50.000 TL Hasar Kaydı Aracın Değerini Ne Kadar Düşürür?
50000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür sorusunun tek bir rakamla verilmiş cevabı yoktur; çünkü mevzuat, hasar kaydı tutarını değer kaybına çeviren sabit bir oran ya da çarpan öngörmez. 1 Temmuz 2026’dan itibaren Genel Şartlarda yazılı ölçüt, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farktır; eski katsayı formülü önce 5 Kasım 2025’te resmî rapor şablonundan, 1 Temmuz 2026’da da Genel Şartlardan çıkarılmıştır. Hasar kaydındaki rakam bu hesaba doğrudan girmez; hesabın içine giren şey o tutarın karşılığında hangi parçaya ne yapıldığı ve aracın rayiç değerinin ne olduğudur. Aynı kayıt, ekonomik segment bir araçta taşıyıcı bölüme uzanan ağır bir olayı, üst segment bir araçta ise iki parçalık kaporta işini anlatabilir.
Özetle
- Sabit oran yoktur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a, değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak eksperce tespit edileceğini söyler; hasar tutarının yüzdesinden söz etmez.
- Eski katsayı formülü iki aşamada kalktı. Resmî değer kaybı rapor şablonu 5 Kasım 2025’te (SEDDK 2025/25 sayılı Genelge) piyasa analiz yöntemine geçti; 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’deki değişiklik de hesabın dayanağı olan Ek-1’i 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlükten kaldırdı (aynı maddeyle kalkan Ek-2 ve Ek-3 destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hesaplarıdır). Kusurlu aracın poliçesi 1 Temmuz 2026’dan önce yapılmışsa, Genel Şartlar C.11 nedeniyle eski hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılabilir.
- Belirleyici olan orandır. 50.000 TL’lik bir kayıt, aracın rayiç değerine oranı ölçüsünde anlam taşır. Aynı tutar bir araçta ağır, diğerinde orta ölçekli bir olaya karşılık gelir.
- Ağır hasarın lira eşiği yok, oran eşiği var. SEDDK 2025/12 sayılı Genelge, KDV dahil onarım masrafı aracın kaza tarihindeki değerinin %60’ını aşarsa aracı ağır hasarlı sayar. 50.000 TL’lik bir onarım bu eşiği ancak rayiç değeri yaklaşık 83.333 TL’nin altında olan bir araçta geçer; eşik aşılmasa da genelgede sayılan kritik parçalardan biri hasarlıysa eksper ağır hasar tespiti yapabilir.
- Muhatap kasko değil, karşı tarafın trafik sigortasıdır. Kasko kendi aracınızdaki hasarı onarır; değer kaybı, kusurlu tarafın sorumluluğundan doğan ayrı bir kalemdir.
Araç Hasar Kaydı Nedir ve 50.000 TL Hasar Kaydı Ne Anlama Gelir?
Araç hasar kaydı, bir aracın geçmişinde meydana gelen kazaların ve bu kazalar nedeniyle sigorta şirketine bildirilen tazminat tutarlarının tutulduğu kayıttır. Kaydı doğuran işlem, çoğu kişinin sandığı gibi ödeme değil ihbardır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.15/3 bu konuda açıktır: “Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer.” Yani dosya açıldığı anda kayıt oluşur; tazminatın ödenip ödenmediği ayrı bir sorudur.
Sistemde görünen 50.000 TL rakamı ise o dosya için sigortacının veri tabanına girdiği hasar bedelidir: dosya kapanmışsa ödenen toplam tazminatı, henüz açıksa ayrılan muallak karşılığı gösterir. Aynı Yönetmeliğin m.15/8 hükmü sigorta şirketlerine “hasar bedelleri”ni veri tabanına girme yükümlülüğü koyar ve parça ile işçilik arasında bir ayrım yapmaz. Bu nedenle 50.000 TL’nin içinde yedek parça bedeli, boya ve işçilik, sökme-takma ücreti ve varsa çekici masrafı birlikte yer alır. Aynı dosyada sonradan ödenen değer kaybı tazminatının bu rakama eklenip eklenmediği ise mevzuatta açıkça düzenlenmemiştir; kesin dökümü sigortacıdan istemek gerekir. Kayıttaki tutar, aracın gördüğü fiziksel hasarın büyüklüğünü değil, o hasarın giderilmesi için sigortacının ödediği ya da ödemeyi öngördüğü parayı gösterir.
Bu ayrım pratikte önemlidir. Yedek parça fiyatlarının yüksek olduğu bir markada tek bir kapı ve ön çamurluğun değişimi 50.000 TL’yi kolaylıkla bulurken, parça fiyatları düşük bir modelde aynı tutar birden fazla panelin değişimi anlamına gelebilir. Dolayısıyla “50.000 TL hasar kaydı” ifadesi tek başına aracın ne kadar ağır bir kaza geçirdiğini söylemez; söylediği şey, o dosyada 50.000 TL’lik bir hasar bedelinin kayda geçtiğidir.
Bir başka sık karıştırılan nokta, kaydın hangi kurumda tutulduğudur. Halk arasında “TRAMER kaydı” denilen verinin bugünkü dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.31/B’dir ve TRAMER müstakil bir kurum değil, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki alt bilgi merkezlerinden biridir. Zorunlu trafik sigortası hasarları TRAMER veri tabanına (Yönetmelik m.10/2-b), ihbar edilen bütün hasarlar ile ekspertiz bilgileri ise yine Merkeze bağlı Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi’ne (m.15) işlenir. Eski Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi Yönetmeliği ise yürürlükten kaldırılmıştır (Yönetmelik m.26); hâlâ o yönetmeliğe atıf yapan kaynaklar güncelliğini yitirmiştir.
TRAMER Nedir, TRAMER Kaydı Ne Demek?
TRAMER, Trafik Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin kısaltmasıdır ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin trafik sigortalarına ilişkin alt bilgi merkezidir. Görevleri Yönetmelik m.10’da sayılır: güvenilir istatistik üretmek, uygulama birliği sağlamak, sigorta sahtekârlıklarını önlemek, tazminat ödemelerinin düzenli yapılmasına katkı vermek ve zorunlu sigortasını yaptırmamış araçları tespit etmek. “TRAMER kaydı” ya da “aracın tramer kaydı var” denildiğinde kastedilen, aracın geçmişinde ihbar edilmiş ve sigorta şirketince veri tabanına girilmiş hasar dosyalarıdır. Kayıt bir ceza ya da sicil notu değildir; aracın sigorta geçmişini gösterir. Kaydı doğuran olay ödeme değil ihbar olduğundan, kendi cebinden onarılıp sigortaya hiç bildirilmemiş bir hasar kayıtta görünmez.
50.000 TL Hasar Kaydı Aracın Rayiç Değerine Oranla Ne İfade Eder?
Hasar kaydı tutarının anlamı, o tutarın aracın rayiç değerine oranından okunur. Bu oran, hem eksperin hasarı hangi ölçekte değerlendireceğini hem de ikinci el alıcısının kayda vereceği tepkiyi belirleyen tek pratik göstergedir. Aşağıdaki tablo 50.000 TL’lik sabit bir kaydın farklı rayiç değerlerde ne ifade ettiğini gösterir; oranlar basit bir bölme işleminin sonucudur, bir tazminat hesabı değildir.
| Aracın rayiç değeri | 50.000 TL’nin orana karşılığı | Olası okuma (kesin sonucu ekspertizdeki parça listesi verir) |
|---|---|---|
| 80.000 TL | yaklaşık %62,5 | Onarım masrafı bu tutardaysa %60 eşiği aşılır; araç ağır hasarlı sayılır (SEDDK 2025/12 m.5/1) |
| 300.000 TL | yaklaşık %17 | Yüksek oran: birden fazla panel ya da taşıyıcı bölüme müdahale ihtimali; ekspertizde yapısal işlem aranmalı |
| 500.000 TL | yaklaşık %10 | Kapsamlı kaporta işi ya da birkaç parça değişimi olabilir |
| 900.000 TL | yaklaşık %5,5 | Orta ölçekli onarım; parça değişimi sınırlı kalmış olabilir |
| 1.500.000 TL | yaklaşık %3,3 | Parça fiyatı yüksek segmentte tek-iki parçalık iş olabilir |
| 2.500.000 TL | yaklaşık %2 | Tampon, far gibi tek kalemlik bir onarım olabilir |
Tablonun anlattığı şey şudur: kaydın “büyük” sayılıp sayılmayacağını belirleyen tutarın kendisi değil, aracın değerine oranıdır. Bu yüzden ilan sayfasında yan yana duran iki araçtan birinde 50.000 TL’lik kayıt neredeyse önemsizken, diğerinde alıcıyı vazgeçirebilir. Ekspertiz raporunda hangi parçaya ne yapıldığının görülmesi, tutarın tek başına yarattığı algıyı düzeltmenin en etkili yoludur.
Aynı mantık talep aşaması için de geçerlidir. Sigortacının atadığı eksper, dosyaya 50.000 TL yazılı olduğu için otomatik bir tutar hesaplamaz; aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi ve hasar gördüğü kısımlar üzerinden ikinci el satış değerindeki farkı arar. Bu ölçütlerin tamamı Genel Şartlar A.5/a’da tek tek sayılmıştır.
Sık Aranan Hasar Tutarları: 30 Bin, 40 Bin, 50 Bin, 100 Bin ve 200 Bin TL
Araç sahipleri çoğu zaman kendi dosyalarındaki rakamla arama yapar; 50000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür sorusu da bu kalıbın en sık sorulan hâlidir. Aşağıdaki tablo, sık sorulan tutarların hangi ölçekte bir olaya işaret ettiğini ve değer kaybı bakımından hangi soruların öne çıktığını özetler. Bantlar yönlendirme amaçlıdır; her dosyada belirleyici olan yine aracın rayiç değeri ile onarımın niteliğidir.
| Hasar kaydı tutarı | Öne çıkan soru | Dosyada bakılacak nokta |
|---|---|---|
| 10.000 – 30.000 TL | Talep etmeye değer mi? | Değişen parça var mı; yalnız boya işlemi varsa etki çoğu zaman sınırlı kalır, ama talep hakkı ortadan kalkmaz |
| 40.000 TL | Bu kayıtla araç alınır mı? | Ekspertizde taşıyıcı bölüm işlemi görünüyor mu |
| 50.000 TL | Değeri ne kadar düşürür? | Tutarın rayiç değere oranı ve değişen parça sayısı |
| 60.000 – 70.000 TL | Hesap nasıl yapılır? | Hava yastığı açılmış mı; direk, travers, tavan işlemi var mı |
| 100.000 TL | Ağır hasar sayılır mı? | Onarım masrafı rayiç değerin %60’ını aşıyor mu, kritik parça hasarı var mı; eksper raporunda ağır hasar tespiti bulunup bulunmadığı |
| 200.000 TL ve üzeri | Pert mi olur? | Pert (tam hasar) için onarım masrafının aracın değerini aşması ile onarım kabul etmezlik birlikte aranır; tescildeki şerh |
Ağır hasar eşiği bakımından her tutarın karşılığı basit bir bölmeyle bulunur: KDV dahil onarım masrafı 0,60’a bölündüğünde çıkan rakam, eşiğin aşılması için aracın rayiç değerinin altında kalması gereken sınırdır. Bu sınır 40.000 TL için yaklaşık 66.667 TL, 50.000 TL için 83.333 TL, 100.000 TL için 166.667 TL, 200.000 TL için 333.333 TL’dir. Rayiç değeri bu sınırın altındaki araçta %60 eşiği aşılmış olur; üzerindeki araçta ağır hasar ancak genelgede sayılan kritik parçalardan birinin hasarı üzerine eksper tespitiyle gündeme gelir.
Daha yüksek bir kaydın nasıl değerlendirildiğini merak ediyorsanız, aynı çerçeveyi farklı bir tutar üzerinden ele aldığımız 100.000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür yazımıza bakabilirsiniz. Aracınızın kilometresinin hesaba nasıl yansıdığı ise değer kaybı hesaplamasında araç kilometresi yazımızda ayrıca incelenmiştir.
200.000 TL Hasar Kaydı Aracın Değerini Ne Kadar Düşürür?
200.000 TL’lik bir hasar kaydı da sabit bir oranla değer kaybına çevrilmez; ama bu büyüklükte bir kayıtta önce aracın statüsü sorulur. KDV dahil onarım masrafı 200.000 TL olan bir araçta rayiç değer yaklaşık 333.333 TL’nin altındaysa, SEDDK 2025/12 sayılı Genelgenin m.5/1 hükmündeki %60 eşiği aşılmıştır ve araç ağır hasara uğramış sayılır. Onarım masrafı aracın değerini de aşıyor ve eksper aracın onarım kabul etmez hâle geldiğini tespit ediyorsa araç tam hasarlıdır, yani pert sayılır (m.4/1); bu iki koşul birlikte aranır.
Statünün değer kaybına etkisi iki yönlüdür. Ağır hasar tespit edilen dosyada tazminat, tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” kaşesi işlenmeden ödenmez; bu işlemi gören araç KTK m.92/l kapsamına girer ve sonraki kazalarında zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez. Eşiğin altında kalan, onarılıp trafikte kalan araçta ise tutar ne kadar büyük olursa olsun ölçüt yine kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farktır. Bu yüzden 200.000 TL’lik bir dosyada ilk bakılacak satır, eksper raporundaki hasar statüsüdür. Ağır ve tam hasar ölçütlerinin ayrıntısını tam hasara ya da ağır hasara uğramış araçların tespiti hakkında genelge yazımızda inceledik.
50000 TL Hasar Kayıtlı Aracın İkinci El Piyasa Değerine Etkisi
İkinci el piyasasında 50000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür sorusu, alıcının fiyat beklentisini doğrudan belirleyen soru olduğu için öne çıkar. Ancak bu etkinin büyüklüğü kaydın tutarına değil, kaydın arkasındaki işleme bağlıdır. Piyasada fiyatı belirleyen soru “kaç lira yazıyor” değil, “hangi parçaya ne yapılmış” sorusudur.
Alıcı tarafında en güçlü tereddüdü yaratan kalemler bellidir: taşıyıcı bölüme yapılan müdahale (direk, travers, tavan, şasi düzeltme veya kesme-kaynak), hava yastığının açılmış olması ve tescil belgesine düşülmüş ağır hasar şerhi. Buna karşılık lokal boya, tampon düzeltme veya sökülüp takılmış bir parça çoğu alıcı için pazarlık kalemi düzeyinde kalır. Aynı 50.000 TL, bu iki grubun hangisine denk geldiğine göre bambaşka sonuç doğurur.
Aracın segmenti de sonucu değiştirir. Yedek parça ve işçilik fiyatlarının yüksek olduğu üst segment araçlarda tutar hızla büyür ama bu tutarın rayiç değere oranı küçük kalır; ekonomik segmentte ise tersi geçerlidir. Bu nedenle “hasar kayıtlı araç şu kadar değer kaybeder” biçimindeki genel oranlar, farklı segmentleri aynı torbaya koyduğu için yanıltıcıdır.
Bir noktanın altını çizmek gerekir: ikinci el piyasasında görülen fiyat farkı ile sigortadan talep edilebilecek değer kaybı tazminatı aynı şey değildir. Piyasa farkı alıcının pazarlık gücünü, tazminat ise onarım sonrası ikinci el satış değerindeki düşüşün eksper tarafından tespit edilen karşılığını ifade eder. İkisi birbirine yakın çıkabilir, ama aynı kalem değildir.
Kaydın piyasadaki yansımasını ölçmenin en pratik yolu, aynı marka-model-yıl-kilometre aralığındaki hasarsız ilanlarla karşılaştırma yapmaktır. Bu karşılaştırma, hem satış aşamasında gerçekçi bir fiyat belirlemenizi hem de talep aşamasında eksper raporundaki tutarı sorgulamanızı sağlar. Sürecin sonunda ödenen tutarları merak ediyorsanız araç değer kaybı alanlar yorumları derlememiz fikir verecektir.
1 Temmuz 2026’dan Sonra Değer Kaybı Hangi Ölçüte Göre Belirleniyor?
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete‘de yayımlanan değişiklikle yeniden düzenlenmiş ve yeni hükümler 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Değer kaybı bakımından tanım şu hâle gelmiştir: aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak, atanacak sigorta eksperince tespit edilir.
Bu tanımın üç pratik sonucu vardır. Birincisi, karşılaştırma noktası “kaza sonrası” değil onarım sonrasıdır; hasarlı hâlin değeri hesaba girmez. İkincisi, hasarın hangi bölgede olduğu ölçüt listesinde açıkça sayıldığı için “boya boyadır, nerede olduğu fark etmez” yaklaşımının mevzuatta karşılığı yoktur. Üçüncüsü, tespit yetkisi Kurum usulüne göre atanan sigorta eksperindedir.
Aynı düzenleme başvuru tarafını da sadeleştirmiştir. Eski metinde değer kaybı “talep edilmesi halinde” ayrıca tespit ediliyordu; bugünkü A.5/a ise araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibinin değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacağını belirtir. Araç hasarı için zaten bir eksper atanmışsa, aynı eksper değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir. İlk eksper raporunun ücretini Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.14/2 uyarınca sigorta şirketi öder; hak sahibinden ayrıca bir değer kaybı raporu ücreti istenmez.
Sigortacının bildirim yükümlülüğü de tarihe bağlanmıştır: nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden bir iş günü içinde sonucu hak sahibine bildirmesi gerekir. Yeni rejimin başvurudan ödemeye kadar uzanan bütün adımlarını hasar ve değer kaybında yeni düzenlemeler yazımızda topluca ele aldık.
1 Temmuz 2026 Öncesi Yapılan Poliçelerde Hangi Kural Uygulanır?
Tarih ölçütü kaza günü değil, kusurlu aracın trafik sigortası poliçesinin yapıldığı gündür. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının C.11 maddesine 4 Aralık 2021 tarihli değişiklikle eklenen fıkra şöyledir: “Bu Genel Şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” 12 Haziran 2026 tarihli değişiklik bu fıkraya dokunmadığı için, 1 Temmuz 2026’dan önce yapılmış bir poliçenin süresi içinde gerçekleşen kazada sigortacı eski metne ve Ek-1’e dayanabileceğini savunabilir. Trafik poliçeleri çoğunlukla bir yıllık yapıldığından bu tartışma 2027 yılının ortasına kadar sürebilir.
Bu savunmanın sınırları da vardır. Resmî değer kaybı rapor şablonu 5 Kasım 2025’ten beri poliçe tarihinden bağımsız olarak piyasa analiz yöntemini esas alır. Anayasa Mahkemesinin 17 Temmuz 2020 tarihli, E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla da KTK m.92’deki “genel şartlarda tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler” bendi iptal edilmiş, genel şartlar kanunun tanıdığı tazminatı daraltan bağımsız bir kaynak olmaktan çıkmıştır. Kurum 2020 yılındaki Genel Şartlar değişikliğinde poliçe tarihi kuralını ayrıca bir geçici maddeyle yazmış, 2026 değişikliğinde ise böyle bir geçiş hükmü koymamıştır. Bu nedenle eski poliçeli dosyalarda eksper raporundaki yöntem uygulamada tartışmalıdır; raporda eski Ek-1 formülü kullanıldıysa poliçe tarihini, piyasa analizini ve emsal satış ilanlarını birlikte ele alan bir itiraz hazırlamak gerekir.
Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır ve Hangi Faktörler Etkilidir?
Araç değer kaybı, hasar gören aracın onarımı tamamlandıktan sonra ikinci el piyasa değerinde kalan düşüştür. Hesabın mantığı bir çarpım işlemi değil, iki değerin karşılaştırılmasıdır: aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri. Aradaki fark, değer kaybı tazminatının konusunu oluşturur.
Genel Şartlar A.5/a’da sayılan ölçütler şunlardır:
- Aracın markası: Marka, ikinci el piyasasında hasar kaydına gösterilen hassasiyeti ve yedek parça maliyetini birlikte belirler.
- Yaşı ve modeli: Aynı hasar, yeni bir araçta piyasa değerine daha yüksek oranda yansır; eski araçlarda etki görece azalır.
- Kullanılmışlık düzeyi: Kilometre, talebi kapatan bir eşik değil, değerlendirmeye giren ölçütlerden biridir; eski formüldeki “kilometre yükseldikçe sıfıra inen” hesap 4 Aralık 2021’de değiştirilmişti. Düşük kilometreli bir araçta hasar kaydının fiyata yansıması genellikle daha belirgindir.
- Hasar gördüğü kısımlar: Taşıyıcı bölüm, direk, travers ve tavan gibi yapısal parçalardaki işlem, kapı veya tampon gibi dış panellere göre çok daha ağır sonuç doğurur.
- Geçmiş hasar durumu: Araçta önceki kayıtların bulunması, bu kazanın yarattığı ek düşüşün ölçülmesini etkiler. Aynı parçanın ikinci kez işlem görmesi ayrı bir değerlendirme gerektirir.
- İkinci el satış değeri farkı: Yukarıdaki ölçütlerin tamamı, sonuçta bu tek farkın tespitine hizmet eder.
Onarımın niteliği de sonuca yansır. Yetkili serviste yapılan ve servis kayıtlarına geçen bir onarım, aynı hasarın kayıtsız bir atölyede giderilmesine göre ikinci el alıcısında farklı bir izlenim bırakır. Bu nedenle iş emri, fatura ve onarım öncesi-sonrası fotoğrafların saklanması yalnızca sigorta dosyası için değil, satış aşaması için de değerlidir.
Kendi dosyanız için bir büyüklük fikri edinmek istiyorsanız, yeni ölçüte göre çalışan araç değer kaybı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Araç kullanılamadığı günler için ayrıca talep edilebilecek kalemi ise araç mahrumiyet bedeli hesaplama aracıyla değerlendirebilirsiniz. Her iki sonuç da yönlendirme amaçlıdır; bağlayıcı tespit eksper raporuyla yapılır.
50 Bin Hasar Kaydına Ne Kadar Değer Kaybı Alınır?
50 bin TL’lik hasar kaydına karşılık alınacak değer kaybı, kayıttaki tutardan türetilmez. 5 Kasım 2025’te yürürlüğe giren resmî değer kaybı rapor şablonunun (SEDDK 2025/25 sayılı Genelge eki) hesap özeti beş satırdan oluşur ve tutar bu sırayla süzülür:
- Poliçe teminat limiti: Kusurlu aracın trafik poliçesindeki maddi zararlar limiti; 2026 yılı için araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL. Hasar bedeli ile değer kaybı bu limiti birlikte paylaşır.
- Hasar onarımı için ödenen tutar: Kayıttaki 50.000 TL bu satırdır.
- Piyasa analiz yöntemine göre değer kaybı tespit tutarı: Kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark; ikinci satırdan türetilmez.
- Kusur oranı nispetinde değer kaybı tutarı: Kendi kusurunuza denk gelen kısım KTK m.92/g gereği düşülür.
- Sigorta şirketinin sorumluluğu: Limit ve kusur süzgecinden sonra ödenecek tutar.
İkinci ve üçüncü satırın ayrı olması, “değer kaybı onarım bedelinin yüzde şu kadarıdır” diyen her hesabın şablonun kendisiyle çeliştiğini gösterir. Aynı 50.000 TL’lik onarım, düşük kilometreli ve hasarsız geçmişe sahip bir araçta belirgin bir değer kaybı doğururken, yaşlı ve çok kayıtlı bir araçta küçük kalabilir. Gerçekçi bir büyüklük için yapılacak şey, aynı marka, model, yıl ve kilometre aralığındaki hasarsız ve hasar kayıtlı ilanları karşılaştırmaktır; şablon da eksperden çevrim içi platformlardaki güncel satış ilanlarının ekran görüntüsünü rapora eklemesini ister. 1 Temmuz 2026’dan itibaren trafik sigortasında değer kaybı tespiti, araç hasarı raporunun içinde SEDDK 2026/11 sayılı Genelgenin Ek-1.1 şablonunda yapılır.
Katsayı Tabloları ve Değer Kaybı Formülü Neden Artık Geçerli Değil?
Uzun yıllar boyunca değer kaybı, Genel Şartların Ek-1’inde yer alan bir formülle hesaplandı. İnternette bugün hâlâ paylaşılan “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” anlatımı ve “A1, A2, A3, A4” biçiminde sıralanan hasar boyutu katsayıları ise mevzuat metniyle birebir örtüşmez: 2015-2021 arasında uygulanan Ek-1, değişen ve onarılan parça adedini parça türüne göre belirlenmiş çarpanlarla ve rayiç değerle çarpıyor, kilometreye göre indirim yapıyordu; 4 Aralık 2021 tarihli değişiklikten sonraki Ek-1 ise piyasa değerini rayiç, kullanılmışlık, hasar ve düzeltme katsayılarıyla çarpan farklı bir formül kullanıyordu. 12 Haziran 2026 tarihli değişiklikle Ek-1 bütünüyle yürürlükten kaldırılmıştır; aynı maddeyle kaldırılan Ek-2 ve Ek-3 ise değer kaybıyla değil, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hesaplarıyla ilgilidir. Bu tablolara dayanan hesapların 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçelerde hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Kaldırılan tabloların yerini bir başka tablo değil, doğrudan ölçütün kendisi almıştır. Hasarın boyutu hâlâ belirleyicidir; değişen şey, bu boyutun sabit bir çarpana değil ikinci el satış değerine yansıyan gerçek etkiye göre değerlendirilmesidir. Uygulamadaki soru artık “hangi katsayı uygulanır” değil, “bu onarım geçmişiyle araç piyasada kaça alıcı bulur” sorusudur.
Model yılı ve kilometre üzerinden kurulan yaygın kabullerin kaynağı da çoğu zaman yanlış aktarılır. “Şu model yılından eski araçlar değer kaybı alamaz” biçiminde bir kural Ek-1’in hiçbir sürümünde yer almadı. “Belirli kilometrenin üzerindeki araçlarda hesap sıfırlanır” kabulü ise 2015-2021 formülünün sonucudur: 15.000 kilometrenin üzerindeki her kilometre için yapılan indirim, yaklaşık 165.000 kilometrede tutarı matematiksel olarak sıfırlıyordu. Bu formül 4 Aralık 2021’de değiştirildi, Ek-1 de 1 Temmuz 2026’da tümüyle kalktı. Bugünkü ölçütte yaş ve kullanılmışlık düzeyi, talebi kapatan bir eşik değil, tutarın belirlenmesinde dikkate alınan kriterlerdir.
Eksper raporunda hâlâ eski tablolara atıf yapılıyorsa, önce kusurlu aracın poliçe tarihine bakılmalıdır. Poliçe 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılmışsa eski tabloya dayanan hesap, itiraz için somut bir gerekçedir; daha önce yapılmışsa tartışma Genel Şartların C.11 maddesi üzerinden yürür (yukarıdaki “1 Temmuz 2026 Öncesi Yapılan Poliçelerde Hangi Kural Uygulanır?” başlığı). Rapora nasıl ve hangi sürede itiraz edileceğini 1 Temmuz 2026 sonrası değer kaybı eksper raporuna itiraz yazımızda adım adım anlattık.
Eski Değer Kaybı Formülü Nasıldı? Dönem Dönem Ek-1
Eski formülü merak edenler için tarihsel tablo aşağıdadır. Bugünkü bir dosyada bu tablolar yalnızca poliçe tarihi tartışmasında ve eksper raporunun hangi yöntemi kullandığını anlamakta işe yarar; dönemler poliçe tarihine göre okunur.
| Dönem | Dayanak | Yöntem |
|---|---|---|
| 1 Haziran 2015 – 4 Aralık 2021 | 2015 Genel Şartları Ek-1 | Değişen ve düzeltilen parçalar: adet × parça çarpanı × rayiç değer ÷ 100; boyalı her parça için 0,75 çarpanı; 15.000 km üzerinde kilometreye göre indirim. Mini onarım, plastik tampon ve vidalı parça hasarları teminat dışı; toplam talep rayiç değerin %25’iyle sınırlı, önceki ödemeler mahsup ediliyordu |
| 4 Aralık 2021 – 30 Haziran 2026 | RG 4.12.2021 ile yeniden yazılan Ek-1 | Piyasa değeri × rayiç katsayısı × kullanılmışlık katsayısı × hasar katsayısı × düzeltme katsayısı; parça istisna listesi yok, tabloda olmayan parça hasar tutarı katsayısıyla hesaba giriyor |
| 5 Kasım 2025’ten itibaren (rapor şablonu) | SEDDK 2025/25 sayılı Genelge | Değer kaybı rapor şablonu piyasa analiz yöntemine geçti; parça tablosu işlem türünü (onarım, değişim, boya, boyasız onarım) gösterir |
| 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçeler | Genel Şartlar A.5/a (RG 12.06.2026) | Formül yok; ölçüt listesi ile kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri farkı. Rapor SEDDK 2026/11 Ek-1.1 şablonunda |
50.000 TL Hasar Kaydı Ağır Hasar Sayılır mı, Pert Sınırı Nedir?
Ağır hasar için bir lira eşiği yoktur; ölçüt bir orandır. SEDDK’nın tam ve ağır hasarlı araçların tespitine ilişkin 2025/12 sayılı Genelgesinin m.5/1 hükmüne göre, KDV dahil onarım masrafları aracın kaza tarihindeki değerinin %60’ını aşarsa araç ağır hasara uğramış sayılır. Onarım masrafı %60’ı aşmasa da genelgenin ekinde sayılan parçalardan (şasi kolları, marşpiyel, tavan sacı, orta direk, ön göğüs sacı, tavan traversleri, elektrikli araç bataryası, hava yastıkları ve emniyet sistemleri, ana elektrik tesisatı gibi) en az biri zarar görmüşse eksper ağır hasar tespiti yapabilir (m.5/3); bu bir zorunluluk değil, eksperin değerlendirmesidir. Tespit levhaya kayıtlı sigorta eksperince yapılır ve sonucu tescil kaydına yansır. Bu nedenle 50.000 TL’lik bir onarım, rayiç değeri yaklaşık 83.333 TL’nin üzerindeki bir araçta oran bakımından ağır hasar sonucunu doğurmazken, daha düşük değerli bir araçta doğurur.
Ağır hasar tespitinin ödeme tarafında bir sonucu vardır: eksper raporuyla ağır hasar tespit edilmişse, tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” kaşesi işlenip sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmez (Genel Şartlar B.2.3). Bu kural 1 Temmuz 2026’da getirilmiş değildir; eski B.2.3 metninde de, 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren 2025/12 sayılı Genelgede de (m.5/4-5) yer alıyordu. 2026 değişikliği yalnızca ağır hasar tespitinin Kurumca belirlenen usul ve esaslara göre yapılmasını şart koştu.
Pert kaydı ise değer kaybı bakımından ayrı bir sonuç doğurur. Karayolları Trafik Kanunu m.92/l, trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı taleplerini teminat dışında bırakır. Yani araç bu işlemi görmüşse, sonraki bir kaza nedeniyle zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez. Ağır hasar ile pert arasındaki farkı pert araç nedir, ağır hasar ile farkı ne yazımızda karşılaştırmalı olarak ele aldık.
Aracınızda hâlihazırda bir ağır hasar kaydı bulunması, yeni bir kazadan doğan talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz; burada belirleyici olan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ndeki kayıt değil, tescil belgesindeki işlemdir. KTK m.92/l “trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş” araçları kapsar; ağır hasar ödemesi için kaşe işlenmiş bir araç bu kapsama girer ve sonraki kazasında zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez. Bu durumda bile talep, kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre açık kalır. Ağır hasar kaydı olup bu işlemi görmemiş araçta ise geçmiş hasar durumu talebi kapatan bir engel değil, hesaba giren bir ölçüttür. Bu ayrımın ayrıntısı ağır hasar kaydı bulunan araç değer kaybı alabilir mi yazımızdadır.
Ağır Hasar Tespiti Yanlışsa Ne Yapılır?
Ağır hasar tespiti, değer kaybı dosyasının sonucunu belirler. SEDDK 2026/11 sayılı Genelge uyarınca trafik sigortasında araç hasarına atanan eksper, değer kaybı hesaplamasına Ek-1.1 şablonunda yer verir (m.4/4); aracın tam veya ağır hasara uğradığını tespit ederse ise raporunu Ek-1.2 şablonunda düzenler (m.4/5). Raporda değer kaybı hesabı yoksa itirazın hedefi tutar değil, ağır hasar tespitinin kendisidir. Eksper tespitlerine Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1 uyarınca, raporun Merkez nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden itibaren üç iş günü içinde itiraz edilebilir.
İtirazın üç somut dayanağı vardır: %60 hesabında kullanılan rayiç değer, KDV dahil onarım tutarının doğruluğu ve genelgenin ekindeki parçalardan birinin gerçekten hasar görüp görmediği. Pert kaydı olan aracın sonraki kazalarındaki durumu için pert kaydı olan aracın sonraki kazalarında değer kaybı tazminatı alması mümkün mü yazımıza bakabilirsiniz.
Onarımda Kullanılan Parça Değer Kaybını Nasıl Etkiler?
Onarımda kullanılan parçanın niteliği hem aracın piyasa algısını hem de sigortacının sorumluluğunun kapsamını etkiler. 2026 değişikliğiyle Genel Şartlar B.2.1’deki parça değişim paragrafları yeniden yazılmıştır ve kural nettir: hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse, esas olan onu orijinal parçayla değiştirmektir. Eski metinde “öncelikle orijinal parça” kuralı yalnızca model yılından itibaren üç yılı geçmeyen araçlar için yazılıydı; diğer araçlarda eşdeğer parça ya da ömrünü tamamlamış araçtan elde edilen orijinal parça kullanılabiliyordu.
Eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parçaya geçilebilmesi için ya hak sahibinin onayı alınmalı ya da orijinaliyle değiştirme imkânı bulunmamalıdır. Bu iki hâlin varlığını ispat yükü sigortacıya aittir. Parça zaten orijinal değilse sıra tersine döner: önce yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça, mümkün değilse orijinal parça kullanılır.
Maddenin en çok atlanan cümlesi ise şudur: parça değişimi nedeniyle araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. Bu yasak yeni değildir; eski metinde yalnızca model yılından itibaren üç yılı geçmeyen araçlara ilişkin paragrafta yer alıyordu. 2026 metni yasağı hem orijinal hem orijinal olmayan parça paragrafına koyarak araç yaşından bağımsız hâle getirdi. Bu nedenle trafik sigortası dosyasında parça değişiminden doğan kıymet artışı gerekçesiyle yapılan kesintinin bugün dayanağı yoktur. Eşdeğer parçanın belgelenmesine ilişkin dayanak da değişmiş; Genel Şartların A.2 maddesinde eski Hazine ve Maliye Bakanlığı genelgesine yapılan atıf, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca 5684 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca belirlenecek usule çevrilmiştir.
Pratik sonuç: eksper raporunda değişen ve boyanan parçaların eksiksiz gösterilmesi, hem tazminatın doğru hesaplanması hem de ileride satış aşamasında kaydın gerçek kapsamının anlaşılması bakımından belirleyicidir. Bugün yürürlükteki mevzuatta “bu parça değer kaybına girmez” diyen parça bazlı bir liste yoktur; bir parçanın bu gerekçeyle dışarıda bırakılması karşısında nelere bakılacağını hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez yazımızda ele aldık.
50.000 TL Hasar Kaydı TRAMER’de Nasıl Görünür, Nereden Sorgulanır?
Hasar verileri veri tabanına eş zamanlı olarak işlenir; muallak tazminat verileri ise gün sonuna kadar aktarılır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.23/3 bu süreleri belirler ve aynı fıkra önemli bir imkân tanır: yargı mercilerinde verilen kararlar doğrultusunda hasar verilerinin değişmesi hâlinde güncelleme üye sigorta şirketi tarafından yapılır. Hatalı bilgi ise m.23/4 uyarınca gecikmeksizin düzeltilir ve düzeltme kaydı en çok bir günlük gecikmeyle sisteme işlenir.
“Muallak” ifadesi, ihbar edilmiş ancak henüz ödenmemiş, dosyada karşılık ayrılmış tutarı anlatır. Bu nedenle bir aracın kaydında ödeme yapılmamış olsa bile tutar görünebilir; dosya kapandığında rakam kesinleşir. Ödeme yapılmadan kapanan dosyalarda kaydın bedelsiz görünmesi de aynı mekanizmanın sonucudur.
e-Devlet ve sigorta şirketi ekranlarındaki sorgulamada sınır, kişinin taraf olduğu sigorta sözleşmeleridir (Yönetmelik m.24/1); ekspertiz raporları da Kurumun izni olmadan üçüncü kişilere verilemez (m.15/9). Bu, başka bir aracın hasar geçmişinin hiç öğrenilemeyeceği anlamına gelmez: Yönetmelik, yetkili kullanıcılar dışındaki isteklilere de Kurumca belirlenen içerikte bilgi verilmesine imkân tanır (m.24/4); plakayla yapılan ücretli SMS sorgusuyla (5664) bir aracın hasar kayıtları, araç sahibinin onayı aranmadan öğrenilebilir, ancak ekspertiz ayrıntısı görünmez. Hasarsızlık indirimi ve prim hesabında kullanılan hasar durum belgesi ise sigortalıya, acenteye ve şirkete bedelsiz verilir (m.10/2-f). Sorgulama kanallarının tamamı için araç hasar kaydı sorgulama: TRAMER, SBM ve 5664 rehberimize bakabilirsiniz.
Dosyanızın hangi aşamada olduğunu tek bir ekrandan takip edemezsiniz; her aşamanın kendi kapısı vardır. Şirkete başvuru şirketin hasar ekranından, eksper atama ve rapor durumu e-Devlet üzerinden Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden, tahkim başvurusu Sigorta Tahkim Komisyonu’nun çevrim içi işlemlerinden, açılmış bir dava ise e-Devlet dava dosyası sorgulamasından izlenir. Ayrıntısı araç değer kaybı davası sorgulama yazımızdadır.
Hasar Kaydı Ne Kadar Olmalı? Kaç TL Normal Sayılır?
Hasar kaydının “olması gereken” bir üst sınırı ya da normal sayılan bir tutarı mevzuatta yoktur. Kayıt, ihbar edilen her dosyayı ve o dosyanın hasar bedelini gösterir; aracın trafiğe çıkmasına ya da sigortalanmasına engel oluşturan bir eşik de taşımaz. Alıcı açısından anlamlı ölçüler üçtür: tutarın aracın rayiç değerine oranı, kayıt sayısı ve kaydın arkasındaki işlem. Rayiç değerin küçük bir bölümüne karşılık gelen tek bir kayıt çoğu zaman pazarlık konusudur; aynı bölgeden birden fazla kayıt, taşıyıcı bölüm işlemi ya da %60 eşiğini aşan bir onarım ise değerlendirmeyi değiştirir.
Değer kaybı talebi bakımından da geçmiş kayıtlar talebi kapatmaz; Genel Şartlar A.5/a geçmiş hasar durumunu tutarı etkileyen ölçütlerden biri sayar. Aynı araçta yeniden değer kaybı istenip istenemeyeceğini hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı talep edilebilir mi yazımızda ele aldık.
Son olarak bir uyarı: 5684 sayılı Kanun Ek m.6, tazminat alacağının ancak alacaklının bizzat kendisi, kanuni temsilcisi ya da bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceğini ve hiç kimseye devredilemeyeceğini belirtir. Kaza sonrası arayıp dosyayı devralmayı teklif eden aracılara karşı dayanak budur.
50.000 TL Hasar Kayıtlı Araç Alınır mı, Satılırken Ne Olur?
Hasar kayıtlı bir aracın alınıp alınmayacağı, kaydın tutarından çok raporun içeriğine bakılarak karara bağlanır. Ekspertiz raporunda taşıyıcı bölüm işlemi, hava yastığı açılması veya ağır hasar tescili görünmüyorsa, 50.000 TL’lik bir kayıt uygun bir fiyat indirimiyle kabul edilebilir bir risktir. Bu üç kalemden biri varsa değerlendirme baştan farklı yapılmalıdır.
Satıcı tarafında ise kaydın gizlenmesi ciddi bir hukuki risk doğurur. Türk Borçlar Kanunu m.219 satıcıyı, bildirdiği niteliklerin bulunmamasından ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan — bunları bilmese bile — sorumlu tutar. m.221 uyarınca satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurluysa, ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür; “görüldüğü gibi satılmıştır” kaydı bu durumda koruma sağlamaz.
Alıcının hakları m.227’de dört seçimlik hak olarak sayılır: sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız benzeriyle değiştirme; tazminat isteme hakkı saklıdır. Zamanaşımı m.231 uyarınca satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıldır; satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olan satıcı bu süreden yararlanamaz. Buna karşılık m.222, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcının bildiği ayıplardan satıcının sorumlu olmadığını söyler; ekspertiz raporunu görerek satın alan alıcı, raporda açıkça görünen kalem için sonradan satıcıyı sorumlu tutamaz. Aynı maddenin ikinci cümlesine göre, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan satıcı ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. Bu yüzden kaydı göstermek satıcının lehinedir. Araç bir galeriden ya da ticari satıcıdan alındıysa 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ayıplı mal hükümleri de uygulanır.
Aracı sattıktan sonra değer kaybı talebinin kime ait olacağı da ayrı bir sorudur. Alacak, kaza tarihinde aracın maliki olan kişiye aittir; satış mülkiyeti devreder ama geçmişte doğmuş tazminat alacağını kendiliğinden taşımaz. Sigortacıya karşı bu alacak alıcıya devredilemez de: 5684 sayılı Kanun Ek m.6/2’ye göre sigortacıdan istenecek tazminat alacağı yalnızca hak sahibine veya avukatına ödenir ve hiç kimseye devredilemez. Türk Borçlar Kanunu m.184’teki yazılı devir ancak kusurlu sürücü ve işletene karşı alacak bakımından düşünülebilir. Bu nedenle sigortadan değer kaybını, aracı satmış olsa bile kaza tarihindeki malik ister. Ayrıntısı satılan aracın değer kaybı talep edilebilir mi yazımızdadır.
Devirle birlikte poliçe tarafında da bir değişiklik olmuştur. Eski Genel Şartlar C.4 maddesi, sigortalı değiştiğinde mevcut sözleşmeyi yeni işleten için on beş gün süreyle geçerli sayıyordu; 12 Haziran 2026 tarihli değişiklikle bu cümle yürürlükten kaldırıldı. Sözleşme sigortalının değiştiği tarih itibarıyla kendiliğinden sona erer ve gün esasına göre prim iadesi yapılır. C.11 uyarınca bu değişiklik 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçelere uygulanır; daha önce yapılmış poliçede on beş günlük süre poliçe bitimine kadar işlemeye devam eder. Uygulamada alıcı bu yüzden sigortasız kalmaz: Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik m.18/1 uyarınca noter, satışı ancak alıcı adına satış tarihi itibarıyla geçerli bir zorunlu trafik sigortası bulunduğunu tespit ederek yapar.
40 Bin TL Hasar Kayıtlı Araç Alınır mı?
40 bin TL hasar kayıtlı bir araç da aynı ölçülerle değerlendirilir: tutarın rayiç değere oranı, ekspertizdeki işlem listesi ve tescil durumu. 40.000 TL’lik bir onarım, ancak rayiç değeri yaklaşık 66.667 TL’nin altında olan bir araçta ağır hasar eşiğini (%60) aşar; rayiç değeri bu sınırın çok üzerindeki araçlarda kayıt, oran bakımından orta ya da küçük ölçekli bir onarıma karşılık gelir.
Karar verirken bakılacak dört soru vardır: değişen parça var mı, taşıyıcı bölüme (şasi kolu, direk, travers, tavan) müdahale edilmiş mi, hava yastığı açılmış mı ve tescil belgesinde “trafikten çekilmiştir” şerhi bulunuyor mu. Dördünün de cevabı olumsuzsa kayıt, fiyata yansıtılarak kabul edilebilecek bir pazarlık kalemidir. Satıcıdan kaydı ve ekspertiz raporunu yazılı olarak almak, TBK m.222 bakımından tarafların neyi bildiğini belgelemenin de yoludur.
Değer Kaybını Kim Öder, Kasko Karşılar mı?
Değer kaybı, karşı aracın işleteninin sorumluluğundan doğar ve kural olarak karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından istenir. Karayolları Trafik Kanunu m.91/1, zorunlu mali sorumluluk sigortasının işletenin m.85/1’deki sorumluluğunun karşılanması için yapıldığını belirtir; sigortacının ödediği tutar aslında işletenin borcudur. Sigortacının sorumluluğu poliçedeki maddi zararlar limitiyle sınırlıdır; 2026 yılı için bu limit araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL’dir ve hasar bedeli ile değer kaybını birlikte karşılar. Limit aşılırsa fark, işletenden ve kusurlu sürücüden genel hükümlere göre istenebilir.
Kasko bu kalemi karşılamaz. Kasko, sigortalının kendi aracındaki hasarı onarmaya yönelik bir sigortadır ve Kasko Genel Şartlarında değer kaybı teminatı yer almaz; değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır. Hasarı kaskodan onartmış olmak, karşı tarafın trafik sigortasından değer kaybı isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Değer kaybı ancak poliçeye ek sözleşmeyle ayrıca teminat olarak eklenmişse kaskodan istenebilir; “araç değer koruma” adıyla satılan ürünler ise genellikle aracın tam hasar (pert) veya çalınma hâlindeki değer farkına yöneliktir ve kısmi hasardan sonraki değer düşüşünü karşılayıp karşılamadığı ürünün kendi şartlarından okunmalıdır.
Kusur oranı sonucu doğrudan etkiler. KTK m.92/g, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bırakır; yüzde kırk kusurlu bir sürücü, tespit edilen değer kaybının yüzde altmışını isteyebilir. Burada sık yapılan bir hata da kusurun kaynağına ilişkindir: Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 uyarınca kolluk tutanağında kusur oranı yazmaz, yalnızca kimin hangi kuralı ihlal ettiği belirtilir. Taraflarca doldurulan tutanaklarda oranı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin Tutanak Değerlendirme Komisyonu yüzde sıfır, elli veya yüz olarak belirler; bu sonuca 2017/18 sayılı Genelge uyarınca bildirimden itibaren beş iş günü içinde, bir defaya mahsus ve yeni bilgi ya da belge sunarak sigorta şirketine itiraz edilebilir. Süre kaçırılsa bile uyuşmazlık tahkimde veya mahkemede çözülebilir; yargılamada bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir. Kısmi kusurun hesaba etkisini kısmi kusurlu sürücü değer kaybı talep edebilir mi yazımızda ele aldık.
Karşı araç sigortasızsa tablo değişir. 5684 sayılı Kanun m.14/2, Güvence Hesabı’nın sigortasız araç ve sigortalının tespit edilememesi hâllerinde yalnızca bedensel zararları karşıladığını düzenler. Değer kaybı maddi bir zarar olduğu için bu hâllerde Güvence Hesabı’na gidilemez; muhatap KTK m.85/1 ve m.88 uyarınca aracın işleteni ile kusurlu sürücüdür. Buna karşılık sigortacının iflası veya bütün branşlarda ruhsatının iptali hâlinde Hesap maddi zararları da kapsar. Karşı araç yabancı plakalıysa ve Türkiye’de geçerli bir trafik sigortası yoksa başvuru, yeşil kart kontrolü için Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’na yönlendirilir (SEDDK 2026/22 sayılı Genelge m.5/3-c). Talebin kime yöneltileceğini araç değer kaybı davası kime açılır yazımızda ayrıntılı olarak inceledik; ödeme yükümlüsünün belirlenmesi için araç değer kaybını kim öder yazımıza da bakabilirsiniz.
Aracın kullanılamadığı günler için istenen mahrumiyet bedeli ise ayrı bir kalemdir ve zorunlu trafik sigortası teminatının dışında kalır. KTK m.92/k gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları teminat dışında sayar; bu kalem yalnızca kusurlu sürücü ve işletenden istenir.
Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır ve Ne Zaman Ödenir?
Başvuru, kusurlu tarafın trafik sigortası şirketine yapılır ve ücretsizdir; harç, dosya bedeli veya damga vergisi alınmaz. Araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayıldığından ayrı bir dosya açılması gerekmez. Bununla birlikte, dava veya tahkim yolunun açılabilmesi için KTK m.97 uyarınca sigortacıya önce yazılı başvuru yapılmış olması gerekir; sigortacı başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde cevap vermezse ya da cevabı talebi karşılamazsa yol açılır. Bu nedenle yazılı talep, artık talebi doğuran değil hak arama kapısını açan ispat belgesidir.
Bildirimin kanalı da başıboş değildir. Genel Şartlar C.5 uyarınca bildirim şirketin merkezine, sözleşmedeki temsilciliğe veya acenteye; noter eliyle ya da taahhütlü mektupla yapılır. İmza karşılığı elden verilen mektup ve telgraf da taahhütlü mektup hükmündedir. Sözleşmede belirlenen elektronik haberleşme yöntemi de geçerlidir. Teslim tarihinin belgelenmesi kritiktir; çünkü ödeme süresi belgelerin sigortacıya ulaştığı tarihten işlemeye başlar.
| Süre | Dayanak | Neyi başlatır |
|---|---|---|
| 1 iş günü | Genel Şartlar A.5/a | Nihai eksper raporunun sigortacıya ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde değer kaybı tutarının hak sahibine bildirilmesi |
| 3 iş günü | Sigorta Eksperleri Atama Yön. m.8/1 | Eksper raporuna itiraz; raporun Merkez nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden başlar |
| 8 iş günü | KTK m.99 · Genel Şartlar B.2.1 | Belgelerin ulaştığı tarihten itibaren ödeme; sigortacı haklı olarak yeni belge isterse süre o belgenin iletilmesinden başlar; sonunda temerrüt doğar |
| 15 gün | KTK m.97 | Sigortacının yazılı başvuruyu cevaplama süresi; cevap yoksa ya da talebi karşılamıyorsa dava veya tahkim yolu açılır |
| 15 gün (trafik sigortası) | KTK m.97 · 5684 s.K. m.30/13 · SEDDK Kurum Sirküleri 2026/02 | Sigorta Tahkim Komisyonu’na cevapsızlık üzerine başvuru; eksper süresinde atanmış ve rapor sigortacıya yüklenemeyecek sebeple tamamlanamamışsa salt cevapsızlık yetmez |
| 2 yıl / 10 yıl | KTK m.109 | Zamanaşımı: zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki, kaza gününden itibaren on yıl |
Buradaki en yaygın yanlış, on beş günlük sürenin ödeme süresi sanılmasıdır. On beş gün cevap süresidir; ödeme süresi belgelerin ulaşmasından itibaren sekiz iş günüdür ve bu sürenin sonunda temerrüt faizi işlemeye başlar. Sigortacı iletilen belgelere haklı olarak itiraz eder ya da haklı olarak yeni bir belge isterse, sekiz iş günü o belgenin iletilmesinden sonra başlar; sigortacı yalnızca tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri isteyebilir (Genel Şartlar B.2.1). Başvuru dilekçesinin nasıl hazırlanacağını sigorta şirketine değer kaybı başvuru dilekçesi yazımızda örnekledik; sürecin ne kadar sürdüğünü ise sigorta değer kaybı dosyasını ne kadar sürede sonuçlandırır yazımızda ele aldık.
Değer Kaybı Başvurusunda Hangi Belgeler İstenir? Alo 193 Yeterli mi?
Genel Şartların Ek-6’sı, araç hasarı ve değer kaybı başvurusunda istenecek belgeleri tek listede sayar: trafik kazası tespit tutanağı ya da taraflarca tutulmuş kaza tespit tutanağı (varsa ifade ve görgü tespit tutanaklarıyla), mağdur aracın ruhsatı, varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraf ve görüntüler, banka ve IBAN bilgileri, ekspertiz yapıldıysa eksper raporu ve varsa doğrulanmış cep telefonu numarası. Kişisel bilgi doğrulaması için gerçek kişilerden ayrıca nüfus cüzdanı fotokopisi, imza beyanı ve iletişim bilgileri istenir. Onarım faturası ve sürücü belgesi bu bölümde sayılmaz.
1 Eylül 2026’dan itibaren hasar ihbarı, Alo 193 Sigorta Hasar İhbar ve Şikayet Hattı üzerinden Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) aracılığıyla da yapılabilir. Bu kanal şirketlerin kendi başvuru kanallarına ek olarak kurulmuştur (SEDDK 2026/22 sayılı Genelge m.1); karşı aracın sigorta şirketini bilmeyen hak sahibi için yararlıdır, çünkü Merkez talebi karşı aracın kaza tarihindeki trafik sigortacısına iletir (m.5/3-a) ve bir referans numarası verir (m.5/2). Telefonla yapılan bu ihbarın KTK m.97’deki yazılı başvurunun yerine geçip geçmediği ise düzenlenmemiştir; referans numarasını saklamak ve yazılı talebi ayrıca iletmek en güvenli yoldur. Hattın işleyişini Alo 193 sigorta hasar ihbar hattı nasıl çalışacak yazımızda anlattık.
Ödenen Tutar Düşükse veya Talep Reddedilirse Ne Yapılır?
Eksper raporunda tespit edilen tutarın düşük bulunması hâlinde ilk adım rapora itirazdır. Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1 uyarınca eksper tespitlerine, raporun Merkez nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden itibaren üç iş günü içinde itiraz edilebilir; itiraz üzerine yeni eksper atanır, onun raporuna da üç iş günü içinde hakem eksper istenebilir ve hakem eksper raporu sigorta aşamasında nihai rapor sayılır (m.8/2, m.8/6). Raporun eksik ya da eski ölçütlere dayanarak hazırlandığı somut biçimde gösterilebiliyorsa — örneğin 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılmış bir poliçede kaldırılan katsayı tablolarına atıf yapılmışsa ya da değişen parçaların bir kısmı listeye alınmamışsa — itiraz gerekçesi güçlüdür. Üç günlük süre kaçırılsa bile tahkim ve dava yolu kapanmaz; eksper raporu o aşamada bir delildir.
Ödemeyi kabul etmiş olmak da yolu her zaman kapatmaz. KTK m.111/2, tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar; “hiçbir talebim kalmamıştır” biçimindeki genel ibra metinleri bu nedenle mutlak bir engel oluşturmaz. Aranan ölçüt farkın açıkça belli olmasıdır; bu da ödenen tutar ile bağımsız bir hesap arasındaki farkın somut olarak gösterilmesiyle sağlanır.
İkinci aşama mercii seçimidir. Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak için talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi ya da cevapsız kalınması yeterlidir; trafik sigortasında bu süre KTK m.97’deki on beş gündür. SEDDK’nın 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri uyarınca eksper süresinde atanmış ve rapor sigortacıya yüklenemeyecek sebeplerle tamamlanamamışsa, salt cevapsızlık uyuşmazlık sayılmaz. Burada kritik bir uyarı daha vardır: 5684 sayılı Kanun m.30/14 uyarınca tüketici hakem heyetine intikal etmiş bir uyuşmazlıkta tahkim yolu kapanır. Bu nedenle mercii seçimi baştan yapılmalıdır. Süreç için araç değer kaybında sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımıza bakabilirsiniz.
Talep tamamen reddedilmişse ret gerekçesinin niteliği belirleyicidir. Teminat dışı bir kaleme dayanan ret ile kusur oranına dayanan ret farklı yollarla karşılanır. Reddin ardından izlenecek adımları değer kaybı başvurusu reddedilirse ne yapılmalı yazımızda topladık. Eksik ödeme yapılan dosyalar için ise sigorta değer kaybını ödedi ama eksik ödediyse ne yapılır yazımız yol gösterir.
Değer Kaybı Talebinde Zamanaşımı Ne Kadardır?
Karayolları Trafik Kanunu m.109/1 uyarınca süre, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Dava, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m.109/2).
Buradaki yaygın beklenti hatası şudur: salt maddi hasarlı bir kazada uzamış süre kural olarak işlemez. Türk Ceza Kanunu m.151 mala zarar vermeyi yalnızca kasten işlenebilen bir suç olarak düzenler; taksirle mala zarar verme suç değildir. Uzamış süre ancak kazada yaralanma ya da ölüm varsa veya fiil kendi başına suç oluşturuyorsa gündeme gelir: örneğin 1,00 promilin üzerinde alkolle araç kullanma (KTK m.48/7 ve TCK m.179/3) ya da trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK m.179/2). Bunlar yoksa süre iki yıl ve on yıldır.
İkinci bir yaygın hata, sigortaya yapılan başvurunun zamanaşımını kestiğinin sanılmasıdır. KTK m.97 kapsamındaki yazılı başvuru, Türk Borçlar Kanunu m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almaz; başvuru zorunludur ama süreyi kesmez. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkime başvurulması, icra takibi ve sigortacının kısmi ödeme yapmasıdır. Zorunlu arabuluculukta ise süre kesilmez ama durur: arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı işlemez (6325 sayılı Kanun m.18/A-15). Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilirse tazminat yükümlüsüne karşı da kesilmiş sayılır (KTK m.109/3). Konunun ayrıntısı değer kaybı davalarında uzamış ceza zamanaşımı uygulanabilir mi yazımızdadır.
50000 TL Hasar Kaydı İle Araç Değer Kaybına Karşı Nasıl Önlem Alınır?
Hasar kaydının araç değerine yansımasını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir; ancak kaydın yarattığı etkiyi sınırlamak ve doğan tazminat hakkını eksiksiz kullanmak büyük ölçüde dosyanın nasıl yönetildiğine bağlıdır. Aşağıdaki başlıklar, hem onarım hem satış hem de talep aşamasında pratik karşılığı olan adımları toplar.
Düzenli Bakım ve Hasar Onarım Sürecini Profesyonel Olarak Yönetmek
Onarımın yetkili serviste ve mümkün olduğunca orijinal parçayla yapılması, hem ikinci el alıcısında güven yaratır hem de eşdeğer parça tartışmasını baştan kapatır. Sigortacı eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça kullanmak istiyorsa, bunun için onayınız gerektiğini ve aksi hâlde imkânsızlığı ispat yükünün sigortacıda olduğunu hatırlatın. Tüm süreçlerin iş emri ve faturayla belgelenmesi, ileride hem tazminat hem satış aşamasında dayanak oluşturur.
Araç Ekspertiz Hizmetlerinden Yararlanmak
Onarım sonrasında alınan bağımsız bir ekspertiz raporu, aracın mevcut durumunu belgelemenin en somut yoludur. Rapor, satış aşamasında alıcının tereddüdünü azaltır; talep aşamasında ise sigortacının eksperinin tespitiyle karşılaştırma imkânı verir. Tarafın kendi aldırdığı rapor yargılamada Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.293 anlamında uzman görüşüdür, mahkemenin bilirkişi raporu değildir ve masrafı ilk aşamada size aittir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik sigortasına ilişkin bir tahkim dosyasında bu tür ekspertiz ücretinin yargılama gideri sayılmasını onamıştır (23.09.2024, E.2022/12068, K.2024/8017); haklı çıkılması hâlinde bu masrafın karşı taraftan istenmesi bu yüzden mümkündür.
Değer Kaybı Tazminatı Talep Etmek
Kazada kusur karşı tarafa aitse, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından değer kaybı tazminatı talep edebilirsiniz. Araç hasarı için yapılan başvuru değer kaybı talebini de kapsadığından ayrı bir dosya açmanız gerekmez; ancak dava veya tahkim yolunu açık tutmak için yazılı başvurunuzu ve teslim tarihini belgelemeniz gerekir. Kısmi kusurunuz varsa talep, kusurunuza denk gelen kısım düşülerek karşılanır.
Tam Kasko Sigorta Teminatlarına Sahip Olmak
Kaskonun değer kaybını kapsadığı yönündeki yaygın kanı doğru değildir. Kasko kendi aracınızdaki hasarı onarır ve Kasko Genel Şartlarında değer kaybı teminatı yoktur; değer kaybı ise karşı tarafın sorumluluğundan doğar ve onun trafik sigortasından istenir. Poliçeye ek sözleşmeyle ayrıca değer kaybı teminatı eklenmiş olabileceği için özel şartları incelemekte fayda vardır; “değer koruma” adlı ürünlerin neyi karşıladığı da aynı yerden okunur. Hasarı kaskodan onartmış olmanız, karşı taraftan değer kaybı isteme hakkınızı ortadan kaldırmaz.
İkinci El Satış Stratejilerini Doğru Uygulamak
50.000 TL gibi görünür bir kaydı olan aracın satışında şeffaflık, hem hukuki hem ticari açıdan en güvenli yoldur. İlanda kaydı ve kapsamını açıkça belirtmek, ekspertiz raporunu alıcıya göstermek satıcının sorumluluğunu daraltır: Türk Borçlar Kanunu m.222 uyarınca alıcının satış sırasında bildiği ayıptan satıcı sorumlu değildir. Aracın bakım geçmişini ve servis kayıtlarını sunmak da fiyat pazarlığında elinizi güçlendirir.
50000 TL Hasar Kaydı Aracın Değerini Ne Kadar Düşürür: Dosyanızda Neye Bakılmalı?
Dosyanızı değerlendirirken sırasıyla şu noktalara bakmak, hem talebin büyüklüğünü hem de izlenecek yolu netleştirir: aracın kaza tarihindeki rayiç değeri ve kayıttaki tutarın bu değere oranı (yüzde 60 ağır hasar eşiği dahil); ekspertiz raporunda değişen, boyanan ve işlem gören parçaların tam listesi; taşıyıcı bölüme müdahale ya da hava yastığı açılması bulunup bulunmadığı; tescil belgesine düşülmüş bir ağır hasar veya çekme kaydı olup olmadığı; kusur dağılımı ile karşı aracın poliçe durumu ve poliçenin 1 Temmuz 2026’dan önce mi sonra mı yapıldığı.
Bu beş başlığın cevabı, 50000 TL hasar kaydı aracın değerini ne kadar düşürür sorusunun sizin dosyanızdaki karşılığını verir. Genel oranlar ve internetteki katsayı tabloları bu beş başlığın yerini tutmaz. Süreç boyunca yazılı başvurunuzun teslim tarihini, eksper raporunu ve yapılan ödemenin dekontunu saklamanız, ileride itiraz veya dava aşamasına geçilmesi hâlinde en güçlü dayanağınız olacaktır.
Dosyanızdaki tutarın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda tereddüdünüz varsa ya da başvurunuz reddedildiyse, sürecin hangi aşamasında olduğunuza göre izlenecek yol değişir. Araç değer kaybı sürecinde hukuki destek sayfamızdan başvuru, hesaplama, tahkim ve dava aşamalarına ilişkin ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın koşulları farklıdır ve mevzuat değişebilir. Kendi durumunuza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.
Hasar kaydındaki tutar tek başına sonucu belirlemez; 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçelerde değer kaybı, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark esas alınarak eksper raporunda tespit edilir ve talep edilebilecek tutar kusur oranına göre indirilir. Bu hesabın itiraz ve tahkim aşamaları Ankara araç değer kaybı avukatı sayfasında anlatılmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
50.000 TL’lik bir hasar kaydı aracın değerini ne kadar etkiler?
Sabit bir oran yoktur. Etki, 50.000 TL’nin aracın rayiç değerine oranına ve bu tutarın karşılığında hangi parçaya ne yapıldığına göre değişir. Aynı tutar 300 bin TL’lik bir araçta değerin altıda birine yakın bir onarımı, 2,5 milyon TL’lik bir araçta ise tek kalemlik bir işi anlatabilir. Belirleyici ölçüt, aracın kaza öncesi ikinci el satış değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farktır.
Araç değer kaybı nasıl hesaplanır?
1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçelerde hesap bir çarpım formülüyle değil, iki değerin karşılaştırılmasıyla yapılır: aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark. Bu farkı belirlerken aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumu dikkate alınır. Tespiti, Kurum usulüne göre atanan sigorta eksperi yapar; bulunan tutar kusur oranına göre indirilir ve poliçenin maddi zararlar limitiyle sınırlıdır.
Değer kaybı tazminatı için ön koşullar nelerdir?
Talep, karşı aracın işleteninin kazadan doğan sorumluluğuna dayanır (KTK m.85/1); uygulamada bu, karşı sürücünün kusurunun tamamen ya da kısmen bulunması demektir. Hasarın eksper incelemesiyle tespit edilmesi ve talebin zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Kendi kusurunuza denk gelen kısım teminat dışıdır. Aracın geçmişinde hasar kaydı bulunması talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu yalnızca hesaba giren bir ölçüttür. Buna karşılık araç trafikten çekilmiş veya hurdaya çıkarılmışsa, zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez.
Değer kaybı hesabında katsayı tablosu hâlâ kullanılıyor mu?
1 Temmuz 2026’dan sonra yapılan poliçelerde hayır. Değer kaybı hesabının dayanağı olan Ek-1, 12 Haziran 2026 tarihli değişiklikle yürürlükten kaldırılmıştır; aynı maddeyle kalkan Ek-2 ve Ek-3 destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hesaplarıdır. İnternette paylaşılan “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” formülü ve A1, A2, A3, A4 katsayıları ise Ek-1’in hiçbir sürümüyle birebir örtüşmez. Kusurlu aracın poliçesi 1 Temmuz 2026’dan önce yapılmışsa, Genel Şartlar C.11 nedeniyle eski Ek-1’in uygulanıp uygulanmayacağı tartışılabilir.
Ağır hasar kaydı kaç TL’den başlar?
Ağır hasarın lira eşiği yoktur, oran eşiği vardır. SEDDK 2025/12 sayılı Genelge m.5/1’e göre KDV dahil onarım masrafları aracın kaza tarihindeki değerinin yüzde 60’ını aşarsa araç ağır hasarlı sayılır; bu oranın altında kalınsa da genelgede sayılan kritik parçalardan biri hasar görmüşse eksper ağır hasar tespiti yapabilir. 50.000 TL’lik onarım için sınır, yaklaşık 83.333 TL rayiç değerdir. Ağır hasar tespit edilen dosyada tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” kaşesi işlenip ibraz edilmeden tazminat ödenmez.
Muallak tutar ne demek?
Muallak tutar, sigorta şirketine ihbar edilmiş ancak henüz ödenmemiş, dosyada karşılık ayrılmış tazminat tutarını ifade eder. Hasar verileri veri tabanına eş zamanlı, muallak tazminat verileri ise gün sonuna kadar işlenir. Bu nedenle bir araçta ödeme yapılmamış olsa bile kayıtta tutar görünebilir; dosya kapandığında rakam kesinleşir.
Hasar kaydı ödeme yapılmadan da oluşur mu?
Evet. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.15/3 uyarınca sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları veri tabanına girer. Kaydı doğuran işlem ödeme değil ihbardır. Dosya ödemesiz kapanırsa kayıt bedelsiz görünür, ancak kaydın kendisi sistemde kalır.
Hasar kaydındaki tutara işçilik dahil midir?
Evet. Aynı Yönetmeliğin m.15/8 hükmü şirketlere “hasar bedelleri”ni veri tabanına girme yükümlülüğü getirir ve parça ile işçilik arasında ayrım yapmaz. Dosya kapanmışsa sistemde görünen tutar o dosyada ödenen toplam tazminattır; içinde yedek parça, boya, işçilik ve varsa çekici gibi kalemler birlikte yer alır. Dosya henüz açıksa görünen rakam muallak karşılıktır.
Karşı tarafın hasar kaydını sorgulayabilir miyim?
e-Devlet ve sigorta şirketi ekranlarından hayır: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği m.24/1 uyarınca bu kanallarda erişim, kişinin taraf olduğu sigorta sözleşmeleriyle sınırlıdır ve ekspertiz raporları m.15/9 gereği Kurumun izni olmadan üçüncü kişilere verilemez. Ancak plakayla yapılan ücretli SMS sorgusuyla (5664) bir aracın hasar kayıtları, araç sahibinin onayı aranmadan öğrenilebilir; bu sorguda ekspertiz ayrıntısı görünmez. Kendi aracınıza ilişkin hasar durum belgesi ise m.10/2-f uyarınca bedelsiz verilir.
Araç değer kaybı kaç model yılına kadar alınabilir?
Model yılına dayalı bir üst sınır bulunmamaktadır ve böyle bir sınır Genel Şartların Ek-1’inin hiçbir sürümünde yer almadı. Yaygın “belirli kilometreden sonra değer kaybı alınmaz” kabulü ise 2021 öncesi formülde kilometre indiriminin yaklaşık 165.000 kilometrede tutarı sıfırlamasından doğmuştur; bu formül 4 Aralık 2021’de değişti. Güncel düzenlemede aracın yaşı ve kullanılmışlık düzeyi, talebi kapatan bir eşik değil, tazminat tutarının belirlenmesinde dikkate alınan ölçütlerdir.
Kasko değer kaybını karşılar mı?
Kural olarak hayır. Kasko Genel Şartlarında değer kaybı teminatı yoktur; kasko sigortalının kendi aracındaki hasarı onarmaya yöneliktir, değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır ve onun zorunlu trafik sigortasından istenir. Hasarı kaskodan onartmış olmak bu hakkı ortadan kaldırmaz. Poliçeye ek sözleşmeyle ayrıca değer kaybı teminatı eklenmişse kaskodan da istenebilir; “değer koruma” adlı ürünlerin kapsamı poliçe şartlarından okunmalıdır.
Karşı araç sigortasızsa değer kaybı nereden alınır?
Güvence Hesabı’ndan alınamaz. 5684 sayılı Kanun m.14/2, sigortasız araç ve sigortalının tespit edilememesi hâllerinde Hesabın yalnızca bedensel zararları karşıladığını düzenler; değer kaybı maddi bir zarardır. Bu durumda talep, KTK m.85/1 ve m.88 uyarınca aracın işleteni ile kusurlu sürücüye yöneltilir. Sigortacının iflası veya bütün branşlarda ruhsatının iptali hâlinde ise Hesap maddi zararları da kapsar.
Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazar mı?
Hayır. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 uyarınca tutanağı düzenleyenler, taraflar için kusur oranı belirtmeksizin yalnızca kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazar. Anlaşmalı tutanak sisteminde oran yüzde sıfır, elli veya yüz olarak belirlenir; yargılamada bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir ve ara oran verebilir.
Değer kaybı ödemesi düşük çıkarsa itiraz edilebilir mi?
Evet. Önce eksper raporuna itiraz edilir; süre, raporun Merkez nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden itibaren üç iş günüdür (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1). Rapor eksik parça listesiyle ya da 1 Temmuz 2026’dan sonra yapılmış bir poliçede yürürlükten kalkmış katsayı tablolarına dayanılarak hazırlanmışsa gerekçe güçlüdür. Süre kaçırılsa da tahkim ve dava yolu açıktır. Ödemeyi kabul etmiş olmak da yolu kapatmaz: KTK m.111/2, yetersiz olduğu açıkça belli anlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler.
Kaza sonrası arayıp değer kaybı dosyamı takip etmeyi teklif edenlere ne olur?
5684 sayılı Kanun Ek m.6, tazminat alacağının ancak alacaklının bizzat kendisi, kanuni temsilcisi ya da bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre tazminat alacağı sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve hiç kimseye devredilemez.
Aracı sattıktan sonra değer kaybı talep edilebilir mi?
Evet, ama talep eden kaza tarihindeki maliktir. Satış mülkiyeti devreder ancak geçmişte doğmuş tazminat alacağını kendiliğinden taşımaz. Sigortacıdan istenecek tazminat alacağı 5684 sayılı Kanun Ek m.6/2 uyarınca yalnızca hak sahibine veya avukatına ödenir ve hiç kimseye devredilemez; bu nedenle alıcı, bu alacağı devir yoluyla sigortacıdan isteyemez. Araç elden çıktıktan sonra eksper incelemesi zorlaşacağı için ispat büyük ölçüde onarım belgelerine, fotoğraflara ve eksper raporuna dayanır.
200 bin TL hasar kaydı olan araç ağır hasarlı sayılır mı?
Aracın rayiç değeri yaklaşık 333.333 TL’nin altındaysa evet: KDV dahil 200.000 TL’lik onarım masrafı bu araçta değerin yüzde 60’ını aşar ve SEDDK 2025/12 sayılı Genelge m.5/1 uyarınca araç ağır hasarlı sayılır. Daha değerli bir araçta oran eşiği aşılmaz; ağır hasar ancak genelgede sayılan kritik parçalardan birinin hasarı üzerine eksper tespitiyle gündeme gelir. Ağır hasar ödemesi için tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” kaşesi işlenir ve bu işlemi gören aracın sonraki kazalarında zorunlu trafik sigortasından değer kaybı istenemez (KTK m.92/l).
40 bin TL tramer kaydı olan araba alınır mı?
Kaydın tutarından çok ekspertiz raporuna bakılarak karar verilir. Değişen parça, taşıyıcı bölüm işlemi, hava yastığı açılması ve tescil belgesinde “trafikten çekilmiştir” şerhi yoksa, rayiç değerin küçük bir bölümüne karşılık gelen 40 bin TL’lik kayıt fiyata yansıtılarak kabul edilebilecek bir pazarlık kalemidir. 40.000 TL’lik onarım ancak rayiç değeri yaklaşık 66.667 TL’nin altındaki bir araçta ağır hasar eşiğini aşar.
Hasar kaydı ne kadar olmalı?
Mevzuatta olması gereken bir üst sınır ya da normal sayılan bir tutar yoktur. Kayıt, ihbar edilen her dosyayı ve hasar bedelini gösterir. Anlamlı ölçüler tutarın rayiç değere oranı, kayıt sayısı ve kaydın arkasındaki işlemdir; değer kaybı talebinde de geçmiş kayıtlar talebi kapatmaz, tutarı etkileyen ölçütlerden biridir.
TRAMER kaydı ne demek?
TRAMER, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin trafik sigortalarına ilişkin alt bilgi merkezidir. TRAMER kaydı denildiğinde aracın geçmişinde ihbar edilmiş ve sigorta şirketince veri tabanına girilmiş hasar dosyaları kastedilir. Kaydı doğuran olay ödeme değil ihbardır; kayıt bir ceza ya da sicil notu değil, aracın sigorta geçmişidir.
Eksper raporuna kaç gün içinde itiraz edilir?
Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1 uyarınca üç iş günü içinde. Süre, raporun Merkez nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirimden başlar. İtiraz üzerine atanan eksperin raporuna da üç iş günü içinde hakem eksper istenebilir; hakem eksper raporu sigorta aşamasında nihaidir. Süre kaçırılsa da tahkim ve dava yolu kapanmaz.
1 Temmuz 2026 öncesi yapılan poliçede hangi kural uygulanır?
Genel Şartların C.11 maddesine göre değişiklikler, yürürlüğe girdikleri tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır. Bu nedenle kusurlu aracın poliçesi 1 Temmuz 2026’dan önce yapılmışsa sigortacı eski Ek-1’e dayanabileceğini savunabilir. Resmî rapor şablonunun 5 Kasım 2025’ten beri piyasa analiz yöntemine geçmiş olması ve 2026 değişikliğinde ayrı bir geçiş hükmü bulunmaması nedeniyle bu konu uygulamada tartışmalıdır.