Araç Değer Kaybı, Hukuk

Araç Değer Kaybını Kim Öder?

Araç Değer Kaybını Kim Öder

Araç değer kaybını kim öder? Kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası öder. Sigortacının sorumluluğu poliçedeki maddi zarar teminatıyla sınırlıdır (2026 poliçelerinde araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL); limiti aşan kısım için kusurlu sürücüye, araç sahibine ve işletene başvurulur. Bu kişiler 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 88. maddeleri uyarınca müteselsilen sorumludur: alacağın tamamı hepsinden ya da yalnızca birinden istenebilir.

Makale İçeriği

Kusurlu aracın trafik sigortası hiç yoksa değer kaybı Güvence Hesabı’ndan alınamaz; Hesap sigortasız aracın verdiği zararlarda yalnızca bedensel zararları karşılar (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14/2-b) ve talep doğrudan kusurlu tarafa yöneltilir. 1 Temmuz 2026’dan bu yana ise değer kaybını atanan sigorta eksperi, aracın kaza öncesindeki ve onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri arasındaki farka göre tespit ediyor; araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılıyor. Tam kusurlu taraf değer kaybı alamaz, kısmi kusurda kendi payı düşülür; sigorta ödemezse yol Sigorta Tahkim Komisyonu ya da davadır.

Kısaca özet

Değer kaybının muhatabı kazanın koşullarına göre değişir; aşağıdaki maddeler tabloyu özetliyor.

  • Değer kaybını kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası öder; hasar bedeli ve değer kaybı birlikte poliçenin araç başına maddi teminatından karşılanır.
  • Limiti aşan kısımdan kusurlu sürücü, araç sahibi ve işleten müteselsilen sorumludur (KTK m.85, m.88); varsa İMM devreye girer.
  • Kusurlu araç sigortasızsa değer kaybı Güvence Hesabı’ndan alınmaz; Hesap maddi zararı yalnız sigorta şirketinin iflası veya bütün branşlarda ruhsatının iptali hâlinde karşılar.
  • Tam kusurlu taraf karşı sigortadan değer kaybı alamaz; kısmi kusurda kendi payı düşülür (KTK m.92/g).
  • Belgeler tamamlanınca sigortacı 8 iş günü içinde öder (KTK m.99); başvuruya 15 gün içinde yazılı cevap gelmezse tahkim veya dava yolu açılır (KTK m.97).
  • Sigortacıya karşı dava asliye ticaret mahkemesinde açılır ve önce arabulucuya gidilir; Sigorta Tahkim Komisyonu yolunda arabuluculuk aranmaz.

Araç Değer Kaybını Kim Öder?

Araç değer kaybını kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası öder. Sigorta şirketi poliçe limiti kapsamında sorumludur; poliçe limitini aşan zararlar için kusurlu sürücüye, araç sahibine ve işletene başvurulur. Ödemeyi yapan sigortacı aslında işletenin borcunu üstlenir: KTK m.91’e göre zorunlu trafik sigortası, işletenin KTK m.85’ten doğan sorumluluğunu karşılamak için yaptırılır.

Değer kaybı talep edebilmek için kazada tamamen kusurlu olmamak, hasarın belgelenmiş olması ve sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Sigorta şirketi ödeme yapmazsa, eksik ödeme yaparsa veya başvuruya cevap vermezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir ya da dava açılabilir.

Ödemeyi kimin yapacağı tek bir isme bağlı değildir; olayın koşullarına göre sıralı bir sorumluluk zinciri işler. Zincirin tamamı aşağıdaki tabloda:

DurumDeğer kaybını ödeyenDayanak
Kusurlu aracın trafik sigortası var, zarar limitin içindeKusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısıKTK m.91 · ZMSS Genel Şartları A.5/a
Zarar poliçe limitini aşıyorAşan kısım için kusurlu sürücü, araç sahibi ve işleten (müteselsilen)KTK m.85, m.88
Kusurlunun ayrıca İMM poliçesi varLimit üstü kısımda İMM sigortacısıKTK m.100
Kusurlu aracın trafik sigortası yokDoğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibi — Güvence Hesabı değil5684 s.K. m.14/2-b
Kusurlunun sigorta şirketi iflas etmiş veya bütün branşlarda ruhsatı iptal edilmişGüvence Hesabı (maddi zararlar da kapsamda)5684 s.K. m.14/2-c
Kaza tek taraflı, kusurlu başka araç yokKural olarak kimse; yol kusuru, yola bırakılan engel ya da hayvan gibi bir sorumlu varsa o; kaskoda özel değer kaybı klozu varsa kaskoGenel hükümler · kasko poliçesi özel şartları
Talep eden taraf tamamen kusurluKimse; talep hakkı doğmazKTK m.92/g
Araç hasar sebebiyle trafikten çekilmiş veya hurdaya ayrılmışSigorta ödemez; talep yalnız kusurlu sürücü ve işletene yöneltilebilirKTK m.92/l

Tabloda “sigorta ödemez” yazan satırlar hakkın yok olduğu anlamına gelmez. KTK m.92 yalnızca sigortacının teminatını sınırlar; kusurlu sürücü ile işletenin genel hükümlere göre sorumluluğu devam eder. Tablodaki her satırın nasıl işlediğini ve neyle ispatlandığını aşağıdaki başlıklarda tek tek ele alıyoruz. Kusur oranınız tartışmalıysa kısmi kusurlu sürücünün değer kaybı talebi yazısındaki hesap mantığı da işinize yarar.

Araç Değer Kaybı Nedir ve Nasıl Meydana Gelir?

Araç değer kaybı, bir trafik kazası sonrasında hasar gören bir aracın, tamir edilmesine rağmen ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade eder. Bir araç onarımı ne kadar profesyonel bir şekilde yapılmış olursa olsun, kazalı geçmişi nedeniyle ikinci el pazarında önceki değerine ulaşması mümkün olmayabilir. Bu durum, hem alıcıların araç geçmişine dair tereddütleri hem de TRAMER sistemine kaydedilen kaza bilgileri nedeniyle meydana gelir.

Araç değer kaybı oluşumunda en önemli faktör, hasar gören parçaların niteliği ve boyutudur. Örneğin, bir aracın kaportasında ya da taşıyıcı parçalarında yapılan tamir işlemleri, aracın piyasa değerini önemli ölçüde etkiler. Bununla birlikte, aracın geçmiş kazalarının türü, onarım süreci ve kullanılan yedek parçanın orijinal olup olmadığı da değer kaybını belirleyen unsurlar arasındadır. Yürürlükteki Genel Şart metni bu unsurları tek tek sayar: aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumu.

Bir kaza sonrasında değer kaybı şu şekilde meydana gelir: trafikte düşük kusurlu ya da tamamen kusursuz olan bir araç, bir diğer araçtan kaynaklı çarpışma sonrası zarar görür. Hasarlı bölgeler onarım ile eski hâline dönse de araç artık “kazalı araç” olarak anılır ve bu durum ikinci el satışı sırasında fiyatını olumsuz etkiler. Bu noktada araç sahibi, aradaki farkı kusurlu tarafın sigortasından ve gerektiğinde kusurlu taraftan talep etme hakkına sahip olur.

Araç değer kaybı nedeniyle mağduriyet yaşayan araç sahipleri genellikle şu soruları sorar: “Araç değer kaybını kim öder? Araç değer kaybını sigorta karşılar mı? Araç değer kaybı ZMMS kapsamında mı?” Bu soruların cevabı aynı zincirden çıkar: zarar kusurlu taraftan doğar, ödemeyi onun zorunlu trafik sigortası yapar, limit yetmezse kusurlu taraf ve işleten devreye girer. Değer kaybı bir maddi zarardır; tazmini ancak doğru muhataba, doğru süre içinde başvurulursa mümkündür.

Araç Değer Kaybını Kim Ödemekle Yükümlüdür?

Araç değer kaybını kim öder diye bakıldığında kanun üç ayrı sorumlu gösterir: kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısı, aracın işleteni ve kusurlu sürücü. Bunlar birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan sorumlulardır.

Öncelikle, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Araç değer kaybı ZMSS kapsamında mı? Evet; ZMSS, kusurlu aracın sebep olduğu değer kaybını poliçedeki maddi zarar teminatı sınırları içinde karşılar. Poliçe limiti aşılırsa fazla kalan kısım kusurlu sürücü ile aracın işleteninden istenir.

Bir başka sorumlu da kusurlu aracın işletenidir; işleten kural olarak ruhsatta adı yazan araç sahibidir. Araç sahibi, poliçe limitini aşan veya poliçe kapsamına girmeyen zararlardan sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Aracı kullanan kişi ile malik farklı kişilerse zarar gören ikisinden birine ya da ikisine birden gidebilir; aralarındaki paylaşım zarar göreni ilgilendirmez, sonradan kendi aralarında çözülür.

Araç değer kaybını sigorta karşılar mı? sorusunda kendi kaskonuzu bu zincire katmamak gerekir: kasko poliçeleri değer kaybını ancak poliçeye özel bir değer kaybı klozu eklenmişse karşılar. Değer kaybı talep etmek isteyen kişi önce kusurlu tarafın sigorta şirketine başvurur, sonuç alamazsa tahkim veya dava yoluna gider; sigorta limiti, aracın hasar durumu ve kazadaki kusur oranı hangi yolun izleneceğini belirler.

Yükümlülüğün hukuki kaynağı poliçe değil, kanunun kendisidir. KTK m.85’e göre bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Aynı maddenin son fıkrası işleteni bir adım daha ileri taşır: işleten, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bu nedenle aracı kullanan kişi ile ruhsat sahibi farklıysa ikisine birden gidilebilir; “aracı ben kullanmıyordum” savunması işleteni kurtarmaz.

Zincirleme kazalarda tabloyu KTK m.88 tamamlar: tazminatla yükümlü birden fazla kişi varsa bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur, aralarındaki paylaşım kusur oranlarına göre yapılır. Pratik sonucu şudur — zarar gören, alacağının tamamını sorumlulardan yalnızca birinden isteyebilir; ödeyen kişi diğerlerine kendi payları için rücu eder. Kimin yüzde kaç kusurlu olduğunu takip etme yükü mağdurun sırtında değildir.

Sigortacının size karşı ileri sürebileceği savunmalar da sınırlıdır. KTK m.95’e göre sigorta sözleşmesinden veya kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması ya da azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Karşı tarafın primini ödememiş, poliçeyi eksik beyanla yaptırmış ya da alkollü araç kullanmış olması sizin alacağınızı düşürmez: sigortacı ödemesini yapar, sonra kendi sigorta ettirenine rücu eder. Değer kaybı dosyalarında sıkça duyulan “sigortalımız yükümlülüğünü ihlal etti” savunmasının neden mağdura karşı sonuç doğurmadığı buradan gelir.

Kazada Değer Kaybını Kim Öder? Kaza Türüne Göre Cevaplar

Kazada değer kaybını, kazaya kusuruyla sebep olan aracın zorunlu trafik sigortası öder; kazanın türü bu kuralı değiştirmez, yalnızca kusurlunun ve işletenin kim olduğunu değiştirir. Aşağıdaki senaryolar uygulamada en sık sorulan hâllerdir.

Trafik kazasında değer kaybını kim öder?

İki aracın karıştığı trafik kazasında değer kaybını kusurlu aracın trafik sigortası öder. Kusur paylaşılmışsa her iki taraf da karşı tarafın sigortasına başvurur ve her birinin kendi kusuruna denk gelen kısım tazminattan düşülür (KTK m.92/g). Örneğin %25 kusurlu sürücü, eksperin tespit ettiği değer kaybının %75’ini karşı tarafın sigortasından alır. Araç kazasında, araba kazasında ya da kazadan sonra yapılan başvuruda kural aynıdır; değişen yalnızca kusur oranıdır.

Kaza yapan aracın değer kaybını kim öder?

Kazaya sebep olan, yani tam kusurlu aracın kendi değer kaybını kimse ödemez. Zorunlu trafik sigortası bir sorumluluk sigortasıdır ve sigortalının kendi aracındaki zararı karşılamaz; KTK m.92/g de hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepleri kapsam dışında bırakır. Bu araç için tek ihtimal, kasko poliçesine özel olarak eklenmiş bir değer kaybı klozudur.

Araç değer kaybını sigorta mı öder, kusurlu sürücü mü?

Önce sigorta öder, sürücü ikinci sıradadır. Zarar poliçe limiti içindeyse muhatap yalnızca kusurlu aracın trafik sigortacısıdır; kusurlu sürücü cebinden bir şey ödemez. Sürücü ve işleten üç hâlde devreye girer: zarar limiti aştığında, kusurlu aracın sigortası olmadığında ve talep edilen kalem KTK m.92 uyarınca sigorta teminatı dışında kaldığında (örneğin aracın serviste beklediği günlerin bedeli).

Şirket aracıyla yapılan kazada değer kaybını kim öder?

Kazaya şirket adına kayıtlı bir araç sebep olduysa değer kaybını o aracın trafik sigortası öder. Limit aşılırsa işleten sıfatıyla şirketin kendisi sorumludur; KTK m.85’in son fıkrası gereği şirket, aracı kullanan çalışanının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur. Zarar gören, şirkete ve sürücüye birlikte ya da yalnız şirkete gidebilir. Hasar gören araç şirkete aitse durum tersine döner ve hak sahibi şirket tüzel kişiliği olur; bunun ayrıntısı aşağıdaki “parası kimin hesabına yatar” başlığında.

Kiralık araçla kaza yapılırsa değer kaybını kim öder?

Kiralık araçla karşı tarafa zarar verildiyse karşı aracın değer kaybını kiralık aracın trafik sigortası öder; poliçe araca bağlıdır, sürücüye değil. Limit üstü kısımda işletenin kim olduğu önem kazanır: KTK m.3’e göre uzun süreli kiralamada kiracı işleten sayılır, kısa süreli kiralamada işleten kural olarak kiralama şirketidir. Kiralık aracın kendi değer kaybı ise ayrı bir konudur; kiralama şirketinin kiracıdan ne isteyebileceğini kiralık araçlarda değer kaybı kime ödenir yazısında ele aldık.

Zincirleme kazada değer kaybını kim öder?

Zincirleme kazada her kusurlu aracın sigortası kendi kusur payı kadar sorumludur, ama zarar gören bu paylaşımı beklemek zorunda değildir. KTK m.88 kusurluları müteselsil sorumlu tuttuğu için alacak sigortacılardan birine yöneltilebilir. KTK m.99’un ikinci fıkrası da ödemeyi yapan sigortacının, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan isteyeceğini düzenler; paylaşım sigortacıların kendi işidir. Çok sayıda zarar gören varsa KTK m.96’daki oransal indirim kuralı da devreye girer.

Park hâlindeki araca çarpılırsa değer kaybını kim öder?

Park hâlindeki aracınıza çarpan aracın trafik sigortası öder. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.157 park edilmiş araca çarpmayı asli kusur hâlleri arasında sayar; bu yüzden bu tür kazalarda kusur tartışması nadiren çıkar. Çarpan araç olay yerinden ayrıldıysa ya da tespit edilemiyorsa durum değişir: değer kaybı maddi zarar olduğu için Güvence Hesabı’ndan istenemez, aracın ve sürücünün tespiti için kolluğa başvurmak gerekir.

Tek taraflı kazada değer kaybını kim öder?

Tek taraflı kazada kural olarak değer kaybını kimse ödemez, çünkü zararı yükleyebileceğiniz kusurlu bir araç yoktur. İstisnalar sorumlunun kim olduğuna göre ortaya çıkar: yoldaki bakımsız bir çukur gibi bir hizmet kusurunda yoldan sorumlu idareye başvurulur; yola bırakılan bir engelde engeli bırakana, başıboş bir hayvanda hayvanın sahibine gidilir. Bunların dışında ödeme ancak kasko poliçesinde açık bir değer kaybı klozu varsa gündeme gelir. Yol kusuru dosyalarındaki başvuru sırasını çukura düşen araç hasarı tazminatı yazısında anlattık.

Hasar ve değer kaybını kim öder?

Araçtaki hasar bedelini de değer kaybını da kusurlu aracın trafik sigortası öder ve ikisi aynı teminattan çıkar. Genel Şartların A.5 maddesi maddi zarar teminatını “araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını” kapsayacak biçimde tanımlar; araç başına limit bu iki kalemin toplamına uygulanır. Yüksek bir onarım faturası limitin büyük bölümünü tüketmişse değer kaybının kalanı kusurlu taraftan ya da varsa İMM poliçesinden istenir.

Araç Değer Kaybını Sigorta Karşılar mı?

Evet, şartları varsa araç değer kaybı kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanır. Burada önemli olan, değer kaybı talep eden araç sahibinin kazada tamamen kusurlu olmamasıdır. Sigorta şirketi, kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası kapsamında değer kaybı zararını poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere öder. Hesaplanan değer kaybı poliçe limitini aşarsa, aşan kısım için kusurlu sürücüye veya araç sahibine başvurulur. Ancak sigorta şirketleri her başvuruda ödeme yapmayabilir: kusur oranı, önceki hasarlar veya değer kaybı hesabına ilişkin uyuşmazlıklar nedeniyle başvuru reddedilebilir ya da düşük ödeme yapılabilir. Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir veya dava açılabilir.

“Sigorta” tek bir şey değildir. Bir kazada üç ayrı poliçe masaya gelebilir ve üçünün değer kaybına bakışı birbirinden farklıdır:

PoliçeKimin poliçesiDeğer kaybını öder mi?Sınır
Zorunlu trafik sigortası (ZMSS)Kusurlu tarafınEvet — maddi zarar teminatının bir kalemidirKaza tarihindeki araç başına maddi zarar teminatı (2026’da 400.000 TL; hasar bedeliyle birlikte)
İhtiyari Mali Sorumluluk (İMM)Kusurlu tarafın (isteğe bağlı, çoğu zaman kaskoya ek teminat)ZMSS limitinin bittiği noktadan itibaren, poliçe kapsamındaysaİMM poliçe limiti
KaskoKendi aracınızınKural olarak hayır; yalnızca poliçeye özel değer kaybı klozu konulmuşsaKlozdaki limit

Sıralama şudur: önce kusurlu tarafın ZMSS’si, limit yetmiyorsa İMM, o da yoksa kusurlu kişinin kendi malvarlığı. Kendi kaskonuz bu zincirin içinde değildir — kasko sizin aracınızın onarımını üstlenir, karşı tarafın size verdiği değer kaybını değil.

2026 yılı için zorunlu trafik sigortasında maddi zarar teminatı araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak belirlendi (2025’te 300.000 / 600.000 TL). SEDDK duyurusuna göre yeni tutarlar, yürürlükteki tüm sigorta sözleşmelerine ek prim alınmaksızın uygulanır. Hangi limitin geçerli olduğunu kaza tarihi belirler.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Kapsamında Araç Değer Kaybı

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS; mevzuattaki kısaltmasıyla ZMSS), her araç işleteninin yaptırmakla yükümlü olduğu bir sigorta türüdür ve trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararların tazmininde ilk muhataptır. Bu kapsamda, araç değer kaybı ZMMS kapsamında mı sorusu sıkça sorulur. ZMMS’nin amacı, kazada zarar gören karşı tarafın maddi ve bedensel zararlarını kusurlu tarafın yerine karşılamaktır.

Bu sigorta, kusurlu aracın üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamakla yükümlüdür. Buna, aracın kaza sonrası onarım görmesi nedeniyle piyasadaki ikinci el değerinin düşmesi de dâhildir. Yani araç değer kaybını kim öder sorusunun temel cevabı, kusurlu aracın zorunlu sigortasının bu ödemeyi yapacağıdır. Sigorta şirketleri, poliçede belirtilen sınırlar çerçevesinde, eksperin tespit ettiği değer kaybını karşılar. Poliçe limitini aşan durumlarda sigorta şirketi üst sınıra kadar sorumludur; geri kalan tutar kusurlu sürücü ile aracın işleteninden istenir.

ZMMS teminatı içinde değer kaybının karşılanması birtakım şartlara bağlıdır: talep eden taraf kazada tamamen kusurlu olmamalı, zarar ile kaza arasında illiyet bağı kurulabilmeli ve araç hasar sebebiyle trafikten çekilmiş veya hurdaya ayrılmış olmamalıdır. Aracın daha önce hasar görmüş olması ise tek başına engel değildir. 1 Temmuz 2026’dan önceki uygulamada “aynı bölge daha önce onarıldıysa değer kaybı ödenmez” yaklaşımı yaygındı; yürürlükteki Genel Şart metninde geçmiş hasar durumu, tazminatı sıfırlayan bir yasak değil, eksperin hesaba katacağı ölçütlerden biri olarak sayılmıştır. Konunun ayrıntısı için hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı yazısına bakabilirsiniz.

Ödemenin miktarını kimin belirleyeceği de artık net. 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikle Genel Şartların A.5 maddesi yeniden yazıldı. Yeni metne göre değer kaybı, atanacak sigorta eksperi tarafından “aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark” dikkate alınarak tespit edilir. Aynı düzenleme, araç hasarı için eksper atanmışsa o eksperin değer kaybı tespitine de raporunda yer vermesini zorunlu kılar.

Bu değişikliğin ikinci ayağı daha az bilinir ama pratikte daha çok işe yarar: aynı tarihte Genel Şartların Ek-1’i, yani değer kaybı hesaplama eki yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı maddeyle Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 de kaldırıldı; ancak bunlar değer kaybıyla değil, bedensel zarar hesaplarıyla (destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık) ilgiliydi. İnternette hâlâ dolaşan “rayiç değer × hasar katsayısı × kilometre katsayısı” biçimindeki hesap tabloları Ek-1’e dayanıyordu. Bugün o tabloların bağlayıcı bir dayanağı yoktur; ölçüt, ikinci el satış değerleri arasındaki farktır. Yeni rejimin tüm ayrıntısı 1 Temmuz 2026 sonrası hasar ve değer kaybı düzenlemeleri yazımızda.

Son olarak, araç değer kaybını sigorta karşılar mı sorusunun ZMMS bağlamındaki cevabı evet olsa da teminatın kanuni sınırlarını bilmek gerekir. Başvuru için Genel Şartların Ek-6’sında sayılan belgeler yeterlidir: kaza tespit tutanağı, ruhsat, varsa fotoğraflar ve banka hesap bilgileri bunların başında gelir. Eksper raporunu hak sahibinin getirmesi gerekmez; eksperi sigortacı atar ve değer kaybı tespiti aynı raporda yer alır.

Araç Değer Kaybı ZMMS Kapsamında mı?

Araç değer kaybı, zorunlu mali sorumluluk sigortası yani ZMMS kapsamındadır. ZMMS, kazada kusurlu olan aracın üçüncü kişilere verdiği maddi zararları karşılamak amacıyla yapılır ve değer kaybı, Genel Şartların A.5 maddesinde bu maddi zarar kalemlerinden biri olarak açıkça sayılır. Bu nedenle kazada zarar gören ve tamamen kusurlu olmayan araç sahibi, kusurlu tarafın trafik sigortasına başvurarak değer kaybı talebinde bulunabilir. Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yer alan teminat limitiyle sınırlıdır; limitin üzerinde kalan zarar için kusurlu sürücüye veya aracın işletenine başvurulur.

Kapsamın sınırını ise kanun çiziyor. KTK m.92, zorunlu trafik sigortasının dışında kalan hâlleri tek tek sayar. Değer kaybı dosyalarında en çok karşılaşılan dört tanesi şunlardır:

  • Kendi kusurunuza denk gelen kısım (m.92/g): %30 kusurluysanız zararın %30’u hiçbir zaman sigortadan çıkmaz.
  • Trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçların değer kaybı (m.92/l): hasar sebebiyle bu işlemler yapılmışsa değer kaybı talebi ZMSS kapsamı dışındadır.
  • Dolaylı zararlar (m.92/k): gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi kalemler kapsam dışıdır — aracın serviste beklediği günlerin bedeli bu yüzden trafik sigortasından çıkmaz.
  • Aile içi zararlar (m.92/b): işletenin eşinin, usul ve füruunun, evlatlık ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar teminat dışındadır.

Bu liste kapalıdır. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli, E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla KTK m.92’nin “Genel Şartlarda tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler”i kapsam dışı sayan (i) bendi iptal edildi. Bu yüzden bir değer kaybı talebinin teminat dışı sayılabilmesi için m.92’de sayılan hâllerden birine girmesi gerekir; “Genel Şartlarda böyle yazıyor” gerekçesi tek başına yetmez.

Hangi hasarın hangi parça için talebe konu olabileceği ayrı bir konudur; onu hangi parçalar değer kaybı kapsamına girmez yazısında ele aldık. Talep hakkının hiç doğmadığı hâllerin tam listesi için de hangi durumlarda değer kaybı talep edilemez yazısına bakın.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Almak İçin Başvuru Süreci

Trafik kazası sonrasında meydana gelen araç değer kaybı tazminatı için doğru adımları izlemek, hak kaybını önlemenin yoludur. Süreç dört aşamadan oluşur: kazanın tespiti, kusurlu tarafın sigortasına yazılı başvuru, eksper tespiti ve ödeme ya da uyuşmazlık hâlinde tahkim veya dava.

Başvurunun ilk adımı, kaza tespit tutanağının edinilmesidir; bu, taraflarca doldurulan tutanak ya da kollukça düzenlenen tutanak olabilir. Ayrıca hasarlı aracın ve kaza yerinin fotoğrafları, ruhsat ve banka hesap bilgileri hazırlanır. Eksper raporu hak sahibinin getirmesi gereken bir belge değildir; eksperi sigortacı atar. Başvurunun muhatabı, araç değer kaybını kim öder diye bakıldığında çıkan kişiyle aynıdır: talep, kusurlu aracın trafik sigortasını yapan şirkete yazılı olarak yöneltilir.

Araç değer kaybını sigorta karşılar mı diye baktığınızda cevap çoğu durumda olumludur; yine de sigorta şirketlerinin talebi karşılamama ihtimali vardır. Bunun için kanun bir eşik koyar: KTK m.97’ye göre zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur; sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sigortaya başvurmadan doğrudan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

1 Temmuz 2026’dan itibaren başvurunun biçimi de kolaylaştı. Genel Şartların yeni A.5 metni, maddi zarar teminatı kapsamındaki başvuruların “araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını” birlikte kapsadığını söylüyor ve açıkça ekliyor: “Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.” Uygulamada hâlâ sık rastlanan “değer kaybı için ayrı dilekçe vermelisiniz” yönlendirmesinin bugün bir dayanağı yoktur; hasar dosyası açtırmış olmanız değer kaybı talebinizi de doğurur. Yine de talebinizi yazılı olarak ayrıca belirtmeniz ve teslim tarihini belgelemeniz, ileride tahkim veya dava aşamasında ispat kolaylığı sağlar.

Zamanaşımı konusunda ise dolaşımdaki “kazadan itibaren 2 yıl” bilgisi eksiktir. KTK m.109’a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. İkinci fıkra bir kapı daha açar: dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Ancak bu kapı her kazada açılmaz: Türk Ceza Kanunu mala zarar vermeyi yalnızca kasten işlenebilen bir suç olarak düzenlediği için, yalnız maddi hasarla sonuçlanan sıradan bir kazada uzamış ceza zamanaşımı işlemez; aynı kazada biri taksirle yaralandıysa durum değişir.

Süreyi koruyan iki kural daha var. KTK m.109’un üçüncü fıkrasına göre zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Sigortacıya karşı dava öncesinde zorunlu olan arabuluculuk aşamasında ise Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-15 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur.

Kusurlu Sürücü Araç Değer Kaybından Sorumlu mudur?

Evet. Kazada kusurlu olan sürücü, sebep olduğu zarardan Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine göre sorumludur. Uygulamada değer kaybı talebi öncelikle kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasına yöneltilir; sigorta şirketinin ödeme yapmadığı, poliçe limitinin aşıldığı ya da talebin teminat dışında kaldığı durumlarda kusurlu sürücünün sorumluluğu fiilen gündeme gelir.

Araç sahibi ile aracı kullanan kişi farklı olabilir. Bu durumda araç işleteninin sorumluluğu takdire bağlı değildir: KTK m.85’in son fıkrası gereği işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur ve sorumluluğu sürücününkiyle birlikte müteselsilen yürür. İşleten bu sorumluluktan ancak KTK m.86/1’de sayılan hâllerde, yani kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse kurtulur. Bu nedenle limit üstü zararlarda sürücüye, ruhsat sahibine veya ikisine birden gidilebilir.

Sigorta Hangi Durumlarda Araç Değer Kaybı Ödemez?

Her trafik kazasında araç değer kaybı tazminatı ödeneceği düşüncesi doğru değildir. Zorunlu trafik sigortası yalnızca kanunda ve poliçe kapsamında yer alan şartların gerçekleşmesi hâlinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce hangi durumlarda değer kaybı talebinin reddedilebileceğinin bilinmesi önem taşır.

Öncelikle, kazada tamamen kusurlu olan araç sahibi karşı tarafın trafik sigortasından araç değer kaybı talep edemez. Değer kaybı tazminatı, kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın uğradığı ekonomik zararın karşılanmasına yöneliktir. Tam kusurlu sürücünün kendi aracındaki değer kaybı için zorunlu trafik sigortasından talepte bulunma hakkı bulunmamaktadır.

Eksik belge ise çoğu zaman bir ret sebebi değil, bir bekleme sebebidir. KTK m.99’daki 8 iş günlük ödeme süresi, Genel Şartların Ek-6’sında sayılan belgeler sigortacıya ulaştığında başlar; belge tamamlanmadıkça süre işlemez ve dosya askıda kalır. Bu yüzden kaza tespit tutanağı, ruhsat, fotoğraflar ve banka hesap bilgilerinin eksiksiz verilmesi, ödemenin hızını doğrudan belirler.

Bunun yanında, talep edilen zarar ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağının bulunmaması da ret sebeplerinden biridir. Örneğin, talep edilen değer kaybının mevcut kazadan değil, daha önce meydana gelen bir hasardan kaynaklandığının tespit edilmesi hâlinde sigorta şirketi ödeme yapmayabilir. Aynı şekilde, daha önce hasar gören veya aynı bölgeden tekrar hasar alan araçlarda değer kaybı hesabı farklı değerlendirilebilir; bu, talebi düşürmez, tutarı etkiler.

Zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapılan talep de karşı tarafın zamanaşımı def’ini ileri sürmesiyle reddedilebilir. Bu nedenle araç değer kaybı talebinin KTK m.109’daki süreler içinde ileri sürülmesi gerekir.

Sigorta şirketinin ödeme yapmaması her zaman talebin haksız olduğu anlamına gelmez. Başvurunun reddedilmesi, eksik ödeme yapılması veya süresi içinde cevap verilmemesi hâlinde hak sahibi Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir ya da dava açarak alacağını talep edebilir.

Ret gerekçelerinin bir kısmı ise doğrudan kanundan gelir ve tartışmaya kapalıdır. Ağır hasarlı araçlarda Genel Şartlar, “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden ağır hasar tazminatının ödenmeyeceğini söyler; bu işlem yapıldığında ise KTK m.92/l devreye girer ve trafikten çekilen aracın değer kaybı talebi ZMSS kapsamı dışına çıkar. Ağır hasar kaydı olan araçlarda bu iki hükmün birlikte okunması gerekir. Hasar tutarı yüksek olsa bile bu işlemi görmemiş araç m.92/l kapsamına girmez.

Bir başka ayrım da kusurlu tarafın kendi davranışından doğar. Kaza sonrası olay yerini terk etmek ya da kaza tutanağı, alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmak, sigortacının size ödeme yapmasını engellemez — sigortacı ödemesini yapar, sonra kendi sigortalısına rücu eder. Can güvenliği nedeniyle uzaklaşma ile tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme bu kapsamın dışında tutulmuştur. Başvurunuz reddedildiyse izlenecek yolu değer kaybı başvurusu reddedilirse ne yapılmalı yazısında adım adım anlattık.

Sigorta Şirketi Değer Kaybını Ödemezse Ne Yapılır?

Sigorta şirketi değer kaybını ödemezse hak sahibinin önünde iki yol vardır: Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme. Önce başvurunun eksiksiz ve yazılı yapıldığından, teslim tarihinin belgelendiğinden emin olunmalıdır; çünkü iki yolun da kapısını açan şey, sigortacıya yapılmış ve sonuçsuz kalmış bir başvurudur.

ÖlçütSigorta Tahkim KomisyonuMahkeme (sigortacıya karşı)
Ön şartSigortaya başvuru + olumsuz cevap ya da trafik sigortasında 15 gün içinde cevap verilmemesiKTK m.97 başvurusu + arabuluculuk (TTK m.5/A)
ArabuluculukAranmazDava şartıdır
Görevli merciKomisyon hakemi / hakem heyetiAsliye ticaret mahkemesi
Karar süresiHakemin görevlendirildiği tarihten itibaren en geç 4 ay (5684 s.K. m.30/16)Kanuni süre yok
Talep reddedilirseAleyhe vekâlet ücreti tarifenin beşte biri (m.30/17)Tam vekâlet ücreti ve yargılama giderleri

Tahkimde dikkat edilecek bir yeni kural var. SEDDK’nın 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri’ne göre sigorta şirketi mevzuattaki süre içinde eksper atadıysa ve rapor sigortacıya yüklenemeyecek sebeplerle tamamlanamadıysa, bunu Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemleri üzerinden belgelediği takdirde salt cevapsızlık uyuşmazlık sayılmaz. Yani 15 günün dolması, eksper süreci devam eden bir dosyada tek başına tahkim kapısını açmayabilir. Aynı yasak bir başka yönden de işler: 5684 sayılı Kanun m.30/14 uyarınca mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine taşınmış bir uyuşmazlık için Komisyon’a başvurulamaz; tüketici hakem heyetine gitmek tahkim yolunu kapatır.

Değer kaybı davası kime karşı açılır?

Değer kaybı davası kusurlu aracın sigorta şirketine, kusurlu sürücüye ve aracın işletenine karşı açılabilir; üçü birlikte de davalı gösterilebilir. Sigorta şirketi davalıysa dava ticari dava sayılır, asliye ticaret mahkemesinde görülür ve dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Yalnızca sürücüye ve işletene karşı açılan davada ise görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir ve arabuluculuk dava şartı aranmaz. Yetkili mahkeme KTK m.110’a göre sigortacının şubesinin, sigorta sözleşmesini yapan acentenin ya da kazanın meydana geldiği yerin mahkemesidir; Genel Şartların C.7 maddesi zarar görenin ikametgâhı mahkemesini de bu listeye ekler.

Değer kaybı sigortadan mı alınır, şahıstan mı?

Önce sigortadan alınır; şahsa gitmek istisnadır. Kusurlu aracın geçerli bir trafik sigortası varsa ve zarar limit içinde kalıyorsa doğrudan sürücüye ya da araç sahibine dava açmak gereksiz yere masraf ve tahsil riski doğurur. Şahıstan, yani kusurlu sürücü ve işletenden istemek şu hâllerde gündeme gelir: araç sigortasızsa, zarar poliçe limitini aşıyorsa ya da istenen kalem araç mahrumiyeti gibi sigorta teminatı dışında kalan bir zararsa.

Araç Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır?

Araç değer kaybı başvurusu, kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortasını yapan sigorta şirketine yazılı olarak yapılır. Genel Şartların C.5 maddesi bildirimin şirket merkezine, sözleşmeyi yapan temsilciliğe veya acenteye; noter eliyle, taahhütlü mektupla ya da imza karşılığı elden yapılabileceğini düzenler. Sözleşmede belirlenen elektronik yöntemler de geçerlidir; önemli olan teslim tarihinin ispatlanabilmesidir, çünkü hem KTK m.97’deki 15 günlük cevap süresi hem KTK m.99’daki 8 iş günlük ödeme süresi bu tarihten işler.

Başvuruda kaza tarihi ve yeri, iki aracın plakası, karşı tarafın poliçe bilgisi ve hasar dosya numarası yer almalıdır. 1 Temmuz 2026’dan bu yana talep edilen değer kaybı tutarını hak sahibinin hesaplaması gerekmez; tutarı sigortacının atadığı eksper tespit eder ve sigortacı bu tutarı size bildirmek zorundadır. Sigorta şirketi başvuruyu değerlendirdikten sonra ödeme yapabilir, eksik ödeme teklif edebilir veya talebi reddedebilir. Başvuru sonucunda uyuşmazlık çıkarsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir ya da arabuluculuk aşamasından sonra dava açılabilir. Dilekçenin nasıl kurulacağını araç değer kaybı başvuru dilekçesi nasıl yazılır yazısında anlattık.

Eksper ücretini kim öder?

Sigortacının atadığı eksperin ücretini sigorta şirketi öder; kusurlu da olsanız kusursuz da olsanız bu masraf size yüklenmez. Genel Şartların A.5 maddesi değer kaybını sigortacının atadığı eksperin tespit edeceğini ve tespitin hasar raporunda yer alacağını söylediği için ayrı bir değer kaybı raporu ücreti de doğmaz. Kendi isteğinizle bağımsız bir eksper tutarsanız onun ücretini siz ödersiniz; ancak dava açılırsa bu masraf yargılama gideri olarak talep edilebilir.

Araç Değer Kaybı İçin Gerekli Belgeler

Araç değer kaybı başvurusunda istenecek belgeleri sigorta şirketinin tercihi değil, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Ek-6’sı belirler. Ekin başlığı, belgelerin KTK m.99 uyarınca sunulacağını söyler; yani 8 iş günlük ödeme süresini başlatan belgeler tam olarak bunlardır:

  • Kaza tespit tutanağının resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında düzenlenmiş tutanak; varsa ifade ve görgü tespit tutanakları
  • Zarar gören araca ait ruhsat
  • Varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraf ve görüntüler
  • Banka hesap bilgileri (banka-şube adı ve IBAN)
  • Ekspertiz yapıldıysa eksper raporu
  • Varsa hak sahibine ait doğrulanmış cep telefonu numarası
  • Kimlik doğrulama: gerçek kişilerde nüfus cüzdanı fotokopisi, imza beyanı ve iletişim bilgileri; şirketlerde vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve imza sirküleri

Onarım faturası, poliçe sureti, ehliyet ya da ayrıca alınmış bir değer kaybı raporu bu listede yer almaz; araç hasarına ilişkin başvuruda bu belgelerin eksikliği ödeme süresinin işlemesine engel değildir. Belgelerin eksiksiz sunulması, başvurunun daha hızlı değerlendirilmesini sağlar.

Araç Değer Kaybı Ne Kadar Sürede Ödenir?

Kanun bu soruya net bir süre veriyor. KTK m.99’a göre sigortacılar, hak sahibinin Genel Şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır. Süre başvuru tarihinden değil, belgelerin tamamlandığı tarihten işlemeye başlar; bu yüzden eksik evrak, sürecin uzamasının en yaygın sebebidir. Süre dolunca sigortacı temerrüde düşer ve gecikme için yasal faiz istenebilir.

1 Temmuz 2026 sonrasında araya bir bildirim yükümlülüğü daha girdi. Genel Şartların yeni A.5 metnine göre sigortacı, hesaplanan değer kaybı tutarını yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla, en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içerisinde hak sahibine bildirmek zorundadır. Kalıcı veri saklayıcısı kısa mesaj, e-posta, mobil uygulama ve e-Devlet üzerinden kurulacak yapıyı da kapsar; yani tutarın SMS ile bildirilmesi geçerli bir bildirimdir.

AşamaSüreDayanak
Eksper raporundaki değer kaybı tutarının size bildirilmesiNihai raporun sigortacıya ulaştığı günü takip eden iş günüZMSS Genel Şartları A.5/a
Belgeler tamamlandıktan sonra ödeme8 iş günüKTK m.99
Başvuruya yazılı cevap (verilmezse dava/tahkim yolu açılır)15 günKTK m.97
Hakem kararıHakemin görevlendirilmesinden itibaren en geç 4 ay5684 s.K. m.30/16
Zamanaşımı2 yıl / her hâlde 10 yıl (yaralanmalı kazada uzamış ceza zamanaşımı)KTK m.109

Kusur oranı, hasarın kapsamı veya değer kaybı hesabı tartışmalıysa süreç bu tabloların dışına taşar. Sigorta şirketlerinin dosyaları pratikte ne kadar sürede kapattığını sigorta değer kaybı dosyasını ne kadar sürede sonuçlandırır yazısında karşılaştırdık.

Kasko Araç Değer Kaybını Karşılar mı?

Kural olarak hayır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının standart teminat listesinde değer kaybı yer almaz; teminat ancak poliçeye ek sözleşme ile özel bir değer kaybı klozu konulmuşsa doğar. Bu yüzden yalnızca kasko sigortasının bulunması, araç değer kaybı tazminatının ödeneceği anlamına gelmez.

Standart kasko poliçeleri, aracın kendi hasarlarını karşılamayı amaçlar. Bazı genişletilmiş veya ek teminat içeren kasko poliçelerinde araç değer kaybına ilişkin özel hükümler bulunabilir. Böyle bir teminatın mevcut olması hâlinde poliçede belirtilen şartlar ve limitler çerçevesinde ödeme yapılır. Bu nedenle kasko şirketine başvurmadan önce poliçe hükümlerinin dikkatle incelenmesi gerekir.

Buna karşılık, kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası bulunuyorsa araç değer kaybı talebi bu sigorta şirketine yöneltilir. Uygulamada araç değer kaybı taleplerinin büyük bölümü, kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası kapsamında görülür. Kasko sigortası ise ancak poliçede açık bir teminat bulunması hâlinde devreye girer. Bu nedenle değer kaybı talebinde bulunacak kişilerin önce kusurlu tarafın trafik sigortasına başvurması, kasko poliçesini ise ek teminat yönünden ayrıca incelemesi hak kaybını önler.

İki poliçe arasındaki en çarpıcı fark ise onarım sonrası kıymet artışında ortaya çıkar. Kasko Genel Şartları, onarım sonucunda araçta bariz bir kıymet artışı meydana gelirse bu farkın tazminattan indirilebileceğini söyler; ancak bunun için hangi parçalara ne oranda indirim yapılacağının poliçede yazılı olması gerekir. Zorunlu trafik sigortasında ise 1 Temmuz 2026’dan bu yana parça değişimi bakımından bunun tersi geçerlidir: Genel Şartların B.2 maddesi, parça değişimine ilişkin fıkranın uygulanması sonucu “araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez” hükmünü taşır. Aynı onarım, hangi poliçeden ödendiğine göre farklı sonuç doğurur.

Tek taraflı kazalarda ise kural olarak değer kaybını yükleyebileceğiniz bir kusurlu yoktur; yol kusuru, yola bırakılan engel veya başıboş hayvan gibi bir sorumlu varsa ona gidilir. Bunun dışında ödeme ancak kasko poliçenizde açık bir değer kaybı klozu varsa gündeme gelir. Poliçenizi kontrol ederken teminat listesinde “değer kaybı” ifadesinin birebir geçip geçmediğine bakın; “genişletilmiş kasko” ibaresi tek başına bu teminatı vermez.

Kasko İMM değer kaybını öder mi?

Kaskoya ek teminat olarak eklenen İMM (İhtiyari Mali Sorumluluk) sizin aracınızın değil, sizin başkasına verdiğiniz zararın sigortasıdır. Bu yüzden kendi aracınızdaki değer kaybını ödemez; kusurlu olduğunuz kazada karşı aracın değer kaybını, zorunlu trafik sigortanızın limiti tükendikten sonra İMM limiti içinde öder. KTK m.100 uyarınca zarar gören İMM sigortacısına da doğrudan başvurabilir.

Kasko karşı tarafın değer kaybını öder mi?

Kaskonun kendisi karşı tarafın değer kaybını ödemez; kasko yalnızca sigortalı aracın kendi hasarını karşılar. Karşı tarafın değer kaybını önce sizin zorunlu trafik sigortanız öder; limit aşılırsa ve kasko poliçenizde İMM teminatı varsa aşan kısım o teminattan karşılanır. İkisi de yoksa limit üstü kısım sizden ve aracın işleteninden istenir.

Karşı Tarafın Değer Kaybını Kim Öder: Kendi Sigortam mı, Onunki mi?

Karşı tarafın aracında oluşan değer kaybını sizin zorunlu trafik sigortanız öder — kusur sizdeyse. Zorunlu trafik sigortası kendi aracınızı değil, sizin üçüncü kişilere verdiğiniz zararı güvenceye alan bir sorumluluk sigortasıdır. Bu yüzden kazada kusurlu taraf sizseniz, karşı sürücü sizin poliçenize başvurur; zarar limit içinde kaldıkça siz cebinizden bir şey ödemezsiniz, sigortacı poliçe limiti içinde öder.

Yön karıştığında hak kaybı doğuyor. Kısaca:

  • Kusur karşı taraftaysa: onun trafik sigortasına başvurursunuz, kendi sigortanıza değil.
  • Kusurun tamamı sizdeyse: karşı taraf sizin sigortanıza başvurur; kendi aracınızdaki değer kaybını kimseden isteyemezsiniz.
  • Kusur paylaşılmışsa: her iki taraf da karşı tarafın sigortasına başvurabilir; her birinin kendi kusuruna denk gelen kısım tazminattan düşülür (KTK m.92/g).
  • Zarar limiti aşıyorsa: aşan kısım için kusurlu sürücüye, araç sahibine ve işletene birlikte gidilir.

Kendi kaskonuza başvurmak değer kaybı bakımından çözüm değildir; kasko onarım bedelini üstlenir, karşı tarafın size verdiği değer kaybını değil. Kaskodan onarım yaptırmanız, kusurlu tarafın sigortasından değer kaybı isteme hakkınızı da ortadan kaldırmaz.

Kusurlu Aracın Trafik Sigortası Yoksa Değer Kaybını Kim Öder?

Sigortasız araçla yapılan kazada değer kaybını doğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibi öder. Burada sık yapılan bir yönlendirme hatası var: “sigortasız araç varsa Güvence Hesabı’na başvurun” tavsiyesi değer kaybı için geçerli değildir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi, Güvence Hesabı’na hangi hâllerde başvurulabileceğini sayarken sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlar bakımından yalnızca “bedensel zararlar” ifadesini kullanır. Aynı maddenin devamı, eşyaya gelecek zararların Hesaptan karşılanmasına karar verme yetkisini Cumhurbaşkanı’na bırakmıştır. Değer kaybı bir eşya (mal) zararı olduğundan, sigortasız araç hâlinde Güvence Hesabı’ndan alınamaz.

Aynı maddenin bir istisnası vardır ve sık karıştırılır: kusurlu aracın sigortası olduğu hâlde sigorta şirketi mali bünye zaafiyeti nedeniyle bütün branşlarda ruhsatı iptal edilmiş ya da iflas etmişse, 5684 s.K. m.14/2-c uyarınca Güvence Hesabı maddi ve bedensel zararları birlikte karşılar. Yani “sigorta şirketi kapandı” durumu ile “araç hiç sigortalı değil” durumu farklı sonuç doğurur.

Sigortasız araçta izlenecek yol, kusurlu sürücü ve araç sahibi aleyhine doğrudan tazminat davası açmaktır. KTK m.85 ve m.88 uyarınca bu kişiler müteselsilen sorumlu olduğu için alacağın tamamı bunlardan herhangi birinden istenebilir. Dava asliye hukuk mahkemesinde görülür ve sigortacı taraf olmadığı için arabuluculuk dava şartı aranmaz. Yaralanma da varsa bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na, değer kaybı için kusurlu tarafa gidilir — iki talep aynı kazada farklı muhataplara yöneltilir.

İhtiyari Mali Sorumluluk (İMM) Sigortası Değer Kaybını Öder mi?

İMM, zorunlu trafik sigortasının limiti bittiği yerde devreye giren isteğe bağlı bir poliçedir. Kusurlu tarafın İMM’si varsa ve poliçe kapsamı bu zararı içeriyorsa, ZMSS limitini aşan değer kaybı bu poliçeden karşılanabilir. İMM olmadığında aşan kısım doğrudan kusurlu kişinin malvarlığından çıkar; olduğunda ise tahsil imkânı belirgin biçimde artar.

İMM’nin zarar gören açısından değerli yanı, kanunun bu poliçeye de zorunlu sigortanın koruyucu hükümlerini taşımasıdır. KTK m.100’e göre sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin m.95, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin m.97 ve zamanaşımına ilişkin m.109 ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır. Yani İMM sigortacısına da doğrudan başvurabilir, sözleşmeden doğan def’ilerin size karşı ileri sürülmesini engelleyebilirsiniz.

Karşı tarafın İMM’si olup olmadığını kaza sonrası poliçe bilgilerinden ya da hasar dosyası açıldığında sigorta şirketinden öğrenebilirsiniz. Zarar poliçe limitine yakınsa bu sorgulama, tahsilat şansını doğrudan etkilediği için ilk yapılacak işlerdendir.

Sigorta Değer Kaybının Ne Kadarını Öder?

Sigortacı, eksperin tespit ettiği değer kaybını öder; ancak bu tutar iki süzgeçten geçer. Birincisi kusur oranı, ikincisi poliçe limiti.

Kusur süzgecinin dayanağı KTK m.92/g’dir: hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır. Kusur oranınız %20 ise tespit edilen değer kaybının %80’i ödenir, kalan %20 sigortadan alınamaz. Bu indirim sigortacıya karşı kanunen ve kendiliğinden işler; işletene karşı açılan davada ise KTK m.86/2 uyarınca hâkim, zarar görenin kusuru ispatlanırsa tazminatı durum ve şartlara göre indirebilir. Limit süzgeci poliçedeki araç başına maddi zarar teminatıyla ilgilidir (2026’da 400.000 TL); hasar bedeli ve değer kaybı birlikte bu tutara sığmalıdır, teminat tükendiğinde sigortacının sorumluluğu da biter.

Aynı kazada birden fazla zarar gören varsa üçüncü bir kural işler. KTK m.96’ya göre zarar görenlerin tazminat alacakları toplamı poliçedeki sigorta tutarından fazlaysa, her birinin talebi sigorta tutarının alacaklar toplamına oranına göre indirime tabi tutulur. Zincirleme kazalarda herkesin tam tahsilat yapamamasının sebebi budur; maddenin ikinci fıkrası, diğer talepleri bilmeden iyiniyetle fazla ödeme yapan sigortacıyı da koruduğu için erken başvurmak burada fiilî bir avantaj sağlar.

Ödenen tutarı yetersiz buluyorsanız eksper raporuna itiraz yolu açıktır. Süreci değer kaybı eksper raporuna itiraz ve sigorta eksik ödeme yaptıysa ne yapılır yazılarında ayrıntılandırdık.

Değer Kaybı Parası Kimin Hesabına, Ne Zaman Yatar?

Ödeme hak sahibine, yani kaza tarihinde zarar gören aracın maliki olan kişiye yapılır. Ruhsat sahibi kimse para onun hesabına yatar; aracı kullanan kişi malik değilse ödemenin muhatabı olmaz. KTK m.99 da yükümlülüğü “hak sahibine ödemek” biçiminde tanımlar.

Sık karşılaşılan üç özel durum var:

  • Araç kaza sonrası satıldıysa: değer kaybı kaza anında malvarlığında eksilme yaşayan kişiye, yani kaza tarihindeki malike aittir. Alıcı ancak alacak kendisine yazılı olarak devredilmişse talep edebilir (TBK m.184).
  • Araç kiralıksa: ödeme, aracın malikine yapılır; kiracının konumu ayrı değerlendirilir — ayrıntısı kiralık araçlarda değer kaybı kime ödenir yazımızda.
  • Araç şirket adına kayıtlıysa: hak sahibi şirket tüzel kişiliğidir, sürücü değil. Şirket araçlarındaki süreci şirket araçlarında değer kaybı talep süreci yazısında anlattık.

Süre tarafında ise iki tarih önemlidir: eksperin nihai raporu sigortacıya ulaştığında tutar en geç takip eden iş günü içinde size bildirilir; belgeleriniz tamamlandıktan sonra ödeme 8 iş günü içinde yapılır (KTK m.99). Ödeme yapılmaz ya da başvurunuza 15 gün içinde yazılı cevap verilmezse (KTK m.97) tahkim veya dava yoluna geçebilirsiniz; eksper süreci sigortacıya yüklenemeyecek bir sebeple sürüyorsa Komisyon bu cevapsızlığı tek başına uyuşmazlık saymayabilir.

Trafik sigortası hasar ödemesi kime yapılır?

Trafik sigortası hasar ve değer kaybı ödemesini hak sahibine, yani hasarlı aracın kaza tarihindeki malikine yapar; kazada sigorta parayı kusurlu sürücüye ya da servise değil, Ek-6 uyarınca bildirdiğiniz IBAN’a öder. Aracı anlaşmalı serviste onartıp onarım bedelinin doğrudan servise ödenmesini kabul ettiyseniz hasar kısmı servise gider; değer kaybı ise her durumda sizin alacağınızdır. Banka hesap bilgisi verilmediği sürece ödeme yapılamaz, bu yüzden “dosya sonuçlandı ama para gelmedi” durumunda ilk kontrol edilecek şey IBAN bildirimidir.

Değer Kaybı Davasında Masrafları ve Avukatlık Ücretini Kim Öder?

Yargılama giderlerini kural olarak davayı kaybeden taraf öder. HMK m.326’ya göre kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Talebiniz tümüyle kabul edilirse harç, bilirkişi ücreti, tebligat gideri ve vekâlet ücreti karşı tarafa yüklenir.

Kısmen kazanma hâli farklı işler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini haklılık oranına göre paylaştıracağını söyler. Bu yüzden gerçekçi olmayan yüksek bir tutarla dava açmak, kazanılan kısım küçüldükçe giderlerin bir bölümünü üzerinize bırakır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazlaysa mahkeme giderleri aralarında paylaştırabileceği gibi müteselsil sorumluluğa da karar verebilir (m.326/3).

Davalı kusurlu sürücü ya da işleten olsa bile masrafın son durağı çoğu zaman sigortacıdır. Genel Şartların B.2.4 maddesine göre sigortacı, karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür; hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı içinde öder. Yani poliçe limiti dolduğunda masraf yükümlülüğü sıfırlanmaz, oranlanır.

Vekâlet ücretinde iki ayrı kalem karıştırılmamalıdır:

  • Karşı vekâlet ücreti: HMK m.323/ğ ve m.330 uyarınca vekille takip edilen davada tarifeye göre takdir edilen ücret taraf lehine hükmedilir. Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrasına göre karşı tarafa yüklenen bu ücret avukata aittir ve iş sahibinin borcu nedeniyle takas, mahsup veya haciz konusu yapılamaz.
  • Sözleşme ücreti: müvekkil ile avukat arasında kararlaştırılan ücrettir. Avukatlık Kanunu m.164/2’ye göre dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz — bu bir tavandır, sabit bir oran değildir. Aynı maddeye göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında ücret de kararlaştırılamaz.

Tahkim yolunun masraf tablosu daha hafiftir. Hakem ücretini Komisyon öder (5684 s.K. m.30/18), başvurandan ayrıca alınmaz; başvuran yalnızca kademeli başvuru ücretini ve tebligat giderini yatırır. Talep reddedilirse aleyhe hükmedilecek vekâlet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin beşte biridir (m.30/17). Dava açmadan önceki zorunlu arabuluculukta taraflar anlaşamazsa, ilk iki saatlik arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. İki yolun karşılaştırmasını değer kaybı tahkim süreci yazısında yaptık; dosyanın dava boyutu için araç değer kaybı davası yazısına bakabilirsiniz.

Değer kaybı davasında parayı kim öder?

Değer kaybı davasını kazanırsanız tazminatı, davalı sigortacı ya da kusurlu taraf öder; mahkeme araç değer kaybını kim öder sorusunu davalılar arasında müteselsil sorumlulukla cevaplar ve hükmedilen parayı davalılardan herhangi birinden tahsil edebilirsiniz. Sigortacı poliçe limiti içinde, sürücü ve işleten limit üstü kısımda sorumludur. Karar kesinleşmeden de ilam icraya konulabilir; sigortacı ödemezse alacak icra yoluyla tahsil edilir. Davayı kaybederseniz ise kendi masraflarınızla birlikte karşı tarafın vekâlet ücretini siz ödersiniz.

Düşük Ödemeyi Kabul Edip İmza Attıysanız Kalan Farkı Kim Öder?

Sigorta şirketinin teklif ettiği düşük tutarı kabul edip ibraname imzalamış olmanız, hakkınızın kesin olarak bittiği anlamına gelmeyebilir; kalan farkı yine sigortacı ve kusurlu taraf öder. KTK m.111 bu konuda iki kural koyar. Birincisi kesindir: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.”

İkincisi ise süreye bağlıdır: tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Yani ödenen tutar ile gerçek zarar arasındaki fark açıkça göze çarpıyorsa, imzaladığınız belgeye rağmen iki yıl içinde farkı talep etme yolu açıktır.

Bu iki yıllık süre bir hak düşürücü sınırdır; geçtikten sonra anlaşmanın iptali istenemez ve mahkeme süreyi kendiliğinden dikkate alır. Süreyi korumak için mutlaka dava açmak gerekmez: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 08.12.2025 tarihli, E.2024/8900, K.2025/16390 sayılı kararında vurgulandığı gibi, iki yıl içinde anlaşmanın hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir; sigorta şirketine yazılan bakiye tazminat başvurusu bu işlevi görür. Ödemeyi düşük bulduğunuzu düşünüyorsanız, imzaladığınız belgenin tarihini ve içeriğini not edin — sürecin başlangıç noktası orasıdır, ödemenin yapıldığı gün değil.

Eşdeğer Parça Takıldığında Aradaki Farkı Kim Öder?

Onarımda hangi parçanın kullanıldığı, aracın onarım sonrası ikinci el değerini doğrudan etkilediği için değer kaybı hesabının bir parçasıdır. 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlükte olan Genel Şart metni bu konuda sırayı net kuruyor: hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça ancak hak sahibinin onayı alınırsa veya orijinal parçayla değişim imkânsızsa kullanılabilir.

İspat yükünün nerede olduğu burada belirleyicidir: aynı hüküm, hak sahibinden onay alındığını veya orijinal parçayla değişimin mümkün olmadığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu söyler. Onay vermediyseniz ve sigortacı bunun aksini ispatlayamıyorsa, eşdeğer parça uygulaması size karşı ileri sürülemez.

Metnin bir kazancı daha var: bu uygulama sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. Eski parçanın yerine yenisi takıldığı gerekçesiyle tazminattan kesinti yapılması, zorunlu trafik sigortasında bugün mümkün değildir.

Aynı Ailedeki İki Araç Çarpışırsa Değer Kaybını Kim Öder?

Bu senaryoda çoğu zaman sigorta ödemez ve sebebi doğrudan kanunda yazılıdır. KTK m.92/b, işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında bırakmıştır.

Pratikte şu anlama gelir: baba ile oğlunun araçları çarpışırsa, eşlerden birinin aracı diğerininkine zarar verirse ya da aynı evde yaşayan kardeşlerin araçları kaza yaparsa, hasarlı araçtaki değer kaybı kusurlu tarafın trafik sigortasından alınamaz. Burada “usul ve füru” ifadesi anne-baba ile çocukları ve torunları kapsar; kardeşler bakımından ise ek koşul birlikte yaşamadır — ayrı evlerde yaşayan kardeşler bu istisnaya girmez.

Kapsam dışı olan yalnızca sigortanın sorumluluğudur; kusurlu kişinin genel hükümlere göre sorumluluğu devam eder. Ancak aile içi olaylarda bu yolun fiilen anlamsız kaldığı açıktır. Bu nedenle aynı hanede birden fazla araç varsa, kaza öncesinde kasko teminatlarının gözden geçirilmesi tek gerçekçi önlemdir.

Aracın Serviste Beklediği Günlerin Bedelini Kim Öder?

Aracın kullanılamadığı günler için istenen bedel — uygulamadaki adıyla araç mahrumiyeti — değer kaybından ayrı bir kalemdir ve zorunlu trafik sigortasından çıkmaz. KTK m.92/k, “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları” açıkça kapsam dışında bırakmıştır.

Talebin muhatabı bu durumda kusurlu sürücü ve araç sahibidir; genel hükümlere göre, gerçekten uğranılan zararın ispatı koşuluyla istenebilir. Ticari araçlarda kazanç kaybının belgelenmesi görece kolayken, özel araçlarda ikame araç kirası gibi somut bir gider gösterilmesi beklenir. Değer kaybı ve mahrumiyet bedeli aynı dilekçede, ayrı kalemler hâlinde istenir. Konunun ayrıntısını değer kaybı ve mahrumiyet bedeli yazısında ele aldık.

Değer kaybı dosyanızda kusur oranı tartışmalıysa, sigorta düşük ödeme yaptıysa ya da poliçe limiti aşıldığı için kusurlu tarafa gitmeniz gerekiyorsa, muhatabı ve yolu baştan doğru seçmek tahsilat sürecini doğrudan etkiler. Bu aşamada araç değer kaybı dosyalarında hukuki destek sayfamızdan sürecin nasıl yürütüldüğünü inceleyebilirsiniz.

Sonuç:

DurumDeğer Kaybını Kim Öder?
Kusurlu tarafın trafik sigortası varsaDeğer kaybı, poliçe limiti kapsamında sigorta şirketi tarafından ödenir.
Değer kaybı poliçe limitini aşıyorsaLimit üzerindeki kısım için kusurlu sürücüye, araç sahibine ve işletene başvurulur.
Kusurlu aracın trafik sigortası yoksaZarar kusurlu sürücü ve araç sahibinden istenir; sigortasız araçta Güvence Hesabı maddi zararı karşılamaz.
Kusurlunun sigorta şirketi iflas ettiyse veya ruhsatı tümüyle iptal edildiyseGüvence Hesabı maddi zararı da karşılar (5684 s.K. m.14/2-c).
Kusurlunun İMM poliçesi varsaTrafik sigortası limitini aşan kısım, kapsamdaysa İMM poliçesinden karşılanır.
Kaza tek taraflıysaKural olarak kimse; yol kusuru veya hayvan gibi bir sorumlu varsa o, kaskoda değer kaybı klozu varsa kasko.
Taraflar aynı ailedense (eş, usul-füru, birlikte yaşayan kardeş)Zorunlu trafik sigortası ödemez; talep KTK m.92/b uyarınca kapsam dışıdır.
Araç trafikten çekilmiş veya hurdaya ayrılmışsaDeğer kaybı talebi zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır (KTK m.92/l); kusurlu tarafa gidilebilir.
Aracın serviste beklediği günler için talep varsaMahrumiyet bedeli dolaylı zarardır; trafik sigortasından değil, kusurlu taraftan istenir (KTK m.92/k).
Sigorta şirketi ödeme yapmazsaSigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur ya da arabuluculuktan sonra asliye ticaret mahkemesinde dava açılır.
Başvuran kişi tamamen kusurluysaDeğer kaybı tazminatı talep edilemez.

Değer Kaybı Dosyanızda Yol Haritası

Bu yazıdaki bilgiler yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme niteliğindedir; somut bir dosyada sonucu kusur oranı, poliçe kapsamı ve eksper tespiti birlikte belirler. Kendi kazanızda hangi muhataba, hangi süre içinde başvuracağınızı netleştirmek için dosyanızın bir avukatla değerlendirilmesi yerinde olur.

Süreci avukat tutmadan yürütmenin hangi dosyada makul, hangisinde riskli olduğunu; sigortacıya başvuru, tahkim ve dava kapılarını karar tablosuyla karşılaştırdığımız araç değer kaybı tazminatını avukatsız almak mümkün mü yazımızda ayrıntılandırdık.

Muhatabın kim olduğu, talebin hangi mercie ve hangi usulle iletileceğini de belirler. Bu ayrımın süreç içinde nasıl işlediği değer kaybı avukatı sayfasında anlatılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç değer kaybı nedir?

Araç değer kaybı, bir trafik kazası sonucu hasar gören aracın, tamiri yapılsa bile ikinci el piyasa değerinde meydana gelen kayıptır. Onarım sonrası araç teknik olarak eski durumuna dönse bile kaza bilgisi kayıtlara işlendiği için satış değeri kaza öncesine kıyasla düşer.

Araç değer kaybını kim öder?

Araç değer kaybını kazada kusurlu olan tarafın zorunlu trafik sigortası öder. Sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır; limiti aşan kısım için kusurlu sürücü, araç sahibi ve işleten KTK m.85 ve m.88 uyarınca müteselsilen sorumludur. Kusurlu aracın sigortası yoksa değer kaybı doğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibinden istenir.

Araç değer kaybını kim karşılar?

Araç değer kaybını kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası karşılar; limit yetmezse kusurlu tarafın İMM poliçesi, o da yoksa kusurlu sürücü ile işleten karşılar. Zarar görenin kendi kaskosu, poliçede özel bir değer kaybı klozu yoksa değer kaybını karşılamaz.

Araç değer kaybını sigorta karşılar mı?

Evet, şartları varsa araç değer kaybı kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanır. Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır ve talep edenin kendi kusuruna denk gelen kısım düşülür.

Değer kaybı parasını kim öder?

Değer kaybı parasını kusurlu aracın trafik sigortacısı, belgeler tamamlandıktan sonra 8 iş günü içinde hak sahibinin bildirdiği hesaba öder (KTK m.99). Limit üstü kısmı ve sigortanın ödemediği kalemleri kusurlu sürücü ile işleten öder.

Araç değer kaybı için başvuru nasıl yapılır ve hangi belgeler gereklidir?

Kusurlu aracın sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır. Genel Şartların Ek-6’sına göre kaza tespit tutanağı, ruhsat, varsa fotoğraflar, banka hesap bilgileri, ekspertiz yapıldıysa eksper raporu ve kimlik doğrulama belgeleri sunulur. KTK m.97 uyarınca sigortacı başvuruya en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir.

Araç değer kaybı ZMMS kapsamında mı?

Evet, araç değer kaybı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındadır. ZMMS (ZMSS), kusurlu aracın üçüncü kişilere verdiği maddi zararları poliçe limiti dâhilinde karşılar ve Genel Şartların A.5 maddesi değer kaybını bu teminatın bir kalemi olarak sayar.

Araç değer kaybı başvurusu nereye yapılır?

Araç değer kaybı başvurusu, kazada kusurlu olan tarafın trafik sigortasını yapan sigorta şirketinin merkezine, şubesine veya poliçeyi düzenleyen acenteye yapılır. 1 Temmuz 2026’dan itibaren araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.

Tam kusurlu olan araç sahibi değer kaybı alabilir mi?

Kazada tamamen kusurlu olan araç sahibi, kendi aracındaki değer kaybı için karşı tarafın sigortasından tazminat talep edemez. Kısmi kusurda ise KTK m.92/g uyarınca kendi kusuruna denk gelen kısım tazminattan düşülür.

Değer kaybını kusurlu sürücü mü öder?

Değer kaybı talebi öncelikle kusurlu tarafın trafik sigortasına yöneltilir. Sigorta limiti aşılırsa, kusurlu aracın sigortası yoksa ya da kalem teminat dışındaysa kusurlu sürücü, araç sahibi ve işleten sorumludur; işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m.85).

Şirket aracının çarptığı kazada değer kaybı kimden istenir?

Kazaya sebep olan şirket aracının zorunlu trafik sigortası öder. Limit aşılırsa işleten sıfatıyla şirket, çalışanının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur (KTK m.85) ve sürücüyle birlikte müteselsilen öder.

Sigorta şirketi değer kaybını ödemezse ne yapılır?

Sigorta şirketi değer kaybı talebini reddederse, eksik ödeme yaparsa veya 15 gün içinde cevap vermezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir ya da arabuluculuk aşamasından sonra asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. Tahkim yolunda arabuluculuk aranmaz.

Araç değer kaybı kimden talep edilir?

Araç değer kaybı önce kusurlu aracın sigorta şirketinden talep edilir; dava aşamasında sigorta şirketine, kusurlu sürücüye ve aracın işletenine karşı birlikte ya da ayrı ayrı gidilebilir. Sigortacı davalıysa asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve arabuluculuk dava şartıdır; yalnız sürücü ve işletene karşı davada asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Karşı tarafın değer kaybını kim öder?

Karşı tarafın aracındaki değer kaybını, kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası öder. Kusur sizdeyse karşı sürücü sizin poliçenize başvurur; ödemeyi sigortacınız poliçe limiti içinde yapar, limit aşılırsa varsa İMM teminatınız devreye girer.

Kasko değer kaybı öder mi?

Kural olarak hayır. Kasko kendi aracınızın onarım bedelini karşılar; değer kaybı ancak poliçeye özel bir değer kaybı klozu konulmuşsa ödenir. “Genişletilmiş kasko” ibaresi tek başına bu teminatı vermez.

Trafik sigortası değer kaybını karşılar mı?

Evet. Değer kaybı, ZMSS Genel Şartları A.5/a uyarınca maddi zararlar teminatının bir kalemidir ve kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasından poliçe limiti dâhilinde, hasar bedeliyle birlikte karşılanır.

İMM değer kaybını karşılar mı?

Kusurlu tarafın İMM poliçesi varsa ve kapsamı bu zararı içeriyorsa, zorunlu trafik sigortası limitini aşan değer kaybı İMM’den karşılanabilir. KTK m.100 uyarınca doğrudan talep ve zamanaşımı kuralları İMM’de de uygulanır.

Araç değer kaybını kim belirler?

1 Temmuz 2026’dan itibaren değer kaybı, atanan sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasarlı kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir.

Araç kusurlu ise eksper parasını kim öder?

Kusur oranından bağımsız olarak, sigortacının atadığı eksperin ücretini sigorta şirketi öder ve değer kaybı tespiti hasar raporunda yer aldığı için ayrı rapor ücreti doğmaz. Kendi isteğinizle tuttuğunuz bağımsız eksperin ücreti size aittir; dava açılırsa yargılama gideri olarak istenebilir.

Sigorta değer kaybını kaç günde öder?

KTK m.99’a göre sigortacı, belgelerin kendisine ulaştığı tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır. Eksper raporundaki tutar ise nihai raporun sigortacıya ulaştığı günü takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirilir.

Değer kaybı parası kimin hesabına yatar?

Ödeme hak sahibine, yani kaza tarihinde aracın maliki olan kişiye yapılır. Araç şirket adına kayıtlıysa hak sahibi şirket tüzel kişiliğidir; sürücü malik değilse ödemenin muhatabı olmaz.

Değer kaybı davasında masrafları ve avukatlık ücretini kim öder?

HMK m.326 uyarınca yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır; iki taraf da kısmen haklı çıkarsa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Genel Şartların B.2.4 maddesine göre sigortacı, hükmedilen dava masrafları ile karşı taraf avukatlık ücretini poliçe oranında öder. Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti Avukatlık Kanunu m.164 gereği avukata aittir.

Sigortasız araçla yapılan kazada değer kaybını Güvence Hesabı öder mi?

Hayır. 5684 sayılı Kanun m.14/2-b, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlarda Hesabı yalnızca bedensel zararlar için sorumlu tutar. Değer kaybı bir mal zararı olduğundan doğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibinden istenir. Sigorta şirketinin iflası ya da bütün branşlarda ruhsatının iptali hâlinde ise Hesap maddi zararı da karşılar (m.14/2-c).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir