Kira Hukuku

Kira Sözleşmesi Yoksa Ev Sahibi Evden Çıkarabilir mi? Sözlü Kirada Haklar

Kira Sözleşmesi Yoksa Ev Sahibi Evden Çıkarabilir mi? Sözlü Kirada Haklar

Kira sözleşmesi yoksa ev sahibi evden çıkarabilir mi sorusunun kısa cevabı şudur: hayır, çıkaramaz — üstelik yazılı sözleşmenin bulunmaması ev sahibinin işini kolaylaştırmaz, aksine zorlaştırır. Türk Borçlar Kanunu kira sözleşmesi için hiçbir şekil şartı aramaz; sözlü olarak kurulmuş bir kira ilişkisi de yazılı sözleşme kadar geçerlidir ve kiracıyı aynı hükümlerle korur. Yazılı belge bulunmadığında değişen tek şey, tarafların iddialarını nasıl ispatlayacağıdır.

Makale İçeriği

Uygulamada sıkça karşılaşılan yanılgı, sözleşmesizliğin bir tür “kiracısızlık” yarattığı düşüncesidir. Oysa kanun, anahtarın teslim edildiği ve kira bedelinin ödendiği andan itibaren ilişkiyi kira sözleşmesi olarak nitelendirir. Aşağıda bu ilişkinin hangi kurallara tabi olduğu, kiraya verenin hangi sebeplere dayanabileceği, sözlü kira ilişkisinin mahkemede nasıl kanıtlandığı ve kendiliğinden tahliyeye kalkışmanın doğuracağı cezai sonuçlar tek tek ele alınıyor.

Özet

Kira sözleşmesi yoksa ev sahibi evden çıkarabilir mi sorusunda belirleyici olan sözleşmenin varlığı değil, dayanılan tahliye sebebidir; sözleşmesizlik kiracının konumunu zayıflatmaz, kiraya verenin ispat yükünü ağırlaştırır.

  • Şekil şartı: Kira sözleşmesi yazılı olmak zorunda değildir (TBK m.299-300); sözlü sözleşme geçerlidir.
  • Fesih bildirimi: Sözleşme sözlü olsa bile, konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildirimi yazılı yapılmak zorundadır (TBK m.348).
  • Süre: Yazılı süre kararlaştırılmadığı için ilişki belirsiz sürelidir; kiraya veren sebep göstermeksizin ancak kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra fesih bildirimi yapabilir (TBK m.347/2).
  • İspat: Kira açıklamalı banka dekontu delil başlangıcı sayılır ve tanık dinlenmesinin önünü açar (HMK m.202).
  • Kendiliğinden tahliye: Kilidi değiştirmek veya eşyayı çıkarmak konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturur (TCK m.116).

Kira Sözleşmesi Yoksa Ev Sahibi Evden Çıkarabilir Mi?

Ev sahibi, elinde yazılı sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle kiracıyı taşınmazdan çıkaramaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesi kira sözleşmesini, bir şeyin kullanılmasının bedel karşılığında kiracıya bırakılması olarak tanımlar ve bu tanımın hiçbir yerinde yazılı belge aranmaz. Taraflar anlaşmış, taşınmaz teslim edilmiş ve kira ödenmeye başlanmışsa sözleşme kurulmuştur. Kiracının kanundan doğan bütün korumaları — tahliye sebeplerinin sınırlı sayıda olması, kira artışının tavana bağlı olması, güvence bedelinin sınırlandırılması — bu ilişkide de aynen işler.

Tahliye ancak kanunda sayılan sebeplerle mümkündür ve bu sebeplerin hiçbiri “yazılı sözleşme yokluğu” değildir. Kiraya verenin dayanabileceği sebepler kendi gereksinimi, yeniden inşa ve imar, yeni malikin gereksinimi, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kiracının aynı ilçede konutu bulunmasıdır. Bunların dışında kalan bir gerekçeyle açılan tahliye davası, sözleşmenin yazılı olup olmamasından bağımsız olarak reddedilir. Kanunda sayılan tahliye sebeplerinin tamamı ve her birinin kendine özgü süresi ayrı bir yazının konusudur.

Kira Sözleşmesi Yazılı Olmak Zorunda Mı?

Hayır. Türk Borçlar Kanunu kira sözleşmesini şekil şartına bağlamamıştır; sözleşme sözlü olarak, hatta tarafların davranışlarından anlaşılacak biçimde örtülü olarak da kurulabilir. Kanunun 300. maddesi yalnızca sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olabileceğini söyler, “yazılı olmalıdır” demez. İnternette dolaşan “bir yılı aşan kira sözleşmesi yazılı yapılmazsa geçersizdir” bilgisinin kanunda hiçbir dayanağı yoktur; bu kural taşınmaz satışı gibi resmî şekle bağlı sözleşmelerden kirayla karıştırılarak taşınmıştır.

Yazılılığın gerçekten arandığı üç yer

Kanun, sözleşmenin kendisi için değil ama kira ilişkisinin bazı kritik anları için yazılı şekli zorunlu tutar. Bu ayrım, sözleşmesiz ilişkilerde en çok gözden kaçan noktadır:

İşlemŞekilDayanak
Kira sözleşmesinin kurulmasıSerbest — sözlü geçerliTBK m.299-300
Fesih bildirimi (konut ve çatılı işyeri)Yazılı zorunluTBK m.348
Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle süre vermeYazılı zorunlu (en az 30 gün)TBK m.315
Tahliye taahhüdüYazılı zorunlu, teslimden sonraki tarihliTBK m.352/1

Bu tablonun pratik sonucu şudur: sözlü kurulmuş bir kira ilişkisini sona erdirmek isteyen taraf, sözleşme sözlü olsa bile bildirimi yazılı yapmak zorundadır. Sözlü ihtar, telefon görüşmesi veya mesajla iletilen “evi boşalt” beyanı fesih bildirimi yerine geçmez. Tahliye taahhüdünün geçerlilik şartları ve hangi hâllerde geçersiz sayıldığı da aynı mantığın ürünüdür.

Sözleşme Olmadan Ev Sahibi Kiracıyı Çıkarabilir Mi, Hangi Sebepler İşler?

Ev sahibi, yazılı sözleşme bulunmasa da kanunda sayılan tahliye sebeplerine dayanabilir; ancak her sebebin kendi ispat malzemesi vardır ve sözleşmenin yokluğu bu malzemeyi zayıflatır. Aşağıdaki tablo, sözleşmesiz bir ilişkide hangi sebebin ne ölçüde işlediğini gösterir.

Tahliye sebebiSözleşme olmadan işler mi?Kritik nokta
Kiraya verenin gereksinimi (m.350/1)EvetBelirsiz süreli ilişkide fesih dönemine ve bildirim süresine uyulur
Yeniden inşa ve imar (m.350/2)EvetKullanımın imkânsız hâle gelmesi projeyle ispatlanır
Yeni malikin gereksinimi (m.351)EvetEdinme tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim şart
Kira bedelinin ödenmemesi (m.315)EvetKira tutarının ne olduğu ispatlanmalı — sözleşmesizlikte asıl güçlük burada
İki haklı ihtar (m.352/2)EvetKira yılının tespiti için ilişkinin başlangıç tarihi gerekir
Tahliye taahhüdü (m.352/1)Şarta bağlıTaahhüt yazılı ve teslimden sonraki tarihli olmalı
Sözleşme süresinin bitmesiHayırSüre bitimi hiçbir kira ilişkisinde tahliye sebebi değildir (m.347/1)

Tablonun son satırı özellikle önemlidir. Yazılı sözleşmesi olanlar için de geçerli olan bu kural, kira sözleşmesi bitince kiracının çıkarılıp çıkarılamayacağı tartışmasının merkezinde yer alır: kiraya veren, sürenin dolmasına dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez.

Kiracı İle Ev Sahibi Arasında Kira Kontratı Olmazsa Ne Olur?

Kontrat yoksa kira ilişkisi belirsiz süreli sayılır ve bu, kiraya veren açısından yazılı sözleşmeden daha ağır bir rejim demektir. Kanunun 300. maddesine göre, kararlaştırılan sürenin geçmesiyle kendiliğinden sona erecek sözleşmeler belirli süreli, diğerleri belirsiz sürelidir. Yazılı bir başlangıç ve bitiş tarihi ortaya konulamadığında ilişki ikinci gruba girer.

Belirsiz süreli konut ve çatılı işyeri kirasında kiracı sözleşmeyi her zaman feshedebilir; kiraya veren ise ancak kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildiriminde bulunabilir (TBK m.347/2). Genel hükümler burada altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık bildirim süresine uymayı gerektirir (m.328-329). Yani sözleşmesiz bir kiracıyı sebep göstermeksizin çıkarmak isteyen ev sahibinin önünde en az on yıllık bir bekleme süresi vardır. Kiracının kendi çıkış iradesi bakımından ise bildirim süresi ve erken çıkışın sonuçları ayrı kurallara tabidir.

Sözleşmesi olmayan kiracı ne kadar sürede çıkarılır?

Bu sorunun tek bir süresi yoktur; süreyi dayanılan sebep belirler. Kira bedelinin ödenmemesi hâlinde otuz günlük ihtar süresinin ardından dava veya icra yolu açılır. Gereksinim sebebiyle tahliyede fesih dönemi ve bildirim süresi hesaplanır, ardından bir ay içinde dava açılır. Sebep gösterilmeksizin fesihte ise yukarıdaki on yıllık eşik beklenir. İnternette dolaşan “sözleşmesiz kiracı on iki ile on sekiz ayda çıkarılır” gibi ortalamaların kanuni bir karşılığı yoktur; bunlar dosyanın sebebine, delil durumuna ve mahkemenin iş yüküne göre değişen tahminlerdir.

Sözlü Kira İlişkisi Mahkemede Nasıl İspatlanır?

Sözleşmesizliğin gerçek sonucu geçersizlik değil, ispat güçlüğüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200. maddesi, belirli bir parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını arar. Kira ilişkisinin varlığı, süresi ve bedeli de bu kapsamdadır. Ancak kanun bu kuralı mutlak tutmamış, iki önemli kapı bırakmıştır.

Birinci kapı delil başlangıcıdır. Kanunun 202. maddesine göre, iddia edilen işlemi muhtemel gösteren ve karşı taraftan sadır olmuş bir belge varsa tanık dinlenebilir. Açıklama kısmında “kira” yazan banka dekontu, kira bedelini kabul eden mesaj yazışması, ödeme makbuzu veya elektrik-su aboneliğinin kiracı adına düzenlenmiş olması bu niteliktedir. İkinci kapı 203. maddedeki istisnalardır; bunların arasında “işin niteliğine ve tarafların durumlarına göre senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler” de sayılmıştır.

Parasal sınırda hangi tarih esas alınır?

Bu noktada 2025 yılında yapılan bir değişiklik çoğu kaynakta henüz yer almıyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddesinde 7550 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeye göre, senetle ispat sınırının uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı tarihteki miktar esas alınır. Yani yirmi yıl önce kurulmuş sözlü bir kira ilişkisi için bugünkü sınır değil, ilişkinin kurulduğu yıldaki sınır uygulanır. Söz konusu tutar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında arttığı için, eski tarihli ilişkilerde sınır oldukça düşük kalır ve senetle ispat zorunluluğu daha kolay devreye girer. Bu nedenle sözlü kira ilişkilerinde delil başlangıcı oluşturan belgelerin saklanması belirleyicidir.

  • Kira açıklamalı banka havale ve EFT dekontları
  • Kira bedelini, artışını veya ödeme gününü konuşan mesaj ve e-posta yazışmaları
  • Kiracı adına düzenlenmiş elektrik, su, doğalgaz abonelikleri ve fatura kayıtları
  • Apartman aidat makbuzları ve yönetim planı kayıtları
  • Muhtarlıktan alınan yerleşim yeri belgesi ve adres kayıt sistemi bilgileri

Sözleşme Yokken Kira İlişkisinin Başlangıç Tarihi Neden Belirleyicidir?

Yazılı sözleşmenin bulunmadığı dosyalarda tarafların en çok tartıştığı nokta, kira ilişkisinin hangi tarihte başladığıdır. Bu tarih yalnızca akademik bir ayrıntı değildir; kanunun öngördüğü hemen her sürenin sayacı o günden işlemeye başlar. Kira yılının ne zaman dolduğu, artışın hangi endeks dönemine göre yapılacağı, iki haklı ihtarın aynı kira yılı içinde kalıp kalmadığı ve sebep göstermeksizin fesih için gereken on yılın ne zaman tamamlanacağı bu tarihe bağlıdır.

Başlangıç tarihi ispatlanamadığında sonuç genellikle kiraya verenin aleyhine olur, çünkü tahliye sebeplerinin çoğu belirli sürelere bağlı hak düşürücü nitelik taşır. Sürenin ne zaman başladığını gösteremeyen taraf, o sürenin dolduğunu da gösteremez. Uygulamada ilk kira ödemesinin banka kaydı, aboneliklerin kiracı adına açıldığı tarih, taşınma faturası veya adres kayıt sistemindeki bildirim tarihi bu boşluğu doldurmakta kullanılır.

Kira ilişkisinin ilk gününden itibaren düzenli ve açıklamalı ödeme yapılması, ileride kira sözleşmesi yoksa ev sahibi evden çıkarabilir mi sorusuyla karşılaşan her iki taraf için de en güvenilir kayıt kaynağıdır. Ödemenin elden yapıldığı ilişkilerde ise makbuz alınması, aksi hâlde ödeme yapıldığının ispatı kiracıya kalacağı için ayrıca önem taşır.

Kiralanan Satılırsa Sözleşmesiz Kiracının Durumu Ne Olur?

Taşınmazın el değiştirmesi, sözleşmenin yazılı olup olmamasından bağımsız olarak kira ilişkisini sona erdirmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesi açıktır: sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Satış, bağış, miras ya da cebrî icra yoluyla yapılan devirlerin hepsi bu kapsamdadır. Yeni malik, eski malikin yerine geçer ve mevcut kira ilişkisini devralır.

Yeni malikin elinde yalnızca kanunun tanıdığı özel bir yol vardır: kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla altı ay sonra dava açabilir (TBK m.351). Sözleşmesiz ilişkide bu yazılı bildirim daha da kritiktir, çünkü tarafların birbirine karşı elindeki tek yazılı belge çoğu zaman bu ihtarname olur. Yeni malikin sahip olduğu iki yol ve süreleri ayrıntılı olarak ayrı bir yazıda incelenmiştir.

Kiracı bakımından pratik sonuç şudur: satıştan sonra kira, tapuda malik görünen kişiye ödenir. Devrin öğrenilmesinden sonra eski malike yapılan ödemeler kural olarak borcu sona erdirmez. Ev sahibi değiştiğinde kira sözleşmesinin akıbeti bu nedenle kiracının da yakından izlemesi gereken bir konudur.

Yazılı Sözleşme Yokken Kira Artışı ve Depozito Ne Olur?

Kira bedelinin artışına ilişkin kurallar, sözleşmenin yazılı olup olmamasından etkilenmez. Yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak artış, bir önceki kira yılındaki tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez (TBK m.344/1). Taraflar arasında bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa — sözleşmesiz ilişkilerde çoğunlukla durum budur — kira bedeli, aynı tavanı aşmamak koşuluyla hâkim tarafından hakkaniyete göre belirlenir (m.344/2).

Konut kiralarında bir dönem uygulanan yüzde yirmi beşlik tavan geçici bir düzenlemeydi ve 1 Temmuz 2024 tarihinde yürürlükten kalktı. Bugün geçerli olan ölçü yeniden endeks oranıdır; güncel kira artışının hesaplanması bu oran üzerinden yapılır. Güvence bedeli bakımından ise kanun net bir sınır koyar: konut ve çatılı işyeri kiralarında depozito üç aylık kira bedelini aşamaz ve para olarak verilmişse kiracının, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir hesaba yatırması gerekir (m.342).

Sözleşmesiz Kira Gelirinde Beyan ve Vergi Sorumluluğu Değişir mi?

Yazılı sözleşmenin bulunmaması, kira gelirinin vergilendirilmesini etkilemez. Gelir vergisi bakımından belirleyici olan, sözleşme metninin varlığı değil, taşınmazın kiraya verilmiş olması ve gelirin fiilen elde edilmesidir. Kira geliri elde eden malik, tutarı yıllık beyan sınırını aşıyorsa gayrimenkul sermaye iradı olarak beyanda bulunmakla yükümlüdür; sözleşme yapılmamış olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

İşyeri kiralarında durum bir adım daha ileridedir: kiracı, ödediği kira üzerinden gelir vergisi kesintisi yapmak ve muhtasar beyanname ile bildirmekle yükümlüdür. Bu kesinti yükümlülüğü de sözleşmenin yazılı olmasına bağlı değildir. İşyeri kirasında yapılacak stopaj kesintisinin hesaplanması için ayrı bir araç sayfamız bulunuyor. İşyeri kiralarında süre eşiklerinin nasıl işlediği ise beş yıl ve on yıl eşiklerini karşılaştıran yazımızda ele alınmıştır.

Konut kiralarında ödemelerin banka veya PTT aracılığıyla yapılması zorunluluğu ayrıca öngörülmüştür. Bu zorunluluğa uyulmaması hem usulsüzlük cezasına yol açar hem de uyuşmazlık çıktığında ödemenin ispatını güçleştirir. Sözleşmesiz ilişkilerde banka kanalının kullanılması, bu nedenle yalnızca vergisel değil, ispat hukuku bakımından da çift yönlü koruma sağlar.

Ev Sahibi Kendi Eliyle Tahliyeye Kalkışırsa Ne Olur?

Yazılı sözleşme bulunmayan ilişkilerde en sık görülen ve en ağır sonuç doğuran hata, ev sahibinin durumu kendi başına çözmeye çalışmasıdır. Kilidi değiştirmek, elektriği veya suyu kestirmek, kiracının eşyalarını dışarı çıkarmak hukuken tahliye değildir; bu fiiller bağımsız birer haksızlık oluşturur.

Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesine göre bir kimsenin konutuna rızasına aykırı olarak girmek veya rızayla girdikten sonra çıkmamak, şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Fiil işyerine karşı işlenmişse ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır; cebir ya da tehdit kullanılması veya gece vakti işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse çıkar. Bunun yanında kiracının zilyetliği korunmuş sayılır ve uğradığı zararlar için tazminat isteyebilir. Kilidi değiştirilen kiracının başvurabileceği yol, sulh hukuk mahkemesinden zilyetliğin korunmasını istemek ve savcılığa şikâyette bulunmaktır.

Kanunun tam metni için: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Sözleşmesiz Kira İlişkisinde İzlenecek Yol

Sözleşmesiz bir kira ilişkisini hukuken sona erdirmek isteyen ev sahibinin izleyeceği sıra bellidir. Önce ilişkinin varlığı ve şartları belgelenir: kira bedelinin ne olduğu, hangi tarihte başladığı ve ödemelerin nasıl yapıldığı ortaya konulur. Ardından dayanılacak sebep seçilir ve o sebebin gerektirdiği yazılı bildirim, noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü posta ile yapılır. Bildirimin tebliğ tarihi bütün süreleri başlatacağı için tebligat belgesi saklanır.

Dava aşamasında gözden kaçırılmaması gereken bir usul kuralı vardır: 6325 sayılı Kanunun 18/B maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu zorunluluğun tek istisnası, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin taleplerdir. Arabulucuya başvurulmadan açılan tahliye davası, esasa girilmeden usulden reddedilir.

Kiracı tarafında ise öncelik, ilişkinin varlığını gösteren belgeleri bir arada tutmaktır. Ödemelerin banka üzerinden ve açıklamalı yapılması, sonradan doğacak her uyuşmazlıkta kiracının elini güçlendirir. Kira bedelinin eksik ödenmesinin tahliye sebebi sayılıp sayılmayacağı da büyük ölçüde bu kayıtlar üzerinden değerlendirilir.

Kira sözleşmesi yoksa ev sahibi evden çıkarabilir mi sorusuna verilecek cevap, bu adımların hangisinin tamamlandığına göre değişir. Sebebin doğru seçildiği, bildirimin yazılı yapıldığı ve süresinde dava açıldığı bir dosyada sözleşmenin sözlü olması sonucu değiştirmez; buna karşılık sebep yanlış seçilmişse elinizde noterde düzenlenmiş bir sözleşme bulunması da davayı kurtarmaz.

Dosyanızın Hangi Sebebe Dayandığı Baştan Belirlenmeli

Sözleşmesiz kira uyuşmazlıklarında kaybedilen dosyaların çoğu, delil eksikliğinden değil, yanlış sebebe dayanılmasından kaybedilir. Gereksinim sebebine dayanılması gereken bir olayda temerrüt hükümlerine gidilmesi ya da yazılı bildirimin süresinde yapılmamış olması, esasında haklı olan tarafı bir kira yılı geriye atar. Elinizdeki dekontların, mesajların ve tebligatların birlikte değerlendirilmesi hangi yolun açık olduğunu gösterir. Kira hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilir, dosyanızdaki belgelerle birlikte değerlendirme talep edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kira sözleşmesi yoksa ev sahibi evden çıkarabilir mi?

Çıkaramaz. Kira sözleşmesinin yazılı olmaması tahliye sebebi değildir. Ev sahibi ancak kanunda sayılan sebeplere dayanarak ve o sebebin gerektirdiği usulü izleyerek tahliye isteyebilir.

Kira sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

Zorunlu değildir. Türk Borçlar Kanunu kira sözleşmesi için şekil şartı öngörmez; sözlü olarak kurulan sözleşme de geçerlidir. Yazılı şekil, fesih bildirimi ve tahliye taahhüdü gibi belirli işlemler için aranır.

Kiracı ile ev sahibi arasında kira kontratı olmazsa ne olur?

Kira ilişkisi belirsiz süreli sayılır. Kiracı sözleşmeyi her zaman feshedebilirken, kiraya veren sebep göstermeksizin ancak kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra fesih bildirimi yapabilir.

Sözleşme olmadan ev sahibi kiracıyı çıkarabilir mi?

Kanunda sayılan tahliye sebeplerinden biri varsa çıkarabilir. Gereksinim, yeni malikin ihtiyacı, kira bedelinin ödenmemesi ve iki haklı ihtar sözleşmesiz ilişkide de işler; ancak kira bedelinin ve başlangıç tarihinin ispatı gerekir.

Kontratsız kiracının hakları nelerdir?

Yazılı sözleşmesi olan kiracıyla aynı haklara sahiptir. Tahliye sebeplerinin sınırlı sayıda olması, kira artış tavanı, depozitonun üç aylık kirayı aşamaması ve ceza koşulu yasağı kontratsız kiracı için de geçerlidir.

Sözleşmesi olmayan kiracı ne kadar sürede çıkarılır?

Süreyi dayanılan sebep belirler. Kira ödenmemesinde otuz günlük ihtar süresinin ardından yola çıkılır; sebepsiz fesihte ise on yıllık sürenin dolması beklenir. Sabit bir süre vermek mümkün değildir.

Kira sözleşmesi noter onayı gerektirir mi?

Gerektirmez. Noterde düzenlenmesi geçerlilik şartı değildir; yalnızca ispat kolaylığı sağlar. Adi yazılı sözleşme de sözlü sözleşme de aynı hükümlere tabidir.

Kira sözleşmesi olmayan kiracıya ne kadar zam yapılır?

Yazılı sözleşmesi olan kiracıyla aynı ölçü uygulanır: bir önceki kira yılındaki tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı. Anlaşma yoksa bu tavanı aşmamak üzere hâkim belirler.

Sözlü kira sözleşmesi mahkemede nasıl ispatlanır?

Kira açıklamalı dekont, mesaj yazışması veya kiracı adına düzenlenmiş abonelik gibi belgeler delil başlangıcı sayılır ve tanık dinlenmesinin önünü açar. Karşı tarafın açık muvafakati hâlinde de tanık dinlenebilir.

Ev sahibi kilidi değiştirirse ne yapılmalı?

Savcılığa şikâyette bulunulabilir; fiil konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturur. Ayrıca sulh hukuk mahkemesinden zilyetliğin korunması istenebilir ve doğan zararlar için tazminat talep edilebilir.

Kira Sözleşmesi Bitmeden Ev Sahibi Evden Çıkarabilir Mi?

Kural olarak çıkaramaz. Süre dolmadan tahliye ancak kiracıdan kaynaklanan bir sebep varsa mümkündür: kira bedelinin ödenmemesi üzerine verilen otuz günlük süreye uyulmaması ya da kiralananın sözleşmeye aykırı kullanılması gibi. Kiraya verenin gereksinimi veya yeni malikin ihtiyacı ise ancak sürenin sonunda ileri sürülebilir.

Kira sözleşmesi kaybolursa kira ilişkisi sona erer mi?

Sona ermez. Sözleşme metninin kaybolması ilişkiyi ortadan kaldırmaz; taraflar arasındaki kira ilişkisi diğer delillerle ispatlandığı ölçüde aynen devam eder.

Sözleşmesiz kiracıdan depozito istenebilir mi?

İstenebilir, ancak güvence bedeli üç aylık kira bedelini aşamaz. Para olarak alınmışsa kiraya verenin onayı olmadan çekilmemek üzere vadeli hesaba yatırılması gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Kira ilişkisinin niteliği, tarafların sıfatı ve elde bulunan belgeler sonucu değiştirebilir; mevzuatta yapılan değişiklikler yazının tarihinden sonra sonucu etkileyebilir. Karar vermeden önce bir avukatla görüşülmesi önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir