Araç Değer Kaybını Kim Öder?
Araç değer kaybını kim öder? Kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası öder. Sigortacının sorumluluğu poliçedeki maddi zarar teminatıyla sınırlıdır; limiti aşan kısım için kusurlu sürücüye, araç sahibine ve işletene başvurulur. Bu kişiler 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 88. maddeleri uyarınca müteselsilen sorumludur: alacağın tamamı hepsinden ya da yalnızca birinden istenebilir.
Kusurlu aracın trafik sigortası hiç yoksa tablo değişir. Güvence Hesabı, sigortasız aracın yol açtığı olaylarda yalnızca bedensel zararları karşıladığı için (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14/2-b) değer kaybı bu hesaptan alınamaz; doğrudan kusurlu taraftan istenir.
1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Genel Şart değişikliği iki şeyi kökten değiştirdi: değer kaybı artık aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarımdan sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farka göre atanan sigorta eksperince tespit ediliyor ve araç hasarı için başvuran hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılıyor. İnternette dolaşan katsayı tablolarının dayanağı olan Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 ise yürürlükten kaldırıldı.
Araç sahibi tamamen kusurluysa değer kaybı talep edemez; kısmi kusurda ise kendi kusuruna denk gelen kısım tazminattan düşülür. Sigorta şirketi başvuruyu reddederse, eksik öderse veya süresinde cevap vermezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir ya da dava açılabilir.
Bu yazıda araç değer kaybını kimin ödeyeceğini, zorunlu trafik sigortasının hangi durumlarda ödeme yaptığını, başvuru için gereken belgeleri ve tazminat sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri açıklıyoruz.
Kısaca özet
Değer kaybının muhatabı olayın koşullarına göre değişir; aşağıdaki yedi madde tabloyu özetliyor.
- Değer kaybını kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası öder; sorumluluk poliçe limitiyle sınırlıdır.
- Limiti aşan kısımdan kusurlu sürücü, araç sahibi ve işleten müteselsilen sorumludur (KTK m.85, m.88).
- Kusurlu araç sigortasızsa değer kaybı Güvence Hesabı’ndan alınmaz, doğrudan kusurlu taraftan istenir.
- Tam kusurlu taraf karşı sigortadan değer kaybı alamaz; kısmi kusurda kendi payı düşülür (KTK m.92/g).
- 1 Temmuz 2026’dan itibaren ölçüt ikinci el satış değeri farkıdır; ayrı dilekçe şartı kalkmıştır.
- Belgeler tamamlandıktan sonra sigortacı 8 iş günü içinde ödemek zorundadır (KTK m.99).
- Dava ya da tahkimden önce sigortaya yazılı başvuru zorunludur; 15 gün içinde cevap gelmezse yol açılır (KTK m.97).
Araç Değer Kaybını Kim Öder?
Araç değer kaybını genellikle kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası öder. Sigorta şirketi poliçe limiti kapsamında sorumludur. Poliçe limitini aşan zararlar için kusurlu sürücüye veya araç sahibine başvurulabilir.
Değer kaybı talep edebilmek için kazada tamamen kusurlu olmamak, hasarın belgelenmiş olması ve sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Sigorta şirketi ödeme yapmazsa, eksik ödeme yaparsa veya başvuruya cevap vermezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir ya da dava açılabilir.
Ödemeyi kimin yapacağı tek bir isme bağlı değildir; olayın koşullarına göre sıralı bir sorumluluk zinciri işler. Zincirin tamamı aşağıdaki tabloda:
| Durum | Değer kaybını ödeyen | Dayanak |
|---|---|---|
| Kusurlu aracın trafik sigortası var, zarar limitin içinde | Kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısı | KTK m.91 · ZMSS Genel Şartları A.5/a |
| Zarar poliçe limitini aşıyor | Aşan kısım için kusurlu sürücü, araç sahibi ve işleten (müteselsilen) | KTK m.85, m.88 |
| Kusurlunun ayrıca İMM poliçesi var | Limit üstü kısımda İMM sigortacısı | KTK m.100 |
| Kusurlu aracın trafik sigortası yok | Doğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibi — Güvence Hesabı değil | 5684 s.K. m.14/2-b |
| Kaza tek taraflı, karşı taraf yok | Kimse; yalnızca kaskoda özel teminat varsa kasko | Kasko poliçesi özel şartları |
| Talep eden taraf tamamen kusurlu | Kimse; talep hakkı doğmaz | KTK m.92/g |
| Araç hasar sebebiyle trafikten çekilmiş veya hurdaya ayrılmış | Kimse; ZMSS kapsamı dışındadır | KTK m.92/l |
Tablodaki her satırın nasıl işlediğini ve neyle ispatlandığını aşağıdaki başlıklarda tek tek ele alıyoruz. Kusur oranınız tartışmalıysa kısmi kusurlu sürücünün değer kaybı talebi yazısındaki hesap mantığı da işinize yarar.
Araç Değer Kaybı Nedir ve Nasıl Meydana Gelir?
Araç değer kaybı, bir trafik kazası sonrasında hasar gören bir aracın, tamir edilmesine rağmen ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade eder. Bir araç onarımı ne kadar profesyonel bir şekilde yapılmış olursa olsun, kazalı geçmişi nedeniyle ikinci el pazarında önceki değerine ulaşması mümkün olmayabilir. Bu durum, hem alıcıların araç geçmişine dair tereddütleri hem de TRAMER sistemine kaydedilen kaza bilgileri nedeniyle meydana gelir.
Araç değer kaybı oluşumunda en önemli faktör, hasar gören parçaların niteliği ve boyutudur. Örneğin, bir aracın kaportasında ya da önemli mekanik parçalarında yapılan tamir işlemleri, aracın piyasa değerini önemli ölçüde etkiler. Bununla birlikte, aracın geçmiş kazalarının türü, onarım süreci ve kullanılan yedek parçanın kalitesi de değer kaybını belirleyen unsurlar arasındadır.
Bir kaza sonrasında değer kaybı şu şekilde meydana gelir: Trafikte düşük kusurlu ya da tamamen kusursuz olan bir araç, bir diğer araçtan kaynaklı çarpışma sonrası zarar görebilir. Hasarlı bölgeler onarım ile eski haline dönse de araç artık “kazalı araç” olarak adlandırılır ve bu durum ikinci el satışı sırasında fiyatını olumsuz etkiler. Bu noktada, araç sahibi araç değer kaybını talep etme hakkına sahip olur.
Araç değer kaybı nedeniyle mağduriyet yaşayan araç sahipleri genellikle şu soruları merak eder: “Araç değer kaybını kim öder? Araç değer kaybını sigorta karşılar mı? Araç değer kaybı ZMMS kapsamında mı?” Bu soruların yanıtlanması, hem finansal kayıpların giderilmesi hem de hak sahipliği konusunda farkındalık oluşturulması açısından büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki trafik kazaları sadece fiziksel zarar değil, aynı zamanda ekonomik kayıplar da doğurabilir ve bu kayıpların yasal yollarla tazmini mümkündür.

Araç Değer Kaybını Kim Ödemekle Yükümlüdür?
Trafik kazaları sonrasında birçok kişi araç değer kaybını kim öder sorusunun yanıtını aramaktadır. Bu noktada, zararın nasıl tazmin edileceğini anlamak oldukça önemlidir. Hukuki mevzuata göre, araç değer kaybıyla ilgili sorumlu olan taraflar genelde kazada kusurlu bulunan kişilerdir. Bununla birlikte, bu süreçte kullanılan sigorta türleri de önemli bir rol oynamaktadır.
Öncelikle, kazaya sebebiyet veren tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Araç değer kaybı ZMSS kapsamında mı? sorusunun yanıtı da burada netleşir; evet, ZMSS, kusurlu sürücünün sebebiyet verdiği değer kaybını belirli sınırlar dâhilinde karşılamaktadır. Ancak poliçe limiti aşılırsa, fazla kalan kısmı doğrudan kazaya sebebiyet veren kişi tazmin etmek zorunda kalabilir.
Bir başka sorumluluk unsuru da kazaya karışan ve kusurlu olan aracın maliki ya da işletenidir. Araç sahibi, sürücünün sigorta poliçe limitlerini aşan veya poliçe kapsamına girmeyen zararları karşılamaktan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ayrıca, bazı durumlarda, aracı kullanan kişi ile malikin farklı kişiler olması hâlinde sorumluluk paydaş bir şekilde düzenlenir.
Araç değer kaybını sigorta karşılar mı? sorusunu detaylandırmak gerekirse, yukarıda belirtildiği gibi ZMSS’nin yanı sıra bazı kasko poliçeleri de değer kaybını karşılayabilir. Özetle, değer kaybına dair tazminat hakkını talep etmek isteyen kişilerin sigorta şirketine başvurarak ve gerektiğinde hukuki yolları izleyerek mağduriyetlerini gidermesi mümkündür. Burada önemli olan, sigorta limiti, aracın hasar durumu ve kazadaki kusur oranını dikkate alarak en uygun çözümü belirlemektir.
Yükümlülüğün hukuki kaynağı poliçe değil, kanunun kendisidir. KTK m.85’e göre bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Aynı maddenin devamı işleteni bir adım daha ileri taşır: işleten, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bu nedenle aracı kullanan kişi ile ruhsat sahibi farklıysa ikisine birden gidilebilir.
Zincirleme kazalarda tabloyu KTK m.88 tamamlar: tazminatla yükümlü birden fazla kişi varsa bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur, aralarındaki paylaşım kusur oranlarına göre yapılır. Pratik sonucu şudur — zarar gören, alacağının tamamını sorumlulardan yalnızca birinden isteyebilir; ödeyen kişi diğerlerine kendi payları için rücu eder. Kimin yüzde kaç kusurlu olduğunu takip etme yükü mağdurun sırtında değildir.
Sigortacının size karşı ileri sürebileceği savunmalar da sınırlıdır. KTK m.95’e göre sigorta sözleşmesinden veya kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması ya da azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Karşı tarafın primini ödememiş, poliçeyi eksik beyanla yaptırmış ya da alkollü araç kullanmış olması sizin alacağınızı düşürmez: sigortacı ödemesini yapar, sonra kendi sigorta ettirenine rücu eder. Değer kaybı dosyalarında sıkça duyulan “sigortalımız yükümlülüğünü ihlal etti” savunmasının neden mağdura karşı sonuç doğurmadığı buradan gelir.
Araç Değer Kaybını Sigorta Karşılar mı?
Evet, şartları varsa araç değer kaybı kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanır. Burada önemli olan, değer kaybı talep eden araç sahibinin kazada tamamen kusurlu olmamasıdır. Sigorta şirketi, kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası kapsamında değer kaybı zararını poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere öder. Eğer hesaplanan değer kaybı poliçe limitini aşarsa, aşan kısım için kusurlu sürücüye veya araç sahibine başvurulabilir. Ancak sigorta şirketleri her başvuruda ödeme yapmayabilir. Eksik belge, kusur oranı, önceki hasarlar veya değer kaybı hesabına ilişkin uyuşmazlıklar nedeniyle başvuru reddedilebilir ya da düşük ödeme yapılabilir. Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir veya dava açılabilir.
“Sigorta” tek bir şey değildir. Bir kazada üç ayrı poliçe masaya gelebilir ve üçünün değer kaybına bakışı birbirinden farklıdır:
| Poliçe | Kimin poliçesi | Değer kaybını öder mi? | Sınır |
|---|---|---|---|
| Zorunlu trafik sigortası (ZMSS) | Kusurlu tarafın | Evet — maddi zarar teminatının bir kalemidir | Poliçedeki araç başına maddi zarar teminatı |
| İhtiyari Mali Sorumluluk (İMM) | Kusurlu tarafın (isteğe bağlı) | ZMSS limiti bittiği noktadan itibaren, poliçe kapsamındaysa | İMM poliçe limiti |
| Kasko | Kendi aracınızın | Kural olarak hayır; yalnızca poliçeye özel değer kaybı klozu konulmuşsa | Klozdaki limit |
Sıralama şudur: önce kusurlu tarafın ZMSS’si, limit yetmiyorsa İMM, o da yoksa kusurlu kişinin kendi malvarlığı. Kendi kaskonuz bu zincirin içinde değildir — kasko sizin aracınızın onarımını üstlenir, karşı tarafın size verdiği değer kaybını değil.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Kapsamında Araç Değer Kaybı
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS), her araç sahibinin yaptırmakla yükümlü olduğu bir sigorta türüdür ve trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararların tazmini için kritik bir öneme sahiptir. Bu kapsamda, araç değer kaybı ZMMS kapsamında mı sorusu oldukça merak edilmektedir. ZMMS’nin temel amacı, kazada zarar gören karşı tarafın maddi ve bedensel zararlarını karşılarken mağduriyetin giderilmesini sağlamaktır.
Bu sigorta, kazada kusuru bulunan tarafın neden olduğu zararları karşılamakla yükümlüdür. Buna, aracın kaza sonrası onarım görmesi nedeniyle piyasadaki ikinci el değerinin düşmesi de dâhildir. Yani, araç değer kaybını kim öder sorusunun en yaygın yanıtlarından biri, kusurlu şoförün zorunlu sigortasının bu ödemeyi yapacağıdır. Sigorta şirketleri, poliçede belirtilen sınırlar çerçevesinde, mağdur tarafından talep edilen araç değer kaybını karşılamaktadır. Ancak, poliçe limitlerini aşan durumlarda, sigorta şirketi üst sınır kadar sorumluluk taşırken, geri kalan tutar kusurlu araç sahibi tarafından ödenir.
ZMMS teminatı içinde değer kaybının karşılanması birtakım şartlara bağlıdır: talep eden taraf kazada tamamen kusurlu olmamalı, zarar ile kaza arasında illiyet bağı kurulabilmeli ve araç hasar sebebiyle trafikten çekilmiş veya hurdaya ayrılmış olmamalıdır. Aracın daha önce hasar görmüş olması ise tek başına engel değildir. 1 Temmuz 2026’dan önceki uygulamada “aynı bölge daha önce onarıldıysa değer kaybı ödenmez” yaklaşımı yaygındı; yürürlükteki Genel Şart metninde geçmiş hasar durumu, tazminatı sıfırlayan bir yasak değil, eksperin hesaba katacağı ölçütlerden biri olarak sayılmıştır. Konunun ayrıntısı için hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı yazısına bakabilirsiniz.
Ödemenin miktarını kimin belirleyeceği de artık net. 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikle Genel Şartların A.5 maddesi yeniden yazıldı. Yeni metne göre değer kaybı, atanacak sigorta eksperi tarafından “aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark” dikkate alınarak tespit edilir. Aynı düzenleme, araç hasarı için eksper atanmışsa o eksperin değer kaybı tespitine de raporunda yer vermesini zorunlu kılar.
Bu değişikliğin ikinci ayağı daha az bilinir ama pratikte daha çok işe yarar: aynı tarihte Genel Şartların Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’si yürürlükten kaldırılmıştır. İnternette hâlâ dolaşan “rayiç değer × hasar boyutu katsayısı × kilometre katsayısı” biçimindeki hesap tabloları işte bu eklere dayanıyordu. Bugün o tabloların bağlayıcı bir dayanağı yoktur; ölçüt, ikinci el satış değerleri arasındaki farktır. Yeni rejimin tüm ayrıntısı 1 Temmuz 2026 sonrası hasar ve değer kaybı düzenlemeleri yazımızda.
Son olarak, araç değer kaybını sigorta karşılar mı sorusunun ZMMS bağlamında yanıtı evet olsa da, bazı uygulama detaylarını ve sigortanın kapsamını göz önünde bulundurmak gerekir. Tazminat talebinde bulunan kişi, trafik kazası tespit tutanağı, eksper raporu ve hasar bilgisi gibi belgeleri sigorta şirketine sunarak başvuru yapabilir. Böylelikle mağdur taraf, yasal haklarını sorunsuz bir şekilde elde etme şansı yakalar.
Araç Değer Kaybı ZMMS Kapsamında mı?
Araç değer kaybı, zorunlu mali sorumluluk sigortası yani ZMMS kapsamında değerlendirilebilir. ZMMS, kazada kusurlu olan aracın üçüncü kişilere verdiği maddi zararları karşılamak amacıyla yapılır. Değer kaybı da bu maddi zarar kalemlerinden biridir. Bu nedenle kazada zarar gören ve tamamen kusurlu olmayan araç sahibi, kusurlu tarafın trafik sigortasına başvurarak değer kaybı talebinde bulunabilir. Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yer alan teminat limitiyle sınırlıdır. Poliçe limitinin aşılması halinde, sigorta şirketi yalnızca limit dahilinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Limitin üzerinde kalan zarar için kusurlu sürücüye veya aracın işletenine başvurulması gerekebilir.
Kapsamın sınırını ise kanun çiziyor. KTK m.92, zorunlu trafik sigortasının dışında kalan hâlleri tek tek sayar. Değer kaybı dosyalarında en çok karşılaşılan dört tanesi şunlardır:
- Kendi kusurunuza denk gelen kısım (m.92/g): %30 kusurluysanız zararın %30’u hiçbir zaman sigortadan çıkmaz.
- Trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçların değer kaybı (m.92/l): ağır hasar sonrası bu işlemler yapılmışsa değer kaybı talebi ZMSS kapsamı dışındadır.
- Dolaylı zararlar (m.92/k): gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi kalemler kapsam dışıdır — aracın serviste beklediği günlerin bedeli bu yüzden trafik sigortasından çıkmaz.
- Aile içi zararlar (m.92/b): işletenin eşinin, usul ve füruunun, evlatlık ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar teminat dışındadır.
Hangi hasarın hangi parça için talebe konu olabileceği ayrı bir konudur; onu hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez yazısında ele aldık. Talep hakkının hiç doğmadığı hâllerin tam listesi için de hangi durumlarda değer kaybı talep edilemez yazısına bakın.
Araç Değer Kaybı Tazminatı Almak İçin Başvuru Süreci
Trafik kazası sonrasında meydana gelen araç değer kaybı tazminatı için doğru adımları izlemek, hak kaybını önlemek açısından son derece önemlidir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bazı aşamalar bulunmaktadır. Öncelikle, araç sahibinin, kazanın ardından oluşan değer kaybını talep edebilmesi için bazı detaylı belgeler ve bilgileri hazırlaması gerekmektedir.
Başvurunun ilk adımı, kaza tespit tutanağının edinilmesidir. Ayrıca, hasarlı aracın detaylı fotoğrafları, ruhsat bilgileri ve eksper raporu gibi belgeler de sürecin tamamlanması için gereklidir. Araç değer kaybını kim öder sorusuna yanıt niteliğinde, öncelikli olarak kusurlu tarafın sigorta şirketine yazılı bir talepte bulunulmalıdır. Bu başvuru esnasında, kazanın büyüklüğü, araç yaşı, kilometresi ve hasarın niteliğini belirten bilgiler detaylı bir şekilde belirtilmelidir.
Araç değer kaybını sigorta karşılar mı diye baktığınızda cevap çoğu durumda olumludur; yine de sigorta şirketlerinin talebi karşılamama ihtimali vardır. Buradaki 15 günlük süre keyfî değil, kanuni bir eşiktir: KTK m.97’ye göre zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur; sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Yani sigortaya başvurmadan doğrudan açılan dava, dava şartı yokluğundan geri döner.
1 Temmuz 2026’dan itibaren başvurunun biçimi de kolaylaştı. Genel Şartların yeni A.5 metni, maddi zarar teminatı kapsamındaki başvuruların “araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını” birlikte kapsadığını söylüyor ve açıkça ekliyor: “Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.” Uygulamada hâlâ sık rastlanan “değer kaybı için ayrı dilekçe vermelisiniz” yönlendirmesinin bugün bir dayanağı yoktur; hasar dosyası açtırmış olmanız değer kaybı talebinizi de doğurur. Yine de talebinizi yazılı olarak ayrıca belirtmeniz, ileride ispat kolaylığı sağlar.
Zamanaşımı konusunda ise dolaşımdaki “2 yıl” bilgisi eksiktir. KTK m.109’a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Üstelik ikinci fıkra önemli bir kapı açar: kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kusurluya karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır. Bu yüzden “iki yılı geçti, hakkım bitti” sonucuna varmadan önce dosyanın ceza boyutuna bakmak gerekir.

Kusurlu Sürücü Araç Değer Kaybından Sorumlu mudur?
Kazada kusurlu olan sürücü, sebep olduğu zarardan sorumludur. Uygulamada değer kaybı talebi öncelikle kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasına yöneltilir. Ancak sigorta şirketinin ödeme yapmadığı, eksik ödeme yaptığı veya poliçe limitinin aşıldığı durumlarda kusurlu sürücünün sorumluluğu gündeme gelir. Araç sahibi ile aracı kullanan kişi farklı kişiler olabilir. Bu durumda olayın özelliklerine göre araç işleteninin de sorumluluğu değerlendirilebilir. Özellikle poliçe limitini aşan zararlar bakımından kusurlu taraflara başvuru yapılması mümkündür. Bu nedenle değer kaybı talebinde yalnızca sigorta şirketinin değil, kazadaki kusur durumu ve aracın işleteni gibi unsurların da dikkate alınması gerekir.
Sigorta Hangi Durumlarda Araç Değer Kaybı Ödemez?
Her trafik kazasında araç değer kaybı tazminatı ödeneceği düşüncesi doğru değildir. Zorunlu trafik sigortası yalnızca kanunda ve poliçe kapsamında yer alan şartların gerçekleşmesi halinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce hangi durumlarda değer kaybı talebinin reddedilebileceğinin bilinmesi önem taşır.
Öncelikle, kazada tamamen kusurlu olan araç sahibi karşı tarafın trafik sigortasından araç değer kaybı talep edemez. Değer kaybı tazminatı, kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın uğradığı ekonomik zararın karşılanmasına yöneliktir. Tam kusurlu sürücünün kendi aracındaki değer kaybı için zorunlu trafik sigortasından talepte bulunma hakkı bulunmamaktadır.
Sigorta şirketleri, eksik veya yetersiz belge sunulması halinde de başvuruyu reddedebilir. Trafik kazası tespit tutanağı, eksper raporu, araç ruhsatı, onarım faturaları ve diğer gerekli belgelerin eksiksiz şekilde sunulması, başvurunun sağlıklı değerlendirilebilmesi açısından önemlidir.
Bunun yanında, talep edilen zarar ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağının bulunmaması da ret sebeplerinden biridir. Örneğin, talep edilen değer kaybının mevcut kazadan değil, daha önce meydana gelen bir hasardan kaynaklandığının tespit edilmesi halinde sigorta şirketi ödeme yapmayabilir. Aynı şekilde, daha önce ağır hasar gören veya aynı bölgeden tekrar hasar alan araçlarda değer kaybı hesabı farklı değerlendirilebilir.
Başvurunun zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapılması da tazminat alınmasını engelleyebilir. Bu nedenle araç değer kaybı talebinin yasal süreler içerisinde ileri sürülmesi önem taşır.
Sigorta şirketinin ödeme yapmaması her zaman talebin haksız olduğu anlamına gelmez. Başvurunun reddedilmesi, eksik ödeme yapılması veya süresi içinde cevap verilmemesi halinde hak sahibi, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir ya da şartları varsa dava açarak alacağını talep edebilir.
Ret gerekçelerinin bir kısmı ise doğrudan kanundan gelir ve tartışmaya kapalıdır. Ağır hasarlı araçlarda Genel Şartlar, “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmeyeceğini söyler; bu işlem yapıldığında ise KTK m.92/l devreye girer ve trafikten çekilen aracın değer kaybı talebi ZMSS kapsamı dışına çıkar. Ağır hasar kaydı olan araçlarda bu iki hükmün birlikte okunması gerekir.
Bir başka ayrım da kusurlu tarafın kendi kusurundan doğar. Kaza sonrası olay yerini terk etmek ya da kaza tutanağı, alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmak, sigortacının size ödeme yapmasını engellemez — sigortacı ödemesini yapar, sonra kendi sigortalısına rücu eder. Can güvenliği nedeniyle uzaklaşma ile tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme bu kapsamın dışında tutulmuştur. Başvurunuz reddedildiyse izlenecek yolu değer kaybı başvurusu reddedilirse ne yapılmalı yazısında adım adım anlattık.
Sigorta Şirketi Değer Kaybını Ödemezse Ne Yapılır?
Sigorta şirketi değer kaybı başvurusunu reddedebilir, eksik ödeme yapabilir veya başvuruya süresi içinde cevap vermeyebilir. Böyle bir durumda araç sahibi hukuki yollara başvurabilir. Öncelikle başvurunun eksiksiz yapıldığından emin olunmalıdır. Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, ruhsat bilgileri ve onarım belgeleri gibi evraklar sigorta şirketine sunulmalıdır. Sigorta şirketi başvuruya cevap vermezse veya yapılan ödeme zararı karşılamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir. Bunun dışında şartlara göre dava yolu da tercih edilebilir. Hangi yolun daha uygun olduğu, dosyanın durumuna ve talep edilen tazminat miktarına göre değerlendirilmelidir.
Araç Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır?
Araç değer kaybı başvurusu, kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortasını yapan sigorta şirketine yapılır. Başvuru yazılı olarak hazırlanmalı ve gerekli belgelerle birlikte sigorta şirketine iletilmelidir. Başvuruda kazaya ilişkin bilgiler, araç bilgileri, kusur durumu, hasar detayları ve talep edilen değer kaybı tazminatı açıkça belirtilmelidir. Eksik veya hatalı başvuru, sürecin uzamasına ya da talebin reddedilmesine neden olabilir. Sigorta şirketi başvuruyu değerlendirdikten sonra ödeme yapabilir, eksik ödeme teklif edebilir veya talebi reddedebilir. Başvuru sonucunda uyuşmazlık çıkarsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir ya da dava açılabilir.
Araç Değer Kaybı İçin Gerekli Belgeler
Araç değer kaybı başvurusu yapılırken bazı belgelerin hazırlanması gerekir. Belgelerin eksiksiz sunulması, başvurunun daha hızlı değerlendirilmesini sağlar. Genellikle gerekli belgeler şunlardır: – Trafik kazası tespit tutanağı, – Araç ruhsatı, – Hasar fotoğrafları, – Eksper raporu, – Onarım faturası veya servis kayıtları, – Sigorta poliçe bilgileri, – Araç sahibinin kimlik bilgileri, – Banka hesap bilgileri, – Varsa değer kaybı raporu. Her dosyada istenen belgeler değişebilir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce sigorta şirketinin talep ettiği evrakların kontrol edilmesi faydalı olur.
Araç Değer Kaybı Ne Kadar Sürede Ödenir?
Kanun bu soruya net bir süre veriyor. KTK m.99’a göre sigortacılar, hak sahibinin Genel Şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır. Süre başvuru tarihinden değil, belgelerin tamamlandığı tarihten işlemeye başlar; bu yüzden eksik evrak, sürecin uzamasının en yaygın sebebidir.
1 Temmuz 2026 sonrasında araya bir bildirim yükümlülüğü daha girdi. Genel Şartların yeni A.5 metnine göre sigortacı, hesaplanan değer kaybı tutarını yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla, en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içerisinde hak sahibine bildirmek zorundadır. Kalıcı veri saklayıcısı kısa mesaj, e-posta, mobil uygulama ve e-Devlet üzerinden kurulacak yapıyı da kapsar; yani tutarın SMS ile bildirilmesi geçerli bir bildirimdir.
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Eksper raporundaki değer kaybı tutarının size bildirilmesi | Nihai raporun sigortacıya ulaştığı günü takip eden iş günü | ZMSS Genel Şartları A.5/a |
| Belgeler tamamlandıktan sonra ödeme | 8 iş günü | KTK m.99 |
| Başvuruya yazılı cevap (verilmezse dava/tahkim yolu açılır) | 15 gün | KTK m.97 |
| Zamanaşımı | 2 yıl / her hâlde 10 yıl (fiil suçsa ceza zamanaşımı) | KTK m.109 |
Kusur oranı, hasarın kapsamı veya değer kaybı hesabı tartışmalıysa süreç bu tabloların dışına taşar. Sigorta şirketlerinin dosyaları pratikte ne kadar sürede kapattığını sigorta değer kaybı dosyasını ne kadar sürede sonuçlandırır yazısında karşılaştırdık.
Kasko Araç Değer Kaybını Karşılar mı?
Genellikle hayır. Ancak bu sorunun tek bir cevabı bulunmamaktadır. Çünkü kasko sigortasının kapsamı, yaptırılan poliçedeki teminatlara göre değişmektedir.
Standart kasko poliçeleri, aracın kendi hasarlarını karşılamayı amaçlar. Ancak araç değer kaybı, her kasko poliçesinde otomatik olarak teminat kapsamında yer almaz. Bu nedenle yalnızca kasko sigortasının bulunması, araç değer kaybı tazminatının ödeneceği anlamına gelmez.
Bazı genişletilmiş veya ek teminat içeren kasko poliçelerinde araç değer kaybına ilişkin özel hükümler bulunabilir. Böyle bir teminatın mevcut olması halinde poliçede belirtilen şartlar ve limitler çerçevesinde ödeme yapılması mümkündür. Bu nedenle kasko şirketine başvurmadan önce poliçe hükümlerinin dikkatle incelenmesi gerekir.
Buna karşılık, kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası bulunuyorsa araç değer kaybı talebi öncelikle bu sigorta şirketine yöneltilmelidir. Uygulamada araç değer kaybı taleplerinin büyük bölümü, kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası kapsamında değerlendirilmektedir. Kasko sigortası ise ancak poliçede açık bir teminat bulunması veya özel şartların gerçekleşmesi halinde devreye girebilir.
Bu nedenle araç değer kaybı talebinde bulunacak kişilerin öncelikle kusurlu tarafın trafik sigortasına başvurması, kasko poliçesini ise ek teminat yönünden ayrıca incelemesi hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.
İki poliçe arasındaki en çarpıcı fark ise onarım sonrası kıymet artışında ortaya çıkar. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, onarım sonucunda araçta bariz bir kıymet artışı meydana gelirse bu farkın tazminattan indirilebileceğini söyler. Zorunlu trafik sigortasında ise 1 Temmuz 2026’dan bu yana bunun tam tersi geçerlidir: Genel Şartların B.2 maddesi, parça değişimi sonucu “araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez” hükmünü taşır. Aynı onarım, hangi poliçeden ödendiğine göre farklı sonuç doğurur.
Tek taraflı kazalarda ise karşı taraf olmadığı için değer kaybını yükleyebileceğiniz bir kusurlu da yoktur. Bu durumda ancak kasko poliçenizde açık bir değer kaybı klozu varsa ödeme gündeme gelir. Poliçenizi kontrol ederken teminat listesinde “değer kaybı” ifadesinin birebir geçip geçmediğine bakın; “genişletilmiş kasko” ibaresi tek başına bu teminatı vermez.
Karşı Tarafın Değer Kaybını Kim Öder: Kendi Sigortam mı, Onunki mi?
Karşı tarafın aracında oluşan değer kaybını sizin zorunlu trafik sigortanız öder — kusur sizdeyse. Zorunlu trafik sigortası kendi aracınızı değil, sizin üçüncü kişilere verdiğiniz zararı güvenceye alan bir sorumluluk sigortasıdır. Bu yüzden kazada kusurlu taraf sizseniz, karşı sürücü sizin poliçenize başvurur; siz cebinizden bir şey ödemezsiniz, sigortacı poliçe limiti içinde öder.
Yön karıştığında hak kaybı doğuyor. Kısaca:
- Kusur karşı taraftaysa: onun trafik sigortasına başvurursunuz, kendi sigortanıza değil.
- Kusur sizdeyse: karşı taraf sizin sigortanıza başvurur; kendi aracınızdaki değer kaybını kimseden isteyemezsiniz.
- Kusur paylaşılmışsa: her iki taraf da karşı tarafın sigortasına başvurabilir; her birinin kendi kusuruna denk gelen kısım tazminattan düşülür (KTK m.92/g).
- Zarar limiti aşıyorsa: aşan kısım için kusurlu sürücüye, araç sahibine ve işletene birlikte gidilir.
Kendi kaskonuza başvurmak değer kaybı bakımından çözüm değildir; kasko onarım bedelini üstlenir, karşı tarafın size verdiği değer kaybını değil. Kaskodan onarım yaptırmanız, kusurlu tarafın sigortasından değer kaybı isteme hakkınızı da ortadan kaldırmaz.
Kusurlu Aracın Trafik Sigortası Yoksa Değer Kaybını Kim Öder?
Sigortasız araçla yapılan kazada değer kaybını doğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibi öder. Burada sık yapılan bir yönlendirme hatası var: “sigortasız araç varsa Güvence Hesabı’na başvurun” tavsiyesi değer kaybı için geçerli değildir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi, Güvence Hesabı’na hangi hâllerde başvurulabileceğini sayarken sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlar bakımından yalnızca “bedensel zararlar” ifadesini kullanır. Aynı maddenin devamı, eşyaya gelecek zararların Hesaptan karşılanmasına karar verme yetkisini Cumhurbaşkanı’na bırakmıştır. Değer kaybı bir eşya (mal) zararı olduğundan, sigortasız araç hâlinde Güvence Hesabı’ndan alınamaz.
Bu durumda izlenecek yol, kusurlu sürücü ve araç sahibi aleyhine doğrudan tazminat davası açmaktır. KTK m.85 ve m.88 uyarınca bu kişiler müteselsilen sorumlu olduğu için alacağın tamamı bunlardan herhangi birinden istenebilir. Yaralanma da varsa bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na, değer kaybı için kusurlu tarafa gidilir — iki talep aynı kazada farklı muhataplara yöneltilir.
İhtiyari Mali Sorumluluk (İMM) Sigortası Değer Kaybını Öder mi?
İMM, zorunlu trafik sigortasının limiti bittiği yerde devreye giren isteğe bağlı bir poliçedir. Kusurlu tarafın İMM’si varsa ve poliçe kapsamı bu zararı içeriyorsa, ZMSS limitini aşan değer kaybı bu poliçeden karşılanabilir. İMM olmadığında aşan kısım doğrudan kusurlu kişinin malvarlığından çıkar; olduğunda ise tahsil imkânı belirgin biçimde artar.
İMM’nin zarar gören açısından değerli yanı, kanunun bu poliçeye de zorunlu sigortanın koruyucu hükümlerini taşımasıdır. KTK m.100’e göre sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin m.95, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin m.97 ve zamanaşımına ilişkin m.109 ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır. Yani İMM sigortacısına da doğrudan başvurabilir, sözleşmeden doğan def’ilerin size karşı ileri sürülmesini engelleyebilirsiniz.
Karşı tarafın İMM’si olup olmadığını kaza sonrası poliçe bilgilerinden ya da hasar dosyası açıldığında sigorta şirketinden öğrenebilirsiniz. Zarar poliçe limitine yakınsa bu sorgulama, tahsilat şansını doğrudan etkilediği için ilk yapılacak işlerdendir.
Sigorta Değer Kaybının Ne Kadarını Öder?
Sigortacı, eksperin tespit ettiği değer kaybının tamamını öder; ancak bu tutar iki süzgeçten geçer. Birincisi kusur oranı, ikincisi poliçe limiti.
Kusur süzgecinin dayanağı KTK m.92/g’dir: hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır. Kusur oranınız %20 ise tespit edilen değer kaybının %80’i ödenir, kalan %20 hiçbir muhataptan alınamaz. Limit süzgeci ise poliçedeki araç başına maddi zarar teminatıyla ilgilidir; teminat tükendiğinde sigortacının sorumluluğu da biter.
Aynı kazada birden fazla zarar gören varsa üçüncü bir kural işler. KTK m.96’ya göre zarar görenlerin tazminat alacakları toplamı poliçedeki sigorta tutarından fazlaysa, her birinin talebi sigorta tutarının alacaklar toplamına oranına göre indirime tabi tutulur. Zincirleme kazalarda herkesin tam tahsilat yapamamasının sebebi budur; erken başvurmak burada fiilî bir avantaj sağlar.
Ödenen tutarı yetersiz buluyorsanız eksper raporuna itiraz yolu açıktır. Süreci değer kaybı eksper raporuna itiraz ve sigorta eksik ödeme yaptıysa ne yapılır yazılarında ayrıntılandırdık.
Değer Kaybı Parası Kimin Hesabına, Ne Zaman Yatar?
Ödeme hak sahibine, yani zarar gören aracın maliki sıfatını taşıyan kişiye yapılır. Ruhsat sahibi kimse para onun hesabına yatar; aracı kullanan kişi malik değilse ödemenin muhatabı olmaz. KTK m.99 da yükümlülüğü “hak sahibine ödemek” biçiminde tanımlar.
Sık karşılaşılan üç özel durum var:
- Araç kaza sonrası satıldıysa: değer kaybı kaza anında malvarlığında eksilme yaşayan kişiye, yani kaza tarihindeki malike aittir.
- Araç kiralıksa: ödeme, aracın malikine yapılır; kiracının konumu ayrı değerlendirilir — ayrıntısı kiralık araçlarda değer kaybı kime ödenir yazımızda.
- Araç şirket adına kayıtlıysa: hak sahibi şirket tüzel kişiliğidir, sürücü değil. Şirket araçlarındaki süreci şirket araçlarında değer kaybı talep süreci yazısında anlattık.
Süre tarafında ise iki tarih önemlidir: eksperin nihai raporu sigortacıya ulaştığında tutar en geç takip eden iş günü içinde size bildirilir; belgeleriniz tamamlandıktan sonra ödeme 8 iş günü içinde yapılır (KTK m.99). Bu süreler geçmesine rağmen ödeme yoksa, 15 günlük yazılı cevap süresinin dolmasını bekleyip tahkim veya dava yoluna geçebilirsiniz.
Değer Kaybı Davasında Masrafları ve Avukatlık Ücretini Kim Öder?
Yargılama giderlerini kural olarak davayı kaybeden taraf öder. HMK m.326’ya göre kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Talebiniz tümüyle kabul edilirse harç, bilirkişi ücreti, tebligat gideri ve vekâlet ücreti karşı tarafa yüklenir.
Kısmen kazanma hâli farklı işler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini haklılık oranına göre paylaştıracağını söyler. Bu yüzden gerçekçi olmayan yüksek bir tutarla dava açmak, kazanılan kısım küçüldükçe giderlerin bir bölümünü üzerinize bırakır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazlaysa mahkeme giderleri aralarında paylaştırabileceği gibi müteselsil sorumluluğa da karar verebilir (m.326/3).
Vekâlet ücretinde iki ayrı kalem karıştırılmamalıdır:
- Karşı vekâlet ücreti: HMK m.323/ğ ve m.330 uyarınca vekille takip edilen davada tarifeye göre takdir edilen ücret taraf lehine hükmedilir. Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrasına göre karşı tarafa yüklenen bu ücret avukata aittir ve iş sahibinin borcu nedeniyle takas, mahsup veya haciz konusu yapılamaz.
- Sözleşme ücreti: müvekkil ile avukat arasında kararlaştırılan ücrettir. Avukatlık Kanunu m.164/2’ye göre dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz — bu bir tavandır, sabit bir oran değildir. Aynı maddeye göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında ücret de kararlaştırılamaz.
Dava açmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu yolunu değerlendirmek de mümkündür; bu iki yolun karşılaştırmasını değer kaybı tahkim süreci yazısında yaptık. Dosyanın dava boyutu için araç değer kaybı davası yazısına bakabilirsiniz.
Düşük Ödemeyi Kabul Edip İmza Attıysanız Kalan Farkı Kim Öder?
Sigorta şirketinin teklif ettiği düşük tutarı kabul edip ibraname imzalamış olmanız, hakkınızın kesin olarak bittiği anlamına gelmeyebilir. KTK m.111 bu konuda iki kural koyar. Birincisi kesindir: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.”
İkincisi ise süreye bağlıdır: tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Yani ödenen tutar ile gerçek zarar arasındaki fark açıkça göze çarpıyorsa, imzaladığınız belgeye rağmen iki yıl içinde farkı talep etme yolu açıktır.
Bu iki yıllık süre bir hak düşürücü sınırdır; geçtikten sonra anlaşmanın iptali istenemez. Ödemeyi düşük bulduğunuzu düşünüyorsanız, imzaladığınız belgenin tarihini ve içeriğini bir kenara not edin — sürecin başlangıç noktası orasıdır.
Eşdeğer Parça Takıldığında Aradaki Farkı Kim Öder?
Onarımda hangi parçanın kullanıldığı, aracın onarım sonrası ikinci el değerini doğrudan etkilediği için değer kaybı hesabının bir parçasıdır. 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlükte olan Genel Şart metni bu konuda sırayı net kuruyor: hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça ancak hak sahibinin onayı alınırsa veya orijinal parçayla değişim imkânsızsa kullanılabilir.
İspat yükünün nerede olduğu burada belirleyicidir: aynı hüküm, hak sahibinden onay alındığını veya orijinal parçayla değişimin mümkün olmadığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu söyler. Onay vermediyseniz ve sigortacı bunun aksini ispatlayamıyorsa, eşdeğer parça uygulaması size karşı ileri sürülemez.
Metnin bir kazancı daha var: bu uygulama sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. Eski parçanın yerine yenisi takıldığı gerekçesiyle tazminattan kesinti yapılması, zorunlu trafik sigortasında bugün mümkün değildir.
Aynı Ailedeki İki Araç Çarpışırsa Değer Kaybını Kim Öder?
Bu senaryoda çoğu zaman kimse ödemez ve sebebi doğrudan kanunda yazılıdır. KTK m.92/b, işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında bırakmıştır.
Pratikte şu anlama gelir: baba ile oğlunun araçları çarpışırsa, eşlerden birinin aracı diğerininkine zarar verirse ya da aynı evde yaşayan kardeşlerin araçları kaza yaparsa, hasarlı araçtaki değer kaybı kusurlu tarafın trafik sigortasından alınamaz. Burada “usul ve füru” ifadesi anne-baba ile çocukları ve torunları kapsar; kardeşler bakımından ise ek koşul birlikte yaşamadır — ayrı evlerde yaşayan kardeşler bu istisnaya girmez.
Kapsam dışı olan yalnızca sigortanın sorumluluğudur; kusurlu kişinin genel hükümlere göre sorumluluğu devam eder. Ancak aile içi olaylarda bu yolun fiilen anlamsız kaldığı açıktır. Bu nedenle aynı hanede birden fazla araç varsa, kaza öncesinde kasko teminatlarının gözden geçirilmesi tek gerçekçi önlemdir.
Aracın Serviste Beklediği Günlerin Bedelini Kim Öder?
Aracın kullanılamadığı günler için istenen bedel — uygulamadaki adıyla araç mahrumiyeti — değer kaybından ayrı bir kalemdir ve zorunlu trafik sigortasından çıkmaz. KTK m.92/k, “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları” açıkça kapsam dışında bırakmıştır.
Talebin muhatabı bu durumda kusurlu sürücü ve araç sahibidir; genel hükümlere göre, gerçekten uğranılan zararın ispatı koşuluyla istenebilir. Ticari araçlarda kazanç kaybının belgelenmesi görece kolayken, özel araçlarda ikame araç kirası gibi somut bir gider gösterilmesi beklenir. Konunun ayrıntısını değer kaybı ve mahrumiyet bedeli yazısında ele aldık.
Değer kaybı dosyanızda kusur oranı tartışmalıysa, sigorta düşük ödeme yaptıysa ya da poliçe limiti aşıldığı için kusurlu tarafa gitmeniz gerekiyorsa süreci baştan doğru kurgulamak tahsilatı belirleyici biçimde etkiler. Bu aşamada araç değer kaybı dosyalarında hukuki destek sayfamızdan sürecin nasıl yürütüldüğünü inceleyebilirsiniz.
Sonuç:
| Durum | Değer Kaybını Kim Öder? |
|---|---|
| Kusurlu tarafın trafik sigortası varsa | Değer kaybı, poliçe limiti kapsamında sigorta şirketi tarafından ödenir. |
| Değer kaybı poliçe limitini aşıyorsa | Limit üzerindeki kısım için kusurlu sürücüye veya araç sahibine başvurulabilir. |
| Kusurlu aracın trafik sigortası yoksa | Zarar, kusurlu sürücü veya araç sahibinden talep edilebilir; Güvence Hesabı maddi zararı karşılamaz. |
| Kusurlunun İMM poliçesi varsa | Trafik sigortası limitini aşan kısım, kapsamdaysa İMM poliçesinden karşılanabilir. |
| Taraflar aynı ailedense (eş, usul-füru, birlikte yaşayan kardeş) | Zorunlu trafik sigortası ödemez; talep KTK m.92/b uyarınca kapsam dışıdır. |
| Araç trafikten çekilmiş veya hurdaya ayrılmışsa | Değer kaybı talebi zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır (KTK m.92/l). |
| Aracın serviste beklediği günler için talep varsa | Mahrumiyet bedeli dolaylı zarardır; trafik sigortasından değil, kusurlu taraftan istenir (KTK m.92/k). |
| Sigorta şirketi ödeme yapmazsa | Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir veya dava açılabilir. |
| Başvuran kişi tamamen kusurluysa | Değer kaybı tazminatı talep edilemez. |
Değer Kaybı Dosyanızda Yol Haritası
Bu yazıdaki bilgiler yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme niteliğindedir; somut bir dosyada sonucu kusur oranı, poliçe kapsamı ve eksper tespiti birlikte belirler. Kendi kazanızda hangi muhataba, hangi süre içinde başvuracağınızı netleştirmek için dosyanızın bir avukatla değerlendirilmesi yerinde olur.
Süreci avukat tutmadan yürütmenin hangi dosyada makul, hangisinde riskli olduğunu; sigortacıya başvuru, tahkim ve dava kapılarını karar tablosuyla karşılaştırdığımız araç değer kaybı tazminatını avukatsız almak mümkün mü yazımızda ayrıntılandırdık.
Sıkça Sorulan Sorular
Araç değer kaybı nedir?
Araç değer kaybı, bir trafik kazası sonucu hasar gören aracın, tamiri yapılsa bile ikinci el piyasa değerinde meydana gelen kayıp olarak tanımlanır. Kazada hasarlanan araç onarıldıktan sonra teknik olarak eski durumuna dönse bile, Tramer kayıtlarında kaza bilgisi yer alır ve bu, aracın satış değerinin kaza öncesine kıyasla düşmesine neden olur.
Araç değer kaybını kim öder?
Araç değer kaybı, kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanır. Eğer kusurlu tarafın trafik sigortası yoksa, değer kaybı, kusurlu sürücü veya araç sahibi tarafından ödenmek zorundadır. Ayrıca, sigorta şirketi poliçe limitleri çerçevesinde ödeme yapar, poliçe limitini aşan tutar ise kusurlu tarafa aittir.
Araç değer kaybını sigorta karşılar mı?
Evet, şartları varsa araç değer kaybı kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanır. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
Araç değer kaybı için başvuru nasıl yapılır ve hangi belgeler gereklidir?
Araç değer kaybı talebiniz için öncelikle kusurlu aracın sigorta şirketine yazılı başvuru yapmanız gerekmektedir. Başvuru için trafik kazası tespit tutanağı, araç ruhsatı, hasar fotoğrafları, eksper raporu ve kimlik bilgilerinizi içeren belgeleri hazırlayarak ilgili sigorta şirketine iletebilirsiniz. Sigorta şirketi başvurunuza 15 gün içinde yanıt vermekle yükümlüdür. Bu sürede talebiniz karşılanmazsa dava yolu izlenebilir veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir.
Araç değer kaybı ZMMS kapsamında mı?
Evet, araç değer kaybı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında değerlendirilebilir. ZMMS, kusurlu aracın üçüncü kişilere verdiği maddi zararları poliçe limiti dahilinde karşılar.
Araç değer kaybı için başvuru nasıl yapılır?
Araç değer kaybı başvurusu, kazada kusurlu olan tarafın trafik sigortasını yapan sigorta şirketine yapılır. Başvuru dilekçesi ve gerekli belgeler sigorta şirketine iletilir.
Tam kusurlu olan araç sahibi değer kaybı alabilir mi?
Kazada tamamen kusurlu olan araç sahibi, kendi aracındaki değer kaybı için karşı tarafın sigortasından tazminat talep edemez. Değer kaybı talebi için başvuran tarafın tamamen kusurlu olmaması gerekir.
Değer kaybını kusurlu sürücü mü öder?
Değer kaybı talebi öncelikle kusurlu tarafın trafik sigortasına yöneltilir. Ancak sigorta limiti aşılırsa veya sigorta zararı karşılamazsa kusurlu sürücünün sorumluluğu gündeme gelebilir.
Sigorta şirketi değer kaybını ödemezse ne yapılır?
Sigorta şirketi değer kaybı talebini reddederse, eksik ödeme yaparsa veya cevap vermezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir ya da dava açılabilir.
Karşı tarafın değer kaybını kim öder?
Karşı tarafın aracındaki değer kaybını, kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası öder. Kusur sizdeyse karşı sürücü sizin poliçenize başvurur; ödemeyi sigortacınız poliçe limiti içinde yapar.
Kasko değer kaybı öder mi?
Kural olarak hayır. Kasko kendi aracınızın onarım bedelini karşılar; değer kaybı ancak poliçeye özel bir değer kaybı klozu konulmuşsa ödenir. “Genişletilmiş kasko” ibaresi tek başına bu teminatı vermez.
Trafik sigortası değer kaybını karşılar mı?
Evet. Değer kaybı, ZMSS Genel Şartları A.5/a uyarınca maddi zararlar teminatının bir kalemidir ve kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasından poliçe limiti dâhilinde karşılanır.
İMM değer kaybını karşılar mı?
Kusurlu tarafın İMM poliçesi varsa ve kapsamı bu zararı içeriyorsa, zorunlu trafik sigortası limitini aşan değer kaybı İMM’den karşılanabilir. KTK m.100 uyarınca doğrudan talep ve zamanaşımı kuralları İMM’de de uygulanır.
Araç değer kaybını kim belirler?
1 Temmuz 2026’dan itibaren değer kaybı, atanan sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasarlı kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir.
Sigorta değer kaybını kaç günde öder?
KTK m.99’a göre sigortacı, belgelerin kendisine ulaştığı tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır. Eksper raporundaki tutar ise nihai raporun sigortacıya ulaştığı günü takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirilir.
Değer kaybı parası kimin hesabına yatar?
Ödeme hak sahibine, yani kaza tarihinde aracın maliki olan kişiye yapılır. Araç şirket adına kayıtlıysa hak sahibi şirket tüzel kişiliğidir; sürücü malik değilse ödemenin muhatabı olmaz.
Değer kaybı davasında masrafları ve avukatlık ücretini kim öder?
HMK m.326 uyarınca yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır; iki taraf da kısmen haklı çıkarsa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti Avukatlık Kanunu m.164 gereği avukata aittir.
Sigortasız araçla yapılan kazada değer kaybını Güvence Hesabı öder mi?
Hayır. 5684 sayılı Kanun m.14/2-b, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlarda Hesabı yalnızca bedensel zararlar için sorumlu tutar. Değer kaybı bir mal zararı olduğundan doğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibinden istenir.