Hukuk

Trafik Kazasında Yaralanan Yolcunun Tazminat Hakları

Trafik Kazasında Yaralanan Yolcunun Tazminat Hakları

Trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat hakları, kazada hiçbir kusuru bulunmasa dahi yolcunun kendi bindiği aracın işletenine, karşı aracın işletenine ve bunların zorunlu trafik sigortacılarına doğrudan yönelttiği taleplerden oluşur. Yolcu, Karayolları Trafik Kanunu bakımından üçüncü kişi sayıldığı için hem kendi aracının hem de karşı aracın sigortasına başvurabilir; birden fazla sorumlu varsa Kanun bunları müteselsil sorumlu tutar. Bu yazıda yolcunun kimden ne isteyebileceğini, hangi zararın hangi kanaldan karşılandığını, tazminatı azaltan hatır taşıması ve emniyet kemeri indirimlerini ve başvurudan davaya kadar işleyen süreci mevzuat hükümleriyle birlikte ele alıyoruz.

Makale İçeriği

Özet

Trafik kazasında yaralanan yolcu, kazada kusuru olmadığı için hukuken en güçlü konumdaki zarar görendir; ancak tazminatının kapsamı bindiği aracın türüne, taşımanın karşılıklı olup olmadığına ve kendi davranışına göre değişir.

  • Yolcu üçüncü kişidir: hem kendi bindiği aracın hem karşı aracın zorunlu trafik sigortasına başvurabilir; birden fazla sorumlu varsa KTK m.88 uyarınca müteselsil sorumludurlar ve yolcu zararın tamamını herhangi birinden isteyebilir.
  • Tedavi giderleri KTK m.98 uyarınca sigorta şirketinden değil, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Manevi tazminat ise KTK m.92/f gereği trafik sigortasının teminatı dışındadır; kusurlu sürücü ve işletene karşı istenir.
  • Tazminat, arkadaşının aracında karşılıksız taşınan yolcuda hatır taşıması nedeniyle indirilebilir (KTK m.87 + TBK m.51; Yargıtay uygulamasında %20). Yakın akrabanın taşınmasında bu indirim uygulanmaz.
  • Emniyet kemerini takmamak müterafik kusurdur (TBK m.52) ve savunma yapılmasa bile hâkim tarafından resen dikkate alınır; ancak indirim için kemersizlik ile yaralanmanın ağırlaşması arasında illiyet bağı aranır.
  • Yaralanmalı kazada zamanaşımı iki yıl değil, KTK m.109/2 uyarınca kaza gününden itibaren 8 yıldır; ölümle sonuçlanan kazada 15 yıl.
  • 2026 yılında zorunlu trafik sigortasının sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, kaza başına 18.000.000 TL’dir. Limiti aşan zarar doğrudan işleten ve sürücüden istenir.

Trafik Kazasında Yaralanan Yolcunun Tazminat Hakları Nelerdir?

Trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat hakları, bedensel zararın parasal karşılığını oluşturan beş ana kalemden ve bunlara bağlı taleplerden meydana gelir. Türk Borçlar Kanunu m.54 bedensel zararı sayarken tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları özellikle belirtir. Bunlara TBK m.56 uyarınca istenebilen manevi tazminat eklenir. Yolcunun kazada kusuru bulunmaması, bu kalemlerin tamamını talep edebilmesi anlamına gelir.

Yolcunun konumunu diğer zarar görenlerden ayıran nokta, Karayolları Trafik Kanunu bakımından üçüncü kişi sayılmasıdır. Sürücüler birbirlerine karşı kusur oranlarıyla sınırlı taleplerde bulunurken, yolcu KTK m.88/1’in açık hükmü gereği kazaya karışan bütün tazminat yükümlülerine karşı aynı anda ve zararın tamamı için talepte bulunabilir. Bu, uygulamada tazminatın tahsil edilebilirliğini doğrudan artıran bir üstünlüktür.

Zarar kalemiDayanakKimden istenirTrafik sigortası kapsamında mı
Tedavi giderleriTBK m.54/1 · KTK m.98Sağlık hizmet bedelleri SGK’ca karşılanırSağlık hizmet bedeli bakımından hayır (SGK’ya aktarılmıştır)
Kazanç kaybı (geçici iş göremezlik)TBK m.54/2İşleten, sürücü, sigortacıEvet, teminat limiti içinde
Çalışma gücünün azalması (sürekli iş göremezlik)TBK m.54/3İşleten, sürücü, sigortacıEvet, teminat limiti içinde
Ekonomik geleceğin sarsılmasıTBK m.54/4İşleten, sürücü, sigortacıEvet, teminat limiti içinde
Bakıcı gideriTBK m.54 (bedensel zarar)İşleten, sürücü, sigortacıEvet, teminat limiti içinde
Manevi tazminatTBK m.56Yalnızca sürücü ve işletenHayır — KTK m.92/f teminat dışı

Tablodaki ayrım pratikte sıkça karıştırılır. Yolcunun manevi tazminat talebini sigorta şirketine yöneltmesi hâlinde talep reddedilir; çünkü KTK m.92’nin (f) bendi manevi tazminata ilişkin talepleri açıkça zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakmıştır. Aynı şekilde, kaza sonrası hastane masraflarının sigortadan istenmesi de sonuçsuz kalır: KTK m.98, trafik kazası sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerini kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu’na yüklemiştir.

Trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat haklarını gösteren görsel

Yolcu Konumunda Yaralanan Mağdurun Hakları Diğer Zarar Görenlerden Neden Farklıdır?

Yolcu konumunda yaralanan mağdurun hakları, kaza sonrası kusur tartışmasının dışında kalmasıyla ayrışır. Sürücüler arasında kusur oranı belirlenmeden hiçbir talep sonuçlanmazken, yolcunun talebi kusur oranı tartışmasından bağımsız olarak doğar. KTK m.88/1 birebir şu hükmü taşır: “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.”

Bu hükmün sonucu şudur: iki aracın çarpışmasında biri %20, diğeri %80 kusurlu bulunmuş olsa dahi yaralanan yolcu, zararının tamamını %20 kusurlu tarafa yöneltebilir. Kusur paylaşımı KTK m.88/2 uyarınca iç ilişkide yapılır; ödeme yapan taraf diğerine rücu eder. Yaygın olarak tekrarlanan “kusuru kadar öder” ifadesi bu iki ilişkiyi birbirine karıştırmaktan doğar ve yolcunun aleyhine sonuç verir. Maddenin tam metni Karayolları Trafik Kanunu üzerinden incelenebilir.

İkinci fark, aracın işletilme hâlinde olmasıyla ilgilidir. KTK m.85/1, motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin yaralanmasına sebep olursa işletenin ve bağlı olduğu teşebbüs sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını düzenler. Bu bir kusursuz sorumluluk hâlidir: yolcunun işletenin kusurunu ispat etmesi gerekmez. İşletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için KTK m.86/1 uyarınca kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmadığını, araçta bozukluk olmadığını ve kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan doğduğunu ispat etmesi gerekir. Bu üç şartın birlikte gerçekleşmesi uygulamada çok nadirdir.

Yolcu Kazada Her Zaman Kusursuz Sayılır mı?

Hayır. Yolcunun kazanın oluşumunda kusuru bulunmaması, tazminatının hiçbir şekilde indirilemeyeceği anlamına gelmez. Türk Borçlar Kanunu m.52 birebir şu hükmü taşır: “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” Buna müterafik kusur denir ve yolcunun kazaya sebep olması değil, zararın artmasına katkıda bulunması yeterlidir.

İnternette çok yaygın olan “yolcu yüzde yüz sorumsuzdur, tazminatı tam alır” ifadesi bu yönüyle eksiktir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 26.05.2025 tarihli, 2024/1589 E., 2025/8521 K. sayılı kararı müterafik kusurun usuli niteliğini de belirler: “Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.” Yani sigorta şirketi bu yönde savunma yapmasa bile hâkim indirimi kendiliğinden değerlendirir.

Emniyet Kemeri Takmayan Yolcunun Tazminatı Azalır mı?

Azalabilir, ancak bu sonuç otomatik değildir. Karayolları Trafik Kanunu m.78, 12/2/2026 tarihli 7574 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle başlığıyla birlikte yeniden yazılmıştır. Maddenin yeni hâli “koruyucu sistemler” başlığını taşır ve emniyet kemerini, koruma başlığı ile gözlüğünü, çocuk bağlama sistemini ve yönetmelikte belirlenen diğer koruyucu sistemleri sayar. Hüküm yükümlülüğü yalnızca sürücüye değil yolcuya da yükler ve ihlal hâlinde “sürücülere/yolculara 2.500 Türk lirası idari para cezası” uygulanacağını belirtir. Aynı maddede, yönetmelikte cins ve sınıfları belirtilen araçlarda yolcuların hareket öncesinde ve seyahat sırasında kemer konusunda uyarılmasının zorunlu olduğu da düzenlenmiştir.

Tazminat tarafında indirim yapılabilmesi için iki şartın birlikte bulunması gerekir. Birincisi, o araç türünde emniyet kemeri kullanımının mevzuatça zorunlu olması; ikincisi, kemerin takılmamış olması ile yaralanmanın ağırlaşması arasında illiyet bağı kurulmasıdır. Yukarıda anılan 4. Hukuk Dairesi kararında İtiraz Hakem Heyeti, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibata ilişkin bir tespit bulunmamasına rağmen yaralananın “araçtan düştüm” şeklindeki beyanına dayanarak %20 müterafik kusur indirimi uygulamıştı. Yargıtay, olaydaki aracın traktör olması ve mevzuatta traktörde kemer zorunluluğu bulunmaması nedeniyle bu indirimi hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur. Karar, indirimin dayanaksız biçimde uygulanamayacağını göstermesi bakımından yolcu lehine kullanılabilir.

Pratik sonuç: kaza tespit tutanağının “koruyucu tertibat” bölümünün doldurulmuş olması, yolcunun tazminatını doğrudan etkileyen bir kayıttır. Bu bölümde kemerin takılı olduğu yazılıysa sonradan ileri sürülecek indirim talebi zayıflar. Tutanakta hiçbir tespit yoksa, ispat yükü indirimi isteyen tarafa geçer.

Yolcunun Tazminatını Azaltabilecek Diğer Davranışlar Nelerdir?

  • Alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmek: TBK m.52’deki “zararı doğuran fiile razı olma” hâli kapsamında değerlendirilir ve indirim sebebi sayılabilir.
  • Taşıma sınırı aşılmış araca binmek: Aracın ruhsatındaki yolcu kapasitesinin aşıldığını bilerek binen yolcu bakımından zararın doğmasına katkı tartışılır. Bu durum ayrıca sigortacının işletene rücu hakkını doğurur.
  • Ehliyetsiz olduğunu bildiği kişinin aracına binmek: Sürücünün sürücü belgesi bulunmadığını bilerek yolculuk etmek, aynı maddedeki “razı olma” değerlendirmesine girer.
  • Tedaviye uymamak: Doktor önerilerine uyulmaması nedeniyle iyileşmenin gecikmesi veya maluliyetin artması, “zararın artmasında etkili olma” kapsamında indirim sebebi olabilir.

Bu hâllerin hiçbiri tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; yalnızca miktarını etkiler. Ayrıca indirim, kusur oranına göre yapılan indirimden ayrı ve ondan sonra gelen bir aşamadır — ikisinin üst üste uygulanıp uygulanmayacağı somut olayda ayrıca tartışılır.

Hatır İçin Taşınan Yolcunun Tazminat Hakkı Nasıl Etkilenir?

Bir menfaat karşılığı olmaksızın, yani karşılıksız olarak taşınan yolcunun tazminatından uygun bir indirim yapılır. Bunun dayanağı Karayolları Trafik Kanunu m.87’dir. Maddenin birinci fıkrası birebir şöyledir: “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu … genel hükümlere tabidir.” Genel hükümlere tabi olmak, KTK’nın kusursuz sorumluluk rejiminden çıkıp Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine geçmek anlamına gelir; tazminatın belirlenmesinde de TBK m.51 devreye girer.

Bu konu, sitede en çok karıştırılan başlıklardan biridir; çünkü arkadaşının aracına binen bir yolcu ile otobüs bileti alan bir yolcunun hukuki durumu birbirinden farklıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 18.12.2024 tarihli, 2022/16201 E., 2024/13252 K. sayılı kararı, doğrudan yaralanan bir yolcunun tazminat talebine ilişkindir ve ölçütü şöyle kurar:

“2918 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.”

Hangi Taşıma Hatır Taşıması Sayılır?

Ölçüt, taşımanın kimin menfaatine yapıldığıdır. Anılan karar bunu şöyle açıklar: “Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması … gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.” Taşımanın ekonomik bir yarar için yapılması şart değildir; ortak toplumsal değerler nedeniyle yapılan taşımalar da menfaat kapsamında değerlendirilebilir.

DurumHatır taşıması sayılır mıGerekçe
Otobüs, minibüs, dolmuş, taksi yolcusuHayırBilet veya ücret karşılığı taşıma; işletenin menfaati vardır
Servis aracıyla taşınan işçi veya öğrenciHayırTaşıma bir sözleşmeye ve menfaate dayanır
Yakın akrabanın aracında taşınmakHayırYargıtay: yakın akrabaların taşınmasında menfaatten söz edilemeyeceği için hatır taşımasından da bahsedilemez
Yol masrafına katılarak yapılan yolculukKural olarak hayırKarşılıklılık unsuru bulunur; somut olayda değerlendirilir
Arkadaşın aracında karşılıksız taşınmakEvet (tartışmalı)Anılan kararda arkadaş beyanı hatır taşıması kabulüne esas alınmıştır
İşverenin, işçisini kendi aracıyla götürmesiHayırTaşımada işverenin menfaati bulunur

Tablodaki üçüncü satır uygulamada en çok gözden kaçan noktadır. Anne, baba, eş veya kardeşinin kullandığı araçta yaralanan bir yolcuya hatır taşıması indirimi uygulanamaz; çünkü Yargıtay’a göre yakın akrabaların taşınmasında menfaat unsuru zaten mevcuttur. Buna rağmen sigorta şirketlerinin bu tür dosyalarda da hatır taşıması def’inde bulunduğu görülür.

Hatır Taşıması İndirimi Ne Kadardır ve Nasıl Hesaplanır?

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasında oran %20 olarak uygulanmaktadır. Ancak indirim zorunlu değildir: aynı kararda “Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir” denilmektedir. Yani hâkim, olayın koşullarına göre indirim yapmamayı da tercih edebilir.

İndirimin hangi tutar üzerinden yapılacağı, yolcunun eline geçecek parayı doğrudan belirleyen ve çoğu kaynakta hiç değinilmeyen bir ayrıntıdır. Anılan kararda İtiraz Hakem Heyeti indirimi poliçe limiti üzerinden uygulamış, Yargıtay bunu bozmuştur: indirim, bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek zarar üzerinden yapılmalı, poliçe teminat limiti bundan sonra gözetilmelidir.

Hesap sırasıYanlış yöntem (bozulan)Doğru yöntem (Yargıtay)
1. adımPoliçe limiti alınırBilirkişi raporundaki gerçek zarar alınır
2. adımLimitten %20 indirim yapılırGerçek zarardan %20 indirim yapılır
3. adımBulunan tutar poliçe limitiyle karşılaştırılır
SonuçYolcu, limitin %80’iyle sınırlanırİndirimli gerçek zarar limitin altındaysa tamamı ödenir

Fark şuradan doğar: gerçek zarar poliçe limitinin üzerindeyse, doğru yöntemde indirimli tutar hâlâ limitin üstünde kalabilir ve sigortacı limitin tamamını öder. Yanlış yöntemde ise yolcu, hiçbir gerekçe olmaksızın limitin beşte birini kaybeder.

Hatır Taşıması Def’i mi, Resen Dikkate Alınan Bir Husus mu?

Bu ayrım, iki indirim türünün usul bakımından ters çalıştığını gösterir ve dosyanın seyrini değiştirir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin anılan 2024/13252 sayılı kararında “Hatır taşıması savunması def’i niteliğinde olup” denilmektedir. Buna karşılık aynı Dairenin 2025/8521 sayılı kararında müterafik kusurun “bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir” denilmiştir.

KarşılaştırmaHatır taşıması indirimiMüterafik kusur indirimi
DayanakKTK m.87 + TBK m.51TBK m.52
Hukuki nitelikDef’iDef’i değil
İleri sürülmezseDikkate alınmazResen dikkate alınır
Yerleşik oran%20Somut olaya göre değişir
Aranan şartTaşımanın karşılıksız olmasıZararın doğmasına veya artmasına katkı + illiyet bağı

Sonuç olarak sigorta şirketi cevap dilekçesinde hatır taşıması def’ini ileri sürmemişse, bu indirim sonradan gündeme getirilemez ve mahkeme kendiliğinden uygulayamaz. Müterafik kusur ise savunmada hiç yer almasa dahi hâkim tarafından değerlendirilir.

Trafik Kazasında Yaralanan Yolcu Kimlerden Tazminat Talep Edebilir?

Yaralanan yolcu, kazaya karışan bütün tazminat yükümlülerine aynı anda başvurabilir. Muhataplar ve her birinin sorumluluk temeli birbirinden farklıdır; talebin doğru kişiye yöneltilmesi, hem sürenin hem de görevli mahkemenin belirlenmesinde belirleyicidir.

MuhatapSorumluluğun temeliDayanakKapsam
İşleten (araç sahibi/kullanma yetkisi olan)Kusursuz sorumlulukKTK m.85/1Maddi + manevi zararın tamamı
Bağlı teşebbüs sahibiKusursuz sorumluluk, işletenle müteselsilKTK m.85/1Maddi + manevi zararın tamamı
SürücüHaksız fiil (kusur sorumluluğu)TBK m.49Maddi + manevi zararın tamamı
Zorunlu trafik sigortacısıSözleşmeden doğan doğrudan talepKTK m.91 vd.Poliçe limiti içinde maddi zarar; manevi hariç
Karşı aracın işleteni ve sigortacısıMüteselsil sorumlulukKTK m.88/1Zararın tamamı istenebilir
Taşımacı (otobüs, minibüs işletmesi)Taşıma sözleşmesinden doğan sorumlulukTTK m.914Kaza sonucu doğan zarar
Güvence HesabıKanuni güvence5684 s.K. m.14Yalnızca sayılı hâllerde ve kural olarak bedensel zarar
Yol/altyapıdan sorumlu idareHizmet kusuruİdari yargı, tam yargı davasıİdarenin kusuru oranında

Güvence Hesabına Hangi Hâllerde Başvurulur?

Güvence Hesabı, “sigorta ödemeyi reddettiğinde” ya da “poliçe limiti yetmediğinde” başvurulan bir merci değildir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14/2, başvurulabilecek hâlleri sınırlı olarak sayar:

  • Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için (kaçan araç),
  • Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
  • Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası hâlinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
  • Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, işletenin sorumlu tutulmadığı hâllerde kişiye gelen bedensel zararlar için,
  • Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için.

Bentlerin çoğunda teminat açıkça bedensel zararla sınırlıdır; maddi zarar yalnızca sigorta şirketinin iflası veya ruhsat iptali hâlinde kapsamdadır. Yaralanan yolcunun talebi zaten bedensel zarara ilişkin olduğu için, sigortasız veya kaçan aracın karıştığı kazalarda Güvence Hesabı yolcu bakımından işleyen bir kanaldır. Buna karşılık “sigorta az ödedi, kalanını Güvence Hesabından alırım” beklentisinin kanuni bir dayanağı yoktur; limiti aşan kısım doğrudan işleten ve sürücüden istenir.

Kazada Karşı Tarafın Sigortası Yoksa Yolcu Ne Yapar?

Yolcunun konumu burada özellikle güçlüdür. Karşı aracın zorunlu trafik sigortası bulunmasa bile yolcu, kendi bindiği aracın sigortacısına başvurabilir; çünkü kendi aracının sigortası bakımından da üçüncü kişi konumundadır. Kendi aracının da sigortası yoksa Güvence Hesabı devreye girer. Her iki yolun yanında, KTK m.88/1’in müteselsil sorumluluk hükmü uyarınca kusurlu tarafın işleteni ve sürücüsüne doğrudan dava açılabilir.

Yaralanan Yolcunun Tedavi Giderlerini Kim Öder?

Trafik kazası sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, sigorta şirketinden değil Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan karşılanır. Bu, 13/2/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesiyle değiştirilen KTK m.98’in sonucudur ve damardaki en yaygın eskimiş bilgidir. Maddenin birinci fıkrası birebir şöyledir:

“Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.”

Hükmün pratik anlamı üç noktada toplanır. Birincisi, yaralanan yolcunun sosyal güvencesi olmasa bile tedavi masrafları karşılanır. İkincisi, tedavi bedeli sigorta şirketinden istenmez; sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı, bu teminatın karşılığı olarak belirlenen tutarı doğrudan SGK’ya aktarır ve maddenin ifadesiyle “Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer.” Üçüncüsü, özel hastanede görülen tedavi de kapsamdadır.

Bu düzenlemenin dışında kalan giderler ise yolcunun kendi talebi olarak sürücü, işleten ve sigortacıya yöneltilir. SGK’nın karşılamadığı protez ve ortez farkları, refakatçi ve bakıcı giderleri, tedaviye ulaşım masrafları ve iyileşme sürecinde ortaya çıkan diğer zorunlu harcamalar bu kapsamdadır. Kısacası “tedavi gideri” tek bir kalem değildir: sağlık hizmet bedeli SGK’ya, buna bağlı diğer zararlar sorumlulara aittir.

Ayrıca Türk Borçlar Kanunu m.55’in ikinci cümlesi, tazminat hesabında sıkça tartışılan bir noktayı çözer: “Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” Yolcuya yapılan ve rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri, hesaplanan tazminattan düşülmez.

Zorunlu Trafik Sigortası Yolcunun Hangi Zararını Karşılamaz?

Zorunlu mali sorumluluk sigortası yolcunun bütün zararlarını kapsamaz. KTK m.92 teminat dışında kalan hususları sınırlı biçimde sayar. Yolcuyu doğrudan ilgilendiren bentler şunlardır:

BentTeminat dışı hususYolcu için sonucu
(f)Manevi tazminata ilişkin taleplerManevi tazminat yalnızca sürücü ve işletene karşı istenir
(g)Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleriMüterafik kusur payı sigortadan tahsil edilemez
(e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlarYolcunun bagajı ve eşyası bu poliçeden karşılanmaz
(k)Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlarDolaylı zararlar teminat dışıdır; bedensel zarar kalemleri etkilenmez
(b)İşletenin eşi, usul ve füruu, evlatlığı ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlarYalnızca mal zararı kapsam dışıdır; bu kişilerin bedensel zararı teminattadır

Tablodaki son satır özellikle önemlidir ve sık yanlış anlaşılır. Aracın işletenine yakınlığı bulunan bir yolcunun — örneğin eşinin kullandığı arabada yaralanan kişinin — bedensel zararı zorunlu trafik sigortası kapsamındadır; (b) bendinin istisnası yalnızca mallara gelen zararlarla sınırlıdır. Ayrıca KTK m.87’nin ikinci fıkrası uyarınca, zarar görenin beraberindeki bagaj ve benzeri eşya dışında araçta taşınan eşyanın zararından işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir.

2026 Yılında Trafik Sigortası Yolcuya Ne Kadar Ödeme Yapar?

Sigorta ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, teminat tutarlarını her yıl yeniden belirler. 01.01.2026-31.12.2026 dönemi için geçerli tutarlar şunlardır:

Araç grubuMaddi zarar (araç başına)Sağlık gideri (kişi başına)Sakatlanma ve ölüm (kişi başına)Sakatlanma ve ölüm (kaza başına)
İnsan taşımada kullanılan araçlar400.000 TL3.600.000 TL3.600.000 TL18.000.000 TL
Eşya taşımada kullanılan araçlar, römork, iş makineleri400.000 TL3.600.000 TL3.600.000 TL36.000.000 TL
Tarım araçları, özel amaçlı araçlar400.000 TL3.600.000 TL3.600.000 TL18.000.000 TL
Motosiklet ve yük motosikleti400.000 TL3.600.000 TL3.600.000 TL10.800.000 TL

Bir önceki dönemde bedeni zararlar için kişi başına 2.700.000 TL olan teminat, 2026 yılı için 3.600.000 TL’ye; maddi zararlarda araç başına 300.000 TL olan tutar ise 400.000 TL’ye yükseltilmiştir. Yeni tutarlar, yürürlükteki tüm sigorta sözleşmelerine ek prim alınmaksızın uygulanır. Güncel tutarlar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayımlanmaktadır.

Kaza başına limit, aynı kazada birden fazla yolcunun yaralandığı hâllerde önem kazanır. Bir otobüs kazasında çok sayıda yolcunun toplam zararı kaza başına limiti aşarsa, sigortacının ödemesi bu tavanla sınırlı kalır ve hak sahipleri arasında paylaştırılır. Aşan kısım için muhatap yine işleten ve sürücüdür — bu nedenle çok yaralılı kazalarda talebin yalnızca sigortaya yöneltilmesi hak kaybına yol açabilir.

Değer kaybı, mahrumiyet bedeli gibi araca ilişkin kalemler yolcunun talepleri arasında yer almaz; bu kalemler araç malikine aittir. Trafik sigortasının maddi hasar tarafındaki kapsamı için maddi hasarlı trafik kazalarında ZMMS’nin karşıladığı zararlara ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.

Otobüs Kazasında Yaralanan Yolcu Kimlerden Tazminat Talep Edebilir?

Otobüs, minibüs veya dolmuş yolcusunun konumu özel araç yolcusundan daha güçlüdür; çünkü araya bir taşıma sözleşmesi girer ve Türk Ticaret Kanunu taşıyıcıya, Karayolları Trafik Kanunu’nun işletene yüklediğinden daha ağır bir sorumluluk yükler. Bilet karşılığı taşınan yolcu bakımından hatır taşıması indirimi de gündeme gelmez.

Burada önce yaygın bir hatayı düzeltmek gerekir: Otobüs yolcularının haklarının dayanağı olarak sıklıkla 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun sigortaya ilişkin maddeleri gösterilir. Oysa bu Kanun’un sorumluluk ve sigortaya ilişkin 17 ilâ 25. maddelerinin tamamı, 14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılanlar arasında “Zorunlu karayolu taşımacılık malî sorumluluk sigortası” başlıklı m.18, doğrudan doğruya talep hakkını düzenleyen m.21, zamanaşımına ilişkin m.24 ve yetkili mahkemeyi belirleyen m.25 de bulunur. Aynı Kanun, 4925 m.3’teki “Sorumluluk sigortası” tanımını da değiştirmiş ve bu kavramı doğrudan “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen zorunlu mali sorumluluk sigortası” olarak tanımlamıştır.

Bunun sonucu şudur: otobüs kazasında yolcunun sorumluluk sigortası bakımından muhatabı, ayrı bir taşımacılık poliçesi değil, aracın zorunlu trafik sigortasıdır. Buna karşılık Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası ayrı bir poliçe olarak varlığını sürdürür ve aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

MuhatapDayanakYolcunun ispat yükü
Taşımacı (otobüs firması)TTK m.914/2Kazanın ve zararın varlığı; kurtuluş ispatı taşıyıcıdadır
Otobüsün işleteniKTK m.85/1Kusur ispatı gerekmez
Otobüs sürücüsüTBK m.49Sürücünün kusuru
Otobüsün zorunlu trafik sigortacısıKTK m.91 vd.Poliçe ve zarar; manevi tazminat hariç
Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortacısıGenel Şartlar A.1Kaza ve teminat şartlarının gerçekleşmesi
Karşı aracın işleteni ve sigortacısıKTK m.88/1Müteselsil sorumluluk
Yol ve altyapıdan sorumlu idareTam yargı davasıHizmet kusuru

Taşıyıcının Sorumluluğu Neden Daha Ağırdır?

Türk Ticaret Kanunu m.914/2 birebir şu hükmü taşır: “Taşıyıcı, yolcuların kazaya uğramalarından doğacak zararı tazmin eder. … Ancak, taşıyıcı, kazanın kendisinin veya yardımcılarının en yüksek özeni göstermelerine rağmen, kaçınamayacakları ve sonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebepten ileri geldiğini ispat ederse tazminattan kurtulur.”

Buradaki ölçüt en yüksek özendir ve ispat yükü tamamen taşıyıcıdadır. KTK m.86/1’deki kurtuluş beyyinesi “mücbir sebep veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusuru” ararken, TTK m.914/2 taşıyıcıdan çok daha zor bir ispat bekler. Ayrıca aynı maddenin birinci fıkrası taşıyıcıya yolcuları “rahat bir yolculukla ve sağlıklı olarak gidecekleri yere ulaştırmak” ve mevzuatta öngörülen kurallara uymak yükümlülüğü yükler.

TTK m.914/3, hiçbir zarar ispat edilmese dahi işleyen ayrı bir tazminat kalemi öngörür. Bilette belirtilen yerin başka bir kişiye verilmesi, bilette gösterilen araç yerine aynı düzeyde olmayan başka bir aracın sefere konulması, aracın belli saatten önce hareket etmesi nedeniyle yolcunun yetişememesi ya da taşıma aracında durumun gerektirdiği ilk yardım malzemelerinin ve ilaçlarının bulundurulmaması veya bunlardan derhâl yararlanma imkânının sağlanmamış olması hâlinde taşıyıcı bilet parasının üç katını tazminat olarak öder. Kaza sonrası ilk yardım malzemesinin bulunmadığı hâllerde bu hüküm ayrıca gündeme gelir.

Otobüs kazasında yaralanan yolcunun başvurabileceği sigorta ve sorumluluk kanalları

Otobüs Kazasında Yaralanan Yolcu Hangi Tazminatları Talep Edebilir?

Otobüs yolcusu bakımından trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat hakları kapsamındaki kalemler özel araç yolcusuyla aynıdır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılması, bakıcı gideri ve manevi tazminat. Farkı yaratan, bu kalemlerin üç ayrı poliçeden ve bir sözleşmeden aynı anda talep edilebilmesidir.

Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Yolcuya Ne Sağlar?

Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın A.1 maddesi kapsamı şöyle belirler: “Bu sigorta, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri ve yardımcılarını, taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde, duraklamalar da dahil olmak üzere, maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı … teminat altına alır.” Poliçenin geçerliliği için taşımacının 4925 sayılı Kanun’a istinaden verilen taşımacı yetki belgesine sahip olması ve taşımanın yapıldığı aracın poliçede kayıtlı olması gerekir.

Genel Şartlar A.3 uyarınca teminat üç başlıkta toplanır:

  1. Ölüm teminatı (A.3.1): Teminat altına alınan kaza, sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde ölümüne yol açarsa teminatın tamamı, sigortalının yardımından mahrum kalan hak sahiplerine ödenir.
  2. Sakatlık teminatı (A.3.2): Kaza, kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığa yol açarsa, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda Genel Şartlar’daki cetvelde belirtilen oranlar dahilinde ödeme yapılır.
  3. Tedavi giderleri teminatı (A.3.3): Kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde ödenmiş doktor ücreti ile hastane ve diğer sağlık kurumlarındaki ayakta ve yatakta tedavi giderleri ve nakil ücretleri, poliçede belirlenen meblağa kadar ödenir. Sabit dişlerdeki protez giderleri bu teminatın en çok %30’una kadar tazmin edilir.

Tedavi giderleri bakımından Genel Şartlar bir öncelik kuralı da koyar: “Tedavi giderlerinin başka sigorta sözleşmeleri ile teminat altına alınmış olması durumunda, söz konusu giderler öncelikle bu sigortadan karşılanır.” Yani otobüs yolcusunun tedavi giderleri, diğer poliçelerden önce koltuk ferdi kaza sigortasından talep edilir.

Koltuk Sigortasından Alınan Para Tazminattan Düşülür mü?

Ölüm ve sakatlık teminatı bakımından düşülmez. Bunun nedeni bu teminatların bir meblağ sigortası niteliği taşımasıdır: ödenecek tutar gerçek zarara göre değil, poliçede kararlaştırılan bedele göre belirlenir. Türk Ticaret Kanunu m.1491/3 hayat sigortalarında halefiyeti düzenleyen m.1472’nin uygulanmayacağını açıkça belirtir; m.1510/2 ise “Hayat sigortalarına ilişkin diğer hükümler, kaza sigortası hakkında da kıyas yoluyla uygulanır” diyerek bu kuralı kaza sigortalarına taşır. Sigortacının halefiyeti bulunmadığı için ödediği bedeli sorumlulardan geri alamaz; dolayısıyla yolcunun sorumlulardan isteyeceği tazminattan da bu tutar indirilmez.

Buna karşılık tedavi giderleri teminatı gerçek zararın karşılanmasına yöneliktir. TTK m.1510/3 bu ayrımı kurar: “Gerçek zararın sigortacı tarafından karşılanması öngörülmüş ise, zarar sigortalarına ilişkin hükümler, kıyas yoluyla kaza sigortası hakkında da uygulanır.” Bu kalemde mükerrer ödeme yapılmaz.

TeminatNiteliğiTazminattan mahsupDayanak
Ölüm teminatıMeblağ sigortasıEdilmezTTK m.1491/3 + m.1510/2
Sakatlık teminatıMeblağ sigortasıEdilmezTTK m.1491/3 + m.1510/2
Tedavi giderleri teminatıZarar sigortasıEdilirTTK m.1510/3

Bu ayrım pratikte şu anlama gelir: otobüs kazasında sakat kalan bir yolcu, koltuk ferdi kaza sigortasından aldığı bedele ek olarak zorunlu trafik sigortasından ve limiti aşan kısım için taşımacı ile işletenden tazminat isteyebilir. Sigorta şirketinin “koltuk sigortasından ödeme yapıldı, talebiniz karşılandı” şeklindeki savunması bu teminatlar bakımından hukuki dayanaktan yoksundur.

Tek Taraflı Trafik Kazası Yolcu Tazminatı

Tek taraflı trafik kazası, başka bir aracın karışmadığı, aracın takla atması, yoldan çıkması, refüje veya sabit bir cisme çarpması gibi hâllerde meydana gelen kazadır. Bu kazalarda yolcunun konumu sıkça yanlış anlaşılır: karşı taraf bulunmadığı için tazminat alınamayacağı sanılır. Oysa yolcu, kendi bindiği aracın zorunlu trafik sigortası bakımından da üçüncü kişidir ve talebini doğrudan o poliçeye yöneltir.

Dayanak KTK m.85/1’dir: aracın işletilmesi bir kimsenin yaralanmasına sebep olmuşsa işleten kusursuz olarak sorumludur ve m.91 uyarınca bu sorumluluğun karşılanması için zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmıştır. Sürücünün tam kusurlu olması, yolcunun talebini ortadan kaldırmaz; tam tersine sorumluluğu netleştirir. Sürücünün kendisi bu poliçeden yararlanamaz, çünkü o işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişidir (KTK m.92/a); yolcu ise açıkça üçüncü kişidir.

Tek Taraflı Trafik Kazasında Yolcu Tazminatı Kaynakları

Tek taraflı kazalarda yolcunun tazminat talepleri şu kaynaklardan karşılanabilir:

  • Aracın zorunlu trafik sigortası: Sürücünün kusur oranı ne olursa olsun yolcunun bedensel zararları poliçe limitleri içinde karşılanır. Yolcu üçüncü kişi olduğu için sürücünün tam kusuru talebi engellemez.
  • İşleten ve sürücü: Poliçe limitini aşan kısım ile manevi tazminat doğrudan bunlardan istenir. Sürücü ile işleten farklı kişilerse ikisi de muhataptır.
  • İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) poliçesi: Varsa, zorunlu sigortanın limitinin üzerinde kalan maddi zararı karşılar. İMM zorunlu sigortanın limit üstü devamıdır; kasko ile karıştırılmamalıdır.
  • Ferdi kaza poliçesi: Araçta koltuk ferdi kaza veya bireysel ferdi kaza sigortası bulunuyorsa, ölüm ve sakatlık teminatı meblağ sigortası olduğu için diğer taleplerden bağımsız olarak ödenir.
  • Yol veya altyapı kusuru varsa ilgili idare: Kaza bakımsız yol, eksik levha, açıkta bırakılmış çukur gibi bir hizmet kusurundan doğmuşsa idareye karşı tam yargı davası açılabilir.

Kasko poliçesi bu listede yer almaz. Kasko, poliçe sahibinin kendi aracında meydana gelen hasarı karşılayan bir mal sigortasıdır; yolcunun bedensel zararını kural olarak kapsamaz. Poliçeye ayrıca ferdi kaza klozu eklenmişse teminat o kloz kapsamında ve orada yazılı limitlerle sınırlı olarak işler.

Talep Edilebilecek Tazminatlar

Yolcular, tek taraflı trafik kazasında trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat hakları kapsamında şu taleplerde bulunabilir:

  1. Tedavi giderleri: Sağlık hizmet bedelleri KTK m.98 uyarınca SGK’ca karşılanır; SGK dışında kalan protez farkları, ulaşım ve refakat giderleri sorumlulardan istenir.
  2. Geçici iş göremezlik (kazanç kaybı): Tedavi ve iyileşme süresince çalışılamayan dönemin geliri. Belgelenemiyorsa asgari ücret esas alınır.
  3. Sürekli iş göremezlik: Maluliyet oranı belirlendikten sonra çalışma gücündeki kalıcı kayıp üzerinden hesaplanır.
  4. Bakıcı gideri: Yaralının başkasının bakımına muhtaç kaldığı dönem için hesaplanır; fiilen bakıcı tutulmamış olması talebi engellemez.
  5. Ekonomik geleceğin sarsılması: TBK m.54/4 kapsamında, kalıcı zararın mesleki gelecek üzerindeki etkisi için istenir.
  6. Manevi tazminat: TBK m.56 uyarınca sürücü ve işletene karşı istenir; trafik sigortasından talep edilemez.

Yolcuların Dikkat Etmesi Gerekenler

Tek taraflı kazalarda tazminata hak kazanmak için kaza sonrasında doğru belgelerin toplanması sürecin temelini oluşturur. Kaza tespit tutanağı, adli rapor ve maddi zararı belgeleyen kayıtlar bunların başında gelir. Tek taraflı kazada sürücünün olay yerinden ayrılması hâlinde tutanak düzenlenmemiş olması sık karşılaşılan bir sorundur; bu durumda soruşturma dosyası ve hastane kayıtları ispat aracı olarak kullanılır.

Ayrıca tek taraflı kazalarda sürücünün alkollü olması hâlinde sigortacı, ödediği tazminat için işletene rücu edebilir. Bu, yolcuya yapılan ödemeyi engellemez: rücu bir iç ilişki meselesidir ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4’ün son fıkrası uyarınca sigortacı, rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.

Yolcu Trafik Kazasında Nasıl Tazminat Alır?

Yolcunun izleyeceği yol kanunla belirlenmiştir ve sıralaması atlanamaz. Özellikle sigortacıya yazılı başvuru aşaması, dava ve tahkim yolunun ön koşuludur.

AdımNe yapılırSüreDayanak
1Kaza tespit tutanağı düzenletilir, kolluğa haber verilirOlay anındaKTK m.81
2Hastaneye başvurulur, adli rapor alınırKaza sonrası derhâl
3Maluliyet raporu alınır (sakatlık varsa)Tedavi bitimindeErişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği
4Sigortacıya yazılı başvuru ve belgelerin sunulmasıZorunlu ön koşulKTK m.97
5Sigortacının cevabı beklenir15 günKTK m.97
6Belgeler tamamsa ödeme yapılır8 iş günüKTK m.99
7Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur veya dava açılırCevapsızlık ya da olumsuz cevap üzerineKTK m.97 + 5684 s.K. m.30

KTK m.97 birebir şöyledir: “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”

Bu başvuru bir dava şartı niteliğindedir; yapılmadan açılan dava usulden reddedilir. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: KTK m.97’ye göre yapılan yazılı başvuru zamanaşımını kesmez. Zamanaşımını kesen işlemler dava açılması, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmi ödemesidir. Başvurunun cevapsız kalması hâlinde beklemek, süreyi durdurmaz.

Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru, dava yoluna göre daha hızlı sonuç veren bir alternatiftir ve süreç Sigorta Tahkim Komisyonuna nasıl başvuru yapılır yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Tahkim yolu yalnızca sigortacıya karşı işler; işleten ve sürücüye yöneltilecek talepler ile manevi tazminat davası genel mahkemelerde görülür.

Yolcunun Toplaması Gereken Belgeler Nelerdir?

  • Kaza tespit tutanağının onaylı sureti (yoksa soruşturma evrakı)
  • Adli rapor ve hastane epikrizi, ameliyat ve tetkik kayıtları
  • Maluliyet oranını gösteren sağlık kurulu raporu
  • Kimlik fotokopisi ve banka hesap bilgileri (IBAN)
  • Gelir durumunu gösteren belgeler: SGK hizmet dökümü, bordro, vergi kaydı
  • İstirahat raporları ve iş göremezlik belgeleri
  • Otobüs yolcusu ise bilet veya yolcu listesi kaydı
  • Karşılanan ve karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin fatura ve dekontlar

Belgelerin sigortacıya ulaştığı tarih önemlidir: KTK m.99’daki sekiz iş günlük ödeme süresi, Genel Şartlar’da belirlenen belgelerin sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine iletildiği tarihte işlemeye başlar.

Trafik Kazası Yaralanan Yolcu Tazminatı

Trafik kazası yaralanan yolcu tazminatı, yolcunun bedensel bütünlüğünde meydana gelen zararın parasal karşılığıdır ve hesabı maluliyet oranı, gelir ve yaş üzerinden yapılır. Talebin en büyük kalemi çoğu dosyada sürekli iş göremezlik tazminatıdır.

Hesabın yapısı şöyledir: yolcunun geliri ile maluliyet oranı çarpılır, bulunan yıllık kayıp aktif ve pasif dönem boyunca bakiye ömür süresince projekte edilir. Bakiye ömür, güncel Yargıtay uygulamasında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak belirlenir. İşleyecek dönem için %10 artırım ve %10 iskonto yöntemi (progresif rant) uygulanır.

Bu noktada bilinmesi gereken bir kırılma vardır: uzun yıllar kullanılan %1,8 teknik faiz yönteminin dayanağı kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli, E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla KTK m.90’daki genel şartlara atıf ibaresi iptal edilmiş, teknik faizin dayandığı cetveller de bu yolla geçerliliğini yitirmiştir. Buna rağmen bilirkişi raporlarında hâlâ %1,8 teknik faize rastlanmaktadır; bir raporda bu ifadenin geçmesi tek başına itiraz gerekçesi oluşturur. Kayıp hesabının ayrıntısı için iş göremezlik tazminatı hesaplama aracımızdan yararlanabilirsiniz.

Tazminat Faizi Ne Zamandan İşler?

Faizin başlangıcı, 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle TBK m.55’e eklenen fıkra ile yeniden düzenlenmiştir. Yeni kurala göre çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar bakımından:

  • Zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden itibaren kanuni faiz işler.
  • Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işler.

Aynı Kanun’la eklenen ikinci fıkra, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedelin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edileceğini düzenler. Sigortacının kaza sonrası yaptığı kısmi ödemenin nominal değeriyle düşülmesi bu hükümden sonra mümkün değildir. Geçiş hükmü uyarınca bu fıkralar yalnızca 31.07.2026 tarihinden sonra meydana gelen olaylara uygulanır.

Kanuni faiz oranı da aynı yargı paketiyle değişmiştir: 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi, 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilmiş ve kanuni faiz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiştir.

Yaralanan yolcunun tazminat hesabında kullanılan maluliyet oranı ve gelir unsurları

Kazada Yaralanan Yolcu Ne Kadar Tazminat Alır?

Kazada yaralanan yolcunun alacağı tazminat sabit bir tarifeye bağlı değildir; her dosyada yolcunun geliri, yaşı ve maluliyet oranı üzerinden ayrı ayrı hesaplanır. Bu üç değişken bilinmeden verilen rakamların hiçbir dayanağı yoktur; trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat hakları için tek bir tutar belirtmek bu nedenle mümkün değildir. Buna karşılık hesabın hangi unsurlardan oluştuğu ve her unsurun tutarı hangi yönde değiştirdiği nettir.

UnsurTazminata etkisiNasıl belirlenir
Maluliyet oranıDoğrudan çarpan; en belirleyici unsurSağlık kurulu raporu; itiraz hâlinde Adli Tıp Kurumu
GelirDoğrudan çarpanBelgeli gelir; belgelenemiyorsa asgari ücret
YaşKüçük yaş → uzun bakiye ömür → yüksek tazminatTRH 2010 yaşam tablosu
Kusur oranıYolcuda kural olarak etkisizYolcu kusursuz; müteselsil sorumluluk işler
Müterafik kusurAzaltırTBK m.52; illiyet bağı aranır
Hatır taşımasıAzaltır (yerleşik uygulamada %20)KTK m.87 + TBK m.51; def’i olarak ileri sürülmelidir
Poliçe limitiSigortacının ödemesini sınırlar2026’da kişi başına 3.600.000 TL
Bakıcı ihtiyacıArtırırRapordaki bakım ihtiyacı süresi

Yolcu bakımından kusur oranının etkisiz olması, bu tablonun en ayırt edici satırıdır. Sürücüler arasında kusur oranı tazminatı doğrudan böler; yolcuda ise KTK m.88/1 uyarınca sorumlular müteselsilen sorumlu olduğundan, zararın tamamı herhangi birinden istenebilir. Kusur paylaşımı sorumlular arasında yapılır ve yolcuyu ilgilendirmez. Kusurun tazminat üzerindeki etkisine ilişkin ayrıntılı değerlendirme için trafik kazasında tali kusurlu kişinin tazminat hakkına ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.

Maluliyet Raporu Tazminatı Nasıl Etkiler?

Maluliyet oranı, sürekli iş göremezlik tazminatının doğrudan çarpanıdır; oranın bir puan farkı büyük tutar farkı doğurur. Rapor, tedavinin tamamlanması ve durumun sabitlenmesinden sonra alınır; erken alınan rapor gerçek kaybı yansıtmaz. Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmemiş raporlar, sigorta şirketlerinin en sık ileri sürdüğü itiraz sebeplerindendir.

Yaralanmanın hafif olduğu, kalıcı bir kayıp bırakmadığı hâllerde sürekli iş göremezlik tazminatı doğmaz; talep geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve manevi tazminatla sınırlı kalır. Hafif yaralanmalı kazalarda da manevi tazminat istenebilir: TBK m.56 hâkime, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini gözeterek uygun bir miktara hükmetme yetkisi verir ve maddede alt ya da üst sınır öngörülmemiştir.

Trafik Kazasında Yolcu Olmak Ne Anlama Geliyor?

Trafik kazasında yolcu olmak, kazanın oluşumuna hiçbir katkısı bulunmayan, buna karşılık sonuçlarına doğrudan maruz kalan bir zarar gören konumunda bulunmak demektir. Hukuken bu konumun iki temel sonucu vardır: yolcu kural olarak kusur tartışmasının dışındadır ve kazaya karışan araçların tamamı bakımından üçüncü kişi sayılır.

Üçüncü kişi sıfatı, yolcunun kendi bindiği aracın sigortasına da başvurabilmesinin anahtarıdır. Sürücü, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişi olduğu için KTK m.92/a uyarınca kendi aracının poliçesinden yararlanamaz; işletenin kendisi de aynı sebeple sınırlıdır. Yolcu ise bu sınırlamaların dışındadır. Bu nedenle tek taraflı kazalarda dahi yolcunun talebi işler.

Ancak “yolcu olmak” mutlak bir dokunulmazlık sağlamaz. Yukarıda ele alındığı üzere emniyet kemerinin takılmaması, alkollü olduğu bilinen sürücünün aracına binilmesi gibi davranışlar TBK m.52 kapsamında tazminatı azaltabilir; karşılıksız taşınma hâlinde ise KTK m.87 uyarınca hatır taşıması indirimi gündeme gelir. Yolcunun konumu güçlüdür, fakat koşulsuz değildir.

Kaza Yerinde İmzalanan Belge Yolcuyu Bağlar mı?

Kaza sonrasında yaralı yolcuya sıklıkla “hiçbir hak ve alacak talebim yoktur” içerikli bir belge imzalatılır. KTK m.111 bu konuda iki kademeli bir koruma getirir. Maddenin birinci fıkrası birebir şöyledir: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.” Sorumluluğu tamamen ortadan kaldıran ibra belgeleri bu hüküm karşısında sonuç doğurmaz.

İkinci fıkra ise miktar üzerinde anlaşılan hâlleri düzenler: “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Bu iki yıllık süre, KTK m.109’daki zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir. Gerçek zararın çok altında bir tutarla yapılan anlaşma, imza tarihinden itibaren iki yıl içinde iptal ettirilebilir.

Ceza soruşturmasında şikâyetçi olmamak da tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; TCK m.74/2 uyarınca kamu davasının düşmesi şahsi hak davasını etkilemez. Buna karşılık şikâyetten vazgeçilirken şahsi haklardan da vazgeçildiğinin ayrıca açıklanması hâlinde TCK m.73/7 uyarınca hukuk mahkemesinde de dava açılamaz. Uzlaşma sağlanmışsa CMK m.253/19 gereği, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar dışında o suç nedeniyle tazminat davası açılamaz.

Kazada Yolcu Tazminatı

Kazada yolcu tazminatı, talebin yöneltileceği kişi, istenebilecek kalemler ve sigortanın rolü bakımından üç ayrı katmandan oluşur. Aşağıdaki başlıklar bu katmanları özetler.

Yolcu Olarak Kimlerden Tazminat Talep Edilebilir?

Yolcu, kazada üçüncü kişi konumunda olduğundan zararını birden fazla kişi ve kurumdan talep edebilir. Muhataplar şunlardır:

  • İşleten: KTK m.85/1 uyarınca kusursuz sorumludur; maddi ve manevi zararın tamamından sorumlu tutulabilir.
  • Sürücü: TBK m.49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu taşır; işletenden farklı bir kişi ise ayrıca muhataptır.
  • Bağlı teşebbüs sahibi: Araç bir teşebbüsün unvanı altında veya onun kestiği biletle işletiliyorsa işletenle birlikte müteselsilen sorumludur.
  • Sigorta şirketi: Zorunlu trafik sigortası kapsamında poliçe limiti içinde maddi zararı karşılar; manevi tazminat KTK m.92/f gereği teminat dışıdır.
  • Karşı aracın işleteni ve sigortacısı: KTK m.88/1 uyarınca müteselsil sorumludur; zararın tamamı bunlardan da istenebilir.

Talep Edilebilecek Tazminat Türleri

Talepler maddi ve manevi olmak üzere iki ana kategoride toplanır. Maddi tazminat, TBK m.54’te sayılan bedensel zarar kalemlerini kapsar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Bunlara bakıcı gideri gibi bedensel zarara bağlı diğer kalemler eklenir. Manevi tazminat ise TBK m.56 uyarınca, bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle duyulan acı ve elemin karşılığı olarak hâkim tarafından takdir edilir.

Ağır bedensel zarar hâlinde TBK m.56’nın ikinci cümlesi uyarınca yolcunun yakınlarına da manevi tazminata hükmedilebilir. Bu, yalnızca ölüm hâline özgü bir imkân değildir; ağır yaralanmalarda yakınların kendi adlarına talepte bulunmasının dayanağıdır.

Trafik Sigortasının Rolü

Zorunlu trafik sigortası, işletenin KTK m.85/1’e dayanan sorumluluğunun karşılanması amacıyla yaptırılması zorunlu tutulmuş bir sorumluluk sigortasıdır (KTK m.91/1). Yolcu, sigortacıya doğrudan başvurabilir ve poliçe limiti içindeki maddi zararı buradan tahsil eder. 2026 yılı için sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, kaza başına ise araç grubuna göre 10.800.000 TL ile 36.000.000 TL arasındadır.

Sigortanın rolü iki noktada sınırlıdır: manevi tazminat teminat dışıdır ve ödeme poliçe limitiyle sınırlıdır. Hesaplanan zarar limiti aşarsa aşan kısım işleten ve sürücüden istenir. Bu nedenle ağır yaralanmalı dosyalarda talebin yalnızca sigortacıya yöneltilmesi eksik sonuç doğurur.

Önemli Unsurlar

  • Kaza tespit tutanağının, adli raporun ve maluliyet raporunun eksiksiz düzenlenmiş olması,
  • Dava veya tahkim öncesinde KTK m.97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru yapılmış olması,
  • Yaralanmalı kazada zamanaşımının iki yıl değil sekiz yıl olduğunun gözden kaçırılmaması,
  • Kaza yerinde imzalanan ibra veya uzlaşma belgelerinin KTK m.111 kapsamında değerlendirilmesi,
  • Talebin sigorta şirketiyle sınırlı tutulmayıp işleten ve sürücüye de yöneltilmesi.

Yolcunun Tazminat Talebinde Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Yaralanmalı trafik kazasında yolcunun tazminat talebi kaza gününden itibaren sekiz yılda zamanaşımına uğrar. Süre, trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat hakları bakımından en sık yanlış verilen bilgidir: kaynakların çoğu iki yıl ve on yıllık genel süreleri esas alır, oysa yaralanma söz konusu olduğunda uzamış ceza zamanaşımı devreye girer.

Dayanak KTK m.109’dur. Birinci fıkra maddi zararlar için iki yıllık ve her hâlde on yıllık süreyi belirler. İkinci fıkra ise şu hükmü taşır: “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” Yaralanmalı kazada fiil TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan, TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıllık dava zamanaşımı süresi tazminat talebine de uygulanır.

DurumSüreBaşlangıçDayanak
Kazada yaralanma8 yılKaza günüKTK m.109/2 + TCK m.66/1-e
Kazada ölüm15 yılKaza günüKTK m.109/2 + TCK m.66/1-d
Salt maddi hasar2 yıl / en çok 10 yılZararı ve sorumluyu öğrenme / kaza günüKTK m.109/1
Yetersiz veya fahiş anlaşmanın iptali2 yılAnlaşma tarihiKTK m.111/2
Sorumluların birbirine rücuu2 yılÖdemenin tamamlanması ve rücu edileceğin öğrenilmesiKTK m.109/4

Zamanaşımıyla ilgili iki nokta yolcunun lehinedir. Birincisi KTK m.109/3’teki çapraz kesilme kuralıdır: “Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.” Sürücüye karşı açılan dava, sigortacıya karşı da süreyi keser. İkincisi, zamanaşımının bir def’i olmasıdır (TBK m.161): karşı taraf ileri sürmedikçe hâkim resen dikkate alamaz. Süre dolduğunda hak tamamen sona ermez, borç eksik borca dönüşür.

Sürelerin ayrıntısı ve kesilme-durma ayrımı için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Yolcu Tazminat Davasını Hangi Mahkemede Açar?

Görevli mahkeme, davanın kime karşı açıldığına göre değişir. Bu ayrım gözden kaçırıldığında dava görevsizlikle reddedilir ve süre kaybı yaşanır.

DavalıGörevli mahkemeArabuluculuk dava şartıDayanak
Sigorta şirketiAsliye Ticaret MahkemesiEvetTTK m.4/1-a · TTK m.5/A
İşleten ve sürücüAsliye Hukuk MahkemesiHayırHaksız fiil, genel hükümler
Taşımacı (otobüs firması)Asliye Ticaret MahkemesiEvetTTK m.4 · m.914
Yol/altyapıdan sorumlu idareİdare Mahkemesi (tam yargı davası)Hayırİdari yargı
Sigorta şirketi (alternatif yol)Sigorta Tahkim Komisyonu5684 s.K. m.30

Yetki bakımından KTK m.110/2 yolcuya seçimlik imkân tanır: “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” Aynı maddenin birinci fıkrası, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin davaların da adli yargıda görüleceğini belirtir. Yalnızca yol ve altyapı kusuruna dayanan talepler idari yargıya aittir.

Dava türü bakımından önemli bir değişiklik olmuştur: belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca kısmi davada talep, bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erene kadar artırılabilir; zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır. Geçiş hükmü uyarınca mülga m.107, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder — ölçüt dava tarihidir, olay tarihi değil.

Yurt Dışında Geçirilen Trafik Kazasında Yolcunun Hakları Nelerdir?

Yurt dışında geçirilen trafik kazasında yolcunun hakları, kazanın meydana geldiği ülkenin hukukuna ve aracın sigorta kapsamına göre belirlenir. Türk plakalı bir araçla yurt dışına çıkılmışsa devreye Yeşil Kart Sigortası girer. Bu sistem, üye ülkelerde meydana gelen kazalarda zarar görenlerin o ülkenin zorunlu sigorta mevzuatına göre tazmin edilmesini sağlar.

5684 sayılı Kanun m.14/2-(d), Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler bakımından Güvence Hesabı’na başvurulabileceğini düzenler. Yabancı plakalı araçların Türkiye’de neden olduğu kazalarda ise KTK m.91’in altıncı fıkrası uyarınca, Türkiye’de geçerli sigortaları yoksa zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırlara girişleri sırasında yaptırılır.

Yurt dışındaki kazalarda dikkat edilmesi gereken nokta, zamanaşımı ve başvuru sürelerinin kaza yeri hukukuna göre değişebilmesidir. Türkiye’de sekiz yıl olan süre, kazanın gerçekleştiği ülkede çok daha kısa olabilir. Bu nedenle kaza yerinde düzenlenen tutanağın ve tedavi kayıtlarının eksiksiz temin edilmesi ve sürecin gecikmeden başlatılması önem taşır.

Yolcu Tazminatına İlişkin Yargıtay Kararları Ne Diyor?

Yaralanmalı trafik kazalarında yolcu tazminatının sınırlarını çizen iki güncel karar, uygulamada en çok tartışılan indirim kalemlerine ilişkindir. Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden esas ve karar numaralarıyla ulaşılabilir.

Hatır Taşıması İndirimi Gerçek Zarardan Yapılır

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 18.12.2024 tarihli, 2022/16201 E., 2024/13252 K. — Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortası poliçesiyle teminat altına alınan aracın karıştığı kazada yaralanıp malul kalan yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

İtiraz Hakem Heyeti, yolcu ile sürücünün arkadaş olduklarına ilişkin ifadelerine dayanarak hatır taşımasının varlığını kabul etmiş ve %20 indirimi poliçe limiti üzerinden uygulamıştır. Yargıtay kararı iki yönden bozmuştur. Birincisi, taraflar arasındaki ilişkinin ne olduğunun dosya kapsamından anlaşılmadığı, soruşturma ve varsa ceza dosyası getirtilerek yolcunun menfaat karşılığı mı yoksa hatır için mi taşındığının araştırılması gerektiği; ikincisi ve daha önemlisi, indirimin poliçe limitinden değil bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek zarar üzerinden yapılması gerektiğidir.

Kararda ayrıca hatır taşımasının kapsamı da belirlenmiştir: taşımada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin menfaati varsa hatır taşımasından söz edilemez ve yakın akrabaların taşınmasında menfaatten söz edilemeyeceği için hatır taşıması da bulunmaz.

Müterafik Kusur İndirimi Dayanaksız Uygulanamaz

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26.05.2025 tarihli, 2024/1589 E., 2025/8521 K. — Kararda müterafik kusurun usuli niteliği açıkça belirlenmiştir: TBK m.52 uyarınca yapılacak indirim bir def’i olmadığından, “bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.”

Bununla birlikte karar, indirimin dayanaksız uygulanmasına da izin vermemiştir. Somut olayda İtiraz Hakem Heyeti, kaza tespit tutanağının koruyucu tertibat bölümünde hiçbir tespit bulunmamasına rağmen zarar görenin “araçtan düştüm” beyanına dayanarak emniyet kemeri takılmadığı sonucuna varmış ve %20 indirim uygulamıştı. Yargıtay, olaydaki aracın traktör olduğunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde traktörde emniyet kemeri kullanımına ilişkin bir hüküm bulunmadığını ve zorunlu ekipman cetvelinde de kemerin sayılmadığını belirterek indirimi hukuka aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur.

Karar, indirim için yalnızca kemerin takılmamış olmasının yetmediğini; o araç türünde kullanımın mevzuatça zorunlu olması ve kemersizlik ile zararın artması arasında illiyet bağı kurulması gerektiğini göstermesi bakımından yolcu lehine kullanılabilir bir dayanaktır.

Kaza Sonrası Yolcunun Yapması Gerekenler Nelerdir?

  1. Kolluğa haber verin ve tutanak düzenlensin. Yaralanmalı kazalarda anlaşmalı tutanak düzenlenemez; kolluk tarafından tutanak tutulması ve soruşturma başlatılması gerekir. Tutanağın koruyucu tertibat bölümünün doldurulmasına dikkat edin.
  2. Hafif yaralanmada bile hastaneye gidin ve adli rapor alın. Kaza günü kayda geçmeyen şikâyetlerin sonradan kazayla ilişkilendirilmesi güçleşir.
  3. Olay yerinde hiçbir ibra veya feragat belgesi imzalamayın. İmzalanmışsa KTK m.111 kapsamında iki yıllık iptal süresini gözden kaçırmayın.
  4. Tedavi sürecinin tüm kayıtlarını saklayın. Epikriz, reçete, tetkik sonuçları, istirahat raporları ve ulaşım giderleri belgelenmelidir.
  5. Tedavi bittikten sonra maluliyet raporu alın. Erken alınan rapor gerçek kaybı yansıtmaz; rapor kaza tarihinde yürürlükteki mevzuata göre düzenlenmelidir.
  6. Sigortacıya yazılı başvuru yapın. KTK m.97 uyarınca bu başvuru dava ve tahkimin ön koşuludur; belgelerin ulaştığı tarihi kayıt altına alın.
  7. Talebi sigorta şirketiyle sınırlı tutmayın. Manevi tazminat ve limiti aşan maddi zarar için işleten ve sürücüye de başvurun.
  8. Ceza soruşturmasını takip edin. Şikâyetten vazgeçerken şahsi haklardan da vazgeçildiği yönünde beyanda bulunmaktan kaçının.

Kaza ölümle sonuçlanmışsa hak sahiplerinin talepleri farklı bir hukuki çerçeveye tabidir; bu konu trafik kazasında yolcunun ölmesi ve destekten yoksun kalma tazminatı sayfalarımızda ayrıca ele alınmıştır. Ölümlü kazalarda trafik sigortasının kapsamı için trafik sigortasının ölümlü kazalarda karşıladığı zararlara, manevi tazminatın yargı uygulamasındaki karşılığı için ölümlü trafik kazalarında manevi tazminat kararlarına bakabilirsiniz. Taşıma sınırının aşılması hâlinde sigortacının rücu hakkı ise trafik kazalarında istiap haddi ve rücu yazımızda incelenmiştir.

Yaralanmalı bir trafik kazasında yolcu olarak zarar gördüyseniz, süreç boyunca hangi talebin kime yöneltileceği ve hangi sürelerin işlediği dosyanın sonucunu doğrudan etkiler. Konuya ilişkin hukuki destek için Ankara tazminat avukatı sayfamız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazasında yaralanan yolcu tazminat talep edebilir mi?

Evet. Yolcu, Karayolları Trafik Kanunu bakımından üçüncü kişi sayıldığı için kazada kusuru bulunmasa dahi tazminat talep edebilir. Talep hem kendi bindiği aracın hem de karşı aracın işletenine, sürücüsüne ve zorunlu trafik sigortacısına yöneltilebilir. KTK m.88/1 uyarınca birden fazla sorumlu varsa bunlar müteselsil sorumludur ve yolcu zararın tamamını herhangi birinden isteyebilir.

Trafik kazasında yaralanan yolcu için hangi tazminatlar talep edilebilir?

Türk Borçlar Kanunu m.54 uyarınca tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir. Bunlara bakıcı gideri ve TBK m.56 kapsamında manevi tazminat eklenir. Manevi tazminat KTK m.92/f gereği trafik sigortasının teminatı dışında olduğundan yalnızca sürücü ve işletene karşı ileri sürülür.

Trafik kazasında yaralanan yolcuların tazminat talebi için zamanaşımı süresi nedir?

Yaralanmalı kazada süre, kaza gününden itibaren sekiz yıldır. KTK m.109/2, dava cezayı gerektiren bir fiilden doğduğunda ceza kanunundaki daha uzun sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağını düzenler. Yaralama fiili TCK m.89 kapsamına girdiğinden TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıllık süre uygulanır. Kaza ölümle sonuçlanmışsa süre on beş yıldır. İki yıllık genel süre yalnızca salt maddi hasarlı kazalar için geçerlidir.

Trafik kazasında yaralanan yolcuların tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Tazminat miktarı maluliyet oranı, yolcunun geliri ve yaşı üzerinden hesaplanır. Bakiye ömür TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenir; işleyecek dönem için %10 artırım ve %10 iskonto yöntemi uygulanır. Gelir belgelenemiyorsa asgari ücret esas alınır. Manevi tazminat ise TBK m.56 uyarınca olayın özelliklerine göre hâkim tarafından takdir edilir ve maddede alt veya üst sınır öngörülmemiştir.

Yolcunun tedavi masraflarını sigorta mı öder?

Hayır. KTK m.98 uyarınca trafik kazası sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Sigorta şirketleri bu teminatın karşılığını doğrudan SGK’ya aktarır ve aktarımla birlikte bu kapsamdaki yükümlülükleri sona erer. SGK’nın karşılamadığı protez farkları, refakatçi ve ulaşım giderleri ise sorumlulardan istenir.

Tek taraflı kazada yolcu tazminat alabilir mi?

Evet. Yolcu, bindiği aracın zorunlu trafik sigortası bakımından da üçüncü kişi olduğu için sürücünün tam kusurlu olması talebini engellemez, aksine sorumluluğu netleştirir. Bedensel zarar poliçe limitleri içinde bu sigortadan karşılanır; limiti aşan kısım ile manevi tazminat işleten ve sürücüden istenir. Sürücünün kendisi ise KTK m.92/a gereği bu poliçeden yararlanamaz.

Arkadaşımın arabasında yaralandım, tazminatım azalır mı?

Taşıma karşılıksız yapılmışsa KTK m.87 ve TBK m.51 uyarınca hatır taşıması indirimi gündeme gelebilir; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasında oran %20’dir. Ancak indirim otomatik değildir: sigorta şirketi bunu def’i olarak ileri sürmelidir, aksi hâlde mahkeme kendiliğinden uygulayamaz. Hâkim, gerekçesini göstermek şartıyla indirim yapmama yetkisine de sahiptir. İndirim, poliçe limitinden değil bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek zarardan yapılır.

Babamın kullandığı araçta yaralandım, hatır taşıması sayılır mı?

Hayır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2024/13252 sayılı kararında, yakın akrabaların taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır taşımasından da bahsedilemeyeceği belirtilmiştir. Aynı şekilde KTK m.92/b’deki istisna yalnızca işletenin yakınlarının mallarına gelen zararlara ilişkindir; bu kişilerin bedensel zararı zorunlu trafik sigortası kapsamındadır.

Emniyet kemeri takmayan yolcunun tazminatı kesilir mi?

Tazminat kesilmez, azalabilir. TBK m.52 uyarınca zararın artmasına katkıda bulunan zarar görenin tazminatı indirilebilir ve bu husus savunma yapılmasa bile hâkim tarafından resen dikkate alınır. Ancak indirim için o araç türünde emniyet kemeri kullanımının mevzuatça zorunlu olması ve kemersizlik ile yaralanmanın ağırlaşması arasında illiyet bağı bulunması gerekir. KTK m.78, 12/2/2026 tarihli 7574 sayılı Kanun’la yeniden yazılmış olup yükümlülüğü yolcuya da yükler ve ihlalinde yolcuya 2.500 TL idari para cezası öngörür.

Otobüs kazasında yolcu kimden tazminat ister?

Yolcu; taşımacıdan TTK m.914 uyarınca, otobüsün işleteninden KTK m.85/1 uyarınca, sürücüden TBK m.49 uyarınca, aracın zorunlu trafik sigortacısından ve varsa Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortacısından talepte bulunabilir. Karşı araç da kusurluysa KTK m.88/1 uyarınca onun işleteni ve sigortacısı da müteselsil sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu daha ağırdır: TTK m.914/2 uyarınca kurtulabilmesi için en yüksek özene rağmen kaçınılamayacak bir sebebi ispat etmesi gerekir.

Koltuk ferdi kaza sigortasından alınan para tazminattan düşülür mü?

Ölüm ve sakatlık teminatı bakımından düşülmez. Bu teminatlar meblağ sigortası niteliğindedir; TTK m.1491/3 halefiyete ilişkin m.1472’nin uygulanmayacağını belirtir ve m.1510/2 bu kuralı kaza sigortalarına taşır. Sigortacının halefiyeti bulunmadığından ödediği bedel, sorumlulardan istenecek tazminattan indirilmez. Tedavi giderleri teminatı ise gerçek zararı karşıladığından TTK m.1510/3 uyarınca zarar sigortası hükümlerine tabidir ve mükerrer ödeme yapılmaz.

Kazaya karışan aracın sigortası yoksa yolcu ne yapar?

Yolcu öncelikle kendi bindiği aracın sigortasına başvurabilir. Her iki araç da sigortasızsa ya da sorumlu tespit edilemiyorsa 5684 sayılı Kanun m.14/2 uyarınca Güvence Hesabı’na başvurulur; bu hükümde teminat kural olarak bedensel zararlarla sınırlıdır ve yaralanan yolcunun talebi bu kapsamdadır. Ayrıca kusurlu tarafın işleteni ve sürücüsüne doğrudan dava açılabilir.

Yolcu dava açmadan önce sigortaya başvurmak zorunda mı?

Evet. KTK m.97, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulmasını zorunlu kılar. Sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. Bu başvuru zamanaşımını kesmez; süreyi kesen işlemler dava, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmi ödemesidir.

Kaza yerinde imzaladığım belge tazminat hakkımı ortadan kaldırır mı?

KTK m.111/1 uyarınca Kanun’la öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ise m.111/2 uyarınca yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu iki yıllık süre, zamanaşımı süresinden ayrı ve ek bir süredir.

Yolcu tazminat davasını hangi mahkemede açar?

Dava sigorta şirketine karşı açılacaksa TTK m.4/1-a uyarınca mutlak ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir; TTK m.5/A gereği arabuluculuk dava şartıdır. İşleten ve sürücüye karşı açılacak haksız fiil davasında Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir ve arabuluculuk dava şartı değildir. Yetki bakımından KTK m.110/2 uyarınca sigortacının şubesinin, acentenin bulunduğu yer veya kazanın olduğu yer mahkemesi seçilebilir.

Yolcu belirsiz alacak davası açabilir mi?

Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun yerine HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca kısmi davada talep, bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erene kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır. Mülga m.107, kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder; ölçüt dava tarihidir.

Yolcunun tazminatına faiz ne zamandan işler?

7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen fıkra uyarınca, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplarda kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işler. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel oransal olarak mahsup edilir. Bu fıkralar yalnızca 31.07.2026 tarihinden sonra meydana gelen olaylara uygulanır. Kanuni faiz oranı ise 3095 sayılı Kanun m.1’de yapılan değişiklikle TCMB reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiştir.

Yolcunun bagajı ve eşyası zarar görürse ne olur?

KTK m.92/e uyarınca motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır. KTK m.87/2 ise zarar görenin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında araçta taşınan eşyanın zararından işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi olduğunu belirtir. Otobüs yolculuğunda bagaj zararları ayrıca taşıma sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilir.

Yolcunun yakınları da manevi tazminat isteyebilir mi?

Ağır bedensel zarar hâlinde evet. TBK m.56’nın ikinci cümlesi, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğini düzenler. Bu talep de trafik sigortasından değil, sürücü ve işletenden istenir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Her dosyanın koşulları farklı olduğundan, hak kaybı yaşamamak için sürelere dikkat edilmesi ve dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir