50.000 TL Hasar Kaydı Aracın Değerini Ne Kadar Düşürür?
50000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür sorusunun tek bir rakamla verilmiş cevabı yoktur; çünkü mevzuat, hasar kaydı tutarını değer kaybına çeviren sabit bir oran ya da çarpan öngörmez. 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlükte olan ölçüt tektir: aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark. Hasar kaydındaki rakam bu hesaba doğrudan girmez; hesabın içine giren şey o tutarın karşılığında hangi parçaya ne yapıldığı ve aracın rayiç değerinin ne olduğudur. Aynı kayıt, ekonomik segment bir araçta taşıyıcı bölüme uzanan ağır bir olayı, üst segment bir araçta ise iki parçalık kaporta işini anlatabilir.
Özetle
- Sabit oran yoktur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a, değer kaybını “kaza öncesi ikinci el satış değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri farkı” olarak tanımlar; hasar tutarının yüzdesi olarak değil.
- Katsayı tabloları kalktı. 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 yürürlükten kaldırıldı. İnternette dolaşan “rayiç değer × hasar katsayısı × kilometre katsayısı” formülünün bugün hukuki dayanağı bulunmuyor.
- Belirleyici olan orandır. 50.000 TL’lik bir kayıt, aracın rayiç değerine oranı ölçüsünde anlam taşır. Aynı tutar bir araçta ağır, diğerinde orta ölçekli bir olaya karşılık gelir.
- Tutar tek başına ağır hasar demek değildir. Ağır hasar bir lira eşiğiyle değil, eksper tespiti ve tescile düşülen kayıtla belirlenir.
- Muhatap kasko değil, karşı tarafın trafik sigortasıdır. Kasko kendi aracınızdaki hasarı onarır; değer kaybı, kusurlu tarafın sorumluluğundan doğan ayrı bir kalemdir.
Araç Hasar Kaydı Nedir ve 50.000 TL Hasar Kaydı Ne Anlama Gelir?
Araç hasar kaydı, bir aracın geçmişinde meydana gelen kazaların ve bu kazalar nedeniyle sigorta şirketine bildirilen tazminat tutarlarının tutulduğu kayıttır. Kaydı doğuran işlem, çoğu kişinin sandığı gibi ödeme değil ihbardır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.15/3 bu konuda açıktır: “Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer.” Yani dosya açıldığı anda kayıt oluşur; tazminatın ödenip ödenmediği ayrı bir sorudur.
Sistemde görünen 50.000 TL rakamı ise ödenen toplam tazminat tutarıdır. Aynı Yönetmeliğin m.15/8 hükmü sigorta şirketlerine “hasar bedelleri”ni veri tabanına girme yükümlülüğü koyar ve parça ile işçilik arasında bir ayrım yapmaz. Bu nedenle 50.000 TL’nin içinde yedek parça bedeli, boya ve işçilik, sökme-takma ücreti ve varsa çekici masrafı birlikte yer alır. Kayıttaki tutar, aracın gördüğü fiziksel hasarın büyüklüğünü değil, o hasarın giderilmesi için sigortacının ödediği parayı gösterir.
Bu ayrım pratikte önemlidir. Yedek parça fiyatlarının yüksek olduğu bir markada tek bir kapı ve ön çamurluğun değişimi 50.000 TL’yi kolaylıkla bulurken, parça fiyatları düşük bir modelde aynı tutar birden fazla panelin değişimi anlamına gelir. Dolayısıyla “50.000 TL hasar kaydı” ifadesi tek başına aracın ne kadar ağır bir kaza geçirdiğini söylemez; söylediği şey, sigortacının o dosyada 50.000 TL’lik bir ödeme yaptığıdır.
Bir başka sık karıştırılan nokta, kaydın hangi kurumda tutulduğudur. Halk arasında “TRAMER kaydı” denilen verinin bugünkü dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.31/B’dir ve TRAMER müstakil bir kurum değil, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki alt bilgi merkezlerinden biridir. Hasar verilerinin önemli bölümü Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi’nde tutulur. Eski Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi Yönetmeliği ise yürürlükten kaldırılmıştır; hâlâ o yönetmeliğe atıf yapan kaynaklar güncelliğini yitirmiştir.

50.000 TL Hasar Kaydı Aracın Rayiç Değerine Oranla Ne İfade Eder?
Hasar kaydı tutarının anlamı, o tutarın aracın rayiç değerine oranından okunur. Bu oran, hem eksperin hasarı hangi ölçekte değerlendireceğini hem de ikinci el alıcısının kayda vereceği tepkiyi belirleyen tek pratik göstergedir. Aşağıdaki tablo 50.000 TL’lik sabit bir kaydın farklı rayiç değerlerde ne ifade ettiğini gösterir; oranlar basit bir bölme işleminin sonucudur, bir tazminat hesabı değildir.
| Aracın rayiç değeri | 50.000 TL’nin orana karşılığı | Tutar tipik olarak neye işaret eder |
|---|---|---|
| 300.000 TL | yaklaşık %17 | Aracın altıda birine yakın onarım: birden fazla panel, olası taşıyıcı müdahale |
| 500.000 TL | yaklaşık %10 | Kapsamlı kaporta işi ya da iki-üç parça değişimi |
| 900.000 TL | yaklaşık %5,5 | Orta ölçekli onarım; parça değişimi sınırlı olabilir |
| 1.500.000 TL | yaklaşık %3,3 | Yedek parça fiyatları yüksek segmentte tek-iki parçalık iş |
| 2.500.000 TL | yaklaşık %2 | Çoğu durumda tampon, far, ayna gibi tek kalemlik onarım |
Tablonun anlattığı şey şudur: kaydın “büyük” sayılıp sayılmayacağını belirleyen tutarın kendisi değil, aracın değerine oranıdır. Bu yüzden ilan sayfasında yan yana duran iki araçtan birinde 50.000 TL’lik kayıt neredeyse önemsizken, diğerinde alıcıyı vazgeçirebilir. Ekspertiz raporunda hangi parçaya ne yapıldığının görülmesi, tutarın tek başına yarattığı algıyı düzeltmenin en etkili yoludur.
Aynı mantık talep aşaması için de geçerlidir. Sigortacının atadığı eksper, dosyaya 50.000 TL yazılı olduğu için otomatik bir tutar hesaplamaz; aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi ve hasar gördüğü kısımlar üzerinden ikinci el satış değerindeki farkı arar. Bu ölçütlerin tamamı Genel Şartlar A.5/a’da tek tek sayılmıştır.
Sık Aranan Hasar Tutarları: 30 Bin, 40 Bin, 50 Bin, 100 Bin ve 200 Bin TL
Araç sahipleri çoğu zaman kendi dosyalarındaki rakamla arama yapar; 50000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür sorusu da bu kalıbın en sık sorulan hâlidir. Aşağıdaki tablo, sık sorulan tutarların hangi ölçekte bir olaya işaret ettiğini ve değer kaybı bakımından hangi soruların öne çıktığını özetler. Bantlar yönlendirme amaçlıdır; her dosyada belirleyici olan yine aracın rayiç değeri ile onarımın niteliğidir.
| Hasar kaydı tutarı | Öne çıkan soru | Dosyada bakılacak nokta |
|---|---|---|
| 20.000 – 30.000 TL | Talep etmeye değer mi? | Değişen parça var mı; yalnız boya ise etki sınırlı kalır |
| 40.000 TL | Bu kayıtla araç alınır mı? | Ekspertizde taşıyıcı bölüm işlemi görünüyor mu |
| 50.000 TL | Değeri ne kadar düşürür? | Tutarın rayiç değere oranı ve değişen parça sayısı |
| 60.000 – 70.000 TL | Hesap nasıl yapılır? | Hava yastığı açılmış mı; direk, travers, tavan işlemi var mı |
| 100.000 TL | Ağır hasar sayılır mı? | Eksper raporunda ağır hasar tespiti bulunup bulunmadığı |
| 200.000 TL ve üzeri | Pert mi olur? | Onarım bedelinin rayiç değere oranı ve tescildeki şerh |
Daha yüksek bir kaydın nasıl değerlendirildiğini merak ediyorsanız, aynı çerçeveyi farklı bir tutar üzerinden ele aldığımız 100.000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür yazımıza bakabilirsiniz. Aracınızın kilometresinin hesaba nasıl yansıdığı ise değer kaybı hesaplamasında araç kilometresi yazımızda ayrıca incelenmiştir.
50000 TL Hasar Kayıtlı Aracın İkinci El Piyasa Değerine Etkisi
İkinci el piyasasında 50000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür sorusu, alıcının fiyat beklentisini doğrudan belirleyen soru olduğu için öne çıkar. Ancak bu etkinin büyüklüğü kaydın tutarına değil, kaydın arkasındaki işleme bağlıdır. Piyasada fiyatı belirleyen soru “kaç lira yazıyor” değil, “hangi parçaya ne yapılmış” sorusudur.
Alıcı tarafında en güçlü tereddüdü yaratan kalemler bellidir: taşıyıcı bölüme yapılan müdahale (direk, travers, tavan, şasi düzeltme veya kesme-kaynak), hava yastığının açılmış olması ve tescil belgesine düşülmüş ağır hasar şerhi. Buna karşılık lokal boya, tampon düzeltme veya sökülüp takılmış bir parça çoğu alıcı için pazarlık kalemi düzeyinde kalır. Aynı 50.000 TL, bu iki grubun hangisine denk geldiğine göre bambaşka sonuç doğurur.
Aracın segmenti de sonucu değiştirir. Yedek parça ve işçilik fiyatlarının yüksek olduğu üst segment araçlarda tutar hızla büyür ama bu tutarın rayiç değere oranı küçük kalır; ekonomik segmentte ise tersi geçerlidir. Bu nedenle “hasar kayıtlı araç şu kadar değer kaybeder” biçimindeki genel oranlar, farklı segmentleri aynı torbaya koyduğu için yanıltıcıdır.
Bir noktanın altını çizmek gerekir: ikinci el piyasasında görülen fiyat farkı ile sigortadan talep edilebilecek değer kaybı tazminatı aynı şey değildir. Piyasa farkı alıcının pazarlık gücünü, tazminat ise onarım sonrası ikinci el satış değerindeki düşüşün eksper tarafından tespit edilen karşılığını ifade eder. İkisi birbirine yakın çıkabilir, ama aynı kalem değildir.
Kaydın piyasadaki yansımasını ölçmenin en pratik yolu, aynı marka-model-yıl-kilometre aralığındaki hasarsız ilanlarla karşılaştırma yapmaktır. Bu karşılaştırma, hem satış aşamasında gerçekçi bir fiyat belirlemenizi hem de talep aşamasında eksper raporundaki tutarı sorgulamanızı sağlar. Sürecin sonunda ödenen tutarları merak ediyorsanız araç değer kaybı alanlar yorumları derlememiz fikir verecektir.
1 Temmuz 2026’dan Sonra Değer Kaybı Hangi Ölçüte Göre Belirleniyor?
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete‘de yayımlanan değişiklikle yeniden düzenlenmiş ve yeni hükümler 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Değer kaybı bakımından tanım şu hâle gelmiştir: aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak, atanacak sigorta eksperince tespit edilir.
Bu tanımın üç pratik sonucu vardır. Birincisi, karşılaştırma noktası “kaza sonrası” değil onarım sonrasıdır; hasarlı hâlin değeri hesaba girmez. İkincisi, hasarın hangi bölgede olduğu ölçüt listesinde açıkça sayıldığı için “boya boyadır, nerede olduğu fark etmez” yaklaşımının mevzuatta karşılığı yoktur. Üçüncüsü, tespit yetkisi Kurum usulüne göre atanan sigorta eksperindedir.
Aynı düzenleme başvuru tarafını da sadeleştirmiştir. Genel Şartlar A.5/a, araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibinin değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacağını belirtir. Araç hasarı için zaten bir eksper atanmışsa, aynı eksper değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir; hak sahibinden ayrıca bir değer kaybı raporu ücreti istenmez.
Sigortacının bildirim yükümlülüğü de tarihe bağlanmıştır: nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden bir iş günü içinde sonucu hak sahibine bildirmesi gerekir. Yeni rejimin başvurudan ödemeye kadar uzanan bütün adımlarını hasar ve değer kaybında yeni düzenlemeler yazımızda topluca ele aldık.
Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır ve Hangi Faktörler Etkilidir?
Araç değer kaybı, hasar gören aracın onarımı tamamlandıktan sonra ikinci el piyasa değerinde kalan düşüştür. Hesabın mantığı bir çarpım işlemi değil, iki değerin karşılaştırılmasıdır: aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri. Aradaki fark, değer kaybı tazminatının konusunu oluşturur.
Genel Şartlar A.5/a’da sayılan ölçütler şunlardır:
- Aracın markası: Marka, ikinci el piyasasında hasar kaydına gösterilen hassasiyeti ve yedek parça maliyetini birlikte belirler.
- Yaşı ve modeli: Aynı hasar, yeni bir araçta piyasa değerine daha yüksek oranda yansır; eski araçlarda etki görece azalır.
- Kullanılmışlık düzeyi: Kilometre artık hesabı sıfırlayan bir eşik değil, değerlendirmeye giren ölçütlerden biridir. Düşük kilometreli bir araçta hasar kaydının fiyata yansıması genellikle daha belirgindir.
- Hasar gördüğü kısımlar: Taşıyıcı bölüm, direk, travers ve tavan gibi yapısal parçalardaki işlem, kapı veya tampon gibi dış panellere göre çok daha ağır sonuç doğurur.
- Geçmiş hasar durumu: Araçta önceki kayıtların bulunması, bu kazanın yarattığı ek düşüşün ölçülmesini etkiler. Aynı parçanın ikinci kez işlem görmesi ayrı bir değerlendirme gerektirir.
- İkinci el satış değeri farkı: Yukarıdaki ölçütlerin tamamı, sonuçta bu tek farkın tespitine hizmet eder.
Onarımın niteliği de sonuca yansır. Yetkili serviste yapılan ve servis kayıtlarına geçen bir onarım, aynı hasarın kayıtsız bir atölyede giderilmesine göre ikinci el alıcısında farklı bir izlenim bırakır. Bu nedenle iş emri, fatura ve onarım öncesi-sonrası fotoğrafların saklanması yalnızca sigorta dosyası için değil, satış aşaması için de değerlidir.
Kendi dosyanız için bir büyüklük fikri edinmek istiyorsanız, yeni ölçüte göre çalışan araç değer kaybı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Araç kullanılamadığı günler için ayrıca talep edilebilecek kalemi ise araç mahrumiyet bedeli hesaplama aracıyla değerlendirebilirsiniz. Her iki sonuç da yönlendirme amaçlıdır; bağlayıcı tespit eksper raporuyla yapılır.
Katsayı Tabloları ve Değer Kaybı Formülü Neden Artık Geçerli Değil?
Uzun yıllar boyunca değer kaybı, Genel Şartlar eklerindeki tablolara dayanan bir çarpım işlemiyle hesaplandı. İnternette bugün hâlâ yaygın biçimde paylaşılan “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” formülü ile A1, A2, A3, A4 şeklinde sıralanan hasar boyutu katsayıları buradan gelir. 12 Haziran 2026 tarihli değişiklikle Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tablolara dayanan hesapların artık hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Kaldırılan tabloların yerini bir başka tablo değil, doğrudan ölçütün kendisi almıştır. Hasarın boyutu hâlâ belirleyicidir; değişen şey, bu boyutun sabit bir çarpana değil ikinci el satış değerine yansıyan gerçek etkiye göre değerlendirilmesidir. Uygulamadaki soru artık “hangi katsayı uygulanır” değil, “bu onarım geçmişiyle araç piyasada kaça alıcı bulur” sorusudur.
Bu değişiklik, model yılı ve kilometre eşiği üzerinden kurulan yaygın kabulleri de geçersiz kılmıştır. “Şu model yılından eski araçlar değer kaybı alamaz” ya da “belirli kilometrenin üzerindeki araçlarda hesap sıfırlanır” biçimindeki cümleler, kaldırılan eklerdeki tablolara dayanıyordu. Bugünkü ölçütte yaş ve kullanılmışlık düzeyi, talebi kapatan bir eşik değil, tutarın belirlenmesinde dikkate alınan kriterlerdir.
Eksper raporunda hâlâ eski tablolara atıf yapılıyorsa, bu itiraz için somut bir gerekçedir. Rapora nasıl ve hangi sürede itiraz edileceğini 1 Temmuz 2026 sonrası değer kaybı eksper raporuna itiraz yazımızda adım adım anlattık.
50.000 TL Hasar Kaydı Ağır Hasar Sayılır mı, Pert Sınırı Nedir?
Sık sorulan “ağır hasar kaydı kaç TL’den başlar” sorusunun mevzuatta bir karşılığı yoktur. Ağır hasar bir lira eşiğiyle değil, tespitle belirlenir. Aracın ağır hasarlı sayılıp sayılmayacağı, onarım bedelinin aracın rayiç değerine oranı ile yapısal unsurlarda meydana gelen zararın niteliğine göre eksper tarafından değerlendirilir ve sonucu tescil kaydına yansır. Bu nedenle 50.000 TL’lik bir kayıt bir araçta ağır hasar sonucunu doğurmazken, düşük rayiç değerli bir araçta doğurabilir.
2026 değişikliği bu noktaya somut bir usul kuralı eklemiştir: eksper raporuyla ağır hasar tespit edilmişse, tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” kaşesi işlenip ibraz edilmeden tazminat ödenmez. Ağır hasar tespiti yapılan dosyalarda ödeme adımı bu işleme bağlıdır.
Pert kaydı ise değer kaybı bakımından ayrı bir sonuç doğurur. Karayolları Trafik Kanunu m.92/l, trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı taleplerini teminat dışında bırakır. Yani araç bu işlemi görmüşse, sonraki bir kaza nedeniyle zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez. Ağır hasar ile pert arasındaki farkı pert araç nedir, ağır hasar ile farkı ne yazımızda karşılaştırmalı olarak ele aldık.
Aracınızda hâlihazırda bir ağır hasar kaydı bulunması, yeni bir kazadan doğan talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Geçmiş hasar durumu, talebi kapatan bir engel değil hesaba giren bir ölçüttür. Bu ayrımın ayrıntısı ağır hasar kaydı bulunan araç değer kaybı alabilir mi yazımızdadır.
Onarımda Kullanılan Parça Değer Kaybını Nasıl Etkiler?
Onarımda kullanılan parçanın niteliği hem aracın piyasa algısını hem de sigortacının sorumluluğunun kapsamını etkiler. 2026 değişikliğiyle Genel Şartlar B.2 maddesindeki parça değişim rejimi baştan yazılmıştır ve kural nettir: hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse, esas olan onu orijinal parçayla değiştirmektir.
Eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parçaya geçilebilmesi için ya hak sahibinin onayı alınmalı ya da orijinaliyle değiştirme imkânı bulunmamalıdır. Bu iki hâlin varlığını ispat yükü sigortacıya aittir. Parça zaten orijinal değilse sıra tersine döner: önce yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça, mümkün değilse orijinal parça kullanılır.
Maddenin en çok atlanan cümlesi ise şudur: parça değişimi nedeniyle araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. “Parçalar yenilendi, araç değer kazandı” gerekçesiyle yapılan kesintinin dayanağı kalmamıştır. Eşdeğer parçanın belgelenmesine ilişkin dayanak da değişmiş; eski Hazine ve Maliye Bakanlığı genelgesinin yerini Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek usul almıştır.
Pratik sonuç: eksper raporunda değişen ve boyanan parçaların eksiksiz gösterilmesi, hem tazminatın doğru hesaplanması hem de ileride satış aşamasında kaydın gerçek kapsamının anlaşılması bakımından belirleyicidir. Hangi parçaların değer kaybı kapsamı dışında kaldığını hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez yazımızda listeledik.
50.000 TL Hasar Kaydı TRAMER’de Nasıl Görünür, Nereden Sorgulanır?
Hasar verileri veri tabanına eş zamanlı olarak işlenir; muallak tazminat verileri ise gün sonuna kadar aktarılır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.23/3 bu süreleri belirler ve aynı fıkra önemli bir imkân tanır: yargı mercilerinde verilen kararlar doğrultusunda hasar verilerinin değişmesi hâlinde güncelleme üye sigorta şirketi tarafından yapılır. Hatalı bilgi ise m.23/4 uyarınca gecikmeksizin düzeltilir ve düzeltme kaydı en çok bir günlük gecikmeyle sisteme işlenir.
“Muallak” ifadesi, ihbar edilmiş ancak henüz ödenmemiş, dosyada karşılık ayrılmış tutarı anlatır. Bu nedenle bir aracın kaydında ödeme yapılmamış olsa bile tutar görünebilir; dosya kapandığında rakam kesinleşir. Ödeme yapılmadan kapanan dosyalarda kaydın bedelsiz görünmesi de aynı mekanizmanın sonucudur.
Sorgulamada sınır, kişinin taraf olduğu sigorta sözleşmeleridir (Yönetmelik m.24/1). Kendi sigortacınızın ekranından karşı tarafın dosyasını göremezsiniz; ekspertiz raporları da Kurumun izni olmadan üçüncü kişilere verilemez (m.15/9). Buna karşılık hasar durum belgesi sigortalıya, acenteye ve şirkete bedelsiz verilir (m.10/2-f). Sorgulama kanallarının tamamı için araç hasar kaydı sorgulama: TRAMER, SBM ve 5664 rehberimize bakabilirsiniz.
Dosyanızın hangi aşamada olduğunu tek bir ekrandan takip edemezsiniz; her aşamanın kendi kapısı vardır. Şirkete başvuru şirketin hasar ekranından, eksper atama ve rapor durumu e-Devlet üzerinden Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden, tahkim başvurusu Sigorta Tahkim Komisyonu’nun çevrim içi işlemlerinden, açılmış bir dava ise e-Devlet dava dosyası sorgulamasından izlenir. Ayrıntısı araç değer kaybı davası sorgulama yazımızdadır.
Son olarak bir uyarı: 5684 sayılı Kanun Ek m.6, tazminat alacağının ancak alacaklının bizzat kendisi, kanuni temsilcisi ya da bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceğini ve hiç kimseye devredilemeyeceğini belirtir. Kaza sonrası arayıp dosyayı devralmayı teklif eden aracılara karşı dayanak budur.
50.000 TL Hasar Kayıtlı Araç Alınır mı, Satılırken Ne Olur?
Hasar kayıtlı bir aracın alınıp alınmayacağı, kaydın tutarından çok raporun içeriğine bakılarak karara bağlanır. Ekspertiz raporunda taşıyıcı bölüm işlemi, hava yastığı açılması veya ağır hasar tescili görünmüyorsa, 50.000 TL’lik bir kayıt uygun bir fiyat indirimiyle kabul edilebilir bir risktir. Bu üç kalemden biri varsa değerlendirme baştan farklı yapılmalıdır.
Satıcı tarafında ise kaydın gizlenmesi ciddi bir hukuki risk doğurur. Türk Borçlar Kanunu m.219 satıcıyı, bildirdiği niteliklerin bulunmamasından ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan — bunları bilmese bile — sorumlu tutar. m.221 uyarınca satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüzdür; “görüldüğü gibi satılmıştır” kaydı bu durumda koruma sağlamaz.
Alıcının hakları m.227’de dört seçimlik hak olarak sayılır: sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız benzeriyle değiştirme; tazminat isteme hakkı saklıdır. Zamanaşımı m.231 uyarınca iki yıldır, ancak ağır kusurlu satıcı bu süreden yararlanamaz. Buna karşılık m.222, alıcının satış sırasında bildiği ayıptan satıcının sorumlu olmadığını söyler; ekspertiz raporunu görerek satın alan alıcı, sonradan aynı kalem için itiraz edemez. Bu yüzden kaydı göstermek satıcının lehinedir.
Aracı sattıktan sonra değer kaybı talebinin kime ait olacağı da ayrı bir sorudur. Alacak, kaza tarihinde aracın maliki olan kişiye aittir; satış mülkiyeti devreder ama geçmişte doğmuş tazminat alacağını kendiliğinden taşımaz. Alıcının kendi adına talep edebilmesi için alacağın Türk Borçlar Kanunu m.184 uyarınca yazılı biçimde devredilmiş olması gerekir. Ayrıntısı satılan aracın değer kaybı talep edilebilir mi yazımızdadır.
Devirle birlikte poliçe tarafında da önemli bir değişiklik olmuştur. 1 Temmuz 2026’dan itibaren, mevcut sözleşmenin devir tarihinden itibaren on beş gün süreyle geçerli sayılmasını sağlayan hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. Sözleşme, sigortalının değiştiği tarih itibarıyla kendiliğinden sona erer ve gün esasına göre prim iadesi yapılır. Aracı devralanın poliçeyi devir günü yaptırması gerekir; eski poliçeye güvenerek geçirilen günlerde araç sigortasız durumdadır.
Değer Kaybını Kim Öder, Kasko Karşılar mı?
Değer kaybı, kusurlu tarafın sorumluluğundan doğar ve kural olarak karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından istenir. Karayolları Trafik Kanunu m.91/1, zorunlu mali sorumluluk sigortasının işletenin m.85/1’deki sorumluluğunun karşılanması için yapıldığını belirtir; sigortacının ödediği tutar aslında işletenin borcudur. Poliçe limiti aşılırsa fark, işletenden ve kusurlu sürücüden genel hükümlere göre istenebilir.
Kasko bu kalemi karşılamaz. Kasko, sigortalının kendi aracındaki hasarı onarmaya yönelik bir sigortadır; değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır. Hasarı kaskodan onartmış olmak, karşı tarafın trafik sigortasından değer kaybı isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Genişletilmiş kasko paketlerinde ayrıca bir değer kaybı klozu bulunabilir; bunun için poliçenin özel şartlarına bakmak gerekir.
Kusur oranı sonucu doğrudan etkiler. KTK m.92/g, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bırakır; yüzde kırk kusurlu bir sürücü, tespit edilen değer kaybının yüzde altmışını isteyebilir. Burada sık yapılan bir hata da kusurun kaynağına ilişkindir: Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 uyarınca kolluk tutanağında kusur oranı yazmaz, yalnızca kimin hangi kuralı ihlal ettiği belirtilir. Anlaşmalı tutanak sisteminde oran yüzde sıfır, elli veya yüz olarak belirlenirken, yargılamada bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir.
Karşı araç sigortasızsa tablo değişir. 5684 sayılı Kanun m.14/2, Güvence Hesabı’nın sigortasız araç ve sigortalının tespit edilememesi hâllerinde yalnızca bedensel zararları karşıladığını düzenler. Değer kaybı maddi bir zarar olduğu için bu hâllerde Güvence Hesabı’na gidilemez; muhatap doğrudan kusurlu sürücü, malik ve işletendir. Buna karşılık sigortacının iflası veya bütün branşlarda ruhsatının iptali hâlinde Hesap maddi zararları da kapsar. Talebin kime yöneltileceğini araç değer kaybı davası kime açılır yazımızda ayrıntılı olarak inceledik; ödeme yükümlüsünün belirlenmesi için araç değer kaybını kim öder yazımıza da bakabilirsiniz.
Aracın kullanılamadığı günler için istenen mahrumiyet bedeli ise ayrı bir kalemdir ve zorunlu trafik sigortası teminatının dışında kalır. KTK m.92/k gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları teminat dışında sayar; bu kalem yalnızca kusurlu sürücü ve işletenden istenir.
Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır ve Ne Zaman Ödenir?
Başvuru, kusurlu tarafın trafik sigortası şirketine yapılır ve ücretsizdir; harç, dosya bedeli veya damga vergisi alınmaz. Araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayıldığından ayrı bir dosya açılması gerekmez. Bununla birlikte, dava veya tahkim yolunun açılabilmesi için KTK m.97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru yapılmış olması ve talebin olumsuz sonuçlandığının belgelenebilmesi gerekir. Bu nedenle yazılı talep, artık talebi doğuran değil hak arama kapısını açan ispat belgesidir.
Bildirimin kanalı da başıboş değildir. Genel Şartlar C.5 uyarınca bildirim şirketin merkezine, sözleşmedeki temsilciliğe veya acenteye; noter eliyle ya da taahhütlü mektupla yapılır. İmza karşılığı elden verilen mektup ve telgraf da taahhütlü mektup hükmündedir. Sözleşmede belirlenen elektronik haberleşme yöntemi de geçerlidir. Teslim tarihinin belgelenmesi kritiktir; çünkü ödeme süresi belgelerin sigortacıya ulaştığı tarihten işlemeye başlar.
| Süre | Dayanak | Neyi başlatır |
|---|---|---|
| 1 iş günü | Genel Şartlar A.5 | Nihai eksper raporu ulaştıktan sonra sonucun hak sahibine bildirilmesi |
| 8 iş günü | KTK m.99 | Belgelerin ulaştığı tarihten itibaren ödeme; sonunda temerrüt doğar |
| 15 gün | KTK m.97 | Sigortacının başvuruyu yazılı cevaplama süresi |
| 15 iş günü | 5684 s.K. m.30/13 | Cevap gelmezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru imkânı |
| 2 yıl / 10 yıl | KTK m.109 | Zamanaşımı: öğrenmeden itibaren iki, kaza gününden itibaren on yıl |
Buradaki en yaygın yanlış, on beş günlük sürenin ödeme süresi sanılmasıdır. On beş gün cevap süresidir; ödeme süresi belgelerin ulaşmasından itibaren sekiz iş günüdür ve bu sürenin sonunda temerrüt faizi işlemeye başlar. Başvuru dilekçesinin nasıl hazırlanacağını sigorta şirketine değer kaybı başvuru dilekçesi yazımızda örnekledik; sürecin ne kadar sürdüğünü ise sigorta değer kaybı dosyasını ne kadar sürede sonuçlandırır yazımızda ele aldık.
Ödenen Tutar Düşükse veya Talep Reddedilirse Ne Yapılır?
Eksper raporunda tespit edilen tutarın düşük bulunması hâlinde ilk adım rapora itirazdır. Raporun eksik ya da eski ölçütlere dayanarak hazırlandığı somut biçimde gösterilebiliyorsa — örneğin kaldırılan katsayı tablolarına atıf yapılmışsa ya da değişen parçaların bir kısmı listeye alınmamışsa — itiraz gerekçesi güçlüdür.
Ödemeyi kabul etmiş olmak da yolu her zaman kapatmaz. KTK m.111/2, tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar; “hiçbir talebim kalmamıştır” biçimindeki genel ibra metinleri bu nedenle mutlak bir engel oluşturmaz. Aranan ölçüt farkın açıkça belli olmasıdır; bu da ödenen tutar ile bağımsız bir hesap arasındaki farkın somut olarak gösterilmesiyle sağlanır.
İkinci aşama mercii seçimidir. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak için talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi ya da on beş iş günü içinde cevap verilmemiş olması yeterlidir. Burada kritik bir uyarı vardır: 5684 sayılı Kanun m.30/14 uyarınca tüketici hakem heyetine intikal etmiş bir uyuşmazlıkta tahkim yolu kapanır. Bu nedenle mercii seçimi baştan yapılmalıdır. Süreç için araç değer kaybında sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımıza bakabilirsiniz.
Talep tamamen reddedilmişse ret gerekçesinin niteliği belirleyicidir. Teminat dışı bir kaleme dayanan ret ile kusur oranına dayanan ret farklı yollarla karşılanır. Reddin ardından izlenecek adımları değer kaybı başvurusu reddedilirse ne yapılmalı yazımızda topladık. Eksik ödeme yapılan dosyalar için ise sigorta değer kaybını ödedi ama eksik ödediyse ne yapılır yazımız yol gösterir.
Değer Kaybı Talebinde Zamanaşımı Ne Kadardır?
Karayolları Trafik Kanunu m.109/1 uyarınca süre, zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kazada yaralanma veya ölüm varsa ya da fiil ceza kanunlarına göre bir suç oluşturuyorsa uzamış ceza dava zamanaşımı uygulanır ve süre uzar.
Buradaki yaygın beklenti hatası şudur: salt maddi hasarlı bir kazada uzamış süre işlemez. Türk Ceza Kanunu m.151 mala zarar vermeyi yalnızca kasten işlenebilen bir suç olarak düzenler; taksirle mala zarar verme suç değildir. Ortada yaralanma, ölüm ya da alkollü araç kullanma gibi ayrı bir suç yoksa süre iki yıl ve on yıldır.
İkinci bir yaygın hata, sigortaya yapılan başvurunun zamanaşımını kestiğinin sanılmasıdır. KTK m.97 kapsamındaki yazılı başvuru, Türk Borçlar Kanunu m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almaz; başvuru zorunludur ama süreyi kesmez. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkime başvurulması, icra takibi ve sigortacının kısmi ödeme yapmasıdır. Konunun ayrıntısı değer kaybı davalarında uzamış ceza zamanaşımı uygulanabilir mi yazımızdadır.
50000 TL Hasar Kaydı İle Araç Değer Kaybına Karşı Nasıl Önlem Alınır?
Hasar kaydının araç değerine yansımasını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir; ancak kaydın yarattığı etkiyi sınırlamak ve doğan tazminat hakkını eksiksiz kullanmak büyük ölçüde dosyanın nasıl yönetildiğine bağlıdır. Aşağıdaki başlıklar, hem onarım hem satış hem de talep aşamasında pratik karşılığı olan adımları toplar.
Düzenli Bakım ve Hasar Onarım Sürecini Profesyonel Olarak Yönetmek
Onarımın yetkili serviste ve mümkün olduğunca orijinal parçayla yapılması, hem ikinci el alıcısında güven yaratır hem de eşdeğer parça tartışmasını baştan kapatır. Sigortacı eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça kullanmak istiyorsa, bunun için onayınız gerektiğini ve aksi hâlde imkânsızlığı ispat yükünün sigortacıda olduğunu hatırlatın. Tüm süreçlerin iş emri ve faturayla belgelenmesi, ileride hem tazminat hem satış aşamasında dayanak oluşturur.
Araç Ekspertiz Hizmetlerinden Yararlanmak
Onarım sonrasında alınan bağımsız bir ekspertiz raporu, aracın mevcut durumunu belgelemenin en somut yoludur. Rapor, satış aşamasında alıcının tereddüdünü azaltır; talep aşamasında ise sigortacının eksperinin tespitiyle karşılaştırma imkânı verir. Bağımsız ekspertiz masrafı size ait olsa da, dava açılması hâlinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323 kapsamında yargılama gideri olarak talep edilebilir.
Değer Kaybı Tazminatı Talep Etmek
Kazada kusur karşı tarafa aitse, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından değer kaybı tazminatı talep edebilirsiniz. Araç hasarı için yapılan başvuru değer kaybı talebini de kapsadığından ayrı bir dosya açmanız gerekmez; ancak dava veya tahkim yolunu açık tutmak için yazılı başvurunuzu ve teslim tarihini belgelemeniz gerekir. Kısmi kusurunuz varsa talep, kusurunuza denk gelen kısım düşülerek karşılanır.
Tam Kasko Sigorta Teminatlarına Sahip Olmak
Kaskonun değer kaybını kapsadığı yönündeki yaygın kanı doğru değildir. Kasko kendi aracınızdaki hasarı onarır; değer kaybı ise karşı tarafın sorumluluğundan doğar ve onun trafik sigortasından istenir. Yine de genişletilmiş kasko paketlerinde ayrı bir değer kaybı klozu bulunabileceği için poliçenizin özel şartlarını incelemekte fayda vardır. Hasarı kaskodan onartmış olmanız, karşı taraftan değer kaybı isteme hakkınızı ortadan kaldırmaz.
İkinci El Satış Stratejilerini Doğru Uygulamak
50.000 TL gibi görünür bir kaydı olan aracın satışında şeffaflık, hem hukuki hem ticari açıdan en güvenli yoldur. İlanda kaydı ve kapsamını açıkça belirtmek, ekspertiz raporunu alıcıya göstermek satıcının sorumluluğunu daraltır: Türk Borçlar Kanunu m.222 uyarınca alıcının satış sırasında bildiği ayıptan satıcı sorumlu değildir. Aracın bakım geçmişini ve servis kayıtlarını sunmak da fiyat pazarlığında elinizi güçlendirir.

50000 TL Hasar Kaydı Aracın Değerini Ne Kadar Düşürür: Dosyanızda Neye Bakılmalı?
Dosyanızı değerlendirirken sırasıyla şu noktalara bakmak, hem talebin büyüklüğünü hem de izlenecek yolu netleştirir: aracın kaza tarihindeki rayiç değeri ve kayıttaki tutarın bu değere oranı; ekspertiz raporunda değişen, boyanan ve işlem gören parçaların tam listesi; taşıyıcı bölüme müdahale ya da hava yastığı açılması bulunup bulunmadığı; tescil belgesine düşülmüş bir ağır hasar veya çekme kaydı olup olmadığı; kusur dağılımı ve karşı aracın poliçe durumu.
Bu beş başlığın cevabı, 50000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür sorusunun sizin dosyanızdaki karşılığını verir. Genel oranlar ve internetteki katsayı tabloları bu beş başlığın yerini tutmaz. Süreç boyunca yazılı başvurunuzun teslim tarihini, eksper raporunu ve yapılan ödemenin dekontunu saklamanız, ileride itiraz veya dava aşamasına geçilmesi hâlinde en güçlü dayanağınız olacaktır.
Dosyanızdaki tutarın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda tereddüdünüz varsa ya da başvurunuz reddedildiyse, sürecin hangi aşamasında olduğunuza göre izlenecek yol değişir. Araç değer kaybı sürecinde hukuki destek sayfamızdan başvuru, hesaplama, tahkim ve dava aşamalarına ilişkin ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın koşulları farklıdır ve mevzuat değişebilir. Kendi durumunuza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.
Sıkça Sorulan Sorular
50.000 TL’lik bir hasar kaydı aracın değerini ne kadar etkiler?
Sabit bir oran yoktur. Etki, 50.000 TL’nin aracın rayiç değerine oranına ve bu tutarın karşılığında hangi parçaya ne yapıldığına göre değişir. Aynı tutar 300 bin TL’lik bir araçta değerin altıda birine yakın bir onarımı, 2,5 milyon TL’lik bir araçta ise tek kalemlik bir işi anlatır. Belirleyici ölçüt, aracın kaza öncesi ikinci el satış değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farktır.
Araç değer kaybı nasıl hesaplanır?
1 Temmuz 2026’dan itibaren hesap bir çarpım formülüyle değil, iki değerin karşılaştırılmasıyla yapılır: aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark. Bu farkı belirlerken aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumu dikkate alınır. Tespiti, Kurum usulüne göre atanan sigorta eksperi yapar.
Değer kaybı tazminatı için ön koşullar nelerdir?
Kazada karşı tarafın kusurunun bulunması, aracın onarılmış olması ve talebin zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Kendi kusurunuza denk gelen kısım teminat dışıdır. Aracın geçmişinde hasar kaydı bulunması talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu yalnızca hesaba giren bir ölçüttür. Buna karşılık araç trafikten çekilmiş veya hurdaya çıkarılmışsa, zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez.
Değer kaybı hesabında katsayı tablosu hâlâ kullanılıyor mu?
Hayır. Genel Şartların Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 sayılı ekleri 12 Haziran 2026 tarihli değişiklikle yürürlükten kaldırılmıştır. İnternette yaygın olarak paylaşılan “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” formülünün ve A1, A2, A3, A4 katsayılarının bugün mevzuatta dayanağı bulunmamaktadır. Eksper raporunda bu tablolara atıf yapılıyorsa, bu itiraz için somut bir gerekçedir.
Ağır hasar kaydı kaç TL’den başlar?
Ağır hasarın belirli bir lira eşiği yoktur. Ağır hasar, onarım bedelinin aracın rayiç değerine oranı ile yapısal unsurlardaki zararın niteliğine göre eksper tarafından tespit edilir ve sonuç tescil kaydına yansır. Ağır hasar tespit edilen dosyalarda, tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” kaşesi işlenip ibraz edilmeden tazminat ödenmez.
Muallak tutar ne demek?
Muallak tutar, sigorta şirketine ihbar edilmiş ancak henüz ödenmemiş, dosyada karşılık ayrılmış tazminat tutarını ifade eder. Hasar verileri veri tabanına eş zamanlı, muallak tazminat verileri ise gün sonuna kadar işlenir. Bu nedenle bir araçta ödeme yapılmamış olsa bile kayıtta tutar görünebilir; dosya kapandığında rakam kesinleşir.
Hasar kaydı ödeme yapılmadan da oluşur mu?
Evet. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.15/3 uyarınca sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları veri tabanına girer. Kaydı doğuran işlem ödeme değil ihbardır. Dosya ödemesiz kapanırsa kayıt bedelsiz görünür, ancak kaydın kendisi sistemde kalır.
Hasar kaydındaki tutara işçilik dahil midir?
Evet. Aynı Yönetmeliğin m.15/8 hükmü şirketlere “hasar bedelleri”ni veri tabanına girme yükümlülüğü getirir ve parça ile işçilik arasında ayrım yapmaz. Sistemde görünen tutar, o dosyada ödenen toplam tazminattır; içinde yedek parça, boya, işçilik ve varsa çekici gibi kalemler birlikte yer alır.
Karşı tarafın hasar kaydını sorgulayabilir miyim?
Hayır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.24/1 uyarınca erişim, kişinin taraf olduğu sigorta sözleşmeleriyle sınırlıdır. Ekspertiz raporları da m.15/9 gereği Kurumun izni olmadan üçüncü kişilere verilemez. Buna karşılık kendi aracınıza ilişkin hasar durum belgesi, m.10/2-f uyarınca bedelsiz olarak verilir.
Araç değer kaybı kaç model yılına kadar alınabilir?
Model yılına dayalı bir üst sınır bulunmamaktadır. Bu yöndeki yaygın kabul, yürürlükten kaldırılan eklerdeki tablolara dayanıyordu. Güncel düzenlemede aracın yaşı ve kullanılmışlık düzeyi, talebi kapatan bir eşik değil, tazminat tutarının belirlenmesinde dikkate alınan ölçütlerdir.
Kasko değer kaybını karşılar mı?
Kural olarak hayır. Kasko, sigortalının kendi aracındaki hasarı onarmaya yöneliktir; değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır ve onun zorunlu trafik sigortasından istenir. Hasarı kaskodan onartmış olmak bu hakkı ortadan kaldırmaz. Genişletilmiş paketlerde ayrı bir değer kaybı klozu bulunabilir; poliçe özel şartlarına bakılması gerekir.
Karşı araç sigortasızsa değer kaybı nereden alınır?
Güvence Hesabı’ndan alınamaz. 5684 sayılı Kanun m.14/2, sigortasız araç ve sigortalının tespit edilememesi hâllerinde Hesabın yalnızca bedensel zararları karşıladığını düzenler; değer kaybı maddi bir zarardır. Bu durumda talep doğrudan kusurlu sürücüye, malike ve işletene yöneltilir. Sigortacının iflası veya bütün branşlarda ruhsatının iptali hâlinde ise Hesap maddi zararları da kapsar.
Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazar mı?
Hayır. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 uyarınca tutanağı düzenleyenler, taraflar için kusur oranı belirtmeksizin yalnızca kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazar. Anlaşmalı tutanak sisteminde oran yüzde sıfır, elli veya yüz olarak belirlenir; yargılamada bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir ve ara oran verebilir.
Değer kaybı ödemesi düşük çıkarsa itiraz edilebilir mi?
Evet. Önce eksper raporuna itiraz edilir; rapor eksik parça listesiyle ya da yürürlükten kalkmış katsayı tablolarına dayanılarak hazırlanmışsa gerekçe güçlüdür. Ödemeyi kabul etmiş olmak da yolu kapatmaz: KTK m.111/2, yetersiz olduğu açıkça belli anlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler.
Kaza sonrası arayıp değer kaybı dosyamı takip etmeyi teklif edenlere ne olur?
5684 sayılı Kanun Ek m.6, tazminat alacağının ancak alacaklının bizzat kendisi, kanuni temsilcisi ya da bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre tazminat alacağı sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve hiç kimseye devredilemez.
Aracı sattıktan sonra değer kaybı talep edilebilir mi?
Alacak, kaza tarihinde aracın maliki olan kişiye aittir. Satış mülkiyeti devreder ancak geçmişte doğmuş tazminat alacağını kendiliğinden taşımaz. Alıcının kendi adına talepte bulunabilmesi için alacağın Türk Borçlar Kanunu m.184 uyarınca yazılı biçimde devredilmiş olması gerekir. Araç elden çıktıktan sonra eksper incelemesi yapılamayacağı için ispat tamamen belgelere dayanır.