Araç Değer Kaybı Tazminatı Dava Dilekçesi Örneği
Araç değer kaybı dava dilekçesi, kaza sonrası onarılan aracın ikinci el piyasa değerinde kalan düşüşün mahkeme yoluyla tahsili için hazırlanan dilekçedir. Sigorta şirketine verilen başvuru dilekçesinden farklıdır: başvuru dilekçesi bir talep yazısıdır, dava dilekçesi ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119’daki zorunlu unsurları taşımak zorunda olan bir usul işlemidir ve eksikliği davanın açılmamış sayılmasına kadar gidebilir.
Bu yazıda, dilekçenin taşıması gereken unsurları, görevli ve yetkili mahkemeyi, arabuluculuğun hangi davada zorunlu olduğunu, değer kaybı ile araç mahrumiyet bedelinin aynı dilekçede nasıl istendiğini ve 2026’daki iki kırılmanın — 1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile 31 Temmuz’da belirsiz alacak davasını kaldıran değişikliğin — dilekçeye nasıl yansıdığını, doldurulmaya hazır bir dilekçe örneğiyle birlikte aktarıyoruz.
Özet
Değer kaybı davası, sigortadan alınamayan ya da eksik ödenen tutar için açılır; dilekçenin gövdesini kusur, zarar ve hukuki sebep üçlüsü taşır.
- Dilekçe HMK m.119’daki dokuz unsuru taşımalı; mahkeme adı, dava konusunun değeri, vakıaların özeti, deliller ve hukuki sebepler eksikse dava açılmamış sayılabilir.
- Sigorta şirketine karşı açılan dava ticari dava sayılır, asliye ticaret mahkemesinde görülür ve arabuluculuk dava şartıdır; yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan davada bu şart aranmaz.
- Değer kaybı zorunlu trafik sigortası teminatı içindedir; araç mahrumiyet bedeli teminat dışıdır ve kusurlu sürücü ile işletenden istenir. İkisi tek dilekçede, ayrı kalemler hâlinde talep edilir.
- 1 Temmuz 2026’dan itibaren değer kaybı, aracın kazadan önceki ve onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri farkına göre belirlenir; internetteki katsayı tablolarının dayanağı kaldırılmıştır.
- Belirsiz alacak davası kalktı: HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’la 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırıldı. Dava artık kısmi dava olarak açılır, talep HMK m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılır.
- Dava, öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır (KTK m.109).
Araç Değer Kaybı
Trafik kazaları sonrasında araç sahiplerinin sıkça karşılaştığı kavramlardan biri olan araç değer kaybı, bir aracın, kazadan önceki piyasa değerine göre, hasar alması nedeniyle uğradığı değer düşüşünü ifade eder. Bu kavram, özellikle ikinci el pazarında aracın satılabilirlik değerini etkileyen önemli bir unsurdur. Kısaca, araç tamir edilse dahi, kaza geçmişi nedeniyle piyasa değeri önceki seviyesine dönmez ve bu fark araç değer kaybını oluşturur.
Araç değer kaybı yalnızca fiziksel hasar ile sınırlı değildir. Örneğin, bir aracın hasarının sigorta kaydına yansıması ya da bazı parçalarının değiştirilmesi, aracın “orijinal” statüsünü kaybetmesine neden olabilir. Bu durum, ileride aracın satışında ekonomik kayıplara yol açar. Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi, bu kaybın tazmini için gereken hukuki süreci başlatmak amacıyla hazırlanır.
Değer kaybı hesaplanırken dikkate alınan bazı kriterler şunlardır: aracın modeli, markası, yaşı, kilometresi, pazar değeri, kazanın boyutu ve hasarın kapsamı. Özellikle, hasarın aracın şasisi ya da ana yapısal unsurlarını etkileyip etkilemediği de kritik bir değerlendirme faktörüdür.
Bu ölçütler 1 Temmuz 2026’dan itibaren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.5 maddesinde açık bir listeye bağlanmıştır: aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark. Tespiti, atanacak sigorta eksperi yapar. Dilekçede zararı anlatırken bu ölçütlere tek tek değinmek, bilirkişinin hangi başlıkları inceleyeceğini de baştan çerçevelemek anlamına gelir.
Bu kapsamda, araç değer kaybı talebi ile araç sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanır. Ancak bu tazminat talebinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için gerekli belgelerin hazırlanması ve sürecin titizlikle takip edilmesi gerekir. Hem sigorta şirketleriyle iletişimde hem de dava süreçlerinde bilinçli adım atılması, araç değer kaybının tahsil edilmesinde büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki, bu hak hem kanunlarla hem de yargı kararıyla desteklenmektedir.
Araç Değer Kaybı Tazminatı Neye Dayanır?
Bir trafik kazası sonucu araçtaki değer kaybı, hukuki anlamda önemli bir zararı ifade etmektedir. Araç değer kaybı tazminatı, bu zararın giderilebilmesi adına ilgili şartları ve tarafların sorumluluklarını esas alır. Peki bu tazminat hangi hukuki temellere dayanır ve nasıl talep edilebilir? Gelin, bu sürecin dayanak noktalarını birlikte inceleyelim.
1. Türk Borçlar Kanunu ve Sorumluluk İlkesi:
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi, bir kişinin kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışıyla başkasına zarar vermesi durumunda, bu zarardan sorumlu olacağını hüküm altına almıştır. Trafik kazasında karşı tarafa ait kusurlu davranış, araçta oluşan değer kaybının tazmini için temel hukuki dayanaklardan biridir.
2. Karayolları Trafik Kanunu:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, kazaya sebebiyet veren kişilerin ve onların sigortacılarının, zararların karşılanmasından sorumlu olduğunu öngörmektedir. Araç değer kaybı da bu zararlar arasında yer alır ve öncelikle sigorta şirketlerinden talep edilir.
Kanunun 85. maddesi bu sorumluluğun çerçevesini çizer: bir motorlu aracın işletilmesi “bir şeyin zarara uğramasına” sebep olursa, aracın işleteni doğan zarardan sorumludur. Bu sorumluluk kusura değil, aracın işletilmesi tehlikesine dayanır; bu yüzden aracın maliki kaza anında direksiyonda olmasa bile davalı gösterilir. Sürücünün sorumluluğu ise Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerinden doğar ve işletenle birlikte müteselsil sorumluluk oluşur.
3. Sigorta Şirketlerinin Yükümlülükleri:
Kusurlu tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortası, kazaya karışan diğer araç için oluşan değer kaybını karşılamakla yükümlüdür. Ancak sigorta şirketi süreçte talep edilen tutarı ya eksik ödeyebilir ya da tamamen reddedebilir. Bu durumda hukuki süreç başlatmak gerekebilir.
Bu yükümlülüğün iki ayrı süresi vardır ve karıştırılmamalıdır. Kanunun 97. maddesi, sigortacıya yazılı başvurudan sonra 15 gün içinde yazılı cevap verilmemesi ya da verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava veya tahkim yolunun açılacağını söyler. 99. madde ise ödemeye ilişkindir: genel şartlarda belirlenen belgeler sigortacıya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapılması zorunludur. Yaygın olarak yazılan “sigorta 15 gün içinde ödeme yapmak zorundadır” cümlesi bu iki süreyi birbirine karıştırır; 15 gün cevap, sekiz iş günü ödeme süresidir ve temerrüt faizi ikincisinin sonunda işlemeye başlar.
4. Araçta Değer Kaybı Kriterleri:
Değer kaybı tazminatında, aracın yaşı, kilometresi, hasar geçmişi, piyasa değeri ve tamir işlemleri gibi kriterler dikkate alınır. Bu unsurları inceleyen bir eksper raporu, talep edilen tazminatın hesaplanmasında önemli bir araçtır.
Sonuç olarak, araç değer kaybı tazminatı, haksız bir olaydan kaynaklanan zararın giderilmesi amacıyla TBK, KTK ve ilgili sigorta mevzuatlarına dayanarak talep edilebilir. Her dava özel bir niteliğe sahip olduğundan, hak iddia eden tarafın doğru belgelerle ve gerekçelerle başvuru yapması sürecin başarılı bir şekilde yönetilmesinde önem taşır.
Araç Değer Kaybı Talebi için Gerekli Belgeler
Araç değer kaybı talebinde bulunmak isteyenlerin, taleplerini destekleyecek belirli belgeleri hazırlaması oldukça önemlidir. Bu belgeler, talebin daha hızlı işleme alınmasını sağlamakla birlikte sürecin daha sağlıklı işlemesine yardımcı olur. Araç değer kaybının hesaplanması ve ilgili taraflara sunulması için çeşitli dokümanlara ihtiyaç duyulur. İşte, araç değer kaybı talebi sırasında gerekli olan başlıca belgeler:
1. Kaza Tespit Tutanağı
Kazanın gerçekleştiği sıralarda trafik ekipleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı, olayın detaylarını ve tarafların kusur oranlarını gösterir. Bu belge, talepte bulunacak kişinin haklılığını kanıtlamak adına önem taşır.
Burada sık yapılan bir beklenti hatası vardır: kolluğun düzenlediği tutanakta yüzdeli bir kusur oranı yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 156. maddesi, tutanağı düzenleyenlerin kusur oranı belirtmeksizin yalnızca kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazacağını söyler. Oranı, davada bilirkişi belirler. Anlaşmalı (tarafların kendi doldurduğu) tutanakta ise sistem yalnızca %0, %50 ve %100 sonuçlarını üretir; mahkemede bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir ve ara bir oran verebilir. Dilekçede “tutanağa göre karşı taraf %100 kusurludur” demek yerine, ihlal edilen kuralı gösterip kusur tespitini mahkemeden istemek daha sağlam bir kurgudur.
2. Ekspertiz Raporu
Aracın teknik detaylarını ve kazadan sonra oluşan hasarın boyutlarını inceleyen eksper raporu, hazırlanan taleplerde kritik rol oynar. Ekspertiz raporu, aracın uğradığı kaybın maddi miktarını da hesaplamaya olanak sağlar.
1 Temmuz 2026’dan sonra bu belgenin niteliği değişmiştir. Genel Şartlar’ın A.5 maddesi, araç hasarı için eksper atanmışsa aynı eksperin değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer vereceğini düzenler. Yani hasar dosyasında ayrıca “değer kaybı raporu” talep etme ve bunun için ayrı ücret ödeme gereği ortadan kalkmıştır. Rapordaki tutarı düşük buluyorsanız bağımsız bir eksperden ikinci bir rapor aldırabilirsiniz; bu masraf yargılama gideri sayılır ve HMK m.323 uyarınca karşı taraftan istenebilir.
3. Hasar Fotoğrafları
Kazadan hemen sonra çekilen hasar fotoğrafları, aracın gördüğü zararı belgelendirir. Fotoğraflar, mahkeme ya da sigorta işlemlerinde görsel bir kanıt niteliğindedir.
4. Araç Ruhsatı
Araç ruhsatı, aracın sahibi veya kullanıcısı tarafından sunulması gereken zorunlu belgelerden biridir. Ruhsat, aracın kimlik belgesi olarak değerlendirilir ve talep için mutlaka hazır bulundurulmalıdır.
5. Trafik Sigorta Poliçesi
Kazaya karışan aracın sigorta poliçesi, sürecin seyrini etkileyebilir. Araç zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi, dosyaya eklenmelidir.
6. Ekstra Masraflar ve Faturalar
Aracın tamiri sırasında yapılan harcamalar ve ikame araç kiralama ücretlerine ait faturalar, araç değer kaybının hesaplanmasında faydalı olur. Bu tür belgeler, talepte talep edilen masrafların dayanağını oluşturur.
İkame araç kirasına ve serviste geçen güne ait belgeleri ayrı bir klasörde tutmakta yarar vardır. Bu kalem değer kaybından farklı bir hukuki temele oturur ve aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır; faturasız ya da tarih aralığı belirsiz bir mahrumiyet talebi, dosyanın en kolay reddedilen kısmıdır.
Belirtilen bu belgeler, Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi kapsamında gerekli görülen dokümanlardan bazılarıdır. Belgelerin eksiksiz şekilde hazırlanması, sürecin hızlanması ve talebin olumlu sonuçlanması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle, başvuru öncesinde tüm evrakların eksiksiz olduğundan emin olunması gerekir. Bu belgeler ile daha sağlam bir hukuki zemin oluşturabilir ve hakkınızı etkili bir şekilde savunabilirsiniz.
Değer Kaybı Dava Dilekçesinde Bulunması Zorunlu Unsurlar Nelerdir?
Dava dilekçesinin içeriği Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119’da dokuz bent hâlinde sayılmıştır ve bu unsurlar isteğe bağlı değildir. Maddenin ikinci fıkrası bir ayrım yapar: mahkemenin adı, dava konusunun değeri, vakıaların özeti, delillerin gösterilmesi ve hukuki sebepler eksikse hâkim ek süre vermez. Diğer eksiklikler için ise bir haftalık kesin süre verilir; bu sürede tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Aşağıdaki tablo, her unsurun değer kaybı dosyasında nasıl karşılandığını gösterir.
| Unsur (HMK m.119) | Değer kaybı dosyasında karşılığı | Eksikliğin sonucu |
|---|---|---|
| Mahkemenin adı | Sigortacı davalıysa Asliye Ticaret, yalnız sürücü/işleten davalıysa Asliye Hukuk | Ek süre verilmez |
| Tarafların ad, soyad ve adresleri | Kusurlu sürücü, ruhsat sahibi (işleten) ve sigorta şirketi | 1 haftalık kesin süre |
| Davacının T.C. kimlik numarası | Araç malikinin kimlik numarası | 1 haftalık kesin süre |
| Vekilin bilgileri | Vekâletnameyle birlikte sunulur | 1 haftalık kesin süre |
| Dava konusu ve değeri | Harca esas değer; kısmi davada şimdilik istenen asgari tutar | Ek süre verilmez |
| Vakıaların sıra numaralı özeti | Kaza anı, kusur, onarım, değer kaybının doğuşu | Ek süre verilmez |
| Her vakıanın hangi delille ispat edileceği | Tutanak–kusur, eksper raporu–zarar, fatura–onarım eşleştirmesi | Ek süre verilmez |
| Hukuki sebepler | KTK m.85, 90, 91, 97, 99, 109, 110; TBK haksız fiil hükümleri; HMK; ZMSS Genel Şartları | Ek süre verilmez |
| Talep sonucu ve imza | Değer kaybı, varsa mahrumiyet bedeli, faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti | Talep dışına çıkılamaz |
Bu tabloda en sık boş bırakılan satır yedincisidir. Vakıaların altına delil listesi eklenir ama hangi vakıanın hangi delille ispat edileceği eşleştirilmez. Oysa maddenin lafzı “iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği” der. Kusur iddiasının karşısına görgü tespit tutanağı ve kamera kaydı, zarar iddiasının karşısına eksper raporu ve onarım faturası yazıldığında dilekçe hem usule uygun hem de bilirkişi için okunaklı hâle gelir.
Sekizinci satır da çoğu örnekte “TMK, HMK, TBK ve sair yasal mevzuat” şeklinde geçiştirilir. Değer kaybı davasının asıl dayanağı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu‘dur: işletenin sorumluluğu m.85’te, sigortacıya başvuru ve cevap süresi m.97’de, ödeme süresi m.99’da, zamanaşımı m.109’da, yetkili mahkeme m.110’da düzenlenmiştir. Bu maddeleri tek tek yazmak, dilekçeyi şablon olmaktan çıkarır.
Dava Açma Süreci ve Hukuki Dayanaklar
Araç değer kaybı ile ilgili dava açma süreci, kazanın meydana gelmesinden itibaren belirli bir sistematikle işlemektedir. İlk aşamada, meydana gelen zararların belgelenmesi ve ilgili taraflardan temin edilen tüm evrakların eksiksiz bir şekilde hazırlanması gerekmektedir. Bu süreç hem zaman açısından hem de hukuki usul açısından oldukça hassastır.
Yasal olarak, araç değer kaybı talepleri Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine dayanır. Araç değer kaybı talep eden kişiler, öncelikle kazanın sebebiyet verdiği zararların ekspertiz raporlarıyla tespit edilmesini sağlamalıdır. Ekspertiz raporu, aracın ikinci el piyasa değerindeki düşüşü detaylıca açıklar ve dava için güçlü bir delil oluşturur.
Dava açmadan önce zorunlu bir ön aşama vardır: KTK m.97 uyarınca zarar görenin sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermez ya da cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Bu başvurunun nasıl yazılacağını araç değer kaybı başvuru dilekçesi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme, davalının kim olduğuna göre değişir. Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a kapsamında ticari dava sayılır ve m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan dava ise haksız fiile dayandığı için asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Üçü birlikte dava edilirse dosya asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde dava asliye hukuk mahkemesine açılır; TTK m.5/4 uyarınca bu durumda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez, mahkeme davaya devam eder.
Yetki bakımından KTK m.110 üç ayrı seçenek tanır: davanız sigortacının şubesinin bulunduğu yer, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ya da kazanın olduğu yer mahkemesinde açılabilir. Bunlara genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi de eklenir. Uygulamada çoğu kişi kaza yerinde dava açar; oysa kendi ilinizde sigortacının şubesi ya da acentesi varsa dosyayı yakından takip edebileceğiniz yerde açmak mümkündür.
Arabuluculuk Dava Şartı Hangi Davada Zorunludur?
“Değer kaybı davasında arabuluculuk zorunludur” cümlesi eksiktir ve hak kaybına yol açabilir. TTK m.5/A, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar. Şart, davanın ticari niteliğine bağlıdır:
- Sigorta şirketine karşı dava: ticari dava → arabuluculuk dava şartı vardır. Anlaşamama tutanağı dilekçeye eklenmezse dava usulden reddedilir.
- Yalnız kusurlu sürücü ve işletene karşı dava: haksız fiile dayanan adi dava → bu şart aranmaz.
- Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru: dava değil tahkim yolu olduğu için arabuluculuğa gerek yoktur.
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci altı hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir. Taraflar anlaşamazsa Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A uyarınca iki saatlik arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; yani anlaşmama hâlinde bu kalem cebinizden çıkmaz.
Mercii seçiminde dikkat edilecek bir nokta daha var. 5684 sayılı Kanun m.30/14, tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulamayacağını düzenler. Bu nedenle “önce tüketici hakem heyetine gidin” tavsiyesi, tahkim yolunu kapatabilir. Tahkimin bir avantajı da m.30/17’de gizlidir: talebiniz reddedilirse aleyhinize hükmedilecek vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde yazılı tutarın beşte biridir.
Belirsiz Alacak Davası mı, Kısmi Dava mı Açılmalı?
Bu sorunun cevabı 31 Temmuz 2026’da değişti. Değer kaybının tutarı dava açılırken çoğunlukla kesin olarak bilinemez; bilirkişi raporuyla ortaya çıkar. Yıllarca bu durumda belirsiz alacak davası açılıyordu. Ancak 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün internette dolaşan dilekçe şablonlarının neredeyse tamamı hâlâ bu mülga maddeye atıf yapmaktadır.
Yerine geçen düzenleme, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkradır: “Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.” Yani değer kaybı davası artık kısmi dava olarak açılır ve bilirkişi raporundan sonra talep, bu fıkraya dayanılarak tek seferde artırılır.
| Konu | 31 Temmuz 2026 öncesi | Bugün |
|---|---|---|
| Dava türü | Belirsiz alacak davası (HMK m.107) | Kısmi dava (HMK m.109) |
| Talebin artırılması | Hâkimin vereceği iki haftalık kesin süre içinde | Bir defaya mahsus, tahkikat sona erene kadar |
| Zamanaşımı | Tüm alacak için dava tarihinde kesilirdi | Artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır |
| Islah gereği | Gerekmezdi | Artırım için ıslaha gerek yok |
Bir geçiş kuralı vardır ve gözden kaçırılmamalıdır: HMK Geçici m.1/10 uyarınca mülga m.107, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam eder. Ölçüt olay tarihi değil, dava tarihidir. 31 Temmuz 2026’dan önce açtığınız derdest bir dosyanız varsa eski rejim, bugün açacağınız dava için yeni rejim geçerlidir. Kısmi dava ile belirsiz alacak davası arasındaki farkları belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki fark yazımızda ayrıntılandırdık.
Islah kurumu ise yerinde durmaktadır (HMK m.176-177) ancak artık artırım için zorunlu değildir. Islah yoluna aynı davada yalnızca bir kez, tahkikat sona erene kadar başvurulabilir. Yeni m.109/4’teki artırım imkânı da bir defaya mahsus olduğu için, talebi yükseltmeden önce bilirkişi raporunun kesinleşmesini beklemek gerekir.
Harç tarafında da bir ayrım vardır. Harçlar Kanunu m.28/a, nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin alınacağını söyler; maddede geçen yirmide bir oranı yalnızca ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan davalara özgüdür. Değer kaybı maddi zarara ilişkin olduğu için indirimli oran işlemez. Yargılama giderleri ve harçların iadesi konusunu araç değer kaybı başvuru ücretleri yazımızda tablolaştırdık.
Süre bakımından son sınırı KTK m.109 çizer: motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini talepleri, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Ayrıntı için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Dava süresince, mahkeme bilirkişi incelemesi yapabilir. Bu incelemenin sonuçlarına dayanarak karar verilir. Aynı zamanda, mağdur olan tarafın vekil ücreti, değer kaybı bedelleri ve yargılama masrafları da karşı taraftan talep edilebilir. Bu yüzden hukuki dayanakların doğru anlaşılması, sürecin daha etkin ilerlemesini sağlar.
Değer Kaybı ve Araç Mahrumiyet Bedeli Aynı Dilekçede İstenebilir mi?
Evet, aynı dilekçede istenebilir; ancak ikisi farklı hukuki temele oturduğu için ayrı kalemler hâlinde ve ayrı davalılara yöneltilerek talep edilmelidir. Değer kaybı, araçta kalıcı olarak oluşan doğrudan zarardır. Araç mahrumiyet bedeli (kullanım kaybı, ikame araç bedeli) ise aracın serviste kaldığı süre boyunca ondan yararlanamamaktan doğan dolaylı zarardır.
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5, Maddi Zararlar Teminatı’nı “zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan mallar üzerindeki azalma” olarak tanımlar. Kullanımdan yoksun kalma bu tanımın dışında kalır. Bu nedenle uygulamada araç mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortasından değil, kusurlu sürücü ve işletenden istenir.
| Kalem | Hukuki niteliği | Kimden istenir | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Değer kaybı | Doğrudan zarar | Sigorta şirketi + sürücü + işleten | ZMSS Gen. Şart. A.5/a · KTK m.85 |
| Araç mahrumiyet bedeli / ikame araç | Dolaylı zarar (kullanım kaybı) | Kusurlu sürücü + işleten | TBK haksız fiil · KTK m.85 |
| Onarım (hasar) bedeli farkı | Doğrudan zarar | Sigorta şirketi + sürücü + işleten | ZMSS Gen. Şart. A.5/a |
| Kazanç kaybı (ticari araç) | Dolaylı zarar | Kusurlu sürücü + işleten | TBK haksız fiil |
| Manevi tazminat | Teminat dışı | Yalnız sürücü + işleten | KTK m.92/f |
Ticari araçlarda (taksi, minibüs, kamyonet, kiralık filo) mahrumiyet yerine kazanç kaybı talep edilir. Bu talepte aracın serviste kaldığı gün sayısı ile günlük net kazancın belgelenmesi gerekir; işletme defteri, hakediş kayıtları, plaka bazlı gelir dökümleri ve serviste giriş-çıkış tarihini gösteren belge birlikte sunulur. Belgesiz gün sayısı ya da götürü rakam üzerinden yapılan hesaplar, bilirkişi aşamasında en çok budanan kalemdir.
Mahrumiyet bedelinin hesabı, ispatı ve dilekçede nasıl kurulacağı ayrı bir konu olduğu için araç mahrumiyet tazminatında dilekçe örneği ve dava açma yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık. Bu yazıdaki dilekçe örneğinde ise iki kalem birlikte istendiğinde talep sonucunun nasıl yazılacağını göreceksiniz.
Araç Değer Kaybı Tazminatı Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki örnek, gerçek bir dosya kurgusundan sadeleştirilerek hazırlanmıştır; noktalı alanlar kendi dosyanızın bilgileriyle doldurulur. Örnekteki olayda karşı sürücü alkollüdür ve olay yerinden ayrılmıştır. Bu iki unsur dilekçenin kusur bölümünü güçlendirir, çünkü 1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli Genel Şartlar’ın B.4 maddesi, can güvenliği ve tedavi amaçlı zorunlu hâller dışında olay yerini terk etmeyi sigortacının sigortalısına rücu sebebi olarak sayar. Zarar görenin hakkı bu durumda da saklıdır; rücu ilişkisi sigortacı ile sigortalı arasında kurulur.
Dilekçeyi bilgisayarınıza almak için sayfadaki metni seçip kelime işlemci programınıza yapıştırmanız yeterlidir; ayrıca bir PDF ya da Word dosyası indirmenize gerek yoktur. Biçim değil içerik önemlidir: mahkemeler dilekçeyi kâğıt ya da UYAP üzerinden elektronik imzalı olarak kabul eder.
NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE
Bilirkişi İncelemesi Taleplidir
İhtiyati Tedbir Taleplidir.
DAVACI : (Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres)
VEKİLİ : Av. Handan SAYAN ÖZGÜL
Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat: 2 Çankaya/ANKARA
DAVALILAR : 1- Kusurlu sürücü
2- Ruhsat sahibi (işleten)
3- ……… Sigorta Anonim Şirketi
KONU : Kusur incelemesi yapılmak suretiyle ……… tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle müvekkile ait ……… plakalı araçta oluşan değer kaybı tazminatının davalılardan tahsili talebini içeren dava dilekçemizin arzıdır.
HARCA ESAS DEĞER : Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300,00 TL. İşbu dava kısmi dava olup, talep konusu HMK m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılacaktır.
AÇIKLAMALAR :
1. ……… tarihinde saat ……… sıralarında ……… mevkiinde, müvekkil ……… plakalı ……… marka aracı ile seyir hâlinde iken, davalı ……… sevk ve idaresindeki ……… plakalı araç ile müvekkilin aracının arka ve sol kısmına çarpmıştır.
2. Müvekkil, kaza tespit tutanağı düzenlenmesi için trafik ekiplerinin çağrılmasını istemiş; ancak davalı aracına binerek olay yerinden uzaklaşmıştır. Müvekkil bu anları cep telefonuyla kayıt altına almış olup ilgili görüntüler ekte sunulmaktadır.
3. Olay yerine gelen polis ekiplerince müvekkile görgü tespit tutanağı düzenlenmesi gerektiği bildirilmiş, müvekkil ……… Polis Merkezi Amirliği’ne başvurarak tutanağın tanzimini sağlamıştır. Söz konusu tutanak ekte sunulmaktadır.
4. Davalı, aynı gece ……… Polis Merkezi Amirliği’nde ifade vermiş; müvekkilin aracına çarptığını, trafik ekiplerinin çağrılmak istenmesi üzerine korkarak olay yerinden uzaklaştığını beyan etmiştir. Yapılan alkol testinde ……… promil alkollü olduğu tutanak altına alınmış, adli muayene raporu ile de bu tespit doğrulanmıştır.
5. Müvekkilin zararının giderilmesi maksadıyla davalı sigorta şirketine ……… tarihinde yazılı başvuruda bulunulmuş; KTK m.97’de öngörülen on beş günlük süre içinde talebi karşılayan bir cevap verilmemiştir. Bu nedenle işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.
KUSUR ORANLARININ TESPİTİ BAKIMINDAN
Davalı, müvekkilin aracına alkollü şekilde çarpmış ve olay yerinden ayrılmıştır. Davalı, verdiği ifade ile bu iki hususu ikrar etmiştir. Kolluk tutanağında taraflar için yüzdeli kusur oranı yer almadığından, kaza mahalli civarındaki güvenlik kamera görüntülerinin ilgili kurumlardan celbi ile kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle tespitini talep ederiz.
DEĞER KAYBINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ
Müvekkile ait araç ……… model, ……… marka, ……… kilometrede ve orijinal durumdayken; kaza sebebiyle bir kısım parçaları yenileriyle değiştirilmiş, bir kısmı ise onarılarak boyanmıştır. Aracın gördüğü kapsamlı onarım ile hasar kaydına işlenen kayıt sebebiyle ikinci el piyasa değerinde düşüş meydana gelmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1/7/2026 tarihinde yürürlüğe giren A.5 maddesi uyarınca değer kaybı; aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak belirlenir. Bu ölçütler çerçevesinde bilirkişi incelemesi yapılarak gerçek değer kaybı bedelinin tespitini ve davalılardan tahsilini talep ederiz.
Aracın kazadan önce herhangi bir hasar kaydı, değişen parçası ve boyalı bölümü bulunmamaktaydı. Kaza neticesinde ……… bölümlerinde onarım ve boya işlemi yapılmıştır. Aynı marka ve modeldeki hasarsız araçlarla kıyaslandığında oluşan değer kaybı açıktır.
ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ (bu kalem talep edilecekse eklenir)
Müvekkilin aracı ……… tarihleri arasında toplam ……… gün serviste kalmış, bu süre boyunca araçtan yararlanamamıştır. Kullanımdan yoksun kalmadan doğan zarar, araçta meydana gelen doğrudan azalma niteliğinde olmadığından zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışındadır; bu kalem bakımından talebimiz davalı sürücü ve işletene yöneliktir. Servis giriş-çıkış belgesi ile emsal kira bedeline ilişkin araştırma ekte sunulmuştur.
SORUMLULUĞA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ
Kazaya sebebiyet veren ……… plakalı aracın ……… poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı tanzim eden davalı sigorta şirketi, müvekkilin aracında meydana gelen hasar bedelinden ve değer kaybından poliçe limiti dâhilinde sorumludur. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2009/9892 E., 2010/3124 K. sayılı kararında; “… araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacı aracındaki değer kaybından, davalı sigorta şirketinin de limit dâhilinde sorumlu olacağı gözetilerek…” denilmek suretiyle değer kaybının teminat kapsamında olduğu açıkça belirtilmiştir. (Anılan Daire 2021 yılında kapatılmış olup görev alanındaki dosyalar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ne devredilmiştir; karar geçerliliğini korumaktadır.)
Davalı sürücü, müvekkilin uğradığı maddi zararın tamamından Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri uyarınca sorumludur. Ruhsat sahibi davalı ise kazaya karışan aracın işleteni sıfatıyla, KTK m.85 gereğince kusursuz sorumluluk esasına göre sorumludur. Davalıların sorumluluğu müşterek ve müteselsildir.
HUKUKİ SEBEPLER : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85, 90, 91, 97, 99, 109, 110 ve 111; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109, 119 ve 389 vd.; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4 ve 5; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve sair ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Görgü tespit tutanağı (kusur vakıası bakımından), şüpheli-müşteki ifade tutanakları, alkol raporu ve adli muayene raporu, ehliyet ve ruhsat kayıtları, aracın hasarlı görüntüleri ve video kayıtları, onarım faturası ve servis kayıtları (zarar vakıası bakımından), sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru ve tebliğ belgesi, arabuluculuk son tutanağı ve e-imza sertifikaları, hasar dosyası ve eksper raporu, kamera kayıtları, tanık, bilirkişi, isticvap ve sair her türlü yasal delil.
NETİCE VE TALEP : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi riskine karşılık HMK m.389 vd. uyarınca davalı adına kayıtlı ……… plakalı araç üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına,
- Kaza mahalline ilişkin kamera kayıtlarının ilgili kurumlardan celbi ile bilirkişi marifetiyle tarafların kusur oranlarının belirlenmesine,
- Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 300,00 TL değer kaybı bedelinin (kısmi dava; talep HMK m.109/4 uyarınca artırılacaktır) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
- Talep edilmesi hâlinde ……… TL araç mahrumiyet bedelinin davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline,
- Anılan tutarlara sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin uygulanmasına,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Handan SAYAN ÖZGÜL
EKLER : Görgü tespit tutanağı · Onarım faturası · İfade tutanakları · Ehliyet ve ruhsat suretleri · Video görüntüleri · Sigortaya başvuru ve tebliğ belgesi · Arabuluculuk son tutanağı ve e-imza sertifikaları · Onaylı vekâletname sureti.
Faiz kaleminde sık yapılan bir hata, tüm davalılar için aynı başlangıç tarihinin yazılmasıdır. Sigorta şirketi bakımından temerrüt, KTK m.99’daki sekiz iş günlük ödeme süresinin dolmasıyla doğar; sürücü ve işleten bakımından ise haksız fiil tarihinden itibaren faiz istenebilir. Bu ayrımı dilekçede yapmak, hüküm altına alınacak faiz tutarını doğrudan etkiler.
Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi Hazırlama İpuçları
Bir Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi hazırlarken, doğru ve etkili bir dilekçe yazmayı sağlamak için bazı temel hususlara dikkat edilmesi gerekir. Bu süreçte teknik ve hukuki ayrıntılara özen göstermek, talebinizin daha güçlü bir şekilde sunulmasını sağlayacaktır. İşte bu hukuki belgeyi hazırlarken göz önünde bulundurmanız gereken önemli noktalar:
1. Dilekçenizdeki Bilgiler Eksiksiz Olmalıdır:
Dilekçenin başında davacı ve davalıya ait bilgilerin, trafik kazasının tarihi ve detaylarının eksiksiz bir şekilde yer almasına özen göstermek büyük önem taşır. Ayrıca kaza tespit tutanağı gibi belgelerin uygun şekilde eklendiğinden emin olun.
2. Açıklamalar Kısa ve Net Olmalıdır:
Dilekçenizde kaza ve sonuçlarına ilişkin beyanlarda bulunurken açık, anlaşılır ve kısa cümleler kullanmalısınız. İlgili Kanun maddelerine refere ederek taleplerinizi detaylandırmayı unutmayın.
3. Belgeleri Dosyalamayı Unutmayın:
Kazaya dair kaza tespit tutanağı, eksper raporları, tamir faturaları ve varsa bilirkişi raporları gibi belgeler dilekçeye eklenmelidir. Belgelerin uygun bir sıra ile dosyalanması, mahkeme tarafından incelenmesini kolaylaştıracaktır.
4. Talep Miktarınızı Dikkatle Belirleyin:
Talep ettiğiniz tazminat miktarını belirlerken olası bir bilirkişi incelemesi sonucunda miktarın değiştirilebileceğini göz önünde bulundurarak fazlaya dair haklarınızı saklı tuttuğunuzu ifade edin.
5. Hukuki Destek Alın:
Değer kaybı davası, kusur tespiti ile bilirkişi incelemesinin birlikte yürüdüğü teknik bir dosyadır. Dilekçenin usule uygun hazırlanması ve delillerin vakıalarla eşleştirilmesi için bir avukatla çalışmak, süreç boyunca ortaya çıkabilecek usul hatalarının önüne geçer.
6. Hukuki Dayanakları Açıkça Belirtin:
Dava dilekçenizde Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’na atıfta bulunmayı unutmayın. Ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonu başvurularını da içerecek şekilde alternatif çözüm yollarını belirtmek mümkündür.
7. İmla ve Dilbilgisine Dikkat Edin:
Resmi bir dilekçede, dil kullanımı oldukça önemlidir. Tüm cümleler düzgün bir şekilde yapılandırılmalı ve dilekçe imla hatalarından arındırılmış olmalıdır. Bu, başvurunuzun ciddiyetini artıracaktır.
8. İnternetten Aldığınız Şablonu Güncellik Yönünden Kontrol Edin:
Değer kaybı mevzuatı 2026’da değişti. Genel Şartlar’ın Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 sayılı ekleri yürürlükten kaldırıldığı için, “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” biçimindeki hesap tablolarına dayanan şablonların hukuki dayanağı kalmamıştır. Böyle bir formüle atıf yapan dilekçeler, karşı tarafa kolay bir itiraz zemini bırakır.
Unutulmamalıdır ki, etkili bir Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi hazırlamak, sürecin olumlu sonuçlanmasında büyük bir rol oynayabilir. Dilekçenin tüm bu unsurları içermesi, davanın hızlı ve eksiksiz bir şekilde ilerlemesine katkı sağlar. Dilekçenizi hazırlarken yapılan bir hata, sürecin gecikmesine ya da taleplerinizin reddine neden olabilir; bu sebeple dikkatli olmak şarttır.
Başvuru, Dava, Cevap ve İtiraz Dilekçesi Arasındaki Fark Nedir?
Değer kaybı sürecinde dört ayrı dilekçe türü vardır ve birbirinin yerine kullanılamaz. Yanlış türde dilekçe hazırlamak, çoğu zaman süreyi kaybettirir. Aşağıdaki tablo hangi aşamada hangisinin yazıldığını gösterir.
| Dilekçe türü | Kime verilir | Ne zaman | Sonucu |
|---|---|---|---|
| Başvuru dilekçesi | Sigorta şirketi | Kazadan sonra, dava öncesi | KTK m.97’deki 15 günlük cevap süresini başlatır |
| İtiraz dilekçesi | Sigorta şirketi / eksper | Eksik ödeme ya da düşük eksper raporu sonrası | Ret ya da eksik ödeme kaydını belgeler |
| Dava dilekçesi | Mahkeme | Cevapsızlık ya da yetersiz cevap sonrası | Davayı açar, HMK m.119’a tabidir |
| Cevap dilekçesi | Mahkeme | Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde | Davalının savunmasını sunar |
Sigortaya verilecek talep yazısı için araç değer kaybı başvuru dilekçesi nasıl yazılır, eksper raporundaki tutarı düşük bulduğunuzda izlenecek yol için 1 Temmuz 2026 sonrası değer kaybı eksper raporuna itiraz, aleyhinize açılmış bir davada savunma hazırlıyorsanız araç değer kaybı davası cevap dilekçesi yazılarımızdan yararlanabilirsiniz.
Mahkeme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Araç değer kaybı tazminatı davalarında, mahkeme süreci oldukça dikkatli bir şekilde yönetilmelidir. Bu süreçte atılacak adımlar, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. İlk olarak, araç değer kaybı dava dilekçesi hazırlanırken eksiksiz belgelerin sunulması gereklidir. Kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporları, onarım faturaları ve diğer ilgili dokümanların içerikte yer alması, mahkeme tarafından davanın titizlikle değerlendirilmesi açısından büyük önem taşır.
Dava sürecinde, davalık tarafın sunduğu savunmaları dikkatle analiz etmek ve karşı argümanlara doğru bir şekilde yanıt vermek gerekiyor. Bu noktada, trafik kazasında kusur oranlarının doğru tespit edilmesi önemlidir. Eğer bilirkişi raporu kusur oranını yanlış belirlemişse, buna yönelik itirazda bulunarak doğru bir değerlendirme yapılmasını sağlamak mümkündür.
Bilirkişi raporuna itiraz süresi iki haftadır ve itirazın gerekçeli olması gerekir. “Rapora itiraz ediyoruz” biçimindeki bir beyan, ek rapor alınmasını sağlamaya çoğu zaman yetmez. İtirazda hangi ölçütün eksik değerlendirildiği gösterilmelidir: aracın kaza öncesi ikinci el satış değerinin hangi veriye göre belirlendiği, onarım sonrası değerin nasıl hesaplandığı, geçmiş hasar kaydının hesaba katılıp katılmadığı gibi.
Bir diğer önemli nokta ise, sürecin etkin bir şekilde takip edilmesidir. Mahkeme tarafından talep edilen belgeleri zamanında sunmak, duruşma tarihlerini kaçırmamak ve dosya durumunu güncel olarak kontrol etmek başarının anahtarlarından biridir. Ayrıca, mahkeme süreci boyunca profesyonel bir avukat desteği almak, hem zaman yönetimi hem de hukuki savunmanın sağlam temellere dayandırılması açısından faydalı olacaktır.
Bazı durumlarda davalı taraf, süreci uzatmak adına itiraz mekanizmalarını devreye sokabilir. Bu gibi durumlarda, hukuki yolların doğru bir şekilde kullanılması önem taşır. Yargılama giderleri bakımından HMK m.326 uyarınca kural, giderlerin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasıdır; kısmen haklı çıkılırsa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansı m.333 uyarınca mahkemece kendiliğinden iade edilir.
Son olarak, araç değer kaybı dava dilekçesi ve diğer belgelerin doğru hazırlanması ve uzman görüşleriyle desteklenmesi, mahkeme sürecinin başarıyla tamamlanması için alınması gereken önemli bir önlemdir. Unutulmamalıdır ki dava sürecinde yapılacak basit bir hata, değer kaybı talebinizin olumsuz sonuçlanmasına neden olabilir. Bu nedenle, her adımda dikkatli ve profesyonel bir çalışma yürütmeniz gerektiğini belirtmek isteriz.
1 Temmuz 2026’dan Sonra Değer Kaybı Davasında Ne Değişti?
12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yeniden düzenlendi ve yeni metin 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi. Bu değişiklik, internette dolaşan dilekçe şablonlarının önemli bir kısmını dayanaksız bıraktı. Aşağıdaki tablo, dilekçeye doğrudan yansıyan başlıkları karşılaştırır.
| Konu | Önceki rejim | 1 Temmuz 2026’dan itibaren |
|---|---|---|
| Değer kaybı hesabı | Ek-1’deki tabloya bağlı katsayı hesabı | Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 yürürlükten kaldırıldı; ölçüt, kazadan önceki ve onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri farkı |
| Talebin doğuşu | Değer kaybı için ayrı talep beklenirdi | Araç hasarı için başvuran hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır |
| Eksper raporu | Değer kaybı için ayrı rapor düzenlenebiliyordu | Hasar eksperi, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de aynı raporda yer verir |
| Sonucun bildirimi | Açık bir süre yoktu | Nihai eksper raporunun sigortacıya ulaşmasını takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirilir |
| Parça değişimi | Eşdeğer parça uygulaması yaygındı | Orijinal parça onarılamıyorsa orijinaliyle değiştirilir; eşdeğer parça için hak sahibinin onayı gerekir ve onayın alındığını ispat yükü sigortacıdadır |
| Kıymet artışı | Tartışmalıydı | Parça değişimi sonucu araçta kıymet artışı olsa dahi bu fark tazminattan indirilemez |
| Olay yerini terk | Genel çerçevede değerlendiriliyordu | Can güvenliği ve tedavi amaçlı zorunlu hâller dışında olay yerini terk, sigortacının sigortalıya rücu sebebidir |
Bu tablodaki iki satır dilekçenin gövdesini doğrudan değiştirir. Birincisi, hesap yöntemine ilişkin satırdır: dilekçede katsayı formülüne dayanan bir hesap sunmak yerine, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değerlerinin emsal ilanlar ve piyasa verileriyle karşılaştırılmasını istemek gerekir. İkincisi, orijinal parça satırıdır; aracınıza onayınız alınmadan eşdeğer parça takıldıysa bunun ispat yükü sigortacıdadır ve bu husus ayrı bir talep başlığı oluşturabilir.
Bir başka güncel nokta hasar kaydıyla ilgilidir. Kaydı doğuran olay ödeme değil ihbardır: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.15/3, sigorta şirketlerinin eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları veri tabanına gireceğini düzenler. Bu nedenle değer kaybı ödemesi almak aracınıza yeni bir kayıt düşürmez; kayıt zaten kaza ihbarıyla doğmuştur. Konunun ayrıntısı araç değer kaybı TRAMER’e işler mi yazımızda yer alıyor.
Son olarak, sigorta şirketiyle düşük bir tutar üzerinden anlaşıp ibraname imzalamış olmanız yolu kapatmaz. KTK m.111/2, tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunun öngördüğü hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar. Ödenen tutar ile bağımsız eksper hesabı arasındaki fark somut olarak gösterilebiliyorsa bu yol açıktır.
Araç Değer Kaybı Tazminatı ile İlgili Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümleri
Araç değer kaybı tazminatı süreci, kaza sonrası hakların korunması açısından önemli bir hukuki adım olsa da, bu süreçte bazı sıkça karşılaşılan sorunlarla karşılaşılabilir. Bu tür zorlukların üstesinden gelmek için yöntemleri önceden bilmek hayatî önem taşır.
1. Sigorta Şirketlerinin Ödemeyi Reddetmesi:
Araç değer kaybı talebi yapıldığında, sigorta şirketleri çeşitli gerekçelerle ödeme yapmayı reddedebilir. Özellikle kazadaki kusur oranı veya aracın yaşı gibi faktörler genellikle tartışma konusu olur. Bu durumda, sigorta poliçenizdeki hükümlerin detaylıca incelenmesi ve gerekirse bir hukukçu yardımıyla sürecin yönetilmesi en etkili çözümdür.
Ret yazısını mutlaka saklayın. 5684 sayılı Kanun m.30/13 uyarınca olumsuz sonucu belgeleyen bu yazı ya da başvuruya on beş iş günü içinde cevap verilmemesi, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru için yeterlidir. Buna karşılık “ret kararından sonra on beş gün içinde tahkime başvurmazsanız hakkınız düşer” biçimindeki yaygın bilgi doğru değildir; sınırı belirleyen KTK m.109’daki zamanaşımı süresidir.
2. Eksik Tazminat Ödemeleri:
Bazı durumlarda, sigorta şirketleri ödemenin tamamını karşılamaktan kaçınabilir ve düşük miktarda ödeme teklif edebilir. Bu durumla karşılaşıldığında, araç değer kaybını ispatlayan eksper raporu ve belgelerle hukuki yollara başvurmak önemlidir. Hak edilen tam tutarı alabilmek için eksper raporunun detaylı hazırlanması büyük bir avantaj sağlayacaktır.
Eksik ödeme yapılmışsa aradaki fark için bakiye değer kaybı talebiyle dava açılabilir. Aynı mantık pert dosyalarında da geçerlidir: aracın tam hasarlı sayılması hâlinde ödenen tutarın rayiç değerin altında kaldığı düşünülüyorsa bakiye pert bedeli istenebilir. Kısmi ödeme almış olmak, kalan kısımdan feragat edildiği anlamına gelmez; dilekçede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun belirtilmesi bu nedenle önemlidir.
3. Arabuluculuk Sürecinde Anlaşmaya Varılamaması:
Arabuluculuk süreci, hızlı bir çözüm için etkili bir yöntem olsa da, anlaşmazlıkların çözülmediği durumlarla da karşılaşılabilir. Böyle bir durumda, “Araç Değer Kaybı Dava Dilekçesi” hazırlanarak Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvuruda bulunmak zorunlu hale gelir. Dava dilekçesinin HMK m.119’daki unsurları eksiksiz taşıması ise ayrı bir zorunluluktur: (d) dava değeri, (e) vakıa özetleri, (f) her vakıanın hangi delille ispatlanacağı ve (g) hukuki sebepler eksik bırakılırsa mahkeme ek süre vermez. Uygulamada en sık boş bırakılan bent, vakıa ile delilin eşleştirildiği (f) bendidir.
4. Mahkeme Sürecinin Uygun Şekilde Yürütülememesi:
Mahkeme sürecinde, usul hataları veya eksik delil gibi nedenlerle tazminat alınmasında gecikmeler yaşanabilir. Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için hukuki prosedürlere tam uyum sağlanmalı ve eksiksiz bir delil dosyası oluşturulmalıdır. Özellikle kaza tespit tutanakları, sigorta kayıtları ve eksper raporları gibi belgeler özenle hazırlanmalıdır.
5. Değer Kaybı Hesaplamasıyla İlgili Yanlışlıklar:
Araç değer kaybının hesaplanması sırasında aracın kilometresi, yaşı ve geçmiş hasarları gibi faktörlerin doğru değerlendirilmemesi yaygın bir sorundur. Bu nedenle, araç değer kaybı hesaplamaları için profesyonel bir eksper raporu alınması ve detaylı inceleme yapılması önem taşır.
Burada eski uygulamadan kalma bir yanlış anlama sürmektedir: aracın kilometresinin belirli bir eşiği aşması, değer kaybı talebini kendiliğinden sıfırlamaz. Yeni Genel Şartlar’da kullanılmışlık düzeyi, talebi ortadan kaldıran bir eşik değil, tutarı belirlerken dikkate alınan ölçütlerden biridir.
6. Dava Sürecinin Uzaması:
Tazminat davalarında sürecin uzun sürmesi, mağduriyetin artmasına neden olabilir. Bunun önüne geçmek için, yasal süreleri ve prosedürleri yakından takip etmek gereklidir. Ayrıca, avukatınızın dava açılışından itibaren dosyayı yakından takip etmesi, sürecin hızlanmasına olanak tanır.
Sonuç olarak, araç değer kaybı tazminatı sürecinde karşılaşılan sorunlara hazırlıklı olmak ve etkili çözümler bulmak, hak sahibi kişilerin süreci en az zarar ve mağduriyetle tamamlamalarını sağlar. Yeterli bilgiye ve hukuki desteğe sahip olarak hareket etmek, bu süreçte yaşanan aksaklıkların önüne geçmenin anahtarıdır.
Talebinizi yazılı hâle getirecekseniz, doldurmaya hazır metin, ekine konacak belgeler ve hukuken geçerli gönderim kanalları için sigorta şirketine değer kaybı başvuru dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.
Süreci bir avukat aracılığıyla yürütecekseniz noterde hangi yetkilerin yazdırılacağı belirleyici olur: Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma, dava açma, sulh, ibra ve ahzu kabz özel yetkidir ve vekaletname metninde yer almazsa o işlem yapılamaz (TBK m.504/3, HMK m.74). Yetki listesi, 2026 noter masrafı kalemleri ve doldurulabilir metin için araç değer kaybı vekaletname örneği yazısına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Araç değer kaybı dilekçesi nasıl yazılır?
Dava dilekçesi HMK m.119’daki dokuz unsuru taşıyacak biçimde yazılır: mahkemenin adı, tarafların bilgileri, T.C. kimlik numarası, vekilin bilgileri, dava konusu ve değeri, vakıaların sıra numaralı özeti, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, hukuki sebepler ve talep sonucu. Değer kaybı dosyasında vakıalar kaza anı, kusur, onarım ve değer düşüşü sırasıyla anlatılır; kusur için tutanak ve kamera kaydı, zarar için eksper raporu ve onarım faturası delil olarak gösterilir.
Araç değer kaybı dilekçesi PDF mi Word mü olmalı?
Dilekçenin dosya biçimi konusunda bir zorunluluk yoktur. Mahkemeye elden verilen dilekçe ıslak imzalı çıktı olarak, UYAP üzerinden gönderilen dilekçe ise elektronik imzalı olarak sunulur. Bu nedenle metni kelime işlemci programınızda düzenleyip çıktı almanız yeterlidir; internetten indirilen hazır PDF şablonlarının güncelliğini kontrol etmeden kullanmak, 2026’da yürürlükten kalkan hesap yöntemine atıf yapma riski taşır.
Değer kaybı davası için vekâletname örneği gerekir mi?
Değer kaybına özgü ayrı bir vekâletname türü yoktur; noterden düzenlenen genel dava vekâletnamesi yeterlidir. Ancak HMK m.74, bazı işlemler için vekâletnamede açık yetki aranmasını öngörür. Bunlar arasında sulh olma, davadan feragat, karşı tarafı ibra etme, tahkim sözleşmesi yapma ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma da vardır. Arabuluculuk dava şartı olduğu için, vekâletnamede bu yetkinin bulunmaması süreci baştan tıkayabilir.
Değer kaybı davası hangi mahkemede açılır?
Sigorta şirketi davalı gösteriliyorsa dava ticari nitelik taşır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan dava ise asliye hukuk mahkemesinin görevindedir. Yetki bakımından KTK m.110 uyarınca sigortacının şubesinin, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ya da kazanın olduğu yer mahkemesi seçilebilir.
Değer kaybı davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Sigorta şirketine karşı açılan dava ticari dava olduğu için TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır ve anlaşamama tutanağı dilekçeye eklenmelidir. Yalnızca sürücü ve işletene karşı açılan haksız fiil davasında bu şart aranmaz. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvururken de arabuluculuk gerekmez, çünkü tahkim bir dava yolu değildir.
Değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli aynı dilekçede istenebilir mi?
İstenebilir, ancak iki kalem ayrı ayrı yazılır ve farklı davalılara yöneltilir. Değer kaybı araçtaki doğrudan azalma olduğu için zorunlu trafik sigortası teminatı içindedir. Araç mahrumiyet bedeli ise kullanımdan yoksun kalmaktan doğan dolaylı bir zarardır; Genel Şartlar’ın A.5 maddesindeki “doğrudan mallar üzerindeki azalma” tanımının dışında kaldığından sigortacıdan değil, kusurlu sürücü ve işletenden istenir.
Değer kaybı davası ne kadar süre içinde açılmalıdır?
KTK m.109 uyarınca dava, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri bakımından da uygulanır. Zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi, sigortacıya karşı da kesilmesi sonucunu doğurur.
Sigortayla düşük tutarda anlaştım, dava açabilir miyim?
KTK m.111/2, tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar. Ödenen tutar ile bağımsız bir eksper hesabı arasındaki farkın somut olarak gösterilmesi bu talebin dayanağını oluşturur.
Hasar bedeli eksik ödendiyse ayrı dava açmak gerekir mi?
Gerekmez; hasar farkı ile değer kaybı aynı dilekçede ayrı kalemler olarak istenebilir. Her ikisi de Genel Şartlar’ın A.5 maddesindeki Maddi Zararlar Teminatı içindedir ve 1 Temmuz 2026’dan itibaren araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır. Onarımda parça değişimi yapıldıysa, araçta oluşan kıymet artışının tazminattan indirilemeyeceğini de dilekçede belirtmek gerekir.
Aracım pert oldu, bakiye pert bedeli için dava açabilir miyim?
Ödenen tutarın aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin altında kaldığını düşünüyorsanız aradaki fark için bakiye pert bedeli talebiyle dava açılabilir. Kısmi ödeme almış olmak kalan kısımdan feragat sayılmaz. Ağır hasar tespiti yapılan dosyalarda, aracın “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminatın ödenmeyeceğini de hesaba katmak gerekir. Aracın tam hasarlı sayılma ölçütlerini tam hasara ya da ağır hasara uğramış araçların tespiti yazımızda anlattık.
Ticari aracımın kazanç kaybını nasıl talep ederim?
Kazanç kaybı, aracın serviste kaldığı gün sayısı ile günlük net kazancın belgelenmesiyle istenir. Taksi, minibüs, kamyonet ya da kiralık filo araçlarında işletme defteri kayıtları, hakediş belgeleri, plaka bazlı gelir dökümleri ve servis giriş-çıkış belgesi birlikte sunulur. Bu kalem de kullanımdan yoksun kalmadan doğduğu için zorunlu trafik sigortasından değil, kusurlu sürücü ve işletenden istenir.
Bilirkişi raporundan sonra ıslah dilekçesi vermem gerekir mi?
31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda ıslaha gerek yoktur. HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca kısmi davada talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Bu tarihten önce açılmış derdest dosyalarda ise mülga HMK m.107 uygulanmaya devam eder.
Değer kaybı davası belirsiz alacak davası olarak mı açılır?
Artık açılmaz. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün açılacak değer kaybı davaları kısmi dava olarak açılır ve talep, HMK m.109/4 uyarınca bir defaya mahsus olmak üzere artırılır. İnternetteki dilekçe örneklerinin büyük bölümü hâlâ mülga maddeye atıf yaptığı için, hazır şablon kullanacaksanız bu satırı mutlaka güncelleyin.
Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim
Değer kaybı dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman dilekçenin uzunluğu değil, kusurun hangi delille ortaya konduğu ve talebin doğru davalıya yöneltilip yöneltilmediğidir. Kazanızın belgeleri elinizdeyse hangi kalemin sigortadan, hangisinin sürücü ve işletenden isteneceğini birlikte çıkarmak mümkündür. Dosya değerlendirmesi için araç değer kaybı avukatı sayfamıza, trafik kazasından doğan diğer talepleriniz için trafik kazası avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel düzenlemeyi ve dosyanızın özelliklerini birlikte değerlendirmek gerekir.