Hukuk

Araç Değer Kaybı Davası Kime Açılır? Araç Değer Kaybı Kimden Talep Edilir? (2026 Güncel)

Araç Değer Kaybı Davası Kime Açılır? Araç Değer Kaybı Kimden Talep Edilir? (2026 Güncel)

Araç değer kaybı davası kime açılır sorusunun tek bir muhatabı yoktur: dava, kazada kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına, kusurlu sürücüye ve aracın işletenine karşı açılabilir. Uygulamada talep önce sigorta şirketine yöneltilir; çünkü dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca, Sigorta Tahkim Komisyonu’na gitmeden önce yapılması ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/13 uyarınca şarttır.

Makale İçeriği

Bu yazıda davanın kime yöneltileceği, sürücü ile işletenin sorumluluğunun nereden doğduğu, sigortasız araç, yabancı plakalı araç ve şirket iflası gibi istisnai hâllerde muhatabın nasıl değiştiği, davanın hangi mahkemede ve nasıl açılacağı ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren yeni değer kaybı rejiminin süreci nasıl etkilediği ele alınmaktadır.

Özet — Araç değer kaybı davası kime açılır sorusunun tek bir cevabı yoktur; sigortacı, sürücü ve işleten farklı hukuki temellere dayanır ve hangisine gidileceği teminatın durumuna göre değişir.

  • Önce sigortacı. Sigortacıya karşı dava veya tahkimden önce kusurlu aracın trafik sigortasına yazılı başvuru zorunludur (KTK m.97, 5684 m.30/13). Sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermek, belgeler ulaştıktan sonra 8 iş günü içinde ödemek zorundadır (m.99). Sigortacı bilinmiyorsa Alo 193 / OHİM muhatabı belirler.
  • İşleten ve sürücü müteselsilen sorumludur. KTK m.85 işleteni, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutar ve m.88 ikisini müteselsil kılar; bu nedenle sürücü ile araç sahibi farklı kişilerse dava ikisine birlikte açılabilir.
  • Sigortasız araçta Güvence Hesabı devreye girmez. 5684 s.K. m.14/2-b yalnız bedensel zararları kapsar; değer kaybı maddi zarar olduğu için muhatap doğrudan kusurlu sürücü, malik ve işletendir.
  • Şirket iflas ederse tablo değişir. Aynı maddenin (c) bendi, ruhsat iptali veya iflas hâlinde maddi ve bedensel zararları Güvence Hesabı kapsamına alır.
  • Dava kendi şehrinizde de açılabilir. Sigortacıya karşı Genel Şartlar C.7, sürücü ve işletene karşı HMK m.16 zarar görenin ikametgâhı mahkemesini yetkili kılar; sigortacıya karşı dava asliye ticarette, arabuluculuktan sonra açılır.
  • Zamanaşımı öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıldır (m.109); uzun ceza zamanaşımı salt maddi hasarlı kazada kural olarak işlemez.

Araç Değer Kaybı Davası Kime Açılır?

Araç değer kaybı davası kime açılır denildiğinde üç muhatap sayılır: kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, kusurlu sürücü ve aracın işleteni. Bunlar birbirinin alternatifi değildir; hak sahibi talebini aynı davada birden fazla kişiye yöneltebilir.

Ancak sıralamada kanuni bir zorunluluk vardır. KTK m.97, zarar görenin “dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasını” arar. Bu başvuru yapılmadan sigortacıya karşı açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu nedenle pratikte süreç her zaman sigortacıya başvuruyla başlar; sürücü ve işletene yönelme, teminatın yetmediği, teminat dışı bir kalemin istendiği ya da teminatın hiç bulunmadığı hâllerde gündeme gelir.

Sürücü ile işletenin birlikte sorumlu olmasının kanuni dayanağı KTK m.88/1‘dir: “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Aynı maddenin ikinci fıkrası, sorumlular arasındaki paylaşımın kendi iç ilişkilerinde kusur oranına göre yapılacağını düzenler; bu paylaşım zarar göreni bağlamaz.

MuhatapHukuki temelNe zaman devreye girer
Sigorta şirketiKTK m.91 + ZMSS Genel Şartları A.5/aKural olarak ilk muhatap; poliçe limiti dahilinde
İşleten (çoğu zaman malik)KTK m.85/1 – kusursuz sorumlulukTeminat yetmezse, sigortasız araçta, teminat dışı kalemlerde
SürücüTBK m.49 haksız fiil + KTK m.88/1 müteselsil sorumlulukKusuru varsa; işletenle birlikte
Teşebbüs sahibiKTK m.85/1Araç bir teşebbüsün unvanı altında işletiliyorsa
Güvence Hesabı5684 s.K. m.14/2-cYalnız sigortacının iflası veya ruhsat iptalinde

Araç Değer Kaybı Kimden Talep Edilir?

Değer kaybı öncelikle kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasından talep edilir. Sigortacı, poliçe limiti dahilinde zarar gören araçta meydana gelen değer azalmasını karşılamakla yükümlüdür. Zorunlu sigortanın limiti aşıldığında, aracın İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) poliçesi varsa aşan kısım bu poliçeden karşılanabilir.

Teminatın hiç bulunmadığı ya da yetersiz kaldığı hâllerde talep, kusurlu sürücü, araç maliki ve işletene yöneltilir. Burada sık yapılan hata, bu kişilerin sorumluluğunun sigortacınınkiyle aynı temele dayandığının sanılmasıdır. Oysa üç ayrı hukuki temel vardır ve biri diğerini dışlamaz.

Sık karıştırılan bir nokta daha var: sigortacı talebi haksız yere reddederse ya da düşük ödeme yaparsa, bu tek başına talebi sürücüye veya işletene aktarmaz. Teminat kapsamındaki tutarın doğru muhatabı yine sigortacıdır ve ona karşı Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur ya da dava açılır. Sürücü ve işleten, sigortacıyla birlikte ya da ondan ayrı olarak, özellikle poliçe limitini aşan kısım ve teminat dışı kalemler (kira mahrumiyeti, ikame araç gibi) için gündeme gelir. Ödemenin kimin cebinden çıktığı sorusunun ayrıntısı için araç değer kaybını kim öder yazımıza bakılabilir.

1 Temmuz 2026 Sonrası Araç Değer Kaybı Süreci Nasıl İşler?

12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yeniden düzenlenmiş, yeni hükümler 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Değişiklik değer kaybının hem tanımını hem de tespit usulünü değiştirmiştir.

  • Değer kaybını ayrıca talep etme şartı kalktı. Eski A.5/a, değer kaybını “talep edilmesi halinde” eksper eliyle tespit edilecek bir kalem olarak düzenliyordu; yeni A.5/a’ya göre araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.
  • Ölçüt tek bir farka bağlandı: aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark.
  • Tespiti Kurum usulüne göre atanan sigorta eksperi yapar. Araç hasarına zaten bir eksper atanmışsa değer kaybı tutarı aynı raporda yer alır; ilk raporun ücreti sigorta şirketine aittir (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.14/2).
  • Değer kaybı hesaplama eki yürürlükten kaldırıldı. Aynı düzenlemenin 6. maddesi Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’yi kaldırmıştır; bunlardan değer kaybını düzenleyen yalnız Ek-1‘dir (Ek-2 destekten yoksun kalma, Ek-3 sürekli sakatlık hesabına ilişkindir). İnternette dolaşan “rayiç değer × hasar katsayısı × kilometre katsayısı” formülleri yeni poliçelerde dayanaksızdır; değer kaybı ekspertiz raporu şablonu da 5 Kasım 2025’te SEDDK 2025/25 sayılı Genelge ile piyasa analiz yöntemine geçmişti.
  • Sonucun bildirimi süreye bağlandı: sigortacı, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde sonucu hak sahibine bildirir.

Hesaplamada aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumu dikkate alınır. Bunlar talebi ortadan kaldıran engeller değil, farkı belirleyen kriterlerdir.

Hangi kazaya hangi kural uygulanır? Ölçüt kaza tarihi değil, karşı aracın poliçe tarihidir. Genel Şartların C.11 maddesine 4 Aralık 2021’de eklenen fıkraya göre “Bu Genel Şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” Trafik poliçeleri bir yıllık olduğundan, 1 Temmuz 2026’dan önce düzenlenmiş bir poliçe döneminde yaşanan kazada eski Genel Şartlar (değer kaybının ayrıca talep edilmesi ve mülga Ek-1 esasları) poliçe bitene kadar gündeme gelebilir. Bu nedenle başvurudan önce karşı aracın poliçe başlangıç tarihi öğrenilmelidir; muhatap değişmez, değişen yalnız tespit usulü ve hesap yöntemidir.

Yeni rejimin başvuru tarafı için sigorta şirketine değer kaybı başvuru dilekçesi yazımız, eksper aşaması için eksper raporuna itiraz yazımız ayrıntılıdır.

Değer Kaybı Davasında Sigorta Şirketinin Rolü

Sigortacı, zarar görenin KTK m.97 uyarınca doğrudan talepte bulunabildiği ve dava açabildiği kanuni muhataptır; işletenin yerine değil, onun yanında ve poliçe limitine kadar sorumludur. Sorumluluğu kendi kusurundan değil, düzenlediği poliçeden doğar ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Bu nedenle sigortacıya karşı ileri sürülen talepte kusur tartışması yine kazaya karışan araçlar üzerinden yürür; sigortacı yalnızca ödemekle yükümlü olduğu tutarı tartışır.

Sigortacının rolünün iki sınırı vardır. Birincisi poliçe limiti: limiti aşan kısım için muhatap yine işleten ve sürücüdür. İkincisi teminat kapsamı: Karayolları Trafik Kanunu m.92’de sayılan kalemler poliçe dışındadır ve teminat dışılık talebi ortadan kaldırmaz, yalnızca muhatabını değiştirir.

HükümTeminat dışıMuhatap kim olur
m.92/gHak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısımKimseden istenemez; talep oranla düşer
m.92/kGelir kaybı, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyetiKusurlu sürücü ve işleten
m.92/lHasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybıSigortacıdan istenemez; kusurlu sürücü ve işletene karşı genel hükümlere göre istenebilir
m.92/fManevi tazminatKusurlu sürücü ve işleten
m.92/eAraçta taşınan eşyanın zararıKusurlu sürücü ve işleten

m.92/g sık yanlış aktarılır. Kanun “kusursuz olma” şartı koymaz; teminat dışında bıraktığı yalnızca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısımdır. Yüzde otuz kusurlu bir sürücü, zararının yüzde yetmişi için talepte bulunabilir. Kısmi kusur hâlindeki hesabın ayrıntısı için kısmi kusurlu sürücü değer kaybı talep edebilir mi yazımıza bakılabilir.

Trafik Sigortası Değer Kaybını Karşılar mı?

Evet. Zorunlu trafik sigortası değer kaybını maddi zararlar teminatının içinde karşılar. Genel Şartların A.5/a maddesi bu teminatı “zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalma” olarak tanımlar. Burada karşılayan sigorta, zarar görenin kendi poliçesi değil, kazada kusurlu olan aracın trafik sigortasıdır.

Teminatın iki pratik sınırı vardır. Birincisi limit: maddi teminat limiti araç hasarını ve değer kaybını birlikte karşılar; önce ödenen hasar bedeli kalan limitten düşer. İkincisi kusur: sigortacı, kusurlu tarafın kusuru oranında öder. Tamamen kusursuz bir hak sahibi değer kaybının tamamını, kısmen kusurlu hak sahibi ise karşı tarafın kusuruna düşen kısmı alır. Sigortacının “değer kaybı poliçe kapsamında değil” gerekçesiyle yaptığı ret, KTK m.92’deki bir bende dayanmıyorsa dayanaksızdır; Anayasa Mahkemesi’nin E.2019/40 sayılı kararıyla genel şartlarla teminatı daraltma yetkisini veren m.92/i bendi iptal edilmiştir.

Sigorta Şirketinden Değer Kaybı Talep Etmek İçin Yapılacaklar

Talep, kusurlu aracın trafik sigortacısına yazılı başvuruyla başlar. Bildirim şirket merkezine, sözleşmedeki temsilciliğe ya da acenteye; noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılır. İmza karşılığı elden verilen mektup ve telgraf da taahhütlü mektup hükmündedir; sözleşmede belirlenmiş elektronik haberleşme yöntemi de kullanılabilir (Genel Şartlar C.5).

1 Eylül 2026’dan itibaren bir kanal daha var: Alo 193 / Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM). SEDDK’nın 2026/22 sayılı Genelgesi’nin 4. maddesine göre OHİM üzerinden yapılan ve geçerli kabul edilen başvuru, talebin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili şirkete yapılmış sayılır; teknik gecikmeler süre hesabında başvuran aleyhine dikkate alınmaz. Telefonla yapılan ihbarın KTK m.97’deki yazılı başvurunun yerine geçip geçmediği ise Genelgede düzenlenmemiştir. Güvenli yol, OHİM’in verdiği referans numarasını saklamak ve belgeleri ayrıca yazılı olarak sigortacıya iletmektir. Ayrıntı için Alo 193 sigorta hasar ihbar hattı yazımıza bakılabilir.

Başvuruya eklenecek belgeler Genel Şartların Ek-6’sında sayılmıştır. Ek-6, belgelerin KTK m.99 uyarınca sunulacağını açıkça yazdığı için, ödeme süresini başlatan belgeler tam olarak bunlardır:

  • Kaza tespit tutanağının resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş tutanak; varsa ifade tutanakları veya görgü tespit tutanakları
  • Zarar gören araca ait ruhsat
  • Varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraf ve görüntüler
  • Ekspertiz yapıldıysa eksper raporu
  • Ödemenin yapılacağı banka hesap bilgileri (banka ve şube adı, IBAN)
  • Varsa hak sahibine ait doğrulanmış cep telefonu numarası
  • Kişisel bilgi doğrulama evrakı: gerçek kişilerde nüfus cüzdanı fotokopisi ve imza beyanı ile iletişim bilgileri; tüzel kişilerde vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve imza sirküleri

Süreler bakımından iki tarih ayrı ayrı işler ve karıştırılmamalıdır. KTK m.97’deki 15 gün sigortacının yazılı cevap süresidir; dolduğunda dava ve tahkim yolu açılır. KTK m.99’daki 8 iş günü ise ödeme süresidir ve sonunda temerrüt doğar. Sürenin başlangıcı dilekçenin yazıldığı gün değil, belgelerin sigortacıya ulaştığı gündür; bu nedenle teslimin belgelenmesi kritiktir.

Tahkim bakımından bir istisnaya dikkat edilmelidir. 5684 s.K. m.30/13’teki genel süre 15 iş günüdür; ancak trafik sigortasında özel hüküm olan KTK m.97 ve Genel Şartların C.7 maddesi 15 gün öngörür ve Sigorta Tahkim Komisyonu da trafik sigortası için 15 günü esas alır. Ayrıca SEDDK’nın 5 Ağustos 2026 tarihli 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri‘ne göre, sigortacı mevzuattaki süre içinde eksper atamış ve rapor sigortacıya yüklenemeyecek bir sebeple tamamlanamamışsa (bu durum SBM sistemlerinden belgelenirse), sürenin cevapsız geçmesi tek başına “olumsuz sonuç” sayılmaz; böyle bir başvuru Komisyonda ön incelemeden döner.

SüreDayanakNeyi başlatır
8 iş günüKTK m.99Ödeme süresi; sonunda temerrüt ve faiz
15 günKTK m.97 + Gen. Şart. C.7Yazılı cevap süresi; dolunca dava/tahkim açılır (eksper süresinde atanmışsa Sirküler 2026/02 saklı)
15 iş günü5684 s.K. m.30/13Genel tahkim eşiği; trafik sigortasında uygulanmaz, yerine 15 gün
1 iş günüZMSS Gen. Şart. A.5/aNihai eksper raporu sonrası değer kaybı tutarının bildirimi
3 iş günüSigorta Eksperleri Atama Yön. m.8/1Eksper raporuna itiraz (rapor sistemine giriş bildiriminden)
2 yıl / 10 yılKTK m.109Zamanaşımı

Araç Değer Kaybından Kim Sorumludur?

Sorumluluğun kaynağı Karayolları Trafik Kanunu m.85’tir. Maddenin birinci fıkrası, bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işletenin ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını düzenler. Bu, kural olarak kusura dayanmayan bir sorumluluktur; ancak zarar gören de bir araç işleteni olduğunda m.89/2’deki ispat kuralı devreye girer (aşağıda “İspat Yükü Kimdedir?”).

Aynı maddenin son fıkrası daha da belirleyicidir: “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” Bu hüküm, “aracı ben kullanmıyordum” savunmasını büyük ölçüde etkisiz kılar.

İşletenin Sorumluluğu

İşleten, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten kişidir; çoğu olayda malikle aynı kişidir ancak kiralama, ariyet veya filo kullanımı gibi hâllerde ayrışabilir. Sorumluluğu kişisel kusuruna bağlı olmadığı için, kazadan haberi olmaması sonucu değiştirmez. İşleten ancak KTK m.86’daki kurtuluş beyyinesini ispatlarsa sorumluluktan kurtulur: kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın, araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeksizin, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini göstermelidir. Kurtulamayan işleten, kazada zarar görenin de kusuru bulunduğunu ispat ederse hâkim tazminatı indirebilir (m.86/2).

Sürücünün Sorumluluğu

Sürücünün sorumluluğu işletenden farklı bir temele dayanır: kusura dayalı haksız fiil sorumluluğu. Kusuru bulunan sürücü, verdiği zarardan doğrudan sorumludur ve bu sorumluluk işletenin sorumluluğuyla birlikte yürür. Hak sahibi, tazminatın tamamını ikisinden herhangi birinden isteyebilir; aralarındaki paylaşım kendi iç ilişkilerine aittir.

Araç Sahibinin (Malikin) Sorumluluğu

Malik, işleten sıfatını taşıdığı sürece m.85 kapsamında sorumludur. KTK m.3’teki tanıma göre işleten, kural olarak araç sahibi ya da mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta sicilde alıcı olarak görünen kişidir. Aracın uzun süreli kiralanması, ariyet (ödünç) verilmesi veya rehni hâlinde ise işleten kiracı, ödünç alan veya rehin alandır; bu durumda dava onlara yöneltilir. Tanımın ikinci cümlesi bir kapı daha açar: başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiilî tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, işleten o kişi sayılır. Bu ispatı yapamayan kayıtlı malik, işleten olarak sorumlu kalır.

İspat Yükü Kimdedir?

Burada çoğu kaynakta atlanan bir ayrım vardır ve dayanağı sık yanlış gösterilir. KTK m.85/1, motorlu aracın işletilmesinin bir kişiye veya şeye verdiği zararda işleteni kusursuz sorumlu tutar. Aynı maddedeki ispat kuralı ise yalnız işletilme hâlinde olmayan bir aracın sebep olduğu kazalar içindir.

Değer kaybı dosyalarında belirleyici olan hüküm KTK m.89/2‘dir. Birden çok motorlu aracın katıldığı bir kazada işletenlerden birine ait bir şey zarar görürse, “zarar gören, ancak zarar veren işletenin … veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusuru … veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluk yüzünden zararın vuku bulduğunu ispat etmesi halinde” karşı işleten tazminatla yükümlü tutulur. Zarar gören araç da bir işletene ait olduğu için değer kaybı davalarının neredeyse tamamı bu kurala girer: karşı tarafın kusuru zarar gören tarafından ispatlanır ve kusur tespiti dosyanın merkezindedir. Aynı fıkranın son cümlesine göre tazminatla yükümlü işletenler zarar gören işletene karşı müteselsilen sorumludur.

Araç Değer Kaybı Sigorta Şirketinden mi Talep Edilir?

Evet, kural budur. Zorunlu mali sorumluluk sigortası, KTK m.91 uyarınca işletenin m.85’ten doğan sorumluluğunun karşılanmasını sağlamak üzere yaptırılır. Yani sigortacının ödediği, aslında işletenin borcudur. Bu nedenle sigortacıya başvurmak, işletene karşı olan hakkı kullanmanın en doğrudan yoludur.

Sigortacıya başvuru ayrıca seçimlik değil, önceliklidir: m.97 dava öncesi yazılı başvuruyu şart koştuğu için, sigortacıya karşı doğrudan mahkemeye gidilemez. Sigortacının reddi ya da 15 gün içinde sessiz kalması ise sigortacıya karşı dava ve tahkim yolunu açar; sürücü ve işletene karşı talep bu sonucu beklemeye bağlı değildir ve asıl olarak limit aşımı ile teminat dışı kalemlerde anlam taşır.

Sigorta Şirketine Başvurmadan Doğrudan Araç Sahibine Dava Açılabilir mi?

KTK m.97’deki başvuru şartı, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde açılacak davalar için getirilmiştir. Bu şart sigortacıya karşı açılan dava içindir: davalı sigortacı değil doğrudan işleten ve sürücüyse ya da talep poliçe limitinin dışında kalıyorsa, KTK m.97 dava şartı aranmaz ve araç sahibine sigortaya başvurmadan dava açılabilir. Buna karşılık önceden yazılı başvuru yapılmadan sigortacıya karşı açılan dava usulden reddedilir. Pratikte en güvenli yol, tutarı ne olursa olsun sigortacıya yazılı başvuruyu yapıp belgelemektir; poliçe limiti içinde ödeme gücü en güvenli muhatap sigortacıdır ve sonradan sigortacının da davaya katılması gerekirse ön şart baştan tamamlanmış olur.

Araç Sahibine Değer Kaybı Davası Açılabilir mi?

Açılabilir. Araç sahibi işleten sıfatını taşıdığı sürece KTK m.85 uyarınca sorumludur ve bu sorumluluk sürücüyle birliktedir. Sigorta limitinin yetersiz kaldığı, aracın sigortasız olduğu ya da talebin teminat dışı bir kaleme girdiği durumlarda araç sahibine doğrudan yönelmek çoğu zaman tek yoldur.

Aracın kaza sonrasında satılmış olması da bu tabloyu değiştirmez; zarar kaza anında doğduğu için muhataplar kaza tarihine göre belirlenir. Aracını satmış olan zarar görenin durumu için satılan aracın değer kaybı yazımıza bakılabilir.

Sürücü ile Araç Sahibi Farklı Kişiyse Dava Kime Açılır?

İkisine birlikte açılabilir. KTK m.85 işleten ile teşebbüs sahibini müteselsil sorumlu tuttuğu, son fıkrasıyla da işleteni sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu saydığı için, zarar gören tazminatın tamamını herhangi birinden isteyebilir. Sürücü ile işletenin birlikte sorumluluğunu açıkça müteselsil kılan hüküm KTK m.88/1’dir. Müteselsil sorumlulukta alacaklı, borcun tamamı için borçlulardan dilediğine başvurabilir.

Bu, tahsil güvenliği bakımından belirleyicidir: sürücünün ödeme gücü yoksa aynı alacak işletenden istenebilir. Ödeme yapan taraf, diğerine kendi iç ilişkilerindeki paya göre rücu eder; bu iç ilişki zarar göreni ilgilendirmez.

Araç Değer Kaybı Birden Fazla Kişiden Talep Edilebilir mi?

Evet. Sorumluluğun birden fazla kişiye ait olduğu hâllerde talep hepsine birden yöneltilebilir; davacı isterse sigortacıyı, sürücüyü ve işleteni aynı davada davalı gösterebilir, isterse yalnız birini seçer. Davalılar birden fazlaysa dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (HMK m.7/1). Zincirleme kazalarda ise birden çok araç işleteni aynı zarardan sorumlu olabilir; KTK m.89/2’nin son cümlesine göre bunlar zarar gören işletene karşı müteselsilen sorumludur, aralarındaki paylaşım ise kusur oranlarına göre yapılır.

Dikkat edilmesi gereken nokta, aynı zararın iki kez tahsil edilemeyeceğidir. Müteselsil sorumluluk alacaklıya seçim hakkı verir, çoğaltma hakkı vermez. Sigortacıdan alınan tutar, işletenden istenebilecek miktardan düşülür.

Şirket Araçlarında Değer Kaybı Kimden İstenir?

Araç bir şirket adına tescilliyse, şirket işleten sıfatıyla sorumludur ve talep doğrudan tüzel kişiye yöneltilir. KTK m.85/1 ayrıca, aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi hâlinde teşebbüs sahibini de işletenle birlikte müteselsil sorumlu tutar. Kiralık araçta ayrım kiralamanın süresindedir: günlük ya da kısa süreli kiralamada işleten kural olarak kiralama şirketi olarak kalır; uzun süreli kiralamada ise KTK m.3 uyarınca işleten kiracıdır ve dava ona yöneltilir. Her iki hâlde de karşı aracın trafik sigortacısı ilk muhatap olmaya devam eder.

Sürücünün şirket çalışanı olması sonucu değiştirmez; işverenin sorumluluğu m.85/son uyarınca zaten doğar. Bu tür dosyalarda muhatabın doğru belirlenmesi için aracın ruhsat kaydı ile fiilî kullanım ilişkisinin birlikte incelenmesi gerekir.

Trafik Sigortası Olmayan Araçta Değer Kaybı Kimden Talep Edilir?

Kazaya neden olan araçta zorunlu trafik sigortası yoksa muhatap doğrudan kusurlu sürücü, araç maliki ve işletendir. Bu kişilerden talep, genel hükümlere göre ileri sürülür ve gerekirse dava açılıp icra takibi başlatılır. Bu durumda KTK m.97’deki sigortaya başvuru şartı ve TTK m.5/A’daki arabuluculuk dava şartı aranmaz; dava asliye hukuk mahkemesinde açılır. Sürecin adım adım anlatımı için trafik kazasında karşı taraf sigortasız çıkarsa ne yapılır yazımıza bakılabilir.

Burada yaygın bir yanılgıyı düzeltmek gerekir: sigortasız araç kazasında Güvence Hesabı değer kaybını karşılamaz. 5684 sayılı Kanun m.14/2-b, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlar bakımından Hesaba başvuruyu yalnızca bedensel zararlar için mümkün kılar. Değer kaybı maddi zarar olduğu için bu bent kapsamına girmez. Maddenin son cümlesi eşyaya gelecek zararların Hesaptan karşılanmasını ayrıca Cumhurbaşkanı kararına bağlamıştır.

Sigorta Şirketi İflas Ederse Ne Olur?

Bu hâlde tablo tersine döner. 5684 s.K. m.14/2-c, sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası hâlinde, şirketin ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na başvurulabileceğini düzenler. Yani sigortasız araçta kapalı olan kapı, sigortacının iflasında değer kaybı bakımından açıktır.

DurumGüvence HesabıDayanak
Sigortasız araçYalnız bedensel zararm.14/2-b
Sigortalı tespit edilemiyor (ör. park hâlindeki araca çarpıp kaçan)Yalnız bedensel zararm.14/2-a
Çalıntı veya gasp edilmiş araçYalnız bedensel zararm.14/2-ç
Sigortacının iflası / ruhsat iptaliMaddî ve bedensel zararm.14/2-c

Karşı Aracın Sigortası Bilinmiyorsa Talep Kime Yapılır?

Karşı aracın hangi şirkette sigortalı olduğunu bilmiyorsanız talebi Alo 193 / Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) üzerinden yapabilirsiniz; muhatabı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi belirler. 1 Eylül 2026’da yürürlüğe giren SEDDK 2026/22 sayılı Genelge’nin 5. maddesi, başvurunun kime iletileceğini tek tek sayar. Bu liste, “değer kaybı kimden talep edilir” sorusunun resmî yönlendirme şemasıdır:

DurumBaşvuru kime iletilirDayanak (2026/22)
Karşı aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigortası varO trafik sigortasını düzenleyen şirket; birden fazla araç karıştıysa Merkezin re’sen belirlediği şirketm.5/3-a
Talep Güvence Hesabı kapsamında (5684 m.14/2)Güvence Hesabı — değer kaybı için yalnız sigortacının iflası veya ruhsat iptalindem.5/3-b
Karşı araç yabancı plakalı ve Türkiye’de geçerli trafik sigortası yokTürkiye Motorlu Taşıt Bürosu (yeşil kart kontrolü); yeşil kart da yoksa Merkeze geri dönerm.5/3-c
Tek taraflı kazaMaddi zarar için kendi kasko sigortanız (varsa); bedensel zarar için aracın trafik sigortasım.5/3-ç
Bunların dışındaki hâllerMerkez, en geç takip eden iş günü içinde işletene başvurulması gerektiğini bildirirm.5/4

Başvuruyu alan şirket, Merkezin bildiriminden itibaren takip eden iş günü içinde çağrı merkezi aracılığıyla hak sahibine ulaşmak ve araç hasarıyla birlikte değer kaybı hesaplamasının da yapılacağını, ayrıca tazminat alacağının Ek m.6’da sayılanlar dışında kimse tarafından takip edilemeyeceğini bildirmek zorundadır (m.6). Merkezin verdiği referans numarası, ilerideki tahkim veya dava aşamasında başvuru tarihinin kanıtı olarak saklanmalıdır.

Yabancı Plakalı Araç Çarparsa Değer Kaybı Kimden İstenir?

Önce aracın Türkiye’de geçerli bir trafik sigortası olup olmadığına bakılır; varsa muhatap o şirkettir. Yoksa başvuru, yeşil kart sigortasının bulunup bulunmadığının kontrolü ve hasar sürecinin yönetimi için Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu‘na iletilir. Büro yeşil kart bulunmadığını tespit ederse talep Merkeze geri döner ve Güvence Hesabı ya da işletene yönlendirme kuralları uygulanır. Sigortasız sayılan bir araçta Güvence Hesabı yalnız bedensel zararı karşıladığından, değer kaybı bu durumda kusurlu sürücü ve işletenden istenir.

Park Hâlindeki Araca Çarpıp Kaçan Aracın Değer Kaybı Kimden İstenir?

Çarpan araç tespit edilemiyorsa Güvence Hesabı’na gidilir; ancak 5684 s.K. m.14/2-a bu hâlde de Hesabı yalnız bedensel zararlar için sorumlu tutar, değer kaybı karşılanmaz. Araç kamera kaydı veya tanıkla sonradan tespit edilirse muhatap yeniden o aracın trafik sigortacısı olur ve iki yıllık zamanaşımı, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten işlemeye başlar. Kendi kaskonuz varsa hasar oradan karşılanabilir. Adım adım yapılacaklar için park hâlindeki aracıma çarpıp kaçtılar yazımıza bakılabilir.

Kasko Değer Kaybını Karşılar mı?

Kasko, kural olarak sigortalının kendi aracındaki hasarı teminat altına alan isteğe bağlı bir sigortadır ve standart poliçelerde değer kaybı teminat kapsamında yer almaz. Değer kaybı, karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır; muhatabı kendi kaskonuz değil, kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.

Bu ayrım pratikte önemli bir sonuç doğurur: hasarınızı kendi kaskonuzdan onartmış olmanız, karşı tarafın sigortacısından değer kaybı isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Kasko onarım bedelini karşılar; aracın ikinci el piyasasındaki değer düşüşü ayrı bir kalem olarak durur. Bazı şirketlerin ek prim karşılığı sunduğu genişletilmiş paketlerde değer kaybı klozu bulunabilir; bunun için poliçenin özel şartlarına bakmak gerekir.

Sigorta Şirketi Araç Değer Kaybını Neden Ödemez?

Ret gerekçeleri belirli birkaç başlıkta toplanır: başvuru belgelerinin eksik olması, kusur durumunun uygun görülmemesi, aracın teminat dışı bir kaleme girdiğinin değerlendirilmesi ve en sık karşılaşılanı, eksper raporunda değer kaybının hiç hesaplanmamış ya da sıfır olarak belirlenmiş olması.

1 Temmuz 2026 sonrasında değer kaybı hasar dosyası kapsamında değerlendirildiği için, raporun içeriği belirleyici hâle gelmiştir. Ret gerekçesinin kanuni bir dayanağı olup olmadığı ayrıca incelenmelidir; örneğin “araç eski olduğu için değer kaybı çıkmaz” biçimindeki bir ret, güncel Genel Şartlar karşısında dayanaksızdır; yaş ve kullanılmışlık düzeyi farkın büyüklüğünü belirleyen ölçütlerdir, talebi kendiliğinden düşürmez.

Ayrı bir ret nedeni ağır hasar tespitidir. SEDDK 2026/11 sayılı Genelge’ye göre eksper tam veya ağır hasar tespit ederse rapor, değer kaybı satırı bulunmayan şablonla düzenlenir; Genel Şartların B.2.3 maddesi de bu hâlde “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmeyeceğini düzenler. Kaşe işlendiğinde araç KTK m.92/l kapsamına girer ve değer kaybı sigortacıdan istenemez. Böyle bir raporda itirazın hedefi, değer kaybı tutarı değil ağır hasar tespitinin kendisidir ve eksper raporuna itiraz süresi içinde yapılmalıdır.

Eksik Ödeme Yapılırsa Ne Yapılmalıdır?

Eksik ödeme, kalan tutarın istenmesine engel değildir. Önce eksper raporu, hasar dosyası ve hesaplama gerekçesi birlikte incelenir; farkın nereden doğduğu belirlenir. Fark eksper raporundan doğuyorsa rapora, rapor sistemine giriş bildiriminden itibaren 3 iş günü içinde itiraz edilebilir (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1). Bu süre kaçırılsa bile yol kapanmaz: sigortacıya karşı Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur veya dava açılır; eksper raporu orada delil niteliğindedir, hakemi veya hâkimi bağlamaz.

Ödemeyi kabul etmiş olmak da yolu kapatmaz. KTK m.111/2 uyarınca “tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar; bu nedenle genel ibra kayıtları mutlak bir engel oluşturmaz.

Bu iki yıllık süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir: kesilmez, mahkemece kendiliğinden dikkate alınır ve uzun ceza zamanaşımı bu süreyi uzatmaz (Yargıtay 4. HD, 25.11.2024, E.2022/15310, K.2024/11520). Süre anlaşma tarihinden işler; iptalin ayrıca dava yoluyla istenmesi şart değildir, bu süre içinde sigortacıya bakiye için başvurularak iradenin açıklanması yeterlidir (Yargıtay 4. HD, 08.12.2025, E.2024/8900, K.2025/16390). Düşük bir ödemeyi kabul ettiyseniz iki yıl dolmadan harekete geçmeniz gerekir.

Eksper Raporundan Sonra Dava Açılması Gerekir mi?

Gerekmez. Araç hasarına eksper atanmışsa rapor hasarı ve değer kaybını birlikte belirler ve sigortacı bu rapora dayanarak ödeme yapar. Teklif kabul edilirse süreç kural olarak orada biter; tutarın yetersiz olduğu açıkça belliyse KTK m.111/2’deki iki yıllık iptal imkânı saklıdır.

Tutar yetersiz bulunuyorsa üç ayrı itiraz kanalı vardır ve birbirinin yerine geçmez: eksper raporuna itiraz 3 iş günü içinde (Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.8/1); taraflarca doldurulan tutanağa dayanan kusur oranına itiraz sigorta şirketine 5 iş günü içinde (SEDDK 2017/18 sayılı Genelge); sigortacının teklif veya ret yazısına itiraz ise süreye bağlı değildir, sınırı zamanaşımıdır. Rapora itiraz, tahkim ya da dava için ön şart değildir; itiraz yapılmamış ya da reddedilmiş olsa da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir veya dava açılabilir. Rapora itirazın usulü ve süreleri ayrı bir konudur ve eksper raporuna itiraz yazımızda ele alınmıştır.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Ne Zaman Yapılır?

Başvuru, talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelendiğinde ya da sigortacı süresi içinde yazılı cevap vermediğinde yapılabilir (5684 s.K. m.30/13). Kanundaki genel süre 15 iş günüdür; trafik sigortasında bu süre 15 gündür (KTK m.97, Genel Şartlar C.7). Ret yazısı elde edilmişse bu sürenin dolması beklenmez. Eksper süresinde atanmış ve rapor sigortacıya yüklenemeyecek bir nedenle tamamlanamamışsa, SEDDK 2026/02 sayılı Sirküler uyarınca salt cevapsızlık başvuru için yeterli sayılmaz.

Tahkimin iki belirgin avantajı vardır. Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre ancak tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir (m.30/16). Talebi reddedilen aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki ücretin beşte biridir (m.30/17); Tahkim Yönetmeliği m.16/13 bu oranı, asliye mahkemeleri tarifesi üzerinden, her iki taraf için de uygular. Bu kural, tahkimi dava yoluna göre daha düşük riskli hâle getirir.

Tahkim başvurusunun zamanaşımına etkisi de vardır: Türk Borçlar Kanunu m.154/2 uyarınca alacaklının hakeme başvurması zamanaşımını keser. Sigortacıya yapılan yazılı başvuru ise tek başına kesmez. Başvuruyu avukat yapacaksa vekâletnamede alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına ya da doğrudan Komisyona başvuruya ilişkin özel yetki bulunmalıdır (HMK m.74).

Kritik bir sıralama kuralı vardır: uyuşmazlık mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmişse, m.30/14 uyarınca aynı uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz. Tahkim Yönetmeliği m.16/2-b, aynı alacak için başlatılmış icra takibini de bu engeller arasına almıştır. Mercii seçimi bu nedenle baştan yapılmalıdır. Başvuru ücretleri uyuşmazlık tutarına göre kademelidir:

Uyuşmazlık tutarıBaşvuru ücreti
0 – 8.500 TL600 TL
8.501 – 17.000 TL1.200 TL
17.001 – 85.000 TL1.750 TL
85.001 TL ve üzeriTutarın %1,8’i (en az 1.750 TL)

Tebligat gideri ayrıca alınır: kayıtlı elektronik posta adresi olanlar için 75 TL, olmayanlar için 325 TL. İtiraz başvurusunda ücret yeniden yatırılır. Başvuru ücretini Kanunun 30. maddesinin 18. fıkrası uyarınca Kurum belirler; Tahkim Yönetmeliği m.11/3 uyarınca tarife Ocak ve Temmuz aylarında gözden geçirildiğinden, başvuru öncesinde Komisyonun ücret sayfasından teyit edilmesi gerekir. Hakem ücretini başvuran değil Komisyon öder (m.30/18). Dosya takibi için tahkim dosyası sorgulama ve tahkim süreci yazılarımız izlenebilir.

Araç Değer Kaybı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme davalıya göre değişir. Sigorta şirketine karşı açılan dava, Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a uyarınca mutlak ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan haksız fiil davasında ise görevli mahkeme asliye hukuktur. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan bir yargı çevresinde ticari davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması görevsizlik kararı gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder (TTK m.5/4).

Sigortacıya karşı açılan davanın usulü de farklıdır. TTK m.4/2 uyarınca miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır; bu sınır HMK ek m.1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Sigortacıdan istenebilecek tutar poliçe limitiyle sınırlı olduğundan değer kaybı davalarının çoğu bu usulle görülür. Pratik sonucu şudur: cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi yoktur (HMK m.317), iddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla, savunmanın genişletilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar (HMK m.319); bu yüzden talep ve deliller dava dilekçesinde eksiksiz gösterilmelidir. Yalnız sürücü ve işletenin davalı olduğu asliye hukuk davası ise yazılı yargılama usulüyle görülür.

Bu ayrımın doğrudan bir sonucu vardır: ticari davalarda TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır. Yani sigortacıya karşı dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekir. Sürücü ve işletene karşı açılan davada bu şart aranmaz. Sigorta Tahkim Komisyonu’na giderken de arabuluculuk gerekmez, çünkü tahkim bir dava değildir. Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır (HUAK m.18/A-4); büroya başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m.18/A-15). Arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır, zorunlu hâllerde süre en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m.5/A).

Yetkili mahkeme bakımından KTK m.110/2 özel bir düzenleme getirir: motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde “açılabileceği gibi” kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Hüküm kesin yetki kurmaz; genel yetki kuralları ve poliçenin ayrılmaz parçası olan Genel Şartlar da uygulanır. Birlikte okunduğunda seçenekler şunlardır:

  1. Sigortacının şubesinin bulunduğu yer mahkemesi (KTK m.110/2)
  2. Sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesi (KTK m.110/2)
  3. Kazanın vuku bulduğu yer mahkemesi (KTK m.110/2)
  4. Sigortacının merkezinin bulunduğu yer mahkemesi (Genel Şartlar C.7; ayrıca HMK m.6 genel yetki)
  5. Zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesi (sigortacıya karşı Genel Şartlar C.7; sürücü ve işletene karşı haksız fiil davasında HMK m.16)
  6. Davalı gerçek kişinin yerleşim yeri mahkemesi (HMK m.6); davalı birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri (HMK m.7/1)

Bazı kaynaklar, KTK m.110/2 zarar görenin yerleşim yerini saymadığı için “davacının yerleşim yeri mahkemesi yetkili değildir” der; bu eksik bir okumadır. Yürürlükteki Genel Şartların C.7 maddesi (RG 20.03.2020 ile değişik) sigortacıya karşı davanın “zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde” de açılabileceğini açıkça düzenler; sürücü ve işletene karşı haksız fiil davasında da HMK m.16 “zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir” der. Yetki kesin olmadığı için davalı itiraz etmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir; itiraz eden davalı da yetkili mahkemeyi, birden fazlaysa seçtiğini, cevap dilekçesinde bildirmek zorundadır (HMK m.19/2-4).

Araç Değer Kaybı Davasında Zamanaşımı Süresi

Zamanaşımı KTK m.109’da düzenlenmiştir ve iki süre birlikte işler: zarar gören, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl. İki yıllık süre zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesiyle başlar; karşı aracın plakası ve sürücüsü kaza günü biliniyorsa, kusur oranının sonradan bilirkişiyle netleşmesi başlangıcı kural olarak ileri kaydırmaz. Başlangıcın kaydığı tipik hâl, sorumlunun kimliğinin kaza anında belli olmadığı dosyalardır (örneğin çarpıp kaçan aracın sonradan tespit edilmesi).

Kaza aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, m.109/2 uyarınca o süre maddi tazminat talepleri için de geçerli olur. Ancak salt maddi hasarlı kazada bu uzun süre kural olarak işlemez: taksirle mala zarar verme Türk Ceza Kanunu’nda suç değildir. İstisna, sürüşün kendisinin suç oluşturduğu hâllerdir; örneğin 1,00 promil üstü alkolle araç kullanma ya da trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK m.179). Ayrıca m.109/3 iki yönlü bir koruma getirir: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır.

Zamanaşımını kesen ve durduran işlemler de ayrıdır. Sigortacıya yapılan yazılı başvuru tek başına zamanaşımını kesmez. Dava açılması ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru keser (TBK m.154/2); sigortacının kısmi ödemesi borcun ikrarı niteliğinde olduğundan keser (TBK m.154/1). Dava şartı arabuluculukta ise süre kesilmez, büroya başvurudan son tutanağa kadar durur (HUAK m.18/A-15).

Önemli bir nokta, zamanaşımının hakkı kendiliğinden sona erdirmemesidir. Zamanaşımı bir def’idir; davalı ileri sürmezse hâkim kendiliğinden dikkate almaz. Bunun tek istisnası yukarıda anlatılan KTK m.111/2’deki iki yıllık süredir; o süre hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Sürelerin ayrıntısı ve uzamış ceza zamanaşımının hangi hâllerde uygulanabileceği için uzamış ceza zamanaşımı yazımıza bakılabilir.

Değer Kaybı Davası Ne Zaman Açılır?

Değer kaybı davası, sigortacıya yazılı başvuru yapıldıktan sonra sigortacının talebi reddetmesi, eksik karşılaması ya da 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi üzerine açılabilir (KTK m.97). Sigortacıya karşı dava için bundan sonra arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla bitmesi gerekir. Son sınır zamanaşımıdır: zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıl. Kısacası kazadan sonra davanın açılabileceği an sabit bir gün sayısına bağlı değildir; belirleyici olan bu üç adımın tamamlanması ve iki yıllık sürenin kaçırılmamasıdır.

Araç Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Araç değer kaybı davası, sigortacıya yazılı başvuru ve (sigortacı davalıysa) arabuluculuk aşamaları tamamlandıktan sonra, yetkili mahkemeye dava dilekçesi verilip harç ve gider avansı yatırılarak açılır. Adımlar sırasıyla şöyledir:

  1. Sigortacıya yazılı başvuru: Ek-6 belgeleriyle kusurlu aracın trafik sigortacısına başvurulur, teslim tarihi belgelenir (KTK m.97).
  2. Cevap ve eksper aşaması: 15 gün içinde yazılı cevap beklenir; eksper raporu çıkarsa değer kaybı tutarı takip eden iş günü içinde bildirilir. Rapora itiraz edilecekse 3 iş günü içinde yapılır.
  3. Yol seçimi: Sigorta Tahkim Komisyonu ile mahkeme arasında seçim yapılır. Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlık için Komisyona gidilemeyeceğinden (5684 m.30/14) bu karar baştan verilmelidir.
  4. Arabuluculuk: Davalı sigortacıysa, yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna başvurulur. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenir. Yalnız sürücü ve işletene karşı davada bu adım yoktur.
  5. Dava dilekçesi: HMK m.119’daki unsurlarla hazırlanır; davalılar, dava değeri, vakıalar, her vakıanın delili ve hukuki sebepler gösterilir.
  6. Harç ve gider avansı: başvurma harcı, nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin harç olarak (492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/a) ve tebligat ile bilirkişi giderleri için gider avansı (HMK m.120) yatırılır.
  7. Mahkeme: Sigortacıya karşı asliye ticaret, yalnız sürücü ve işletene karşı asliye hukuk; yetkili yer yukarıdaki listeden seçilir.

Değer Kaybı Dava Dilekçesinde Neler Yer Almalı?

Dilekçede davalıların doğru gösterilmesi, davanın kaderini belirler; yanlış davalıya açılan dava husumet yokluğundan reddedilir. Sigortacı davalıysa poliçe numarası ve sigortacıya başvuru tarihi, sürücü ve işleten davalıysa ruhsat ve sürücü bilgileri yazılır. Talep kalemleri ayrı ayrı gösterilir: değer kaybı sigortacıdan da istenebilir; kira mahrumiyeti ve ikame araç gibi dolaylı zararlar ise KTK m.92/k uyarınca yalnız sürücü ve işletenden istenir.

Faiz başlangıcı davalıya göre ayrılır: sigortacı bakımından KTK m.99’daki 8 iş günlük ödeme süresinin dolduğu tarih, sürücü ve işleten bakımından ise kaza (haksız fiil) tarihi esas alınır. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır; artık kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir (HMK m.109/4). Örnek metin için araç değer kaybı tazminatı dava dilekçesi örneği yazımıza bakılabilir.

Araç Değer Kaybı Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?

  • Kusur tespiti: Kolluğun düzenlediği tutanakta kusur oranı yazmaz, yalnızca ihlal edilen kural belirtilir (Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3). Taraflarca doldurulan tutanakta oranı sigortacı SEDDK 2017/18 sayılı Genelge’deki kusur tablosuna göre belirler; bu orana 5 iş günü içinde şirkete itiraz edilebilir. Uyuşmazlıkta son sözü hakem veya mahkeme söyler.
  • Sigortacıya yazılı başvuru: KTK m.97 gereği dava öncesi zorunludur ve teslim tarihi belgelenmelidir.
  • Belgeler: ekspertiz raporu, onarım faturası ve iş emri, hasar fotoğrafları eksiksiz olmalıdır.
  • Aracın geçmişi: geçmiş hasar durumu A.5/a’daki ölçütlerden biridir; aynı bölgede eski hasar bulunması tutarı etkiler, talebi kendiliğinden düşürmez.
  • Tescil durumu: araç hasar sebebiyle trafikten çekilmiş veya hurdaya ayrılmışsa değer kaybı KTK m.92/l uyarınca sigortacıdan istenemez; kusurlu sürücü ve işletene karşı hak devam eder.
  • Poliçe tarihi: karşı aracın poliçesi 1 Temmuz 2026’dan önce düzenlenmişse Genel Şartlar C.11 uyarınca eski hükümler gündeme gelebilir.
  • Muhatap seçimi: davalı sigortacıysa arabuluculuk dava şartıdır; yalnız sürücü ve işletense değildir.

Talep tutarının kabaca öngörülmesi için araç değer kaybı hesaplama aracımız kullanılabilir; bağlayıcı tutar dosyaya atanan eksperin tespitiyle ortaya çıkar.

Araç Değer Kaybı Davasında Avukatla Çalışmak Gerekli midir?

Zorunlu değildir. Hem sigortacıya başvuru hem de Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu, hak sahibi tarafından bizzat yapılabilir. Buna karşılık dosyanın teknik yönü ağır bastığı için, uyuşmazlığın tahkime ya da mahkemeye taşındığı aşamalarda hukuki destek almak süreç yönetimini kolaylaştırır.

Bir noktanın bilinmesinde yarar vardır: tazminat alacağının takibi 5684 sayılı Kanun Ek m.6 ile sınırlandırılmıştır. Sigortacıdan veya Güvence Hesabı’ndan istenecek alacak ancak hak sahibinin bizzat kendisi, kanuni temsilcisi (ve onun bizzat vekâlet verdiği avukat) ya da hak sahibinin bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebilir. Tazminat yalnız hak sahibine veya avukatına ödenir ve hiç kimseye devredilemez (Ek m.6/2). “Dosyanızı biz takip edelim” diyen takip firmalarıyla yapılan sözleşmeler bu nedenle geçerli bir temsil ilişkisi kurmaz; bu konudaki yaygın bir dolandırıcılık kalıbı için araç değer kaybı dolandırıcılığı yazımıza bakılabilir.

Araç Değer Kaybı Avukatı Handan Sayan Özgül

Ankara Barosuna kayıtlı avukat ve arabulucu Handan Sayan Özgül, araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli, sigorta uyuşmazlıkları ve tazminat davaları alanlarında çalışmaktadır. Güncel mevzuat değişiklikleri ve uygulamaya ilişkin değerlendirmeler, araç sahiplerinin süreç hakkında doğru bilgiye ulaşabilmesi amacıyla bu internet sitesi üzerinden paylaşılmaktadır.

1 Temmuz 2026 sonrasında eksper raporlarının incelenmesi, rapora itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu ve dava aşaması teknik bilgi ile hukuki değerlendirmeyi birlikte gerektirmektedir. Bu nedenle her dosya kendi belgeleri, kusur durumu ve tarihleri üzerinden ayrıca değerlendirilir.

Değer kaybı, kazadan doğan zarar kalemlerinden yalnızca biridir ve aracın maliki ile kullanıcısının farklı kişiler olduğu hâllerde talebin kime yöneltileceği ayrıca belirlenir. Şirkete ait bir araçta doğan zararın çalışandan istenip istenemeyeceği için şirket aracıyla kaza yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç değer kaybı nedir?

Trafik kazası sonrası onarılan bir aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüştür. Araç kusursuz biçimde onarılsa dahi hasar kaydı sisteme işlendiği için alıcı nezdinde aynı bedeli bulmaz.

Değer kaybı davası nedir?

Kazada aracın piyasa değerinde oluşan düşüşün tazmini için kusurlu aracın trafik sigortacısına, sürücüsüne veya işletenine karşı açılan tazminat davasıdır. Sigortacıya karşı açılan değer kaybı davası asliye ticaret mahkemesinde görülen ticari davadır ve öncesinde sigortacıya yazılı başvuru ile arabuluculuk şarttır.

Değer kaybı davası nasıl açılır?

Önce kusurlu aracın sigortacısına Ek-6 belgeleriyle yazılı başvuru yapılır ve 15 gün beklenir ya da ret yazısı alınır. Sigortacıya dava açılacaksa arabuluculuk bürosuna başvurulur; anlaşma olmazsa son tutanak dava dilekçesine eklenerek yetkili asliye ticaret mahkemesinde, harç ve gider avansı yatırılarak dava açılır.

Değer kaybı davası kendi şehrimde açılabilir mi?

Evet. Sigortacıya karşı davada Genel Şartların C.7 maddesi, sürücü ve işletene karşı haksız fiil davasında HMK m.16, zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesini de yetkili kılar. Kaza yeri, sigortacının merkezi veya şubesi ve poliçeyi yapan acentenin bulunduğu yer de seçenekler arasındadır.

Yabancı plakalı araç çarparsa değer kaybı kimden istenir?

Karşı aracın Türkiye’de geçerli bir trafik sigortası yoksa başvuru, yeşil kart sigortasının kontrolü için Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’na iletilir (SEDDK 2026/22 sayılı Genelge m.5/3-c). Yeşil kart da yoksa araç sigortasız sayılır; Güvence Hesabı bu hâlde yalnız bedensel zararı karşıladığı için değer kaybı kusurlu sürücü ve işletenden istenir.

Araç değer kaybı davası hangi durumlarda açılabilir?

Kusurlu aracın sigortacısına yazılı başvuru yapılmış, talep reddedilmiş, eksik karşılanmış ya da 15 gün içinde cevaplanmamışsa dava açılabilir; sigortacıya karşı davada ayrıca arabuluculuk dava şartıdır. Hak sahibinin tamamen kusursuz olması şart değildir; kendi kusuruna denk gelen kısım düşülerek talep edilir.

Araç değer kaybı tazminatı kim tarafından karşılanır?

Kural olarak kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı karşılar. Teminat yetmezse, talep teminat dışı bir kaleme giriyorsa ya da araç sigortasızsa kusurlu sürücü ve işleten (çoğu zaman araç sahibi) müteselsilen sorumludur (KTK m.85, m.88).

Değer kaybı davası sigorta şirketine mi açılır?

Uygulamada evet; ancak dava öncesinde sigortacıya yazılı başvuru zorunludur ve sigortacıya karşı açılan dava ticari dava olduğu için arabuluculuk dava şartıdır. Talep aynı davada sürücü ve işletene de yöneltilebilir.

Sürücü ile araç sahibi farklıysa dava kime açılır?

İkisine birlikte açılabilir. KTK m.85 işleteni sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tuttuğu için, tazminatın tamamı ikisinden herhangi birinden istenebilir.

Sigortasız araç kazasında değer kaybı Güvence Hesabı’ndan alınır mı?

Alınmaz. 5684 s.K. m.14/2-b sigortasız araç hâlinde Hesaba başvuruyu yalnız bedensel zararlar için mümkün kılar. Değer kaybı maddi zarar olduğundan muhatap doğrudan kusurlu sürücü, malik ve işletendir.

Sigorta şirketi iflas ederse değer kaybı ne olur?

Bu durumda Güvence Hesabı devreye girer. m.14/2-c, ruhsat iptali veya iflas hâlinde şirketin ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararları Hesap kapsamına almıştır.

Kasko değer kaybını öder mi?

Standart kasko poliçelerinde değer kaybı teminatı yoktur; kasko kendi aracınızdaki hasarı karşılar. Hasarı kaskodan onartmış olmanız, karşı tarafın sigortacısından değer kaybı isteme hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Değer kaybı davasında görevli mahkeme hangisidir?

Davalı sigorta şirketiyse asliye ticaret, yalnız sürücü ve işletense asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından KTK m.110/2 sigortacının şubesi, acente ve kaza yeri mahkemelerini sayar; Genel Şartlar C.7 buna sigortacının merkezini ve zarar görenin ikametgâhını ekler.

Değer kaybı davası ne zaman açılmalıdır?

Zararı ve sorumluyu öğrendikten sonra iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde. Fiil suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır; ancak salt maddi hasarlı kazada taksirle mala zarar suç olmadığından bu uzun süre kural olarak işlemez.

Eksik ödeme kabul edilirse kalan tutar istenebilir mi?

İstenebilir. KTK m.111/2, yetersiz olduğu açıkça belli olan anlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Bu süre zamanaşımı değil hak düşürücü süredir; kesilmez, uzun ceza zamanaşımıyla uzamaz ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.

Şirket aracında değer kaybı kimden istenir?

Araç şirket adına tescilliyse şirket işleten sıfatıyla sorumludur. Araç bir teşebbüsün unvanı altında işletiliyorsa teşebbüs sahibi de KTK m.85/1 uyarınca müteselsilen sorumlu olur.

Araç değer kaybı davası kime açılır sorusunun doğru cevaplanması, sürelerin kaçırılmaması kadar belirleyicidir; yanlış davalıya açılan dava husumet yokluğundan reddedilir. Dosyanızdaki kusur durumu ve teminat kapsamının değerlendirilmesi için araç değer kaybı avukatı sayfasındaki iletişim kanalları kullanılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belgeleri, kusur durumu ve tarihleriyle değerlendirilir; somut dosyanız için bir avukata danışmanız gerekir. Metinde yer alan mevzuat hükümleri ve tarifeler yayın tarihi itibarıyla yürürlüktedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir