Hukuk

Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır? (1 Temmuz 2026 Sonrası Güncel Rehber)

Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır? (1 Temmuz 2026 Sonrası  Güncel Rehber)

Araç değer kaybı nasıl alınır? Kısa yanıt: karşı tarafın zorunlu trafik sigortasına yapılan hasar başvurusuyla. Araç değer kaybı, trafik kazasında kusursuz ya da daha az kusurlu olan araç sahibinin, aracı onarıldıktan sonra bile ikinci el piyasa değerinde kalan azalmayı karşı taraftan isteme hakkıdır. İnternetteki içeriklerin büyük bölümü bu hakkın “sigorta şirketine ayrı dilekçe verilerek” alındığını ve “sigortanın 15 gün içinde ödeme yapmak zorunda olduğunu” yazar. Bugün ikisi de doğru değildir: ayrı dilekçe 1 Temmuz 2026’dan bu yana talebi doğuran belge olmaktan çıkmıştır; 15 gün ise hiçbir zaman ödeme süresi olmamıştır, sigortacının cevap süresidir — ödemenin süresi Karayolları Trafik Kanunu m.99’daki sekiz iş günüdür.

Makale İçeriği

Bu yazı, kazadan paranın hesaba geçmesine kadar olan yolu adım adım kuruyor: başvurunun kime ve hangi kanaldan yapılacağı, hangi belgelerin gerçekten istendiği, eksperin dosyaya nasıl ve hangi sürelerde girdiği, tutarın neye göre belirlendiği, ödemenin ne zaman yapılması gerektiği, dosyanın nereden sorgulanacağı ve talep reddedilir ya da eksik ödenirse hangi kapının açık olduğu. Her adımın dayanağı, Karayolları Trafik Kanunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu metinlerinden gösterilmiştir.

Kısa yol haritası — araç değer kaybı nasıl alınır sorusu bugün şu zincirle yanıtlanır: kaza → karşı tarafın trafik sigortasına hasar başvurusu → sigortacının atadığı eksperin raporu → tutarın bildirimi → ödeme → itiraz, tahkim ya da dava.

  • Ayrı dilekçe zorunlu değil. Genel Şartlar A.5/a: araç hasarı için başvuran hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır. Yazılı başvuru yine de yapılır — çünkü tahkim ve dava kapısını o belge açar.
  • Eksperi siz değil sigortacı atar ve araç hasarına eksper atanmışsa aynı rapor değer kaybı tutarını da içerir; ayrı rapor ücreti ödenmez.
  • Ödeme süresi 8 iş günü (KTK m.99), sigortacının yazılı cevap süresi 15 gün (KTK m.97). Bu ikisi karıştırılıyor. Cevapsızlık da her dosyada tahkim kapısını açmaz: eksper süresinde atanmış ve rapor sigortacıdan kaynaklanmayan bir sebeple tamamlanamamışsa SEDDK’nın 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri bu hâli olumsuz sonuç saymaz.
  • Hesapta formül yok, ölçüt var. Katsayı tablosunun dayanağı olan Ek-1 yürürlükten kaldırıldı; tutar, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri farkından çıkar.
  • Süre sınırı zamanaşımıdır: öğrenmeden 2 yıl, her hâlde kazadan 10 yıl (KTK m.109). “Kaç gün içinde başvurmalıyım” sorusunun kanunda karşılığı yoktur.

Araç Değer Kaybı Nedir ve Neden Önemlidir?

Araç değer kaybı, trafik kazası nedeniyle hasar gören bir aracın onarılmış olmasına rağmen ikinci el piyasa değerinde kalan azalmadır. Kaliteli onarım yapılmış olması, hasar geçmişinin ikinci el piyasasında dikkate alınacağı gerçeğini değiştirmez; hasar kaydı bulunan araçlar, aynı özelliklere sahip hasarsız araçlara göre daha düşük bedelle alıcı bulur. Bu değer farkı araç değer kaybı olarak adlandırılır ve onarım masrafından ayrı bir zarar kalemidir.

Bu ayrımın hukuki karşılığı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde yazılıdır. 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikle maddeye verilen son şekilde maddi zararlar teminatı şöyle tanımlanır: “Hak sahibinin bu Genel Şartlarda tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.” Yani değer kaybı, sigortacının lütfuyla ödenen ek bir kalem değil, zorunlu trafik sigortasının kapsamında sayılmış bir teminattır.

Aynı fıkra tutarın nasıl belirleneceğini de yazar: “Değer kaybı, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir.” Bu cümle, damardaki pek çok sorunun cevabını tek başına verir: ölçüt ikinci el satış değeri farkıdır, onarım faturası değil.

Değer kaybının doğru belirlenmesi yalnızca alınacak tazminat tutarını değil, uğranılan gerçek ekonomik zararın karşılanıp karşılanmadığını belirler. Aracını satmayı düşünmeyen bir kişi için bile zarar doğmuştur: malvarlığındaki azalma, satış anında değil hasarın oluştuğu anda gerçekleşir.

Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır? Kazadan Ödemeye Yedi Adım

Araç değer kaybı, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasına yapılan hasar başvurusuyla alınır; başvurudan sonra dosyaya sigortacının atadığı eksper girer, tutar rapora yazılır, sigortacı tutarı bildirir ve belgelerin ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde öder. Ödeme yapılmaz veya eksik yapılırsa Sigorta Tahkim Komisyonu ya da dava yolu açılır. Aşağıdaki tablo bu zinciri, her adımın dayanağı ve süresiyle birlikte gösterir.

AdımNe yapılırSüre / dayanak
1Kaza tespit tutanağı düzenlenir (kolluk ya da taraflar arası tutanak)Yalnız maddi hasarlı ve araçlar olay yerinden kaldırılmışsa kolluk tutanak düzenlemez
2Karşı tarafın trafik sigortasına araç hasarı için yazılı başvuru yapılır (şirkete doğrudan ya da 1 Eylül 2026’dan beri Alo 193 / Ortak Hasar İhbar Merkezi üzerinden)Değer kaybı talebi bu başvuruya dahil sayılır — Genel Şartlar A.5/a · OHİM başvurusu Merkeze ulaştığı an yapılmış sayılır — 2026/22 sayılı Genelge m.4/2
3Sigortacı sıralı sistemden eksper atar1 iş günü — 2022/12 sayılı Genelge m.4/1
4Eksper raporunu düzenler; araç hasarına atanmışsa değer kaybı tutarı da aynı rapordadır3 iş günü — 2022/12 m.5/2
5Sigortacı hesaplanan değer kaybı tutarını hak sahibine bildirirNihai raporun ulaştığı tarihi takip eden iş günü — A.5/a
6Ödeme yapılır8 iş günü — KTK m.99, belgelerin sigortacıya ulaştığı tarihten
7Ödeme yok / eksikse: rapora itiraz, ardından tahkim veya davaRapora itiraz 3 iş günü; tahkim için belgelenmiş ret ya da cevapsızlık — trafik sigortasında KTK m.97 uyarınca 15 gün (genel kural 5684 m.30/13: 15 iş günü). Eksper süresinde atanmış ve rapor sigortacıya yüklenemeyecek sebeple tamamlanamamışsa cevapsızlık yetmez — Kurum Sirküleri 2026/02

Bu zincirin en sık atlanan halkası ikinci adımdır. Başvurunun kendisi artık değer kaybı talebini doğurmasa bile, tahkime ve davaya giden kapıyı yalnızca belgelenmiş bir başvuru açar. Aşağıdaki bölümlerde her adım ayrı ayrı ele alınmıştır.

Araç Değer Kaybı Kimden Alınır? Sigortacı, İşleten ve Sürücü Ayrımı

Araç değer kaybı öncelikle kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasından alınır; sigortacının ödediği tutar aslında işletenin borcudur. Sigortacıdan alınamayan veya poliçe limitini aşan kısım için muhatap değişir, hak ortadan kalkmaz. Üç ayrı hukuki temel yan yana işler ve biri diğerini dışlamaz.

MuhatapDayanakSorumluluğun niteliği
SigortacıKTK m.91/1İşletenin m.85/1 sorumluluğunun karşılanması için zorunludur; poliçe limitiyle sınırlıdır
İşleten (ruhsat sahibi / araç işleticisi teşebbüs)KTK m.85/1Kusursuz sorumluluk; müştereken ve müteselsilen sorumludur
SürücüTBK m.49Kusura dayalı haksız fiil sorumluluğu

KTK m.85’in son fıkrası, “aracı ben kullanmıyordum” savunmasını baştan etkisiz kılar: “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” Yani ruhsat sahibi, direksiyonda başkası olsa dahi doğan zarardan sorumludur.

Değer kaybı sigortadan mı alınır, şahıstan mı?

İkisinden de alınabilir; seçim hak sahibinindir ve biri diğerini dışlamaz. KTK m.88’e göre bir motorlu aracın katıldığı kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan birden fazla kişi sorumluysa “bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Sigortacı, işleten ve sürücü bu nedenle tek tek ya da birlikte muhatap alınabilir; aralarındaki paylaşım iç ilişkiyi ilgilendirir, zarar göreni değil.

Uygulamada sıra şöyle kurulur: önce trafik sigortası, çünkü ödeme gücü güvencelidir ve ekspertiz zinciri mevzuatla işler. Şahsa, yani işleten ve sürücüye gitmek üç hâlde öne çıkar: tutar poliçenin maddi teminat sınırını aşıyorsa, talep KTK m.92’de sayılan teminat dışı bir kaleme giriyorsa (örneğin araç mahrumiyet bedeli) ve karşı aracın geçerli trafik sigortası yoksa. Son hâlde Güvence Hesabına gidilemeyeceği için muhatap doğrudan kusurlu sürücü ve araç sahibidir; bu durumu aşağıdaki sigortasız araç başlığında ayrıca ele aldık.

Araç değer kaybı kime ödenir, kimin hesabına yatar?

Değer kaybı tazminatı kaza tarihindeki araç malikine, yani hak sahibine ödenir ve onun bildirdiği banka hesabına yatar. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun Ek m.6/2 fıkrası bu konuda kesindir: “Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dahil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.” Hasar danışmanlığı adı altında yapılan “parayı bizim hesabımıza yatırtırız” teklifinin bu yüzden hukuki karşılığı yoktur.

Ödemenin yapılabilmesi için hesap bilgisinin dosyaya girmesi gerekir. Genel Şartların Ek-6 listesi, araç hasarı ve değer kaybı başvurusunda istenen belgeler arasında hak sahibine ait banka-şube adı ve IBAN bilgisini ayrıca sayar. “Dosyam sonuçlandı ama para yatmadı” diyen hak sahibinin ilk kontrol edeceği şey, hesap bilgisinin şirkete ulaşıp ulaşmadığıdır. Araç kiralık ya da finansal kiralama (leasing) konusuysa ödemenin kime yapılacağı farklılaşır; bu ayrımı kiralık araçlarda değer kaybı kime ödenir yazısında açıkladık.

Kaskodan araç değer kaybı nasıl alınır?

Kaskodan değer kaybı alınmaz; kasko sigortalının kendi aracındaki hasarı karşılayan bir mal sigortasıdır, değer kaybı ise karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır. Bunun somut kanıtı Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının kendi metnindedir: “değer kaybı” ifadesi bu metinde hiç geçmez. Teminat ancak A.4 maddesinin son fıkrası uyarınca — poliçede sayılmayan ve teminat dışında düzenlenmeyen rizikolar için ek sözleşmeyle teminat sağlanabileceği kuralı gereği — poliçe özel şartına yazılmışsa doğar. Aynı mantık araç mahrumiyeti için de işler: kullanım ve gelir kaybı, Kasko Genel Şartları A.4.8 uyarınca yine ancak ek sözleşmeyle teminat altındadır.

Buradaki kritik nokta şudur: hasarı kendi kaskonuzdan onartmış olmak, karşı tarafın trafik sigortasından değer kaybı isteme hakkınızı kaldırmaz. Kasko onarım bedelini ödemiştir; değer kaybı ayrı bir kalemdir ve karşı tarafın poliçesinden istenmeye devam edilir. Uygulamada bu iki dosya birbirine karıştırıldığı için pek çok hak sahibi talebinden vazgeçmektedir.

Buna karşılık tek taraflı kazada değer kaybı talebi doğmaz; çünkü ortada kusurundan sorumlu tutulabilecek bir karşı taraf yoktur. Bu kuralın istisnası, zararın başka birinin sorumluluğundan doğduğu hâllerdir: yol yapım veya bakım kusuru, yola bırakılan engel ya da hayvan sahibinin gözetim yükümlülüğünü ihlali gibi durumlarda muhatap idare veya ilgili kişidir.

Karşı taraf sigortasız çıkarsa araç değer kaybı kimden alınır?

Karşı araç zorunlu trafik sigortası yaptırmamışsa değer kaybı için Güvence Hesabı’na gidilemez. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14/2-(b), sigortasız araç hâlinde Hesabın sorumluluğunu yalnızca “bedensel zararlar” ile sınırlar; değer kaybı ise maddi zarardır. Maddenin son cümlesi bu sınırın tek esneme noktasını gösterir: “Cumhurbaşkanı, gerekli görülen hâllerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir.” Böyle bir karar bulunmadığı sürece muhatap doğrudan kusurlu sürücü ve işletendir; talep genel hükümlere göre ileri sürülür.

Aynı maddenin (c) bendi bunun aynasıdır: sigorta şirketinin iflası ya da “malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi” hâlinde Hesap maddi ve bedensel zararların ikisinden de sorumludur. Yani “sigorta şirketi battıysa kusurluya başvurulur” cümlesi yanlıştır, o hâlde Güvence Hesabı’na gidilir. Sigortasız araçla yaşanan kazanın tüm boyutları için trafik kazasında karşı taraf sigortasız çıkarsa ne yapılır yazısına bakabilirsiniz.

Araç Değer Kaybı Başvurusu Kime Yapılır, Nereye Yapılır?

Araç değer kaybı başvurusu kusurlu aracın trafik sigortası şirketine yapılır; kendi sigortacınıza değil. Bildirimin nereye ve nasıl ulaştırılacağını Genel Şartların C.5 maddesi düzenler: bildirim sigortacının merkezine, sözleşmedeki temsilciliğine veya acenteye yapılır ve noter eliyle ya da taahhütlü mektupla gönderilir. İmza karşılığı elden verilen mektup ile telgraf da taahhütlü mektup hükmündedir; sözleşmede kararlaştırılmış bir elektronik haberleşme yöntemi varsa o da geçerlidir.

İnternetteki içeriklerin çoğunda geçen “başvuru e-posta ile yapılır” tavsiyesi tek başına eksiktir. E-posta ancak sözleşmede belirlenmiş bir kanalsa ya da şirketin kendi hasar bildirim sistemi üzerinden gönderiliyorsa ispat gücü taşır. Bunun neden önemli olduğunu KTK m.99 açıklar: ödeme süresi, belgelerin “sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten” işlemeye başlar. Teslim tarihi ispatlanamazsa sürenin dolduğu da gösterilemez.

Sigortaya değer kaybı başvurusu nasıl yapılır?

Pratikte üç kanal birlikte kullanılır ve hangisi seçilirse seçilsin amaç aynıdır: belgenin ulaştığını ispatlanabilir hâle getirmek.

  • Şirketin hasar bildirim kanalı: çağrı merkezi, mobil uygulama veya internet sitesindeki hasar formu. Bu adımda bir hasar dosya numarası verilir; dosya numarası sonraki her yazışmanın anahtarıdır.
  • Yazılı talep dilekçesi: noter, iadeli taahhütlü posta, KEP veya imza karşılığı elden teslim. KTK m.97’deki 15 günlük cevap süresini başlatan belge budur.
  • İhtarname: ilk başvuruda değil, cevap gelmediğinde ya da eksik ödeme yapıldığında gönderilen ikinci aşama belgesidir. İlk adımda doğrudan ihtarname göndermek sık yapılan bir hatadır.

Bu üç belge sık sık birbirine karıştırılır: beyan/ihbar dilekçesi rizikonun bildirilmesidir, talep dilekçesi KTK m.97 yazılı başvurusudur ve 15 günü başlatır, ihtarname ise temerrüt aşamasına aittir. Hazır bir metin arıyorsanız sigorta şirketine değer kaybı başvuru dilekçesi örneğini inceleyebilirsiniz.

SBM değer kaybı başvurusu nasıl yapılır, Alo 193 üzerinden başvuru olur mu?

Olur. 1 Eylül 2026’dan bu yana trafik ve kasko sigortalarındaki hasar başvuruları, şirketlerin kendi kanallarına ek olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) aracılığıyla işleyen Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) üzerinden de yapılabilir. Telefonla başvurunun numarası Alo 193‘tür. Dayanak, SEDDK’nın 22/7/2026 tarihli 2026/21 ve 2026/22 sayılı genelgeleridir; başvuruların OHİM üzerinden alınmasını düzenleyen ikinci genelge 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girmiştir.

Bu kanalın değer kaybı dosyası bakımından üç sonucu vardır:

  • Başvuru Merkeze ulaştığı an yapılmış sayılır. 2026/22 sayılı Genelge m.4/2: “OHİM üzerinden yapılan ve geçerli kabul edilen hasar başvuruları, talebin Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili şirkete, Hesaba veya Büroya yapılmış sayılır.” Sistem kesintileri ve teknik gecikmeler, sürelerin hesabında başvuru sahibi aleyhine dikkate alınamaz.
  • Doğru şirketi bilmek gerekmez. Merkez talebi, karşı aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigortasını düzenleyen şirkete iletir; talep Güvence Hesabı kapsamındaysa doğrudan Hesaba, karşı araç yabancı plakalı ve Türkiye’de geçerli trafik sigortası yoksa Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna gönderir (m.5/3). Her başvuru için bir referans numarası üretilir (m.5/2).
  • Şirket takip eden iş günü içinde aramak zorundadır ve başvuru sahibine “araç hasarı ile birlikte değer kaybı hesaplamasının da yapılacağı” bilgisini vermek zorundadır (m.6/1-2). Aynı bilgilendirme, tazminat alacağının Kanunun Ek m.6’sında sayılanlar dışında yetkisiz kişilerce takip ve tahsil edilemeyeceğini de kapsar.

OHİM bir ihbar ve başvuru kanalıdır; telefonla yapılan başvurunun KTK m.97’nin aradığı yazılı başvurunun ve tahkim için gereken belgelenmiş sonucun yerini kendiliğinden tutup tutmayacağı genelgede ayrıca düzenlenmemiştir. Bu yüzden referans numarasını saklamak ve şirkete yazılı talebi ayrıca iletmek en güvenli yoldur. Hattın işleyişini Alo 193 sigorta hasar ihbar hattı yazısında ayrıntılı anlattık.

Değer Kaybı İçin Ayrı Dilekçe Vermek Hâlâ Gerekli mi?

Ayrı bir değer kaybı dilekçesi vermek artık zorunlu değildir, ancak yazılı başvuru yapmaktan vazgeçmek doğru olmaz. Genel Şartların A.5/a fıkrası 1 Temmuz 2026’dan bu yana şöyle der: “Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.“ Aynı fıkra, başvurunun kapsamını da açıkça çizer: “Bu teminat kapsamında yapılacak başvurular, araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını kapsar.”

Buna rağmen yazılı başvuru pratikte vazgeçilmezdir, çünkü onu arayan iki ayrı hüküm daha vardır. KTK m.97 dava ve tahkim öncesi “ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması” şartını koyar. 5684 sayılı Kanunun m.30/13 fıkrası ise Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidebilmek için kişinin “talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması” gerektiğini söyler.

Bu üç hüküm bir arada okununca dilekçenin işlevi değişmiş olur: dilekçe artık talebi doğuran belge değil, hak arama kapısını açan ispat belgesidir. İnternetteki içeriklerin bir kısmı hâlâ “ayrı dilekçe şart” der ki bu eskimiştir; diğer kısmı “artık gerekmiyor” der ki bu da eksiktir. Doğru cevap ikisinin arasındadır.

Bu ispat yükünün kimde olduğu ayrıca düzenlenmiştir. Değer Kaybı Taleplerinde Ekspertiz İşlemlerine İlişkin Genelge (2022/12) m.4/1, son cümlesinde şunu söyler: “Yazılı başvurunun mevzuata uygun şekilde yapıldığını ispat yükü hak sahibindedir.“ Yani başvuruyu yaptığınızı kanıtlamak size düşer; bu yüzden gönderim kanalı ve teslim tarihi belgelenmelidir.

Araç değer kaybı için sigortaya başvuru zorunlu mu?

Sigorta şirketine karşı dava açmadan ya da tahkime gitmeden önce evet, zorunludur. KTK m.97: “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.” Bu başvuru, sigortacıya karşı açılan davada dava şartı olarak aranır; tahkimde ise raportör ön incelemede sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvurunun yapılıp yapılmadığını değerlendirir (Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m.16/2-a).

Zorunluluk yalnızca sigortacıya yönelen yol içindir. Madde “ilgili sigorta kuruluşuna” başvuruyu düzenlediği için, kusurlu sürücüye ve araç sahibine karşı genel hükümlere göre açılan davada bu şart aranmaz. Sigortacıya başvurmadan doğrudan şahsa dava açmak hukuken mümkündür; ancak bu durumda ekspertiz zinciri hiç işlemez ve hasar ile değer kaybı mahkemede bilirkişi incelemesiyle belirlenir, bu da süreyi uzatır.

Araç Değer Kaybının Değerlendirilmesi İçin Gerekli Şartlar ve Belgeler

Değerlendirmenin yapılabilmesi için iki şey aranır: kazada tam kusurlu olmamak ve araçta ikinci el değerini etkileyen bir hasar bulunması. Bunun ötesinde aranan üçüncü bir şart yoktur; kilometre eşiği, model yılı sınırı ya da “şu kadar gün içinde başvurma” koşulu mevzuatta bulunmaz. Geri kalanı belge meselesidir ve liste sanıldığından kısadır.

Değer kaybı başvurusu için gerekli belgeler nelerdir?

Değer kaybı başvurusunda istenecek belgeler, Genel Şartların Ek-6 listesinde (“Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler”) belirlenmiştir; bu ek de 1 Temmuz 2026’da yeniden yazılmıştır. Sigorta şirketlerinin kendi hasar sayfalarındaki “araç hasarları ve değer kaybı” evrak listeleri bu ekle örtüşür ve listenin ne kadar kısa olduğunu gösterir.

Ekin başlığı sürecin tamamını bağlayan bir cümleyle açılır: “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99 uncu maddesi uyarınca tazminat başvurusunda bulunan hak sahipleri tarafından ilgisine göre aşağıdaki belgeler eksiksiz olarak sunulur.” Yani sekiz iş günlük ödeme süresini başlatan belgeler tam olarak bu listedekilerdir. Liste iki katmandan oluşur: hasara özgü belgeler ve her dosyada aranan kişisel bilgi doğrulama evrakları.

İstenen belgeEk-6’daki karşılığı
Kaza tespit tutanağıResmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş tutanak; varsa ifade tutanakları veya görgü tespit tutanakları
Mağdur araca ait ruhsatKaza tarihinde kimin adına tescilli olduğunu gösterir
Fotoğraf ve görüntüler“Varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraf ve görüntüler” — kamera kaydı da bu kalemin içindedir
Banka hesap bilgileriMağdur araç sahibine / zarar gören üçüncü şahsa ait; banka ve şube adı ile IBAN
Eksper raporuKoşullu — yalnızca “araç hasarına ilişkin ekspertiz yapıldıysa“
Doğrulanmış cep telefonu numarası1 Temmuz 2026 ile gelen kalem; ekte “varsa” kaydıyla yazılıdır, mutlak zorunlu belge değildir
Kişisel bilgi doğrulama evraklarıGerçek kişide nüfus cüzdanı fotokopisi, imza beyanı ve iletişim bilgileri; tüzel kişide vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve imza sirküleri; yabancılarda kimlik belgesi ile Türkiye’ye girişe dair resmî evrak

Bu listenin içermedikleri de en az içerdikleri kadar belirleyicidir: ayrı bir değer kaybı talep dilekçesi, onarım faturası, ehliyet fotokopisi, poliçe sureti ve hasar kaydı sorgusu ekte yer almaz. Onarım faturası yalnızca üçüncü kişiye ait diğer mallara ilişkin zararlarda istenir; araç hasarı ve değer kaybı bölümünde aranmaz. Kimlik belgesi ise sanılanın aksine listededir — ancak hasar belgeleri arasında değil, ayrı bir başlık olan kişisel bilgi doğrulama evrakları bölümünde. Eksper raporunun koşullu olmasının sebebini ise A.5/a açıklar: “Araç hasarına ilişkin eksper atanması hâlinde tespiti yapan sigorta eksperi, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir.“

Buradan doğrudan bir sonuç çıkar: hak sahibi ayrı bir değer kaybı raporu ücreti ödemez. “Önce kendi eksperinizi tutun, rapor aldırın, sonra başvurun” biçimindeki yönlendirme eski rejime aittir. Kendi bağımsız eksperinizi tutmak elbette mümkündür ve raporu delil olarak kullanılır; bu masraf yargılamaya gidilirse HMK m.323 kapsamında yargılama gideri sayılır, ancak başvuru için bir ön koşul değildir.

Kaza tespit tutanağı bakımından iki ayrıntı sık sorulur ve ikisinin de dayanağı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 156 ncı maddesindedir. Birincisi, kolluk her kazada tutanak düzenlemez: m.156/a-5 uyarınca “önceden meydana gelmiş veya olay yerinden kaldırılmış araçların karıştığı ve yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazalar için” kolluk tutanak ya da rapor düzenlemez; bu durumlarda “hasar tespitleri ilgililerin sigortalarına veya yetkili mahkemelere başvurmaları suretiyle yapılır.” İkincisi, kolluğun düzenlediği tutanakta kusur oranı yazmaz: m.156/a-3 birebir şöyledir: “Tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler.” Bu yüzden başvuru yazısında “tutanakta karşı tarafın %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir” kalıbı çoğu dosyada gerçeği yansıtmaz.

Anlaşmalı tutanak için de bir ayrıntı vardır: Maddi Hasarlı Trafik Kazalarına ilişkin 2017/18 sayılı Genelgenin 5.1 maddesi tutanak formunun “kıymetli evrak” olmadığını söyler. Taraflar kaza tarihi, yeri, sürücü, araç ve poliçe bilgileri ile çarpışma yerinin taslağını ve kaza hakkındaki görüşlerini “herhangi bir belgeye aktarmak ve imzalamak koşuluyla da tutanak düzenleyebilirler.” Yani matbu form bulunamadığı için tutanaksız kalmak gerekmez.

Değer Kaybı Başvurusu Süresi ve Sık Karıştırılan Üç Süre

Değer kaybı başvurusu için kanunda “şu kadar gün içinde yapılmalıdır” diyen bir hak düşürücü süre yoktur; sınırı belirleyen tek şey zamanaşımıdır. KTK m.109’a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin “zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde” zamanaşımına uğrar.

Bu noktada üç ayrı süre düzenli olarak birbirine karıştırılır ve karışıklık hak kaybına yol açar:

  • ZMSS Genel Şartları B.1.1/a’daki on günlük ihbar süresi sigorta ettirene/sigortalıya, yani kusurlu tarafa aittir. Mağduru bağlamaz.
  • Kasko Genel Şartlarındaki beş iş günü kasko sigortalısının kendi şirketine bildirim süresidir; trafik sigortasına yapılan değer kaybı başvurusuyla ilgisi yoktur. İnternetteki “5-7 iş günü içinde başvurmalısınız” cümlesinin kaynağı budur ve yanlış yere atfedilmektedir.
  • Kusur oranına itirazdaki beş iş günü mağduru gerçekten bağlar, ancak yalnızca idari yeniden değerlendirme kanalını kapatır; tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıntısı aşağıdadır.

Kusur oranına itiraz süresi kaçarsa değer kaybı hakkı biter mi?

Bitmez. Maddi hasarlı kazalarda kusur oranını Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki Tutanak Değerlendirme Komisyonu %0, %50 ve %100 çerçevesinde belirler ve sonucu şirketler üzerinden taraflara bildirir. Maddi Hasarlı Trafik Kazalarında Taraflarca Doldurulacak Kaza Tespit Tutanaklarına İlişkin 2017/18 sayılı Genelge m.4.1, her sigortalıya bildirimden itibaren beş iş günü içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere, değerlendirmeye etki edebilecek ilave bilgi ve belge sunmak kaydıyla yeniden değerlendirme isteme hakkı verir; şirketler bu başvuruyu üç iş günü içinde sonuçlandırır.

Bu sürenin kaçırılması hak kaybı doğurmaz. Aynı Genelgenin m.4.3 fıkrası açıktır: “İlgililerce söz konusu 5 iş günlük süre içinde itiraz hakkının kullanılmadığı veya itiraz hakkı kullanılmış olmakla beraber kusur oranına ilişkin uyuşmazlığın devamı hâlinde, ilgili uyuşmazlığın Sigorta Tahkim Komisyonu veya özel hukuk yollarına başvurulmak suretiyle çözülmesi mümkündür.” Yani kapanan şey idari düzeltme penceresidir; tahkim ve dava yolu açık kalır.

Aynı maddede kolay gözden kaçan iki ayrıntı daha vardır. m.4.2: itiraz süresi içinde yapılsa bile “ilgili olmayan mercilere” yöneltilen itirazda beş iş günlük süre kesilir — yani itirazın doğru muhataba, sigorta şirketine yapılması gerekir. m.4.4: kusur değerlendirmeleri dâhil, eksik ya da hatalı bilgi girilmesinden doğan maddi hatalar şirketlerin mutabakatıyla düzeltilir ve bunun için bir süre sınırı öngörülmemiştir. Kazaya karışan araçların ikisi de aynı şirkete sigortalıysa, m.4.5 uyarınca itiraz doğrudan Merkez bünyesindeki Komisyona yapılır ve süresinde itiraz edildiğinin ispat yükü iddia edene aittir.

Buna karşılık geç başvurmanın pratik bir bedeli vardır: araç onarıldıktan ve özellikle elden çıktıktan sonra eksper incelemesi yapılamaz, ispat tamamen belgeye kayar. Bu yüzden “süre var” bilgisi, beklemek için bir gerekçe değildir. Trafik kazalarında zamanaşımının tüm ayrıntıları için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazısına bakabilirsiniz.

Eksper Süreci Nasıl İşler, Rapor Kaç Günde Çıkar?

Eksper, hak sahibi tarafından değil sigorta şirketi tarafından, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdindeki EKSİST altyapısı üzerinden sıralı olarak atanır ve raporunu üç iş günü içinde düzenler. Sürecin tamamı 2022/12 sayılı Genelge ile kurala bağlanmıştır; 5 Kasım 2025 tarihli 2025/25 sayılı Genelge bu Genelgenin rapor şablonunu değiştirmiş, usul maddelerine dokunmamıştır.

İşlemSüreDayanak
Şirketin EKSİST’ten eksper ataması1 iş günü2022/12 m.4/1
Eksperin atamayı reddetmesi (reddetmezse kabul sayılır)1 iş günüm.5/1
Ekspertiz raporunun düzenlenmesi3 iş günüm.5/2
Rapora itiraz3 iş günüm.6/1
İtiraz üzerine atanan eksperin raporu2 iş günüm.6/1
Hakem eksper raporu (nihai)2 iş günüm.7/1 ve m.7/3
Sigortacının tutarı hak sahibine bildirmesiNihai raporun ulaştığı günü takip eden iş günüGenel Şartlar A.5/a

Bu tablonun en az bilinen satırı atama maddesinin ikinci fıkrasıdır ve dosyası tıkanan hak sahibinin elindeki en somut araçtır: “Birinci fıkra uyarınca şirket tarafından atama yapılmaması hâlinde doğrudan başvuru sahibi tarafından EKSİST üzerinden sıralı olarak eksper ataması yapılabilir.“ Yani şirket bir iş günü içinde eksper atamazsa süreç durmaz; atamayı hak sahibi kendisi yaptırabilir.

Aynı Genelgenin m.5/4 fıkrası bir başka tıkanma noktasını kapatır: eksperin hesaplama için ihtiyaç duyduğu verilerden Merkez sistemlerinde bulunmayanlar “sigorta şirketleri tarafından ivedilikle temin edilir. Aksi takdirde sigorta eksperi, Merkez nezdindeki verileri esas alarak rapor tanzim eder.” Şirketin veri göndermemesi, raporun hiç yazılmaması sonucunu doğurmaz.

Değer kaybı raporunda neler bulunur?

Rapor şablonu 5 Kasım 2025’te baştan değiştirildi ve hesabın iskeleti bu şablonda görünür. Yeni şablonda tutar tek bir satırdan değil beş kademeli bir süzgeçten çıkar:

  1. Poliçe teminat limiti
  2. Hasar onarımı için ödenen tutar
  3. Piyasa analiz yöntemine göre değer kaybı tespit tutarı
  4. Kusur oranı nispetinde değer kaybı tutarı
  5. Sigorta şirketinin sorumluluğu

Şablon ayrıca “değer kaybına konu parçalar” başlığı altında her parçaya ayrı satır açar ve parça için hangi işlemin yapıldığını işaretler: onarım + boya, değişim + boya, boya, değişim, boyasız onarım ve eski hasarın var/yok oluşu. Rayiç değer tek bir sayı değildir; kaza tarihindeki ve güncel piyasa değerleri ile eksperin kendi tespiti yan yana yazılır. Şablonun kanıt bölümü ise “online platformlardaki güncel satış ilanları (ekran görüntüsü veya çıktısı eklenir)” der — yani hesap, gerçek piyasa verisine bağlanmıştır.

Eksper raporuna itiraz nasıl edilir?

Rapora, EKSİST üzerinden yapılan bildirimden itibaren üç iş günü içinde taraflarca itiraz edilebilir. İtiraz üzerine listeden sıralı olarak yeni eksper atanır ve bu eksper iki iş günü içinde raporunu düzenler. İkinci rapora da itiraz edilirse hakem eksper atanır ve onun raporu nihaidir.

Üç iş günü kısa bir süredir ve itirazın gerekçeli olması beklenir: hangi parçanın hangi işlem kutusuna yanlış yerleştirildiği, rayiç değerin hangi veriye dayandığı, geçmiş hasar kaydının hesaba nasıl yansıtıldığı gibi noktalar somut olarak gösterilmelidir. İtiraz metninin nasıl kurulacağı ve örnek bir dilekçe için 1 Temmuz 2026 sonrası değer kaybı eksper raporuna itiraz yazısına bakabilirsiniz.

Eksper raporu tamamlanmadan tahkime başvurulabilir mi?

Eksper süresinde atanmışsa ve raporun gecikmesi sigortacıdan kaynaklanmıyorsa hayır. SEDDK’nın 5/8/2026 tarihli ve 1862 sayılı Kurul kararıyla yayımlanan 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri bu soruyu doğrudan cevaplar: “Sigorta kuruluşu tarafından, ilgili mevzuatta yer alan süre içerisinde, eksper ataması yapıldığının ve sigortacıya yüklenemeyecek etkenler sebebiyle eksper raporunun tamamlanamadığının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemleri üzerinden belgelendirilmesi halinde, talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığı ya da cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olduğu kabul edilmez.”

Sirküler, kasko ve trafik sigortası kapsamında ekspertiz süreci tamamlanmamış maddi zararlar için Komisyona yapılacak başvuruları hedef alır. Sonucu şudur: cevapsızlık kapısı — trafik sigortasında KTK m.97’deki on beş gün, genel kural olarak 5684 m.30/13’teki on beş iş günü — eksperin süresinde atandığı ve raporun gecikmesinin sigortacıdan kaynaklanmadığı dosyalarda tek başına yetmez. Raportör ön incelemede dosyanın değerlendirmeye alınamayacağı sonucuna varırsa durum ilgiliye bildirilir ve başvuru ücretinin yarısı iade edilir (Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m.16/3); ücretin diğer yarısı ve kaybedilen zaman geri gelmez.

İstisna dar yorumlanmalıdır. Eksper süresinde atanmamışsa ya da raporun tamamlanamamasının sebebi sigortacıysa, sirkülerin aradığı şartlar oluşmaz. Böyle bir dosyada önce 2022/12 sayılı Genelgenin m.4/2 fıkrasıyla atamayı EKSİST üzerinden yaptırmak ve m.5/4 fıkrasına dayanarak raporun Merkez verileriyle tamamlanmasını istemek, sonra tahkime gitmek gerekir. Tahkim dosyasına eksper atama tarihini ve raporun neden tamamlanamadığını gösteren yazışmaları eklemek, ön incelemeden dönmemenin en kısa yoludur.

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır? Formül Var mı?

Bugün mevzuatta araç değer kaybı için bir formül yoktur; ölçüt vardır. Tutar, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarıldıktan sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farktan çıkar; bu farkı belirlerken eksper markayı, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyini, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumunu birlikte değerlendirir. “Yüzde kaç alırım” sorusunun kesin bir cevabı olmamasının sebebi eksperin takdiri değil, kanun koyucunun tercihidir.

Bu tercih dört kademede gerçekleşti ve internetteki katsayı içeriklerinin dayanağını adım adım ortadan kaldırdı:

TarihNe olduSonucu
17 Temmuz 2020Anayasa Mahkemesi, KTK m.92’nin (i) bendini iptal etti (E.2019/40, K.2020/40)Genel şartlarla teminat daraltma yetkisi kalktı
4 Aralık 2021Genel Şartların Ek-1’i yeniden yazıldı (RG 4.12.2021/31679)Eski “teminat dışında kalan hâller” listesi ve 165.000 kilometrede tazminatı sıfırlayan kilometre formülü metinden çıktı; yerine yeni bir çarpanlı formül geldi
5 Kasım 2025SEDDK 2025/25 sayılı Genelge, ekspertiz rapor şablonunu değiştirdiKatsayı tablosunun yerini piyasa analiz yöntemi aldı
1 Temmuz 2026Genel Şartlar değişikliği MADDE 6: Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 yürürlükten kaldırıldıKatsayı tablosunun dayanağı ortadan kalktı
1 Temmuz 2026Aynı değişikliğin MADDE 2’si ile A.5/a yeniden yazıldıEke atıf yapan cümle metinden tamamen çıkarıldı

Son satır çoğu içerikte gözden kaçar ama belirleyici olan odur. Eski A.5/a “Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır” diyordu. Yalnızca ek kaldırılsaydı bir boşluk tartışması doğabilirdi; eke yapılan atıf da silindiği için katsayı temelli hesabın hukuki dayanağı hiç kalmamıştır. Dolayısıyla “Değer Kaybı = Piyasa Değeri × Hasar Katsayısı × Yaş/Kilometre Katsayısı” biçimindeki her içerik iki kez eskimiştir.

Değer kaybı, onarım bedelinin yüzde şu kadarı mıdır?

Değildir. Bu iddia, ekspertiz raporunun kendi şablonuyla çelişir. Şablonun hesap özeti bölümünde “hasar onarımı için ödenen tutar” ile “piyasa analiz yöntemine göre değer kaybı tespit tutarı” ayrı satırlardır ve ikincisi birincisinden türetilmez. Onarım faturası hasarın ağırlığına dair bir göstergedir; hesabın matrahı değildir.

Pratik karşılığı şudur: “30.000 TL’lik hasarım var, %10’u olan 3.000 TL’yi alırım” hesabı hem yüksek hem de düşük çıkabilir. Aynı onarım bedeliyle, ikinci el piyasasında çok aranan bir modelde değer kaybı yüksek, satışı zor bir modelde düşük olabilir; hasarın taşıyıcı bir bölgede mi yoksa sökülüp takılan bir parçada mı olduğu da sonucu değiştirir. Parça ve bölge ayrımının hesaba nasıl girdiğini parça değişimi ve araç değer kaybı yazısında ayrıntılandırdık.

Araç değer kaybı için kilometre sınırı var mı?

Kilometre sınırı yoktur. İnternette sıkça tekrarlanan “165.000 kilometrenin üzerindeki araçların başvuruları reddedilir” cümlesinin kaynağı, Genel Şartlar Ek-1’in 2021 öncesi metnindeki kilometre formülüdür: o formülde 15.000 kilometrenin altı tam ödemeye tabiydi ve üstünde tazminat kademeli olarak azalarak 165.000’de matematiksel olarak sıfırlanıyordu. Pek çok içerik formülün sonucunu bir eşik kuralı sanıp aktarmaktadır. Üstelik bu formül 4 Aralık 2021 değişikliğiyle metinden çıkmış, Ek-1’in tamamı ise 1 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır; yani “165.000 kilometre kuralı” 2026’da değil, çok daha önce sona ermiştir.

Bugün kilometre bir eşik değil, A.5/a’nın ölçüt listesinde sayılan “kullanılmışlık düzeyi” kaleminin bir bileşenidir: tutarı etkiler, talebi engellemez. Aynı şey yaş için de geçerlidir; kanunda ya da genel şartlarda “şu model yılından eski araçlar değer kaybı alamaz” diyen bir hüküm bulunmamaktadır. Kilometrenin hesaba nasıl yansıdığını değer kaybı hesaplamasında araç kilometresi nasıl etki eder yazısında ölçtük.

Değer Kaybı Ne Kadar Sürede Alınır, Para Ne Zaman Yatar?

Sigortacı, genel şartlarla belirlenen belgelerin kendisine ulaştığı tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır. Bu süre KTK m.99’da yazılıdır: “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” Sürenin sonunda sigortacı temerrüde düşer ve tutara yasal faiz işlemeye başlar.

İnternetteki içeriklerin büyük bölümünde geçen “sigorta şirketinin 15 gün içinde ödeme yapması gerekir” cümlesi yanlıştır. On beş gün, KTK m.97’deki yazılı cevap süresidir; ödemenin değil, cevabın süresidir. Bu karışıklık iki sonuç doğurur: bir yanda temerrüdün gerçekte daha erken doğduğu fark edilmez ve faiz talep edilmez, diğer yanda on beşinci günde “süre doldu” sanılarak erken adım atılır. Aşağıdaki tablo damardaki beş süreyi dayanaklarıyla ayırır.

SüreNeyin süresiDayanakSonucu
1 iş günüSigortacının hesaplanan değer kaybı tutarını bildirmesiGenel Şartlar A.5/aNihai eksper raporunun ulaştığı günü takip eden iş günü
8 iş günüÖdemeKTK m.99Sonunda temerrüt doğar, faiz işler
15 günSigortacının yazılı cevabıKTK m.97Cevap yoksa veya talebi karşılamıyorsa dava ya da tahkim yolu açılır
15 iş günüCevapsızlık hâlinde tahkime başvuru eşiği (genel kural)5684 m.30/13Trafik sigortasında özel hüküm olan KTK m.97’deki 15 gün uygulanır; Komisyon da trafik dosyalarında 15 günü esas alır. Ret belgelenmişse süre beklenmez; eksper süresinde atanmış ve rapor sigortacıya yüklenemeyecek sebeple tamamlanamamışsa cevapsızlık yetmez (Kurum Sirküleri 2026/02)
2 yıl / 10 yılZamanaşımıKTK m.109Öğrenmeden 2, kazadan 10 yıl

Sekiz iş gününün ne zaman başladığı, uygulamada en çok tartışılan noktadır. Kanun süreyi dilekçenin yazıldığı tarihten değil, belgelerin sigortacıya ulaştığı tarihten başlatır. Dosya eksik gönderilmişse süre tamamlanma anından işler. Bu yüzden gönderim biçimi bir usul ayrıntısı değil, doğrudan faiz hakkını belirleyen bir konudur: kaşeli alındı, iadeli taahhütlü tebliğ şerhi, KEP teslim belgesi ya da dosya numarası verilmiş şirket kaydı saklanmalıdır.

Pratikte toplam süreyi belirleyen şey ise ödeme değil, eksper aşamasıdır. Atama bir iş günü, rapor üç iş günü, itiraz edilirse iki tur daha eklenir. İtirazsız ilerleyen bir dosyada atama (1), rapor (3), tutarın bildirimi (1) ve ödeme (8) iş günleri art arda eklendiğinde başvurudan ödemeye kadar geçen süre takvimde iki-üç haftayı bulur; itiraz zinciri devreye girdiğinde bu süre uzar. Ödemenin gecikmesi hâlinde izlenecek yolu eksper geldikten sonra para ne zaman yatar ve sigorta değer kaybı dosyasını ne kadar sürede sonuçlandırır yazılarında ayrı ayrı ele aldık.

Araç değer kaybı ödenmezse ne olur?

Sekiz iş günü dolduğu hâlde ödeme yapılmazsa sigortacı temerrüde düşer ve bu tarihten itibaren tutara faiz işler (KTK m.99). Ödememe hakkı ortadan kaldırmaz; açılan yollar sırasıyla şunlardır:

  1. Yazılı ihtar: dosya numarası, belgelerin teslim tarihi ve sürenin dolduğu belirtilerek ödeme istenir. Süresi kanunda belirlenmiş bir borçta temerrüt için ihtar şart değildir, ancak ihtar tahkim ve dava dosyasında ispatı kolaylaştırır.
  2. Sigorta Tahkim Komisyonu: talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmişse ya da yazılı cevap süresi dolmuşsa başvurulabilir (5684 m.30/13; trafik sigortasında bu süre KTK m.97 uyarınca on beş gündür); eksper süreci tamamlanmamış dosyalarda yukarıdaki Kurum Sirküleri 2026/02 istisnası gözetilir.
  3. Dava: sigortacıya karşı dava asliye ticaret mahkemesinde açılır ve öncesinde arabulucuya başvurulması dava şartıdır (TTK m.5/A).
  4. İcra: hakem kararı ya da mahkeme kararı ödenmezse icra yoluyla tahsil edilir. Hakem kararına itiraz edilmişse, itiraz üzerine kararın icrası durur (5684 m.30/12).

Değer Kaybı Başvurusu Sonucu Nasıl Öğrenilir, Nereden Sorgulanır?

Değer kaybı dosyası tek bir ekrandan takip edilmez; dört ayrı kapı vardır ve her biri yalnız kendi aşamasının verisini gösterir. Bir kapıda kayıt bulunamaması dosyanın olmadığını değil, o aşamada olmadığını gösterir. “e-Devlet’te değer kaybı dosyam görünmüyor” şikâyetinin arkasındaki yanlış anlama budur.

AşamaSorgulama kapısıGereken bilgi
Şirkete başvuru yapıldıSigorta şirketinin hasar sorgulama ekranıHasar dosya numarası, plaka, T.C. kimlik numarası
Eksper atandı / rapor bekleniyore-Devlet üzerinden Sigorta Bilgi ve Gözetim MerkeziTalep referans numarası ve sorgu şifresi
Tahkime başvurulduSigorta Tahkim Komisyonu çevrim içi işlemleriBaşvuru (esas) numarası ve kimlik
Dava açıldıe-Devlet “Dava Dosyası Sorgulama” / UYAP Vatandaş Portalıe-Devlet şifresi

Bu üç numara birbirinin yerine geçmez: hasar dosya numarası şirkete, başvuru numarası Komisyona, esas numarası mahkemeye aittir. e-Devlet’te “değer kaybı dosyası” adında müstakil bir kalem bulunmaz; görünenler trafik poliçe ve hasar bilgileri, eksper atama durumu, eksper raporları, açılmış dava ve maddi hasarlı kaza tespit tutanağıdır. Görünmeyenler ise tazminat tutarı, ödemenin yapılıp yapılmadığı ve şirketin dosya içi yazışmalarıdır.

Tahkim aşamasındaki dosya UYAP’ta görünmez, çünkü tahkim yargı teşkilatının dışındadır. Buna karşılık Komisyonun çevrim içi işlemlerinin tamamı e-Devlet girişlidir; başvuru numarasını bilmeyenler için ayrı bir “başvuru numarasını öğrenme” ekranı da bulunur. Sorgulama kanallarının tamamı ve hangi ekranda ne göründüğü için araç değer kaybı davası sorgulama yazısına bakabilirsiniz.

Kimler Araç Değer Kaybı Alabilir? (1 Temmuz 2026 Sonrası Uygulama)

Değer kaybını, kazada kusursuz veya kusuru daha az olan tarafın araç maliki isteyebilir. Talep hakkı araca değil kişiye bağlıdır ve kaza tarihinde aracın maliki olan kişiye aittir. Kusur durumu kaza tespit tutanağı, trafik ekiplerinin düzenlediği belgeler, kamera kayıtları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Araç Değer Kaybı Alabilecek Kişiler

  • Trafik kazasında kusursuz olan araç malikleri.
  • Kusuru bulunan ancak tam kusurlu olmayan araç malikleri — kendi kusurlarına denk gelen kısım düşüldükten sonra kalan bölüm için.
  • Kaza tarihinde araç kendi adına tescilli olan kişi; araç sonradan satılmış olsa bile alacak satıcıda kalır. Alıcının kendi adına isteyebilmesi için alacağın yazılı olarak devredilmiş olması gerekir (TBK m.184).
  • Şirket araçlarında tüzel kişi malik; kiralık araçlarda kural olarak kiraya veren malik.

Sürücü ile malikin farklı kişiler olduğu hâllerde talep hakkı sürücüye değil malike aittir; çünkü değer kaybı araçtaki malvarlığı azalmasıdır. Aracını kazadan sonra satmış olanlar için ayrı bir değerlendirme gerekir: bu durumda zarar, aracı hasarsız alıp hasarlı satmak zorunda kalan kişinin malvarlığındadır. Konunun ayrıntısı araç satıldıktan sonra değer kaybı talep edilebilir mi yazısındadır.

Kusurluysam araç değer kaybı alabilir miyim?

Kısmen kusurlu olmak talep hakkını ortadan kaldırmaz; yalnızca kendi kusurunuza denk gelen kısmı düşürür. Dayanak KTK m.92/(g) bendidir: “Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri” zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır. Yani %30 kusurlu bir sürücü, zararının %70’ini karşı tarafın sigortasından isteyebilir. Hakkı tamamen ortadan kaldıran tek hâl tam kusurdur.

Burada sık atlanan bir incelik vardır: indirim sigortacıya karşı kanunen ve kendiliğinden işler, ancak işletene ve sürücüye karşı açılan davada takdirîdir. KTK m.86/2 şöyle der: “…kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.” Kanun “indirilir” değil “indirebilir” demektedir ve ispat yükü, tazminatı ödeyecek olan taraftadır. Kusur oranının tazminata etkisi kısmi kusurlu sürücü değer kaybı talep edebilir mi yazısında ölçülmüştür.

Her Hasarlı Araç İçin Değer Kaybı Ödenir mi?

Hayır. Her kaza ya da her onarım işlemi otomatik olarak değer kaybı ödemesi anlamına gelmez; tutar, hasarın niteliğine ve aracın ikinci el piyasa değerine etkisine göre belirlenir. Ancak “ödenmez” denilen hâllerin çoğu aslında “sigortacıdan istenemez” hâlleridir ve bu ikisi aynı şey değildir.

KTK m.92 bir teminat dışılık listesidir ve yalnızca sigortacıyı bağlar. Bir kalem bu listeye giriyorsa sigortacıdan tahsil edilemez; fakat kusurlu sürücü ve işletene karşı talep KTK m.85/1 ve TBK m.49 uyarınca açık kalır. Teminat dışılık talebi ortadan kaldırmaz, muhatabı değiştirir. “Bu hâllerde değer kaybı talepleri reddedilir” diyen içerikler bu yüzden hak kaybettiricidir.

Pert veya ağır hasar kayıtlı araçta değer kaybı alınır mı?

Belirleyici olan hasar kaydının büyüklüğü değil, tescil belgesine düşülen şerhtir. KTK m.92/(l) bendi kapsam dışı bıraktığı hâli şöyle tanımlar: “Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri.” Bent “işlemi görmüş” demektedir; yüksek tutarlı hasar kaydı bulunan ama bu işlemi görmemiş bir araç kapsam dışında değildir ve değer kaybı isteyebilir.

Bu ayrımın pratik bir sonucu daha vardır ve çoğu araç sahibi için sürpriz olur: ağır hasar tazminatını alabilmek için tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” kaşesinin vurulması gerekir. Kaşe vurulduğu anda aynı araç, sonraki kazasında m.92/(l) kapsamına girer. Yani ağır hasar ödemesini almak, gelecekteki değer kaybı hakkını sigortacıya karşı kapatır. İki statünün farkı için pert araç nedir, “ağır hasar” ile farkı ne ve pert kaydı olan aracın sonraki kazalarında değer kaybı yazılarına bakabilirsiniz.

Aynı bölge daha önce hasar görmüşse değer kaybı istenemez mi?

İstenemeyeceğini söyleyen mutlak cümle doğru değildir. Ekspertiz rapor şablonunun kendi uyarısı şöyledir: parça türü ve “aynı parçanın tekrar hasar görmesi” gibi hususlar dikkate alınarak aracın değer kaybına konu edilip edilmeyeceğine ilişkin açıklama yapılır. Yani geçmiş hasar bir değerlendirme kalemidir; hesabı etkiler, talebi baştan yok saymaz.

Mantığı da bunu destekler: daha önce boyanmış bir kapının bu kez değişmesi, aracın ikinci el değerinde yeni bir düşüş yaratır. Aynı parçanın ikinci kez işlem görmesi hâlinde tutarın nasıl belirlendiğini ilk kazada onarılan parça ikinci kazada değişirse ve hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı talep edilebilir mi yazılarında karşılaştırdık. Talebin gerçekten ileri sürülemediği sınırlı hâllerin listesi ise hangi durumlarda değer kaybı talep edilemez yazısındadır.

1 Temmuz 2026 Sonrası Araç Değer Kaybı Sisteminde Neler Değişti?

1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklikle araç değer kaybı, ayrı yürütülen bir talep olmaktan çıkıp hasar dosyasının bir parçası hâline geldi. Değişikliğin kaynağı, 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” metnidir.

Eski Sistem ile Yeni Sistem Arasındaki Temel Farklar

Konu1 Temmuz 2026 öncesiBugün
BaşvuruDeğer kaybı için ayrı dilekçe verilirdiAraç hasarı için başvuran, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır (A.5/a)
RaporÇoğu dosyada ayrı değer kaybı raporu düzenlenirdiAraç hasarına atanan eksper, değer kaybı tutarına da aynı raporda yer verir
Hesap yöntemiGenel Şartlar Ek-1‘deki katsayı tablosuEk-1 mülga; ölçüt, kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri farkı
Tutarın bildirimiAçık bir süre yoktuNihai eksper raporunun ulaştığı günü takip eden iş günü içinde bildirilir
Parça değişimiUygulama şirketten şirkete değişiyorduOrijinal parça kuraldır; eşdeğere geçiş istisnadır ve ispat yükü sigortacıdadır (B.2/2.1)
Eşdeğer parça belgeleme2015/2 sayılı Genelge esas alınırdıYetki Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına geçti
Poliçe devriDevirden sonra poliçe 15 gün geçerliliğini korurduBu koruma kaldırıldı; sözleşme devir tarihinde sona erer

Tablonun son iki satırı değer kaybı dosyasının dışında da sonuç doğurur. Parça değişiminde yeni metin sırayı açıkça kurar: “hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir“ ve eşdeğere geçiş ancak hak sahibinin onayı ya da orijinalin bulunamaması hâlinde mümkündür. Üstelik “hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir.“ Yani “orijinal bulunamadı” savunmasını ispat etmesi gereken siz değil, sigortacıdır.

Aynı fıkranın son cümlesi bir başka yaygın uygulamayı da engeller: “Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.“ Trafik dosyasında yapılan “değer artış indirimi” bu nedenle dayanağı sorulması gereken bir kalemdir. Değişikliğin tamamının dökümü için hasar ve değer kaybında yeni düzenlemeler yazısına bakabilirsiniz.

Araç Değer Kaybı Eksik Hesaplanır veya Hiç Hesaplanmazsa Ne Yapılabilir?

Değer kaybı eksik hesaplandığında ya da dosyada hiç değerlendirilmediğinde izlenecek yol sırayla şudur: önce eksper raporuna üç iş günü içinde itiraz, sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu ya da dava. Ödemenin kabul edilmiş olması bu yolu kapatmaz; eksik ödeme, talebin “kısmen olumsuz sonuçlandığı” anlamına gelir ve tahkim kapısını zaten o açar (5684 m.30/13).

Eksik veya Hiç Hesaplanmayan Araç Değer Kaybında İzlenebilecek Yol

  1. Raporu okuyun, hesap özetine bakın. Hangi parçalar tabloya alınmış, hangi işlem kutusu işaretlenmiş, rayiç değer hangi veriye dayandırılmış, kusur oranı hangi aşamada düşülmüş?
  2. Üç iş günü içinde EKSİST üzerinden itiraz edin (2022/12 m.6/1). İtiraz gerekçeli olmalı; “tutar düşük” demek yetmez, hangi kalemin neden yanlış olduğu gösterilmelidir.
  3. Şirketten yazılı cevap isteyin. KTK m.97 uyarınca sigortacının on beş gün içinde yazılı cevap verme yükümlülüğü vardır; cevap gelmemesi ya da talebi karşılamaması dava ve tahkim yolunu açar.
  4. Reddi veya eksik ödemeyi belgeleyin. Tahkim başvurusu için talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi ya da cevap süresinin dolması gerekir; trafik sigortasında bu süre KTK m.97 uyarınca on beş gündür (diğer branşlarda 5684 m.30/13: on beş iş günü). Eksper süresinde atanmış ve rapor sigortacıya yüklenemeyecek bir sebeple tamamlanamamışsa cevapsızlık tek başına yetmez (Kurum Sirküleri 2026/02).
  5. Mercii seçin: Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme. Seçim geri dönüşsüz sonuçlar doğurur; aşağıdaki başlığa bakın.
  6. Zamanaşımını takip edin. Süreç ne kadar uzarsa uzasın sınır KTK m.109’dur.

Eksik ödemenin kendisine karşı izlenecek yolu sigorta değer kaybını ödedi ama eksik ödediyse ne yapılır, itiraz ve tahkim aşamasının tamamını ise araç değer kaybında sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazısında adım adım ele aldık.

Tüketici hakem heyetine başvurmak doğru mu?

Sigorta şirketiyle yaşanan değer kaybı uyuşmazlığında tüketici hakem heyetine başvurmak tahkim yolunu kapatır. 5684 sayılı Kanunun m.30/14 fıkrası açıktır: “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.”

Bu, yalnızca yanlış değil hak kaybettiren bir yönlendirmedir; çünkü tahkimin somut avantajları vardır. Reddedilen talep bakımından aleyhe hükmedilecek vekâlet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesindeki ücretin beşte biridir (m.30/17). Hakem ücretini başvurandan değil Komisyon öder (m.30/18). Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır (m.30/16). Zorunlu sigortalarda, şirket tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahibi tahkimden yararlanır (m.30/1).

Buna karşılık bir sınır vardır: kararın kesin olup olmadığı ve heyet zorunluluğu, uyuşmazlık tutarına bağlıdır. Kanun metnindeki maktu tutarlar (5.000 ve 40.000 TL) güncel değildir; m.30/22, bu tutarların Üretici Fiyat Endeksi artış oranını aşmamak kaydıyla artırılmasına izin verir ve tutarlar Kurum kararıyla yıl içinde değişebilir. 22 Ocak 2026’dan itibaren geçerli sınırlar; itiraz bakımından 35.000 TL, heyet teşekkülü bakımından 122.000 TL, temyiz bakımından 383.000 TL olarak belirlenmiştir. Başvuru öncesinde bu rakamları Komisyonun kendi duyurularından teyit etmekte fayda vardır. Ayrıca 19 Mart 2026 değişikliğinden bu yana itiraz ve temyiz bakımından başvurunun yapıldığı tarihteki, heyet teşekkülü bakımından heyetin teşekkül edeceği tarihteki sınır esas alınır — eskiden karar tarihi esastı.

Araç Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır, Hangi Mahkemede Görülür?

Davanın hangi mahkemede açılacağı ve arabuluculuğa gidilip gidilmeyeceği, davalının kim olduğuna göre değişir. Bu ayrım atlandığında dava görevsizlikle ya da dava şartı yokluğundan usulden reddedilebilir; kaybedilen şey yalnızca zaman değil, harç ve masraflardır.

DavalıGörevli mahkemeArabuluculuk dava şartıDayanak
Sigorta şirketiAsliye ticaret mahkemesiVarTTK m.4/1-a ve m.5 · dava şartı TTK m.5/A
Yalnız sürücü / işletenAsliye hukuk mahkemesiYokHaksız fiil — TBK m.49, KTK m.85
Sigorta Tahkim Komisyonu—GerekmezTahkim dava değildir

Sigortacıya karşı açılan dava mutlak ticari davadır; TTK m.5/A uyarınca “konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder (TTK m.5/4).

Yetkili mahkeme bakımından üç katman birlikte okunur ve bu katmanlar hak sahibinin lehinedir. KTK m.110/2 şu seçenekleri verir: “sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” Genel Şartların C.7 maddesi listeyi genişletir ve davanın sigortacının merkez veya şubesinin, acentenin bulunduğu yerde, kazanın meydana geldiği yerde ya da zarar görenin ikametgâhının bulunduğu mahkemede açılabileceğini söyler. Bunların yanında Hukuk Muhakemeleri Kanununun genel yetki kuralı, yani davalının yerleşim yeri mahkemesi de her hâlde açıktır. Tahkim tarafında ise başvuru, başvuranın ikametgâhının ya da rizikonun gerçekleştiği yerin bürosuna veya Komisyonun elektronik ortamına yapılabilir.

Aynı maddenin adı bugün yalnızca “yetkili mahkeme” değildir: C.7 “Arabulucuya Başvuru ve Yetkili Mahkeme” başlığını taşır ve TTK m.5/A’daki dava şartı arabuluculuğundan ayrı, ihtiyari bir arabuluculuk kapısı açar. Metin şöyledir: sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde tazminat tutarında anlaşma sağlayamazsa “anlaşma sağlayamadığı tutar için arabulucuya başvurabilir”; anlaşma sağladığı tutarı ise hak sahibine öder. Maddenin devamı “Hak sahibi de arabulucuya başvurabilir“ der ve “Sigortacıya karşı dava açılmış olması arabulucuya müracaata engel değildir.”

🔑 Bu maddenin son cümlesi içeriklerin neredeyse hiçbirinde geçmez ve doğrudan cebinize dokunur: “Arabuluculuk usulünde hak sahibinin vekil ile temsil edilmesi durumunda vekâlet ücretini ilgili mevzuat dâhilinde sigortacı öder.” Yani bu yolda avukatla temsil edilmenin ücreti, genel şartlar gereği sigortacıya yüklenmiştir.

Bir başka az bilinen hüküm, dava masrafları ve vekâlet ücretine ilişkindir. Genel Şartların B.2.4 maddesi sigortacıyı, “karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretlerini” ödemekle yükümlü kılar; hükmolunan tazminat sigorta bedelini aşarsa bu masraflar sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödenir. Yani “poliçe limiti dolduysa vekâlet ücreti hiç ödenmez” cümlesi yanlıştır; hüküm bir oranlama kuralıdır, ödemeyi sıfırlamaz.

Faiz başlangıcı da davalıya göre ayrılır: sigortacı bakımından KTK m.99’daki sekiz iş günü dolduğunda temerrüt doğar; sürücü ve işleten bakımından haksız fiil tarihi, yani kaza günü esas alınır. Sigortacıya karşı açılan davada savunma olarak sıkça ileri sürülen “poliçeden doğan eksiklik” itirazı ise KTK m.95/1 karşısında sonuç doğurmaz: “Sigorta sözleşmesinden … doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez.“ Sigortacının bu yöndeki hakkı, ödeme sonrası sigorta ettirene rücu etmektir.

Değer kaybı davası kime açılır?

Değer kaybı davası kusurlu aracın trafik sigortacısına, aracın işletenine (ruhsat sahibine) ve kusurlu sürücüye karşı açılabilir; üçü birlikte de davalı gösterilebilir. KTK m.88 birden fazla yükümlünün “müteselsil olarak sorumlu” olduğunu söyler, yani hak sahibi tutarın tamamını dilediğinden isteyebilir. Seçim usulü de belirler: sigortacı davalıysa görevli mahkeme asliye ticarettir ve arabuluculuk dava şartıdır; yalnız işleten ve sürücüye karşı açılan davada asliye hukuk mahkemesi görevlidir ve arabuluculuk aranmaz.

Dava yalnız işletene açılırsa işleten, davayı kaybetmesi hâlinde rücu edeceği kendi trafik sigortacısına davayı ihbar edebilir (HMK m.61); Genel Şartların B.2.4 maddesine göre sigortalının ihbarı üzerine sigortacı, davayı takip ve idare etmek üzere her aşamada davaya dahil olur. Sigortacının sorumluluğu poliçe sınırıyla sınırlı olduğundan, sınırı aşabilecek bir talepte işleteni ve sürücüyü davaya baştan dahil etmek ikinci bir dava ihtiyacını ortadan kaldırır.

Değer kaybı arabuluculuk zorunlu mu?

Sigorta şirketine karşı dava açılacaksa zorunludur; yalnızca sürücüye ve işletene karşı açılacak davada ya da Sigorta Tahkim Komisyonu yolunda zorunlu değildir. Zorunluluğun kaynağı TTK m.5/A’dır; sigortacıya karşı dava ticari dava sayıldığı için bu hüküm devreye girer. Sonucu sert biçimde düzenlenmiştir: “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir” (Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-2).

Arabuluculuk ücreti bakımından da bir güvence vardır: taraflara ulaşılamaz, taraflar katılmaz ya da iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; iki saati aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır (aynı Kanun m.18/A-13). Bundan ayrı olarak, yukarıda anlatılan Genel Şartlar C.7 maddesindeki ihtiyari arabuluculuk yolunda hak sahibinin vekille temsil edilmesi hâlinde vekâlet ücretini sigortacı öder.

Değer kaybı davasını kim öder, sigorta öder mi?

Davanın masraflarını başlangıçta davacı yatırır, sonunda ise davayı kaybeden taraf öder. HMK m.326/1: “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” Talep kısmen kabul edilirse giderler haklılık oranına göre paylaştırılır (m.326/2). Başvurma harcı, nispi karar ve ilam harcının dörtte biri olan peşin harç (492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/a) ve gider avansı dava açılırken davacıdan alınır; dava kazanılırsa bu kalemler karşı taraftan tahsil edilir.

Sigortacı aleyhine hüküm kurulursa yargılama giderlerini ve mahkemece hükmedilen karşı taraf vekâlet ücretini sigortacı öder; hükmolunan tazminat sigorta bedelini aşıyorsa bu masraflar Genel Şartlar B.2.4 uyarınca sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde karşılanır. Avukatlık ücretinin nasıl belirlendiğini araç değer kaybı tazminat davalarında avukatlık ücreti ne kadar yazısında ayrıca ele aldık.

Değer kaybı davası ne kadar sürer?

Resmî istatistiğe göre ilk derece aşaması ortalama bir yılı biraz aşar. Adalet Bakanlığının Adalet İstatistikleri 2025 yayınında ortalama görülme süresi asliye ticaret mahkemelerinde 383 gün, asliye hukuk mahkemelerinde 374 gün, dava türü olarak tazminat davalarında 509 gündür. Sigortacıya karşı açılan değer kaybı davası asliye ticaret mahkemesinde görüldüğü için ilk rakam en yakın ölçüdür; ancak bu bir ortalamadır ve dosya, bilirkişi incelemesinin süresine göre daha kısa ya da daha uzun sürebilir.

Bu süreye dava öncesi ve sonrası aşamalar eklenir: arabuluculuk en fazla altı artı iki hafta, karar istinafa ve temyize taşınırsa kanun yolu süreleri. Tahkim yolu bu bakımdan belirgin biçimde kısadır; hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır (5684 m.30/16). Açılmış bir davanın hangi aşamada olduğunu öğrenmek için araç değer kaybı davası sorgulama yazısındaki kanalları kullanabilirsiniz.

Araç Değer Kaybında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Araç değer kaybı talebi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazanın meydana geldiği tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kazanın aynı zamanda ceza kanunu bakımından daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturması hâlinde, KTK m.109/2 uyarınca bu daha uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, dosyası uzayan hak sahipleri için belirleyicidir ve içeriklerin neredeyse hiçbirinde geçmez: “Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.” Yani kusurlu sürücüye karşı yapılan bir işlem sigortacıya karşı da süreyi keser; ikisi ayrı ayrı takip edilmek zorunda değildir.

Araç Değer Kaybında Zamanaşımı Süresi Kısaca

  • Öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde kazadan itibaren 10 yıl (KTK m.109/1).
  • Fiil suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır (m.109/2).
  • Zamanaşımının kesilmesi karşılıklıdır: biri için kesilen, diğeri için de kesilmiş sayılır (m.109/3).
  • Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, yükümlülüğü tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar (m.109/4).
  • Başvuru için ayrıca bir hak düşürücü süre yoktur; “kaç gün içinde başvurmalıyım” sorusunun kanunda karşılığı bulunmaz.

Düşük Teklifi Kabul Edip İmza Attıysanız Hakkınız Biter mi?

Bitmez. Ödenen tutarın gerçek zararın belirgin biçimde altında kaldığı hâllerde imzalanan anlaşma, KTK m.111/2 uyarınca iptal edilebilir: “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Bu iki yıl, KTK m.109’daki zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir ve anlaşma tarihinden işler.

Maddenin birinci fıkrası ise “hiçbir talebim kalmamıştır” biçimindeki genel ibra metinlerini hedef alır: “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.“ İki fıkra arasındaki fark önemlidir: birinci fıkradaki hâl kesin hükümsüzlüktür ve süreye bağlı değildir; ikinci fıkradaki hâl ise iptal edilebilirliktir ve iki yıllık süreye tabidir.

Aranan ölçüt farkın açıkça belli olmasıdır; bu da ödenen tutar ile bağımsız bir hesabın karşılaştırılmasıyla somut olarak gösterilir. Ödeme belgesini imzalarken ihtirazi kayıt düşmek, sonraki aşamada işi büyük ölçüde kolaylaştırır. İbraname imzalamış olmanın sonuçlarını kazadan sonra ibraname imzalamak hak kaybına yol açar mı yazısında ayrıntılandırdık.

Noterden Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır? Kaza Sonrası Gelen Aramalara Karşı Ne Yapmalı

Noterden araç değer kaybı nasıl alınır diye bir usul yoktur; kaza sonrasında aranıp “paranızı almanız için notere gelip vekâletname vermeniz gerekiyor” denmesi mevzuata dayanmayan bir yönlendirmedir. Değer kaybı tazminatının nasıl takip edilebileceği 5684 sayılı Kanunun Ek m.6 hükmüyle sınırlandırılmıştır: alacak ancak alacaklının bizzat kendisi, kanuni temsilcisi ya da kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat veyahut alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebilir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası daha da nettir: tazminat alacağı yalnızca hak sahibine veya avukatına ödenir ve hiç kimseye devredilemez. Dolayısıyla “alacağınızı bize devredin, parayı biz tahsil edelim” teklifinin hukuki geçerliliği yoktur. Kaza sonrası gelen bu tür aramaların nasıl işlediğini ve verilen vekâletnamenin doğurduğu riskleri araç değer kaybı dolandırıcılığı yazısında belgeleriyle anlattık.

Araç Değer Kaybı Alırken En Sık Yapılan Sekiz Hata

  • Kendi sigortasına başvurmak. Değer kaybı, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından istenir; kasko kendi aracınızdaki hasarı karşılar.
  • Onarımdan önce fotoğraf çekmemek. Araç onarıldıktan sonra hasarın kapsamı yalnızca belgeden okunur; itiraz aşamasında en çok aranan delil fotoğraftır.
  • Başvurunun teslim tarihini belgelememek. KTK m.99’daki sekiz iş günü belgelerin ulaştığı tarihten işler; teslim ispat edilemezse temerrüt de gösterilemez.
  • Kendi cebinden ayrı bir değer kaybı raporu ücreti ödemek. Araç hasarına eksper atanmışsa değer kaybı tutarı aynı rapordadır.
  • Kusur oranına itiraz penceresini boş geçmek. Beş iş günlük idari itiraz hakkı bir defaya mahsustur; kaçırılması tazminat hakkını bitirmez ama dosyayı gereksiz yere tahkime taşır.
  • Üç iş günlük itiraz süresini kaçırmak. Rapora itiraz penceresi kısadır ve kaçırıldığında dosya bir sonraki aşamaya raporla birlikte gider.
  • Tüketici hakem heyetine başvurmak. Sigortacıya karşı uyuşmazlıkta bu adım tahkim yolunu kapatır (5684 m.30/14).
  • İhtirazi kayıt koymadan ödeme belgesi imzalamak. İmza hakkı bitirmez ama m.111/2’ye dayanmayı gereksiz yere zorlaştırır.
  • Değer kaybı ile mahrumiyet bedelini aynı kalem sanmak. Kullanımdan yoksun kalma dolaylı zarardır; KTK m.92/(k) uyarınca zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır ve yalnızca kusurlu sürücü ile işletenden istenir.

Dosyanız Hangi Adımda Tıkandıysa Oradan Devam Edin

Değer kaybı dosyalarının çoğu baştan değil, belirli bir adımda tıkanır: eksper atanmaz, rapor tutarı düşük çıkar, sigortacı cevap vermez ya da ödeme eksik yapılır. Bu yüzden araç değer kaybı nasıl alınır konusunda tek bir kalıp yanıt yoktur; hangi adımda olduğunuz, atılacak sonraki adımı ve süresini doğrudan belirler. Dosyanızın bulunduğu aşamaya göre yapılabilecekleri ve tahkim ile dava arasındaki seçimin sonuçlarını araç değer kaybı avukatı sayfasından değerlendirebilir, avukatsız yürütmenin hangi dosyada makul hangisinde riskli olduğunu araç değer kaybı tazminatını avukatsız almak mümkün mü yazısındaki karar tablosuyla karşılaştırabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç değer kaybı nedir?

Araç değer kaybı, trafik kazasında hasar gören aracın onarılmasına rağmen ikinci el piyasa değerinde kalan azalmadır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5/a fıkrasında maddi zararlar teminatı, zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı dahil doğrudan mallar üzerindeki azalma” olarak tanımlanmıştır. Onarım masrafından ayrı bir zarar kalemidir ve karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından istenir.

Araç değer kaybı başvurusu nasıl yapılır?

Başvuru, kusurlu aracın trafik sigortası şirketine yapılan hasar başvurusuyla yapılır. 1 Temmuz 2026’dan bu yana araç hasarı için başvuran hak sahibi, Genel Şartlar A.5/a uyarınca değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılır; ayrı dilekçe zorunlu değildir. Buna karşılık yazılı başvuru yapılması ve teslim tarihinin belgelenmesi önemlidir, çünkü tahkim ve dava kapısını yalnızca belgelenmiş bir başvuru açar (KTK m.97, 5684 m.30/13).

Araç değer kaybı talep etmek için hangi şartlar gereklidir?

Kazada tam kusurlu olmamak ve araçta ikinci el değerini etkileyen bir hasar bulunması gerekir. Talep hakkı kaza tarihindeki araç malikine aittir. Kendi kusura denk gelen kısım KTK m.92/(g) uyarınca sigortacıdan istenemez; hakkı tamamen ortadan kaldıran tek hâl tam kusurdur. Zamanaşımı bir başvuru şartı değildir, sınırdır: öğrenmeden iki, kazadan itibaren on yıl.

Sigortadan araç değer kaybı nasıl alınır, ilk adım ne olmalı?

İlk adım, kusurlu aracın trafik sigortasına araç hasarı için yazılı başvuru yapmak ve teslim tarihini belgelemektir. Bu başvuruyla değer kaybı talebi de yapılmış sayılır; ardından sigortacı EKSİST üzerinden eksper atar ve tutar rapora yazılır. Kendi sigortanıza ya da doğrudan notere gitmek gerekmez; kasko poliçesi de standart hâlinde değer kaybını karşılamaz.

Kazalı araç değer kaybı nasıl alınır, aracı onarmadan da istenebilir mi?

Genel Şartlar A.5/a ölçütü “aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark” olarak kurar; yani hesap, onarımın kapsamı üzerinden yapılır. Aracı onarmamayı tercih eden hak sahibinin talep hakkı ortadan kalkmaz — bu hak KTK m.85/1’den doğar ve onarım şartına bağlanmamıştır — ancak hasarın kapsamının ve giderilme biçiminin eksper raporuyla ortaya konması gerekir. Her hâlde onarımdan önce çekilmiş fotoğraflar saklanmalıdır; sonradan temin edilemeyen tek delil budur.

Değer kaybı kaç günde yatar, ne kadar sürede sonuçlanır?

Sigortacı, genel şartlarla belirlenen belgeler kendisine ulaştıktan sonra sekiz iş günü içinde ödemek zorundadır (KTK m.99). Sürenin sonunda temerrüt doğar ve yasal faiz işler. Uygulamada toplam süreyi belirleyen asıl aşama eksper sürecidir: atama bir iş günü, rapor üç iş günü; itiraz edilirse iki tur daha eklenir.

Sigorta 15 gün içinde ödeme yapmak zorunda mı?

Hayır. On beş gün, KTK m.97’deki yazılı cevap süresidir; ödemenin süresi değildir. Ödeme süresi KTK m.99’da sekiz iş günü olarak belirlenmiştir. İnternette sıkça tekrarlanan “sigorta 15 gün içinde ödeme yapmalıdır” cümlesi bu iki maddenin karıştırılmasından doğar ve faiz talebinin geç başlatılmasına yol açar.

Araç değer kaybı hesaplamasında hangi formül kullanılıyor?

Bugün yürürlükte bir formül yoktur. Katsayı tablosunun dayanağı olan Genel Şartlar Ek-1, 1 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırıldı; aynı değişiklikle A.5/a’daki “ekte yer alan esaslara göre” atfı da metinden çıkarıldı. Tutar, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değeri farkından, marka, yaş, model, kullanılmışlık düzeyi, hasar gören kısımlar ve geçmiş hasar durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Araç değer kaybı nasıl alınır e devlet üzerinden mümkün mü?

Değer kaybı e-Devlet üzerinden talep edilmez; başvuru sigorta şirketine yapılır. e-Devlet bir sorgulama kapısıdır: trafik poliçe ve hasar bilgileri, eksper atama durumu, eksper raporları ve açılmış dava buradan görülebilir. Tazminat tutarı, ödemenin yapılıp yapılmadığı ve şirketin dosya içi yazışmaları e-Devlet’te görünmez.

Kaskodan araç değer kaybı alınabilir mi?

Kasko, sigortalının kendi aracındaki hasarı karşılayan bir mal sigortasıdır; standart hâlinde değer kaybı teminatı taşımaz. Kasko Genel Şartlarında “değer kaybı” ifadesi hiç geçmez; teminat ancak A.4 maddesinin son fıkrası uyarınca poliçeye ek sözleşmeyle yazılmışsa vardır, bunun için poliçe özel şartlarına bakmak gerekir. Hasarı kaskodan onartmış olmak, karşı tarafın trafik sigortasından değer kaybı isteme hakkını ortadan kaldırmaz.

Eksperi ben mi tutuyorum, ücretini kim ödüyor?

Eksperi sigorta şirketi atar; atama, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdindeki EKSİST altyapısı üzerinden sıralı olarak yapılır (2022/12 m.4/1). Araç hasarına eksper atanmışsa değer kaybı tutarı da aynı rapora yazılır, ayrı rapor ücreti ödenmez. Şirket bir iş günü içinde atama yapmazsa başvuru sahibi EKSİST üzerinden atamayı kendisi yaptırabilir (m.4/2).

165.000 kilometre üzeri araçlar değer kaybı alamaz mı?

Böyle bir sınır yoktur. Bu rakam, Genel Şartlar Ek-1’in 2021 öncesi metnindeki kilometre formülünün tazminatı matematiksel olarak sıfırladığı noktadır; bir eşik kuralı değil, formülün sonucudur. O formül 4 Aralık 2021’de değiştirildi, Ek-1’in tamamı ise 1 Temmuz 2026’da kaldırıldı. Bugün kilometre ve yaş, A.5/a’daki “kullanılmışlık düzeyi” ölçütünün bileşenleridir: tutarı etkiler, talebi engellemez.

Ağır hasar kaydı olan araç değer kaybı alabilir mi?

Ölçüt hasar kaydı değil tescil işlemidir. KTK m.92/(l) yalnızca “trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş” araçları kapsam dışında bırakır. Yüksek tutarlı hasar kaydı bulunan ancak bu işlemi görmemiş bir araç değer kaybı isteyebilir. Ayrıca teminat dışılık yalnızca sigortacıyı bağlar; kusurlu sürücü ve işletene karşı talep KTK m.85/1 ve TBK m.49 uyarınca açık kalır.

Araç mahrumiyet bedelini de aynı başvuruyla isteyebilir miyim?

Hayır, ikisi ayrı kalemlerdir ve muhatapları farklıdır. Kullanımdan yoksun kalma dolaylı bir zarardır; KTK m.92/(k) bendi “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları” zorunlu trafik sigortası kapsamı dışında tutar. Değer kaybı sigortacıdan da istenebilirken mahrumiyet bedeli yalnızca kusurlu sürücü ve işletenden istenir; talepler aynı dilekçede ayrı kalemler hâlinde ileri sürülür.

Aracımı sattım, değer kaybını yine de isteyebilir miyim?

Alacak, kaza tarihinde aracın maliki olan kişiye aittir ve satışla kendiliğinden alıcıya geçmez; çünkü alacak araca değil kişiye bağlıdır. Alıcının kendi adına isteyebilmesi için alacağın TBK m.184 uyarınca yazılı olarak devredilmiş olması gerekir. Satıştan sonra eksper incelemesi yapılamayacağı için ispat tamamen belgeye kayar; hasar fotoğrafları, iş emri ve kaza tarihindeki tescil kaydı önem kazanır.

Değer kaybı ne zaman belli olur?

Tutar, eksper raporu nihai hâle geldiğinde belli olur ve sigortacı bunu bir iş günü içinde bildirmek zorundadır. Genel Şartlar A.5/a uyarınca sigortacı, hesaplanan değer kaybı tutarını yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirir. Rapora itiraz edilirse tutar, itiraz eksperinin ya da hakem eksperin raporuyla kesinleşir.

Değer kaybı başvurusu ne zamana kadar yapılır?

Kanunda başvuru için ayrı bir hak düşürücü süre yoktur; sınır zamanaşımıdır. Talep, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (KTK m.109/1). Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (m.109/2).

Trafik sigortası değer kaybını ne kadara kadar öder?

Sigortacı, kaza tarihinde geçerli olan poliçenin maddi zarar teminatı sınırına kadar öder. Bu teminat araç hasarını ve değer kaybını birlikte karşılar; Genel Şartlar A.5/a maddi zararlar teminatını “değer kaybı dahil doğrudan mallar üzerindeki azalma” olarak tanımlar. 2026 yılı için otomobil grubunda bu sınır araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak belirlenmiştir. Onarım bedeli ile değer kaybının toplamı bu tutarı aşarsa aşan kısım kusurlu sürücü ve işletenden istenir. Sınırlar her yıl yeniden belirlendiğinden kaza tarihindeki tutar esas alınır.

Araç değer kaybında araç yaşı sınırı var mı?

Yoktur. Kanunda ya da Genel Şartlarda “şu model yılından eski araçlar değer kaybı alamaz” diyen bir hüküm bulunmaz. Yaş, A.5/a’daki ölçüt listesinde sayılan bir değişkendir: tutarı etkiler, talebi engellemez. Model yılı ilerledikçe hasar kaydının ikinci el fiyatına etkisi azalabileceği için tutar düşebilir; ama bu bir eşik değil, piyasa analizinin sonucudur.

Sigorta şirketi değer artış indirimi uyguladı, bu doğru mu?

Trafik dosyasında bu indirimin dayanağı sorulmalıdır. Genel Şartların B.2/2.1 fıkrası, parça değişimi paragraflarının sonunda açıkça “bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez” der. Bu yasak, parça değişimi hükümlerinin uygulanmasından doğan kıymet artışı içindir. Kasko Genel Şartlarında ise kısmi hasarda onarım sonucu doğan bariz kıymet artışı için indirim yapılabilmesi mümkündür, ancak bunun için hangi parçalara ne oranda indirim yapılacağının poliçede yazılı olması gerekir. Bu kasko hükmü kasko sözleşmesinin tarafları arasında işler; karşı tarafın trafik sigortasından talepte bulunan zarar gören bakımından indirimin dayanağı olarak gösterilemez.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Her dosyada kusur durumu, hasarın kapsamı, poliçe limiti ve aracın tescil statüsü farklı sonuç doğurur; somut bir talep için dosyanızı avukata danışarak değerlendirmeniz gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir