Kısmi Kusurlu Sürücü Değer Kaybı Talep Edebilir Mi?
Kısmi kusurlu sürücü değer kaybı talep edebilir; kazada bir miktar kusurun bulunması bu hakkı ortadan kaldırmaz, yalnızca istenebilecek tutarı azaltır. Uygulamada en çok karıştırılan nokta da budur: kusur oranı %25, %50 ya da %75 olarak belirlenen dosyalarda araç sahipleri çoğu zaman “ben de kusurluyum, o hâlde hiçbir şey alamam” diye düşünüp hiç başvurmuyor. Oysa hukuken sorulması gereken soru “kusurlu muyum” değil, “kusurumun karşılığı ne kadar düşülür ve geri kalanını kimden isteyebilirim” sorusudur.
Bu ayrımın önemi, indirimin üç ayrı kanuni rejimden gelmesinden kaynaklanır. Sigorta şirketine karşı yürüyen kural ile kusurlu sürücüye karşı yürüyen kural aynı değildir; birinde indirim kanunen ve kendiliğinden işler, diğerinde hâkimin takdirine bağlıdır. Bu konu, trafik kazası hukuku bakımından en çok tartışılan başlıklardan biridir ve doğru kurgulanmadığında dosya, alınabilecek tutarın çok altında kapanır.
Özet
Kısmi kusurlu sürücü araç değer kaybı isteyebilir; kusur, hakkı değil tutarı etkiler ve indirimin dayanağı muhataba göre değişir.
- Sigorta şirketine karşı: KTK m.92/g uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısım teminat dışıdır. İndirim kanunen ve kendiliğinden uygulanır.
- Kusurlu sürücü ve işletene karşı: KTK m.86/2 ve TBK m.52 uyarınca hâkim tazminatı indirebilir; oran otomatik değil, takdirlidir ve zarar görenin kusurunu ispat yükü karşı taraftadır.
- %50 kusurda talep hakkı vardır. “Eşit kusurda kimse bir şey alamaz” yaygın bir yanlıştır; her taraf karşı tarafın kusuruna denk gelen kısmı ister.
- İnternetteki katsayı formülü artık geçersizdir. Dayanağı olan ZMSS Ek-1, 1/7/2026’da yürürlükten kaldırıldı; ölçüt artık kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri farkıdır.
- Kolluk tutanağına karşı müstakil itiraz yolu ve süresi yoktur. Tutanak karar değil delildir; itiraz soruşturmada savcıya, davada hâkime yapılır.
Kısmi Kusurlu Sürücü Değer Kaybı Talep Edebilir Mi?
Evet, talep edebilir. Kısmi kusur, değer kaybı hakkını doğuran zararı ortadan kaldırmaz; yalnızca bu zararın ne kadarının karşı taraftan tahsil edilebileceğini belirler. Aracınızda kaza sebebiyle gerçek bir değer düşüşü oluşmuşsa, kendi kusurunuza denk gelen kısım düşüldükten sonra kalan bölüm istenebilir hâlde kalır.
Hakkı tamamen ortadan kaldıran tek hâl, kazanın tümüyle kendi kusurunuzdan doğmuş olmasıdır. Bu durumda zarar kendi eyleminizin sonucudur ve karşı tarafa yükletilebilecek bir sorumluluk kalmaz. Aradaki her oranda — %10 da olsa, %90 da olsa — karşı tarafın kusuruna denk gelen bir bakiye vardır ve o bakiye talep edilebilir.

Değer Kaybında Kusur Neden Bu Kadar Önemlidir?
Araç değer kaybı, kazaya sebep olan tarafın karşı tarafta oluşturduğu ekonomik zararın karşılığıdır. Bu nedenle kusur oranı, talep edilecek tutarın temelini oluşturur: zarar kimin eyleminden doğduysa, tazminat da o ölçüde ona yüklenir. Sürücü tamamen kusurluysa kendi aracındaki değer kaybını karşı taraftan isteyemez, çünkü zarar kendi kusuruyla doğmuş kabul edilir.
Kaza iki tarafın da kusuruyla meydana gelmişse zarar paylaşılır. İşte kısmi kusur kavramı burada devreye girer ve tazminat hesabı iki aşamalı hâle gelir: önce aracın uğradığı gerçek değer düşüşü bulunur, sonra bu tutara kusur süzgeci uygulanır. Kusur oranındaki her bir puanlık hata, doğrudan cebinizden çıkan bir tutara dönüşür — bu yüzden dosyanın en çok tartışılan kalemi çoğu zaman değer kaybının kendisi değil, kusur dağılımıdır.
Kısmi Kusur Ne Demektir?
Kısmi kusur, kazanın meydana gelmesinde her iki tarafın da belirli ölçüde sorumluluğunun bulunmasıdır. Hukuk dilinde zarar görenin kendi zararının doğmasına katkısı müterafik kusur olarak anılır; günlük dilde “iki taraf da kusurlu” denen durumun karşılığı budur.
Burada çoğu kaynağın atladığı bir ayrım vardır: kusur oranı tek bir ölçekte belirlenmez. Hangi rejimde olduğunuza göre karşınıza çıkan sayı değişir.
| Anlaşmalı maddi hasarlı tutanak (SBM) | Yargı / bilirkişi incelemesi | |
|---|---|---|
| Kullanılan ölçek | Yalnız %0 – %50 – %100 | Serbest oran (%20, %25, %35…) |
| Kim değerlendirir | Sigorta şirketi / SBM | Bilirkişi, hâkim takdiriyle |
| Bağlayıcılık | Sigorta süreci bakımından | Uyuşmazlığı esastan çözer |
| Ara oran verilebilir mi | Hayır | Evet |
“SBM’de %50 çıktı ama mahkemede %25 dendi” şaşkınlığının kaynağı tam olarak budur. İki sayı çelişmiyor; iki farklı rejimin çıktısı oluyorlar. Uygulamada en sık konuşulan bantlar ise şunlardır:
- %25 kusurlu – %75 kusursuz taraf
- %50 – %50 ortak (eşit) kusur
- %75 kusurlu – %25 kusursuz taraf
Bu oranlar; kaza tespit tutanağındaki kural ihlali tespiti, olay yeri fotoğrafları, kamera kayıtları, taraf ve tanık beyanları ile bilirkişi incelemesi birlikte değerlendirilerek belirlenir. Dikkat edilmesi gereken nokta, oranın tutanağın kendisinden okunamayacağıdır; bunun sebebini aşağıda ayrı bir başlıkta açıklıyoruz.
Kusur İndiriminin Kanuni Dayanağı: Üç Ayrı Rejim
Kusur indirimi tek bir kuraldan gelmez. Talebi kime yönelttiğinize göre üç ayrı hüküm devreye girer ve bu hükümlerin işleyişi birbirinden farklıdır. İnternetteki kaynakların neredeyse tamamı üçünü “kusurunuz kadar düşülür” cümlesinde birleştirdiği için, en çok hak kaybı da burada yaşanır.
| Muhatap | Dayanak | İndirim nasıl işler |
|---|---|---|
| Sigorta şirketi (zorunlu trafik sigortası) | KTK m.92/g (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) | Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışıdır. Kanunen ve kendiliğinden uygulanır, takdir yoktur. |
| İşleten (araç maliki / işletici teşebbüs) | KTK m.86/2 | İşleten, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. |
| Kusurlu sürücü (haksız fiil) | TBK m.51 – m.52 | Zarar gören zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. |
KTK m.92/g‘nin lafzı nettir: “Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri” zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır. Bu bent kanuna 2016 yılında eklenmiştir; yani sigortacının kusur indirimi yapması bir şirket politikası değil, kanunun açık hükmüdür. Buna itiraz ederken “indirim yapılamaz” demek sonuç vermez, doğru itiraz oranın kendisine yöneltilir.
Buna karşılık kusurlu sürücüye ve işletene karşı açılan davada kanun “indirilir” değil “indirebilir” der. Yani mahkeme, kusur oranını mekanik bir çarpan gibi uygulamak zorunda değildir; olayın koşullarını değerlendirir. Üstelik KTK m.86/2 ispat yükünü açıkça karşı tarafa yüklemiştir: zarar görenin kusurlu olduğunu ispat etmesi gereken, tazminatı ödeyecek olandır. Kusurunuz dosyada ispatlanmadığı sürece indirim de gündeme gelmez.
Üçüncü bir ayrıntı da şudur: KTK m.95/1 uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan ve tazminat yükümlülüğünü kaldıran ya da azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Poliçeden kaynaklanan bir eksiklik (örneğin sigortalının yükümlülüğünü ihlali) size karşı savunma olarak kullanılamaz; sigortacı bunu ancak kendi sigortalısına rücu ederek çözer. Kanunun teminat dışı saydığı hâller ile poliçeden doğan savunmalar bu yüzden birbirine karıştırılmamalıdır.
Kısmi Kusurlu Olan Sürücü Nasıl Talepte Bulunur?
Kısmi kusurlu sürücü, aracında oluşan değer kaybını tamamen değil, karşı tarafın kusur oranı kadar talep eder. Başvurunun muhatabı karşı tarafın zorunlu trafik sigortasıdır ve KTK m.97 gereği dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması zorunludur.
Burada 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenleme işi kolaylaştırdı. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.5/a maddesi (RG 12.06.2026-33278) artık şunu söylüyor: “Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.” Yani hasar için başvuru yapıldıysa değer kaybı için ayrı bir dilekçe verilmesi zorunlu değildir.
Ancak bu, yazılı başvurunun gereksiz olduğu anlamına gelmez. KTK m.97 dava/tahkim öncesi yazılı başvuru şartı koyar, 5684 sayılı Kanun m.30/13 ise Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidebilmek için talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olmasını arar. Dolayısıyla dilekçe bugün talebi doğuran belge değil, hak arama kapısını açan ispat belgesidir. Kısmi kusurlu dosyalarda talep zaten çoğu zaman kısmen reddedileceği için, bu belgeye sahip olmak yolun açık kalması bakımından kritiktir.
Başvurunun kanalı da rastgele değildir: Genel Şartlar C.5 uyarınca bildirim şirket merkezine, sözleşmedeki temsilciliğe veya acenteye; noter eliyle ya da taahhütlü mektupla yapılır. İmza karşılığı elden verilen mektup ve telgraf da taahhütlü mektup hükmündedir. Bunun pratik sebebi KTK m.99‘dur: sigortacının 8 iş günlük ödeme süresi, belgelerin merkez veya kuruluşlarından birine iletildiği tarihten işlemeye başlar. Teslim tarihini belgelemezseniz sürenin dolduğunu da gösteremezsiniz.
%50 Kusurlu Sürücü Değer Kaybı Alabilir mi?
Evet, alabilir. %50 kusurlu sürücü, aracında oluşan değer kaybının karşı tarafın sorumluluğuna denk gelen bölümünü, yani kural olarak yarısını talep edebilir. Karşı taraf da aynı hakka sahiptir; her iki taraf da kendi zararının yarısını diğerinin sigortasından ister.
Bu noktada internette çok yaygın bir yanlış dolaşıyor: “Eşit kusurda hiçbir taraf değer kaybı alamaz” ya da “sigorta yalnızca kusursuz veya daha az kusurlu tarafa ödeme yapar”. Bu ifadelerin kanunda karşılığı yoktur. KTK m.92/g yalnızca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısmı teminat dışında bırakır; geri kalan kısmı değil. Kusurun eşit olması, karşı tarafın %50’lik sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle uygulamadaki “yarı kusurluyum, o hâlde hiçbir şey alamam” düşüncesi hem hukuken yanlış hem de doğrudan hak kaybına yol açan bir yaklaşımdır. Önemli olan kusurun tamamının sizde olmamasıdır. Yüzde 50 kusurlu dosyalarda hasar ödemesi, kasko ilişkisi ve yaralanma tarafının nasıl işlediğini ayrıntılı olarak yüzde 50 kusurda sigorta ve hasar ödeme süreci yazımızda anlattık.
%75 Kusurlu Sürücü Değer Kaybı Alabilir mi?
Alabilir. %75 kusurlu sürücü tam kusurlu değildir; karşı tarafta %25’lik bir sorumluluk kalmıştır ve bu oran, aracındaki değer kaybının dörtte birini isteyebilmesi için yeterli hukuki temeli oluşturur. Tutar küçüldüğü için çoğu sürücü bu dosyaları hiç açmıyor; oysa yüksek segment ya da düşük kilometreli araçlarda dörtte birlik pay bile kayda değer bir rakama karşılık gelebilir.
Yüksek kusur oranlarında dikkat edilmesi gereken asıl konu, oranın nasıl belirlendiğidir. %75 gibi bir oran çoğu zaman asli kusur sayılan bir hâlin varlığından türetilir. Eğer o hâl gerçekte gerçekleşmemişse veya kural ihlaline başka bir sürücünün hareketi yüzünden mecbur kalınmışsa, oran itiraza açıktır. Kusur oranı %75’ten %50’ye indiğinde talep edilebilir tutar iki katına çıkar.
%25 Kusur Oranında Hesabın İşleyişi
%25 kusurlu sürücü, değer kaybının %75’ine denk gelen kısmı talep eder. Bu bant, kısmi kusur dosyalarının en çok kazanç sağlayan aralığıdır; çünkü hem talep hakkı büyük oranda ayakta kalır hem de sigorta şirketleri düşük kusur oranlarında dosyayı tamamen reddetmekte zorlanır.
Aşağıdaki tablo, aynı zarar üzerinden kusur oranının talebi nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Tablodaki değer kaybı tutarı yalnızca hesabın işleyişini göstermek için seçilmiş örnek bir rakamdır; gerçek tutar her dosyada eksper tespitine göre değişir.
| Sizin kusurunuz | Karşı tarafın kusuru | Tespit edilen değer kaybı | Sigortadan istenebilecek kısım |
|---|---|---|---|
| %0 | %100 | 40.000 TL | 40.000 TL |
| %25 | %75 | 40.000 TL | 30.000 TL |
| %50 | %50 | 40.000 TL | 20.000 TL |
| %75 | %25 | 40.000 TL | 10.000 TL |
| %100 | %0 | 40.000 TL | — |
Tablodan görülen şudur: kısmi kusur hakkı sıfırlamaz, yalnızca tutarı düşürür. Yalnızca son satırda — tam kusur hâlinde — talep dayanaksız kalır. Ayrıca bu tabloda gösterilen tutar, sigortacıdan istenebilecek üst sınırdır; poliçe teminat limiti daha düşükse ödeme o limitle sınırlanır.
50-50 Kusur Ne Demek? Tutanaktaki Oranla Yargıdaki Oran Aynı mı?
“50-50 kusur”, kazanın oluşumunda iki tarafın da eşit ölçüde sorumlu görüldüğü anlamına gelir. Ancak bu ifade çoğu dosyada anlaşmalı maddi hasarlı kaza tutanağı sisteminden gelir ve o sistemde kullanılabilecek başka bir oran zaten yoktur: ölçek %0, %50 ve %100 ile sınırlıdır. Yani “50-50 çıktı” cümlesi bazen gerçekten eşit kusuru, bazen de sistemin ara oran üretememesini anlatır.
Yargı aşamasında böyle bir sınır yoktur. Bilirkişi olayın oluş biçimine göre %35–%65 gibi bir dağılım verebilir ve mahkeme bu dağılımla bağlı da değildir. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/b, kusur durumunun iz ve deliller, taraf ifadeleri ve tanık beyanlarıyla belirleneceğini söyledikten sonra “adli mevzuat ve yargılama hükümleri saklı kalmak üzere” kaydını düşer — yani idari tespit yargıyı bağlamaz.
Pratik sonuç: sigorta sürecinde karşınıza çıkan %50, dosyanın kaderi değildir. Eşit kusur tespiti hatalıysa, uyuşmazlığı Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da mahkemeye taşıdığınızda oran yeniden değerlendirilir ve değer kaybı hesabı da bu yeni orana göre kurulur.
Asli Kusur ve Tali Kusur Ne Demek? Yüzde Tablosu Neden Yanlış?
Asli kusur bir oran değil, hâldir. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157/a, sürücülerin hangi davranışlarda asli kusurlu sayılacağını on iki bent hâlinde tek tek sayar. Bu listenin hiçbir yerinde yüzde geçmez; madde yalnızca “bu hareketlerde bulunan sürücüler asli (esas) kusurlu sayılırlar” der.
Bu yüzden internette çok yaygın olan “asli kusur %75-100, tali kusur %25-50” tablosunun mevzuatta hiçbir karşılığı yoktur. Asli kusurlu sayılmak, oranın otomatik olarak %75 olacağı anlamına gelmez; olayın koşullarına göre oran daha yüksek de daha düşük de çıkabilir. Aynı şekilde sıkça duyulan “aşırı hız asli kusurdur” iddiası da dayanaksızdır — hız, aşağıdaki listede yer almaz.
| # | KTY m.157/a — asli kusur sayılan hâller |
|---|---|
| 1 | Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme |
| 2 | Taşıt giremez işareti bulunan karayoluna ya da bölünmüş yolda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme |
| 3 | İkiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme |
| 4 | Arkadan çarpma |
| 5 | Geçme yasağı olan yerlerden geçme |
| 6 | Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma |
| 7 | Şeride tecavüz etme |
| 8 | Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama |
| 9 | Kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama |
| 10 | Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama |
| 11 | Yerleşim yeri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde zorunlu hâller dışında park etme, duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama |
| 12 | Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun park edilmiş araçlara çarpma |
Maddenin çoğu kaynakta hiç anılmayan son fıkrası, kısmi kusur dosyalarında en güçlü savunmayı verir: başka bir sürücünün ya da yayanın kural dışı hareketi veya aracın teknik arızası yüzünden bir kuralı ihlal etmeye mecbur kalan ve bütün tedbirlere rağmen kazaya sebep olan sürücü asli kusurlu sayılamaz. Yani şerit ihlali ya da arkadan çarpma tespiti tek başına sonucu belirlemez; ihlale neyin yol açtığı da dosyaya girmelidir.
Kusur Oranını Kim Belirler? Tutanakta Oran Yazar mı?
Kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağında kusur oranı yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 bu konuda açıktır: “Tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler.”
Bu tek cümle, damardaki en yaygın hatayı düzeltir. Sigortaya ya da mahkemeye sunulan dilekçelerde sıkça geçen “karşı tarafın %100 kusurlu olduğu tutanakta belirtilmiştir” ifadesi çoğu dosyada gerçeği yansıtmaz; tutanakta yazan şey kural ihlalidir, oran değil. Oranı belirleyen merciler şunlardır:
- Anlaşmalı tutanakta: sigorta şirketi / SBM değerlendirmesi (%0 – %50 – %100)
- Sigorta Tahkim Komisyonu’nda: raportör incelemesi ve sigorta hakemi
- Mahkemede: teknik bilirkişi raporu üzerinden hâkim
- Ceza soruşturmasında: trafik biriminde görevli personel usul kanunlarına göre görevlendirilirse bilirkişi sıfatıyla (KTY m.158/b)
Dosyanızda hangi oranın nereden geldiğini bilmek, itirazın doğru mercie yöneltilmesi bakımından belirleyicidir. Size bildirilen oranın kaynağını görmek için önce kaza kusur oranı sorgulama adımlarını izlemek, hangi kanalda hangi verinin göründüğünü netleştirir.
Sigorta Şirketleri Kısmi Kusurlu Dosyalarda Nasıl Değerlendirme Yapar?
Sigorta şirketleri değer kaybı başvurularında önce kusur oranına bakar. Başvuru sahibi tam kusurlu görünüyorsa dosya reddedilir; kısmi kusur varsa hesaplama buna göre yapılır. Buraya kadar işleyiş kanuna uygundur, çünkü KTK m.92/g kendi kusura denk gelen kısmı zaten teminat dışında bırakmıştır.
Sorun, sürecin bu noktadan sonrasında çıkar. Bazı dosyalarda kusur oranı hatalı yorumlanır, bazılarında ise değer kaybı hiç hesaplanmadan doğrudan ret verilir. Oysa 1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli olan ZMSS Genel Şartları A.5/a şu usulü emreder:
- Değer kaybı, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından tespit edilir.
- Araç hasarına ilişkin eksper atanmışsa, tespiti yapan eksper değer kaybı tutarına da aynı raporunda yer verir — ayrı bir değer kaybı raporu düzenlenmesi ve bunun ücretinin hak sahibine yüklenmesi söz konusu değildir.
- Sigortacı, hesaplanan tutarı en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirir.
Bu, teknik değerlendirme yapılmadan verilen yüzeysel retlerin neden tartışmaya açık olduğunu gösterir: kanun koyucu tespiti eksperin görevi saymıştır. Eksper raporunun kendisine itiraz süreci ise ayrı bir usule tabidir; ayrıntısı için 1 Temmuz 2026 sonrası değer kaybı eksper raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Kusur Oranı Yanlış Belirlendiyse Ne Olur?
Kısmi kusurlu sürücü değer kaybı hakkı büyük ölçüde kusur oranına bağlı olduğu için, hatalı kusur tespiti doğrudan tazminatı etkiler. Gerçekte %25 kusurlu olan bir sürücü %50 kusurlu gösterildiyse, alacağı tutar üçte bir oranında düşer; %75 gösterildiyse üçte ikisini kaybeder.
Etkinin büyüklüğü, hatanın hangi yönde olduğuna da bağlıdır. Aşağıdaki tablo, 40.000 TL’lik örnek bir değer kaybında yanlış oranın ne kadara mal olduğunu gösteriyor:
| Gerçek kusur | Dosyaya yazılan kusur | Alınması gereken | Alınan | Kayıp |
|---|---|---|---|---|
| %25 | %50 | 30.000 TL | 20.000 TL | 10.000 TL |
| %25 | %75 | 30.000 TL | 10.000 TL | 20.000 TL |
| %0 | %50 | 40.000 TL | 20.000 TL | 20.000 TL |
Bu nedenle oranın dayandığı delillerin dosyada bulunması gerekir:
- Kaza tespit tutanağı (resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş tutanak)
- Olay yeri fotoğrafları ve araçların çarpışma açısını gösteren görüntüler
- Kamera kayıtları (araç içi kamera, güvenlik kamerası, kent gözetim sistemleri)
- Tanık beyanları
- Ekspertiz raporu ve varsa onarım faturası / iş emri

Kusur Oranına İtiraz Nereye Yapılır, Süresi Var mı?
Kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağındaki tespite karşı kanunda doğrudan bir itiraz ve iptal yolu düzenlenmemiştir. Tutanak bir idari karar değil delildir; bu yüzden ona “itiraz” bir usul işlemi değil, aksini gösterme faaliyetidir. Tutanağın iptali istemiyle açılan davalar hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmektedir.
Bunun doğrudan bir sonucu var: kaçırdığınız bir “itiraz süresi” yoktur. İtiraz, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına, dava aşamasında hâkime yöneltilir ve yargılama sürdüğü müddetçe ileri sürülebilir. Aşağıdaki tablo, uygulamada birbirine karıştırılan süreleri ayırıyor:
| Süre | Neye ait | Başlangıç |
|---|---|---|
| Yok | Kolluk tutanağındaki tespite itiraz | Soruşturma / yargılama boyunca |
| 15 gün | Trafik idari para cezasına itiraz (sulh ceza hâkimliği) | İdari yaptırım kararının tebliği |
| 5 iş günü | Anlaşmalı tutanakta sigortacının kusur değerlendirmesine itiraz | Değerlendirmenin bildirimi |
| 15 gün | Sigortacının başvuruyu yazılı cevaplama süresi (KTK m.97) | Başvuru tarihi |
| 8 iş günü | Sigortacının ödeme süresi (KTK m.99) | Belgelerin sigortacıya ulaştığı tarih |
| 15 iş günü | Cevapsızlık hâlinde Tahkim Komisyonu’na başvuru (5684 m.30/13) | Başvuru tarihi |
| 2 yıl / 10 yıl | Zamanaşımı (KTK m.109) | Öğrenme / kaza günü |
Kolluğa yapılacak başvurunun sınırı da bilinmelidir. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun m.6/b uyarınca yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili dilekçeler incelenemez. Kusur, yargının görev alanındadır; dolayısıyla trafik şube müdürlüğüne yapılan başvuru ancak maddi hata (plaka, isim, tarih, yer yanlışlığı) için sonuç verir. “Önce trafik şubeye itiraz edin” tavsiyesi bu yüzden çoğu dosyada boşa çıkar.
Ölümlü ve yaralanmalı kazalarda tutanağa itirazın nasıl kurgulanacağını trafik kazası tespit tutanağına itiraz yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Kısmi Kusurlu Sürücü İçin Değer Kaybı Hesabı Nasıl Yapılır?
Hesap iki aşamalı ilerler: önce araçta gerçekten ne kadar ekonomik değer düşüşü oluştuğu belirlenir, ardından bu tutara kusur süzgeci uygulanır. Yani önce tam değer kaybı bulunur, sonra kendi kusurunuza denk gelen kısım düşülür.
1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlükte olan eksper raporu şablonu bu işleyişi beş basamağa ayırmıştır. “Ne kadar alırım” sorusunun doğru cevabı tek bir tablodan değil, bu beş kademeli süzgeçten çıkar:
- Poliçe teminat limiti
- Hasar onarımı için ödenen tutar
- Piyasa analiz yöntemine göre değer kaybı tespit tutarı
- Kusur oranı nispetinde değer kaybı tutarı
- Sigorta şirketinin sorumluluğu
Kısmi kusurlu dosyalarda belirleyici olan dördüncü basamaktır; kanuni dayanağı da yukarıda anlatılan KTK m.92/g’dir. Üçüncü basamak ham tutarı, beşinci basamak ise poliçe limitinin sınırını verir. Bu nedenle kusur oranı düşük olan sürücüler, kısmi kusurlu olsalar bile çoğu zaman kayda değer bir tazminat alabilir.
Değer Kaybı Hesaplama Formülü Neden Artık Geçerli Değil?
İnternette hâlâ dolaşan “Değer Kaybı = Rayiç Değer × Hasar Boyutu Katsayısı × Yaş/Kilometre Katsayısı” formülünün bugün hukuki dayanağı kalmamıştır. Bu formül ZMSS Genel Şartları’nın Ek-1’ine dayanıyordu; söz konusu ek, RG 12.06.2026-33278 sayılı değişikliğin 6. maddesiyle Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 ile birlikte yürürlükten kaldırıldı (yürürlük 1/7/2026).
Aynı damarda ikinci bir eskime daha var: değer kaybı ekspertiz raporu şablonu 5 Kasım 2025 tarihli SEDDK 2025/25 sayılı Genelge ile değiştirildi ve katsayı tablosunun yerini piyasa analiz yöntemi aldı. Yani katsayı hesabı iki ayrı düzenlemeyle, iki kez geçersiz hâle geldi. Bugün geçerli ölçüt A.5/a’da sayılıyor:
- Aracın markası, yaşı, modeli
- Kullanılmışlık düzeyi
- Hasar gördüğü kısımlar (hangi bölgenin işlem gördüğü hesabın içindedir)
- Geçmiş hasar durumu
- Kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarımdan sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark
Bu değişiklik kısmi kusurlu dosyalarda iki yönlü sonuç doğurur. Bir yandan katsayı tablosuna dayanan düşük teklifler artık dayanaksızdır; öte yandan hesabın “kullanılmışlık düzeyi” ölçütü, eski uygulamadaki gibi belirli bir kilometrede talebi sıfırlayan bir eşik değil, dikkate alınacak kriterlerden yalnızca biridir. Hasar kaydının araç değerini pratikte ne kadar düşürdüğünü hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür yazımızda örneklerle inceledik.
Her Kısmi Kusur Dosyasında Talep Kabul Edilir mi?
Hayır. Kısmi kusur tek başına yeterli değildir; araçta gerçekten ölçülebilir bir değer kaybının oluşmuş olması gerekir. Ödemeyi belirleyen unsurlar, A.5/a’daki ölçüt listesiyle örtüşür:
- Aracın yaşı ve modeli
- Kilometresi ve kullanılmışlık düzeyi
- Hasarın yeri — şasi, direk, tavan gibi kritik bölgeler ile tampon gibi çevre parçaları aynı sonucu doğurmaz
- Değişen veya boyanan parça sayısı ve işlemin niteliği
- Önceki hasar geçmişi
Sık karşılaşılan bir yanlış, “aynı bölgeden daha önce hasar alındıysa değer kaybı istenemez” cümlesidir. Genel Şartlar geçmiş hasar durumunu hesabı etkileyen bir ölçüt olarak sayar, talebi kaldıran bir engel olarak değil. Aynı şekilde, aracın pert ya da ağır hasar statüsündeki durumu ayrı bir rejime tabidir; bu ayrımı pert kaydı olan aracın sonraki kazalarında değer kaybı yazımızda ele aldık.
Sonuç olarak sürücü kısmi kusurlu olsa bile araçta ekonomik açıdan anlamlı bir değer kaybı doğmamışsa ödeme çıkmayabilir. Talebin ayakta kalması için kusur oranı kadar, zararın kendisinin ispatı da gereklidir.
En Sık Karıştırılan Nokta
En büyük yanlış anlama şudur: “Kusurluysam değer kaybı alamam.”
Doğru ifade ise şudur:
Tam kusurluysanız alamazsınız; kısmi kusurluysanız kusur oranına göre azaltılmış tutarı talep edebilirsiniz.
Bu ayrım, değer kaybı dosyalarında en kritik hukuki ve teknik farklardan biridir. Aynı cümlenin ikinci bir versiyonu daha vardır ve o da yanlıştır: “Kusurum varsa sigorta zaten hiç ödeme yapmaz.” Kanun, teminat dışında bıraktığı kalemi tek tek saymıştır; kendi kusurunuza denk gelen kısım dışında kalan bölüm teminat içindedir.
Sigorta Şirketi Kısmi Kusuru Gerekçe Gösterip Dosyayı Tamamen Reddedebilir mi?
Hayır. Kısmi kusur, dosyanın tamamen reddi için başlı başına bir gerekçe değildir. Zorunlu trafik sigortasının temel mantığı, sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararı kusuru oranında karşılamasıdır; zarar gören araçtaki değer kaybı da KTK m.91/1 ile kurulan bu teminatın kapsamındadır.
KTK m.92/g, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepleri teminat dışında bırakır — tamamını değil. Uygulamada bazı şirketler başvuru sahibinin kusurunu gördüğünde dosyayı doğrudan kapatmaya çalışıyor; bu yaklaşımın kanuni karşılığı yoktur. Sorulması gereken doğru soru, toplam değer kaybının ne olduğu ve bunun karşı tarafın kusur oranına denk gelen kısmının ne kadar olduğudur.
Ret yazısı elinize geçtiğinde bu belgeyi saklayın: 5684 sayılı Kanun m.30/13 gereği Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidebilmek için talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir. Ret, yolun kapanması değil, bir sonraki merciin açılmasıdır.
Kusur Oranı Değer Kaybı Hesabında Nasıl Uygulanır?
Değer kaybı hesabında önce araçta gerçekten ne kadar piyasa değeri düşüşü oluştuğu belirlenir, daha sonra bu tutar kusur oranına göre paylaştırılır. Yöntem “önce tam zarar, sonra kusur indirimi” şeklinde ilerler ve eksper raporu şablonundaki basamak sırası da bunu doğrular: kusur oranı, ham değer kaybı tutarı hesaplandıktan sonra uygulanır.
Bu sıranın pratik bir sonucu var. Sigorta şirketinin teklifi düşük geldiğinde iki ayrı itiraz kalemi doğar ve bunlar birbirinden ayrı tutulmalıdır:
- Ham değer kaybı tutarına itiraz: eksper tespitinin A.5/a ölçütlerine uygun kurulup kurulmadığı (ikinci el satış değeri farkı, hasar gören kısımlar, parçaların niteliği).
- Kusur oranına itiraz: dördüncü basamakta uygulanan oranın delillerle örtüşüp örtüşmediği.
İki itiraz aynı dilekçede birlikte ileri sürülebilir; ancak hangisinin sonucu değiştirdiğini görmek için ayrı ayrı gerekçelendirilmeleri gerekir. Yalnızca “tutar düşük” demek, kusur oranından kaynaklanan kaybı görünmez kılar. Kısmi kusurlu sürücünün hakkı tamamen yok sayılmaz; yalnızca kendi kusuru kadar azaltılır.
Trafik Sigortası Hangi Zararı Karşılar?
Zorunlu trafik sigortası, KTK m.91/1 uyarınca işletenin m.85/1’deki sorumluluğunun karşılanması için zorunlu tutulmuştur. Yani sigortacının ödediği tazminat aslında işletenin borcudur; sigortacı bu borcu poliçe limitiyle sınırlı olarak üstlenir. ZMSS A.5/a maddi zararlar teminatını “değer kaybı dahil doğrudan mallar üzerindeki azalma” olarak tanımlar — değer kaybının teminat içinde olduğu bu ifadeden doğrudan okunur.
Buna karşılık kanun bazı kalemleri açıkça teminat dışında bırakır. Kısmi kusurlu dosyalarda en sık gündeme gelenler şunlardır:
| Kalem | Dayanak | Ne anlama gelir |
|---|---|---|
| Kendi kusura denk gelen tazminat | KTK m.92/g | Sigortacıdan istenemez; hakkın kalan kısmı ayakta kalır |
| Araç mahrumiyeti, ikame araç, kazanç kaybı | KTK m.92/k | Dolaylı zarardır; sigortadan değil kusurlu sürücü ve işletenden istenir |
| Trafikten çekme / hurdaya çıkarma işlemi görmüş araçta değer kaybı | KTK m.92/l | Ölçüt tescil belgesindeki işlemdir, yalnızca hasar kaydı değil |
| Manevi tazminat | KTK m.92/f | Zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır |
| Araçta taşınan eşyanın zararı | KTK m.92/e | Ayrı hukuki temelle talep edilir |
Burada gözden kaçan kritik nokta şudur: teminat dışılık, hakkın yokluğu demek değildir. KTK m.92 yalnızca sigortacıyı bağlar. Kusurlu sürücü ve işletene karşı KTK m.85/1 ile TBK m.49 üzerinden talep açık kalır — teminat dışılık talebi ortadan kaldırmaz, yalnızca muhatabı değiştirir. Bu yüzden aynı dilekçede değer kaybı ile mahrumiyet bedeli ayrı kalemler hâlinde ve doğru muhataba yöneltilerek istenmelidir.
Karşı Tarafın Sigortası Yoksa Kısmi Kusurlu Sürücü Ne Yapar?
Karşı araç sigortasızsa değer kaybı talebi doğrudan kusurlu sürücüye, araç malikine ve işletene yöneltilir. Dayanak, sigortacının yokluğunda da ayakta kalan iki hükümdür: KTK m.85/1 (işletenin ve bağlı olduğu teşebbüs sahibinin müşterek ve müteselsil sorumluluğu) ile TBK m.49 (kusura dayalı haksız fiil sorumluluğu). Ayrıca KTK m.85/son uyarınca işleten, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur — “aracı ben kullanmıyordum” savunması bu hükümle etkisiz kalır.
Sık sorulan ikinci soru Güvence Hesabı’dır. Burada çoğu kaynağın atladığı bir ayrım var: 5684 sayılı Kanun m.14/2, sigortasız araç ve sigortalının tespit edilememesi hâllerinde Hesabın kapsamını yalnızca bedensel zararlarla sınırlar. Değer kaybı ise maddi zarardır. Sonuç:
- Karşı araç sigortasızsa değer kaybı için Güvence Hesabı’na gidilemez; muhatap doğrudan kusurlu taraftır.
- Sigorta şirketi iflas etmiş ya da tüm branşlarda ruhsatı iptal edilmişse Hesap maddi zararları da kapsar; bu hâlde başvuru yapılabilir.
Sigortasız araca karşı yürütülen dosyada kısmi kusur indirimi bu kez KTK m.92/g’den değil, KTK m.86/2 ve TBK m.52’den gelir — yani hâkimin takdirine bağlıdır ve kusurunuzu ispat yükü karşı taraftadır. Karşı tarafın sigortasız çıkması hâlinde izlenecek yolun tamamını trafik kazasında karşı taraf sigortasız çıkarsa ne yapılır yazımızda anlattık.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bu Tür Dosyalarda Ne Diyor?
Sigorta şirketi ödeme yapmaz ya da kusur oranını hatalı uygularsa, uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu’na taşınabilir. Komisyona başvuru için 5684 sayılı Kanun m.30/13 iki koşuldan birini arar: talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması ya da şirketin başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi.
Kısmi kusurlu dosyalar bakımından tahkimi ayrıca cazip kılan bir hüküm var: m.30/17 uyarınca talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen ücretin beşte biridir. Kısmi kusurlu dosyalarda talebin bir bölümünün reddi zaten beklenen sonuç olduğu için, bu düzenleme riski belirgin biçimde düşürür. Ayrıca m.30/18 gereği hakem ücretini Komisyon öder, m.30/16 uyarınca hakem görevlendirildiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır. Güncel başvuru ücreti tarifesi yıl içinde değişebildiği için tutarı Komisyonun başvuru ücretleri sayfasından teyit etmek gerekir.
Buna karşılık kritik bir mercii tuzağı vardır. 5684 m.30/14: “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” Yani dosyayı önce tüketici hakem heyetine götürmek, tahkim yolunu kapatır. “Önce hakem heyetine başvurun” tavsiyesi bu nedenle hak kaybettirici olabilir; değer kaybı uyuşmazlığında doğru merciler Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkemedir.
Başvurunun hangi kanaldan takip edileceğini ve dosya numaralarının birbirine karışmasını önlemenin yolunu araç değer kaybı dosyası sorgulama yazımızda tarif ettik.
Kısmi Kusurlu Sürücü İçin En Sık Ret Nedenleri Nelerdir?
Bu dosyalarda en sık görülen ret gerekçelerini ve her birine karşı kurulabilecek cevabı aşağıda topladık:
| Ret gerekçesi | Karşı argüman |
|---|---|
| “Kusurlusunuz, talep reddedildi” | KTK m.92/g yalnız kendi kusura denk gelen kısmı teminat dışı bırakır; kalan bölüm teminat içindedir |
| “Hasar değer kaybı doğuracak boyutta değil” | Ölçüt A.5/a: kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri farkı; tespit eksperin görevidir |
| “Araçta önceki hasar kaydı var” | Geçmiş hasar durumu hesabı etkileyen bir ölçüttür, talebi kaldıran engel değil |
| “Teknik rapor eksik” | Araç hasarına eksper atandıysa aynı eksper değer kaybına da raporunda yer vermek zorundadır |
| “Aracın kilometresi yüksek” | Kullanılmışlık düzeyi kriterdir; belirli bir kilometrede talebi sıfırlayan eşik bulunmamaktadır |
| “Katsayı tablosuna göre tutar bu kadar” | Katsayı tablosunun dayanağı olan Ek-1, 1/7/2026’da yürürlükten kaldırılmıştır |
Teknik değerlendirme yapılmadan verilen yüzeysel retler nihai kabul edilmemelidir. Dosyanın servis kayıtları, eksper raporu ve aracın ikinci el piyasasındaki karşılığı birlikte incelendiğinde çoğu zaman farklı bir sonuç çıkar.

Kısmi Kusurlu Dosyada Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Kusur oranı ne olursa olsun talebin bir süre sınırı vardır. KTK m.109/1 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
m.109/2 ise fiil ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımına tabiyse o sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağını söyler. Buradaki ölçüt fiildir, mağdur sıfatı değil: kazada başkası yaralandıysa, hiç yaralanmayan araç malikinin değer kaybı talebi de uzamış süreye tabi olur. Buna karşılık salt maddi hasarlı kazada uzamış süre işlemez, çünkü taksirle mala zarar verme Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir.
Uygulamada çok yaygın bir yanlış daha var: “Sigortaya başvuru zamanaşımını keser.” KTK m.97 kapsamındaki yazılı başvuru zorunludur ancak zamanaşımını kesmez; dava ve tahkim kapısını açar. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmi ödemesidir. Ayrıca KTK m.109/3 çift yönlü bir koruma getirir: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur, sigortacı bakımından kesilen süre de tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Sürelerin ayrıntısı için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Düşük bir teklifi kabul edip imza atmış olmak da yolun sonu değildir. KTK m.111/2 uyarınca tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. m.111/1 ise kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar; “hiçbir talebim kalmamıştır” tipi genel ibra metinleri bu hüküm karşısında sınırlı etki doğurur.
Kısmi Kusurlu Dosyalarda Dava Açmak Mantıklı mı?
Sigorta şirketi kusur oranını doğru uygulamıyor, hesaplamayı eksik yapıyor veya hiç değerlendirme yapmadan dosyayı reddediyorsa dava ya da tahkim yolu gündeme gelir. Kararı verirken bakılması gereken şey duygusal haklılık değil, dosyadaki üç unsurdur: aracın gerçek değer kaybı, karşı tarafın kusur oranı ve bu ikisini destekleyen belgeler.
Dava yolunu seçerseniz görev ve yetki kuralları şöyle işler:
- Sigorta şirketi davalıysa: TTK m.4/1-a uyarınca mutlak ticari dava sayılır → asliye ticaret mahkemesi ve TTK m.5/A gereği arabuluculuk dava şartıdır.
- Yalnızca sürücü ve işleten davalıysa: haksız fiil davasıdır → asliye hukuk mahkemesi; arabuluculuk şartı aranmaz.
- Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidilecekse: tahkim dava olmadığı için arabuluculuk gerekmez.
- Yetki (KTK m.110/2): sigortacının şubesinin bulunduğu yer, sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesi.
Özellikle yeni model, düşük kilometreli veya kritik bölgelerinde işlem görmüş araçlarda kısmi kusur olsa bile anlamlı bir değer kaybı çıkabilir. Bu nedenle “kusurum var, o hâlde başvuru yapmayayım” yaklaşımı çoğu zaman gereksiz hak kaybına yol açar. Kimin davalı gösterileceği, tahsil edilebilecek tutarı doğrudan etkilediği için araç değer kaybı davası kime açılır yazımızdaki muhatap zinciri de birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç
Kısmi kusurlu sürücü değer kaybı talebi, kazada tamamen kusurlu olunmadığı sürece ayakta kalır; talep yalnızca kusur oranına göre azaltılarak hesaplanır. İndirimin dayanağı muhataba göre değişir: sigortacıya karşı KTK m.92/g kanunen ve kendiliğinden işler, kusurlu sürücü ile işletene karşı ise KTK m.86/2 ve TBK m.52 uyarınca hâkimin takdirine bağlıdır ve kusurun ispatı karşı tarafa düşer.
Bu nedenle dosyada iki tespitin de doğru yapılması gerekir: aracın gerçek değer kaybı ve kusur oranı. Kusur oranı hatalı belirlenmişse alınacak tazminat doğrudan etkilenir; katsayı tablosuna dayanan eski hesap yöntemi ise 1 Temmuz 2026’dan itibaren dayanağını yitirmiştir. Ret yazısı geldiğinde dosyayı kapatmak yerine belgeyi saklayıp Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yolunu değerlendirmek, çoğu dosyada tutarı belirleyen asıl adımdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kısmi kusurlu sürücü değer kaybı alabilir mi?
Alabilir. Kısmi kusur değer kaybı hakkını ortadan kaldırmaz, yalnızca istenebilecek tutarı azaltır. Talep hakkı yalnızca kazanın tümüyle kendi kusurunuzdan doğduğu hâlde ortadan kalkar.
%50 kusurda değer kaybı alınır mı?
Alınır. %50 kusurlu sürücü, tespit edilen değer kaybının karşı tarafın sorumluluğuna denk gelen yarısını talep edebilir. “Eşit kusurda kimse bir şey alamaz” ifadesinin kanunda karşılığı yoktur.
%75 kusurlu sürücü değer kaybı isteyebilir mi?
İsteyebilir. Karşı tarafta kalan %25’lik sorumluluk, değer kaybının dörtte birinin talep edilmesi için yeterli hukuki temeli oluşturur. Tutar küçülse de hak ayaktadır.
Kusur indirimi hangi kanuna dayanır?
Sigorta şirketine karşı KTK m.92/g’ye, işletene karşı KTK m.86/2’ye, kusurlu sürücüye karşı TBK m.52’ye dayanır. İlkinde indirim kanunen işler; diğer ikisinde hâkim tazminatı indirebilir, otomatik uygulanmaz.
Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazar mı?
Yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 uyarınca tutanak düzenleyenler kusur oranı belirtmeksizin yalnızca kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazar.
Kusur oranına itiraz süresi kaç gündür?
Kolluk tutanağındaki tespite karşı kanunda düzenlenmiş bir itiraz süresi yoktur; itiraz soruşturmada savcıya, davada hâkime yapılır. Sıkça karıştırılan 15 günlük süre, trafik idari para cezasına itiraza aittir.
50-50 kusur ne demek?
İki tarafın eşit ölçüde sorumlu görülmesidir. Anlaşmalı tutanak sisteminde ölçek %0, %50 ve %100 ile sınırlı olduğu için bu oran bazen gerçek eşitliği, bazen de sistemin ara oran üretememesini yansıtır.
Asli kusur yüzde kaçtır?
Asli kusurun sabit bir yüzdesi yoktur. KTY m.157/a asli kusuru bir oran olarak değil, on iki hâl olarak sayar. “Asli kusur %75-100” biçimindeki tabloların mevzuatta dayanağı bulunmamaktadır.
Değer kaybı hesaplama formülü nedir?
Katsayıya dayalı formülün dayanağı kalmamıştır. ZMSS Ek-1 1/7/2026’da yürürlükten kaldırıldı; bugün ölçüt, kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farktır ve tespiti atanan sigorta eksperi yapar.
Değer kaybı için ayrı dilekçe vermek zorunlu mu?
Zorunlu değil. ZMSS A.5/a uyarınca araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır. Ancak dava veya tahkim yolunun açılması için yazılı başvurunun ve olumsuz sonucun belgelenmesi gerekir.
Değer kaybı raporu için ayrıca ücret öder miyim?
Ödemezsiniz. Araç hasarına ilişkin eksper atanmışsa, tespiti yapan sigorta eksperi değer kaybı tutarına da aynı raporunda yer verir; ayrı bir değer kaybı raporu düzenlenmesi öngörülmemiştir.
Sigorta şirketi kısmi kusuru gerekçe gösterip dosyayı tamamen reddedebilir mi?
Edemez. KTK m.92/g yalnızca kendi kusura denk gelen kısmı teminat dışında bırakır. Karşı tarafın kusuruna denk gelen bölüm teminat kapsamındadır ve ret yazısı tahkim yolunu açan belge hâline gelir.
Karşı tarafın sigortası yoksa değer kaybı kimden istenir?
Doğrudan kusurlu sürücü, araç maliki ve işletenden istenir. Güvence Hesabı sigortasız araç hâlinde yalnızca bedensel zararları karşıladığı için değer kaybı gibi maddi zararlarda bu yola gidilemez.
Araç mahrumiyet bedelini de sigortadan isteyebilir miyim?
İsteyemezsiniz. KTK m.92/k gelir kaybı, kâr kaybı ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları teminat dışında bırakır. Bu kalem kusurlu sürücü ve işletenden genel hükümlere göre talep edilir.
Kısmi kusurlu değer kaybı talebinde zamanaşımı kaç yıldır?
KTK m.109 uyarınca zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kazada yaralanma veya ölüm varsa ceza kanunundaki daha uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerli olur.
Düşük bir ödemeyi kabul ettim, hâlâ bir şey yapabilir miyim?
Yapabilirsiniz. KTK m.111/2 uyarınca yetersiz olduğu açıkça belli olan anlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu süre m.109’daki zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir.
Kısmi kusurlu sürücü değer kaybı dosyalarında kusur oranı ile değer kaybı tutarının ayrı ayrı ele alınması, tahsil edilebilecek tutarı doğrudan belirler. Dosyanızdaki oranın ve eksper tespitinin birlikte değerlendirilmesi için araç değer kaybı avukatı sayfamız üzerinden hukuki destek talep edebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kusur dağılımı, hasarın niteliği ve belge durumu farklı olduğundan, somut olayınıza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız önerilir.