Aldığım Araç Arızalı Çıktı: Onarım Bedeli ve Araç Mahrumiyet Bedeli
Aldığım araç arızalı çıktı diyen alıcı için tanınan süre, çoğu zaman sanıldığından kısadır: motor onarıma girdiği anda, arızanın satış tarihinde de mevcut olup olmadığını gösterecek veri büyük ölçüde ortadan kalkar. İkinci el bir araçta ortaya çıkan fazla yağ eksiltme, motor bloğu çatlağı ya da şanzıman arızası iki ayrı sorunu birden doğurur. Birincisi teknik bir tespit sorunudur ve bilirkişi tarafından çözülür. İkincisi ise çoğu alıcının hiç düşünmediği bir tercihe bağlıdır: davanın kime açıldığı. Satıcıya açılan davada onarım bedeli ile araç mahrumiyet bedeli birlikte hükmedilebilirken, ithalatçıya açılan davada mahrumiyet bedeli daha baştan reddedilir. Aşağıda motor kaynaklı gizli ayıplarda delilin nasıl sabitlendiğini, hangi ölçünün “ayıp” sayıldığını ve hangi talebin kime yöneltileceğini yürürlükteki metinler ve güncel Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kısaca
Motorun olağan sınırın üzerinde yağ eksiltmesi, satış sırasında basit bir gözden geçirmeyle anlaşılamadığı için gizli ayıptır. Hukuk Genel Kurulu bu tespiti 1 Ekim 2025 tarihli kararında teyit etmiş, üreticinin “kullanma kılavuzunda litre sınırı yazıyor” savunmasını kabul etmemiştir. Alıcının 6502 sayılı Kanun’un 11’inci maddesindeki dört seçimlik hakkı vardır; ancak ikinci fıkra gereği bunlardan yalnız ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim üretici ve ithalatçıya karşı kullanılabilir. Bedelden indirim, sözleşmeden dönme ve bunlara bağlı araç mahrumiyet bedeli yalnız satıcıdan istenir. Dava açılmadan önce Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400’üncü maddesine göre delil tespiti yaptırmak, arıza onarıldıktan sonra ispatı imkânsız hâle gelen bu dosyalarda belirleyicidir. Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse 6502 m.12/3 uyarınca zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz.
Aldığım Araç Arızalı Çıktı: İlk Hafta Neyi Kaybetmemelisiniz?
Ayıplı araç dosyalarının büyük kısmı mahkemede değil, ilk hafta içinde kaybedilir. Arıza giderildikten sonra geriye ne bir ölçüm, ne bir fotoğraf, ne de karşı tarafın itiraz edemeyeceği bir kayıt kalır. Bu bölümdeki adımlar, ileride açılacak davanın delil listesini bugünden kurmaya yarar.
Aldığım araç arızalı çıktı ne yapmalıyım?
Sıralama şudur: arızayı yazılı hâle getirin, aracı onarıma bırakmadan önce mevcut durumunu tespit ettirin, ardından satıcıya ihtarname gönderin. Bu üçünün sırası önemlidir; onarım tamamlandıktan sonra arızanın satış anında var olup olmadığını gösterecek veri dosyada kalmaz.
Türk Borçlar Kanunu m.223/1 alıcıya devraldığı satılanı “işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz” gözden geçirme ve gördüğü ayıbı “uygun bir süre içinde” bildirme yükümlülüğü getirir. Aynı maddenin ikinci fıkrası gizli ayıplar için ayrı bir rejim kurar: olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir. Buradaki “hemen”, takvim günü vermeyen bir ölçüttür; pratikte arızanın niteliğini öğrendiğiniz gün ile ihtarnamenin keşide tarihi arasındaki farkı savunulabilir tutmak gerekir.
2 el aldığım araç motoru arızalı çıktı ne yapmalıyım?
İkinci el alımda üç muhatap vardır ve her birinin sorumluluğu farklıdır: satıcı (galerici ya da şahıs), üretici ve ithalatçı. Motor arızalarında alıcılar refleks olarak yetkili servise, yani üreticinin organizasyonuna yönelir; oysa parasal taleplerin çoğu satıcıya karşı doğar. Bu ayrımın hukuki kaynağını ve sonuçlarını aşağıda ayrı bir başlıkta ele alıyoruz.
İkinci el alımda ikinci bir özellik daha vardır: 6502 sayılı Kanun m.12/2 uyarınca ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az olamaz. Bu, iki yıllık genel zamanaşımının yerine geçen bir süre değil, sözleşmeyle kısaltmanın alt sınırıdır.
2 el aldığım araç arızalı çıktı: ilk soru satıcının sıfatıdır
Dosyanın hangi kanuna tabi olacağını arızanın büyüklüğü değil, satıcının kim olduğu belirler. Satıcı ticari veya mesleki faaliyeti kapsamında hareket ediyorsa işlem tüketici işlemidir ve 6502 sayılı Kanun uygulanır; satıcı kendi aracını satan bir şahıssa Türk Borçlar Kanunu’nun ayıba karşı tekeffül hükümleri devreye girer. Bu tercih sonradan düzeltilebilen bir ayrıntı değildir: görev kuralları kamu düzenindendir ve mahkemece resen gözetilir.
Galeriden aldığım araç aldım arızalı çıktı diyorsanız hangi belge işinize yarar?
Galeriden alımda üç belge dosyanın omurgasını kurar: satış sözleşmesi ya da fatura, varsa satış öncesi alınan ekspertiz raporu, ve aracın tanıtım kartı. Ekspertiz raporunun saklanma süresi ve içeriği yönetmelikle belirlenmiştir; aşağıda ekspertiz başlığında bunu ayrıntılı ele alıyoruz. Bu belgeler, satıcının satış anında araç hakkında ne bildirdiğini gösterir ve Türk Borçlar Kanunu m.219/1’deki “bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması” değerlendirmesini besler.
Şahıstan aldığım araç motoru arızalı çıktı: hangi kanun uygulanır?
Satıcıya karşı ileri sürülecek taleplerde Türk Borçlar Kanunu m.219 ve devamı uygulanır. Şahıs satıcı da ayıptan sorumludur; üstelik m.219/2 uyarınca “bu ayıpların varlığını bilmese bile” sorumludur. “Ben de bilmiyordum” savunması hukuk davasında sonuç doğurmaz. Aracı bir şahıstan almış olmanın üretici ve ithalatçıya karşı doğurduğu ayrı sonucu ise aşağıda görev başlığında inceliyoruz.
Yeni aldığım araç motoru arızalı çıktı: servis iş emrine ne yazdırılır?
Servis iş emri, dosyanın en ucuz ve en çok ihmal edilen delilidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E.2025/4285 K.2026/1410 sayılı 12 Mart 2026 tarihli kararında, tüketicinin aracı son kez servise teslim ederken iş emri belgesine tüketici hukukundan kaynaklanan haklarını saklı tuttuğuna dair şerh düşmesi, davalının “ücretsiz onarım hakkını kullandın, seçimlik hakkını tükettin” savunmasını karşılayan unsurlardan biri olmuştur.
Şerhin yanında iş emrine yazdırılması gereken üç bilgi vardır: aracın servise giriş kilometresi, şikâyetin alıcının kendi cümlesiyle ifadesi (“motor yağı eksiliyor” gibi), ve varsa eklenen yağın litre miktarı. Bu üçü, ileride bilirkişinin tüketim oranını hesaplayabilmesi için gereken ham veridir.
Sıfır aldığım araç arızalı çıktı ne yapmalıyım?
Sıfır araçta yol aynıdır, fakat iki fark vardır. Birincisi, 6502 m.10/1 uyarınca teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıya geçer. İkincisi, garanti süresi hâlâ devam ediyorsa ücretsiz onarım talebi doğrudan garanti kapsamında işler. Buna karşılık sıfır araçta seçimlik hak tercihinin “orantısız” bulunma ihtimali de düşer: Hukuk Genel Kurulu’nun 1 Ekim 2025 tarihli E.2025/259 K.2025/594 sayılı kararında geçen gerekçe açıktır — “tüketici sıfır km aracı hiçbir sorun yaşamamak adına daha fazla ücret ödeyerek satın almaktadır.”
Motor Arızası Gizli Ayıp mı, Kullanım Hatası mı?
Bu iki başlık, ayıplı araç dosyalarındaki gerçek çekişme alanıdır. Satıcı ve üretici neredeyse istisnasız aynı savunmayı yapar: arıza üretimden değil, kullanımdan ya da bakım düzensizliğinden kaynaklanmıştır. Bu savunmanın kaderini bilirkişi raporunun niteliği belirler.
Gizli ayıp ile açık ayıp arasındaki sınır nerede?
Ayrımı Hukuk Genel Kurulu aynı kararda tanımlamıştır: “Açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıplar, ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan yapılacak detaylı bir muayene ile anlaşılan ayıplardır. Bu tür ayıplar genelde malın yapısıyla ilgili olan ve kullanılmasıyla anlaşılan ayıplardır.”
Bu tanımın pratik sonucu şudur: motorun yağ tüketimi, bir aracı satın alırken kaputu açıp bakarak ya da kısa bir test sürüşü yaparak ölçülemez. Tüketimin ortaya çıkması için belirli bir mesafe kat edilmesi gerekir. Dolayısıyla yağ eksiltme, tanımı gereği gizli ayıp kategorisine girer.
Aynı sonuç Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E.2025/4692 K.2026/1546 sayılı 24 Mart 2026 tarihli kararında da kurulmuştur: “davacının kullanım süresinde ortaya çıkan bu ayıpları satın almadan önce anlaması mümkün olmadığından gizli ayıp niteliğinde olduğu”.
| Ölçüt | Açık ayıp | Gizli ayıp |
|---|---|---|
| Nasıl fark edilir | İlk bakış veya basit muayene | Kullanım sırasında, detaylı muayeneyle |
| Bildirim süresi | Devralmanın ardından uygun süre içinde (TBK m.223/1) | Anlaşıldığı anda, hemen (TBK m.223/2) |
| Bildirilmezse | Satılan kabul edilmiş sayılır | Aynı sonuç, ancak süre ayıbın anlaşıldığı andan işler |
| Satıcı bilmiyorsa | Yine sorumlu (TBK m.219/2) | Yine sorumlu (TBK m.219/2) |
| Tipik araç örneği | Görünür kaporta hasarı, eksik donanım | Motor yağ tüketimi, blok çatlağı, şanzıman |
Motor arızası gizli ayıp mı?
Motor kaynaklı arızalar, kullanımla ortaya çıktıkları ve satış anında basit kontrolle görülemedikleri sürece gizli ayıptır. Yargıtay kararlarında bu sonuca varılan üç somut motor arızası vardır ve üçü de aynı mantıkla değerlendirilmiştir:
- Olağan sınırın üzerinde yağ yakma. HGK E.2025/259 K.2025/594 — dizel motorlu araçta tüketim oranı ölçülerek ayıp tespit edilmiştir.
- Motor bloğunda çatlak. 3. HD E.2025/5747 K.2026/2443 (22 Nisan 2026) — bilirkişi heyeti, motor soğutma suyunun eksilmesinin ancak çatlakla mümkün olabileceğini, çatlağın ilk su eksiltmesinden önce oluştuğunu belirlemiş; daire kararı onamıştır.
- Döküm hatası. 3. HD E.2025/4692 K.2026/1546 — hatanın ileride hararete ve motor yenilenmesine yol açabileceği tespit edilmiş, gizli ayıp kabul edilmiştir.
Kullanım hatası savunması hangi belgeyle çürütülür?
Kullanım hatası savunması, teknik bir iddiadır ve teknik bir raporla karşılanır. 3. HD E.2025/5747 sayılı dosyada davalı, motor bloğundaki çatlağın “ancak kullanıcı hatası ile oluşabileceğini”, motor suyu eksilmesine rağmen aracın sürülmeye devam edildiğini savunmuştur. Bilirkişi heyeti olayın sırasını tersine çevirerek savunmayı çürütmüştür: önce çatlak oluşmuş, su eksilmesi buna bağlı olarak sonra ortaya çıkmıştır.
Aynı dosyada ikinci savunma “periyodik bakımların yapılmadığı” idi. Bu savunmayı kapatan belge, yetkili serviste düzenli bakım yaptırıldığını gösteren servis kayıtlarıdır. Bakımlarını yetkili serviste yaptıran alıcı, bu savunmaya karşı en güçlü konumdadır.
Üçüncü bir kapı Türk Borçlar Kanunu m.225’te durur: “Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.” Yani galerici, “ayıbı bana zamanında bildirmedin” savunmasını, bilmesi gereken bir ayıp söz konusuysa yapamaz.
İlk altı ayda çıkan arızada ispat yükü kimde?
6502 sayılı Kanun m.10/1 açıktır: “Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir.” Aynı fıkranın son cümlesi bir sınır koyar: bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyorsa uygulanmaz.
Karine altı ay sonra düşer; fakat ayıbın gizli olduğu hâllerde bu, davanın kaybedildiği anlamına gelmez. İspat yükü alıcıya geçer ve alıcı bunu bilirkişi raporuyla karşılar.
Araç Yağ Eksiltiyor: Ne Kadarı Normal, Ne Kadarı Ayıp?
Bu bölümde en çok sorulan soruya bakıyoruz: motorun bir miktar yağ eksiltmesi normalse, hangi noktadan sonra hukuken ayıp sayılır? Mevzuatta litre cinsinden bir eşik yoktur. Eşiği somut olayda bilirkişi kurar ve kullandığı yöntem, Hukuk Genel Kurulu kararında adım adım aktarılmıştır.
Araç yağ eksiltiyor neden, araç yağ eksiltiyorsa sebebi nedir?
Teknik açıdan motor yağının azalması iki yolla olur: yağ yanma odasına geçip yakıtla birlikte yanar, ya da bir contadan/keçeden dışarı sızar. Yanma yoluyla kayıp genellikle piston segmanları, silindir gömlekleri veya supap lastikleriyle; sızıntı yoluyla kayıp ise karter, kapak ve turbo hatları ile ilişkilendirilir. Hukuki değerlendirme bakımından bu ayrımın önemi şudur: sızıntı çoğu kez dışarıdan görülebilir, yanma ise görülmez — ve tam da bu yüzden gizli ayıp tartışması yanma kaynaklı tüketimlerde yoğunlaşır.
Hukuk Genel Kurulu’nun incelediği dosyada bilirkişi, tüketimin “motor içinde yağın yanması suretiyle” gerçekleştiğini tespit etmiştir.
Araç yağ eksiltiyorsa ne yapılmalı, araç yağ eksiltiyor ne olur?
Yapılacak ilk şey ölçümü kayda geçirmektir: aracı servise götürdüğünüzde eklenen yağın litre miktarını ve o andaki kilometreyi iş emrine yazdırın. İkinci adım, bir sonraki ölçümün tarihini ve kilometresini de belgelemektir. Bu iki kayıt olmadan tüketim oranı hesaplanamaz.
Tüketim sürerse iki ayrı sonuç doğar. Teknik sonuç, yağ seviyesi kritik eşiğin altına indiğinde motorun yağlanma yetersizliğinden zarar görmesidir. Hukuki sonuç ise arızanın onarılmaması hâlinde alıcının diğer seçimlik haklara geçebilmesidir; 6502 m.11/4 uyarınca ücretsiz onarım talebi azami süre içinde yerine getirilmezse tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.
Araç sürekli yağ eksiltiyor ise tekrarlayan arıza nasıl belgelenir?
Tekrarlayan arıza, misliyle değişim talebinin en güçlü dayanağıdır. 3. HD E.2025/4285 K.2026/1410 sayılı kararda belirleyici olan sayı budur: araç aynı arızayla dört kez servise girmiş, yargılama sırasında beşinci kez aynı arızayı vermiştir. Her servis girişinin ayrı iş emriyle belgelenmesi, “arıza giderildi” savunmasını karşılar.
Araç aşırı yağ eksiltiyor ise ölçü hangi rakam?
Hukuk Genel Kurulu kararında hükme esas alınan bilirkişi hesabı şöyle işlemiştir: araca 180.622 kilometrede 3,9 litre yağ eklenmiş; 183.792 kilometrede, yani 3.170 kilometre sonra yapılan ölçümde motorda 3,5 litre yağ bulunduğu, dolayısıyla 0,4 litre tüketildiği belirlenmiştir. Bilirkişi buradan 10.000 kilometrelik servis aralığı için 1,26 litre tüketim hesaplamış; bu miktarı motora konulan 3,9 litreye oranlayarak %32,35‘e ulaşmıştır. Yani periyodik bakımlar arasında motora konulan yağın yaklaşık üçte biri tükeniyordu. Rapor bu seviyeyi “genel koşullarda normal kabul edilemez” bulmuş ve aracın ayıplı olduğu sonucuna varmıştır.
Buradaki asıl kural rakam değil yöntemdir: tüketim, mutlak litre olarak değil, servis aralığında motora konulan yağa oranla değerlendirilmiştir. İki araçta aynı litre kaybı, yağ kapasiteleri farklıysa farklı sonuç verir.
| Bilirkişinin ölçtüğü veri | Kararda geçen değer |
|---|---|
| Yağ eklenen kilometre | 180.622 km |
| Eklenen yağ miktarı | 3,9 litre |
| İkinci ölçümün yapıldığı kilometre | 183.792 km |
| Aradaki mesafe | 3.170 km |
| İkinci ölçümde kalan yağ | 3,5 litre |
| Bu mesafedeki tüketim | 0,4 litre |
| 10.000 km’lik servis aralığına oranlanan tüketim | 1,26 litre |
| Bu tüketimin konulan 3,9 litreye oranı | %32,35 |
Kullanma kılavuzundaki litre sınırı satıcıyı kurtarır mı?
Aynı dosyada davalı üretici, “dava konusu araç ile birlikte verilen kullanıcı el kitapçığında aracın azami olarak 1000 km’de bir litre yağ eksiltme yapabileceğinin belirtildiğini, bunun arıza olmadığını, tüm motorların kullanım şartlarına ve kullanıcıya göre bir miktar yağ eksilteceğini” savunmuştur. Hukuk Genel Kurulu bu savunmayı benimsememiş, bilirkişi raporuyla saptanan tüketim oranını esas almıştır.
Kullanma kılavuzundaki tolerans ifadesi, tek başına bir savunma değildir; karşı delille çürütülebilen bir iddiadır. Üstelik 6502 m.8/2 kılavuzu tersinden de işletir: ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan özelliklerden birini taşımayan mal ayıplı sayılır. Yani kılavuz, satıcının lehine olduğu kadar aleyhine de okunabilen bir belgedir.
Dizel araç yağ eksiltiyor ise fark var mı?
Hukuk Genel Kurulu kararında dizel motora özgü bir zincir kurulmuştur: “Dizel motora sahip araçtaki yağ eksiltme problemine bağlı olarak piston ve contaların deforme olması, piston sekman uyuşmazlığına ve aşınmasına sebep olabileceği, aracın km’si arttıkça yağ yakmanın artacağı dolayısı ile süreç içinde yakıt yakımının arttığı gibi aracın performansında da düşme olacağı, aracın motor ömrünün azalarak güç kaybı yaşanmasının da olası olduğu.”
Bu paragraf, davada yalnız “arıza var mı” sorusuna değil, “ayıp önemli mi” sorusuna da cevap verdiği için değerlidir. Seçimlik hak tercihinin orantısız sayılıp sayılmayacağı tartışmasında mahkeme tam olarak bu ağırlığa bakar.
Araç duman atmıyor ama yağ eksiltiyor ne anlama gelir?
Egzozdan mavi duman çıkmaması, yanma kaynaklı tüketimin bulunmadığını göstermez. Modern motorlarda katalizör ve partikül filtresi görünür dumanı büyük ölçüde tutar. Hukuken önemli olan da duman değil, ölçülen tüketimdir: yukarıdaki kararda hükme esas alınan veri, egzoz gözlemi değil, iki ölçüm arasındaki litre farkıdır.
Araç yağ ve su eksiltiyor ise hangi arıza akla gelir?
Yağın yanında soğutma suyunun da eksilmesi, silindir kapak contası veya blok çatlağı gibi daha ağır arızaların işaretidir. 3. HD E.2025/5747 K.2026/2443 sayılı dosyada mahkeme tam olarak bu durumu değerlendirmiş ve bilirkişi heyetinin “motor soğutma suyunun eksilmesinin ancak motorda çatlak oluşması suretiyle meydana gelebileceği” yönündeki tespitini hükme esas almıştır. Bu dosyada araç 2016 model olmasına ve dava yıllarca sürmesine rağmen sonuç, aracın sıfır kilometre ayıpsız misliyle değiştirilmesi olmuştur.
Delil Tespiti Nasıl Yapılır?
Motor arızalarında delil, onarımla birlikte yok olur. Parça değiştirildiğinde, eski parça hurdaya gittiğinde ya da yağ boşaltıldığında geriye ölçülebilir bir şey kalmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu tür durumlar için dava açılmadan önce işletilebilen bir yol tanır.
Delil tespiti nedir, nasıl yapılır?
HMK m.400/1: “Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir.”
İkinci fıkra, talebin kabul şartını koyar: hukuki yarar gerekir ve “delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.” Onarıma girecek bir motor, bu tanıma birebir uyar.
Uygulamada süreç şöyle işler: dilekçe verilir, mahkeme tespit giderlerini avans olarak belirler, talep haklı bulunursa karar karşı tarafa tebliğ edilir, bilirkişi araç üzerinde inceleme yapar ve rapor düzenlenir.
Delil tespiti hangi mahkemeden istenir?
HMK m.401/1 iki adres verir: henüz dava açılmamışsa delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir. Araç Ankara’da, satıcı İzmir’de ise araç nerede bulunuyorsa oradaki sulh hukuk mahkemesi yetkilidir.
Maddenin üçüncü fıkrası bir güvence sağlar: “Esas hakkında açılan davada, delil tespiti yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemez.” Yani tespit için gidilen mahkemenin yanlış seçilmiş olması, sonradan raporun geçersizliği sonucunu doğurmaz. Dördüncü fıkra ise dava açıldıktan sonra yalnız davanın görüldüğü mahkemenin yetkili olacağını söyler.
Delil tespiti dilekçesinde neler bulunur?
HMK m.402/1 dilekçenin asgari içeriğini sayar: tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı ya da gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler, ve aleyhine tespit istenen kişinin ad, soyad ve adresi. Aynı fıkra bir kolaylık da tanır: durum ve koşullar imkân vermiyorsa, aleyhine tespit yapılacak kişi gösterilemese bile talep geçerli sayılır.
Yağ eksiltme dosyalarında bilirkişiye sorulacak soruların listesi, kararlarda geçen ölçüm yönteminden çıkarılabilir:
- Motora konulan yağ miktarı ve ölçüm tarihindeki kilometre nedir?
- Belirli bir mesafe kat edildikten sonra motordaki yağ seviyesi kaç litredir?
- Bu mesafedeki tüketim, 10.000 kilometrelik servis aralığına oranlandığında kaç litre eder?
- Tüketim, konulan yağın yüzde kaçına karşılık gelmektedir?
- Tüketim kullanıcı hatasından mı, üretimden mi kaynaklanmaktadır?
- Arıza, satış sırasında olağan bir gözden geçirmeyle anlaşılabilir miydi?
- Arızanın giderilmesi için hangi işlemler gerekir ve maliyeti nedir?
- Araç, onarım süresince kullanılamaz durumda mıdır; kullanılamayacağı süre kaç gündür?
Acele hâllerde tespit karşı tarafa haber verilmeden yapılabilir mi?
Evet. HMK m.403: “Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir.” Tespitten sonra dilekçe, karar, tutanak ve varsa bilirkişi raporu mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ edilir; karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde tespit kararına itiraz edebilir.
Tespit dosyası açılacak davada nasıl kullanılır?
HMK m.405: “Delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir. Asıl davanın taraflarından her biri, iddia veya savunmasını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir.”
Tespit için ödenen giderler de kaybolmaz. 3. HD E.2025/4692 K.2026/1546 sayılı dosyada, davacının yaptığı tüm tespit giderleri yargılama giderlerine dahil edilmiştir.
Onarım Bedeli ve Araç Mahrumiyet Bedeli Kimden İstenir?
Bu yazının merkezindeki ayrım burada. Aynı arıza, aynı bilirkişi raporu ve aynı mahkeme — fakat davalının kim olduğuna göre hükmedilen kalemler değişir.
Satıcı, üretici ve ithalatçı aynı taleplerden sorumlu değildir
6502 sayılı Kanun m.11/1 dört seçimlik hakkı sayar: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim, ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değiştirme. Fıkranın son cümlesi nettir: “Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.”
İkinci fıkra ise kapsamı daraltır: “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.”
Metin, üretici ve ithalatçıya karşı kullanılabilecek hakları iki ile sınırlıyor. Bunun somut sonucu, 3. HD E.2025/4692 K.2026/1546 sayılı dosyada görülür. Davacı, 2015 model aracını 2017 yılında piyasadan ikinci el almış, 2022’de motorda döküm hatası ortaya çıkmış ve ithalatçıya karşı dört kalem talep etmiştir:
| Talep | Miktar | Sonuç |
|---|---|---|
| Onarım bedeli | 158.378,44 TL | Kabul |
| Değer kaybı | 41.625,00 TL | Red |
| İkame araç bedeli | 5.250,00 TL | Red |
| Tespit dosyası masraf ve harcı | 621,50 TL | Yargılama giderine dahil |
Mahkemenin red gerekçesi doğrudan m.11/2’ye dayanır: “6502 sayılı Kanun kapsamında ücretsiz onarım veya malın misli ile değiştirilmesi haricindeki diğer seçimlik hakların, üretici veya ithalatçıya karşı ileri sürülmeyeceği gözetilerek, davacı tarafın değer kaybı ile ikame araç bedeli yönündeki taleplerinin yerinde görülmediği.” Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu değerlendirmeyi onamıştır.
Aynı arıza için satıcıya açılan bir davada ise m.11/6 devreye girer: “Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte… Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.” Araç mahrumiyet bedeli, işte bu tazminat kalemidir.
Ayıplı araç davası kime karşı açılır?
Kısa cevap: parasal tazminat kalemleri isteniyorsa satıcıya; yalnız onarım ya da misliyle değişim isteniyorsa satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya (üçü müteselsil sorumludur). Aşağıdaki tablo ayrımı bir arada gösterir.
| Talep | Satıcı | Üretici / ithalatçı |
|---|---|---|
| Ücretsiz onarım | Evet | Evet (m.11/2) |
| Ayıpsız misliyle değişim | Evet | Evet (m.11/2) |
| Ayıp oranında bedelden indirim | Evet | Hayır |
| Sözleşmeden dönme, bedel iadesi | Evet | Hayır |
| Araç mahrumiyet / ikame araç bedeli | Evet (m.11/6 + TBK) | Hayır |
| Değer kaybı | Evet | Hayır |
Davanın kime açılacağı sorusunun bir de mahkeme boyutu vardır; hangi mahkemenin görevli olduğunu km düşürülmüş araç yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Galeriden alınan aracın ayıplı çıkması
Satıcı ticari veya mesleki faaliyeti kapsamında satış yapıyorsa alıcı tüketici sayılır, 6502 sayılı Kanun uygulanır ve dört seçimlik hakkın tamamı ile birlikte tazminat talebi satıcıya yöneltilebilir. Galericinin ayrıca yönetmelikten doğan yükümlülükleri de vardır; bunları aşağıda ekspertiz ve garanti başlığında ele alıyoruz.
Galeriden alımda alıcının elinde ek bir kaldıraç bulunur: 6502 m.11/2 uyarınca satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumlu olduğu için, onarım talebi üçüne birden yöneltilebilir. Müteselsil sorumluluğun sınırı yine aynı fıkrada çizilmiştir: üretici veya ithalatçı, ayıbın malı piyasaya sürmesinden sonra doğduğunu ispat ederse sorumlu tutulmaz.
Şahıstan alınan aracın ayıplı çıkması görevli mahkeme
Satıcı kendi aracını satan bir şahıssa, satıcıya karşı ileri sürülen taleplerde 6502 sayılı Kanun değil, Türk Borçlar Kanunu’nun ayıba karşı tekeffül hükümleri uygulanır ve dava asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Bu, çoğu kaynağın durduğu yerdir; oysa tablonun ikinci yarısı vardır. Aracı bir şahıstan almış olmak, alıcının üretici veya ithalatçıya karşı tüketici sıfatını ortadan kaldırmaz. 3. HD E.2025/4692 K.2026/1546 sayılı dosyada araç dava dışı üçüncü kişiden satın alınmıştı ve davalı ithalatçı görev itirazında bulunmuştu. Daire itirazı reddetti: “her ne kadar davalı tarafça görev itirazında bulunulmuş ise de aracın kullanım amacı hususi olduğundan davacının (halefiyet ilkesi gereği) tüketici konumunda olduğu”.
Sonuç şudur: şahıstan alınan araçta bedel indirimi ve tazminat için satıcıya asliye hukukta, ücretsiz onarım için ithalatçıya tüketici mahkemesinde gidilir. İki yolun talep listesi aynı değildir.
İhaleden alınan aracın ayıplı çıkması
Bu hâlde bu yazıda anlatılan rejimin tamamı devre dışı kalır. Dayanak Türk Borçlar Kanunu m.280/1’dir: “Cebrî artırmalarda zapttan ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanmaz.” Aynı maddenin ikinci fıkrası sonucu tamamlar: “Artırmadan mal alan kişi, o mala, tapu siciline veya satış koşullarına ya da kanuna göre belirli olan durumu, hakları ve yükleri ile birlikte malik olur.” Yani icradan alınan araçta sonradan çıkan motor arızası için satıcıya karşı ayıp davası açılamaz; başvurulabilecek yol İcra ve İflas Kanunu’nun ihalenin feshine ilişkin hükümleridir.
İsteğe bağlı açık artırmalarda tablo farklıdır. TBK m.280/3: “İsteğe bağlı açık artırmalarda satıcı, satılanın zaptından ve ayıplarından sorumludur. Ancak, aldatma durumu dışında, artırma koşullarında açıkça belirtip duyurmak suretiyle bu sorumluluktan kurtulabilir.” Burada satıcı kural olarak sorumludur; sorumsuzluğu ancak artırma koşullarında açıkça duyurmuşsa ve ortada aldatma yoksa işler.
Sıfır aracın ayıplı çıkması ile ikinci elin farkı nedir?
İki hâlde de aynı seçimlik haklar geçerlidir; fark ispat ve orantılılık değerlendirmesindedir. Sıfır araçta 6502 m.10/1’in altı aylık karinesi işler ve ayıbın teslimde var olmadığını satıcı ispat eder. İkinci elde ise aracın önceki kullanımı, satıcıya “bu arıza benden sonra doğdu” savunması için alan açar; bu alanı kapatan şey, ayıbın üretimden kaynaklandığını gösteren bilirkişi tespitidir.
İkinci fark orantılılıkta ortaya çıkar. Hukuk Genel Kurulu, sıfır araç alan tüketicinin “hiçbir sorun yaşamamak adına daha fazla ücret ödeyerek” satın aldığını vurgulayarak misliyle değişim tercihini korumuştur. İkinci el araçta aynı vurgu bulunmadığı için, satıcının 6502 m.11/3’e dayalı orantısızlık savunması daha fazla tartışılır.
Satılan aracın ayıplı çıkması ve aracı devrettikten sonraki haklar
Türk Borçlar Kanunu m.228/2 buna cevap verir: “Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.” Yani aracı devrettikten sonra sözleşmeden dönme ve bedel iadesi yolu kapanır, geriye bedel indirimi kalır.
Ayıplı Araç Davasında Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Hesaplanır?
Araç mahrumiyet bedeli, sitemizde çoğunlukla trafik kazası bağlamında ele alınan bir kalemdir. Ayıplı araç davasında ise dayanağı farklıdır: haksız fiil değil, 6502 m.11/6’nın gönderme yaptığı Türk Borçlar Kanunu hükümleridir. Hesaplama mantığı benzer, ispat rejimi ise daha katıdır.
Araç mahrumiyet bedeli nedir?
Aracın onarımda geçirdiği veya kullanılamaz durumda kaldığı süre boyunca malikin uğradığı kullanım kaybının parasal karşılığıdır. Ayıplı araç dosyalarında bu kalem iki isimle geçer: araç mahrumiyet bedeli ve ikame araç bedeli. 3. HD E.2025/4285 K.2026/1410 sayılı kararda talep, dosyada “araç mahrumiyet (kiralama) bedeli” olarak adlandırılmıştır.
Kalemin trafik kazası bağlamındaki hesaplama esaslarını ve emsal kararları pert araç mahrumiyet bedeli yazımızda topladık; ayıp davasında değişen şey dayanak ve muhataptır, hesap yöntemi değil.
Araç mahrumiyet bedeli kaç gün istenebilir?
Ayıp davasında gün sayısını belirleyen ölçüt, aracın fiilen kullanılamadığı süredir. Bu süre servis giriş-çıkış kayıtlarıyla belgelenir. Burada 6502 m.11/4’ün koyduğu azami süreler de bir ölçüt oluşturur: ücretsiz onarım veya misliyle değiştirme talebi, yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü içinde yerine getirilmek zorundadır; Kanun’un 58’inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik ekindeki listede yer alan mallar için ise o listede belirlenen azami tamir süresi uygulanır. Sürenin aşılması hâlinde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.
Taşıtlar için geçerli azami tamir süresini, sürenin nasıl hesaplandığını ve cumartesinin iş günü sayılıp sayılmadığını azami tamir süresi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık. Bu süre, mahrumiyet zararının hangi noktadan sonra satıcının kusuruna bağlanacağını göstermesi bakımından da ölçü verir.
Araç mahrumiyet bedeli için araç kiralamak zorunlu mu?
Fiilen kiralama yapılmışsa kira sözleşmesi ve ödeme belgesi en güçlü delildir. Kiralama yapılmamışsa zarar yine doğmuş sayılır; bu durumda Türk Borçlar Kanunu m.50/2 devreye girer: “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”
Ancak bu hükmün otomatik işlemediğini gösteren bir karar vardır ve onu bir sonraki başlıkta inceliyoruz.
Mahrumiyet bedeli talebi hangi dört sebeple reddedilir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E.2023/4961 K.2024/2747 sayılı 2 Ekim 2024 tarihli kararı, mahrumiyet bedelinin nasıl kaybedildiğini adım adım gösterir. Dosyada aracın bedeli iade edilmiş, fakat ulaşım gideri talebi reddedilmiştir. Gerekçeler şunlardır:
- Belge geç sunulmuştur. Taksi giderine ilişkin fatura delil listesinde gösterilmiş olmasına rağmen ön inceleme duruşmasından çok sonra dosyaya girmiş; HMK m.145’in aradığı şartlar bulunmadığı için değerlendirilmemiştir.
- İhtarname ile dava arasındaki rakam çelişmiştir. İhtarnamede 11 günlük araç ihtiyacı için 2.200,00 TL istenirken, yargılamanın ortasında sunulan fatura 30 günlük ulaşım için 7.080,00 TL’yi göstermiş; mahkeme günlük bedel açısından çelişki tespit etmiştir.
- İkame aracın kullanılamazlığı ispatlanmamıştır. Davacı, kendisine tahsis edilen ikame aracı “küçük bularak” iade etmiş; aracın kullanılamaz durumda olduğunu gösteren bir tutanak dosyaya sunamamıştır.
- TBK m.50/2 uygulanmamıştır. Mahkeme, somut olayda hâkimin takdiren belirleme yetkisinin işletilebileceği bir durum bulunmadığı sonucuna varmıştır.
Bu dört başlık, aynı zamanda talebi ayakta tutmanın kontrol listesidir: belgeyi zamanında sun, ihtarnamedeki günlük bedelle dava dilekçesindeki hesabı tutarlı kur, ikame araç teklif edildiyse reddini tutanakla belgele.
Aynı kararda faizin başlangıcı da belirlenmiştir: ayıplı malın satıcıya teslimi tarihinden itibaren bedelin iadesi ve buna bağlı olarak faiz işlemeye başlar. Ayrıca tüketici işlemi ticari nitelikte olmadığı için ticari avans faizi talebi kabul edilmemiştir.
Onarım bedeli nasıl hesaplanır?
Onarım bedeli, ayıbın giderilmesi için gereken parça ve işçilik maliyetidir ve bilirkişi raporuyla belirlenir. 3. HD E.2025/4692 K.2026/1546 sayılı dosyada bu kalem 158.378,44 TL olarak hükme bağlanmıştır.
İki noktaya dikkat edilir. Birincisi, onarım bedelinin tahsil edilmiş olması, seçimlik hakkın onarımdan yana kullanıldığı anlamına gelmez. 3. HD E.2025/4765 K.2026/2317 sayılı 20 Nisan 2026 tarihli kararda davalı tam olarak bunu savunmuş, “onarım bedelinin tahsil edilmiş olması nedeniyle davacının seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığı” iddiası yerinde görülmemiştir.
İkincisi, aynı kararda bilirkişi, aracın sol arka çamurluğundaki çizikler ve ön tampondaki boya atmasının ayrıca değer kaybına sebep olmadığını, onarımının da gerekmediğini, sektörde bunlara kozmetik kusur dendiğini belirtmiştir. Onarım bedeli hesabına her iz girmez.
Bilirkişi raporundaki rakama itiraz etmek isteyen taraf için usul, araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir yazımızda anlatılmıştır.
Dört Seçimlik Hak ve Yanlış Seçimin Bedeli
6502 m.11/1 ile Türk Borçlar Kanunu m.227 aynı dört hakkı sayar. Tercih alıcıya aittir; fakat tercihin mahkemece aynen uygulanmayacağı hâller vardır.
| Seçimlik hak | 6502 m.11/1 | TBK m.227 | Yağ eksiltme dosyalarındaki işlerliği |
|---|---|---|---|
| Sözleşmeden dönme | (a) | 1. bent | Aracın iadesi gerekir; kullanım süresi uzunsa tartışmalı hâle gelir |
| Ayıp oranında bedelden indirim | (b) | 2. bent | Araç devredilmişse geriye kalan tek yol (TBK m.228/2) |
| Ücretsiz onarım | (c) | 3. bent | Motor değişimi gerekiyorsa en sık hükmedilen kalem |
| Ayıpsız misliyle değiştirme | (ç) | 4. bent | Arıza tekrarlıyor ve giderilemiyorsa kabul edilmiştir |
Ücretsiz onarım hakkını kullanmak diğer haklarınızı tüketir mi?
Hayır. Bu savunma, bu yazıda incelenen dört güncel kararın dördünde de ileri sürülmüş ve dördünde de kabul edilmemiştir. 3. HD E.2025/4285 K.2026/1410 sayılı dosyada davalı “davacı, ücretsiz onarım hakkını kullandığından seçimlik hakkını tükettiğini” savunmuş; dava konusu araç aynı arızayla dört kez servise girmiş, yargılama sırasında beşinci kez aynı arızayı vermiş ve misliyle değişim kararı onanmıştır.
Kararın gerekçesinde ayrıca kalıcı çözüm bulunamamış olması vurgulanmıştır: “arızanın aracın teslim edildiği tarihten çok kısa bir süre sonra ortaya çıktığı, davacının mevcut arızayla dört defa servise girdiği, kalıcı bir çözüm bulunamadığı.”
Orantısız güçlük savunması ne zaman kabul edilir?
6502 m.11/3: “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.”
Hukuk Genel Kurulu, ilk derece mahkemesinin bu hükme dayanarak verdiği direnme kararını bozmuştur. Mahkeme; aracın model yılını, kilometresini, daha önce hasarlı kaza geçirmiş olmasını ve ayıbın motor değişimiyle giderilebileceğini gerekçe göstererek misliyle değişimi orantısız bulmuştu. Hukuk Genel Kurulu iki karşı ölçüt koydu:
- “Yargılama sırasında geçen süreden ve dolayısıyla bu süreçte aracın artan km’sinden tüketicinin sorumlu tutulmaması ve durumun aleyhine yorumlanmaması gerekir.”
- “Araçtaki yağ yakma problemi motorun yenisi ile değiştirilmesi ile giderilebilse de aracın değer kaybına uğrayacağı açıktır.”
Kurulda azınlıkta kalan görüş, davacının aracı 180.000 kilometre kadar kullandığını, esaslı bir hata olsa bu mesafenin kat edilemeyeceğini ve yeni nesil motorlarda yağ yakmanın normal olduğunu ileri sürmüştür. Bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
Ayıpsız misli bulunamazsa ne olur?
Model üretimden kalkmış olabilir. 3. HD E.2025/4285 K.2026/1410 sayılı dosyada hüküm bu ihtimali baştan karşılamıştır: aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde İcra ve İflas Kanunu m.24‘ün infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından re’sen uygulanmasına karar verilmiştir.
İİK m.24, bir taşınırın teslimine dair ilamın nasıl icra edileceğini düzenler. Maddeye göre hükmolunan taşınır veya misli borçlunun yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır; değer ilamda yazılı değilse veya ihtilaflıysa icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur. Böylece “misli bulunamıyor” savunması, kararı uygulanamaz hâle getirmez.
Kullanım bedeli satış bedelinden mahsup edilir mi?
Satıcılar sıklıkla, alıcının aracı kullandığı süre için bir kullanım bedelinin iade edilecek tutardan düşülmesini ister. 3. HD E.2025/4285 K.2026/1410 sayılı karar bu talebi açıkça reddetmiştir: “davacının aracı, davalının da ödenen bedeli kullanması karşısında kullanım bedelinin mahsubu talebinin anılan Kanun’un özü ve ruhuna aykırı olduğu.”
Buna karşılık hasar kaynaklı değer kaybı farklı değerlendirilir. Araç alıcının elindeyken kaza geçirmişse, iade veya değişim hâlinde bu değer kaybının satıcıya ödenmesi gerekir; Hukuk Genel Kurulu kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi tam da bunu yapmış, araçtaki değer kaybının davacıdan alınmasına hükmetmiştir. Aracın hasar geçmişini kontrol etmek için araç hasar kaydı sorgulama yazımızdaki yöntemler kullanılabilir.
İkinci El Araçta Ekspertiz ve Garanti: Sekiz Yaş Eşiği
İkinci el araç ticaretinin çerçevesini çizen düzenleme 2024’te değişti. 13 Şubat 2018 tarihli İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik, 27 Ağustos 2024 tarihli ve 32645 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik m.32/1 ile yürürlükten kaldırıldı. Eski metne yapılan atıflar yenisine yönlendirilmiştir. Bu nedenle 2018 tarihli yönetmeliğin madde numaralarını veren kaynaklar bugün geçerli değildir.
Sekiz yaşın üstündeki araçta ekspertiz raporu zorunlu mu?
Hayır. Yönetmelik m.16/1, tescil belgesinde araç sınıfı M1, M1G, N1 ve N1G olan taşıt satışlarından önceki on gün içinde işletme tarafından ekspertiz raporu alınmasını zorunlu kılar. Ancak m.16/3 bir istisna getirir: “Model yılına göre sekiz yaşın veya yüz altmış bin kilometrenin üzerindeki taşıtlar için ekspertiz raporu alınması zorunlu değildir.”
Bu, eski araç alıcısı için doğrudan bir sonuç doğurur: satış öncesinde kurumsal bir teknik inceleme yapılmamış olabilir ve gizli ayıp riski buna paralel olarak yükselir.
Ekspertiz raporu alınmışsa, rapor önemli bir delildir. m.16/2 uyarınca rapor üç nüsha düzenlenir, iki nüshası satıcı işletmeye verilir ve rapor satıcı işletme ile ekspertiz işletmesi tarafından en az beş yıl saklanır. Yani satıştan yıllar sonra bile mahkeme kanalıyla getirtilebilir. m.16/4-a raporun asgari içeriğine taşıtın markası, ticari adı, cinsi, tipi, model yılı ve kilometresini dahil eder.
m.16/5 ekspertiz işletmesinin kendi sorumluluğunu da düzenler: işletme, rapordaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumludur ve fıkranın son cümlesi tüketicinin 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmete ilişkin haklarını saklı tutar.
Galerinin üç aylık garantisi neyi kapsar?
Yönetmelik m.17/1: “Model yılına göre sekiz yaşın veya yüz altmış bin kilometrenin altında olan ve tescil belgesinde araç sınıfı M1, M1G, N1 ve N1G olan taşıtların motor ve şanzımanı ile elektrik ve elektronik sistemleri, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre işletmenin garantisi altındadır.” Üretici tarafından yenilenmiş ikinci el taşıt satışlarında garanti bir yıl veya yirmi bin kilometredir.
m.17/2 ise onarım süresini bağlar: bu parçalarda garanti süresi veya kilometresi içinde meydana gelen arızalar azami kırk beş iş günü içinde giderilir.
Eşiğin iki yönlü çalıştığına dikkat edilmelidir: sekiz yaşın veya 160.000 kilometrenin üzerindeki araçta ne zorunlu ekspertiz ne de zorunlu galeri garantisi vardır. Bu araçlarda alıcının dayanağı yönetmelik değil, doğrudan 6502 sayılı Kanun ve Türk Borçlar Kanunu’nun ayıp hükümleridir.
| Aracın durumu | Zorunlu ekspertiz | İşletme garantisi |
|---|---|---|
| 8 yaşın ve 160.000 km’nin altında | Var (m.16/1) | 3 ay veya 5.000 km, motor-şanzıman-elektrik (m.17/1) |
| 8 yaşın veya 160.000 km’nin üzerinde | Yok (m.16/3) | Yönetmelikten doğan zorunlu garanti yok |
| Üretici tarafından yenilenmiş | Var (m.16/1) | 1 yıl veya 20.000 km (m.17/1) |
Garanti bitti, hakkım da bitti mi?
Hayır. 6502 m.58/1: “Üretici veya ithalatçılar, ürettikleri veya ithal ettikleri mallar için Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince, satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sağlamak zorundadır.” Aynı maddenin yedinci fıkrası, garanti süresi bittikten sonra kullanım ömrü boyunca satış sonrası hizmetin sağlanmaması hâlinde tüketicinin zararın tazminini talep edebileceğini söyler.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E.2025/4692 K.2026/1546 sayılı dosyasında ilk derece mahkemesi bu hükmü işletmiştir: araç için belirlenen on yıllık kullanım ömrü esas alınarak, iki yıllık garanti süresinin sonrasındaki sekiz yıllık dönemde de ithalatçının sorumlu olduğu kabul edilmiş ve onarım bedeline hükmedilmiştir.
Noter satışındaki “görüldü beğenildi” tarzı kayıtların bu tabloyu değiştirip değiştirmediğini ikinci el ayıplı araç satışında satıcının sorumluluğu yazımızda ele aldık. Kısaca: Türk Borçlar Kanunu m.221 uyarınca satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
Gizli Ayıplı Araç İhtarname Örneğinde Bulunması Gerekenler
İhtarname, davanın hem temerrüt tarihini hem de talebin sınırlarını belirler. Yanlış yazılmış bir ihtarname faiz kaybettirir; hiç yazılmamış olması ise ihbar yükümlülüğü tartışmasını açar.
Gizli ayıplı araç ihbar süresi ne kadar?
Türk Borçlar Kanunu m.223/2 gizli ayıplar için takvim günü vermez: “Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” Ölçüt, ayıbın anlaşıldığı andır — arızanın ilk belirtisinin görüldüğü an değil, niteliğinin öğrenildiği an.
İki istisna bu süreyi tartışma dışı bırakır. TBK m.225/1: “Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.” İkinci fıkra aynı hükmü satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplara teşmil eder.
İhtarnamede miktar yazmazsanız neyi kaybedersiniz?
Faizin başlangıç tarihini. 3. HD E.2025/4692 K.2026/1546 sayılı dosyada mahkeme, “davacının davalıya keşide edilmiş olan ihtarnamede açıkça talep konusu istemler miktar açıkça belirtilmek suretiyle belirtilmediğinden, davalı tarafın ancak dava tarihi itibariyle temerrütünden bahsedilebileceği” sonucuna varmıştır. İhtarname 26 Ocak 2022 tarihliydi; faiz ise dava tarihinden işletildi.
Aynı dosyada davalının tacir olması nedeniyle avans faizine hükmedilmiştir. Buna karşılık 3. HD E.2023/4961 K.2024/2747 sayılı dosyada, davanın ticari niteliği bulunmadığı gerekçesiyle ticari avans faizi talebi kabul edilmemiştir. Faiz türü, davalının sıfatına ve işin niteliğine göre değişir.
Gizli ayıplı araç ihtarname örneği hangi başlıkları taşır?
İhtarnamenin dosyaya değer katan unsurları şunlardır:
- Aracın plaka, marka, model yılı, şase numarası ve satış tarihi.
- Satış bedeli ve satışın nerede, hangi belgeyle yapıldığı.
- Arızanın ne zaman ve hangi belirtiyle ortaya çıktığı, servis giriş tarihleri ve kilometreleri.
- Ayıbın niteliğine dair varsa teknik rapor, ekspertiz raporu veya delil tespiti dosyası numarası.
- Kullanılan seçimlik hakkın açıkça yazılması (ücretsiz onarım, misliyle değişim, bedel indirimi veya dönme).
- Talep edilen her kalemin ayrı ayrı ve miktar belirtilerek yazılması — onarım bedeli, araç mahrumiyet bedeli, tespit giderleri.
- Araç mahrumiyet bedeli isteniyorsa günlük bedelin ve gün sayısının gösterilmesi.
- Yerine getirilmesi için verilen süre ve aksi hâlde yargı yoluna başvurulacağı ihtarı.
Gizli ayıplı araç dava dilekçesi örneği ile ihtarname aynı belge midir?
Hayır, iki belgenin işlevi farklıdır. İhtarname satıcıyı temerrüde düşürür ve faizin başlangıcını belirler; dava dilekçesi ise mahkemeden hüküm ister ve harç ile arabuluculuk basamağına tabidir. İhtarnamede kullanılan seçimlik hak, dava dilekçesindeki taleple tutarlı olmalıdır: ihtarnamede ücretsiz onarım isteyip dava dilekçesinde doğrudan bedel iadesine geçmek, karşı tarafa “hangi hakkı kullandığı belli değil” savunması verir.
İki belge arasındaki rakamsal tutarlılık da önemlidir. 3. HD E.2023/4961 K.2024/2747 sayılı dosyada mahrumiyet talebinin reddedilme gerekçelerinden biri, ihtarnamede 11 günlük araç ihtiyacı için 2.200,00 TL istenmişken yargılama sırasında 30 günlük ulaşım için 7.080,00 TL’lik bir fatura sunulması ve mahkemenin günlük bedel bakımından iki beyan arasında çelişki tespit etmesiydi.
Gizli ayıplı araç satışı suç oluşturur mu?
Mekanik bir gizli ayıp, kural olarak ceza hukukunun değil özel hukukun konusudur: satıcı ayıbı bilmese bile TBK m.219/2 uyarınca sorumludur, fakat cezai sorumluluk için kast aranır. Suç tartışması, satıcının arızayı bildiği hâlde gizlediği veya belge üzerinde tahrifat yaptığı hâllerde gündeme gelir. Kilometre müdahalesi gibi belge üzerinde yapılan müdahalelerin ceza boyutunu km düşürülmüş araç yazımızda ayrıca ele aldık.
Zamanaşımı: İki Yıl Doldu Diye Dava Bitmez
Ayıp davalarında en sık karşılaşılan savunma zamanaşımıdır ve en sık yanlış anlaşılan konu da budur. İki yıllık sürenin hiç işlemediği hâller vardır.
Ağır kusur ya da hile ile gizlenen ayıpta zamanaşımı
6502 m.12/3 tek cümledir ve kesindir: “Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.” Hüküm süreyi uzatmaz; zamanaşımı hükümlerini bütünüyle devre dışı bırakır.
Türk Borçlar Kanunu m.231/2 paralel bir düzenleme içerir: “Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.”
Uygulamada belirleyici olan, “ağır kusur”un nasıl kurulduğudur. 3. HD E.2025/4285 K.2026/1410 sayılı dosyada bölge adliye mahkemesi, “davacının aracında meydana gelen turbo arızasının imalatçının ağır kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı” sonucuna varmıştır. Yani üretim hatasının kendisi ağır kusur değerlendirmesini besleyebilmektedir.
İkinci el satışta bir yıllık asgari sorumluluk
6502 m.12/2: “Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz.” Bu, tarafların sözleşmeyle kısaltabileceği sürenin alt sınırıdır; kısaltma yoksa birinci fıkradaki iki yıllık süre geçerlidir.
İki yıl geçse bile duran def’i hakkı
TBK m.231/1’in son cümlesi çoğu zaman gözden kaçar: “Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.” Yani ayıbı süresinde bildirmiş olan alıcı, satıcı kendisinden bakiye bedel istediğinde bu ayıbı savunma olarak ileri sürebilir; dava açma süresi geçmiş olsa bile.
| Durum | Uygulanacak süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | Teslimden itibaren 2 yıl | 6502 m.12/1 · TBK m.231/1 |
| İkinci el satış | 1 yıldan az olamaz | 6502 m.12/2 |
| Ağır kusur veya hile ile gizleme | Zamanaşımı uygulanmaz | 6502 m.12/3 |
| Satıcı ağır kusurlu | 2 yıllık süreden yararlanamaz | TBK m.231/2 |
| Süresinde bildirilen ayıpta def’i | Süre geçse de düşmez | TBK m.231/1 son cümle |
Aracın Ayıplı Çıkması Dava Dilekçesi ve Usul Basamakları
Ayıp davasının usulü, 2026 yılında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle önemli ölçüde etkilendi. Dilekçenin kurulması artık bu değişikliği hesaba katmayı gerektiriyor.
Aracın ayıplı çıkması dava dilekçesinde neler bulunur?
Dilekçenin omurgası şu sırayla kurulur: taraflar ve sıfatları (satıcı mı, ithalatçı mı, ikisi birden mi), aracın künyesi ve satış belgesi, arızanın kronolojisi ve servis kayıtları, ayıp ihbarının yapıldığı tarih ve belge, varsa delil tespiti dosyası, kullanılan seçimlik hak ve buna bağlı talep kalemleri, faiz başlangıcı, deliller ve hukuki sebepler.
Terditli talep kurma imkânı da vardır. HMK m.111 uyarınca davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurarak ileri sürebilir. Hukuk Genel Kurulu kararına konu davada talep tam olarak böyle kurulmuştu: öncelikle ayıpsız misliyle değişim, mümkün olmazsa ücretsiz onarım ve bedel indirimi, o da olmazsa aracın iadesiyle ödenen bedelin iadesi.
Ayıplı araç davası arabuluculuk zorunlu mu?
6502 m.73/A/1 tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar. Fıkranın devamındaki liste bunun istisnalarını gösterir; ilk iki bent tüketici hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlardır.
Arabuluculuk ücreti konusunda m.73/A/3 tüketici lehine bir düzenleme içerir: taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşması ya da anlaşamaması hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Hakem heyeti ile mahkeme arasındaki sınır ise 6502 m.68/1’e göre belirlenir: parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunlu, üzerindekilerde ise başvuru yapılamaz. Sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve 2026 yılı için 186.000 TL’dir. Başvurunun nasıl hazırlanacağını tüketici hakem heyeti başvuru dilekçesi yazımızda örnekledik.
Görevli ve yetkili mahkeme bakımından 6502 m.73/1 tüketici mahkemelerini görevli kılar; m.73/5 tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesini de yetkili sayar; m.73/2 ise tüketici tarafından açılan davaları Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaf tutar.
Belirsiz alacak davası artık açılamıyor: HMK m.107 mülga
Onarım bedeli ya da bedel indirimi gibi miktarı bilirkişi raporuyla belirlenecek taleplerde uzun yıllar belirsiz alacak davası açılıyordu. Bu yol kapandı: HMK m.107, 16 Temmuz 2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesiyle mülga edilmiştir. Belirsiz alacak davasını hâlâ mevcut bir seçenek olarak gösteren kaynaklar bu değişikliği yansıtmamaktadır.
Yerine geçen düzenleme HMK m.109/4’tür (aynı Kanun’un 20’nci maddesiyle eklenmiştir): “Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”
Pratik sonuç: dava kısmi dava olarak açılır, bilirkişi raporu geldikten sonra talep bir kez artırılır ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır. Artırım hakkının bir defaya mahsus olması, onu ne zaman kullanacağınızı stratejik bir karar hâline getirir.
Ayıplı araç tazminat davası ile ayıplı araç satış davası aynı şey midir?
Uygulamada aynı dosya için üç ad kullanılır ve bu, talep listesinin karışmasına yol açar. Ayıplı araç satış davası genellikle satış sözleşmesinden dönme ve bedel iadesini anlatır. Ayıplı araç tazminat davası ise seçimlik hakla birlikte istenen zarar kalemlerini — araç mahrumiyet bedeli, tespit gideri, doğrudan zarar — ifade eder. Bunların dayanağı 6502 m.11/6’dır: tüketici seçimlik haklarından biri ile birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.
Dönme hâlinde istenebilecek kalemler ayrıca TBK m.229’da sayılmıştır: ödenen satış bedelinin faiziyle iadesi, yargılama giderleri ile satılan için yapılmış giderlerin ödenmesi ve ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesi. Maddenin son fıkrası bir adım daha atar: “Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.”
Ayıplı araç davası ne kadar sürer?
Bu yazıda incelenen dosyaların süresi fikir verir. Hukuk Genel Kurulu kararına konu dosyada araç 19 Haziran 2012’de satın alınmış, dava 2015’te açılmış ve Hukuk Genel Kurulu kararı 1 Ekim 2025’te verilmiştir. Arada iki özel daire bozması ve bir direnme kararı vardır. 3. HD E.2025/4285 sayılı dosyada satın alma 2020, ilk derece kararı 2024, Yargıtay kararı Mart 2026’dır.
Sürenin bu kadar uzayabilmesi, delil tespitinin neden dava açılmadan önce yapılması gerektiğini de açıklar: dosya yıllar sürerken aracın durumu değişir, fakat tespit tutanağı satış anına en yakın fotoğrafı sabitler.
Ayıplı araç davası kazananlar hangi belgeyi dosyaya koymuş?
İncelenen kararlarda kabul ile red arasındaki farkı yaratan belgeler şunlardır:
- Denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu. Hukuk Genel Kurulu kararına konu dosyada ilk rapor dosya üzerinden düzenlendiği ve taraf itirazlarını karşılamadığı için karar bozulmuş; daire, üniversiteden akademik kariyere sahip üç kişilik bir kurul istemiştir.
- Düzenli yetkili servis bakım kayıtları. Kullanım hatası savunmasını kapatan temel belgedir.
- Servis iş emrindeki hak saklı tutma şerhi. Seçimlik hakkın tüketildiği savunmasını karşılar.
- Delil tespiti dosyası. Onarımdan önceki durumu sabitler; giderleri yargılama giderine dahil edilir.
- Miktar içeren ihtarname. Temerrüt tarihini ve dolayısıyla faizi öne çeker.
Ayıplı Araç Dosyalarında Sık Yapılan Yedi Hata
- Aracı önce onarıma bırakmak, sonra hukukçuya gitmek. Onarımdan sonra ayıbın satış anında var olduğunu göstermek büyük ölçüde servis kayıtlarına kalır; delil tespiti fırsatı kaçar.
- İhtarnameyi miktarsız yazmak. Faiz, ihtarname tarihinden değil dava tarihinden işlemeye başlar.
- Tazminat kalemlerini ithalatçıya yöneltmek. 6502 m.11/2 gereği değer kaybı ve mahrumiyet bedeli üretici ve ithalatçıdan istenemez; talep reddedilir.
- İhtarnamedeki günlük bedelle dava dilekçesindeki hesabı farklı kurmak. Çelişki, mahrumiyet talebinin reddine gerekçe yapılabilmektedir.
- Teklif edilen ikame aracı tutanaksız reddetmek. Aracın kullanılamaz olduğu ispatlanamazsa mahrumiyet zararı kabul görmez.
- İki yıl geçti diye vazgeçmek. Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz.
- Belirsiz alacak davası açmaya çalışmak. HMK m.107 mülgadır; talep kısmi dava olarak açılıp m.109/4 uyarınca bir kez artırılır.
Aracınızda Gizli Ayıp Tespit Ettiyseniz
Motor kaynaklı bir gizli ayıpta dosyanın kaderi, çoğu zaman aracın onarıma girmesinden önceki birkaç gün içinde belirlenir. Delilin sabitlenmesi, ihtarnamenin miktar içerecek biçimde yazılması ve talebin doğru muhataba yöneltilmesi — bu üç adım, aynı arıza için birbirinden çok farklı iki sonuç doğurur. Servis kayıtlarınızın, varsa ekspertiz raporunun ve satış belgesinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyorsa Ankara tazminat avukatı sayfamızda yer alan iletişim kanalları kullanılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; her dosyanın delil durumu ve süreleri farklı olduğundan somut bir uyuşmazlıkta bir avukata danışmak gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Aldığım araç arızalı çıktı, aracı iade edebilir miyim?
Sözleşmeden dönme, 6502 m.11/1-(a) ve TBK m.227/1 uyarınca dört seçimlik haktan biridir ve satıcıya karşı kullanılır. Ancak TBK m.227’nin son fıkrası uyarınca alıcının dönme hakkını kullanması durumu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Araç yağ eksiltiyor, ne kadarı normal kabul edilir?
Mevzuatta litre cinsinden bir eşik yoktur. Hukuk Genel Kurulu’nun 1 Ekim 2025 tarihli kararında bilirkişi, tüketimi servis aralığında motora konulan yağa oranlayarak değerlendirmiş ve %32,35’lik oranı normal kabul etmemiştir.
Kullanma kılavuzunda yazan litre sınırı satıcıyı sorumluluktan kurtarır mı?
Bu ifade tek başına sorumluluğu kaldırmaz. Hukuk Genel Kurulu, üreticinin kullanma kılavuzuna dayanan savunmasını benimsememiş, bilirkişi raporuyla ölçülen tüketim oranını esas almıştır.
Delil tespiti nasıl yapılır ve ne zaman istenmelidir?
HMK m.400 uyarınca dilekçeyle istenir; onarımdan önce, delilin kaybolma ihtimali varken talep edilmelidir. Dava açılmamışsa esas davaya bakacak mahkemeden veya aracın bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir (m.401/1).
Delil tespiti için karşı tarafın haberi olması şart mı?
Hayır. HMK m.403 uyarınca hakların korunması bakımından zorunluluk varsa tebligat yapılmadan da tespit yapılabilir; tutanak ve rapor sonradan mahkemece resen tebliğ edilir ve karşı taraf bir hafta içinde itiraz edebilir.
Ayıplı araç davası kime karşı açılır?
Bedel indirimi, sözleşmeden dönme ve tazminat kalemleri için satıcıya; ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim için satıcı, üretici veya ithalatçıya karşı açılır. Bu ayrımın kaynağı 6502 m.11/2’dir.
Araç mahrumiyet bedeli ithalatçıdan istenebilir mi?
Hayır. 3. HD E.2025/4692 K.2026/1546 sayılı kararda, ithalatçıya karşı açılan davada ikame araç bedeli ve değer kaybı talepleri m.11/2 gerekçesiyle reddedilmiş, yalnız onarım bedeline hükmedilmiştir.
Araç mahrumiyet bedeli için araç kiralamış olmak gerekir mi?
Kiralama yapılmışsa sözleşme ve ödeme belgesi en güçlü delildir. Kiralama yoksa TBK m.50/2 uyarınca hâkim zararı hakkaniyete uygun olarak belirleyebilir; ancak bu hüküm otomatik uygulanmaz ve talebin belgelendirilmesi beklenir.
Ücretsiz onarım hakkını kullandım, artık iade isteyemez miyim?
İsteyebilirsiniz. Bu savunma 3. HD E.2025/4285 K.2026/1410 ve E.2025/4765 K.2026/2317 sayılı kararlarda ileri sürülmüş ve kabul edilmemiştir; arıza tekrarlıyor ve kalıcı çözüm bulunamıyorsa diğer seçimlik haklar kullanılabilir.
Satıcı, kullandığım süre için benden kullanım bedeli isteyebilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E.2025/4285 K.2026/1410 sayılı kararında kullanım bedelinin mahsubu talebi, Kanun’un özü ve ruhuna aykırı bulunarak reddedilmiştir. Buna karşılık araç sizin elinizdeyken kaza geçirmişse, oluşan değer kaybı satıcıya ödenir.
Ayıpsız misli bulunamazsa mahkeme kararı uygulanamaz mı?
Uygulanır. İİK m.24 uyarınca hükmolunan taşınır veya misli borçlunun yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır; değer ilamda yazılı değilse icra memuru haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir eder.
Şahıstan aldığım araçta hangi mahkemeye gitmem gerekir?
Satıcıya karşı açılacak dava asliye hukuk mahkemesinde görülür ve TBK m.219 vd. uygulanır. Ancak üretici veya ithalatçıya karşı ücretsiz onarım talebi bakımından alıcı halefiyet ilkesi gereği tüketici sayılmıştır (3. HD E.2025/4692 K.2026/1546).
Garanti süresi bittikten sonra ithalatçıya başvurabilir miyim?
6502 m.58/1 uyarınca üretici ve ithalatçılar Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince satış sonrası bakım ve onarım hizmeti sağlamak zorundadır; m.58/7 bu hizmetin sağlanmaması hâlinde tüketiciye zararın tazminini talep etme hakkı verir.
İki yıllık süre doldu, dava açma hakkım bitti mi?
6502 m.12/3 uyarınca ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. TBK m.231/2 de ağır kusurlu satıcının iki yıllık süreden yararlanamayacağını söyler.
Ayıp davasında belirsiz alacak davası açabilir miyim?
Hayır. HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesiyle mülga edilmiştir. Talep, kısmi dava olarak açılır ve m.109/4 uyarınca tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir.
Tüketici hakem heyetine mi başvurmalıyım, dava mı açmalıyım?
6502 m.68/1 uyarınca parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunlu, üzerindekilerde ise başvuru yapılamaz. 2026 yılı için bu sınır 186.000 TL’dir.