Hukuk, Trafik Kazası Hukuku

e-Devlet Kaza Tutanağı Nasıl Tutulur ve Hangi Kazalarda Tutulamaz?

e-Devlet Kaza Tutanağı Nasıl Tutulur ve Hangi Kazalarda Tutulamaz

e-Devlet kaza tutanağı, iki aracın karıştığı maddi hasarlı bir kazada tarafların kâğıt form doldurmadan kendi tutanaklarını düzenlemesini sağlayan bir kanaldır; ancak yaygın kanaatin aksine bu, “resmî kaydı devlete tutturmak” anlamına gelmez. Bu kanalda oluşturulan belge, Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2’de düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı‘nın dijital hâlidir ve hukuken tarafların kendi beyanına dayanır. Yani ekranda onaya bastığınızda bir form göndermiş olmuyorsunuz; kolluğu çağırmaktan vazgeçtiğinizi ve zararın sigortalarca ya da kendi aranızda karşılanmasını kabul ettiğinizi beyan etmiş oluyorsunuz.

Makale İçeriği

Bu ayrım pratikte fark yaratır: aynı yönetmelik maddesi, anlaşmayla olay yerinden ayrılan tarafların sonradan yetkililerden kaza tespit tutanağı düzenlenmesini isteyemeyeceğini açıkça yazar. Bir de mevzuatın hiç sınırlamadığı hâlde uygulamanın sınırladığı noktalar var — üç araçlı kaza gibi. Aşağıda hizmetin şartlarını, altı engel hâlini, kusur oranının nasıl belirlendiğini, itiraz kanallarını ve tutanağı onaylamanın hukuki sonuçlarını madde numaralarıyla birlikte ele alıyoruz.

Ana hatlarıyla

e-Devlet kaza tutanağı, kolluğun düzenlediği tutanağın değil, tarafların kendi düzenlediği anlaşma tutanağının dijital karşılığıdır. Kısaca:

  • Hangi kaza: Yalnızca maddi hasarlı ve iki araçlı kazalar; ölüm veya yaralanma varsa kanal kapalıdır.
  • Altı engel hâli: Yönetmelik, tutanağın taraflarca düzenlenemeyeceği altı durum sayar; kamu aracı ve üçüncü kişiye ait eşyaya zarar bunlardan ikisidir ve çoğu anlatımda atlanır.
  • İki araç sınırı: Kanunda ve yönetmelikte yoktur; uygulamanın teknik sınırıdır. Üç araçlı maddi hasarlı kazada kâğıt tutanak hâlâ düzenlenebilir.
  • Onayın bedeli: Tutanağı onaylayan taraf, sonradan kolluktan tutanak düzenlenmesini isteyemez (KTY m.152/2-c).
  • Kusur oranı: Tutanağın kendisinde yazmaz; oranı sigorta şirketleri belirler, itiraz süresi bildirimden itibaren beş iş günüdür.

e-Devlet Kaza Tutanağı ve Karıştırılan İki Ayrı Hizmet

e-Devlet kaza tutanağı, maddi hasarlı bir trafik kazasında iki sürücünün e-Devlet Kapısı mobil uygulaması üzerinden birlikte düzenlediği elektronik tutanaktır. Belge, kolluk tarafından düzenlenen bir tespit değil, tarafların kendi anlaşmasının kaydıdır. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi koordinasyonunda yürütülen çalışma sonucunda hizmet 23 Mayıs 2024’te duyuruldu ve oluşturulan tutanaklar doğrudan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına aktarılıyor.

Kavram karışıklığının kaynağı, e-Devlet’te aynı konuda iki ayrı hizmet bulunması. Bunlardan biri 3 Ocak 2022’de Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından açılan sorgulama hizmeti; kolluğun düzenlediği tutanağa erişmeyi sağlar. Diğeri ise 2024’te eklenen ve tutanağı sürücülerin kendisinin oluşturmasını sağlayan kanaldır. Bunlar aynı hizmetin iki adı değil, birbirinden bağımsız iki iştir: birincisi hazır bir belgeyi getirir, ikincisi yeni bir belge üretir.

Ayrımın pratikteki karşılığı şudur: bir kazadan sonra “e-Devlet’e baktım, tutanak görünmüyor” diyen sürücü çoğu zaman yanlış ekrandadır. Kolluk çağrılmamış ve taraflar kendi tutanağını düzenlemişse, sorgulama ekranında bir kolluk tutanağı zaten çıkmaz. Aynı şekilde yaralanmalı bir kazada düzenlenen tutanak da bu ekrandan sorgulanamaz; sorgulama hizmetinin adı bile bunu söyler.

KarşılaştırmaTutanak oluşturmaTutanak sorgulama
Ne yaparTarafların kendi tutanağını düzenlerKolluğun düzenlediği tutanağa erişim verir
Duyuru tarihi23 Mayıs 20243 Ocak 2022
KanalYalnızca e-Devlet mobil uygulamasıe-Devlet web ve mobil
Hizmetin e-Devlet’teki adı“Kaza Tutanağı” araması“Polis Bölgesi İçin Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı Sorgulama”
Kapsamİki araçlı maddi hasarlı kazaPolis bölgesinde düzenlenen maddi hasarlı kaza tutanakları
Belgeyi kim üretirSürücülerTrafik zabıtası veya genel kolluk

Anlaşmalı kaza tutanağı nedir, e-Devlet tutanak nasıl tutulur?

Anlaşmalı kaza tutanağı, yalnızca maddi hasarla sonuçlanan bir kazada kolluk çağrılmadan tarafların kendi düzenlediği belgedir. Adı halk dilinde “anlaşmalı” olsa da mevzuattaki karşılığı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı’dır. e-Devlet kanalı bu belgenin kâğıt yerine ekranda üretilmesinden ibarettir; belgenin türü ve hukuki sonucu değişmez.

Tutanağın tutulabilmesi için iki iradenin buluşması gerekir: her iki sürücü de kolluğun gelmesine gerek olmadığında ve kazanın nasıl olduğunda anlaşmalıdır. Anlaşmanın konusu kusurun kime ait olduğu değildir; hangi aracın nereye çarptığı, hangi şeritte gidildiği gibi maddi vakıalardır. Kusuru sonradan sigorta şirketleri değerlendirir.

Bu yüzden “anlaşmalı tutanak tuttuk” demek, “kusuru kabul ettik” anlamına gelmez. Taraflardan biri kendini kusursuz gördüğü hâlde tutanağı imzalayabilir; imza, olayın anlatımına katılmayı gösterir, sorumluluğu üstlenmeyi değil.

Mobil kaza tutanağı nedir, mobil kaza tutanağı geçerli mi?

Mobil kaza tutanağı geçerlidir ve kâğıt tutanakla aynı işlevi görür. Geçerliliğin dayanağı, tutanağın hangi ortamda doldurulduğu değil, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin aradığı şartların sağlanmış olmasıdır: kaza yalnızca maddi hasarla sonuçlanmış olacak, taraflar kolluğu çağırmama konusunda anlaşacak ve tutanak taraflarca birlikte kabul edilecek. Bu şartlar sağlandığında belge, sigorta sürecinde ve gerekirse yargılamada kullanılabilir.

İki ayrı mobil kanal bulunduğunu da eklemek gerekir. Biri e-Devlet Kapısı mobil uygulamasındaki kaza tutanağı hizmetidir; diğeri Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin geliştirdiği ve Sigortam360 uygulaması içinden çalışan Mobil Kaza Tutanağı (MKT) çözümüdür. İkisi de aynı hukuki belgeyi üretir; fark, girişin nereden yapıldığı ve arayüzün kime ait olduğudur.

Geçerlilik tartışmasında asıl risk, belgenin dijital olması değil eksik doldurulmasıdır. Kaza yerinin, çarpma noktasının ve araç konumlarının anlaşılmadığı bir tutanak, kâğıtta da ekranda da aynı sonucu doğurur: kusur değerlendirmesi delilsiz kalır ve dosya bilirkişiye gider. Kâğıt tutanağın nasıl doldurulması gerektiğini kaza tespit tutanağı nasıl doldurulur yazımızda ayrıntılı anlattık.

Mobil kaza tutanağı MKT uygulaması ile mobil kaza tutanağı e devlet kanalı

Sektörün geliştirdiği çözüm, adını kısaltmasından alır: MKT, Mobil Kaza Tutanağı. Bu uygulama Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından hazırlanmış, Sigortam360 uygulamasının içinden çalışan bir modüldür ve Türkiye’nin ilk dijital kaza tutanağı olarak tanıtılmıştır.

e-Devlet kanalı ise daha sonra devreye girmiştir ve Kapı’nın kendi mobil uygulamasından işler. İki kanalın ürettiği belge aynı yönetmelik hükmüne dayanır; ikisi de tarafların kendi düzenlediği Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nı üretir ve kayıt sigorta sistemine düşer.

Sürücü açısından fark, hangi uygulamanın telefonda yüklü olduğu ve karşı tarafın hangisini kullanabildiğidir. Kanal seçimi hukuki sonucu değiştirmez; tutanağın iki taraflı olarak kapanması her ikisinde de aynı şekilde şarttır.

Kanun anlaşmalı tutanak demiyor: mevzuattaki adı ne?

Günlük dilde ve sigorta sektöründe “anlaşmalı tutanak” denen belgenin mevzuattaki adı farklıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun tamamında anlaşmalı sözcüğü geçmez; Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde de geçmez. Yönetmeliğin kullandığı tek ad “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı”dır. Kanunun m.81/2’de kullandığı ifade ise “anlaşma” değil, tarafların durumu aralarında yazılı olarak saptamasıdır.

Aynı şekilde e-Devlet, karekod ve mobil uygulama sözcükleri de ne kanunda ne yönetmelikte geçer. Bu, hizmetin dayanaksız olduğu anlamına gelmez; mevzuat belgenin nasıl bir araçla üretileceğini değil, hangi şartlarda geçerli olacağını düzenler. Dolayısıyla dijital tutanağın hukuki gücü, uygulamanın kendisinden değil, arkasındaki yönetmelik hükmünden gelir.

Terim farkının pratik değeri, dilekçe ve başvurularda ortaya çıkar. Sigorta şirketine, Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya mahkemeye yapılan başvuruda belgeyi “anlaşmalı tutanak” diye anmak yanlış olmaz; ama hukuki dayanak gösterilirken yönetmeliğin kendi adını ve madde numarasını kullanmak, karşı tarafın “böyle bir belge tanımı yok” itirazının önünü kapatır.

Uygulamanın hukuki dayanağı hangi zincire oturuyor?

Dayanak zinciri üç basamaklıdır. İlk basamak Karayolları Trafik Kanunu m.81/2’dir: “Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler.” Kanun burada tarafların kendi belgesini düzenlemesine izin verir.

İkinci basamak, bu izni ayrıntılandıran Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2’dir. Madde, tutanağın nasıl düzenleneceğini, hangi hâllerde düzenlenemeyeceğini ve düzenlendikten sonra hangi sonucu doğuracağını tek tek yazar. Üçüncü basamak ise sigorta tarafını kuran idari düzenlemedir: Hazine Müsteşarlığı’nın 2007/27 sayılı Genelgesi, 1 Nisan 2008’den itibaren maddi hasarlı kazalarda tarafların kendi tutanaklarını düzenlemesine ilişkin esasları belirlemiştir.

Zincirin bütününe bakıldığında dijital kanalın kendine ait bir kanun maddesi bulunmadığı görülür. Elektronik ortam, mevcut hükümlerin uygulanma biçimidir. Bu yüzden e-Devlet üzerinden düzenlenen bir tutanağa itiraz edilirken de dayanak yine aynı maddelerdir; “dijital olduğu için farklı kurallara tabidir” şeklinde bir rejim yoktur. Kanunun tam metni için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu incelenebilir.

e-Devlet Kaza Tutanağı Nasıl Tutulur?

e-Devlet kaza tutanağı, her iki sürücünün e-Devlet Kapısı mobil uygulamasına giriş yapıp arama alanına “Kaza Tutanağı” yazmasıyla başlar. Sürücülerden biri “Yeni Tutanak Oluştur”, diğeri “Yeni Tutanağa Dahil Ol” seçeneğini seçer; ardından araç ve sigorta bilgileri kontrol edilir, fotoğraflar yüklenir, hasar noktaları işaretlenir ve iki ekran karekod ile eşleştirilerek tutanak onaylanır. İşlem tümüyle olay yerinde, iki telefon üzerinden yürür.

Süreci başlatmadan önce yapılması gereken şey, çoğu anlatımda atlanan bir adımdır: araçları güvenli bir yere çekmek. Bu yalnızca trafik güvenliği tavsiyesi değil, sigortalının poliçeden doğan bir yükümlülüğüdür. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.1.1-(e) bendi, sigortalıya “maddi hasarlı trafik kazalarında motorlu aracı tutanak düzenlemek üzere güvenli bir yere çekmek” yükümlülüğünü açıkça yükler.

Aynı yükümlülük yönetmelikte de vardır. KTY m.152/2-(b), tarafların anlaşma sağladığı durumlarda yeni bir kazaya sebebiyet vermemek ve trafik akışını engellememek için mümkün olduğu takdirde olay yerinin fotoğrafları çekilerek araçların taşıt yolu dışına çıkarılmasını ve tutanağın orada düzenlenmesini öngörür. Yani fotoğraf çekme, araçları çekmeden önceki adımdır; sıra tersine dönerse kaza yerinin görüntüsü kaybolur.

e-Devlet kaza tutanağı nasıl yapılır: e-Devlet tutanak tutma öncesi hazırlık

Hizmet, her iki sürücünün de e-Devlet kullanıcısı olmasını ve uygulamanın güncel sürümünü kullanmasını gerektirir. Bunun yanında iki teknik şart aranır: telefonun konum servisinin açık olması ve e-Devlet hesabında çift faktörlü kimlik doğrulamanın etkin olması. İkinci şart resmî duyuruda yer aldığı hâlde çoğu anlatımda geçmez; oysa doğrulama açık değilse süreç ilk adımda durur.

Konum şartı bir formalite değildir. Kaza yerinin koordinatı, tutanağın delil değerini belirleyen unsurlardan biridir; olay yerinden ayrıldıktan sonra kaydedilen bir konum, kazanın nerede meydana geldiğine dair beyanla çelişir. Bu yüzden işlemin olay yerinde tamamlanması, sonradan tamamlanmasından yalnızca pratik değil hukuki olarak da farklıdır.

Hazırlık aşamasında son bakılacak nokta poliçelerdir. Araçlardan birinin geçerli zorunlu trafik sigortası yoksa bu kanal kapalıdır ve tutanağın kolluk tarafından düzenlenmesi gerekir. Karşı tarafın sigortasız çıkması hâlinde izlenecek yolu trafik kazasında karşı taraf sigortasız çıkarsa ne yapılır başlığı altında ayrıca ele aldık.

Yeni Tutanak Oluştur ve Yeni Tutanağa Dahil Ol adımları

Sürücülerden yalnızca biri tutanağı başlatır. Başlatan taraf “Yeni Tutanak Oluştur” seçeneğini, diğer taraf ise “Yeni Tutanağa Dahil Ol” seçeneğini kullanır. Hangi sürücünün hangi seçeneği seçtiği hukuki bakımdan fark yaratmaz; kusur değerlendirmesinde “tutanağı başlatan taraf” diye bir üstünlük ya da aleyhe bir karine yoktur.

Bu adımdan sonra ekranda hizmetin şartları listelenir ve her iki sürücünün de şartları sağladığını onaylaması istenir. Onay, sadece bir kullanım koşulu kabulü değildir: kaza sırasında alkol veya uyuşturucu etkisinin bulunmadığını, ölüm ya da yaralanma olmadığını ve belgelerin geçerli olduğunu beyan etmiş olursunuz. Gerçeğe aykırı beyan hâlinde tutanağın delil değeri tartışmalı hâle gelir.

Ardından sistem, sürücü ve araç bilgilerini kendi kayıtlarından getirir. Ruhsat ve sigorta bilgilerinin ekranda doğru göründüğünü kontrol etmek gerekir; özellikle aracı satın alalı kısa süre olmuşsa tescil kayıtları henüz güncellenmemiş olabilir. Yanlış plakayla tamamlanan bir tutanak, hasar dosyasının açılmasını geciktiren en yaygın nedenlerden biridir.

e-Devlet kaza tutanağı karekod okutma nasıl yapılır?

Karekod okutma, iki ayrı telefonda başlatılan kayıtları tek bir tutanakta birleştiren adımdır. Tutanağa dahil olan sürücünün ekranında otomatik olarak bir karekod oluşur; tutanağı başlatan sürücünün ekranında ise karekod okuyucu açılır. Başlatan sürücü karşı tarafın ekranındaki kodu okuttuğunda iki kayıt eşleşir ve tek bir tutanak hâline gelir.

Eşleştirme adımının hukuki karşılığı, kâğıt tutanaktaki karşılıklı imzadır. KTY m.152/2-(a), tarafların tutanağı “birlikte imza altına alarak” olay yerinden ayrılabileceğini söyler; dijital kanalda bu iradenin gösterilme biçimi karekod eşleştirmesi ve onaydır. Tek taraflı doldurulup karşı tarafça onaylanmayan bir kayıt, tutanak hükmünde değildir.

Karekod okunmuyorsa çözüm, işlemi zorlamak değil kanal değiştirmektir. Ekran parlaması, düşük şebeke ya da uygulama sürümü farkı gibi nedenlerle eşleştirme tamamlanmayabilir. Bu durumda kâğıt tutanağa dönmek ya da kolluğu çağırmak, yarım kalmış bir dijital kayıtla olay yerinden ayrılmaktan çok daha güvenlidir.

e-Devlet kaza tutanağı nasıl doldurulur: fotoğraf, hasar noktası ve açıklama

Her iki sürücü kaza anına ilişkin fotoğrafları yükler, kısa bir açıklama yazar ve aracının ilk darbeyi aldığı noktayı işaretler. Fotoğraf sayısı sınırsız değildir; uygulamada alt ve üst sınır bulunur ve genellikle dört ile sekiz arasında görsel istenir. Bu nedenle çekilecek kareleri rastgele değil, kusuru gösterecek şekilde seçmek gerekir.

Değerlendirmeyi belirleyen kareler şunlardır: araçların çarpışma sonrası konumunu gösteren geniş açılı bir görüntü, her iki aracın hasarlı bölgesinin yakın çekimi, plakaların okunduğu birer kare, varsa fren izi ve yol üzerindeki parçalar, trafik işaretleri ve şerit çizgileri. Yalnızca kendi aracının hasarını fotoğraflamak, sonradan karşı tarafın “hasar bu kazadan değil” itirazına karşı savunmasız bırakır.

Kaza açıklaması yazılırken hukuki nitelendirme yapmaktan kaçınmak gerekir. “Kusurluyum”, “dikkatsizdim” gibi ifadeler bir olay anlatımı değil, aleyhe beyandır. Yazılması gereken şey ne olduğudur: hangi araç hangi şeritte gidiyordu, hangi manevra yapıldı, çarpma nereye geldi. Kusurun kime ait olduğunu belirlemek tarafların değil, sigorta şirketlerinin ve gerektiğinde bilirkişinin işidir.

Mobil kaza tutanağı nasıl doldurulur, e-Devlet tutanak doldurma ile aynı mı?

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin Mobil Kaza Tutanağı çözümü de aynı alanları ister: plaka ve poliçe bilgisi, kaza senaryosu, fotoğraf ve tarafların onayı. Girişin e-Devlet kimliğiyle yapılması, konumun otomatik alınması ve senaryonun ekranda çizilmesi bakımından iki kanal birbirine benzer.

Fark, arayüzün kime ait olduğu ve sürecin nereden başladığıdır. e-Devlet tutanak doldurma işlemi Kapı’nın kendi mobil uygulamasından yürür; MKT ise sigorta sektörünün uygulaması üzerinden çalışır ve kayıt doğrudan sektör altyapısına düşer. İkisinin ürettiği belge aynı yönetmelik hükmüne dayanır.

Seçim yaparken bakılacak tek şey, karşı tarafın hangi kanalı kullanabildiğidir. İki sürücü aynı uygulamada buluşamıyorsa tutanak tamamlanmaz; böyle bir durumda kâğıt forma dönmek, iki farklı uygulamada yarım kayıt bırakmaktan güvenlidir.

Kaza tutanağı e-Devlet zorunlu mu, kâğıt form kalktı mı?

Dijital kanal bir zorunluluk değil, seçenektir. Kâğıt Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı yürürlükten kalkmadı; yönetmelik hâlâ tarafların kendi düzenleyecekleri tutanağı imza altına alarak ayrılabileceğini söylüyor. Sigorta şirketleri de kâğıt tutanağı kabul etmeye devam ediyor.

Dijital kanalın sağladığı asıl fark, belgenin kaybolma ve okunamama riskini ortadan kaldırmasıdır. Kâğıt tutanakta el yazısının okunmaması, nüshanın kaybolması ya da fotoğrafın hiç çekilmemesi sık yaşanan sorunlardır; ekranda doldurulan tutanakta bunların hiçbiri gündeme gelmez.

Buna karşılık dijital kanalın kapalı olduğu her durumda kâğıt form devrededir. Bu yüzden araçta bir nüsha bulundurmak, telefonun her koşulda çalışacağını varsaymaktan daha güvenli bir hazırlıktır.

e-Devlet tutanak oluşturma ekranı: e-Devlet üzerinden kaza tutanağı nasıl doldurulur?

Ekrandaki sıra sabittir ve atlanamaz: şart onayı, araç-sigorta bilgilerinin kontrolü, fotoğraf yükleme, çarpma noktası işaretleme, kaza açıklaması, karekod eşleştirmesi ve son onay. Her adım tamamlanmadan bir sonrakine geçilemediği için eksik alan bırakmak mümkün değildir.

Bu sıra, kâğıt tutanağın en zayıf noktasını kapatır. Kâğıtta kroki çizilmeden ya da hasarlı bölge işaretlenmeden imzalanan tutanaklar yaygındır; ekranda bu alanlar boş bırakılamaz. Belgenin bütünlüğü bakımından dijital kanalın en somut üstünlüğü budur.

Sıranın tek riski hızdır. Adımlar dakikalar içinde geçildiği için sürücüler çoğu kez ne onayladıklarını okumadan ilerler. Aşağıdaki başlık, son adımda tam olarak neyin kabul edildiğini ele alıyor.

Onay adımında tam olarak neyi kabul etmiş oluyorsunuz?

Son adımda bilgiler kontrol edilip onaylanır ve tutanak kapanır. Bu onay, yalnızca “bilgiler doğrudur” beyanı değildir. Yönetmelik, anlaşmayla olay yerinden ayrılan tarafların meydana gelen zararın sigortaları tarafından veya kendilerince doğrudan karşılanacağını kabul etmiş sayılacağını söyler. Yani onay, zararın hangi yoldan giderileceğine dair bir tercihtir.

İkinci ve daha ağır sonuç, aynı hükmün devamındadır: taraflar sonradan yetkililerden kaza tespit tutanağı düzenlenmesini isteyemezler. Bu, “önce e-Devlet’ten yapalım, beğenmezsek polis çağırırız” şeklindeki yaygın yaklaşımı geçersiz kılar. Onaydan sonra kolluk tutanağına dönüş yolu kapanır.

Bu yüzden onay tuşuna basmadan önce ekrandaki her alanın okunması gerekir. Özellikle çarpma noktası işaretlemesi ve kaza açıklaması, sonradan düzeltilmesi güç unsurlardır. Tutanakta yanlış bilgi kaldığında izlenecek yolu kaza tutanağı yanlış tutulduysa nasıl düzeltilir yazımızda ayrıca inceledik.

e-Devlet Kaza Tutanağı İçin Aranan Şartlar

e-Devlet kaza tutanağı tutulabilmesi için kazanın yalnızca maddi hasarla sonuçlanmış olması, kazaya iki aracın karışmış olması, her iki sürücünün geçerli sürücü belgesi ve her iki aracın geçerli zorunlu trafik sigortası bulunması, sürücülerde alkol veya uyuşturucu madde şüphesi olmaması gerekir. Bunlara teknik iki şart eklenir: konum servisinin açık olması ve e-Devlet hesabında çift faktörlü kimlik doğrulamanın aktif olması.

Şartların bir kısmı mevzuattan, bir kısmı uygulamadan gelir ve bu ikisini ayırmak önemlidir. Sürücü belgesi, zorunlu sigorta ve alkol şüphesi şartları doğrudan Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2-(ç)’de sayılan hâllerin karşılığıdır. Konum, çift faktörlü doğrulama ve iki araç sınırı ise hizmetin kendi kurallarıdır; mevzuatta karşılığı yoktur.

Ayrım şu bakımdan işe yarar: uygulamadan kaynaklanan bir engel, kâğıt tutanağın önünde engel değildir. Telefonu bozulan, şebekesi çekmeyen ya da hesabında doğrulama açık olmayan sürücü, kâğıt tutanakla anlaşmayı yine de yapabilir. Buna karşılık yönetmelikten kaynaklanan bir engel varsa, kâğıt tutanak da düzenlenemez; o kazada tutanağı kolluk düzenler.

ŞartKaynağıSağlanmazsa ne olur
Kaza yalnızca maddi hasarlı olacakKTY m.152/2 (fıkranın kapsamı)Kolluk çağrılır, tutanağı görevliler düzenler
Her iki sürücünün geçerli sürücü belgesiKTY m.152/2-ç-2Tutanağı kolluk düzenler
Her iki araçta geçerli ZMSSKTY m.152/2-ç-3Tutanağı kolluk düzenler
Alkol / uyuşturucu şüphesi bulunmamasıKTY m.152/2-ç-4Tutanağı kolluk düzenler
Araçların kamu kurumuna ait olmamasıKTY m.152/2-ç-5Tutanağı kolluk düzenler
Kamu malına / üçüncü kişi eşyasına zarar olmamasıKTY m.152/2-ç-6Tutanağı kolluk düzenler
Kazaya iki aracın karışmış olmasıUygulamanın kuralıKâğıt tutanak düzenlenebilir
Konum servisinin açık olmasıUygulamanın kuralıKâğıt tutanak düzenlenebilir
Çift faktörlü kimlik doğrulamaUygulamanın kuralıKâğıt tutanak düzenlenebilir

Konum servisi ve çift faktörlü doğrulama neden aranıyor?

Konum servisi, tutanağın nerede düzenlendiğini kaydeder ve beyanla kaydın örtüşmesini sağlar. Çift faktörlü kimlik doğrulama ise belgeyi kimin onayladığını güvenceye alır. İkisi birlikte, kâğıt tutanaktaki iki temel unsurun karşılığını üretir: olay yeri bilgisi ve tarafların kimliği.

Doğrulama şartı, sonradan çıkabilecek “ben onaylamadım” itirazını da baştan zayıflatır. Kâğıt tutanakta imzanın kime ait olduğu tartışılabilir ve bu tartışma bilirkişi incelemesine kadar gidebilir. Dijital kanalda onay, kimliği doğrulanmış bir hesap üzerinden verildiği için bu tartışmanın zemini büyük ölçüde daralır.

Buna karşılık teknik şartların sağlanmış olması, tutanağın içeriğinin doğru olduğunu göstermez. Doğrulama kimliği kanıtlar, beyanı kanıtlamaz. Kusur değerlendirmesinde belirleyici olan yine fotoğraflar, çarpma noktası ve kaza açıklamasıdır.

Hangi Kazalarda e-Devlet Kaza Tutanağı Tutulamaz?

Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2-(ç), Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nın taraflarca değil trafik zabıtası ya da genel kolluk tarafından düzenleneceği altı hâli sayar. Bu hâllerden biri varsa e-Devlet kanalı da kapalıdır, çünkü dijital tutanak aynı yönetmelik hükmüne dayanır. Sayılan hâller sınırlı sayıdadır ve genişletilerek yorumlanmaz.

Yaygın anlatımlarda bu listenin yalnızca dört maddesi geçer: tek taraflı kaza, sürücü belgesi eksikliği, zorunlu sigorta eksikliği ve alkol şüphesi. Geriye kalan iki hâl — kamu kurumuna ait araç ve üçüncü kişilere ait eşyaya verilen zarar — çoğu kaynakta yer almaz. Oysa bunlar günlük hayatta hiç de nadir değildir; belediye aracına çarpmak ya da kaza sırasında yol kenarındaki bir dükkânın camını kırmak bu kapsamdadır.

Listedeki bir hâl gözden kaçırılıp tutanak yine de tarafların kendi arasında düzenlenirse, ortaya yönetmeliğe aykırı bir belge çıkar. Böyle bir tutanak sigorta sürecinde reddedilebilir; daha kötüsü, taraflar bu belgeye güvenip olay yerinden ayrıldığı için sonradan kolluk tutanağı da düzenlenemez. Sonuç, delilsiz bir dosyadır.

Tek taraflı maddi hasarlı kazada tutanak neden tutulamaz?

Yönetmeliğin saydığı ilk hâl, kazaya bir aracın karışmasıdır. Refüje, bariyere, direğe ya da duvara çarpma gibi tek taraflı kazalarda tarafların kendi arasında düzenleyeceği bir tutanak zaten söz konusu değildir; karşılıklı beyan verecek ikinci bir sürücü yoktur. Bu tür kazalarda tutanağı kolluk düzenler.

Bu kural en çok kasko başvurularında karşımıza çıkar. Tek taraflı kazada zarar zorunlu trafik sigortasından değil, varsa kasko poliçesinden karşılanır; kasko şirketi de çoğu zaman kolluk tutanağı ister. Sürücünün “e-Devlet’ten tutanak tutayım” refleksi burada işe yaramaz, çünkü hizmet iki araç üzerine kuruludur.

Aynı kural, park hâlindeki bir araca çarpıp karşı tarafın bulunamadığı durumlarda da geçerlidir. Kanun bu ihtimali ayrıca düzenler: KTK m.81/1-(e), sahibi bulunamayan araç veya mala zarar veren sürücünün zarar verilen şeyin üzerine yazılı bilgi bırakmasını ve en kısa zamanda zabıtaya haber vermesini zorunlu tutar.

Sürücü belgesi yoksa ya da araç sınıfına uygun değilse

Yönetmelik iki ayrı durumu birlikte sayar: taraflardan herhangi birinin sürücü belgesinin bulunmaması veya belgenin kullandığı araç cinsi için yeterli olmaması. İkincisi sık atlanır. Belgesi olan ama sınıfı aracına uymayan bir sürücü — örneğin yalnızca otomobil belgesiyle motosiklet kullanan biri — bu bent kapsamındadır.

Şartın sebebi, tutanağın kusur değerlendirmesine esas alınacak olmasıdır. Belgesiz veya yetersiz belgeli sürücünün karıştığı kaza, aynı zamanda idari yaptırım ve olası cezai sorumluluk doğuran bir olaydır; bu nedenle tespitin taraflara bırakılması uygun görülmemiştir.

Pratikte karşı tarafın belgesini görmek, tutanağa başlamadan önceki ilk adımdır. KTK m.81/1-(c), kazaya karışan kişilerin istendiğinde kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirmek ve göstermek zorunda olduğunu düzenler. Bu bir nezaket talebi değil, kanuni bir yükümlülüktür.

Araçlardan birinin zorunlu trafik sigortası yoksa

Araçlardan herhangi birinin ülkemizde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması, tutanağın kolluk tarafından düzenlenmesini gerektiren hâllerdendir. Buradaki ölçüt poliçenin varlığı değil geçerliliğidir; süresi dolmuş bir poliçe yok hükmündedir.

Şartın mantığı, tutanağın sigorta sistemine girdiğinde işleyecek olmasıdır. Sigortasız bir araçta muhatap sigorta şirketi değil, doğrudan işleten ve sürücüdür; zararın bir kısmı için Güvence Hesabı devreye girebilir. Bu, tarafların kendi aralarında kapatacağı bir süreç değildir.

Poliçenin geçerliliği olay yerinde e-Devlet üzerinden ya da sigorta şirketinin uygulamasından kontrol edilebilir. Kontrol edilmeden tutanak tamamlanır ve sonradan poliçenin geçersiz olduğu anlaşılırsa, hasar dosyası açılamaz ve süreç baştan kurulmak zorunda kalır.

Sürücülerden birinde alkol veya uyuşturucu şüphesi varsa

Yönetmelik, sürücülerden herhangi birinde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı şüphesinin bulunması hâlinde tutanağın kolluk tarafından düzenleneceğini söyler. Dikkat edilmesi gereken nokta, ölçütün kesin tespit değil şüphe olmasıdır; olay yerinde ölçüm yapma imkânı zaten yoktur.

Bu hâlin sigorta tarafında ayrı bir sonucu vardır. Alkol veya uyuşturucu etkisi altında kullanılan araçla meydana gelen kazalarda sigorta şirketinin sigortalıya rücu hakkı gündeme gelebilir. Konunun ayrıntısını alkollü trafik kazası ve rücu yazımızda ele aldık.

Karşı tarafta alkol şüphesi varken tutanağı e-Devlet üzerinden tamamlamak, sürücünün kendi aleyhine sonuç doğurur. Kolluk çağrılsaydı ölçüm yapılacak ve bu tespit dosyaya girecekti; taraflar kendi aralarında anlaştığında böyle bir kayıt oluşmaz ve şüphe sonradan ispatlanamaz hâle gelir.

Kamu kurumuna ait araç karışmışsa

Kazaya karışan araçlardan herhangi birinin kamu kurum veya kuruluşuna ait olması, tutanağın taraflarca düzenlenmesine engeldir. Hükmün tek istisnası vardır: Sağlık Bakanlığına ait ambulans ve acil sağlık araçları. Bu istisna yönetmeliğe 2014’te eklenmiştir.

Kural, belediye araçları, resmî kurum hizmet araçları, kamu kurumlarına ait ticari araçlar gibi geniş bir kümeyi kapsar. Sebebi, kamu zararının doğduğu olaylarda tespitin idari denetime tabi olmasıdır; kamu malının uğradığı zarar tarafların kendi arasında sonuçlandırılamaz.

Bu bent, gönderi ve haber metinlerinde neredeyse hiç geçmez. Oysa uygulamada sürücü, karşısındaki aracın plakasından kurum aracı olduğunu çoğu zaman anlar ve yine de dijital tutanağa yönelir. Sonuç, yönetmeliğe aykırı bir belgedir.

Kamu malına veya üçüncü kişilere ait eşyaya zarar verilmişse

Altıncı hâl, kazada kamu malına ya da üçüncü kişilere ait eşyaya zarar verilmiş olmasıdır. Trafik levhasının, bariyerin, aydınlatma direğinin, kaldırımın ya da yol kenarındaki bir işyerine ait vitrinin zarar görmesi bu kapsamdadır. Zararın büyüklüğü ölçüt değildir.

Bendin gerekçesi açıktır: tutanakta beyanı olmayan bir zarar göreni bağlayacak tespit yapılamaz. Vitrini kırılan işletmecinin ya da direği devrilen belediyenin, sürücülerin kendi aralarında düzenlediği belgeyle bağlı tutulması hukuken mümkün değildir. Bu yüzden tespit görevlilere bırakılmıştır.

Pratik sonuç şudur: iki araç birbirine çarpmış olsa bile, çarpışmanın etkisiyle çevredeki bir mala zarar verilmişse dijital tutanak kanalı kapanır. Sürücülerin “aramızda hallettik” değerlendirmesi, üçüncü kişinin zararını ortadan kaldırmaz ve o kişi zararını ayrıca talep edebilir.

Ölüm ve yaralanma neden bu listede yer almıyor?

Ölüm ya da yaralanma, yönetmeliğin saydığı altı engel hâlinden biri değildir; çünkü zaten fıkranın kapsamı dışındadır. Hüküm “Sadece maddi hasarla sonuçlanan kazalarda” diye başlar. Yaralanmalı veya ölümlü bir kazada taraflarca tutanak düzenlenmesi seçeneği hiç doğmaz.

Bu ayrım, sonuçları bakımından da önemlidir. Ölümlü veya yaralanmalı kazada zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücü hakkında KTK m.81/3 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. Maddi hasarlı kazada ise bu sonuçlar doğmaz.

Yaralanmanın olay yerinde hafif görünmesi de kanalın açıldığı anlamına gelmez. Kaza sonrası şikâyetlerin saatler sonra ortaya çıkması sık görülen bir durumdur; bu ihtimalde tutanak maddi hasarlı olarak kapanmış olur ve sonradan ceza soruşturmasına esas alınacak bir kolluk tespiti bulunmaz. Konuyu kaza sonrası hastaneye gitmezsem tazminat hakkım kaybolur mu başlığı altında ayrıca değerlendirdik.

İki Araç Sınırı Kanundan mı Geliyor?

İki araç sınırı kanundan gelmez; e-Devlet hizmetinin kendi teknik sınırıdır. Ne Karayolları Trafik Kanunu ne de Karayolları Trafik Yönetmeliği, tarafların kendi tutanağını düzenleyebilmesi için araç sayısına bir üst sınır koyar. Kanunun ölçütü sayı değil anlaşmadır.

KTK m.81/2 bunu açıkça yazar: yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda “kazaya dahil kişilerin tümü” yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezse, durumu aralarında yazılı olarak saptayarak kaza yerinden ayrılabilir. Yönetmelik de aynı ifadeyi kullanır: “Kazaya karışan sürücülerin tümü” anlaşırsa tutanak düzenlenebilir. İkisi de “iki sürücü” demez.

Üstelik yönetmelikte çok araçlı maddi hasarlı kazalarda taraflarca tutanak düzenlenebileceğini dolaylı olarak teyit eden bir hüküm daha bulunur. KTY m.156/a-5, “karayolu üzerinde birden fazla sayıda aracın karıştığı sadece maddi hasarla sonuçlanan ve tarafların bu Yönetmelik çerçevesinde Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlemediği” kazalarda görevlilerce tutanak düzenleneceğini söyler. Hüküm, çok araçlı kazada tarafların tutanak düzenleme ihtimalini baştan kabul eder.

Üç araçlı zincirleme kazada ne yapılmalı?

Üç veya daha fazla aracın karıştığı, yalnızca maddi hasarla sonuçlanan bir kazada kâğıt Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenebilir; şart, kazaya karışan sürücülerin tamamının anlaşması ve tutanağı imzalamasıdır. Bir sürücü bile imzadan kaçınırsa belge tutanak hükmünde olmaz.

Bu tür kazalarda kolluğu çağırmak çoğu zaman daha isabetlidir. Zincirleme kazada kusur dağılımı ikili kazadakinden farklı işler; hangi aracın hangi çarpmayı tetiklediği, fren izleri ve araç konumlarıyla belirlenir. Tarafların olay yerinde kurduğu basit bir anlatım, üç dosyalı bir hasar sürecini taşıyamaz.

Zincirleme kazada tazminatın kimden isteneceği ayrı bir sorudur ve müteselsil sorumluluk kurallarıyla birlikte değerlendirilir. Bu ekseni zincirleme trafik kazasında tazminat kimden talep edilir yazımızda inceledik.

Uygulamanın sınırı ile mevzuatın sınırı neden karıştırılmamalı?

Ayrım, sürücünün elindeki seçenekleri belirlediği için önemlidir. Uygulamadan kaynaklanan bir engelde kâğıt tutanak hâlâ açıktır; mevzuattan kaynaklanan bir engelde ise hiçbir tutanak taraflarca düzenlenemez. “e-Devlet’te yapamıyoruz, o hâlde kolluk çağıralım” değerlendirmesi bazen doğru, bazen gereksizdir.

Örneğin telefonun şarjı bittiğinde ya da karşı tarafın e-Devlet hesabında doğrulama açık olmadığında kolluk çağırmak gerekmez; kâğıt tutanakla anlaşma tamamlanabilir. Buna karşılık araçlardan biri kamu kurumuna aitse, kâğıt tutanak da düzenlenemez ve görevlilerin gelmesi beklenir.

Bu nedenle olay yerinde sorulacak ilk soru “uygulama çalışıyor mu” değil, “bu kaza taraflarca tutanak düzenlenebilecek bir kaza mı” olmalıdır. İkinci sorunun cevabı hayırsa, uygulamanın çalışıp çalışmaması sonucu değiştirmez.

Tutanağı Onaylayınca Hangi Haklarınız Sona Erer?

Tutanağı onaylayan taraf, iki sonucu birlikte kabul etmiş olur: zararın sigortalarca veya kendi aralarında karşılanmasını ve kolluktan tutanak talep etme imkânından vazgeçmeyi. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2-(c) bunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazar: “Bir anlaşma ile olay yerinden ayrılmış olan taraflar, meydana gelen zararın sigortaları tarafından veya kendilerince doğrudan karşılanacağını kabul etmiş sayılırlar ve sonradan yetkililerden kaza tespit tutanağı düzenlenmesini isteyemezler.”

Bu hüküm, dijital tutanakla ilgili en çok atlanan noktadır. Adım anlatımlarının hemen hepsi karekod eşleştirmesiyle biter; onayın hukuki sonucundan söz edilmez. Oysa süreçteki tek geri dönülemez adım budur. Fotoğraf eksik yüklenebilir, açıklama zayıf yazılabilir; bunların telafisi tartışmalı da olsa mümkündür. Kolluk tutanağı hakkının sona ermesinin telafisi yoktur.

Buna karşılık onayın kabul ettiği şey, zararın miktarı ya da kusur oranı değildir. Yönetmelik zararın hangi yoldan karşılanacağını düzenler; ne kadar ödeneceğini değil. Sürücü, tutanağı onaylamakla “karşı taraf haklı” ya da “zararıma razıyım” demiş olmaz.

Olay yerinden ayrıldıktan sonra polis çağırmak işe yarar mı?

Olay yerinden ayrıldıktan sonra kolluğun tutanak düzenlemesi kural olarak mümkün değildir. Yönetmelik m.156/a-5 bunu açıkça hükme bağlar: “Önceden meydana gelmiş veya olay yerinden kaldırılmış araçların karıştığı ve yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazalar için trafik zabıtası ve genel kollukça hasar tespitine dair kazaya karışanlara verilmek üzere tutanak veya rapor düzenlenmez.”

Aynı hüküm, bu durumda ne yapılacağını da söyler: “Bu durumlarda hasar tespitleri ilgililerin sigortalarına veya yetkili mahkemelere başvurmaları suretiyle yapılır.” Yani yol, kolluk değil sigorta ve yargıdır. Karakola gidip tutanak talep etmek sonuç doğurmaz.

Kural, dijital tutanak açısından iki kat önemlidir. Kâğıt tutanakta taraflar olay yerinde kalıp tereddüt ettiklerinde kolluğu çağırma imkânı fiilen sürer. Dijital kanalda ise işlem birkaç dakikada tamamlandığı ve sürücüler hızla ayrıldığı için bu geri dönüş penceresi neredeyse hiç kullanılmaz.

Tutanakta yazılan anlaşma sizi ne ölçüde bağlar?

Kaza yerinde kurulan anlaşmaların sınırını Karayolları Trafik Kanunu m.111 çizer. Hüküm iki cümleden oluşur ve ikisi de tazminat alacaklısını korur: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.”

Birinci cümle mutlaktır: sorumluluğu kaldıran ya da daraltan bir anlaşma baştan geçersizdir. Olay yerinde “hiçbir talebim yoktur” denmesi ya da bu yönde bir not düşülmesi, kanunun öngördüğü sorumluluğu ortadan kaldırmaz. İkinci cümle ise miktara ilişkindir ve iptal için iki yıllık bir süre tanır.

Bu iki cümle birlikte okunduğunda ortaya şu tablo çıkar: tutanağı onaylamak zararın giderilme yolunu belirler, ama zarar görenin haklarını tüketmez. Onarım bedeli beklenenden yüksek çıktığında ya da araçta değer kaybı oluştuğunda talep hakkı sürer. Değer kaybı başvurusunun e-Devlet üzerinden nasıl yürütüldüğünü e-Devlet üzerinden değer kaybı başvurusu yazımızda anlattık.

Aramızda hallettik, tutanak tutmayalım demek ne anlama gelir?

Tutanak hiç düzenlenmeden, tarafların yalnızca sözlü mutabakatıyla ayrılması ayrı bir durumdur ve kanun bunu da düzenler. KTK m.81/2, tarafların kaza yerinden ayrılabilmesi için durumu yazılı olarak saptamalarını arar. Yazılı bir belge yoksa, olay yerinden ayrılma anlaşma hâline dayanmıyor demektir.

Bunun idari yaptırım karşılığı KTK m.81/3’tedir. 12 Şubat 2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla yeniden yazılan fıkra, anlaşma hâli dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı kazalarda zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere 46.000 Türk lirası idari para cezası öngörür.

Sözlü mutabakatın ikinci riski ispat tarafındadır. Karşı taraf sonradan zararını talep ettiğinde, “anlaşmıştık” savunması yazılı bir belgeye dayanmıyorsa sonuç doğurmaz. Buna karşılık kaza yerinden ayrılmış olduğunuz için kolluk tutanağı da düzenlenmez. İki taraflı bu boşluk, dijital tutanağın en somut faydasının neden “hız” değil “kayıt” olduğunu gösterir.

e-Devlet Kaza Tutanağında Kusur Oranı Yazar mı?

Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazmaz. Bu, dijital tutanağa özgü bir eksiklik değil, mevzuatın kuralıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3, tutanak düzenleyenlerin “tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini” belirteceğini söyler. Kolluğun düzenlediği tutanakta da oran bulunmaz.

Tutanakta yer alan şey, ihlal edilen kuralın kendisidir. Bu ihlal genellikle bir madde ve fıkra koduyla gösterilir; tutanak formlarında sıkça görülen “84/1-h” ya da “57/b-5” gibi ifadeler bunlardır. Kod, kusur yüzdesi değil, hangi trafik kuralının çiğnendiğini anlatan bir atıftır.

Oranın nerede belirlendiği ise sürecin ikinci aşamasıdır: tutanak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemine düştükten sonra sigorta şirketleri kendi değerlendirmesini yapar. Uyuşmazlık sürerse oran, tahkim ya da yargılama aşamasında bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Kusur oranının hangi aşamada kesinleştiğini trafik kazası kusur oranı sorgulama yazımızda ayrıntılandırdık.

Kaza tespit tutanağı kusur oranı nasıl öğrenilir?

Oran, tutanaktan değil sigorta tarafındaki değerlendirmeden öğrenilir. Tutanak sisteme düştükten sonra şirketler kendi sonuçlarını belirler ve sorumluluk oranları sigortalıya bildirilir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin internet sitesindeki tutanak sorgulama ve itiraz bölümünden de bu sonuç görülebilir.

Tutanağın kendisinde yazan şey ise ihlal edilen kuraldır. Trafik kaza tutanağı kusur oranı nerede yazar sorusunun karşılığı bu yüzden “hiçbir yerde”dir; tutanakta madde ve fıkra koduyla gösterilen bir kural ihlali bulunur, yüzde bulunmaz. Kod, oranın nasıl belirleneceğini etkiler ama oranın kendisi değildir.

Sonucu beklerken yapılması gereken, delilleri toplamaktır. Kamera görüntüsü ve tanık bilgisi, oran bildirildikten sonra değil kazadan hemen sonra toplandığında işe yarar; itiraz penceresi beş iş günü olduğu için bu hazırlık sonradan yetişmez.

Neden sigortada yüzde 50, mahkemede yüzde 25 çıkıyor?

Farkın kaynağı, iki ayrı kusur rejiminin bulunmasıdır. Sigorta tarafındaki değerlendirme basamaklı bir ölçek üzerinden yürür ve sonuç genellikle yüzde sıfır, yüzde elli veya yüzde yüz olarak çıkar. Yargılamada ise bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir; kusuru yüzde yirmi beş, yüzde altmış gibi ara oranlarla da belirleyebilir.

Bu nedenle “sigorta yüzde elli dedi, mahkeme yüzde yirmi beş dedi” durumu bir çelişki değildir. İki mercinin ölçeği farklıdır ve mahkeme, sigorta değerlendirmesiyle bağlı değildir. Aynı şekilde tutanaktaki kural ihlali tespiti de mahkemeyi bağlamaz; yönetmelik bunu “adli mevzuat ve yargılama hükümleri saklı kalmak üzere” ifadesiyle baştan belirtir.

Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, asli kusur ile tali kusur ayrımıdır. Asli kusur bir oran değil, yönetmelikte sayılan bir hâldir. Tali kusur ise kanunda ve yönetmelikte hiç geçmeyen, uygulamanın ürettiği bir adlandırmadır. Bu ayrımı trafik kazasında tali kusurlu kişi tazminat alabilir mi yazımızda ölçtük.

Tutanaktaki beyan kusuru belirlemede ne kadar ağırlık taşır?

Tarafların tutanağa yazdığı açıklama, kusur değerlendirmesinin ana girdisidir; çünkü kolluğun yaptığı bir olay yeri incelemesi yoktur. Dijital tutanakta bu ağırlık daha da artar: değerlendirme, yüklenen fotoğraflar, işaretlenen çarpma noktası ve iki tarafın kendi anlatımı üzerinden yapılır.

Bu yüzden açıklama alanına yazılan her cümle sonuç doğurur. Kendini haklı göstermeye çalışan abartılı bir anlatım, fotoğraflarla çeliştiğinde bütün beyanın güvenilirliğini zayıflatır. Buna karşılık kusuru üstlenen bir ifade, sonradan geri alınması güç bir beyan hâline gelir.

Değerlendirmenin ikinci girdisi, ihlal edilen trafik kuralıdır. Arkadan çarpma, kırmızı ışıkta geçme, geçiş önceliğine uymama gibi hâller yönetmelikte asli kusur sayılan hâller arasındadır ve tespit edildiklerinde oranı doğrudan etkiler. Tarafların bu hâlleri bilmesi, tutanağı doldururken hangi ayrıntının önemli olduğunu görmesini sağlar.

Kaza Tespit Tutanağı Kusur Oranı İtiraz Yolları Nelerdir?

Kusur oranına itiraz, tutanağın kendisine değil sigorta şirketlerinin yaptığı değerlendirmeye yöneltilir ve süre bildirimden itibaren beş iş günüdür. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin kurduğu düzende iki ayrı itiraz kanalı bulunur; hangisinin işleyeceğini, iki aracın aynı sigorta şirketinde sigortalı olup olmadığı belirler.

Süreç, tutanağın sisteme girmesiyle başlar. Her sigorta şirketi kendi değerlendirmesini üç iş günü içinde yapar. Şirketler aynı sonuca varamazsa dosya Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu‘na gider ve komisyon dosyayı üç iş günü içinde sonuçlandırır. Bu aşamaya kadar sigortalının yapması gereken bir işlem yoktur.

Sonuç bildirildikten sonra itiraz hakkı doğar. Şirketler mutabakatla sonuçlandırmışsa sigortalı, değerlendirmeye etki edebilecek ilave bilgi ve belge sunmak kaydıyla, sorumluluk oranlarının bildiriminden itibaren beş iş günü içinde şirketlerden yeniden değerlendirme isteyebilir; şirketler bu talebi üç iş günü içinde inceler. Her iki araç aynı şirkette sigortalıysa itiraz SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu‘na yapılır ve süre yine beş iş günüdür.

AşamaKim yaparSüre
Tutanağın değerlendirilmesiHer iki aracın sigorta şirketi ayrı ayrı3 iş günü
Mutabakat sağlanamazsaKaza Kusur Değerlendirme Komisyonu3 iş günü
Şirketler mutabıksa itirazSigortalı → sigorta şirketleri (ilave bilgi/belgeyle)Bildirimden itibaren 5 iş günü
İtiraz üzerine yeniden değerlendirmeSigorta şirketleri3 iş günü
Her iki araç aynı şirkette ise itirazSigortalı → SBM Tutanak Değerlendirme KomisyonuBildirimden itibaren 5 iş günü
İdari kanal tükendikten sonraSigorta Tahkim Komisyonu veya mahkemeZamanaşımı süreleri içinde

e-Devlet tutanak itiraz ve e-Devlet kaza tutanağı itiraz kanalı hangisidir?

Dijital tutanağa doğrudan itiraz edilebilecek bir e-Devlet ekranı bulunmaz. Onaylanmış tutanak taraflarca üretilmiş bir belge olduğu için, e-Devlet üzerinde onu geri alan ya da değiştiren bir işlem yer almaz. İtiraz, tutanağa değil ona dayanılarak yapılan kusur değerlendirmesine yöneltilir ve sigorta tarafından yürütülür.

Anlaşmalı kaza tespit tutanağına itiraz da aynı kanaldan işler; kâğıt tutanakla dijital tutanak arasında itiraz usulü bakımından fark yoktur. İki belge de Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemine girer ve aynı değerlendirme sürecine tabi olur.

Bu nedenle “e-Devlet’ten itiraz edeyim” arayışı sonuçsuz kalır. Doğru adres, sigorta şirketinin kendisi ya da her iki araç aynı şirkette sigortalıysa SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu’dur; idari kanal tükendiğinde tahkim veya dava yolu devreye girer.

İtiraz ederken hangi belgeler sonucu değiştirir?

İtiraz, “bu oranı kabul etmiyorum” cümlesiyle sonuç vermez; sürecin kendi ölçütü değerlendirmeye etki edebilecek ilave bilgi ve belge sunulmasıdır. Yani elinizde daha önce dosyaya girmemiş bir delil bulunmalıdır. Aynı bilgilerle yapılan itiraz, aynı sonuçla döner.

Sonucu değiştirme ihtimali en yüksek deliller şunlardır: araç içi kamera kaydı, çevredeki işyerlerinin güvenlik kamerası görüntüleri, kaza anını gören tanık beyanı, olay yerinin taraflarca çekilmemiş fotoğrafları ve fren izlerini gösteren kareler. Bunlar tutanaktaki anlatımı doğrulayan ya da çürüten nesnel unsurlardır.

Kamera kayıtlarının zamanla silindiği unutulmamalıdır. Çoğu işletme kaydı sınırlı bir süre saklar; bu yüzden görüntü talebinin itiraz süresini beklemeden, kazadan hemen sonra yapılması gerekir. Beş iş günlük süre dolduğunda delil hâlâ mevcutsa, itiraz kanalı kapansa bile tahkim ve dava yolunda kullanılabilir.

İdari itiraz tükendiğinde hangi yol açık kalır?

İdari kanaldaki itiraz sonuçsuz kalırsa iki yol açıktır: Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru ya da dava. Her ikisinden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir; KTK m.97, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermemesi veya cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar görenin dava açabileceğini ya da tahkime başvurabileceğini düzenler.

Tahkim yolu, uyuşmazlığın hakem incelemesiyle çözülmesini sağlar ve mahkemeye göre daha hızlı işler. Değer kaybı ve hasar bedeli uyuşmazlıklarında tahkim sürecinin nasıl yürüdüğünü araç değer kaybında sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımızda ele aldık.

Kusur oranına itirazın ayrıntılı usulünü, dilekçe içeriğini ve hangi mercie hangi talebin yöneltileceğini trafik kazası kusur oranına itiraz yazımızda ayrı bir başlık altında inceledik; burada dijital tutanağa özgü kısmıyla sınırlı tuttuk.

Kaza Tespit Tutanağı Nasıl İptal Edilir, İptali Davası Açılabilir mi?

Kaza tespit tutanağının iptali için açılan bir dava, kural olarak sonuç vermez. Sebebi basittir: tutanak bir idari karar değil, bir delildir. Delilin iptali istenmez; delilin aksi ispatlanır. Bu nedenle “tutanağın iptali” talebiyle açılan davalar çoğunlukla hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilir.

e-Devlet üzerinden düzenlenen tutanakta durum daha da nettir; ortada bir kamu görevlisinin tespiti bile yoktur, tarafların kendi beyanı vardır. Bu belgenin doğrudan iptali için bir başvuru ekranı da bulunmaz. Yapılabilecek şey, kusur değerlendirmesine itiraz etmek ve gerekiyorsa tahkim ya da dava yoluna gitmektir.

Tutanağa yönelik iddialar, açılacak tazminat ya da alacak davasının içinde ileri sürülür: belgenin eksik olduğu, beyanın gerçeği yansıtmadığı, çarpma noktasının yanlış işaretlendiği gibi. Konunun bütünü, itiraz usulü ve dilekçe örnekleriyle birlikte kaza tespit tutanağı sorgulama ve itiraz yazımızda ele alınmıştır.

Kaza tutanağı iptal edilir mi, kaza tespit tutanağı iptal davası sonuç verir mi?

Bu talep, mahkeme önünde bir hukuki yarar sorunu doğurur. Tutanak taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kuran bir işlem değil, o ilişkiyi ispatlamaya yarayan bir belgedir; iptali istendiğinde ortadan kaldırılacak bir hukuki sonuç bulunmaz. Bu nedenle talep, esasa girilmeden reddedilir.

Doğru yol, tutanağın aksini ispatlamaktır. Zararın tazmini için açılan davada tutanağın gerçeği yansıtmadığı ileri sürülür ve bu iddia kamera kaydı, tanık beyanı ve bilirkişi incelemesiyle desteklenir. Mahkeme tutanakla bağlı değildir; yönetmelik bu noktayı adli mevzuat ve yargılama hükümlerini saklı tutarak zaten belirtir.

Anlaşma tutanağına özgü tek “iptal” imkânı ise miktar tarafındadır. Karayolları Trafik Kanunu m.111, tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Bu, tutanağın değil, tutanakla birlikte yapılmış bir miktar anlaşmasının iptalidir.

Kaza Tespit Tutanağı Sigortaya Nasıl Bildirilir?

e-Devlet üzerinden düzenlenen tutanak, doğrudan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına aktarılır ve buradan sigorta şirketlerinin sistemine düşer. Bu, tutanağın elden teslim edilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırır. Ancak tutanağın sisteme düşmesi ile hasar ihbarında bulunmak aynı şey değildir; ikisini birbirinin yerine koymak süreçte gecikme doğurur.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.1.1-(a), sigortalıya sorumluluğunu gerektirecek bir olayı “haberdar olduğu andan itibaren on gün içinde sigortacıya ihbar etmek” yükümlülüğü yükler. Süre on gündür; sıkça tekrarlanan “beş iş günü” ifadesi bu bendin karşılığı değildir. Ayrıca bu bir ihbar yükümlülüğüdür, hak düşürücü süre değildir.

Gecikmenin sonucu da genellikle yanlış anlatılır. Genel şartlar, yükümlülüklerin ihlali sebebiyle ödenecek tutar artarsa zarar görenlere yapılan ödemenin ihlaldeki kusur nispetinde sigortalıdan rücuen tahsil edileceğini söyler. Yani sonuç, tazminatın tümden reddi değil, artan kısım için oransal rücudur.

Kaza tutanağını sigortaya bildirme zorunlu mu, dosya kendiliğinden açılır mı?

Tutanağın sisteme düşmesi kusur değerlendirmesini başlatır, ancak onarım sürecini kendiliğinden yürütmez. Aracın nerede onarılacağı, eksper görevlendirilip görevlendirilmeyeceği ve ödemenin nasıl yapılacağı, zarar görenin ilgili sigorta şirketine yaptığı başvuruyla belirlenir.

Bu nedenle iki işlem ayrı ayrı yapılmalıdır: tutanağın tamamlanması ve karşı tarafın zorunlu trafik sigortası şirketine hasar başvurusunda bulunulması. Başvuru yapılmadığında dosya açılmaz ve süreç, tutanak sistemde göründüğü hâlde bekler.

Ödeme tarafında da bir süre bulunur. KTK m.99, sigortacıların hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri iletmesinden itibaren sekiz iş günü içinde poliçe sınırları içindeki miktarı ödemek zorunda olduğunu düzenler. Sürecin bütününü trafik kazası sonrası sigorta süreci nasıl işler yazımızda adım adım anlattık.

Kaza tespit tutanağı olmadan sigortaya başvuru yapılabilir mi?

Tutanak olmadan da başvuru yapılabilir; ancak dosyanın sonuçlanma ihtimali belirgin biçimde düşer. Kusurun kime ait olduğu tutanakla ortaya konmadığında sigorta şirketi zararı hangi poliçeden karşılayacağını belirleyemez ve başvuru çoğunlukla ek delil talebiyle döner.

Böyle bir durumda delil yükü tümüyle zarar görenin üzerindedir. Kamera görüntüsü, tanık beyanı, olay yeri fotoğrafları ve araç hasarının kaza mekaniğiyle uyumunu gösteren teknik değerlendirme öne çıkar. Bunlar toplanabilirse tahkim ya da dava yoluyla sonuç almak mümkündür.

Tutanağın hiç düzenlenmediği hâllerde başvurunun nasıl kurulacağını ve hangi delillerin toplanacağını Tramer kaydı oluşmadan hasar ödemesi yapılır mı yazımızda ayrıca değerlendirdik.

Hangi zararlar zorunlu trafik sigortasından karşılanır?

Zorunlu trafik sigortası, kusurlu sürücünün karşı tarafa verdiği zararları poliçe limitleri içinde karşılar. Kendi aracınızın hasarı bu poliçeden değil, varsa kasko poliçenizden ödenir. Bu ayrım, dijital tutanak sonrası en sık yaşanan beklenti hatasının kaynağıdır.

Poliçenin kapsamı dışında kalan kalemler de vardır. Kanun bunları tek tek sayar; manevi tazminat, hak sahibinin kendi kusur payına düşen kısım ve gelir kaybı gibi kalemler zorunlu sigorta teminatı dışındadır. Bu talepler kusurlu sürücüye ve işletene yöneltilir.

Maddi hasarlı bir kazada hangi kalemin hangi poliçeden karşılandığını maddi hasarlı trafik kazalarında zorunlu trafik sigortası hangi zararları karşılar yazımızda tablo hâlinde gösterdik.

Kaza Tutanağının Ne Kadar Süresi Var, Kaç Günde Çıkar?

e-Devlet üzerinden düzenlenen tutanak, iki taraf da onayladığı anda tamamlanır; ayrıca beklenecek bir hazırlık süresi yoktur. Kolluğun düzenlediği tutanak ise soruşturma evrakına eklendiği için tarafların eline geçmesi zaman alabilir ve genellikle e-Devlet sorgulama ekranından takip edilir.

“Tutanağın geçerlilik süresi” ise mevzuatta karşılığı olmayan bir ifadedir. Tutanağın kendisi bir delildir ve delil zamanla geçersizleşmez. Süreler tutanağa değil, tutanağa dayanılarak yapılacak işlemlere aittir: ihbar süresi, itiraz süresi, başvuru süresi ve zamanaşımı.

Bu karışıklık, sürelerin birbirine karıştırılmasından doğar. Aşağıdaki tablo, dijital tutanak sonrası işleyen süreleri kaynaklarıyla birlikte ayırır; her satır ayrı bir yükümlülüğe ya da hakka aittir.

SüreNeye aitNe zaman başlarDayanak
10 günSigortacıya ihbarOlaydan haberdar olmaZMSS Genel Şartları B.1.1-(a)
3 iş günüŞirketlerin kusur değerlendirmesiTutanağın sisteme girmesiSBM süreci
5 iş günüKusur değerlendirmesine itirazSorumluluk oranının bildirimiSBM süreci
15 günSigortacının yazılı cevap süresiYazılı başvurunun yapılmasıKTK m.97
8 iş günüSigortacının ödeme süresiBelgelerin sigortacıya iletilmesiKTK m.99
2 yılYetersiz/fahiş anlaşmanın iptaliAnlaşmanın yapıldığı tarihKTK m.111
YokTutanağın “geçerlilik süresi”Mevzuatta karşılığı yoktur

Kaza tutanağı ne kadar sürede çıkar, kaç günde çıkar?

Dijital tutanakta çıkma süresi diye bir aşama yoktur; belge onayla birlikte oluşur ve taraflar tutanağı kendi hesaplarından görebilir. Kolluğun düzenlediği tutanakta ise belgenin sisteme işlenmesi ve sorgulanabilir hâle gelmesi birkaç gün sürebilir.

Gecikme yaşandığında ilk kontrol edilecek şey doğru ekranda olunup olunmadığıdır. Polis bölgesinde düzenlenen tutanaklar Emniyet Genel Müdürlüğü’nün hizmetinden, jandarma bölgesinde düzenlenenler ise Jandarma Genel Komutanlığı’nın ayrı hizmetinden sorgulanır. Yanlış kurumun ekranında sonuç çıkmaması, tutanağın bulunmadığı anlamına gelmez.

Yaralanmalı ya da ölümlü kazalarda tutulan tutanak, soruşturma evrakının parçası olduğu için e-Devlet üzerinden sorgulanamaz. Bu tutanağa erişim, soruşturma dosyası üzerinden ve vekil aracılığıyla sağlanır.

Anlaşmalı kaza tutanağı geçerlilik süresi var mı, kaza tutanağı kaç gün geçerli?

Belgenin kendisi için bir geçerlilik süresi öngörülmemiştir. Tutanak, kazanın nasıl meydana geldiğini gösteren bir kayıttır ve bu kayıt aradan geçen zamanla hükümsüz hâle gelmez. Beş yıl önceki bir kazaya ilişkin tutanak da, o kazadan doğan bir uyuşmazlıkta delil olarak kullanılabilir.

Kaza tutanağı ne kadar süre geçerli sorusunun arkasında genellikle başka bir endişe yatar: talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı. Süre kaybı tutanakta değil, talep hakkındadır. Zamanaşımı dolduğunda elinizde en eksiksiz tutanak bulunsa bile talep sonuç doğurmaz.

İkinci endişe, sigortaya bildirim süresinin kaçırılmış olmasıdır. Genel şartlardaki on günlük ihbar süresi geçtiğinde talep hakkı ortadan kalkmaz; yalnızca gecikme zararı artırmışsa artan kısım için oransal rücu gündeme gelir. Bu iki süreyi birbirine karıştırmamak gerekir.

Tazminat talebinde zamanaşımı ne zaman dolar?

Trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde kural, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen iki yıllık süre ile her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıllık süredir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı uygulanır.

Salt maddi hasarlı kazada bu son ihtimal işlemez; taksirle mala zarar verme ceza kanununda suç olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle yalnızca maddi hasarın bulunduğu bir kazada uzamış ceza zamanaşımından yararlanılamaz.

Sürenin başlangıcı, uygulamada en çok tartışılan noktadır. Değer kaybı gibi sonradan ortaya çıkan kalemlerde başlangıcın ne zaman kabul edileceğini ve ceza zamanaşımının maddi hasarlı kazadaki yerini maddi hasarlı trafik kazalarında ceza zamanaşımının uygulanması yazımızda inceledik.

Trafik Kaza Tutanağı Tutulmazsa Ne Olur?

Tutanak hiç tutulmadan olay yerinden ayrılmanın iki ayrı sonucu vardır: idari para cezası ve ispat kaybı. Karayolları Trafik Kanunu m.81/3, anlaşma hâli dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı kazalarda zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere 46.000 Türk lirası idari para cezası öngörür. Fıkra, 12 Şubat 2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanunla yeniden yazılmış ve 27 Şubat 2026’da yürürlüğe girmiştir.

Aynı ceza, kanunun m.81/1-(b) bendine uymayan sürücüler için de öngörülmüştür. Bu bent, sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil kaza yerindeki durumun değiştirilmemesini emreder. Yani izleri silmek, araçları anlaşma sağlanmadan yerinden oynatmak da aynı yaptırıma bağlıdır.

Ölümlü veya yaralanmalı kazalarda tablo ağırlaşır: aynı fıkra bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alınmasını düzenler. Belgenin iade edilebilmesi için ise kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır. Bu sonuçları kazadan sonra olay yerini terk etmenin cezai sonuçları yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Zaruret dışında ifadesi neyi kapsıyor?

Kanunun kendi istisnası olan “zaruret dışında” ifadesi, çoğu anlatımda hiç geçmez. Fıkra, olay yerinden ayrılmayı mutlak biçimde yasaklamaz; ayrılma zaruret hâline dayanıyorsa yaptırım uygulanmaz. Yaralıyı sağlık kuruluşuna götürmek bunun tipik örneğidir.

Nitekim kanun bu ihtimali ayrıca düzenler. KTK m.82/a, kaza yerinden geçmekte olan veya kazaya karışmış sürücülerin ilk yardım önlemlerini almasını ve yetkililerin talebi üzerine yaralıları en yakın sağlık kuruluşuna götürmesini zorunlu tutar.

Zaruret savunmasının işleyebilmesi için belgelendirilmesi gerekir. Hastane kaydı, ambulans çağrısı, arama kaydı gibi unsurlar bu savunmayı destekler. Hiçbir kayıt bırakmadan ayrılmak, sonradan zaruret iddiasını ispatsız bırakır.

Kaza tutanağı tutulmazsa tazminat alınabilir mi?

Tutanak tutulmaması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; yalnızca ispatı zorlaştırır. Tazminat talebinin dayanağı tutanak değil, zararın ve kusurun varlığıdır. Tutanak bunları gösteren en kolay delildir, tek delil değildir.

Tutanaksız dosyalarda kullanılan deliller kamera kayıtları, tanık beyanları, araç hasarının kaza mekaniğiyle uyumunu inceleyen bilirkişi raporu ve varsa ceza soruşturması evrakıdır. Bunların toplanabildiği hâllerde talep sonuç verebilir.

Delillerin kaybolma ihtimali varsa, dava açılmadan önce delil tespiti istenmesi mümkündür. Fren izi, araç konumu ve kamera kaydı gibi zamanla yok olan unsurlarda bu yol, sonradan yapılacak bilirkişi incelemesinin dayanağını korur.

e-Devlet Tutanağı Tamamlanamazsa Ne Yapılır?

Dijital tutanak tamamlanamadığında yapılacak şey, süreci yarım bırakıp ayrılmak değil kanal değiştirmektir. İki seçenek vardır: kâğıt Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlemek ya da kolluğu çağırmak. Hangisinin seçileceğini, engelin uygulamadan mı yoksa mevzuattan mı kaynaklandığı belirler.

Yarım kalan bir dijital kayıt, tutanak hükmünde değildir. Karşı tarafın onaylamadığı, karekod eşleştirmesinin yapılmadığı bir kayıt tek taraflı beyandan ibarettir ve sigorta sürecinde tutanak yerine geçmez. Bu yüzden ekranda “gönderildi” ifadesini görmek yeterli değildir; tutanağın iki taraflı olarak kapandığı teyit edilmelidir.

Olay yerinden ayrılmadan önce yapılacak son kontrol, tutanağın kendi e-Devlet hesabınızda göründüğünü doğrulamaktır. Ayrıldıktan sonra fark edilen bir eksiklik, kolluk tutanağı yolu da kapalı olduğu için telafi edilemez.

Karşı taraf tutanağa dahil olmayı reddederse

Karşı taraf dijital tutanağa katılmayı reddediyorsa zorlanamaz; ancak bu, sürücünün elinin boş kaldığı anlamına gelmez. Anlaşma sağlanamadığı için kolluğun çağrılması gerekir ve tutanağı görevliler düzenler. Zaten yönetmelik, taraflarca tutanak düzenlenmediği hâlde görevlilerce tutanak düzenleneceğini öngörür.

Bu aşamada kanunun tanıdığı bir hak devreye girer. KTK m.81/1-(c) uyarınca kazaya karışan kişiler, istendiği takdirde kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesini ve sigorta poliçe tarih ve numarasını bildirmek ve göstermek zorundadır. Karşı taraf bu bilgileri vermekten kaçınıyorsa, kolluğun çağrılması artık bir tercih değil zorunluluktur.

Görevliler gelene kadar yapılacak en değerli iş, olay yerini kayıt altına almaktır: araç konumlarının, plakaların, çevredeki işaret ve çizgilerin fotoğrafı ve varsa tanık bilgileri. Bunlar tutanağa girmese bile sonraki aşamalarda delil olarak kullanılır.

Uygulama açılmıyor veya bağlantı yoksa

Şebeke, batarya ya da uygulama sürümü kaynaklı bir engel varsa kâğıt tutanak yolu açıktır. Kâğıt form sigorta şirketleri tarafından poliçeyle birlikte verilebilir ve kırtasiyelerden de temin edilebilir; araçta bir nüsha bulundurmak bu yüzden hâlâ anlamlıdır.

Kâğıt tutanağın dijital tutanaktan tek farkı doldurulma biçimidir; hukuki sonuçları aynıdır. Aynı yönetmelik hükmüne dayandığı için “sonradan yetkililerden tutanak isteyememe” sonucu kâğıt tutanakta da doğar.

Formun doldurulmasında en kritik alan kroki ve çarpma noktasıdır. Kroki çizilmeden bırakılan bir tutanak, kusur değerlendirmesinde neredeyse hiçbir katkı sağlamaz. Doldurma sırasını ve dikkat edilecek alanları kaza tespit tutanağı nasıl doldurulur yazımızda adım adım gösterdik.

e-Devlet Tutanağı ile Kolluk Tutanağı Arasındaki Farklar

İki belge de “kaza tespit tutanağı” adını taşır ama farklı rejimlere tabidir. e-Devlet tutanağı tarafların anlaşmasına dayanır ve yalnızca maddi hasarlı, iki araçlı kazalarda düzenlenir. Kolluk tutanağı ise bir kamu görevlisinin tespitidir, soruşturma evrakının parçası olabilir ve ölümlü, yaralanmalı ya da anlaşma sağlanamayan kazalarda düzenlenir.

Kolluk tutanağının düzenlenmesi de kendi kurallarına bağlıdır. Yönetmelik, tutanakların en az iki görevli tarafından düzenlenmesini öngörür; hafif yaralanmalı veya hasarlı kazalarda tek görevli tarafından rapor şeklinde de düzenlenebilir. Tutanağa kazazedelerin olay yerindeki ölüm veya yaralanma durumu işlenir.

Bir başka fark itiraz kanalındadır. Anlaşma tutanağında uyuşmazlık sigorta sistemi içinde başlar; kolluk tutanağında ise tespite yönelik itiraz soruşturmada Cumhuriyet savcısına, yargılamada hâkime yöneltilir. İkisi için tek bir itiraz usulü yoktur.

Ölçüte-Devlet / anlaşma tutanağıKolluk tutanağı
Kim düzenlerSürücülerTrafik zabıtası veya genel kolluk
Hangi kazadaYalnız maddi hasarlı, anlaşma sağlananÖlümlü, yaralanmalı, anlaşılamayan maddi hasarlı
Kaç görevliEn az iki görevli (istisnası rapor usulü)
Nereye giderSBM ve sigorta şirketleriSoruşturma evrakı
Kusur oranı yazar mıHayırHayır
Kusur ölçeğiSigortada basamaklı ölçekYargılamada bilirkişi, serbest oran
İtirazSigorta şirketi / SBM komisyonları, sonra tahkim veya davaSavcı veya hâkim; müstakil iptal yolu yok
e-Devlet’ten sorgulanır mıKendi hesabınızdan görüntülenirMaddi hasarlıda evet, yaralanmalıda hayır

Anlaşmalı Kaza Tutanağı Örneği ve PDF Formu Nereden Bulunur?

Kâğıt form, sigorta şirketleri tarafından poliçeyle birlikte verilebildiği gibi kırtasiyelerden de temin edilebilir. Formun içeriği serbest değildir; 2007/27 sayılı Genelgenin ekinde yer alan örneğe ve aynı ekteki açıklamalara göre doldurulur. Taraflar bu formu doldurup imzalar.

Formun geçerliliği için aranan temel şart, kazaya karışan tarafların tamamınca imzalanmasıdır. Tarafların tamamı tarafından imzalanmayan tutanaklar geçerli kabul edilmez. Bu kural, dijital kanaldaki karekod eşleştirmesinin neden zorunlu bir adım olduğunu da açıklar.

İnternette dolaşan doldurulmuş “örnek tutanak” görselleri yol gösterici olabilir, ancak kopyalanacak bir şablon değildir. Her kazanın çarpma noktası, araç konumu ve şerit düzeni farklıdır; hazır bir krokiyi benzeterek çizmek, gerçek olayla çelişen bir belge üretir ve bu çelişki kusur değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurur.

Anlaşmalı kaza tutanağı pdf ve mobil kaza tutanağı pdf çıktısı alınabilir mi?

Dijital olarak düzenlenen tutanak, oluşturulduğu hizmet üzerinden görüntülenebilir ve belge olarak saklanabilir. Sigorta şirketine sunulmak üzere ayrıca bir çıktı alınması çoğu dosyada gerekmez; kayıt zaten sektör altyapısına düşer ve şirket belgeyi kendi sisteminden görür.

Buna karşılık dava ya da tahkim aşamasında belgenin dosyaya sunulması gerekir. Bu aşamada tutanağın çıktısı, kaza fotoğrafları ve sigorta yazışmalarıyla birlikte delil olarak kullanılır. Belgenin bir örneğini işlemin hemen ardından saklamak, sonradan erişim sorunu yaşandığında zaman kazandırır.

İnternette “boş form” olarak paylaşılan dosyalarda dikkat edilecek nokta, formun güncel örneğe uygun olmasıdır. Eski sürüm bir formun doldurulması, alan uyuşmazlığı nedeniyle değerlendirmeyi geciktirebilir.

e-Devlet kaza tutanağı örneği ve e-Devlet tutanak örneği nereden görülür?

Dijital kanalda önceden doldurulmuş bir örnek belge sunulmaz; ekran, kendi kaydınızı adım adım oluşturur. Bu nedenle “örnek” arayışının karşılığı, başka birinin tutanağı değil, ekrandaki alanların ne istediğidir: plaka ve poliçe bilgisi, fotoğraf, çarpma noktası ve kaza açıklaması.

Kâğıt formun örneği ise resmî düzenlemenin ekinde yer alır ve doldurma açıklamaları da aynı ekte bulunur. Sigorta şirketinizden temin edeceğiniz form bu örneğe uygundur; internetten indirilen serbest şablonlar ise her zaman güncel olmayabilir.

Kendi tamamladığınız tutanağı görüntülemek, aynı zamanda işlemin gerçekten kapandığını doğrulamanın da yoludur. Olay yerinden ayrılmadan önce yapılacak bu kontrol, yarım kalmış bir kaydın fark edilmesini sağlar.

e-Devlet Kaza Tutanağı Sorgulama Nasıl Yapılır?

Kolluğun düzenlediği maddi hasarlı kaza tutanağı, e-Devlet Kapısı’nda “Polis Bölgesi İçin Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı Sorgulama” adlı hizmetten sorgulanır. Jandarma bölgesinde düzenlenen tutanaklar için Jandarma Genel Komutanlığı’nın ayrı hizmeti kullanılır. Kendi düzenlediğiniz dijital tutanak ise oluşturulduğu hizmet üzerinden görüntülenir.

Sigorta tarafındaki kayıtlar için ayrı bir kanal vardır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin internet sitesindeki “Kaza Tespit Tutanağı Sorgulama ve İtiraz” bölümünden tutanağın durumu, sigorta şirketlerinin değerlendirmesi ve sorumluluk oranları takip edilebilir. İtiraz da bu bölümden yapılır.

Aracın geçmiş hasar kayıtları ise bambaşka bir sorgudur ve tutanak sorgusuyla karıştırılmamalıdır. Hasar kaydı, değişen parça ve araç detay bilgisi sorgusunun hangi kanaldan yapıldığını araç hasar kaydı sorgulama yazımızda karşılaştırdık.

e-Devlet kaza tespit tutanağı nasıl sorgulanır, e-Devlet kaza tutanağı nasıl bakılır?

Sorgulama, e-Devlet Kapısı’nda oturum açtıktan sonra arama alanına hizmetin adının yazılmasıyla yapılır. Ekran, kimlik numaranıza bağlı kayıtları getirir; başka bir sürücünün tutanağı bu ekrandan görüntülenemez. Tutanağın taraflarından biri değilseniz belgeye erişim yolu vekâlet ya da dava dosyasıdır.

Kayıt görünmüyorsa üç ihtimal sırayla kontrol edilmelidir: tutanak jandarma bölgesinde düzenlenmiş olabilir, kaza yaralanmalı olduğu için soruşturma evrakına girmiş olabilir ya da kayıt henüz sisteme işlenmemiş olabilir. Üçünde de tutanağın var olmadığı sonucuna varılamaz.

Kendi düzenlediğiniz dijital tutanak ise sorgulama ekranında değil, oluşturulduğu hizmetin içinde durur. Bu ayrımı bilmemek, “tutanağım kaybolmuş” sanısının en yaygın nedenidir.

Anlaşmalı kaza tutanağı sorgulama ve mobil kaza tutanağı sorgulama nereden yapılır?

Taraflarca düzenlenen tutanaklar sigorta tarafındaki sistemden takip edilir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin internet sitesindeki kaza tespit tutanağı sorgulama ve itiraz bölümü, tutanağın durumunu, şirketlerin değerlendirmesini ve sorumluluk oranlarını gösterir.

Aynı bölüm itiraz için de kullanılır; sorgulama ve itiraz tek ekranda toplanmıştır. Bu, sürecin neden sigorta tarafında yürüdüğünü de açıklar: taraflarca düzenlenen tutanakta idari bir merci yoktur, muhatap doğrudan sigortacıdır.

Kısa mesajla yapılan sorgulamalar bu kapsamda değildir. Sektörün kısa mesaj hattı aracın hasar kaydı, değişen parça ve araç detay bilgisini verir; tutanağın kendisini getirmez. İki sorgunun karıştırılması, doğru kanalda arama yapılmasını geciktirir.

e-Devlet tutanak sorgulama ile e-Devlet tutanak sonucu öğrenme aynı şey mi?

“Sonuç” ifadesi burada iki ayrı şeyi karşılar. Birincisi tutanağın tamamlanıp tamamlanmadığıdır: iki taraf da onayladıysa belge kapanmış demektir. İkincisi kusur değerlendirmesinin sonucudur ve bu, tutanağın kendisinde değil sigorta tarafında oluşur.

Tutanağın kapanıp kapanmadığı, oluşturulduğu hizmetin ekranından görülür. Kusur sonucu ise şirketlerin değerlendirmesi tamamlandıktan sonra sigortalıya bildirilir; bildirim, beş iş günlük itiraz süresini de başlatan andır.

Bu iki sonucu ayırmak, süre kaybını önler. Tutanak kapandı diye kusur sonucunu beklemeden itiraz hazırlığı yapılamaz; kusur sonucu geldikten sonra ise beklenecek zaman kalmaz.

Maddi Hasarlı Kazada En Sık Yapılan Hatalar

En sık yapılan hata, tutanağı hızlı kapatma isteğiyle olay yerinin hiç kayda geçirilmemesidir. Araçlar fotoğraf çekilmeden yoldan çekildiğinde, kusur değerlendirmesinin dayanacağı tek şey iki tarafın birbiriyle çelişen anlatımı kalır ve dosya bilirkişiye gider.

İkinci sık hata, olay yerinde kusuru üstlenen ya da haklardan feragat eden ifadeler vermektir. Bunun sigorta tarafında sonuç doğurup doğurmayacağı bir yana, kanunun m.111’de kurduğu koruma yalnızca sorumluluğu kaldıran anlaşmaların geçersizliğine ilişkindir; kusuru üstlenen beyan ise delil olarak değerlendirilebilir.

Üçüncü hata, tutanak tamamlandıktan sonra sürecin kendiliğinden yürüyeceğini varsaymaktır. Tutanağın sisteme düşmesi kusur değerlendirmesini başlatır; onarım, eksper ve ödeme süreci ise başvuruyla işler. Kazadan sonraki ilk günlerde yapılması gerekenleri maddi hasarlı kazadan sonra ne yapılır yazımızda sıraladık.

Değer kaybı talebi tutanakla nasıl bağlantılı?

Değer kaybı, onarım bedelinden ayrı bir kalemdir ve aracın kaza öncesi ile onarım sonrası piyasa değeri arasındaki farkı ifade eder. Talebin dayanağı yine kusur oranıdır; bu yüzden tutanaktaki beyan ve fotoğraflar, onarım bedeliyle birlikte değer kaybını da etkiler.

Kusur oranı yüzde yüz karşı tarafta çıktığında değer kaybının tamamı talep edilebilir; kusurun paylaşıldığı hâllerde talep, kendi kusur payı düşülerek hesaplanır. Bu nedenle kusur değerlendirmesine itiraz, yalnızca onarım bedelini değil değer kaybını da doğrudan etkiler.

Değer kaybı başvurusunun hangi belgelerle ve hangi sıraya göre yapılacağını, e-Devlet üzerinden yürütülen kısmıyla birlikte ayrı bir yazıda ele aldık. Tutanak aşamasında yapılması gereken tek şey, hasarın kapsamını gösteren fotoğrafların eksiksiz yüklenmesidir.

Dosyanızda Kusur Tartışması Varsa İzlenecek Yol

Kusur değerlendirmesi beklediğinizden farklı çıktıysa, ilk bakılacak şey elinizde dosyaya girmemiş bir delil bulunup bulunmadığıdır. Beş iş günlük itiraz penceresi dar olduğu için kamera görüntüsü ve tanık bilgisi gibi unsurların bekletilmeden toplanması gerekir; bu pencere kapandıktan sonra da tahkim ve dava yolu açık kalır.

Onarım bedeli, değer kaybı ve kusur oranı çoğu zaman tek bir dosyada birlikte tartışılır. Talebin hangi mercie, hangi sırayla ve hangi belgelerle yöneltileceğini belirlemek, sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Dosyanızdaki tutanağın ve sigorta yazışmalarının birlikte değerlendirilmesini istiyorsanız maddi hasarlı trafik kazası davalarına ilişkin çalışma alanımızı inceleyin.

Vekil aracılığıyla yürütülen dosyalarda ilk hazırlanan belge vekâletnamedir ve trafik kazası dosyalarında kapsamının doğru düzenlenmesi önem taşır. Hangi yetkilerin bulunması gerektiğini maddi hasarlı trafik kazası vekâletname örneği yazımızda gösterdik.

Sıkça Sorulan Sorular

e-Devlet kaza tutanağı nasıl tutulur?

Her iki sürücü e-Devlet Kapısı mobil uygulamasına girip arama alanına “Kaza Tutanağı” yazar. Biri “Yeni Tutanak Oluştur”, diğeri “Yeni Tutanağa Dahil Ol” seçeneğini seçer; araç ve sigorta bilgileri kontrol edilir, fotoğraflar yüklenir, çarpma noktası işaretlenir ve karekod okutularak tutanak onaylanır.

e-Devlet kaza tutanağı oluşturma için hangi şartlar aranır?

Kaza yalnızca maddi hasarla sonuçlanmış olmalı, iki araç karışmış olmalı, sürücülerde alkol veya uyuşturucu şüphesi bulunmamalı, her iki sürücünün geçerli sürücü belgesi ve her iki aracın geçerli zorunlu trafik sigortası olmalıdır. Ayrıca telefonun konum servisi açık, e-Devlet hesabında çift faktörlü kimlik doğrulama etkin olmalıdır.

e-Devlet kaza tutanağı karekod okutma nasıl yapılır?

Tutanağa dahil olan sürücünün ekranında bir karekod oluşur; tutanağı başlatan sürücünün ekranında karekod okuyucu açılır. Başlatan sürücü karşı tarafın ekranındaki kodu okuttuğunda iki kayıt eşleşir ve tek bir tutanak hâline gelir. Eşleştirme yapılmadan tutanak tamamlanmış sayılmaz.

Mobil kaza tutanağı geçerli mi?

Geçerlidir. Belgenin hangi ortamda doldurulduğu geçerliliği etkilemez; belirleyici olan Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2’deki şartların sağlanmış ve tutanağın taraflarca birlikte kabul edilmiş olmasıdır. Bu şartlar sağlandığında belge sigorta sürecinde ve yargılamada kullanılabilir.

Kazaya üç araç karıştıysa e-Devlet’ten tutanak tutulabilir mi?

Hizmet yalnızca iki araçlı kazaları kapsadığı için tutulamaz. Ancak bu sınır uygulamanın kuralıdır; kanun ve yönetmelik araç sayısına üst sınır koymaz. Üç veya daha fazla aracın karıştığı yalnızca maddi hasarlı bir kazada, sürücülerin tamamı anlaşırsa kâğıt tutanak düzenlenebilir.

Hangi kazalarda e-Devlet kaza tutanağı tutulamaz?

Ölüm veya yaralanma varsa kanal baştan kapalıdır. Bunun dışında yönetmelik altı hâl sayar: tek taraflı kaza, sürücü belgesinin bulunmaması veya araç cinsine yetersiz olması, araçlardan birinin geçerli zorunlu sigortasının olmaması, alkol veya uyuşturucu şüphesi, araçlardan birinin kamu kurumuna ait olması ve kamu malına ya da üçüncü kişilere ait eşyaya zarar verilmiş olması.

Tutanağı onayladıktan sonra polis çağırıp yeni tutanak tutturabilir miyim?

Hayır. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.152/2-(c), anlaşma ile olay yerinden ayrılan tarafların sonradan yetkililerden kaza tespit tutanağı düzenlenmesini isteyemeyeceğini düzenler. Ayrıca m.156/a-5, olay yerinden kaldırılmış araçların karıştığı maddi hasarlı kazalar için kolluğun tutanak veya rapor düzenlemeyeceğini söyler.

e-Devlet kaza tutanağında kusur oranı yazar mı?

Yazmaz. Yönetmelik, tutanakta kusur oranı belirtilmeksizin yalnızca kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğinin gösterileceğini düzenler. Kusur oranını, tutanak sisteme düştükten sonra sigorta şirketleri belirler; uyuşmazlık sürerse tahkim veya yargılama aşamasında bilirkişi değerlendirir.

Kaza tespit tutanağı kusur oranı itirazı kaç gün içinde yapılır?

Sorumluluk oranının bildiriminden itibaren beş iş günü içinde yapılır. Şirketler mutabakatla sonuçlandırmışsa itiraz, değerlendirmeye etki edebilecek ilave bilgi ve belge sunularak sigorta şirketlerine yöneltilir. Her iki araç aynı şirkette sigortalıysa itiraz SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu’na yapılır.

Kaza tespit tutanağı nasıl iptal edilir?

Tutanağın doğrudan iptali için bir başvuru yolu bulunmaz; tutanak bir karar değil delildir. Yapılabilecek şey, kusur değerlendirmesine itiraz etmek ve tutanağa yönelik iddiaları açılacak tazminat veya alacak davası içinde ileri sürmektir. Tutanağın iptali istemli davalar kural olarak usulden reddedilir.

Kaza tutanağının ne kadar süresi var?

Tutanağın kendisinin bir geçerlilik süresi yoktur; süreler tutanağa dayanılarak yapılacak işlemlere aittir. Sigortacıya ihbar on gün, kusur değerlendirmesine itiraz beş iş günü, sigortacının yazılı cevap süresi on beş gün, ödeme süresi sekiz iş günüdür. Tazminat talebinde ise iki ve on yıllık zamanaşımı süreleri işler.

Trafik kaza tutanağı tutulmazsa ne olur?

Anlaşma hâli dışında maddi hasarlı kazada zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücüye 46.000 Türk lirası idari para cezası verilir. Ölümlü veya yaralanmalı kazada ayrıca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.

Kaza tespit tutanağı olmadan sigortaya başvuru yapılabilir mi?

Yapılabilir, ancak kusurun ispatı zorlaşır. Kamera kaydı, tanık beyanı, olay yeri fotoğrafları ve hasarın kaza mekaniğiyle uyumunu gösteren bilirkişi değerlendirmesi delil olarak kullanılır. Bu deliller toplanabildiğinde tahkim veya dava yoluyla sonuç almak mümkündür.

Kaza tespit tutanağı sigortaya nasıl bildirilir?

e-Devlet üzerinden düzenlenen tutanak doğrudan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına aktarılır ve sigorta şirketlerinin sistemine düşer. Bununla birlikte hasar dosyasının açılması için karşı tarafın zorunlu trafik sigortası şirketine ayrıca başvurulması gerekir; tutanağın sisteme düşmesi tek başına ödeme sürecini başlatmaz.

Anlaşmalı kaza tutanağına itiraz edilebilir mi?

Tutanağın kendisine değil, ona dayanılarak yapılan kusur değerlendirmesine itiraz edilir. İtiraz süresi sorumluluk oranının bildiriminden itibaren beş iş günüdür ve değerlendirmeye etki edebilecek ilave bilgi ve belge sunulması gerekir. İdari kanal tükendiğinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru veya dava yolu açıktır.

Karşı taraf e-Devlet kaza tutanağına dahil olmazsa ne yapmalıyım?

Karşı taraf zorlanamaz; anlaşma sağlanamadığı için kolluğun çağrılması gerekir ve tutanağı görevliler düzenler. Bu arada karşı taraf, kanun gereği kimliğini, adresini, sürücü ve tescil belgesini ve sigorta poliçe bilgilerini göstermek zorundadır. Görevliler gelene kadar olay yerinin fotoğraflanması ve varsa tanık bilgilerinin alınması yararlı olur.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki tavsiye yerine geçmez. Trafik mevzuatı ve sigorta genel şartları zaman içinde değişebilir, idari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Kendi dosyanız için işlem yapmadan önce güncel mevzuatı kontrol edin ve bir avukata danışın. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.