Hukuk

Pert Kaydı Olan Aracın Sonraki Kazalarında Değer Kaybı Tazminatı Alması Mümkün Mü?

Pert Kaydı Olan Aracın Sonraki Kazalarında Değer Kaybı Tazminatı Alması Mümkün Mü

Pert kaydı olan araç değer kaybı talebinin sonraki kazalarda karşılanıp karşılanmayacağı, aracın ikinci el fiyatına değil tescil belgesinde yazan işleme bakılarak belirlenir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (l) bendi, “hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı taleplerini” zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakır. Buradaki ölçüt, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında “pert” ya da “ağır hasar” ibaresinin görünmesi değil, aracın tescil kaydına çekme veya hurda işleminin işlenmiş olmasıdır.

Makale İçeriği

Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür: geçmişte yüksek tutarlı bir hasar almış, ancak trafikten çekme veya hurdaya ayırma işlemi görmemiş bir araç bu bendin kapsamına girmez. Ayrıca teminat dışı olmak, tazminat hakkının hiç doğmadığı anlamına gelmez; sadece muhatabı değiştirir. Aşağıda pert ve ağır hasar kavramlarının mevzuattaki karşılıkları, iki statünün tescil kaydında doğurduğu farklı sonuçlar ve sonraki kazalarda hangi talebin kime yöneltileceği tek tek ele alınmaktadır.

Özet

Pert veya ağır hasar geçmişi olan bir araçta değer kaybı hakkının akıbeti, kaydın adına değil tescil belgesindeki şerhe ve talebin yöneltildiği kişiye bağlıdır.

  • KTK m.92/l uyarınca trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır.
  • Bu şerhi taşımayan, yalnızca yüksek tutarlı hasar kaydı bulunan araç bent kapsamına girmez; değer kaybı istenebilir.
  • Teminat dışılık talebi ortadan kaldırmaz, muhatabı değiştirir: kusurlu sürücü ve işletene karşı KTK m.85 ile TBK m.49 uyarınca genel hükümlere göre talep açık kalır.
  • Tam hasar (pert) ile ağır hasar farklı kurumlardır: ilkinde hurda tescil belgesi, ikincisinde “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi aranır. Hurdaya çıkarılan araç yeniden tescil edilemez, trafikten çekilen araç şartları sağlarsa edilebilir.
  • Değer kaybını katsayıyla hesaplatan Ek-1, 1 Temmuz 2026’da yürürlükten kalktı; ancak Genel Şartlardaki değişiklikler yürürlükten sonra akdedilen poliçelere uygulanır (C.11). 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçelerde ölçüt, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri farkıdır.
  • Ağır hasar eşiği %60‘tır: KDV dahil onarım masrafı aracın kaza tarihindeki değerinin %60’ını aşarsa araç ağır hasarlı sayılır (SEDDK 2025/12 m.5/1). Pert (tam hasar) için %70 gibi bir oran yoktur.
  • Kaşeli tescil belgesi şartı 2026’da gelmedi; 2015 metninden beri vardır. Ağır hasar ödemesi için çekme kaşesi işletildiğinde araç, sonraki kazalarda KTK m.92/l kapsamına girer.

Pert Kaydı Nedir?

Pert kaydı, kaza sonucu ağır biçimde hasar gören bir aracın sigorta ve tescil kayıtlarına yansıyan sonucunun günlük dildeki adıdır. Terim mevzuatta geçmez; Karayolları Trafik Kanunu’nda “pert” kelimesi hiç kullanılmaz. Kanunun ve genel şartların kullandığı karşılıklar tam hasar ile ağır hasardır. Bu yüzden “aracımda pert kaydı var” cümlesi tek başına hukuki bir sonuç doğurmaz; belirleyici olan, aracın tescil belgesine hangi şerhin düşüldüğüdür.

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın 3.3.2.2 maddesi tam hasarı iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlar: onarım masraflarının aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi. Yani yalnızca masrafın yüksek olması yetmez, aracın teknik olarak onarılamaz duruma gelmiş olması da aranır.

Pert kaydı süreci uygulamada şu adımlarla ilerler:

  • Kazada aracın gördüğü hasar, aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ile karşılaştırılır.
  • Onarım maliyeti rayiç bedeli aşıyor ve eksper raporu aracın onarım kabul etmediğini tespit ediyorsa tam hasar, onarım mümkün görülüyor ancak hasar eşik düzeyindeyse ağır hasar sonucuna varılır.
  • Sonuç, aracın tescil kaydına işlenir: tam hasarda hurdaya çıkarma, ağır hasarda trafikten çekme işlemi gündeme gelir.
  • Bu belgeler sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödemesi yapılmaz.

Kaydın hangi poliçeden doğduğu da tek biçimli değildir. Aracın kendi kasko poliçesinden ödeme yapılabileceği gibi, kusurlu tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasından da tam hasar ödemesi yapılabilir. “Pert her zaman kaskodan çıkar” yaklaşımı bu nedenle eksiktir.

Kaydın ikinci el piyasasındaki etkisi ise ayrı bir başlıktır. Pert geçmişi olan araçlar alım satımda düşük bedelle işlem görür ve “pert kaydı olan araç değer kaybı” sorusu tam bu noktada, aracın sonraki kazalarında yeniden gündeme gelir. Kayıtların nereden sorgulanacağı konusunda araç hasar kaydı sorgulama kanallarını anlattığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Pert Araç Nedir?

Pert araç, mevzuattaki karşılığıyla tam hasara uğramış araçtır: onarım masrafı kaza tarihindeki değerini aşan ve eksper raporuyla onarım kabul etmez olduğu tespit edilen araç. İkinci el piyasasında “tam hasarlı”, “hurda” ya da “kullanılamaz durumda” gibi ifadelerle anılır. Pert kaydı olan araç değer kaybı tartışması da bu statünün tescil kaydında bıraktığı izden doğar.

Tam hasar kararı verildiğinde sigortacı onarım masrafını üstlenmez; aracın rayiç değerini öder. Ancak ödeme kendiliğinden yapılmaz. Kasko Genel Şartları 3.3.2.2 açıkça şu şartı koyar: aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Yani tazminatın önü, tescil kaydının kapatılmasıyla açılır.

Pert araçların başlıca özellikleri şunlardır:

  • Onarım masrafının aracın riziko tarihindeki değerini aşması,
  • Eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hale geldiğinin tespit edilmesi,
  • Tazminatın ödenebilmesi için hurda tescil belgesinin sigortacıya sunulması,
  • Araç sicilinde işleme engel kayıt bulunması nedeniyle belge alınamıyorsa, tazminatın mahkemece tespit edilen ödeme yerine tevdi yoluyla da ödenebilmesi.

Burada sık karıştırılan bir nokta vardır. Uygulamada “pert” denilen her araç hurdaya ayrılmaz. Onarımın mümkün olduğu eksper raporuyla tespit edilen araçlar ağır hasarlı sayılır ve bu araçlarda hurda belgesi değil, “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi aranır. Hurdaya çıkarılan araç bir daha tescil edilemezken, trafikten çekilen araç şartları sağlandığında yeniden trafiğe çıkabilir. İki statünün doğurduğu sonuçlar aşağıdaki tabloda karşılaştırılmıştır.

ÖlçütTam hasar (pert)Ağır hasar
Teknik ölçütOnarım masrafı değeri aşar ve araç onarım kabul etmezOnarım mümkündür; masraf değeri aşsa da aşmasa da olabilir
Tescil işlemiHurdaya çıkarmaTrafikten çekme
Tescil belgesine düşen şerh“Hurdaya çıkarılmıştır”“Trafikten çekilerek tescil kaydı kapatılmıştır”
Tazminat için aranan belgeHurda tescil belgesi“Trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi
Yeniden tescilMümkün değilŞartları sağlarsa mümkün
Karayolunda kullanımYasak; idari para cezası ve el koyma sonucu doğarYeniden trafiğe çıkarıldıktan sonra serbest

Tablo, pert kaydı olan araç değer kaybı tartışmasının neden tek kelimeyle kapatılamayacağını da gösteriyor. Aracın hangi statüde olduğu belirlenmeden hak durumu da belirlenemez.

Ağır Hasar Kaydı Nedir?

Ağır hasar kaydı, bir aracın ciddi bir kaza sonrasında ağır hasarlı sayıldığının sigorta ve tescil kayıtlarına yansımasıdır. Kavramın kaynağı kanun değil ikincil düzenlemedir: Karayolları Trafik Kanunu’nda “ağır hasar” ifadesi geçmez, terim sigorta genel şartlarında ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu düzenlemelerinde tanımlanır. Kayıt, aracın geçmişini alıcılar ve sigorta şirketleri bakımından görünür kılar. Ağır hasar, aracın onarılabildiği ancak piyasa değerinde belirgin düşüş yaşadığı halleri anlatır.

Bir aracın ağır hasarlı sayılıp sayılmadığı değerlendirilirken şu unsurlar dikkate alınır:

  • Onarım maliyetinin rayiç bedele oranı: Kurumun 2025/12 sayılı Genelgesinin 5. maddesinin birinci fıkrasına göre KDV dahil onarım masrafları aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerinin %60’ını aşarsa araç ağır hasara uğramış sayılır.
  • Hasar gören parçanın niteliği: %60 aşılmasa dahi, Genelgenin Ek-1’inde sayılan on bir parçadan (şasi kolları, marşpiyel, tavan sacı, orta direk, hava yastıkları, elektrikli araç bataryası gibi) en az biri zarar görmüşse eksper ağır hasar tespiti yapabilir (m.5/3). Hüküm “yapılabilir” der; sonuç kendiliğinden doğmaz.
  • Eksper tespiti: Ağır hasar kararı serbest bir yorum değildir; sigorta eksperinin düzenlediği rapora dayanır.
  • Onarılabilirlik: Aracın onarımının mümkün olduğunun rapora bağlanması, statüyü tam hasardan ayıran temel unsurdur.

Ağır hasar kaydının en çok gözden kaçan sonucu, tazminat ödemesinin belgeye bağlanmasıdır. Bu şart 1 Temmuz 2026’nın yeniliği değildir: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.3 maddesi 2015 metninden beri, onarım masrafları aracın değerini aşsın veya aşmasın, onarımının mümkün olduğu eksper raporuyla tespit edilen ağır hasarlı araçta “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmeyeceğini, tam hasarda ise hurda tescil belgesinin aranacağını söyler. 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklik (RG 12.06.2026, 33278, Madde 3) şartı kaldırmamış; ağır hasar tespitini “Kurumca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde” yapılan eksper raporuna bağlamıştır. Belge şartı SEDDK’nın 2025/12 sayılı Genelgesinde (tam hasarda m.4/3, ağır hasarda m.5/4-5) ve Kasko Genel Şartları 3.3.2.2’de de yer alır.

Bu hüküm sonraki kazalar bakımından zincirin ilk halkasıdır. Ağır hasar tazminatını alabilmek için tescil belgesine çekme şerhi düşülen bir araç, bundan sonraki kazalarında Karayolları Trafik Kanunu m.92/l kapsamına girer. Tespit sürecinin ayrıntıları için tam hasara ya da ağır hasara uğramış araçların tespitine ilişkin yazımıza bakabilirsiniz.

Ağır Hasarlı Araç Nedir?

Ağır hasarlı araç, ciddi bir kaza sonucunda yapısal bütünlüğü etkilenen ancak onarımı teknik olarak mümkün görülen araçtır. Ağır hasar ile tam hasarı ayıran çizgi maliyetin büyüklüğü değil, onarılabilirliktir. Kasko Genel Şartları 3.3.2.2’nin lafzı bu ayrımı açıkça kurar: onarım masrafları aracın riziko tarihindeki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğu eksper raporu doğrultusunda tespit edilmişse, tazminat için “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi aranır.

Ağır hasar kaydı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesinde tutulur ve ikinci el alımlarda sorgulanabilir. Kaydın varlığı aracın hem güvenlik geçmişini hem piyasa değerini etkiler. Ancak kaydın görünmesi ile aracın tescil belgesine şerh düşülmüş olması ayrı şeylerdir; hak değerlendirmesinde ikincisi belirleyicidir.

Ağır hasarlı araçları değerlendirirken şu noktalar öne çıkar:

  • Hasarın büyüklüğü: Onarım bedelinin rayiç bedele oranı, ağır hasar eşiğinin aşılıp aşılmadığını belirler.
  • Kritik parça hasarı: 2025/12 sayılı Genelgenin Ek-1 listesinde sayılan parçalarda (ön ve arka şasi kolları, taban ile birlikte marşpiyel, tavan sacı ve traversleri, orta direk, ön göğüs sacı, hava yastıkları ve emniyet sistemleri, ana elektrik tesisatı, elektrikli araçlarda batarya ve ana enerji hattı, kamyon ve çekicilerde sürücü kabini) oluşan hasar, %60 eşiğinden bağımsız olarak değerlendirmeye alınabilir.
  • Kullanım güvenliği: Onarım sonrası aracın eski güvenlik düzeyine dönüp dönmediği, ikinci el değerini doğrudan etkiler.
  • Sigortalanabilirlik: Ağır hasar kaydı bulunan araçlarda kasko teklifi almak zorlaşabilir; poliçe şartları farklılaşabilir.

Ağır hasar kaydı olan bir araçta değer kaybı tazminatı isteyip isteyemeyeceğiniz, hasarın büyüklüğünden çok tescil belgenizin durumuna bağlıdır. Bu değerlendirme aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmaktadır.

Ağır Hasar İle Pert Aynı Şey Midir?

Hayır, aynı şey değildir. Günlük dilde ikisi de “pert” diye anılsa da hukuki sonuçları birbirinden ayrılır. Ağır hasar aracın büyük ölçüde zarar gördüğü ancak onarılabildiği hâli, tam hasar ise onarımın kabul edilmediği ve aracın hurdaya ayrıldığı hâli anlatır. Bu ayrım yalnızca terminolojik değildir: tescil kaydında farklı işlem yapılır, farklı belge aranır ve aracın geleceği farklı belirlenir.

Karışıklığın kaynağı, uygulamada iki durumun da “araç perte çıktı” cümlesiyle anlatılmasıdır. Oysa hurdaya çıkarılan araç bir daha tescil edilemez; trafikten çekilen araç ise muayenesini yaptırıp zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırdıktan sonra yeniden trafiğe çıkabilir. Aynı kelimeyle anılan iki durumun sonuçları taban tabana zıttır.

Ağır Hasar ve Pert Arasındaki Farklar

  • Onarım Durumu: Ağır hasarlı araçlar onarılabilir durumdadır ve gerekli işlemler tamamlandığında yeniden kullanıma sokulabilir. Tam hasarda ise eksper raporu aracın onarım kabul etmediğini tespit etmiştir.
  • Sigorta Süreçleri: Ağır hasarda tazminat için “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi, tam hasarda ise hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilir. Belge sunulmadan ödeme yapılmaz.
  • Trafiğe Dönüş: Ağır hasarlı araç trafikten çekilmiş olsa dahi yeniden trafiğe çıkarılabilir. Hurdaya çıkarılan araç yeniden tescil edilemez ve karayolunda sürülmesi yasaktır.
  • Sonraki kazalardaki hak durumu: Her iki statü de tescil kaydına işlendiğinde, sonraki kazalarda zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenmesinin önünde KTK m.92/l engeli doğar.

İlgili yazılarımız

Ağır Hasar ile Pert Arasındaki Fark Nedir?

İki kavram arasındaki fark, aracın onarılabilir sayılıp sayılmadığında düğümlenir. Bu ayrım sigorta ödemesinin nasıl yapılacağını, aracın tescil kaydının ne olacağını ve gelecekteki tazminat taleplerinin hangi mercie yöneltileceğini belirler. Aşağıda her iki kavram mevzuattaki karşılıklarıyla açıklanmaktadır.

Ağır Hasar Nedir?
Ağır hasar, aracın ciddi bir kazada büyük zarar görmesine rağmen onarımının mümkün olduğu hâldir. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun 2025/12 sayılı Genelgesi, KDV dahil onarım masrafının aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerinin %60’ını aşmasını ağır hasar ölçütü olarak belirlemiş (m.5/1); ayrıca bu oran aşılmasa bile Genelgenin Ek-1’inde sayılan parçalardan birinde hasar bulunması hâlinde eksperin ağır hasar tespiti yapabilmesine imkân tanımıştır (m.5/3). Genelge 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe girmiştir (m.10). Tespit levhaya kayıtlı sigorta eksperince yapılır (m.5/2), karar eksper raporuna dayanır ve tazminat ödemesi tescil belgesine düşülecek çekme şerhine bağlanır.

Tam Hasar (Pert) Nedir?
Tam hasarda onarım masrafı aracın riziko tarihindeki değerini aşmış ve eksper raporu aracın onarım kabul etmez hâle geldiğini tespit etmiştir. Bu iki şart birlikte aranır; tek başına yüksek masraf tam hasar sonucunu doğurmaz. İnternette yaygın olarak tekrarlanan “onarım bedeli aracın değerinin yüzde yetmişini aşarsa araç perte çıkar” ifadesinin mevzuatta karşılığı yoktur. Kasko Genel Şartları’nda böyle bir oran bulunmaz; oransal eşik ağır hasar için öngörülmüştür ve tam hasar ölçütüyle karıştırılmaktadır.

Tescil Kaydı ve Belgeler Açısından Karşılaştırma

  • Tescil işleminin kendisi: Ağır hasarda araç trafikten çekilir, tescil kaydı yeniden trafiğe çıkarılıncaya kadar kapatılır ve plaka geri alınarak iptal edilir. Tam hasarda araç hurdaya çıkarılır, plaka iptal edilir ve kayıt kapanır.
  • Beyan ve taahhüt: Trafikten çekme işleminde araç sahibinden, aracın trafiğe çıkarılmayacağına ve bildirilen adreste bulundurulacağına dair beyan ve taahhütname alınır.
  • Ek belge: Hurdaya çıkarma işlemlerinde M1 ve N1 kategorisindeki araçlar ile motosiklet ve motorlu bisiklet dışındaki üç tekerlekli araçlar bakımından araç kayıttan düşme ve bertaraf formunun ibrazı zorunludur.
  • Hata hâli: Hatalı olarak hurdaya ayrılan araçların tescil kaydı, başvuru üzerine hurdaya ayrıldığı tarih itibarıyla yeniden açılır (Tescil Yönetmeliği m.44/9). İstisna: araç kayıttan düşme ve bertaraf formu düzenlenerek ilgili birimlere teslim edilmişse kayıt açılmaz.
  • Piyasa etkisi: Ağır hasar kaydı aracın değerini düşürse de ikinci el piyasasında alıcı bulabilir. Hurdaya çıkarılan araç tescil edilemeyeceği için yalnızca parça değeri taşır.

Bu farkların doğru anlaşılması, tazminat talebinin hangi hukuki temele dayandırılacağını belirler. Yanlış statüden yürütülen bir talep, hem başvurunun reddine hem de süre kaybına yol açar.

Aracın Perte Çıkması İçin Hasar Oranı Kaç Olmalıdır?

Tam hasar için %70 gibi sabit bir yüzde belirlenmemiştir. Kasko Genel Şartları 3.3.2.2 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.3, tam hasarı iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlar: onarım masraflarının aracın riziko tarihindeki değerini aşması ve eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiğinin tespit edilmesi. SEDDK’nın 2025/12 sayılı Genelgesi de aynı iki şartı arar (m.4/1). Yani masraf aracın değerinin tamamını aşmadıkça tam hasar doğmaz; aşsa bile araç onarılabiliyorsa sonuç tam hasar değil ağır hasardır.

Oransal eşik ağır hasar bakımından öngörülmüştür. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun 2025/12 sayılı Genelgesiyle, KDV dahil onarım masrafının aracın kaza tarihindeki değerinin %60’ını aşması ağır hasar ölçütü hâline getirilmiş (m.5/1); ayrıca Genelgenin Ek-1’inde sayılan parçalardan en az birinde hasar bulunması hâlinde eşik aşılmasa dahi ağır hasar tespiti yapılabilmesinin önü açılmıştır (m.5/3). Bu düzenleme 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe girmiş ve önceki 2020/3 sayılı Genelgeyi yürürlükten kaldırmıştır (m.9, m.10).

Buradan üç sonuç çıkar:

  • İnternette dolaşan “%70” gibi sabit yüzde oranları tam hasar ölçütü olarak kullanılamaz; hasar eşiği olarak mevzuatta yer alan tek oran olan %60, ağır hasar değerlendirmesine aittir.
  • Eşiğin aşılması tek başına sonucu belirlemez; kritik parça hasarı bulunan araçlarda eşik altında da ağır hasar tespiti gündeme gelebilir.
  • Tam hasar ile ağır hasar arasındaki sınırı çizen unsur oran değil, onarımın mümkün olup olmadığına ilişkin eksper tespitidir.

Eksper raporunun sonucuna katılmıyorsanız rapora itiraz yolu açıktır. Bugün itirazın dayanağı Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği’nin (RG 12.02.2026) 8. maddesidir: eksper tespitlerine, raporun Merkez nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden itibaren üç iş günü içinde itiraz edilebilir; itiraz üzerine atanan eksperin raporuna da üç iş günü içinde hakem eksper talep edilebilir ve hakem eksper raporu nihai rapor sayılır. Önceki düzenlemenin seyri için ekspertiz işlemlerine ilişkin genelge değişikliğini incelediğimiz yazımıza, güncel itiraz adımları için eksper raporuna itiraz rehberimize göz atabilirsiniz.

Ağır Hasar Eşiği Yüzde Kaç? %60 Kuralı ve Kritik Parçalar

Ağır hasar için eşik %60‘tır. SEDDK’nın 2025/12 sayılı Genelgesinin 5. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Onarım masraflarının (KDV dahil) zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerinin %60’ını aştığının tespiti halinde araç ağır hasara uğramış sayılır.” Tespit levhaya kayıtlı sigorta eksperlerince yapılır (m.5/2). Örneğin kaza tarihindeki değeri 500.000 TL olan bir araçta KDV dahil onarım masrafı 300.000 TL’yi aşarsa eşik geçilmiş olur.

Eşik aşılmasa da tespit yapılabilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre Genelgenin Ek-1’inde sayılan parçalardan en az biri zarar görmüşse sigorta eksperi aracın ağır hasara uğrayıp uğramadığına ilişkin tespit yapabilir; hüküm sonucu otomatik bağlamaz. Ek-1 listesindeki on bir kalem şunlardır:

  1. Sağ/sol ön şasi kolu
  2. Sağ/sol arka şasi kolu
  3. Taban ile birlikte sağ/sol marşpiyel
  4. Tavan sacı
  5. Sağ/sol orta direk
  6. Ön göğüs sacı
  7. Tavan sacı ön/arka travers
  8. Elektrikli araç bataryası ve elektrikli araçlarda ana enerji hattı
  9. Hava yastıkları ve sürücü/yolcu emniyet sistemleri
  10. Ana elektrik tesisat ve elektronik sistem parçaları
  11. Kamyon ve çekici türündeki araçların sürücü kabini

Genelge özel amaçlı taşıtlar, Türkiye’de sınırlı sayıda bulunan araçlar ile klasik ve antika araçlarda oranlara bakılmaksızın tespit yapılabileceğini (m.8/2), ÖTV istisnasıyla alınmış araçlarda rayiç değerin istisna dikkate alınmaksızın belirleneceğini (m.8/4) de düzenler. Eşik aşılırsa araç ağır hasarlı sayılır; bu tespit kaşeli tescil belgesi üzerinden sonraki kazalardaki değer kaybı hakkını sigortacıya karşı kapatır. Tespit sürecinin ayrıntısı için tam ve ağır hasar tespitine ilişkin genelge yazımıza bakabilirsiniz.

Pert Kayıtlı Araç Trafiğe Çıkabilir Mi?

Cevap aracın hangi işlemi gördüğüne göre değişir. Trafikten çekilen araç yeniden trafiğe çıkabilir; hurdaya çıkarılan araç çıkamaz. Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik iki işlemi ayrı maddelerde düzenler ve sonuçlarını farklı belirler.

Trafikten çekilen aracın tescil kaydı, yeniden trafiğe çıkarılıncaya kadar kapatılır; tescil belgesi “trafikten çekilerek tescil kaydı kapatılmıştır” şerhiyle sahibine verilir ve plaka iptal edilir. Yeniden trafiğe çıkarma işlemi araç sahibinin başvurusu üzerine herhangi bir noter tarafından yapılır. Bunun için trafikten çekildikten sonra yapılmış geçerli bir muayenenin bulunması ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmış olması aranır. Araca önceki plakası tahsis edilir.

Hurdaya çıkarma ise geri dönüşü olmayan bir işlemdir. Yönetmeliğin ilgili maddesi açık hüküm taşır: hurdaya çıkarılmış olan araçlar yeniden tescil edilemez. Aracın motoru ve diğer parçaları başka araçlarda kullanılabilir ve kullanıldığı aracın kayıtlarına işlenir; ancak aracın kendisi bir daha trafiğe dönemez.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 21. maddesi bu yasağı yaptırıma da bağlamıştır. Hurdaya çıkarılmış araçların karayolunda sürülmesi yasaktır; sürüldüğünün tespiti hâlinde sürücüsüne idari para cezası verilir, araç trafikten men edilir, mülki amir tarafından el konulur ve aracın mülkiyeti kamuya geçer. Yani hurda kayıtlı bir aracı yola çıkarmanın sonucu yalnızca ceza değil, aracın tümüyle kaybedilmesidir.

SoruTrafikten çekmeHurdaya ayırma
Yeniden tescil edilebilir mi?Evet (Tescil Yönetmeliği m.43/2)Hayır (m.44/6); hatalı hurdaya ayırmada kayıt yeniden açılır, bertaraf formu teslim edilmişse açılmaz (m.44/9)
Nereden yapılır?Çekme: noter veya trafik tescil kuruluşu; yeniden trafiğe çıkarma: herhangi bir noterNoter veya trafik tescil kuruluşu; haciz, rehin, tedbir gibi kısıtlayıcı şerh bulunmamalı
Muayene şartıÇekmeden sonra yapılmış geçerli muayeneYeniden tescil söz konusu değil
Sigorta şartıZorunlu mali sorumluluk sigortası aranırYeniden tescil söz konusu değil
PlakaÖnceki plaka tahsis edilirİptal edilir
Karayolunda kullanımYeniden trafiğe çıkarıldıktan sonra serbestYasak; el koyma ve mülkiyetin kamuya geçmesi sonucu doğar

Ağır Hasar Kaydı Olan Aracın Tekrar Hasar Alması Durumunda Değer Kaybı Tazminatı Çıkar Mı?

Bu sorunun cevabı, aracın ağır hasar tazminatı alırken tescil belgesine çekme şerhi düşülüp düşülmediğine bağlıdır. Karayolları Trafik Kanunu m.92/l, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı taleplerini zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakır. Bu bent 2021 yılında 7327 sayılı Kanunla eklenmiştir ve bugün yürürlüktedir.

Ayrımı somutlaştıralım. Değerlendirmede dikkate alınması gereken noktalar şunlardır:

  • Tescil belgesinde çekme şerhi varsa: Araç m.92/l kapsamındadır; sonraki kazada karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez. Talep, kusurlu sürücü ve işletene yöneltilir.
  • Tescil belgesinde böyle bir şerh yoksa: Yalnızca yüksek tutarlı hasar kaydının bulunması aracı m.92/l kapsamına sokmaz. Değer kaybı talebi zorunlu trafik sigortasından da istenebilir.
  • Geçmiş hasar hesabı sıfırlamaz: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a, değer kaybının tespitinde aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumunun dikkate alınacağını söyler. Geçmiş hasar hesabın içinde bir ölçüttür; talebi kaldıran bir sebep değildir.
  • Kusur oranı ayrı bir kalemdir: KTK m.92/g uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışıdır; bu, geçmiş hasar meselesinden bağımsız bir indirim sebebidir.

Bu noktada içtihat kaynağına ilişkin bir hatırlatma gerekir. Değer kaybı uyuşmazlıklarında sıklıkla Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararlarına atıf yapılır. Anılan daire 2021 yılında kapatılmış ve işleri 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir. Kararlar geçerliliğini korur; değişen, temyiz merciidir.

Sonuç olarak ağır hasar kaydı olan aracın sonraki kazasında değer kaybı isteyip isteyemeyeceği somut olaya göre değil, iki belgeye bakılarak belirlenir: tescil belgesi ve eksper raporu. Pert kaydı olan araç değer kaybı tartışmasında da aynı iki belge belirleyicidir; talep hazırlanmadan önce bunların temin edilmesi sürecin en kritik adımıdır.

Pert Kaydı Olan Aracın Tekrar Hasar Alması Durumunda Değer Kaybı Tazminatı Çıkar Mı?

Hurdaya çıkarılma veya trafikten çekilme işlemi görmüş bir araç için karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasından değer kaybı tazminatı istenemez. Bunun dayanağı aracın piyasa değerinin düşük olması değil, doğrudan kanun hükmüdür: KTK m.92/l bu talepleri teminat kapsamı dışında sayar. Sigortacının reddi, takdire dayalı bir karar değil kanunun sonucudur.

Ancak burada yaygın ve maliyetli bir yanılgı vardır: teminat dışı olmak, tazminat hakkının hiç doğmadığı anlamına gelmez. KTK m.92 yalnızca zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamını belirler; zarar görenin genel hükümlerden doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Teminat dışılık talebi yok etmez, muhatabını değiştirir.

Bu durumda talep şu kişilere yöneltilebilir:

MuhatapHukuki dayanakPert kayıtlı araçta durum
Sigortacı (ZMSS)KTK m.91/1Değer kaybı bakımından KTK m.92/l ile kapsam dışı
İşletenKTK m.85/1Talep açık; işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur
SürücüTBK m.49Talep açık; kusura dayalı haksız fiil sorumluluğu

KTK m.85/1 işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibini doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutar. Aynı maddenin son fıkrası, işletenin aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu belirtir. Bu hüküm, “aracı ben kullanmıyordum” savunmasını etkisiz kılar.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir usul noktası daha vardır. KTK m.89/2 uyarınca işletenlerden birine ait bir şeyin zarara uğraması hâlinde zarar gören, zararın karşı işletenin ya da eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişinin kusurundan veya karşı araçtaki bir bozukluktan doğduğunu ispat etmek zorundadır. Değer kaybı dosyalarının büyük çoğunluğu iki aracın karıştığı kazalardan doğduğundan, kaza tespit tutanağı ve varsa görgü tutanakları dosyanın omurgasını oluşturur.

Özetle pert araçta değer kaybı talebi tümüyle kapanmaz: sigortacı bakımından kapanır, kusurlu taraf bakımından açık kalır. Sigortacının gönderdiği ret yazısını hakkın sonu olarak okumamak gerekir.

Araç Perte Çıkarsa Değer Kaybı Alınır Mı? Perte Çıkan Araçta Değer Kaybı

Perte çıkan araç için aynı kazada ayrıca değer kaybı kalemi kural olarak oluşmaz. Değer kaybı, onarılan aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farktır (ZMSS Genel Şartları A.5/a). Tam hasarda araç onarım kabul etmediği için onarım sonrası bir değer yoktur; zarar görene aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ödenir. Araç hasarlı hâliyle sahibinde kalırsa, rayiç değer ile hasarlı hâli arasındaki fark trafik sigortası limitleri içinde ödenebilir ve sigortacı bildirdiği sovtaj bedelini bir ay süreyle garanti etmiş sayılır (B.2.3).

Ağır hasarda durum farklıdır ve çoğu zaman gözden kaçar. Onarımı mümkün ağır hasarlı araçta tazminat, “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden ödenmez (B.2.3). Kaşe işlendiği anda araç, KTK m.92/l’nin “hasar sebebiyle trafikten çekme işlemi görmüş” araçları arasına girer; bent, işlemin hangi kazadan doğduğunu ayırmaz. SEDDK’nın 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 2026/11 sayılı Genelgesi de eksperin tam veya ağır hasar tespit ettiği trafik dosyasında, değer kaybı hesabına yer verilen Ek-1.1 şablonunu değil Ek-1.2 şablonunu kullanmasını öngörür (m.4/4-5); aynı Genelge Ek-1.2’yi “yalnızca araç hasarına ilişkin tespit” için kullanılan şablon olarak tarif eder (m.4/6).

Bu yüzden aynı kazada hem ağır hasar ödemesi hem değer kaybı beklenen dosyalarda itirazın hedefi doğru seçilmelidir: rapora değer kaybı yazılmamışsa sorun bir belge eksikliği değil, ağır hasar tespitinin kendisidir. Bu tespite, raporun eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden itibaren üç iş günü içinde itiraz edilebilir (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1). Ağır hasar tespiti yerinde bulunur ve kaşe işlenirse, değer kaybı sigortacıdan değil KTK m.85/1 ve TBK m.49 uyarınca kusurlu sürücü ile işletenden istenir.

Ağır Hasarlı Araç Değer Kaybı Alabilir Mi?

Ağır hasar kaydının değer kaybı hakkını hangi hâlde kapattığı, ağır hasar eşiğinin nasıl hesaplandığı ve talebin kime yöneltileceği ayrı bir yazıda ele alınıyor: Ağır Hasar Kaydı Bulunan Araç Değer Kaybı Alabilir Mi?

Ağır hasarlı bir araç, tescil belgesine trafikten çekme şerhi düşülmemişse zorunlu trafik sigortasından değer kaybı alabilir. Bu, konuyla ilgili en çok sorulan sorudur ve internette sık rastlanan bir cevap iki kurumu birbirine karıştırır: “Ağır hasar kayıtlı araç değer kaybı alamaz, çünkü zaten hurda değeri üzerinden ödeme alır.”

Ağır hasarda araç onarılabilir sayılır; hurda değeri üzerinden ödeme yapılan hâl tam hasardır. Kasko Genel Şartları 3.3.2.2’nin lafzı ağır hasarı “onarımının mümkün olduğu eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş” araç olarak tarif eder. Onarılan ve yeniden trafiğe çıkan bir aracın ikinci el değerinde kaza sebebiyle oluşan azalma, niteliği gereği değer kaybıdır.

İkinci yaygın hata dayanak konusundadır. Pek çok kaynak teminat dışılığı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek-1’ine dayandırır. Bunun tarihsel bir kökü vardır: 4 Aralık 2021’den önce uygulanan Ek-1’in “Teminat Dışında Kalan Haller” listesinde “Çekme Belgeli ve Hurda Belgeli işlemi görmüş araçlar” ayrı bir bent olarak sayılıyordu. 2021’de kural iki üst düzeye taşındı: 7327 sayılı Kanunla KTK m.92/l eklendi (9/6/2021), Resmî Gazete’nin 4.12.2021 tarihli değişikliğiyle aynı lafız Genel Şartların A.6 maddesine (ö) bendi olarak girdi. Ek-1 ise 1 Temmuz 2026’da tamamen yürürlükten kaldırıldı (RG 12.06.2026, 33278, Madde 6; aynı madde değer kaybıyla ilgisi olmayan Ek-2 destekten yoksun kalma ve Ek-3 sürekli sakatlık eklerini de kaldırdı). Kural ortadan kalkmamıştır; bugün dayanağı KTK m.92/l ve A.6/ö’dür. Mülga bir eke dayanarak yapılan değerlendirme dayanağı yanlış gösterir.

Aşağıdaki tablo, hangi durumda hangi kapının açık olduğunu gösterir.

Aracın durumuZMSS’den değer kaybıKusurlu sürücü ve işletenden
Tescil belgesinde şerh yok, yalnızca hasar kaydı varİstenebilirİstenebilir
Tescil belgesinde “trafikten çekilmiştir” şerhi varKTK m.92/l ile kapsam dışıİstenebilir
Tescil belgesinde “hurdaya çıkarılmıştır” şerhi varKTK m.92/l ile kapsam dışıİstenebilir
Aynı bölgeden ikinci kez hasarİstenebilir; geçmiş hasar hesapta ölçüt olarak dikkate alınırİstenebilir

Talebin reddi hâlinde eksper raporunun gerekçesi mutlaka istenmelidir. Ret yazısında “araçta ağır hasar kaydı bulunduğu” gerekçe olarak gösteriliyor ancak tescil belgesinde çekme veya hurda şerhi yoksa, bu gerekçe kanunun aradığı ölçütü karşılamaz.

Ağır Hasarlı Araç Ne Kadar Değer Kaybeder?

Mevzuat bunun için bir oran vermez; “ağır hasarlı araç yüzde şu kadar değer kaybeder” biçimindeki oranların resmî bir dayanağı yoktur. Burada iki ayrı soru karıştırılır: ağır hasar kaydının aracın piyasa fiyatına etkisi ile yeni bir kazada istenecek değer kaybı tazminatı. Birincisi alıcı ile satıcı arasında piyasada belirlenir. İkincisinde ölçü A.5/a’dır: eksper, aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumunu dikkate alarak kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farkı tespit eder.

Ağır hasar geçmişi, kaza öncesi ikinci el değerini zaten düşürdüğü için hesabın çıkış noktası da daha düşüktür. Bu, yeni kazadaki değer kaybının sıfır olduğu anlamına gelmez; tutarın somut araçta hangi ölçütle ve hangi rakamla bulunduğu eksper raporundan görülür. Tescil belgesinde çekme şerhi yoksa bu tutar karşı tarafın trafik sigortasından istenebilir; şerh varsa aynı tutar kusurlu sürücü ve işletenden istenir.

Hasar Kaydı Olan Araç Değer Kaybı Alabilir Mi?

Geçmişte hasar kaydı bulunan bir araç, yeni bir kazada değer kaybı tazminatı isteyebilir. Hasar kaydının varlığı talebi ortadan kaldırmaz; tazminat tutarının hesabında dikkate alınan ölçütlerden biridir. Bu ayrım, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a hükmüyle açıkça yazılı hâle gelmiştir. Genel Şartlarda yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulandığından (C.11), aşağıdaki ölçüt listesi 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçeler için geçerlidir; daha eski poliçelerde hesap, poliçe tarihinde yürürlükte olan Ek-1’e göre yapılır.

Söz konusu hüküm, değer kaybının Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından; aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark dikkate alınarak tespit edileceğini söyler. Görüldüğü gibi geçmiş hasar durumu ve hasar gördüğü kısımlar ölçüt listesinin içindedir.

Bunun pratik anlamı şudur:

  • Geçmiş hasar, talebi reddettiren bir sebep değil, hesabı etkileyen bir değişkendir.
  • Kaza öncesi ikinci el değeri zaten hasar kaydı sebebiyle düşükse, hesabın çıkış noktası da o düşük değerdir; talep bu yüzden reddedilmez, tutar bu yüzden farklılaşır.
  • Aracın hangi kısmının hasar gördüğü ayrı bir ölçüttür; taşıyıcı bölgedeki bir hasarla kaportada kalan bir hasar aynı sonucu doğurmaz.
  • Ekspertiz raporuna ulaşmak, hangi ölçütün nasıl uygulandığını görmek bakımından belirleyicidir.

Kayıtların hangi kapıdan sorgulanacağı da sıkça karıştırılır. Aracın hasar geçmişi Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarından, tescil durumu ise trafik tescil kaydından görülür. İkisi farklı bilgi verir ve hak değerlendirmesinde ikisine birden bakılması gerekir.

Pert Kaydı Olan Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır?

Pert araç değer kaybı nasıl alınır sorusunun ilk adımı, aracın hangi statüde olduğunun belgeyle tespit edilmesidir. Statü belirlendikten sonra talep doğru muhataba yöneltilir. Süreç aşağıdaki adımlarla ilerler.

  1. Tescil belgesini kontrol edin. Belgede “trafikten çekilmiştir” veya “hurdaya çıkarılmıştır” şerhi var mı? Cevap talebin hangi yoldan yürüyeceğini belirler.
  2. Şerh yoksa sigortacıya yazılı başvuru yapın. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek-6’sında belirlenen belgelerle karşı tarafın sigortacısına başvurulur. 1 Temmuz 2026’dan sonra akdedilen poliçelerde araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir (A.5/a); değer kaybını ayrıca talep etmeniz gerekmez. Karşı aracın sigortacısını bilmiyorsanız Alo 193 üzerinden yapılan başvuru, kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısına iletilir (SEDDK 2026/22 m.5/3-a); ayrıntı için Alo 193 sigorta hasar ihbar hattı yazımıza bakabilirsiniz.
  3. Başvuruyu belgeleyin. KTK m.99 ödeme süresini belgelerin sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine iletildiği tarihten başlatır. Teslim tarihi ispatlanamazsa sürenin dolduğu da gösterilemez.
  4. Eksper sürecini takip edin. Araç hasarına ilişkin eksper atanmışsa, tespiti yapan sigorta eksperi değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir (A.5/a). Tanzim edilen ilk eksper raporunun ücreti sigorta şirketi tarafından ödenir (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.14/2); itiraz ve hakem eksper ücreti, raporlar arasında fark yoksa itirazı talep eden tarafça ödenir (m.14/3).
  5. Şerh varsa talebi kusurlu tarafa yöneltin. KTK m.92/l sigortacıyı kapsam dışında bıraktığından, talep kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre ileri sürülür.
  6. Sonuç alamazsanız uyuşmazlık yoluna geçin. Sigortacıya karşı Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme; yalnız sürücü ve işletene karşı ise asliye hukuk mahkemesi gündeme gelir.

Dosyada bulunması beklenen temel belgeler; kaza tespit tutanağının resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş tutanak, mağdur araca ait ruhsat, varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraflar, banka hesap bilgileri ve ekspertiz yapılmışsa eksper raporudur. Pert veya ağır hasar geçmişi olan araçlarda bunlara tescil belgesinin güncel sureti de eklenmelidir; talebin kaderini belirleyen belge çoğu zaman budur.

Perte Ayrılan Araç İçin Değer Kaybı Davası Açılabilir Mi?

Açılabilir. Zorunlu trafik sigortasının teminat dışı bırakması, dava yolunu kapatmaz; davanın kime karşı açılacağını değiştirir. Perte ayrılmış geçmişi olan bir araç sahibi, sonraki kazada oluşan değer azalması için kusurlu sürücüye ve işletene karşı dava açabilir.

Görevli ve yetkili mahkeme davalıya göre değişir:

  • Yalnız sürücü ve işleten davalıysa: Dava haksız fiile dayanır, görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir ve arabuluculuk dava şartı aranmaz. Kaza her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgiliyse dava ticari dava sayılır (TTK m.4/1); bu hâlde asliye ticaret mahkemesi görevli olur ve para alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A).
  • Sigortacı da davalıysa: Sigortacıya karşı açılan dava ticari dava sayıldığından asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve ticari davalarda arabuluculuk dava şartı uygulanır. Ancak değer kaybı bakımından sigortacıya husumet yöneltilmesi, m.92/l kapsamındaki araçlarda sonuç doğurmaz.
  • Yetki: Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6); davalı birden fazlaysa birinin yerleşim yeri yeterlidir (HMK m.7). Haksız fiil davası ayrıca fiilin işlendiği yerde, zararın meydana geldiği yerde ya da zarar görenin yerleşim yerinde açılabilir (HMK m.16). KTK m.110/2 sigortacının şubesinin, sigorta sözleşmesini yapan acentenin ve kaza yerinin mahkemesini de yetkili sayar; sigortacıya karşı ayrıca sigortacının merkezi ve zarar görenin ikametgâhı mahkemesi Genel Şartların C.7 maddesinde sayılır.
  • Sigorta Tahkim Komisyonu: Yalnız sigortacıya karşı olan uyuşmazlıklarda işler; sürücü ve işletene karşı talep tahkim yoluyla ileri sürülemez.

Dava dilekçesinde zararın hangi kaleme dayandığı ayrı ayrı gösterilmelidir. Değer kaybı, onarım bedeli ve varsa araç mahrumiyet bedeli farklı hukuki temellere dayanır ve tek kalemde toplanmaları hesabı da savunmayı da bulanıklaştırır.

Aynı Bölgeden Hasar Alan Araçta Değer Kaybı Alınır Mı?

Alınabilir. “Araç daha önce aynı bölgeden hasar aldıysa ikinci kez değer kaybı istenemez” biçimindeki mutlak ifade mevzuata dayanmaz. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a, değer kaybının tespitinde hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumunu ölçüt listesinde sayar. Bir unsurun hesapta ölçüt olması, o unsurun talebi ortadan kaldırdığı anlamına gelmez.

Doğru okuma şudur: aynı parçanın ikinci kez hasar görmesi, o parça bakımından ortaya çıkacak değer azalmasını sınırlar; çünkü hesabın çıkış noktası olan kaza öncesi ikinci el satış değeri, önceki hasar sebebiyle zaten düşmüştür. Ancak araç bir bütün olarak değerlendirilir ve yeni kazada başka kısımlar da etkilenmişse bunlar hesaba girer.

Bu başlıkta dikkate alınması gereken noktalar:

  • Önceki hasarın hangi parçada olduğu ve nasıl onarıldığı belgelenmelidir; ekspertiz raporları ve iş emirleri bu noktada işlev görür.
  • Aynı bölge iddiası çoğu zaman genel bir savunmadır. Hasarın parça bazında karşılaştırılması istenmelidir.
  • Onarımda kullanılan parçanın niteliği de sonuca etki eder. 1 Temmuz 2026’dan sonra akdedilen poliçelerde hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse kural orijinal parçayla değiştirmektir; eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçaya geçilmesi için hak sahibinin onayı ya da orijinalle değiştirme imkânının bulunmaması gerekir ve bunu ispat yükü sigortacıdadır (B.2.1). Eski metin bu önceliği kaza tarihine göre model yılından itibaren üç yılı geçmeyen araçlara tanıyordu.
  • Parça değişimi kuralının uygulanması sonucu araçta kıymet artışı meydana gelse dahi, zorunlu trafik sigortası bakımından bu fark tazminat miktarından indirilemez.

Son maddede önemli bir ayrım vardır ve iki sigorta türü ters yönde çalışır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.1, parça değişimi fıkrasının sonunda “Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez” der. Bu yasak 2026’da doğmamıştır: 2015 metni aynı cümleyi model yılından itibaren üç yılı geçmeyen araçlardaki parça değişimi için kuruyordu; 1 Temmuz 2026 değişikliği yaş şartını kaldırıp cümleyi orijinal ve orijinal olmayan parça paragraflarının ikisine de koydu. Yasak genel bir “trafikte kıymet artışı indirilemez” hükmü değil, parça değişimi rejimine bağlıdır. Kasko Genel Şartları 3.3.2.3 ise kısmi hasarlarda onarım sonucunda araçta bariz bir kıymet artışı meydana gelirse bu farkın tazminat miktarından indirilebileceğini, bunun için hangi parçalara ne oranda indirim yapılacağının poliçede yazılı olması gerektiğini belirtir. Yani “parçalar yenilendi, araç değer kazandı” kesintisi kaskoda poliçe şartına bağlı olarak mümkün, trafik sigortasında parça değişimi bakımından mümkün değildir.

Aynı Yerden Kazada Değer Kaybı Ödenir Mi?

Ödenebilir. “Aynı yerden ikinci kazada değer kaybı ödenmez” inancının mevzuatta bir kökü vardı, ama kural farklıydı: 4 Aralık 2021’den önce uygulanan Ek-1, bir araç için talep edilebilecek toplam değer kaybını aracın kaza anındaki rayiç değerinin %25‘iyle sınırlıyor ve daha önce ödenen değer kaybı tazminatlarının bu limitten mahsup edileceğini söylüyordu. Bu bir tavan kuralıydı; “aynı parçadan ikinci ödeme yapılmaz” diye bir yasak değildi. Ek-1 de 1 Temmuz 2026’da tamamen yürürlükten kalkmıştır.

1 Temmuz 2026’dan sonra akdedilen poliçelerde geçmiş hasar durumu ve hasar gören kısımlar A.5/a’da hesabın ölçütleri arasında sayılır. Aynı parçanın tekrar hasar alması hesabı küçültebilir, talebi kaldırmaz. Sigortacının ret yazısında “aynı bölgeden önceki hasar” gerekçesi varsa, önceki hasarın hangi parçada olduğu ve nasıl onarıldığı ekspertiz raporlarıyla karşılaştırılmalıdır. Hasar kaydı bulunan araçta ikinci talebin nasıl kurulacağını hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı yazımızda ayrıca ele aldık.

Değer Kaybı Hesabı ve Yürürlükten Kalkan Katsayı Tabloları

Değer kaybı bugün sabit bir formülle değil ikinci el satış değeri farkı üzerinden hesaplanır. İnternette dolaşan “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” biçimindeki formüller ile A1, A2, A3 gibi kademeli katsayı tabloları, Ek-1’in hiçbir sürümünün lafzıyla birebir örtüşmez. 4 Aralık 2021’den önce uygulanan Ek-1 parça adedi, çarpan ve rayiç değer üzerinden hesap yapıyor, 15.000 kilometrenin üzerindeki araçlarda indirim uyguluyordu; 4.12.2021 tarihli değişiklik Ek-1’i başka bir katsayı formülüyle yeniden yazdı. Ek-1, 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle yürürlükten kaldırılmıştır ve değişiklik 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Aynı madde Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’yi de kaldırmıştır; ancak Ek-2 destekten yoksun kalma, Ek-3 sürekli sakatlık hesabına ilişkindir, değer kaybı eki değildir.

Bugün geçerli olan ölçüt A.5/a’da sayılmıştır. Değer kaybı; aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından tespit edilir. Bir noktaya dikkat: Genel Şartların C.11 maddesi, yürürlükten sonra yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacağını söyler (RG 4.12.2021, Madde 13). Bu nedenle kaza 1 Temmuz 2026’dan sonra olsa bile karşı aracın poliçesi bu tarihten önce yapılmışsa, sigortacının eski Ek-1’e atıf yapması kendi başına hatalı değildir; raporu değerlendirirken önce poliçe tarihine bakılmalıdır.

KonuEski uygulama (1 Temmuz 2026’dan önce akdedilen poliçeler)1 Temmuz 2026’dan sonra akdedilen poliçeler
Hesap yöntemiEk-1’deki katsayı esasları; 4.12.2021’de Ek-1 başka bir formülle yeniden yazıldıKaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri farkı (A.5/a)
Kilometre4.12.2021’den önceki Ek-1’de 15.000 km üzerinde indirim vardı; “165.000 km sınırı” bu formülün sonucuyduKullanılmışlık düzeyi bir ölçüttür, sıfırlayan eşik değildir
Değer kaybı talebiA.5/a değer kaybının “talep edilmesi halinde” tespit edileceğini söylüyorduAraç hasarı için başvuran, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır
RaporEk-1 esaslarına göre ayrıca düzenlenen değer kaybı raporuAraç hasarına eksper atanmışsa aynı rapor değer kaybı tespitini de içerir; ilk raporun ücreti sigorta şirketinde (Atama Yön. m.14/2)
Toplam sınır4.12.2021’den önceki Ek-1’de araç başına rayiç değerin %25’i; önceki değer kaybı ödemeleri mahsup edilirdiEk-1 kalktı; geçmiş hasar durumu ölçüttür
Kıymet artışı indirimiModel yılından itibaren 3 yılı geçmeyen araçlarda parça değişimi bakımından indirilemezdi (B.2.1)Parça değişimi bakımından yaş şartı olmaksızın indirilemez (B.2.1)
Bildirim süresiGenel Şartlarda ayrı bir bildirim süresi yoktuNihai eksper raporunun sigortacıya ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirilir

Bu tablo, eski tarihli bir hesap tablosuyla karşınıza çıkan ret gerekçelerinin neden sorgulanması gerektiğini gösterir. Hesabın hangi ölçütlere göre yapıldığı, eksper raporunda görülebilir.

30.000 TL ‘lik Hasar Kaydından Dolayı Ne Kadar Değer Kaybı Çıkar?

Bu soruya mevzuata dayalı sabit bir tutar ya da yüzde verilemez. Hasar kaydının tutarı, tıpkı pert kaydı olan araç değer kaybı hesabında olduğu gibi, hesabın doğrudan girdisi değildir. A.5/a’daki ölçüt, onarım faturasının büyüklüğü değil aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farktır. Aynı tutarda hasar kaydı, iki farklı araçta çok farklı sonuç doğurabilir.

Sonucu belirleyen değişkenler şunlardır:

  • Aracın markası ve modeli: A.5/a’da açıkça sayılan ölçütlerdendir. Piyasada yaygın modellerle sınırlı üretim modellerde aynı hasarın etkisi farklıdır.
  • Aracın yaşı ve kullanılmışlık düzeyi: Bunlar da ölçüt listesindedir. Kullanılmışlık düzeyi hesabı sıfırlayan bir eşik değil, dikkate alınan bir değişkendir.
  • Hasar gören kısımlar: Taşıyıcı bölgede oluşan bir hasarla dış kaportada kalan bir hasar, ikinci el değerine aynı etkiyi yapmaz.
  • Geçmiş hasar durumu: Kaza öncesi ikinci el değeri, önceki kayıtlar sebebiyle zaten düşükse hesabın çıkış noktası da farklı olur.
  • Onarımda kullanılan parça: Orijinal, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça tercihi, hem onarım hem değerlendirme tarafında sonuç doğurur.

Bu nedenle “30.000 TL hasar kaydı aracın değerini şu kadar düşürür” biçimindeki hazır oranlar yanıltıcıdır. Tutarı gösteren tek belge, ölçütleri somut araca uygulayan eksper raporudur. Rapordaki tespite katılmıyorsanız, rapor sistemine giriş bildiriminden itibaren üç iş günü içinde itiraz edebilirsiniz; itiraz üzerine Eksper Atama ve Takip Sistemi (EKSİST) üzerinden sıralı olarak yeni eksper atanır (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1, m.8/4). Hasar tutarı ile ağır hasar eşiği arasındaki ilişkiyi 50.000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür yazımızda tablo hâlinde anlattık.

Pert Farkı Tazminatı ve Sovtaj Bedeli

Sovtaj bedeli, hasarlı aracın hurda veya parça değeri olarak ifade edilen tutardır. Tam hasar hâlinde araç sigortacıya devredilirse rayiç değerin tamamı ödenir; araç sahibinde kalırsa ödeme sovtaj bedeli düşülerek yapılır. Kasko Genel Şartları 3.3.2.2 bunu şöyle düzenler: hak sahibinin aracın hasarlı hâliyle kendisine terk edilmesine onay vermesi hâlinde, aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hâli arasındaki tutar kendisine tazminat olarak ödenebilir.

Aynı maddede sık atlanan bir güvence hükmü vardır: hak sahibinin onayıyla aracı hasarlı hâliyle sigortalıya terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren bir aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır. Bu, araç sahibine kendi satış imkânını değerlendirebileceği bir süre tanır.

Uygulamada “pert farkı” denilen kalem ise genellikle iki farklı anlamda kullanılır. Birincisi, sigortacının ödediği rayiç bedel ile araç sahibinin aracın gerçek piyasa değeri olduğunu düşündüğü tutar arasındaki farktır. İkincisi, sovtaj bedeli düşülerek yapılan ödeme ile aracın satışından elde edilen tutar arasındaki farktır. Her iki durumda da uyuşmazlığın konusu rayiç değer tespitidir ve çözümü ekspertiz raporunun sorgulanmasından geçer.

Araç sicilinde işleme engel bir kayıt bulunduğu için hurda veya çekme belgesi alınamıyor ve sigortacıya ibraz edilemiyorsa süreç kilitlenmez. Kasko Genel Şartları, tazminat ödemesinin masrafları tazminat tutarından mahsup edilmek üzere mahkemece tespit edilen ödeme yerine tevdi suretiyle de yapılabileceğini, bu durumda hurda veya çekme belgesinin aranmayacağını öngörür.

Pert veya Ağır Hasarlı Araçta Mahrumiyet Bedeli İstenebilir Mi?

Araç mahrumiyet bedeli, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışındadır ve bu, aracın pert kayıtlı olup olmamasından bağımsızdır. KTK m.92/k gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları teminat dışı sayar. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a da maddi zararlar teminatını “doğrudan mallar üzerindeki azalma” ile sınırlar; kullanımdan yoksun kalma bu tanımın dışında kalır.

Sonuç şudur: değer kaybı ile mahrumiyet bedeli farklı kalemlerdir ve farklı muhataplara yöneltilir.

  • Değer kaybı: Tescil belgesinde çekme veya hurda şerhi yoksa sigortacıdan da istenebilir.
  • Mahrumiyet bedeli: Her hâlükârda yalnız kusurlu sürücü ve işletenden istenir.
  • Ticari araçlarda: Karşılık kazanç kaybıdır; gün sayısı ve net kazanç belgelenmelidir.
  • Dilekçede: Kalemler ayrı ayrı gösterilir; tek kalemde toplanması hesabı bulanıklaştırır.

Bu kalemin nasıl talep edileceği ve dilekçede nasıl gösterileceği konusunda araç mahrumiyet tazminatına ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ağır Hasarlı Araca Kasko Yapılır Mı?

Kasko sigortası zorunlu değildir; sigortacı ile araç sahibi arasında serbest iradeyle kurulan bir sözleşmedir. Bu nedenle ağır hasar kaydı bulunan bir araç için kasko teklifi alınması sigortacının risk değerlendirmesine bağlıdır. Teklif verilmemesi ya da farklı şartlarla verilmesi mümkündür; kanunen sigortacıyı sözleşme yapmaya zorlayan bir hüküm bulunmaz.

Zorunlu mali sorumluluk sigortası ise farklıdır. KTK m.91 işletenlere bu sigortayı yaptırma zorunluluğu getirir ve geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir. Trafikten çekilmiş bir aracın yeniden trafiğe çıkarılabilmesi de zaten bu sigortanın yaptırılmış olmasına bağlıdır.

Kasko ile değer kaybı arasındaki ilişki de sıkça karıştırılır. Kasko, sigortalının kendi aracındaki hasarı karşılar; değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır. Hasarı kaskodan onartmış olmak, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasından değer kaybı isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nda değer kaybı teminatı yer almaz; böyle bir koruma ancak poliçeye eklenen ayrı bir sözleşmeyle sağlanabilir. “Değer koruma” adıyla satılan ürünler ise çoğunlukla pert veya çalınma hâlinde satın alma değeri ile hasar günü piyasa değeri arasındaki farkı öder; kısmi hasardan sonraki değer düşüşünü karşılamaz. Bu nedenle poliçenin ek sözleşme ve özel şartları okunmalıdır.

Ağır Hasar Kayıtlı veya Pert Kayıtlı Araç Alınır Mı?

Satın alma kararı hukuki bir yasağa değil, kayıt türüne ve belgelere bakılarak verilir. Hurdaya çıkarılmış bir araç yeniden tescil edilemeyeceği için trafikte kullanılmak üzere satın alınamaz; bu araçlar yalnızca parça değeri taşır. Trafikten çekilmiş araç ise şartları sağlandığında yeniden trafiğe çıkarılabildiği için alım satıma konu olabilir.

Alım öncesinde şu kontroller yapılmalıdır:

  • Tescil belgesindeki şerh: “Hurdaya çıkarılmıştır” ile “trafikten çekilerek tescil kaydı kapatılmıştır” şerhleri bambaşka sonuçlar doğurur; ilki geri dönüşsüzdür.
  • Hasar geçmişi: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarından hasar ve ekspertiz bilgileri sorgulanmalıdır.
  • Muayene durumu: Trafikten çekilmiş araçta, çekme işleminden sonra yapılmış geçerli bir muayene aranır.
  • Sigorta ve noter satışı: Yeniden trafiğe çıkarma için zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunması gerekir. Trafikte olan bir araç noterde satılırken de alıcı adına satış tarihi itibarıyla geçerli zorunlu trafik sigortası bulunması aranır; trafikten çekilmiş araçlarda ise bu şart ve muayene şartı aranmaz (Tescil Yönetmeliği m.18/1). 1 Temmuz 2026’dan sonra akdedilen poliçelerde, eski poliçenin devirden sonra on beş gün yeni işleten için geçerli kaldığı cümle kaldırılmıştır (C.4); daha eski poliçelerde bu süre poliçe sonuna kadar uygulanmaya devam eder (C.11).
  • Sonraki kazalardaki hak durumu: Çekme veya hurda şerhi taşıyan araçta, sonraki kazalarda zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemeyeceği baştan bilinmelidir.

Son madde alım kararının fiyat tarafını da etkiler. Aracın gelecekteki tazminat hakkının daralmış olması, ikinci el bedelinde karşılığını bulması gereken bir unsurdur.

Aracın Ağır Hasarlı Olduğunu Nasıl Anlarız?

Üç kaynağa birlikte bakılır. Birincisi tescil belgesidir: trafikten çekilen araçta belgeye “trafikten çekilerek tescil kaydı kapatılmıştır” şerhi işlenir (Tescil Yönetmeliği m.43/1-ç), hurdaya çıkarılan araçta ise “Hurdaya Çıkarılmıştır” şerhi işlenir ve plaka iptal edilir (m.44/3). İkincisi hasar kaydıdır: sigorta şirketleri ihbar edilen tüm hasarları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi veri tabanına girer (SBGM Yönetmeliği m.15/3). Sigortalılar kendi sözleşmelerine ait özet hasar bilgisine internetten erişebilir (m.24/1); başkalarının erişimi Merkezin belirlediği kanal ve ücretle sağlanır (m.24/4-6). Kanalları araç hasar kaydı sorgulama yazımızda anlattık.

Üçüncüsü bağımsız ekspertizdir: şasi kolu, marşpiyel, direk ve tavan gibi 2025/12 Ek-1 listesindeki bölgelerde kesme, kaynak veya değişim izi ağır hasar geçmişine işaret edebilir. Satıcıdan “ağır hasar veya pert kaydı yoktur” yönünde yazılı beyan almak da önemlidir; TBK m.222/2 uyarınca satıcı, alıcının gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan ancak bunların bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. Araç alındıktan sonra satılan aracın hukuki durumunu satılan aracın değer kaybı yazımızda inceledik.

Aracı Aldıktan Sonra Pert veya Ağır Hasar Kaydı Çıkarsa Ne Yapılır?

Bu durumda muhatap sigortacı değil satıcıdır ve talep ayıp hükümlerine dayanır. Türk Borçlar Kanunu m.219, satıcının bildirdiği niteliklerin bulunmamasından ve ekonomik ayıptan, bunları bilmese bile sorumlu olduğunu düzenler. Aracın pert veya ağır hasar geçmişinin gizlenmesi tipik bir ekonomik ayıptır.

Bu yolda öne çıkan hükümler şunlardır:

  • TBK m.221: Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. “Görüldüğü gibi satılmıştır” kaydı, gizlenen ağır hasar geçmişinde satıcıyı kurtarmaz.
  • TBK m.222: Satıcı, sözleşmenin kurulduğu sırada alıcının bildiği ayıplardan sorumlu değildir; alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumludur. Ekspertiz raporunu görerek alan alıcı sonradan aynı ayıba dayanamaz; satıcının “ağır hasar kaydı yoktur” yazılı beyanı ise üstlenme sayılır.
  • TBK m.223: Alıcı devraldığı malı gözden geçirmek ve ayıbı bildirmekle yükümlüdür; gizli ayıp sonradan ortaya çıkarsa hemen bildirilmelidir.
  • TBK m.227: Alıcının dört seçimlik hakkı vardır: sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım ve ayıpsız benzeriyle değiştirme. Tazminat hakkı saklıdır.
  • TBK m.231: Ayıp sorumluluğu, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıp sonradan ortaya çıksa da süre devirden işler. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa bu süreden yararlanamaz.

Aracı ticari faaliyeti kapsamında satan bir galeriden aldıysanız işlem tüketici işlemi niteliği taşıyabilir; bu hâlde tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi gündeme gelir. Bu yol, sigortacıya karşı yürütülen tahkim sürecinden tamamen ayrıdır ve karıştırılmamalıdır.

Hasar Kaydına İtiraz ve Ağır Hasar Kaydının Silinmesi

Hasar kaydı, aracın geçmişini gösteren bir veri kaydıdır ve talep üzerine silinmez. Kaydı doğuran olgu ihbar ve buna bağlı ekspertiz sürecidir. Dolayısıyla yapılabilecek şey kaydın silinmesini istemek değil, kaydı doğuran tespitin doğruluğunu tartışmaktır.

İtiraz yolu esas olarak eksper raporuna yöneliktir. Bugün eksper atama ve itiraz süreci Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği’yle (RG 12.02.2026) düzenlenmiştir. Eksper tespitlerine, raporun Merkez nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden itibaren üç iş günü içinde sigortacı, sigortalı veya sözleşmeden menfaat sağlayan kişiler itiraz edebilir; itiraz hâlinde EKSİST üzerinden sıralı olarak yeni eksper atanır. Bu raporun bildiriminden itibaren üç iş günü içinde taraflardan biri hakem eksper isteyebilir ve hakem eksperin raporu nihai rapor sayılır (m.8). Nihai rapor sigorta aşamasını kapatır; Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yolu açık kalır. Sürecin ayrıntısı için eksper raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Ayrıca hatalı işlem hâllerinde tescil tarafında da bir düzeltme imkânı vardır. Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik’in 44. maddesinin dokuzuncu fıkrası, hatalı olarak hurdaya ayrılan araçların tescil kaydının, ilgili kurumun veya araç sahibinin başvurusu üzerine hurdaya ayrıldığı tarih itibarıyla yeniden açılacağını öngörür. Hükmün bir istisnası vardır: araç kayıttan düşme ve bertaraf formu düzenlenerek ilgili birimlere teslim edilmişse kayıt yeniden açılmaz. Yani hurda kaydı her hâlde kesin ve dönülemez değildir, ancak bertaraf formu teslim edilmiş araçta geri dönüş kapanır.

Değer Kaybı Talebinde Zamanaşımı Süresi Nedir?

Değer kaybı maddi bir zarardır ve KTK m.109/1’e tabidir: motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir süre öngörüyorsa, o süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Sık karşılaşılan iki hataya dikkat etmek gerekir. Birincisi, sigortacıya yapılan yazılı başvurunun zamanaşımını kestiği yönündeki yaygın kanaattir; başvuru, kesen sebepler arasında sayılmaz. Buna karşılık arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur (6325 sayılı Kanun m.18/A-15). İkincisi, ret yazısından sonra tahkime başvurmak için ayrı ve kısa bir hak düşürücü süre bulunduğu düşüncesidir; sınırı belirleyen yine m.109 zamanaşımıdır.

Zamanaşımının işleyişi bakımından bir kolaylık hükmü de vardır. KTK m.109/3 uyarınca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Süre rejiminin ayrıntısı için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ayrı ve ek bir süre daha vardır. KTK m.111/2, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu iki yılı hak düşürücü süre olarak nitelendirir ve uzamış ceza zamanaşımının bu süreyi uzatmadığını kabul eder (E.2022/15310, K.2024/11520). Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar. Düşük bir teklifi kabul edip imza atmış olmak, bu nedenle yolun kendiliğinden kapandığı anlamına gelmez; ancak iki yıllık süre kaçırılmamalıdır. Konunun ayrıntısı için KTK madde 111 yazımıza bakabilirsiniz.

Talep Reddedilirse Başvuru Yolları ve Süreler

Sigortacıya yapılan başvurunun reddi hâlinde iki yol vardır: Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme. KTK m.97, zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini; sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar görenin dava açabileceğini ya da tahkime başvurabileceğini düzenler. Trafik sigortasında bu süre iş günü değil takvim günüdür. Bir istisnaya dikkat edin: SEDDK’nın 5 Ağustos 2026 tarihli Kurum Sirküleri (2026/02) uyarınca sigortacı, mevzuattaki süre içinde eksper atadığını ve raporun kendisine yüklenemeyecek sebeplerle tamamlanamadığını Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemlerinden belgelerse, sırf cevapsızlık tahkim başvurusu için uyuşmazlık sayılmaz.

Süreler karıştırıldığı için tabloda ayrıştırmakta yarar vardır.

SüreDayanakNeyi belirler
3 iş günüSigorta Eksperleri Atama Yön. m.8/1-2Eksper raporuna itiraz; itiraz eksperinin raporuna karşı hakem eksper talebi
1 iş günüZMSS Gen. Şart. A.5/aNihai eksper raporu ulaştıktan sonra değer kaybı tutarının hak sahibine bildirilmesi (1 Temmuz 2026’dan sonra akdedilen poliçeler)
8 iş günüKTK m.99Belgelerin sigortacıya ulaşmasından sonra ödeme; sonunda temerrüt doğar
15 günKTK m.97Sigortacının başvuruyu yazılı cevaplama süresi; dolması tahkim veya dava kapısını açar (Kurum Sirküleri 2026/02 istisnası saklı)
2 yıl / 10 yılKTK m.109Zamanaşımı; suç oluşturan fiilde uzamış ceza zamanaşımı
2 yılKTK m.111/2Yetersiz veya fahiş anlaşmanın iptali; hak düşürücü süre

Mercii seçiminde iki nokta hak kaybına yol açabilir. Birincisi, mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş bir uyuşmazlık için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulamamasıdır (5684 sayılı Kanun m.30/14). İkincisi, talebin yalnız sürücü ve işletene yöneltileceği hâllerde tahkim yolunun zaten kapalı olmasıdır; bu durumda doğrudan mahkemeye gidilir.

Pert veya ağır hasar geçmişi olan araçlarda dosyanın en kritik parçası tescil belgesidir. Talep hazırlanmadan önce belgedeki şerhin tespit edilmesi, hem doğru muhatabın seçilmesini hem de zaman kaybının önlenmesini sağlar. Dosyanızın hangi yola girdiğinden emin değilseniz araç değer kaybı süreçlerini yürüttüğümüz sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Pert kaydı olan araç değer kaybı alabilir mi?

Tescil belgesinde “trafikten çekilmiştir” veya “hurdaya çıkarılmıştır” şerhi varsa karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez; dayanak KTK m.92/l’dir. Ancak talep kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre ileri sürülebilir.

Ağır hasarlı araç değer kaybı alabilir mi?

Tescil belgesine çekme şerhi düşülmemişse alabilir. Yalnızca yüksek tutarlı hasar kaydının bulunması aracı KTK m.92/l kapsamına sokmaz. Ağır hasarda araç onarılabilir sayılır; hurda değeri üzerinden ödeme yapılan hâl tam hasardır.

Ağır hasar ile pert aynı şey midir?

Değildir. Ağır hasarda onarım mümkündür ve araç trafikten çekilir; tam hasarda araç onarım kabul etmez ve hurdaya çıkarılır. Trafikten çekilen araç yeniden tescil edilebilir, hurdaya çıkarılan araç edilemez.

Aracın perte çıkması için hasar oranı kaç olmalıdır?

Tam hasar için %70 gibi sabit bir yüzde yoktur. Mevzuat iki şartı birlikte arar: onarım masrafının aracın riziko tarihindeki değerini aşması ve eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiğinin tespit edilmesi (Kasko GŞ 3.3.2.2, ZMSS GŞ B.2.3, SEDDK 2025/12 m.4/1). Hasar eşiği olarak mevzuatta yer alan tek oran %60’tır ve ağır hasar için öngörülmüştür.

Pert kayıtlı araç trafiğe çıkabilir mi?

Trafikten çekilmiş araç, çekme işleminden sonra yapılmış geçerli muayenesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmak şartıyla noter aracılığıyla yeniden trafiğe çıkarılabilir. Hurdaya çıkarılmış araç yeniden tescil edilemez ve karayolunda sürülmesi yasaktır.

Hurda kayıtlı araç yola çıkarsa ne olur?

KTK m.21 uyarınca hurdaya çıkarılmış araçların karayolunda sürülmesi yasaktır. Tespiti hâlinde sürücüsüne idari para cezası verilir, araç trafikten men edilir, mülki amir tarafından el konulur ve aracın mülkiyeti kamuya geçer.

Pert kayıtlı araç tekrar pert olursa ne olur?

Yeni kazada oluşan hasar için onarım bedeli talebi devam eder; ancak tescil belgesinde çekme veya hurda şerhi bulunduğu için değer kaybı kalemi zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır. Bu kalem kusurlu sürücü ve işletenden istenebilir.

Aynı bölgeden hasar alan araçta değer kaybı alınır mı?

Alınabilir. ZMSS Genel Şartları A.5/a, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumunu hesabın ölçütleri arasında sayar. Geçmiş hasar talebi ortadan kaldırmaz, tutarı etkiler.

Değer kaybı katsayı tabloları hâlâ geçerli mi?

1 Temmuz 2026’dan sonra akdedilen poliçelerde geçerli değildir. Değer kaybı eki olan Ek-1 bu tarihte yürürlükten kaldırılmıştır (RG 12.06.2026, Madde 6). Ancak C.11 gereği daha önce yapılmış poliçelerde, poliçe tarihinde yürürlükte olan Ek-1 uygulanmaya devam eder. Yeni poliçelerde ölçüt, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farktır.

Değer kaybı tramer kaydına işlenir mi?

Hasar kaydını doğuran şey ihbardır: sigorta şirketleri eksper görevlendirmeseler dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer ve hasar bedellerini veri tabanına işlemek zorundadır (SBGM Yönetmeliği m.15/3, m.15/8). Değer kaybı ödemesinin araç sorgu ekranında görünen hasar tutarına ayrıca yansıtılıp yansıtılmayacağı mevzuatta düzenlenmemiştir. Ayrıntı için araç değer kaybı tramere işler mi yazımıza bakabilirsiniz.

Sovtaj bedeli ne demektir?

Hasarlı aracın kalan değeridir. Araç hasarlı hâliyle sahibinde kalırsa, riziko tarihindeki rayiç değer ile hasarlı hâli arasındaki fark tazminat olarak ödenir; trafik sigortasında bu ödeme limitler dahilinde yapılır. Sigortacı bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren bir aylık süreyle garanti etmiş sayılır (ZMSS GŞ B.2.3, Kasko GŞ 3.3.2.2).

Pert araçta araç mahrumiyet bedeli istenebilir mi?

Mahrumiyet bedeli KTK m.92/k uyarınca dolaylı zarar sayıldığından zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır. Bu kalem, aracın pert kayıtlı olup olmamasından bağımsız olarak yalnız kusurlu sürücü ve işletenden istenir.

Ağır hasar kaydı sildirilebilir mi?

Kayıt talep üzerine silinmez; tartışılabilecek olan kaydı doğuran ekspertiz tespitidir. Eksper raporuna, rapor sistemine giriş bildiriminden itibaren üç iş günü içinde itiraz edilebilir ve itiraz üzerine sıralı olarak yeni eksper atanır (Atama Yönetmeliği m.8/1). Hatalı hurdaya ayırmada tescil kaydı yeniden açılır; bertaraf formu teslim edilmiş araçta açılmaz (Tescil Yönetmeliği m.44/9).

Aracı aldıktan sonra pert kaydı çıkarsa ne yapılır?

Muhatap sigortacı değil satıcıdır. TBK m.227 alıcıya dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım ve ayıpsız benzeriyle değiştirme seçeneklerini tanır. Ayıp sorumluluğu devirden başlayarak iki yıllık zamanaşımına tabidir; satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu satıcı bu süreden yararlanamaz (TBK m.231).

Değer kaybı talebinde zamanaşımı kaç yıldır?

KTK m.109 uyarınca zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır. Sigortacıya yapılan başvuru zamanaşımını kesmez; arabuluculuk başvurusu ise son tutanağa kadar zamanaşımını durdurur (6325 s.K. m.18/A-15).

Ağır hasarlı araca kasko yapılır mı?

Kasko zorunlu değildir; teklif verilmesi sigortacının risk değerlendirmesine bağlıdır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası ise KTK m.91 uyarınca zorunludur ve bu sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir.

Perte çıkan araç değer kaybı ödenir mi?

Tam hasarda araç onarılmadığı için onarım sonrası değer oluşmaz; rayiç değer veya sovtaj düşülmüş tutar ödenir. Ağır hasarda ise “trafikten çekilmiştir” kaşesi işlendiğinde araç KTK m.92/l kapsamına girer ve SEDDK 2026/11 m.4/5 uyarınca rapor, Genelgenin yalnızca araç hasarı tespiti için öngördüğü Ek-1.2 şablonuyla düzenlenir (m.4/6). Bu durumda değer kaybı kusurlu sürücü ve işletenden istenir.

Ağır hasar için onarım oranı yüzde kaç olmalı?

KDV dahil onarım masrafları aracın kaza tarihindeki değerinin %60’ını aşarsa araç ağır hasarlı sayılır (SEDDK 2025/12 m.5/1). Ek-1’de sayılan şasi kolu, marşpiyel, tavan sacı, hava yastığı veya elektrikli araç bataryası gibi parçalardan biri zarar görmüşse eksper eşik altında da ağır hasar tespiti yapabilir (m.5/3).

Aynı yerden hasar değer kaybı ödenir mi?

Ödenebilir. Aynı parçanın tekrar hasar alması talebi kaldırmaz, hesabı etkiler; geçmiş hasar durumu ve hasar gören kısımlar A.5/a’da ölçüttür. 4 Aralık 2021’den önceki Ek-1’deki %25 toplam sınır ve önceki ödemelerin mahsubu kuralı da Ek-1 ile birlikte yürürlükten kalkmıştır.

Eksper raporuna kaç gün içinde itiraz edilir?

Raporun eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden itibaren üç iş günü içinde (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1). İtiraz eksperinin raporuna da üç iş günü içinde hakem eksper istenebilir; hakem eksper raporu nihai rapor sayılır (m.8/2, m.8/6). Nihai rapor sigorta aşamasını kapatır, tahkim ve dava yolunu kapatmaz.

Trafikten çekilmiş araç noterden satılabilir mi?

Satılabilir. Tescil Yönetmeliği m.18/1, noter satışında aranan geçerli muayene ve alıcı adına zorunlu trafik sigortası şartlarından trafikten çekilmiş araçları hariç tutar. Vergi ve trafik cezası borcu ile satışı kısıtlayan kayıt bulunmaması şartı ise bu araçlarda da aranır. Hurdaya çıkarılmış araç yeniden tescil edilemez.

Kaynaklar ve Yasal Uyarı

Bu yazıda kullanılan hükümlerin birincil metinlerine aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu tam metni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar (RG 12.06.2026, 33278). Değer kaybı damarındaki diğer değerlendirmelerimiz için araç değer kaybı alanların deneyimlerini derlediğimiz yazımıza ve yol kusurundan doğan araç hasarı tazminatına ilişkin yazımıza bakabilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Sigorta genel şartları, genelgeler ve parasal sınırlar dönem dönem değiştiğinden, işlem yapmadan önce güncel metinlerin kontrol edilmesi ve dosyanızın koşullarına göre bir avukata danışılması yerinde olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir