faiz işler. Geçiş hükmü uyarınca bu kural yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır; dolayısıyla aynı dosyada faiz olay tarihine, usul ise dava tarihine bakar.

Hesaplama yönteminin ayrıntısı ve hangi hak sahibinin ne isteyebileceği için ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama ve ölüm ile sonuçlanan trafik kazalarında tazminat hakları yazılarımız incelenebilir.

Ölümlü trafik kazası mahkemesi ne kadar sürer?

Ölümlü kazada da iki dosya birlikte yürür. Ceza tarafında taksirle ölüme neden olma dosyası asliye ceza mahkemesinde görülür ve bu mahkemelerdeki 2025 ortalaması 243 gündür; dosyanın ağır ceza mahkemesine düştüğü hâllerde ortalama 300 güne çıkar. Hukuk tarafında ise destekten yoksun kalma tazminatı davası, hak sahibi sayısı ve aktüerya hesabının karmaşıklığı nedeniyle tazminat dava türü ortalaması olan 509 günün üzerine çıkabilir.

Manevi Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Manevi tazminat davası, maddi tazminat davasına göre daha kısa sürebilir; çünkü manevi tazminatta aktüerya hesabı yapılmaz, hâkim TBK m.56 uyarınca olayın özelliklerini gözeterek hakkaniyete uygun bir miktar belirler. Ancak kusurun tespiti için bilirkişi incelemesi burada da gerekir ve dosya çoğu zaman maddi tazminat talebiyle birlikte yürüdüğü için pratikte aynı takvime bağlanır.

Manevi tazminatın süreye asıl etkisi davalının değişmesinden doğar. KTK m.92/f uyarınca manevi tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı dışındadır; yani sigorta şirketinden manevi tazminat istenemez. Bu talep kusurlu sürücüye ve işletene karşı genel hükümlere göre ileri sürülür.

Bunun usul sonucu şudur: maddi tazminat sigortacıya karşı asliye ticaret mahkemesinde ve arabuluculuk dava şartına tabi olarak yürürken, manevi tazminat sürücü ve işletene karşı asliye hukuk mahkemesinde ve arabuluculuk şartı olmadan açılabilir. İki talebin farklı mahkemelerde yürümesi hâlinde iki ayrı takvim ve iki ayrı bilirkişi süreci ortaya çıkar; bu da toplam süreyi uzatır.

Aynı mantık araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybı için de geçerlidir. KTK m.92/k uyarınca gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar teminat dışıdır; muhatap yine sürücü ve işletendir. Talep kalemlerinin baştan doğru davalıya yöneltilmesi, sonradan görevsizlik veya husumet itirazıyla kaybedilecek ayları önler.

Trafik kazası manevi tazminat davası ne kadar sürer?

Trafik kazası manevi tazminat davası tek başına açıldığında, aktüerya hesabı gerekmediği için maddi tazminat davasından kısa sürebilir; yine de kusurun belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılır ve dosya tazminat dava türü istatistiğinin içinde sayılır. Uygulamada manevi tazminat çoğunlukla maddi tazminatla birlikte istenir; bu durumda iki talep aynı dosyada ve aynı takvimde yürür. Manevi tazminat sigortacıdan istenemediği için davalı sürücü ve işleten olduğundan, tebligat ve husumet sorunları süreyi uzatan başlıca etkenlerdir.

Sigorta Tahkim Komisyonu Ne Kadar Sürer? Mahkemeden Hızlı mı?

Sigorta Tahkim Komisyonunda hakem, görevlendirildiği tarihten itibaren dört ay içinde karar vermek zorundadır. Bu süre 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/16’da düzenlenir; süre içinde karar verilmezse uyuşmazlık yetkili mahkemece görülür. Süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir.

Bu, tahkimi mahkemeye göre kâğıt üzerinde üç kat hızlı kılar: ilk derece mahkemesindeki 509 günlük ortalamaya karşılık tahkimde kanuni tavan yaklaşık 120 gündür. Ayrıca dört aylık süre başvurudan değil hakemin görevlendirildiği tarihten işler; kanun ve yönetmelik hakem atamasının kendisi için ayrı bir süre öngörmediğinden, ön inceleme aşaması bu sürenin dışındadır.

Tahkime gitmenin ön koşulu vardır. 5684 m.30/13 uyarınca önce sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır; ya da kuruluş on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemiş olmalıdır. Trafik sigortasında bu süre KTK m.97 gereği 15 gündür ve Komisyonun kendi başvuru sayfası da bu ayrımı açıkça yazar.

İki yaygın yanlış bilgiyi düzeltmek gerekir. Birincisi, zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda şirketin tahkim sistemine üye olması aranmaz; m.30/1’e eklenen cümle uyarınca hak sahipleri, kuruluş üye olmasa dahi tahkim usulünden yararlanabilir. İkincisi, m.30/1 uyarınca sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkime başvurulabilir; poliçede tahkim şartı aranması, sigorta tahkiminin HMK’daki iradi tahkimle karıştırılmasından doğan bir hatadır.

Tahkim yolunu kapatan hâller de vardır ve süre planı yapılırken bunlar önce kontrol edilmelidir. 5684 m.30/14 uyarınca mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar tahkime götürülemez; ölçüt karara bağlanmış olmak değil, intikal etmiş olmaktır. Ayrıca Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m.16/2-b uyarınca aynı alacak için icra takibi başlatılmış olması da tahkim yolunu kapatır.

Mahkeme yolu ile Sigorta Tahkim Komisyonu karşılaştırması
ÖlçütMahkemeSigorta Tahkim Komisyonu
Karar süresiOrtalama 509 gün (2025, ilk derece)Hakem için kanuni süre 4 ay
Ön koşulKTK m.97 başvurusu + 15 günOlumsuz cevap ya da 15 gün cevapsızlık
ArabuluculukSigortacıya karşı davada dava şartıAranmaz
İtirazİstinaf: 2 haftaİtiraz: 10 gün, itiraz kararı 2 ay
İcranın durmasıKural olarak durmazİtiraz üzerine icra durur (m.30/12)
Vekâlet ücreti riskiAAÜT tam tarifeAAÜT’nin beşte biri
Manevi tazminatİstenebilir (sürücü/işletene)Kapsam dışı (teminat dışı kalem)

Vekâlet ücreti farkı, süre kadar önemli bir risk kalemidir. 5684 m.30/17 ve Yönetmelik m.16/13 uyarınca tahkimde vekâlet ücreti asliye mahkemeleri tarifesi üzerinden beşte bir oranında hükmedilir; talebi reddedilen başvurucunun karşılaşacağı yük mahkemeye göre belirgin biçimde düşüktür. Başvuru usulünün ayrıntısı için Sigorta Tahkim Komisyonuna nasıl başvuru yapılır ve itiraz sınırları için Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı itiraz ve temyiz sınırları yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tazminat Davası İstinaf Mahkemesinde Ne Kadar Sürer?

Tazminat davası istinaf mahkemesinde ortalama olarak 393 gün sürmektedir. Bu rakam, Adalet İstatistikleri 2025’te bölge adliye mahkemeleri hukuk daireleri için verilen devreden dosyaların elden çıkarılma süresidir ve bir önceki yıl 406 gündü. Yani ilk derece kararından sonra istinafa gidilmesi hâlinde dosyaya kabaca bir yıl daha eklenir.

İstinaf başvuru süresi HMK m.345 uyarınca iki haftadır ve bu süre ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. Gerekçeli karar yazılmadan tebliğ yapılamayacağı için pratikte istinaf takvimi, HMK m.294/4’teki bir aylık gerekçeli karar yazma süresinin sonunda başlar.

Sürenin uzunluğu istinafın nasıl sonuçlandığına da bağlıdır. HMK m.353/1-a’da sayılan hâllerde bölge adliye mahkemesi esası incelemeden kararı kaldırır ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir; bu ihtimalde yargılama baştan başlar ve toplam süre iki katına çıkabilir. Esastan inceleme yapılıp karar düzeltilerek verildiğinde ise süreç istinafta biter.

İstinaf aşamasının işleyişi, hangi kararların kesin olduğu ve dosya durumlarının nasıl takip edileceği için tazminat davası istinaf mahkemesi ne kadar sürer başlıklı ayrıntılı yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat Davası Yargıtayda Ne Kadar Sürer?

Tazminat davası Yargıtayda ortalama 186 gün sürer. Adalet İstatistikleri 2025’e göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve hukuk dairelerinde devreden dosyaların elden çıkarılma süresi 2024’te 195 gün, 2025’te 186 gündür. Bu, yargı zincirinin en kısa halkasıdır; asıl bekleme istinafta yaşanır.

Temyiz süresi HMK m.361 uyarınca iki haftadır ve tebliğ tarihinden işler. Her karar temyize açık değildir; HMK m.362’de sayılan hâllerde ve parasal sınırın altındaki dosyalarda bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Parasal sınırlar HMK ek 1. madde uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

Trafik kazası dosyalarında merci konusunda eskimiş bir bilgi dolaşımdadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2021 yılında kapatılmış, işleri 4. Hukuk Dairesine devredilmiştir. 17. HD kararları geçerliliğini korur; değişen yalnızca temyiz merciidir. “Trafik kazası dosyaları 17. Daireye gider” diyen kaynaklar bu yönden güncelliğini yitirmiştir.

Bozma kararı çıkarsa süre yeniden uzar: dosya ilk derece mahkemesine döner ve yargılama bozma kararı doğrultusunda sürdürülür. Bu ihtimalde toplam süre, ilk derece + istinaf + temyiz + bozma sonrası yargılama olarak dört kalemin toplamına ulaşır.

Trafik kazası tazminat davasının aşama aşama süre zinciri (2025 ortalamaları)
AşamaSüreKaynak / dayanak
Sigortacıya başvuru → cevap15 günKTK m.97
Arabuluculuk (sigortacıya karşı davada)6 + en fazla 2 haftaTTK m.5/A
İlk derece (tazminat davası)509 günAdalet İstatistikleri 2025, Tablo 42
Gerekçeli kararın yazılması1 ayHMK m.294/4
İstinaf (BAM hukuk daireleri)393 günAdalet İstatistikleri 2025, Grafik 18
Temyiz (Yargıtay hukuk daireleri)186 günAdalet İstatistikleri 2025, Grafik 18
Üç aşamanın toplamı~1.088 gün (~3 yıl)Toplam

Bu toplam bir tavan değil, üç aşamanın ayrı ayrı ortalamalarının toplamıdır; her dosya üç aşamadan da geçmez. Kararın istinafta kesinleşmesi hâlinde süre yaklaşık 900 güne, tarafların istinafa hiç başvurmaması hâlinde ise ilk derece ortalamasına iner.

Trafik Kazası Tazminat Davasında Zaman Aşımı Süreleri

Trafik kazası tazminat davalarında zamanaşımı Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine değil, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.109’a tabidir. KTK m.109/1 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa süre uzar. KTK m.109/2 uyarınca dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörürse, tazminat talepleri bakımından da bu süre uygulanır. Burada kaynak TCK m.66’daki dava zamanaşımıdır; halk arasında “uzamış ceza zamanaşımı” denen süre budur. TCK m.68’deki ceza zamanaşımı ise kesinleşmiş cezanın infazıyla ilgilidir ve tazminat davasıyla ilgisi yoktur.

Trafik kazası tazminat taleplerinde zamanaşımı
DurumSüreBaşlangıçDayanak
Salt maddi hasarlı kaza2 yılZararı ve sorumluyu öğrenmeKTK m.109/1
Üst sınır (her hâlde)10 yılKaza günüKTK m.109/1
Kazada yaralanma8 yılKaza günüKTK m.109/2 + TCK m.66/1-e
Kazada ölüm15 yılKaza günüKTK m.109/2 + TCK m.66/1-d
Rücu talepleri2 yılÖdemenin tamamlanmasıKTK m.109/4
Yetersiz/fahiş anlaşmanın iptali2 yılAnlaşma tarihiKTK m.111/2

Zamanaşımının kesilmesi konusunda yaygın bir yanlış vardır: sigorta şirketine yapılan başvuru zamanaşımını kesmez. KTK m.97’deki yazılı başvuru zorunludur ve dava/tahkim kapısını açar, ancak TBK m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almaz. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkime başvurulması, icra takibi ve sigortacının kısmi ödeme yapmasıdır.

Buna karşılık KTK m.109/3 davacı lehine önemli bir kural getirir: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Bu çapraz kesilme, birden fazla sorumlunun bulunduğu dosyalarda hak kaybını önler.

Sürenin dolması hakkı tümüyle bitirmez. TBK m.78/2 uyarınca zamanaşımı dolduğunda borç sona ermez, eksik borca dönüşür; ödenen geri istenemez. Ayrıca zamanaşımı TBK m.161 uyarınca bir def’idir ve ileri sürülmedikçe hâkim resen dikkate alamaz. Konunun tamamı, kesme ve durma hâlleri ile ibraname etkisi için trafik kazası tazminat zamanaşımı başlıklı ayrıntılı yazımıza bakılmalıdır.

Karar Çıktıktan Sonra Tazminat Ne Zaman Ödenir?

Mahkeme kararı verildiği anda tazminat kendiliğinden ödenmez; kararın icra edilebilir hâle gelmesi gerekir. Bunun için önce gerekçeli karar yazılır (HMK m.294/4 uyarınca en geç bir ay içinde), sonra taraflara tebliğ edilir, ardından kanun yolu süreleri geçer ya da kanun yoluna başvurulur.

Para alacaklarına ilişkin ilamlar için kural olarak kesinleşme aranmaz; ilam, kesinleşmeden de icraya konulabilir. Bu, tazminat alacaklısı için önemli bir zaman kazancıdır: istinaf incelemesi sürerken bile ilamlı icra takibi başlatılabilir. Karşı taraf icranın durdurulmasını isterse teminat göstermek zorunda kalır.

Ancak icra aşaması da bir süre kalemidir ve resmî veriler bu konuda uyarıcıdır: Adalet İstatistikleri 2025’e göre icra ve iflas dairelerinde devreden dosyaların elden çıkarılma süresi 1.012 gündür ve bu, tüm yargı birimleri içindeki en uzun süredir. Tahsilat aşamasının, yargılamadan daha uzun sürebileceği bu rakamla ölçülmüştür.

Sigorta şirketine karşı kazanılmış bir dosyada tahsil genellikle daha hızlıdır, çünkü muhatabın ödeme gücü tartışmalı değildir. Buna karşılık kusurlu sürücüden tahsil edilecek manevi tazminat ve teminat dışı kalemlerde, borçlunun malvarlığı tahsil süresini belirler. Bu yüzden hangi kalemin kimden isteneceği, yalnızca hukuki değil pratik bir tercih meselesidir.

Trafik Kazası Tazminat Davası Nasıl Hızlandırılır?

Trafik kazası tazminat davasını hızlandırmanın yolu, mahkemeyi acele ettirmek değil bekleme sebeplerini baştan ortadan kaldırmaktır. Dosyanın uzamasının başlıca üç sebebi vardır: eksik delil, tekrarlanan bilirkişi turları ve yanlış davalı seçimi. Üçü de dava açılmadan önce alınacak kararlarla önlenebilir.

  • Belgeleri dilekçeyle birlikte sunun. Kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası örneği, sağlık raporları, hasar ve onarım belgeleri, gelir belgeleri baştan verildiğinde mahkemenin müzekkere yazıp cevap beklemesi gerekmez.
  • Doğru mahkemede açın. Sigortacı davalıysa asliye ticaret, yalnızca sürücü/işleten davalıysa asliye hukuk. Görevsizlik kararı yargılamayı fiilen baştan başlatır.
  • Dava şartlarını önceden tamamlayın. KTK m.97 başvurusu yapılmış ve 15 günlük süre dolmuş olmalı; sigortacıya karşı davada arabuluculuk son tutanağı dosyada bulunmalıdır.
  • Bilirkişi itirazını süresinde ve teknik gerekçeyle yapın. İki haftalık süre kaçırılırsa itiraz hakkı düşer; gerekçesiz itiraz ise yeni bir tur doğurur ve dosyaya aylar ekler.
  • Maluliyet raporunu davadan önce alın. Bedensel zararda rapor beklenirken dosya fiilen durur; rapor hazırsa aktüerya hesabı doğrudan yapılabilir.
  • Tahkim yolunu değerlendirin. Talep ZMSS teminatı içinde kalıyorsa, hakem için kanuni karar süresi dört aydır. Mahkemeye gitmiş bir uyuşmazlık artık tahkime götürülemez; tercih baştan yapılmalıdır.
  • Tebligat adreslerini doğru verin. Usulsüz tebligat, tek başına bir duruşma aralığı kaybettirir ve ileride bozma sebebi olur.

Dosya içinde de kullanılabilecek araçlar vardır. Delil kaybı riski varsa HMK m.400 uyarınca dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir; m.400/2 uyarınca delilin kaybolma ihtimali varsa hukuki yarar var sayılır. Fren izi, kamera kaydı ve onarım öncesi araç durumu gibi deliller için bu yol, sonradan aylarca sürecek tartışmayı baştan kapatır.

Dava Çok Uzarsa Ne Yapılır?

Yargılama makul süreyi aşarsa bu, başlı başına bir hak ihlalidir ve ayrıca tazminat talebine konu olabilir. HMK m.30, hâkimi yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamakla yükümlü kılar; bu, dosya içinde duruşma aralıklarına ve gereksiz bilirkişi turlarına itiraz etmenin dayanağıdır.

31 Temmuz 2026’dan sonra bu itiraz daha somut bir zemine kavuşmuştur. HMK m.147/3, duruşmalar arasındaki sürenin üç ayı aşamayacağını, aşılacaksa hâkimin gerekçesini belirtmesi gerektiğini düzenler. Üç ayı aşan bir duruşma aralığı verildiğinde, gerekçenin dosyada bulunup bulunmadığı denetlenebilir bir husustur.

Yargılamanın uzunluğu nedeniyle uğranılan zarar için ayrı bir başvuru yolu da bulunmaktadır. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla yapılacak başvurunun koşulları, süresi ve muhatabı için makul sürede yargılanma tazminatı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Uzayan dosyada zamanaşımı endişesi taşımak gerekmez. TBK m.157 uyarınca dava süresince tarafların her usul işleminden ve hâkimin her kararından sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlar; yani derdest dava zamanaşımına uğramaz. Ayrıca TBK m.156/2 uyarınca borç mahkeme kararına bağlandığında yeni zamanaşımı süresi her hâlde on yıl olur.

Görev veya yetki yönünden ret kararı verilmiş ve bu arada süre dolmuşsa hak kaybı doğmaz: TBK m.158 uyarınca altmış günlük ek süre içinde dava yeniden açılabilir. Asliye ticaret ile asliye hukuk arasındaki görev tartışmasının sık yaşandığı trafik kazası dosyalarında bu hüküm pratik bir güvence sağlar.

Trafik kazasından doğan hukuki ve cezai sürecin bütününü tek yerde görmek isterseniz trafik kazalarının hukuki sonuçları: tazminat ve ceza davası süreçleri yazımız kapsamlı bir çerçeve sunar. Dava masrafları ve vekâlet ücretinin nasıl belirlendiği konusunda ise trafik kazası tazminat davalarında avukatlık ücretleri yazımıza bakabilirsiniz.

Kaza sonrası sürecin hangi aşamasında olursanız olun, dosyanızın özelliklerine göre mahkeme ile tahkim arasındaki tercihin ve talep kalemlerinin doğru kurgulanması süreyi doğrudan etkiler. Konuya ilişkin çalışmalarımız ve iletişim bilgileri için trafik kazası avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Süreler ve dayanaklar yayım tarihindeki mevzuata göre verilmiştir; kendi dosyanız bakımından işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer?

Adalet Bakanlığı’nın Adalet İstatistikleri 2025 yayınına göre hukuk mahkemelerinde tazminat davalarının ortalama görülme süresi 509 gündür; bu, ilk derece mahkemesinde yaklaşık 1 yıl 5 ay demektir. Dosya istinafa giderse ortalama 393 gün, temyize giderse ayrıca ortalama 186 gün eklenir. Bu süreye dava öncesindeki 15 günlük sigorta başvurusu ve varsa 6-8 haftalık arabuluculuk aşaması dâhil değildir.

Tazminat davası ne kadar sürede sonuçlanır?

2025 verilerine göre tazminat davaları ilk derecede ortalama 509 günde sonuçlanmıştır. Mahkeme türüne göre bakıldığında asliye hukuk mahkemelerinde ortalama süre 374 gün, asliye ticaret mahkemelerinde 383 gündür. Tazminat davalarının ortalamanın üstünde kalmasının sebebi, kusur ve zararın ayrı bilirkişi incelemeleriyle belirlenmesidir.

Tazminat davası kaç yıl sürer?

Tek aşamada kalan bir tazminat davası 2025 ortalamasına göre 509 gün, yani yaklaşık 1 yıl 5 ay sürer. İstinaf ve temyiz aşamalarının ikisinden de geçen bir dosyada üç aşamanın 2025 ortalamaları toplandığında yaklaşık 1.088 gün, yani üç yıla yakın bir süre ortaya çıkar. Bozma kararı verilirse yargılama ilk derece mahkemesinde yeniden sürdürüleceği için bu süre daha da uzar.

Trafik kazası mahkemesi ne kadar sürer?

Bir trafik kazasından iki ayrı dosya doğabilir. Tazminat için açılan hukuk davası 2025 ortalamasıyla 509 gün, yaralanma veya ölüm varsa açılan ceza davası asliye ceza mahkemesinde ortalama 243 gün sürer. İki dosya birbirinden bağımsız yürür; ancak hukuk hâkimi kusurun belirlenmesi için ceza dosyasını bekletici mesele yaparsa tazminat davası fiilen durur.

Maddi hasarlı trafik kazası mahkemesi ne kadar sürer?

Salt maddi hasarlı kazalarda ceza davası açılmaz; çünkü taksirle mala zarar verme Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. Geriye kalan tazminat davası, bedensel zarar bulunmadığı ve maluliyet raporu beklenmediği için diğer kaza türlerinden daha hızlı sonuçlanır. Dava değeri düşükse basit yargılama usulü uygulanır ve tahkikat en fazla iki duruşmada tamamlanır.

Yaralanmalı trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer?

Yaralanmalı kazalarda dava, maddi hasarlı dosyalara göre daha uzun sürer; çünkü zarar hesabı yapılabilmesi için önce maluliyet oranının sağlık kuruluşu ya da Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmesi gerekir. Bu rapor beklenirken dosya fiilen durur. Zamanaşımı da uzar: KTK m.109/2 ile TCK m.66/1-e uyarınca süre, kaza gününden itibaren sekiz yıldır.

Ölümlü trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer?

Ölümlü kaza dosyaları en uzun süren tazminat davalarıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı için desteğin bakiye ömrü, geliri ve destek payları ayrı ayrı hesaplanır; bu aktüerya raporuna itiraz oranı yüksektir. Zamanaşımı KTK m.109/2 ile TCK m.66/1-d uyarınca kaza gününden itibaren on beş yıldır. Ayrıca CMK m.253 uyarınca taksirle öldürme uzlaştırmaya tabi olmadığından ceza dosyasında uzlaşma yolu kapalıdır.

Trafik mahkemesi nedir, trafik kazalarına hangi mahkeme bakar?

Türk yargı teşkilatında “trafik mahkemesi” adında bir mahkeme yoktur; 2918 sayılı Kanun’un tam metninde bu ifade hiç geçmez. Trafik kazasından doğan tazminat davası, sigorta şirketine karşı açılıyorsa asliye ticaret, yalnızca sürücü veya işletene karşı açılıyorsa asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yaralanma ve ölüm dosyaları asliye ceza mahkemesinde, trafik idari para cezasına itiraz ise sulh ceza hâkimliğinde incelenir.

Trafik kazasında arabuluculuk zorunlu mu?

Sigorta şirketine karşı açılacak tazminat davasında arabuluculuk dava şartıdır; çünkü bu dava TTK m.4/1-a uyarınca ticari dava sayılır ve TTK m.5/A konusu para olan tazminat davalarında arabuluculuğu dava şartı kılar. Sürücüye veya işletene karşı açılan haksız fiil davasında ise zorunlu değildir. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.

Dava açmadan önce sigortaya başvurmak zorunlu mu?

Evet. KTK m.97 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortasının sınırları içinde kalan taleplerde, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerekir. Sigorta kuruluşu 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya tahkime başvurulabilir. Manevi tazminat gibi teminat dışı kalemler bu zorunluluğun kapsamında değildir.

Trafik kazası bilirkişi raporu kaç günde çıkar?

HMK m.274 uyarınca bilirkişi raporu için verilecek süre üç ayı geçemez; bilirkişinin talebiyle gerekçe gösterilerek üç ayı geçmemek üzere uzatılabilir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır. Rapor tebliğ edildikten sonra itiraz süresi iki haftadır ve teknik çalışma gerektiren hâllerde bir defaya mahsus iki hafta ek süre verilebilir.

Duruşmalar arasında en fazla ne kadar süre olabilir?

16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile HMK m.147’ye eklenen ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren üçüncü fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Basit yargılama usulünde ise HMK m.320/3 uyarınca duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz.

Sigorta Tahkim Komisyonu mahkemeden daha mı hızlı?

Evet. 5684 sayılı Kanun m.30/16 uyarınca hakem, görevlendirildiği tarihten itibaren dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. İlk derece mahkemesindeki 509 günlük ortalamayla karşılaştırıldığında tahkim belirgin biçimde hızlıdır. Ancak mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar tahkime götürülemez; tercih baştan yapılmalıdır.

Tazminat davası istinaf mahkemesinde ne kadar sürer?

Adalet İstatistikleri 2025’e göre bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde devreden dosyaların elden çıkarılma süresi 393 gündür; bu değer 2024’te 406 gündü. İstinaf başvuru süresi HMK m.345 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bölge adliye mahkemesi HMK m.353/1-a kapsamında kararı kaldırıp dosyayı geri gönderirse yargılama ilk derecede yeniden başlar.

Trafik kazası tazminat davasında zaman aşımı süresi nedir?

KTK m.109/1 uyarınca süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kaza suç oluşturuyorsa m.109/2 uyarınca ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır: yaralanmalı kazalarda sekiz yıl, ölümlü kazalarda on beş yıl. Bu uzamış süreyi veren hüküm TCK m.66’daki dava zamanaşımıdır; TCK m.68’deki ceza zamanaşımı kesinleşmiş cezanın infazıyla ilgilidir ve tazminat davasına uygulanmaz.

Sigortaya başvurmak zamanaşımını keser mi?

Hayır. KTK m.97 uyarınca yapılan yazılı başvuru zorunludur ve dava ile tahkim yolunu açar, ancak TBK m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almadığı için zamanaşımını kesmez. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkime başvurulması, icra takibi ve sigortacının kısmi ödeme yapmasıdır. Ayrıca KTK m.109/3 uyarınca tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır.

Trafik kazası tazminatında hangi zararlar talep edilebilir?

Trafik kazası tazminatında maddi zararlar (araç hasarı, değer kaybı, gelir kaybı, çalışma gücü kaybı) ve manevi zararlar talep edilebilir. Ölümlü kazalarda cenaze masrafları, destekten yoksun kalma tazminatı ve yakınların manevi tazminat talepleri de gündeme gelir. Ancak KTK m.92 uyarınca manevi tazminat, kazanç kaybı ve araç mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır; bu kalemler sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre istenir. Tedavi giderleri ise KTK m.98 uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir