Hukuk, İş Hukuku

SGK Maluliyet Raporu Kaç Günde Çıkar? Heyet Sonucu ve Malulen Emeklilik Süreci

SGK Maluliyet Raporu Kaç Günde Çıkar? Heyet Sonucu ve Malulen Emeklilik Süreci

SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar diye bakan kişi aslında tek bir süreyi değil, birbirinin ardına dizilmiş üç ayrı süreyi merak eder: hastanenin sağlık kurulu raporunu düzenlemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunun bu raporu değerlendirip karar vermesi ve karara itiraz edilmişse Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun dosyayı sonuçlandırması. Mevzuat bu üç halkanın her birine ayrı bir üst süre koymuştur: sırasıyla otuz gün, otuz gün ve altmış gün. Yani hastanede heyete girdiğiniz günden itibaren itirazsız bir dosyanın mevzuattaki tavanı altmış gün, itiraz eklendiğinde yüz yirmi gündür.

Makale İçeriği

Bu üç süre üç ayrı metinde durduğu için arama sonuçlarında neredeyse hiç yan yana görünmez. Bir kaynak hastanenin işlemini, bir başkası Kurumun işlemini anlatır; ikisi de kendi anlattığı adımın süresini bütün sürecin süresi gibi sunar. Aşağıdaki bölümlerde her halkanın dayanağını madde numarasıyla, uygulamada nerede tıkandığını Yargıtay kararlarındaki gerçek tarihlerle, e-Devlet ekranında gördüğünüz ifadelerin hukuken ne anlama geldiğini de ayrı bir başlıkta ele alıyoruz.

Ana hatlarıyla

Maluliyet dosyası hastanede başlar, SGK’da karara bağlanır. Her iki aşamanın da mevzuatta yazılı bir üst süresi vardır; asıl gecikme çoğu zaman bu sürelerde değil, eksik belge nedeniyle verilen ara kararda ortaya çıkar.

  • Hastane aşaması: sağlık kurulu raporu başvurudan itibaren en geç 30 gün içinde tamamlanır (Sağlık Raporları Yönetmeliği m.8/8).
  • Kurum aşaması: Kurum Sağlık Kuruluna intikal eden dosya ve evrak en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır (Kurum Sağlık Kurulları Usul ve Esasları m.16/1).
  • İtiraz aşaması: Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilen dosya en geç 60 gün içinde sonuçlandırılır (SSYSK Yönetmeliği m.16).
  • Ara karar: mevzuatta bu adla bir kurum yoktur; karşılığı raporun hastaneye iadesi ve ek rapor istenmesidir, süre bu noktada yeniden işlemeye başlar.
  • Kritik ayrım: elinizdeki yüzdeli engelli raporu maluliyet kararının yerine geçmez; malul sayılmaya SGK karar verir.

Maluliyet raporu ve dayandığı mevzuat

Süre sorusuna girmeden önce belgenin ne olduğunu netleştirmek gerekir, çünkü uygulamada aynı ada sahip birden çok belge dolaşımdadır. Aşağıdaki üç alt başlık, kavramı ve dayanağını sabitleyerek yazının geri kalanının hangi zemine oturduğunu gösterir.

Maluliyet raporu nedir?

Maluliyet raporu, Kurumca yetkilendirilmiş bir hastanenin sağlık kurulunca düzenlenen ve sigortalının çalışma gücündeki kaybın tespitine esas alınan sağlık kurulu raporudur. Tek başına bir karar belgesi değildir; Kurum Sağlık Kurulunun vereceği maluliyet kararının dayanağıdır.

Halk arasında heyet raporu denen belge de aynı şeydir. Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin tanımına göre sağlık kurulu raporu, üç veya daha fazla uzman hekimin katılımıyla düzenlenen rapordur; heyet sözcüğü bu kurulun günlük dildeki karşılığıdır. Ayrı bir belge türü değildir.

Kurum sevkiyle alınan maluliyet raporunun ayırt edici özelliği, karar hanesinde oran taşımamasıdır. Bu rapor durumu bildirir; sonucu belirlemez. Bu nedenle elinizdeki belgeye bakarak talebinizin kabul edilip edilmeyeceğini önceden okumak mümkün olmaz.

Maluliyet nedir?

Maluliyet, yönetmelikteki tanımıyla çalışma gücünü ağır düzeyde ya da iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybetme halidir. 4/c kapsamındaki sigortalılar bakımından tanım genişler; vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme ve hastalığın kanunda yazılı süreleri aşarak devam etmesi halleri de maluliyet sayılır.

Kanunun kullandığı terim malûllük, yönetmeliğin kullandığı terim maluliyettir; ikisi aynı kurumu anlatır. Buna karşılık engellilik farklı bir kavramdır ve farklı bir mevzuata dayanır. Aynı kişi hem engelli hem malul olabilir, ama biri diğerini kendiliğinden doğurmaz.

Değerlendirmenin ölçütü tanı değil işlev kaybıdır. Yönetmelik, çalışma gücünün hangi düzeyde kaybedildiğinin tespitine esas olmak üzere bir hastalık listesi öngörür ve bu listede durumlar ağır, orta, hafif düzey başlıkları altında toplanır. Aynı teşhis, işlevsel sonucu farklı olduğu için iki kişide farklı düzeye girebilir.

Maluliyet ve çalışma gücü kaybı tespiti işlemleri yönetmeliği neyi düzenler?

Bu yönetmelik, 28 Eylül 2021 tarihli ve 31612 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ve maluliyet dosyasının çerçevesini çizen temel metindir. 5510 sayılı Kanunun 25, 28, 47, 94, 95 ve geçici 4. maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Kapsamı geniştir: ağır, orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybının tespiti, erken yaşlanma hali, hak sahibi veya bakmakla yükümlü olunan çocukların maluliyeti, kadın sigortalının ağır engelli çocuğunun tespiti, raporların düzenlenmesi ve kontrol muayeneleri bu yönetmelikte düzenlenir.

Düzenlemediği tek şey süredir. Yönetmelikte gün cinsinden hiçbir işlem süresi yoktur; kurulun kaç günde karar vereceği, kurulların kendi çalışma usul ve esaslarında yazılıdır. Aşağıdaki bölüm bu ayrımı ayrıntılandırıyor.

SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar?

Mevzuata göre üst sınır bellidir: hastanenin raporu düzenlemesi için 30 gün, Kurum Sağlık Kurulunun karar vermesi için 30 gün, itiraz edilirse Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun dosyayı bitirmesi için 60 gün. Bu sayılar tek bir yerde değil, üç ayrı düzenlemede yazılıdır ve her biri sürecin yalnızca kendi halkasını bağlar. Dolayısıyla itirazsız ilerleyen bir dosyada mevzuattaki tavan 60 gün, itirazla birlikte 120 gündür.

Bu tavanların hiçbiri size aylık bağlanacağı anlamına gelmez; yalnızca idarenin işlemi ne kadar sürede bitirmesi gerektiğini gösterir. Sürenin aşılması kararı kendiliğinden lehinize çevirmez, ancak dava yolunu açan başka bir kuralı devreye sokar. Bu kuralı yazının ilerleyen bölümünde İş Mahkemeleri Kanunu üzerinden ayrıca ele alıyoruz.

Sürelerin ayrı metinlerde durması pratikte şu sonucu doğuruyor: hastane kendi 30 gününü tamamlayıp raporu gönderdiğinde kişi dosyanın bittiğini sanıyor, oysa asıl karar mercii henüz devreye girmemiş oluyor. Bu yüzden aşağıdaki üç alt başlıkta halkaları tek tek ve dayanaklarıyla ayırdık.

Hastane sağlık kurulu raporu kaç günde düzenlenir?

Sağlık Raporları Yönetmeliği m.8/8 açık bir üst sınır koyar: sağlık kurulu raporu, başvurudan itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır. Bu süre hastaneden hastaneye değişmez; yönetmelik hükmüdür ve raporu düzenleyen bütün sağlık hizmeti sunucularını bağlar. Aynı süre engellilik değerlendirmesi tarafında da tekrarlanır: Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.8/1-j de otuz günlük sınırı yazar.

Otuz günün başlangıcı heyete girdiğiniz gün değil, başvurunun yapıldığı gündür. Randevu bekleme süresi, eksik tetkiklerin tamamlanması, ilgili branşın konsültasyona çağrılması bu sürenin içindedir. Uygulamada tek bir branşı ilgilendiren dosyaların birkaç gün içinde kapandığı doğrudur; ancak bu bir kural değil, o dosyanın kolay olmasının sonucudur.

Bir başka ayrıntı raporun geçerli sayılması için gereken şekil şartlarıdır. Yönetmelik, sistemden rapor numarası alınmadan düzenlenen raporun geçersiz olduğunu, e-Rapor sistemine entegre raporlarda ıslak imzalı nüshanın geçerli sayılmayacağını hükme bağlar. Bu şartlardan biri eksikse rapor teknik olarak vardır ama Kurum nezdinde işleme alınmaz ve süre yeniden başlar.

Kurum Sağlık Kurulu kaç günde karar verir?

Kurum Sağlık Kurullarının Görev, Yetki, Çalışma Usul ve Esasları m.16/1, kurula intikal eden dosya ve evrakın en geç otuz gün içinde sonuçlandırılacağını düzenler. Bu metin bir yönetmelik değil, Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu kararıyla yürürlüğe konulmuş usul ve esaslardır; 1 Haziran 2013’ten beri uygulanır. Kurulların oluşturulması ve kapatılması yetkisi de aynı metne göre Kurum Yönetim Kurulundadır.

Bu otuz gün, hastanenin otuz gününden tamamen bağımsızdır ve ancak dosya Kuruma ulaştıktan sonra işlemeye başlar. Kurum Sağlık Kurulu, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.4/1-i tanımına göre çalışma gücü kaybını, meslekte kazanma gücü kaybını, erken yaşlanma halini ve ağır engellilik durumunu belirlemeye yetkili hekimlerden oluşur. Yani hastanedeki heyet tıbbi bulguyu tespit eder, karar bu kurulda verilir.

Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin tamamında ise gün cinsinden hiçbir süre yoktur. Yönetmelik kurulu, yetkili hastaneleri, raporun içeriğini, itiraz merciini ve kontrol muayenesini düzenler; ama Kurumun kaç günde karar vereceğini yazmaz. Süreyi veren metin, yukarıda künyesi verilen usul ve esaslardır. Bu ayrım, süreyi mevzuattan doğrulamak isteyen okuyucunun en çok kaybolduğu noktadır.

Yüksek sağlık kurulu kaç günde sonuçlanır?

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun Görev, Yetki, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m.16, kurulda incelenmek üzere gönderilen dosya ve evrakın en geç altmış gün içerisinde sonuçlandırılacağını düzenler. Yönetmelik 2 Temmuz 2013 tarihli ve 28695 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ve kendisinden önceki 2008 tarihli düzenlemeyi yürürlükten kaldırmıştır.

Toplanma sıklığı ise kanunda yazılıdır. 5510 sayılı Kanun m.58, kurulun haftada en az bir kez ve en az yedi üye ile toplanacağını, kararların salt çoğunlukla alınacağını belirtir. Oylarda eşitlik halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Yüksek sağlık kurulu ne zaman toplanır sorusunun mevzuattaki karşılığı budur; toplantı takvimi kişiye göre belirlenmez.

Altmış günlük süre, dosyanın kurula ulaşmasından itibaren işler. İl müdürlüğüne verdiğiniz itiraz dilekçesinin evrak akışı içinde kurula intikal etmesi bu sürenin dışındadır. Bu nedenle itiraz tarihinden altmış gün sonra otomatik bir sonuç beklemek yerine, dosyanın kurula sevk edilip edilmediğini takip etmek gerekir.

Üç sürenin toplamı ve mevzuattaki tavan

Halkaları uç uca eklediğinizde ortaya çıkan tablo, dosyanızın hangi aşamada olduğunu ve o aşamanın kime ait olduğunu gösterir. Süreler birbirini beklediği için toplama yapılabilir; ancak her halkanın başlangıcı bir öncekinin fiilen bitmesine bağlıdır.

AşamaKim yürütürÜst süreDayanak
Sağlık kurulu raporunun düzenlenmesiYetkili hastane30 günSağlık Raporları Yön. m.8/8
Maluliyet kararının verilmesiKurum Sağlık Kurulu30 günKurum Sağlık Kurulları Usul ve Esasları m.16/1
İtirazın incelenmesiSosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu60 günSSYSK Yön. m.16
İtirazsız toplamHastane + Kurum60 gün
İtirazlı toplamHastane + Kurum + SSYSK120 gün

Tabloda yer almayan tek şey randevu bekleme süresidir. Heyet randevusunun ne zaman verileceğine dair mevzuatta bir üst sınır bulunmadığı için, uygulamada dosyanın toplam süresini en çok uzatan kalem çoğu zaman burasıdır. Bu nedenle randevu tarihini erkene alma çabası, karar aşamasını hızlandırmaya çalışmaktan daha etkili olur.

Mevzuat metinlerinin tamamına 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu üzerinden ulaşabilir, kurulların çalışma usulünü düzenleyen yönetmeliği 2 Temmuz 2013 tarihli Resmî Gazete nüshasından okuyabilirsiniz.

1 ila 3 iş günü bilgisi nereden geliyor?

Arama sonuçlarında sık tekrarlanan bir cümle var: heyet raporu genellikle bir ila üç iş günü içinde, en geç iki hafta içinde çıkar. Bu cümlenin dayandığı bir mevzuat hükmü bulunmuyor; kaynak gösterilmeden aktarılıyor ve büyük ihtimalle tek branşlı, itirazsız, tetkiki tamam dosyaların pratik gözlemine dayanıyor.

Sorun, bu gözlemin yanlış aşamaya yapıştırılmasıdır. Bir ila üç iş günü, olsa olsa hastanenin raporu sisteme işlemesini anlatır. SGK maluliyet dosyasında rapor sisteme işlendikten sonra ikinci bir kurul devreye girer ve asıl karar orada verilir. Dolayısıyla bir kişi hastaneden çıktıktan üç gün sonra raporunu görebilir, ama maluliyet kararını aylar sonra öğrenebilir.

Aynı kaynakların bir kısmı, dayanak olarak artık yürürlükte olmayan hükümlere ya da hiç var olmamış bir yönetmelik adına atıf yapıyor. Süreyi mevzuattan doğrulamak isteyen okuyucunun yapması gereken şey, verilen sayının yanında bir madde numarası olup olmadığına bakmaktır. Madde numarası yoksa o sayı bir kuralı değil, bir tahmini aktarıyordur.

SGK sağlık kurulu raporu kaç günde çıkar?

Bu ifade iki farklı belgeyi anlatabildiği için cevabı da ikiye ayrılır. Kurum sevkiyle gidilen hastanede düzenlenen sağlık kurulu raporu, yönetmelikteki otuz günlük süre içinde tamamlanır. Kurum Sağlık Kurulunun bu rapora dayanarak verdiği karar ise ayrı bir otuz günlük süreye tabidir.

Karışıklığın kaynağı adlandırmadır. Hastanedeki kurul da sağlık kuruludur, Kurumdaki kurul da. İlki tıbbi bulguyu tespit eder ve Sağlık Bakanlığına bağlı bir sağlık hizmeti sunucusunda toplanır; ikincisi kararı verir ve Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesindedir. Aynı adı taşıyan iki kurul, iki ayrı mevzuata tabidir.

Dosyanızın hangi kurulda beklediğini bilmek, hangi süreyi saymanız gerektiğini de belirler. Sevk yazısı elinizdeyken bekliyorsanız hastane aşamasındasınız; rapor tamamlanmış ve Kuruma iletilmişse ikinci otuz gün işlemeye başlamıştır.

SGK maluliyet raporu ne zaman sonuçlanır?

Dosya, Kurum Sağlık Kurulunun kabul, ret ya da ara karar biçimindeki kararıyla sonuçlanır. Kurula intikal eden dosya ve evrakın en geç otuz gün içinde sonuçlandırılması gerekir; ancak ara karar verilmişse bu, dosyanın sonuçlanması değil beklemeye alınması demektir.

Sonuçlanma ile öğrenme arasında da fark vardır. Karar verildiği anda dosya idari olarak sonuçlanmış olur, ancak sizin bakımınızdan hüküm doğurması tebliğe bağlıdır. Bu iki tarih arasındaki fark, itiraz süresinin ne zaman işlemeye başladığı bakımından belirleyicidir.

Sonuç olumsuzsa dosya kapanmış sayılmaz. İtiraz yolu ve ardından yargı yolu açıktır; her iki aşamanın da kendi süresi ve kendi usulü vardır.

Engelli heyet raporu kaç günde çıkar?

Engelli sağlık kurulu raporunda da düzenleme süresi otuz gündür. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile Sağlık Raporları Yönetmeliği aynı süreyi öngörür. Farkı yaratan şey, bu rejimde raporun tamamlanmasıyla işin bitmesidir; ayrıca bir kurum kararı beklenmez.

Rapor teslim edildikten sonra otuz gün içinde il sağlık müdürlüğüne itiraz edilebilir. İtiraz üzerine ikinci bir yetkili kuruluşta muayene yapılır; iki rapor aynı yöndeyse rapor kesinleşir, çelişki varsa hakem hastane devreye girer ve onun kararı kesindir.

Bu rejimin süresi ile maluliyet rejiminin süresi birbirine karıştırılmamalıdır. Engelli raporunuz otuz günde çıkmış olabilir; maluliyet talebinizin sonucu yine de Kurum kararına bağlıdır.

Heyet raporu sonucu kaç günde çıkar, ne zaman sonuçlanır?

Rapor sonucu, kurulun toplandığı ve bütün üyelerin muayeneyi tamamladığı gün ortaya çıkar; sisteme işlenip numara alınmasıyla da resmen doğar. Otuz günlük süre bu iki aşamayı birlikte kapsar.

Bekleyişin uzadığı dosyalarda sebep genellikle üç başlıktan biridir: eksik tetkik, kurulda bulunmayan branş ya da konsültasyon ihtiyacı. Bu üçü de raporun kapanmasını erteler ve süre içinde eritilir.

Sonucun ne zaman görüneceği ise sisteme işlenme anına bağlıdır. Rapor kapandığı halde ekranda görünmüyorsa, numara alınmamış ya da adli mercie özgü bir rapor düzenlenmiş olabilir.

Heyet raporu ne zaman çıkar?

Zaman sorusunun mevzuattaki tek bağlayıcı cevabı otuz günlük üst sınırdır. Bunun dışında bir tarih taahhüdü yoktur; hastane, kurulun toplanma takvimine ve dosyanın tamamlanmasına göre raporu bu süre içinde herhangi bir gün kapatabilir.

Belirsizliği azaltan tek unsur hazırlıktır. Kurulun isteyeceği tetkikleri önceden tamamlamış, tedavi evrakını dosyaya eklemiş bir başvuruda rapor genellikle ilk toplantıda kapanır. Eksik dosyalarda ise ikinci ve üçüncü randevu gerekebilir.

Maluliyet dosyasında bu tarihin ayrı bir önemi vardır. Malul sayılmaya esas alınan rapor tarihi, aylığın başlangıcını doğrudan belirlediği için raporun hangi gün kapandığı ileride parasal sonuç doğurur.

Heyet raporu kaç günde çıkar sorusu hangi heyeti kastediyor?

Halk dilinde heyet raporu tek bir belge gibi konuşulur; oysa hukuken dört ayrı rejim vardır ve bunların dayanakları, eşikleri, karar mercileri ve raporda yazılanlar birbirinden farklıdır. Aynı hastanede, aynı hekimlerden oluşan bir kurulun düzenlediği rapor, hangi amaçla istendiğine göre farklı bir rejime tabi olur. Süre sorusuna sağlıklı cevap verebilmek için önce hangi rejimde olduğunuzu bilmek gerekir.

Bu ayrım yalnızca teorik değildir. Elinizdeki rapor yanlış rejimde alınmışsa, süresi içinde ve eksiksiz düzenlenmiş olsa bile dosyanızda işe yaramaz; yeniden rapor aldırılır ve süre baştan işler. Sitede yer alan heyet raporu nasıl alınır yazısı sürecin hastane ayağını ayrıntılı anlatır; burada ise rejimler arası farkı ve SGK ayağını ele alıyoruz.

Dört rejimin ortak noktası, hepsinin bir sağlık kurulu tarafından düzenlenmesidir. Ayrıştıkları nokta ise raporun kime, ne için sonuç doğurduğudur.

Maluliyet ve çalışma gücü kaybı rejimi

Malulen emeklilik dosyasının rejimi budur. Dayanağı Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’dir; 28 Eylül 2021 tarihli ve 31612 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ve kendisinden önceki 2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ni yürürlükten kaldırmıştır. Ölçüt, çalışma gücünün en az yüzde altmışının kaybedilmesidir.

Bu rejimin en çok şaşırtan özelliği, raporda oran yazmamasıdır. Yönetmelik m.12/6-e, Kurum sevkine istinaden düzenlenen raporların yalnızca durum bildirir nitelikte olduğunu, karar hanesine oran yazılmadan Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecektir ibaresinin yazılacağını hükme bağlar. Yani hastane bulguyu yazar, yüzdeyi Kurum belirler.

Değerlendirmede kullanılan cetvel de farklıdır. Yönetmeliğin Ek-1 Hastalık Listesi, durumları ağır, orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı başlıkları altında sıralar; tek tek yüzde vermez. Buna karşılık birden fazla hastalık varsa yönetmelik m.5/4 ve m.6/2 gereği en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz. Oranların birleştirilmesi mantığı bu rejimde değil, aşağıdaki iki rejimde geçerlidir.

Engelli sağlık kurulu raporu rejimi

Vergi indirimi, engelli kadrosu, ÖTV istisnası gibi haklar için alınan rapor bu rejime girer. Dayanağı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’tir ve engel oranı Ek-2 Alan Kılavuzu’na göre yüzde olarak yazılır. Birden fazla engel varsa Ek-3 Balthazard tablosu kullanılır, 65 yaş üstü bireylerin oranına ayrıca yüzde on eklenir.

Bu rejimin kritik sınırı yönetmeliğin kapsam maddesinde yazılıdır: 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, malullük aylıkları ve ölüm sigortası aylıkları için istenecek raporlar bu yönetmelik kapsamında değerlendirilemez. Yüzdeli engelli raporunun malulen emeklilik dosyasında doğrudan sonuç doğurmamasının sebebi budur.

Aynı yönetmelik m.10/1 ayrıca şunu söyler: raporlar tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez, ilgili mevzuata göre diğer şartların da sağlanması zorunludur. Rapor bir tespit belgesidir; hak, o hakkın kendi mevzuatındaki eşik ve şartlar sağlandığında doğar.

İş kazası ve meslek hastalığı rejimi

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kaybı oranı, 2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre belirlenir. Bu yönetmeliğin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ve erken yaşlanma tespitine ilişkin bütün hükümleri 2013 yılında yürürlükten kaldırılmıştır; ancak iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin hükümleri ve buna ait cetveli yürürlüktedir.

Bu ayrım, iki yönetmeliğin bugün yan yana yaşadığı anlamına gelir. Malulen emeklilik talebi 2021 tarihli yönetmeliğe, iş kazası sonrası sürekli iş göremezlik derecesi 2008 tarihli yönetmeliğe göre değerlendirilir. Rakip kaynakların önemli bir kısmı bu iki metni birbirinin yerine kullanır ve mülga hükümlere atıf yapar.

Bu rejimin sonucu maluliyet aylığı değil, sürekli iş göremezlik geliri olur. Kazanın işveren kusuruna dayanması halinde ayrıca tazminat talebi gündeme gelir; sürecin bu tarafı için iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat yazısına bakılabilir.

Genel sağlık raporları rejimi

Memuriyet, silah ruhsatı, sürücü belgesi, işe giriş gibi işlemler için alınan tam teşekküllü raporlar bu başlığa girer ve Sağlık Raporları Yönetmeliği’ne tabidir. Yönetmelik 19 Mayıs 2026 tarihli ve 33258 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu raporlarda engel oranı yazılmaz; rapor, kişinin belirli bir işlem için sağlık şartını taşıyıp taşımadığını gösterir.

Yönetmeliğin bir hükmü bütün rejimleri etkiler. m.70/2, diğer yönetmeliklerde bu yönetmeliğe aykırı hüküm bulunması halinde bu yönetmelik hükümlerinin uygulanacağını söyler. Rapor usulüne dair bir çelişki çıktığında öncelik bu metindedir. Otuz günlük düzenleme süresi de buradan gelir.

Aynı yönetmelik m.8/5 ve m.8/6, raporun hangi amaçla alındığının rapora yazılamayacağını, fonksiyon kaybının hangi işlere mâni olduğu bilgisine raporda yer verilmeyeceğini düzenler. Bu nedenle tazminat için rapor ya da emeklilik için rapor diye ayrı bir belge türü yoktur; belge aynıdır, onu değerlendiren merci değişir.

Dört rejimin karşılaştırma tablosu

Aşağıdaki tablo, elinizdeki raporun hangi rejime ait olduğunu ve neye yaradığını tek bakışta ayırmanızı sağlar. Ayrımın pratik sonucu şudur: bir rejimde alınmış rapor, başka bir rejimin kararına doğrudan dayanak yapılamaz.

RejimDayanakRaporda oranKararı verenEşik
Maluliyet / çalışma gücü kaybıMaluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşl. Yön. (2021)YazılmazSGK Kurum Sağlık KuruluEn az %60
Engellilik oranıErişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hak. Yön. (2019)Yazılır (%)Sağlık kuruluHakka göre %40-%90
İş kazası / meslek hastalığıÇalışma Gücü ve MKGK Oranı Tespit İşl. Yön. (2008, kısmen yürürlükte)Kurum belirlerSGKDerecelere göre
Genel sağlık raporuSağlık Raporları Yön. (2026)Yazılmazİlgili kurumİşleme özgü şart

Tablodaki dördüncü sütun, süre sorusunun neden tek cevabı olmadığını da açıklar. Kararı veren merci değiştikçe süreyi belirleyen metin de değişir. Engelli raporunda hastane süreci bittiğinde iş biter; maluliyet dosyasında hastane süreci bittiğinde iş yeni başlar.

Malulen emeklilik heyet raporu sonucu ne zaman çıkar?

Malulen emeklilik dosyasında iki ayrı sonuç vardır ve ikisi aynı gün çıkmaz. Birincisi hastanenin düzenlediği sağlık kurulu raporudur; heyete girildikten sonra en geç otuz gün içinde tamamlanır ve çoğu zaman e-Nabız üzerinden görülebilir. İkincisi Kurum Sağlık Kurulunun maluliyet kararıdır; dosya Kuruma ulaştıktan sonra en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır ve maluliyet talebinizin akıbetini belirleyen tek belge budur.

Bu ayrımı kaçıran kişi, hastanedeki raporu gördüğü anda sonucu öğrendiğini düşünür. Oysa o raporda çoğu kez bir oran bile yazmaz; karar hanesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecektir ibaresi bulunur. Raporun elinize geçmesi ile talebinizin sonuçlanması arasındaki mesafe, uygulamada haftalarla ölçülür.

Sonuç, Kurum kararı verildikten sonra ilgiliye tebliğ edilir. Tebliğ, itiraz ve dava sürelerinin işlemeye başlaması bakımından belirleyicidir; e-Devlet ekranındaki bir durum değişikliği tebliğ yerine geçmez. Bu yüzden kararı öğrendiğinizi düşündüğünüz anda değil, kararın size usulünce bildirildiği anda harekete geçmek gerekir.

Heyete girdikten sonra rapor kaç günde çıkar?

Heyet muayenesinin tamamlandığı gün ile raporun kapandığı gün aynı değildir. Kurul üyesi hekimlerin her biri kişiyi ayrı ayrı muayene etmek zorunda olduğu için, branşlardan biri o gün bulunmuyorsa rapor açık kalır. Yönetmelikteki otuz günlük süre bu bekleyişi de kapsar; yani rapor bir hafta sonra da kapanabilir, yirmi beşinci gün de kapanabilir, ikisi de kurala uygundur.

Sürecin uzamasının en yaygın sebebi eksik tetkiktir. Sağlık kurulu raporunun tıbbi değerlendirme bölümüne, ayrıntılı muayene bulguları ve dayanağı tetkikler yazılır; tetkik raporlarının aslı ya da onaylı nüshası eklenir. Bu belgeler tamamlanmadan rapor kapanmaz ve bekleme süresi otuz günün içinden yenir.

Rapor kapandıktan sonra hastane onu Kuruma iletir. Kurumun elektronik ortamda rapor isteme yetkisi bulunduğu için bu aktarım çoğu dosyada kâğıt taşınmasını gerektirmez. Yine de aktarımın gerçekleşip gerçekleşmediği takip edilmelidir; dosyanın hastanede kapanıp Kuruma hiç ulaşmadığı durumlar uygulamada görülür.

Heyet raporu e-Devlete ne zaman düşer?

Raporun e-Devlet ekranında görünmesi, sistemde kapatılıp rapor numarası alınmasına bağlıdır. Sağlık Raporları Yönetmeliği, sistemden rapor numarası alınmadan düzenlenen raporun geçersiz olduğunu; e-Rapor sistemine entegre raporlarda ıslak imzalı nüshanın geçerli sayılmayacağını hükme bağlar. Dolayısıyla ekranda göründüğü an, raporun hukuken doğduğu andır.

Bazı raporlar ise ekranda hiç görünmez. Aynı yönetmelik m.64/12, adli mercilerce istenen durum bildirir raporların e-Devlet üzerinden görüntülenemeyeceğini düzenler. Mahkeme dosyanız için alınan bir raporu e-Devlet’te aramanın sonuç vermemesi bu yüzdendir; belge vardır, görüntüleme kanalı kapalıdır.

Ekranda raporu görmek maluliyet kararını görmek anlamına da gelmez. Rapor sağlık bilgisidir; karar sosyal güvenlik işlemidir ve farklı bir hizmet üzerinden takip edilir. İkisini ayırmak, sonraki bölümde ele aldığımız sorgulama ekranlarının doğru okunmasını sağlar.

Malulen emeklilik başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?

Maluliyet kararı ile malullük aylığı bağlanması ayrı işlemlerdir. Kurum Sağlık Kurulu sizi malul saysa bile aylık bağlanabilmesi için 5510 sayılı Kanun m.26’daki şartların ayrıca gerçekleşmesi gerekir: en az on yıldan beri sigortalı olup toplam 1800 gün prim bildirilmiş olması, başka birinin sürekli bakımına muhtaç malullerde sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün, işten ayrılmış olmak ve Kurumdan yazılı istekte bulunmak.

Bu şartlardan biri eksikse maluliyet kararı olumlu çıkar ama aylık bağlanmaz. Uygulamada en sık takılan kalem, işten ayrılma şartıdır: kanun, malullüğü nedeniyle çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan ya da devrettikten sonra yazılı istekte bulunulmasını arar. Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılarda ayrıca prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmiş olması zorunludur.

Dolayısıyla malulen emeklilik başvurusunun süresi, tıbbi aşamanın süresine tahsis işlemlerinin süresinin eklenmesiyle bulunur. Tıbbi aşama mevzuatta 60 güne bağlanmıştır; tahsis aşaması ise şartların tamam olmasına bağlıdır ve eksik hizmet dökümü, borç, çakışan sigortalılık gibi sebeplerle ayrıca uzayabilir.

Malulen emeklilik raporu kaç günde belli olur?

Raporun kendisi en geç otuz günde çıkar; ancak belli olan şey bu aşamada yalnızca tıbbi tablodur. Malulen emekli olup olamayacağınız, raporun Kurum Sağlık Kurulunca değerlendirilmesinden sonra belli olur ve bu değerlendirme için ayrı bir otuz gün öngörülmüştür.

Belli olma anını geciktiren en yaygın sebep ara karardır. Kurul, dosyayı eksik bulup ek rapor isterse süreç hastane aşamasına döner ve ikinci muayeneyle birlikte yeniden işler. Bu ihtimal, mevzuattaki altmış günlük toplamın uygulamada neden sık aşıldığını açıklar.

Kararın olumlu çıkması da tek başına sonucu belirlemez. Prim gün sayısı, sigortalılık süresi, işten ayrılma ve yazılı istek şartları sağlanmadıkça aylık bağlanmaz; bu şartların incelenmesi tahsis servisinde ayrıca yürür.

Malulen emeklilik sağlık kurulu raporu ne zaman sonuçlanır?

Sağlık kurulu raporu, kurulun bütün üyelerinin muayeneyi tamamlayıp raporu imzalamasıyla sonuçlanır ve sisteme işlenir. Raporun sonuçlanması, maluliyet talebinin sonuçlanması anlamına gelmez; ikisi arasında Kurum Sağlık Kurulunun değerlendirmesi vardır.

Raporda sizin okuyabileceğiniz bir sonuç ifadesi de bulunmayabilir. Kurum sevkine istinaden düzenlenen raporlarda karar hanesine oran yerine kararın Kurumca belirleneceği yazıldığı için, rapor elinize geçtiğinde tabloyu değil yalnızca bulguları görürsünüz.

Bu nedenle raporu aldıktan sonra yapılacak şey, dosyanın Kuruma ulaşıp ulaşmadığını takip etmektir. Rapor hastanede kapanmış ama Kuruma iletilmemişse süre işlemeye başlamaz.

Malulen emeklilik kaç günde sonuçlanır?

Mevzuattaki tavan iki aydır: hastane için bir ay, Kurum için bir ay. İtiraz eklendiğinde bu süre dört aya çıkar. Randevu bekleme süresi ise bu hesaba dahil değildir ve uygulamada toplam süreyi belirleyen asıl kalem çoğu zaman odur.

Yargıtay kararlarındaki gerçek tarihler, uygulamanın bu tavanın oldukça üzerine çıkabildiğini gösteriyor. İncelenen bir dosyada Kuruma başvuru ile Kurum Sağlık Kurulu kararı arasında yaklaşık altı buçuk ay geçmiştir. Bu, kuralın yanlış olduğunu değil, aşıldığında yaptırımının bulunmadığını gösterir.

Sürenin aşılmasının hukuki karşılığı ise dava yolunun açılmasıdır. Kuruma yapılan başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır ve iş mahkemesinde dava açılabilir.

SGK maluliyet süreci adım adım nasıl işler?

Süreç altı adımdan oluşur: talep, sevk, hastane heyeti, raporun Kuruma ulaşması, Kurum Sağlık Kurulu kararı ve tebliğ. Her adımın öznesi farklıdır ve gecikmenin hangi adımda olduğunu bilmek, doğru mercie başvurmayı sağlar. Aşağıda adımları sırayla ve dayanaklarıyla ayırdık.

Adımların hiçbiri atlanamaz. Elinde yüzdeli bir engelli raporu bulunan kişinin doğrudan tahsis talebinde bulunması, dosyanın hızlanmasını sağlamaz; Kurum yine kendi sevkiyle rapor ister ya da mevcut raporu kendi ölçütlerine göre yeniden değerlendirir.

Sürecin tamamı boyunca karar yetkisi tek bir yerde toplanmıştır. Hastane bulguyu tespit eder, Kurum karar verir, itirazı üst kurul inceler, uyuşmazlığı mahkeme çözer. Bu sıralama bozulduğunda dosya bir adım geriye döner.

Birinci adım: maluliyet tespiti talebi

Sigortalı, bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne ya da merkezine dilekçeyle başvurur. Aynı talep e-Devlet üzerindeki Maluliyet ve Hastaneye Sevk Talep Başvurusu hizmetiyle de yapılabilir; hizmet, çalışma gücü kaybının tespiti için hastaneye sevk başvurusunu elektronik ortamda karşılar.

Talebin kanuni dayanağı 5510 sayılı Kanun m.25’tir. Maddenin ilk cümlesi çoğu kaynağın atladığı bir ayrıntı taşır: tespit, sigortalının veya işverenin talebi üzerine yapılır. Yani maluliyet tespitini isteme hakkı yalnızca sigortalıya ait değildir, işveren de bu talepte bulunabilir.

Talep dilekçesinde tıbbi teşhisin ayrıntısını yazmak gerekmez; hangi sigortalılık statüsünde olduğunuz, hangi hastalık nedeniyle tespit istediğiniz ve iletişim bilgileriniz yeterlidir. Tıbbi değerlendirme, sevk edildiğiniz hastanenin kurulunda yapılır.

İkinci adım: hastaneye sevk ve son altı ay kuralı

İlgili servis, başvuranı durum bildirir sağlık kurulu raporunun temin edileceği yetkili hastaneye sevk eder. Sevk, kişinin kendi seçtiği hastaneye değil, Kurumca yetkilendirilmiş hastanelerden birine yapılır. Bu nedenle sevk yazısı olmadan gidilen hastanede alınan rapor, dosyada aynı işlevi görmeyebilir.

Bir istisna süreci kısaltır: talep tarihi itibarıyla son altı ay içinde Kurumca yetkilendirilmiş hastanelerce düzenlenmiş raporunuz varsa sevk işlemi yapılmaz, mevcut rapora göre işlem yürütülür. Elinde yakın tarihli bir sağlık kurulu raporu bulunan kişi için bu, hastane aşamasının tamamının atlanması demektir.

Altı ayın hesabı rapor tarihinden değil, talep tarihinden geriye doğru yapılır. Yedi ay önce alınmış bir rapor bu istisnadan yararlanmaz ve yeniden sevk gerekir. Elinizde sınıra yakın tarihli bir rapor varsa, talebi geciktirmemek doğrudan süre kazandırır.

Üçüncü adım: hastane sağlık kurulu

Birden fazla uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda kurul, kurul başkanı ile iç hastalıkları, göz, kulak burun boğaz, genel cerrahi, nöroloji ve ruh sağlığı uzmanlarından olmak üzere en az yedi daimi üyeden oluşur. Değerlendirilecek hastalık bu dalların dışındaysa ilgili dal uzmanının kurulda bulunması şarttır ve kuruldaki hekimler birbirlerinin yerine karar veremez.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı bulunan kuruluşlarda bu uzmanın kurulda yer alması zorunludur; yoksa varsa ortopedi ve travmatoloji uzmanı katılır. Tek bir uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda kurul, ilgili daldan üç uzman hekimle oluşturulabilir. Halkın üç doktorlu heyet raporu dediği yapı budur.

Kurul kararının bir bölümü rapora yazılmaz. Sağlık Raporları Yönetmeliği’ne göre muhalefet şerhi, adli makamlar dışında kişiyle veya kurumla paylaşılmaz. Raporda göremediğiniz bir azınlık görüşü bulunabilir; itiraz yolunun ayrıca düzenlenmiş olmasının sebeplerinden biri de budur.

Dördüncü adım: raporun Kuruma ulaşması

Sağlık hizmeti sunucularınca, Sağlık Bakanlığınca belirlenen maluliyet ve çalışma gücü kaybına esas rapor formatına uygun düzenlenen raporlar Kurum Sağlık Kurulunca değerlendirilir. Kurumun bu raporları elektronik ortamda isteme yetkisi vardır; dolayısıyla dosyanın kâğıt olarak elden taşınması kural değildir.

Formata uygun olmayan rapor bu aşamada geri döner. Yönetmelik m.13, usulüne uygun düzenlenmediği veya tıbbi bilgilerin eksik ya da yetersiz olduğu tespit edilen raporların yeniden düzenlenmek üzere ilgili sağlık hizmeti sunucusuna iade edileceğini düzenler. İade, sürecin en görünmez gecikme kalemidir; çünkü kişiye çoğu zaman ayrıca bildirilmez.

Aynı yetki kanunda da vardır. 5510 sayılı Kanun m.95, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurumu yetkili kılar.

Beşinci ve altıncı adım: karar ve tebliğ

Kurum Sağlık Kurulu dosyayı üç sonuçtan birine bağlar: kabul, ret ya da ara karar. Kabul, sigortalının malul sayılması demektir; ret, çalışma gücü kaybının mevzuattaki eşiği karşılamadığı anlamına gelir; ara karar ise dosyanın eksik bulunduğunu ve tamamlanması istendiğini gösterir.

Karar verildikten sonra sonuç ilgiliye bildirilir. Bildirimin usulüne uygun yapılması, hem itiraz hakkının hem de dava yolunun başlangıcını belirlediği için önemlidir. Ekranda gördüğünüz bir durum değişikliğine dayanarak süre hesaplamak, hak kaybına yol açabilir.

Kararın içeriği ise yalnızca malul sayılıp sayılmadığınızla sınırlı değildir. Malul sayıldıysanız maluliyetin hangi tarihte başladığı da belirlenir ve bu tarih, aylığın ne zaman başlayacağını doğrudan etkiler. Bu konuyu aşağıda ayrı bir başlıkta ele alıyoruz.

SGK maluliyet raporu sorgulama nasıl yapılır?

Maluliyet dosyası iki ayrı kanaldan takip edilir: raporun kendisi sağlık kayıtları üzerinden, dosyanın Kurumdaki akışı ise evrak takip hizmetleri üzerinden görülür. Bu iki ekran farklı bilgi gösterdiği için, birinde ilerleme görünmemesi diğerinde de bir şey olmadığı anlamına gelmez.

Sorgulama ekranlarının hiçbiri karar niteliği taşımaz. Mevzuatta bu ekranlara ilişkin bir düzenleme de yoktur; 5510 sayılı Kanunun tamamında e-Devlet ifadesi hiç geçmez. Ekranlar Kurumun kendi iş akışını gösteren yönetim araçlarıdır ve hukuki sonuç doğuran tek işlem, kararın usulünce tebliğidir.

Buna rağmen ekranlardaki ifadeleri doğru okumak süreç yönetimi açısından değerlidir; dosyanın hangi birimde beklediğini gösterir ve nereye başvuracağınızı belirler. Aşağıda en sık karşılaşılan ifadeleri tek tek ele aldık.

Maluliyet raporu sonucu öğrenme kanalları

Sağlık kurulu raporunun kendisi, e-Nabız ve e-Devlet üzerindeki sağlık raporu sorgulama hizmetlerinde görünür. Rapor sistemde kapatılıp numarası alındığında ekrana düşer; bundan önce görünmemesi bir aksaklık değil, raporun henüz tamamlanmamış olmasının sonucudur.

Kurumdaki dosya akışı ise SGK’nın evrak takip hizmetleri üzerinden izlenir. Bu ekranlarda dosyanın hangi birime düştüğü, hangi klasöre kaldırıldığı ve işlemin kapanıp kapanmadığı görülebilir. Ekran, kararın içeriğini göstermez; yalnızca evrakın nerede olduğunu söyler.

Üçüncü kanal doğrudan başvurudur. Kararın tebliğ edilmediğini düşünüyorsanız bağlı bulunduğunuz sosyal güvenlik il müdürlüğünden yazılı olarak bilgi istemek, hem kaydı oluşturur hem de sonraki aşamada süre tartışmasını önler. Sözlü olarak alınan bilgi, dosyada delil değeri taşımaz.

Malulen emeklilik sağlık kurulu raporu sorgulama e-Devlet üzerinden nasıl yapılır?

e-Devlet tarafında iki ayrı hizmet vardır ve ikisi farklı bilgi verir. Sağlık raporu sorgulama hizmetleri, hastanenin düzenlediği raporu gösterir. Maluliyet ve Hastaneye Sevk Talep Başvurusu hizmeti ise sevk talebinin yapılmasını ve durumunun izlenmesini sağlar.

Bu ekranların hiçbiri Kurum Sağlık Kurulunun kararını metin olarak göstermez. Ekranda yalnızca işlemin hangi aşamada olduğu görünür; kararın gerekçesi ve içeriği tebligatla öğrenilir. Bu nedenle ekranda beklemede görünen bir dosyanın aslında karara bağlanmış olması mümkündür.

Sorgulamanın en işlevli kullanımı, dosyanın hangi birimde durduğunu görmektir. Sevk aşamasında görünen bir dosyada hastaneyle, karar aşamasında görünen bir dosyada Kurumla temasa geçmek gerekir. Yanlış mercie yapılan başvuru cevapsız kalır ve zaman kaybettirir.

Malulen emeklilik sorgulama sonucu ne anlama gelir?

Ekranda görünen ifadeler üç gruba ayrılır: sevk ve rapor aşamasına ait olanlar, karar aşamasına ait olanlar ve tahsis aşamasına ait olanlar. İlk grup hastanede, ikinci grup Kurum Sağlık Kurulunda, üçüncü grup ise aylık bağlama servisinde olduğunuzu gösterir.

Tahsis aşamasına geçmiş bir dosyada maluliyet kararı çoktan verilmiş demektir; bu noktada beklenen şey prim, süre ve borç kontrolleridir. Karar aşamasında duran bir dosyada ise tıbbi değerlendirme sürüyordur ve ara karar ihtimali hâlâ vardır.

Hiçbir grup, kararın olumlu ya da olumsuz olduğunu göstermez. Ekrandaki ilerleme dosyanın hareket ettiğini anlatır; sonucu değil. Sonucu öğrenmenin yolu tebligat ya da Kurumdan yazılı bilgi talebidir.

Evrak klasöre kaldırıldı ifadesi ne demek?

Bu ifade, evrakın ilgili birimin dosya sistemine yerleştirildiğini gösteren bir iş akışı etiketidir. Mevzuatta böyle bir işlem türü tanımlanmamıştır; ne 5510 sayılı Kanunda ne de maluliyet yönetmeliğinde bu ifade geçer. Dolayısıyla klasöre kaldırılmış olmak, talebin kabul edildiği ya da reddedildiği anlamına gelmez.

Etiketin yanında görünen birim adı ise işe yarar bir bilgi taşır. Sağlık kurulu büro işlemleri servisi maluliyet ibaresi, dosyanın maluliyet iş akışında olduğunu; kurum sağlık kurulu klasör adı ise dosyanın karar aşamasına geldiğini gösterir. Bu, sürecin hangi halkasında beklediğinizi anlamanızı sağlar.

Aynı mantık evrak onaya sunuldu ve evrak kapatıldı ifadeleri için de geçerlidir. Bunlar da belge yönetim sisteminin durum adlarıdır; hukuki sonucu, arkasındaki işlemin ne olduğuna göre değişir. Evrakın kapatılması dosyanın olumsuz sonuçlandığı anlamına gelmediği gibi, olumlu sonuçlandığı anlamına da gelmez.

Klasör kodları ve birim adları neyi gösterir?

Evrak takip ekranlarında görünen klasör kodları, Kurumun belge yönetim sisteminde dosyanın hangi konu başlığı altında sınıflandırıldığını gösterir. Bu kodlar bir karar türü değildir; standart dosya planındaki konu numaralarıdır ve dosyanın içeriği hakkında değil, yönlendirildiği birim hakkında bilgi verir.

Kodun yanında yazan klasör adı çoğu zaman kodun kendisinden daha açıklayıcıdır. Kurum sağlık kurulu yazıyorsa dosya karar merciine ulaşmıştır ve otuz günlük süre bu noktadan itibaren anlam kazanır. Maluliyet ve sağlık kurulları ile ilgili bir birim adı görünüyorsa dosya hâlâ hazırlık aşamasındadır.

Bu kodların anlamına ilişkin resmî ve kamuya açık bir sözlük bulunmadığı için, ekrandaki ifadeye dayanarak kesin sonuç çıkarmak doğru olmaz. Kararın ne olduğunu öğrenmenin güvenli yolu, Kurumdan yazılı bilgi istemek ya da tebliği beklemektir.

SKR düzenlenmesi maluliyet tespiti ne demek?

Bu ifade, dosyada sağlık kurulu raporu düzenlenmesi işleminin açıldığını gösterir. Kısaltma, sağlık kurulu raporunun baş harflerinden gelir ve yine bir iş akışı adıdır. Görüldüğü anda dosyanın hastane aşamasında olduğu, henüz karar aşamasına geçmediği anlaşılır.

Aynı ekranda maluliyet sevk kontrol gibi ifadeler de görülebilir. Bunlar sevk işleminin doğrulanması aşamasına karşılık gelir. Süre bakımından anlamı şudur: hastanenin otuz günlük süresi henüz başlamamış ya da yeni başlamış olabilir.

Bu etiketlerin hiçbiri itiraz ya da dava süresini başlatmaz. Süreler, kararın tebliğinden itibaren işler. Ekranda gördüğü ifadeye göre itiraz süresini hesaplayan kişi, çoğu zaman gereğinden erken ya da geç harekete geçer.

SGK ara karar ne demek ve ne kadar sürer?

Ara karar, Kurum Sağlık Kurulunun kabul ve ret dışındaki üçüncü karar türüdür. Sosyal Güvenlik Kurumunun kendi tanımına göre, sigortalının durumu değerlendirilirken sağlık kurulu raporunun veya dosyadaki karara esas belgelerin yetersiz ya da eksik olduğu durumlarda, gerekli tıbbi bilgi ve belgelerin tamamlanarak daha doğru değerlendirme yapılabilmesi amacıyla verilir.

Bu terim mevzuatta yer almaz. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin tamamında, 5510 sayılı Kanunda, Erişkin Engellilik Yönetmeliği’nde ve Sağlık Raporları Yönetmeliği’nde ara karar ifadesi hiç geçmez. Kurumun uygulama diline ait bir kavramdır; ancak arkasındaki iki işlem mevzuatta açıkça düzenlenmiştir.

Ara kararın süresi de bu nedenle mevzuatta yazmaz. Otuz günlük karar süresi, eksik tamamlandıktan sonra dosyanın yeniden değerlendirilmesiyle işlerlik kazanır. Pratikte ara karar, dosyanın süresini en çok uzatan kalemdir ve çoğu zaman ikinci bir hastane muayenesini gerektirir.

Ara kararın mevzuattaki iki karşılığı

Birincisi iadedir. Yönetmelik m.13, usulüne uygun düzenlenmediği, tıbbi bilgilerin eksik veya yetersiz olduğu tespit edilen sağlık kurulu raporlarının yeniden düzenlenmek üzere ilgili sağlık hizmeti sunucusuna iade edileceğini söyler. Bu durumda dosya hastaneye geri döner ve rapor yeniden düzenlenir.

İkincisi ek rapor istenmesidir. Yönetmelik m.14, raporun Kurum Sağlık Kurulunca değerlendirilmesi sonucunda gerekli görülmesi halinde, ilgilinin aynı ya da farklı sağlık hizmeti sunucusu tarafından yeniden muayenesiyle düzenlenecek sağlık kurulu raporunun isteneceğini düzenler. Yeni bir hastaneye sevk edilmenizin sebebi çoğu zaman budur.

Bu iki hüküm ara kararın hukuki iskeletini oluşturur. Kurum, elindeki belgeyle karar veremeyeceğini tespit ettiğinde dosyayı reddetmek zorunda değildir; eksiği tamamlatma yolunu seçebilir. Ret kararıyla ara kararın karıştırılmaması bu yüzden önemlidir, çünkü ara karar itiraz edilecek bir nihai karar değildir.

Ara karar geldiğinde ne yapılmalı?

Ara kararın gereği yerine getirilmedikçe dosya ilerlemez. İstenen tetkik, epikriz, ameliyat notu ya da patoloji raporu gibi belgelerin aslı veya onaylı nüshası tamamlanmalı; yeniden muayene isteniyorsa sevk edilen hastanede muayene olunmalıdır. Bekleyen dosya kendiliğinden karara bağlanmaz.

Yönetmelik, raporda hangi bilgilerin bulunacağını ayrıntılı sayar: kimlik tespitiyle yapılan ayrıntılı muayene bulguları, dayanağı tetkikler ve sonuçlar rapora yazılır, tetkik belgelerinde adın soyadın ve tetkik tarihi bulunur, tıbbi terimler kısaltılmaksızın yazılır. Bu şartlardan biri eksikse raporun karara esas teşkil edip etmeyeceği konusunda yetki Kurum Sağlık Kurulundadır.

Ara kararın kaç kez verilebileceğine dair bir sınır da yoktur. Aynı dosyada ikinci ve üçüncü kez ek rapor istenmesi mümkündür. Bu nedenle ara karar bildirimini aldığınızda eksiği en kısa sürede ve eksiksiz tamamlamak, süreci kısaltmanın en etkili yoludur.

Rapor çıktı ama oran yazmıyor: neden?

Kurum sevkiyle alınan maluliyet raporlarında oran yazmaması bir eksiklik değil, mevzuat gereğidir. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.12/6-e, Kurum sevkine istinaden düzenlenen raporların yalnızca durum bildirir nitelikte olduğunu, karar hanesinde çalışma gücü kayıp oranı veya engellilik oranı belirtilmeden Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecektir ibaresinin yazılacağını hükme bağlar.

Aynı kural Sağlık Raporları Yönetmeliği’nde de tekrarlanır. SGK maluliyet tespitine esas raporlarda oran yazılmaz ve karar alanına kararın Sosyal Güvenlik Kurumunca verileceği yazılır. İki yönetmelik aynı yönde hüküm kurduğu için, oran yazmayan rapor doğru düzenlenmiş rapordur.

Hastanenin oran yazdığı durumlarda ise o oran belirleyici olmaz. Yönetmelik m.12/9 açıktır: sağlık hizmeti sunucusu tarafından düzenlenen raporda çalışma gücü kaybı veya engel oranı belirtilmişse bu oran, Kurum Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarında bağlayıcı değildir. Raporunda yüzde yazması, o yüzdenin kabul edileceği anlamına gelmez.

Bu üç hüküm birlikte okunduğunda ortaya şu tablo çıkar: hastane bulguyu tespit eder, oranı Kurum belirler, itiraz halinde üst kurul denetler, uyuşmazlık halinde mahkeme adli tıp raporuyla karara bağlar. Rapordaki yüzdeye dayanarak sonucu baştan hesaplamak, zincirin ilk halkasını son halka sanmak olur.

Engelli raporundaki yüzde malulen emeklilik için yeterli mi?

Yeterli değildir. Engelli sağlık kurulu raporundaki oran, engelli haklarına ilişkin mevzuata göre belirlenir; malul sayılma ise 5510 sayılı Kanun m.25 uyarınca çalışma gücünün en az yüzde altmışının kaybedildiğinin Kurum Sağlık Kurulunca tespitine bağlıdır. İki değerlendirme farklı cetvellere, farklı ölçütlere ve farklı karar mercilerine dayanır.

Bu ayrımın somut sonucu Yargıtay kararlarında görülür. 10. Hukuk Dairesinin 10.10.2022 tarihli, 2022/9021 esas ve 2022/12060 karar sayılı ilamına konu olayda, davacının 2011 yılında geçirdiği felç nedeniyle devlet hastanesince yüzde 88 oranında engelli olduğu belirlenmiştir. Buna rağmen Kurum, çalışma gücünün en az yüzde altmışını kaybetmediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

Dosya yargılama aşamasında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gitmiş ve bu kurul, 05.05.2021 tarihli kararıyla davacının çalışma gücünün yüzde altmışını kaybettiğine ve malul sayılmasına karar vermiştir. Yani sonuç sonunda değişmiştir; ama değişikliği sağlayan şey elindeki yüzde 88’lik rapor değil, doğru rejimde yürütülen itiraz ve yargılama süreci olmuştur.

Cetveller neden karışıyor?

Uygulamada üç ayrı cetvel vardır ve halk üçüne birden iş gücü kaybı cetveli der. Maluliyet rejiminde kullanılan Ek-1 Hastalık Listesi, durumları ağır, orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı başlıkları altında sıralar ve tek tek yüzde vermez. Engellilik rejiminde kullanılan Ek-2 Alan Kılavuzu ise her tanı için yüzde verir.

Üçüncüsü, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kaybı oranını belirleyen 2008 tarihli yönetmeliğin cetvelidir. Bu üç metnin yüzdeleri birbirinin yerine kullanılamaz. Aynı kişide aynı hastalık, hangi cetvele bakıldığına göre farklı bir sayı üretebilir ve bu bir çelişki değil, rejim farkıdır.

Oranların birleştirilmesi kuralı da rejime göre değişir. Engellilik değerlendirmesinde birden fazla engel varsa Balthazard formülü uygulanır; buna karşılık maluliyet ve çalışma gücü kaybı tespitinde birden fazla hastalık varsa en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard uygulanmaz. Formülün nasıl işlediğini Balthazard hesaplama tablosu yazısında ayrıntılı ele aldık.

Engelli emekliliği ile malulen emeklilik arasındaki fark

İki kurum sık karıştırılır ama şartları farklıdır. Malulen emeklilik, çalışma gücünün en az yüzde altmışının kaybedilmesi ve 5510 sayılı Kanun m.26’daki prim ve süre şartlarının sağlanmasıyla gündeme gelir. Engellilik nedeniyle erken emeklilik ise vergi indirimi derecelerine bağlı, ayrı bir prim gün sayısı tablosuna dayanır.

Maluliyette ölçüt tek bir eşiktir; engellilik nedeniyle emeklilikte ise engellilik derecesi ağırlaştıkça aranan sigortalılık süresi ve prim gün sayısı azalır. Bu nedenle yüzde 40 engelli raporuyla malulen emekli olunmaz, ancak şartları varsa engellilik nedeniyle emeklilik gündeme gelebilir. İki yolun hangisinin uygun olduğu, orandan önce hizmet dökümüne bakılarak belirlenir.

Aynı kişi her iki yol bakımından da değerlendirilebilir. Malulen emeklilik talebi reddedilen bir sigortalının, engellilik nedeniyle emeklilik şartlarını taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir. Ret kararı, bütün emeklilik yollarının kapandığı anlamına gelmez.

Malulen emeklilik için yüzde kaç rapor gerekir?

Kanun tek bir eşik koyar: çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışının kaybedilmesi. 4/a ve 4/b kapsamındaki sigortalılar için ölçüt budur; 4/c kapsamındakiler için ayrıca vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme hali düzenlenmiştir.

Yönetmelik bu eşiği ağır düzeyde çalışma gücü kaybı olarak adlandırır ve çalışma gücünün en az yüzde altmışının kaybedilmesi şeklinde tanımlar. Aynı yönetmelik orta düzeyi yüzde 50-59, hafif düzeyi yüzde 40-49 aralığına yerleştirir; ancak bu iki düzey malullük aylığı için değil, yaşlılık sigortası kapsamındaki başka haklar için sonuç doğurur.

Eşiğin altında kalmak, sonucun kesin olduğu anlamına gelmez. Değerlendirmede kullanılan ölçüt tanı değil fonksiyon kaybıdır; aynı teşhis farklı kişilerde farklı düzeyde işlev kaybı yaratabilir. Bu nedenle ret kararlarının önemli bir kısmı, tıbbi belgelerin işlevselliği yeterince göstermemesinden kaynaklanır.

Prim ve sigortalılık süresi şartı

Malullük aylığı için 5510 sayılı Kanun m.26/b, en az on yıldan beri sigortalı bulunup toplam 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmasını arar. Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olanlar için sigortalılık süresi aranmaz; 1800 gün prim yeterlidir.

Bu iki şart birlikte aranır ve biri diğerinin yerine geçmez. On yıllık sigortalılığı olup 1800 günü tamamlamayan da, 1800 günü olup on yılı doldurmayan da bu bentten yararlanamaz. Sürekli bakıma muhtaçlık hali ise yönetmelikte sayılan durumlarla sınırlıdır ve ayrıca tespit edilir.

4/b kapsamındaki sigortalılar için ek bir şart daha vardır: kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmiş olması zorunludur. Borç ödenmedikçe maluliyet kararı olumlu olsa bile aylık bağlanmaz.

İşten ayrılma ve yazılı istek şartı

Kanun m.26/c, malullüğü nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan ya da devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunulmasını arar. Bu, tahsis aşamasının kapısıdır ve maluliyet tespitinden ayrı bir işlemdir.

Sıralamayı yanlış kuran kişi zaman kaybeder. Maluliyet tespiti talebi çalışırken de yapılabilir; ancak aylık talebi için işten ayrılmış olmak gerekir. Uygulamada çoğu sigortalı önce maluliyet kararını bekler, olumlu çıkınca işten ayrılır ve ardından tahsis talebinde bulunur.

Bir de kapsam dışı bırakan hal vardır. Kanun m.25, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün yüzde altmışını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilen kişinin, bu hastalık veya engellilik sebebiyle malullük aylığından yararlanamayacağını düzenler. Sigortalılıktan önce var olan malullük, malullük aylığı doğurmaz.

Malulen emeklilik şartları nelerdir?

Şartlar üç başlıkta toplanır ve üçü birlikte aranır. Tıbbi şart, Kurum Sağlık Kurulunca malul sayılmaktır. Prim şartı, en az on yıllık sigortalılık ile 1800 gün prim ya da başka birinin sürekli bakımına muhtaç olanlarda süre aranmaksızın 1800 gündür. Usul şartı ise işten ayrılmış olmak ve Kurumdan yazılı istekte bulunmaktır.

Bu üçünün yanına 4/b sigortalıları için borç şartı eklenir. Kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmiş olması zorunludur; aksi halde karar olumlu olsa dahi aylık bağlanmaz.

Şartların sırası da önemlidir. Maluliyet tespiti çalışırken istenebilir; ancak aylık talebi işten ayrıldıktan sonra yapılır. Sıralamayı ters kuran sigortalı, aylık başlangıç tarihini kendi aleyhine ötelemiş olabilir.

Malullük aylığı ne zaman başlar, geriye dönük ödenir mi?

Başlangıç tarihi 5510 sayılı Kanun m.27’de iki ihtimale bağlanmıştır. Malul sayılmaya esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önceyse aylık, yazılı istek tarihini takip eden ay başından başlar. Rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonraysa aylık, rapor tarihini takip eden ay başından başlar. 4/c kapsamında çalışanlarda ise ölçüt, malullükleri sebebiyle görevlerinden ayrıldıkları tarihtir.

Bu kural, sürecin uzamasının aylık hakkını her zaman geriye taşımadığını gösterir. Kurum kararı yıllar sonra verilse bile aylık, kararın verildiği tarihe değil, malul sayılmaya esas rapor tarihine ya da istek tarihine göre başlar. Hangisinin esas alınacağını belirleyen şey, bu iki tarihten hangisinin daha sonra olduğudur.

Uygulamadaki karşılığı çarpıcıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.10.2023 tarihli, 2023/8517 esas ve 2023/10145 karar sayılı onama ilamına konu olayda sigortalı 07.02.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş, uzun yargılama sonunda maluliyet başlangıcının 19.02.2020 olduğu tespit edilmiş ve aylık 01.03.2020 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanmıştır. Talep tarihi ile aylık başlangıcı arasında üç yıldan fazla fark vardır ve bu fark geriye dönük ödenmemiştir.

Rapor tarihi neden bu kadar önemli?

Aylık başlangıcı doğrudan bu tarihe bağlı olduğu için, maluliyet başlangıç tarihi çoğu dosyada oranın kendisi kadar tartışmalıdır. Yukarıdaki 2022 tarihli kararda da tam bu noktada uyuşmazlık çıkmış; sigortalı, maluliyet başlangıcının daha erken bir tarih olduğunu ileri sürerek yalnızca başlangıç tarihi yönünden itiraz etmiştir.

Yargıtay bu itirazın da bağımsız olarak incelenmesi gerektiğini kabul etmiş, oran yönünden itiraz bulunmasa bile başlangıç tarihi yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine hükmetmiştir. Yani orana itiraz etmemek, tarihe itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle itiraz dilekçesinde neye itiraz edildiğinin açıkça yazılması gerekir. Sadece kararı kabul etmiyorum şeklindeki bir ifade, hangi unsurun tartışmaya açıldığını göstermez ve dosyanın yanlış yönde ilerlemesine yol açabilir.

Aylık başlangıcı tablosu

Aşağıdaki tablo, iki tarihin sıralamasına göre aylığın ne zaman başlayacağını gösterir. Tabloyu kendi dosyanıza uygularken, rapor tarihinden kastın malul sayılmaya esas alınan rapor olduğunu unutmamak gerekir; dosyadaki her rapor bu niteliği taşımaz.

DurumEsas alınan tarihAylık başlangıcı
Rapor tarihi, yazılı istekten önceYazılı istek tarihiİstek tarihini takip eden ay başı
Rapor tarihi, yazılı istekten sonraRapor tarihiRapor tarihini takip eden ay başı
4/c kapsamında çalışanGörevden ayrılış tarihiAyrılışı takip eden ay başı
Kontrol muayenesi sonucu değişiklikYeni duruma esas rapor tarihiRapor tarihini takip eden ödeme dönemi başı

Tablonun son satırı, aylık bağlandıktan sonra da başlangıç mantığının aynı kaldığını gösterir. Kontrol muayenesiyle malullük durumu değişirse aylık, yeni duruma esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren artırılır, azaltılır ya da kesilir.

Maluliyet reddine itiraz nasıl yapılır?

Kurum Sağlık Kurulunun kararına karşı yapılan itirazlar, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.16 uyarınca Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca değerlendirilir. İtiraz, bağlı bulunulan sosyal güvenlik il müdürlüğüne ya da merkezine dilekçeyle yapılır; dilekçe doğrudan üst kurula gönderilmez.

Aynı yönetmelik m.17, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen kararların Kurum Sağlık Kurullarını bağladığını düzenler. Yani üst kurul aksi yönde karar verirse, Kurum Sağlık Kurulu kendi kararında direnemez. Bu, itiraz yolunun neden gerçek bir denetim yolu olduğunu gösterir.

Dosyanın üst kurulda incelenme süresi altmış gündür. Kurulun haftada en az bir kez toplandığı ve en az yedi üye ile karar aldığı düşünüldüğünde, sürenin gerekçesi de anlaşılır: karar bir kişinin değil, çok üyeli bir kurulun toplu incelemesiyle verilir.

İtiraz dilekçesinde nelere dikkat edilmeli?

Dilekçede itirazın hangi unsura yöneldiği açıkça yazılmalıdır. Çalışma gücü kaybı oranına mı, maluliyet başlangıç tarihine mi, yoksa her ikisine birden mi itiraz ettiğinizi belirtmek, sonraki aşamada dosyanın hangi yönden inceleneceğini belirler. Yargıtay kararlarında bu ayrımın belirleyici olduğu görülür.

İtiraza, kararın verilmesinden sonra ortaya çıkan yeni tıbbi belgeler eklenmelidir. Yeni bir hastane raporu, ameliyat notu, ilerleyici bir hastalıkta güncel tetkik sonucu; bunların tamamı üst kurulun önüne gider. Yalnızca eski belgelerin tekrar sunulduğu itirazlarda sonuç çoğu zaman değişmez.

Dilekçenin bir örneğini havale kaydıyla saklamak gerekir. İtirazın yapıldığı tarih, sonraki aşamada dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini ve sürenin nereden işlemeye başladığını göstermek bakımından önem taşır.

Kendi doktorunuzu kurulda dinletme hakkı

Rakip kaynakların hemen hiçbirinde geçmeyen bir hak, doğrudan kanunda yazılıdır. 5510 sayılı Kanun m.58, kurulun sigortalı veya hak sahiplerinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir hekimi dinlemek zorunda olduğunu söyler. Bu, kurulun takdirine bırakılmış bir imkân değil, zorunluluktur.

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu Yönetmeliği m.14 hakkın çerçevesini çizer: sigortalı ya da hak sahibi yazılı olarak talep ederse, her türlü masrafı kendisine ait olmak üzere belirlediği bir uzman hekim, hakkında verilecek kararın görüşülmesinde dinlenir. Toplantı yeri ve tarihi Tebligat Kanunu hükümlerine göre bildirilir.

Bu hak, tedavisini yürüten hekimin dosyayı doğrudan kurula anlatmasını sağladığı için özellikle işlevsellik tartışmasının bulunduğu dosyalarda değerlidir. Talebin yazılı olması ve itirazla birlikte yapılması, toplantı takviminin kaçırılmaması bakımından önemlidir.

Yüksek sağlık kurulu kararı kimi bağlar?

Kurul kararı Kurumu bağlar, ilgilileri bağlamaz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu ilkeyi 2022 tarihli kararında şöyle ifade eder: kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı ancak diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınmalıdır.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: üst kurul kararı aleyhinize çıksa bile yargı yolu kapanmaz. Mahkeme, kurul raporuyla bağlı olmaksızın Adli Tıp Kurumundan rapor aldırır. Buna karşılık kurul kararı lehinize çıkmışsa Kurum bu karara uymak zorundadır.

Kurulun bir görevi daha vardır ve çoğu kaynakta yer almaz. Kanun m.58’e göre kurul, kanunda yazılı görevlerle sınırlı olmak kaydıyla mahkemelerden gelen ve bilirkişi sıfatıyla rapor düzenlenmesi istenen dava dosyaları hakkında da görüş bildirir. Aynı kurul, hem itiraz mercii hem de bilirkişi olarak karşınıza çıkabilir.

SGK cevap vermiyorsa ne yapılır?

Cevapsızlığın hukuki bir karşılığı vardır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4, 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulmasını zorunlu kılar ve şunu ekler: yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.

Bu altmış gün, yukarıda anlatılan idari sürelerden bağımsız bir kuraldır ve dava yolunu açan anahtardır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Yani cevap alamayan kişi süresiz beklemek zorunda değildir; altmışıncı günün dolmasıyla dava şartı gerçekleşmiş olur.

Maddenin son cümlesi ayrıca bir güvence içerir: Kuruma başvuruda geçirilecek süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. İdari süreçte geçen zaman, dava hakkınızı eritmez.

Görevli ve yetkili mahkeme

5510 sayılı Kanun m.101, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini düzenler. 7036 sayılı Kanun m.5/1-b de Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıkları iş mahkemelerine bırakır.

Yetki bakımından kural, davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Kuruma karşı açılan maluliyet davalarında bu, çoğunlukla işlemin yapıldığı sosyal güvenlik il müdürlüğünün bulunduğu yer olur. Yetkiye ilişkin hükümlere aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Davanın konusu, maluliyet oranının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ve şartları varsa aylık bağlanmasına hak kazanıldığının tespitidir. Talebin bu üç unsuru da içerecek biçimde kurulması, kararın infazında tereddüt doğmasını önler.

Mahkemedeki rapor zinciri

Yargılamada izlenecek yol Yargıtay kararlarında ayrıntılı biçimde çizilmiştir. Kurum kararlarına karşı önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınır; bu rapora itiraz edilirse Adli Tıp Kurumundan rapor alınır; iki rapor arasında çelişki varsa çelişki Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınacak raporla giderilir ve sonuca göre karar verilir.

2023 tarihli onama kararında bu zincirin tamamı işlemiştir: önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı, ardından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu, aralarındaki çelişki için Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu alınmış ve mahkeme sonuca bu son rapora göre ulaşmıştır.

Zincirin atlanması bozma sebebidir. Doğrudan üniversite hastanesinden alınan bir raporla karar verilmesi ya da çelişki giderilmeden hüküm kurulması, kararın kaldırılmasına yol açar. Bu nedenle maluliyet davaları, delil aşaması uzun süren dosyalardır. Sürecin genel işleyişi için tazminat davası nasıl açılır yazısındaki usul başlıkları da yol gösterir.

Arabuluculuk şartı var mı?

Kuruma karşı açılan maluliyet davalarında dava şartı, arabuluculuk değil Kuruma başvurudur. Zorunlu arabuluculuk, işçi ile işveren arasındaki işçilik alacağı ve işe iade uyuşmazlıkları ile iş kazasından doğan tazminat taleplerinin bir bölümü bakımından gündeme gelir; Kurumun taraf olduğu tespit davalarında değil.

Bu ayrım, aynı olaydan iki ayrı dosya doğduğunda önem kazanır. İş kazası geçiren bir işçinin Kuruma karşı sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti için açtığı dava ile işverene karşı açtığı tazminat davası farklı dava şartlarına tabidir. İkincisi için iş kazasında arabuluculuk zorunlu mu yazısına bakılabilir.

Yanlış dava şartıyla açılan dosya usulden reddedilir ve süreç baştan başlar. Bu nedenle davanın kime karşı açıldığı, hangi ön şartın aranacağını belirleyen ilk sorudur.

Süreç uygulamada gerçekte ne kadar sürüyor?

Mevzuattaki tavanlar ile dosyaların fiilî süresi arasında ciddi bir fark vardır ve bu farkı en iyi Yargıtay kararlarındaki tarihler gösterir. Kararlar, tarafların iddiasını değil dosyanın kendi kronolojisini içerdiği için, süre konusunda elimizdeki en güvenilir kaynaktır.

2022 tarihli kararda sigortalı 24.10.2018 tarihinde Kuruma başvurmuş, Kurum Sağlık Kurulu kararı 07.05.2019 tarihinde verilmiştir. İdari aşamanın ilk halkası, mevzuattaki otuz günlük süreye karşılık yaklaşık altı buçuk ay sürmüştür. Yüksek Sağlık Kurulu kararı ise ancak 05.05.2021 tarihinde, dava sürerken çıkmıştır.

2023 tarihli kararda tablo daha da nettir: tahsis talebi 07.02.2017, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu 13.03.2020, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu 18.08.2021, ilk derece kararı 17.11.2021, Yargıtay onaması 24.10.2023. Aynı dosya altı yıldan uzun sürmüştür.

Süreyi uzatan yedi kalem

Dosyaların uzamasının sebepleri büyük ölçüde tekrar eder. Aşağıdaki kalemler, mevzuattaki süre tavanlarının neden çoğu zaman tutmadığını açıklar ve hangilerinin sizin kontrolünüzde olduğunu gösterir.

  • Heyet randevusu: mevzuatta üst sınırı yoktur, uygulamada en uzun bekleme kalemidir.
  • Eksik tetkik: rapor, dayanağı tetkikler tamamlanmadan kapanmaz.
  • Raporun iadesi: usulüne uygun olmayan rapor hastaneye geri döner, süre yeniden başlar.
  • Ara karar ve ek rapor: ikinci muayene gerektirir, dosya hastane aşamasına döner.
  • Branş eksikliği: ilgili dal uzmanı bulunmayan kuruluşta rapor tamamlanamaz.
  • İtiraz aşaması: üst kurul incelemesi altmış güne kadar sürebilir.
  • Yargılama: adli tıp zinciri işlediğinde dosya yıllara yayılır.

Bu kalemlerin ilk beşi büyük ölçüde belge hazırlığıyla ilgilidir ve dosyayı eksiksiz kurmak süreyi doğrudan kısaltır. Son ikisi ise kişinin kontrolünde değildir; ancak itirazın doğru gerekçelendirilmesi, yargılama aşamasına hiç geçilmeden sonuç alınmasını sağlayabilir.

Bekleme süresince yapılabilecek en yararlı şey, tıbbi durumun seyrini belgelemektir. İlerleyici hastalıklarda güncel tetkikler, yeni rapor talebinde ya da itirazda belirleyici olur.

Maluliyet raporu vermeye yetkili hastaneler hangileri?

Yetkili sağlık hizmeti sunucuları yönetmelikte sayılmıştır ve liste dardır. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.11’e göre bu raporları düzenlemeye, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş devlet hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastaneleri ve devlet üniversite hastaneleri yetkilidir.

Listede özel hastane yoktur. Tek istisna, belgelenmesi kaydıyla, bu hastaneler dışında kalan yataklı sağlık hizmeti sunucularının yoğun bakımında tedavisi devam eden ve başka bir hastaneye nakli hayati risk taşıyan hastalar için yatmakta olduğu hastanedir. Bu istisna, hareket ettirilemeyen ağır hastalar içindir; tercih meselesi değildir.

Aynı sınır, engelli sağlık kurulu raporları bakımından Sağlık Raporları Yönetmeliği’nde de vardır. Bakanlıkça izin verilen haller hariç olmak üzere, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olsa bile özel sağlık hizmeti sunucuları durum bildirir sağlık raporu düzenleyemez. Özel hastaneden alınan bir belge, bu dosyalarda karara esas olmaz.

Yetkisiz kuruluştan alınan rapor ne olur?

Değerlendirmeye alınmaz. Yetkili olmayan ya da kurulu usulünce teşkil edemeyen kuruluşun düzenlediği rapor, kurumlarca dikkate alınmaz. Bu, raporun tıbben yanlış olduğu anlamına gelmez; idari süreçte kullanılamayacağı anlamına gelir.

Yetkili hastane listeleri ayrıca değişkendir. Sağlık Raporları Yönetmeliği, liste değişikliğinin Bakanlık sitesinde duyurulduğu andan itibaren güncel listenin esas alınacağını düzenler. Geçmişte rapor vermişti gerekçesi, bugünkü yetki bakımından sonuç doğurmaz.

Şehirlere göre hangi kuruluşların yetkili olduğunu inceleyen çalışmalarımız da bulunuyor; Ankara ve Adana için hazırlanan listeler, engelli raporu rejimindeki yetkili kuruluşları gösterir.

Kolay rapor veren hastane var mı?

Böyle bir kategori yoktur. Değerlendirme ölçütü bütün yetkili kuruluşlar için aynı mevzuata ve aynı cetvele dayanır; hastanenin takdirine bırakılmış bir yorum alanı bulunmaz. Hastaneler arasında değişen şey, randevu yoğunluğu ve kuruluşta hangi branşların bulunduğudur.

Maluliyet rejiminde bu daha da belirgindir, çünkü oran hastanede değil Kurumda belirlenir. Hastanenin yazdığı oran bağlayıcı olmadığına göre, oranı yüksek yazacağı düşünülen hastaneyi aramanın pratik bir karşılığı yoktur.

Sonucu değiştiren şey hastane değil, dosyanın içeriğidir. İşlevselliği gösteren ayrıntılı muayene bulguları, düzenli takip kayıtları ve tanıyı destekleyen tetkikler, kararın yönünü belirleyen unsurlardır.

Kontrol muayenesi ne zaman istenir?

Kontrol muayenesi kaldırılmamıştır; hem 5510 sayılı Kanunda hem de maluliyet yönetmeliğinde yürürlüktedir. Yönetmelik m.15, malul sayılanların dört halde kontrol muayenesine tabi tutulabileceğini sayar: Kurumca yürütülen soruşturma nedeniyle, maluliyete ilişkin Kurumca verilen karar gereği, aylık alanların durumlarında artma ya da başka birinin bakımına muhtaçlık talepleri halinde ve ihbar ile şikâyet halinde.

Kontrol muayenesine ilişkin değerlendirme yine Kurum Sağlık Kurulunca yapılır ve gerekli görülürse yeniden kontrol muayenesi istenebilir. Değerlendirmenin hangi mevzuata göre yapılacağı da bellidir: kontrol muayenesi değerlendirmeleri, ilk maluliyet kararına esas mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılır.

Bu son kural sigortalının lehinedir. Aradan geçen sürede mevzuat değişmiş olsa bile, kontrol muayenesinde ilk kararın dayandığı hükümler uygulanır. Sonradan yürürlüğe giren daha ağır bir ölçüt, mevcut aylığın kesilmesi için gerekçe yapılamaz.

Kontrol muayenesine gidilmezse ne olur?

Kanun bu durumu ayrıntılı düzenler. Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalının malullük aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.

Kesilen aylığın yeniden bağlanmasında üç aylık bir eşik vardır. Kontrol muayenesini bildirimde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde yaptıran ve malullük halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının kesilen aylığı, kesildiği tarihten başlanarak yeniden bağlanır. Üç ay geçtikten sonra yaptıranlarda ise aylık, rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak yeniden bağlanır.

Aradaki fark, kaybedilen ödeme sayısıdır. Üç aylık süre içinde muayeneye giden kişi hiçbir ödeme kaybetmezken, süreyi kaçıran kişi gecikme boyunca ödenmeyen aylıkları geri alamaz. Bildirimi aldıktan sonra randevu almayı ertelememek bu yüzden önemlidir.

Malullük aylığı alırken çalışılabilir mi?

Çalışmaya başlamak aylığı keser. Kanun m.27, malullük aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların aylıklarının, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceğini düzenler. Çalışılan süre boyunca prime esas kazanç üzerinden prim alınır.

Aylığın yeniden bağlanması mümkündür. İşten ayrılarak yeniden malullük aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunanlara, kontrol muayenesine tabi tutulmak ve ilk aylığa esas malullüğün devam ettiği anlaşılmak kaydıyla, istek tarihlerini takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden aylık hesaplanarak bağlanır.

Yeniden bağlanan aylık, eski aylığın kesildiği tarihten sonra yapılan artışlar uygulanmak suretiyle bulunan tutarın altında olamaz. Bu güvence, çalışma nedeniyle aylığın erimesini önler. Rapor ve aylık ilişkisinin çalışma hayatındaki diğer sonuçları için rapor alınca maaş kesilir mi yazısına bakabilirsiniz.

Sağlık kurulu raporu ne kadar süre geçerli?

Sürekli ibaresi taşımayan durum bildirir sağlık raporları, hekimlerce aksine bir tarih belirtilmediği durumlarda bir yıl boyunca geçerlidir. Bu hüküm Sağlık Raporları Yönetmeliği’nde yer alır ve uygulamada sık tekrarlanan iki yıl geçerlidir bilgisinin mevzuatta bir karşılığı yoktur.

Raporun süreli mi sürekli mi olduğu ise rapora yazılır. Engellilik değerlendirmesinde raporun sürekli ya da süreli olduğu ve süreli ise geçerlilik süresi rapora mutlaka belirtilir. Durum değişirse süre beklenmeksizin yeniden değerlendirme istenebilir.

Maluliyet dosyasında ise geçerlilik sorusunun karşılığı farklıdır. Kurum, talep tarihi itibarıyla son altı ay içinde yetkili hastanelerce düzenlenmiş rapor varsa sevk yapmadan bu raporu değerlendirir. Yani bir yıl geçerli olan bir rapor, maluliyet sevki bakımından altı ayı geçtiğinde işlevini yitirebilir.

Kesinleşen rapor için yeniden başvuru

Engellilik rejiminde kesinleşen rapor için aynı gereksinim alanında yeni başvuru en erken altı ay sonra yapılabilir. Kaza kaynaklı, oranın değişmeyeceği hakem hastane kararıyla kesinleşen sürekli raporlarda ise yeni başvuru kabul edilmez.

Maluliyet rejiminde böyle bir bekleme süresi yazılı değildir; ancak yeni bir talebin sonuç doğurabilmesi için tıbbi durumda değişiklik olması ya da önceki dosyada bulunmayan belgelerin sunulması gerekir. Aynı belgelerle yapılan ikinci talep, aynı sonucu üretir.

Bir uyarı da yenileme talebine ilişkindir. Engellilik değerlendirmesinde, yeni alınan rapordan önceki raporların süresine bakılmaksızın yapılacak yeni başvurular bakımından geçersiz hale geldiği kuralı vardır. Lehe olan bir raporu yenilemek istemek, mevcut durumu koruma garantisi vermez.

İş kazası heyet raporu kaç günde çıkar?

Hastane aşamasının süresi burada da otuz gündür; değişen şey, raporun hangi rejimde değerlendirileceğidir. İş kazası veya meslek hastalığı sonrası düzenlenen raporlar, malullük aylığı için değil, sürekli iş göremezlik derecesinin belirlenmesi için kullanılır ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı 2008 tarihli yönetmeliğin yürürlükteki hükümlerine göre saptanır.

Raporun karar hanesinde yine oran yazmaz. Sağlık Raporları Yönetmeliği, bu raporlarda karar alanına kararın Sosyal Güvenlik Kurumunca verileceğinin yazılacağını, ayrıca olayın iş kazasına bağlı olup olmadığına dair ibarenin bulunacağını düzenler. Kazanın iş kazası sayılıp sayılmayacağı ise tıbbi değil hukuki bir değerlendirmedir.

Sürecin bu ayağında bildirim süreleri de işler. Kazanın Kuruma zamanında bildirilmemesi, rapor sürecinden bağımsız bir hak kaybı riski doğurur; konunun ayrıntısı için iş kazası bildirimi nasıl yapılır yazısına bakılabilir. Bildirimin geç yapılmasının sonuçlarını ise iş kazası SGK’ya geç bildirilirse ne olur yazısında ele aldık.

Sürekli iş göremezlik geliri ile malullük aylığı farkı

Malullük aylığı, çalışma gücünün en az yüzde altmışının kaybedilmesi ve prim şartlarının sağlanması halinde bağlanır. Sürekli iş göremezlik geliri ise iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücündeki kayıp oranına göre ödenir ve prim gün şartı bakımından farklı bir rejime tabidir.

İki hak aynı olaydan doğabilir ama aynı şey değildir. İş kazası sonrası çalışma gücünü ağır düzeyde kaybeden bir sigortalı, şartları varsa hem sürekli iş göremezlik geliri hem de malullük aylığı bakımından değerlendirilebilir. Bu değerlendirme talebe bağlıdır; Kurum kendiliğinden ikisini birden incelemez.

Geçici iş göremezlik ödeneği ise tedavi süresince ödenen ayrı bir kalemdir ve rapor süreciyle karıştırılmamalıdır. Hesabı ve şartları için iş göremezlik ödeneği yazısı ile iş kazasında geçici iş göremezlik ödeneği yazısına bakılabilir.

Tazminat davasında maluliyet oranı nasıl belirlenir?

Tazminat davalarında oran, Kurumun idari kararıyla değil mahkemenin aldıracağı raporla belirlenir. Trafik kazası ve iş kazası tazminat dosyalarında maluliyet oranı, olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hesaplanır; bu nedenle olay tarihi, hangi cetvelin uygulanacağını doğrudan etkiler.

Rapor kaynağı da farklıdır. Tazminat dosyalarında rapor genellikle Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarından ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından alınır. Kişinin elindeki engelli raporu bu değerlendirmede tek başına belirleyici olmaz; heyet, tedavi evraklarının tamamını inceleyip bizzat muayene yapar.

Trafik kazası kaynaklı dosyalarda süreç ve rapor türü için trafik kazası sonrası maluliyet raporu nasıl alınır ve trafik kazası sağlık kurulu raporu nasıl alınır yazıları ayrıntılı bilgi verir.

Maluliyet başvurusu için gerekli belgeler ve ücret

Başvuru aşamasında istenen belge listesi kısadır: talep dilekçesi ya da e-Devlet başvurusu, kimlik bilgileri ve varsa son altı ay içinde alınmış sağlık kurulu raporu. Asıl belge yükü hastane aşamasında ortaya çıkar; oradaki eksiklik, süreci en çok uzatan kalemdir.

Yönetmelik, sağlık kurulu raporuna nelerin ekleneceğini tek tek sayar: mevcut hastalıklara ilişkin tetkikler, epikrizler, ameliyat notları, patoloji raporları ve benzeri belgelerin aslı veya onaylı nüshası. Tetkik belgelerinde kişinin adı, soyadı ve tetkik tarihi bulunmalı, tıbbi terimler kısaltılmadan yazılmalıdır.

Belgelerin eksikliği ya da yetersizliği halinde raporun karara esas teşkil edip etmeyeceği konusunda yetki Kurum Sağlık Kurulundadır. Yani eksik dosya doğrudan reddedilmez; ancak değerlendirmeye alınmayabilir ve süreç yeniden başlar.

Heyet raporu ücretli mi?

Rapor ücretlerini hastane değil Bakanlık belirler. Sağlık Raporları Yönetmeliği, rapor ücretlerinin Bakanlıkça belirleneceğini düzenler; ücret politikasına aykırılık halinde özel sağlık hizmeti sunucusunun yetkisinin iptal edileceği de aynı yönetmelikte yazılıdır. Dolayısıyla hastaneden hastaneye değişen serbest bir fiyatlandırma söz konusu değildir.

İki ayrık durum vardır. İstirahat raporu için ayrıca ücret istenemez; itiraz sürecinde ise itiraz gideri, kural olarak itiraz edenden alınır. Kurum sevkiyle yapılan maluliyet tespitlerinde masraf yükü, sevki yapan Kurumun usulüne göre belirlenir.

Ücretin miktarından çok, ödendiğine dair belgenin saklanması önemlidir. İtirazın ve sonraki aşamaların masrafları, dava açılması halinde yargılama gideri olarak talep edilebilir.

Süreci hızlandırmak için ne yapılabilir?

SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar sorusunun pratik karşılığı, çoğu dosyada kişinin kendi hazırlığına bağlıdır. Elinizde son altı ay içinde alınmış yetkili hastane raporu varsa talebi geciktirmemek, hastane aşamasının tamamının atlanmasını sağlayabilir.

İkinci adım, heyete girmeden önce tetkiklerin tamamlanmasıdır. Kurulun isteyeceği tetkikler çoğu zaman öngörülebilir; tedaviyi yürüten hekimden alınacak güncel bir rapor ve tetkik listesi, ara karar ihtimalini azaltır.

Üçüncüsü takiptir. Dosyanın hangi birimde olduğunu izlemek, hastanede kapanıp Kuruma ulaşmayan ya da iade edilip beklemeye alınan dosyaları erken fark etmenizi sağlar. Bu üç adım, mevzuattaki süre tavanlarının fiilen tutmasını sağlayan pratik unsurlardır.

Maluliyet dosyasında en sık yapılan hatalar

Reddedilen dosyaların önemli bir bölümü tıbbi durumun yetersizliğinden değil, sürecin yanlış kurulmasından kaynaklanır. Aşağıdaki hatalar, uygulamada tekrar tekrar karşılaşılan ve çoğu önlenebilir nitelikte olan kalemlerdir.

  • Yanlış rejimde rapor almak: engelli raporuyla malulen emeklilik talebinde bulunmak, dosyanın baştan kurulmasını gerektirir.
  • Sevk almadan hastaneye gitmek: Kurum sevki olmadan alınan rapor, maluliyet dosyasında aynı işlevi görmeyebilir.
  • Ara kararı ret sanmak: eksik tamamlanmadığı için dosya aylarca bekleyebilir.
  • İtirazda gerekçe yazmamak: orana mı tarihe mi itiraz edildiği belirtilmezse inceleme dar kalır.
  • Tahsis şartlarını atlamak: malul sayılmak tek başına aylık doğurmaz; prim, süre, işten ayrılma ve yazılı istek gerekir.
  • Kontrol muayenesini kaçırmak: üç aylık eşik aşılırsa ödemeler geri alınamaz.
  • Tebliği beklemeden süre saymak: ekrandaki durum değişikliği itiraz ve dava süresini başlatmaz.

Bu hataların ortak noktası, sürecin idari niteliğinin gözden kaçmasıdır. Maluliyet dosyası bir sağlık işlemi değil, sağlık verisine dayanan bir idari karardır. Belgenin doğru mercie, doğru usulle ve doğru zamanda sunulması, tıbbi tablonun kendisi kadar belirleyicidir.

Sürecin herhangi bir aşamasında verilen bir karar nihai değildir. İdari itiraz, üst kurul incelemesi ve yargı yolu birbirini izleyen üç ayrı denetim katmanıdır; birinden sonuç alamamak diğerinin kapandığı anlamına gelmez.

Maluliyet dosyasında avukatın rolü

SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar sorusuyla başlayan çoğu dosya, bir süre sonra hangi mercie ne zaman başvurulacağı sorusuna dönüşür. İtiraz dilekçesinin gerekçesi, Kuruma başvurunun zamanı ve dava dilekçesindeki talep sonucu, dosyanın yıllar sonra alacağı şekli belirler.

Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarının kendine özgü bir usulü vardır: dava şartı olarak Kuruma başvuru, adli tıp zinciri, çelişkinin giderilmesi ve aylık başlangıç tarihinin ayrıca tespiti. Bu adımların her biri, dosyanın esasına girilmeden sonucu etkileyebilir.

Maluliyet ve iş göremezlik dosyalarında yürütülen çalışmalar hakkında Ankara iş hukuku avukatı sayfamızdaki bilgiler yol gösterici olabilir; iş kazasından doğan dosyalar için Ankara iş kazası avukatı sayfasına da bakabilirsiniz.

Sürekli iş göremezlik aylığı ne kadar?

Önce bir adlandırma düzeltmesi gerekir: kanun bu ödemeyi “aylık” değil sürekli iş göremezlik geliri olarak adlandırır. Malullük ve yaşlılık aylık, iş kazası ve meslek hastalığından doğan ödeme ise gelir sayılır; bu ayrım şartları ve hesabı da değiştirdiği için önemlidir.

Hak kazanmanın eşiği, meslekte kazanma gücünün en az yüzde on oranında azalmış olduğunun Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesidir. Tutar ise kayıp oranına göre hesaplanır: sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya aylık kazancının yüzde yetmişi oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte önce tam gelir hesaplanır, sonra bunun iş göremezlik derecesi oranındaki bölümü ödenir.

Bir istisna oranı yükseltir: sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaçsa gelir bağlama oranı yüzde yüz olarak uygulanır. Hesaba esas alınan aylık kazanç da bordrodaki son ücret değil, kanunun gösterdiği yönteme göre bulunan kazançtır; bu nedenle “maaşımın yüzde yetmişi” biçimindeki kaba hesap çoğu dosyada tutmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

SGK maluliyet raporu kaç günde çıkar?

Mevzuattaki üst süre, hastanenin raporu düzenlemesi için 30 gün, Kurum Sağlık Kurulunun karar vermesi için 30 gündür. İtiraz edilirse Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu dosyayı en geç 60 günde sonuçlandırır. İtirazsız bir dosyada mevzuattaki tavan 60 gün, itirazla birlikte 120 gündür. Heyet randevusunun ne zaman verileceğine dair bir üst sınır bulunmadığı için uygulamadaki süre bu tavanın üzerine çıkabilir.

Heyet raporu kaç günde çıkar?

Sağlık kurulu raporu, başvurudan itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır. Bu süre Sağlık Raporları Yönetmeliği m.8/8’de yazılıdır ve raporu düzenleyen bütün yetkili sağlık hizmeti sunucularını bağlar. Tek branşı ilgilendiren ve tetkikleri tamam olan dosyalar birkaç gün içinde kapanabilir; ancak bu bir kural değil, o dosyanın basit olmasının sonucudur.

Malulen emeklilik heyet raporu sonucu ne zaman çıkar?

İki ayrı sonuç vardır. Hastanenin düzenlediği rapor en geç otuz günde tamamlanır ve sağlık kayıtlarında görünür. Maluliyet kararı ise dosya Kuruma ulaştıktan sonra Kurum Sağlık Kurulunca en geç otuz günde verilir. Talebinizin akıbetini belirleyen belge ikincisidir; hastanedeki raporda çoğu kez oran bile yazmaz.

SGK ara karar ne demek?

Kurum Sağlık Kurulunun kabul ve ret dışındaki üçüncü karar türüdür. Sağlık kurulu raporunun veya dosyadaki belgelerin yetersiz ya da eksik olduğu durumlarda, gerekli tıbbi bilgi ve belgelerin tamamlanması amacıyla verilir. Bu terim mevzuatta geçmez; hukuki karşılığı raporun hastaneye iadesi ve ek rapor istenmesidir. Ara karar bir nihai karar olmadığı için kendisine karşı itiraz edilmez, gereği yerine getirilir.

Yüksek sağlık kurulu kaç günde sonuçlanır?

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilen dosya ve evrak, kendi yönetmeliğinin 16. maddesine göre en geç altmış gün içerisinde sonuçlandırılır. Kurul, 5510 sayılı Kanun m.58 uyarınca haftada en az bir kez ve en az yedi üye ile toplanır; kararlar salt çoğunlukla alınır. Altmış günlük süre, dosyanın kurula ulaşmasından itibaren işler.

Maluliyet raporunda oran neden yazmıyor?

Kurum sevkine istinaden düzenlenen raporlar yalnızca durum bildirir niteliktedir. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği m.12/6-e uyarınca bu raporların karar hanesine oran yazılmadan Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecektir ibaresi konulur. Hastane oran yazmışsa bile bu oran, aynı yönetmeliğin m.12/9 hükmü gereği Kurum Sağlık Kurulunu ve Yüksek Sağlık Kurulunu bağlamaz.

Malulen emeklilik için yüzde kaç rapor gerekir?

Çalışma gücünün en az yüzde altmışının kaybedilmesi gerekir. Bu eşik 5510 sayılı Kanun m.25’te düzenlenmiştir ve yönetmelikte ağır düzeyde çalışma gücü kaybı olarak tanımlanır. Yüzde 40-49 arası hafif, yüzde 50-59 arası orta düzey sayılır ve bu iki düzey malullük aylığı doğurmaz; yaşlılık sigortası kapsamındaki başka haklar bakımından sonuç doğurabilir.

Engelli raporuyla malulen emekli olunur mu?

Doğrudan olunmaz. Engelli sağlık kurulu raporundaki oran, engelli haklarına ilişkin ayrı bir yönetmeliğe göre belirlenir ve o yönetmelik, 5510 sayılı Kanuna tabi sigortalılara bağlanacak malullük aylıkları için istenecek raporların kendi kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıkça yazar. Malul sayılmaya Kurum Sağlık Kurulu karar verir. Yargıtay kararlarında yüzde 88 engelli raporu bulunan kişinin maluliyet talebinin reddedildiği örnekler vardır.

Malulen emeklilik sonucu nasıl öğrenilir?

Raporun kendisi e-Nabız ve e-Devlet sağlık raporu sorgulama hizmetlerinde, dosyanın Kurumdaki akışı ise SGK evrak takip hizmetlerinde görülür. Bu ekranlar kararın içeriğini göstermez; yalnızca evrakın hangi birimde olduğunu bildirir. Hukuki sonuç doğuran tek işlem, kararın usulünce tebliğ edilmesidir. Tebliğ gelmediyse bağlı bulunduğunuz sosyal güvenlik il müdürlüğünden yazılı bilgi istemek doğru yoldur.

SGK maluliyet talebimi reddetti, ne yapabilirim?

Kurum Sağlık Kurulu kararına karşı sosyal güvenlik il müdürlüğüne dilekçeyle itiraz edebilirsiniz; itiraz Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenir ve bu kurulun kararı Kurum Sağlık Kurullarını bağlar. Sonuç yine olumsuzsa iş mahkemesinde dava açılabilir. Dava öncesinde Kuruma başvuru zorunludur ve başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.

Yüksek sağlık kurulu kararı mahkemeyi bağlar mı?

Bağlamaz. Yargıtay kararlarında kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak diğer ilgilileri bağlamayacağı kabul edilir. İtiraz halinde mahkeme Adli Tıp Kurumundan rapor aldırır; Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki varsa bu çelişki Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınacak raporla giderilir ve sonuca göre karar verilir.

Malulen emeklilik maaşı ne zaman başlar?

Malul sayılmaya esas rapor tarihi yazılı istek tarihinden önceyse aylık, istek tarihini takip eden ay başından; rapor tarihi istek tarihinden sonraysa rapor tarihini takip eden ay başından başlar. Bu nedenle sürecin uzaması aylığı her zaman geriye taşımaz. Yargıtay kararına konu bir dosyada 2017 yılında yapılan talep sonucunda aylık, maluliyet başlangıcı 2020 olarak tespit edildiği için 2020 yılından itibaren bağlanmıştır.

Özel hastaneden maluliyet raporu alınabilir mi?

Alınamaz. Maluliyet tespitine esas raporları düzenlemeye yetkili kuruluşlar; Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile devlet üniversite hastaneleridir. Tek istisna, başka hastaneye nakli hayati risk taşıyan ve yoğun bakımda tedavisi süren hastalar için yatmakta olduğu hastanedir. Yetkisiz kuruluşun raporu kurumlarca değerlendirmeye alınmaz.

Malulen emeklilikte kontrol muayenesi kaldırıldı mı?

Kaldırılmadı. Kontrol muayenesi 5510 sayılı Kanun m.94’te ve maluliyet yönetmeliğinin 15. maddesinde düzenlenmiştir; soruşturma, Kurum kararı gereği, sigortalının talebi ile ihbar ve şikâyet hallerinde istenebilir. Bildirilen tarihte muayeneye gidilmezse aylık kesilir. Üç ay içinde muayene yaptırılırsa aylık kesildiği tarihten başlanarak yeniden bağlanır; üç ay geçerse rapor tarihinden sonraki ay başından itibaren bağlanır.

Maluliyet raporu kaç yıl geçerli?

Sürekli ibaresi taşımayan durum bildirir raporlar, hekimlerce aksine tarih belirtilmedikçe bir yıl geçerlidir; iki yıl geçerli olduğu bilgisinin mevzuatta karşılığı yoktur. Maluliyet sevki bakımından ayrıca bir altı ay kuralı vardır: talep tarihi itibarıyla son altı ay içinde yetkili hastanece düzenlenmiş rapor varsa yeni sevk yapılmaz, mevcut rapor değerlendirilir.

Maluliyet davası hangi mahkemede açılır?

İş mahkemesinde açılır. 5510 sayılı Kanun m.101, Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini düzenler; 7036 sayılı Kanun m.5/1-b de Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu sosyal güvenlik uyuşmazlıklarını iş mahkemelerine bırakır. Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir ve aksine yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyaya ilişkin hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve Kurum uygulamaları değişebildiğinden, kendi durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.