Hukuk

Trafik Kazasında Asli Kusurlu Olduğu Belirlenen Kişi Tazminat Alabilir Mi?

Trafik Kazasında Asli Kusurlu Olduğu Belirlenen Kişi Tazminat Alabilir Mi

Trafik kazasında asli kusurlu sayılmak, tazminat hakkının tamamen kapandığı anlamına gelmez. Asli kusur, kanunun bir oran olarak değil, tek tek saydığı bir hâl olarak düzenlediği bir kavramdır: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesi on iki davranışı sayar ve bunlardan birini yapan araç sürücüsünü asli kusurlu kabul eder. Buna karşılık tazminat rejimi bambaşka maddelerde kurulur. Bu ayrımı bilmeden verilen kararlar, çoğu zaman gerçekte var olan bir hakkın kendiliğinden bırakılmasına yol açar. Bu yazıda asli kusurun kanuni tanımını, asli kusurlu tarafın hangi kalemi kimden isteyebileceğini, hangi kapının kapandığını ve hangilerinin açık kaldığını madde numaralarıyla ele alıyoruz.

Makale İçeriği

Özet

Trafik kazasında asli kusurlu olmak, tazminat hakkını bütünüyle ortadan kaldırmaz. Asli kusur bir yüzde değil, KTK m.84’te sayılı on iki hâlden biridir; yalnızca belirli kalemleri belirli muhataplara karşı kapatır.

  • Kapanan tek kalem: Karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından, kendi kusuruna denk gelen payı isteme hakkı — KTK m.92/(g).
  • Kapanmayan kalemler: Kasko poliçesi (Kasko Genel Şartları’nın teminat dışı listesinde “kusur” diye bir hâl yoktur), tedavi ve sağlık giderleri (KTK m.98 uyarınca SGK), ferdi kaza poliçesi, yol kusuru nedeniyle idareye karşı talep, araç ayıbı.
  • Aşırı hız ve alkol m.84 listesinde yer almaz. İkisi de ağır ihlaldir ve kusur oranını yükseltir; ancak kanunun “asli kusur” saydığı hâllerden değildir.
  • Yaya hukuken asli kusurlu sayılamaz. Kanun ve yönetmelik bu kategoriyi yalnızca araç sürücüleri için kurar; yayanın kusuru KTK m.86/2 ve TBK m.52 üzerinden indirim sebebidir.
  • Kolluğun tuttuğu tutanakta kusur oranı yazmaz (KTY m.156/a-3). Anlaşmalı tutanak değerlendirmesinde yalnız %0, %50 ve %100 vardır; ara oranlar bilirkişi ve yargılama aşamasında doğar.

Trafik Kazalarında Asli Kusurlu ve Tazminat Hakkı Arasındaki İlişki

Trafik kazalarında zararın kimin üzerinde kalacağı, kazaya karışanların kusur durumuna göre belirlenir. Ancak “asli kusur” ile “kusur oranı” aynı şey değildir ve bu iki kavramın karıştırılması, uygulamada en sık rastlanan hatadır. Asli kusur bir hâl, kusur oranı ise bir ölçüm sonucudur. Kanun birinciyi sayar, ikincisini saymaz.

Karayolları Trafik Kanunu m.84 şu cümleyle biter: “Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” Maddede tek bir yüzde geçmez. Aynı maddenin son fıkrası, listedeki hareketlerden birini birden fazla sürücü yapmışsa ya da kaza bu hâllerin dışındaki bir kural ihlalinden doğmuşsa, kusur oranının “yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edileceğini” söyler. Yönetmelik tarafında da bir oran cetveli yoktur; Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/b yalnızca kusurun hangi delillerle belirleneceğini düzenler.

Bu yüzden internette çok yaygın olan “asli kusur %75-100, tali kusur %25-50” tablosunun mevzuatta hiçbir dayanağı yoktur. O tablo bir uygulama alışkanlığının yazıya dökülmüş hâlidir. Somut dosyada oran, bilirkişi incelemesiyle belirlenir ve %15, %30, %40 gibi ara değerler alabilir.

Asli kusurlu olmak ne demek?

Asli kusurlu olmak, kazanın oluşumunda kanunun ağır saydığı belirli bir trafik kuralını ihlal etmiş olmak demektir. Kanun bu hâlleri kendisi belirlemiştir; kolluk görevlisi ya da bilirkişi listeye yeni bir madde ekleyemez. Yönetmelik aynı kavramı “asli (esas) kusur” biçiminde yazar — yani asli kusur, kazanın esas sebebini oluşturan kural ihlalidir.

Buradaki kilit nokta, listenin kapalı olmasıdır. Bir davranış ne kadar tehlikeli olursa olsun, m.84’te sayılmamışsa hukuken asli kusur değildir. Bu, kusursuz olunduğu anlamına gelmez; yalnızca kusurun m.84 kanalı yerine m.84 son fıkrası ve KTY m.157/b kanalı üzerinden değerlendirileceği anlamına gelir.

Asli kusur nedir, trafikte asli kusur sayılan haller nelerdir?

Karayolları Trafik Kanunu m.84 ile Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/a aynı on iki hâli sayar. Aşağıdaki tablo maddedeki sıra korunarak hazırlanmıştır; sağ sütun, tutanakta karşınıza çıkabilecek asıl kural maddesini gösterir.

#Asli kusur sayılan hâl (KTK m.84)İlgili kural maddesi
aKırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçmeKTK m.47
bTaşıt giremez işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş yolda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride, rampa ve bağlantı yollarına girmeKTK m.46-47
cİkiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girmeKTK m.46
dArkadan çarpmaKTK m.52 (takip mesafesi)
eGeçme yasağı olan yerlerde geçmeKTK m.54
fDoğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmaKTK m.67
gŞeride tecavüz etmeKTK m.46 ve m.56/a
hKavşaklarda geçiş önceliğine uymamaKTK m.57
iKaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamaKTK m.56 (geçiş kolaylığı)
jManevraları düzenleyen genel şartlara uymamaKTK m.67
kYerleşim birimleri dışında taşıt yolu üzerinde zorunlu hâller dışında park etme veya duraklama ve gerekli tedbirleri almamaKTK m.59
lKurallara uygun park edilmiş araçlara çarpmaKTK m.59-61 (kurallara uygun park)

Tabloda iki bent özellikle dikkat çekicidir. (d) arkadan çarpma, uygulamada en sık karşılaşılan asli kusur hâlidir ve tek başına kazanın esas sebebi kabul edilir. (l) kurallara uygun park edilmiş araca çarpma ise, park hâlindeki araca çarpan sürücünün olay yerinden ayrılmasa bile asli kusurlu sayılacağı anlamına gelir.

Tutanakta kural ihlali çoğu zaman madde-fıkra-bent koduyla yazılır. Kod 84 ile başlıyorsa doğrudan asli kusur listesine gönderme yapılıyor demektir. 46, 47, 52, 57 veya 67 ile başlayan bir kod ise kural maddesini gösterir; bu kodların bir kısmı m.84 listesine köprü kurar (örneğin 57/b-5 geçiş önceliği ihlali m.84/1-h’ye, 67/1-a manevra genel şartları m.84/1-j’ye karşılık gelir), bir kısmı ise m.84 son fıkrası kanalına düşer. Numaralandırma kurumdan kuruma kayabildiği için kesin karşılık, kodun yanında yazan kural adına göre belirlenir.

Aşırı hız ve alkol asli kusur sayılır mı?

Hayır. On iki bentlik listede ne hız sınırını aşmak ne de alkollü araç kullanmak yer alır. Bu, iki ihlalin hafif olduğu anlamına gelmez; tam tersine ikisi de KTK’nın ayrı maddelerinde ağır idari yaptırıma bağlanmıştır ve bilirkişi değerlendirmesinde kusur oranını belirgin biçimde yükseltir. Ancak hukuken asli kusur kategorisine girmezler.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: alkollü olduğu için “nasıl olsa asli kusurluyum” diye talepten vazgeçen bir sürücü, gerçekte m.84 kapsamına hiç girmeyebilir. Alkolün asıl etkisi kusur listesinde değil, sigorta ilişkisinde ortaya çıkar — Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5 uyarınca yönetmelikte belirlenen seviyenin üzerinde alkollü kullanım kasko teminatı dışındadır ve zorunlu trafik sigortasında sigortacıya rücu hakkı doğar.

trafik kazasında asli kusurlu kişi tazminat alabilir mi

Asli kusurlu sayılmamayı sağlayan zorunluluk hâli

Yönetmeliğin neredeyse hiç dile getirilmeyen bir istisnası vardır. KTY m.157/a son fıkrası birebir şöyledir: “Ancak, sürücülerin veya yayaların kural dışı hareketleri veya taşıtların teknik arızaları bir başka sürücüyü tehlikeye düşürmüş ve bu sürücü, oluşması muhtemel bir kazayı önlemek, can ve mal güvenliğini korumak amacı ile Karayolları Trafik Kanununun öngördüğü temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalmış ve bütün tedbirlere rağmen bir kazaya neden olmuşsa, asli kusurlu sayılamaz.”

Bu hüküm, asli kusurlu görünen sürücünün elindeki en güçlü usul kozudur. Önüne aniden çıkan bir yaya yüzünden şerit değiştiren, karşı yönden gelen kural dışı bir araçtan kaçmak için karşı şeride giren ya da fren arızası nedeniyle takip mesafesini koruyamayan sürücü, listedeki hareketi fiilen yapmış olsa bile asli kusurlu sayılamaz. Fıkranın uygulanabilmesi için üç unsurun birlikte gösterilmesi gerekir: bir başkasının kural dışı hareketi veya teknik arıza, ihlale mecbur kalma, ve bütün tedbirlerin alınmış olması.

Bu üç unsur soyut iddiayla ispatlanamaz; kamera kaydı, fren izi, tanık beyanı ve teknik muayene raporu gibi delillerle desteklenmesi gerekir. Delillerin kaybolma riski varsa, dava açılmadan önce HMK m.400 uyarınca delil tespiti istenebilir — ikinci fıkra, delilin kaybolma tehlikesi varsa hukuki yararın var sayılacağını söyler.

Asli kusur kim tarafından belirlenir?

Burada üç ayrı merci ve üç ayrı ölçek vardır; bunların karıştırılması, “sigorta %50 dedi, mahkeme %25 dedi” türü şaşkınlığın kaynağıdır.

MerciNe yaparÖlçekDayanak
Kolluk (trafik zabıtası / jandarma)Kimin hangi kuralı ihlal ettiğini yazar; oran yazmazYokKTY m.156/a-3
Sigorta şirketleri (anlaşmalı tutanakta)Tutanak SBM sistemine girdikten sonra sorumluluk değerlendirmesi yapar%0 / %50 / %100Genelge 2017/18 m.3.2
SBM Tutanak Değerlendirme KomisyonuŞirketler aynı sonuca varmazsa oranı kesin olarak belirler%0 / %50 / %100Genelge 2017/18 m.3.5
Mahkeme bilirkişisiYargılamada kusur dağılımını belirlerSerbest (ara oranlar dâhil)KTY m.157/b, HMK m.266 vd.

Kolluğun düzenlediği tutanakta kusur oranının yazmaması bir eksiklik değil, yönetmeliğin açık emridir: KTY m.156/a-3 birebir “Tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler.” der. Tutanakta oran arayıp bulamayan tarafın “tutanak eksik tutulmuş” sonucuna varması yanlıştır. Tutanağın hangi alanının nasıl düzeltilebileceği ayrı bir konudur; ayrıntısı için kaza tutanağı yanlış tutulduysa nasıl düzeltilir yazımıza bakabilirsiniz.

Anlaşmalı tutanakta ölçeğin yalnızca üç değerden ibaret olması da bilinçli bir tercihtir. Taraflar olay yerinde anlaşıp ayrıldığında sistem hızlı bir sonuç üretir; ara oran ihtiyacı doğduğunda ise yol tahkim veya mahkemedir. Tutanağın düzenlenme usulü ve e-Devlet kanalı için e-Devlet kaza tutanağı, oranın hangi aşamada kesinleştiği için kazada kusur oranı ne zaman kesinleşir yazılarımız ayrıntı verir.

Asli Kusurlu Kişinin Tazminat Hakkı: Kanunların Öngördüğü Durumlar

Trafik kazasında asli kusurlu tarafın tazminat hakkı sorusu tek bir cümleyle cevaplanamaz, çünkü “tazminat” tek bir kalem değildir. Doğru soru şudur: hangi kalemi, kimden, hangi hukuki temele dayanarak istiyorum? Kapanan kapı ile açık kalan kapılar bu üç değişkene göre ayrışır.

Asli kusurlu tazminat isteyebilir mi?

Evet, isteyebilir — ancak kendi kusur payına denk gelen kısmı karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından isteyemez. Bunun dayanağı KTK m.92/(g)’dir (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.): “Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri” zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır. Yani %70 kusurlu bir sürücü, zararının %30’unu karşı tarafın trafik sigortasından talep edebilir; kapanan yalnızca kendi payına düşen %70’tir.

Burada çok sık yapılan bir dayanak hatası vardır: bu sonucu KTK m.91’e bağlamak. Oysa m.91 yalnızca sigorta yaptırma zorunluluğunu düzenler; teminat dışı hâllerin tamamı m.92’dedir. Dilekçesini m.91’e dayandıran taraf, karşı tarafın itirazına açık bir metin üretmiş olur.

İkinci kritik nokta, teminat dışılığın hakkın yokluğu anlamına gelmemesidir. KTK m.92 yalnızca sigortacıyı bağlar. Sigortanın karşılamadığı bir kalem, kusurlu sürücüden, işletenden veya araç malikinden genel hükümlere göre istenmeye devam eder; değişen şey hakkın varlığı değil, muhataptır.

Kendi aracının hasarı için kime başvurulur?

Birden çok motorlu aracın karıştığı kazalarda işletenlerin birbirine karşı durumu KTK m.89’da düzenlenmiştir ve madde, bedensel zarar ile şeye gelen zarar için iki farklı rejim kurar.

Birinci fıkraya göre işletenlerden biri bedensel bir zarara uğrarsa, kazaya katılan araçların işletenleri “kendilerine düşen kusur oranında” zararı gidermekle yükümlüdür. Yani yaralanan asli kusurlu sürücü, karşı tarafın kusur payı oranında bedensel zararını isteyebilir.

İkinci fıkra ise araca gelen zararda ispat yükünü zarar görene yükler: zarar gören, karşı işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişinin kusurunu, geçici olarak temyiz gücünü kaybettiğini ya da karşı araçtaki bir bozukluğun zarara yol açtığını ispat etmek zorundadır. Bu, asli kusurlu tarafın kendi aracının hasarı için açacağı davada belirleyici olan hükümdür: karşı tarafın kusuru ispatlanamazsa, araç hasarı talebi kusur oranından bağımsız olarak sonuçsuz kalır.

Üçüncü fıkra da unutulmamalıdır: tazminatla yükümlü işletenler, zarar gören işletene karşı müteselsilen sorumludur. Zincirleme kazalarda bu hüküm, zarar görenin tahsil imkânını genişletir; ayrıntısı için zincirleme trafik kazasında tazminat kimden talep edilir yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kasko poliçesi kusura bakar mı?

Bu, asli kusurlu tarafın en çok gözden kaçırdığı imkândır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın “Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5 maddesinde “kusur” diye bir hâl yoktur. Genel Şartların tamamında “kusur” kelimesi yalnızca üç kez geçer ve üçü de sigorta ettirenin beyan ve ihbar yükümlülüğüyle ilgilidir. A.1 teminatı gerçekleşen rizikoya bağlar — çarpışma, çarpma, devrilme, düşme, yuvarlanma, yanma, çalınma — ve kimin kusurlu olduğundan hiç söz etmez.

Pratik karşılığı nettir: karşı tarafın trafik sigortasından alınamayan kendi kusur payı, kasko poliçesi varsa kendi sigortacısından tahsil edilebilir. Kaskonun kendi teminat dışı hâlleri ise kusurdan bağımsız çalışır ve ayrıca kontrol edilmelidir.

Kasko Genel Şartları A.5Teminat dışı hâl
A.5.4Aracın, gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması
A.5.5Uyuşturucu madde veya KTY’de belirlenen seviyenin üzerinde alkollü kişilerce kullanılması
A.5.6Sigortalı, fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişilerce kasten verilen zararlar
A.5.8Ruhsattaki taşıma haddinin aşılmasından münhasıran kaynaklanan zararlar
A.5.10A.5.4 ve A.5.5 ihlallerinde, kimliğin tespitini engellemek için olay yerinden ayrılma

A.5.10’un kendi içinde bir istisnası bulunur ve uygulamada sıkça atlanır: bent, “Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere” diye başlar. Yani olay yerinden ayrılmış olmak tek başına teminatı düşürmez; belirleyici olan ayrılmanın sebebidir. Olay yerini terk etmenin cezai boyutu için kazadan sonra olay yerini terk etmenin cezai sonuçları yazımıza bakabilirsiniz.

Tedavi giderlerini kusur etkiler mi?

Etkilemez. KTK m.98 (Değişik: 13/2/2011-6111/59 md.) trafik kazası sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin, “kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın” Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını söyler. Madde metninde kusurdan hiç söz edilmez. Dolayısıyla asli kusurlu, hatta %100 kusurlu sürücünün hastane masrafı da bu kapsamdadır.

Aynı maddenin devamı, aktarılan katkı payları karşılığında sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabı’nın bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona erdiğini düzenler. Bu yüzden “tedavi giderini trafik sigortası öder” bilgisi 2011 öncesine aittir ve bugün yanlıştır. Sürecin işleyişi için trafik kazasında tedavi giderlerini kim öder yazımız ayrıntılıdır.

Asli kusurlu manevi tazminat isteyebilir mi?

Manevi tazminat talebi KTK m.92/(f) uyarınca zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır. Bu, asli kusurlu tarafın manevi tazminat isteyemeyeceği anlamına gelmez; talebin muhatabının sigorta şirketi değil, kusurlu sürücü, işleten ve araç maliki olduğu anlamına gelir. Hukuki dayanak TBK m.56’dır ve maddede alt ya da üst sınır bulunmaz.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E.2021/16377 K.2021/10291 sayılı 14.12.2021 tarihli kararı, manevi tazminatın niteliğini şöyle ortaya koyar: manevi tazminat “bir ceza olmadığı gibi mameleke ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir”. Aynı kararda hâkimin takdirini TMK m.4 çerçevesinde ve objektif gerekçeyle göstermesi gerektiği vurgulanır. Kusur, manevi tazminatta takdir edilecek miktarı etkileyen unsurlardan biridir; talebi kendiliğinden düşürmez.

Zorunlu trafik sigortasının manevi tazminat karşısındaki konumu için ZMSS manevi tazminatı karşılar mı, maddi ve manevi tazminat ayrımı için maddi ve manevi tazminat arasındaki fark nedir yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kusur indirimi nasıl uygulanır?

Zarar görenin kendi kusuru iki ayrı hükümle tazminata yansır. KTK m.86/2, işletenin sorumluluktan kurtulamadığı hâllerde, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat etmesi koşuluyla hâkimin tazminat miktarını indirebileceğini söyler. TBK m.52 ise daha geniştir: zarar gören zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı “indirebilir veya tamamen kaldırabilir”.

Bunların yanında KTK m.86/1, işletenin tamamen sorumluluktan kurtulabileceği dar bir kapı bırakır: kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeksizin, kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmesi gerekir. Ölçüt “kusur” değil ağır kusur olduğu için bu savunma pratikte zor ispatlanır.

Bu noktada usul açısından belirleyici bir içtihat vardır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/7900 K.2025/14919 sayılı 03.11.2025 tarihli kararında, “davacının müterafik kusuru bulunduğuna ilişkin delil bulunmaması” gerekçesiyle hükmü onamıştır. Yani karşı taraf “sen asli kusurlusun” demekle yetinemez; kusuru delille ortaya koymak zorundadır. Aynı kararda kusurun kaynağı olarak kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturma dosyasındaki adli trafik bilirkişi raporu esas alınmıştır.

İndirim oranının kendiliğinden uygulanamayacağı bir başka örnek hatır taşımasıdır. 4. Hukuk Dairesi E.2021/2412 K.2021/5812 sayılı 29.09.2021 tarihli kararında, hatır taşıması indiriminin re’sen uygulanamayacağını, “davalı tarafça hatır taşıması savunması yapılmalıdır” diyerek belirtmiş ve oranı %20 olarak kabul etmiştir. Kusura bağlı indirimlerde de mantık aynıdır: indirimi isteyen taraf, hem sebebi hem oranı ileri sürmek ve ispatlamak zorundadır.

Aşağıdaki tablo, hangi kalemin hangi muhatapla ve hangi teminat durumuyla karşılaştığını bir arada gösterir.

Tazminat kalemiDayanakMuhatapZorunlu trafik sigortası
Tedavi ve sağlık hizmet bedeliKTK m.98SGKSigortacının yükümlülüğü sona ermiştir
Geçici iş göremezlikTBK m.54Sigortacı + sorumlularİçinde
Sürekli iş göremezlikTBK m.54Sigortacı + sorumlularİçinde
Bakıcı gideriTBK m.54Sigortacı + sorumlularİçinde (tedavi gideri sayılmaz)
Ekonomik geleceğin sarsılmasıTBK m.54/4Sigortacı + sorumlularİçinde
Manevi tazminatTBK m.56Sürücü / işleten / malikDışında — m.92/(f)
Araç mahrumiyeti, kazanç kaybıGenel hükümlerSürücü / işleten / malikDışında — m.92/(k)
Kendi kusur payına denk gelen kısımKasko / genel hükümlerDışında — m.92/(g)
Trafikten çekme veya hurdaya çıkarılmış aracın değer kaybıDışında — m.92/(l)

Yolcunun durumu asli kusurdan etkilenmez

Asli kusurlu sürücünün kendi aracındaki yolcusu, hukuken üçüncü kişidir. Sürücünün kusuru yolcunun hakkını düşürmez; yolcu, sürücünün kendi zorunlu trafik sigortasından tazminat alabilir. KTK m.88/1, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan birden fazla kişi sorumluysa bunların müteselsil sorumlu olacağını söyler; paylaşım m.88/2 uyarınca iç ilişkide yapılır. Bu nedenle “ben %100 kusurluyum, yalnız kendi payımı öderim” savunması dış ilişkide geçerli değildir.

Bu kuralın iki istisnası vardır. Birincisi KTK m.87/1 hatır taşımasıdır: karşılıksız taşınan kişi bakımından sorumluluk genel hükümlere tabidir ve hâkim indirim yapabilir. İkincisi KTK m.92/(b)’dir; işletenin eşinin, usul ve füruunun, evlatlık ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin talepleri teminat dışıdır — ancak dikkat edilmesi gereken nokta, bendin yalnızca mallarına gelen zararları kapsamasıdır; bu kişilerin bedensel zararları teminat içindedir. Ayrıntı için trafik kazasında yolcu kusurlu sayılır mı ve trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat hakları yazılarımıza bakabilirsiniz.

Asli Kusurlu Yaya Tazminat Alabilir mi?

Bu başlık, arama sonuçlarında en çok yanlış cevaplanan sorulardan biridir; çünkü sorunun kendisi hukuken hatalı bir varsayım taşır. Yaya, KTK anlamında asli kusurlu sayılamaz.

Gerekçe maddelerin ilk cümlelerindedir. KTK m.84 şöyle başlar: Araç sürücüleri trafik kazalarında;”. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157’nin başlığı da aynı sınırı çizer: Araç sürücülerinin trafik kazalarında asli kusurlu sayılacakları haller ile kusur durumlarının tespitine dair usul ve esaslar…”. Asli kusur, tanımı gereği araç sürücülerine özgü bir kategoridir.

Yayaların asli kusurlu olduğu haller var mıdır?

Mevzuatta böyle bir liste yoktur. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin tam metninde “yaya” ile “kusur” kelimelerinin aynı cümlede geçtiği tek bir hüküm bulunmaz. Yaya, yönetmelikte kusur bağlamında yalnızca bir kez ve ters yönde geçer: m.157/a son fıkrasında, yayanın kural dışı hareketi bir sürücüyü ihlale mecbur bırakmışsa o sürücünün asli kusurlu sayılamayacağı düzenlenir. Yani yaya, yönetmelikte kusurlu taraf olarak değil, sürücüyü asli kusurdan kurtaran sebep olarak yer alır.

Yayaların uyacağı kurallar KTK m.68’de ayrıca düzenlenmiştir: taşıt yolu bitişiğinde yaya yolu veya banket varsa orada yürüme zorunluluğu, taşıt yolunu yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş-çıkışları dışında geçme yasağı, ışıklı işaretlere uyma zorunluluğu. Maddeye uymayan yaya için idari para cezası öngörülmüştür. Ancak bu ihlaller yayayı “asli kusurlu” yapmaz; hukuki sonuçları tazminat hukukunun genel kuralları üzerinden doğar.

Yayanın kusuru tazminatını nasıl etkiler?

Yaya, motorlu aracın işletilmesinden zarar gören konumundadır ve KTK m.85/1’deki kusursuz sorumluluk rejiminden yararlanır: bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumludur. Bu sorumluluğun doğması için sürücünün kusuru şart değildir.

Yayanın kendi kural ihlali ise iki kapıdan devreye girer. KTK m.86/1 uyarınca işleten, kazanın yayanın ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan tamamen kurtulabilir; ölçüt ağır kusur olduğu için bu kapı dardır. Kurtulamıyorsa m.86/2 devreye girer ve hâkim, yayanın kusuru ispatlandığı ölçüde tazminatı indirir. Buna paralel olarak TBK m.52 de hâkime indirim ve tamamen kaldırma yetkisi verir.

Sonuç olarak yaya için doğru soru “asli kusurlu muyum” değil, “kusur payım ne oranda tespit edildi ve bu oran indirimi hangi ölçüde etkiliyor” sorusudur. Yayanın taksirle ölüme neden olduğu dosyalarda ceza tarafının nasıl ilerlediği için trafik kazası yayanın taksirle ölüme neden olması yazımızı inceleyebilirsiniz.

Aynı mantık, koruyucu tedbir ihlallerinde de geçerlidir. Emniyet kemeri takmamak ya da kask kullanmamak m.84 listesinde geçmez; bunlar kazanın oluşumuna değil zararın büyümesine etki ettikleri için TBK m.52 anlamında zararın artmasında etkili olma başlığı altında değerlendirilir. Konu ayrıntıları için emniyet kemeri takmamak tazminatı azaltır mı ve kask takmamak kusur oranını etkiler mi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Trafik Kazasında Asli Kusurlu Kişi Değer Kaybı Alabilir mi?

Değer kaybı, onarılmış olmasına rağmen aracın ikinci el piyasasındaki değerinde meydana gelen düşüştür ve maddi bir zarar kalemidir. Asli kusurlu tarafın bu kalemi talep edip edemeyeceği, tek bir “evet/hayır” cevabı değil, oransal bir sonuç üretir.

Kusur oranı değer kaybını nasıl etkiler?

Değer kaybı talebinde de KTK m.92/(g) işler: hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısım zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır. Buna göre %60 kusurlu bir sürücü, hesaplanan değer kaybının %40’ını karşı tarafın sigortacısından isteyebilir. Kusur oranı arttıkça talep edilebilir tutar azalır, ancak sıfırlanması yalnızca kusurun %100 olduğu hâle özgüdür.

Buna ek olarak KTK m.89/2’deki ispat kuralı burada da geçerlidir: araca gelen zararda zarar gören, karşı işletenin kusurunu ya da karşı araçtaki bozukluğu ispat etmek zorundadır. Uygulamada bu ispat, kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, kamera kaydı ve bilirkişi raporu üzerinden yürür.

Kısmi kusurlu sürücünün değer kaybı talebinin nasıl işlediği için kısmi kusurlu sürücü değer kaybı talep edebilir mi, başvuru sürecinin tamamı için araç değer kaybı nasıl alınır yazılarımız yol gösterir.

Değer kaybının hiç istenemeyeceği hâller

Kusurdan tamamen bağımsız olarak değer kaybı talebini kapatan bir hüküm vardır: KTK m.92/(l). Buna göre hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır. Bu bent, aracın kusur durumuna değil tescil durumuna bakar; asli kusurlu olsun ya da olmasın, trafikten çekme kaydı düşmüş bir araç için sigortadan değer kaybı istenemez.

Değer kaybı kapsamına hangi hasarların girmediği ayrı bir konudur ve kusur tartışmasından bağımsızdır. Bu ayrımlar için hangi durumlarda değer kaybı talep edilemez ve hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Asli Kusurlu Sürücülerin Mahrumiyet Tazminatı Talep Durumu

Araç mahrumiyet bedeli, aracın onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamamasından doğan zarardır. Bu kalemde kusur tartışmasına girmeden önce bilinmesi gereken bir hüküm vardır ve bu hüküm sonucu baştan değiştirir.

Mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır

KTK m.92/(k) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) şöyledir: “Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar” zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır. Bu bent kusura hiç bakmaz. Yani araç mahrumiyet bedeli, talep edenin kusuru %0 bile olsa zorunlu trafik sigortasından istenemez.

Bu tespit, “asli kusurlu olduğum için mahrumiyet alamıyorum” yorumunu düzeltir. Sonuç aynı olsa da sebep farklıdır ve sebep, muhatabı belirler. Mahrumiyet bedeli teminat dışı olduğu için talep sigortacıya değil, kusurlu sürücüye, işletene ve araç malikine genel hükümlere göre yöneltilir. Asli kusurlu tarafın buradaki kaybı, karşı tarafın kusur payıyla sınırlı olarak devam eder.

Kasko tarafında da otomatik bir çözüm yoktur. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.4.8, kullanım ve gelir kaybından doğan zararları ek sözleşmeyle teminat altına alınabilecek zararlar arasında sayar; yani poliçede ayrıca kararlaştırılmamışsa mahrumiyet kaskodan da çıkmaz.

trafik kazasında asli kusurlu kişi tazminat alabilir mi

Mahrumiyet talebi nasıl ispatlanır?

Genel hükümlere dayanan bir talep olduğu için ispat yükü tamamen talep eden taraftadır. Uygulamada aracın serviste kaldığı gün sayısı onarım faturası ve servis kayıtlarıyla, günlük kayıp ise emsal kiralama bedeli veya aracın ticari kullanımdan getirdiği kazanç üzerinden ortaya konur. Ticari araçlarda kayıp doğrudan ölçülebildiği için ispat daha kolaydır.

Talebin dilekçe düzeyinde nasıl kurulacağı ve dava yolunun nasıl açılacağı için araç mahrumiyet tazminatında dilekçe örneği ve dava açma, sigortanın bu kalem karşısındaki tutumu için sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Asli Kusurlu Ne Kadar Ceza Alır?

Ceza sorumluluğu ile tazminat sorumluluğu ayrı kanallardır ve asli kusur kavramı ceza hukukunda kullanılmaz. Türk Ceza Kanunu m.22/4 açıktır: “Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.” m.22/5 ise birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkesin kendi kusurundan sorumlu olacağını, her failin cezasının ayrı ayrı belirleneceğini söyler. Yani ceza mahkemesi “asli kusur / tali kusur” ayrımına değil, somut kusur derecesine bakar.

Birinci ayrım, kazanın sonucudur. Salt maddi hasarlı kazada suç oluşmaz; taksirle mala zarar verme Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. Bu tür kazalarda yalnızca KTK’nın idari yaptırımları uygulanır. Ceza sorumluluğu ancak yaralanma veya ölüm varsa doğar.

SonuçHükümCeza
Taksirle yaralamaTCK m.89/14 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası
Nitelikli netice (kemik kırığı vb.)TCK m.89/2-3Yarı oranında veya bir kat artırım
Birden fazla kişinin yaralanmasıTCK m.89/49 aydan 5 yıla kadar hapis
Taksirle öldürmeTCK m.85/12 yıldan 6 yıla kadar hapis
Birden fazla ölüm veya ölüm ile yaralanma birlikteTCK m.85/22 yıldan 15 yıla kadar hapis
Bilinçli taksirTCK m.22/3Ceza üçte birden yarısına kadar artırılır

Tablodaki iki hüküm yakın tarihte değişmiştir: TCK m.89/1 ve m.89/4’ün ceza aralıkları 7571 sayılı Kanun ile 25/12/2025 tarihinden itibaren yükseltilmiştir. Aşağıdaki tablo önceki rejim ile bugünkü hükmü karşılaştırır; bu tarihten önce yazılmış birçok içerik hâlâ mülga aralıkları vermektedir.

HükümÖnceki rejim (mülga)Bugün (7571 · 25/12/2025)
TCK m.89/1 taksirle yaralama3 ay – 1 yıl4 ay – 2 yıl
TCK m.89/4 birden fazla kişinin yaralanması6 ay – 3 yıl9 ay – 5 yıl

Şikâyet boyutunda da bir ayrım vardır. TCK m.89/5 uyarınca taksirle yaralama şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere fiil bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz. Taksirle öldürme ise şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur. Uzlaştırma bakımından CMK m.253/1-b-2 taksirle yaralamayı uzlaştırma kapsamına alır; taksirle öldürme listede yer almaz. Ceza tarafının ayrıntısı için yaralamalı trafik kazası cezaları ve ölümlü trafik kazası cezası kaç yıl yazılarımıza bakabilirsiniz.

Asli kusurlu ölümlü trafik kazası cezası nedir?

Ölümlü kazada ceza sorumluluğu TCK m.85 üzerinden doğar ve burada da “asli kusur” kavramı kullanılmaz: ceza, TCK m.22/4 uyarınca failin kusuruna göre belirlenir. Tek ölüm hâlinde m.85/1 uyarınca 2 yıldan 6 yıla kadar, birden fazla kişinin ölümü ya da ölümle birlikte yaralanma hâlinde m.85/2 uyarınca 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Fiil bilinçli taksirle işlenmişse m.22/3 uyarınca ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Ölümlü kazayı yaralanmalı kazadan ayıran iki usul farkı vardır. Birincisi, taksirle öldürme şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür. İkincisi, CMK m.253/1-b-2 taksirle yaralamayı uzlaştırma kapsamına alırken taksirle öldürmeyi listeye almamıştır; dolayısıyla ölümlü kazada uzlaşma yolu kapalıdır. Buna karşılık zararın giderilmesi, TCK m.62 kapsamında takdiri indirim sebebi olarak değerlendirilebilir. Ölümlü kazada yakınların tazminat hakları için ölüm ile sonuçlanan trafik kazalarında tazminat hakları yazımıza bakabilirsiniz.

Asli kusurlu sürücünün ehliyeti kaç yıl alınır?

Asli kusur kavramının sürücü belgesi bakımından tek bir doğrudan sonucu vardır ve o da yalnızca ölümlü kazalara özgüdür. KTK m.118 son fıkrası birebir şöyledir: “Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri ise 1 yıl süre ile geri alınır.”

Bu hükmün iki sınırı vardır. Birincisi, kazanın ölümle sonuçlanmış olması gerekir; yaralanmalı veya maddi hasarlı kazada bu fıkra işlemez. İkincisi, sürücünün asli kusurlu olması gerekir; kusuru m.84 listesi dışındaki bir ihlalden doğan sürücü için bu idari yaptırım uygulanmaz. Sürücü belgesinin geri alınmasına yol açan diğer kanallar ise ayrı ayrı işler.

KanalSüreKarar merciiDayanak
Ölümlü kazaya asli kusurlu sebebiyet1 yılİdari (KTK m.6 görevlileri)KTK m.118 son fıkra
Ölümlü veya yaralanmalı kazada izinsiz olay yerinden ayrılma2 yılİdariKTK m.81/3
Bir yılda 100 ceza puanını doldurma2 ay / 4 ay / süresiz iptalİdariKTK m.118/2-3-4
Taksirli suçtan mahkûmiyet3 ay – 3 yılCeza mahkemesiTCK m.53/6

Bu dört kanal birbirinin yerine geçmez; aynı olayda birden fazlası aynı anda işleyebilir. Ayrıca KTK m.81/3 kapsamında geri alınan belgenin iadesi için, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır — süre dolsa bile ödenmemiş bir ceza belgeyi kilitli tutar. Ceza puanı sisteminin işleyişi için trafik ceza puanları ve etkileri yazımıza bakabilirsiniz.

Asli Kusur Tespitine İtiraz ve İspat Yolları

Asli kusur tespitine karşı izlenecek yol, tespitin hangi aşamada yapıldığına göre değişir. Yanlış mercie yapılan bir itiraz süreyi harcayabileceği gibi, doğru mercie yapılan bir itiraz da süresi kaçırıldığında sonuçsuz kalır.

Kolluk tutanağındaki tespite itiraz

Kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağına karşı kanunda ayrı bir itiraz ve iptal yolu düzenlenmemiştir. Tutanak bir karar değil delildir; buna karşı yapılacak şey bir usul işlemi değil, ispat faaliyetidir. İtiraz soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına, yargılama aşamasında hâkime yöneltilir. Tutanağın iptali istemiyle açılan dava hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilir.

Kolluğa yapılan başvurunun sınırı da bilinmelidir: 3071 sayılı Kanun m.6/b uyarınca yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili dilekçeler incelenemez. Kusur yargının görev alanında olduğundan trafik şube müdürlüğüne yapılan başvuru yalnızca maddi hata (plaka, isim, tarih, yer) için işler. Ayrıntı için trafik kazası kusur oranına itiraz yazımız kapsamlıdır.

Anlaşmalı tutanakta sigortacının değerlendirmesine itiraz

Anlaşmalı tutanak sisteminde itiraz kural olarak sigorta şirketine yapılır. Şirketler mutabakatla sonuçlandırmışsa, sigortalı sorumluluk oranlarının bildiriminden itibaren 5 iş günü içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere, değerlendirmeye etki edebilecek ilave bilgi ve belge sunmak kaydıyla yeniden değerlendirme isteyebilir; şirketler 3 iş günü içinde yeniden değerlendirir.

İki durumda SBM Tutanak Değerlendirme Komisyonu devreye girer: şirketler aynı sonuca varamazsa, ya da her iki araç aynı sigorta şirketinde sigortalıysa. İkinci hâlde itiraz doğrudan Komisyona yapılır ve yine 5 iş günü, bir defaya mahsustur.

İki ayrıntı özellikle önemlidir. Birincisi, itirazın süresi içinde olmak kaydıyla ilgili olmayan mercilere yapılması hâlinde 5 iş günlük süre kesilir — yanlış kapıya vurmak hakkı bitirmez. İkincisi, kusur değerlendirmeleri dâhil eksik veya hatalı bilgi girilmesine bağlı maddi hatalar süreye bağlı olmaksızın şirketlerin mutabakatıyla düzeltilebilir. İtiraz sürecinin ne kadar sürdüğü için kusur oranına itiraz edince süreç kaç gün sürer yazımıza bakabilirsiniz.

Bilirkişi raporuna ve dava yoluna geçiş

Dava veya tahkim yoluna gitmeden önce KTK m.97 uyarınca sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunludur. Sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava ve tahkim yolu açılır. Sigortacının ödeme yükümlülüğü ise KTK m.99’a bağlıdır: genel şartlarla belirlenen belgelerin sigortacıya ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapılması gerekir.

Yargılamada kusur dağılımı bilirkişi raporuyla belirlenir. Rapora karşı itiraz süresi HMK m.281/1 uyarınca raporun tebliğinden itibaren iki haftadır. Bilirkişi raporunun kusur oranını değiştirip değiştiremeyeceği için bilirkişi raporuyla kusur oranı değiştirilebilir mi, tahkim yolunun işleyişi için Sigorta Tahkim Komisyonuna nasıl başvuru yapılır yazılarımız ayrıntı verir.

Kaza yerinde ya da sonrasında imzalanan belgeler bakımından KTK m.111 bir güvence sağlar: bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Kusur konusunda baskı altında imzalanan bir ibraname, bu hüküm sayesinde tartışılabilir hâlde kalır; ayrıntı için kazadan sonra ibraname imzalamak hak kaybına yol açar mı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Süreler tablosu

SüreNeye aitBaşlangıçDayanak
YokKolluk tutanağındaki tespite itirazSoruşturma ve yargılama boyuncaAyrı bir yol düzenlenmemiştir
5 iş günüSigortacının kusur değerlendirmesine itiraz (bir defaya mahsus)Değerlendirmenin bildirimiGenelge 2017/18 m.4.1 ve m.4.5
SüresizTutanaktaki maddi hataların düzeltilmesiGenelge 2017/18 m.4.4
15 günSigortacının yazılı başvuruya cevap süresiBaşvurunun ulaşmasıKTK m.97
8 iş günüSigortacının ödeme süresiBelgelerin sigortacıya ulaşmasıKTK m.99
2 haftaBilirkişi raporuna itirazRaporun tebliğiHMK m.281/1
2 yılYetersiz veya fahiş anlaşmanın iptaliAnlaşmanın yapıldığı tarihKTK m.111/2
2 yıl / 10 yılMaddi zarar tazminatı zamanaşımıZararın ve yükümlünün öğrenilmesi / kaza günüKTK m.109/1
Uzamış süreFiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresiKTK m.109/2

Zamanaşımı bakımından iki nokta gözden kaçar. Birincisi, KTK m.109/2’de ölçüt fiildir: fiil cezayı gerektiriyor ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa, o süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. İkincisi, m.109/3 uyarınca tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır. Konunun tamamı için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Asli kusur tali kusur ne demek, farkları nelerdir?

ÖlçütAsli kusurTali kusur
Kanuni dayanakKTK m.84, KTY m.157/a — on iki hâl sayılıKanunda ve yönetmelikte hiç geçmez
NiteliğiHâl (davranış)Uygulama adlandırması
Sabit yüzdesiYokYok
Oran nasıl belirlenirm.84 son fıkrası + KTY m.157/bAynı hükümler
Ölümlü kazada ehliyet yaptırımı1 yıl geri alma (KTK m.118)Bu fıkra işlemez
Ceza hukukundaki karşılığıYok — ceza kusura göre belirlenir (TCK m.22/4-5)Yok

Bir kavram karışıklığına daha dikkat etmek gerekir: tali yol ile tali kusur aynı şey değildir. KTK m.3 tali yolu “üzerindeki trafik yoğunluğu bakımından, bağlandığı yoldan daha az önemde olan yol” olarak tanımlar; bu bir yer tarifidir, kusur derecesi değil. Üstelik sonuç ters yöndedir: m.57/b-5 uyarınca tali yoldan anayola çıkan sürücü anayoldan gelen araçlara geçiş hakkı vermek zorundadır ve bu kuralın ihlali m.84/1-h kapsamında asli kusurdur. Yani “tali yoldan çıktım, tali kusurluyum” çıkarımı hukuken yanlıştır.

Dosyanızda hangi adımın öncelikli olduğu

Trafik kazasında asli kusurlu sayılma tespiti; kolluk tutanağı, sigortacı değerlendirmesi ve bilirkişi raporu olmak üzere üç ayrı katmanda üretilir. Bu katmanların hangisine, hangi süre içinde ve hangi delille itiraz edileceği dosyanın kendi verilerine bağlıdır. Trafik kazasından doğan tazminat ve kusur uyuşmazlıklarında sürecin nasıl yürütüldüğünü trafik kazası avukatı sayfamızda bulabilirsiniz.

Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kusur tespiti, tazminat kalemleri ve süreler her dosyanın somut koşullarına göre değişir; talepte bulunmadan ya da bir belge imzalamadan önce bir avukata danışmanız gerekir.

Kazada kusurlu olsak bile sigorta hasarı karşılar mı?

Cevap hangi poliçeden söz edildiğine bağlıdır ve bu ayrım yapılmadan verilen her cevap eksik kalır. Zorunlu trafik sigortası sizin aracınızın hasarını hiçbir kusur durumunda karşılamaz; bu poliçe karşı tarafın zararını güvenceye alır. Kusurlu olmanız hâlinde karşı tarafın hasarı sizin trafik sigortanızdan ödenir, kendi aracınızınki ödenmez.

Kasko ise tam tersi mantıkla çalışır: aracın kendisini güvenceye aldığı için kusur oranınız ne olursa olsun kendi hasarınızı karşılar. Tam kusurlu olmak kaskodan ödeme almaya engel değildir. Kaskonun ödememesi kusurdan değil, poliçenin teminat dışı hâllerinden doğar — alkol veya uyuşturucu etkisi altında kullanım, sürücü belgesinin bulunmaması, kasten zarar verme ve kaza yerinden ayrılma gibi.

Kusur oranının asıl etkisi karşı taraftan alınacak tazminattadır. Asli kusurlu sayılmak tazminat hakkını tümüyle ortadan kaldırmaz; karşı tarafın da kusuru varsa kendi kusur oranınız düşülerek kalan bölüm için talepte bulunabilirsiniz. Kusurun yüzde yüz size ait olduğu hâllerde ise karşı taraftan talep hakkı doğmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Asli kusurlu kişi trafik kazası sonrasında tazminat talep edebilir mi?

Evet, talep edebilir. Asli kusurlu olmak tazminat hakkını bütünüyle ortadan kaldırmaz; KTK m.92/(g) uyarınca yalnızca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısım zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır. Karşı tarafın kusur payı oranındaki talep varlığını korur. Kusur %100 olarak belirlenmişse karşı tarafın sigortasından talep kapanır, ancak kasko poliçesi, KTK m.98 kapsamında SGK tarafından karşılanan tedavi giderleri ve varsa ferdi kaza poliçesi yolları açık kalır.

Trafik kazalarında asli kusur nasıl belirlenir?

Asli kusur, KTK m.84 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/a’da tek tek sayılan on iki hâlden birinin gerçekleşmesiyle belirlenir; kırmızı ışıkta geçmek, arkadan çarpmak ve kavşakta geçiş önceliğine uymamak bunlardandır. Kolluğun düzenlediği tutanakta kusur oranı yazmaz, yalnızca kimin hangi kuralı ihlal ettiği belirtilir (KTY m.156/a-3). Anlaşmalı tutanak değerlendirmesinde sigorta şirketleri %0, %50 veya %100 oranlarından birini uygular; ara oranlar yargılamada bilirkişi incelemesiyle doğar.

Asli kusur ile tali kusur arasındaki fark nedir?

Asli kusur, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.84’te tek tek sayılan on iki hâlden birinin gerçekleşmesidir; kırmızı ışıkta geçmek, arkadan çarpmak veya kavşakta geçiş önceliğine uymamak bunlardandır. Liste kapalıdır ve aşırı hız bu listede yer almaz. Tali kusur ise kanunda ve yönetmelikte adı hiç geçmeyen, m.84 listesine girmeyen kural ihlallerini anlatmak için uygulamada kullanılan bir terimdir; kanunla belirlenmiş sabit bir yüzdesi bulunmaz. Kusur oranı, m.84’ün son fıkrası uyarınca yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. Ayrıntılı karşılaştırma ve tali kusurlu tarafın hakları için trafik kazasında tali kusurlu kişi tazminat alabilir mi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Asli kusurlu ne demek, asli derecede kusurlu ne anlama gelir?

Asli kusurlu ya da asli derecede kusurlu olmak, kazanın oluşumunda KTK m.84’te sayılan ağır trafik kurallarından birini ihlal etmiş olmayı anlatır. Yönetmelik aynı kavramı “asli (esas) kusur” biçiminde yazar; yani kazanın esas sebebini oluşturan kural ihlalidir. Liste kapalıdır: m.84’te sayılmayan bir davranış, ne kadar tehlikeli olursa olsun hukuken asli kusur sayılmaz. Bu durumda kusur, m.84’ün son fıkrası ve KTY m.157/b uyarınca genel esaslara göre belirlenir.

Trafik kazasında asli kusur ne demek?

Trafik kazasında asli kusur, KTK m.84’te sayılan on iki hâlden biridir: kırmızı ışıkta veya dur işaretinde geçme; taşıt giremez işaretli yola ya da karşı yönün şeridine girme; ikiden fazla şeritli yolda karşı yönün şeridine girme; arkadan çarpma; geçme yasağı olan yerde geçme; doğrultu değiştirme manevrasını yanlış yapma; şeride tecavüz etme; kavşakta geçiş önceliğine uymama; kaplamanın dar olduğu yerde geçiş önceliğine uymama; manevra genel şartlarına uymama; yerleşim dışı taşıt yolunda zorunluluk olmadan park etme veya duraklama; kurallara uygun park edilmiş araca çarpma. Kavram bir oranı değil bir hâli anlatır.

Aşırı hız asli kusur sayılır mı?

Hayır. Hız sınırını aşmak KTK m.84’teki on iki hâl arasında yer almaz. Bu, aşırı hızın önemsiz olduğu anlamına gelmez; ayrı bir kural ihlalidir, idari yaptırıma bağlıdır ve bilirkişi değerlendirmesinde kusur oranını yükseltir. Ancak hukuken asli kusur kategorisine girmez ve tek başına KTK m.118’deki ehliyet yaptırımını doğurmaz.

Alkollü araç kullanmak asli kusur sayılır mı?

Alkollü araç kullanmak da KTK m.84 listesinde yer almaz. Alkolün asıl etkisi kusur listesinde değil sigorta ilişkisinde ortaya çıkar: Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5 uyarınca yönetmelikte belirlenen seviyenin üzerinde alkollü kullanım kasko teminatı dışındadır, zorunlu trafik sigortasında ise sigortacıya rücu hakkı doğar. Ayrıca alkol, kazanın oluşumuna etkisi ölçüsünde kusur oranını yükseltir.

Yayanın asli kusurlu olması mümkün müdür?

Hayır. Yaya, KTK anlamında asli kusurlu sayılamaz; m.84 ve KTY m.157/a bu kategoriyi açıkça yalnızca araç sürücüleri için kurar. Yaya, motorlu aracın işletilmesinden zarar gören konumundadır ve KTK m.85/1’deki kusursuz sorumluluk rejiminden yararlanır. Yayanın kendi kural ihlali tazminatı ortadan kaldırmaz; işleten m.86/1 uyarınca kazanın yayanın ağır kusurundan doğduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur, aksi hâlde m.86/2 ve TBK m.52 uyarınca hâkim tazminattan indirim yapar.

Yayaların asli kusurlu olduğu haller nelerdir?

Mevzuatta yayalar için bir asli kusur listesi bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yaya, kusur bağlamında yalnızca m.157/a son fıkrasında ve ters yönde geçer: yayanın kural dışı hareketi bir sürücüyü ihlale mecbur bırakmışsa, o sürücü asli kusurlu sayılamaz. Yayaların uyacağı kurallar KTK m.68’de düzenlenmiştir ve ihlalleri idari para cezasına bağlıdır; ancak bu ihlaller yayayı asli kusurlu hâline getirmez.

Trafik kazasında asli kusurlu olan tarafın tazminat hakkı nedir?

Kapanan tek kalem, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından kendi kusur payına denk gelen kısmı istemektir (KTK m.92/g). Karşı tarafın kusur payı oranındaki talep devam eder. Ayrıca teminat dışı olmak hakkın yokluğu demek değildir: manevi tazminat (m.92/f), araç mahrumiyeti (m.92/k) ve kendi kusur payına düşen kalem, kusurlu sürücüden, işletenden ve araç malikinden genel hükümlere göre istenmeye devam eder.

Yüzde 100 kusurlu olan kişi tazminat alabilir mi?

Kusuru %100 olarak belirlenen sürücü, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından kendi zararını isteyemez (KTK m.92/g). Ancak kapanan şey dava hakkı değil tek bir kalemdir. Kasko poliçesi kusura bakmaz, tedavi giderleri KTK m.98 uyarınca SGK tarafından karşılanır, varsa ferdi kaza poliçesi ödeme yapar; ayrıca yolun bakım ve işaretlemesindeki kusur idareye karşı, aracın ayıbı üretici veya servise karşı ileri sürülebilir ve üçüncü bir kişinin kusuru varsa KTK m.88/1 uyarınca sorumluluk paylaşılır. Ayrıntı için yüzde yüz kusurlu olan kişi tazminat davası açabilir mi yazımıza bakabilirsiniz.

Asli kusurlu kişi değer kaybı alabilir mi?

Alabilir, ancak kendi kusur payına denk gelen kısım düşülerek. KTK m.92/(g) uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışıdır; %60 kusurlu sürücü, hesaplanan değer kaybının %40’ını isteyebilir. Ayrıca KTK m.89/2 uyarınca araca gelen zararda ispat yükü zarar görendedir. Trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçlar için ise KTK m.92/(l) uyarınca kusurdan bağımsız olarak değer kaybı talebi teminat dışıdır.

Asli kusurlu kişi mahrumiyet tazminatı alabilir mi?

Araç mahrumiyet bedeli KTK m.92/(k) uyarınca zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır ve bu bent kusura hiç bakmaz. Yani mahrumiyet bedeli, talep edenin kusuru olmasa bile trafik sigortasından istenemez. Talep, kusurlu sürücüye, işletene ve araç malikine genel hükümlere göre yöneltilir; asli kusurlu tarafın talebi karşı tarafın kusur payıyla sınırlı olarak devam eder. Kaskoda da mahrumiyet ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınmışsa karşılanır (Kasko Genel Şartları A.4.8).

Asli kusurlu cezası nedir?

Ceza hukukunda asli kusur diye bir kategori yoktur; TCK m.22/4 uyarınca taksirli suçta ceza failin kusuruna göre belirlenir ve m.22/5 uyarınca her failin cezası ayrı ayrı hesaplanır. Salt maddi hasarlı kazada suç oluşmaz. Yaralanma varsa TCK m.89/1 uyarınca 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası, birden fazla kişi yaralanmışsa m.89/4 uyarınca 9 aydan 5 yıla kadar hapis söz konusudur. Ölüm hâlinde TCK m.85/1 uyarınca 2 yıldan 6 yıla, birden fazla ölümde m.85/2 uyarınca 2 yıldan 15 yıla kadar hapis öngörülür.

Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülere ne olur?

KTK m.118 son fıkrası uyarınca, ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri 1 yıl süreyle geri alınır. Bu yaptırım yalnızca ölümlü kazalara özgüdür; yaralanmalı ya da maddi hasarlı kazada uygulanmaz. Ayrıca taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde TCK m.53/6 uyarınca ceza mahkemesi 3 aydan 3 yıla kadar sürücü belgesinin geri alınmasına hükmedebilir; bu iki kanal birbirinin yerine geçmez, aynı olayda birlikte işleyebilir.

Asli kusurlu kazada sigorta karşılar mı?

Karşı tarafın zorunlu trafik sigortası, asli kusurlu sürücünün kendi kusur payına denk gelen kısmı karşılamaz (KTK m.92/g). Buna karşılık kendi kasko poliçesi kusura bakmaz: Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın teminat dışı hâlleri arasında “kusur” diye bir başlık yoktur, teminat gerçekleşen rizikoya bağlıdır. Tedavi giderleri ise KTK m.98 uyarınca kusurdan bağımsız olarak SGK tarafından karşılanır.

Asli kusurlu sayılmamak mümkün müdür?

Mümkündür. KTY m.157/a son fıkrası, başka bir sürücünün veya yayanın kural dışı hareketi ya da taşıtın teknik arızası yüzünden tehlikeye düşen ve kazayı önlemek için temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalan sürücünün, bütün tedbirleri almasına rağmen kazaya sebep olmuşsa asli kusurlu sayılamayacağını düzenler. Bu istisnanın uygulanabilmesi için kural dışı hareket veya teknik arıza, mecburiyet ve tüm tedbirlerin alınmış olması birlikte ispatlanmalıdır.

Tutanakta kusur oranı yazmıyorsa ne yapılmalı?

Bu bir eksiklik değildir. KTY m.156/a-3 birebir şöyledir: tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler. Oran, anlaşmalı tutanak sisteminde sigorta şirketlerince (%0, %50, %100 ölçeğiyle), yargılamada ise bilirkişi tarafından belirlenir. Tutanaktaki plaka, isim, tarih ve yer gibi maddi hatalar süreye bağlı olmaksızın düzeltilebilir.

Kusur oranına itiraz süresi kaç gündür?

Kolluğun düzenlediği tutanaktaki tespite karşı kanunda ayrı bir itiraz süresi öngörülmemiştir; itiraz soruşturma ve yargılama boyunca yapılabilir. Anlaşmalı tutanakta sigortacının kusur değerlendirmesine itiraz süresi, değerlendirmenin bildiriminden itibaren 5 iş günü ve bir defaya mahsustur. İtirazın süresi içinde olmak kaydıyla ilgili olmayan bir mercie yapılması hâlinde bu süre kesilir. Bilirkişi raporuna itiraz süresi ise HMK m.281/1 uyarınca raporun tebliğinden itibaren iki haftadır.

Asli kusurlu sürücünün yolcusu tazminat alabilir mi?

Alabilir. Sürücünün kendi aracındaki yolcusu hukuken üçüncü kişidir ve sürücünün kusuru yolcunun hakkını düşürmez; yolcu, sürücünün kendi zorunlu trafik sigortasından tazminat talep edebilir. KTK m.88/1 uyarınca birden fazla sorumlu varsa bunlar müteselsilen sorumludur; paylaşım m.88/2 uyarınca iç ilişkide yapılır. İki istisna vardır: KTK m.87/1 hatır taşıması (hâkim indirim yapabilir) ve m.92/(b) kapsamındaki yakınların yalnızca mallarına gelen zararlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir